Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(81/287)


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine DEĞERLENDİRME

( Eleştiri, bulunduğun durumu tespit ile başlamalıdır. )

( İNTİKÂD/TENKİD ile/ve/değil/yerine ... )

( [not] CRITIQUE vs./and/but EVALUATION
EVALUATION instead of CRITIQUE )


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DEĞİNİ


- ELEŞTİRİ ile/ve/> DİKKAT ÇEKMEK ile/ve/> ABARTMAK


- ELEŞTİRİ ile "DİL UZATMA"


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/ne yazık ki/< DIŞLAMA


- ELEŞTİRİ ile/ve ELEME

( CRITIQUE vs./and ELIMINATION )


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/||/<> ETKİ

( [not] CRITICISM vs./and/||/<>/but/< EFFECT
EFFECT instead of CRITICISM )


- ELEŞTİRİ ile/değil/yerine/< GERİBİLDİRİM


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/||/<>/< GİZLİ HAYRANLIK


- ELEŞTİRİ ile/ve KATKI

( CRITIQUE vs./and CONTRIBUTION )


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLUMLU/OLUMSUZ TESPİT


- ELEŞTİRİ ile/ve OLUMSUZLAMA

( CRITIQUE vs./and AFFIRMATION )


- ELEŞTİRİ ile REDDETME

( CRITIQUE vs. REJECTION )


- ELEŞTİRİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> TARTIŞMA

( vs./and/||/<>/and/but/< DISCUSSION
DISCUSSION instead of CRITICISM )


- ELEŞTİRİ ile/ve TAVIR

( CRITIQUE vs./and MANNER )


- ELEŞTİRİ ile/değil/yerine TESPİT

( [not] CRITIQUE vs./but TO DETERMINE
TO DETERMINE instead of CRITIQUE )


- ELEŞTİRİ ile YADSIMA

( CRITIQUE vs. TO DENY | REJECT )


- ELEŞTİRİ ile/ve YARATIM

( CRITIQUE vs./and CREATION )


- ELEŞTİRİ ile YORUM

( CRITIQUE vs. INTERPRETATION/COMMENT )


- ELEŞTİRİCİLİK/KRİTİSİZM ile İNAKÇILIK/DOGMATİZM

( Bilginin sınırlarını ve koşullarını eleştirel bir biçimde inceleyen felsefi yaklaşım. İLE Kesin ve sorgulanamaz doğruların varlığını savunan felsefi yaklaşım. )


- ELEŞTİRİLEBİLMEK ile ELEŞTİRİ ile ELEŞTİRİM ile ELEŞTİRİŞ ile ELEŞTİRİCİ/LİK ile ELEŞTİRİMCİ/LİK ile ELEŞTİRİSEL/LİK


- ELEŞTİRİ/LER ile ÖVGÜ/LER

( Olgun birini dost edinmek istersek... İLE "Bilgisiz birini dost edinmek istersek..." )

( Kurtuluş. İLE Yok olma, etme/edilme. )


- ELEŞTİRME ile ELEŞTİRMEN/LİK ile ELEŞTİRMECİ/LİK ile ELEŞTİRMELİ


- ELEŞTİRMEK ÜZERE BİLGİ TOPLAMAK/CIMBIZLAMAK ile/değil/>< (TAM/DOĞRU/SAMİMİ) DİNLEMEK


- ELEŞTİRMEK ile/ve/||/<>/> DEĞİŞ(TİR)MEK


- ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRİLMEK


- ELEŞTİRMEN ile KRİTİK ile KRİTİK NOKTA ile KRİTİK DEĞER ile ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRİ ile ELEŞTİRMEK ile ELEŞTİRMENLER

( CRITIC vs. CRITICAL vs. CRITICAL POINT vs. CRITICAL VALUE vs. CRITICISE vs. CRITICISM vs. CRITICIZE vs. CRITICS )

( عيب گور ile نقدگر ile نکوهشگر ile انتقاد کننده ile نکته گير ile نقاد ile سخن سنج ile منقد ile منتقد ile منتقدانه ile وخيم ile انتقاد آميز ile خرده بين ile بحراني ile نقطه بحراني ile ارزش بحراني ile انتقادکردن ile نکوهش ile نقدگري ile نکته گيري ile اظهارنظر شديدوتند ile انتقاد ile انتقاد لفظي ile سخن سنجي ile ايراد گرفتن ile بباد انتقاد گرفتن ile ببادانتقاد گرفتن ile صرافي کردن ile انتقاد کردن ile نکته گرفتن ile نکوهش کردن ile ادبا )

( EYBE GOR ile نقدگر ile نکوهشگر ile ENTEGAD KONANDEH ile NEKTEH GYR ile NAGHAD ile SOKHAN SANJ ile منقد ile MONTEGHAD ile MONTEGHDANEH ile VAKHYM ile ENTEGAD AMYZ ile KHARDEH BEYNE ile BAHRANY ile NAGHTEH BAHRANY ile ARZESH BAHRANY ile ENTEGADKARDAN ile NAKUHOSH ile NAGHODEGARY ile NEKTEH GYRY ile EZEHARNAZAR SHODYDOTAND ile ENTEGAD ile ENTEGAD LAFZY ile SOKHAN SANJY ile AYRAD GARAFTAN ile BEBAD ENTEGAD GARAFTAN ile BEBADANTEGAD GARAFTAN ile SARAFY KARDAN ile ENTEGAD KARDAN ile NEKTEH GARAFTAN ile NAKUHOSH KARDAN ile ADBA )


- ELEKTRISCHER DISTANZADRESSEVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ELETKRİK YER DEĞİŞTİRME VEKTÖRÜ


- ELHAMDÜLİLLAH:
DUA ile/ve ZİKR (OLARAK)


- ELHAMDÜLİLLAH ile/ve/||/<> SÜBHANALLAH ile/ve/||/<> ALLAH-U EKBER

( Varlığa. İLE/VE/||/<> Yokluğa. İLE/VE/||/<> Aşkınlıktaki birlik. )


- ELİ BOŞ ile ELİ BOŞ ile BOŞ KAFALI

( EMPTY-HANDED vs. EMPTY-HANDEDLY vs. EMPTY-HEADED )

( بدون هديه ile دست خالي ile تهي مغز )

( بدون هديه ile DAST KHALY ile TAHY MOGHZ )


- ELİBBÂ[Ar. < LEBÎB] ile ELİFBÂ/ELİFBE[Ar.]

( Akıllı, olgun, kâmil kişiler. İLE 33 harften oluşan Osmanlı abecesi. | Bir şeyin başlangıcı. | Bir örgü motifi. )


- ELİF:
İBTİDÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİVÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İNFİRÂD[Ar. < FERD] ile/ve/||/<> İNKITÂ[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİĞNÂ[Ar.] ile/ve/||/<> ÜLFET[Ar.]


- ELİF ile ELÎF[< ÜLFET]


- ELİF ile/ve/||/<>/> HEMZE (ELİF)

( ... İLE/VE/||/<>/> Arapça'da, Elif'in adı. | "Elif, Vav, Ye, He" harfleri üzerine konulan " işareti. | Parmakla sıkma, bir yere sıkıştırma ya da dürtme. | Gırtlakta, ses tellerinin birbirine yapışması sonucu havanın akışını birdenbire engellemesiyle oluşan ve bir kesinti izlenimi veren ünsüz. )

( Gövde. İLE/VE/||/<>/> Anlık. )

( Okunan. İLE/VE/||/<>/> Okutan. )


- ELİF[Ar.] ile/ve/<> LÂM[Ar.] ile/ve/<> LÂM-ELİF[Ar.]

( Osmanlı abecesinin birinci yazacı.[ebced hesabında 1 sayısının karşılığıdır] İLE/VE/<> Osmanlı abecesinin yirmi altıncı yazacı.[ebced hesabında 30 sayısının karşılığıdır] | Şevval ayı. İLE/VE Osmanlı abecesinde lâm ile elif yazacının bir arada yazılmış biçimi. | Eğri, dolambaç. )


- ELİF ile/||/<> LÜTFEN


- |(ELİF) ile ÖTEKİ HARFLER

( Harflerle birleşmez. İLE ... )

( Harfleri okutur. İLE ... )


- ELİFİ ile ELİFİ ELİFİNE


- ELİFİYE-ELÎFÎ -ile

( Kıç kısmında şalvar benzeri bollaşan bir çeşit pantolon. )


- ELİG ile ELİGLİK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( El. İLE Eldiven. )


- ELİK/TECEN ile/ve ŞAMUA

( Dağ keçisi. İLE/VE Bir tür dağ keçisi. )


- ELÎM[< ELEM] -ile

( ÇOK DERT VE KEDER VEREN, ACIKLI | SIZLATAN, AĞRITAN, ACITAN )


- ELİMDEN GELDİĞİNCE ile/ve/<>/değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR


- ELİMGA ile YAZMAN/KÂTİP
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Hakanın mektuplarını Türk yazısıyla yazan yazman. İLE ... )


- ELİMİNE[Fr.] (ETMEK) ile A LIMINE[Lat.]

( Elemek, ayıklamak. İLE Eşikten doğru. | Önyargıyla, kestirmeden. | Konunun/sorunun özüne, işin aslına bakmaksızın. )


- ELİMİNE ile ELİMİNASYON


- ELİMİZDEN GELDİĞİ KADAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DİLİMİZİN DÖNDÜĞÜ KADAR


- [önce] ELİMİZDEN GELEN ile/ve/sonra/||/<>/> ELİMİZDEN GİDEN

( Yap(alım)! İLE/VE/SONRA/||/<>/> (Fazla) Düşünmeyelim hatta umursamayalım. )


- ELİN:
DIŞI ile/ve/değil/||/<> İÇİ(AVUÇ)


- ELİN:
DIŞI ile/ve/<> İÇİ

( Görünen. İLE/VE/<> İşleyen. )


- ELİN KİRİ ile/ve/||/<>/>/< KALBİN KİRİ

( Sabun ile su temizler. İLE/VE/||/<>/>/< Dost ile sohbet temizler. )


- ELİNDE GETİREN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKLINDA GETİREN

( Karnında götürür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Gönlünde götürür. )


- EL(İNDE) ile/ve EV(İNDE)


- ELİNDEN GELENİ, ARDINA KOYMA!(") ile/ve/||/<>/> (")NE HALİN VARSA GÖR!(")

( İki söz/"deyim" de daha çok olumsuz bağlam ve anlamda kullanılsa da bağlamına, kişiye, kişiyle olan muhabbet ve hukuka göre hem olumlu, güdüleyici, yapıcı, üretici, destekleyici anlamda, hem de olumsuz, yıkıcı ve ümidini kesmiş olarak kullanılabilir. )


- ELİNE AĞIR ile ELİNE ÇABUK/LUK ile ELİNE AYAĞINA ÇABUK/LUK


- ELİNE SAĞLIK ile/ve ELLERİN DERT GÖRMESİN!


- ELİNE ile/ve DİLİNE ile/ve BELİNE SAHİP ÇIKMAK


- ELİNİ ETEĞİNİ (ÇEKMEK) -ile


- ELİNİ ÖP(TÜR)MEK ile/ve/değil/||/<>/< EĞİLMEYİ GÖ(STE)RMEK/DENEYİMLE(T)MEK


- ELİNLE ve/> DİLİNLE ile/ve/||/<>/> SENİNLE

( Ne yaparsan elinle, o gelir seninle... )


- ELİPS ile/||/<> HİPERBOL

( Elips odak uzaklıkları toplamı sabit İLE hiperbol odak uzaklıkları farkı sabit )

( Formül: x²/a² + y²/b² = 1 (elips) İLE x²/a² - y²/b² = 1 (hiperbol) )


- ELİPSOİD ile/||/<> DENGE

( Dönen elipsoidlerin dengesi )

( Colin Maclaurin tarafından 1740 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1698-1746) (Ülke: İskoçya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Maclaurin serisi) )


- MİKYÂS-İ KAT-İ NÂKİS[Osm.] / ELLIPSOMETER[İng.] / ELLIPS MESSINSTRUMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELİPSOMETRE


- ELLIPSOMÉTRIE[Fr.] ile/değil/yerine/= ELİPSOMETRİ


- TAKATTUB-İ BEYZÎ[Osm.] / ELLIPTICAL POLARIZATION[İng.] / POLARISATION ELLIPTIQUE[Fr.] / ELLIPTISCHE POLARISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ELİPTİK KUTUPLANMA


- ELİPTİK ile ELİPTİKLİK

( ELLIPTICAL vs. ELLIPTICITY )

( بيضي ile بيضيت )

( BEYZEY ile بيضيت )


- ELÎZ[Fars.] -ile

( Çifte. )


- ELKAB-I RESMİYYE -ile

( Resmî unvanlar. )


- el-KÂTİP ile el-KÂTİP


- ELLEMEK ile ELLENMEK ile ELLETMEK ile ELLEŞMEK ile ELLETTİRMEK ile ELLENEBİLMEK ile ELLEYEBİLMEK


- ELLEMEK ile/ve PARMAKLAMAK


- ELLE(ME)MEK ile/ve/||/<> "EL AT(MA)MAK"


- EL/LER ile/ve AYAK/LAR

( ... İLE/VE Tarsus, metatarsus ve ayak flanksları dahil olmak üzere, 26 kemikten meydana gelir. )

( Sert eller için: Lahlaha macunu. )

( Divân şiirinde sevgilinin ayağı bir güzellik unsuru olarak ele alınmaz. Bazı deyimler ile sevgilinin yüceliğini anlatmada kullanılır. )

( YED ile/ve KADEM[çoğ. AKDÂM]
TEDAHHUM[< DAHM]: İrileşme, kalınlaşma, şişkinleşme. | TEDAHHUM-I NİHÂYÂT: El ve ayakların irileşmesi sayrılığı. [Fr. ACROMÉGALIE] )

( DEST ile/ve PÂY, PÂ )

( HAND/S vs./and FOOT/FEET )


- ELLEŞMEK ile/ve/||/<>/> YİYİŞMEK ile/ve/||/<>/> SEVİŞMEK ile/ve/||/<>/> DÜZÜŞMEK/KOÇMAK (SİKİŞMEK)[AGANİGİ NAGANİGİ/FAN FİNİ FİN FON]/İŞ PİŞİRMEK/MERCİMEĞİ FIRINA VERMEK

( Gövdenin her ayrı noktasını elle hissetmek/keşfetmek/yaşamak. İLE/VE/||/<>/> Omuz üstündeki bölgede yaşanan bakışma, öpüşme, yalama, emme, dudakların arasında sıkıştırma, üfleme/soluk verme/soluk alma, dişleme, ısırma. İLE/VE/||/<>/> Tüm gövde üzerinde gözlerin, ağzın(dudakların, dişlerin), yanakların, ellerin, parmakların birlikte işlemesi. İLE/VE/||/<>/> Farklı, çeşitli pozisyonlarda penis-vajina giriş-çıkış döngüsü[siklon/siklus]. )

( Çevrenin ilgisini çekmeyecek yakınlaşma hareketleri. İLE/VE/||/<>/> Çevrede birilerinin olma ve/ya da bulunma ya da gözlenme olasılığının zihinde bulunmasında yaşanan. İLE/VE/||/<>/> Çevresel etmenlerin bulunmamasına karşın zihinsel/kişisel sınırların devrede bulunmasında yaşanan. İLE/VE/||/<>/> Ne çevresel, ne kişisel/zihinsel hiçbir sınırın bulunmadığında yaşanan. )


- ELLİ BİN ile/değil YEDİ BİN


- 57 KİTAP ile/ve/değil 5 KİTAP


- ELLİ ile ELLİ / ELLİ ile ELLİ ELLİ

( FIFTY vs. FIFTY / FIFTY vs. FIFTY FIFTY )

( خمسين ile پنجاه ile بالمناسفه ile بالمناصفه )

( خمسين ile PANJAH ile بالمناسفه ile بالمناصفه )


- ELLİ/LİK ile ELLİK ile ELLİNCİ ile ELLİ BİNLİK


- ELLİPTİC COHOMOLOGY ile/||/<> ORDİNARY COHOMOLOGY

( Elliptic cohomology eliptik eğri yapısı taşıyan kohomolojiyken İLE ordinary cohomology standart kohomoloji kuramıdir )

( Formül: Elliptic spectrum )


- ELLİPTİC FUNCTİON ile/||/<> MODULAR FUNCTİON

( Elliptic çift periyodik, modular modüler grup. )

( Formül: Doubly periodic İLE modular group )


- ELLİŞER ile ELLİŞERLİ


- ELMA ile ARMUT[Fars. < EMRUD]

( Elmayı soy da ye, armudu say da ye.
[Elma, kabuğu soyularak, armut da aşırı gidilmeyerek, sayı ile yenilmelidir.] )

( Armudun önü, kirazın sonu. Armudu ilk çıktığı zaman, kirazı da biteceği zaman yemeli. )

( Her gün bir elma, doktor uzakta! )

( Elma, birçok uyarandan daha etkili bir uyku açıcıdır. )

( SİG: ELMA [Sevgilinin çenesi ve gabgabı sürekli elmayla betimlenir.] )

( Elmayı, ayışığı kızartır. )

( Gülgillerden, çiçekleri pembe ya da beyaz bir ağaç. | Bu ağacın kabuğu parlak, sert, kırmızı, sarı ve yeşil renkte, kokusu hoş, tadı ekşi ya da tatlı, dokusu gevrek, ufak çekirdekli meyvesi. İLE Gülgillerden, çiçekleri beyaz, Türkiye'nin her yerinde yetişen bir ağaç. | Bu ağacın tatlı ve sulu, yumuşak, ufak çekirdekli meyvesi. | Çok bön, çok aptal. )

( TÜFFÂH[çoğ. TEFÂFÎH] ile İCCÂS )

( APPLE vs. PEAR
ONE APPLE A DAY, KEEP DOCTOR AWAY! )

( PYRUS MALUS cum PIRUS COMMUNIS )


- ELMA ile ELMA SUYU ile ELMA AĞACI

( APPLE vs. APPLE JUICE vs. APPLE TREE )

( سيب ile مردمک چشم ile آب سيب ile درخت سيب )

( SYBE ile MARDMAK CHESHAM ile AB SYBE ile DARKHT SYBE )


- ELMA'/ELMAÎ[Ar.] ile ELMAH/ELMAHÎ[Ar.]

( Pek zeki, çok anlayışlı. İLE Her gördüğü şeyi, incelemeye/tetkike, araştırmaya meraklı. )


- ELMA ile FİLELMASI

( ... İLE Turunçgillerden, Hindistan'da yetişen bir ağaç. | Bu ağacın, yenilen meyvesi. )

( ... cum FERONIA ELEPHANTUM )


- ELMA ile/değil HÜNLAP


- ELMA ile İSVİÇRE ELMASI


- ELMA ile KAK


- ELMA ile KUBA ELMASI


- ELMA ile MİSKET (ELMASI)

( ... İLE Amasya ya da şeker elması. )


- ELMA/ALMA[Oğuz] ile/= ALMILA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ELMABAŞ PATKA ile/ve/|| ÜVEYİK

( Soyu, dünya ölçeğinde tehlikede olan, çok sayıda ülkede avı yasaklanan ve koruma çalışmaları başlatılan üveyik ve elmabaş patkanın "avı", ülkemizde ne yazık ki hâlâ yasal. Çoğu avcı, bu iki türün gerçekten yok olmanın eşiğinde olduğuna inanmak istemiyor. 11 Mayıs'ta toplanacak olan Merkez Av Komisyonu'nun bilimsel verilerle karar alması, üveyik ve elmabaş patkanın avının yasaklanması gerekiyor. )


- ELMACIK KEMİĞİ ile/ve YANAK

( Yanak, gül ile betimlenir. )

( Yanak, vahdeti simgeler. )

( Âşıkların alınyazısı, sevgililerinin yanaklarında yazmaktadır. )

( YÂSEMEN: Divân şiirinde daha çok rengi, kokusu ve yaprağı dolayısıyla anılır. Sevgilinin yanağıyla ilgili olarak gösterilir. )

( ... ile/ve DULUK )

( ... ile/ve İZÂR, ÂRIZ )

( ... ile/ve RUH/RUHSAR, NİGÂRİSTAN )

( MALAR, ZYGOMA/TA vs./and CHEEK )


- ELMACIK ile ELMACIK KEMİĞİ


- ELMA'Î[Ar.] ile LEVZÂ'Î[Ar.]


- ELMA/LIK ile ELMAS ile ELMACI/LIK ile ELMALI ile ELMASLI ile ELMA SUYU ile ELMA ÇAYI ile ELMA HOŞAFI ile ELMA ŞARABI ile ELMA ŞEKERİ ile ELMA ŞURUBU ile ELMA SİRKESİ ile ELMA YANAKLI ile ELMA KOMPOSTOSU


- ELMAS PARÇASI ile CAM KIRIĞI


- ELMAS ŞEKLİNDEKİ ile ELMASLI

( DIAMOND-SHAPED vs. DIAMONDIFEROUS )

( الماسي ile الماس دار ile الماس خيز )

( الماسي ile OLMAS DAR ile OLMAS KHYZ )


- ELMAS ile ACNR

( Doğadaki en sert maddedir. İLE ACNR[AGGREGATED CARBON NANOROD: TOPLANMIŞ KARBON NANO ÇUBUK] Çok güçlü karbon moleküllerini sıkıştırıp 2226 C'ye kadar ısıtarak meydana getirildi. [2005'te!][Moleküllerden her biri, beşgen ve altıgen biçiminde içiçe geçen 60 atom içerir. ] )

( Elması ancak elmas ya da ACNR çizebilir. )

( En sert/sağlam şeyler: Elmas, çelik ve Kendini Tanımak/Bilmek! )


- ELMAS ile ELMAS ŞEKLİ

( DIAMOND vs. DIAMOND SHAPE )

( الماس ile الماسي شکل )

( OLMAS ile OLMASY SHEKL )


- ELMAS ile GRAFİT

( ... İLE Kurşun kaleminin ucunun yapıldığı madde. )

( İkisi de karbondan oluşur fakat grafitin karbon atomları farklı biçimde dizilmiştir. )

( Mohs Sertlik Skalası'nda 10 değerine sahiptir. VE Mohs Sertlik Skalası'nda 1,5 değerine sahiptir. )

( Smithson Tennant [1761-1815], elmasın saf kömürün bir biçimi olduğunu gösteren ilk kişidir. )


- ELMAS ile KARAELMAS

( ... İLE Kayaları delmekte kullanılan siyah elmas, karbonado. | Maden kömürü. )


- ELMAS ile/||/<> MOİSSANİT

( Doğadaki en sert maden. İLE/||/<> Yapay olarak üretilen ve elmasa çok benzeyen bir taş. )


- ELMAS ile RENKLİ ELMAS


- ELMAS ile ROZA[İt.]

( ... İLE Bir tür pembe elmas. | Bu elmasla yapılmış takı. )


- ELMAS ile/||/<> SAFİR

( Doğadaki en sert maden. İLE/||/<> Korundum mineralinin bir çeşidi. )


- ELMAS'TA:
SIRÇA ile/ve KARAVANA ile/ve PERO ile/ve ROZA ile/ve CULLINAN

( Ham. İLE/VE Yassı ve ince. İLE/VE Armut biçiminde tek parça. İLE/VE Pembe. Hollanda taşı. İLE/VE Dünyanın en büyük elması. Afrika yıldızı. Yapuk. )


- EL-MÛZEC / UMMÛZEC[Ar.] ile ÖRNEK

( Örnek. )


- ELSTER-GEITEL EFFECT[İng.] / EFFET ELSTER-GEITEL[Fr.] / ELSTER-GEITELSCHES EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ELSTER-GEİTEL ETKİSİ


- ELTAF[Ar. < LATÎF] ile ELTÂF[Ar. < LÛTF]

( Daha/pek lâtif, güzel, hoş. İLE İyilikler, iyilikseverlikler, nezâketler. )


- ELUATE[İng.] ile/değil/yerine/= ELUAT


- ELUENT SUPPRESSOR COLUMN[İng.] ile/değil/yerine/= ELUENT BASKILAYICI KOLON


- ELUENT[İng.] ile/değil/yerine/= ELUENT


- ELÜK ile ALAY (ETMEK)
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- ELUTION CHROMATOGRAPHY[İng.] / FLUTION CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON KROMATOGRAFİSİ


- ELÜSYON ile/||/<> ELÜSYON

( Yıkayarak ayırma. İLE/||/<> Buharlaşma. )


- ELUTION[İng.] / ÉLUTION[Fr.] / FLUTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ELÜSYON


- ELÜSYON ile/||/<> ELÜZYON

( Yıkayarak ayırma. İLE/||/<> Sıvı birikimi. )


- ELVAN ile EBRÛ


- ELVAN ile ELVAN ELVAN


- ELVERİŞLİ ile VERİMLİ


- ELVERİŞLİ/LİK ile ELVERİŞSİZ/LİK


- EM- ile/||/<> -EMİA/-AEMİA ile/||/<> AP-/APO-/APH- ile/||/<> HEM-/HEMA-/HEMAT-/HEMATA-/HEMATO-/HEMO- ile/||/<> SANGUİ-/SANGUİN- ile/||/<> -PLASMİA ile/||/<> THROMB-/THROMBO-

( Kan. İLE/||/<> Kan, kanla ilgili durum. İLE/||/<> Kan. İLE/||/<> Kan, kanla ilgili. İLE/||/<> Kan. İLE/||/<> Kan plazmasının özel bir durumu ile ilgili. İLE/||/<> Pıhtı ya da trombusla ilgili. )


- EM[Ar.] ile EV[Ar.]


- EMALANGANİ ile/||/<> RAND

( Swaziland'ın para birimi. @@ Güney Afrika para birimi. )


- EMÂLÎC[Ar. < ÜMLÛC] ile EMÂLÎS[Ar. < İMLÎS/E]

( Uzun yapraklı otlar/fidanlar. İLE Otsuz ve susuz çöller. )


- EMANET ETMEK ile EMANET ile EMANET ETME

( ENTRUST vs. ENTRUSTED vs. ENTRUSTING )

( باامانت سپردن ile سپردن ile مفوض ile سپرده ile تفويض )

( BAAMANT SEPARDAN ile SEPARDAN ile مفوض ile SEPARDEH ile TAFOYZE )


- EMANET ETMEK ile EMANETÇİ ile ALICI ile SEVKIYAT

( CONSIGN vs. CONSIGNATORY vs. CONSIGNEE vs. CONSIGNMENT )

( امانت گذاردن ile متعاقد ile متعاهد ile محمول اليه ile مهمول ile ارسال ile مرسوله )

( EMANT GOZARDAN ile متعاقد ile MOTEANPAND ile محمول اليه ile مهمول ile ARSAL ile MORSOLEH )


- EMANET ile EMANETÇİ/LİK ile EMANET DOLABI


- EMÂNET ile/ve/||/<> ÖDÜNÇ


- EMÂNET ile/ve/||/<>/> ZİLYED ile/ve/||/<>/> MÜLKİYET


- EMANETİ, EHLİNE VERMEK ile/ve/||/<>/> İŞİ, O İŞE UYGUN/YETKİN KİŞİYE VERMEK


- EMÂNETİ:
TESLİM ETMEK ile/ve/değil/<> TEVDÎ ETMEK


- EMÂRÂT[Ar. < EMÂRE] ile EMÂRET[Ar. < EMR] ile EMÂRİD[Ar. < EMRED]

( Nişanlar, eserler, deliller, alâmetler. İLE Emirlik, beylik, prenslik. | Emir'in hali ve sıfatı. İLE Bıyıkları terlememiş gençler. )


- EMÂRE[Ar.] ile ALÂMET[Ar.]

( Belirti, iz, ipucu. İLE Belirti, işaret, iz, nişan. | Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne. )


- EMARE ile EMARET


- EMÂRE ile EMMÂRE


- EMÂRE[Ar.] ile/ve/||/<> ESAM/E[< ESÂM/İ / İSİMLER][Ar.]

( Belirti. İLE/VE/||/<> Adlar/isimler. )


- EMÂRE ile REMZ


- EMAYE ile EMAYECİ ile EMAYE EŞYA

( ENAMEL vs. ENAMELLER vs. ENAMELWARE )

( لعاب دادن ile مينا ile لعاب ile ميناي دندان ile مينا ساختن ile ميناکاري کردن ile دواتگر ile ظروف لعابي )

( LOAB DADAN ile MYNA ile LOAB ile MYNAY DANDAN ile MYNA SAKHTAN ile MYNAKARY KARDAN ile DAVATEGAR ile ZAROF LOABY )


- ENAMEL[İng.] / ÉMAIL[Fr.] / GLAUS, EMAILLE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMAYE


- EMAYLAMAK ile EMAY ile EMAYE


- EMBOLİ ile/||/<> TROMBOZ

( Damar içinde dolaşan bir pıhtının tıkanıklığa neden olması. İLE/||/<> Damar içinde pıhtı oluşumu ile tıkanıklık oluşması. )


- EMBRİYO[İng. EMBRYO] ile/||/<> AMNİYON SIVISI[İng. AMNIOTIC FLUID] ile/||/<> DİKOTİL[İng. DICOTS] ile/||/<> DİPLOBLAST ile/||/<> DÖTERESTOM[İng. DEUTEROSTOME]

( İnsan biyolojisinde embriyo, fetüsden önceki zigottan sonraki büyüyen organizma evresidir. Embriyo, zigotun göze bölünmesine başlamasından hemen sonraki aşamadır. 8 hafta boyunca devam eden göze bölünmeleri ve değişim sonucunda embriyo fetüse dönüşür ve organizca bundan sonra organlaşmaya başlar. @@ Amniyon kesesi içinde bulunan ve dölütün (embriyonun) nemli, su içeren bir ortamda yüzmesini sağlayan sıvıdır. @@ Tohumlarında bir çift çeneğe sahip olan bitki grubu. Kapalı tohumlu bitkileri oluşturan 2 öbekten ikincisi. Embriyonik gelişim esnasında tohumlarında 2 tane çenek oluşumu gözlenir. Ayırt edici özellikleri ağsı damar yapısı ve düzenli dizilmiş iletim demetleri. @@ Endoderm (iç deri) ve ektoderm (dış deri) olmak üzere yalnızca iki temel embriyonik göze katmanını oluşturan, mezoderm (orta deri) katmanını oluşturmayan hayvanlardır. @@ Belirli bir embriyolojik gelişim şablonuna ortak olarak sahip olan türlerdir. En belirgin özellikleri, embriyolojik gelişim sırasında oluşan radyal çöküntü ve anüsün ağızdan önce oluşması durumudur. Derisidikenlileri ve kordalıları kapsar. "Ağız-sonra hayvanlar" olarak da bilinirler.İnsan, döterestom bir hayvan türüdür. Embriyolojik gelişimi sırasında, diğer tüm kordalılar gibi ağzı, anüsünden sonra oluşmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMBRİYO ile EMBRİYOLOJİ ile EMBRİYONİK ile EMBRİYONİK KATMAN

( EMBRYO vs. EMBRYOLOGY vs. EMBRYONIC vs. EMBRYONIC LAYER )

( گياهک ile مرحله بدوي ile رويان ile گياهک تخم ile جنين ile علقه ile رويان شناسي ile جنيني ile روياني ile غشاء سلولي )

( GYHAK ile MARHALEH BEDOY ile ROYAN ile GYHAK TAKHAM ile JANYNE ile ALGHEH ile ROYAN SHENASY ile JANYNEY ile ROYANY ile GHESHA SELOLY )


- EMBRİYO ile/||/<> FETÜS

( Embriyo ilk 8 hafta İLE fetüs 9. haftadan doğuma. )

( Formül: Organogenez İLE büyüme )


- EMBRİYOLOJİ[İng. EMBRYOLOGY] ile/||/<> PROTOSTOM[İng. PROTOSTOME] ile/||/<> VON BAER KURALI[İng. VON BAER RULE] ile/||/<> VON BAER KURARLI[İng. VON BAER'S RULE]

( Biyolojinin bir dalıdır. Döllenmiş yumurtadan başlayarak canlıların tam bir biçimde meydana gelişine kadar geçen gelişme aşamalarını inceleyen bilimdir. @@ Belirli bir embriyolojik gelişim şablonuna ortak olarak sahip olan türlerdir. En belirgin özellikleri, embriyolojik gelişim sırasında oluşan radyal çöküntü ve anüsün ağızdan sonra oluşması durumudur. Omurgasızları, yumuşakçaları ve yuvarlak solucanları kapsar. "Ağız-önce hayvanlar" olarak da bilinirler. @@ Karl Ernst von Baer'in embriyoloji hakkında öne sürdüğü kuraldır. Bu kurala göre bir hayvanın embriyosunda ilk önce taksonomik sınıflandırma içinde ait olduğu daha genel öbeğe has özellikler, sonrasında ise kademeli olarak canlının kendi cinsine ve türüne ait özellikleri gelişir.Bu kurala örnek olarak insan embriyosunda ilk haftalarda solungaç yarığı gözlenmesi daha sonrasında ise insana ait uzuvların belirli hale gelmesi verilebilir. @@ Karl Ernst von Baer 1828'de Almanya Königsberg Üniversitesi'nde çalışırken, hayvanların gelişme sürecini anlatan dört maddeden oluşan ve daha sonra von Baer'in embriyoloji kanunları olarak adlandırılan bir çalışma yayınladı. Bu yasalarla birlikte von Baer, ​​hayvan embriyolarının gelişimini (ontogenezi) tarif ederken, o sırada gündemde olan hayvan gelişimi ile ilgili popüler teorileri de eleştirdi. Von Baer'in embriyoloji kanunları, farklı organizma sınıflarının gelişimi ile ontogenez arasındaki kalıplar ve dünyadaki türlerin çeşitlenmesi (filojeni) arasındaki ilişkileri ve kalıpları araştırmak için bir çerçeve sağlamıştır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- EMCÂD[Ar. < MECÎD] ile EMCED[Ar. < MECÎD]

( Onur, şeref, haysiyet sahibi olanlar. İLE Daha/pek çok onur, şeref, haysiyet sahibi olan. )


- EMDİRMEK ile EMDİRTMEK ile EMDİREBİLMEK


- EMDİRMEK ile/ve/değil/||/<>/> EMZİRMEK


- EMEÇ -ile

( Su ve karayosunlarının, kökü andıran, tutunma örgeni. )


- EMED[Ar.] ile EMEDD[Ar. < MEDD]

( Son, nihâyet. İLE Daha/pek uzun, sürekli. )


- EMED[Ar.] ile GÂYE[Ar.]


- EMEK ile/ve/<> AHLÂK


- EMEK ile/ve ÇABA

( Büyük çabalar harcamadıkça, çaba harcamanın bizi hiçbir yere götürmeyeceğini anlayamayız. )

( LABOUR vs./and EFFORT
Unless you make tremendous efforts, you will not be convinced that effort will take you nowhere. )

( ... ile/ve PRAYATNA )


- EMEK ile/ve/||/<> EDEP ile/ve/||/<> SABIR


- EMEK ile/ve/<> EKMEK


- EMEK ile EMEKLEMEK ile EMEKLİ/LİK ile EMEKÇİ/LİK ile EMEKSİZ/LİK ile EMEKLİ MAAŞI ile EMEKLEME ÇAĞI ile EMEKLİ AYLIĞI ile EMEKSİZ EVLAT ile EMEKÇİ SINIFI ile EMEKLİLİK ÇAĞI ile EMEKLEME DÖNEMİ ile EMEKLİ İKRAMİYESİ


- EMEK ile/ve EYLEM

( İnsan kendi emeğinin varlığıdır. )

( İnsan için emeğinden fazlası yoktur. )

( SA'Y ile/ve ... )

( LABOUR vs./and ACTION )


- EMEK ile/ve/<> GEÇİM/MAİŞET[Ar.]


- EMEK ile/ve HAREKET

( LABOUR vs./and MOVEMENT )


- EMEK ile/ve MÜLKİYET


- EMEK ile/ve/||/<>/> YEMEK( ile/ve/||/<>/> EMEK)

( Emek olmadan, hiçbir şey olmaz.
[Lat.] Nil sine labore. )


- EMEK ile/ve YÜREK

( Emeğim sevincimdir. )

( Kişi, emeğinin sevincini duyandır. )

( Emeğimizi bizi sevindirir! )

( LABOUR vs./and HEART )


- EMEKÇİ ile/ve/||/<>/> EMEKLİ


- EMEKÇİ ile/ve/değil/||/<>/= GİRİŞİMCİ


- EMEKLİLİK:
RESEN ile/ve/||/<> İSTEĞE BAĞLI


- EMEL[Ar.]/AMAÇ[Fars.] ile/ve EREK

( Zorunluluk/lar ile. İLE/VE Keyfî. )


- EMEL ile/ve/||/<> ŞİBAK NİHALİ

( Geleceğe dönük umut ve arzu.[Çoğu zaman soyut ve belirsiz.] @@ Umut değil hedefi belirli ve bağlanmış bir yönelim. )

( "Makam emeli taşımaktadır." @@ "Makam üzerine şibak nihali sabittir."[belirsiz bir arzu değil odaklanmış ve izlenebilir bir yöneliş söz konusudur.] )


- EMEL ile/ve/||/<>/< TEMEL


- EMEL ile TÛLE EMEL


- EMERGENCE İLE SELF-ORGANİZATION İLE CRİTİCALİTY ile/||/<> KARMAŞIK SİSTEMLER

( Basit kurallardan karmaşık davranış. )

( Formül: Power law: P(x) ∼ x^(-α) )


- EMERGENCE ile/||/<> REDÜKSİYONİZM

( Emergence bütün > parçalar toplamı, redüksiyon parçalara ayırma. )

( Formül: Karmaşık İLE basit )


- EMERGENT ÇEKİM ile/||/<> EİNSTEİN ÇEKİM

( Emergent çekim mikroskopik etkileşimlerden doğarken, Einstein çekim geometrik uzay-zaman eğriliğidir )

( Formül: G_μν ∝ T_μν )

( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- EMERGENT SPACETIME ile/||/<> MİNKOWSKİ UZAYI

( Emergent spacetime kuantum dolanıklıktan doğarken İLE Minkowski uzayı sabit düz uzay-zamandır )

( Formül: ds² = η_μν dx^μ dx^ν )


- EMETİK ile EMEZİS ile HİPEREMEZ/İS

( Kusturucu. İLE Kusma. İLE Aşırı kusma. )


- EMEVÎLER ile/ve ABBÂSÎLER

( Hz. Muhammed'inn torunlarına zulmettiler. İLE/VE Âlimlere zulmettiler. )


- EMGEK ile/ve/||/<> EMEK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Zorluk. İLE/VE/||/<> Zorlukları aşmak için harcanan çaba anlamında emek. )


- EMHÂR[Ar. < MEHR] ile/ve/||/<> EMHÂR[Ar. < MÜHR] ile/ve/||/<> EMHÂL[Ar. < MEHL]

( Nikâh bedelleri, ayrılma durumunda, hanım eşe verilecek, nikâhta kararlaştırılan para vs. @@ Taylar, at yavruları. @@ Bir şeyin yapılması için verilen fazla zamanlar, mühletler, vâdeler. )


- EMİCİ ile EMİCİ KILLAR ile EMİCİ TÜYLER


- EMİG ile EMİK
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Meme. İLE Ilık. )


- EMÎHE -ile

( Koyunlarda meydana gelen uyuzluk. )


- EMİLİM ile EMİCİ

( ABSORPTION vs. ABSORPTIVE )

( انجذاب ile درآشامي ile درکشي ile جذب ile جذب کننده )

( ENJOZAB ile DARASHAMY ile DARKESHY ile JAZB ile JAZB KONANDEH )


- EMİLMEK ile EMİLEBİLMEK


- EMİN OLMAK ile/ve GÜVEN İÇİNDE OLMAK

( TO BE SURE vs./and TO BE IN SECURE/SAFE )


- EMİN OLMAK ile/ve İNANMAK

( TO BE SURE vs./and TO BELIEVE )


- EMİN" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> BİLMİŞ


- EMÎN[Ar.] ile ME'MÛN[Ar.]


- EMİNA ile/ve İZE

( Tahıllar için eski bir ağırlık ölçüsü. İLE/VE Bir tahıl ölçüsü. )


- EMİN/LİK ile/ve PEKİN/LİK


- EMİNLİK ile/ve ŞÜPHE ETMEMEK


- BENLİK:
EMİR ALTINDA ile/ve/> SORGULAYAN ile/ve/> SEZGİSEL ile/ve/> BEKLENTİSİZ ile/ve/>
RIZÂ SAHİBİ ile/ve/> RÂZI OLUNAN ile/ve/> SAFLAŞMIŞ


- EMİR EDEN ile/ve/yerine HİZMET EDEN


- EMİR VERMEK ile/ve/değil/yerine/>/< DOĞRUDAN SÖYLEMEK


- EMİR ile/değil KOŞUL


- EMİR ile/ve/değil/<> DEVİR


- EMİR ile/ve/değil/yerine DİLEK


- EMİR ile/ve EDEB

( Emir, edebten üstündür. )


- EMİR ile/ve EDEP/EDEB

( Emir edebten üstündür. )


- EMİR ile EMİR

( Buyruk. | Bir orundan öbürüne geçerken, görevliye verilen belge. İLE Araplarda ve öteki müslüman ülkelerde bir kavim, kent ya da ülkenin başı. )


- EMİR ile EMİR ABBAS ile EMİR ALİ ile EMİR FARAJ ile EMİR GHOLİ ile EMİR HASAN ile EMİR HÜSEYİN ile EMİR MANSUR ile EMİR MEHDİ ile EMİR RIZA

( AMIR vs. AMIR ABBAS vs. AMIR ALI vs. AMIR FARAJ vs. AMIR GHOLI vs. AMIR HASAN vs. AMIR HOSEYN vs. AMIR MANSUR vs. AMIR MEHDI vs. AMIR REZA )

( امير ile اميرعباس ile اميرعلي ile اميرفرج ile اميرقلي ile اميرحسن ile اميرحسين ile اميرمنصور ile اميرمهدي ile اميررضا )

( AMYR ile اميرعباس ile AMYRALY ile اميرفرج ile اميرقلي ile AMYRAHSAN ile AMYRAHASYNE ile اميرمنصور ile اميرمهدي ile AMYRAREZA )


- EMİR ile/ve/değil/<> ENGEL


- EMİR ile/ve/değil GİZİL EMİR


- EMİR ile/ve İŞ/LER

( ... ile/ve UMÛR[< EMR] )


- EMİR ile/ve İZİN


- EMİR ile/değil/yerine/||/></< TAKDİR


- EMİR ile TÂLİMAT


- EMİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEKLİF


- EMİR/LİK ile EMİR ERİ ile EMİR KİPİ ile EMİR KULU ile EMİR SUBAYI ile EMİR CÜMLESİ ile EMİR KOMUTA ZİNCİRİ


- EMİR-RİCA ile EMİR


- EMİŞMEK ile EMİŞTİRMEK ile EMİŞ


- EMLÂ'[Ar. < MELÂ] ile EMLAH[Ar. < MELÎH] ile EMLÂH[Ar. < MİLH]

( Bölükler, kalabalıklar, cemaatler. İLE Son derece güzel, en melâhatli, pek melîh. İLE Tuzlar. )


- EMLAK ile EMLAKÇI/LIK ile EMLAK BÜROSU ile EMLAK KREDİSİ ile EMLAK VERGİSİ


- SUCTION[İng.] / SUCCION[Fr.] / SAUGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= EMME


- EMMEK ile/ve/||/<> ÇEKMEK


- EMMEK ile EMMEÇ ile EMME BASMA TULUMBA


- EMMEK ile NEMİ EMER ile EMİCİ ile ABSORBE ile EMİCİLİK ile EMİCİ ile EMİCİ

( ABSORB vs. ABSORB MOISTURE vs. ABSORBANT vs. ABSORBED vs. ABSORBENCY vs. ABSORBENT vs. ABSORBER )

( مکيدن ile جذب کردن ile در کشيدن ile مستغرق بودن ile درآشا ميدن ile کاملا فروبردن ile رطوبت کشيدن ile درکش ile درآشام ile مکنده ile مستهلک ile منجذب ile فروبري ile قابليت جذب ile قدرت جذب ile جاذب ile نشاف ile آشامنده )

( MAKYDAN ile JAZB KARDAN ile DAR KESHYDAN ile MOSTEGHARGH BODAN ile DARASHA MYDAN ile KAMELA FOROBARDAN ile ROTUBAT KESHYDAN ile DARKESH ile DARASHAM ile MAKANDEH ile MOSTEHALAK ile منجذب ile FOROBARY ile GHABELYT JAZB ile GHODRAT JAZB ile JAZEB ile نشاف ile ASHAMANDEH )


- EMMİ ile EMMİ KIZI ile EMMİ OĞLU


- EMNİYET ile/ve EMÂNET

( SECURITY vs./and DEPOSIT/ENTRUST )


- EMNİYET ile EMNİYETLİ/LİK ile EMNİYETSİZ/LİK ile EMNİYET PİMİ ile EMNİYET AMİRİ ile EMNİYET DURAĞI ile EMNİYET KEMERİ ile EMNİYET KİLİDİ ile EMNİYET SUPABI ile EMNİYET ŞERİDİ ile EMNİYET DÜĞMESİ


- EMOLLİENT İLE HUMECTANT İLE EMULSİFİER ile/||/<> KOZMETİK BİLEŞENLER

( Kozmetik formülasyon elemanları. )

( Formül: HLB değeri )


- EMPATİ KURMAK ile/ve/değil/=/||/<>/< ÂDİL OLMAK


- EMPATİ ile/ve/||/<> DÖNÜŞTÜREREK İÇSELLEŞTİRME

( EMPATHY vs. VICARIOUS INTROSPECTION )


- EMPATİ ile/ve HOMEOSTASİS


- EMPATİ ile/ve HOŞGÖRÜ

( Hoş gördün mü, yorgunluk kalmaz. )

( EMPATHY vs./and TOLERANCE )


- EMPATİ ile SORGULAMA


- EMPATİDE:
THEODOR REIK ile/ve/||/<>/> WILHELM FLIESS ile/ve/||/<>/> DONALD WINNICOTT ile/ve/||/<>/> HEINZ KOHUT ile/ve/||/<>/> CARL ROGERS


- EMPATİK:
ANLAYIŞ ile/ve/||/<> DOĞRULAMA ile/ve/||/<> İRDELEME ile/ve/||/<> KATILIM ile/ve/||/<> YORUMLAMA


- EMPATİ(K) ile AZ EMPATİ(K)-ÇOK EMPATİ(K)/ÇOK EMPATİ(K)-AZ EMPATİK


- IMPEDANCE-ADMITTANCE MATRIX[İng.] / MATRICE IMPÉDANCE-ADMITTANCE[Fr.] / IMPEDANZ-ADMINISTRATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS-ADMİTANS MATRİSİ


- IMPEDANCE COMPONENTS[İng.] / COMPOSANTES DE L'IMPÉDANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS BİLEŞENLERİ


- APPARIEMENT DE L'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZANPASSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS DENKLEŞMESİ


- BAISSE DE L'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZABFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS DÜŞMESİ


- IMPEDANCE DROP[İng.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS DÜŞÜMÜ


- IMPEDANZBAUELEMENT, IMPEDANZKOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS ELEMANLARI


- EMPEDANS İLE REAKTANS İLE ADMİTANS ile/||/<> AC DEVRE PARAMETRELERİ

( Alternatif akım devre karakteristikleri. )

( Formül: Z = √(R² + X²) )


- EMPEDANS[İng. IMPEDANCE] ile/||/<> ADMİTTANS[İng. ADMITTANCE] ile/||/<> ENDÜKTANS[İng. INDUCTANCE] ile/||/<> KAPASİTANS[İng. CAPACITANCE]

( Bir elektrik devresinde ya da elektronik bileşende alternatif akıma (AC) karşı gösterilen toplam direnci ifade eder. Daha basitçe ifade etmek gerekirse, bir devrenin AC akımına karşı koyma miktarıdır. Direnç gibi empedans da voltajı akıma böler, ancak dirençten farklı olarak sadece saf dirençli devre elemanlarında değil, aynı zamanda endüktans ve kapasitans gibi reaktif bileşenleri de içeren devrelerde de ortaya çıkar. Dolayısıyla, empedans kompleks bir büyüklüktür ve hem büyüklüğü (genlik) hem de faz açısını içerir. Birimi ohm (Ω)'dur. @@ Elektrik devresinin ya da elemanın alternatif akım (AC) karşısında gösterdiği toplam kolaylığı ifade eden ölçü. İletkenlik (İng. "conductance") ve süseptans (İng. "susceptance") bileşenlerinden oluşur. Birimi siemens (S) ya da mho (℧)'dur ve karmaşık sayı olarak ifade edilir. Y ile gösterilir. Admittans ile empedansın çarpımı 1'e eşittir. @@ Elektrik devrelerinde bir iletkenin, içinden geçen elektrik akımının değişimine karşı gösterdiği direnç. Bu özellik; bir iletkenden geçen akımın değişmesiyle iletken etrafında oluşan manyetik alanın, bu değişime karşı koyacak bir elektromotor kuvvet (EMK) üretmesi sonucu ortaya çıkar. Birimi "Henry (H)" olarak adlandırılır ve genellikle "L" harfi ile gösterilir. @@ Bir elektronik devrede iletkenlerden herhangi biri üzerindeki elektrik yükü miktarının iletkenler arasındaki potansiyel farka "oranıdır. Başka bir ifadeyle, bir cismin elektrik yükü depolama yeteneğidir. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere elektrikle yüklenebilen her cismin belirli bir kapasitansı vardır. Kapasitansın formülü C=q/V şeklindedir. Bu formüldeki C kapasitansı, q elektrik yükünü, V ise iletkenler arasındaki potansiyel farkı ifade etmektedir. Kapasitansın SI birim sistemindeki birimi Faraddır. Ancak elektronik devrelerde kullanılan sığaçların kapasitansı genellikle faraddan daha düşük büyüklüğe sahiptir, bu yüzden faradın alt birimleriyle ifade edilirler. Kapasitansın günümüzde kullanılan en yaygın alt birimleri mikrofarad (mF), nanofarad (nF) ve pikofaraddır (pF). Buna ek olarak sığaçlarda depolanan enerji aşağıdaki formülle hesaplanır:

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- IMPEDANCE BRIDGE[İng.] / PONT D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZBRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS KÖPRÜSÜ


- IMPEDANZMAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS MANYETOMETRESİ


- IMPEDANCE MATRIX[İng.] / MATRICE D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZMATRIX[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS MATRİSİ


- IMPEDANCE MATCHING[İng.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS UYUMLAMASI


- IMPEDANCE REFLECTION[İng.] / IMPEDANZREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS YANSIMASI


- IMPEDANCE RISE[İng.] / ÉLÉVATION D'IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZANSTIEG, IMPEDANZERHÖHUNG, IMPEDANZSTEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS YÜKSELMESİ


- EMPEDANS ile/||/<> DİRENÇ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Empedans AC devrede, direnç DC devrede zorluktur )

( Formül: Z=√(R²+(XL-XC)²) İLE R )


- IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE[Fr.] / IMPEDANZ, SCHEINWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= EMPEDANS


- EMPEDANS ile/||/<> REAKTANS

( Empedans toplam AC direnci (Z) İLE reaktans sadece L ve C kaynaklı kısmıdır. )

( Formül: Z = √(R² + X²) İLE X = X_L - X_C )


- IMPEDANCE MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE À IMPÉDANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= EMPEDANSLI MANYETOMETRE


- EMPERYALİZM ile/ve/||/<>/< "İLERLEMECİ TARİH"


- EMPERYALİZM ile İMPARATORLUK