ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(92/287)
- FERROCHROMIUM[İng.] / FERROCHÔME[Fr.] / FERMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROKROM
- FERROMANGANESE[İng.] / FERROMANGANÈSE[Fr.] / FERROCHROM[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANGAN
- FERROMAGNETIC DOMAIN[İng.] / DOMAINE FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETISCHE DOMÄNE, FERROMAGNETISCHER BEREICH[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK BÖLGE/BÖLÜT
- FERROMAGNETIC MATERIAL[İng.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK GEREÇ
- FERROMAGNETIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK KRİSTAL
- MATÉRIAU FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK MALZEME
- FERROMAGNETISCHES MATERIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK NESNE
- FERROMAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK ÖZDEK
- FERROMAGNETIC, FERROMAGNETICS[İng.] / FERROMAGNÉTIQUE[Fr.] / FERROMAGNETIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİK
- FERROMAGNETISM[İng.] / FERROMAGNÉTISME[Fr.] ile/değil/yerine/= FERROMANYETİZMA
- FERROMOLYBDENUM[İng.] ile/değil/yerine/= FERROMOLİBDEN
- FERROMANGAN, EISENMANGAN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERROMOLİDBEN
- FERROMOLYBDÈNE[Fr.] ile/değil/yerine/= FERROMOLYBDÈNE
- FERRON[İng.] ile/değil/yerine/= FERRONİ
- FERRONICKEL[İng.] / FERRONICKEL[Fr.] / FERROMOLYBDÄN[Alm.] ile/değil/yerine/= FERRONİKEL
- FERSAH[Ar.]/FERSENG[Fars.] ile -FERSÂ[Fars.]
( Çeşitli mesafelere karşılık gelen değerde bulunan bir uzunluk ölçüsü. | Üç millik bir deniz mesafesi. İLE İki askerî fırka, iki taraf. )
- FERSAH/LIK ile FERSAH FERSAH
- FERSİZLEŞMEK ile FERSİZ/LİK
- FERTİL ile FERTİLİZASYON
( Döllenebilen, dölleyebilen. İLE Döllenme, dölleme. )
- FÉRY RADIATION PYROMETER[İng.] / PYROMÈTRE À RADIATION DE FÉRY[Fr.] / FÉRY-STRAHLUNGSPYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= FÉRY IŞINIM PİROMETRESİ
- FERYAT ile FERYAT FİGAN
- FERZÂNE ile FERZÂNE
( Hâkim, bilgili, filozof kişi. İLE Nefsânî bağlantılardan sıyrılmış olan derviş. )
- FES ÇEŞİTLERİ ile/ve KAVUK ÇEŞİTLERİ
( * AZİZİYE * HAMİDİYE * MECİDİYE ile/ve ... )
- FE'S[Ar. çoğ. FÜÛS] ile FES[Ar. < FAS]
( İki yüzlü balta. İLE Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık. )
- FES ile FES RENGİ
- FES[< Fas] ile/değil FESH
( Şapka yerine kullanılan, kırmızı, kalın çuhadan yapılmış, tepesinde püskülü olan, silindir biçiminde başlık. İLE/DEĞİL Verilmiş bir yargıyı/kararı, bozma, kaldırma. | Dağıtma, dağıtılma, kapatma. )
- FESAD ile/||/<> FENÂ
- FESÂD[Ar.] ile GAYY[Ar.]
- FESÂD[Ar.] ile KABÎH[Ar.]
- FESAHAT(FASİH) ile BELAĞAT(BELİĞ)
- FESAHAT[Ar.] ile/ve/||/<> FETAHAT[Ar.] ile/ve/||/<> FETAKAT
( Dilin açıklığı. İLE/VE/||/<> Birinin kapıyı/kutuyu vb. açması. İLE/VE/||/<> Bir nesnenin gevşeyip açılması. )
- FESAT ile PARANOYAK
( İçi fesat olanın işi kesat olur. )
- FESAT/LIK ile FESATÇI/LIK ile FESAT KUMKUMASI
- FESHETMEK ile FESHEDİLMEK ile FESHEDEBİLMEK
- FESİH ile/||/<> İLGÂ[Ar. < LAĞV] ile/||/<> TASFİYE[Ar. < SAFVET/SAFÂ: Saf, duru olmak.]
( Verilmiş bir yargıyı kaldırma, bozma. | Dağıtma, dağıtılma, lağıv. İLE Bir şeyin varlığını ortadan kaldırma. İLE Arıtma/arıtım/arıtılma, ayıklama, temizleme, saflaştırma/saflaştırılma. | Bir kuruluşun iflâsı ya da kapanması sonunda hesaplarının kapatılıp kalan maddî varlığın, mal ve paranın alacaklılara dağıtılması. | Bir kuruluşta işçi ve memur çıkarma. | Görevine son verme. )
- FESLEĞEN ile FESLEĞENLİ ile FESLEĞENSİZ
- FESLEĞEN ile YERFESLEĞENİ
( ... İLE Sütleğengillerden, otsu ya da odunsu, sürüngen gövdeli bitki. )
( OCIMUM BASILICUM cum MERCURIALIS )
- FESLERDE:
MAHMUDÎ ile/ve/<> MECÎDÎ ile/ve/<> AZİZÎ ile/ve/<> HAMİDÎ
- OSCILLATEUR DE FESSENDEN[Fr.] / FESSENDEN-OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= FESSENDEN OSİLATÖRÜ
- FESSENDEN OSCILLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= FESSENDEN SALINGACI
- FESTİVAL ile ŞENLİKLER ile ŞENLİK
( FESTIVAL vs. FESTIVITIES vs. FESTIVITY )
( جشنواره ile عيدي ile عيد ile اعياد ile بزم ile جشن و سرور )
( JASHNAVAREH ile EYDY ile عيد ile AYAD ile BOZM ile JASHEN VE SARVAR )
- FESTİVAL ile/değil TURNUVA
- FETÂ[çoğ. FİTYÂN] -ile
( GENÇ, DELİKANLI, YİĞİT, MERT | CÖMERT, ELİ AÇIK | PUT KIRICI )
- FETÂ[Ar. çoğ. FİTYÂN] ile FETHA[çoğ. FETEHÂT]
( Genç, delikanlı, yiğit, mert. | Cömert. Eli açık. İLE Arapça sözcüklerin üzerine konulan üstün işareti. | Delik. )
- FETAL ALKOL BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> FETAL ALKOL SPEKTRUM BOZUKLUKLARI
( Anne karnında alkol maruziyeti sonucu gelişimsel bozukluklar. İLE/||/<> Anne karnında alkol maruziyeti sonucu ortaya çıkan çeşitli fiziksel ve zihinsel bozukluklar grubu. )
- FETAL ALKOL BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> DOWN BELİRGESİ/SENDROMU
( Gebelik sırasında alkol tüketimi sonucu bebekte gelişimsel bozukluklar. İLE/||/<> Genetik bir kromozom bozukluğu ve zihinsel gerilik. )
- FETAL DİSTRES ile/||/<> PRETERM DOĞUM
( Fetüsün oksijen yetersizliği nedeniyle sıkıntıya girmesi. İLE/||/<> Gebeliğin 37. haftasından önce gerçekleşen doğum. )
- FETAL DİSTRES ile/||/<> PRETERM DOĞUM
( Bebekte oksijen yetersizliği nedeniyle sıkıntı belirtileri. İLE/||/<> Gebeliğin 37. haftasından önce doğumun gerçekleşmesi. )
- FETAL/FÖTAL ile FETUS/FÖTUS/FÖTÜS
( Dölüt [ile ilgili]. İLE Dölüt. )
- FETHA ile/ve/<> KESRE/ESRE/HAFZ ile/ve/<> HEMZE ile/ve/<> ÖTRE/ZAMME ile/ve/<> ŞEDDE/TEŞDÎD ile/ve/<> TENVÎN ile/ve/<> NASB ile/ve/<> REF ile/ve/<> İLLET ile/ve/<> MEDD/E ile/ve/<> MEDD-İ LÎN ile/ve/<> LÎN ile/ve/<> VAV-I ATIFA
( a ya da e [düz ve geniş ünlü] okutan üstün imi. İLE/VE/||/<> ı ya da i [düz ve dar ünlü] okutan im. İLE/VE/||/<> Elif, vav, ye, he üzerine konan işaret - gırtlak vuruşu; elifin adı. İLE/VE/||/<> o, ö, u, ü [yuvarlak ünlü] okutan ötre imi. İLE/VE/||/<> Bir yazacı çift okutan ve şedde denilen im. İLE/VE/||/<> Sözcüğün sonunu, nun gibi okutmak üzere konan iki üstün[-en], iki esre[-in], iki ötre[-ün]. İLE/VE/||/<> Yazacın etha'lıymış gibi a ya da e'yle okunması. İLE/VE/||/<> Bir sözcüğü zammeli[ötre - yuvarlak ünlülü (o, ö, u, ü)] okuma. İLE/VE/||/<> Çeker harfleri[matres lectionis] elif, vav, ye yazaçlarından biri. İLE/VE/||/<> elif, vav, y e'yi çekerek uzatma. İLE/VE/||/<> vav ile ye sesçil imsiz[harekesiz] olup kendinden önceki yazaç üstün imi almışsa medd-i lîn olur. İLE/VE/||/<> Yumuşatarak çekme. İLE/VE/||/<> Atıf vavı. Bağlaç. Arapça ya da Farsça iki sözcüğü birbirine bağlarken, ilk sözcük ünsüzle bitmişse bu yazacı ü gibi okutur [ilim ve irfan~ilm ü irfan], ünlüyle bitmişse iki sözcüğü bağlayan vav, vü biçiminde okunur [kaza ve kader / kaza vü kader]. )
- FETHETMEK ile FETHEDİLDİ ile FATİH ile FETİH
( CONQUER vs. CONQUERED vs. CONQUEROR vs. CONQUEST )
( فتح کردن ile تسخير کردن ile مسخر کردن ile مفتوح ile مسخر ile غالب ile فاتح ile ظافر ile تسخير )
( FATH KARDAN ile TASKHYR KARDAN ile MOSKHAR KARDAN ile MOFTOH ile MOSKHAR ile GHALEB ile FATEH ile ظافر ile TASKHYR )
- FETHETMEK ile FETHETTİRMEK ile FETHEDEBİLMEK
- FETİD ile FETOR
( Kokuşuk. İLE Kötü koku. )
- FETİH ile/||/<> FÜTUHAT ile/||/<> FETİHNÂME[İng. MESSAGE ANNOUNCING A CONQUEST | FR. MESSAGEM DE COMQUETE | ALM. BERICH (M) ÜBER EINE EROBERUNG] ile/||/<> FATİH
( Bir kenti ya da ülkeyi savaşarak alma. İLE/||/<> Fetihler, zaferler. İLE/||/<> Savaşlar sonunda kazanılan zaferleri, bir yerin alındığını müjdelemek için hükümdarların, fethedilen yerleri, komşu hükümdarlara, yabancı devlet adamlarına, hanlara, prenslere/şehzâdelere ve valilere bildirmek üzere yazılan resmi mektup. İLE/||/<> Fetheden, İslâm devletlerinde bir ülkeyi ya da kenti savaşarak alan hükümdar ya da komutana verilen san. )
- FETİH ile İSTİLÂ
( Ruhun kalbe sahip olması. İLE Nefsin kalbe sahip olması. )
- FETİŞ ile FETİŞİST ile FETİŞİZM
- FETİŞ ile TAPMA/TAPINMA, TAPINCAK
( FETISH vs. TO ADORE/WORSHIP )
( ... cum DEVOTIO )
- FETK[Ar.] ile FASL[Ar.]
- FETRET ile/||/<> FETRET DEVRİ/FÂSILA-İ SALTANAT:
- FETRON[İng.] / FETRON[Fr.] / FETRON[Alm.] ile/değil/yerine/= FETRON
- FETTANLAŞMAK ile FETTAN/LIK ile FETTANE ile FETTANCA
- FETVA ile FETVACI/LIK
- FETVÂ[Ar.] ile/ve/||/<> HÜKÜM[Ar.]
- FETVÂ ile/ve/||/<>/< İCTİHÂD
( ... İLE/VE/||/<> Müçtehitler tarafından kabul[ittihaz] edilen ictihâdın ifade biçimi. | İctihâd ile ortaya çıkan sonuçların, ifade edilmesinde bir araç. )
( EFFORT VEGISLATIF avec AVIS DOCTRINAL )
- FETVÂ ile KAZA-İ KARAR
- FETVÂ ile/ve TAKVÂ
- FETVÂ ile YARGI
- FEVÇ ile FEVÇ FEVÇ
- FEVERÂN[Fars.] ile KAYNAMA | FIŞKIRMA
( KAYNAMA, GALEYAN ETME | FIŞKIRMA )
- FEVK[Ar.] ile A'LÂ[Ar.]
- FEVK ile/||/<> FEVKÂNÎ ile/||/<> FEVKÂNÎ TAHTÂNÎ
( Üst. İLE/||/<> Binanın üst bölümü, binanın üst katı. İLE/||/<> Altlı üstlü. )
- FEVKÂLÂDE ile/ve HARİKULÂDE
( FEVK' el-ÂDE(T) ile/ve HARİK'UL ÂDE(T) )
( Doğanın ötesi. İLE/VE Doğanın dışı. )
- FEVKALADE/LİK ile FEVKALADE HAL
- FEVREN[Ar.] ile FEVRÎ[Ar.]
( Çarçabuk, birdenbire. İLE Birdenbire, düşünmeden yapılan hareket. )
- FEVT ile/ve/||/<> "HELÂK"
( [Osmanlı mahkeme kayıtlarında] Vefât etmiş müslümanlar için kullanılan. İLE/VE/||/<> Vefât etmiş müslüman olmayanlar için kullanılan. )
- FEVT ile/||/<> MEMÂT ile/||/<> MATÛH/E
( Ölüm. İLE/||/<> Ölüm. İLE/||/<> Bunamış, bunak. | Sakat, kötürüm, amelmânde. )
- FEVZ -ile
( KURTULUŞ, ZAFER, NECAT, MUVAFFAKİYET, SELÂMET )
- FEVZ[Ar.] ile NECÂT[Ar.]
- FEVZ[Ar.] ile ZAFER[Ar.]
- GANÎMET[Ar.] ile FEY'[Ar.]
- FEYFÂ'[Ar. çoğ. FEYÂFÎ] ile FEYÂFÎ[Ar. < FEYFÂ']
( Düz, büyük sahra, susuz kumlu çöl. İLE Susuz çöller, sahrâlar. )
- FEYİZLENMEK ile FEYİZLENDİRMEK ile FEYİZ ile FEYİZLİ
- FEYLESOF/LUK ile FEYLESOFÇA
- FEYNMAN SUPERFLUIDITY THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA SUPERFLUIDITÉ DE FEYNMAN[Fr.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN AŞIRI AKIŞKANLIK KURAMI
- FEYNMAN DIAGRAM[İng.] / DIAGRAMME DE FEYNMAN[Fr.] / FEYNMAN-DIAGRAMM, FEYNMAN-GRAPH[Alm.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN ÇİZGESİ/DİYAGRAMI
- INTÉGRALE DE FEYNMAN[Fr.] / FEYNMAN-INTEGRAL[Alm.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN İNTEGRALİ
- FEYNMAN-SUPRAFLÜSSIGKEITSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN SÜPERAKIŞKAN KURAMI
- FEYNMAN INTEGRAL[İng.] ile/değil/yerine/= FEYNMAN TÜMLEVİ
- FEYNMAN ile/||/<> DİYAGRAMI
( Kuantum elektrodinamiği için Feynman diyagramları )
( Richard Feynman tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1918-1988) (Ülke: ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum elektrodinamiği, Feynman diyagramları) (Nobel: 1965) )
- FEYZ ile BEREKET
- FEYZ ile/ve/<> İSTİMDÂT[< MEDED]
( Verimlilik, gürlük, ongunluk. İLE/VE/<> İmdat isteme, yardıma çağırma. )
- FEYZ-İ AKDES ile/ve/<> FEYZ-İ MUKADDES
( AN'da. İLE/VE/<> Zamanda. )
( ZÂT ÂLEMİNDEN GELEN TECELLİYÂT | EN KUTSAL TECELLÎ, MÂNÂ ile/ve/<> SIFAT ÂLEMİNDEN GELEN TECELLİYÂT, MADDE )
( ŞEFKAT ile/ve/<> KARŞILIKLI (KOŞULSUZ) SEVGİ )
- FEZA'[Ar.] ile FEZÂ'[Ar.] ile -FEZÂ/Y[Ar.]
( Korkma, bağırıp çığırma. | Dayanamama. | Ümitsizlik. | İnleyip sızlanma. İLE Ucu-bucağı bulunmayan boşluk, dünyanın sonsuz olan genişliği. İLE Artıran, çoğaltan.[FERAH-FEZÂ: Ferah artıran.] )
- FEZA'[Ar.] ile HAŞYET[Ar.] ile HAZER[Ar.] ile HAVF[Ar.]
- FEZ'A[Ar.] ile HEL'A[Ar.] ile HAVF[Ar.]
- FEZÂ ile/ve/değil SEMÂ
( Aşağı/da olan. İLE/VE/DEĞİL Yukarı/da olan. )
- FEZZ[Ar.] ile VÂHİD[Ar.]
- FFT İLE DFT İLE DCT ile/||/<> SPEKTRAL DÖNÜŞÜMLER
( Dijital sinyal işleme dönüşümleri. )
( Formül: O(NlogN) İLE O(N²) )
- FFT ile/||/<> DFT
( FFT hızlı O(NlogN) İLE DFT doğrudan O(N²). )
( Formül: Cooley-Tukey İLE tanım )
- FÎ[Ar.] ile FÎ[Ar.]
( Fiat, baha, kıymet. İLE İçinde, -de. | Tarihin başına konulurdu.[fî 20 Teşrîn-i evvel: 20 Ekim'de] )
- FİBER OPTİK ile/||/<> BAKIR KABLO
( Fiber optik ışıkla iletim İLE bakır kablo elektrikle )
( Formül: Tam iç yansıma İLE ohm yasası )
( İbn-i Heysem (Alhazen) tarafından 1015 yılında keşfedildi/formüle edildi. (965-1040) (Ülke: İslam Dünyası) (Alan: Fizik, Matematik, Optik) (Önemli katkıları: Optik, bilimsel yöntem) )
- FIBER OPTICS[İng.] / OPTIQUE DES FIBRES[Fr.] / FIBER-OPTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= FİBER OPTİK
- FİBER ile FİBERGLAS ile FİBERİN
( Sıkıştırılmış bitki tellerinden yapılmış mukavva ya da tahta. İLE Plastik maddelerden, özellikle poliyesterden parçaların yapımında kullanılan sağlamlaştırma maddesi. İLE Kan ve lenf serumunda bulunan, albüminli bir madde. )
- FİBER ile FİBRİL ile FİBRÖZ ile FİLAMENT ile FİLAMENTÖZ ile FİLİFORM ile FİLUM ile FİLUM TERMİNALE
( Lif, iplik. İLE Lifçik, iplikçik. İLE Lifli, ipliksi. İLE İplik, tel. İLE İpliksi. İLE İpliksi. İLE İplik, budun. İLE Uç iplik. )
- FİBONACCİ SAYILARI ile/||/<> LUCAS SAYILARI
( Fibonacci her terim önceki iki terimin toplamı, Lucas benzer ama farklı başlangıç )
( Formül: F_n = F_{n-1} + F_{n-2} İLE L_n = L_{n-1} + L_{n-2} )
( Fibonacci (Leonardo Pisano) tarafından 1202 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1170-1250) (Ülke: İtalya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Fibonacci dizisi, Arap rakamlarını Avrupa'ya tanıtma) )
- FİBONACCİ ile/||/<> DİZİSİ
( 0,1,1,2,3,5,8... dizisi ve altın oran )
( Fibonacci (Leonardo Pisano) tarafından 1202 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: matematik) )
- FIBONACCI ile/ve/||/<>/> TARTAN
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Aşağıda ve sıkça gördüğünüz kumaş, dönem dönem moda olan, genelde battaniyelerde karşımıza çıkan, geleneksel "İskoç deseni"ni de anımsatıyor. Bu tarz desenlere, "tartan" adı veriliyor.
Geçtiğimiz yıllarda bu tartanlardaki çizgilerin kalınlığının 1,1,2,3,5,8,13,21... biçiminde devam eden Fibonacci sayılarına göre oluşturulduğu fark edildi.
İlk tasarımcıların neden bu biçimde döşeme yaptığıyla ilgili bir bilgimiz olmasa da böyle bir ilişki olduğunu görmek çok heyecan verici... )
(
)
- FİBR- ile/||/<> FİL- ile/||/<> RHABD-/RHABDO-
( Lif. İLE/||/<> İp. İLE/||/<> Çomak biçiminde yapı, çizgili lif. )
- FİBRİL ile MİKRO TÜBÜL
( Göze iskeletinde bulunan ince iplikçikler. İLE Göze iskeletinde bulunan kalın borular biçimindeki yapılar. )
- FİBRİLASYON ile/||/<> FLUTTER
( Kalbin düzensiz ve hızlı atması. İLE/||/<> Kalbin düzenli ancak hızlı atması. )
- FİBROMİYALJİ ile/||/<> ARTRİT
( Yaygın kas ağrısı ve duyarlılık. İLE/||/<> Eklem yangısı. )
- FİBROMİYALJİ ile MİYOFASİYAL AĞRI
( )
- FİBROMİYALJİ ile/||/<> SÜREĞEN YORGUNLUK BELİRGESİ/SENDROMU
( Yaygın kas ağrısı ve duyarlılık. İLE/||/<> Sürekli yorgunluk ve enerji eksikliği. )
- FİBROZİS ile/||/<> SİROZ
( Dokularda aşırı bağ dokusu birikimi. İLE/||/<> Karaciğerin süreğen hasar görmesi ve skar dokusu. )
- FİBROZİS ile/||/<> SİROZ
( Dokularda aşırı bağ dokusu birikimi. İLE/||/<> Karaciğerin süreğen hasar görmesi ve skar dokusu. )
- FİBROZİS ile/||/<> SİROZ
( Dokularda aşırı bağ dokusu oluşumu. İLE/||/<> Karaciğerin süreğen hasar görmesi ve skar dokusu oluşması. )
- FİBULA ile KAVAL KEMİĞİ
( FIBULA vs. TIBIA )
- FIÇI ile/değil ÇAPÇAK
( ... İLE/DEĞİL Ağaçtan, oyularak yapılmış su tası. | Ağzı açık fıçı. )
- FIÇI ile FOTA[İt.]
( ... İLE İçinde şarap yapılan, bir çeşit fıçı. )
- FIÇILAMAK ile FIÇI ile FIÇICI/LIK ile FIÇI BALIĞI
- FICK'S LAWS[İng.] / LOIS DE FICK[Fr.] ile/değil/yerine/= FİCK YASALARI
- FİCK YASALARI ile/||/<> FOURİER YASASI
( Fick kütle difüzyonu J = -D∇C, Fourier ısı iletimi. )
( Formül: Kütle İLE ısı akısı )
( Joseph Fourier tarafından 1822 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- FICKSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FİCK YASASI
- FİDAN:
AÇIK KÖKLÜ ile TÜPLÜ
( )
- FİDAN, SÜRGÜN ile/ve AĞAÇ
( ... Ağaç rakım sınırı 1800 m.dir. [Deniz seviyesinden 1800 m.nin üzerinde ağaç olmaz] )
( Sürgün, taze ve düzgün fidan. )
( Divan şiirinde sevgilinin boyu ve endamı, ince ve düzgün oluşu nedeniyle nihâle benzetilir. )
( [Sümerce] ... ile/ve GİŞ )
( ... ile/ve ŞEÇER[çoğ. EŞCÂR] )
( NİHÂL ile/ve BÎŞE )
( SAPLING vs./and TREE, [ANNUAL RINGS(AĞACIN YAŞINI GÖSTEREN HALKALAR)] )
- FİDAN ile ARIK
( Fidan dikilen yer. )
- FİDAN ile BETÎL[Ar.]
( ... İLE Ana ağaçtan ayrılıp başka kök salan fidan. )
- FİDAN ile BEYÂRE[Ar.]
( ... İLE Kısa, boysuz/bodur olarak yerde yetişen fidan, sebze, meyve. )
- FİDANLIK ile AĞAÇ PARKI/ARBORETUM[Lat.]
( Ağaç yetiştirilen alan. İLE Çeşitli ağaçların, sergilenme, eğitim ya da bilimsel inceleme amacıyla yetiştirildikleri ya da korundukları geniş bahçe. )
( NURSERY vs. ARBORETUM )
- FİDAN/LIK ile FİDANCA ile FİDAN BİTİ ile FİDAN BOYLU
- FİDANLIK ile/ve KERDE
( ... İLE Sebze fideliği. )
- FİDE ile FİLİZ
( Yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek üzere hazırlanan sebze ya da körpe çiçek. İLE Yeni sürmüş körpe ve küçük dal ya da yaprak. )
- FİDELEMEK ile FİDE/LİK ile FİDECİ/LİK ile FİDEİST ile FİDEİZM
- Fİ'E[Ar.] ile CEMÂ'AT[Ar.]
- FİĞ ile BEZELYE
( Hayvanlara yedirilir. İLE Kişiler yer. )
( Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. İLE ... )
( VICIA SATIVA cum PISUM SATIVUM )
- FİGÜR -ile
- FİGÜR ile FİGÜRLÜ ile FİGÜRSÜZ ile FİGÜRASYON
- FİGÜR ile FORM
( Şekil. İLE Biçim/Sûret/Minvâl[Ar.]. )
- FİGÜR ile FORM
( Şekil. İLE Biçim/Suret. )
- FİGÜRATİF ile FİGÜRATİF SANAT
- FİGÜRLÜ ile MECAZİ ile MECAZİ OLARAK ile FİGÜR ile ŞEKİL LİSTESİ ile ŞEKİL YUMRUK ile RAKAMLAR
( FIGURAL vs. FIGURATIVE vs. FIGURATIVELY vs. FIGURE vs. FIGURE LIST vs. FIGURE PUNCH vs. FIGURES )
( بطور تشبيه ile صورت وار ile تلويحي ile مجازي ile مجازاً ile فرم ile پيکر ile نگاره ile رقم ile اندام ile قلمداد کردن ile عدد ile جدول ارقام ile عددکوب ile رقوم ile اعداد ile ارقام )
( BETOR TASHABYYEH ile SORT VAR ile تلويحي ile MOJAZY ile مجازاً ile FARAM ile PEYKAR ile NEGAREH ile RAGHAM ile ANDAM ile GHALAMDAD KARDAN ile ADAD ile جدول ارقام ile ADADKOOB ile رقوم ile EDAD ile ARAGHAM )
- FİİL ile/ve AMEL
- FİİL ile/ve DAVRANIŞ ile/ve EYLEM
( İş üretir. Durumu değiştirmektir. İLE/VE Psişik durumların dışavurumu. İLE/VE Bilinçli, amaçlı etkinlik. )
- FİİL ile ESMÂ
( Rubûbiyet. İLE Ulûhiyet. )
- FİİL ile EYLEM
- FİİL ile FİİLİ ile FİİL KÖKÜ ile FİİL TABANI ile FİİL ÇEKİMİ ile FİİLİ BOZUK ile FİİL CÜMLESİ ile FİİL GÖVDESİ ile FİİL TASRİFİ ile FİİLİ HİZMET ile FİİLİ HİZMET ZAMMI
- FİİL ile/ve İNFİAL
- FİİLDEN TÜREME FİİL ile FİİLDEN TÜREME İSİM
- FİİL/FAİL ile AMEL/ÂMİL
- FİİL-İ MÂZÎ ile/ve FİİL-İ MUZÂRİ
( Geçmiş zaman. İLE/VE Şimdi, geniş ve gelecek zaman. )
( FİİL-İ MÂZÎ (MALUM):
NASARÛ |
NASARNE |
NASARTÜM |
NASARTÜNNE |
NASARNÂ |
||
NASARÂ |
NASARATA |
NASARTÜMÂ |
NASARTÜMÂ |
|||
NASARA |
NASARAT |
NASARTE |
NASARTİ |
NASARTÜ |
NUSİRÛ |
NUSİRNE |
NUSİRTUM |
NUSİRTUNE |
NUSİRÂ |
||
NUSİRÂ |
NUSİRATÂ |
NUSİRTUMÂ |
NUSİRTUMÂ |
|||
NUSURA |
NUSİRAT |
NUSİRTE |
NUSİRTİ |
NUSİRTU |
YENSURÛNE |
YENSURNE |
TENSURÛNE |
TENSURNE |
NENSURU |
||
YENSURÂNİ |
TENSURÂNÎ |
TENSURÂNÎ |
TENSURÂNÎ |
|||
YENSURU |
TENSURÛ |
TENSURU |
TENSURÎNE |
ENSURU |
YUNSARÛNE |
YUNSARNE |
TUNSARÛNE |
TUNSARNE |
NUNSARU |
||
YUNSARÂNİ |
TUNSARÂNÎ |
TUNSARÂNÎ |
TUNSARÂNÎ |
|||
YUNSARU |
TUNSARÛ |
TUNSARU |
TUNSARÎNE |
UNSARU |
- FİİL-İ MUZÂRİ CAHDİ MÜSTEĞRAK (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ CAHDİ MUTLAK (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ NEFYİ HAL (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ NEFYİ İSTİKBAL (MALUM) ile FİİL-İ TAACCÜB SÂNİ
- FİİLLERDE:
HUKUKULLAH ile/ve/||/<> HUKUK'UL-ABD ADDEDİLEN ile/ve/||/<> İKİSİ BİRDEN ile/ve/||/<> HUKUK'UL-ABD'İN GALİP BULUNDUĞU
- FİİLLERDE:
MEMNÛ ile/ve/||/<> TAVSİYEYE ŞÂYÂN / GAYR-I ŞÂYÂN ile/ve/||/<> MUBAH
- FİİLLERİN ile/ve/değil/yerine/<> YAKARIŞ
- FİJİ'DE:
VİTU LEVU ile/ve/<> VANAU LEVU
( Fiji takımadalarının en büyüğü.[160 km. uzunluğunda] İLE/VE/<> İkinci büyük adası.
[Halkın %90'ı bu iki büyük adaya yerleşmiş.] )
( Jim Carrey'nin oynadığı "The Truman Show" filminin çekim yapıldığı adalar.
[Brooke Shields'in oynadığı "Mavi Göl" filmi de, Fiji takımadalarında bulunan Kaplumbaga Adası[Turtle Island]'nda çekilmiştir.] )
- FIKH[Ar.] ile 'ILM/İLM[Ar.]
- FIKIH -ile
( BİR ŞEYİ, BİR SÖZÜ NEDENLERİ VE DERİNLİKLERİYLE, ZEVKİNE VARARAK ANLAMAK | ŞERÎAT İLMİ )
- FIKIH ile TARİHÎ BİLGİ
( Olması/Olmaması Gereken İLE "Ne olmuş" olduğu )
- FIKIH ile USUL-İ FIKIH
( -Fetva, -Mezhep, -Kanun, -Yargı İLE
* Deliller/Kaynaklar
- Naklî(-Kitap, -Sünnet)
- Aklî(-Kıyas, -İstihsan, -Mesalih-i Mürsele, -İstishab, -Örf, -Sedd-i Zerayi)
- Mülhak Olanlar
* Hükümler
* İstinbat(hüküm elde etmek üzerine uğraş)
* İctihad )
- FİKİR BİRLİĞİ ile ONAY ile RAZI OLMAK ile FİKİR BİRLİĞİ
( CONSENSUS vs. CONSENT vs. CONSENTING vs. CONSENUS )
( اتفاق آراء ile اجماع ile وحدت نظر ile اتفاق ile راضي شدن ile رضامندي ile رضايت ile رض دادن ile رضامند ile همرائي )
( ETEFAGH ARA ile EJMA ile VAHDAT NAZAR ile ETEFAGH ile RAZY SHODAN ile رضامندي ile REZAYT ile REZ DADAN ile رضامند ile CPEHMARAYEY )
- FİKİR YÜRÜTMEK ile/ve ÇERÇEVE OLUŞTURMAK
- FİKİR ile İDEAL OLARAK ile FİKİRLER
( IDEA vs. IDEALY vs. IDEAS )
( طرز فکر ile نقشه کار ile مسلک ile انگاره ile دلخواهانه ile افکار ile ماههاي رومي )
( TARZ FEKAR ile NAQSHEH KAR ile MOSLAK ile ENGAREH ile DELKHAEHANEH ile AFKAR ile MANPANPANAY ROMY )
- FİKİR ile TEZÂHÜR
( IDEA vs. TO APPEAR )
- FİKİR ile/ve/yerine VİCDAN
( IDEA vs./and CONSCIENCE
CONSCIENCE instead of IDEA )
- FİKİR ile/ve ZİKİR
( Felsefe. İLE Tasavvuf. )
- FIKIRDAMAK ile FIKIRDATMAK ile FIKIRDAŞMAK ile FIKIRDAK/LIK
- FİKİRLEŞMEK ile FİKİRLEŞTİRMEK ile FİKİR ile FİKİRCİ ile FİKİRLİ/LİK ile FİKİRSİZ/LİK ile FİKİR ADAMI ile FİKİR ESERİ ile FİKİR BABASI ile FİKİR İŞÇİSİ ile FİKİR YAZISI ile FİKİR TEATİSİ ile FİKİR İŞÇİLİĞİ ile FİKİR HÜRRİYETİ
- FİKR[Ar.] ile NAZAR[Ar.]
- FIKRA[Ar. çoğ. FIKARÂT] ile FIRKA[Ar. çoğ. FIRAK]
( Omurga kemiklerinden bir boğum, omur. | Bend, madde, paragraf. | Kısa öykü, masal, kıssa. | Yasa maddelerinin paragraflarından her biri. | Bölüm, kısım, fasıl.[kitap ya da eserde] | Yazılmış kısa bir haber. | Gazetelerde, gündelik olayların kısa ve temiz bir üslûpla yazılmış şekli.[Fr. CHRONIQUE] İLE İnsan kalabalığı, öbeği/grubu. | Siyâset partisi. | Tümen. )
- FIKRAMAK ile FIKRA ile FIKRACI/LIK
- FİKR-İ ÂNÎ ile SÜRAT-İ İNTİKAL
( Tefekkür. İLE İlham. [Gayret+Yetenek] )
- FÎKRÎ ile LAFZÎ(MANTIK/NUTK(Düşünme-Konuşma)'da)
( Lafzî nutk, insan gövdesinin bir örgeni olan dilden kaynaklanarak, gövdenin öteki bir örgeni olan kulağa ulaşan ses ve yazaçlardan(hecelerden) oluşur; dolayısıyla cisim ve duyularla ilgilidir. Bu yüzden kelâmın ne olduğu, nasıl oluştuğu, anlamı nasıl gösterdiği(delâlet) vb. konuların mantık çerçevesinde incelenmesine Dil Mantığı(İlmu'l-Mantıki'l-luğavî) adı verilir. İLE Fikrî nutk ise, insan zihninin(nefs) var olanların anlamını özleri itibariyle tasavvurundan başka bir şey olmayıp ruh ve akılla ilgilidir. Bu bağlamda zihnin varlıkların anlamlarını özleri itibariyle idrâki, ilham ve vahyin keyfiyeti gibi konuların mantık çerçevesinde ele alınıp incelenmesine de Felsefî Mantık (İlmu'l-Mantıki'l-felsefî) denilir. )
- FİKRİN SIHHATİ ile FİKRİN İSTİKAMETİ
- FİKSASYON ile FİKSATİF ile FİKSE ETMEK ile FİKSE OLMAK
( Saplantı, saplanma, sabitleştirme. İLE Sabitleştirici, sıkı tutucu. İLE Sabitleştirmek, kalıcılaştırmak. İLE Odaklanmak, saplanıp kalmak. )
- FİL BENZERİ ile FİL HASTALIĞI ile FİL GİBİ
( ELEPHANT-LIKE vs. ELEPHANTIASIS vs. ELEPHANTINE )
( پيلسان ile داء الفيل ile داءالفيل ile پيلي ile عظيم الجثه )
( پيلسان ile داء الفيل ile داءالفيل ile پيلي ile AZYM OLJOSEH )
- FİL DİŞİ ile FİLDİŞİ
( Filin dişi. ile Renk. )
- FÎL[Ar. çoğ. EFYÂL, FÜYÛL] ile Fİ'L/FİİL[Ar. çoğ. EF'AL, FİÂL]
( En büyük kara memelisi olan hayvan. İLE İş, kâr, amel, zamanla ilgili olup anlamı sağlayan sözcük, eylem. )
- Fİ'L[Ar.] ile HALK[Ar.] ile TAĞYÎR[Ar.]
- Fİ'L[Ar.] ile İHTİRÂ'[Ar.]
- Fİ'L[Ar.] ile İNŞÂ'[Ar.]
- FİL[Ar. < FÎL] ile KİNCER[Fars.]
( ... İLE Büyük fil. )
( EFYÂL/FÜYÛL[Ar. < FÎL]: Filler. [bilinen büyük hayvanlar] )
- FİL ile/<> SUİKASTÇI BÖCEK
- FİL ile ZÜCCACİYE DÜKKANI
- FILAMENT[İng.] / FILAMENT[Fr.] / FEURING, GLÜHEND[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLAMAN, FİTİL
- FİLAN ile FİLAN FALAN
- FİLAR ile FİLARLI ile FİLARSIZ
- FİLARİZLEMEK ile FİLARİZ
- FİLARMONİ[İng./Fr. PHILHARMONY/PHILHARMONIE < PHILOS: Sevgi/si.] ile/ve/||/<> SENFONİ[İng./Fr. SYMPHONY/SYMPHONIE < Yun. < SYMPHONIA(συμφωνία) | SYM-: Birlikte. ( > SEN-)]
( Güçlü müzik sevgisi. | Müzik konserleri derneği. İLE/VE/||/<> Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik yapıtı. )
- FİLARMONİ ile FİLARMONİK
- FİLATELİ -ile
( Pul bilimi. )
- FİLATELİ ile FİLATELİST
- FİLBAHAR/FİLBAHRİ -ile
( Taşkırangillerden, ilkbaharda, beyaz ve güzel kokulu çiçekler açan, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaççık. [Lat. PHILADELPHUS] )
- FİLDİŞİ SAHİLİ ile FİLDİŞİ ile FİLDİŞİ KULESİ
( IVORY COAST vs. IVORY vs. IVORY TOWER )
( عاجي ile عاج ile ساحل عاج ile محل دنج )
( عاجي ile AJ ile SAHEL AJ ile MOHAL DANJ )
- FİLDİŞİ ile FİLDİŞİ RENGİ
- Fİ'LEN[Ar.] ile Fİ'LÎ[Ar. çoğ. Fİ'LİYYÂT]
( Hakikatte, gerçekten, işleyerek. İLE Fiille ilgili, gerçekten yapılan iş. )
- FİLET -ile
( Derinliği aynı olan su alanı, sığ su. )
- FİLET ile FİLETO
- FİLİGRAN ile FİLİGRANLI
- FİLİGRAN'DA:
BULGAR ile/ve/||/<>/> AVRUPA
( 1282 - En eski filigran. )
- FİLİKA[İt. < FELUCA] ile BÜYÜK FİLİKA
( Cankurtaran sandalı. İLE ... )
( ... vs. PINNACE )
- FİLİKA[İt. < FELUCA] ile ÇATANA[Çetene kasabasının adından]/İSTİMBOT[İng. < STEAMBOAT]
( Cankurtaran sandalı. İLE Filika büyüklüğünde, islimle işleyen deniz teknesi, küçük vapur. [Tuna kıyısındaki Çetene kentinden] )
- FİLİKA ile FİLİKACI/LIK
- FİLİNTA[argo] ile FİLİNTA[Alm.]
( Güzel, yakışıklı. İLE Namlusu kısa, kurşun atan bir çeşit küçük tüfek. )
- FİLİNTA ile FİLİNTALI
- FİLİPİNCE ile FİLİPİNLİ
- CEVHER[Osm.] / ORE DRESSING[İng.] / MINERAUX, MINERAI, PRÉPARATION MÉCANIQUE DES MINERAIS[Fr.] / ERZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLİZ, CEVHER ÖN HAZIRLAMA İŞLEMİ
- SEAM[İng.] / LAGER, FLÖZ[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLİZ DAMARI
- FİLİZ[Yun.] ile FİLİZ[Ar.]
( Yeni sürmüş körpe ve küçük dal ya da yaprak, sürgün. İLE Ocaktan çıkarılan, işlenmemiş maden bileşiği. )
- FİLİZ[Ar. < Yun.] ile FİLİZZ[Ar. çoğ. FİLİZZÂT]
( Yeni sürmüş körpe ve küçük dal ya da yaprak, sürgün. İLE Eritilip temizlenmemiş olan altın, gümüş, bakır, demir gibi ham mâden, külçe. | Erimiş bakır. )
- FİLİZ ile/ve KIVILCIM
( "SHOOT" vs./and "SPARK" )
- FİLİZ ile TOMURCUK
( Tohumdan ya da tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün, ışkın, eşkin, cımbar, çıvgın, şıvgın. İLE Bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek ya da yaprak verecek olan filiz. | Çiçek açacak gonca. )
- FİLİZLEMEK ile FİLİZLENME ile FİLİZLENMEK ile TOMURMAK
( Bitkilerin, gereğinden çok olan filizlerini kırmak. İLE Yumruların üzerinde, ince uzun filizlerin belirmesi biçiminde görülen patates hastalığı. İLE Filiz vermek. | Gelişmeye, büyümeye başlamak. İLE Ağacı dibinden kesmek. | Ağaç ve asmalarda filiz vermek üzere gözler kabarmak, tomurcuklanmak. | Şişip kabarmak. )
- FİLİZLEMEK ile FİLİZLENMEK ile FİLİZLENDİRMEK ile FİLİZ ile FİLİZİ ile FİLİZLİ ile FİLİZ RENGİ
- FİLKULAĞI -ile
( Yılanyastığıgillerden, anayurdu tropikal Amerika olan, kökü yumrulu bir süs bitkisi. [Lat. CALADIUM] )
- FİLM/FOTOĞRAF:
SİYAH - BEYAZ ile/ve/||/<>/> RENKLİ
- FİLM ile FİLM YAPIMCISI ile FİLM YAPIMI ile FİLM KAYDEDİCİ ile FİLM ÇEKMEK ile FİLME ALMAK ile FİLM ŞERİDİ
( FILM vs. FILM MAKER vs. FILM MAKING vs. FILM RECORDER vs. FILM TAKING vs. FILMING vs. FILMSTRIP )
( فيلمبرداري کردن ile فيلم سينمايي ile فيلم ile غشاء ile فيلم ساز ile فيلم سازي ile فيلم نگار ile فيلم برداري ile نوار فيلم )
( FEYLAMBARDARY KARDAN ile FEYLAM SYNAMAYY ile FEYLAM ile GHESHA ile FEYLAM SAZ ile FEYLAM SAZY ile FEYLAM NEGAR ile FEYLAM BARDARY ile NAVAR FEYLAM )
- FILM[İng.] / PELLICULE, FEUILLE[Fr.] / FILAMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= FİLM
- FİLM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLM
- FİLMDE:
80'LER ile 90'LAR ile 2000'LER ile 2010'LAR
( )
- FİLMDE/SİNEMADA:
BELGESEL ile/ve/||/<>/> KURGU/KURMACA
- FİLMDE:
HAREKET İMGELEMİ ile/ve/||/<> ZAMAN İMGELEMİ
- FİLMİ/KİTABI:
İZLEMEK/OKUMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< DENEYİMLEMEK
- FİLMLEŞTİRMEK ile FİLMLEŞTİRİLMEK ile FİL ile FİLE ile FİLM ile FİLO ile FİLMCİ/LİK ile FİL DİŞİ ile FİL ELMASI ile FİL FARESİ ile FİLM MÜZİĞİ ile FİL YÜRÜYÜŞÜ ile FİLE BEKÇİSİ ile FİLM YILDIZI ile FİL DİŞİ KULE ile FİL HASTALIĞI ile FİLE BEKÇİLİĞİ ile FİL DİŞİ KARASI
- FİLO ile GEÇİCİ
( FLEET vs. FLEETING )
( ناوگان ile تند رفتن ile زود گذر ile عبور سريع ile تندپا )
( NAVGAN ile TAND RAFTAN ile ZUD GOZAR ile عبور سريع ile TANDPA )
- FİLOCOĞRAFYA[İng. PHYLOGEOGRAPHY] ile/||/<> FİLOFOBİ[İng. PHILOPHOBIA] ile/||/<> FİLOGENETİK AYAKİZİ[İng. PHYLOGENETIC FOOTPRINT] ile/||/<> FİLOGENETİK DAL[İng. PHYLOGENETIC BRANCH] ile/||/<> FİLOGENİ (SOY OLUŞ)[İng. PHYLOGENY] ile/||/<> FİLOLOJİ[İng. PHILOLOGY] ile/||/<> FİLOPODYUM[İng. FILOPODIUM]
( Organizmaların coğrafi dağılımlarına dair soruları cevaplandırabilmek adına, evrim ağaçlarının kullanılmasıdır. @@ Âşık olma fobisi olarak bilinen, Yunanca'da "sevmek" anlamlarına gelen φιλέω ("phileo") ve "korku" anlamına gelen φόβος ("phobos") kelimelerinden oluşan bir terim. @@ Filogenetik karşılaştırmalarda korunmuş işlev ögelerini göstermek için kullanılır. @@ Evrim Ağacı üzerindeki dalların her bir parçasıdır. Bu çizgiler, belirli bir popülasyonu ya da taksonomik öbeğin zaman içerisindeki değişimini temsil eder. @@ Türlerin ve tür içi popülasyonların geçmişlerini ve diğer türler ile tür içi popülasyonlarla olan evrimsel ilişkilerinin tümüne verilen isimdir. Evrim Ağacı ya da Yaşam Ağacı ile temsil edilir. Aşağıdaki görselde, geniş canlı grupları arasındaki ilişkiler (filogeni), bir evrim ağacı üzerinde gösterilmektedir: @@ Filoloji, bir dilin tarihsel süreç içerisindeki hâlini ve geçmişini, yapısını, öbür dillerle olan benzerliklerini ve farklılıklarını inceleyen bilim dalıdır. Kelime, köken olarak Yunancada kelime sevgisi anlamına gelen "Philos" ve "Logos" kelimelerinden oluşmuştur.[1] @@ İnce ve aktin bakımından zengin göze zarı uzatısı. Hücre göçünde, yaraların iyileşmesinde ve nörit büyümesinde önemli bir role sahiptir. Nöronlarda dendritik dallar için precursor (öncü madde) görevi görür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- FİLOGENETİK AĞAÇ ile/||/<> EVRİMSEL UZAKLIK
( Filogenetik Ağaç ve Evrimsel Uzaklık arasındaki ilişki )
- FİLOGENETİK AĞAÇ ile/||/<> GEN AĞACI
( Filogenetik tür ilişkisi, gen ağacı gen ilişkisi. )
( Formül: Species İLE gene relationships )
- FİLOGENETİK İLE KLADİSTİK İLE FENETİK ile/||/<> SINIFLANDIRMA YÖNTEMLERİ
( Organizmaları gruplandırma yaklaşımları. )
( Formül: Monofiletik > Parafiletik )
- FİLOGENETİK ile KLADİSTİK
( Türlerin evrimsel ilişkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Türlerin evrimsel ilişkilerini ortak atalara göre sınıflandıran yöntem. )
- FİLOGENİ İLE BOOTSTRAP İLE BAYESİAN ile/||/<> EVRİMSEL AĞAÇ YÖNTEMLERİ
( Evrim ağacı oluşturma yaklaşımları. )
( Formül: L = P(Data|Tree) )
- FİLOGENİ ile/||/<> ONTOGENİ
( Filogeni evrimsel tarih İLE ontogeni bireysel gelişimdir )
( Formül: Tür tarihi İLE birey gelişimi )
- FİLOGENİ ile/||/<> TAKSONOMİ
( Filogeni evrimsel akrabalık İLE taksonomi sınıflandırma. )
( Formül: Relationships İLE categorization )
- FİLOJENİ ile/||/<> ONTOJENİ
( Ontojeni filojeniyi özetler yasası )
( Ernst Haeckel tarafından 1866 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1834-1919) (Ülke: Almanya) (Alan: Zooloji) (Önemli katkıları: Ekoloji terimi, biyogenetik yasa) )
- FİLOZOF:
ANLAŞABİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZLAŞABİLEN
- FİLOZOF BİLİM İNSANI ile TEKNİK BİLİM İNSANI
- FİLOZOF CEMAL HATİPOĞLU ile/ve/||/<> HİLMİ BEY
( İbn Arabî'ci. İLE/VE/||/<> İmam Rabbânî'ci.[Marmara Kıraathanesi] )
- FİLOZOF ile BİLGE
- FİLOZOF ile/ve/||/<>/> DERVİŞ
( Bildikçe, ölür. İLE/VE/||/<>/> Öldükçe, bilir. )
- FİLOZOF ile/ve/||/<> DÜŞÜNÜR ile/ve/||/<> AYDIN ile/ve/||/<> YAZAR
- FİLOZOF ile/ve/= KELDANÎ
- FİLOZOF ile/ve/||/<> SANATÇI
( Soyutlayan. İLE/VE/||/<> Soyutlanan. )
- FİLOZOF ile/ve/değil/yerine SORU ERBABI
- FİLOZOF ile SÛFÎ
( Yaptığına bakılmaz, söylediğine bakılır. İLE Söylediğine bakılmaz, yaptığına bakılır. )
( PHILOSOPHER vs. SUFI )
- FİLOZOF ile/ve/değil/||/<> YAZAR
- FİLOZOFLAR ile/ve PEYGAMBERLER ile/ve SANATÇILAR
( Aklını, sana gösterir/gösterenler. İLE/VE Seni, sana gösterir/gösterenler. İLE/VE Zevkini, sana gösterir/gösterenler. )
( Evrenseller. İLE/VE Kendin. İLE/VE ... )
( Tenzihin temsilcisi. İLE/VE Teşbihin temsilcisi. İLE/VE ... )
( Hareket ederler. İLE/VE Hicret ederler. İLE/VE ... )
- FİLOZOFLAŞMAK ile FİLOZOF/LUK ile FİLOZOFÇA
- FİLOZOF('UN) ile/>< FELSEFE('NİN)
( [başlangıcı] Olur. İLE/>< Olmaz. )
- FİLTRASYON ile FİLTRAT ile FİLTRE
( Süzme, süzülme. İLE Süzüntü. İLE Süzgeç, süzek. )
- FİLTRE ile/ve/değil EŞİK
- FİLTRE ile FİLTRE YATAĞI ile FİLTRE SİGARA ile FİLTRELENEBİLİR ile FİLTRELENMİŞ ile FİLTRELEME
( FILTER vs. FILTER BED vs. FILTER CIGARETTE vs. FILTERABLE vs. FILTERED vs. FILTERING )
( پالايه ile مشتوک ile پالودن ile پالاينده ile پالونه ile صافي شني ile سيگار مشتوکدار ile سيگار فيلتردار ile صافي کردني ile صاف کرده ile فيلتري )
( PALAYYEH ile مشتوک ile PALODAN ile PALAYNADEH ile پالونه ile SAFY SHENY ile SYGAR MOSHTOKDAR ile SYGAR FEYLATARDAR ile SAFY KARDANY ile SAF KARDEH ile FEYLATARY )
(1996'dan beri)