Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 58.713 başlık/FaRk ile birlikte,
58.713 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(76/236)


- FEVK[Ar.] ile A'LÂ[Ar.]


- FEVK ile/||/<> FEVKÂNÎ ile/||/<> FEVKÂNÎ TAHTÂNÎ

( Üst. İLE/||/<> Binanın üst bölümü, binanın üst katı. İLE/||/<> Altlı üstlü. )


- FEVKÂLÂDE ile/ve HARİKULÂDE

( FEVK' el-ÂDE(T) ile/ve HARİK'UL ÂDE(T) )

( Doğanın ötesi. İLE/VE Doğanın dışı. )


- FEVKALADE/LİK ile FEVKALADE HAL


- FEVREN[Ar.] ile FEVRÎ[Ar.]

( Çarçabuk, birdenbire. İLE Birdenbire, düşünmeden yapılan hareket. )


- FEVT ile/ve/||/<> "HELÂK"

( [Osmanlı mahkeme kayıtlarında] Vefât etmiş müslümanlar için kullanılan. İLE/VE/||/<> Vefât etmiş müslüman olmayanlar için kullanılan. )


- FEVT ile/||/<> MEMÂT ile/||/<> MATÛH/E

( Ölüm. İLE/||/<> Ölüm. İLE/||/<> Bunamış, bunak. | Sakat, kötürüm, amelmânde. )


- FEVZ -ile

( KURTULUŞ, ZAFER, NECAT, MUVAFFAKİYET, SELÂMET )


- FEVZ[Ar.] ile NECÂT[Ar.]


- FEVZ[Ar.] ile ZAFER[Ar.]


- GANÎMET[Ar.] ile FEY'[Ar.]


- FEYFÂ'[Ar. çoğ. FEYÂFÎ] ile FEYÂFÎ[Ar. < FEYFÂ']

( Düz, büyük sahra, susuz kumlu çöl. İLE Susuz çöller, sahrâlar. )


- FEYİZLENMEK ile FEYİZLENDİRMEK ile FEYİZ ile FEYİZLİ


- FEYLESOF/LUK ile FEYLESOFÇA


- FEYNMAN ile/||/<> DİYAGRAMI

( Kuantum elektrodinamiği için Feynman diyagramları )

( Richard Feynman tarafından 1948 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1918-1988) (Ülke: ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Kuantum elektrodinamiği, Feynman diyagramları) (Nobel: 1965) )


- FEYZ ile BEREKET


- FEYZ ile/ve/<> İSTİMDÂT[< MEDED]

( Verimlilik, gürlük, ongunluk. İLE/VE/<> İmdat isteme, yardıma çağırma. )


- FEYZ-İ AKDES ile/ve/<> FEYZ-İ MUKADDES

( AN'da. İLE/VE/<> Zamanda. )

( ZÂT ÂLEMİNDEN GELEN TECELLİYÂT | EN KUTSAL TECELLÎ, MÂNÂ ile/ve/<> SIFAT ÂLEMİNDEN GELEN TECELLİYÂT, MADDE )

( ŞEFKAT ile/ve/<> KARŞILIKLI (KOŞULSUZ) SEVGİ )


- FEZA'[Ar.] ile FEZÂ'[Ar.] ile -FEZÂ/Y[Ar.]

( Korkma, bağırıp çığırma. | Dayanamama. | Ümitsizlik. | İnleyip sızlanma. İLE Ucu-bucağı bulunmayan boşluk, dünyanın sonsuz olan genişliği. İLE Artıran, çoğaltan.[FERAH-FEZÂ: Ferah artıran.] )


- FEZA'[Ar.] ile HAŞYET[Ar.] ile HAZER[Ar.] ile HAVF[Ar.]


- FEZ'A[Ar.] ile HEL'A[Ar.] ile HAVF[Ar.]


- FEZÂ ile/ve/değil SEMÂ

( Aşağı/da olan. İLE/VE/DEĞİL Yukarı/da olan. )


- FEZZ[Ar.] ile VÂHİD[Ar.]


- FFT İLE DFT İLE DCT ile/||/<> SPEKTRAL DÖNÜŞÜMLER

( Dijital sinyal işleme dönüşümleri. )

( Formül: O(NlogN) İLE O(N²) )


- FFT ile/||/<> DFT

( FFT hızlı O(NlogN) İLE DFT doğrudan O(N²). )

( Formül: Cooley-Tukey İLE tanım )


- FÎ[Ar.] ile FÎ[Ar.]

( Fiat, baha, kıymet. İLE İçinde, -de. | Tarihin başına konulurdu.[fî 20 Teşrîn-i evvel: 20 Ekim'de] )


- FİBER OPTİK ile/||/<> BAKIR KABLO

( Fiber optik ışıkla iletim İLE bakır kablo elektrikle )

( Formül: Tam iç yansıma İLE ohm yasası )

( İbn-i Heysem (Alhazen) tarafından 1015 yılında keşfedildi/formüle edildi. (965-1040) (Ülke: İslam Dünyası) (Alan: Fizik, Matematik, Optik) (Önemli katkıları: Optik, bilimsel yöntem) )


- FİBER ile FİBERGLAS ile FİBERİN

( Sıkıştırılmış bitki tellerinden yapılmış mukavva ya da tahta. İLE Plastik maddelerden, özellikle poliyesterden parçaların yapımında kullanılan sağlamlaştırma maddesi. İLE Kan ve lenf serumunda bulunan, albüminli bir madde. )


- FİBER ile FİBRİL ile FİBRÖZ ile FİLAMENT ile FİLAMENTÖZ ile FİLİFORM ile FİLUM ile FİLUM TERMİNALE

( Lif, iplik. İLE Lifçik, iplikçik. İLE Lifli, ipliksi. İLE İplik, tel. İLE İpliksi. İLE İpliksi. İLE İplik, budun. İLE Uç iplik. )


- FİBONACCİ SAYILARI ile/||/<> LUCAS SAYILARI

( Fibonacci her terim önceki iki terimin toplamı, Lucas benzer ama farklı başlangıç )

( Formül: F_n = F_{n-1} + F_{n-2} İLE L_n = L_{n-1} + L_{n-2} )

( Fibonacci (Leonardo Pisano) tarafından 1202 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1170-1250) (Ülke: İtalya) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Fibonacci dizisi, Arap rakamlarını Avrupa'ya tanıtma) )


- FİBONACCİ ile/||/<> DİZİSİ

( 0,1,1,2,3,5,8... dizisi ve altın oran )

( Fibonacci (Leonardo Pisano) tarafından 1202 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: matematik) )


- FIBONACCI ile/ve/||/<>/> TARTAN

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Aşağıda ve sıkça gördüğünüz kumaş, dönem dönem moda olan, genelde battaniyelerde karşımıza çıkan, geleneksel "İskoç deseni"ni de anımsatıyor. Bu tarz desenlere, "tartan" adı veriliyor.

Geçtiğimiz yıllarda bu tartanlardaki çizgilerin kalınlığının 1,1,2,3,5,8,13,21... biçiminde devam eden Fibonacci sayılarına göre oluşturulduğu fark edildi.

İlk tasarımcıların neden bu biçimde döşeme yaptığıyla ilgili bir bilgimiz olmasa da böyle bir ilişki olduğunu görmek çok heyecan verici... )

( )


- FİBR- ile/||/<> FİL- ile/||/<> RHABD-/RHABDO-

( Lif. İLE/||/<> İp. İLE/||/<> Çomak biçiminde yapı, çizgili lif. )


- FİBRİL ile MİKRO TÜBÜL

( Göze iskeletinde bulunan ince iplikçikler. İLE Göze iskeletinde bulunan kalın borular biçimindeki yapılar. )


- FİBRİLASYON ile/||/<> FLUTTER

( Kalbin düzensiz ve hızlı atması. İLE/||/<> Kalbin düzenli ancak hızlı atması. )


- FİBROMİYALJİ ile/||/<> ARTRİT

( Yaygın kas ağrısı ve duyarlılık. İLE/||/<> Eklem yangısı. )


- FİBROMİYALJİ ile MİYOFASİYAL AĞRI

( )


- FİBROMİYALJİ ile/||/<> SÜREĞEN YORGUNLUK BELİRGESİ/SENDROMU

( Yaygın kas ağrısı ve duyarlılık. İLE/||/<> Sürekli yorgunluk ve enerji eksikliği. )


- FİBROZİS ile/||/<> SİROZ

( Dokularda aşırı bağ dokusu birikimi. İLE/||/<> Karaciğerin süreğen hasar görmesi ve skar dokusu. )


- FİBROZİS ile/||/<> SİROZ

( Dokularda aşırı bağ dokusu birikimi. İLE/||/<> Karaciğerin süreğen hasar görmesi ve skar dokusu. )


- FİBROZİS ile/||/<> SİROZ

( Dokularda aşırı bağ dokusu oluşumu. İLE/||/<> Karaciğerin süreğen hasar görmesi ve skar dokusu oluşması. )


- FİBULA ile KAVAL KEMİĞİ

( FIBULA vs. TIBIA )


- FIÇI ile/değil ÇAPÇAK

( ... İLE/DEĞİL Ağaçtan, oyularak yapılmış su tası. | Ağzı açık fıçı. )


- FIÇI ile FOTA[İt.]

( ... İLE İçinde şarap yapılan, bir çeşit fıçı. )


- FIÇILAMAK ile FIÇI ile FIÇICI/LIK ile FIÇI BALIĞI


- FİCK YASALARI ile/||/<> FOURİER YASASI

( Fick kütle difüzyonu J = -D∇C, Fourier ısı iletimi. )

( Formül: Kütle İLE ısı akısı )

( Joseph Fourier tarafından 1822 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- FİDAN:
AÇIK KÖKLÜ ile TÜPLÜ

( )


- FİDAN, SÜRGÜN ile/ve AĞAÇ

( ... Ağaç rakım sınırı 1800 m.dir. [Deniz seviyesinden 1800 m.nin üzerinde ağaç olmaz] )

( Sürgün, taze ve düzgün fidan. )

( Divan şiirinde sevgilinin boyu ve endamı, ince ve düzgün oluşu nedeniyle nihâle benzetilir. )

( [Sümerce] ... ile/ve GİŞ )

( ... ile/ve ŞEÇER[çoğ. EŞCÂR] )

( NİHÂL ile/ve BÎŞE )

( SAPLING vs./and TREE, [ANNUAL RINGS(AĞACIN YAŞINI GÖSTEREN HALKALAR)] )


- FİDAN ile ARIK

( Fidan dikilen yer. )


- FİDAN ile BETÎL[Ar.]

( ... İLE Ana ağaçtan ayrılıp başka kök salan fidan. )


- FİDAN ile BEYÂRE[Ar.]

( ... İLE Kısa, boysuz/bodur olarak yerde yetişen fidan, sebze, meyve. )


- FİDANLIK ile AĞAÇ PARKI/ARBORETUM[Lat.]

( Ağaç yetiştirilen alan. İLE Çeşitli ağaçların, sergilenme, eğitim ya da bilimsel inceleme amacıyla yetiştirildikleri ya da korundukları geniş bahçe. )

( NURSERY vs. ARBORETUM )


- FİDAN/LIK ile FİDANCA ile FİDAN BİTİ ile FİDAN BOYLU


- FİDANLIK ile/ve KERDE

( ... İLE Sebze fideliği. )


- FİDE ile FİLİZ

( Yastıklarda tohumdan yetiştirilip başka yerlere dikilmek üzere hazırlanan sebze ya da körpe çiçek. İLE Yeni sürmüş körpe ve küçük dal ya da yaprak. )


- FİDELEMEK ile FİDE/LİK ile FİDECİ/LİK ile FİDEİST ile FİDEİZM


- Fİ'E[Ar.] ile CEMÂ'AT[Ar.]


- FİĞ ile BEZELYE

( Hayvanlara yedirilir. İLE Kişiler yer. )

( Baklagillerden, hayvan yemi olarak yetiştirilen bir bitki. İLE ... )

( VICIA SATIVA cum PISUM SATIVUM )


- FİGÜR -ile


- FİGÜR ile FİGÜRLÜ ile FİGÜRSÜZ ile FİGÜRASYON


- FİGÜR ile FORM

( Şekil. İLE Biçim/Sûret/Minvâl[Ar.]. )


- FİGÜR ile FORM

( Şekil. İLE Biçim/Suret. )


- FİGÜRATİF ile FİGÜRATİF SANAT


- FİGÜRLÜ ile MECAZİ ile MECAZİ OLARAK ile FİGÜR ile ŞEKİL LİSTESİ ile ŞEKİL YUMRUK ile RAKAMLAR

( FIGURAL vs. FIGURATIVE vs. FIGURATIVELY vs. FIGURE vs. FIGURE LIST vs. FIGURE PUNCH vs. FIGURES )

( بطور تشبيه ile صورت وار ile تلويحي ile مجازي ile مجازاً ile فرم ile پيکر ile نگاره ile رقم ile اندام ile قلمداد کردن ile عدد ile جدول ارقام ile عددکوب ile رقوم ile اعداد ile ارقام )

( BETOR TASHABYYEH ile SORT VAR ile تلويحي ile MOJAZY ile مجازاً ile FARAM ile PEYKAR ile NEGAREH ile RAGHAM ile ANDAM ile GHALAMDAD KARDAN ile ADAD ile جدول ارقام ile ADADKOOB ile رقوم ile EDAD ile ARAGHAM )


- FİİL ile/ve AMEL


- FİİL ile/ve DAVRANIŞ ile/ve EYLEM

( İş üretir. Durumu değiştirmektir. İLE/VE Psişik durumların dışavurumu. İLE/VE Bilinçli, amaçlı etkinlik. )


- FİİL ile ESMÂ

( Rubûbiyet. İLE Ulûhiyet. )


- FİİL ile EYLEM


- FİİL ile FİİLİ ile FİİL KÖKÜ ile FİİL TABANI ile FİİL ÇEKİMİ ile FİİLİ BOZUK ile FİİL CÜMLESİ ile FİİL GÖVDESİ ile FİİL TASRİFİ ile FİİLİ HİZMET ile FİİLİ HİZMET ZAMMI


- FİİL ile/ve İNFİAL


- FİİLDEN TÜREME FİİL ile FİİLDEN TÜREME İSİM


- FİİL/FAİL ile AMEL/ÂMİL


- FİİL-İ MÂZÎ ile/ve FİİL-İ MUZÂRİ

( Geçmiş zaman. İLE/VE Şimdi, geniş ve gelecek zaman. )

( FİİL-İ MÂZÎ (MALUM):

NASARÛ
NASARNE
NASARTÜM
NASARTÜNNE
   
NASARNÂ
NASARÂ
NASARATA
NASARTÜMÂ
NASARTÜMÂ
   
NASARA
NASARAT
NASARTE
NASARTİ
 
NASARTÜ
FİİL-İ MÂZÎ (MEÇHUL):
NUSİRÛ
NUSİRNE
NUSİRTUM
NUSİRTUNE
   
NUSİRÂ
NUSİRÂ
NUSİRATÂ
NUSİRTUMÂ
NUSİRTUMÂ
   
NUSURA
NUSİRAT
NUSİRTE
NUSİRTİ
 
NUSİRTU
ile/ve FİİL-İ MUZÂRİ (MALUM):
YENSURÛNE
YENSURNE
TENSURÛNE
TENSURNE
   
NENSURU
YENSURÂNİ
TENSURÂNÎ
TENSURÂNÎ
TENSURÂNÎ
   
YENSURU
TENSURÛ
TENSURU
TENSURÎNE
 
ENSURU
  FİİL-İ MUZÂRİ (MEÇHUL):
YUNSARÛNE
YUNSARNE
TUNSARÛNE
TUNSARNE
   
NUNSARU
YUNSARÂNİ
TUNSARÂNÎ
TUNSARÂNÎ
TUNSARÂNÎ
   
YUNSARU
TUNSARÛ
TUNSARU
TUNSARÎNE
 
UNSARU
)


- FİİL-İ MUZÂRİ CAHDİ MÜSTEĞRAK (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ CAHDİ MUTLAK (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ NEFYİ HAL (MALUM) ile FİİL-İ MUZÂRİ NEFYİ İSTİKBAL (MALUM) ile FİİL-İ TAACCÜB SÂNİ


- FİİLLERDE:
HUKUKULLAH ile/ve/||/<> HUKUK'UL-ABD ADDEDİLEN ile/ve/||/<> İKİSİ BİRDEN ile/ve/||/<> HUKUK'UL-ABD'İN GALİP BULUNDUĞU


- FİİLLERDE:
MEMNÛ ile/ve/||/<> TAVSİYEYE ŞÂYÂN / GAYR-I ŞÂYÂN ile/ve/||/<> MUBAH


- FİİLLERİN ile/ve/değil/yerine/<> YAKARIŞ


- FİJİ'DE:
VİTU LEVU ile/ve/<> VANAU LEVU

( Fiji takımadalarının en büyüğü.[160 km. uzunluğunda] İLE/VE/<> İkinci büyük adası.
[Halkın %90'ı bu iki büyük adaya yerleşmiş.] )

( Jim Carrey'nin oynadığı "The Truman Show" filminin çekim yapıldığı adalar.

[Brooke Shields'in oynadığı "Mavi Göl" filmi de, Fiji takımadalarında bulunan Kaplumbaga Adası[Turtle Island]'nda çekilmiştir.] )


- FIKH[Ar.] ile 'ILM/İLM[Ar.]


- FIKIH -ile

( BİR ŞEYİ, BİR SÖZÜ NEDENLERİ VE DERİNLİKLERİYLE, ZEVKİNE VARARAK ANLAMAK | ŞERÎAT İLMİ )


- FIKIH ile TARİHÎ BİLGİ

( Olması/Olmaması Gereken İLE "Ne olmuş" olduğu )


- FIKIH ile USUL-İ FIKIH

( -Fetva, -Mezhep, -Kanun, -Yargı İLE
* Deliller/Kaynaklar
- Naklî(-Kitap, -Sünnet)
- Aklî(-Kıyas, -İstihsan, -Mesalih-i Mürsele, -İstishab, -Örf, -Sedd-i Zerayi)
- Mülhak Olanlar
* Hükümler
* İstinbat(hüküm elde etmek üzerine uğraş)
* İctihad )


- FİKİR BİRLİĞİ ile ONAY ile RAZI OLMAK ile FİKİR BİRLİĞİ

( CONSENSUS vs. CONSENT vs. CONSENTING vs. CONSENUS )

( اتفاق آراء ile اجماع ile وحدت نظر ile اتفاق ile راضي شدن ile رضامندي ile رضايت ile رض دادن ile رضامند ile همرائي )

( ETEFAGH ARA ile EJMA ile VAHDAT NAZAR ile ETEFAGH ile RAZY SHODAN ile رضامندي ile REZAYT ile REZ DADAN ile رضامند ile CPEHMARAYEY )


- FİKİR YÜRÜTMEK ile/ve ÇERÇEVE OLUŞTURMAK


- FİKİR ile İDEAL OLARAK ile FİKİRLER

( IDEA vs. IDEALY vs. IDEAS )

( طرز فکر ile نقشه کار ile مسلک ile انگاره ile دلخواهانه ile افکار ile ماههاي رومي )

( TARZ FEKAR ile NAQSHEH KAR ile MOSLAK ile ENGAREH ile DELKHAEHANEH ile AFKAR ile MANPANPANAY ROMY )


- FİKİR ile TEZÂHÜR

( IDEA vs. TO APPEAR )


- FİKİR ile/ve/yerine VİCDAN

( IDEA vs./and CONSCIENCE
CONSCIENCE instead of IDEA )


- FİKİR ile/ve ZİKİR

( Felsefe. İLE Tasavvuf. )


- FIKIRDAMAK ile FIKIRDATMAK ile FIKIRDAŞMAK ile FIKIRDAK/LIK


- FİKİRLEŞMEK ile FİKİRLEŞTİRMEK ile FİKİR ile FİKİRCİ ile FİKİRLİ/LİK ile FİKİRSİZ/LİK ile FİKİR ADAMI ile FİKİR ESERİ ile FİKİR BABASI ile FİKİR İŞÇİSİ ile FİKİR YAZISI ile FİKİR TEATİSİ ile FİKİR İŞÇİLİĞİ ile FİKİR HÜRRİYETİ


- FİKR[Ar.] ile NAZAR[Ar.]


- FIKRA[Ar. çoğ. FIKARÂT] ile FIRKA[Ar. çoğ. FIRAK]

( Omurga kemiklerinden bir boğum, omur. | Bend, madde, paragraf. | Kısa öykü, masal, kıssa. | Yasa maddelerinin paragraflarından her biri. | Bölüm, kısım, fasıl.[kitap ya da eserde] | Yazılmış kısa bir haber. | Gazetelerde, gündelik olayların kısa ve temiz bir üslûpla yazılmış şekli.[Fr. CHRONIQUE] İLE İnsan kalabalığı, öbeği/grubu. | Siyâset partisi. | Tümen. )


- FIKRAMAK ile FIKRA ile FIKRACI/LIK


- FİKR-İ ÂNÎ ile SÜRAT-İ İNTİKAL

( Tefekkür. İLE İlham. [Gayret+Yetenek] )


- FÎKRÎ ile LAFZÎ(MANTIK/NUTK(Düşünme-Konuşma)'da)

( Lafzî nutk, insan gövdesinin bir örgeni olan dilden kaynaklanarak, gövdenin öteki bir örgeni olan kulağa ulaşan ses ve yazaçlardan(hecelerden) oluşur; dolayısıyla cisim ve duyularla ilgilidir. Bu yüzden kelâmın ne olduğu, nasıl oluştuğu, anlamı nasıl gösterdiği(delâlet) vb. konuların mantık çerçevesinde incelenmesine Dil Mantığı(İlmu'l-Mantıki'l-luğavî) adı verilir. İLE Fikrî nutk ise, insan zihninin(nefs) var olanların anlamını özleri itibariyle tasavvurundan başka bir şey olmayıp ruh ve akılla ilgilidir. Bu bağlamda zihnin varlıkların anlamlarını özleri itibariyle idrâki, ilham ve vahyin keyfiyeti gibi konuların mantık çerçevesinde ele alınıp incelenmesine de Felsefî Mantık (İlmu'l-Mantıki'l-felsefî) denilir. )


- FİKRİN SIHHATİ ile FİKRİN İSTİKAMETİ


- FİKSASYON ile FİKSATİF ile FİKSE ETMEK ile FİKSE OLMAK

( Saplantı, saplanma, sabitleştirme. İLE Sabitleştirici, sıkı tutucu. İLE Sabitleştirmek, kalıcılaştırmak. İLE Odaklanmak, saplanıp kalmak. )


- FİL BENZERİ ile FİL HASTALIĞI ile FİL GİBİ

( ELEPHANT-LIKE vs. ELEPHANTIASIS vs. ELEPHANTINE )

( پيلسان ile داء الفيل ile داءالفيل ile پيلي ile عظيم الجثه )

( پيلسان ile داء الفيل ile داءالفيل ile پيلي ile AZYM OLJOSEH )


- FİL DİŞİ ile FİLDİŞİ

( Filin dişi. ile Renk. )


- FÎL[Ar. çoğ. EFYÂL, FÜYÛL] ile Fİ'L/FİİL[Ar. çoğ. EF'AL, FİÂL]

( En büyük kara memelisi olan hayvan. İLE İş, kâr, amel, zamanla ilgili olup anlamı sağlayan sözcük, eylem. )


- Fİ'L[Ar.] ile HALK[Ar.] ile TAĞYÎR[Ar.]


- Fİ'L[Ar.] ile İHTİRÂ'[Ar.]


- Fİ'L[Ar.] ile İNŞÂ'[Ar.]


- FİL[Ar. < FÎL] ile KİNCER[Fars.]

( ... İLE Büyük fil. )

( EFYÂL/FÜYÛL[Ar. < FÎL]: Filler. [bilinen büyük hayvanlar] )


- FİL ile/<> SUİKASTÇI BÖCEK


- FİL ile ZÜCCACİYE DÜKKANI


- FİLAN ile FİLAN FALAN


- FİLAR ile FİLARLI ile FİLARSIZ


- FİLARİZLEMEK ile FİLARİZ


- FİLARMONİ[İng./Fr. PHILHARMONY/PHILHARMONIE < PHILOS: Sevgi/si.] ile/ve/||/<> SENFONİ[İng./Fr. SYMPHONY/SYMPHONIE < Yun. < SYMPHONIA(συμφωνία) | SYM-: Birlikte. ( > SEN-)]

( Güçlü müzik sevgisi. | Müzik konserleri derneği. İLE/VE/||/<> Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik yapıtı. )


- FİLARMONİ ile FİLARMONİK


- FİLATELİ -ile

( Pul bilimi. )


- FİLATELİ ile FİLATELİST


- FİLBAHAR/FİLBAHRİ -ile

( Taşkırangillerden, ilkbaharda, beyaz ve güzel kokulu çiçekler açan, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen ağaççık. [Lat. PHILADELPHUS] )


- FİLDİŞİ SAHİLİ ile FİLDİŞİ ile FİLDİŞİ KULESİ

( IVORY COAST vs. IVORY vs. IVORY TOWER )

( عاجي ile عاج ile ساحل عاج ile محل دنج )

( عاجي ile AJ ile SAHEL AJ ile MOHAL DANJ )


- FİLDİŞİ ile FİLDİŞİ RENGİ


- Fİ'LEN[Ar.] ile Fİ'LÎ[Ar. çoğ. Fİ'LİYYÂT]

( Hakikatte, gerçekten, işleyerek. İLE Fiille ilgili, gerçekten yapılan iş. )


- FİLET -ile

( Derinliği aynı olan su alanı, sığ su. )


- FİLET ile FİLETO


- FİLİGRAN ile FİLİGRANLI


- FİLİGRAN'DA:
BULGAR ile/ve/||/<>/> AVRUPA

( 1282 - En eski filigran. )


- FİLİKA[İt. < FELUCA] ile BÜYÜK FİLİKA

( Cankurtaran sandalı. İLE ... )

( ... vs. PINNACE )


- FİLİKA[İt. < FELUCA] ile ÇATANA[Çetene kasabasının adından]/İSTİMBOT[İng. < STEAMBOAT]

( Cankurtaran sandalı. İLE Filika büyüklüğünde, islimle işleyen deniz teknesi, küçük vapur. [Tuna kıyısındaki Çetene kentinden] )


- FİLİKA ile FİLİKACI/LIK


- FİLİNTA[argo] ile FİLİNTA[Alm.]

( Güzel, yakışıklı. İLE Namlusu kısa, kurşun atan bir çeşit küçük tüfek. )


- FİLİNTA ile FİLİNTALI


- FİLİPİNCE ile FİLİPİNLİ


- FİLİZ[Yun.] ile FİLİZ[Ar.]

( Yeni sürmüş körpe ve küçük dal ya da yaprak, sürgün. İLE Ocaktan çıkarılan, işlenmemiş maden bileşiği. )


- FİLİZ[Ar. < Yun.] ile FİLİZZ[Ar. çoğ. FİLİZZÂT]

( Yeni sürmüş körpe ve küçük dal ya da yaprak, sürgün. İLE Eritilip temizlenmemiş olan altın, gümüş, bakır, demir gibi ham mâden, külçe. | Erimiş bakır. )


- FİLİZ ile/ve KIVILCIM

( "SHOOT" vs./and "SPARK" )


- FİLİZ ile TOMURCUK

( Tohumdan ya da tomurcuktan çıkan körpe ve küçük dal, sürgün, ışkın, eşkin, cımbar, çıvgın, şıvgın. İLE Bir bitkinin üzerinde bulunan ve ileride sap, çiçek ya da yaprak verecek olan filiz. | Çiçek açacak gonca. )


- FİLİZLEMEK ile FİLİZLENME ile FİLİZLENMEK ile TOMURMAK

( Bitkilerin, gereğinden çok olan filizlerini kırmak. İLE Yumruların üzerinde, ince uzun filizlerin belirmesi biçiminde görülen patates hastalığı. İLE Filiz vermek. | Gelişmeye, büyümeye başlamak. İLE Ağacı dibinden kesmek. | Ağaç ve asmalarda filiz vermek üzere gözler kabarmak, tomurcuklanmak. | Şişip kabarmak. )


- FİLİZLEMEK ile FİLİZLENMEK ile FİLİZLENDİRMEK ile FİLİZ ile FİLİZİ ile FİLİZLİ ile FİLİZ RENGİ


- FİLKULAĞI -ile

( Yılanyastığıgillerden, anayurdu tropikal Amerika olan, kökü yumrulu bir süs bitkisi. [Lat. CALADIUM] )


- FİLM/FOTOĞRAF:
SİYAH - BEYAZ ile/ve/||/<>/> RENKLİ


- FİLM ile FİLM YAPIMCISI ile FİLM YAPIMI ile FİLM KAYDEDİCİ ile FİLM ÇEKMEK ile FİLME ALMAK ile FİLM ŞERİDİ

( FILM vs. FILM MAKER vs. FILM MAKING vs. FILM RECORDER vs. FILM TAKING vs. FILMING vs. FILMSTRIP )

( فيلمبرداري کردن ile فيلم سينمايي ile فيلم ile غشاء ile فيلم ساز ile فيلم سازي ile فيلم نگار ile فيلم برداري ile نوار فيلم )

( FEYLAMBARDARY KARDAN ile FEYLAM SYNAMAYY ile FEYLAM ile GHESHA ile FEYLAM SAZ ile FEYLAM SAZY ile FEYLAM NEGAR ile FEYLAM BARDARY ile NAVAR FEYLAM )


- FİLM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLM


- FİLMDE:
80'LER ile 90'LAR ile 2000'LER ile 2010'LAR

( )


- FİLMDE/SİNEMADA:
BELGESEL ile/ve/||/<>/> KURGU/KURMACA


- FİLMDE:
HAREKET İMGELEMİ ile/ve/||/<> ZAMAN İMGELEMİ


- FİLMİ/KİTABI:
İZLEMEK/OKUMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< DENEYİMLEMEK


- FİLMLEŞTİRMEK ile FİLMLEŞTİRİLMEK ile FİL ile FİLE ile FİLM ile FİLO ile FİLMCİ/LİK ile FİL DİŞİ ile FİL ELMASI ile FİL FARESİ ile FİLM MÜZİĞİ ile FİL YÜRÜYÜŞÜ ile FİLE BEKÇİSİ ile FİLM YILDIZI ile FİL DİŞİ KULE ile FİL HASTALIĞI ile FİLE BEKÇİLİĞİ ile FİL DİŞİ KARASI


- FİLO ile GEÇİCİ

( FLEET vs. FLEETING )

( ناوگان ile تند رفتن ile زود گذر ile عبور سريع ile تندپا )

( NAVGAN ile TAND RAFTAN ile ZUD GOZAR ile عبور سريع ile TANDPA )


- FİLOGENETİK AĞAÇ ile/||/<> EVRİMSEL UZAKLIK

( Filogenetik Ağaç ve Evrimsel Uzaklık arasındaki ilişki )


- FİLOGENETİK AĞAÇ ile/||/<> GEN AĞACI

( Filogenetik tür ilişkisi, gen ağacı gen ilişkisi. )

( Formül: Species İLE gene relationships )


- FİLOGENETİK İLE KLADİSTİK İLE FENETİK ile/||/<> SINIFLANDIRMA YÖNTEMLERİ

( Organizmaları gruplandırma yaklaşımları. )

( Formül: Monofiletik > Parafiletik )


- FİLOGENETİK ile KLADİSTİK

( Türlerin evrimsel ilişkilerini inceleyen bilim dalı. İLE Türlerin evrimsel ilişkilerini ortak atalara göre sınıflandıran yöntem. )


- FİLOGENİ İLE BOOTSTRAP İLE BAYESİAN ile/||/<> EVRİMSEL AĞAÇ YÖNTEMLERİ

( Evrim ağacı oluşturma yaklaşımları. )

( Formül: L = P(Data|Tree) )


- FİLOGENİ ile/||/<> ONTOGENİ

( Filogeni evrimsel tarih İLE ontogeni bireysel gelişimdir )

( Formül: Tür tarihi İLE birey gelişimi )


- FİLOGENİ ile/||/<> TAKSONOMİ

( Filogeni evrimsel akrabalık İLE taksonomi sınıflandırma. )

( Formül: Relationships İLE categorization )


- FİLOJENİ ile/||/<> ONTOJENİ

( Ontojeni filojeniyi özetler yasası )

( Ernst Haeckel tarafından 1866 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1834-1919) (Ülke: Almanya) (Alan: Zooloji) (Önemli katkıları: Ekoloji terimi, biyogenetik yasa) )


- FİLOZOF:
ANLAŞABİLEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZLAŞABİLEN


- FİLOZOF BİLİM İNSANI ile TEKNİK BİLİM İNSANI


- FİLOZOF CEMAL HATİPOĞLU ile/ve/||/<> HİLMİ BEY

( İbn Arabî'ci. İLE/VE/||/<> İmam Rabbânî'ci.[Marmara Kıraathanesi] )


- FİLOZOF ile BİLGE


- FİLOZOF ile/ve/||/<>/> DERVİŞ

( Bildikçe, ölür. İLE/VE/||/<>/> Öldükçe, bilir. )


- FİLOZOF ile/ve/||/<> DÜŞÜNÜR ile/ve/||/<> AYDIN ile/ve/||/<> YAZAR


- FİLOZOF ile/ve/= KELDANÎ


- FİLOZOF ile/ve/||/<> SANATÇI

( Soyutlayan. İLE/VE/||/<> Soyutlanan. )


- FİLOZOF ile/ve/değil/yerine SORU ERBABI


- FİLOZOF ile SÛFÎ

( Yaptığına bakılmaz, söylediğine bakılır. İLE Söylediğine bakılmaz, yaptığına bakılır. )

( PHILOSOPHER vs. SUFI )


- FİLOZOF ile/ve/değil/||/<> YAZAR


- FİLOZOFLAR ile/ve PEYGAMBERLER ile/ve SANATÇILAR

( Aklını, sana gösterir/gösterenler. İLE/VE Seni, sana gösterir/gösterenler. İLE/VE Zevkini, sana gösterir/gösterenler. )

( Evrenseller. İLE/VE Kendin. İLE/VE ... )

( Tenzihin temsilcisi. İLE/VE Teşbihin temsilcisi. İLE/VE ... )

( Hareket ederler. İLE/VE Hicret ederler. İLE/VE ... )


- FİLOZOFLAŞMAK ile FİLOZOF/LUK ile FİLOZOFÇA


- FİLOZOF('UN) ile/>< FELSEFE('NİN)

( [başlangıcı] Olur. İLE/>< Olmaz. )


- FİLTRASYON ile FİLTRAT ile FİLTRE

( Süzme, süzülme. İLE Süzüntü. İLE Süzgeç, süzek. )


- FİLTRE ile/ve/değil EŞİK


- FİLTRE ile FİLTRE YATAĞI ile FİLTRE SİGARA ile FİLTRELENEBİLİR ile FİLTRELENMİŞ ile FİLTRELEME

( FILTER vs. FILTER BED vs. FILTER CIGARETTE vs. FILTERABLE vs. FILTERED vs. FILTERING )

( پالايه ile مشتوک ile پالودن ile پالاينده ile پالونه ile صافي شني ile سيگار مشتوکدار ile سيگار فيلتردار ile صافي کردني ile صاف کرده ile فيلتري )

( PALAYYEH ile مشتوک ile PALODAN ile PALAYNADEH ile پالونه ile SAFY SHENY ile SYGAR MOSHTOKDAR ile SYGAR FEYLATARDAR ile SAFY KARDANY ile SAF KARDEH ile FEYLATARY )


- FİLTRE ile FİLTRELİ ile FİLTRESİZ


- FİLTRELENEBİLİR ile FİLTRELEME

( FILTRABLE vs. FILTRATION )

( صافي کردني ile پالايش )

( SAFY KARDANY ile PALAYSH )


- FİN ile FİNK ile FİNO ile FİN HAMAMI


- FİNAL ile FİNALİST ile FİNALİZM


- FİNANCIAL MATHEMATICS ile/||/<> CLASSICAL FINANCE

( Financial mathematics stochastic süreçlerle finansal araçları modellerken İLE classical finance geleneksel muhasebe ve yatırım analizi yapar )

( Formül: Black-Scholes model )


- FİNANS ile FİNANSAL


- FİNANS ile MALİ ile MALİ YETENEK ile MALİ YARDIM ile MALİ TEMSİLCİ ile MALİ SORUMLULUK ile FİNANSÇI

( FINANCE vs. FINANCIAL vs. FINANCIAL ABILITY vs. FINANCIAL AID vs. FINANCIAL REPRESENTATIVE vs. FINANCIAL RESPONSIBILITY vs. FINANCIER )

( ماليه ile سرمايهتهيه کردن ile دارايي ile مالي ile نقدي ile بضاعت ile کمک مالي ile مامورمالي ile ابولب جمعي ile سرمايه گذار ile سرمايه دار )

( MALYYEH ile SARMAYCPEHTEHYYEH KARDAN ile DARAYY ile MALY ile NAGHADY ile BEZAAT ile KAMAK MALY ile مامورمالي ile ABOLAB JAMY ile SARMAYYEH GOZAR ile SARMAYYEH DAR )


- FİNCAN ile/değil ÇAMÇAK


- FİNCAN ile PİYALE

( ... İLE Kulpsuz, büyük fincan. )


- FİNCANCILAR YOKUŞU -ile


- FİNCAN/LIK ile FİNCANCI/LIK ile FİNCAN OYUNU ile FİNCAN BÖREĞİ ile FİNCAN FİNCAN


- FINDIK ile KURU DUT/KURU ÜZÜM(CURRANT/RAISIN)

( Karıştırmamak değil karıştırıp afiyetle yemek gerekiyor. )


- FINDIK ile MAKADEMYA FINDIĞI


- FINDIK ile PALAZ

( CORYLUS AVELLANA cum ... )


- FINDIKBİTİ ile FINDIKKURDU

( Kınkanatlılardan, fındıkkurdu denilen, kurtçukları dolayısıyla fındık ürünün en büyük düşmanı olan uzun gagalı böcek. İLE Fındıkbitinin, fındık içinde gelişerek, onun dökülmesine, değerini yitirmesine neden olan kurtçuk. )

( BALANINUS NUCUM cum ... )


- FINDIK/LIK ile FINDIKİ ile FINDIKLI ile FINDIKÇI/LIK ile FINDIK İÇİ ile FINDIK BİTİ ile FINDIK YAĞI ile FINDIK ATEŞİ ile FINDIK KURDU ile FINDIK RENGİ ile FINDIK ALTINI ile FINDIK FARESİ ile FINDIK SIÇANI ile FINDIK YUVASI


- FİNGİRDEMEK ile FİNGİRDEŞMEK ile FİNGİRDEK/LİK


- FİNİKE ile FİNİKE PORTAKALI


- FİNİTE MATHEMATICS ile/||/<> INFİNİTE MATHEMATICS

( Finite mathematics sonlu kümeler ve işlemleri incelerken İLE infinite mathematics sonsuz yapılar ve limitler inceler )

( Formül: Finite fields )


- FIR FIR ile FIRFIR

( Fırıl fırıl. İLE Giysi, perde gibi nesnelerin kenarına dikilen, kırmalı ya da büzgülü süs, farba, farbala. )


- FIR FIR ile/ve/||/<> GIR GIR

( Eteğim. İLE/VE/||/<> Yaşamım. )


- FIR ile FIRT ile FIR FIR ile FIRT FIRT


- FIRAK[< FIRKA] ile FİRKAT[Ar.] ile FIRKA[Ar. çoğ. FIRAK]


- FIRÂK[Ar. < FIRKA] ile FİRÂK[Ar.]

( Tümenler, alaylar, bölükler. | Partiler. | Cennetler, takımlar, kalabalıklar, ehl-i sünnet ve cemaatten ayrılan mezhepler. İLE Ayrılık, ayrılma. | Hüzün, keder, sıkıntı. )


- FİRAK ile FİRAKLI


- FİRAR ile FİRARİ/LİK


- FİRÂŞ[çoğ. FÜRÜŞ] ile/ve/değil MENÂM[< NEVM]

( Döşek, yatak, yaygı, şilte. | Hasır, halı. İLE/VE/DEĞİL Uyunacak yer, yatak odası. | Uyku. | Düş, rüya. )


- FİRAVUN FARESİ ile BAL PORSUĞU

( ... @@ Sansargiller ailesinin Mellivorinae alt ailesindeki Mellivora cinsine ait tek türdür.[12 alt türü vardır]

Soyu tükenmekte olan bir hayvan değildir ve IUCN Kırmızı Dizini'nde en düşük kaygı altındaki bir türdür.

Yaşadığı alanlar, Güney Fas'tan, Güney Afrika'ya ve Hazar Denizi'nden, Hindistan'a kadar uzanır. )

( İlgili yazı ve ayrıntıları için burayı tıklayınız... )

( )

( HERPESTES ICHNEUMON cum MELLIVORA CAPENSIS )

( MONGOOSE vs. HONEY BADGER )


- FİRAVUN FARESİ ile/<>/< FOSSA

( Fossanın ataları, firavun faresidir. )

( ... İLE/<>/< Madagaskar'daki yerli halkın adını bile söylemek istemediği kadar kötü bir avcıdır. "Çocukları kaçıran bir şeytan" olduğunu söylerler ama elbette bu doğru değildir. Bu hayvan, sadece adadaki en tehlikeli etobur, memeli yırtıcıdır.

Kedilerle pek çok benzer yanları bulunur ancak hepsi bölgeye özgü olan Madagaskar etçilleri ailesine aittir. Adadaki baskın avcılardır. Adada, etobur memeliler bulunmamaktadır. Ayrıca, lemurların [insandan sonra :(] temel avcısıdır. Büyük boyları [bir ev kedisinden iki kata kadar daha büyük], adadaki devlikleri ile ilgili bilinen bir olgu durumuna gelmiştir. Bu, çevresinde doğal avcıları ya da rakipleri olmayan yalıtılmış türlerin başına gelen evrimsel bir tepkidir.

Eril fossalar, dişilerden biraz daha büyüktür ve yaklaşık 78 cm. boya ulaşabilirler. Dişi fossalarsa 71 cm. gibi bir boya erişebilirler. Kuyrukları neredeyse bir metre uzunluğunda olabilir ve eriller, yaklaşık 8.5 kg., dişilerse yaklaşık 5.5 kg. gelebilmektedir. İki cinsiyet de kırmızımsı, sarımsı kahverengi ya da kahverengi olabilen kısa tüylere sahiptir. Başları, uzun, kaslıdır ve gövdelerinin geri kalanına göre daha küçüktür. Bu özellik, onların kuyruksürenlerle, yakın akrabalıklarının olduğu izlenimini vermektedir. Ayrıca büyük yuvarlak kulakları, siyah burunları, geceleri görmelerini sağlayan kahverengi gözleri ve yüzlerinin her yerinde bıyıkları bulunur.

Fossa'nın en sıradışı özelliklerinden biri de, dış cinsel organlarıdır. Erillerin arka bacaklarının arasında penisleri vardır. Öte yandan, dişiler yaklaşık 1-2 yaşından itibaren "geçici erkekleşme" olarak adlandırılan bir özellik gösterirler. Bu evre, onların klitorislerinin büyüyüp penisimsi bir yapıya dönüşmesi dönemini kapsar. Kedilerinki gibi geriye doğru çekilen pençeleri vardır. Pençeleri içeri çekildiğinde ortaya çıkan yumuşak patileri kayalara ve dallara sıkıca tutunmalarına olanak sağlar. Patileri üzerinden yürüyüşe çıkarlar ve avlarını yakalamak için ağaçtan ağaca atlayabilirler.

Fossalar, çoğunlukla geceleri avlanan hayvanlardır ve ağaçlarla dolu gür bitki örtüsü arasında çok fazla alanın olduğu kuru ormanlarda saklanmayı severler. Üstlerine atlayarak lemurları avlarlar ve ayrıca uçan kuşları yakalarlar. Bazen amfibileri, böcekleri, sürüngenleri ve hatta küçük memelileri de yerler. Bunlar, yalnız ve çok bölgeci hayvanlardır. Fossalar, bölgelerini ter bezlerinden çıkan salgılarla işaretler. Bu, iki cinsiyette de geçerlidir.

Doğum yaptıkları yavruların sayısı değişebilir. Bebekler kürk ya da dişleri olmadan doğar ve bir yaşına kadar tamamen annelerine bağımlılardır. Genç bir fossa, genellikle gri ya da beyaz renktedir, üç yaşında cinsel olgunluğa ulaşırlar, artık bu yaştan itibaren üremeye başlayabilirler.

Davranışları ve görünümleri nedeniyle, Madagaskar'da yaşayanlar, fossayı "şeytan" olarak adlandırıyorlar. Bu hayvanla ilgili çok sayıda efsane vardır ve en popülerlerinden biri de geceleri bebek kaçırdıkları üzerinedir.

Bu, çoğu kişinin gördükleri an onları avlamalarına ya da öldürmelerine neden olmuş ve yerel yönetim onları korumaya çalışmak için adım atmak zorunda kalmıştır. Avlanma ve yaşam alanlarının tahrip edilmesi, azalan nüfuslarının ana nedenlerinden biridir. Araştırmacılar, vahşi doğada sadece 2.500 fossa kaldığını tahmin ediyor. Unvanları gerçek davranışlarıyla gerçekten aynı çizgide değildir. Fossalar, nispeten uysal hayvanlardır ve hatta bazı kişiler, onları evcil hayvan olarak beslemektedir. Sahiplerine karşı çok şefkatli olabilirler ve esaret altında yirmi yıla kadar yaşayabilirler. )

( ... cum/<>/< CRYPTOPROCTA FEROX )


- FİRAVUNLAŞMAK ile FİRAVUN/LUK ile FİRAVUN FARESİ ile FİRAVUN İNCİRİ


- FIRÇALAMAK ile FIRÇALAMA

( BRUSH vs. BRUSHING )

( علف هرزه ile مسواک زدن ile قلم مو ile تند گذشتن ile قلم مو زدن ile پاک کن زدن ile برس ile زدايش )

( ALAF NPARZEH ile MOSVAK ZADAN ile GHALAM MO ile TAND GOZASHTAN ile GHALAM MO ZADAN ile PAK KON ZADAN ile BARS ile ZADAYSH )


- FIRÇALAMAK ile FIRÇALANMAK ile FIRÇALATMAK ile FIRÇALAYABİLMEK ile FIRÇA/LIK ile FIRÇACI/LIK ile FIRÇALI


- FİRDEVS -ile

( CENNETLERİN ÂLÂSI, MAKSÛRE-İ RAHMÂN )


- FİRE ile FIRE[İng.]

( Ağırlık yitimi. | Bir iş yapılırken çıkan artık parça. | Eksik, noksan olan. İLE Ateş. )


- FİRE ile FİREZ


- FIRFIR ile FIRFIRLI ile FIRFIRSIZ


- FIRILDAK/LIK ile FIRILDAKÇI/LIK ile FIRILDAK ÇİÇEĞİ


- FIRIN ile/değil ETÜV[Fr.]

( ... İLE/DEĞİL Yiyecekleri, nesneleri, yüksek ısıyla sterilize ve dezenfekte etmekte kullanılan, kapalı aygıt. | Çeşitli eşyayı kurutmakta ya da temizlemekte kullanılan aygıt. | Mikropların üretilmesinde uygun sıcaklığı sağlayan kapalı aygıt. )


- FIRIN ile FIRINCI

( KILN vs. KILN MAN )

( درکوره پختن ile کورهپز )

( DARKOREH POKHTAN ile کورهپز )


- FIRIN ile HAMLAMA

( ... İLE Hamlama eylemi. | Çini toprağından yapılmış nesnelerin ilk pişirilişi. | Bu pişirmenin yapıldığı fırın bölümü. )


- FIRINLAMAK ile FIRINLANMAK ile FIRINLATMAK ile FIRIN/LIK ile FIRINCI/LIK ile FIRINLI ile FIRIN BOYA ile FIRIN KEBABI


- FIRKA:
SİYASİ PARTİ ile/||/<> TÜMEN


- FIRKA ile FIRKACI/LIK


- FİRKETELEMEK ile FİRKETE


- FIRLAMA ile PİÇ


- FIRLAMAK ile FIRLATMAK ile FIRLATILMAK ile FIRLATABİLMEK ile FIRLATIVERMEK ile FIRLAYIVERMEK ile FIRLAK


- FIRLAMAK ile YEKİNMEK

( ... İLE Davranmak, olduğu yerden fırlamak, ayağa kalkmak. )


- FIRLATILDI ile FIRLATMA

( HURLED vs. HURLING )

( پرتابه ile پرتاب )

( PORTABEH ile PORTAB )


- FİRMA KURMAK ile KURULUŞ ile BİRLEŞTİRİCİ ile KURUCU ile MADDİ OLMAYAN ile MADDİ OLMAYAN VARLIKLAR ile BEDENSİZLİK

( INCORPORATE vs. INCORPORATION vs. INCORPORATIVE vs. INCORPORATOR vs. INCORPOREAL vs. INCORPOREAL BEINGS vs. INCORPOREITY )

( بهم پيوستن ile غير جسماني ile تلفيق ile يکي شدني ile وابستهبهالحاق ile يکي سازنده ile حکمي ile بي جسم ile مجردات ile غير جسماني بودن )

( BACPAM PEYVASTAN ile غير جسماني ile TALFYGH ile YKY SHODANY ile VABASTEHABEHALHAQ ile YKY SAZANDEH ile HOKAMY ile BEY JASM ile MOJARDAT ile GHYR JASMANY BODAN )


- FİRMA ile SIKILAŞMAK ile SIKICA ile SERTLİK

( FIRM vs. FIRM UP vs. FIRMLY vs. FIRMNESS )

( پرقوام ile پايدار ile موسسه بازرگاني ile استوار ile مضبوط ile واثق ile رکين ile رست ile راسخ ile مستحکم ile محکم ile غرا ile پابرجا ile ثابت ile قرص ile پا برجاي ile استوار کردن ile پروپاقرص ile استحکام ile صلابت ile رزانت ile ثبات ile استواري ile محکمي )

( PARGHAVAM ile PAYDAR ile MOSESEH BAZORGANY ile ESTAVAR ile مضبوط ile VASAGH ile رکين ile RAST ile RASOKH ile MOSTAHKAM ile MOHKAM ile غرا ile PABARJA ile SABAT ile GHORS ile PA BARJAY ile ESTAVAR KARDAN ile PROPAGHORS ile ESTAHKAM ile SALABAT ile رزانت ile SOBAT ile ESTAVARY ile MOHKAMY )


- FİRMİCUTES ile/||/<> BACTEROİDETES

( Firmicutes gram pozitif bakteriler İLE Bacteroidetes gram negatif bakterilerdir. Firmicutes/Bacteroidetes oranı obezite ile ilişkili İLE bu oranın dengesizliği metabolik hastalıklara yol açar. )

( Jeffrey Gordon tarafından 2006 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1947-) (Ülke: ABD) (Alan: Gastroenteroloji, Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Bağırsak mikrobiyotasının obezite ve metabolizmadaki rolü) )


- FIRSÂD[Ar., Fars.] ile FIRSAT/FURSAT[Ar. çoğ. FIRAK] ile FISÂD/FASD[Ar.]

( Karadut. İLE Uygun zaman, elverişli durum, yararlanma sırası, elden kaçırılmayacak yararlı zaman, hal ve ilişki. | Nöbet. İLE Kan alma, damardan kan çıkarma. )


- FIRSAT ile/ve/||/<> BAHANE


- FIRSAT ile/ve/<> CESÂRET


- FIRSAT ile FIRSATÇI/LIK ile FIRSAT DÜŞKÜNÜ ile FIRSAT YOKSULU ile FIRSAT EŞİTLİĞİ ile FIRSAT DÜŞKÜNLÜĞÜ


- FIRSAT ile/ve ORTAM

( OPPORTUNITY vs./and AMBIENCE IN POTENTIAL )


- FIRSAT ile/ve ŞANS

( OPPORTUNITY vs./and CHANCE )


- FIRSAT ile/ve VESİLE

( OPPORTUNITY vs./and CAUSE )


- FIRSATÇI/ÇIKARCI ile/değil KÂMİL


- [ne yazık ki]
!FIRSATÇILAR ile/ve !KONFORCULAR


- FIRSATÇILIK ile/değil/yerine YARARCILIK

( [not] OPPORTUNISM vs./but PRAGMATISM
PRAGMATISM instead of OPPORTUNISM )


- FİRST COUNTABLE ile/||/<> SECOND COUNTABLE

( First her nokta sayılabilir basis, second uzay sayılabilir basis. )

( Formül: Local İLE global countable basis )


- FIRTINA[İt. < FORTUNALE] ile AYANDON[Yun.]

( Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. | Bu rüzgârın denizde ya da kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. | Güç atlatılan kötü durum. | Karşıt düşünce ya da durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı. İLE 28 Ocak'ta başlayan bir fırtına. )


- FIRTINA ile FİLİZKIRAN

( ... İLE Mayıs ayında, ağaçların filizlendiği mevsimde çıkan bir fırtına. )


- FIRTINA ile FIRTINALI ile FIRTINA KUŞU ile FIRTINA UĞRAĞI ile FIRTINA KUŞUGİLLER


- FIRTINA[İt. < FORTUNALE] ile KASIRGA

( Rüzgâr çizelgesinde hızı 34-40 deniz mili olan ve kuvveti 8 ile gösterilen, yağmur ve kasırga getiren çok güçlü rüzgâr. | Bu rüzgârın denizde ya da kum çöllerinde yarattığı dalgalanma. | Güç atlatılan kötü durum. | Karşıt düşünce ya da durumların yarattığı karışıklık, sıkıntı. İLE Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 ya da daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr. | Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku. )

( ÂSIFE ile İ'SÂR )

( ... ile BÂD-GERD )

( STORM vs. HURRICANE )


- FIRTINA ile KIRLANGIÇ FIRTINASI

( ... İLE Nisan ayının ilk günlerinde görülen fırtına. )


- FIRTINA ile LEYLEK FIRTINASI


- FIRTINA ile/ve/<> MİKRO PATLAMA

( ... İLE/VE/<> Yoğunluk ve atmosferdeki sıcaklık farkının çok farklı değerler ile artması ya da azalması [kilometre başına 9,8 °C'lik değişimler] ile açığa çıkan büyük basınçlarla yeryüzüne püskürtmesi biçiminde oluşmaktadır. [Burada oluşan yüksek sıcaklık değişimleri rastgele büyük hava sütunları oluşturmakta ve sıcaklık farkının artması ile hız kazanmaktadır.] )

( ... İLE/VE/<> )


- FIRTINA ile TURNAGEÇİDİ

( ... İLE Baharda esen bir fırtına. )


- FIRTINA ile URAĞAN[Karayip dili]

( ... İLE Beraberinde yağmur getirmeyen, güçlü fırtına. )


- FIRTINADAN ÖNCE ...:
DUVAR ile/değil/yerine/>< DEĞİRMEN
(İNŞÂ ETMEK)


- FİRÛZE[Ar.]/PİRÛZE[Fars.] -ile

( Nişabur'da çıkarılan açık mavi renkli bir mücevher. )


- FIS FIS ile FISFIS

( Gizli ve yavaş konuşulurken çıkan seleni anlatır. İLE Koku, ilaç vb. sıvıları püskürtmek için kullanılan araç. )


- FİŞ ile FİŞE


- FÎ-SEBÎL-İLLÂH -ile

( KARŞILIK BEKLEMEKSİZİN | ALLAH YOLUNDA )


- FİŞEK/LİK ile FİŞEKLİ ile FİŞEKÇİ/LİK ile FİŞEKSİZ ile FİŞEKLİKLİ


- FİŞFİKLEMEK ile KIŞKIRTMAK


- FISFISLAMAK ile FISFISLANMAK ile FISFISLATMAK ile FISFIS


- FİSHER ile/||/<> BİLGİSİ

( Fisher bilgi matrisi )

( Ronald Fisher tarafından 1922 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1890-1962) (Ülke: İngiltere) (Alan: İstatistik, Genetik) (Önemli katkıları: Wright-Fisher modeli, istatistiksel genetik) )


- FISILDAMAK ile FISILDANMAK ile FISILDAŞMAK ile FISILDAYABİLMEK


- FISILTI ile FISILTI GAZETESİ