Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(142/160)
- TİFTİKLENMEK ile TİFTİK ile TİFTİK KEÇİSİ ile TİFTİK TİFTİK
- TİFÜS[Fr.] değil/yerine/= LEKELİHUMMA
( Bitle geçen, ortalama 15 gün süren, gövdede pembe lekelerle beliren, ateşli ve tehlikeli bir sayrılık. )
- TİG/DİAGNOSTIC-RELATED GROUPS[İng.] değil/yerine/= TANI İLİŞKİLİ ÖBEKLER
- TİK ile TİKE ile TİK TAK ile TİK AĞACI ile TİKE KEBABI
- TIKAMA KURALI ile ...
( BLOCKING RULE )
- TIKAMA ile TIKAMALI
- TIKAMAK ile TIK ile TIĞ ile TIKALI ile TIK TIK ile TIKA BASA
- TIKANIKLIK ile TIKALI ile TIKALI SÜT
( CLOG vs. CLOGGED vs. CLOGGED MILK )
( گرفتگي ile گير ile زيادي پرکردن ile باز نشدني ile گرفته ile شير لخته شده )
( GARAFTAGY ile GYR ile ZYADY PORKARDAN ile BAZ NESHODANY ile GARAFTEH ile SHYR LAKHTEH SHODEH )
- TİKEL/LER ile/ve/||/<> NİTELİK/LER ile/ve/||/<> İLİŞKİ/LER
- TİKEL/LİK ile TİKEL ÖNERME
- TIKILIP KALMAK ile SIKIŞMAK
- TIKINMA! | IKINMA! | SIKILMA!
- TIKIŞ TIKIŞ (BİNMEK, DOLDURMAK)
( Araçlarda ya da mekânlarda. | Kalabalıkta. )
- TIKIZ ile/= TIKNAZ
( Tıknaz. | Çok sıkıştırılmaktan ya da çok sıkı doldurulmaktan katılaşmış, sıkı. | Yoğunluğu çok, katı. İLE/= Şişmanca, toplu, kısa ve kalın yapılı, tıkız. )
- TIKLIM TIKIŞ ile TIKLIM TIKLIM
- TIKLIM TIKLIM (DOLMAK)
- TIKMAK ile/ve/<>/> TEPMEK
- TIKMAK ile/ve/||/<>/> TIKAMAK
- TIKNAZ/TIKIZ ile BODUR
( Şişmanca, toplu, kısa ve kalın yapılı. İLE Enine göre boyu kısa ve tıknaz. )
- TİLAKA ile ...
( Hint kadınlarının alınlarına taktığı süs. )
- TİLÂVET ile/ve/||/<>/> KIRAAT ile/ve/||/<>/> TERTİL ile/ve/||/<>/> MAKAM
( [Kur'ân-ı Kerîm'i, ...] Dil ile okumak. İLE/VE/||/<>/> Akıl ile okumak. İLE/VE/||/<>/> Gönül ile okumak. İLE/VE/||/<>/> ... )
- TİLKİ ile BENGAL/HİNT TİLKİSİ
(
)
( ... cum VULPES BENGALENSIS )
( ... vs. BENGAL/INDIAN FOX )
- TİLKİ ile KORSAK/KARSAK
( ... İLE Köpekgillerden, soluk kahverengi, karnı beyaz tüylü, kısa kulaklı bir tür memeli. )
( VULPES cum VULPES CORSAC )
- TİLKİLEŞMEK ile TİLKİ/LİK ile TİLKİ ÜZÜMÜ ile TİLKİ UYKUSU
- TİLMÎZ[Ar.]["TIRMİZ" değil!] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TÂLİP[Ar. < TÂLİB]
- TILSIM ile TILSIMLI
- TILT TABLE TEST[İng.] değil/yerine/= EĞİMLİ MASA TESTİ
- TİM[İng. < TEAM] değil/yerine/= BİRLİK, TAKIM
( Güvenlik güçlerinde belirli bir iş ya da hizmeti başarabilecek güçteki en küçük birlik, takım. )
- TIME vs. PERIOD
- TIME SERIES ANALYSIS ile/||/<> CROSS-SECTIONAL ANALYSİS
( Time series analysis zamana bağlı veri dizilerini incelerken İLE cross-sectional analysis belirli zamandaki gözlem kesitini inceler )
( Formül: ARIMA model )
- THYMINE[İng.] / THYMIN, THYMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİMİN
- TİMSAH GÖZYAŞI ile/değil/yerine/>< GÖZYAŞI
- TİMSAH ile/ve GAVYAL/HİNT GAVYALİ
(
)
- TİMSAH ile/ve GİRYAL
- TİMSAH ile GÖZLÜKLÜ, KAYMAN TİMSAHI
- TİMSAH ile NİL TİMSAHI
- TİMSAH ile TİMSAH GÖZYAŞLARI ile TİMSAH BENZERİ
( CROCODILE vs. CROCODILE TEARS vs. CROCODILE-LIKE )
( مگرمج ile سوسمار ile تمساح ile پوست سوسمار ile اشک دروغي ile سوسماروار )
( MAGARMAJ ile SOSMAR ile TAMSAH ile POOST SOSMAR ile ESHK DROGHY ile SOSMARVAR )
- TİMSAH ile/ve TİMSAH TÜRÜ KAPLUMBAĞA
( Isırma güçleri: 1134 kg. / 2500 lbs. İLE/VE 453 kg. / 1004 lbs. )
- TİMSAH ile TİMSAHLAR ile TİMSAH GÖZYAŞLARI
- TİMSAH ile TUZLU SU TİMSAHI
( ... İLE 7 m. uzunluğunda ve 1 ton ağırlığındadır. )
( ... İLE Hem tatlı sularda, hem de deniz sularında yaşarlar. )
( ... İLE 15 dk.'ya kadar su altında, havasız kalabilmektedir. )
( ... İLE Avustralya'da, Mangrow ormanlarında yaşarlar. )
- TİMSAH ile/değil VARAN
- TİMSAHLARIN:
BOYU ile/ve/değil/<> ENİ
( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Papua Yeni Gine'de, timsahlar, boyları ile değil enleri ile ölçülüyor. )
- TİMSAL ETMEK değil ...NIN TİMSALİ
- TİMSAL ETMEK değil TEMSİL ETMEK
- TİMSAL[Ar.] değil/yerine/= SİMGE
- TİN:
NESNEL ile/ve/||/<> ÖZNEL
( Devlette. İLE/VE/||/<> Bireyde. )
- TİN TİN (GİTMEK/YÜRÜMEK)
( Sessiz, patırtısız bir biçimde. )
- TİN ile İÇGÜDÜ
( SPIRIT vs. INSTINCT )
( JINGSHEN ile BENNENG )
( ... ile İNSİYAK/SEVK-İ TABİİ )
- TİN ile/ve KÜLTÜR
( Üretilenlerin, birlik sezgisi. | İnsan eliyle üretilmişler/oluşturulmuşlar. | İnsanı oluşturan ve insandan oluşan herşey. | Nedenselliği, kendinde/içkin olan. | Düşüncenin kaynağı olan (düşünce). )
( TİN: Düşüncenin edimselliği. )
( SPIRIT vs./and CULTURE )
( JINGSHEN ile/ve VENHUA )
- TİN/AN = SPIRIT[İng.] = ESPRIT[Fr.] = GEIST[Alm.] = SPIRITUS[Lat.] = PNEUMA, NOUS[Yun.] = ALIENTO[İsp.]
- tinct./tr.[Lat. < TINCTURA] değil/yerine/= TENTÜR
- TİNDEN DOĞMA ve/||/<> YENİDEN DOĞMA
- TİNDEN DOĞMUŞ OLAN ile/ve/||/<>/> YENİDEN DOĞMUŞ OLAN
- TINGIR MINGIR ile LANGIR LUNGUR
( Kuru, çınlamalı ve yankılı bir sesle. İLE Metalsi bir ses çıkararak. | [mecaz] Dikkatsizce, savruk bir biçimde. )
- TINGIR TINGIR
- TINGIR ile TINGIR MINGIR ile TINGIR TINGIR ile TINGIRI YOLUNDA
- TINGIR ile TINGIRTI ile TINI ile TINLAMA
( Metal bir nesnenin sert bir yüzeye düştüğü zaman çıkardığı ses. | Parasız, züğürt. | Boş. | Para. İLE Tıngırdayan bir şeyin çıkardığı sesin adı. İLE Türlü müzik araçlarının verdiği sesleri birbirinden ayırt etmeyi sağlayan ses özelliği. | Bir nesnenin titreşiminden çıkan sesi, başka nitelikteki bir nesnenin aynı yükseklikte çıkan sesinden ayırt ettiren özellik, tınnet. | Söyleniş biçimi, vurgusu. İLE "Tın" sesinin biraz sürüp gitmesi, çınlaması. )
- TİN'İN DOYUMU:
SEVİLEREK değil SEVEREK
- TINCAL[İng.] / TINCAL[Fr.] / TINKAL[Alm.] ile/değil/yerine/= TİNKAL
- TINMAK ile TINMAZ MELAİKE
- TINMAZ, HÜSEYİN (1942) :
( Rumelikavaklı işadamı. Rumelikavak Spor Kulübü Üyesidir. Bu kulüpte uzun süre Yönetici ve bir dönem de Başkan olarak görev yaptı. Rumelikavak Güzelleştirme Derneği ve Sarıyer Spor Kulübü üyesidir. )
- TİNNÎN ile EJDERHA
- TİNSEL ALAN ile ESTETİK ALAN
- TİNSEL ALAN ile ESTETİK ALAN
( SPIRITUAL FIELD vs. AESTHETIC FIELD )
- TİNSEL BENLİK ile/ve/<> AŞKIN BENLİK
( SPIRITUAL SELF vs./and/<> TRANSCENDENTAL SELF )
( JINGSHEN ZIWO ile/ve/<> CHAOYUE ZIWO )
- TİNSEL ile TİNSELCİ/LİK
- TİN/SEL ile/ve TOPLUM/SAL
( SPIRITUAL vs./and SOCIAL )
- TINY :/yerine UFACIK
- TYPE II BIAS[İng.] değil/yerine/= İKINCİ TÜR YANLILIK
- TIP TARİHİNDEKİ DÖNEMLER:
GİZEMCİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AKILCI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YENİLİKÇİ
- TIPALAMAK ile TIPALANMAK ile TIP ile TIPA ile TIPALI ile TIP TIP ile TIPASIZ ile TIPI TIPINA
- TİPİK/TYPICAL[İng.] değil/yerine/= ÖZGÜN, OLAĞAN
- TİPİLEMEK ile TİP ile TİPİ ile TİPO ile TİPİLİ ile TİPOCU/LUK
- TIPIŞ TIPIŞ (GİTMEK/GELMEK)
( Zorunluluklarda. )
- TİPOLOJİ/K ile TİPOLOJİK TASNİF
- TİPOLOJİK TASNİF değil/yerine/= KİŞİTÜRLEMSEL ÖBEKLEME
- TIRABZAN ile TIRABZAN BABASI
- TİRAJ[Fr. < TIRAGE] ile RATING[İng.]
( Kitap, gazete, kitap gibi şeylerin baskı sayısı. İLE Televizyon programlarının izlenme/izleyici oranı. )
- TIRAŞLAMAK ile TIRAŞLANMAK ile TIRAŞ ile TIRAŞLI ile TIRAŞÇI ile TIRAŞSIZ ile TIRAŞ TASI ile TIRAŞ KREMİ ile TIRAŞ BIÇAĞI ile TIRAŞ KÖPÜĞÜ ile TIRAŞ SABUNU ile TIRAŞ FIRÇASI ile TIRAŞ LOSYONU ile TIRAŞ MAKİNESİ
- TİRAT[Fr. < TİRADE] değil/yerine/= UZUN KONUŞMA
( Bir tiyatro oyununda, oyunculardan birinin uzun uzun konuşması, bir defada söylediği parça. | Yazı ya da konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi. | Uzun ve tumturaklı konuşma. )
- THYRATRON GATE[İng.] / THYRATRON-GATTER[Alm.] ile/değil/yerine/= TİRATRON KAPISI
- TIRE :/yerine LASTİK, YORMAK
- TIRED :/yerine YORGUN
- TİRENDAZ[Fars.] değil/yerine/= OK ATAN | BECERİKLİ | ÖZENLİ
- TİRENT/TİREND"[İng. < TREND] ile/değil TİRAT/TİRAD[Fr. < TIRADE]
( Eğilim. @@ Bir tiyatro oyununda oyuncuların bir kerede söylediği parça. | Yazı ya da konuşmada bir düşüncenin kesintisiz gelişimi. | Uzun ve tumturaklı konuşma. )
- TIRESOME vs. TIRING
- TİRFİLLENMEK ile TİRFİL
- TİRHOS ile TİRHOS VOHOZU
- TIRIK ile TIRAK ile TIRIK TIRAK ile TIRINK
( Bir nesnenin art arda iki yere çarpmasından çıkan ince ve kuru ses. İLE Kırılan kuru bir şeyin çıkardığı ses. İLE Art arda gelen kuru ve hafif bir biçimde ses çıkararak. İLE Sert bir yüzeye çarpan para vb. metal bir nesnenin çıkardığı ses. )
- TIRIM TIRIM (ARAMAK/ARANMAK)
- TIRKAZLAMAK ile TIRKAZLANMAK ile TIRKAZLATMAK ile TIRKAZ
- TİRLİN[Fr. < TIRE-LIGNE]
( Mürekkeple çizgi çizmeye yarayan, türlü kalınlıklarda gereç. | Mürekkebin daha çabuk kurumasını sağlayan nesne. )
- TIRMANMA ile TIRMANMA ŞERİDİ
- TIRMIK ile/ve KARTUK
( Tırnak beresi/yarası. | Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç. İLE/VE Büyük tarla tarağı. )
- TIRMIKLAMAK ile TIRMIKLANMAK ile TIRMIK
- TIRNAK İÇİNDE ile/ve/||/<> KENDİ İÇİNDE
- TIRNAK İÇİNE ALMAK ile/ve/||/<> PARANTEZ İÇİNE ALMAK
- TIRNAK MAKASI [HEM PAYLAŞILABİLİR, HEM DE PAYLAŞILMAZ; NE PAYLAŞILIR, NE DE PAYLAŞILMAZ]
- TIRNAK MAKASI [PAYLAŞILAMIYOR/PAYLAŞILMIYOR]
- TIRNAK ile CIRNAK/PENÇE
( ... İLE Yırtıcı hayvan tırnağı. )
- TIRNAK ve/||/<> LUNULA
( ... VE/||/<> Tırnağın başladığı yerdeki beyaz daire kesitinin adı.[Keratine olmamış, henüz düzleşmemiş gözelerden oluşur.] )
- TIRNAKLAMAK ile TIRNAKLANMAK ile TIRNAKLATMAK ile TIRNAK/LIK ile TIRNAKLI ile TIRNAKÇI/LIK ile TIRNAK YERİ ile TIRNAK DERİSİ ile TIRNAK KEMİĞİ ile TIRNAK MAKASI ile TIRNAK İŞARETİ ile TIRNAK BESLEYİCİSİ
- TİROİT[Fr./İng. < THRYOIDE] değil/yerine/= KALKAN BEZİ
( Gırtlağın ön ve alt bölümünde bulunan, çok damarlı, salgısını kana veren bir bez. )
- TİROİT ile TİROİT BEZİ
- TİROİT[Fr./İng.] ile/ve/||/<> TİROKALSİTONİN[Fr./İng. < THYROCALCITONINE] ile/ve/||/<> TİROKSİN[Fr./İng. < THYROXINE]
( ... İLE/VE/||/<> Kalkan[tiroit] bezinden salgılanan, kandaki kalsiyumu azaltan hormon. İLE/VE/||/<> Tiroit hormonlarının ilk keşfedileni. )
- TIRPAN[Yun.] ile/ve/||/<> TIRMIK
( Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak. | Güreşte devirmek amacıyla rakibin ayak bileklerine hızla ayak vurarak yapılan bir oyun. İLE/VE/||/<> Kabartılmış toprağın taşını, çöpünü ayıklamak için kullanılan seyrek dişli, tarak biçiminde araç. | Tırnak beresi. )
- TIRPAN ile/ve/||/<>/> YABA/ATKI
( Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak. İLE/VE/||/<>/> Harman savurmakta kullanılan, çatal biçiminde, tahtadan tarım aracı. | Ekin demetlerini, yükseğe atmaya yarayan araç. )
- TIRPANLAMAK ile TIRPANLANMAK ile TIRPANLATMAK ile TIRPAN ile TIRPANA ile TIRPANCI/LIK
- TIRTIKLAMAK = ÇALMAK/AŞIRMAK
- TIRTIKLAMAK ile TIRTIKLANMAK ile TIRTIKLATMAK ile TIRTIK ile TIRTIKLI ile TIRTIKÇI/LIK ile TIRTIK TIRTIK
- TIRTIL, KEDİCİK, AMENTUM = SEBEL-İ MÜZEKKER = CHATON
- TIRTIL ile KESE BÖCEĞİ TIRTILI
- TIRTIL ile KIRLANGIÇ KUYRUĞU TIRTILI
- TIRTIL ile/değil/<>/> NİMFA ile/değil/<>/> KELEBEK
( Tırtılın, "son" dediği şeye, dünyanın geri kalanı, "kelebek" der. )
- TIRTIL ile SEMER SIRTLI TIRTIL
(
)
- TIRTIL ile TIRTIL
( Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. İLE Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk. | Pulların ya da metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri. | Palet. | Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılan süs. | Maraş işi ya da çeşitli elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç. )
- TIRTIL ile TIRTIR
( Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. İLE Zar kanatlılardan, uzun gövdeli, uzun duyargalı, kurtçuk evresini tarım bitkilerine zarar veren böcekler üzerinde geçiren bir tür böcek. )
( ... cum ICHNEUMON )
- TIRTIL ile TURBULENT PHOSPHILA TIRTILLARI
( )
- TIRTIL ile YILAN BAŞLI TIRTIL
- TIRTILLANMAK ile TIRTIL ile TIRTILLI ile TIRTILLI BIÇAK
- TİRYÂK[Ar., Fars. < Yun.] değil/yerine/= MACUN/PANZEHİR
( Bitkisel ve madensel nesnelerin karışımından yapılan macun. )
- TİRYAK ile TİRYAKİ/LİK
- TİRYÂKİ değil/yerine/= DÜŞKÜN
- TISAB[İng.] ile/değil/yerine/= TİŞAT (TOPLAM İYONİK ŞİDDET AYARLAMA TAMPONU)
- TISS/THERAPEUTIC INTERVENTION SCORING SYSTEM[İng.] değil/yerine/= TERAPÖTİK GİRİŞİMSEL PUANLAMA DÜZENİ | GİRİŞİM PUANLAMA DÜZENİ
- TİSSUE ENGİNEERİNG ile/||/<> ORGAN TRANSPLANTATION
( Tissue engineering yapay doku üretimi yaparken İLE organ transplantation mevcut organ naklini yapar )
( Formül: Scaffold technology )
- TISSUE :/yerine DOKU, KÂĞIT MENDİL
- TITANIUM[İng.] / TITANE[Fr.] / TITAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTANYUM
- TITICACA GÖLÜ[KUZEYBATI]:
"CHUCUITO GÖLÜ" ile/ve/<> "GRANDE GÖLÜ"
( Bolivya'lıların, gölün kuzeybatısında ve Peru tarafında bulunan %60'lık bölümüne verdikleri ad. İLE/VE/<> Peru'luların, gölün kendi tarafında bulunan bölüme verdikleri ad.[Tiquina adlı dar bir boğazla ayrılmaktadır.] )
- TITLE vs. NOUN/PROPOSITIONAL PHRASE
- TITLE :/yerine BAŞLIK, UNVAN
- TITRATION CURVE[İng.] / TITRIERUNG KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON EĞRİSİ
- TITRATION ERROR[İng.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON HATASI
- ZITTERBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREK HAREKET
- TİTREKLEŞMEK ile TİTREK/LİK ile TİTREK KAVAK
- TİTREM ile TİTREŞİM
( Ses titreşimlerinin yükselip alçalması. İLE Küçük ve hızlı salınım, ihtizaz, vibrasyon, rezonans. | Bir noktanın, gözün göremeyeceği kadar kısaca kımıldanışı. )
- TİTREMLEMEK ile TİTREM ile TİTREME
- VIBRATION ENERGY LEVELS[İng.] / NIVEAUX D'ÉNERGIE DE VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNGSENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM ENERJİ DÜZEYLERİSEVİYELERİ
- SCHWINGUNGSQUANTENZAHL, VIBRATIONSQUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KUANTUM SAYISI
- NOMBRE QUANTIQUE DE VIBRATION[Fr.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KUVANTUM SAYISI
- TİTÜBASYON/TITUBATION[İng.] değil/yerine/= TİTREK BAŞ
- TİYATRO VE SİNEMA SALONLARI'NDA:
PARTER ile/ve/||/<> BALKON ile/ve/||/<> LOCA[Fr. < İt.]
( İlk kat. İLE/VE/||/<> Asma kat/lar. İLE/VE/||/<> Bazı izleyicilerin oturduğu özel bölüm. | Masonların, toplantı yeri. )
( ... İLE/VE/||/<> Dışarı doğru, dışarıda. İLE/VE/||/<> İçeri doğru, içeride. )
- TİYATRO:
"ZENGİN MESLEĞİ" değil/fakat ZENGİN MESLEK
- TİYATRO ve/=/||/<> HALK SAĞLIĞI
- TİYATRO ile PARADİ
( Tiyatroda üst kat galerisi. )
- TIYNET ile TIYNETLİ ile TIYNETSİZ/LİK
- TIYNET[Ar. < TİNET]["TİYNİYET" değil!] = YARADILIŞ, MİZÂC, MAYA
- THIRST, THIO-[İng.] / THIO-[Fr.] / THIO-[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYO-
- THIOLS, MERCAPTANS[İng.] / MERCAPTANS, THIOLACCOLOS[Fr.] / MERCAPTANE, THIOALKOHOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYOLLER, TİYOALKOLLER, MERKAPTANLAR
- TİZ[Fars.] değil/yerine/= İNCE, KESKİN (SES)
- Tırnak içinde "DİNLE"!!!
- Tırnak içinde "KONUŞ"!!!
- Tırnak içinde "SUS"!!!
- TLR İLE NOD İLE RIG-I ile/||/<> PATTERN TANIMA RESEPTÖRLERİ
( Doğal bağışıklık sensörleri. )
( Formül: PAMP → PRR → İnflamasyon )
- TMS/TRANSKRANİYAL MANYETİK STIMÜLASYON TRANSCRANIAL MAGNETIC STIMULATION[İng.] değil/yerine/= KAFATASINDAN MANYETİK UYARIM
- TMU/TRANSKRANİYAL MANYETİK UYARIM TRANSCRANIAL MAGNETIC STIMULATION[İng.] değil/yerine/= KAFATASINDAN MANYETİK UYARIM
- TO ARRANGE vs. TO ENTICE/SEDUCE/TEMPT
- TO ASSUME vs. TO PRESUME
- TO ASSURE vs. TO ENSURE vs. TO INSURE
- TO ATTRACT ATTENTION vs. TO AROUSE INTEREST
- [not] TO BE ASSERTIVE vs. TO MAKE AN EFFORT
- TO BE CONSOLED vs. TO BE INURED TO
- TO BE CONSOLED(/TO SOOTHE/DIVERT) vs. TO (BE) DECEIVE(D)
- [not] TO BE DEVOTED vs. TO ATTACH IMPORTANCE/PRIORITY (IN NECESSARY/ENOUGH)
- [not] TO BE SILENT vs./and ABLE TO BE SILENT
- TO BECOME LOFTY, (TO EXALT/SUBLIMATE) vs. TO RISE/INCREASE, (TO PROMOTE)
- TO BE/GET USED TO vs./and TO BE INURED TO
- TO BEGIN-TO FINISH vs. TO BEGIN-TO COMPLETE
- TO BREAK INTO PIECES vs. TO BE DIVIDED
- TO BREAKT INTO PIECES vs./and EXPLANATION
- TO CALL/TO SEEK/TO SEARCH vs./and TO SHARE
- TO (CAN) NOT SEE vs. TO (CAN) NOT ATTEND
- [not] TO CARRY ON MEMORY vs. TO KNOW
- TO CENSOR vs. TO CENSURE
- [not] TO CHANGE vs. ALTERATION
( ALTERATION instead of TO CHANGE )
- TO CHANGE vs. TO GET (NOT) (ABLE TO) CHANGE
- TO CLOSE vs. TO GET CLOSER
- TO COME ACROSS vs. BEING ON THE SAME PLANE
- TO COMPLAIN vs. TO SQUEAL/SNITCH
- TO CONFER POWERS and/||/<> TO CONFER RIGHTS
( Yetki vermek. VE/||/<> Hak vermek. )
- TO CONFUSE vs. TO BOTHER
- TO CONFUSE vs. TO FASTEN/ATTACH
- TO CONFUSE vs. TO SMUDGE
- TO CREATE vs./and TO ACCEPT AS PRESENT/EXIST
- TO DEFINE vs. EVALUATION
- TO DEFINE vs. LIMITING
- TO DELUDE vs. TO DECEIVE
- [not] TO DENY vs. NOT TO SUBMIT
- TO DETERMINE/ACCEPTANCE THE PIECE vs. TO DETERMINE/ACCEPTANCE THE ENTIRE/WHOLENESS
- TO DISCLOSE vs. TO EXPOSE/TO REVEAL vs. TO DIVULGE
- TO DIVIDE vs. TO SEPARATE
- TO END/FINISH vs. TO COMPLETE
- TO EXCEED vs. PROGRESS
- TO EXCEED vs. TO OVERCOME
- [not] TO EXCEED vs./and TO GET USED TO
- TO EXCITE vs. TO INCITE
- [not] TO FACILITATE vs./and TO ESCAPE
- TO FIND STRANGE vs. TO REGARD AS A STRANGER
- TO FINISH vs. CLOSING
- TO FINISH vs. TO BRING TO END
- TO FINISH vs. TO CONSUME
- TO FINISH vs. TO END UP
- TO FINISH vs. "TO PUNCTUATE"
- TO FINISH vs. TO SOLVE
- TO FOLLOW vs. TO CONTINUE
- TO FORGET vs. NEGLIGENCE
- TO FORGET vs. NOT TO KNOW
- [not] TO FORGET vs. PASSING FAST
- [not] TO GET ANGRY vs. TO SAY DIRECT
- TO GET BETTER vs. TO BECOME ERECT
- TO (GET) DEVOTE vs./and TO DONATE
- TO GET FINISH vs. TO RELEASE
- TO GET FURTHER/BEYOND vs. TO POSTPONE/DELAY
- TO (GET) INFORM vs. EDUCATION
- TO (GET) INFORM vs. EDUCATION/INSTRUCTION
- TO (GET) INFORM(ATION) vs. EDUCATION
- TO (GET) INFORM(ATION) vs. TO TEACH/LEARN
- TO GET RELATION vs./and TO DEEPEN
- TO GIVE UP vs. TO PREFER
- [not] TO GIVE/TAKE WEIGHT instead TO CONTROL THE WEIGHT UP/DOWN
- TO GIVE/TO TAKE vs. SHARING
- TO HASTEN vs. TO GROW IMPATIENT
- TO INCREASE vs./and SAVING/ECONOMIZING
- TO INTERFERE/MEDDLE vs. TO INTERVENE
- TO INTERFERE/MEDDLE vs. TO NOSE INTO
- TO KNOW and TO DEFINE and TO UNDERSTAND
- TO LISTEN/PRETEND TO LISTEN vs. INDIFFERENCE/UNCONCERN/NEGLIGENCE
- TO LOCATE vs. TO FIT WELL
- TO MAKE BETTER vs. TO CORRECT
- TO MAKE DEEPEN vs. TO FEED
- TO MAKE DEEPEN vs. TO FIT WELL
- [not] TO MAKE OBJECT THE SELF > DISCOVER THE SELF
( KENDİNİ OBJE KILMAK değil KENDİNİ KEŞFETMEK )
- [TO MANAGE/USE] KNOWLEDGE IN THE AIMED AT MEMORY vs. [TO MANAGE/USE] KNOWLEDGE IN THE AIMED AT ACTION )
- TO MIX vs. GET INSIDE
- TO NARROW vs. REDUCTION
- TO OVERDO vs. TO EXAGGERATE
- TO PERCEIVE vs. TO EXCEED
- TO PERISH vs. TO DEGENERATE
- TO PRAISE vs. TO EXALT
- TO PREFER vs./and LIKING
- TO PRODUCE vs. TO CREATE
- TO REDUCE vs./and NEGLIGENCE
- TO RESIST vs. REBELLION
- TO SALUTE vs./and LOVE
- TO SAVE vs. TO REDEEM
- TO SAY DIRECTLY vs. TO SAY/TALK FRANKLY/OPENLY
- TO SEARCH FOR EXPECTATION vs. TO ASK [JUST TO UNDERSTAND]
( TO ASK [JUST TO UNDERSTAND] instead of TO SEARCH FOR EXPECTATION )
(1996'dan beri)