Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(154/160)
- YAŞAMDA:
GÖZESEL(HÜCRESEL) ORGANİZASYON ve/||/<> ÜREME ve/||/<> METABOLİZMA ve/||/<> HOMEOSTAZ ve/||/<> KALITIM ve/||/<> UYARANLARA TEPKİ ve/||/<> BÜYÜME VE GELİŞME ve/||/<> EVRİLEREK UYUMLANMA
- YAŞAMDA KALMAK ile/ve/değil/||/<>/> YAŞAMAK
( Canlılarda. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> İnsanda. )
( [not] TO SURVIVE vs./and/but/||/<>/> TO LIVE )
- YAŞAMDA:
[ya] "TOZU, DUMANI YUTMAK" ile/değil/yerine/ya da/>< TOZU DUMANA KATMAK
- YAŞAMDAN KAÇMAK değil/yerine/>< YAŞAMI KAÇIRMAMAK
- YAŞAM/DÜNYA/İNSANLIK:
CENNETTEN > KÖTÜLEŞMEYE ile/değil/yerine/></< KARANLIKTAN > AYDINLANMAYA
( 1800'lere kadarki genel kabul, inanış ve yaşayış. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< 1800'lerden sonra genel kabul, yaklaşım, anlayış, gelişim. )
- YAŞAMI:
GELDİĞİ GİBİ KARŞILAMAK ile/ve/değil OLDUĞU GİBİ KARŞILAMAK
- KAYBETME(ME)K:
YAŞAMI ile/değil/yerine YAŞAMIN ANLAMINI
( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha üzücüdür. )
- YAŞAMI KOVALAMAK ile YAŞAMI YAKALAMAK
- YAŞAMI ÖĞRETEN:
YAŞIMIZ değil YAŞADIKLARIMIZ
- YAŞAMI ÖĞÜTMEK değil/yerine YAŞAM ÜRETMEK
- SÖNDÜRMEK:
YAŞAMI değil/yerine/>< SİGARAYI/TÜTÜNÜ
- YAŞAM/İLİŞKİ:
"NE KADAR UZUN SÜRDÜĞÜ" ile/değil/yerine/||/<> NE KADAR NİTELİKLİ/DOLU OLDUĞU
- YAŞAM/IM ÇOK SIKICI değil (YETERİNCE) PARA(N) YOKTUR
- YAŞAMIN ANLAMI ile/ve YAŞAMIN DENEYİMİ
- YAŞAMIN MATEMATİĞİNDE:
ÇARPMA ve/||/<> BÖLME ve/||/<> ÇIKARMA ve/||/<> TOPLAMA
( Gerçeklerle. VE/||/<> Ayrılıklara. VE/||/<> İnsanlık ölçeğinden. VE/||/<> Kendini ve/ya da kendinle. )
- YAŞAMLAR:
YARI MADDÎ ile/ve YARI MANEVÎ
( İçinde manevî bir boşluk bulunan ve dışa sürekli neşe vuran kişi değersiz, boş zevklere kanacaktır. Mutlaka, giderek kendiyle olan bağını koparacaktır. )
- YAŞAMSAL/VITAL ÖRGENLER:
BEYİN ile/ve/||/<> KARACİĞER ile/ve/||/<> AKCİĞER ile/ve/||/<> BÖBREK ile/ve/||/<> KALP
- YAŞAR DEDEMAN LİSESİ :
( Yavuz Sultan Selim mahallesinde hayırseverlerden Yaşar Dedeman'ın yardımları ile yaptırılan ve yaptıranın adını taşıyan lise 1978/1979'da Hürriyet İlkokulu bünyesinde eğitime başladı. 1985/1986 ders yılında yeni binasına taşındı. Kemal Dedeman tarafından Milli Eğitim Bakanlığına devredilen binada 1992/1993 ders yılına kadar Ortaokul olarak hizmet verildi. Aynı ders yılı içinde lise statüsüne alındı. (İMAM HATİP LİSESİ OLDU!!!!!) )
- YAŞAR KEMAL KÜLTÜR MERKEZİ PARKI :
( Derbent (Çamlıtepe) mahallesindedir. 1.360,00 m²'lik bir alan üzerindedir. Tamamı yeşil alandır. )
- YASAYA UYGUNLUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EVRENSEL ADÂLET
- DİŞİL YAŞDÖNÜMÜ/MENOPOZ[Fr.] ile ERİL YAŞDÖNÜMÜ/ANDROPOZ[Fr.]
( Dişilde. İLE Erilde. )
- JASMINE OIL[İng.] / ESSENCE DE JASMIN[Fr.] / JASMINÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= YASEMİN YAĞI
- YASEMİN[Fars.] ile YABANİ YASEMİN
( Zeytingillerden, beyaz, kırmızı ya da sarı renkli çiçekleri hoş kokulu olan bir ağaççık. İLE Patlıcangillerden, yaprakları almaşık, çiçekleri menekşe renginde, tırmanıcı bir bitki. )
( JASMINUM cum SOLANUM DULCAMARA )
- YASƏMƏN[Azr.] = LEYLAK[Tr.]
- YAŞINI BAŞINI (ALMAK)
- Yaşını başını aldıysan artık SUS!!!
- YAŞLANDIĞIMIZDAN DOLAYI OYUN OYNAMAKTAN VAZGEÇMEK
değil/ne yazık ki
VAZGEÇTİĞİMİZDEN DOLAYI OYUN OYNAMAMAK
- YAŞLANDIĞINDA/N DOLAYI OYNAMAYI/GÜLMEYİ BIRAKMAK DEĞİL ile/ve/değil/||/<> OYNAMAYI/GÜLMEYİ BIRAKTIĞINDA/N DOLAYI YAŞLANMAK
- YASLANMA! ile/ve AYAKTA DURMA!
( Uyursun. İLE/VE Yorulursun. )
- YAŞLAR('I)
( 1. Temelde hiçbir yaş yok.
2. Çevrenin/öteki kişinin algıladığı/yorumladığı yaş.
3. Duyumsanan/hissedilen/düşünülen/istenilen yaş(lar).
[Zihin yaşı, enerji yaşı, coşku yaşı vs. gibi.]
4. Yoğunluk yaşı.[Deneyim ile, yaşamın getirdikleri ile gelinen yaş.]
5. Önkabul olarak bazı açılardan algıda/yorumda ilişkilendirilmeye yarayan kayıt/"doğum" yaşı.
6. Kemik yaşı ve damar yaşı.[Kişi, damarlarının sağlığı kadar yaşlıdır.] )
- YAŞLI ile ÇOK YAŞLI/MÜSİNN[Ar. < SİNN], A'MER
- YAŞLILARDA GÖRMEMİZ GEREKEN:
GEÇMİŞ ile/ve/değil/yerine/<> GELECEK
- YAŞLILIK ve/||/<> SAYRILIK ve/||/<> KITLIK ve/||/<> ÖLÜM
( "Mahşerin dört atlısı." )
- YAŞLI/LIK ile YAŞLIK ile YAŞLICA ile YAŞLI BAŞLI ile YAŞLILAR YURDU ile YAŞLICA BAŞLICA ile YAŞLILIK BİLİMİ ile YAŞLILIK SİGORTASI
- YAŞMAK ile PEÇE/NİKAB
- YAŞMAK ile YAŞMAKLAMAK ile YAŞMAKLANMAK ile YAŞMAKLI ile YAŞMAKSIZ
- YASMIK/MERCİMEK[Fars. < MERDUMEK] ile/değil BURÇAK
( Baklagillerden, beyaz çiçekli bir tarım bitkisi. | Bu bitkinin, besin değeri yüksek, ufak, yuvarlak ve yassıca tohumu. İLE/DEĞİL Baklagillerden, taneleri hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki. | Bu bitkinin, mercimeğe benzeyen tanesi. )
( LENS CULINARIS cum VICIA ERVILIA )
- YASTIK/OYUNCAK AYI VS. ile/ve/yerine ARKADAŞ
- YASTIK ile/ MAKAD ile/ MİNDER
- YASTIK ile USTURMAÇA[İt.]
( ... İLE Her tür deniz aracının, rıhtım, iskele gibi yerlere yanaşmaları sırasında olabilecek çarpışmaları önleyici nitelikte halat, ağaç, lastik gibi esnek nesnelerden yapılmış, sabit ya da taşınabilir yastık. )
- YASTIKLAMAK ile YASTIK ile YASTIKLI ile YASTIK BIYIK ile YASTIK TAKOZ ile YASTIK KILIFI
- BOAT VARNISH[İng.] / VERNIS MARINE[Fr.] / BOOTSLACK[Alm.] ile/değil/yerine/= YAT VERNİĞİ
- YATAK-DÖŞEK (YATMAK)
( Hasta olmak. )
- YATAK/MECRÂ ile EKENEK/MEZRÂ
( [coğrafya] Yatak. | Bir işin gidişi, bir olayın doğrultusu. İLE Ekilen yer. Ekime elverişli, ekilecek tarla ya da yer. | Kırsalda, birkaç evden oluşan, en küçük yerleşim birimi. )
- YATAK ve SANDALYE/KOLTUK ve AYAKKABI
( Zamanımızın en uzun süre üzerinde geçtiği nesneler. )
( Olabildiğince nitelikli olanlarını tercih etmek ve kullanmakta yarar vardır! )
( ... ve ... ve PAPUÇ[< PÂ-PÛŞ: Ayak örten.][PÂ: Ayak.]
PÂY-GÂH[: Derece, rütbe.| Ayakkabılık.][Türkçe'de PEYKE şeklinde galat olarak kullanılmıştır.][PEYKE: Genellikle eski evlerde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir, kerevet.][KEREVET(Rus.): Üzerine şilte serilerek oturmaya ya da yatmaya yarayan tahtadan seki, sedir.] )
- YATAK ile/ve/||/<> TOPRAK
( Üç gün. VE/||/<>/> Dördüncü gün. )
- YATAK YASTIK
( BED
PILLOW )
- YATAK ile YATAK ARKADAŞI ile YATAK MAKİNESİ ile NEHİR YATAĞI ile YATAKÇI ile YATAK TAKIMI
( BED vs. BED FELLOW vs. BED MAKER vs. BED OF A RIVER vs. BEDDER vs. BEDDING )
( بستر ile تختخواب ile تخت ile فراش ile هم بستر ile بسترساز ile مغ ile سنگ بستر ile رختخواب ile لايه زيرين ile لوازم تختواب ile هواي آزاد )
( BASTER ile TAKHTKHAB ile TAKHT ile FARASH ile NPAM BASTER ile BASTERSAZ ile MOGH ile SANG BASTER ile RAKHTKHAB ile LAYYEH ZYRYNE ile LAVAZM TAKHTAVAB ile NPAVAY AZAD )
- YATAK/LIK ile YATAKLI ile YATAKÇI ile YATAK LİMAN ile YATAK ODASI ile YATAK LİMONU ile YATAK TAKIMI ile YATAK YARASI ile YATAK ÖRTÜSÜ ile YATAK BAŞLIĞI ile YATAK MOBİLYA ile YATAK ÇARŞAFI ile YATAKLI VAGON
- YATARAK TEDAVİ GÜVENCESİ ve/||/<> AYAKTA TEDAVİ GÜVENCESİ ve/||/<> HASTAHANE AĞI ve/||/<> BEKLEME SÜRESİ
( "Bilinmesi Gereken Tamamlayıcı Sağlık Sigortası Terimleri"ni okumak için burayı tıklayınız... )
- UFKÎ RAKKAS[Osm.] / HORIZONTAL PENDULUM[İng.] / PENDULE HORIZONTAL[Fr.] / HORIZONTALES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YATAY SARKAÇ
- YATIK ile YATKIN
( ... İLE Bir yana eğilmiş. | Çok durmaktan, sağlamlığını yitirmiş, çürük. | Benimsemiş, alışmış, eğilimli. | Yetenekli, becerikli. )
- YATILMAK ile YATIRMAK ile YATIŞMAK ile YATIRILMAK ile YATIŞTIRMAK ile YATIRABİLMEK ile YATI ile YATIK ile YATIM ile YATIR ile YATIŞ ile YATILI/LIK ile YATISIZ ile YATIK ÇİT ile YATIK YAZI ile YATIK DOĞRU ile YATILI BÖLGE OKULU
- YATIRIM ile ARAŞTIRMAK ile YATIRIM YAPMAK ile ÜNİFORMA ile YATIRIM ile YATIRIMCI
( INVEST vs. INVESTIGATE vs. INVESTING vs. INVESTITURE vs. INVESTMENT vs. INVESTOR )
( سرمايه گذاري کردن ile تحقيق کردن ile تفحص کردن ile تحقيقات بعمل آوردن ile پژوهيدن ile جستار کردن ile رسيدگي کردن ile تجسس کردن ile سرمايه گذار ile اعطاي نشان ile اعطاء ile دادنامتياز ile سرمايه گذاري ile مضارب )
( SARMAYYEH GOZARY KARDAN ile TAHGHYGH KARDAN ile TAFHES KARDAN ile TAHGHYGHAT BAMEL AVARDAN ile PAJOYDAN ile JASTAR KARDAN ile RESYDEGY KARDAN ile TAJASS KARDAN ile SARMAYYEH GOZAR ile ETAY NESHAN ile ETA ile DADNAMETYAZ ile SARMAYYEH GOZARY ile MAZARB )
- SEDATIVE[İng.] / SÉDATIF[Fr.] / SEDATIVUM, BERUHIGUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YATIŞTIRICI
- YATKINLAŞMAK ile YATKIN/LIK
- YATKINLIK ile/ve/||/<>/> EĞİLİM
- YATKIN/LIK ile/ve/||/<> YETKİN/LİK
- YATMAK ile/ve/değil UZANMAK
( Uykulu. İLE/VE/DEĞİL Uyumadan. )
- YATMAK ile YATMALIK
- YATMAK/UYUMAK:
SIRTÜSTÜ ile/ve/<> YAN ile/ve/<> YÜZÜKOYUN
- YATSI ile YATSI EZANI ile YATSI VAKTİ ile YATSI NAMAZI
- YAVAŞLAMAK ile YAVAŞLATMAK ile YAVAŞLATABİLMEK ile YAVAŞLAYABİLMEK ile YAVAŞ/LIK ile YAVAŞA ile YAVAŞÇA ile YAVAŞ TÜTÜN ile YAVAŞ YAVAŞ ile YAVAŞ ÇEKİM
- YAVAŞLA(T)MAK ile/ve/değil/||/<>/>/< AZAL(T)MAK
- YAVAŞ/LIK ile/ve "UYUŞUK/LUK"
( MIYMINTI: Kişinin sabrını tüketecek derecede yavaş ve mızmızca iş gören. )
( Doğadaki en yavaş canlı/hayvan Bradipus'tur. )
( BATÂET )
( SLOW/NESS vs. INDOLENCE )
- YAVI KILMAK ile ...
( Kaybetmek, ortadan kaldırmak. )
- YAVİ ile/ve/||/<> KUZGUN AÇMAZI
- YAVŞAN ile YAVŞAN OTU
- YAVUZ SELİM CAMİSİ ve YAVUZ SELİM TÜRBESİ
( Fatih'te, Yavuz Sultan Selim semtindelerdir. [Türbesi, caminin arka bahçesindedir.] )
( Yavuz Sultan Selim'in başlatmıştır, oğlu Kanuni Sultan Süleyman tamamlamıştır. [1522] [Mimar Acem Ali] VE 1583'te inşa edilmiştir. )
- YAVUZ SELİM CAMİSİ ve YAVUZ SELİM TÜRBESİ
( Fatih'te, Yavuz Sultan Selim semtindelerdir. [Türbesi, caminin arka bahçesindedir.] )
( Yavuz Sultan Selim'in başlatmıştır, oğlu Kanuni Sultan Süleyman tamamlamıştır. [1522] [Mimar Acem Ali] VE 1583'te inşa edilmiştir. )
- YAVUZ SULTAN SELÎM
- YAVUZ SULTAN SELİM MAHALLESİ :
( İlçenin gecekondu mahallelerinden biridir. Ferahevler olarak bilinen bu yerleşim bölgesi 1988'de ayrı bir mahalle olunca ismi de Yavuz Sultan Selim Mahallesi oldu. Yavuz Sultan Selim Mahallesi; Tarabya, Çamlıtepe (Derbent), İstinye ve Yeniköy mahallelerinden sınır alır. 1992 nüfus sayımında göre mahallenin nüfusu 12.229'dur. )
- YAVUZ SULTAN SELİM(FERAH EVLER) SPOR KULÜBÜ :
( Ferahevler Spor Kulübü adı ile 1977'de Mehmet Polat, Hicabi Güven, Tarık Şahin ve Kadir Akarsu tarafından kuruldu. 1979 yılında tescil edilerek resmiyet kazandı. Futbol dalında faaliyet göstermektedir. )
- YAVUZ SULTAN SELİM ve ZEMBİLLİ ALİ (HASANÎ) EFENDİ
- YAXMAQ[Azr.] = SÜRMEK[Tr.]
- YAY ile/||/<> KEPAZE[Fars.]
( ... İLE Çalışma yaparken kullanılan gevşek ok yayı. )
- YAY ile YAY BUKETİ
( ARC vs. ARC BOUTANT )
( کمان ile ستون قوسي ile قوس اتکاء )
( KAMAN ile SETON GHOOSY ile GHOOS ETKA )
- YAYALAŞTIRMAK ile YAY ile YAYA/LIK ile YAYILI ile YAY KOLU ile YAY AYRAÇ ile YAYA YOLU ile YAY KABZASI ile YAYA GEÇİDİ ile YAYA ÇİVİSİ ile YAYA KÖPRÜSÜ ile YAYA KALDIRIMI
- YAYAN (KALMAK) değil YAYA (KALMAK)
- YAYANIN: ÖNÜNDEN GEÇMEK değil ARKASINDAN GEÇMEK
( Hızlı ya da belirli bir hızda gidiyorsun diye "yaya beklesin!" diyemeyiz!!! Fren sıkacak, bekleyecek ve yol verecek olan biz bisikletlilerizdir.[her zaman ve koşulda!] )
- YAYAS ile/||/<> YAYASA
( Makat/dübr/anüs. İLE/||/<> Ağacın, toprağa yayılan dalı. )
- YAYAYA: ZİL ÇALMAK değil YAVAŞLAMAK/DURAKLAMAK
( Yayalara, hiçbir koşulda, ne korna, ne de zil çalınır! Araç sahibi sensin, sen durup bekleyeceksin! Senin rahatın yerinde, o ise yaya olarak bir yerlere ulaşmaya çalışıyor. Öncelik, her zaman ve koşulda yayalarındır! )
- YAYGIN AĞRI/LAR ile/ve BÖLGESEL AĞRI/LAR
(
)
- YAYGIN BİLGİ ile/ve/<> ÖZEL BİLGİ ile/ve/<> BİLGİ
( 1- Ammeden, ammeye aktarılan yaygın bilgi.
2- Alimlerden, alimlere aktarılan özel bilgi.
3- Tek bir kişiden, tek bir kişiye aktarılan bilgi. )
( COMMON INFORMATION vs./and/<> SPECIAL INFORMATION vs./and/<> INFORMATION )
- YAYGIN EĞİTİM ile/ve/<> ÖRGÜN EĞİTİM
- YAYGIN ÖLÜMCÜL HASTALIK ile/ve/değil/||/<> KÜRESEL SALGIN HASTALIK
( ... İLE 1- Nüfusun daha önce maruz kalmadığı bir hastalığın ortaya çıkışı. | 2- Hastalığa neden olan etmenin kişilere bulaşması ve tehlikeli bir hastalığa yol açması. | 3- Hastalık etmeninin kişiler arasında kolayca ve devamlı olarak yayılması. )
- YAYGIN ile/ve/||/<> BİLİNEN
- YAYGIN ile BÜYÜK
( COMMON vs. BIG )
- YAYGIN ile ENDER/NADİR
( COMMON vs. UNCOMMON )
- YAYGIN ile GENİŞ
- YAYGIN ile ORTAK TAŞIYICI ile ORTAK KUMRU ile ORTAK PAYDA ile ORTAK İFADE ile ORTAK ALAN UYUZ ile ORTAK KÜTÜPHANE ile ORTAK LOGARİTMA ile ORTAK ÖKSEOTU ile ORTAK KAT ile ORTAK İSİM ile SIRADAN İNSANLAR ile ORTAK UYGULAMA ile ÇUHA ÇİÇEĞİ ile SAĞDUYU ile ADİ HİSSE SENEDİ ile ORTAK KEDİOTU ile ORTAK VANİLYA ile PELİN OTU ile YAYGIN OLARAK ile ORTAK ALANLAR ile DEVLET
( COMMON vs. COMMON CARIER vs. COMMON COLUMBINE vs. COMMON DENOMINATOR vs. COMMON EXPRESSION vs. COMMON FIELD SCABIOUS vs. COMMON LIBRARY vs. COMMON LOGARITHM vs. COMMON MISTLETOE vs. COMMON MULTIPLE vs. COMMON NOUN vs. COMMON PEOPLE vs. COMMON PRACTICE vs. COMMON PRIMROSE vs. COMMON SENSE vs. COMMON STOCK vs. COMMON VALERIAN vs. COMMON VANILLA vs. COMMON WORMWOOD vs. COMMONLY vs. COMMONS vs. COMMONWEAL )
( عامه ile عامي ile مکاري ile اخيليا ile مخرج مشترک ile بيان رايج ile ماميشا ile کتابخانه اشتراکي ile لگاريتم طبيعي ile دادواش ile مضرب مشترک ile اسم علم ile عوام ile رسم متداول ile پامچال ile قضاوت صحيح ile سهام عادي ile سنبل الطيب ile ثعلب ile خار گوش ile عرفا ile عليالرسم ile مردم عادي ile مشترک المنافع )
( AMEH ile عامي ile مکاري ile اخيليا ile MOKHARJ MOSHTARK ile BEYAN RAYJ ile ماميشا ile KETABAKHANEH ESHTARAKY ile LEGARYTAM TABYEY ile DADVASH ile MAZARB MOSHTARK ile ESM ALAM ile عوام ile رسم متداول ile PAMCHAL ile GHAZAVAT SAHYHE ile SACPEHAM ADY ile سنبل الطيب ile SALAB ile KHAR GUSH ile ARAFA ile عليالرسم ile MARDAM ADY ile MOSHTARK OLMNAFE )
- YAYGIN ile/değil/yerine SAYGIN
- YAYGINLAŞMA ile/ve/değil/||/<>/< İTİBAR GÖRME
- YAYGINLAŞMAK ile YAYGINLAŞTIRMAK ile YAYGINLAŞABİLMEK ile YAYGINLAŞTIRABİLMEK ile YAYGI ile YAYGIN/LIK ile YAYGI BALIĞI ile YAYGIN EĞİTİM ile YAYGIN YANLIŞ ile YAYGIN ÖĞRETİM
- YAYGIN/LIK ile/ve ZENGİN/LİK
- EMITTER RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE D'ÉMETTEUR[Fr.] / EMITTERWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI DİRENCİ
- EMITTER JUNCTION[İng.] / JONCTION D'ÉMETTEUR, JONCTION ÉMETTRICE[Fr.] / EMITTERVERZWEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI EKLEMİ
- EMITTER BARRIER[İng.] / BARRIÈRE ÉMETTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YAYICI ENGEL
- TENSION DE POLARISATION D'ÉMETTEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YAYICI KUTULAMA GERİLİMİ
- EMITTER BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= YAYICI KUTULAMASI
- EMITTERVORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI ÖNGERİLİMİ
- EMITTERSPERRSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI TÜKETİM BÖLGESİ
- EMITTER[İng.] / ÉMETTEUR[Fr.] / EMITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYICI
- YAYIK ile YAYILI
( Yayılmış, yayvan. İLE Yayılmış, serilmiş. )
- YAYIKLAMAK ile YAYIK ile YAYIK YAYIK ile YAYIK AĞIZLI ile YAYIK MAKİNESİ
- YAYIN ile YAYINCI/LIK ile YAYIN ALANI ile YAYIN BALIĞI ile YAYIN ORGANI ile YAYIN BALIĞIGİLLER
- DIFFUSIONSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM/DİFÜZYON SAYISI
- DIFFUSIONSKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAYINIM SIĞASI
- KÖKNAR:
YAYLA ile/ve/||/<> OVA
- YAYLAMAK ile YAYLANMAK ile YAYLANDIRMAK ile YAYLA ile YAYLAK ile YAYLACI/LIK ile YAYLA GÜLÜ ile YAYLA HAVASI ile YAYLA KEBABI ile YAYLA KEKİĞİ ile YAYLA ÇAYIRI ile YAYLA ÇİÇEĞİ ile YAYLA YAVŞANI ile YAYLA ÇORBASI ile YAYLA SALATASI
- YAYLI ile YAYLIM ile YAYLI ARABA ile YAYLI SAZLAR ile YAYLI TAMBUR ile YAYLI TERAZİ ile YAYLIM ATEŞİ ile YAYLI ÇALGILAR
- YAYMAK ile DAĞITMAK
( TO EXTEND vs. TO DISTRIBUTE )
- YAYMAK ile GENİŞLETMEK
( EXTEND vs. WIDEN )
- YAYMAK ile GENİŞLETMEK
( EXTEND vs. TO WIDEN )
- YAYMAK ile PAYLAŞMAK
( TO EXTEND vs. TO SHARE )
- YAYMAK ile SAÇMAK
( TO EXTEND vs. TO SCATTER )
- YAYMAK ile/ve/||/<> UYARLAMAK
- YAYMA/K ile YAYGINLAŞTIRMA/K
- YAYMAK ile/ve/değil/||/<> YAYINLAMAK
- YAYMAK ile YAYMACA ile YAYMACI/LIK
- YAYVAN ile/ve/değil/||/<>/< YAVAN
- YAYVANLAŞMAK ile YAYVAN/LIK ile YAYVAN YAYVAN
- YAZ(HIDIR/HIZIR) AYLARI ile/ve/||/<> KIŞ(KASIM) AYLARI
- YAZ LASTİĞİ ile KIŞ LASTİĞİ["KAR LASTİĞİ" değil!] ile DÖRT MEVSİM LASTİĞİ
( ... İLE Fren mesafesini kısaltır. İLE ... )
( Yaz lastiklerinin üzerinde yer alan diş desenleri ve kauçuk bileşimi, aracın, yola daha iyi tutunmasına yardımcı olur. Diş desenleri, kış lastiklerine göre daha az oyuğa sahiptir ve bu sayede, kauçuk maddesinin yola daha iyi temas etmesi sağlanır. Yaz lastiklerinde maksimum yol tutuşu amaçlanmaktadır. Ölçüsel olarak karakteristik özellikleri; [lastiğin taban/yanak oranı, taban genişliği, jant çapı vb.] aracın hız kapasitesini, ıslak ve kuru yol koşullarında performansını artırıcı etki göstermektedir. İLE Kış lastikleri, düşük sıcaklıklarda yani 7 °C'nin altındaki koşullarda da rahatlıkla kullanım sağlanması için özel olarak tasarlanmıştır. Kış lastiklerinin dişlerinin kauçukları, özel hazırlanmış bir kimyasal karışım ile üretilmiştir. Lastik dişleri, lastiklerin kış hava koşullarında kar tutmasını azaltıcı özellikte yapılmıştır. En önemli özelliklerinden biri, düşük sıcaklıktaki hava koşullarında yapısal özelliğini kaybetmemesidir. İLE Dört mevsim lastikleri, ıslak ve kuru olan yol koşullarında; yaz lastiklerinden daha kötü ancak yine de iyi bir performans sergilemektedir. Hafif karlı hava koşullarında da durumun geçiştirilmesine yardımcı olmaktadır. Dört mevsim lastiklerde; orta seviyede diş derinliği ve uzun diş ömrü vardır. )
- YAZ TATİLİ ve/ne yazık ki/||/<>/> PARANIN KATİLİ
- YAZAÇ/HARF ile/ve/||/<>/> DURAKLAMA YAZACI/VAKIF HARFİ
- YAZAR-ÇİZER (TAKIMI)
- YAZAR ile YAZICI
- YAZAR ile YETKİLİLER ile YETKİ ile YETKİ VERMEK ile YETKİLİ ile YETKİLİ İMZA
( AUTHOR vs. AUTHORITIES vs. AUTHORITY vs. AUTHORIZE vs. AUTHORIZED vs. AUTHORIZED SIGNATURE )
( موجد ile مصنف ile نگارنده ile نگارگر ile مراجع ile اولياء امور ile شئون ile اولياء ile متصديان ile مجوز ile صاحب نظر ile واردبکار ile اختيار ile مسئوول ile اجازه ile امارت ile يا سندي ile حاکميت ile صولت ile نويسنده معتبر ile اختيار دادن ile تنفيذ کردن ile مجاز ile صاحب اختيار ile ماذون ile امضي مجاز )
( MOJED ile مصنف ile NEGARANDEH ile NEGARGAR ile MARAJE ile OLYA AMOR ile SHEON ile OLYA ile MOTESADYAN ile MOJOZ ile SAHEB NAZAR ile واردبکار ile AKHTYAR ile MASOOVEL ile EJAZEH ile EMART ile يا سندي ile HAKAMYT ile SOLAT ile NOYSANDEH MOTABAR ile AKHTYAR DADAN ile TANFYZE KARDAN ile MOJAZ ile SAHEB AKHTYAR ile MAZON ile EMZY MOJAZ )
- YAZBOZ ile YAZBOZ TAHTASI
- YAZDIĞINI YAP!(MAK) ve/<> YAPTIĞINI YAZ!(MAK)
( Yapacağını yaz, yazdığını yap! )
( Yaşamak için ayağa kalkmıyorsan, yazmak için masaya oturma! )
( TO DO WHAT YOU WROTE and/<> TO WRITE WHAT YOU DO/DONE )
- YAZGI" ile/değil/yerine SALT, ÖZGÜR İSTENÇ/İRÂDE
- YAZI BİÇİMİ'NDE/FONT'TA:
TIMES NEW ROMAN yerine ARIAL/VERDANA
- YAZI VE NOKTALAMA ÖZELLİKLERİ ile/ve/||/<>/< SÖZCÜK VE BAĞLAM ÖZELLİKLERİ
( Yazanın bilgi, bilinç ve sorumluluğunda. İLE/VE/||/<>/< Söyleyenin/konuşanın bilgi, bilinç ve sorumluluğunda. )
- YAZI ile GUBÂRÎ
( ... İLE Hat sanatındaki çok küçük yazılar. )
- YAZI ve/||/<>/> KÂĞIT ve/||/<>/> MATBAA ve/||/<>/> BİLGİSAYAR ve/||/<>/> İNTERNET ve/||/<>/> BLOK ZİNCİR
- YAZICI, ALİ (MAÇKA/TRABZON, 1969) :
( Büyükderelidir. İlköğretimden sonra Minibüs işletmeciliği yaptı. Yerel seçimlerde ikinci kez (2014 - 2019 ve 2019 - 2024) Büyükdere Mahallesi muhtarı seçildi. Bu görevini devam ettirmektedir. )
- YAZICI, HÜSNÜ (BAHÇEKÖY, 1964) :
( İlkokulu Bahçeköy'de ortaokulu ve liseyi Sarıyer Lisesinde okudu. Ticaret ile ilgilenmektedir. Bahçeköy Spor Kulübüne Başkanlık, Sarıyer Spor Kulübünde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. DYP Bahçeköy Belde İlçe Başkanlığı ve 1992 - 1994 ve 1994 - 1999 dönemlerinde Bahçeköy Belde Belediye Meclisi üyesi olarak görev yaptı. DYP Belde Teşkilatı Başkanlığı, ISMAR Marketçiler Kurucu Üyeliği, Sarıyer Lozan Mübadiller Derneği Kurucu Üyeliği ve Başkanlığı yaptı. Pek Çok sosyal amaçlı dernekte üyedir ve halen Sarıyer Spor Kulübü Divan Kurulu üyesidir. )
- YAZICI, M. OKTAY (BAHÇEKÖY, 1966) :
( Bahçeköy'de bakkaliye ve sonra da Sarıyer'de Yazıcı Marketi açarak ticari hayata atıldı. Bahçeköy Spor Kulübü'nden başka, Sarıyer Spor Kulübü'nde 2 dönem yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptı. )
- YAZICI, ZEKİ (KEMERBURGAZ, 1943) :
( Sarıyer altyapısından yetişti ve kaleci olarak profesyonel takım kadrosuna alındı (1962). Askerliğini takiben Malatyaspor'a transfer etti, sonra tekrar Kulübüne geri döndü. Sarıyer Spor Kulübü kadrosunda aralıklı olarak 8 sezon kaldı. Bu süre içinde 162 lig, 7 B takımlar ligi, 2 kupa, 3 turnuva maçı olmak üzere 174 resmi ve ayrıca 48 özel maçla birlikte toplam olarak 222 maçta Sarıyer forması giydi. Lig maçlarında 93, B takımlar ligi maçlarında 6, kupa maçlarında 1 ve turnuva maçlarında 1 olmak üzere resmi maçlarda 101 ve ayrıca özel maçlarda 60 olmak üzere toplam olarak 161 gol yedi. Sarıyer kulübünde takım kaptanı olarak görev yaptı. Beykoz Spor Kulübüne transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. Bilahare Sarıyer altyapısında antrenör olarak görev yaptı. Bahçeköy Spor Kulübünde yönetim kurulu üyesi ve Kulüp Başkanı olarak da görevler üstlendi. Üyesi bulunduğu Sarıyer Spor Kulübünde Divan Kurulu üyesidir. )
- YAZILI KURALLAR ile/ve YAZILI OLMAYAN KURALLAR
( WRITTEN RULES vs./and UNWRITTEN RULES )
- YAZILI OL(A)MAYAN KURALLAR ile/ve/değil KONUŞUL(A)MAYAN KURALLAR
( Gelenek-görenek, töre gibi sözel/şifâhî[Ar.] kurallar. İLE/VE/DEĞİL Bazı/birçok özel/ayrıntı konu ve kuralları. )
- YAZILI (OLAN/OLABİLİR/OLMALI) ile/ve/||/<> KAZILI (OLAN/OLABİLİR/OLMALI)
( Us'a/akıl'a. İLE/VE/||/<> Bulunç'a/vicdan'a. )
- YAZILI ile/ve/değil/||/<>/< BASILI
- YAZILIM UZMANI ile/ve/<> YAZILIM GELİŞTİRİCİ ile/ve/<> YAZILIM KORSANI
(
)
( Çoğu yazılım uzmanı ve geliştiriciler bile yazılım korsanlarının göz önünde bulundurdukları kadar yaratıcı değildir. İLE/VE/<> Çoğu yazılım uzmanı ve yazılım korsanı, geliştiricilerin eğitim ve deneyimlerine sahip değildir. İLE/VE/<> Tüm yazılım korsanları, aynı zamanda yazılım "uzmanı ve geliştiricisidir". )
( Many programmers, and even developers, are not creative enough to be considered hackers. VS./AND/<> Many programmers, and even hackers, are not educated or experienced enough to be considered developers. VS./AND/<> All hackers and developers are programmers. )
( The Difference Between a Programmer, a Hacker, and a Developer )
( PROGRAMMER vs./and/<> DEVELOPER vs./and/<> HACKER )
- YAZILIM ile YAZILIM PAKETİ ile YAZILIM DİZGESİ ile YAZILIM SİSTEMİ
- YAZILMAK ile YAZILABİLMEK ile YAZILA
- YAZIN/EDEBİYAT ile/ve/değil BELLEK
- YAZIN/EDEBİYAT (TARİHİ) ve/<>/|| MANEVİYAT (TARİHİ)
- YAZIN ve ÂDEMCİLİK
( ... VE XX. yüzyılın başında, simgeciliğe karşı bir tepki olarak Rusya'da ortaya çıkan bir yazın akımı. )
- YAZIN ile YAZINCI/LIK ile YAZINSAL ile YAZIN ERİ ile YAZIN DİLİ ile YAZIN BİLİMİ ile YAZIN TARİHİ ile YAZIN BİLİMCİ
- YAZIT ile YAZIT BİLİMİ ile YAZIT BİLİMCİ
- YAPITI(KİTABI/YAZIYI), BİRİ(LERİ)NE:
"ARMAĞAN ETMEK" değil SUNMAK/İTHAF ETMEK
( Dünyaya verebileceğimiz en büyük armağan, kendi dönüşümümüzdür. )
- YAZLIK ile YAZLIKÇI/LIK ile YAZLI KIŞLI
- YAZMA ESERİN İNCELENMESİ
- YAZMAK GEREKİRSE" değil YAZMAK GEREKİR Kİ
- Yazmak için SUS!!!
- YAZMAK ve/=/||/<> BİRLİĞE GETİRMEK
- YAZMAK ile/ve/||/<>/>< YAŞAMAK
- YAZMAK ile YAZMAN/LIK ile YAZMACI/LIK ile YAZMA ESER ile YAZMA NÜSHA ile YAZMA YİTİMİ
- YAZMAK ile/ve/değil/önce/||/<>/< YÜZMEK
( Bir çocuğun yazmaya başlamadan önce yüzmeyi öğrenmesi[ni sağlamak] gerek. )
- YBB/YBÜ/INTENSIVE CARE UNIT[İng.] değil/yerine/= YOĞUN BAKIM BİRİMİ
- YBS/MANAGEMENT INFORMATION SYSTEM[İng.] değil/yerine/= YÖNETİM BİLGİ DÜZENİ
- [not] YEAR vs. PERIOD/SEASON
- YECİBU KEZÂ[Ar.] ile YENBAGÎ KEZÂ[Ar.]
- YECÛZU KEZÂ[Ar.] ile YUCZİU KEZÂ[Ar.]
- YEDEKLEMEK ile YEDEKLEŞMEK ile YEDEK/LİK ile YEDEKLİ ile YEDEKÇİ/LİK ile YEDEK AKÇE ile YEDEK ASKER ile YEDEK PARÇA ile YEDEK SUBAY/LIK ile YEDEK TEKER ile YEDEK LASTİK ile YEDEK OYUNCU/LUK ile YEDEK PARÇACI/LIK ile YEDEK BESİNLER
- YEDİ NEFS MERTEBESİ ve/+ BEŞ HAZRET
( * NEFS-İ SAFİYE/NACİYE//BÂKİYE
^
* NEFS-İ MARZİYE(/MERDİYYE)
^
* NEFS-İ RÂZİYE(/RÂDİYYE)
^
* NEFS-İ MUTMAİNNE
^
* NEFS-İ MÜLHİME
^
* NEFS-İ LEVVÂME
^
* NEFS-İ EMMÂRE
VE/+
* LÂHUT ÂLEMİ
* CEBERRUT ÂLEMİ
* MELEKUT ÂLEMİ
* MİSAL ÂLEMİ
* NÂSUT ÂLEMİ )
- YEDİ ÖZGÜR SANAT[Lat. SEPTUM ARTES LIBERALES]
- 7 yıl cezası almamak için SUS!!!
- YEDİCE(HAFTA):
BAŞGÜN ile/ve/||/<>/> TOZGÜN ile/ve/||/<>/> ODGÜN ile/ve/||/<>/> ORTAGÜN ile/ve/||/<>/> YEYGÜN ile/ve/||/<>/> ELGÜN ile/ve/||/<>/> ARAGÜN
( Pazartesi İLE/VE/||/<>/> Salı İLE/VE/||/<>/> Çarşamba İLE/VE/||/<>/> Perşembe İLE/VE/||/<>/> Cuma İLE/VE/||/<>/> Cumartesi İLE/VE/||/<>/> Pazar )
- YEDİKARDEŞLER ÇINARI :
( Büyükdere çayırında (Şimdiki Çayırbaşında ve fidanlığın bulunduğu alanda) bulunan çınar ağacı, kökten çıkan yedi gövdeden oluştuğu için "Yedikardeşler" adı ile anılıyordu. Godrey de Bouillon komutasındaki I. Haçlı Ordusu 1096'da bu çınarın altında konaklamıştı. Çınarın çevresinin 32 m boyunun 60 m olduğu çeşitli eserlerde yer alır. Bu büyük çınara "Kırkağaç" da deniliyordu. Bir söyleme göre bu ağaç düşen bir yıldırım sonucu yanmış, bir başka söyleme göre de gövdesi kovuktu ve bu kovuk olan yerde bir kahve ocağı vardı. Çay ocağının tutuşması üzerine büyük çınar yanıp kül olmuş. İstanbul Ansiklopedisi ise 1930'da Çayırbaşı'nda kurulan Meyve Islah Enstitüsü yerleşim alanı temin için kesildiğini yazmaktadır. )
- YEDİLMEK ile YEDİRMEK ile YEDİRİLMEK ile YEDİREBİLMEK ile YEDİ/LİK ile YEDİZ ile YEDİLİ ile YEDİLER ile YEDİNCİ/LİK ile YEDİ CET ile YEDİ BELA ile YEDİ CANLI ile YEDİ DÜVEL ile YEDİ GÖBEK ile YEDİ KAT EL ile YEDİ MAHALLE ile YEDİNCİ SANAT ile YEDİ GÖMLEK UZAK
- YEGAN ile YEGANE
- YEGÂNE HANIM ile/ve/||/<>/> MÜCAP OFLUOĞLU
( )
- YEGÂNE değil/yerine/= BİRİCİK/TEK
- YEĞEN/İM ile/ve/=/||/<> BABAMIN TORUNU
- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<> AYIRDINDALIK, FARKINDALIK
( ... ile/ve/<> BÂZGÜŞÂ )
( PREFER vs./and/<> DISTINGUISHNESS, AWARENESS )
- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/> KARAR
( PREFER vs./and/> DECISION )
- YEĞLEME ile/ve/||/<> KİMLİK
( Ergenin, kimliği mi var ki, yeğlediği olsun. )
- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ve/<> LÜTFEN ve/<>/+/||/> BÖYLE ve/<> BU DA VAR
( "Sihirli" sözcükler. VE/+/||/<>/> "Sigorta" sözcükler. )
( Dışsal ve ilksel. VE/+/||/<>/> İçsel ve sonsal. )
( Varoluşumuzda, tüm canlı/cansız nesne, bitki, hayvan ve insanla, gövdelerimizin aracılığıyla etkileşim, zihnimizin aracılığıyla da hem etkileşim, hem de daha ileri ve nitelikli bir etkileşim olan iletişim ilişkilerinde bulunuyoruz. Bu ilişkilerimizin başlangıç ve ortaklığı ise yetkin bir benzetmeyle, hiçbir ayrımın bulun(a)madığı bir . [NOKTA]'dan oluşmasıdır.
"Nokta"dan aşağı doğru açılan, büyüyerek ve genişleyerek dalgalanan bir çizgide, zihin ve enerjilerimizle, aşağı [yoğunluğa/kesâfete] doğru inen; yukarı [inceliğe/letâfete] doğru da yükselen bir aralıkta bulunuyor ve sürekli olarak çeşitli bilgi, bilinç seviyelerimizle, davranış-tutumlarımızdaki incelik ve kabalıklarla da aşağı ve yukarı bir salınımla, tekrar noktaya doğru geri dönmek [rücû] üzere yaşam yolculuğumuza devam ediyoruz.
Bu süreçte, az/çok ya da öteki varolanlara oranla daha "gelişmiş ya da geliş(e)memiş" varolanlar["insan"] olarak, kişiler arasındaki ilişkilerimizde de çeşitli bilgi ve bilinç farklarımızın ve tutumlarımız üzerinden sürdürdüğümüz yaşamamızda, bazı sözcüklerin önceliğini ve olumlu etkilerini görüyoruz. Bunları, etkileri ile "sihirli" ve hizmetleri itibariyle de "sigorta" sözcükler olarak kullanıyoruz. Bu sözcükler, bir piramit olarak düşündüğümüzde, sözcüklerin doruğunda yer alıyor.
Etkileri itibariyle neredeyse bir "sihir" olarak tanımladığımız bu sözcükler, kulağın duyacağı oranda seslendirilerek dışsal ve her düşünce ya da sözün, başında ya da sonunda, ilksel/öncelikli olarak kullanılmalarıyla gerçekleşiyor.
Yaşamı, (nitelikli) yaşam; bireyi, (nitelikli) insan yapan ve öteki var olanlardan ayıran en önemli(öncelikli) durum ve kavram, sadece insana özgü bulunan, yeğleme olanağıdır. "Yeğleme/tercih etme" farkındalığıyla sürdürdüğümüz tüm düşünme ve konuşma süreçleri, bize, olgular arasındaki ayrımda durabilme ve isabetsiz olabilecek ile isabetli olan arasındaki tutumu ya da kararı verme olanağını sağlatıyor. Yani, "Bu gece/sabah, uyumayayım ve şu işleri tamamlayayım." düşüncesi ve ayrımında, "Bu gece/sabah, uyumamayı ve işleri tamamlamayı yeğliyorum." sözü ile olası zorluklar karşısında olanakların artmasını, kontrol altında tutulması gereken gücün/olanakların, bizim elimizde olmasını sağlatıyor. Gün içinde, binlerce kez içinde bulunduğumuz bu ve bunun gibi ayrımlarda, farkındalığımızı devrede tutmamızı sağlayan yeğleme olanağımız, ilgili kararımızı, uygulamamızı, günümüzü ve yaşamımızı nitelikli seviyelere çıkarmakla birlikte, kaygılanmaya neden olabilecek "düşüncelerden" de alabildiğine uzaklaşabilmemizi sağlıyor.
İkinci "sihirli" sözcüğümüz olan "Lütfen" sözü/sözcüğünün kullanımı da, aramızdaki farkların, ayrımların yok olduğu noktadan düşünerek ve seslenerek söylememizi, aktarmamızı ya da paylaşmamızı sağlıyor. Bir emiri bile ricâya dönüştürebilen bir olanak sunuyor. Yani, bir yakınımıza, "Bana bir bardak su getir!" biçimindeki, "yakınlıktan ya da rahatlıktan" dolayı emir kipinde söyleyebileceğimiz sözü bile kendimiz düşünmek varken, yakınımızın, "sihirli sözcüğü söylersen getiririm" uyarısıyla, "Peki. Lütfen, bana bir bardak su getir." sözüyle bambaşka bir alana taşımış oluruz. Bu ve buna benzer/benzemez tüm örnek ya da durumlarda, Lüt(û)fen, dikkat ve incelikle(rikkatle) söyleyebileceğimiz sözlerin yeğlenmesindeki ve gereksiz yere kaygıların oluşmasına engel olabileceğini de her ânımızda ve kararımızda, her sözümüzde göstermenin niteliği ve verimliliğinden de uzak duramayız herhalde.
Yaşamda, çok çeşitli durumlar söz konusu ve olasılık içindeyken, pek kolay kaldıramayacağımız ve taşıyamayacağımız durum ve olaylarla da karşı karşıya geliriz. Bu durumlarda kullandığımız sözcükler ise "sigorta" sözcüklerdir.
Başımıza gelebilecek her türlü maddi/manevi kayıp, ölüm, önceki koşulların yitirilmesi gibi en zorlayıcı olanlarında ise gereken tüm eylemler gerçekleştirildikten ve sözler söylenildikten, ıstıraplar paylaşıldıktan, sözün yetmeyeceği ve aklın tükeneceği noktadan sonra eğer bir yerlerde sonlandırılmazsa büyük zarar göreceğimiz kesin durumlar için çözüm aracı olan "sigorta" sözcükler(imiz)den ilki "Böyle" sözü/sözcüğüdür.
Yaşamın belirli aralığında bulunan zorlu durumların ötesinde de çok sıradışı, rekor ya da istisnai olumlu/olumsuz olay ve olgularla da karşılaşabilir, görebilir ya da duyabiliriz. "Böyle" sözünün yetmeyeceği (çok) aşırı ya da aykırı durumlar için de imdada yetişen, elektrik tesisatındaki düzenek gibi, büyük zararlara neden olmaması için kurulan önlem ve sigorta aracı olarak, "Bu da var" sözü/sözcüğü kullanılmaktadır. Bu sözcüklerin özelliği ise bunları, ancak kendimize söyleyebilmek üzere içsel ve sonsal olmalarıdır.
Kaygının pek fazla oluşmamasını, bu sözcüklerin kullanımı ile de büyük oranda sağlamış oluruz. )
( LIKE THIS vs./and/+/<>/> THIS EXIST TOO )
( SAN AFTO ile/ve/+/<>/> AYTO YPARXEI EPISIS, AFTO İPARHİ EPİSİS )
- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/değil "GEREKLİ GÖRMEK"
- YEĞLEMEK/TERCİH ETMEK ile/ve/||/<> ÖNE ÇIKARMAK
- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<> BEĞENİ
( TO PREFER vs./and/<> LIKING )
- YEĞLEME/TERCİH ve/> MUHABBET
- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/değil ÖNCELİK
( [not] TO PREFER vs./and/but PRIORITY )
- YEĞLEME/TERCİH ile/ve ÖNCEL/LEMEK
( TO PREFER vs./and PREDECESSOR )
- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/<>/>< TERK
- YEĞLEME/TERCİH ile/ve/> TUTUM
( PREFER vs./and/> ATTITUDE )
- YEHİKKU LEHU'L-'İBÂDETE[Ar.] ile YESTEHİKKU'L-'İBÂDETE[Ar.]
- YEKÜN/YEKÛN[Ar.] değil/yerine/= TOPLAM
- YEL/RÜZGÂR:
SÖNDÜRÜR ile/ve/||/<>/> ALEVLENDİRİR
( Mumu. İLE/VE/||/<>/> Yangını. )
- YEL/RÜZGÂR YÖNLERİNDE:
POYRAZ ile AKYEL/AKÇAYEL/KEŞİŞLEME ile KABAYEL/BOZYEL/KUMKARASI/LODOS ile KARAYEL
( Kuzeydoğu. İLE Güneydoğu. | 135°'lik yön. İLE Güneybatı. İLE Kuzeybatı. )
( Kışın, kar ve soğuk getirir. İLE Uludağ'ın eski adı olan Keşiş Dağı'nın yönüne göre adlandırılmıştır. İLE Güneybatı yönlerden esen sıcak rüzgar. İLE 2-3 gün boyunca devamlı olarak kuzeybatıdan esen rüzgar. )
(
|
)
- YEL ile/||/<> BALKAR YELİ
- YEL ile BARHAR
( ... İLE Kuzeyden esen yel. )
- YEL/RÜZGÂR[< Fars. Zaman, vakit.] ile MELTEM(HAFİF RÜZGÂR)
( Yeller, her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru eser. )
( Rüzgârlar, genellikle boğazlara, vadilere uygun eser. )
( Rüzgârlar, geldikleri yerin sıcaklığını gittiği yere taşır. )
( Toprağın üzerindeki rüzgâr, manzarayı temsil eder. )
( NİKAT-I CİHÂT[< NOKTA]["ka" uzun okunur]: Rüzgârların yönünü göstermek için bazı harita ve pusulaların üzerinde bulunan resim. )
( ANOMEMETRE: Rüzgârın hızını ölçen araç. )
( BÂD-NÜMÂ: Rüzgârın hangi taraftan estiğini gösteren araç. | Fırıldak. )
( MERVAHA[Ar. | çoğ. MERÂVÎH]: Ova, çöl. | Her tarafından rüzgâr esen yer.] )
( RÜZGÂR: Zaman, devir. | Dünya. | Yel.
BÂD: Olsun, ola, olaydı. İLE BÂD: Yel, rüzgâr. | Soluk, nefes. | Ah sesi, ah çekme. | [tas.] Allah'ın yardımı. | Övme, söz. | Büyüklük taslama, kibir. | Şarap.
* BÂD-İ BERÎN: Lâtif hava, sabah yeli.
* BÂD-İ CEM: Süleyman Peygamber'in hükmettiği yel.
* BÂD-İ CENÛBÎ: Güney yeli.
* BÂD-İ HAZÂN: Sonbahar yeli.
* BÂD-İ HEVÂ: Bedâva.
* BÂD-İ NEVÂ: Ses, nağme; nakarat.
* BÂD-İ NEV-RÛZ: Bahar yeli.
* BÂD-İ PÜRGÜ: Sürekli sesler çıkaran, ıslık çalan yel.
* BÂD-İ SABÂ: Doğudan esen hafif yel. | Adı manzum anonim bir edvarda geçen makam.
* BÂD-İ SEHER-HÎZ: Gündoğusundan esen hafif yel, tan yeli.
* BÂD-İ SEMÛM: Sam yeli.
* BÂD-İ SUBH: Sabah yeli.
* BÂD-İ ŞİMÂLÎ: Kuzey yeli. )
( BÂD ile ... )
( WIND vs. BREEZE )
- YEL ile/>< NİKÂBET
( ... İLE/>< Rüzgârın, ters yönlerden esmesi. )
- YEL ile SİROKO[İt.]
( ... İLE Akdeniz bölgesinde görülen, çok sıcak bir rüzgâr. )
- YELDİRİK ile/>< SÖLEPE
( Çok hızlı yürüyen, yel gibi hızlı giden kişi. İLE/>< Hızlı olmayan, yavaş hareket eden. | Dağınık, pasaklı. )
- YELELENMEK ile YEL ile YELE ile YELELİ ile YEL YEPELEK ile YEL YEPEREK ile YELELİ KURT ile YEL DEĞİRMENİ
- YELEME ile ...
( Ciddi işlerle uğraşmayan. )
- YELKEN ile ARİYA[İt. < ARIA]
( ... İLE Sancağı, yelkeni ya da sereni direkten aşağı alma. )
- YELKEN ile AYIBACAĞI
( ... İLE Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi. )
- YELKEN ile FLOK
( ... İLE Geminin cıvadrasına çekilen, üçgen yelken.
[CIVADRA: Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk.] )
- YELKEN ve/<> İSKOTA[İt.]
( ... VE/<> Yelkenleri açmak ve tutmak için alt köşelerine bağlanan halat, zincir ve palangadan oluşan donanım. )
- YELKEN ile/ve/||/<> KAVANÇO[İt. < CANGIA]
( ... İLE Yelkeni bir bordadan öbür bordaya geçirme. | Değiştirme, aynı türden bir şeyin yerine bir başkasını koyma. | Bir işi başka birine yükleme, başına sarma. )
- YELKEN ile RANDA[İt.]
( ... İLE Gemilerin mizana direğinin gerisindeki yelken. )
- YELKEN >< YELKESEN
( Yel gücünden yararlanarak geniş bir yüzey oluşturacak biçimde yan yana dikilen ve teknenin direğine, uygun bir biçimde takılarak onu hareket ettiren kumaş ya da şeritlerin tümü. >< Yarışlarda, yelin etkisinden korunmak için öne takılan siperlik, rüzgârlık. )
- YELKENCİ, CEYHUN (TRABZON, 1983) :
( Sarıyer altyapısından yetişti. Beş sezon (2000 - 2005) tescilli kaldığı Sarıyer'de 65 lig, 3 kupa maçı olmak üzere 68 resmi ve 33 özel maçla birlikte toplam olarak 101 maçta forma giydi. Lig maçlarında 3, kupa maçında 2 ve özel maçlarda 3 olmak üzere takımına 8 gol kazandırdı. Türk Telekom takımına transfer ederek Sarıyer'den ayrıldı. )
- YELKENLEMEK ile YELKEN ile YELKENCİ/LİK ile YELKENLİ ile YELKEN BEZİ ile YELKEN KULAK ile YELKEN BALIĞI ile YELKEN GEMİSİ ile YELKEN İĞNESİ ile YELKEN YARIŞI ile YELKENLİ GEMİ ile YELKEN GÖNDERİ ile YELKEN KULAKLI
- YELKENLİ ile GAGALI
( ... İLE Bir tür, Karadeniz yelkenlisi. )
- YELKENLİ ile HİNT YELKENLİSİ
( ... İLE 2-3 direkli, üçgen yelkenli kıyı gemisi. )
- YELKENLİ ile/ve/<> ISKUNA
( ... İLE/VE/<> İki direkli, yelkenli gemi. )
- YELKENLİDE:
ORSA ALABANDA ve/||/<> EĞLENME
- YELKEN/ŞİRÂ'[Ar.]/BÂD-BÂN[Fars.] ile/ve KÜREK/MİCDÂF[Ar.]
( )
- YELLENME/OSURMA
( TO FART )
- YELLİ ile YELLİM YELALİM ile YELLİM YEPELEK
- YELLOW :/yerine SARI
- YELLOZ ile ŞILLIK
( Ahlâksız, hafifmeşrep. İLE Aşırı ve bayağı biçimde süslenip boyanmış kadın. )
- YEL/RÜZGÂR ile AKÎM[Ar.]
( ... İLE Kısır. | Sonuçsuz. | Yağmur getirmeyen yel. [Özellikle Batı'dan ya da Kuzey Batı'dan esen yel.] )
- YEL/RÜZGÂR ile BURAĞAN
( .. İLE Güçlü esen yel. )
- YEL/RÜZGÂR ile/ve/değil/||/<>/< ESİNTİ
- YEM ile YEME ile YEME İÇME ile YEM BORUSU ile YEM VERİMİ ile YEM TORBASI
- YEME-İÇME ve/||/<> SOLUK ve/||/<> YÜRÜME ve/||/<> HAREKET ve/||/<> UYKU ve/||/<> DÜŞÜNCE ve/||/<> CESÂRET ve/||/<> GÜNEŞLENME
( Hayvanlar gibi olsun... VE/||/<> Kaplumbağalar gibi olsun... VE/||/<> Güvercinler gibi olsun... VE/||/<> Maymunlar gibi olsun... VE/||/<> Köpekler gibi olsun... VE/||/<> Fil gibi olsun... VE/||/<> Dişi Aslan gibi olsun... VE/||/<> Ayı gibi olsun... )
- YEMEĞE:
TUZLA BAŞLAMAK ve/> TUZLA TAMAMLAMAK
- YEMEĞE" ile/ve/değil/||/<>/< YEMEYE
- YEMEĞİ PİŞİRMEK ve "DERVİŞİ PİŞİRMEK"
- YEMEK:
40 YAŞINA KADAR ile/> 40 YAŞINDAN SONRA
( Kişi, yer. İLE/> Kişiyi yer. )
- YEMEK DÜZENİ ve ÇATAL-BIÇAK KULLANIMI!
( Yemek yenilebilmesi için hazırlanan, masanın üzerinde bulunan tüm araç ve gereçlere "Kuver" denir.
"Ala Carte Kuver, Tabldot Kuver, Fiks Menü Kuveri, Kahvaltı Kuveri, Çay Kuveri" olarak düzenlenir. )
( - Önce yenilecek yemeğin takımı, kuverin en dışına, en son yenilecek yemeğin takımı, en içe konulur.
- En dıştaki takımdan başlanılır, içe doğru devam edilir.
- Çatal ve bıçaklar, boyları itibariyle masanın kenarına, takımların saplarına göre hizalandırılır.[Büyüklüklerine göre sıralandırılmaz/hizalandırılmaz!]
- Bıçaklar, kesici tarafı tabağa bakacak biçimde, sağ tarafa konulur.
- Ekmek tabağı, sol tarafımızda bulunur ve bıçağı da üzerinde, kesici tarafı sola/dışa bakacak biçimde bulundurulur.
- Bardaklar, sağ tarafta ve bıçaklarımızın önünde bulundurulur.
- Tatlı takımında ise çatal, hemen tabağın üzerinde, sağ tarafa dönük[sapı solda!], bıçak(keskin tarafı içe/aşağıya dönük) ve kaşık ise çatalın üstüne, sol tarafa dönük(sapı sağda!) konulmalıdır. Sadece dondurma kaşığı[ucu düz kaşık], çatalın alt tarafına[tabağın hemen üstüne], sola bakacak biçimde[sapı sağda!] konulur. Tabağın önündeki tatlı takımı, tatlı gelene kadar kullanılmaz.[Yedi yaşın altındaki çocuklara verilebilir.]
- Çorba kaşığı, sağda ve en dışta bulunur.[Sol taraftaki kaşık, solumuzda oturan kişiye aittir!]
- Üzüm, kiraz gibi meyveler için takım bulunmaz.
- Hardal ve ketçap türevleri, önceden masaya konulmaz.
- Sürahi ve şişeler için altlık kullanılmalıdır.
- Ekmek Tabağı 15 cm., Salata ve Tatlı Tabağı 17 cm., Zeytinyağlı Tabağı 19 cm., Çukur Çorba Tabağı 19 cm., Ordövr Tabağı 21 cm., Ana Yemek Tabağı ise 24 cm.dir.
- Yemek peçetesi [35 cm. X 50 cm.]dir.
[Çeşitli biçimlerde katlanmış bez peçeteler, bir köşesi tabağın altına sıkıştırılarak kucağa doğru sarkıtılır. Gerektiğinde kullanılmalıdır! Kâğıt peçete aranılmamalıdır! Çok gereksinim duyulduğunda garsondan istenilebilir ya da yanımızda bulundurulmalıdır!]
- Çatal ve bıçak, kalem tutar gibi tutulmaz! Sapları hiçbir zaman baş parmak ve işaret parmağının arasında kalmamalıdır.
- Sapı avuç içinde kalacak biçimde, işaret parmağıyla desteklenecek biçimde tutulur.
- İkide bir, el değiştirilerek kullanılmaya çalışılmaz!
- Bazı yiyecekler[pizza gibi], gerektiğinde ve/ya da çevreye/çoğunluğa/ülkeye göre elle de yenilebilir.
- Salata için ana yemek çatal ve bıçağı kullanılır.
- Çatal-bıçağı doğru tutmak için bazı şeyler kesmeye alışmak için önceden, kendi başımıza çalışma yapmamız yararlı olacaktır!
- Bıçağın üzerine herhangi bir şey konulmaz, bıçakla bir şey alınmaz, bıçakla bir şey yenilmez! Hiçbir zaman, hiçbir biçimde, bıçak ağza götürülmez! Bıçak, sadece yardımcı bir araçtır! Bıçağın işlevi, ekmekle ya da başka bir şeyle karşılanmaya çalışılmaz![Bazen, "çatalın kenarıyla bölünebilir" düşüncesinde bile, [olabildiğince] çatal yerine bıçak kullanmak gerekir.]
- Çatalı sağ elde tutmak için [sağ elle yemek için], yemek önceden lokmalara ayrılmaz, parça parça duruma getirilmez!
- Tabaktan alınan parçaları, çatalın alacağı kadar küçük/az tutmak gerekir. Çatalın ucu saplanarak alınan parçaları, çatalın içbükey tarafının aşağıya bakacak biçimde[sapının avuç içinde kalacak biçimde] ağza götürülmesi gerekir.
- Yere düşen çatal ve/ya da bıçak, eğilip alınmaya çalışılmaz ya da herhangi bir telâfiye ya da çabaya girişilmez, utangaçlık duyulmaz, hata olarak yorumlanmamalı/algılanmamalıdır ve üstünde durmamak gerekir![Garsondan yenisi istenir ve sağ tarafımızdan verilmesi üzerine beklememiz gerekir.]
- Yemeğinizi bitirdiğinizde/doyduğunuzda çatal ve bıçak birleştirilerek, saat 4 ya da 5 yönünde, sapı dışta kalacak biçimde yan yana tabağın üzerine bırakılır(tamamen tabağın içine konulmaz![Garsonun tabakları üstüste koyması gerektiğinde ona yardımcı olmak açısından da.]). Eğer yemeğe devam ediliyorsa çatal ve bıçağın ucu, tabağa, sapları masaya dayanacak biçimde ya da çapraz olarak tabağın ve yemeğin üzerinde bırakılır.(Bu durumdayken tabağınızda yemek kalmasa bile garsonların tabağınızı alma girişiminde bulunmaması gerekir. [Gerekirse bunu garsona tekrar anımsatmamızda hiçbir sakınca yoktur.])
- Metaller üzerinde kesim yapılmaz!
- Servis tabağına/fayansına el değdirilmez!
- Tabaklar aşırı doldurulmamalıdır!
- Tek bir parça servis ediliyorsa tabağın tam ortasına gelecek biçimde konulur.
- Lokmalar, küçük tutulmalıdır. Çataldan düşürmemek ve dökmemek açısından da gereklidir. Ayrıca, dökmemek için tabağın üzerine fazla eğilmemek gerekir.
- Dirsekler ve kollar etrafımızdakileri rahatsız etmeyecek biçimde denetim altında tutulmalıdır. Tabağımız ve masanın üzerinde büyük açılar oluşturacak biçimde açılmamalıdır.
- "Etrafımızdakilerin bizi gözlemliyormuş düşüncesi ve duygusu"ndan uzak kalmak gerekir.
- Gerekirse bazı ayrıntıları öğrenmek üzere bilgisinden emin olduğunuz kişilerin eylem ve tutumları gizlice gözlenebilir. Gördüklerinizi taklit etmek yerine neyin, nasıl olacağı üzerine emin olmak gerekir.
- 7 - 8 yaşından itibaren çatal-bıçak kullanımının olanağı, fırsatı ve eğitimi verilmiş/alınmış olmalıdır! Bilgi ve kurallar yaşam boyunca her yerde, her koşulda tam olarak uygulanmalıdır!
- Afiyet olsun! :) )
(
)
- YEMEK "VERMEK" değil YEMEĞE DAVET ETMEK
- YEMEK YEMEK ile KAHVALTI YAP ile İLK KEZ YEMEK YEMEK ile ÖĞLE YEMEĞİ YE
( EAT vs. EAT BREAKFAST vs. EAT FOR THE FIST TIME vs. EAT LUNCH )
( غذا خوردن ile خوردن ile تناول کردن ile ناشتائي شکستن ile نوبر کردن ile نهار خوردن )
( GHZA KHORDAN ile KHORDAN ile TANAVEL KARDAN ile NASHTAYEY SHKASTAN ile NOBAR KARDAN ile NEHAR KHORDAN )
- Yemek yerken SUS!!!
- YEMEK ile ME'DEBE ile ...
( ... İLE Düğün yemeği. )
- YEMEK/LİK ile YEMEKLİ ile YEMEKÇİ/LİK ile YEMEKSİZ/LİK ile YEMEK DUASI ile YEMEK ODASI ile YEMEK BORUSU ile YEMEK DOLABI ile YEMEK MASASI ile YEMEK SALONU ile YEMEK TAKIMI ile YEMEK HİZMETİ ile YEMEK LİSTESİ ile YEMEK TABLASI ile YEMEKLİ VAGON
- (YEMEKTE) SU/SIVI TÜKETMEMELİ!
- YEMEME ile ORUÇ/RİYÂZAT
( ... ile TECEVVÜ'[< CÛ'] )
- YEMENİ[Ar.]/EŞARP[Fr. < ÉCHARPE] ile/değil/yerine/=/||/<> BAŞÖRTÜSÜ/ÖRTME/BÜRGÜ/LEÇEK ile YAZMA
( Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. | Bir tür hafif ve kaba ayakkabı. / Başörtüsü. İLE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<> Kadınların saçlarını örtmek için kullandığı örtü. İLE Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile ya da tahta kalıplarla desen yapılmış bez. | Bu bezden yapılmış olan. )
- YEMENİ ile YEMENLİ ile YEMENİCİ/LİK ile YEMENİLİ
- YEMENİ/Cİ[Ar.] ile YEMENİ/Cİ[Ar.]
( Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. | Yemeni yapan ya da satan kişi. İLE Bir tür hafif ve kaba ayakkabı. | Yemeni yapan ya da satan kişi. )
- YEMEYİ (SEVMEK/İSTEMEK)
ile/ve/değil/||/<>
YEMEĞİ (SEVMEK/İSTEMEK)
- YEMİN ve/< TAHLÎF/TEHÂLÜF[< HALF]
( ... VE Yemin ettirme. | Yargıcın, taraflardan birine yemin ettirmesi. )
- YEMÎN ile/||/<> YEMÎNİ ile/||/<> YESÂRİ ile/||/<> YEMÎN Ü YESÂR
( Sağ. İLE/||/<> Sağ taraf. İLE/||/<> Sol taraf. İLE/||/<> Sağ ve sol. )
- YEMİN ile YEMİNLİ/LİK ile YEMİNSİZ/LİK ile YEMİN KASEM ile YEMİN BİLLAH ile YEMİN TÖRENİ
- YEMİNİNE BAKIP KİŞİYE İNANMAK ile/değil/><
KİŞİYE BAKIP YEMİNİNE İNANMAK
- YEMLİK ile YEMLİKLİ ile YEMLİKSİZ ile YEMLİK ARPA
- YENGEÇ ile ÇALPARA
( ... İLE Küçük yengeç. )
- YENGEÇ ile DUNGENESS YENGECİ
( ... cum CANCER MAGISTER )
- YENGEÇ ile HAYALET YENGEÇ
- YENGEÇ ile HİNDİSTAN CEVİZİ YENGECİ
- YENGEÇ ile HUYSUZ ile YENGEÇ BENZERİ
( CRAB vs. CRABBY vs. CRABLIKE )
( خرچنگ ile کج خلق ile خرچنگي )
( KHARCHANG ile KAJ KHALGH ile KHARCHANGY )
(1996'dan beri)