Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(113/160)


- PATOJEN/PATHOGEN[İng.] değil/yerine/= SAYRILAYICI, HASTALIK YAPICI


- PATOLA ile ...

( Hindistan'a özgü bir bayan giysisi. )


- PATOLOJİ ile/ve/||/<> PARODİ


- PATOLOJİ/PATHOLOGY[İng.]/MARAZÎ[Ar.] değil/yerine/= SAYRILIK BİLİMİ


- PATOLOJİK/PATHOLOGIC[İng.]/MARAZÎ değil/yerine/= SAYRILIKBİLİMSEL/SAYRILIKLI/SAYRILIKLA İLGILİ


- PATRİK ile ...

( Ortodoks ve bazı Doğu kiliselerinin başkanlarının unvanı. )


- PATRİK ile/||/<> PATRİCİ

( Ortodoks ve Doğu kiliselerinin başkanlarına verilen ad. İLE Eski Roma Uygarlığı'nda soylulara verilen ad. )


- PATRON OLMAK ile/değil/yerine ÖRNEK VE ÖNDER OLMAK

( [not] BEING BOSS vs./but BEING EXAMPLE AND LEADER
BEING EXAMPLE AND LEADER instead of BEING BOSS )


- PATRON ile/<> AİLE ile/<> SEVGİLİ/EŞ

( [ne yazık ki]
Köle gibi olmamızı/çalışmamızı ister/bekler. İLE/VE/||/<> Kendi istedikleri gibi olmamızı ister/bekler. İLE/VE/||/<> Sürekli değişmemizi ister/bekler. )


- PATRON değil/yerine/= İŞVEREN


- PATRON[Azr.] = KOVAN[Tr.]


- PATRON ile PATRONLAR

( BOSS vs. BOSSES )

( سر دسته ile ارباب ile بزرگان )

( SAR DASTEH ile ARBAB ile BOZORGAN )


- PATRONAJ[Fr. < PATRONAGE] ile/ve/değil/yerine/<> YARDIM | YÖNETİM, GÖZETİM

( Cezaevinden serbest bırakılan suçlunun, toplum yaşantısına yeniden uyabilmesini sağlamak amacıyla yapılan yardım çalışması. )


- PATTERN MINING[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ MADENCİLİĞİ


- PATTERSON-HARKER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE PATTERSON-HARKER[Fr.] / PATTERSON-HARKER-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON-HARKER YÖNTEMİ


- PATTERSON FUNCTION[İng.] / FONCTION DE PATTERSON[Fr.] / PATTERSON-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON İŞLEVİ/FONKSİYONU


- PATTERSON-VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON VEKTÖRÜ


- PATTINSON PROCESS[İng.] / PATTINSONAGE[Fr.] / PATTINSONIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTİNSON İŞLEMİ


- PAUL EKMAN ve/||/<> LESLIE GREENBERG ve/||/<> RHONDA GOLDMAN


- PAULI EXCLUSION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'EXCLUSION DE PAULI[Fr.] / PAULISCHES AUSSCHLIESSUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ DIŞARLAMA İLKESİ


- PAULİ İLE HUND İLE AUFBAU ile/||/<> ELEKTRON DİZİLİM İLKELERİ

( Atomlarda elektron yerleşiminin üç temel kuralı. )

( Formül: ms = ±½ )

( Wolfgang Pauli tarafından 1925 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- PAULI PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE PAULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PAULİ İLKESİ


- PAULI SPIN SPACE[İng.] / ESPACE DE SPIN DE PAULI[Fr.] / PAULI-SPINRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ SPİN UZAYI


- PAULLINIA TANNIN[İng.] ile/değil/yerine/= PAULİNİA TANNİN


- PAULLINIA TANIN[Fr.] / PAULLINIA TANNIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULLİNİA TANİNİ


- PAVANE ile ...

( Avrupa kökenli bir dans. )


- PAWPAW[Fr.] ile/değil/yerine/= PAVPAV


- PAVY'S SOLUTION[İng.] / SOLUTION DE PAVY[Fr.] / PAVY LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PAVY ÇÖZELTİSİ


- PAVYON ile PAVYONCU/LUK


- PAVYON[Fr.] ile PAVYON[Fr.]

( Bir kuruluşun, bir kurumun, bir bahçe içindeki yapılarından her biri. İLE Geceleri açık, içkili eğlence yeri. )


- PAY (AL[DIR]MAK) ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİ/LEN[DİR]MEK


- PAY :/yerine ÖDEMEK, PAY


- PAYDOS ile PAYDOS VAKTİ ile PAYDOS BORUSU


- PAYDOS[Yun.] değil/yerine SON/ARA

( İşi ya da çalışmayı, (geçici olarak) bırakma. DEĞİL/YERİNE ... )


- PAYELENDİRMEK ile PAY ile PAYE ile PAY SENEDİ


- PAYEN'S PROCESS[İng.] / PAYEN TRAITER[Fr.] / PAYEN BEHANDELN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAYEN İŞLEMİ


- PÂYİDAR/PÂY-DÂR[Fars.] değil/yerine/= KALIMLI/YERLEŞMİŞ


- PAYLAMAK değil/yerine PAYLAŞMAK

( İter. DEĞİL/YERİNE Çeker. )


- PAYTAKLAŞMAK ile PAYTAK/LIK ile PAYTAKÇA ile PAYTAK ADIM


- PAZAR ile/ve/||/<> ARKADIUS(AVRAD) PAZARI

( ... İLE/VE/||/<> Cerrahpaşa'da kurulurdu. )


- PAZAR ile MEYVE-İTER PAZARI


- PAZAR ile/ve/||/<> PANAYIR[Yun. < PAN AGHIOS]

( Haftalık ve/ya da belirli günlerde kurulan. İLE/VE/||/<> Yılda 1-2 kez kurulan/yapılan, sergi niteliği de taşıyan pazar. )


- PAZARLAMA ile/ve/<> HALKLA İLİŞKİLER ile/ve/<> REKLAM ile/ve/<> MARKALAŞTIRMA

( "Ben büyük bir âşığım." İLE/VE/<> "İnan bana! O çok büyük bir âşık." İLE/VE/<> "Büyük âşığım! Büyük âşığım! Büyük âşığım!" İLE/VE/<> "Anladım ki, büyük bir âşıksın!" )

( "I'm great lover." vs./AND/<> "Trust me! He's a great lover." vs./AND/<> "I'm a great lover. I'm a great lover. I'm a great lover." vs./AND/<> "I understand. You are a great lover." )

( MARKETING vs./and/<> PUBLIC RELATIONS vs./and/<> ADVERTISING vs./and/<> BRANDING )


- PAZARLAMAK ile PAZARLANMAK ile PAZARLAŞMAK ile PAZARLAYABİLMEK ile PAZAR/LIK ile PAZARCI/LIK ile PAZARLAR ile PAZAR YERİ ile PAZARLIKLI ile PAZARLIKÇI/LIK ile PAZARLAMACI/LIK ile PAZARLIKSIZ ile PAZAR KAYIĞI ile PAZARLIKLI ALIŞVERİŞ


- PAZI/YABANİ ISPANAK/YABANPANCARI ile IŞTIR

( Ispanakgillerden, yaprakları sebze olarak kullanılan bir bitki. İLE Ispanakgillerden, sapları etli bir ot, yabanpazısı. )

( BETA VULGARIS cum BLITUM CAPITATUM )


- PAZI ile PAZILI ile PAZI KEMİĞİ


- PAZIBENT[Fars.] değil/yerine/= KUŞAK/KOLÇAK

( Belirli bir amaçla, kola geçirilen, enli kuşak, kolçak. )


- PAZU[Fars. < BÂZÛ](BİSEPS) ile/ve TRİSEPS

( Kolun, omuz ile dirsek arasındaki bölümü. İLE/VE ... )

( BICEPS vs./and TRICEPS )


- PAZVAL ile/değil/yerine KAYIŞ

( Kunduracıların, çalışırken, kundurayı, dizleri üzerinde tutmak için kullandıkları kayış. )


- PAZVANT/PÂSBÂN/PÂSDÂR/PÂSVÂN[Fars.] değil/yerine/= BEKÇİ

( Osmanlı döneminde, Rumeli'de, gece bekçilerine verilen ad. )


- PC/POST CİBUM[İng.] değil/yerine/= YEMEKTEN SONRA


- PC ile NOTEBOOK(DİZÜSTÜ/LAPTOP)


- PCR İLE RT-PCR İLE QPCR ile/||/<> DNA AMPLİFİKASYON TEKNİKLERİ

( DNA çoğaltma ve analiz yöntemleri. )

( Formül: 2ⁿ kopya (n döngü) )


- PCR/POLYMERASE CHAIN REACTION POLIMERAZ[İng.] değil/yerine/= ZINCIR TEPKİMESİ


- PCR ile/||/<> RT-PCR

( PCR DNA'yı İLE RT-PCR RNA'yı cDNA üzerinden çoğaltır )

( Formül: 2^n döngü (PCR) İLE RNA→cDNA→amplifikasyon (RT-PCR) )


- PDA/PERSONAL DATA ASSISTANT | PATENT DUCTUS ARTERIOSUS[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL VERİ YARDIMCISI | PATENT DUKTUS ARTERİYOZUS, DUKTUS ARTERİYOZUS AÇIKLIĞI


- PDF:
"PİDİEF" değil PEDEFE P D F


- PDÖ/PROBLEM-BASED TEACHING[İng.] değil/yerine/= SORUNA DAYALI ÖĞRETIM


- PE/PULMONARY EMBOLISM PULMONER[İng.] değil/yerine/= EMBOLİ, AKCİĞER DAMAR TIKANIMI


- PEÇELEMEK ile PEÇELENMEK ile PEÇ ile PEÇE ile PEÇELİ ile PEÇESİZ


- PEÇELİ BAYKUŞ ile KIR BAYKUŞLARI ile KULAKLI ORMAN BAYKUŞU ile ALACA BAYKUŞ

( Tiz bir sesle çığlık atar. İLE Genellikle ses çıkarmaz. İLE Düşük perdeden uzatılmış bir uu-uu-uu sesi çıkarır. İLE Erili huuu-huuu-huuu diye öter, dişili boğuk bir sesle kiv-vik diye ses çıkarır. )

( ile ... ile ... ile ... )


- PEÇETE[İt. < PEZZETTA] ile/||/<> PEÇETA

( Yemek yerken giysiyi korumak, ağız ve elleri silmek için kullanılan ince, yumuşak kâğıt ya da kumaş parçası. @@ İspanyol para birimi. )


- PEÇETE ile PEÇETELİ ile PEÇETESİZ


- PEDAGOJİ/K değil/yerine/= EĞİTİMBİLİM/SEL


- PEDAL değil/yerine/= AYAKÇA


- PEDİYATRİ/PEDİATRICS[İng.] değil/yerine/= ÇOCUK SAĞLIĞI VE SAYRILIKLARI BİLİMİ


- PEDİYATRİK/PEDİATRIC[İng.] değil/yerine/= ÇOCUKLA İLGILİ


- PEHLİVAN/LIK ile PEHLİVANCA ile PEHLİVAN DUASI ile PEHLİVAN YAKISI


- PEHPEHLEMEK ile PEHPEH


- PEKÂLÂ değil/yerine/= PEKİYİ


- PEKİN ÖRDEĞİ ÜRETİM SAHASI :

( Belgrad Ormanı içindedir. Çok çabuk gelişen Pekin örnekleri kuluçka makinelerinde üretilerek diğer işletmelere dağıtımı yapılmaktadır. )


- PEKİN = EMİNL = CERTAIN[İng., Fr.] = GEWIß[Alm.] = CERTUS[Lat.]


- PEKİŞ, İLKSUN (...) :

( Sarıyer Belediyespor Kulübü karate takım sporcusu olup; 2005'te Yalova'da yapılan Türkiye Avrupa Bölgesel Takım Şampiyonasında birinci olan takımın elemanı olarak yarıştı. )


- PEKİŞTİRME ile PEKİŞTİRMELİ ile PEKİŞTİRME ÜNLÜSÜ ile PEKİŞTİRMELİ ZARF ile PEKİŞTİRMELİ ÖZNE ile PEKİŞTİRMELİ SIFAT


- PEKİŞTİRME ile/ve/||/<> VURGU/ÜNLEM

( Bazı sözler, argolar ve küfürler, sözcüğün birebir anlamı/karşılığı için kullanılmaz. Daha çok pekiştirme sıfatı ya da vurgu, ünlem olarak kullanılır. )


- PEKMEZ ile NARDENK[Fars.]

( ... İLE Nar, erik, kızılcık gibi yemişlerden yapılan pekmez. )


- PEKMEZ'LERDE:
HURMA ile/ve KAYISI ile/ve DUT ile/ve ÜZÜM ile/ve KEÇİBOYNUZU/HARNUP ile/ve ANDIZ ile/ve KIZILCIK

( )


- PEKMEZ/LİK ile PEKMEZCİ/LİK ile PEKMEZLİ ile PEKMEZ KÖPÜĞÜ ile PEKMEZ HELVASI ile PEKMEZ TOPRAĞI


- | PELTE/PALUZE ile ELMÂSİYE/JÖLE | ile/yerine MURABBÂ

( | Meyvesularının nişastayla ve bir miktar şeker ile koyulaştırılması/kaynatılmasıyla elde edilen tatlı. | Bu kıvamda olan madde. | Koloidal bir katı içine bir sıvının işlemesinden sonra, ya bu sıvıya daldırılan koloidin, doğrudan doğruya şişmesiyle ya da sıcakta hazırlanan, oldukça derişik çözeltinin soğutularak kıvamlaşmasıyla oluşan esnek madde. İLE Meyvesularının jelatin ve şekerle koyulaştırılması/kaynatılmasıyla elde edilen tatlı. | İLE/YERİNE Meyvesularının katkısız olarak -kısık ateşte- uzun süre kaynatılıp koyulaştırılmasıyla elde edilen tatlı. [az miktarda şeker katılabilir][Jöle de denilir fakat içinde jelatin yoktur!] )

( Sayın Gökçen ADAR'ın, yemek kitaplarına ulaşmanızı salık veririz. )


- PELTEK ile PEPE

( Dilini, dişlerinin arasına alır gibi konuşan ve bu yüzden, s, z gibi sesleri kusurlu söyleyen. | Tutuk, titrek bir biçimde. İLE Dudak sesleriyle başlayan sözcüklerin ilk seslerini güçlükle söyleyen ve birkaç kez yineledikten sonra arkasını getirebilen, tutuk dilli. )


- PELTEK/LİK[< BERTMEK] ile/||/<> PEPE/ME/LİK ile/||/<> KEKEME/LİK / KEKE/KEKEÇ / REKÂKET[Ar.]

( Dilini dişlerinin arasına alır gibi konuşma/konuşan ve bu yüzden s, z gibi sesleri kusurlu söyleme/söyleyen. | Tutuk, titrek konuşma. | Tutuk, titrek bir biçimde. İLE/||/<> Dil tutukluğu. Dudak sesleriyle başlayan sözcüklerin ilk seslerini güçlükle söyleme/söyleyen ve ancak birkaç kez tekrarladıktan sonra arkasını getirebilme/getirebilen. İLE/||/<> Damak sesleriyle başlayan sözcükleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşma. )

( Kekeme ile Pepeme

Yaşlı bir âşığı gördüm bu sabah erkenden
Genç ma’şûkuna lâflar ile şöyle derken:

"Se senin saçların akşam ka karanlık doluyor
Yü yüzün gördüğüm anda gügü gündüz oluyor

Titi tiryâkisi olsam bu ba ballı dudağın
Sasa sabrım yoyo yok bak yüreğim darmadağın...

Keserek sözlerini genç, atıldı birden:
"Nini niçin tata taklit ediyorsun beni sen

Di dilersen vurayım bir yuyu yumruk yüzüne
Düdü düşsün bebe beynin aa ağzın içine!"

Yaşlı mahcup olarak baktı yere geldi dile:
"Vava vallahi bi billahi anamdan böyle

Dodo doğdum yaşadım geldi yaşım yetmiş üçe
Tata talih beni etmiş tu tutuk gör işte

Genç memnun: "Şü şükürler yüce Allahıma kim
Bebe ben de düdü dünyaya la lal gelmimişim,

Bebe ben de baba bak sen gibiyim bir kekeme,
Sese sen de baba bak ben gibisin bir pepeme."

KAANİ ŞİRAZİ

[Arûz: Feilātün feilātün feilātün feilün] )


- PELTEKLİKTE:
Z'LEŞTİRME ile/||/<> S'LEŞTİRME ile/||/<> C'LEŞTİRME ile/||/<> L'LEŞTİRME

( Jale > Zale | Jilet > Zilet
İLE/||/<>
Paşa > Pasa | Kışlık > Kıslık | Şapka > Sapka
İLE/||/<>
Jandarma > Candarma | Jilet > Cilet
İLE/||/<>
Birader > Bilader | Berber > Belber | Merhem > Melhem | Terlik > Tellik )


- PELTELENMEK ile PELTELEŞMEK ile PELTEKLEŞMEK ile PELTE ile PELTEK/LİK ile PELTEK DİŞ ÜNSÜZÜ


- PELTIER EFFECT[İng.] / EFFET PELTIER[Fr.] / PELTIER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTİER ETKİSİ


- PELTIER CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE PELTIER[Fr.] / PELTIER-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTİER SABİTİ


- PEM-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PEM ETKİSİ (FOTOELEKTROMANYETİK)


- PEM EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= PEM ETKİSİ


- PEMBE YALI (FETHİ AHMED PAŞA YALISI) ile PEMBE YALI (İLYAS BEY YALISI)

( Kuzguncuk'tadır. İLE Anadoluhisarı'ndadır. )

( 1840-50'lerde, Müzeci Fethi Ahmed Paşa tarafından. İLE XIX. yüzyıl sonunda yaptırılmıştır. )


- PEMDAS and/sometimes/||/<> BODMAS

( Parantheses > Exponents > Multiplication > Division > Addition > Subtraction AND/SOMETIMES/||/<> Brackets > Order > Division > Multiplication > Addition > Subtraction )

( Parantez > üstler > çarpma > bölme > toplama > çıkarma VE/BAZEN/||/<> Parantez > üstler > bölme > çarpma > toplama > çıkarma )


- PENÂHÎ ile ...

( SIĞINMA )


- PENALTI ile PENALTI ALANI ile PENALTI ATIŞI ile PENALTI SAHASI ile PENALTI NOKTASI


- PENÇE ve PARMAKLAR

( ŞEHÂDET - ORTA - YÜZÜK - SERÇE
BAŞ )

( HASANEYN[ÇİFTE GÜZELLİK] )


- Pençen konuşmaktır! KONUŞ!!!


- Pençen yok! KONUŞ!!!


- PENCERE ile ARNAVUTBACASI

( ... İLE Tavan arasına ışık sağlayan, çatı penceresi. )


- PENCERE ile LOMBOZ[İt./Yun.]

( ... İLE Kamaralarla alt güverteleri aydınlatmak için bordalardan ve güvertelerden açılan yuvarlak pencere. )


- PENCERE değil/yerine/= ODAGÖZ


- PENCERE ile PENCERELİ ile PENCERESİZ ile PENCERE ETEĞİ ile PENCERE KANADI


- PENCERE[Fars.] ile PERVÂZ[Fars.]

( ... İLE Kapı, pencere gibi yerlerin kenarlarına geçirilen ensiz parça. | Giysilerin, yaka, kol, etek gibi yerlerine ya da kumaştan yapılmış öteki eşyaların kenarlarına geçirilmiş, dar, uzun parça. | Cilt kapağının iç tarafına konulan parça. )


- PENETRAN/PENETRANT[İng.] değil/yerine/= DELICİ | İÇEGEÇEN


- PENETRAN YARALANMA/PENETRATING İNJURY[İng.] değil/yerine/= DELICİ YARALANMA


- PENETRANS/PENETRANCE[İng.] değil/yerine/= İÇE GEÇİŞ, İÇE İŞLEME


- PENGUEN DAYANIŞMASI ile/ve/||/<> LEYLEK DAYANIŞMASI


- PENGUEN ile GENTOO PENGUENİ

( ... İLE Güney Kutbu'nun kuzeye doğru olan karasal noktalarında yaşarlar. )

( ... İLE 35 km. hızla yüzerler. )

( ... cum PYGOSCELIS PAPUA )


- PENGUEN ile GÜNEY AFRİKA/"EŞEK" PENGUENİ

( 18 saate kadar durmaksızın avlanabilirler ve suyun altında kalabilirler. İLE ... )

( 13 mil hızla yol alabilirler. İLE ... )

( 175 m. kadar dalabilirler. İLE ... )

( ... İLE Cape yarımadasının belirli bir noktasında yaşarlar. )

( ... İLE Gebelik süreleri, 40 gündür. )


- PENGUEN ile SORGUÇLU/MAKARONİ PENGUEN

( ... İLE Güney Amerika, Güney Afrika ve Antarktika Yarımadası arasında kalan bölgede yaşayan bir penguen türüdür. )


- PENİS/YARDA (SİK/YARAK/PİPİ/ÇÜK/KAMIŞ/ANDIR/FALLUS[Yun./Fr. < PHALLUS]) / VAJİNA (AM/KUKU/PITTIK)/ANDIR/PUDENDUM[Lat. < PUDERE: Utanmak.] ile KASIK

( [çiçeklerde] ANDROECIUM[eril] - PISTIL[dişil] )

( ZİB ile ASL'ÜL-FAHZ )

( LENG ile BÂNE )

( PENIS (COCK/DICK) / VAGINA (CUNT/PUSSY) vs. GROIN )


- PENİSİN ...:
İŞLEVİ ile KALINLIĞI ile BOYU


- PENNING ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS PENNING[Fr.] / PENNING-IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG İYON KAYNAĞI


- PENNING GAUGE[İng.] / JAUGE DE PENNING[Fr.] ile/değil/yerine/= PENNİNG ÖLÇERİ


- PENS[Fr.] değil/yerine/= KISKAÇ/MAŞA[Fars. < MAŞE: Tetik.]

( Çeşitli biçim ve büyüklükte, maşa ya da kıskaç. | Giysilerde, kimi yerinden içeri doğru daraltılarak dikilmiş bölüm. )


- PENTATLON'DA:
ÖNCEKİ ile/ve OLİMPİYATLARDA

( Cirit Atma, Disk Atma, Uzun Atlama, 200 metre koşusu ve 1500 metre koşusu. İLE/VE 4000 metre kros kantri koşusu, 5000 metrelik 30 engelli, 6 kros kantrili koşu, 3000 metre serbest yüzme, eskrim ve tabanca ile atış. )

( PENTATLON: Atletizmde beş yarıştan biraraya gelen bir yarışma. )


- PENTODE[İng.] / PENTODE[Fr.] / PENTODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENTOT


- PENTOSE[İng.] / PENTOSE[Fr.] / PENTOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENTOZ


- PEOPLE vs. PEOPLES


- PEOPLE :/yerine İNSANLAR


- PEPPER :/yerine BİBER


- PEPSIN[İng.] / PEPSINE[Fr.] / PEPSIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PEPSİN


- PEPSİN[Fr. < Yun.] ile PEPTON[Fr. < Yun.]

( Mide mukozasının salgıladığı albüminli besinleri peptona çeviren enzim. İLE Gövdece özümlenebilecek duruma gelmiş, albüminli besin. )


- PEPT- ile/||/<> -PEPSİA

( Sindirim. İLE/||/<> Özel bir sindirim tipi ile ilgili. )


- PEPTİD BAĞI ile/||/<> GLİKOZİD BAĞI

( İki yaşamsal/amino asit arasında oluşan bağ. İLE İki şeker birimi arasında oluşan bağ. )


- PEPTİK/PEPTIC[İng.] değil/yerine/= SINDIRİMSEL


- PEPTİT İLE STEROİD İLE AMİN ile/||/<> HORMON SINIFLARI

( Kimyasal yapıya göre hormon türleri. )

( Formül: Steroid → çekirdek reseptör )


- PEPTIDE[İng.] ile/değil/yerine/= PEPTİT


- PEPTONE[İng.] / PEPTONE[Fr.] / PEPTON[Alm.] ile/değil/yerine/= PEPTON


- PER :/yerine BAŞINA, HER


- PER ile PERİ ile PERT ile PERİLİ ile PERULU ile PERİ OYUNU ile PERİ MASALI ile PERİ MASASI ile PERİ PİRAMİDİ ile PERİ HASTALIĞI


- PERAKUT/PERACUTE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI IVEGEN


- PERÇEM ile PERÇEMLİ


- PERCEPTION OF SERIAL TIME vs. PERCEPTION OF CONTINUAL TIME


- PERCEPTION vs./and TO LISTEN


- PERÇİNLEMEK ile PERÇİNLENMEK ile PERÇİNLETMEK ile PERÇİNLEŞMEK ile PERÇİNLEŞTİRMEK ile PERÇİNLEYEBİLMEK ile PERÇİN ile PERÇİNLİ ile PERÇİNSİZ ile PERÇİN TABANCASI


- PERÇİNLEMEK ile YUMRUK SIKMAK ile KATTIĞI ŞEY ile PERÇİNLEME

( CLINCH vs. CLINCH FIST vs. CLINCHER vs. CLINCHING )

( قاطع ساختن ile مشت کردن ile مشت گره کردن ile قيچي کننده ile گلاوي )

( QATE SAKHTAN ile MOSHT KARDAN ile MOSHT GAREH KARDAN ile GHYCHY KONANDEH ile GOLAVY )


- PERDAHLAMAK ile PERDAHLANMAK ile PERDAH ile PERDAHLI ile PERDAHÇI/LIK ile PERDAHSIZ


- SCREEN GRID[İng.] ile/değil/yerine/= PERDE IZGARASI


- PERDE ile KATMAN

( PITCH vs. LAYER )


- PITCH, SCREEN[İng.] / KANALABSTAND, TONHÖHE[Alm.] ile/değil/yerine/= PERDE


- PERDE ile/ve TARABA

( ... İLE/VE Tahta perde. )


- EFFET D'ÉCRAN[Fr.] ile/değil/yerine/= PERDELEME ETKİSİ


- PERDELEMEK ile PERDELENMEK ile PERDELEYEBİLMEK ile PERDE/LİK ile PERDECİ/LİK ile PERDELİ ile PERDESİZ/LİK ile PERDE DUVAR ile PERDE PERDE ile PERDE ARKASI ile PERDELİ PİLAV ile PERDE ARKASINDA ile PERDE AYAKLILAR ile PERDE ARKASINDAN


- PERDESİ SIYRIK ile PERDESİ YIRTIK


- PEREME ile PEREMECİ/LİK


- PERESE ile ...

( Duvarcıların doğrultu bulmakta kullandıkları çekül ipi. )


- PERFECT vs. STRONG


- PERFECTOİD THEORY ile/||/<> RİGİD ANALYTİC GEOMETRY

( Perfectoid theory p karakteristiği etkisi olmayan p-adik geometriyken İLE rigid analytic geometry genel p-adik analitik geometridir )

( Formül: Almost mathematics )


- PERFORAN/PERFORANT[İng.] değil/yerine/= DELICİ


- PERGEL ile PERGEL HAREKETİ


- PERGEL değil/yerine/= YAYÇİZER


- PERGEL[Fars.] değil/yerine/= YAYÇİZER


- PERGOLA[İt.] değil/yerine/= GÖLGELİK/ÇARDAK


- PERHİZ ile PERHİZLİ ile PERHİZSİZ


- PERHÎZ[Fars.] ile PERÎZ[Fars.]

( Sağlığı korumak ya da düzeltmek amacıyla uygulanan beslenme düzeni.[REJİM, RİYAZET/RİYAZAT] | Dince yasak edilen şeylerden tamamıyla uzak kalma/durma. | İncitici sözlerden kaçınma. | Hristiyan ve Yahudiler'in, belirli günlerde, bazı yiyecekleri yemeden tuttukları oruç. İLE Bağırma, haykırma. | Su kenarında yetişen yeşil saz, ot. )


- PERİ ile PERİ YÜZLÜ ile PERİ KIZI ile PERİ YÜZÜĞÜ

( FAIRY vs. FAIRY FACED vs. FAIRY GIRL vs. FAIRY RING )

( پري ile جن ile پريرو ile پريدخت ile قارچ حلقوي )

( پري ile JAN ile PARYRO ile PARYDOKHT ile GHARCH HALGHOY )


- PERİDOT ile/||/<> ZİRKON

( Zeytin yeşili renkte bir olivin türü. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir taş. )


- PERİLİ KÖŞK ile ...

( Emirgân'dadır. [XIX. yy.] )


- PERIOPERATİF/PERIOPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT SÜRECİ


- PERİYODİK/PERIODIC, PERIODICAL[İng.] değil/yerine/= DÖNEMSEL | SÜRELİ (YAYIN)


- DEVRE[Osm.] / PERIOD, P, OF ELECTROMAGNETIC RADIATION[İng.] / PÉRIODE, PERIODE[Fr.] / PERIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PERİYOT, P (ELEKTROMANYETİK IŞIMADA)


- PERKIN REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= PERKİN REAKSİYONU


- PERKÜTAN NEFROSTOMİ/PERCUTANEOUS NEPHROSTOMY[İng.] değil/yerine/= DERIDEN BÖBREK AĞIZLAŞTIRMASI


- PERLITE[İng.] / PERLITE[Fr.] / PERLIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PERLİT


- PERLİT ile PERLİTLİ


- PERLON ile PERLON FIRÇA


- PERMANENT :/yerine KALICI


- PERMIT :/yerine İZİN VERMEK


- PERO ve FAÇETA[İt.]

( Armut biçiminde tek parça elmas. VE Elmasın yontulmuş her bir yüzü. )


- PEROVSKİTE İLE SPİNEL İLE GARNET ile/||/<> OKSİT YAPILARI

( Önemli metal oksit kristal yapıları. )

( Formül: ABO₃ (perovskite) )


- PERŞEMBE'NİN GELİŞİ, ÇARŞAMBA'DAN, BELİRLİ OLUR ile/<> ADAM OLACAK ÇOCUK, BOKUNDAN BELİRLİ OLUR ile/<> GÜN DOĞMADAN, NELER DOĞAR


- PERSISTAN/PERSISTENT[İng.] değil/yerine/= İNATÇI


- PERSİSTENCE LENGTH İLE KUHN İLE RADİUS OF GYRATION ile/||/<> POLİMER FİZİĞİ

( Biyopolimer mekanik özellikleri. )

( Formül: = 2LpL )


- PERSİSTENT HOMOLOGY İLE MAPPER İLE ZİGZAG ile/||/<> TDA YÖNTEMLERİ

( Veri analizinde topolojik yaklaşımlar. )

( Formül: Barcodes İLE persistence diagrams )


- PERSON vs. CONCEPT/EVENT


- PERSON :/yerine KİŞİ


- PERSONALLY :/yerine ŞAHSEN


- PERTEV değil/yerine/= IŞIK, PARLAKLIK, YALIM


- PERTEVNİYAL KADIN EFENDİ ÇEŞMESİ ile PERTEVNİYAL SULTAN ÇEŞMESİ / VALİDE ÇEŞMESİ

( Eyüp'te, Eyüpsultan'dadır. İLE Aksaray'da Valide Sultan Camisi bahçesindedir. )

( 1867'de, Sultan Abdülaziz'in annesi Pertevniyal Sultan tarafından. İLE 1871'de, Pertevniyal Sultan tarafından. )


- PERTEVNİYAL SULTAN KONAĞI/HOROZOĞLU KONAĞI :

( Merkez Sarıyer'de Şehit Mithat Yılmaz (Eski Dereboyu) Caddesi üzerindedir. Sultan II. Mahmut'un (1803 - 1839) aşık olup haremine aldığı Besime hanımın adı hareme girdikten sonra Pertevniyal Sultan, çocuk sahibi olduktan sonra da "Valde" yani yeni ismiyle Pertevniyal Valde Sultan oldu (ö. 1883). Pertevniyal Valde Sultan İstanbul'un değişik semtlerine yaptığı hayır işleriyle tanınır. Tapu kayıtlarında Pertevniyal Valde Sultan Vakfının malı olarak görünen Konak mahkeme kararı ile 1954 yılında İstanbul Valiliği emrine devredildi. Daha sonra da Sarıyer Belediyesi'nin mülkiyetine geçen konaktan 1960 yılına kadar okul olarak yararlanıldı. Cumhuriyet öncesi "Süleyman Şah Binkaya Alp Numune - i İnnaz Mektebi" adı ile eğitim verirken, cumhuriyet döneminde Sarıyer 14. İlkokul, Sarıyer Pertevniyal İlkokulu olarak eğitim verildi. Bir süre kadar boş tutulan bina 1961'de Sarıyer Halk Eğitim Merkezi emrine tahsis edildi. Yeni Halk Eğitim Binasının yapılması üzerine birkaç yıl boş kalan ve birkaç kez yangın ve yıkılma tehlikesi geçiren bina Sarıyer Belediyesi Kültür Merkezi yapıldı. )


- PERTEVNİYAL VÂLİDE SULTAN ile BEZM-İ ÂLEM VÂLİDE SULTAN

( SULTAN ABDÜLAZİZ ile SULTAN ABDÜLMECİD )

( Pertevniyal Vâlide Sultan Çeşmesi, Eyüp Sultan'da, Yâvedûd Türbesi karşısında, Haliç Köprüsü'nün altındadır. [19. yy.] )


- PERUK ile PERUKA ile PERUKÇU/LUK


- PERUKA[İt.] ile PERÜKÂR[Fr. < İt.]

( Takma saç. İLE Berber. )


- PERUZ HANIM ile/ve/||/<>/> NURHAN DAMCIOĞLU

( )


- PERVA ile PERVAZ ile PERVASIZ/LIK ile PERVAZLI ile PERVAZSIZ ile PERVASIZCA


- PERVANE ile PERVANECİ ile PERVANELİ ile PERVANESİZ ile PERVANE BALIĞI


- PERVANEBALIĞI = AYBALIĞI


- PERVAZ ile KALABALIK

( JAMB vs. JAMBOREE )

( لغاز ile جمبوري ile مجمع پيشاهنگان )

( لغاز ile جمبوري ile MAJMA PEYSHANGAN )


- PERVÂZ[Fars.] ile -PERVÂZ[Fars.] ile PERVÂZE[Fars.] ile PERVÂZÎ[Fars.]

( Uçma, uçuş. | Saçak. | Göze/hücre. | Ayna. | Dolap. | Aynalı, ince ve uzun tahta. İLE "Uçan, uçucu" anlamlarıyla birleşik sözcük yapar.[BÂLÂ-PERVÂZ: Yüksekten uçan. | BÜLEND-PERVÂZ: İddialı, inatçı.] İLE Kır, gezinti için hazırlanan yemek. | Gece eğlencesi ışığı. | Altın ve gümüş yaprakların kırıntısı. İLE Divân-ı Hümâyün ve Defter-i Hâkânî kalemlerine devam ve hizmet etmeden ve de hâcegândan olmadan, yolunu bularak bu kalemlerden birinde ketebeden olduğuna dair kayıtlarına şerh verilen kişi. )


- PERVERENDE[Fars.] ile/ve/||/<>/> PERVERDE[PELVERDE değil!][Fars.] ile/ve/||/<>/> PERVERD/-PERVER[çoğ. PERVERÂN][Fars.]

( Yetiştirici, terbiye edici. | Besleyici, büyütücü. İLE/VE/||/<>/> Beslenmiş, büyütülmüş, yetiştirilmiş. | Üzüm şırasından yapılan bir çeşit tatlı. İLE/VE/||/<>/> "Besleyen/besleyici, büyüten, yetiştiren/yetiştirici, koruyan, terbiye eden" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[DEHÂ-PERVER: Dâhî yetiştiren. | FUKARÂ-PERVER: Yoksul besleyen.] )


- PERVEZ/PERVAZ[Fars.] ile/ve/değil/<> EŞİK


- PES ETMEK ile KAÇMAK


- PEŞ ile PEŞ PEŞE ile PEŞİ SIRA ile PEŞİ PEŞİNE


- PESEND[Fars.] ile/ve/||/<> -PESEND[Fars.]

( Beğenme, seçme. | Bir çeşit iğne işi. | Esmerleşmiş/mat altın. | Mushaflarla yazmaların ilk sayfalarıyla sure ya da bahis başlarında boya ile perdâh edilerek altınla karışık yapılmış olan biçimler. İLE Beğenen, beğenmiş.[MÜŞKÜL-PESEND: Güç beğenir. | HOD-PESEND: Kendini beğenmiş.] )


- PESETA ile/değil/yerine/||/<>/> AVRO/EURO

( ... @@ Eski İspanyol para birimi. )


- PEŞİ PEŞİNE (GELMEK)


- PEŞİN değil/yerine/= ÖNCELİ


- PEŞİN ile PARA KUTUSU ile NAKİT KREDİ ile YAZAR KASA

( CASH vs. CASH BOX vs. CASH LOAN vs. CASH REGISTER )

( نقد کردن ile صندوق پول ile نقدي ile نقد ile پول نقد ile دخل پول ile وجه دستي ile ماشين صندوقداري ile صندوق )

( NAGHAD KARDAN ile SANDOGH POL ile NAGHADY ile NAGHAD ile POL NAGHAD ile DOKHAL POL ile VAJEH DASTY ile MASHYNE SANDOGHDARY ile SANDOGH )


- PEŞİN ile PEŞİNCİ/LİK ile PEŞİN CEVAP ile PEŞİN FİKİR ile PEŞİN HÜKÜM ile PEŞİN PEŞİN ile PEŞİN SATIŞ ile PEŞİN YARGI ile PEŞİN PİYASA ile PEŞİN PAZARLIK


- PEŞKİR ile PEŞKİRCİ/LİK


- PEŞREV"[Fars. < PİŞREV] ile/ve/||/<>/> GİRİŞ


- PEŞREV[Fars. PİŞREV] ile PEŞREV[Fars. PİŞREV] ile PES-REV

( Türk müziğinde, faslın giriş taksiminden sonra ilk çalınan dört haneli ve dört teslimli parça. | Halk öykülerinde, türkülerin okunup çalınışı sırasında türkü aralarına katılan mani türünden küçük türküler. İLE Pehlivanların tutuşmadan önce kispetlerine vurarak yaptıkları gösteri. İLE Hizmetli/uşak.[arkadan gelen] )


- PEŞREV[Fars. PİŞREV] ile UVERTÜR

( Alaturka müsikîde bestelerden önce ve taksimden sonra çalınan nağme. İLE Batı müziğinde ana parçadan önce çalınan giriş/açış müziği. )


- PESTİL değil/yerine/= BASTIK


- PESTİL ile KÖFTER[Fars. < KOFTER]

( İnce yufka biçiminde kurutulmuş meyve ezmesi, bastık. | Çok yorgun, güçsüz. | Hasta. | Tavan ile kömür damarı arasında yer alan ince, yumuşak killi tabaka. İLE Üzüm şırasıyla nişasta karışımının kaynatılıp dökülerek kesildikten sonra kurutulmasıyla hazırlanan bir tür pestil. )


- PET :/yerine EVCİL HAYVAN


- PETEK ile PETEK GÖZ ile PETEK DOKUMA ile PETEK GÜVESİ


- PETEŞİ/PETECHIA[İng.] değil/yerine/= NOKTASAL KANAMA


- OIL GAS[İng.] / PETROLIUM GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= PETROL GAZI


- PETROLEUM NAPHTA[İng.] ile/değil/yerine/= PETROL NAFTASI


- PETROLEUM PITCH[İng.] ile/değil/yerine/= PETROL ZİFTİ


- PETROL ile AĞIR PETROL

( Kendiliğinden.[yüzeye nisptene yakın derinlikten] İLE 300 ºC buhar basıncıyla.[en az 1000 - 2000 metreden] )

( Yoğunluğu 0.8'den 0.95'e kadar değişebilen, hidrokarbürlerden oluşmuş, kendine özgü kokusu olan, koyu renkli, arıtılmamış, doğal yanıcı mineral yağ. İLE ... )


- PETROL ile PETROLCÜ/LÜK ile PETROL MAVİSİ ile PETROL LAMBASI


- PETROL[Fr. < Lat.] değil/yerine/= YERYAĞI

( Yoğunluğu 0.8'den 0.95'e kadar değişebilen, hidrokarbürlerden oluşmuş, kendine özgü kokusu olan, koyu renkli, arıtılmamış, doğal yanıcı mineral yağ. )


- PEY ile PEYK/LİK ile PEY AKÇESİ


- PEYDAHLAMAK ile PEYDAHLANMAK ile PEYDA ile PEYDAH


- PEYDERPEY[Fars. < PEY:Arka. | -DER: İçinde.]["PEYDELPEY" değil!] (ÖDEMEK) AZAR AZAR/BÖLÜM BÖLÜM/YAVAŞ YAVAŞ (ÖDEMEK) | BİRBİRİ ARDINCA, ART ARDA


- PEYGAMBER YEMİNİ ile NEFİS YEMİNİ


- PEYGAMBER ile/||/<>/> DEBORA

( ... İLE/||/<>/> Bir kadın peygamber. )


- PEYGAMBERAĞACI ile PEYGAMBERÇİÇEĞİ ile PEYGAMBERDEVESİ

( Yabanikimyongillerden, reçinesinden gayakol çıkarılan bir ağaç. İLE Mavi kantaron, belemir. İLE Sıcak ve ılıman ülkelerde yaşayan, genellikle yeşil renkte ve ortalama 5 cm. boyuna, düz kanatlı, çok obur böcek. )

( GUAJACUM OFFICINALE cum CENTAUREA CYNUS cum MANTIS RELIGIOSA )


- PEYGAMBERDEVESİ ile ORKİDE PEYGAMBERDEVESİ

( NTV - Yaşam Öyküsü 1. Bölüm (İlk Adımlar)[22:40 - 28:30 arası] )


- PEYGAMBER'İN:
SOL'U değil SAĞ-I SÂNÎ(ÖTEKİ/İKİNCİ SAĞI)


- PEYGAMBER/LİK ile PEYGAMBERCE ile PEYGAMBER AĞACI ile PEYGAMBER ÜZÜMÜ ile PEYGAMBER BALIĞI ile PEYGAMBER DİKENİ ile PEYGAMBER ÇİÇEĞİ


- PEYK[Fars.] ile PEYREV[Fars.]

( Uydu. | Bir başkasına bağımlılığı olan. İLE Başkasının izinden giden, izleyen/izleyici. )


- PEYKE[Fars. < PAYGÂH]/SEKİ/KEREVET[Yun.] değil/yerine/= SEDİR/SALACAK

( Genellikle eski kahvelerde ve evlerde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir. )


- PEYNİR ile PEYNİR RENDESİ ile PEYNİR AKARI

( CHEESE vs. CHEESE GRATER vs. CHEESE MITE )

( پنير ile پنيرتراش ile کرم پنير )

( PANYR ile PANYRATARASH ile KARAM PANYR )


- PƏZƏVƏNG[Azr.] = İRİ YAPILI/TORAMAN[Tr.]


- PFUND SERIES[İng.] / SÉRIES DE PFUND[Fr.] ile/değil/yerine/= PFUND DİZİLERİ


- PFUND-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PFUND SERİSİ


- PH ile PUANTOMETRE

( Asitlik ya da bazlık derecesi. İLE Işık yeğinliğini/şiddetini ölçen aygıt. )


- PHALL-/PHALLO- ile/||/<> BALAN-/BALANO-

( Penis. İLE/||/<> Glans penisle ilgili. )


- PHD/DOCTOR OF PHILOSOPHY[İng.] değil/yerine/= AKADEMIK UZMAN


- DOCTOR OF PHILOSOPHY[İng.] ile/değil/yerine/= PH.D.


- PHI/PROTECTED HEALTH INFORMATION[İng.] değil/yerine/= KORUNMUŞ SAĞLIK BİLGİSİ


- PHI/PUBLIC HEALTH INFORMATICS[İng.] değil/yerine/= HALK SAĞLIĞI BİLİŞİMİ


- PHII/PUBLIC HEALTH INFORMATICS INSTİTUTE[İng.] değil/yerine/= HALK SAĞLIĞI BİLİŞİM ENSTİTÜSÜ


- PHİL-/-PHİL/-PHİLE/-PHİLİA/-PHİLİC/PHİLO-/-PHİLY ile/||/<> PHOB-/-PHOBE/-PHOBİA/-PHOBİAC/PHOBO-

( Sevme, eğilimi olma, eğilim, hastalık derecesinde eğilim. İLE/||/<> Korku, kaygı, fobisi olan. )


- PHILLIP[PHILIA: Sevgi/si. | HIP: At.]:

( At sevgisi/sever. )


- PHILOMYTHOS ile/ve PHILOSOPHOS


- PHIN/PUBLIC HEALTH INFORMATION NETWORK[İng.] değil/yerine/= HALK SAĞLIĞI BİLGİ AĞI


- PHONON ile/||/<> PHOTON

( Phonon kristalin titreşim kuantumuyken İLE photon elektromanyetik alan kuantumudur )

( Formül: Lattice vibration )


- PHOTOCATALYSIS ile/||/<> ELECTROCATALYSIS ile/||/<> PLASMA ile/||/<> ALTERNATİF KATALİZ

( Geleneksel olmayan aktivasyon yöntemleri. )

( Formül: H₂O → H₂ + ½O₂ )


- PHOTOSENSİTİZER İLE QUENCHER İLE FRET ile/||/<> ENERJİ TRANSFER

( Moleküller arası enerji aktarım mekanizmaları. )

( Formül: E ∝ 1/r⁶ (FRET) )


- PHR/PERSONAL HEALTH RECORD[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL SAĞLIK KAYDI


- PHRASE :/yerine İFADE


- PHYLOGENETİC TREE İLE DİSTANCE İLE PARSİMONY ile/||/<> FİLOGENETİK ANALİZ

( Evrimsel ilişkilerin matematiği. )

( Formül: L = P(D|T ileθ) )


- PHYSIC vs. PHYSICS vs. PHYSICAL


- PHYSICALLY :/yerine FİZİKSEL OLARAK


- PHYSICIAN :/yerine HEKİM, DOKTOR


- PHYSİ-/PHYSİO- ile/||/<> PHYT-/-PHYTE/PHYTİ-/PHYTO- ile/||/<> DENDR- ile/||/<> PHARMACO-

( Doğa ile ilgili, doğal, fizyoloji ile ilgili. İLE/||/<> Bitki, vejetasyon, bitkisel, parazit ile ilgili. İLE/||/<> Ağaç. İLE/||/<> İlaç ya da ilaç nesneleri ile ilgili. )


- PI-MESON[İng.] / MÉSON Π[Fr.] / PI-MESON[Alm.] ile/değil/yerine/= Pİ MEZONU


- Pİ SAYISI (ÇİN) ile/||/<> Pİ SAYISI (ARŞİMET)

( Liu Hui pi sayısını 3.14159 olarak hesapladı İLE Arşimet 3.14 civarında bulmuştu. )

( Liu Hui tarafından 263 yılında keşfedildi/formüle edildi. (220-280) (Ülke: Çin) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Pi sayısı hesaplaması) )


- Pİ SAYISI ve/||/<>/> FEYNMAN NOKTASI

( Pi sayısının ondalık açılımında, 762. basamaktan itibaren altı adet 9, ardışık olarak yer alır. )

( )