ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(86/287)
- ESKİ TÜRKÇE ile/ve GÜNÜMÜZ TÜRKÇESİ
( Yakut/Saka Türkçe'si, eski ile günümüz Türkçe'si arasında bir köprüdür. )
- ESKİ YUNAN'DA:
SIVI HACİM ÖLÇÜLERİ ile/ve KATI HACİM ÖLÇÜLERİ
( Katule[0,27 litre] ve amphora[19,44 litre]. İLE/VE Khoniks[1,08 litre] ve Medimnos[51,84 litre] )
- ESKİ ile/değil/yerine ANTİK
- ESKİ ile/ve/değil/yerine BİR ÖNCEKİ
- ESKİ ile/değil/yerine ESKİL/BAYRI/KADÎM
- ESKİ ile/ve/||/<>/< ESKİMEYEN ESKİ
- ESKİ ile KLÂSİK
( OLD vs. CLASSICAL )
- ESKİ ile/ve/değil/yerine ÖNCEKİ
- ESKİ ile/ve/||/<> YAŞLI
- ESKİ ile/ve YENİ
( OLD vs./and NEW )
- ESKİ ile YIKKIN/HARAP
( OLD vs. RUINED )
- ESKİ ile YIPRAK
( ... İLE Yıpranmış, aşınmış. )
- ESKİCİ ile/değil/yerine/>< KUYUMCU
( [İş/alıcı/satıcı (bulmak) için...] Bağırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bağırmaz. )
- ESKİME ile YIPRANMA
- ESKİMEK ile ESKİTMEK ile ESKİLEŞMEK ile ESKİTİLMEK ile ESKİTEBİLMEK ile ESKİYEBİLMEK ile ESKİ/LİK ile ESKİL ile ESKİZ ile ESKİCE ile ESKİCİ/LİK ile ESKİ ÇAĞ ile ESKİ KURT ile ESKİ YAZI ile ESKİ DÜNYA ile ESKİ PÜSKÜ ile ESKİ TÜFEK ile ESKİ KAFALI/LIK ile ESKİ TOPRAK ile ESKİ ESERLER ile ESKİ GÖZ AĞRISI
- ESKİMO ile ESKİMOCA
- ESKİMO ile/değil/yerine İNUİT
( Kanada, Alaska ve Grönland'ın yüksek enlemlerindeki kutup bölgelerindeki yaşayanları ifade eder. İLE/DEĞİL/YERİNE Kanada'nın kuzeyinde ve Grönland'ın bazı bölgelerinde yaşayan halk. )
( [CREE ve ALGONKİN Kızılderililerinin verdiği bir addır.] Sözcük karşılığı "Başka bir dil konuşan" | "Başka ülkeden olan kişi" | "Çiğ et yiyen". İLE/DEĞİL/YERİNE Sözcük karşılığı "İnsan" | Halk. )
( Kanada'da Eskimo demek kabalıktır fakat Alaska'da Eskimolar bundan memnuniyet duyar. )
( Eskimo-Aleut dil ailesindeki diller, dünyadaki dillerin hiçbiriyle akraba olmayıp sadece birbiriyle akrabadır. )
( Gelişmekte olan İnuitçe, Alaska'nın kuzeyinde, Kanada'da ve Grönland'da konuşulur. )
( Ortalama boyları 1,62'dir ve ortalama yaşam süreleri 39'dur. )
( Kendi aralarında da birbirini İnuit olarak tanımlarlar. )
- EŞKİN ile EŞKİN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Akıp giden. İLE Dört nala gitmek. )
- EŞKİN ile EŞKİNCİ/LİK ile EŞKİNLİ ile EŞKİNSİZ
- EŞKİNCİ ile/||/<> EŞKİNCİ BİRLİKLERİ
( Osmanlı sultanı ya da serdar ile savaşa giden ve ordunun vurucu gücünü oluşturan yeniçeri askerleri. İLE/||/<> II. Mahmut'un gönüllü yeniçerilerden kurduğu, yeni ordu. )
- EŞKIYÂ ile/değil/yerine/>< EVLİYÂ
( Eşkıyâ, bizi yolda görse, vicdâna gelmekten korkar. )
- EŞKIYA/LIK ile EŞKIYACA
- ESKİYLE "SAVAŞMAK" ile/değil/yerine YENİSİNİ YARATMAK
- ESKORT ile ESKORTLUK ile ESKORTLAR
( ESCORT vs. ESCORTING vs. ESCORTS )
( اسکورت کردن ile بدرقه کردن ile همراه ile تشييع کردن ile همراهي کردن ile اسکورت ile تشييع ile مشايعت ile ملازمين )
( ESKORT KARDAN ile BADRAGHEH KARDAN ile CPEHMARAH ile TASHYYE KARDAN ile CPEHMARAHY KARDAN ile ESKORT ile TASHYYE ile مشايعت ile ملازمين )
- ESKRİM ile ESKRİMCİ/LİK
- ESLÂF[< SELEF] -ile
( SELEFLER, ÖNCEKİLER, GEÇMİŞLER )
- EŞLEK/EKVATOR ile EKVADOR
( Güney ile Kuzey yarım küreyi ayıran enlem. İLE Güney Amerika'daki ülke. )
( EKVATOR: HATT-I İSTİVA )
( Fransız bilimkişilerinin, 8 yıl süren çalışmaları sonucunda, 21 Mart ve 21 Eylül günlerinde, güneş ışınlarının hiç gölge yapmadan, tamamen dik olarak geldiğini tespit ettikleri ve dolayısıyla da dünyanın tam orta noktasında bulunduğunu onayladıkları yer, Ekvador'un başkenti Quito'nun San Fransisco Meydanı'ndaki Ekvator Anıtı'nın bulunduğu yerdir.[Yıllar sonra, daha hassas aletlerle yapılan hesaplarla, Ekvator çizgisi birkaç kilometre kaydırılmıştır. Bu yeni çizgi etrafında ve üzerinde çeşitli deneyler yapılmaktadır. Bir kabın içindeki su, Ekvator çizgisi üzerinde, tam dikey dökülürken, bir cm. ötede, kuzey ve güney yarım kürede, sağa ya da sola doğru girdaplar yaptığı görülmektedir.] )
( Gezimanya - Ekvador Sayfası )
( MITAD DEL MUNDU con ECUADOR )
- EŞLEME ile EŞLEMELİ ile EŞLEMESİZ
- EŞLEME ile/ve/||/<> EŞLEŞTİRME ile/ve/||/<> EŞİTLEME
- EŞLEME ile/ve/||/<>/> ROL DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<>/> AYNA ile/ve/||/<>/> YARDIMCI TEKNİKLER
- ESLEMEK ile ESLEK
- EŞLEMEK ile EŞLENMEK ile EŞLEŞMEK ile EŞLEŞTİRMEK ile EŞLEŞEBİLMEK ile EŞLEK ile EŞLEM ile EŞLEKSEL
- COUPLED FIELD VECTORS[İng.] / VECTEURS DE CHAMP COUPLÉS[Fr.] / GEKOPPELTE FELDVEKTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK ALAN VEKTÖRLERİ
- COUPLED WAVES[İng.] / ONDES COUPLÉES[Fr.] / GEKOPPELTE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK DALGALAR
- COUPLED CIRCUITS[İng.] / GEKOPPELTE SCHALTUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK DEVRELER
- CONJUGATE IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE CONJUGUÉE[Fr.] / KONJUGIERTE IMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK EMPEDANS
- COUPLED MODES[İng.] / MODES COUPLÉS[Fr.] / GEKOPPELTE MODEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK KİPLER
- GEKOPPELTE OSZILLATOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK OSİLATÖRLER
- CONJUGATE PARTICLES[İng.] / PARTICULES CONJUGUÉES[Fr.] / KONJUGIERTE TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK PARÇACIKLAR
- COUPLED OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR COUPLÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK SALINGAÇ
- COUPLED TRANSISTORS[İng.] / TRANSISTORS COUPLÉS[Fr.] / GEKOPPELTE TRANSISTOREN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK TRANSİSTÖRLER
- CONJUGATE[İng.] / CONJUGUÉ[Fr.] / KONJUGIERT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLENİK
- EŞLERİN ÖRTÜŞMEZLİĞİ AÇMAZI(PARADOKSU)'NDA:
LEIBNIZ ve GEOMETRİ ile/ve/||/<> EŞLER ve ÖRTÜŞMEZLİK ile/ve/||/<> YERLERİN, UZAYDA FARKLILAŞMASI(1768)
( IMMANUEL KANT )
- PAIRED ELECTRONS[İng.] / PAIRÉ ELECTRON[Fr.] / GEPAARTE ELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLEŞMİŞ/EŞLENİK ELEKTRONLAR
- EŞLEŞTİRİLMİŞ OLAN/LAR ile/değil/yerine İLİŞKİLENDİRİLMİŞ OLAN/LAR
- EŞLEŞTİRME ile/değil/yerine İLİŞKİLENDİRME
- EŞLEŞTİRME ile/değil/yerine KIYASLAMA
- EŞ/LEŞTİRME ile ÖZDEŞ/LEŞTİRME
- EŞLİK ETMEK ile/ve KATILMAK
- EŞLİK ETMEK ile KONSORSİYUM
( CONSORT vs. CONSORTIUM )
( بهم جور کردن ile کنسرسيوم )
( BACPAM JOR KARDAN ile کنسرسيوم )
- PARITY[İng.] / PARITÉ[Fr.] / PARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞLİK, PARİTE
- EŞ/LİK ile/ve/||/<> DOLANIK/LIK
- EŞLİK ile EŞLİKÇİ ile EŞLİK ETMEK ile EŞLİK EDEN ile SUÇ ORTAĞI ile SONUÇLANDIRMAK ile BAŞARILI ile BAŞARI ile BAŞARILAR
( ACCOMPANIMENT vs. ACCOMPANIST vs. ACCOMPANY vs. ACCOMPANYING vs. ACCOMPLICE vs. ACCOMPLISH vs. ACCOMPLISHED vs. ACCOMPLISHMENT vs. ACCOMPLISHMENTS )
( دم گيري ile دم گير ile بدرقه کردن ile توام کردن ile مصاحبت کردن ile همراه رفتن ile مشيعت کردن ile بدرقه ile معاون جرم ile همداستان ile شريک جرم ile دستيار ile بهانجام رساندن ile مهذب ile باکمال ile صاحب کمال ile کامل شده ile کارکرد ile کمالات )
( DAM GYRY ile DAM GYR ile BADRAGHEH KARDAN ile TAVAM KARDAN ile MOSAHEBAT KARDAN ile CPEHMARAH RAFTAN ile MOSHYAT KARDAN ile BADRAGHEH ile MOAVAN JARAM ile NPAMDASTAN ile SHARYK JARAM ile DASTYAR ile BACPEHANJAM RESANDAN ile MANPAZB ile BAKAMAL ile SAHEB KAMAL ile KAMEL SHODEH ile KARKARD ile KAMALAT )
- EŞLİ/LİK ile EŞLİK
- ESMA SULTAN KASRI ile ESMA SULTAN YALISI
( Çamlıca'da, Millet Parkı karşısında, Sarıkaya'daydı. İLE Ortaköy'dedir. )
( Sultan II. Mahmud'un kız kardeşi Esma Sultan'a aitti. İLE 1875'te, Sultan Abdülaziz'in kızı Esma Sultan için Mimar Serkis Balyan'a yaptırılmıştır. [1975 yılında yanarak sadece dört duvarı kalmıştır.] )
- ESMÂ'[Ar. < İSM] ile ESMÂ'[Ar. < SEM] ile ESMAH[Ar.]
( Adlar. İLE Kulaklar, kulak işitmeleri. İLE En semahatli, eli açık, pek cömert. )
- ESMÂ ile/ve/||/<> EŞRÂ/T
- ESMÂR[Ar. < SEMER] ile ESMÂR[Ar. < SİMER] ile ESMÂR[Fars.]
( Meyveler. İLE Gece masalları, kıssalar, öyküler. İLE Mersin ağacı. )
- EŞMEK ile EŞELEMEK
( Toprağı ya da toprak gibi yumuşak bir şeyi biraz kazmak. | Araştırmak, incelemek. İLE Dağıtıp karıştırmak. | Bir işin, sorunun aslını anlamaya çalışmak, kurcalamak. )
- ESMEK ile ESMERLEŞMEK ile ESMERLEŞTİRMEK ile ESMER/LİK ile ESMERCE ile ESMER UN ile ESMER KÜF ile ESMER AMBER ile ESMER ŞEKER ile ESMER BUĞDAY ile ESMER KÜFLER ile ESMER SU YOSUNLARI
- ESNÂ'[Ar. < SİNY] ile ESNA'[Ar.] ile ESNÂH[Ar. < SİNH] ile ESNÂN[Ar. < SİNN]
( Ara, aralı, vakit, sıra. İLE "Efdal" gibi "bülent, yüksek". İLE Asıllar, kökler. İLE Dişler. )
- EŞNÂ[Ar. < ŞENÎ] ile EŞNA'[Fars.]
( Daha/pek şenî, fenâ, kötü ve çirkin. İLE Çok değerli mücevher. | Yüzgeç, yüzücü. )
- ESNA ile ESNAF/LIK ile ESNAF AĞZI ile ESNAF LONCASI
- ESNAF[Ar.]/ARTİZAN[Fr. < ARTISAN] ile/ve/||/<> EŞRAF
( Küçük sermaye ve zanaat sahibi. | Başlıca düşüncesi, mesleğinin tüm inceliklerinden yararlanıp bunları karşısındakinin zararına kullanarak ve meslekte kötü örnek oluşturarak çok para kazanmak olan kişi. İLE/VE/||/<> Bir yerin zenginleri, ileri gelenleri, sözü geçenleri. )
- ESNÂN-I HİLM ile ESNÂN-I KATIA ile ESNÂN-I NÂBİYE
( Akıl dişi, yirmi yaş dişi. İLE Kesici dişler. İLE Küçük azıdişleri. )
- ELASTISCHE DEFORMATION/FORMÄNDERUNG/VERFORMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK BİÇİM DEĞİŞİKLİĞİ/BOZULMASI
- ELASTIC DEFORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= ESNEK BİÇİM DEĞİŞTİRME
- ELASTIC COLLISION[İng.] / COLLISION ÉLASTIQUE[Fr.] / ELASTISCHER STOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK ÇARPIŞMA
- ELASTIC WAVES[İng.] / ONDES ÉLASTIQUES[Fr.] / ELASTISCHE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK DALGALAR
- INELASTIC COLLISION[İng.] / COLLISION INÉLASTIQUE[Fr.] / UNELASTISCHER STOSS[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK OLMAYAN ÇARPIŞMA
- INELASTIC SCATTERING[İng.] / DIFFUSION INÉLASTIQUE[Fr.] / UNELASTISCHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK OLMAYAN SAÇILMA
- ESNEK OLMAYAN ile DÖNÜŞSÜZ
( IRREFLEXIBLE vs. IRREFLEXIVE )
( قير قابل انعکاس ile عير قابل انعکاس ile بدونبازتاب )
( GHYR GHABEL ENEKAS ile EYR GHABEL ENEKAS ile بدونبازتاب )
- ELASTIC SCATTERING[İng.] / DIFFUSION ÉLASTIQUE[Fr.] / ELASTISCHE STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK SAÇILMA
- ELASTISCHE ABLENKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEK SAPTIRMA
- ESNEK ile ESNEK
( FLEX vs. FLEXIBLE )
( منقبض کردن ile قابل انحناء ile قابل تغيير ile انحناء پذير ile قابل انعطاف ile انعطاف پذير )
( MONAGHABZ KARDAN ile GHABEL ENHENA ile GHABEL TAGHYYR ile ENHENA PAZYR ile GHABEL ENETAF ile ENETAF PAZYR )
- ESNEK ile EVRENSEL
- ESNEK ile/ve GENİŞ
- ESNEK ile HIZLI
( FLEXIBLE vs. FAST )
- ESNEK/ELASTİK ÇARPIŞMA ile/>< ESNEK OLMAYAN ÇARPIŞMA
( Toplam kinetik enerjinin korunduğu çarpışma. İLE/>< Toplam kinetik enerjinin korunmadığı çarpışma. )
- ELASTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ESNEKELER
- ELASTIZITÄTSKOEFFIZIENTEN-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEKLİK KATSAYILARI KURAMI
- ELASTICITY COEFFICIENT, ELASTICITY MODULUS, MODULUS OF ELASTICITY[İng.] / COEFFICIENT DE L'ÉLASTICITÉ[Fr.] / ELASTIZITÄTSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEKLİK KATSAYISI
- ELASTİKİYET[Osm.] / ELASTICITY[İng.] / ÉLASTICITÉ[Fr.] / ELASTIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ESNEKLİK
- ESNEK/LİK ile/ve/<> GENİŞ/LİK
- ESNEME ile/ve/||/<> ESNEME
( Ağızla olan. İLE/VE/||/<> Gövdemizle olan. )
- ESNEMEDE [AĞZIN EL İLE KAPANIŞINDA]:
SOL ELİN DIŞI ile/ve/değil/yerine SAĞ ELİN AVUÇİÇİ
( Tüm genel/günlük koşullarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Namazda. )
- ESNEMEDE [AĞZIN EL İLE KAPANIŞINDA]:
SOL ELİN DIŞI ile/ve/değil/yerine SAĞ ELİN AVUÇİÇİ
( Tüm genel/günlük koşullarda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Namazda. )
- ESNEMEK ile ESNETMEK ile ESNEKLEŞMEK ile ESNETEBİLMEK ile ESNEYEBİLMEK ile ESNEKLEŞTİRMEK ile ESNEK/LİK
- ESNEMEK ile/ve HAPŞIRMAK
( BESEK/BESDEK, FÂJ/FÂJE, PÂSEK ile/ve ... )
( YAWN vs./and )
- ESNETMEK ile SÜNDÜRMEK
( ... İLE Bir şeyi çekerek uzatmak, esnetmek. )
- SPIN ISOTOPIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞÖLÇEK DÖNÜ
- ESPAS ile ESPASLI
- ESPERANTO ile/ve POLİGRAFİ
( 1887'de, Polonya'lı Zamenhof (Dr.) tarafından ortaya atılan ve dünyadaki tüm bireylerin anlaşabilmeleri için düzenlenmiş, 16 kurala dayanan, kolay bir yapma dil. İLE/VE ... )
- EQUIPOTENTIAL SURFACE[İng.] / SURFACE ÉQUIPOTENTIELLE[Fr.] / ÄQUIPOTENTIALFLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞPOTANSİYEL YÜZEY
- EQUIPOTENTIAL[İng.] / ÄQUIPOTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞPOTANSİYEL
- ESPRİ ile ESPRİLİ/LİK ile ESPRİSİZ
- ESPRİ/Sİ" ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM/I
- ESRAR ile ESRAR
( CANNABIN vs. CANNABIS )
( شاهدانهاي ile جبل هندي ile انواع شاهدانه ile کنف )
( SHADANEYAY ile جبل هندي ile ANAVAE SHADANEH ile KONF )
- ESRAR ile ESRARCI/LIK ile ESRARLI/LIK ile ESRAR OTU ile ESRAR PERDESİ ile ESRAR TEKKESİ ile ESRAR KUMKUMASI
- ESRE[Ar.] ile ESRE[Ar.] ile ÖTRE[Ar.]
( Arap yazısında/harflerinde bir ünsüzün, dar, düz ve kısa okunacağını gösteren im. İLE Eski zamanlardan söylenilegelen bilgi ve haberlerin sonucu. İLE Arap yazısında, bir sesin yuvarlak, dar ve kalın[u], Türkçe'de de yuvarlak[o, ö, u, ü] okunacağını gösteren im. )
- EŞREF[Ar. < ŞERÎF] ile Eşref[Ar.]
( Daha/pek/en şerefli/onurlu. İLE Hicivleriyle tanınmış şair.[Eserleri: Hasbihal, İran'da Yangın Var, İstimdat, Deccâl, Külliyât-ı Eş'âr. 1846 - 1911] )
- EŞREFİYYET ile/ve EFTÂLİYYET
- EŞREF/LİK ile EŞREF-İ SAAT["EŞREF SAATİ" değil!]
- ISOCHROMATIC FRINGE PATTERN[İng.] / MODÈLE DE FRANGES ISOCHROMATIQUES[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞRENK SAÇAK DESENİ
- ISOCHROMATIC[İng.] ile/değil/yerine/= EŞRENKLİ
- ESRİMEK ile ESRİTMEK ile ESRİK/LİK
- ESSEN COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT D'ESSEN[Fr.] / ESSEN KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ESSEN KATSAYISI
- ESSENTIAL SINGULARITY ile/||/<> REMOVABLE SINGULARITY
( Essential Laurent sonsuz terim, removable tanımlanabilir. )
( Formül: Infinite Laurent İLE definable )
- ISOTHERMAL FLOW[İng.] ile/değil/yerine/= EŞSICAKLIKLI AKIŞ
- ISOTHERMAL EQUILIBRIUM[İng.] ile/değil/yerine/= EŞSICAKLIKLI DENGE
- ISOTHERMAL TRANSFORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= EŞSICAKLIKLI DÖNÜŞÜM
- ISOTHERMAL EXPANSION[İng.] ile/değil/yerine/= EŞSICAKLIKLI GENLEŞME
- ISOTHERMAL LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= EŞSICAKLIKLI KATMAN
- ISOTHERMAL MAGNETIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= EŞSICAKLIKLI MIKNATISLANMA
- ISOTHERMAL PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= EŞSICAKLIKLI SÜREÇ
- ESSİZ ile ESSİZ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yüzsüz, arsız, hain, utanmaz kişi. İLE Bir kaybın arkasından üzülmeyi belirten sözcük. )
- EŞSİZ ile İÇTENLİK
( GENUINE vs. GENUINENESS )
( اصل ile بدون تصنع ile اصالت )
( ESL ile بدون تصنع ile ESALT )
- EŞSİZ ile UYUMSUZLUK ile UYUMSUZ ile BECERİKSİZLİK ile BECERİKSİZLİK ile BECERİKSİZ ile TAMAMLANMAMIŞ ile EKSİK ile EKSİKLİK ile UYUMSUZ ile ANLAŞILMAZ ile ANLAYIŞSIZLIK ile SIKIŞTIRILAMAZ
( INCOMPARABLE vs. INCOMPATIBILITY vs. INCOMPATIBLE vs. INCOMPETENCE vs. INCOMPETENCY vs. INCOMPETENT vs. INCOMPLETE vs. INCOMPLETELY vs. INCOMPLETENESS vs. INCOMPLIANT vs. INCOMPREHENSIBLE vs. INCOMPREHENSION vs. INCOMPRESSIBLE )
( بي همتا ile بي چون ile بي قياس ile غير قابل مقايسه ile ناجوربودن ile ناسازگاري ile منافات ile ناجوري ile نا موافق ile ناسازگار ile بي کفايتي ile بي ظرفيتي ile بي عرضگي ile ناشايستگي ile نااهل ile بي کفايت ile غير کافي ile بي عرضه ile بيدست وپا ile ناشايسته ile نالايق ile ناقص ile ناتمام ile پر نشده ile نيمه تمام ile ناکامل ile ناتمامي ile تسليمنشو ile نا هموار ile نا محدود ile درک نکردني ile نامفهوم ile نفهميدني ile لايدرک ile عدم درک ile کوچک نشدني ile خلاصهنشدني ile فشرده نشدني )
( BEY CPEHMETA ile BEY CHON ile بي قياس ile GHYR GHABEL MOGHAYSEH ile NAJORBUDAN ile NASAZGARY ile MENAFAT ile ناجوري ile NA MOVAFEGH ile NASAZGAR ile BEY KAFAYTY ile BEY ZARFYTY ile BEY ARZAGY ile NASHAYSATGY ile NAANPAL ile BEY KAFAYT ile GHYR KAFY ile BEY ARZEH ile BEYDAST VAPA ile NASHAYSETEH ile نالايق ile NAGHS ile NATMAM ile PAR NESHODEH ile NEYMAH TAMAM ile NAKAMEL ile NATMAMY ile تسليمنشو ile NA NPAMVAR ile NA MAHDUD ile DARK NAKARDANY ile NAMAFAOOM ile NAFEHAMYDANY ile لايدرک ile ADAM DARK ile KUCHAK NESHODANY ile KHLASEANESHODANY ile FESHARDEH NESHODANY )
- EŞSÖZ -ile
- ESTÂR[Ar. < SİTR] ile ESTÂR[Ar. < SATR]
( Örtüler, perdeler. İLE Yazı sıraları, dizileri. )
- EŞTÂT[Ar. < ŞETÎT] ile EŞTÂD[Fars.]
( Takımlar, sınıflar, fırkalar, çeşitler, nevîler. İLE Güneş ayının 26. günü. | O güne memur sayılan melek. | Zend'de bir sûrenin adı.[Zerdüşt] )
- ESTER GROUP[İng.] / ESTER[Alm.] ile/değil/yerine/= ESTER GRUBU
- ESTER[İng.] / ESTER[Fr.] / ESSIGSÄUREANHYDRID[Alm.] ile/değil/yerine/= ESTER
- ESTER ile ESTERLEŞME
- ESTER ile/||/<> ETER
( Ester RCOOR' İLE eter ROR' yapısındadır )
( Formül: C=O var İLE C=O yok )
- ESTER ile ETER
( Karboksilik asidin alkolle tepkimesi sonucu oluşan bileşik. İLE İki alkolün su kaybederek oluşturduğu bileşik. )
( Karboksil ve alkil öbeği içeren bileşikler. İLE Oksijen atomu aracılığıyla iki alkil ya da aril öbeği bağlı bileşikler. )
- ESTET ile ESTETİZM
- ESTETİK -ile
- ESTETİK ALGI ile ESTETİK DEĞER
- ESTETİK ALGI ile ESTETİK YARGI
( Felsefe. İLE Bilim. )
( Bakışma. İLE Konuşma. )
( Öznel. İLE Toplumsal. )
- ESTETİK CERRAHİ ile/ve/<>/< PLASTİK CERRAHİ
- ESTETİK DEĞER ile/ve SANATSAL DEĞER
( Doğal. İLE/VE Yapay. )
- ESTETİK ELEŞTİRİ ile İZLENİMCİ ELEŞTİRİ
- ESTETİK NESNE ile/ve ESTETİK ÖZNE
- ESTETİK ÖNERME/YARGI ile/ve MANTIKSAL ÖNERME/YARGI
- ESTETİK ÖZNE ile/ve/> ESTETİK NESNE ile/ve/> ESTETİK TAVIR ile/ve/> ESTETİK HAZ ile/ve/> ESTETİK YARGI ile/ve/> DEĞER
- ESTETİK YARGILAR ile/ve ETİK YARGILAR
( ... İLE/VE Kısmen bazı hayvanlarda da görülebilir. )
- ESTETİK ile/ve/||/<> BAKIŞIM(SİMETRİ)
- ESTETİK ile ESTETİK ile ESTETİKÇİLİK ile ESTETİK
( AESTHETE vs. AESTHETIC vs. AESTHETICISM vs. AESTHETICS )
( جمال پرست ile ظريف طبع ile زيبيي پرستي ile زيبائي شناسي ile زيبيي گريي )
( JOMAL PAREST ile ظريف طبع ile ZYBEYY PARESTY ile ZYBAYEY SHENASY ile زيبيي گريي )
- ESTETİK ile ESTETİKÇİ/LİK ile ESTETİK CERRAHİ
- ESTETİK ile ESTETİZE
( AESTHETIC vs. AESTHETISED )
- ESTETİK ile ESTETİZE
( AESTHETIC vs. AESTHETISED )
- ESTETİK ile KİÇ(KITSCH[Alm.])
- ESTETİK ile/ve/<> METAFİZİK
( Kişinin, kendinde duyduğu eksikliğe arayış. İLE/VE/<> Kişinin, varlıkta, evrende ve kendinde aradığı ilkesellik ve anlamlılık. )
- ESTETİK ile/ve/<> SANAT
( Estetik, sanatın ahlâkıdır. )
( Estetik, duyarlılıkta oluşan tikel anlamın şeyleşmesini/nesneleşmesini hem duyarlılık, hem de nesneleşme yönünden inceleyen bilimdir. )
( Sanatın nesneleri, estetiktir fakat estetiğin nesneleri, sorun yaratır. )
( Estetik duygulanım, estetik değildir. )
( Estetik için süreklilik gerekir. )
( Estetik duyuş, kavrama dayanmaz. )
( Estetiği kuran, şiirdir. )
( İLM-İ MAHÂSİN ile/ve/<> FENN )
- ESTETİK ile SANAT
( Estetik sanatın ahlâkıdır. )
- ESTETİK ile/ve SİLÜET
( AESTHETICS vs./and SILHOUETTE )
- ESTETİK ile/ve/||/<> TARİH
- ESTİRMEK ile ESTİRİLMEK
- EŞÜK ile EŞÜK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yatak örtüsü. İLE Bir bey ya da hakan öldüğü zaman, ona gösterilen saygının bir işareti olarak mezarının üzerine örtülmesi için yollanan işlemeli kumaş. )
- ESVÂB[Ar. < SEVB] ile/değil ESBÂB[Ar. < SEBEB]
( Giyimler, giyilecek şeyler. İLE/DEĞİL Nedenler/sebepler, aracılar/vâsıtalar, lâzımalar. )
( ESBÂB-I MÛCİBE: Gerek(tir)en/icâb eden nedenler/sebepler. )
- EŞVÂK[Ar. < ŞEVK] ile EŞVÂK[Ar. < ŞEVK]
( Şiddetli istekler/arzular, neşveler. İLE Bitkilerin dikenleri. | Kemiklerin uzamaları. )
- ESVAP ile ESVAPLI ile ESVAPSIZ/LIK
- EŞYA[çoğ. < ŞEY] ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< KİŞİLER
( Kullanılması için. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Sevilmesi için.
[fakat ne yazık ki...] "Dünyadaki kargaşanın nedeni, eşyaların sevilmesi, insanın kullanılmasıdır." )
- EŞYA UNUTMAK ile BEBEK/ÇOCUK UNUTMAK
- EŞYÂ'[Ar. < ŞEY] ile EŞYÂ'[Ar. < ŞÎA] ile EŞYÂH[Ar. < ŞEYH]
( Nesneler, varolanlar. | Çamaşır, yolcunun sandığı/bavulu/sepeti, evin masası, koltuğu, perdesi vb. nesneler. İLE Bölükler, yardımcılar, cemâatler. İLE Yaşlılar, ihtiyarlar. )
- EŞYA ile EŞYALI ile EŞYASIZ/LIK
- EŞYA ile MAL
( FURNITURE vs. PROPERTY )
- EŞYA[Ar.] ile MOBİLYA[İt.]/MÖBLE[Fr.]
( ... İLE Oturulan, yemek yenilen, çalışılan, yatılan yerlerin döşenmesine yarayan, taşınabilir eşyalara verilen genel ad. )
- EŞYA ile ZIMBIRTI/DIMBIRIT
- EŞYALARI:
VİTRİNDE/SANDIKTA/... TUTMAK/SAKLAMAK ile/yerine/değil KULLANMAK
( "Bir gün kullanılır", "Misafir için" vb. düşünceler/tutumlar yerine kullanalım onları! )
- ISOCHRONOUS CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT ISOCHRONE[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞZAMANLI DEVRE
- ISOCHRONOUS[İng.] / ISOCHRONE, ISOCHRONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= EŞZAMANLI
- EŞZAMANLI/LIK ile/ve/||/<> KOŞUT/LUK
- EŞZAMANLILIK ile/||/<> MUTLAK ZAMAN
( Eşzamanlılık görelidir, farklı gözlemciler farklı sıralama görebilir. )
( Formül: Göreliliğin göreliliği )
- SYNCHRONISM[İng.] / SYNCHRONISME[Fr.] / GLEICHZEITIGKEIT, SYNCHRONISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= EŞZAMANLILIK
- ET SUYU ile ERKEK KARDEŞ ile KAYINBİRADER ile KAYINBİRADER ile KARDEŞLİK ile KARDEŞÇE ile KARDEŞLER
( BROTH vs. BROTHER vs. BROTHER IN LAW vs. BROTHER-IN-LAW vs. BROTHERHOOD vs. BROTHERLY vs. BROTHERS )
( آبگوشت ile حريره ile برادر ile اخوي ile داداش ile دادا ile اخ ile اخ الزوجه ile هم ريش ile شوهر خواهر ile هم داماد ile آقايزنه ile باجناق ile برادر زن ile برادر شوهر ile برادري ile اخوت ile برادرانه ile برادر وار ile برادروار ile اخوان )
( ABGUSHT ile حريره ile BARADAR ile اخوي ile DADASH ile دادا ile AKH ile اخ الزوجه ile NPAM RYSH ile SHVEAR KHAHAR ile NPAM DAMAD ile آقايزنه ile BAJENAGH ile BARADAR ZAN ile BARADAR SHVEAR ile برادري ile AKHOT ile BARADARANEH ile BARADAR VAR ile BARADARVAR ile AKHAN )
- ET-TIRNAK ile/ve/||/<> "ET-KEMİK"
- ET "UYGARLIĞI" ile/değil/yerine ANLAM/MÂNÂ UYGARLIĞI
- ET ile/ve/değil HİKMET
- ETÂ FULÂNUN[Ar.] ile CÂE FULÂNUN[Ar.]
- ETA-MESON[İng.] / MÉSON Η[Fr.] / ETAMESON[Alm.] ile/değil/yerine/= ETA MEZONU
- ÉTALE ile/||/<> FİNİTE
( Étale yerel izomorfizm İLE finite sonlu derece. )
( Formül: Local isomorphism İLE finite degree )
- ETAMİN[Fr. < ÉTAMINE] ile KANAVİÇE[İt. < CANOVACCIO]
( Pamuk ya da ketenden, seyrek dokunmuş, delikli bir tür kumaş. İLE El işleri için kullanılan seyrek dokunmuş keten bezi. | Bu bezin üzerine yapılan işleme. | Çuval olarak kullanılan kendirden ya da kenevirden yapılmış seyrek bez. )
- ETHANE[İng.] / ETHANE[Fr.] / ÄTHAN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETAN
- SİRKE ASİDİ[Osm.] / ACETIC ACID[İng.] / ACIDE ACÉTIQUE, ACIDE ACTIQUE[Fr.] / ÄTHANOÄT, ESSIGSÄURE, ERZEUGNIS, PRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETANOİK ASİT, ASETİK ASİT, ÇARPIM, ÜRÜN
- ETHANOL, ETHYL ALCOHOL[İng.] / ETHANOL, ALCOHOL ÉTHYLIQUE[Fr.] / ESTER GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= ETANOL
- ETAP ile BASAMAK
( LAP vs. STEP )
- ETÇİ/LİK ile ETÇİK ile ETÇİL ile ETÇİLLER
- ETEĞİ ARI ile ETEĞİ DÜŞÜK ile ETEĞİ TEMİZ ile ETEĞİ BELİNDE
- ETEĞİNE PİS ile ETEĞİNE EĞRİ
- ETEK ile/||/<> ANVELOP[Fr.]
( ... İLE/||/<> Üst üste katlanmış parçalardan oluşan bir etek biçimi. )
- ETEK ile EVAZE[Fr.]
( ... İLE Etek ucuna doğru genişleyen etek. )
- ETEK ile FİSTAN[İsp.]
( ... İLE Giysi. | İskoç, Arnavut ve Yunan'larda, erkeklerin giydikleri, kısa, pilili etek. )
- ETEK ile/ve/<> JÜPON[Fr.]
( ... İLE/VE/<> Giysi altına giyilen etek. )
- ETEK ile KENAR KIVIRMA
( HEM vs. HEMMING )
( کناره دار کردن ile لبه ile لبه دار کردن ile سينه صاف کردن ile لبه دوزي )
( KONAREH DAR KARDAN ile LABEH ile LABEH DAR KARDAN ile SYNAH SAF KARDAN ile LABEH DOZY )
- ETEK ile KLOŞ[Fr. < CLOCHE]
( ... İLE Alt tarafı çan biçiminde genişleyen etek. )
- ETEK ile LAMPASA
( ... İLE Uzun yırtmaçlı etek. )
- ETEK ile/ve TARLATAN[Fr.]
( ... İLE Kabarık görüntü vermek için değişik malzemelerle yapılan bir tür iç giysisi. )
- ETEK ile TÜTÜ
( ... İLE Balerin eteği. )
- ETEKLEMEK ile ETEK/LİK ile ETEK BAĞI ile ETEK BEZİ ile ETEK ETEK ile ETEK KİRİ ile ETEK TAŞI ile ETEK BELDE ile ETEK DOLUSU ile ETEK PİSLİĞİ
- ETEKTE:
[Fr.] MİNİ ile MİDİ ile MAKSİ
( Dizkapağından yukarıda, çeşitli kısalıkta. İLE Orta boy, dizkapağını örten ya da 3-4 cm. kadar aşağı inebilen. İLE Topuklara kadar uzanan. )
- ETEN ile/ve EŞELEK
( Meyvelerin/yemişlerin yenen bölümü. İLE/VE Meyvelerin/yemişlerin yenmeyen iç bölümü. )
- ETENELENMEK ile ETEN ile ETENE ile ETENELİ ile ETENESİZ ile ETENELİLER ile ETENESİZLER
- ETENELİLER[İng. PLACENTAL MAMMALS] ile/||/<> TEK DELİKLİLER[İng. MONOTREMES]
( Plasentalı Memeliler. Memeliler Sınıfının alt sınıflar.(diğer alt sınıflar tek delikliler ve keseliler). Embriyo ve fetus plasenta ile beslenir. Bu hayvanlar doğurucudurlar. (Yumurta bırakmak yerine çocuklarını doğururlar). Uzun bir gebelik dönemi geçirirler ve çocuk, tam olarak gelişmemiş doğar.İnsanlar, köpekler, balinalar. @@ Tek delikliler oldukça değişik hayvanlardır. Sadece iki tip tek delikli vardır; ekidna ve ornitorenk. Sıcak kanlı, tüylüler ve memeliler gibi yavrularını sütle beslerler. Onları değişik kılan yavruları doğurmak yerine yumurtlarlar. Memeliler'in Sürüngenler'den evrimleştiğinin en net, yaşayan kanıtlarıdırlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ETER ile ETERLEŞTİRMEK
( ETHER vs. ETHERIZE )
( اتر ile اثير ile بااترترکيب کردن ile با اتر بيهوش کردن )
( اتر ile ASYR ile BAETERTARKYBE KARDAN ile BA ETER BEYTEOOSH KARDAN )
- ETERLEMEK ile ETERLEŞMEK ile ETERLEŞTİRMEK ile ETER
- ETHEREUM ile ALGORAND
- ET(H)İK -ile
- ETİ ile ETİK ile ETİL ile ETİL ALKOL ile ETİK BİLİMİ
- ETİÇ ile ÇUKUR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çocukların ceviz oyununda hedef olarak kullandığı çukur. İLE ... )
- ETİK ile/ve/< ESTETİK
( Birlikte görmek/tutmak gerekiyor. )
- ETİK ile/ve/||/<> ETİĞİN ETİĞİ
- ETİK ile ETİK
( ETHIC vs. ETHICS )
( کتاب اخلاق ile اصولاخلاق ile علمالاخلاق ile اخلاقيات ile علم اخلاقي )
( KETAB AKHLAGH ile اصولاخلاق ile علمالاخلاق ile AKHLAGHYAT ile ALAM AKHLAGHY )
- ETİKET ile PETEKA
( ... İLE Eşya üzerine ve kumaş topları arasına konulan fiyat etiketi. )
- ETİKET[Fr. < Alm.] ile/= YAFTA[Fars. < YAFTE]
( Bir malın, tür, miktar vb. niteliklerini ya da kitap, defter vb. şeylerin, kime ait olduğunu belirtmek, belirli kılmak için üzerlerine konulan küçük kâğıt. | Toplum içindeki davranışlarda izlenecek yol.TEŞRİFAT İLE/= Üzerine asıldığı ya da yapıştırıldığı şeylerle ilgili herhangi bir bilgi veren, yazılı kâğıt parçası. )
- LABELING[İng.] / ETIQUETER[Fr.] / ETHANOL[Alm.] ile/değil/yerine/= ETİKETLEME
- ETİKETLEMEK ile ETİKETLENMEK ile ETİKETLETMEK ile ETİKET/LİK ile ETİKETLİ ile ETİKETÇİ/LİK ile ETİKETSİZ/LİK
- ETİKET/LEMEK ile YAFTA/LAMAK
- ETHYL ACETATE[İng.] / ACETATE D'ÉTHYLE[Fr.] / ÄTHYLACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= ETİL ASETAT
- ETHYL[İng.] / ÉTHYLE[Fr.] / ÄTHYL[Alm.] ile/değil/yerine/= ETİL
- ETİLEN[Fr. < ÉTHYLÈNE] ile ASETİLEN[Fr. < ACÉTYLÈNE]
( Yanıcı, renksiz, az kokulu, 0,97 yoğunluğunda karbon ve hidrojen bileşimi. İLE Renksiz, sarımsak kokulu, güçlü ve beyaz bir ışık vererek yanan hidrokarbonlu bir gaz. )
- ETHENE, ETHYLENE[İng.] / ÉTHYLÉNE[Fr.] / ÄTHYLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETİLEN
- ETİLEN ile POLİETİLEN
( ... İLE Etilenin, çeşitli yöntemlerle polimerleştirilmesinden elde edilen, dayanıklı, parlak, birçok kimyasal madde etkisiyle bozulmayan, saydam katı. )
- ETHYLENEDIAMINETETRAACETIC ACID, EDTA[İng.] ile/değil/yerine/= ETİLENDİAMİNTETRAASETİK ASİT, EDTA
- ETİLER ile ETİLER
( Ankara'da. İLE İstanbul'da )
- ETİM (NE?) ile/ve/||/<>/> BUDUM (NE?)
- ET'İME-İ LEZÎZE[Ar.] ile/ve ET'İME-İ NEFÎSE[Ar.]
( Lezzetli yemekler. İLE/VE Çok hoş yemekler. )
- ETİMOLOJİ YAPMAK ile ETİMOLOJİ
( ETYMOLOGIZE vs. ETYMOLOGY )
( ريشه لغتي رايافتن ile واج ريشه شناسي ile علم اشتقاق )
( RYSHEH LAGHATY RAYAFTAN ile VAJ RYSHEH SHENASY ile ALAM ESHTAQAQ )
- ETİMOLOJİK MEŞRÛLAŞTIRMA ile MİMOLOJİK MEŞRÛLAŞTIRMA
- ETİMOLOJİ/Sİ ile/ve/||/<> ARKEOLOJİ/Sİ
- ETIMOS ile ORIGIN
- ETİO- ile/||/<> RHİZ-/-RHİZA/RHİZO- ile/||/<> CARY-/CARYO-/KARY-/KARYO-
( Neden. İLE/||/<> Kök. İLE/||/<> Tane çekirdek. )
- ETİYOLOJİ[İng. ETIOLOGY] ile/||/<> ETİYOPİK BÖLGE[İng. ETHIOPIAN REGION]
( Bir hastalık ya da durumun nedeni, nedenler dizisi ya da neden olma şekli; hastalıkların ya da durumların nedenlerinin ya da kökenlerinin incelenmesi. @@ Büyük Sahra, Habeşistan ve güneyinde kalan ülkelerden meydana gelen bölge.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ETİYOLOJİ ile/||/<> PATOJEN/PATOGENEZ
( Sayrılığın nedenlerini inceleyen bilim dalı. İLE/||/<> Sayrılığın gelişim sürecini inceleyen bilim dalı. )
- ETİYOPYA ile/ve/<> AMAHARİ
( ... İLE/VE/<> 83 farklı dilin konuşulduğu Etiyopya'da, resmî abece olarak kullanılmaktadır. )
- ETİYOPYA ile ETİYOPYA
( ETHIOPIA vs. ETHIOPIAN )
( اتيوپي ile حبشه ile حبشي )
( ATYVAPY ile HEBASHEH ile حبشي )
- ETKEN -ile
( ACTIVE )
- ETKEN ile/ve BELİRLEYİCİ
( FACTOR vs./and DETERMINATOR )
- ETKEN ile/ve/değil/yerine/||/<> BİLEŞEN
- ETKEN ile/ve/değil/||/<> DEĞİŞKEN
( [not] FACTOR vs./and/||/<>/but/< VARIABLE
VARIABLE instead of FACTOR )
- ETKEN ile ETKİN
- ETKEN ile ETMEN
- ETKEN ile NEDEN
( AGENT/FACTOR vs. REASON/CAUSE )
- ETKEN ile VESİLE
( AGENT/FACTOR vs. MEANS )
- ETKEN/LİK ile ETKEN FİİL ile ETKEN MADDE
- DOMÄNETOTATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİ ALANI DÖNÜŞÜ
- ETKİ ALANI ile/ve/<> DENETİM/KONTROL ALANI
( EFFECT FIELD vs./and/<> CONTROL FIELD )
- DOMÄNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ETKİ ALANLARI
- ETKİ ETMEK ile/ve/||/<>/> DÖNÜŞTÜRMEK
- ETKİ ETMEK ile "KARIŞMAK"
( INFLUENCE/TO EFFECT vs. "TO INVOLVE" )
- ETKİ > TEPKİ ile/değil/yerine/> ETKİ > ANLAM > TEPKİ
- ETKİ <> TEPKİ ile/ve/değil ETKİ <> YORUM <> TEPKİ
( Hayvanlarda. İLE/VE/DEĞİL İnsanda. )
- ETKİ ile/ve/<> BASINÇ
( EFFECT/IMPACT vs./and/<> PRESSURE )
- ETKİ ile/ve BEDEL
( EFFECT vs./and WORTH )
- ETKİ ile/ve/<> DENETİM
( EFFECT vs./and/<> CONTROL )
- ETKİ ile EFEKTÖR ile ETKİLİ ile ETKİLİ ZAMAN ile ETKİLER
( EFFECT vs. EFFECTER vs. EFFECTIVE vs. EFFECTIVE TIME vs. EFFECTS )
( معلول ile موجب ile اثر ile تاثير ile اثرکننده ile مجري ile مؤثر ile نتيجه بخش ile قابل اجرا ile اثر بخش ile کارگر ile موثر ile مثمر ile سريع الاثر ile کاري ile مدت موثر ile آثار )
( MALOOL ile MOJEB ile ASAR ile TASYR ile ASARKONANDEH ile MOJRY ile MW̉SAR ile NATYJAH BAKHSH ile GHABEL EJRA ile ASAR BAKHSH ile KARGAR ile MOSAR ile MOSMER ile سريع الاثر ile KARY ile MADAT MOSAR ile ASAR )
- ETKİ ile/ve/||/<> GEÇİŞ
- ETKİ ile/ve/||/<> GERÇEKLİK
- ETKİ ile/ve/||/<> İTKİ
( Dışarıda/n. İLE/VE/||/<> Dışarıda/n ve/ya da içeride/n. )
( Nesnelerde/n. İLE/VE/||/<> Hayvan ve insanda/n. )
(1996'dan beri)