Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(13/160)


- ATOMIC WEIGHT[İng.] / POIDS ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM AĞIRLIĞI


- SUBATOMIKS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ALTI BİLİMİ


- SUBATOMICS[İng.] / SUBATOMIQUE[Fr.] / SUBATOMAR[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ALTI/İÇİ BİLİMİ


- ATOMIC BOMB[İng.] / BOMBE ATOMIQUE[Fr.] / ATOM BOMBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM BOMBASI


- ATOMWOLKE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM BULUTU


- ATOM ÇEKİRDEĞİ ile/||/<> ELEKTRON BULUTU

( Çekirdek proton+nötron merkez, elektron bulutu çevredeki olasılık dağılımı. )

( Formül: r_çekirdek ~ fm İLE r_atom ~ Å )

( Ernest Rutherford tarafından 1911 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1871-1937) (Ülke: Yeni Zelanda) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Atom çekirdeği, radyoaktivite) (Nobel: 1908) )


- NÜVE-İ ZERRE[Osm.] / ATOMIC NUCLEUS[İng.] / NOYAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ÇEKİRDEĞİ


- ATOMIC BEAM RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE DE FAISCEAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMSTRAHLRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETİ REZONANSI


- ATOMIC BEAM[İng.] / FAISCEAU ATOMIQUE[Fr.] / ATOMSTRAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETİ


- ÉTALON DE FRÉQUENCE À JET ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM DEMETLİ FREKANS ÖLÇÜNÜ/STANDARDI


- ATOM DÜZEYİ ile/ve/> MOLEKÜLER DÜZEY ile/ve/> ORGANEL DÜZEYİ ile/ve/> GÖZE DÜZEYİ ile/ve/> DOKU DÜZEYİ ile/ve/> ORGAN DÜZEYİ ile/ve/> ORGAN DÜZENİ(SİSTEMİ) DÜZEYİ ile/ve/> ORGANİZMA DÜZEYİ

( Hücrenin İç Yapısı'nı izlemek için burayı tıklayınız... )


- ATOMENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ERKE DÜZEYİ


- ATOMIC PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM FİZİĞİ


- ATOM FİZİĞİ ile/||/<> (BAĞIL) ATOM KÜTLESİ/ORTALAMA KÜTLE ile/||/<> ATOM NUMARASI[Alm. Z/AHL: SAYI.]

( Atomun ve moleküllerin yapısını, enerji düzeylerini, moleküller arası bağlar ve elektronik geçiş spektrumu gibi olayları inceleyen bilim dalı.[Atomlar çok küçük yapıda olduğundan, özellikleri dolaylı teknikler aracılığıyla ölçülür. Atomun yaptığı ışımalar sonucunda özellikleri tanımlanır. Bu ışımaların ölçümü, "spektrometre" denilen araçla sağlanır.][Lazer, fotosel lambalar, elektron mikroskobu, atom fiziğinin uygulamalarından bazıları.] İLE/||/<> Bir atomun kütlesinin, atomik kütle birimi cinsinden tanımlanması.[Bir atomdaki protonların, nötronların ve elektronların kütlelerinin toplamı.] İLE/||/<> Kimyasal bir ögenin çekirdeğindeki proton sayısı.[Proton sayısı, ögeler için ayırt edici bir özelliktir. Her ögenin atom numarası birbirinden farklı olduğundan, periyodik cetveldeki ögelerin sırası, proton sayılarıyla belirlenmektedir.][Evrendeki en hafif öge olan hidrojenin çekirdeğinde sadece bir proton bulunduğundan, hidrojenin atom numarası 1'dir ve periyodik cetvelde 1. sırada yer alır.] )


- ATOM-GASLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM GAZ LAZERİ


- GRAM-ATOM[İng.] / ATOME-GRAMME[Fr.] / ATOM-GRAM[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM GRAM


- ATOMIC VOLUME[İng.] / VOLUME ATOMIQUE[Fr.] / ATOMVOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM HACMİ


- ATOM İLE İYON İLE İZOTOP ile/||/<> ATOMİK VARYASYONLAR

( Atom nötr, iyon yüklü, izotop ise farklı nötron sayılı aynı elementtir. )

( Formül: Z = proton İLE A = proton + nötron )


- ATOMARE WÄRMEKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM ISI SIĞASI


- ATOMARES MAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM MANYETİK MOMENTİ


- ATOM MODELLERİNDE:
DEMOCRITOS ile/ve/||/<>/> DALTON ile/ve/||/<>/> THOMSON ile/ve/||/<>/> RUTHERFORD ile/ve/||/<>/> BOHR ile/ve/||/<>/> MODERN ATOM KURAMI

( image )


- ATOMIC NUMBER[İng.] / ATOM NUMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM NUMARASI


- ATOMIC PACKING[İng.] ile/değil/yerine/= ATOM PAKETLENMESİ


- NOMBRE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM SAYISI


- ATOMGRUNDZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM TABAN DURUMU


- ATOMIC RADIUS[İng.] ile/değil/yerine/= ATOM YARIÇAPI


- ATOMIC ORBITALS[İng.] / ORBITES ATOMIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOM YÖRÜNGELERİ


- ATOMIC CHARGE[İng.] / CHARGE ATOMIQUE, CHARGE D'ATOME[Fr.] / ATOMLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM YÜKÜ


- ATOM ile ATOMCU/LUK ile ATOM ÇAĞI ile ATOM SAYISI ile ATOM BOMBASI ile ATOM KARINCA ile ATOM AĞIRLIĞI ile ATOM ENERJİSİ ile ATOM NUMARASI ile ATOM REAKTÖRÜ ile ATOM SANTRALİ ile ATOM ÇEKİRDEĞİ


- ATOM ile ATOMİK ile ATOM KÜTLESİ ile NÜKLEER SİLAHLARIN YAYILMASININ ÖNLENMESİ ile ATOM AĞIRLIĞI ile ATOMLAR ile ATOMİZÖR

( ATOM vs. ATOMIC vs. ATOMIC MASS vs. ATOMIC NON-PROLIFERATION vs. ATOMIC WEIGHT vs. ATOMICS vs. ATOMIZER )

( اتم ile آتم ile اتمي ile جرم اتمي ile منع اشاعه فن آوري اتمي ile وزن اتمي ile مبحث اتم ile ژيگلور )

( ATAM ile آتم ile ATAMY ile JARAM ATAMY ile MAN ESHAEH FAN AVARY ATAMY ile VAZAN ATAMY ile MOBHES ATAM ile ZHYGOLOR )


- ATOM ile/||/<> BOŞLUK

( Her şey atom ve boşluktan oluşur )

( Demokritos tarafından -400 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-460--370) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Fizik, Felsefe) (Önemli katkıları: Atom teorisi) )


- ATOM ile/ve/< ÇEKİRDEK ile/ve/< PROTON/NÖTRON(NÜKLEON[Fr. < Lat.]) ile/ve/< MEZON[Fr. < Yun.] ile/ve/< ELEKTRON ile/ve/< KUARK

( 10¯8 cm. İLE/VE/< 10¯¹² cm. İLE/VE/< 10¯¹³ cm. | Elektrondan ağır, protondan hafif bir atom nesneciği. İLE/VE/< 10¯¹6 cm. İLE/VE/< 10¯¹6 cm. )

( ATOM vs./and/< NUCLEUS vs./and/< PROTON/NEUTRON vs./and/< MÉSON vs./and/< ELECTRON vs./and/< QUARK )


- CEVHER-İ FERD, CÜZ-İ FERD, ZERRE[Osm.] / ATOM[İng.] / ATOME[Fr.] / ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOM


- ATOM ve/||/<>/< TORYUM[Th]

( Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal öğeyi oluşturan parçacık. VE/||/<>/< Atom numarası 90, atom ağırlığı yaklaşık 232 olan, yoğunluğu 112,6 olan, 1700 °C'de eriyen, kurşun renginde, havada bozulmaz, atom enerjisi kaynağı olarak kullanılan radyoaktif bir öğe. )


- ATOMAL/ATOMİK değil/yerine/= ATOMSAL


- ATOMIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ALINGANLIK


- ATOMIC CLOUD[İng.] / NUAGE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK BULUT


- ATOMIC IMPACT[İng.] / ATOMARER ZUSAMMENSTOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ÇARPIŞMA


- ATOMIC DIAMAGNETISM[İng.] / DIAMAGNÉTISME ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK DİYAMANYETİZMA


- ATOMIC STOPPING POWER[İng.] / POUVOIR D'ARRÊT ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK DURDURMA GÜCÜ


- ATOMISCHE EMMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK EMİSYON


- NIVEAUX D'ÉNERGIE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ENERJİ DÜZEYLERİ/SEVİYELERİ


- ATOMIC FLUORESCENCE[İng.] / ATOMISCHE FLUORESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK FLORESANS


- ATOMIC GAS LASER[İng.] / LASER À GAZ ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK GAZ LAZERİ


- ATOMIC HYDROGEN MASER[İng.] / MASER À HYDROGÈNE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK HİDROJEN MAZERİ


- ATOMIC HYDROGEN[İng.] / HYDROGÈNE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK HİDROJEN


- ATOMIC HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ISI SIĞASI


- ATOMIC HEAT[İng.] / CHALEUR ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK ISI


- ATOMİK KATMAN BİRİKTİRME ile/||/<> KİMYASAL BUHAR BİRİKTİRME

( ALD monatomik tabakalar halinde kontrolle büyütürken, CVD sürekli film oluşumu sağlar )

( Formül: Kendini sınırlayan )


- ATOMIC MASS UNIT[İng.] / UNITÉ DE MASSE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMARE MASSENEINHEIT (U)[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KÜTLE BİRİMİ


- ATOMIC MASS[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KÜTLE


- ATOMİK KÜTLE ile MOL KÜTLESİ

( Bir atomun kütlesi. İLE Bir mol nesnenin kütlesi. )


- ATOMİK KÜTLE ile MOLEKÜLER KÜTLE

( Bir atomun kütlesi. İLE Bir molekülün kütlesi. )


- ATOMIC POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK KUTUPLANMA


- ATOMIC MAGNETIC MOMENT[İng.] / MOMENT MAGNÉTIQUE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK MANYETİK MOMENT


- ATOMIC MAGNET[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK MIKNATIS


- ATOM VERPACKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PAKETLEME


- ATOMIC PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PARAMANYETİZMA


- ATOMIC PARTICLE[İng.] / PARTICULE ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK PARÇACIK/TANECİK


- ATOMIC POLARITY[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK POLARİTE


- ATOMIC CLOCK[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SAAT


- ATOMIC CONSTANTS[İng.] / CONSTANTES ATOMIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SABİTLER


- ATOMIC SCATTERING FACTOR[İng.] / FACTEUR DE DIFFUSION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SAÇILMA FAKTÖRÜ


- ATOMIC EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SALIM


- ATOMIC ABSORPTION COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE L'ABSORPTION ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SOĞURMA KATSAYISI


- ATOMIC ABSORPTION[İng.] / ABSORPTION ATOMIQUE[Fr.] / ATOMARER ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SOĞURMA


- ATOMIC SPECTROSCOPY[İng.] / SPECTROSCOPIE ATOMIQUE[Fr.] / ATOMISCHE SPECTROSCOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATOMİK SPEKTROSKOPİ


- ATOMIC GROUND STATE[İng.] / ÉTAT FONDAMENTAL ATOMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ATOMİK TABAN DURUMU


- ATOMIC DISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ATOMİK UZAKLIK


- ATOMİK[Fr.] ile/>< ANTİATOMİK[Fr.]

( ... İLE/>< Atom silahlarının ya da ışınlarının etkilerine karşı koruyucu etkisi olan (giysi, sığınak vb.) )


- ATON[< ADONAI] ve/<>/< ATUM/ATOM ve/<>/< AMON

( Gökteki nur. VE/<>/< Yerdeki nur. VE/<>/< Gönüldeki nur. )

( Evrende/ilâhta. VE/<>/< Dünyada/evrende. VE/<>/< İnsanda/kalbinde. )

( Güneş. VE/<>/< Zerre. VE/<>/< İnsan. )

(
)


- ATONİ ile/||/<> ATONİK

( Gergi/gerim yitimi. İLE/||/<> Gevşek, gergisiz. )


- ATOPİK DERMATİT ile/||/<> KONTAKT DERMATİT

( Genetik ve çevresel etmenlerin neden olduğu süreğen bir deri yangısı. İLE/||/<> Derinin alerjen ya da irritan nesnelerle teması sonucu oluşan yangılanma. )


- ATREZİ/ATRESIA[İng.] değil/yerine/= KÖRLENİM


- ATREZİ ile/||/<>/> ATREZİK

( Gerileme. | Doğuştan tıkanıklık. İLE/||/<>/> Gerilemiş. )


- ATRİYUM/ATRIUM[İng.] değil/yerine/= KULAKÇIK


- ATRİ[Y]UM ile/||/<> ATRİ[Y]AL

( Kulakçık. İLE/||/<> Kulakçık [ile ilgili]. )


- ATROFİ ile/||/<> ATROFİK/ATROFİYE

( Körelim. İLE/||/<> Körelmiş. )


- ATROFİ/ATROPHY[İng.] ile KÖRELİM/KÖRELME

( Körelme, dumur. Örgen ya da dokunun beslenemeyerek küçülmesi. )


- ATTACH :/yerine EKLEMEK


- ATTACK :/yerine SALDIRMAK


- ATTEND :/yerine KATILMAK


- ATTENTION :/yerine DİKKAT


- AT[T]ENÜASYON ile/||/<> AT[T]ENÜE

( Güçsüzleştirme, güç yitirimi, zayıflatma, azaltma. İLE/||/<> Güçsüzleştirilmiş, zayıflatılmış, azaltılmış. )


- ATTITUDE vs. MANNER


- ATTORNEY :/yerine AVUKAT


- ATTOSECOND ile/||/<> STRONG FIELD ile/||/<> HHG ile/||/<> ULTRA HIZLI FİZİK

( Attosaniye zaman ölçekli olaylar. )

( Formül: 1 as = 10^-18 s )


- ATTRACT :/yerine ÇEKMEK


- ATTRACTIVE :/yerine ÇEKİCİ


- ÂTÛN, BEÇEDÂN, ZÂK, ZÂK-DÂN[Fars.], MEŞÎME[Ar.], RAHİM[Ar.] değil/yerine/= DÖLYATAĞI


- ATWOOD'S MACHINE[İng.] ile/değil/yerine/= ATWOOD AYGITI


- MACHINE D'ATWOOD[Fr.] / ATWOODSCHE FALLMASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= ATWOOD DÜZENEĞİ


- ATYANTA-ABHAVA -ile

( Mutlak yokluk. )


- AUCTİON İLE VOTING İLE MATCHİNG ile/||/<> MEKANİZMA TASARIMI

( Stratejik ortamlarda kurum tasarımı. )

( Formül: Deferred Acceptance (kararlı) )


- AUD- ile/||/<> AUDİO-/AUDİTO-

( Duyma/işitme. İLE/||/<> Duyma/işitme ile ilgili. )


- AUGER EFFECT[İng.] / EFFET AUGER[Fr.] / AUGER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= AUGER OLAYI


- AUGER SHOWER[İng.] ile/değil/yerine/= AUGER SERPİNTİSİ


- DOUCHE AUGER[Fr.] ile/değil/yerine/= AUGER YAĞMURU


- AUGUST COMTE ve/||/<>/> GEORGE SARTON ve/||/<>/> AYDIN SAYILI


- AUGUST COMTE ve ST. SIMON


- AUGUSTE RODIN ile/ve/||/<>/> KEMAL KÜNMAT

( "Düşünen Adam" heykelini yapan. İLE/VE/||/<>/> Bakırköy Akıl Hastahanesi'ndeki "Düşünen Adam" heykelini yapan. )


- AUM:
SOLUK ve/||/<> SESSİZLİK


- AURORA ile/ve AURA/ÖNCÜL DUYUM, ÖNCÜL BELİRTİ, GÖVDENİN ÇEVRESİNDEKİ ENERJİ ALANI

( Kuzey kutbu ışıkları. İLE/VE İnsan gövdesi etrafındaki ışıma/tireşim/enerji. )


- AUTHOR/OTÖR :/yerine YAZAR


- AUX- ile/||/<> CRESCO- ile/||/<> -BRY ile/||/<> EDE-/EDEMA- ile/||/<> GANGLİ- ile/||/<> -PHYMA ile/||/<> VARİC-/VARİCO- ile/||/<> CİRS-

( Büyüme, artma. İLE/||/<> Büyüme. İLE/||/<> Büyüme, şişme. İLE/||/<> Şişlik, şişme. İLE/||/<> Şişlik, pleksus. İLE/||/<> Derinin bir bölümünün şişmesi, tümör. İLE/||/<> Varisle ilgili, şiş, kıvrımlı. İLE/||/<> Genleş(tir)mek, genişle(t)mek, Dilate, variköz. )


- AV. REŞİT EFENDİ SOKAK :

( Yenimahalle'nin saygın isimlerinden biri olan Av, Reşit Efendi'nin oturduğu sokağa "Av. Reşit Efendi Sokak" adı verilmiştir. )


- AV ile AV KUŞU ile AV DÖNEMİ ile AV KÖPEĞİ ile AV SEZONU ile AV YASAĞI ile AV HAYVANI ile AV MEVSİMİ ile AV TEZKERESİ


- AVADANLIK -ile

( Alet takımı. )


- AVAILABLE :/yerine MEVCUT


- AVAL/AVEL AVAL (BAKMAK)


- AVALLAŞMAK ile AVAL/LIK ile AVALCA ile AVAL AVAL


- AVAM KAMARASI ile TEMSİLCİLER MECLİSİ ile EV ile EV TEMİZLİĞİ ile EV MOBİLYALARI ile EV BEKÇİSİ ile TANRI'NIN EVİ ile TOPLANTI EVİ ile DÜZELTME EVİ ile HAZİNE EVİ ile EV PARTİSİ ile EV ISINMA PARTİSİ ile YIKMAK ile EV SAHİBİ ile HİZMETÇİ ile EVLER

( HOUSE OF COMMONS vs. HOUSE OF REPRESENTATIVES vs. HOUSE vs. HOUSE CLEANING vs. HOUSE FURNITURE vs. HOUSE KEEPER vs. HOUSE OF GOD vs. HOUSE OF ASSEMBLY vs. HOUSE OF CORRECTION vs. HOUSE OF TREASURY vs. HOUSE PARTY vs. HOUSE WARMING PARTY vs. HOUSEBREAK vs. HOUSEHOLDER vs. HOUSEMAN vs. HOUSES )

( منزل ile چهارديواري ile جا دادن ile منزل گزيدن ile مسکن ile منزل دادن ile منزلگاه ile مسکن دادن ile خاندان ile خانه ile سراي ile چارديواري ile خانه تکاني ile سامان ile خانهدار ile مجلس ايالتي ile مجل عوام ile مجلس عوام ile دار التاديب ile بيت الله ile مجلس نمايندگان ile مجلس مبعوثان ile بيت المال ile مجالس خانگي ile جشن ورود ile بخانه دستبرد زدن ile مالک خانه ile مستخدم خانه ile منازل ile بيوتات )

( MANZEL ile چهارديواري ile JA DADAN ile MANZEL GOZYDAN ile MOSKAN ile MANZEL DADAN ile MANZELGAH ile MOSKAN DADAN ile KHANDAN ile KHANEH ile SARAY ile چارديواري ile KHANEH TAKANY ile SAMAN ile KHANEHDAR ile MOJALS AYELTY ile مجل عوام ile MOJALS AVAM ile DAR ELTADYBE ile بيت الله ile MOJALS NAMAYNADEGAN ile مجلس مبعوثان ile BEYT OLMAL ile MOJALES KHANGY ile JASHEN VORUD ile BAKHANEH DASTABARD ZADAN ile MALK KHANEH ile MOSTEKHODAM KHANEH ile MENAZEL ile بيوتات )


- AVAM TENZİHİ ile/ve HAVAS (ÂRİF) TENZİHİ


- AVAM ile AVAMCA


- HAVF:
AVAM'IN ile HAVAS'IN ile AHAS'IN

( Yaptığı hatalardan alacağı cezayı düşünmekten. İLE Makamından inmek, hakka yakınlık makamından uzaklaşma korkusu. İLE Nefsin edebinin yüksekliğinden. )

( Vuslat yoktur. İLE Vuslat vardır. )

( "Gaib" olan Allah'tan. İLE Hazır olan Allah'tan. İLE ... )


- AVÂM'IN İSTİĞFÂRI ile ÂRİF/ENBİYÂ İSTİĞFÂRI

( Günahlarından sonra. İLE Sevaplarından sonra. )


- AVANAK[Erm.] ile AHMAK

( Kolaylıkla kandırılabilen ya da aldatılabilen, aptal, bön. İLE Aklını gereği gibi kullanamayan, bön, budala, aptal. )


- AVANTA ile AVANTAJ ile AVANTACI/LIK ile AVANTALI ile AVANTAJLI/LIK ile AVANTASIZ/LIK ile AVANTAJSIZ/LIK


- AVANTA ile/ve/||/<> HANUT

( Emek vermeden sağlanılan "kazanç". İLE Özellikle turistleri alışveriş etmeleri için belirli dükkânlara götürme işinden alınan yüzde. )


- RÜCHAN EMSALİ[Osm.] / ADVANTAGE FACTOR[İng.] / CONSTANTE D'AVANTAGE[Fr.] / VORTEILSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= AVANTAJ FAKTÖRÜ


- AVARELEŞMEK ile AVARELEŞTİRMEK ile AVAR ile AVARA ile AVARE/LİK ile AVARCA


- AVÂRIZ değil/yerine/= YER BİÇİMLERİ


- AVATAR -ile

( Haberci, Peygamber. )


- AVATAR ile/||/<> AVATARA ile/||/<> MAHATMA

( Haberci, Peygamber. @@ Enkarnasyon, bedenlenme. @@ Aydınlanmış varlık. )


- AVCI-TOPLAYICI TOPLUM ile/||/<> TARIMSAL TOPLUM

( Avcı-toplayıcı toplum göçebe yaşam İLE tarımsal toplum yerleşik yaşamdır. Avcı-toplayıcı eşitlikçi küçük gruplar İLE tarımsal toplum hiyerarşik büyük topluluklar oluşturur. Neolitik devrim geçiş süreci İLE Göbeklitepe ara dönem gösterir. )

( V. Gordon Childe tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1957) (Ülke: Avustralya/İngiltere) (Alan: Arkeoloji) (Önemli katkıları: Neolitik Devrim kavramını ortaya attı, kentsel devrim teorisi, kültürel evrim yaklaşımı) )


- AVCILIK VE ATICILIK SPOR KULÜBÜ :

( İstanbul Avcılık ve Atıcılık Spor Kulübü Poligon'daki tesislerinde faaliyet göstermektedir. Uluslararası yarışmalarda derece alan sporcuları vardır. )


- AVDET ile AVDETİ


- AVERAJ[Fr./İng. < AVERAGE] değil/yerine/= ORTALAMA | SAYI FARKI


- AVİDYA ile

( Cahillik. Birincil cehalet, kendi doğamızın cehaleti. Gerçek yaratılışımızı tanımaktaki yetersizlik, bilgisizlik. )


- AVİDYA >< BODHİ

( Cahillik. Birincil cehalet, kendi doğamızın cehaleti. Gerçek yaratılışımızı tanımaktaki yetersizlik, bilgisizlik. @@ Aydınlanma, anlayış, bilgelik, evreni yöneten zekâ. Işıklanma, tam Aydınlanma. )


- AVKMAK ile AVKMAK ile AVKMAK ile AVKMAK

( Karıştırmak, iyice karıştırmak, kabartmak. | Yoğurmak, özleştirmek. İLE Ezmek, parçalamak, ufalamak, çok küçük parçalara ayırmak. | Dövmek. | Çamaşırı durulamak. | Çitilemek, avuç içinde sıkıştırmak, ovmak, ovalamak. İLE Yenmek, mağlup etmek. İLE Köpeğin koparmadan, az ısırması. )


- AVLAKA -ile

( Türkiye'nin, Batı'daki en uc noktası. )


- AVLAMAK ile TAVŞAN AVLAMAK ile AVCI ile AVCILIK ile AVLANMA YERİ ile AVLANMA YERİ ile AVCI

( HUNT vs. HUNT RABBIT vs. HUNTER vs. HUNTING vs. HUNTING GROUND vs. HUNTING PLACE vs. HUNTSMAN )

( نخجير ile نخجير کردن ile صيد کردن ile شکار کردن ile شکار ile شکار خرگوش کردن ile شکارچي ile صياد ile هانتر ile صيادي ile صيد ile شکارگاه ile نخجيرگاه ile صيدگاه ile شکار باز ile شکار گردان )

( نخجير ile NAKHJYR KARDAN ile SEYD KARDAN ile SHKAR KARDAN ile SHKAR ile SHKAR KHARGOSH KARDAN ile SHKARCHY ile SEYAD ile CPEHENTER ile SEYADY ile SEYD ile SHKARGAH ile NAKHJYREGAH ile صيدگاه ile SHKAR BAZ ile SHKAR GARDAN )


- AVLANMA ile AVLANMA DÖNEMİ ile AVLANMA SEZONU ile AVLANMA MEVSİMİ


- AVLU ile/||/<> ATRİUM ile/||/<> AYDINLIK FENERİ

( Genellikle üstü açık iç mekân. Çevrede yapı birimlerinin dizilerek bir bütün oluşturduğu açık mekân. İLE/||/<> Antik Roma konutlarında evin bir bölümünü oluşturan, etrafı sütunlarla çevrili avlu. İLE/||/<> Örtülü iç mekânlara ışık sağlamak için düzenlenmiş bir açıklık. | Küçük bir kubbe ya da çatının ortasında daha yüksek ve etrafı camlı bölüm. )


- AVNÎ ile/ve/||/<> SELİMÎ ile/ve/||/<> MUHİBBÎ ile/ve/||/<> ADLÎ ile/ve/||/<> MURÂDÎ ile/ve/||/<> NECİB ile/ve/||/<> İLHÂMÎ

( [şiirlerinde kullandığı takma ad/mahlas]
Fatih Sultan Mehmet'in. İLE/VE/||/<> Yavuz Sultan Selim'in. İLE/VE/||/<> Kanunî Sultan Süleyman'ın. İLE/VE/||/<> II. Bayezit'in. İLE/VE/||/<> III. Murad'ın. İLE/VE/||/<> III. Ahmed'in. İLE/VE/||/<> III. Selim'in. )


- AVOGADRO EMSÂLI[Osm.] / AVOGADRO CONSTANT[İng.] / CONSTANTE D'AVOGADRO[Fr.] / AVOGADRO-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO SABİTİ


- AVOGADRO GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO YASASI/KANUNU


- AVOGADRO'S LAW[İng.] ile/değil/yerine/= AVOGADRO YASASI


- AVOKADO:
FUERTE ile/||/<> HASS ile/||/<> ZUTANO ile/||/<> ETTINGER ile/||/<> BACON ile/||/<> PINKERTON ile/||/<> WURTZ

( Türkiye'de daha çok yeğlenen. İLE/||/<> Dünyada daha çok yeğlenen. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )

( Eylül, Haziran arası olan bu cinslerin hepsinin toplanma zamanı farklıdır. )

( )


- AVOLİSYON/AVOLITION[İng.] değil/yerine/= GÜDÜ YİTIMİ


- AVRASYA:
ASYA[< ASIA, ASIE] ile/ve AVRUPA

( 40 milyon km². İLE/VE 10 milyon km² )

( ASIA vs./and EUROPE )


- AVRAT ile AVRAT PAZARI


- AVRUPA BİRLİĞİ ZİRVESİ ile/ve/||/<> AVRUPA BİRLİĞİ KURULU/KONSEYİ

( THE EUROPEAN COUNCIL vs./and/||/<> THE COUNCIL )


- AVRUPA BİRLİĞİ ile AVRUPA ile AVRUPA

( EUROPEAN UNION vs. EUROPE vs. EUROPEAN )

( قاره اروپا ile اروپا ile فرنگستان ile فرنگ ile فرنگي ile اروپايي ile اتحاديه اروپا )

( GHAREH OROPA ile OROPA ile FARANGSTAN ile FARANG ile FARANGY ile OROPAYY ile ETEHADYYEH OROPA )


- AVRUPA ISTAKOZU[Lat. HOMARUS GAMMARUS] ile AMERİKAN ISTAKOZU[Lat. HOMARUS AMERICANUS] ile ÇEKİRGE ISTAKOZU ile KADİFE YÜZGEÇLİ ISTAKOZ ile KÜRKLÜ ISTAKOZ


- AVRUPA SUSAMURU ile KANADA SUSAMURU ile BREZİLYA SUSAMURU ile HİNT SUSAMURU ile AVUSTRALYA SUSAMURU ile TIRNAKSI SUSAMURU ile KÜÇÜK TIRNAKLI SUSAMURU ile DENİZ SUSAMURU


- AVRUPA ile AVRUPA BİRLİĞİ


- AVRUPALILAŞMAK ile AVRUPALILAŞTIRMAK ile AVRUPA ile AVRUPAİ/LİK ile AVRUPALI/LIK ile AVRUPA KAYINI


- AVRUPA'NIN EN BÜYÜK KENT PARKI:
PHOENIX

( İrlanda'nın başkenti Dublin'de bulunmaktadır. )


- AVUÇLAMAK ile AVUÇLANMAK ile AVUÇLATMAK ile AVUÇLAYABİLMEK ile AVUÇ ile AVUÇ İÇİ ile AVUÇ AVUÇ ile AVUÇ DOLUSU


- AVUCUNU YALAMAK ile YUMRUĞUNU YALAMAK

( Karşılık bulamamak. İLE Cimrilik. )


- AVUKAT/EUATHLOS AÇMAZI ile/ve/||/<> KÖPRÜ AÇMAZI ile/ve/||/<> İKİ ZARF AÇMAZI ile/ve/||/<> UYUYAN GÜZEL AÇMAZI

( Hukuk fakültesini bitiren genç, ülkenin en ünlü avukatının yanında staj yapmak için başvuruda bulunur.

Avukat, gence, tek koşul ileri sürer:

"İlk davandan elde ettiğin tüm parayı bana vereceksin".

Antlaşma imzalanır ve iki yıl beraber çalışırlar. Tam staj bittiğinde, genç, antlaşmayı haksız bulduğunu, ilk davadan kazandığı parayı ona vermeyeceğini açıklar. Avukat, tazminat talebi ile mahkemeye başvurur.

Hakimin kararı ne olmalıdır?

İki davalı, duruşmada, hakimin karşısına geçtiğinde, avukat, şunu söyler:

"Sayın Yargıç. Bu davayı uzatmaya gerek yok. Çünkü, eğer ben kazanırsam, parayı alacağım; eğer kaybedersem yine alacağım. Çünkü, antlaşmamıza göre, o, ilk davasından kazandığı parayı bana verecek."

Hakim, tam avukatı haklı bulacakken, bu kez, genç avukat söz alır ve şöyle der:

"Sayın Yargıç. Evet. Avukat haklı. Bu duruşma, gerçekten gereksiz ama benim lehime. Eğer, ben bu davayı kazanırsam, ona bir şey ödemeyeceğim. Eğer, kaybedersem, antlaşmamıza göre, ilk davayı kaybettiğimden dolayı ona yine bir şey ödemeyeceğim.”

İLE/VE/||/<>

Sokrates, güçlü bir efendinin, -Platon'un- bekçiliğini yaptığı bir köprüye gelir ve geçmesine izin vermesini rica eder. Platon, şu yanıtı verir...

"Yemin ederim, ağzından çıkacak bir sonraki söz doğru olursa geçmene izin veririm, yanlış olursa seni suya atarım.

Sokrates'in yanıtı:

"Sen, beni, suya atacaksın." olur.

[Platon, Sokrates'i suya atmasa, Sokrates, yalan söylemiş olacak ve suya atılması gerekecek; suya atsa, Sokrates doğru söylemiş olacak ve suya atılmaması gerekecektir.]

İLE/VE/||/<>

...

İLE/VE/||/<>

... )


- AVUKAT ile AVUKAT ATAMA ile AVUKAT ile AVUKATLAR

( ATTORNEY vs. ATTORNEY APPOINTING vs. ATTORNEY AT LAW vs. ATTORNIES )

( وکيل ile وکيل مدافع ile توکيل ile وکيل دعاوي ile وکالء )

( وکيل ile VAKYLE MADAFE ile توکيل ile وکيل دعاوي ile VEKALEYE )


- AVUKAT ile DANIŞMAN ile DANIŞMANLAR ile DANIŞMAN ile DANIŞMANLIK

( COUNSEL vs. COUNSELLOR vs. COUNSELLORS vs. COUNSELOR vs. COUNSELORSHIP )

( مشورت ile مستشار ile مشير ile وکيل مدافع ile رايزن ile کنکاشگر ile مشاور ile نصحا ile مشاورت )

( MOSHORT ile MOSTESHAR ile مشير ile VAKYLE MADAFE ile رايزن ile کنکاشگر ile MOSHAVAR ile نصحا ile مشاورت )


- AVUKAT ile/değil/<> MÜDÂFÎ


- AVUKAT ile SAVCI

( [yarısı dolu bir bardağın] Dolu ve boş bölümlerini ayrı ayrı görebilen ve savunabilen. İLE Boş bölümün, dolu olan bölümünden öncelikli olmadığını gösterme sorumluluğu ve yetkisiyle "iddia etmesi" ve/ya da "savunabilmesi" gereken. )


- AVUKAT[Ar.] değil/yerine/= SAVUNMAN


- AVUNÇ ile/ve/||/<> AVUNTU

( Acının hafiflemesi ya da unutulması. Teselli. İLE İnsanı avutan şey. )


- AVUNMA ile KANIKSAMA

( TO BE CONSOLED vs. TO BE INURED TO )


- AVUNMA ile/ve NEŞE

( TO BE CONSOLED vs./and GAIETY/MERRIMENT )


- AVUNMA ile/ve OYALANMA

( TO BE CONSOLED vs./and TO DAWDLE )


- AVUNMA ile/ve/değil/yerine/|| SAVUNMA


- AVUN(/T)MAK ile KAN(DIR)MAK

( TO BE CONSOLED(/TO SOOTHE/DIVERT) vs. TO (BE) DECEIVE(D) )


- AVUNTU ile/ve/değil/yerine/<> GERÇEK/LİK


- AVUNTU ile/ve KETLE(N)ME[Erm.]

( CONSOLATION vs./and OBSTACLE | TO IMPEDE )


- AVUNTU ile/değil/yerine/||/>< ÜMİT


- AVURTLAMAK ile AVURT ile AVURTLU ile AVURT ÜNSÜZÜ


- AWAY :/yerine UZAKTA


- AXINİT ile/||/<> EPİDOT

( Kahverengi, sarı ve mavi tonlarında bulunur. İLE/||/<> Genellikle yeşil renkte olup kristal yapısı uzundur. )

( Mohs Sertlik Derecesi: 6.5-7 İLE/||/<> 6-7
Işık Kırma İndisi: 1.68-1.70 İLE/||/<> 1.72-1.75
Rengi: Kahverengi, sarı, mavi İLE/||/<> Yeşil
Molekül yapısı: Ca²(Fe,Al)Al²BSi4O05(OH) İLE/||/<> Ca²(Al,Fe)³(SiO4)³(OH) )


- AXTARMAQ[Azr.] = ARAMAK[Tr.]


- AY AYAKTA, ÇOBAN YATAKTA, AY YATAKTA ÇOBAN AYAKTA" ile/ve "ERKEN KALKAN ERKEN YOL ALIR"


- AY/DOLUNAY ile/ve YENİAY

( MEH ile/ve HİLÂL, ŞEHR )

( MOON vs./and CRESCENT )


- AY MAYMUNU ile AY AY LEMURU[MAYMUN değil!]

( Asya ile Avustralya arasındaki cennet adalarında yaşarlar. İLE Madagaskar'da yaşarlar. )

( ... İLE Yeterli miktarda yiyecek bulabilmek için arayış sırasında, bir gecede, 3 km. yol almış olurlar. )


- [ne yazık ki]
AY VE YILDIZ İSTER/SİN ve/||/<>/> BUNLARI DA GÜNDÜZ OLSUN DİYE İSTER/SİN / BEKLER/SİN


- AY ile AY BAŞI ile AY HALİ ile AY YILI ile AY BALTA ile AY IŞIĞI ile AY BALIĞI ile AY DÖNÜMÜ ile AY MODÜLÜ ile AY YILDIZ ile AY ÇÖREĞİ ile AY PARÇASI ile AY TAKVİMİ ile AY GÜN YILI ile AY ÖRÜMCEĞİ ile AY KARANLIĞI ile AY TUTULMASI ile AY ÇEKİRDEĞİ ile AY GÜN TAKVİMİ ile AY BALIĞIGİLLER


- AY ile/ve/||/<> KAMO OALEWA

( Dünyanın iki uydusu. )


- AY ile/||/<> MİRANDA ile/||/<> PHOBOS

( [... uydusu] Dünya'nın. İLE/||/<> Uranüs'ün. İLE/||/<> Mars'ın. )


- AYA ile FINDIK YUVASI

( Avuçiçi. İLE Eldeki çukurluk. )

( PALM vs. ... )


- AYAĞA BAKMAK ile/ve/değil/yerine YERE BAKMAK


- AYAĞA KALKMAK/KIYAM ve/||/<>/> UYANMAK/UYANIKLIK/YAKAZA ve/||/<>/> YÜRÜYÜŞ/SEYR


- AYAĞI BAĞLI ile AYAĞI UĞURLU ile AYAĞI ÜZENGİDE


- AYAĞIM, ELİM/KOLUM VB.:
SORUNLU ile RAHATSIZ ile SAKAT


- AYAK BASMAK" ile/ve/<>/> "ADIM ATMAK"


- AYAK MESAFESİ ile AYAK TABANI ile PATİKA

( FOOTPACE vs. FOOTPAD vs. FOOTPATH )

( پاگردپله ها ile پاي جانور ile خرند )

( PAGARDPALEH CPEHA ile PAY JANOR ile KHRAND )


- AYAK TERİ ile AYAK TERİ ile AYAK TERİ/KİRASI

( Ayak parmakları arasından çıkan pis kokulu salgı. İLE Hizmet için bir yere gönderilen kişiye verilen ücret, ayak kirası. İLE Bir haber ya da nesne getirene, emeğinin karşılığı olarak verilen para. )


- AYAK ile/||/<> PAYANDA ile/||/<> REVAK ile/||/<> PAYE ile/||/<> NEF/SAHIN

( Paye, taş ya da tuğladan örülmüş taşıyıcı mimari öge. İLE/||/<> Destek, yükü karşılamak üzere eklenmiş duvar parçası. İLE/||/<> Sütun ve payeler tarafından taşınan kemerlerle çevrilmiş, üstü örtülü uzun bölümler, güneş ve yağmurdan korunmayı yürümeye bölümleri. Portik. İLE/||/<> Örülerek oluşturulmuş tek taşıyıcı. Ayak. İLE/||/<> Yapılarda sütunlarla ya da payelerle ayrılan her bir bölüm. Yol. )


- AYAK ile PİYADE ile FUTBOL ile FUTBOL ANTRENÖRÜ ile BASAMAK ile ALT BİLGİ ile TEMEL ile AYAKSIZ ile SAHNE IŞIĞI ile UŞAK ile AYAK İZİ ile AYAK İZİ ile AYAK SESİ ile AYAK SAPI ile BASAMAK ile AYAK TAŞI ile TABURE ile AYAKKABI ile AYAK HAREKETİ

( FOOT vs. FOOT SOLDIER vs. FOOTBALL vs. FOOTBALL COACH vs. FOOTBOARD vs. FOOTER vs. FOOTING vs. FOOTLESS vs. FOOTLIGHT vs. FOOTMAN vs. FOOTMARK vs. FOOTPRINT vs. FOOTSLOG vs. FOOTSTALK vs. FOOTSTEP vs. FOOTSTONE vs. FOOTSTOOL vs. FOOTWEAR vs. FOOTWORK )

( پا ile قدم ile هجاي شعري ile سرباز پياده ile توپ فوتبال ile فوتبال ile مربي فوتبآال ile پايه تختخواب ile گام زن ile جاي پا ile بي پا ile چراق پايين اتومبيل ile شاطر ile ردپا ile اثر پا ile جا پا ile جاپا ile پا کوفتن ile برگدم ile گام برداري ile سنگ بنا ile زيرپايي ile پاي افزار ile پاپوش ile پادوي )

( PA ile GHODAM ile هجاي شعري ile SARBAZ PEYADEH ile TOP FOTBAL ile FOTBAL ile MARBY FOTEBAAL ile PAYYEH TAKHTKHAB ile GAM ZAN ile JAY PA ile BEY PA ile CHARAGH PAYYNE OTOMBYLE ile SHATER ile RADPA ile ASAR PA ile JA PA ile جاپا ile PA KOFTAN ile BARGDAM ile GAM BARDARY ile SANG BENA ile زيرپايي ile PAY AFZAR ile PAPUSH ile پادوي )


- AYAKKABI ile KASKAL(/LAMAK)

( ... İLE Eski ayakkabı. )


- AYAKKABI ile POSTAL[Fars.]

( ... İLE Konçlu ve kaba potin. | [mecaz] Düşkün, eski değer ve onurunu yitirmiş kadın. )

( HAFF ile ... )

( PAPUÇ ile PÂLENG )


- AYAKKABI/BAŞMAK ile AYAKAPI

( ... İLE Fener-Balat'taki kapı. )


- AYAK/PA[Fars.]:
PATİ ile/||/<> PATİK ile/||/<> PATİKA ile/||/<> PABUÇ ile/||/<> PAYTAK ile/||/<> PAYİDAR ile/||/<> PİYADE[< PAYADAK] ile/||/<> PİYON[< PEDON]

( Kedi, köpek için ön ayak. İLE/||/<> Küçük çocuk ayakkabısı. İLE/||/<> Keçi yolu. İLE/||/<> Ayakkabı. İLE/||/<> Eğri bacak. İLE/||/<> Ayakta durmak. İLE/||/<> Yaya. İLE/||/<> Yaya. )


- AYAKTA DURACAK DURUMUNUN OLMAMASI ile/ve/||/<>/< YAŞAMDA DURACAK NEDENLERİNİN OLMASI


- AYAKTA DURMAK/DURABİLMEK ile/ve/<>/< KİŞİSEL YÖNETİM VE GELİŞİM


- AYAKTA DURMAK ile DİKİLMEK

( Dik dur fakat diklenme! )


- AYAKTA DURMAK ve/fakat/||/<>/>/< HAYATTA KALMAK

( Yeterince gücün olmayabilir/kalmayabilir. VE/FAKAT/||/<>/>/< Nedenlerin vardır ve yeterince çoktur. )


- AYAKTA DURMAMIZA ŞÜKREDİYORUZ değil AYAKTA DURDUĞUMUZA ŞÜKREDİYORUZ


- Ayakta KONUŞ!!!


- AYAKTA TUTMAK ile/ve/||/<> HAVADA TUTMAK


- AYAKTA UYUYAN ile/değil/yerine/>< AYAKTA DURAN


- AYAKTA ile AYAKTAŞ/LIK ile AYAKTA TEDAVİ


- AYAKTAKİ KEMİKLER:
BAŞPARMAKTA ile/ve/||/<> ÖTEKİ PARMAKLARDA

( 2'şer kemik bulunur. İLE/VE/||/<> 3'er kemik bulunur. )


- AYAN-BEYAN (ORTADA OLMAK)

( Kanıt gerektirmemek. )


- A'YÂN-I SÂBİTE -ile

( ŞEKLE BÜRÜNMEDEN ÖNCEKİ ÂLEM )


- ÂYÂN-I SÂBİTE ile ARKETİP


- ÂYÂN-I SÂBİTE ile İLÂHİ İSİMLER


- AYAR SİMETRİSİ
ile/ve/||/<>
AYAR GRUBU
ile/ve/||/<>
KONFİGÜRASYON UZAYI
ile/ve/||/<>
DENKLİK SINIFI

( Bir kuramın fiziksel olmayan simetrilerine verilen addır. Bir kuramda bazı ayar dönüşümleri yapıyorsak ve gözlemlenebilen fiziksel nicelikler bundan etkilenmiyorsa deriz ki, kuram belirli bir ayar simetrisine sahiptir. [Newton'un klasik mekaniği, tüm evrenin ötelemeleri altında simetriktir. Evrendeki maddeyi bir metre yukarı (bunun yerine kendi favori yönünüzü de seçebilirsiniz) taşıdığımızda evren yine bildiğimiz evrendir. Hiçbir şey değişmemiştir. Bundan dolayı Newton mekaniğinin öteleme simetrisi vardır diyebiliriz.]

İLE/VE/||/<>

Ayar dönüşümlerinin oluşturduğu gruptur. Bunun için ayar dönüşümlerinin bazı özellikleri sağlaması gerekir (bunlara grup belitleri/aksiyomları denir):
– Birim öğe. [Sisteme hiçbir işlem yapmayan bir simetri vardır.]
– Ters öğe. Bir simetri dönüşümünün etkilerini geri alabilecek bir simetri dönüşümü vardır. [Newton mekaniğinde tüm evreni bir metre yukarı kaydırdık. Sonra da bir metre aşağı kaydırdık. Aşağı kaydırma işlemi, yukarı kaydırma işleminin tersidir. Ve birbirine ters olan dönüşümlerin art arda uygulanması birim elemanı verir.]
– Kapalılık. [Art arda uygulanan ayar dönüşümlerinin de bir ayar dönüşümü olması gerekir.]
– Birleşme özelliği. [Birer ayar dönüşümü olsun ve art arda uygulansın. 'dan önce ikilisini uygulamakla 'dan sonra ikilisini uygulamak arasında fark yoktur.]

İLE/VE/||/<>

Bir kuramın izin verdiği tüm hallerin bir kümesidir, uzayıdır.

İLE/VE/||/<>

Bir kümenin birbirine denk [birbirine denk demek bir denklik bağıntısıyla birbirine bağlı olmak demektir] olan öğelerinin oluşturduğu kümedir. )


- AYAR VERMEK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "HESAP SORMAK"


- STANDART SOLUTION[İng.] / SOLUTION NORMALE[Fr.] ile/değil/yerine/= AYARLI ÇÖZELTİ


- REGELWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI DİRENÇ


- ADJUSTED SEMITONE[İng.] / DEMI-TON AJUSTÉ[Fr.] / EINSTELLENDER HALBTON[Alm.] ile/değil/yerine/= AYARLI YARIM TON


- AYAR[Madeni parada] -ile

( Basılı madeni paranın içerdiği değerli maden miktarının karışıma olan oranı. )


- AYARTMAK ile AYARTILMAK ile AYARTABİLMEK ile AYARTI


- AYASOFYA MİNARELERİ'NDE:
MİMAR SİNAN DÖNEMİ ile FATİH DÖNEMİ

( [müze girişi itibariyle] Sol taraftakiler. İLE Sağ taraftakiler. )


- AYASOFYA MÜZESİ ve TOPKAPI SARAYI ve/||/<> HALUK DURSUN ve/||/<> KUMRULAR

( Makam odasını kumrulara terk eden bürokrat: Haluk Dursun

"Topkapı Sarayı'nda müdürlük yaptığım dönemde, makam odamda otururken bir kumrunun açık pencereden girerek avizenin etrafında uçtuğunu gördüm. Hiç kımıldamadan seyretmeye başladım.

Kumru, sanki tavaf eder gibi odanın her tarafında dolaştı, avizenin üzerine kondu, bir süre oturdu. Sonra geldiği gibi uçup gitti. Biraz sonra yanında başka bir kumru ile tekrar geldi. Bu sefer sanki bir ev (saray) sahibi edasıyla onu gezdirdi. Yeni geleni elinden, (kanadından) tutar gibi aldı ve avizenin içine oturttu. Bir süre koklaştılar. Sonra uçup gittiler.

Ertesi gün ikisi birlikte ağızlarında dal parçacıkları ile geri geldi ve avizenin içine bir yuva kurmaya başladılar. Yuva birkaç gün içinde kuruldu.

Olup biteni hiç ses çıkarmadan izliyordum. Dişi kuş, yumurtlama hazırlığı yapıyordu.

Galiba onlar da beni izliyordu ki, hiç tedirgin olmuş gibi görünmüyorlardı. Buna karşılık dışarıdan odaya başka biri girince, hemen ürküp pencereden kaçıyorlardı. Baktım olmayacak, makam odamı onlara bırakıp hemen karşıda bulunan küçük bir odaya geçtim.

Bir gün, televizyon çekimi için Topkapı Sarayı'na gelen gazeteci dostum rahmetli Savaş Ay, "Hocam, niye bu küçücük odada oturuyorsun?" diye sordu.

"Ben hâlden anlarım, bir kumru arkadaşım, sevgilisine, “ben seni saraylarda yaşatacağım" diye söz vermiş, insan yuva kurana yardımcı olmaz mı?" dedim.

"Hocam, ne olur göster şu yuvayı bana” dedi ve kapıdan odadaki yuvanın fotoğrafını çekti.

Ertesi gün beni Ankara'dan arayan arayana...

"Derhal makam odası açılsın, kumruların yuvası dağıtılsın, saray bakımsızlıktan perişan olmuş görüntüsü verilmesin" dediler.

Meğer Savaş Ay haber yapmış bizim kumrunun öyküsünü...

Hemen aradım, “üstad sen ne yaptın?” diye sordum.

"Hocam bu kadar güzel malzeme (haber) buldum, yazılmaz mı Allah aşkına" dedi.

"Gazetede sabah toplantısında anlattım, herkes ayağa kalktı ve seni alkışladı" diye ekledi.

Sadece gazetedekiler değil Ankara da ayağa kalktı sayende" diye yanıt verdim.

Şimdi ne yapacaktım? Çifte kumrulara kol kanat gerip onların saadetlerini korumaya mı çalışacaktım, yoksa odayı kullanıma açarak bir yuvanın dağıtılmasına mı neden olacaktım?

Bir biçimde, ya ben makamı, ya da o kumrular makam odamdaki yuvalarını kaybedeceklerdi.

Akşama kadar bakanlıktan beni aramayan kalmadı...

“En azından yumurtadan yavru kuşlar çıksın, uçup gidene kadar bekleyelim” diye düşündüm. “Ben yuvayı almam, siz beni görevden alın isterseniz” dedim.

Ertesi gün, yuvaya bakmaya gittim ki, ne göreyim, yuva yerinde duruyordu ama kumrular yoktu.

Yuva yerinde durmasa, "Biri kuşları ürküttü, kovaladı" diyecektim. Hâlbuki yuva yerli yerinde duruyordu. Kumrular, sanki durumu hissetmiş ve sessizce çekip gitmişlerdi. Bir daha da hiç gelmediler.

Daha sonra Topkapı Sarayı'ndan, Müsteşar ve Bakan Yardımcısı olarak Ankara'ya gittim.

"Kuşların yuvası dağıtılsın, makama sahip çıkılsın" diyenlerin ise hiçbiri Bakanlık'ta makamlarında kalamamıştı.

Muhakkak ki, biz de bir gün bu makamlardan uçup gideceğiz. Kuşlar ise hep sevmeye, uçmaya ve yuva kurmaya devam edecek.

Haluk DURSUN )

( )


- AYASOFYA ile KÜÇÜK AYASOFYA CAMİSİ

( ... İLE Sultanahmet'in aşağısında, Küçük Ayasofya Caddesi'nin sonundadır. )

( ... İLE 1505'te, Bâbüssaâde Ağası Hadım Hüseyin Ağa emriyle Bizans kilisesinden[527] camiye dönüştürülmüştür. )


- AYASOFYA ve ZEYREK

( Fatih Sultan Mehmet'in fetih sonrasında benim diye belirlediği yerler. )


- AYASOFYA'DA:
BİRİNCİ ile/ve İKİNCİ ile/ve ÜÇÜNCÜ

( M.S.: 360 ile/ve 415 ile/ve 537 )


- AYASULUK =/< SELÇUK

( ... =/< Selçuk'un eski adı. )


- AYAZAĞA MERKEZ PARKI :

( Ayazağa Mahallesindedir. 903,84 m2 lik bir alanı kaplamaktadır. 225,29 m2 yeşil alanı bulunmaktadır. )


- AYAZMA[< Yun.][Hristiyanlıkta] -ile

( Hristiyan'larda okunmuş kutsal su. | Şifalı/kutsal su/kaynak/pınar. )


- AYAZMA SUYU :

( Hünkar Suyu mesiresine giderken yolan üst kısmında olup kayalıklar arasından çıkar. Aynı yerden çıkan Aralık suyu ile birleştirilerek; Aralık, Horozoğlu, Atçeşmesi ve Kumsal Çeşmesine akış verir. )


- AYBAŞI ile AYBAŞILI


- AYBER, ADNAN (BİTLİS/AHLAT 1953) :

( Eğitimci, sendikacı ve siyasetçi. 1972'de Gaziantep Öğretmen Okulundan mezun oldu.1 yıl Mardin Nusaybin Dibek Köyünde, 5 yıl Ahlat Taşharman köyünde, 19 yıl Sarıyer Ferahevler Mahallesi Hürriyet İlkokulunda öğretmen olarak görev yaptı ve buradan emekli oldu. TÖBDER Ahlat Şube Başkan Yardımcılığı yaptı. Siyasete Sarıyer CHP teşkilatında başladı. 2004/2009 ve 2009/2014 de olmak üzere iki dönem Sarıyer Belediye Meclisi üyesi seçildi. Aynı dönem içinde 2 yıl Belediye Meclis Başkan Yardımcılığı, 3 yıl Sarıyer Belediye Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu 2014/2017 yılları arasında Sarıyer Kızılay Şubesi yönetiminde görev yaptı. 2012 yılından beri İstanbul Ahlat Kültür Turizm Tanıtma ve Yardımlaşma Dernek Başkanı olarak görev yapmaktadır. Ticaretle uğraşmaktadır. )


- AYDAKİ 3 DORUK:
ULUĞ BEY ve/<> KOPERNIK ve/<> GALILEO

( Uluğ Bey, kurduğu sektans sistemi ile 1180 yıldızın konumunu ve bir yılın 365 gün olduğunu, Kopernik'ten 60, Galileo'dan 200 yıl önce, hemen hemen doğru olarak hesaplamıştır. )


- AYDINLANMA/HAK(K)'I BULMAK:
DERVİŞ OLMAKLA ile/ve/||/<> ÂŞIK OLMAKLA ile/ve/||/<> İNSAN OLMAKLA


- ŞİDDET-İ ZİYÂ[Osm.] / ILLUMINATION INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ D'ÉCLAIRAGE, INTENSITÉ DE L'ILLUMINATION[Fr.] / BELEUCHTUNGSSTÄRKE[Alm.] ile/değil/yerine/= AYDINLANMA YEĞİNLİĞİ/ŞİDDETİ


- AYDINLANMA >< AYDINLANMA İSTEĞİ


- AYDINLANMA ile/ve/<>/> DEVRİM


- AYDINLANMA ile MİSTİK AYDINLANMA

( ... İLE Birlik bilinci. )


- AYDINLANMA ve/=/<> SEVİNÇ


- AYDINLANMADA:
ATİNA ile/ve/||/<>/> BAĞDAT ile/ve/||/<>/> AMSTERDAM

( )


- AYDINLANMAK ve/||/<>/>/< ŞEFKÂT


- AYDINLANMIŞLIK(ENTELEKYA) ile/ve AKIL(REASON) ile/ve ORAN(RASYO)

( Ereğe bağlı akıl. İLE/VE Nedene/sebebe bağlı akıl. İLE/VE Tasıma/kıyasa bağlı akıl. )

( Ereğe ulaştırır. İLE/VE Hikmet sunar. İLE/VE Düzen sağlar. )

( INTELLECT vs./and REASON vs./and RATIO
Dependent in aim. WITH/AND Dependent in cause. WITH/AND Dependent in comparison.
Attains to the aim. WITH/AND Presents the philosophy. WITH/AND Obtains the regularity. )


- AYDOS < AYETOS/KARTAL


- ÂYET (YAPIŞTIRMAK) ile/ve/||/<> KÜLTÜR (YAPIŞTIRMAK)


- AYET ile/ve/<> HİKMET

( İddia edersen, böyle/şöyle olursun. )


- ÂYET ve/=/||/<> İŞÂRET


- AYETULLAH ile AYETULLAH HAKİM ile AYETULLAH SEYYİD MUHAMMED BAGİR EL HAKİM ile AYETULLAH SİSTANİ ile AYETULLAH VAEZ TABASİ

( AYATOLLAH vs. AYATOLLAH HAKIM vs. AYATOLLAH SEYED MOHAMMAD BAGHER AL HAKIM vs. AYATOLLAH SISTANI vs. AYATOLLAH VAEZ TABASI )

( يتالله ile يت الله حکيم ile يت الله سيد محمد باقر حکيم ile يت الله سيستاني ile يت الله واعظ طبسي )

( يتالله ile يت الله حکيم ile YT OLLAH SYD MAHMAD BAGHAR HAKYM ile يت الله سيستاني ile يت الله واعظ طبسي )


- AYGIN BAYGIN -

( Bitkin. | Duyguda ölçüyü kaçırmış. | Kendinden geçercesine âşık, vurgun. )


- AYGIR ile AYGIR DEPOSU


- AYGIR ile BEYGİR[Fars.]

( Eril at.[Damızlık] İLE Arabaya koşulan. Erildir fakat enenmiştir/kısırlaştırılmıştır. )

( EFRÂS[Ar. < FERES]: Atlar, beygirler, kısraklar. )

( ESB-İ LÂGAR[Fars.]: Zayıf beygir. )

( YÂM[Fars.]: Posta[menzil] beygiri. )

( FAHLUL-HAYL ile HISÂNULCERR )

( ... vs. MARE )


- AYGIR ile KISRAK

( Eril at. İLE Dişil at. )

( HİSÂN ile FERÂSE )

( ... vs. MARE, MÂDİYÂN )


- CİHAZ[Osm.] / DEVICE, INSTRUMENT, TOOL[İng.] / INSTRUMENT[Fr.] / INSTRUMENT, GERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= AYGIT


- AYI ile/ve KANADA AYISI

( ... İLE/VE Avlanmak için suyun içine dalma özelliği geliştirmiştir. )


- AYI ile KESELİ AYI

( ... cum PHASCOGILLERCTOS CINEREUS )


- AYI ile KODYAK AYISI

( )


- AYI ile MALAYAAYISI


- AYI ile MEYVE VERMEK ile TAŞIYICI ile RULMAN ile MEYVE VEREN

( BEAR vs. BEAR FRUIT vs. BEARER vs. BEARING vs. BEARING FRUIT )

( خرس ile دب ile ثمر بخشيدن ile بارآوردن ile ميوه دادن ile ثمر دادن ile ميوهدادن ile درخت بارور ile حامل ile ياتاقان ile بار دار )

( KHARS ile DAB ile SAMAR BAKHSHYDAN ile BARAVARDAN ile MYVAH DADAN ile SAMAR DADAN ile MYVAHADADAN ile DARKHT BAROOR ile HAMEL ile YOTAGHAN ile BAR DAR )


- AYIK ile UYANIK