ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.575 başlık/FaRk ile birlikte,
71.575 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(76/288)
- DÜZENSİZ ile DÜZENSİZLİK
( IRREGULAR vs. IRREGULARITY )
( بي نظم ile خلاف رويه ile نا مرتب ile بي ترتيب ile بيرويه ile بي حساب ile بي رويه ile بي قاعده ile بدون قاعده ile خاج از قاعده ile غير معمولي ile منحرف ile نادورهاي ile هپلي هپو ile يبس ile مکسر ile غير عادي ile يبوست ile بي نظمي ile بي قاعدگي ile بي حسابي ile بي ترتيبي ile نا منظمي )
( BEY NAZAM ile KHLAF ROYYEH ile NA MORTAB ile BEY TARATYBE ile BEYROYYEH ile BEY HASAB ile BEY ROYYEH ile بي قاعده ile بدون قاعده ile KHAJ AZ QAEDEH ile غير معمولي ile MONHERF ile NADOREHYAY ile هپلي هپو ile يبس ile MAKSAR ile غير عادي ile YBOST ile BEY NAZAMY ile BEY QAEDEGY ile BEY HASABY ile BEY TARATYBEY ile NA MONAZAMY )
- DÜZENSİZLİK İÇİNDE/Kİ DÜZEN ile/ve DÜZEN İÇİNDE/Kİ DÜZENSİZLİK
( REGULARITY IN DISORDER vs./and DISORDER IN REGULARITY )
- DÜZENSİZ/LİK ile/ve/||/<>/>/< BELİRSİZ/LİK
- DÜZENSİZLİK ile DÜZENSİZ ile DÜZENSİZ
( DISORDER vs. DISORDERED vs. DISORDERLY )
( اغتشاش ile بي نظمي ile نابهنجاري ile خلل ile اختلال ile بي انتظامي ile تبلبل ile بينظمي ile بي سبک ile هرکه هرکه ile مغشوش ile بي نظم ile بي ترتيب ile غير منظم ile بينظم ile شلم شوربا ile نا منظم ile اختلالي )
( EGHTASHASH ile BEY NAZAMY ile NABEHANJARY ile KHLEL ile AKHTELAL ile BEY ENTEZAMY ile تبلبل ile BEYNAZAMY ile BEY SABAK ile NPARKEH NPARKEH ile MOGHESHOSH ile BEY NAZAM ile BEY TARATYBE ile غير منظم ile بينظم ile SHALAM SHORBA ile نا منظم ile AKHTELALY )
- DÜZENSİZLİK ile DÜZENSİZLEŞTİRMEK ile DAĞINIK
( DISORGANIZATION vs. DISORGANIZE vs. DISORGANIZED )
( بهمريختگي ile بي نظم کردن ile بي سازمان ile نامرتب ile نامنظم ile شلخته ile بدون سازمان ile نابسامان ile نا مرتب )
( BACPEHMARYKHTGY ile BEY NAZAM KARDAN ile BEY SAZMAN ile NAMERTAB ile NAMANZAM ile SHALKHTEH ile BEDON SAZMAN ile NABSAMAN ile NA MORTAB )
- DÜZENSİZLİK ile KEŞMEKEŞLİK
( LACK OF REGULARITY vs. DISORDER )
- DÜZENSİZLİK ile/ve/değil/||/<>/< ÖLÇÜLEMEZLİK/HESAPLANAMAZLIK
- DÜZENTİ ile DÜZENTİLEME
- DÜZEY ile DERECE
- DÜZEY ile DÜZEYLİ/LİK ile DÜZEYSİZ/LİK ile DÜZEYSİZCE
- DÜZEY ile MUTLAK
( LEVEL vs. ABSOLUTE )
- DÜZGÜ/NORM[Fr. < NORME] ile/||/<> BİÇİM/FORM[Fr. < NORME]
( Yargılama ve değerlendirmenin kendisine göre yapıldığı ölçüt, uyulması gereken kural. | Önceden belirlenmiş kalıp; düzgü. @@ Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü. | Bir şeyin istenilen ve olması gereken durumu. | İstenilen şeylerin yazılması, doldurulması için hazırlanmış basılı belge. )
- DÜZGÜ ile DÜZGÜN/LÜK ile DÜZGÜLÜ ile DÜZGÜNCE ile DÜZGÜNCÜ/LÜK ile DÜZGÜNLÜ ile DÜZGÜSEL ile DÜZGÜSÜZ ile DÜZGÜNSÜZ
- UNIFORM FIELD[İng.] / CHAMP UNIFORME[Fr.] / GLEICHFÖRMIGES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN ALAN
- DÜZGÜN ÇİZGİSEL DEVİM ile/ve/||/<> DAİRESEL DEVİM
( Tanıtlı/sabit hızla düz bir çizgide devim. İLE/VE/||/<> Tanıtlı/sabit hızla bir çember üzerinde devim. )
- DÜZGÜN ÇOKGEN ile/||/<> YILDIZ ÇOKGEN
( Düzgün çokgen dışbükey tüm kenarlar eşit, yıldız çokgen içbükey yıldız şeklinde )
( Formül: İç açı = (n-2)180°/n (düzgün) İLE {n/k} notasyonu (yıldız) )
- GLEICHFÖRMIGE KREISBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DAİRESEL DEVİNİM
- DÜZGÜN DAİRESEL HAREKET ile DÜZGÜN DOĞRUSAL HAREKET
( Açısal hızın sabit kaldığı hareket. İLE Hız vektörünün yön ve büyüklüğünün doğru boyunca değişmediği [sabit kaldığı] hareket. )
( UNIFORM CIRCULAR MOTION vs. UNIFORM LINEAR MOTION )
( LE MOUVEMENT CIRCULAIRE UNIFORME avec LE MOUVEMENT lINÉAIRE UNIFORME )
( GLEICHFÖRMIGE KREISBEWEGUNG mit GLEICHFÖRMIGE LINEARBEWEGUNG )
- UNIFORM CIRCULAR MOTION[İng.] / MOUVEMENT CIRCULAIRE UNIFORME[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DAİRESEL HAREKET
- GLEICHFÖRMIGE GERADLINIGE BEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DOĞRUSAL DEVİNİM
- UNIFORM LINEAR MOTION[İng.] / MOUVEMENT RECTILIGNE UNIFORME[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DOĞRUSAL HAREKET
- UNIFORM PLANE WAVE[İng.] / ONDE PLANE UNIFORME[Fr.] / GLEICHFÖRMIGE EBENE WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN DÜZLEM DALGA
- OCTAHEDRAL[İng.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN SEKİZ YÜZLÜ
- DÜZGÜN SÜREKLİLİK ile/||/<> NOKTASAL SÜREKLİLİK
( Düzgün süreklilik global İLE noktasal süreklilik yerel özellik )
( Formül: ∀ε>0 ∃δ>0 ∀x iley: |x-y|<δ ⇒ |f(x)-f(y)|<ε )
- REGULAR REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION RÉGULIÈRE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZGÜN YANSIMA
- DÜZGÜN ile/ve/değil/||/<>/< DÜZ
( Bilgiye uzanan yol, hiçbir zaman, düz ve düzgün olmamıştır. )
- DÜZGÜN ile/ve/||/<> DÜZENLİ
- DÜZGÜN ile TERBİYELİ BİR ŞEKİLDE
( DECENT vs. DECENTLY )
( باحياء ile نجيب ile نجيبانه )
( باحياء ile نجيب ile نجيبانه )
- DÜZGÜN ile YAMUK
- ÂYÎNE-İ MÜSTEVÎ[Osm.] / PLANE MIRROR[İng.] / MIROIR PLAN[Fr.] / FLACHER SPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM AYNA
- PLANE WAVE[İng.] / ONDE PLANE[Fr.] / EBENE WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM DALGA
- SURFACE PLANE RÉFRACTANTE[Fr.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM KIRICI YÜZEY
- PLANOBERFLÄCHE BRECHEND[Alm.] ile/değil/yerine/= DÜZLEM YÜZEY KIRICI
- DÜZLEME/TESVİYE[Ar.]/AJÜSTAJ[Fr.] ile AJÜSTE[Fr.]
( Düzleme. İLE Pens ve büzgülerle gövdeye oturtulmuş giysi. )
- DÜZLEMEK ile DÜZLENMEK ile DÜZLETMEK ile DÜZLEŞMEK ile DÜZLEŞTİRMEK ile DÜZLEM ile DÜZLEMLİ ile DÜZLEMSEL/LİK ile DÜZLEK YAPI ile DÜZLEM KÜRE ile DÜZLEM GEOMETRİ
- DALGALAR:
DÜZLEMSEL ile/ve/||/<> AKIŞKAN ile/ve/||/<> RAYLEIGH YÜZEY ile/ve/||/<> ENİNE
(
)
- PLANAR CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= DÜZLEMSEL KROMATOGRAFİ
- DÜZLÜK ÜZERİNE YAPILAN RESİM ile KUBBE ÜZERİNE YAPILAN RESİM
- DÜZMEK ile DÜZMECE/LİK ile DÜZMECİ/LİK
- DÜZÜŞGEN" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SEVİŞKEN
- DÜZÜŞME ile/ve/=/<> (ENERJETİK) SPOR
- DÜZÜŞME ile GİDİP GELME
( SCREW vs. OSCILLATION )
- DÜZYAZI ile/ve ŞİİR/Şİ'R[Ar.]
( Anlatım. İLE/VE Yaratım. )
( Başka dile çevrilebilir. İLE Çevrilemezler ve/fakat yeniden/tekrar kurulabilir. )
( NESİR/MENSÛR ile/ve NAZIM/MANZUM )
( ... İLE/VE Zengin simgelerle, ritmli sözlerle, seslerin uyumlu kullanımıyla ortaya çıkan, hece ve durak bakımından denk ve kendi başına bir bütün olan edebî anlatım biçimi, manzume, nazım, koşuk. | Düş gücüne, hayale, imgeye, gönle seslenen, anı, duygu, coşku uyandıran, etkileyen şey. )
- DÜZYAZILARDA:
YALIN ile/ve SÜSLÜ ile/ve ORTA
- DÜZYAZININ GELİŞMESİ ile/ve/||/<> ARAÇLARIN, TEKNİKLEŞTİRİLMESİ
- DVESA -ile
( Tiksinti. )
- DWARF ile DWARFİSM / KRETEN/İZM
( Cüce. İLE Cücelik. )
- DYOGEN ile/ve KIBRIS'LI DYOGEN ile/ve ROMEN DYOGEN
( )
- DYSBİOSİS İLE EUBİOSİS İLE RESİLİENCE ile/||/<> MİKROBİYOM DENGESİ
( Mikrobiyal topluluk sağlığı. )
( Formül: Shannon çeşitlilik )
- E-BEND[İng.] / E-BIEGUNG, E-BOGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= E BÜKME/BÜKÜ
- NOYAU E[Fr.] ile/değil/yerine/= E ÇEKİRDEĞİ
- E-KERN[Alm.] ile/değil/yerine/= E-ÇEKİRDEK
- COURBURE EN E[Fr.] ile/değil/yerine/= E EĞRİLİĞİ
- E-CELL[İng.] / PILE E[Fr.] / E-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= E-GÖZESİ/HÜCRESİ, E PİLİ
- E/M RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= E/M ORANI
- E-ORBITAL[İng.] ile/değil/yerine/= E-ORBİTAL
- E-CORE[İng.] ile/değil/yerine/= E ÖZDEK
- E. COLİ NİSSLE 1917 ile/||/<> PATOJENİK E. COLİ
( E. coli Nissle 1917 probiyotik bir suş İLE patojenik E. coli hastalık yapıcıdır. Nissle 1917 bağırsak sağlığını korur İLE patojenik suşlar enfeksiyona neden olur. )
( Alfred Nissle tarafından 1917 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1874-1965) (Ülke: Almanya) (Alan: Mikrobiyoloji) (Önemli katkıları: Escherichia coli Nissle 1917 suşunu keşfetti, probiyotik tedavi) )
- E[Ar.] ile -E[Ar.]
( Elif harfinin üstün ve ince okunan biçimi. İLE Arapça sözcükleri dişil/müennes yapmaya yarar. )
- E ile KUMAŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Turuncu renkte, süslü bir kumaş. İLE ... )
- E1 ELİMİNASYON ile/||/<> E2 ELİMİNASYON
( E1 karbokasyon ara ürünlü, E2 eşzamanlı anti-periplanar )
( Formül: E1: v = k[RX] İLE E2: v = k[RX][B⁻] )
- E1 ile/||/<> E2
( E1 iki basamaklı İLE E2 tek basamaklı eliminasyondur )
( Formül: Karbkatyon İLE uyumlu )
- E5 ile/ve TEM
( E5 otoyolu. İLE/VE Avrupa otoyolu. [Transportation European Motorway] )
- EARNSHAW NAZARİYESİ[Osm.] / EARNSHAW THEORY[İng.] / THÉORIE D'EARNSHAW[Fr.] / EARNSHAW-THEOREM, EARNSHAWSCHE THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EARNSHAW KURAMI
- EB ile/||/<> EBEVEYN ile/||/<> EBEN AN CEDD ile/||/<> RABBE ile/||/<> ASABE-İ NESEBİYE/NESEBİYYE ile/||/<> MÜLTEKÂ-YI NESÂB ile/||/<> NESLEN BADE NESLİN ile/||/<> İRS
( Baba, ata. İLE/||/<> Ana, baba. İLE/||/<> Babadan oğula.[ebâ an cedd] İLE/||/<> Üvey ana. İLE/||/<> Kan ve soy yoluyla yakın/akraba. İLE/||/<> İki ya da daha çok kişinin kuşaklarının birleştiği kişi. İLE/||/<> Kuşaktan kuşağa. İLE/||/<> Soya çekim, verâset. )
- EBAD ile/ve/<> CİSİM
- EB'AD[Ar. < BA'D] ile EB'ÂD[Ar. < BU'D]
( Daha uzak. İLE Uzaklıklar, uzunluklar. )
- EBÂET[Ar. çoğ. ÂBÂ] ile EBÂİD[Ar. < EB'AD]
( Kamışlık.[yer] | Kamış. İLE En uzak.[yerler] | Yakın olmayan.[akraba] )
- EBÂRİK[Ar.] ile EBÂRÎK[Ar. < İBRİK]
( Kumlu, balçıklı.[yer] | Alaca atlar. İLE İbrikler, su kapları. )
- EBCED -ile
( ESKİ SÂMİ ABECE SIRASINA GÖRE DÜZENLENMİŞ, ARAPÇA'YA AİT SESLERİ GÖSTEREN İMLEÇ(HARF)LER EKLENMİŞ VE BU SIRAYA GÖRE İMLEÇLERE, BİRDEN ONA SIRA İLE, ONDAN YÜZE ONAR ONAR, YÜZDEN BİNE YÜZER YÜZER OLMAK ÜZERE BİRER SAYI DEĞERİ VERİLMİŞ OLAN ARAP İMLEÇLERİNİN DİZİLİŞ SIRASI VE BÜTÜNÜ. BU HARFLER SEKİZ GRUBA AYRILDIKTAN SONRA, ARALARINA SESLER KONULARAK ANLAMI OLMAYAN, FAKAT ARAP İMLEÇLERİNE KONU OLAN ŞU SEKİZ SÖZCÜK MEYDANA GETİRİLMİŞTİR. EBCED, HEVVEZ, HUTTÎ, KELEMEN, SA'FES, KARAŞET, SEHHAZ, DAZIG+LEN. )
- EBCED HESÂBI ile/değil EBCED
- EBCED'İN ANLAMLARI:
DÖRT ESAS ile DÖRT YAN
( Dört ana esas noktada:
1. Ebced(Elif, Ba, Cim)(Doğuda)(Allah, el-Bari, el-Celil, ed-Daim): Ey tâlib sen başla.
2. Hevvez(He, Vav, Za)(Batıda)(el-Hadi, el-Vehhab, el-Vedud): İşit.
3. Huttî(Ha, Tı, Ya)(Kuzeyde)(el-Hakim, el-Batın): Haberdâr ol.
4. Kelemen(Kâf, Lâm, Mim, Nun)(Güneyde)(el-Kerim, el-Latif, el-Melik, en-Nur: Söz öğren.
Dört yan noktada:
Sâ'fas(Sin, Ayn, Fa, Sad)(Kuzeydoğuda)(es-Selâm, el-Alim, el-Ferd, er-Rauf, es-Sabur): Çabuk öğren.
Karaşet(Kaf, Ra, Şın, Te)(Kuzeybatıda)(el-Kadir, er-Rahman, eş-Şehid, et-Tevvab): Tertiple oku.
Dahaz(Peltek Se, Hı, Zâl)(Güneydoğuda)(el-Varis, el-Habir, el-Müzill): Hakk'la tut.
Dâzığ(lan)(Dad, Zı, Gayn)(Güneybatıda)(ez-Zahir, el-Gafur): Tamâm eyle. )
- EBCED'İN ÇEŞİTLERİ:
KÜÇÜK EBCED HESABI(CÜMEL-İ SAĞİR) ile EN KÜÇÜK EBCED HESABI(CÜMEL-İ ASGAR) ile BÜYÜK EBCED HESABI(CÜMEL-İ KEBİR) ile EN BÜYÜK EBCED HESABI(CÜMEL-İ EKBER)
- EBCEL[Ar.] ile EBCER[Ar.]
( İri yapılı adam. İLE Büyük ve çıkık karınlı adam. )
- EBCET ile EBCET HESABI
- EBDÂN[Ar. < BEDEN] ile EBDÂN[Fars.]
( Gövdeler, tenler, nesneler. İLE Kavim, kabile. | Lâyık. )
- EBE ile/ve/||/<> DOULA
- EBE ile EBET
- EBE[Oğuz] ile/= EPE[QARLUK]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ana. )
- EBED ile/değil SONRA
- EBEDİ VARLIK ile SONSUZ ile SONSUZ CENNET ile SONSUZA KADAR ile SONSUZLUK
( ETERNAL BEING vs. ETERNAL vs. ETERNAL PARADISE vs. ETERNALLY vs. ETERNITY )
( لايزال ile ابدي ile ازلي ile بي زوال ile جاويد ile جاودان ile خالد ile جاودانه ile سرمد ile ذات لايزال ile خلد برين ile ابدالدهر ile دهر ile خلد ile ابد ile ازليت ile بي زماني ile جاوداني ile ازل ile ابديت )
( لايزال ile ABADY ile AZELY ile BEY ZAVAL ile JAVYD ile JAVDAN ile خالد ile JAVDANEH ile SARMAD ile ذات لايزال ile KHOLD BARYNE ile EBDOLDEHAR ile DAHAR ile KHOLD ile ABAD ile ازليت ile BEY ZAMANY ile JAVDANY ile AZEL ile ABADYT )
- EBED/Î, BENGİ[Ar.] ile/ve EZEL/Î[Ar. çoğ. AZAL]
( Sonu olmayan gelecek zaman. İLE/VE Öncesi olmayan geçmiş zaman. )
( Ezel ve ebed nedir? ŞİMDİ'dir! )
( Varlık'ın gelecekte takdir edilen zaman içerisindeki sınırsızca sürekliliği. İLE/VE Varlık'ın geçmişte takdir edilen zaman içerisindeki sınırsızca sürekliliği. )
( Ezel ve ebed, ikisi birden önsüzlüğü ve sonsuzluğu bildirir. )
( CÂVİDÂN ile/ve ... )
- EBEDİLEŞMEK ile EBEDİLEŞTİRMEK ile EBEDİ/LİK ile EBEDİ UYKU
- EBEGÜMECİ/PİNPİRİK ile AĞAÇ EBEGÜMECİ
( Çiçekleri ilâç, yaprakları sebze olarak kullanılan, kendiliğinden yetişen bir ot. İLE Ebegümecigillerden, boyu yüksek bir ot. )
( MALVA SILVESTRIS cum LAVATERE )
- EBEGÜMECİ ile MÜLÛHYÂ
( Çiçekleri ilâç, yaprakları, sebze olarak kullanılan, kendiliğinden yetişen bir ot. İLE Mülhiye, ebegümecine benzeyen bir sebze. )
( MALVA SILVESTRIS cum ... )
- EBEKİ ile/ve/||/<> EBEKİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Küçümsemek. İLE/VE/||/<> Azımsamak. )
- EBELİ ile EBELİK
- EBEVEYN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAKIM VEREN
- EBEVEYN["EBEBEYN/EVEBEYN" değil!] ile VELİ
- EBHAL[Ar. < BUHL] ile EBHÂR[Ar. < BAHR] ile EBHAR[Ar.]
( Daha/en/pek cimri/pinti/hasîs. İLE Denizler. İLE Ağzı/soluğu kötü kokan. )
- EBÎ[Ar.] ile EBİR/EBR[Ar.]
( Baba. İLE Bulut. )
- EBKÂR[Ar. < BİKR] -ile
( Bakire kızlar. )
- EBLAG[Ar. < BELİĞ] ile EBLAK[Ar. < BALIK]
( Olgunluk derecesine çok yakın olan, dah beliğ, en fasîh. İLE Alaca, bulaca. | Rengârenk. | Alabacak at. )
- EBLEC[Ar.] ile EBREC[Ar.]
( Açık kaşlı. | Nurlu, parlak, vuzuhlu. İLE Gözünün akı çok fakat güzel gözlü kişi. )
- EBLEH[Ar. < BELÂHET] ile EBLEK[Fars.]
( Pek akılsız, ahmak, bön, alık. İLE Alacalı. )
- EBLEHLEŞMEK ile EBLEH/LİK
- EBNÂ ile/||/<> EBNÂ-YI EBNÂ ile/||/<> HAFÎD ile/||/<> MAHDÛM ile/||/<> ZÂDE ile/||/<> BENÛN ile/||/<> BİN ile/||/<> BİNT ile/||/<> ASLAH/ESLAH ile/||/<> EKBER ile/||/<> KEBÎR ile/||/<> KEBÎRE
( Oğullar. İLE/||/<> Kız ve erkek çocukları/torunları tanımlar. İLE/||/<> Torun. İLE/||/<> Oğul, çocuk. İLE/||/<> Oğul, çocuk. İLE/||/<> Üç ya da daha çok çocuk. İLE/||/<> Oğul. İLE/||/<> Kız. İLE/||/<> En uygun [vakfiyelerde en uygun oğul]. İLE/||/<> Daha/en/pek büyük. [vakfiyelerde geçer]. İLE/||/<> Yaşça büyük. İLE/||/<> Büyük kız çocuk [vakfiyelerde geçer]. )
- EBNÂ[Ar.] ile ZÜRRİYET[Ar.]
- EBOB İLE EKOK ile/||/<> ORTAK BÖLEN VE KAT
( En büyük ortak bölen ve en küçük ortak kat. )
( Formül: gcd(a ileb) × lcm(a ileb) = ab )
- EBOB ile/||/<> EKOK
( EBOB en büyük ortak bölen İLE EKOK en küçük ortak kattır )
( Formül: GCD İLE LCM )
- EBONITE[İng.] / ÉBONITE[Fr.] / EBONIT, HARTGUMMI[Alm.] ile/değil/yerine/= EBONİT
- EBRÂR[< BERR] -ile
( HAYIR SÂHİPLERİ, İYİLER | DİNDARLAR, ÖZÜ SÖZÜ DOĞRU OLANLAR )
- EBREŞ[ABRÂŞ ya da EBRAS değil!]/BARAS/BERAS[Ar.] ile/ya da ŞELEL
( Gövdedeki beyaz lekeler, sam lekeleri. İLE Gövdedeki renkli lekeler. | İskorbüt.[< Fr. < Lat. < Rus. C vitamini eksikliği nedeniyle dermansızlık, zayıflık ve dişetlerinin yangısı gibi belirtilerle kendini gösteren hastalık.] )
- EBRULAMAK ile EBRU ile EBRUCU/LUK ile EBRULİ ile EBRULU
- EBSÂR[< BASAR] -ile
( GÖZLER, GÖRME HASSALARI )
- EBTAL[Ar. çoğ. EBÂTIL] ile EBTÂL[Ar. < BATTÂL]
( En boş, beyhûde. İLE Yiğitler, dövüşken erler. )
- EBTALE[Ar.] ile EDHAZA[Ar.]
- EBU'L BEŞER ile/değil/yerine EBU'L ERVÂH
- EBUL FET CAMİİ -ile
( Yedikule surlarının olduğu yerdeki yıkılmış camii. [İstanbul'un ilk camii] )
- EBÜ'L VAKT ile İBN-İ VAKT
- EB-ÜL-BEŞER -ile
( HZ. ÂDEM )
- EBÜLYOSKOP[Yun. EBULLIRE -ile
( Kaynamak. | SKOPEIN ile ABCDEF ( Gözetlemek.] ile ABCDEF ( Nesnelerin kaynama sıcaklığını saptamaya yarayan aygıt. )
- EBULLIOSCOPY[İng.] / ÉBULLIOSCOPIE[Fr.] / EBULLIOSKOPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= EBULYOSKOPİ
- EBYAZ ile BEYAZ
( Cüz. İLE Küll. )
- ECDYSOZOA ile/||/<> LOPHOTROCHOZOA
( Ecdysozoa kabuk değiştirme İLE lophotrochozoa trokofon larva. )
( Formül: Molting İLE trochophore )
- ECE -ile
( Kraliçe, melike. | Güzel kadın. )
- ECE ile ECEL ile ECEL TERİ ile ECEL BEŞİĞİ ile ECEL ŞERBETİ
- EÇE/EKE/EZE ile EÇİ ile EKEÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yaşça büyük kız kardeş. İLE Yaşça büyük olan erkek kardeş. İLE Halkın kız kardeşi(uht-ul-kavm).[Bilgece davranan küçük kız çocuğu.] )
- ECEL[Ar. çoğ. ÂCÂL] ile ECELL[Ar. < CELÎL]
( Belirli olan süre/vâde. Ömrün sonu, hayatın son anı. İLE Çok büyük, en ulu. )
- ECEL ile/ve/||/<>/> AMEL ile/ve/||/<>/> EMEL
- ECEL[Ar.] ile MÜDDET[Ar.]
- ECHEL[Ar. < CÂHİL] ile ECHER[Ar.]
( Çok cahil. | Nâdân, aksi kişi. İLE Son derece güzel hanım. | Gündüz iyi görmeyen, kamaşık gözlü adam. )
- ECİNNİ ile ECİNNİ TAİFESİ
- ECİR/ECR[Ar. < UCÛR] ile ECÎR[Ar. < ECR]
( Bir iş/hizmet karşılığında verilen şey. | Âhirete ait ödül/mükâfat, sevap. | Ücret. İLE Ücretle çalışan, gündelikçi. )
- ECİR[Ar. < ECR] ile/ve/||/<> LÜTUF
- ECİRGAT ile AMELE
- ECKERT NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ECKERT[Fr.] / ECKERT-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ECKERT SAYISI
- ECLA'[Ar.] ile ECLÂ[Ar. < CELÎ]
( Kısa dudaklı ve miskin adam. İLE Pek belirli, çok âşikâr. )
- ECMA'U[Ar.] ile CEM'[Ar.]
- ECONOMETRICS ile/||/<> PURE ECONOMICS
( Econometrics istatistiksel yöntemlerle ekonomik verileri analiz ederken İLE pure economics kuramk ekonomik modeller geliştirir )
( Formül: Regression analysis )
- ECR-İ AZÎM ile/ve ECR-İ KERÎM
( Düşünebileceğinin ötesinde verilen. İLE/VE Hiç düşün(e)mediğinin verilmesi. )
- ECR-İ HASS ile/ve/<> ECR-İ MÜŞTEREK
- ECT-/ECTO- ile/||/<> -ECTASİA/-ECTASİS ile/||/<> -ECTOMİZE ile/||/<> -ECTOMY ile/||/<> -CENOSİS ile/||/<> -STEREİSİS ile/||/<> ECTRO-
( Dış, dışta, olmaksızın. İLE/||/<> Dilatasyon, genişleme. İLE/||/<> Eksizyondan uğrama. İLE/||/<> Cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Akıntı, cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Bir bölümün cerrahi olarak çıkarılması, eksiklik. İLE/||/<> Doğuştan, konjenital olarak eksik. )
- ECZA ile ECZACI/LIK ile ECZALI ile ECZA DOLABI ile ECZA KUTUSU ile ECZA ÇANTASI ile ECZALI PAMUK ile ECZACI KALFASI ile ECZACI TEKNİSYENİ ile ECZACI MESUL MÜDÜRÜ
- ECZANE ile/değil APOTHEKE[Yun.]
( ... İLE/DEĞİL Eski Yunan ve Roma evlerinde, yiyecek ambarı ve özellikle şarap mahzeni. )
- ECZEM[Ar. < CÜZÂM] ile ECZEM[Ar.]
( Cüzâmlı, miskinlik illetine uğramış olan. | Parmakları ya da eli kesik kişi. İLE Burnu kesilmiş. )
- ED ile ED
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İşlenmiş, üretilmiş herhangi bir şey. [Süslü bir kumaş ya da benzerleri.] İLE İyiye işaret olan herhangi bir şey. )
- EDÂ ile EDÂ
( Davranış, tavır. | Naz, işve. | Anlatış yolu. İLE Verme, ödeme. | Namazı kılma, yerine getirme. )
- EDA ile EDAT ile EDATLI ile EDAT GRUBU ile EDAT TÜMLECİ ile EDATLI TÜMLEÇ
- EDÂ[Ar.] ile İBLÂĞ[Ar.]
- EDÂ ile/ve/<>/değil KAZÂ
( Namazın, vaktinde kılınması. İLE/VE/<>/DEĞİL Vaktinde edâ edilemeyen namazın, başka bir vakitte farzının kılınması. )
- EDDY CURRENTS[İng.] ile/değil/yerine/= EDDY AKIMLARI
- EDDY DIFFUSION[İng.] ile/değil/yerine/= EDDY DİFÜZYONU
- EDEB[çoğ. ÂDÂB] -ile
( İYİ TERBİYE, NEZÂKET, ZARÂFET | ELİNE, DİLİNE, BELİNE SAHİP OLMAK [ELİF, DAL, BE] | DAVET, ÇAĞRI | ÜST SEVİYE AHLÂKI | ALLAH'A YAKLAŞMANIN ÖLÇÜSÜ )
- EDEB ile/ve ÂDÂB
( Elif, Dal, Be. Edebli olmak, eline, diline, beline sahip olmak anlamını taşır. İLE/VE Edeb'in çoğulu. )
( Âdap eksikliği, öze dair bilginin eksikliğindendir. )
( EDEB YÂ HÛ )
- EDEB ile/ve/||/<> AHLÂK ile/ve/||/<> MATEMATİK
( İnsanlığın gelişimindeki/tarihindeki üç önemli eşik. )
- EDEB ile/ve EMNİYET
- EDEB ile/ve ERKÂN
( Muktezâ-yı hal üzere söylemek ve eylemek. İLE/VE ... )
- EDEB ile/ve/<> HAYÂ
( : ZİNNÛREYN )
- EDEB ile/ve KORKU
- EDEB ile/ve/<> SAMİMİYET
( Ne kadar samimi olunsa da edebten uzaklaşmamak gerekir! )
- EDEB ile/ve USÛL
- EDEB ile/ve/<> ZARÂFET
- EDEB-İ HAKİKAT ile/ve/||/<>/> EDEB-İ CEMÂL
- EDEBÎ (OLAN) ile/ve/||/<>/>/< EBEDÎ (OLAN)
- EDEBÎ (OLAN/LAR, ALAN/LAR, KONU/LAR) ile/ve/<> MANEVÎ (OLAN/LAR, ALAN/LAR, KONU/LAR)
- EDEBÎ TANIM/YAKLAŞIM ile FELSEFÎ TANIM/YAKLAŞIM
- EDEBÎ ZENGİNLİK ile/ve FELSEFÎ FAKİRLİK
- EDEBİ ile EBEDİ
- EDEBİ ile EDEBİ DİL ile EDEBİ ESER ile EDEBİ SANAT
- EDEBİLMEK ile EDEPLENMEK ile EDEPLENDİRMEK ile EDEPSİZLEŞMEK ile EDE ile EDEP ile EDER ile EDEPLİ/LİK ile EDEPSİZ/LİK ile EDEP YERİ ile EDEPSİZCE ile EDEPLİ EDEPLİ
- EDEBİYAT ile/ve EDEBÎYAT
( Dili, dildeki göstergeleri, dil üzerinden ve dil aracılığıyla dile getirmenin dili. İLE/VE Tasavvufun dile getirilişi. )
- EDEBİYAT ile EDEBİYATÇA ile EDEBİYATÇI/LIK ile EDEBİYAT BİLİMİ ile EDEBİYAT TARİHİ ile EDEBİYAT BİLİMCİ
- EDEBİYAT ile/ve TARİH
( Bilim olarak görülmese de her âlimin bilmesi gerekir. )
- EDEBİYAT[Ar.] ile/=/||/<> YAZIN
( "EDEB" sözcüğünün uzatmalı -Î eki ile "Edeb'e ait olan", "Edeb alanında bulunan" anlamının, -YÂT eki [Türkçe'deki -SEL eki] ile çoğulu olarak kullanımıdır.
Bir şeyi düşünür, dile getirir ve yazarken, paylaşıma, aktarıma sokarken sahip olunması gereken dikkat, incelik(rikkat), titizliklerin önemini eserde yansıtmak üzere vurgu olarak ve -çoğul olarak ifade edilişiyle- önemini işaret etmek üzere bu adı almıştır.
[ Bugünkü Türkçe kullanımıyla "YAZIN" olarak, niteliksel özelliğinden çok
nesnesinin üzerinden tanımlanmaktadır. ] )
- EDEBİYATTA/ŞİİRDE:
ÇİFT DİLLİLİK ile ÇİFT DİLLİLİK ile ÇİFT DİLLİLİK
( Sanatın kendi özgür yapısında. İLE Siyasi baskı altında. İLE Bilinçdışında. )
( Sanatın kendi olanakları açısından. İLE Siyasi baskılar altında oluşmuş, bilinçli anlamda kurulmuş olan. İLE Bilinçdışına atılmış simgelerin etkileşimli ve travmatik dışavurumları ile. )
- EDEB(SİZ/LİK) ile/ve AHLÂK(SIZ/LIK)
( İçte. İLE/VE Dışta. )
( [olmaması] Ayıptır. İLE/VE Suçtur. )
( [olmaması] Açıkça yapılır. İLE/VE Gizlice yapılır. )
( [olmamasında] Utanmaz. İLE/VE Utanır. )
( [olmamasında] İğrenilir. İLE/VE Kızılır. )
( Kavramsal/kurumsal/meslekî. İLE/VE Kişisel. )
( Çoğul. İLE/VE Tekil. )
- EDEN BULUR (KADER[Ar. < KADAR]/KARMA[Hintçe]) ile/ve/||/<>/> NE EKERSEN, ONU BİÇERSİN
- EDEN / KILICI -ile
( AGENT )
- EDENLİ EDİLGEN ile EDENSİZ EDİLGEN
( PERSONAL PASSIVE vs. IMPERSONAL PASSIVE )
- [ne yazık ki]
EDEPSİZ ile/değil/yerine/>< EDEPLİ
( Bildiği sözcükler kadar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Bilmediği sözcükler kadar. )
- EDEPSİZ/LİK ile/ve/||/<> AHLÂKSIZ/LIK
- EDEPSİZLİK" ile/değil/yerine COŞKU
- EDEPSİZ/LİK ile/ve/değil/||/<> MÜSTEHCEN/LİK
- EDEYÂN[Fars.] -ile
( Çok koşan hayvan. )
- EDGE ile/ve/||/<> FRINGE
( Eşik. İLE/VE/||/<> [Kuantum] Işık/parçacık yansımalarının arasındaki [0 | arasındaki] eşik. )
- EDİB ile MUHARRİR
- EDİLGEN ALICI ile/ve/değil/yerine/<>/< ETKİN KURUCU
- EDİLGEN ile/ve/değil/||/<>/< ETKİN OL(A)MAYAN
- EDİLGEN ile ETTİRGEN
( PASSIVE vs. CAUSATIVE )
- EDİLGEN ile GAİB
- EDİLGENLEŞMEK ile EDİLGENLEŞTİRMEK ile EDİLGEN/LİK ile EDİLGEN FİİL ile EDİLGEN ÇATI ile EDİLGENLİK EKİ
- EDİLGEN/LİK(PASİF/LİK) ile/ve/değil TAM YERİNDE OLMAK
- EDİLGİ ile EDİLGİN/LİK
- PASSIVE COMPONENT[İng.] ile/değil/yerine/= EDİLGİN BİLEŞEN
- EDİLMEK ile EDİNMEK ile EDİNİLMEK ile EDİNDİRMEK ile EDİLEBİLMEK ile EDİNEBİLMEK ile EDİNİVERMEK ile EDİ ile EDİK ile EDİM ile EDİP ile EDİMLİ ile EDİMSEL/LİK ile EDİMSİZ ile EDİMSELCİ/LİK ile EDİM BİLİMİ
- EDİM ile/ve EYLEM
( ACT vs./and ACTION )
- EDİM ile/ve İŞLEV
( ACT vs./and FUNCTION )
- EDİNİLEBİLİR ile ELDE ETMEK ile BİLGİ EDİNMEK ile EDİNİLMİŞ ile KAZANILMIŞ BAĞIŞIKLIK ile EDİNME ile ALICI
( ACQUIRABLE vs. ACQUIRE vs. ACQUIRE KNOWLEDGE vs. ACQUIRED vs. ACQUIRED IMMUNITY vs. ACQUIREMENT vs. ACQUIRER )
( قابل حصول ile اندوختن ile علم اندوختن ile فرا گرفته ile مکتسب ile اکتسابي ile يمني اکتسابي ile فرا گيري ile اندوزنده )
( GHABEL HOSUL ile ANDOKHTAN ile ALAM ANDOKHTAN ile FARA GARAFTEH ile مکتسب ile اکتسابي ile يمني اکتسابي ile FARA GYRY ile اندوزنده )
- EDİN(İL)ME ile/ve/<> ERİŞ(İL)ME
- EDİNİM ile ÇIKARIM
( TO OBTAIN vs. INFERENCE )
- EDİNME ile İLERLEMEK ile KAFAYI BULMAK
( GETTING vs. GETTING AHEAD vs. GETTING HIGH )
( اکتساب ile جلو افتادن ile جلو زدن ile تخدير )
( EKTESAB ile JELO AFTADAN ile JELO ZADAN ile تخدير )
- EDİRNE ile EDİRNELİ/LİK
- EDISON-AKKUMULATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= EDİSON AKÜMÜLATÖRÜ
- EDISON BATTERY[İng.] / BATTERIE D'EDISON[Fr.] ile/değil/yerine/= EDİSON BATARYASI
- ED'İYE[< DUÂ] ile/ve/<>/> HEDİYE
( Yalvarmalar, yakarmalar. İLE/VE/<>/> Armağan. )
- EDİZ ile EDİZ TAG ile EDİZ YER ile EDİZLİK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Herhangi bir şeyin yükselmiş durumu. İLE Aşılamayan dağ. İLE Yüksek yer. [Yüksek başka bir şey için de kullanılabilir.] İLE Yükselti, yükseklik. )
- EDMUND HALLEY ile/ve/||/<> ROBERT HOOKE ile/ve/||/<> CRISTOPHER WREN
- EDRA'[Ar.] -ile
( Başı kara, gövdesi beyaz hayvan. )
- EDTA, ETHYLENEDIAMINETETRAACETIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= EDTA, ETİLENDİAMİNTETRAASETİK ASİT, EDTA
- EDVAR ile EDVAR MUSİKİSİ
- EF'AL:
SIHHAT ile/ve/||/<> İNİKAT ile/ve/||/<> NİFAZ ile/ve/||/<> LÜZÛM
( LEGALITE avec/et/||/<> CONCLUSION avec/et/||/<> VALIDITE avec/et/||/<> NECESSITE D'EXECUTION )
- EF'AL ile/ve AMEL
- EF'AL ile AMEL
- EFDAL[Ar. < FÂDIL/FÂZIL] ile EFDÂL[Ar. < FAZL]
( Daha erdemli/fazîletli. | En üstün/âlâ. İLE Fazlalar/ziyâdeler. | İyilikler, ihsanlar, meziyetler, lütûflar. )
- EFDAL ile/ve EKMEL
- EFDAL ile HAYIR/LI
( ... İLE Bu varken buna bakılmaz anlamında kullanılır. )
- EFEKT ile EFEKTİF ile EF(F)EKTÖR
( Etki. İLE Etkin, etkili. İLE Etkileyen. )
- EFEKTİF ile EFEKTİF KUR ile EFEKTİF ALIŞ ile EFEKTİF DÖVİZ ile EFEKTİF FİYAT ile EFEKTİF SATIŞ ile EFEKTİF TALEP
- EFEMİNE ile METROSEKSÜEL
- EFENDİLEŞMEK ile EFENDİ/LİK ile EFENDİM ile EFENDİCE ile EFENDİ EFENDİ
- EFERVESAN ile COŞKULU
( EFFERVESCENT vs. EFFERVESECE )
( گازدار ile گاز دادن )
( GAZDAR ile GAZ DADAN )
- EFFERVESCENT[İng.] ile/değil/yerine/= EFERVESAN
- BRAUSEND, SPRUDELND[Alm.] ile/değil/yerine/= EFERVESANT NESNE
- EFFAK[Ar.] ile EFFÂK[Ar. < İFK]
( Ticaret için tüm dünyayı gezen. İLE Fazla iftirâ eden. )
- EF(F)ERENT ile EF(F)ÜZYON
( Götüren. İLE Sıvı [birikimi]. )
- EFFICACY ile EFLÜKS/EFFLUX
( Etkinlik. İLE Dış atım. )
- EFGÂN -ile
( Bağırıp çağırma, feryâd. )
- EFHÂM[Ar. < FEHM] ile EFHAM[Ar. < FEHÎM]
( Zihinler, anlamalar, idrâkler. İLE En ulu, çok şeref sahibi, daha fehâmetli. )
- EFHÂS[Ar. < FAHS] ile EFHÂZ[Ar. < FAHZ]
( Herşeyin içi/boşlukları. İLE Yakın akrabalar. )
- EFHÂS[Ar.] ile EFHÂZ[Ar. < FİKR]
( Daha fakir ve muhtaç. İLE Düşünceler. )
- EF'Î-İ MÜCELCEL ile EF'Î-İ MÜNAKKAŞ
( Çıngıraklı yılan. İLE Alaca derili engerek yılanı. )
- EFİLEMEK ile EFİL EFİL
- EFİN TEFİN -ile
- EFKARLANMAK ile EFKAR ile EFKARLI/LIK
- EFLÂK -ile
( ROMANYA )
- EFLÂK[Ar. < FELEK] ile EFLÂK[Ar. < FİKR]
( Gökler, semâlar, felekler, küreler, zamanlar. | Bahtlar, tâlihler, kaderler. İLE Osmanlı döneminde, merkezi Bükreş olan, iki memleketten bir kısım. )
- EFLATUN ile EFLATUNİ
- EFRA'[Ar.] ile EFRÂH[Ar. < FERH] ile EFRÂH[Ar. < FERAH]
( Vesveseli, kuruntulu. | İşi gücü olmayan. İLE Piliçler. | Piçler. İLE İç açıklıkları, sevinmeler. )
- EFRÂD-I ZİHNİYE ile EFRÂD-I HARİCİYE
- EFRÂS[Ar. < FERES] ile -EFRÂZ/FİRÂZ[Fars.]
( Atlar, beygirler, kısraklar. İLE Kaldıran, yükselten. )
- EFRÛZ[Fars.] ile -EFRÛZ[Fars.]
( Parıltı, şûle. İLE Aydınlatan, parlatan. | Tutuşturan, yakan. )
- EFSANE ile/ve/||/<> ECZANE
- EFSÂNE CÛ/Y[Fars.] ile EFSÂNE GÛ/Y[Fars.]
( Efsâne arayan/arayıcı. Boş vakit geçirmek isteyen. İLE Masal söyleyen, saçmasapan söyleyen. )
- EFSANE ile EFSANEVİ ile EFSANELER
( LEGEND vs. LEGENDARY vs. LEGENDS )
( افسانه ile اسطوره ile اساطيري ile اساطير )
( AFSANEH ile OSTOREH ile ASATYRY ile ASATYR )
- EFSÂNE ile/||/<> ESÂTİR ile/||/<> KISSA ile/||/<> HİKÂYE ile/||/<> HABER ile/||/<> MASAL
( Güzelliğin ileri derece etkileyici niteliği. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )
( ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Kendi deneyimini anlatmak. İLE/||/<> İkinci elden aktarmak/anlatmak. İLE/||/<> Olmuşu aktarmak/anlatmak. İLE/||/<> ... )
- EFSANE ile MASAL
( Türkiye/Türkçe Masal Haritası'nı görmek için burayı tıklayınız... )
- EFSANELEŞMEK ile EFSANELEŞTİRMEK ile EFSANELEŞTİRİLMEK ile EFSANE ile EFSANELİ ile EFSANESİZ
- EFSÂNEVÎ ile/ve/||/<> ÂBİDEVÎ
- EFSANEVİ ile MUHTEŞEM KUŞ
( FABULOUS vs. FABULOUS BIRD )
( شگفت آور ile افسانهوار ile افسانه اي ile افسانه آميز ile سيمرغ )
( SHGOFT AVAR ile AFSANEHAVAR ile AFSANEH AY ile AFSANEH AMYZ ile SYMORGH )
- EFSÛN[Fars.] ile EFZÛN[Fars.]
( Gözbağcılık, "büyü", "sihir", arpağ. İLE Fazla, çok, yukarı, aşkın. )
- EFSUNLAMAK ile EFSUN ile EFSUNCU/LUK ile EFSUNLU
- EFŞÜRDE[Fars.] ile EFŞÜRE[Fars.]
( Sıkılmış, posası çıkarılmış şey. İLE Öz, uşâre. )
- EFZÂ'[Ar. < FEZÂ] ile -EFZÂ/-FEZÂ[Fars.] ile EFZAH/EFDAH[Ar. < FAZÎH] ile EFZÂR[Fars.]
( Korku ile bağırmalar. İLE Artıran, çoğaltan. İLE Daha/pek rezil. İLE Ayakkabı, kundura. | Gemi yelkeni. | Sanatçıların kullandıkları aletler. | Yemeğe konulan baharat. )
- EGALE[Fr. < ÉGALE | İng. < EQUAL] ile ANGAJE/ENGAJE[Fr./İng. < ENGAGÉ]
( Her ne kadar "yinelemek/tekrar" olarak bilinse ve kullanılsa da "eşitlemek/eşit değer" köküyle düşünmek ve anlamak gerekir. İLE Bağlamak, bağlanmak, ilişkilenmek, yer tutmak, işe almak/girmek. )
- EĞDİRMEK ile EĞDİRTMEK ile EĞDİREBİLMEK
- EĞE -ile
( Göğüs kafesini oluşturan kemiklerden her biri. )
- EĞE KEMİĞİ[AZM-İ DIL'Î] -ile
( (HZ. ADEM'İN) SOL KABURGA(SI) )
- EĞE ile EĞE
( Göğüs kafesini oluşturan, arkadan omurgaya, önden de göğüs kemiğine eklenen, uzun, yassı ve eğri kemiklerden her biri, kaburga. İLE Madenleri, tahtayı vb. yontmak, düzeltmek, perdahlamak için kullanılan, sert, ensiz, çelik araç. )
(1996'dan beri)