Bugün[26 Mart 2026]
itibarı ile 39.531 başlık/FaRk ile birlikte,
39.531 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(103/160)


- MUTLAK ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNME BİÇİMİ


- SALTIK/MUTLAK ile/ve GÖRELİLİK

( Göreli olan, mutlak kabul edildikçe, çatışma, kaçınılmazdır. )


- MUTLAK ile/ve/değil GÜVENİLİR


- MUTLAK ile İLÂHİ

( MUTLAK[< TALÂK): Herhangi bir şeye ilişik olmayan. )


- MUTLAK ile/ve İLKE

( Göreliliği, birliğe getiren ilke. İLE/VE ... )

( MUTLAK: ZAMAN VE MEKÂN ÜSTÜ )

( MUTLAK: Değişenlerin, ilkeleri. )

( ... ile/ve UMDE )

( ABSOLUTE vs./and PRINCIPLE )


- MUTLAK ile İNAK

( ABSOLUTE vs. DOGMA )


- MUTLAK ile/ve/değil/yerine ITLAK


- MUTLAK ile/değil/yerine MUTFAK

( İdeoloji. İLE/DEĞİL/YERİNE Felsefe. )


- MUTLAK ile MUTLAK ADRES ile MUTLAK CEHALET ile MUTLAK VEKALETNAME ile MUTLAK KURAL ile MUTLAK DEĞER ile KESİNLİKLE

( ABSOLUTE vs. ABSOLUTE ADDRESS vs. ABSOLUTE IGNORANCE vs. ABSOLUTE POWER OF ATTORNEY vs. ABSOLUTE RULE vs. ABSOLUTE VALUE vs. ABSOLUTELY )

( مطلق ile محض ile مطلقه ile نشاني مطلق ile جهل مرکب ile وکالت مطلغ ile حکومت مطلقه ile قدر مطلق ile مطلقا ile عليالاطلاق )

( MOTALGH ile MAHZ ile MOTALGHEH ile NESHANY MOTALGH ile JOHAL MARKAB ile VEKALT MOTLAGH ile HOKOMET MOTALGHEH ile GHODAR MOTALGH ile MOTALGHA ile عليالاطلاق )


- MUTLAK ile MUTLAKA ile MUTLAKÇI/LIK ile MUTLAK NEM ile MUTLAK MERA ile MUTLAK DEĞER ile MUTLAK SIFIR ile MUTLAK SICAKLIK


- MUTLAK[Ar.] değil/yerine/= SALT/SALTIK


- MUTLAK ile/ve ŞEHÂDET


- MUTLAK ile/değil/yerine UZLAŞILMIŞ


- MUTLAK/KAPSAMLI/TAMAMEN BAĞIŞIKLIK ile GÖRELİ BAĞIŞIKLIK

( En güçlü ve geniş bağışıklık olarak kabul edilen mutlak bağışıklığa göre şüpheli, sanık ve tanık, tanıklık yaptığı sıradaki verdiği beyânı ile ilgili hiçbir suçtan kovuşturulamaz. Fakat şüpheli, sanık ve tanığın, bağışıklık kapsamında ileri sürdüğü asıl suçla bağlantılı olmayan kanıtın kullanımı olanaklıdır. Savcının, kovuşturma yapmayacağına dair hukuka aykırı vaadi, mutlak bağışıklık sunmaz. Savcı, ancak gerçeğe ulaşmak için önem taşıyan durumlarda, bağışıklık tanınması konusunda mahkemeye öneride bulunabilir. Ayrıca, kişiye, mutlak bağışıklık tanınmışsa, savcı, bir sonraki ceza davasında kullandığı kanıtın, hukuka uygun ve bağışıklık ile elde edilen tanıklıktan bağımsız olduğunu kanıtlamak zorundadır. İLE Sadece, bağışıklık sağlanması yoluyla elde edilen beyân ve bu beyân aracılığıyla elde edilen kanıtlar, sanığın, bu suçlardan dolayı takip eden kovuşturmasında kullanılamaz. )


- MUTLAK/LAŞTIRMA ile/ve/||/<> KUTSAL/LAŞTIRMA


- MUTLAK/LIK ile/ve/||/<> BAĞLAYICI/LIK


- MUTLAK/LIK ile DOĞRU/LUK

( Doğruluk ve eylemin birliği! )

( ABSOLUTE/NESS vs. RIGHT/NESS )


- MUTLAK/LIK ile/ve/||/<> İLÂHÎ/LİK


- MUTLAK/LIK ile/ve KESİN/LİK

( ABSOLUTE vs./and DEFINITENESS | CERTAINTY )


- SALTIK/LIK / MUTLAK/LIK ile/ve/||/=/<> KOŞULSUZ/LUK


- MUTLAK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YETKİN/LİK

( Bir şeyin mutlak olması, yetkin olduğu anlamına gelmez. )


- MUTLU İKEN ile ÜZÜNTÜLÜ İKEN ile ÖFKELİ İKEN

( Söz verme! İLE Yanıt verme! İLE Karar verme. )


- MUTLU OLMAK İÇİN GEREKEN "BENCİLLİK":
"SADECE KENDİNİ DÜŞÜNMEK" değil/yerine ÖNCELİKLE KENDİNİ DÜŞÜNEBİLMEK


- MUTLU ile/ve/<> MEMNUN

( Başarının sırrı nedir bilmiyorum fakat başarısızlığın sırrı herkesi memnun etmeye çalışmaktır. )

( HAPPY vs. PLEASED/GLAD )


- MUTLU ile MUTLU SONUÇ ile MUTLU GÜN ile MUTLU GİT ŞANSLI ile MUTLU HAYAT ile MUTLU YILLAR

( HAPPY vs. HAPPY CONCLUSION vs. HAPPY DAY vs. HAPPY GO LUCKY vs. HAPPY LIFE vs. HAPPY NEW YEAR )

( سردماغ ile خوشبخت ile سرخوش ile خوشحال ile خوش ile مشعوف ile خوش اهوال ile سرحال ile شادکام ile شاديبخش ile دلخوش ile شاداب ile دلشاد ile دل زنده ile شادمان ile بانشاط ile بشاش ile شاد دل ile مسرور ile شاد بهر ile خوشنود ile خوشوقت ile فرخنده ile ذوق زده ile فرخ ile شنگول ile شاد ile حست ختام ile روز شادي ile لا ابالي ile زندگي خرم ile سال نو مبارک )

( SARDAMAGH ile KHOSHBAKHT ile SARKHOSH ile KHOSHHAL ile KHOSH ile MOSHOOF ile KHOSH HAVAL ile SARHAL ile SHADKAM ile شاديبخش ile DELKHOSH ile SHADAB ile DELESHAD ile DEL ZANDEH ile SHADMAN ile BANESHAT ile BESHASH ile SHAD DEL ile MOSROR ile SHAD BACPER ile KHOSHNOD ile KHOSHOGHT ile FARKHANDEH ile ZOGH ZADEH ile FARKH ile SHANGOL ile SHAD ile حست ختام ile RUZ SHADY ile لا ابالي ile ZANDEGY KHRAM ile SAL NO MOBARK )


- MUTLULANMAK ile MUTLULANDIRMAK ile MUTLU/LUK ile MUTLUCA ile MUTLULUK ÇUBUĞU ile MUTLULUK TABLOSU


- MUTLULUK ADASI ve/||/<>/< SIRADANLIK DENİZİ

( Mutluluk adasına, sıradanlık denizinden ulaşılır. )


- MUTLULUK:
DAHA ÇOK OLANI ARAMAK değil/yerine/>< DAHA AZ OLANIN, TADINI ÇIKARMAK


- MUTLULUK:
FİYATI OLANLARLA değil/yerine DEĞERİ OLANLARLA


- MUTLULUK:
KİŞİDE/MALDA/MAKAMDA değil/yerine AMAÇTA


- MUTLULUK, ...:
"YAŞAM TARZIMIZDA" değil YAŞAMA BAKIŞ TARZIMIZDA


- MUTLULUK ile AŞK ile EFSANE

( İki kişi, birbirini sever ve birlikte olurlarsa MUTLULUK olur. İki kişiden, biri sever de öbürü kaçarsa AŞK olur. İki kişi, birbirini sever de kavuşamazlarsa EFSANE olur. )


- MUTLU/LUK ve/||/<>/>/< DİNGİN/LİK


- MUTLULUK = SAADET = HAPPINESS[İng.] = BONHEUR, FELICITÉ[Fr.] = GLÜCK[Alm.] = FELICITAS[Lat.] = FELICIDAD[İsp.]


- MUTLULUK ile/ve/değil/||/<>/< TATMİN OLMA


- MUTMAİN[< TAM'AN]:
GÖNLÜ KANMIŞ, İÇİ RAHAT, ŞÜPHESİ OLMAYAN KİŞİ -<


- MUTRİB ile ...

( Müzikle uğraşan. | Bir müzik aleti çalan. )


- MUTSUZLAŞMAK ile MUTSUZ/LUK


- MUTSUZLUK NEDENLERİ'NDE:
CEHÂLET ve DALGI/GAFLET


- [ne yazık ki]
"MUTSUZ/LUK" ile/ve/||/<>/>/< "UMUTSUZ/LUK"

( Ahlâksızlık. İLE/VE/||/<>/>/< Küfür. )


- [ne yazık ki]
MUTSUZLUK:
"SAHİP OLAMADIKLARIMIZA ULAŞAMADIĞIMIZDAN DOLAYI" değil SAHİP OLDUKLARIMIZI UNUTMAKTAN DOLAYI


- MÜTTAKÎ[< VAKY ile VİKAYE] ile ...

( İTTİKA EDEN, SAKINAN, ÇEKİNEN | ALLAH'DAN KORKAN | ALLAH'IN ÖLÇÜSÜNE GÖRE KENDİNİ AYARLAYAN )


- MUTTASIL[< VASL]:
ULAŞAN, KAVUŞAN, BİTİŞEN, İTTİSÂL EDEN | ARALIKSIZ, HİÇ DURMADAN, BİTEVİYE -<


- MÜTTEHİDİN BİZZÂT, MUHTELİF-ÜN BİL-İTİBAR


- MUTUAL İLE CONDİTİONAL İLE RELATİVE ile/||/<> BİLGİ ÖLÇÜLERİ

( Farklı bilgi ilişki metrikleri. )

( Formül: I(X;Y) = I(Y;X) ≥ 0 )


- MUTUAL :/yerine KARŞILIKLI


- MUVÂHÂT[Ar. < UHUVVET] ile MUVAHHAD/E[Ar. < VAHDET]

( Kardeş etme, birbirini kardeşliğe kabul etme. İLE Bir ve tek duruma getirilmiş. | Tek noktalı harf. )


- MUVAHHİD[< VAHDET] ile ...

( TEVHİD EDEN, ALLAH'IN BİRLİĞİNİ İKRAR )


- MUVAKKAT[Ar. < VAKT] ile BELİRLİ BİR ZAMANA ÖZEL, SÜREKSİZ, GEÇİCİ | EĞRETİ

( BELİRLİ BİR ZAMANA ÖZEL, SÜREKSİZ, GEÇİCİ | EĞRETİ )


- MUVAZİ[Ar.]/PARALEL[Fr. < Lat. < Yun.] değil/yerine/= KOŞUT

( ... DEĞİL/YERİNE/= Koşut. | Yeryuvarı üzerinde çizildiği varsayılan, ekvatora koşut çemberlerden her biri. | Bir dönel yüzeyin, eksene dik bir düzlemle kesiti. )


- MUVÂZÎ[Ar. < VEZY] ile MUVAZZİH[Ar. < VUZÛH]

( Paralel. İLE Açıklayan, ayrıntılı olarak anlatan, îzâh eden. )


- MUVAZZAF/LIK ile MUVAZZAF SUBAY ile MUVAZZAF HİZMET


- MÜVECCİBE[Ar.] değil/yerine/= TALKIM

( Ana sapın bir çiçekle sonuçlandığı, büyümeyi yan sapların sürdürdüğü bir tür uzama biçimi. )


- MÜVELLİDÜLHUMUZA[Osm. Tr.] = OKSİJEN[Fr. < Yun. OKSYS: Ekşi. | GENNAN: Doğurmak.]

( Hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, atom ağırlığı 16, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada, %20 oranında bulunan bir gaz. [Simgesi: O] )


- MÜXBİR[Azr.] = MUHABİR[Tr.]


- MUYLU ile MUYLU YATAĞI


- MUZ ile KANDOM

( ... İLE Tatsız, şişman bir muz. [Papua Yeni Gine'de] )


- MUZ ile MATOKE

( ... İLE Uganda'da, sadece pişirilerek yenilebilen yeşil bir muz. )


- MUZA'AF[Ar.] ile MUZÂAF[Ar. < ZIF] ile MUZÂF[Ar. < ZAYF | çoğ. MUZÂFÂT]

( Bir o kadar daha çoğaltılmış, bir kat daha artmış, taz'îf edilmiş. İLE İki kat, kat kat, katmerli. | Aynı "orta harfi" ile "son harfi", aynı harfin tekrarından oluşan sözcük.[musrir:musirr / müdrir:müdirr | hâdid:hadd] İLE Katılmış, bağlanmış, bağlı, izâfe edilmiş. | [ad takılarında] Belirtilen, başka bir ada katılmış ve onu tamamlamış olan. )


- MUZAFFER değil/yerine/= UTKAN/UTKULU


- MUZÂHÎ[Ar. < ZAHY] ile MUZÂHİR/MÜZÂHİR[Ar. < ZAHR]

( Benzeyen, benzeyici. İLE Arka, taraflı çıkan, yardım eden, koruyan, zahîr olan. )


- MUZAHİR[Ar.] değil/yerine/= DESTEKLEYEN, YARDIM EDEN


- MÜZÂYEDE[Ar. < ZİYÂDE] değil/yerine/= ARTIRMA


- MÜZÂYEDE[Ar. < ZİYÂDE] ile/ve/||/<> MÜNÂKAŞA ile/ve/||/<> EMÂNETEN

( Açık artırma. İLE/VE/||/<> Açık eksiltme. İLE/VE/||/<> Kim uygun görülürse. )


- MUZCER[Ar. < ZUCRET] ile MUZCİR[Ar. < ZUCRET]

( Sıkıntılı, ıstıraplı. İLE Sıkıntı veren, ıstırap. )


- Müze Kart'ınızı Alınız!


- MÜZE:
"KORUMA/SERGİLEME YERİ" ile/değil/||/<>/< ESİNLENDİRME YERİ/ARACI


- MÜZEDEKİ NESNENİN:
ÖZELLİĞİ OLMASI ile/ve KULLANIM DEĞERİNİ KAYBETMİŞ OLMASI


- MÜZELLİL[Ar. < ZÜLL ve ZİLLET] ile MÜZERRİ'[Ar. < ZER]

( Hakirleştiren, zelilleştiren. İLE Tohum eken makine. )


- MÜZEVVİR MESCİDİ ile ...

( Eyüp'tedir. [XVI. yy.] )


- MÜZEYE GİR fakat "MÜZELİK OLMA!"


- MÜZİK:
DÜŞÜK ile/ve/<> YÜKSEK

( Sadece ritme sahiptir. İLE/VE/<> Ritme ve melodiye sahiptir. [Bir tarzı, aynı zamanda, armoniye de sahiptir.] )


- MÜZİK KONSERİ değil KONSER[Fr., İng. < CONCERT]/DİNLETİ


- MÜZİK/ŞARKI ALBÜMLERİNDE:
10'DA BİRKAÇ ile 10'DA 10 ile 10'DA 100/1000

( Bir sanatçının, albümlerinde yaptığı müzik ve şarkıların ancak birkaçı, ötekilere göre çok daha fazla sevilir. İLE Bazı sanatçılarımızın, bazı albümlerinde bulunan parçaların, 10'unun da tutması, çok az sanatçının yakalayabildiği bir durum ve başarıdır. İLE Ancak birkaç sanatçımız da, 10 parçalık albümleriyle, bizde 100/1000 büyük şarkılık etki ve coşku uyandırıyor. Aşk şarkıları, bunların başında geliyor. Yazdığı sözleriyle, müziğiyle, buğulu hoş sadâsı, kişilere olan saygısı ve yakınlığıyla, sanat yaşamının başlangıcından beri aynı biçimde ve artarak devam eden tüm dinleyici/hayran kitlesine de baktığımızda, özellikle Yaşar'ım/ız, bu sanatçı ve şarkılara en iyi örneklerden biridir. Başarılarının artarak devamını dileyerek, saygı, sevgi ve teşekkürümüzü sunuyoruz... )


- MÜZİK ile/ve KLÂSİK MÜZİK


- MÜZİK ile/ve MÛSİKÎ

( Hakimiyet Simgesi. İLE/VE Medenî yükselişin son, sükûtun da ilk sanatıdır. )

( Türk ile Batı müziğinde 4 ses farkı vardır. )

( Türk mûsikîsinde, akord, Ney'e göre yapılır. )

( Türk mûsikîsinde, selen/sadâ[insan sesi] esastır! )

( Fâsık'ın fısk'ını, Âşık'ın aşkını artırır. )

( MÛSÎKÂR KUŞU: Gagasındaki deliklerden çıkan uyumlu sesten. )


- MÜZİKLENDİRMEK ile MÜZİKLEŞTİRMEK ile MÜZİK ile MÜZİKLİ ile MÜZİKÇİ/LİK ile MÜZİKSEL/LİK ile MÜZİKSİZ ile MÜZİK ODASI ile MÜZİK BİLİMİ ile MÜZİK DOLABI ile MÜZİK KULAĞI ile MÜZİK KÖŞESİ ile MÜZİK MARKET ile MÜZİK SALONU ile MÜZİK BİLİMCİ


- MÜZÎL[Ar. < ZEVÂL] ile MÜZİLL[Ar.] ile MÜZİLL[Ar. < ZELLE]

( Yok eden, gideren, izâle eden. İLE Zelil kılan, izlâl eden. İLE Ayak kaydırıcı. | Yanlış yaptıran, yanlış iş gördüren. )


- MUZIRR[Ar. < ZARAR] ile MÜNZİR[Ar. < NEZR][>< MÜBEŞŞİR]

( Zararlı, zarar veren, zarara sokan. İLE Sonunun kötülüğünü söyleyerek korkutan. )


- MÜZİSYEN ile/ve/ya da MÛSİKÎŞİNAS


- MUZLİM[Ar.] değil/yerine/= KARANLIK | GİZLİ/BELİRSİZ


- MÜZMEN[Ar. < ZAMAN] ile MÜZMİN/E[Ar. < ZAMAN]

( Müzmin duruma gelmiş. | [mecaz] Zayıflamış, halsiz düşmüş. İLE Üzerinden zaman geçmiş, eskimiş, süreğen hastalık. )


- MUZMER[Ar. < ZIMÂR | çoğ. MUZMERÂT] ile MUZMİR[Ar. < ZIMÂR]

( Gizli, saklı, örtülü, dışarı vurulmamış, içte saklı, ızmâr edilmiş. İLE İçinde saklayan, gizleyen, ızmâr eden. )


- MÜZMİN[Ar.]/CHRONIC[İng.]/KRONİK[Fr.] değil/yerine/= SÜREĞEN/SÜREGEN

( Ne kadar süreceği belirli olmaksızın sürüp giden. | Uzun zamandan beri süren. | Uzun zamandan beri süren, uzun süreli olan (hastalık). )


- MÜZMİNLEŞMEK ile MÜZMİNLEŞTİRMEK ile MÜZMİN/LİK ile MÜZMİN BEKAR/LIK


- MY PERSONAL IDEA vs. THAT IS THE WAY SHOULD/SHOULDN'T BE


- MYC-/-MYCES/-MYCEES/-MYCET-/-MYCETO-/MYCO-/-MYCOSİS ile/||/<> MYC-/MYCO-

( Mantar, mantar sınıfı, mantar enfeksiyonu, bir bölümün mantar enfeksiyonları. İLE/||/<> Mukus. )


- MY-/MYO- ile/||/<> MİO-/MEİO- ile/||/<> -STALSİS ile/||/<> TEN-/TENDO-/TENO-/TENONT-/TENONTO- ile/||/<> SARC-/SARCO- ile/||/<> SPLANCHN-/SPLANCHO-

( Kas, kasla ilgili. İLE/||/<> Daha az, daha küçük, kasılmanın azalması. İLE/||/<> Kasılma. İLE/||/<> Tendon. İLE/||/<> Et, kas. İLE/||/<> İç örgenlerle ilgili. )


- MYOTIS ile ROUSETTUS ile TADARIDA

( Ufak, kahverengi yarasa. İLE Meyve Yarasası. İLE ... )


- MYS/MODEL MANAGEMENT SYSTEM[İng.] değil/yerine/= MODEL YÖNETİM DÜZENİ


- MYSELF :/yerine KENDİM


- MYSTIC vs. GNOSTIC


- MYTRA/KÜLT(ÜR) ile VARUNA

( Bilinçdışı veriler donatısı. İLE Güneş. )

( Dost. Dürüstlük, uyum. İLE Mytra'nın kardeşi. )

( Düşünce. İSE Güç. )

( Kahinlik. İSE İktidar. )

( Bilen. İSE Uygulayan. )


- N-UNIT[İng.] / UNITÉ N[Fr.] / N-EINHEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= N BİRİMİ


- NORMAL-BUTHYLALCOHOL[İng.] / ALCOOL BUTYLIQUE NORMAL[Fr.] / BUTYLALKOHOL[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİL ALKOL


- BUTYL ACETATE[İng.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİL ASETAT


- N-BUTYLCHLORIDE[İng.] / CHLORURE DE N-BUTYLE[Fr.] / PRIM. BUTYLCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= N-BÜTİLKLORÜR


- N-BUTYL ETHER[İng.] / ETHER BUTYLIQUE NORMAL[Fr.] / N-BUTYLÄTTER[Alm.] ile/değil/yerine/= N-DİBÜTİL ETER


- N-CHANNEL[İng.] / CANAL DE N[Fr.] / N-KANAL[Alm.] ile/değil/yerine/= N-KANALI


- N-METHYLANILINE[İng.] / N-ANILINE DE MÉTHYL[Fr.] / N-METHYLANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= N-METİL ANİLİN


- JONCTION N-N[Fr.] / NN-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= N-N EKLEMİ


- COUCHE N[Fr.] ile/değil/yerine/= N TABAKASI


- N-TİPİ İLE P-TİPİ İLE İNTRİNSİK ile/||/<> YARI İLETKEN TÜRLERİ

( Silikon ve germanyumun katkılanma türleri. )

( Formül: E_g(Si) = 1.1 eV )


- N-TİPİ YARIİLETKEN ile/||/<> P-TİPİ YARIİLETKEN

( N-tipi fazla elektron, P-tipi fazla delik )

( Formül: Donor (N) İLE Akseptör (P) )


- N-TİPİ ile/||/<> P-TİPİ

( n-tipi elektron verici katkı İLE p-tipi elektron alıcı katkı. )

( Formül: Donor (P ileAs) İLE Akseptör (B ileGa) )


- NA/NOMINA ANATOMICA[İng.] değil/yerine/= NABIZ PULSE VURU


- NABIZ ALINABİLEN BÖLGELER:
ŞAH DAMARI ile/ve/||/<> KOL DAMARI ile/ve/||/<> ÖN KOL DAMARI ile/ve/||/<> BACAK DAMARI

( Âdem elmasının iki yanında. İLE/VE/||/<> Kolun iç yüzü, dirseğin üstü. İLE/VE/||/<> Bileğin iç yüzü, baş parmağın üst hizası. İLE/VE/||/<> Ayak sırtının ortasında.
[Çocuk ve yetişkinlerde: Şah damarından.
Bebeklerde: Kol atardamarından.] )

( )


- NABZA GÖRE ŞERBET ile/ve/||/<> EŞREF/EŞEK SAATİ


- NABZI/M/N ve/||/<>/> KALBİ/M/N

( [atsın, ...] Seksen. VE/||/<>/> Tek sen. )


- NADİM[Ar.]/PİŞMAN[Fars. < PAŞMAN PAŞEMAN] değil/yerine/= ÖKÜNÇLÜ


- NÂDİR[Ar. < NEDRET | çoğ. NÂDİRÂT, NEVÂDİR] ile NADÎR/NAZÎR[Ar.]

( Seyrek, az, ender bulunur. İLE Taze. | Altın. )


- RARE EARTH ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS DES TERRES RARES[Fr.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK ELEMENTLERİ


- SELTENERDMETALLE[Alm.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK METALLERİ


- RARE EARTH[Fr.] ile/değil/yerine/= NADİR TOPRAK


- NÂDİR ile/ve/<> NÂDÎDE[Fars.]

( Seyrek, az, ender bulunur. İLE/VE/<> Görülmemiş, görülmedik. | Pek seyrek bulunan, çok değerli. )


- NAFAKA[Ar.] YÜKÜMÜ değil/yerine/= GEÇİMLİK YÜKÜMÜ


- NAFAKALANMAK ile NAFAKALANDIRMAK ile NAFAKA


- NAPHAZOLINE NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= NAFAZOLİN NİTRAT


- NÂFIA MECLİSİ ile/ve/||/<> EBLİYE MECLİSİ

( Bayındırlık işleri. İLE/VE/||/<> Denetlemeler. )


- NÂFİLE[Ar.] ile NEDB[Ar.]


- NÂFİLE ile/ve/||/<> ZİYÂDE


- NAFİLE/LİK ile NAFİLE YERE ile NAFİLE NAMAZ


- SOLVENT NAPHTHA[İng.] / SOLVANT NAPHTA[Fr.] / NAPHTA LÖSUNGSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTA ÇÖZÜCÜSÜ


- NAPHTHA[İng.] / NAPHTA[Fr.] / NAPHTHA[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTA


- NAPHTOL[Fr.] / NAPHTOL[Alm.] ile/değil/yerine/= NAFTOL


- NAHHÂT[Ar.] ile NAHHÂT[Ar.]

( Kereste kesicisi, doğramacı, marangoz, tahta/ağaç oymacısı. İLE Kibirli, gururlu. )


- NÂHİRE ile ...

( Ayın sonu, son gecesi. | Ayın birinci günü. )


- NÂHİRE[Ar.] ile NAHÎRE[Ar.]

( Ayın birinci günü. | Ayın sonu, son gecesi. İLE Ayın ilk günü ya da son gecesi. )


- NAHİV[Ar.]/SENTAKS[Fr., İng.] değil/yerine/= SÖZ DİZİMİ


- NAHİV[Ar.] ile SÖZ DİZİMİ

( SÖZ DİZİMİ )


- NÂHİYE[Ar.] değil/yerine/= BUCAK/BÖLGE


- NAHİYE ile NAHİYE MÜDÜRÜ


- NAHL[Ar.] ile ŞİMRAH[Ar.]

( Hurma ağacı. İLE Hurma budağı, salkımı. )

( Ekildikten ancak 40 - 50 yıl sonra meyve verir. )


- NAHOŞ ile/değil MAYHOŞ


- NAİL OLMAK:
ZEVK ve/<> SEVİNÇ


- NAİLE SAĞLAM VEREM SAVAŞ DİSPANSERİ :

( Sarıyer Merkez Mahallesinde Orta Çeşme Caddesi üzerindedir. 1955'ten beri aynı binada hizmet vermektedir. Bu dispanserin dernek başkanlığını 1997 yılına kadar 42 yıl süre ile Yaşar Hanım (Ağatan) yaptı. Dernek binasının yanındaki Çobanoğlu Köşkü dispanserin lojmanı olarak kullanılmaktadır. )


- NÂİM[Ar. < NEVM | çoğ. NÂİMÎN, NİYÂM, NÜVVÂM, NÜVVEM, NÜYYEM] ile NÂİM[Ar. < Nİ'M] ile NAÎM[Ar.]

( Lezzeti alınan her türlü yiyecek, bollukta yaşayış. | Cennetin bir bölümü. | Uyuyan, uykuda bulunan. İLE Taze, körpe. | Yumuşak, kemiksiz şey. İLE Bollukta yaşayış. | Cennetin bir bölümü. )


- NAKAHA[Ar.]-!TAZAVVACA[Ar.] -ile/ve/||/<>


- NAKALE[Ar.] ile NAKARE[Ar.]

( Haberciler, nakledenler. | Eşyayı bir yerden başka bir yere taşıyanlar. | Bir maddenin geçmesine uygun, elverişli olan şeyler. | Bir kitabı/yazıyı bir dilden başka bir dile çevirenler, aktaranlar. | Elektrik akımını ya da ısıyı ileten maddeler/iletkenler. İLE ... )


- NAKARAT değil/yerine/= YİNELEME, KOŞUMCA, KAVUŞTAK


- NAKARE["ka" uzun okunur][Fars.] ile NÂ-KÂRE[Fars.]

( Davul, kös. | Dümbelek. İLE İşe yaramaz, yararsız. | Tembel, üşengen, uyuşuk. )


- NAKDEN[Ar.] ile NAKDÎ[Ar.]

( Para olarak, para ile. | Peşin, elden. @@ Nakitle ilgili, para bakımından olan, paraca, nakde mensup. )


- NAKDİ ile NAKDİ CEZA ile NAKDİ VERGİ ile NAKDİ KIYMET ile NAKDİ YARDIM ile NAKDİ TEMİNAT


- NAKED :/yerine ÇIPLAK


- NAKİL[Ar.]/TRANSPORT[Fr.] değil/yerine/= TAŞIMACILIK/AKTARIM


- NAKIŞ ile SÜZENİ[Fars.]

( ... İLE Kasnağa gerilmiş kumaşa, iğne ya da tığla yapılan bir nakış türü. )


- NAKIŞLAMAK ile NAKIŞ/LIK ile NAKIŞLI ile NAKIŞÇI/LIK ile NAKIŞSIZ ile NAKIŞ İPLİĞİ ile NAKIŞ MAKİNESİ


- NAKLEN ile NAKLEN YAYIN ile NAKLEN YAYIN ARACI


- NAKLEN[Ar.] ile NAKLÎ[Ar.]

( Nakil yoluyla. | Anlatma ya da öykü yoluyla. İLE Akla değil nakle dayanan. )


- NAKLÎ İLİMLER(ULÛM-U NAKLİYE):
ULÛM-U ŞER'İYE ve/||/<> ULÛM-U LİSÂNİYE VE ÂLİYE[< ÂLET]


- NAKRITE[İng.] ile/değil/yerine/= NAKRİT


- NAKŞ (ETMEK):
HARF[HRF] ile/ve/<> RAKAM[RKM] ile/ve/<> KİTAP/KETEBE[KTB]

( Üçünün de anlamı, "Kazıyarak nakşetmek"tir. )


- NAKŞBENDÎ'DE 5 LETAİF'İN ZİKRİ


- NAKZ ile/ve/||/<> TAHSİS ile/ve/||/<> TAMİM ile/ve/||/<> İCMÂL ile/ve/||/<> TEFSİR

( ANNULATION avec LA RESTRICTION DU SENS OU DE LA PORTEE avec EXTENSION DU SENS OU DE LA PORTEE avec COLLECTIF avec ANNOTATION )


- NÂLÂN[Fars.] değil/yerine/>< HANDÂN[Fars.]

( İnleyici, inleyen. DEĞİL/YERİNE/>< Gülen, gülücü, güler, sevinçli. )

( "Son Hıçkırık"[Hülya Koçyiğit - Kartal Tibet] filmini de izlemenizi salık veririz. )


- NALBANT MEHMET EFENDİ TEKKESİ :

( Rumelihisarı kalesi içinde bulunan bir tekkedir. Tekkeyi kuran Nalbant Mehmet Efendi olduğu için bu isimle anılmaktadır. Kalenin onarılması ve içindeki mahallenin kaldırılması sırasında tekke de kaldırıldı. )


- NALBUR MEHMET EFENDİ HAMAMI :

( Rumelihisarı kalesi içinde Nalbur Mahmut Efendi tarafından yaptırılan ve yaptırılanın adını taşıyan hamam da zamanla yıkılıp yok oldu. )


- NALBURİ MEHMET EFENDİ DERGÂHI :

( Rumelihisarında bulunuyordu, son şeyhi Şeyh Kamil Efendi olup Nakşibent tarikatı mensubuydu. )


- NÂLE[Fars.], MOAN[İng.] değil/yerine/= İNLEME


- NALIN ile NALINCI/LIK ile NALINLI ile NALINSIZ ile NALINCI KESERİ


- NALLI MESCİD ile ...

( Bâbıâli'dedir. [XV. yy.] )


- NAM/NATIONAL ACADEMY OF MEDICINE[İng.] değil/yerine/= ULUSAL TIP AKADEMISİ


- NAM ile NAME ile NAMECİ


- NAMAZ:
EF'AL-İ MALÛMA ve/||/<> EFKÂR-İ MAHSUSA


- NAMAZ KILMAK yerine NAMAZI EDÂ ETMEK


- NAMAZ ile/ve DÖN NAMAZI


- NAMAZ ile/ve DUHÂ NAMAZI


- NAMAZ ile GECE NAMAZI(VİTR)


- NAMAZ ile İKİNDİ NAMAZI

( ... İLE Kaza kılınmaz! )

( Güneş batarken ve tam tepedeyken de kılınmaz! )


- NAMAZ ile/ve İŞRAK NAMAZI

( ... İLE/VE Gün doğumundan yaklaşık 40 dakika sonra kılınan bir "nafile" namaz. )


- NAMAZ ve SADAKA

( Namaz; namazda, benliğin tasadduk edilmesidir. )


- NAMAZDA OKUNAN BESMELE ile NAMAZ DIŞINDA OKUNAN BESMELE

( Sessiz. İLE Sesli/sessiz. )


- NAMAZDAN ÖNCE ESTAĞFİRULLAH ile/ve NAMAZDAN SONRA OKUNAN ESTAĞFİRULLAH


- NAMAZI EDÂ ETMEK ve ŞÜKRÜNÜ EDÂ ETMEK


- NAMAZI "KIL! KIL! KIL!" DEYİP "KIL ETMEK" yerine NAMAZIN ZEVKİNİ VERMEK/ANLATMAK


- NAMAZ/LIK ile NAMAZCI ile NAMAZSIZ/LIK ile NAMAZ BEZİ ile NAMAZ NİYAZ ile NAMAZ VAKTİ ile NAMAZ ÖRTÜSÜ


- NAMDAR[Fars.] değil/yerine/= ÜNLÜ


- NÂMÎ[Ar. < NÜMÜVV] ile NÂMÎ[Ar. < Fars. NÂM]

( Yerden biten, yetişen, büyüyen, artan. İLE Ünlü, namlı, şöhretli. )


- NAMİJA = BACANAK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Eşin[kadın] kız kardeşinin kocası. )


- NAMINA ile/değil/yerine ADINA


- NÂMİYE ile ĞAZİYE ile MÜVELLİDE

( Büyüme. İLE Beslenme. İLE Üreme. )


- NÂMİYE ile HASSÂSE ile MÜDRİKE

( Gövdesel yaşamsallığın, bitkilerdeki görünüşü. İLE Gövdesel yaşamsallığın, hayvanlardaki biçimi. İLE Gövdesel yaşamsallığın, insandaki dışlaşması. [akıl] )


- NAMUS ile NAMUSLU/LUK ile NAMUSSUZ/LUK ile NAMUSLUCA ile NAMUS SÖZÜ ile NAMUSSUZCA ile NAMUS BORCU ile NAMUS BELASI ile NAMUS DAVASI ile NAMUS CİNAYETİ


- NÂ-MÜTENÂHÎ[Fars., Ar.] değil/yerine/= SONSUZ


- NÂM-ZED ile ...

( NİŞANLI, SÖZLÜ, YAVUKLU | ADAY | MİRAS BIRAKANIN FEVKALÂDE İKAME YOLUYLA TAYİN ETTİĞİ MİRASÇI | LEHİNE VASİYET YAPILAN KİMSE )


- NAMZET[Fars.] değil/yerine/= ADAY


- NAN ile NANE/LİK ile NANELİ ile NANESİZ ile NANE RUHU ile NANE SUYU ile NANE ŞEKERİ


- NANE ile NARPIZ

( ... İLE Yaban nanesi. )


- NANE ile SU/YABAN NANESİ/YARPUZ

( .. İLE Ballıbaklagillerden, çiçekleri birbirinden ayrı halka durumunda, nane türünden, güzel kokulu bir bitki. )

( MENTHA SATIVA cum MENTHA PULEGIUM )

( ... ile YARPUZ/YAPRUZ/YALPUZ/NARPUZ )


- NANKÖR[Fars.]["NAMKÖR" değil!] değil/yerine/= İYİLİKBİLMEZ


- NANKÖR ile NANKÖR OLMAK ile YAĞMA ile NANKÖRLÜK

( INGRATE vs. INGRATIATE vs. INGRATIATION vs. INGRATITUDE )

( نمک ناشناس ile خود شيريني کردن ile خود شيريني ile ناسپاسي ile نمک بحرامي ile ناشکري ile نمک ناشناسي ile نمک نشناسي )

( NAMAK NASHENAS ile KHOD SHYRYNEY KARDAN ile KHOD SHYRYNEY ile NASPASY ile NAMAK BAHRAMY ile ناشکري ile NAMAK NASHENASY ile NAMAK NESHENASY )


- NANKÖR[Fars.] ile/değil/yerine/>< VEFÂLI

( Tek bir yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse, tüm iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çok fazla yanlışınızı/eksiğinizi/zararınızı görse bile iyiliklerinizi/artılarınızı/yararlarınızı unutmaz. )


- NANOKOMPOSİTE HİBRİD ile/||/<> NANOKOMPOSİTE AŞILAMASI

( Nanokomposite hibrid farklı materyallerin kimyasal birleşimiken İLE nanokomposite aşılaması fiziksel karışımdır )

( Formül: İnorganik-organik )


- NAPALM[İng.] ile/değil/yerine/= NAPALM


- NAPALM ile NAPALM BOMBASI


- NAPALM değil/yerine/= YANGIN KÖPÜĞÜ

( Yangın tüplerinin doldurulmasında kullanılan, alüminyum ya da sodyum palmitatla kıvamlaştırılmış madde. [Sodyum ve Palmitat] )


- NARA[Ar. < NARE] ile/ve/||/<>/> ÇIĞLIK

( Haykırma, bağırma. | Sarhoş ya da külhanbeyi bağırması. İLE/VE/||/<>/> Acı, ince ve keskin selen. )


- NARASYON/U değil/yerine/= ÖYKÜ/SÜ


- NARBÜLBÜLÜ/ARDIÇKUŞU(TURDUS PILARIS[Lat.], ROBIN[İng.], Avrupa ve Asya ormanlarında yaşar.) ile/ve BAYIR KUŞU ile/ve ÇALI KUŞU ile/ve ÇAMURCUN ile/ve DALGIÇ KUŞU ile/ve DEVEKUŞU ile/ve FIRTINA KUŞU ile/ve GELİNKUŞU[Lat. OTOCORIS PENCILLATUS] ile/ve İNCİRKUŞU[Lat. ANTHUS TRIVIALIS] ile/ve İSHAK KUŞU/BATAKLIKBAYKUŞU[Fars. ŞEB-ÂVÎZ][ayağından asılarak başaşağı sarkar ve öter] ile/ve KARDİNALKUŞU ile/ve KARİYAMA(Güney Amerika'da) ile/ve KAŞIK GAGA ile/ve KAŞIKCI KUŞU ile/ve KEDİKUŞU ile/ve KELAYNAK[Sadece bu üç yerde: BİRECİK-URFA, FAS, PALMİRA ÇÖLLERİ-SURİYE][Lat. GERONTICUS EREMITA]17 Şubat, Birecik'te, Kelaynak Günü'dür! ile/ve KUYRUKKAKAN[Afrika ile/ve Asya'da][Lat. SAXICOLA] ile/ve MALURUS[Avustralya'da] ile/ve MAMO[Hawaii'de] ile/ve MANAKİN[Amerika'da] ile/ve MİNO[Asya'da] ile/ve MOA ile/ve MOHO ile/ve MUHABBET KUŞU ile/ve ÖRÜMCEK KUŞU[Lat. LANIUS] ile/ve TARLA KUŞU ile/ve YAĞMUR KUŞU ile/ve ALICI KUŞ ile/ve BOĞMAKLI KUŞ ile/ve MAKARALI KUŞ ile/ve SAKSAĞAN(AK'AK[Ar.], PÎSE[Fars.], PICA PICA[Lat.]) ile/ve SAKARMEKE ile/ve SIĞIRCIK(MÜRG-İ ZÎREK/ZÎREK-SÂR, LÂLESAR[Fars.], STURNUS VULGARIS[Lat.]) ile/ve İBİBİK, ÇAVUŞ KUŞU, HÜDHÜD[çoğ. HEDÂHİD][HÛC-I HÜDHÜD:
İbibik ibiği.](EBÜRREBÎ', UPUPA EPOPS[Lat.]) ile/ve ÖZKUŞU ile/ve PAPUÇGAGA[Afrika'da] ile/ve POTU(Güney Amerika'da) ile/ve POYRAZKUŞU ile/ve SUBAKALI ile/ve TORGU ile/ve TURAKO/MUZCUL(Afrika'da yaşar.) ile/ve UZUNBACAK ile/ve ÜVEYİK(TURTLE DOVE[İng.], STREPTOPELIA TURTUR[Lat.]) ile/ve YEŞİLBAŞ

( Kolombiya'da, dünyadaki tüm ülkelerdeki kuş türlerinden daha fazla kuş türü bulunur. )


- NÂRCÎL[Ar.] ile NÂRÇÎL[Ar.]

( Hindistan cevizi. İLE Hindistan cevizi. )


- NARGİLE ile NARGİLLER ile NARGİLE TÜTÜNÜ


- NARKOLEPSİ ile/||/<> UYKU APNESİ

( Gündüz aşırı uyku ve ani uyku atakları ile ilişkili bir uyku bozukluğu. İLE/||/<> Uyku sırasında solunumun durması ve tekrar başlaması ile ilişkili bir uyku bozukluğu. )


- NARKOZ ile NARKOZCU


- NARRATIVE :/yerine ANLATI


- NARROW :/yerine DAR


- NASARA ile/ve NÂSİRUN

( Yardım etmek. İLE/VE Yardım edici. )


- NASFET/NISFET[Ar.] değil/yerine/= HAK VE ADÂLETE UYGUNLUK


- NASFET değil/yerine/= DUYUŞLUK


- NASH İLE PARETO İLE CORRELATED ile/||/<> DENGE KAVRAMLARI

( Oyun kuramınde denge türleri. )

( Formül: BR(σ₋ᵢ) = σᵢ )


- NASH İLE PARETO İLE STACKELBERG ile/||/<> DENGE KAVRAMLARI

( Oyun kuramınde farklı denge türleri. )

( Formül: BR₁(s₂) ∩ BR₂(s₁) = Nash )


- NAŞİ[Ar.] değil/yerine/= ÖTÜRÜ/DOLAYI


- NASİHAT ile TEMBİH[Ar. < TENBİH]

( Öğüt. İLE Uyarı, uyarma, uyarım. )


- NASIL OLSA (ŞU/RADA VAR) ile/değil/yerine NEYSE Kİ, ŞU/RADA VAR


- NASIL OLURSA OLSUN ile/değil NASIL OLMUŞ OLURSA OLSUN


- NASIL ...:
"TAKDİR EDERSEN/İZ" ile/ve/değil/yerine/<> "UYGUN GÖRÜRSEN/İZ"


- NASIL ile NE KADAR KÖTÜ ile NASIL OLUR ile NE KADARDIR ile KAÇ TANE ile KAÇ KEZ ile NE KADAR ile NE KADAR TUHAF ile NE SIKLIKTA ile NE KADAR TUHAF ile NE KADAR ŞAŞIRTICI ile NE KADAR HARİKA

( HOW vs. HOW BAD vs. HOW COME vs. HOW LONG vs. HOW MANY vs. HOW MANY TIMES vs. HOW MUCH vs. HOW ODD vs. HOW OFTEN vs. HOW STRANGE vs. HOW SURPRISING vs. HOW WONDERFUL )

( بچه وسيله ile چطور ile چگونه ile چسان ile بدا ile چندوقت ile چه تعداد ile چند ile چندبار ile چند مرتبه ile چه مقدار ile چقدر ile خدا لعنتشکند ile خدا لعنتش کند ile چندوقت يکبار ile عجبا ile بلعجب )

( BECHEH VESYLAH ile CHATUR ile CHEGONEH ile CHSAN ile بدا ile CHANDOGHT ile CHEH TAEDAD ile CHAND ile CHANDBAR ile CHAND MORTABEH ile CHEH MOGHDAR ile CHEGHODAR ile KHODA LANTESHKAND ile KHODA LANTESH KAND ile CHANDOGHT YKABAR ile AJABA ile بلعجب )


- NASİ-/NASO- ile/||/<> RHİN-/-RHİNE/RHİNO-/-RHİNOUS/-RHİNİA/-RRHİNİA

( Burun, buruna ait. İLE/||/<> Burun, burunun belirli durumları ile ilgili. )


- NASİP/KISMET[Ar.] değil/yerine/= KUTPAY/YAZGIPAY


- NASİP ile KISMET

( Kısmetse gelir Yemen'den, değilse gelir çenenden. )


- NASİP ile/ve KISMET

( Bu kurda, bu kuşa, bu da nasip olursa bana. )

( image

image )


- NASİPLENME ile/ve/||/<> PAYINI ALMAK


- NÂS(I)R[Ar.] ile YARDIMCI, YARDIM EDEN

( YARDIMCI, YARDIM EDEN )


- NASIRLANMAK ile NASIRLAŞMAK ile NASIR ile NASIRLI ile NASIRSIZ ile NASIR YAKISI


- NATARE ile ÜMMET


- NÂTIK değil/yerine/= SÖZMEN


- NATIKA ile NATIKALI ile NATIKASIZ


- NATION :/yerine MİLLET


- NATION( < NATARE):
DOĞAN


- NATIONAL :/yerine ULUSAL


- NATIR/LIK ile NATIR NALINI


- NATIVE :/yerine YERLİ


- NATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= NATRON


- NATURA NATURANS ile/ve NATURA NATURATA

( Doğuran doğa. İLE/VE Doğan doğa. )

( Hakikat. İLE/VE Zâhir. )

( NOMEN ile/ve FENOMEN )


- NATURAL İLE YONEDA İLE KAN ile/||/<> KATEGORİ TEOREMLERİ

( Temel kategori kuramı sonuçları. )

( Formül: Nat(Hom(A ile-) İLE F) ≅ F(A) )


- NATURALLY :/yerine DOĞAL OLARAK


- NATURE :/yerine DOĞA


- NATURE vs. NORTURE


- NATÜRİST değil/yerine/= DOĞACI


- NAVIER ve/||/<> STOKES (DENKLEMLERİ)


- NAVIER-STOKES EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE NAVIER-STOKES[Fr.] ile/değil/yerine/= NAVİER-STOKES DENKLEMİ


- NAVİGATÖR değil/yerine/= YOLBİL


- NAVLUN SÖZLEŞMESİNDE:
ISKARÇA ile/ve KIRKAMBAR ile/ve TRİPÇARTER

( Tam gemi kiralanması. İLE/VE Parça mal taşıma sözleşmesi. İLE/VE Yolculuk üzerine navlun. )


- NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK) değil/>< FİLE/SEPET (KULLANMAK)


- NAYLON POŞETLER(İ KULLANMAK) yerine/değil FİLE/SEPET (KULLANMAK)


- NAYLON ile NAYLON KIZ ile NAYLON FATURA


- NYLON[İng.] / NYLON[Fr.] / NYLON[Alm.] ile/değil/yerine/= NAYLON


- NAZ-NİYAZ (MAKAMI)


- NAZAR ile/ve/||/<>/> TÂMÎK-İ NAZAR

( Bakış. İLE/VE/||/<>/> Derinleş(tiril)miş bakış. )


- NAZARAN/KIYASLA değil/yerine/= GÖRE/ORANLA


- NAZAR-I DİKKAT değil/yerine/= İNCE BAKIŞ