Altı(6) yazaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(140/160)
- TEPKİ (VERMEK) ile/ve/değil/yerine GERİBİLDİRİM
( AKS-ÜL-AMEL ile/ve/değil/yerine ... )
( [not] REACTION vs./and/but FEEDBACK
FEEDBACK instead of REACTION )
- TEPKİ VERMEK ile TEPKİ GÖSTERMEK
( RESPOND vs. REACT )
- TEPKİ ile "KARŞI DURMAK"
- TEPKİ ile/ve/değil/yerine TESPİT
( [not] REACTION vs./and/but TO DETERMINE
TO DETERMINE instead of REACTION )
- REACTANCE COIL[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİL BOBİNİ
- REACTANCE DROP[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİL DÜŞÜMÜ
- REACTANCE[İng.] / RÉACTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİL
- REACTION ENTHALPY NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ENTHALPIE DE RÉACTION[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİME ENTALPİ SAYISI
- REACTIVE CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİN AKIM
- REACTIVE FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİN ÇARPAN
- REACTIVE VOLTAGE[İng.] / TENSION RÉACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİN GERİLİM
- REACTIVE POWER[İng.] / PUISSANCE RÉACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİN GÜÇ
- RÉACTION CINÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİN TEPKİME
- TEPKİSELLİK ile/ve/değil/yerine SICAĞI SICAĞINA
- TER KOKUSU ile KOLTUKALTI KOKUSU
( Koku koltukaltından geliyorsa, "koltukaltın kokuyor" ya da "koltukaltından koku geliyor" demek gerekir. "Kokuyosun!" ya da "Ter kokuyosun! / Terlemişsin sen!" denilmez! )
( PERSPIRATION SMELL/STINK vs. ARMPIT SMELL/STINK )
- TER KOKUSU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEN KOKUSU
- TERÂHÎ[Ar. < RAHVET] ile TERÂ'İ[Ar.]
( Gevşetme. Bir işte gevşeklik gösterme. | Geri çekilme, geri durma. | Gecikme. İLE Otlama, çayıra çıkma. )
- TERAPİ/THERAPY[İng.] değil/yerine/= SAĞALTIM
- TERAPİ ile TERAPİST
- SAĞALTIMLAR'I/TERAPİLER('İ)
- TERAVİH ile TERAVİH NAMAZI
- TERAZİ, KENDİNİ TARTAMAZ" ile/değil/yerine/||/<> MUM, DİBİNE IŞIK VERMEZ
- TERAZİ MAHALLESİ :
( Kilyos'ta su terazisinin bulunduğu yerleşim bölgesi. )
- BALANCE ROOM[İng.] / SALLE DE PESÉE[Fr.] / WAAGE ZIMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERAZİ ODASI
- TERAZİ ile KABBÂN[Ar.] (KEPAN[Fars.])
( ... İLE Büyük terazi. )
- MİZAN[Osm.] / BALANCE[İng.] / BALANCE[Fr.] / WAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERAZİ
- Terazi ile TERAZİ
( Burç. İLE Ölçme/tartma aleti. Bir kolun iki ucuna asılı iki kefeden oluşan tartı, mizan. | İp cambazlarının dengeyi sağlamak için kullandıkları uzun sırık. | Gövdenin, asılarak ya da dayanarak yere paralel bulunduğu denge duruşu. )
- TERAZİ ile TÎR-İ TERÂZÛ
( ... İLE Terazi kolu. )
- TERAZİLEMEK ile TERAZİLENMEK ile TERAZİ
- TERBİYE(EĞİTİM) ile/ve/> TÂLİM(ÖĞRETİM/ALIŞTIRMA) ile/ve/> TE'DİB(EDEB)(DAVRANIŞ/TUTUM)
( Davranış-eylem. İLE/VE Düşünce-bilgi. VE/> Terkib. )
( Göze dayanır. İLE/VE Kulağa dayanır. VE/> Davranıştır. )
( İyi-kötü. İLE/VE Doğru-yanlış. VE/> Güzel. )
( Örnek gerektirir. İLE/VE Bilen/hoca gerektirir. VE/> "Kişi kendin bilmek", haddini bilmek gerektirir. )
( Her yerdedir. İLE/VE Belirli bir yerdedir. VE/> Her yer ve zamandadır. )
( Bütüncüldür. İLE/VE Sıradüzenseldir. VE/> Estetiktir. )
( Kalb-i selîm. İLE/VE Akl-ı selîm VE/> Zevk-i selîm. )
( TO TRAIN vs./and PRACTICE/EXERCISE/DRILL and/> MANNER
Behaviour-action. VS./AND Idea-knowledge. AND/> Compound.
Base on eye. VS./AND Base on ear. AND/> Behaviour.
Good-bad. VS./AND Right-wrong. AND/> Beautiful.
Needed example. VS./AND Needed teacher. AND/> To know the self.
Everywhere. VS./AND Define place. AND/> Everywhere and anytime.
Integral. VS./AND Hierarchical. AND/> Aesthetical. )
- TERBİYE[Ar.] ile/ve/||/<>/> TERCİH[Ar.]
- [ne yazık ki]
TERBİYESİZ ile/değil/yerine DİK KAFALI
- TERBİYESİZ ile HERGELE[Fars. | çoğ. HERÂGİ]
( ... İLE Terbiye ve görgüden uzak, bayağı, aşağılık kişi. | Eşek sürüsü. | Binek ve taşıta alışmamış huysuz hayvan. )
- TERCÎ'[Ar. < RÜCÛ | çoğ. TERCÎÂT] ile TERCİH[Ar. < RÜCHÂN | çoğ. TERCÎHÂT]
( Geri çevirme, döndürme. | Tekrarlama. İLE Üstün tutma, daha çok beğenme. )
- TERCİH ETMELİ!
- TERCİH ile/ve/değil EŞİK
- TERCİH ile/ve/||/<> İHTİYÂR ile/ve/||/<> MUHTAR
- TERCİH ile/ve TERCİH-BİLÂ-MÜRACCAH
- TERCİH ile TERCİHLİ YOL
- TERCİH ile/ve/değil TEVHİD(BİREŞİM) NOKTASI
- TERCİH değil/yerine/= YEĞLEME
- TERCÜMAN[Ar.] değil/yerine/= DİLMAÇ/ÇEVİRMEN
- TERCÜME değil/yerine/= ÇEVİRİ
- TERCÜME-İ HAL[Ar.]/BİYOGRAFİ[Fr./İng.] ile/değil/yerine YAŞAM ÖYKÜSÜ
- TERE[Fars.] ile ÇAYIRTERESİ
( ... İLE Turpgillerden, yabani bir bitki. )
( ... cum CARDEMINA PRATEMSIS )
- TERE[Fars.] ile KAZTERESİ
( ... ile
)
- TERE[Fars.] ile SU TERESİ
( Turpgillerden, yaprakları salata olarak yenen baharlı bir bitki. İLE Turpgillerden, su kenarlarında yetişen, tereye benzeyen, çok yıllık ve otsu bir bitki. )
( LEPIDIUM SATIVUM cum NASTURIUM OFFICINALE )
- TERE[Fars.] ile YABANTERESİ/HOROZCUK
- TEREDDÜT[Ar.] ETMEK değil/yerine/= İKİRCİKLENMEK/DURAKSAMAK/VARGISIZ KALMAK
- TEREDDÜT/D[Ar. < REDD] ile ENDÎŞE[Fars. < DÂNİŞ]
( Kararsızlık. İLE Bilgiden/bilimden uzak olma. (durumu/sonucu) [DÂNİŞ: Biliş, bilgi, ilim.] )
- TEREK ile TEREKE
- TEREKE DEFTERLERİ ile/ve/değil MUHÂLEFÂT DEFTERLERİ
- TERETTÜB[< RÜTÛB] değil/yerine/= SIRALANMA, SIRASINDA OLMA, SIRASI GELME | ÂİT OLMA, GEREKME | (BİR İŞİN ÜZERİNE) DÜŞME
- TEREVVUH[Ar.] değil/yerine/= BİR ŞEYDEN KOKU ALMA
- TERFİ ile TERFİH
( Derece, makam bakımından yükselme. | Yükseltme. İLE Ferahlatma, rahat yaşamasını sağlama, gönendirme. )
- TERFİ ile TERFİH ile TERFİK
- TERFİK[Ar.] değil/yerine/= BİRİNİ ARKADAŞ ALMA
( Birini arkadaş olarak yanına alma. | Arkadaş olarak yanına birinin verilmesi. )
- TERGAL[Fr.] = TERİLEN[İng. < TERYLENE]
( Yapay polyester lifleri ya da ipliği. | Bu iplikten yapılmış kumaş. )
- TERHÎB[Ar. çoğ. TERHÎBÂT] ile TERHÎB[Ar. < REHB | çoğ. TERHÎBÂT]
( Birine, "Merhaba" deme, hal-hatır sorma. İLE Çok korkutma/korkutulma. )
- TERHÎM[Ar. < RAHM, RAHUM, RAHÂMET] ile TERHÎM[Ar. < RAHMET, MERHAMET, RUHM/RUHUM | çoğ. TERHÎMÂT] ile TERHÎN[Ar. < REHN]
( Bir adı kısaltma. İLE "Allah, rahmet eylesin." sözünü söylemek. İLE Rehin olarak verme, emânet bırakma. )
- TERHİS[Ar. < RUHSAT] değil/yerine/= OLUR VERME (RUHSAT/İZİN VERME)
( İzin verme. | Askerliği tamamlayanları ordudan bırakma. )
- TERHİS[Ar.] değil/yerine/= TÜMER
- TERÎKE[Ar.] ile TERİKE/TEREKE[Ar. çoğ. TERÎKÂT/TEREKÂT]
( Kalık, evlenme dönemi geçmiş, evde kalmış. | İtfaiye erlerinin başlarına taktığı kask. İLE Ölen kişinin bıraktığı şey. )
- TERİM SOĞUMASIN değil/yerine DİNLENMEYİ BİLMEK
- TERİM[TERMİNUS: Sınır tanrısı/putu.] ile JARGON
- TERİMLERİN/KAVRAMLARIN KULLANIMINDA:
FARKLILIK ile/ve/değil/yerine YEĞLEME
- TERİMLEŞTİRMEK ile TERİM ile TERİMLİ ile TERİM BİLİMİ ile TERİMLER DİZGESİ
- TERK ETMEK ile TERK EDİLMİŞ ile TERK EDİLMİŞ YER ile TERK EDİLME
( ABANDON vs. ABANDONED vs. ABANDONED PLACE vs. ABANDONMENT )
( رهاساختن ile دست کشيدن ile دل کندن ile ترککردن ile رها کردن ile صرفنظر کردن ile واکهداردن ile متروکه ile متروک ile ترک ile رهاسازي ile صرف نظر ile دلکندن ile متارکه )
( رهاساختن ile DAST KESHYDAN ile DEL KANDAN ile ترککردن ile RAYAA KARDAN ile SARFANZAR KARDAN ile VAKEHDARDAN ile METROKEH ile METROK ile TARK ile RAYAASAZY ile SARF NAZAR ile DELEKANDAN ile METARKEH )
- TERK ile/ve/değil/yerine EZİYET
( Bazen, terk edilmektense eziyet görmeye bile râzı olabilirsin. )
- TERK[Ar.] ile/ve/||/<>/> TESLİM[Ar.]
- TERKİ ile TERKİN ile TERKİP ile TERKİPLİ ile TERKİPSİZ
- TERKİB[< RÜKÛB | çoğ. TERKÎBÂT] ve İHTİLÂT[< HALT] ile/ve/<> MİZÂC[< MEZC | çoğ. EMZİCE]
( | Birkaç şeyi birleştirip karışık bir şey oluşturma. VE Karışma, katışma. | Karşılaşıp görüşme. | İLE/VE/<> Bir şeyle karıştırılmış olan başka şey. | Huy, tabiat. )
- TERKİB[Ar. < RÜKÛB] değil/yerine/= BİRLEŞTİRME
( BİRKAÇ ŞEYİ BİRLEŞTİRİP KARIŞIK BİR ŞEY MEYDANA GETİRME | BİRKAÇ ŞEYDEN MEYDANA GETİRİLMİŞ ŞEY | (dil bilg.)BİRLEŞTİRME | TAKIM | (kimya)SENTEZ )
- TERKİB ile TARAF
( Üst dile sahip olunur. İLE Tek bir dille sınırlı kalınır. )
- TERKİB-İ BENT ile/<> TERCİ-İ BENT
( [vasıta beyti] Değişir. İLE Değişmez. )
( )
- TERKİK[Ar. < RİKKAT] ile TERKÎK[Ar.]
( İnceltme. | Yumuşatma. | Nâzikâne anlatma. İLE Zayıflatma. Dili ya da ifadeyi bozuk/eksik kullanma. )
- TERKİN[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= ÇİZİP SİLMEK
- TERKİN değil/yerine/= ÇİZSİL
- TERKİN[Ar.] ile TERKÎN[Ar.]
( Boyama, yazma. İLE Belirli bir yerde ve saatte buluşma sözleşmesi. [MÎKAT: Bir iş için belirtilen zaman ya da yer.] )
- TERKİP ile EKLEKTİZM
- TERKİP ile/ve NAZIM
( Birleşim, birleştirme, bir araya getirme. | Tamlama. | [kimya] Bileşim. İLE/VE Düzenleyen, düzene koyan, tertip eden. | Manzume yazan kişi. | Şiir. )
- TERKİS[Ar. < RAKS] ile TERKİŞ[Ar. çoğ. TERKİŞÂT] ile TERKÎZ[Ar. < REKZ]
( Dans/raks ettirme, oynatma, oynatılma. İLE Sözcüğü süsleme, güzelleştirme. İLE Dikme, yere saplama, kurma. )
- TERKOS (TERKAN) METROPOLİTLİĞİ :
( Tarabya, Terkos (Terkan) Metropolitliğine bağlı bir Rum köyü idi. Metropolitin unvanı da "Terkos ve Neokirion Piskoposu" idi. Terkos yöresinde bulunan Rum sayısı azalınca Metropolitlik Tarabya'ya taşındı. Halen Metropolitlik Tarabya'dadır. )
- TERLİK/ŞIPŞIP/ŞIPIDIK[argo] ile/ve PANTUFLA[Yun.]
- TERLİK ile/ve NALIN[Ar.]/TAKUNYA[Yun.]
( Genellikle ev içinde giyilen, deri, naylon vb. şeylerden yapılan, arkası açık, hafif ve türlü biçimlerde ayak giysisi. | Beyaz patiskadan dikilen takke, başlık. İLE/VE Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi. )
- TERLİ/LİK ile TERLİK ile TERLİKÇİ/LİK
- TERMAL İLETKENLİK ile/ve/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKENLİK
( Isı iletme yeteneği. İLE/VE/||/<> Elektrik iletme yeteneği. )
- TERMAL İLETKENLİK ile/ve/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKENLİK
( Bir nesnenin ısıyı iletme yeteneği. İLE/VE/||/<> Bir nesnenin elektrik akımını iletme yeteneği. )
- TERMAL/THERMAL[İng.] değil/yerine/= SICAK KAPLICA SUYU | ISIYLA İLGILİ)
- TERMAL[Fr.] değil/yerine/= KAPLICA
- TERMAL ile TERMAL KAMERA
- TERMİK[Fr.] değil/yerine/= ISIL
( Isıl. | Isının üretilmesini, iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı. )
- TERMİK değil/yerine/= ISIL
- THERMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİK
- TERMİKLEŞTİRMEK ile TERMİK ile TERMİK SANTRAL
- TERMİN[Alm.] ile/değil TEMRİN[Ar.]
( Belirlenmiş zaman, randevu. İLE/DEĞİL Alıştırma. )
- TERMINOLOJİ/TERMINOLOGY[İng.] değil/yerine/= TERİM BİLİMİ
- THERMISTOR[İng.] / THERMISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİSTÖR, ISIL DİRENÇ
- THERMITE REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= TERMİT TEPKİMESİ
- TERMİT ile GÜNEYDOĞU ASYA AHŞAPTERMİTİ
( ... İLE Termit nüfusunun iki katıdır. )
( ... İLE 2.5 kat fazla yerler. )
( Kraliçe termit, hergün binlerce yumurtlar. [Yumurtalıkları genişledikçe kendi büyüklüğünün 300 katına kadar büyüyebilirler.] )
( Hindistan Kule Termiti [Odontotermes obesus], saniyede bir, günde 80.000'den fazla yumurta bırakırlar. )
( Formosa Termiti [Coptotermes Formosanus], karıncaları ve yuvarlak solucanları uzak tutmak için yuvasını naftalinle dezenfekte ederler. [Naftalin doğal olarak üretilmediğinden, hayvanın bunu nereden bulduğu ya da nasıl ürettiği bilinmiyor.] )
( Termitler tek eşlidir fakat Zootermopsis Nevadensis türünün %50'si eşlerini terk eder. )
( Hangi ağacı yiyeceklerine, çiğnemeye bağladıkları zaman çıkan titreşime göre karar verirler. [Ağaç lifleri çiğnendiği zaman çatırdar, bu ses, termit tarafından bir veri olarak algılanır ve ağacın tipini ve büyüklüğünü anlamalarını sağlar.] [Küçük ağaç parçalarını, mobilyaları büyük kütüklere tercih ederler.] )
( Ağaç yeme ve koloninin geri kalanını ağız ya da kıçlarından besleme işini kör işçiler yapar. )
( Bazı türlerde, işçiler, dışkılarını biraraya getirir ve üzerlerinde mantar yetişmesini sağlarlar. [Kuru mevsimlerde bile zengin protein kaynağına sahip olmalarını sağlar.] )
( Selülozu sindirebilmek için çok odalı mideleri vardır. [Bağırsaklarında 200 çeşit mikrop bulunur ve hepsi de ağaçtan enerji elde etmeye yardımcı olur.] )
( Betonun içine bile yuva yapabilirler. )
( Kuzey Amerika'daki binalara yangın ve su baskınlarından daha çok zarar verirler. [Dünya genelinde neden oldukları yıllık zarar 5 milyar doların üzerindedir.] )
( Didgeridoo[Aborjin'lerin üflemeli çalgısı] müzik aletleri, içi termitlerce oyulmuş okaliptüs yapraklarından yapılır. )
- TERMİT ile/değil HAMAMBÖCEĞİ
( Önceki adları olan Isoptera[eşit kanat] terk edilmiş ve Blattodea'ya dönüşmüşlerdir. [Kurama göre, ağaç yeme özelliklerini geliştirmeleriyle birlikte hamamböceğine benzeyen atalarından evrilmeye başlamışlardır.] )
- TERMİT ile TERMİTLER
- THERMIT[İng.] / THERMITE[Fr.] / THERMIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİT
- THERMIONISCHE TRIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK TRİYOT
- THERMIONISCHES VENTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK VALF
- THERMO-[İng.] / THERMO[Fr.] / THERMO[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMO-
- THERMOAKUSTISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOAKUSTİK ETKİ
- TERMODİNAMİĞİN:
1. YASASI ile/ve/||/<>/> 2. YASASI
( Durum değişimi. İLE/VE/||/<>/> Durum yönü. )
( Durum değişimi. İLE/VE/||/<>/> Niteliği. )
- FIRST LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN BİRİNCİ YASASI
- SECOND LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN İKİNCİ YASASI
- THIRD LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN ÜÇÜNCÜ YASASI
- THERMODYNAMIC CYCLE[İng.] / CYCLE THERMODYNAMIQUE[Fr.] / THERMODYNAMISCHER ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK ÇEVRİM
- THERMODYNAMIC EQUILIBRIUM CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK DENGE SABİTİ
- LAWS OF THERMODYNAMICS[İng.] / LOIS DE LA THERMODYNAMIQUE[Fr.] / THERMODYNAMISCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK YASALARI
- THERMOELEKTRISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK ENERJİ
- THERMOELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK ETKİ
- THERMOELEKTRISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK KUVVET
- THERMOELECTRICITY[İng.] / THERMOÉLECTRICITÉ[Fr.] / THERMOELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİKLİK
- TERMOGRAVİMETRİK ANALİZ ile/||/<> DİFERANSİYEL TARAMA KALORİMETRİSİ
( Termogravimetrik analiz kütle değişimini sıcaklığa karşı ölçerken, DSC ısı akışı değişimini ölçer )
( Formül: TGA eğrisi )
- THERMOGRAVIMETRIC ANALYSIS[İng.] / THERMOGRAVIMETRISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOGRAVİMETRİK ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZ
- THERMO CHEMISTRY[İng.] / THERMOCHIMIE[Fr.] / THERMOCHEMIE, WÄRMECHENIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOKİMYA
- THERMOMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMANYETİK ETKİ
- THERMOMECHANISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMEKANİK ETKİ
- TERMOMETRİ/THERMOMETRY[İng.] değil/yerine/= SICAKLIK ÖLÇÜMÜ
- THERMOMETRIC MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= TERMOMETRİK NESNE
- TERMOS[Fr.] ile TERMOSTAT[Fr.]
( Yalıtım maddesiyle kaplı metal bir kılıf içine yerleştirilen, aralarında hava boşluğu bulunan çift çeperli cam şişeden oluşan, içine konan sıvının ısısını uzun süre koruyan kap. İLE Isıdenetir. )
- TERMOTERAPİ değil/yerine/= ISI SAĞALTIMI
- THERMOTROPIC LIQUID CRYSTAL[İng.] / CRISTAL LIQUIDE THERMOTROPE[Fr.] / THERMOTROPER FLÜSSIGKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOTROP SIVI KRİSTAL
- [ne yazık ki]
!TERÖR ile/ve/=/||/<>/< FİNANS
- TERÖR/İST/İZM[Fr./İng.]/!TEDHİŞ/Çİ[Ar.] değil/yerine/= !YILDIRI/CI/LIK
- TERPENES[İng.] / TERPÈNE[Fr.] / TERPENE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERPENLER
- TERRIBLE :/yerine KORKUNÇ, BERBAT
- TERRITORY :/yerine BÖLGE, TOPRAK
- TERROR :/yerine TERÖR
- INVERSE CHANGE[İng.] / ÉCHANGE INVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS DEĞİŞİM
- UMKLAPP-PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS DÖNME SÜRECİ
- INVERSE ELECTRODE CURRENT[İng.] / COURANT INVERSE D'ÉLECTRODE[Fr.] / UMKEHR-ELEKTRODENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ELEKTROT AKIMI
- INVERSE EFFECT[İng.] / EFFET INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTER EFFEKT, UMKEHREFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ETKİ
- TERS İLİŞKİ ile/değil TERSİNE BİR İLİŞKİ
( "Ters ilişki" sözü daha çok anal seks için kullanılmaktadır. İLE/DEĞİL Kavramlar üzerine yapılacak süreçteki sondan başa gidiş için "tersine/tersinden bir bakışla" ifadesi kullanılabilir. )
- INVERSE SQUARE LAW[İng.] / LOI DU CARRÉ INVERSE[Fr.] / QUADRATISCHES ENTFERNUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS KARE YASASI
- INVERSE PIEZOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PIÉZOÉLECTRIQUE INVERSE[Fr.] / INVERSER PIEZOEFFEKT, INVERSER PIEZOELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS PİEZO ELEKTRİK ETKİ
- INVERSE STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTER STARK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS STARK ETKİSİ
- INVERSE VECTOR[İng.] / VECTEUR RÉCIPROQUE[Fr.] / UMGEKEHRTER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS VEKTÖR
- INVERSE ZEEMAN EFFECT[İng.] / EFFET ZEEMAN INVERSE[Fr.] / INVERSER ZEEMAN-EFFEKT, UMGEKEHRTER ZEEMAN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ZEEMAN ETKİSİ
- TERS ile AYKIRI
( "OPPOSITE" vs. INCONGRUOUS )
- TERS ile/değil/yerine İLKELİ
- TERSANELİ[İt.] değil/yerine/= DENİZ SUBAYI / ERİ
- TERSİL/TERTILE[İng.] değil/yerine/= ÜÇTE BİRLİK
- TERSİM[Ar.] değil/yerine/= RESMİNİ YAPMA
- TERSİNEMEZLİĞİN ARTIŞI ve/||/<>/> "SABİTLİK"
- TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ ile KARGAŞA ile KANSER
( Doğada. | Nesnelerde. İLE Toplumda. İLE Biyolojide. )
- TERSİNEMEZLİK ve/||/<> EVRENSEL KÜTLE ÇEKİMİ
- TERSİNEMEZLİK ve/||/<> KARANLIK ENERJİ ve/||/<> KARANLIK MADDE
- REVERSIBLE ENGINE[İng.] / MACHINE RÉVERSIBLE[Fr.] / UMKEHRBARE MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR MAKİNE
- REVERSIBLE PENDULUM[İng.] / PENDULE RÉVERSIBLE[Fr.] / UMKEHRBARES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR SARKAÇ
- TERSİNİR SÜREÇ ile/||/<> TERSİNMEZ SÜREÇ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Tersinir ideal kayıpsız, tersinmez gerçek kayıplıdır )
( Formül: ΔS=0 İLE ΔS>0 )
- KABİLİ AKİS[Osm.] / REVERSIBLE[İng.] / RÉVERSIBLE[Fr.] / REVERSIBEL, UMKEHRBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR
- TERSİNMEK ile TERSİNE ile TERSİN TERSİN
- TERSİNMEK ile TERSLEMEK ile TERSLENMEK ile TERSLEŞMEK
( Geri dönmek, rücû etmek. | Hiddetlenmek, aksilik etmek. İLE Birine gönül kırıcı, sert söz söylemek ya da gönül kırıcı davranmak, azarlamak. İLE Tersleme durumuna konu olmak. | Aksilik etmek, terslik göstermek. İLE Terslik etmek, zıt davranmak. )
- TERSİYER/TERTİARY[İng.] değil/yerine/= ÜÇÜNCÜL, ÜÇÜNCÜ
- TERSLEMEK ile TERSLENMEK ile TERSLEŞMEK ile TER ile TERE ile TERK ile TERS/LİK ile TERECİ/LİK ile TER TER ile TER BEZİ ile TERS AÇI ile TERS DÜZ ile TERS YÜZ ile TERS PERS ile TERS TERS ile TERS YÜZÜ ile TERS BASKI ile TERS EVİRME
- TERTİB ve/||/<>/>/< MÜRETTEBÂT
- TERTİP değil/yerine/= DİZGİ
- TERTİP değil/yerine/= DİZİM
- TERTİP değil/yerine/= EMDÜZEN
- TERTİP[Ar.] değil/yerine/= SIRA DÖNEM
- TERTİP ile/ve TANZİM
( Üstüste. İLE/VE Yanyana. )
- TERTİP ile TELİF
- TERTİP-DÜZEN (SAĞLAMAK)
- TERTİPLEMEK ile TERTİPLENMEK ile TERTİPLETMEK ile TERTİPLEYEBİLMEK ile TERTİP ile TERTİPLİ/LİK ile TERTİPÇİ/LİK ile TERTİPSİZ/LİK
- TERTİP/ORGANİZASYON değil/yerine/= DÜZENLEME
- TERVİÇ[Ar.] değil/yerine/= BİR DÜŞÜNCEYİ TUTMA, DESTEKLEME
- TERVÎHA ile/||/<>/> TERÂVÎH[çoğ.]["TERÂVÎ" değil!] (NAMAZI)
( Terâvîh namazının, her dört rekatı. @@ Ramazan ayı boyunca, yatsı namazından sonra kılınan namaz. )
- TERZÎK[Ar. < RIZK] ile BESLE(N)ME
( Besleme, rızık verme. )
- [ne yazık ki]
TERZİL[Ar.] değil/yerine/= KÜÇÜK DÜŞÜRME
- TERZİ/LİK ile TERZİL
- TESADÜF ETMEK değil/yerine/= DENK GELMEK
- TESADÜF ile İSÂBET
( SUDFE ile ... )
( COINCIDENCE vs. HIT )
( HASARD avec ... )
- TESADÜF ile/değil TAKDİR
- TESALÜP[Ar.] değil/yerine/= ÇAPRAZ GELME
( İki şeyin birbiri üzerine çapraz biçimde gelmesi. | Sinir ve damarların birbirinin üzerinden çapraz olarak geçmesi. )
- TESÂMU'[< SEM] ile TESÂMUH[< SEMÂHAT | çoğ. TESÂMUHÂT]
( Duyma/işitme, kulaktan duyma. İLE Hoş görme, müsamaha gösterme. | Dikkatsiz, kayıtsız davranma. )
- TESÂRİF[< TASRÎF] ile ...
( Allah'ın, istediği gibi hükmetmesi, irâde ve ihtiyârı. | [dilb.] Tasrifler, çekimler. )
- TEŞA'UL[< ŞU'L] ile TEŞA'UR[< ŞA'R] ile TEŞÂUR[< Şİ'R] ile TEŞÂVÜR[< ŞÛRÂ]
( Parlama, tutuşma. İLE Kıllanma, tüylenme. İLE Şâir tavrı takınma, şâirlik taslama. İLE Birbirine danışma. )
- TESBÎ'[Ar. < SEB] ile TESBÎH[Ar. < SEBH | çoğ. TESBÎHÂT]
( Yedileme, yediye çıkarma. | Önceden söylenilmiş bir manzûmenin her beytinin -matla'da iki mısrâı ile aynı kafiyede olmak üzere- beş mısrâ eklenerek, yedi mısrâya çıkarılması. İLE "Sübhânallah" sözcüğünü söyleyerek ve öteki sıfatlarını da anarak, Allah'a tazîm etme senâ etme. | Kalbin şifâsı, itminânı ve visâli. | Tespih. )
- TEŞBÎ'[Ar.] ile TEŞBÎH[Ar. < ŞİBH | çoğ. TEŞBÎHÂT] ile TEŞBÎR[Ar.]
( Karnını doyurma, karnı doyrulma. [İŞBÂ'(< ŞİB)] İLE Benzetme, benzetilme. İLE Karışlama, karışlanma. | Endâze vs. ile ölçme. )
- TEŞBİH EDİLEN TENZİH ile TEŞBİH OLAN TEŞBİH
- TESBİH (ETMEK) ile/ve/<> ZİKR (ETMEK)
- TEŞBÎH[< ŞİBH](/BENZETME) ile/ve/< İSTİÂRE ile/ve/< MECÂZ[< CEVÂZ] ile/ve/< MECÂZ-I MÜRSEL(/DÜZ DEĞİŞMECE) ile/ve/< TÂ'RÎZ[< ARZ] ile/ve/< TEŞHÎS[< ŞAHS] VE İNTÂK[< NUTK]
( Ortak nitelikleri bulunan nesne ya da kavramlar arasında benzerlik kurma sanatı. İLE/VE Bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka şeylerin adıyla anma sanatı. İLE/VE Sözcükleri gerçek anlamları dışında kullanma sanatı. İLE/VE Bir sözcüğü, benzetme amacı gütmeden, başka bir sözcük yerine kullanma sanatı. [iki nesne/kavram arasında çok çeşitli ilişkiler kurulmasıyla] İLE/VE Bir sözü, hem gerçek, hem de mecâzî anlamıyla kullanma sanatı. [Söylenilen sözün gerçek anlamından bir sonuç çıksa da geçerli olan mecâzî anlamıdır][alay, sitem, şaka gibi kullanımlarda] İLE/VE Birini eleştirme, küçük düşürme ya da alay etmek amacıyla söylenilmek istenileni tam tersi bir anlamda bir sözle, incelikle ve lâtîfeyle[espriyle] anlatma sanatı. İLE/VE Teşhis, cansız varolanları ya da hayvanları kişileştirme sanatı. [FABL] | İntak, nesneleri konuşturma sanatı. )
- TEŞBİH ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIYAS
- TEŞBİH ile/ve/||/<> MECAZ
- TEŞBİH ile/ve/<> TAHAYYÜL
- TEŞBİH ile/ve TEMSİL
- TEŞBİH ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TESPİT
- TESBİH[Ar.] ile/ve/||/<>/< TESPİT[Ar. < TESBİT]
- TEŞBİH/İ YOKTUR ile/değil TARİH/İ YOKTUR
- TEŞBİHTE HATA ARANMAZ değil TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMAMALI
- TEŞBİHTE HATA OLMAZ değil TEŞBİHTE, HATA OLMAZ/OLMASIN/OLMAMALI!
(TEŞBİH, HATA/EKSİK/YÜK/SORUN KALDIRMAZ/TAŞIMAZ/TAŞIMAMALI!)
( Teşbih yapmakta "hata/sakınca/yanlışlık olmaması". DEĞİL Yapılan teşbihte/benzetmede, hatanın/yanlışın/ilişkisizliğin olmaması gerekliliği. [Olabildiğince özen gösterilmesi gerektiği.]
Hangi benzetmeyi yaparsak yapalım, önemli değildir anlamına gelmez. Benzetme(teşbih) yapacağımız zaman hata yapmama ve keyfiyet olmaması gerekliliğini anlatır! [Teşbih sözcüğünden sonra virgül/duraklama çok önemli!] )
( Halk arasında daha çok, "yapılan benzetmeden alınılmamasını dilemek için" "söylenilir" fakat bu, yanlış kullanımdır. )
( Her şey, herşeyle dolaylı olarak bağlantılandırılabileceğinden,
hiçbir şeyi, hiçbir şeyle doğrudan bağlantılandırmamakla başlar her şey. )
- TEŞCÎ'[Ar. < ŞECÂAT | çoğ. TEŞCÎÂT] ile TEŞCÎR[Ar. < ŞECER]
( Cesaret verme/verilme, gayrete getirme/getirilme. İLE Ağaçlandırma, ağaç dikme. )
- TESCİL ETMEK değil/yerine/= KÜTÜKLEMEK
- TESCİL ile TESCİLLİ ile TESCİLSİZ
- TESCİL/LEMEK ile/ve/değil TASDİK/LEMEK
( Herhangi bir şeyi resmî olarak kaydetme, kütüğe geçirme. | Bir taşınmazın üzerinde bir aynî hakkın kurulması için tapu kütüğüne yapılması gerekli kayıt. İLE/VE/DEĞİL Doğrulama. | Onay, onaylama. )
- TESDÎD[Ar.] ile TAKVÎM[Ar.]
- TESDİS[Ar.] ile TESTİS[Lat.]
( Sayısını altıya çıkarma ya da altıya bölme. | Bir gazelin her beytine dört dize ekleyerek altılı duruma getirme. İLE Erbezi, taşak, haya, husye. )
- TEŞDİT[Ar.] değil/yerine/= GÜÇ VERME | SAĞLAMLAŞTIRMA
- TEŞECCÜ'[Ar. < ŞECÂAT | çoğ. TEŞCÎÂT] ile TEŞECCÜR[Ar.]
( Sahte cesâret gösterme, şecî görünme. İLE Ağaçlaşma, ağaçlanma. | [kimya] Billur nesnelerin ağaç biçiminde birleşmesi. )
- TEŞEKKÜL ETMEK/MEYDANA GELMEK[Ar.] değil/yerine/= OLUŞMAK
- TEŞEKKÜL[< ŞEKL] değil/yerine/= OLUŞUM/KURULUŞ
( ŞEKİLLENME | KURULMA, KURULUŞ, MEYDANA GELİŞ | OLUŞUM )
- TEŞEKKÜR EDERİM ile/ve/||/<>/> EKSİK OLMA!
- TEŞEKKÜR EDERİM/EYVALLAH değil/yerine/= SAĞOL
- TEŞEKKÜR[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= ÖVGE (SUNMAK)
- TEŞEKKÜR ETMEK ile/ve TAKDİR ETMEK
( TO THANK vs./and TO APPRECIATE )
- TEŞEKKÜR ile/ve ALLAH'A ŞÜKÜR
- TEŞEKKÜRDE:
ESTAĞFİRULLÂH ile/ve/değil/||/<> RİCA EDERİM
- TESELLİ EDİLEBİLİR ile TESELLİ ile TESELLİ EDİCİ ile KONSOL ile PEKİŞTİRMEK ile KONSOLİDE ile KONSOLİDASYON
( CONSOLABLE vs. CONSOLATION vs. CONSOLATORY vs. CONSOLE vs. CONSOLIDATE vs. CONSOLIDATED vs. CONSOLIDATION )
( تسلي پذير ile دلداري ile تسليتي ile پيشانه ile دلداري دادن ile تسليت دادن ile ميزفرمان ile تحکيم کردن ile يک رقم کردن ile مستحکم کردن ile يک پارچه کردن ile مستحکم ile تشييد ile تحکيم )
( TASLY PAZYR ile DELDARY ile تسليتي ile PEYSHANEH ile DELDARY DADAN ile TASLYT DADAN ile ميزفرمان ile TAHAKYM KARDAN ile YK RAGHAM KARDAN ile MOSTAHKAM KARDAN ile YK PARCHEH KARDAN ile MOSTAHKAM ile تشييد ile TAHAKYM )
- TEŞENNÜC[Ar. < ŞENC]/İSPAZMOS/SPASM[İng.]/SPASME[Fr.] değil/yerine/= KASILMA
( Kasların kasılması, gerilip/çekilip büzülmesi. )
- TESE'ÜL ile SUAL/İSTEK
- TEŞE'ÜM[< ŞEÂMET] değil/yerine/= "UĞURSUZ SAYMA"
- TEŞEVVÜŞ[< ŞEVEŞE] değil/yerine/= KARIŞMA, KARMAKARIŞIK OLMA, KARIŞIKLIK
- TESFÎL[< SÜFL | çoğ. TESFÎLÂT] ile TESFÎR[< SEFER]
( Sefilleştirme, bayağılaştırma, aşağılaştırma. @@ Sefere gönderme/gönderilme. )
- TESHÎK ile ...
( EZME, DÖVME, DÖVÜP EZME )
- TESHÎL[Ar.] ile TESHÎL[Ar. < SEHL | çoğ. TESHÎLÂT] ile TESHÎR[Ar.]
( Öksürtme. İLE Kolaylaştırma. İLE Ele geçirme, zapt etme. | ... )
- TESHİN[Ar.] değil/yerine/= ISITMA
- TESHİP değil TEZHİP/TEZHİB
- TEŞHİR (ETMEK) değil/yerine/= SERGİLEYİŞ/SERGİLENİŞ/SERGİLEMEK
- TESHÎR ile/ve/> TAHRİK
( Söz/kelâm ile. İLE/VE/> Bakış/nazar ile. )
- TEŞHİR ile TEŞHİRCİ/LİK
- TESHÎR ile TE'SÎR[< İSR]
( Büyüleme, büyü yapma; aldatma, aldatılma. İLE Alâmet/nişan bırakma. | İşleme, dokunma; içe işleme. | Kederlendirme. )
- TEŞHİR/EKSİBİSYON[< EXHIBITION]/UTAÇICILIK değil/yerine/= GÖSTERMECİLİK
- TEŞHİS/DIAGNOSIS[İng.] değil/yerine/= TANI
- TEŞHİS[Ar.] değil/yerine/= TANI/TANIMLAMA
( Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma. Kim ve ne olduğunu anlama, tanıma, seçme. | Belirleme. | Kişileştirme. )
- TEŞHİS ile TEŞHİS VE İNTAK
- TEŞHÎS[< ŞAHS | çoğ. TEŞHÎSÂT] ile TEŞHÎZ[< ŞAHZ | çoğ. TEŞHÎZÂT]
( Ayırma, seçme, fark etme, tanıma. | Hastalığın, hangi hastalık olduğunu bilme. | Eşyaya şahsiyet verme, onlara hitâb etme. İLE Sivriltme, keskinleştirme. | Bileme. | Uyandırma, kuvvet ve etkisini artırma. )
- TE'SÎR[Ar. < İSR | çoğ. TE'SÎRÂT] ile/ve TES'ÎR[Ar. < SA'R] ile/ve TESHÎR[Ar. < SİHRİYY] ile/ve TESHÎR[Ar. < SİHR/SEHHAR | çoğ. TESHÎRÂT]
( Alâmet, nişan bırakma. | İşleme, dokunma, içe işleme. | Kederlendirme. İLE/VE Değer/kıymet/narh koyma. | Ateşi yakıp alevlendirme. İLE/VE Zapt ve istila etme, ele geçirme, elde etme. İLE/VE Büyü yapma, büyüleme, aldatma/aldatılma, kendini bağlama. )
- CROSS-SECTION[İng.] / SECTION EFFICACE[Fr.] / QUERSCHNITT, WIRKUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= TESİR KESİTİ
- TESİS[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= KURMAK/OLUŞTURMAK
- TESİS[Ar.] (ETMEK) ile/ve/||/<> TEŞKİL[Ar.] (ETMEK)
- TEŞKİK[< ŞAKK] ile TEŞKÎK[< ŞEKK | çoğ. TEŞKÎKÂT]
( Yarma, yarılma, ikiye ayırma, parça parça yarma. İLE %50/50 olarak şüpheye düşürme/düşürülme, şüphede bırakma/bırakılma. )
- TEŞKİL ETMEK değil/yerine/= OLUŞTURMAK
- TEŞKİL[Ar.] değil/yerine/= OLUŞTURMA | OLUŞUM | ÖRGÜTLEME
- TEŞKÎLÂT[< TEŞKÎL] ile/ve/<> TECHÎZÂT[< TECHÎZ]
- TESKİN EDİCİ değil/yerine/= YATIŞTIRICI
- TESKİN[Ar.] ile/ve/||/<> TESELLİ[Ar.]
( Acı, öfke, heyecan vb. duyguları yatıştırma, dindirmeye çalışma. İLE/ve/||/<> Avunma, avuntu, avunç. )
- TESLA COIL[İng.] / BOBINE DE TESLA[Fr.] / TESLASPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= TESLA BOBİNİ
- TESLÎF[Ar.] değil/yerine/= SABAH YEMEĞİ YEMEK
- TESLİM ETMEK ile/ve/<>/değil EMÂNET ETMEK
- TESLİM ETMEK ile MESAJ İLETMEK ile BİR KONUŞMA YAPMAK ile KURTULUŞ ile TESLİM EDİLMİŞ ile TESLİMATÇI ile TESLİMAT
( DELIVER vs. DELIVER A MESSAGE vs. DELIVER A SPEECH vs. DELIVERANCE vs. DELIVERED vs. DELIVERER vs. DELIVERY )
( رستگار کردن ile تخليص کردن ile رساندن ile به دنيا آوردن ile ايراد کردن ile ارائه دادن ile خلاصي بخشيدن ile پيغام رساندن ile نطق کردن ile سخنراني کردن ile رهيي ile رسته ile رساننده ile رهان ile تحويل ile زه ile وضع حمل )
( RASTGAR KARDAN ile TAKHALYSE KARDAN ile RESANDAN ile BAH DANYA AVARDAN ile AYRAD KARDAN ile ARAEH DADAN ile KHLASY BAKHSHYDAN ile PEYGHAM RESANDAN ile NOTGH KARDAN ile SOKHENRANY KARDAN ile رهيي ile RASTEH ile RESANANDEH ile رهان ile TAHVYLE ile ZAH ile VAZE HAMEL )
- TESLİM ETMEK ile/ve TESLİM ETMEYİ SÜRDÜRMEK
- TESLİM OLMAK ile/değil/yerine/>< KAYBETMEK
- TESLÎM[< SÜL, SELEME] ile ...
( KENDİNİ ALLAH'IN KADERİNE BIRAKMA | BİR EMÂNETİ YERİNE VERME | BİR ŞEYİ YENİ SAHİBİNE VERME | HAKİKAT OLDUĞUNU SÖYLEME | DAYANAMAYIP PES DEME | EMRE UYMAK, İTİRAZ ETMEMEK | SELÂM VERME, SELÂMETLE DUA ETME )
- TESLİM TAŞI ile ...
( TARÎK-İ BEKTÂŞİYYE'DE KULLANILAN ONİKİ DİLİMLİ TAŞ )
(1996'dan beri)