Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 58.713 başlık/FaRk ile birlikte,
58.713 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(7/236)


- AKIL ile/ve/> ÂKİL ile/ve/> ÂKİL

( Us. İLE/VE/> Aklı başında. Kendi "aklını", evrenin aklıyla birleştirmiş/bütünleştirmiş kişi. İLE/VE/> Yiyen/yiyici, obur. )


- ÂKİL ile/ve ÂŞIK


- AKIL ile/ve/değil/||/<>/>/< BİLGİ

( "Monolog". İLE/VE/DEĞİL/||/<>/>/< Diyalog. )

( [not] REASON vs./and/but/||/<>/>/< INFORMATION/KNOWLEDGE )


- AKIL ile/ve/||/<> BİLGİ ile/ve/||/<> HİKMET

( Akıl kavramsal olup akla; Bilgi simgesel olup sezgiye; Hikmet mistik olup iç görüye ve iç deneyime hitap eder. )

( Aklın bilgiye ve hikmete kavuşması, neredeyse tüm uygarlıklarda ortak olarak Güneş, Işık, Nur simgeleri ile belirtilmektedir. )

( Genç ve kuvvetli iken uyanmayan ve uyandığı zaman çaba göstermeyen, böylelikle tembelliğe ve karar yoksunluğuna düşen kişi, hiçbir zaman hikmet yolunu bulamaz. )

( Gölgesinin, bir kişiyi izlemesi gibi, saf olan akılla konuşan ve davranan kişiyi de sevinç izler. )

( Uyanmak için bir şoku beklemeyen, akıllıdır. [ki bu çok sert olabilir] )

( Herşeyin akılla kavranamayacağını akıl edemeyen, akılsızdır. )

( Hikmetin dili, simge ve sükûttur. )

( HİKMET: Cehaleti kaldıran herşey! )

( HİKMET: Kuramsal aklın erdemi. )

( Wise is he who does not wait for a shock, which can be quite rude. )

( REASON vs./and/||/<> KNOWLEDGE vs./and/||/<> WISDOM )


- AKIL ile/ve/<> BİLİNÇ(ŞUUR)

( Akıl, bilincin, birincil aracıdır. )

( Yıkılmaya uygun/lâyık bir "akla" sahip ol! )


- AKIL ile CEHÂLET

( Akıllı olduğu için şeytanı ahmağa tercih ederim ama şeytana uymam. )

( Akılsız dostun olacağına, akıllı düşmanın olsun. )

( Eğer akıl resmedilebilseydi güneş karanlığa gömülürdü; cehalet resmedilebilseydi gece onun yanında aydınlık kalırdı. )


- AKIL ile/ve DAYANÇ/SABIR

( REASON vs./and PATIENCE )


- AKIL ile/ve/<> DOĞA

( Doğa, kolayı değil en kolayı tercih eder. )

( REASON vs./and/<> NATURE )


- AKIL ile/ve/<> DÜZEN/TERTİP

( AKIL: Bağ, Bağlamak. Uygun olanı, uygun olana bağlamak. )

( AKIL: Bilinen(ler)den hareket edip bilinmeyen(ler)i tespit etmek. )

( Akıl, eşik(te)dir/berzah(ta)dır. )

( Akıl yorulmazsa gövde zor yorulur. )

( REASON vs./and/<> ARRANGEMENT )


- AKIL ile/ve/<>/= EYLEM

( Kişi, eylem varolanıdır. )

( AKIL: Eylemler(imiz)e düzen verme/katma. )

( REASON vs./and/<>/= ACTION )


- AKIL ile/ve/değil FAAL AKIL

( [not] REASON vs./and/but ACTIVE REASON )


- AKIL ile/ve/||/<> FİKİR

( Varolanları[mevcudu] bilmek. İLE/VE/||/<> Varlığı[vucudu] bilmek. )

( REASON vs./and/||/<> IDEA )


- AKIL ile/ve/<> HAKİKAT

( Akıl çırpınıp âciz kalacak ki, hakikat, bu aczin sonunda meydana çıksın. )

( REASON vs./and/<> TRUTH )


- AKIL ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR


- AKIL ile/ve/değil/<> İMAN SAHİBİ

( Tartışır. İLE/VE/DEĞİL/<> Tartışmaz. )


- AKIL ile/ve İSTİDLÂL

( a) Felsefe, b) Kelâm )


- AKIL ile/ve/<> KALP


- AKIL ile/ve/<> KALP

( Su. İLE/VE/<> Toprak. )

( Kalbi ayrı olanların, aklı bir olmaz. )

( Water. VS./AND/<> Land/Soil. )

( REASON vs./and/<> HEART )


- AKIL ile/ve/||/<> KANIT

( REASON vs./and/||/<> EVIDENCE )


- AKIL ile/ve/değil/yerine KULLANILAN/UYGULANAN AKIL


- AKIL ile/ve/> NAKİL

( Önce. İLE/VE/> Sonra. )

( Evvel. İLE/VE/> Müevvel[< te'vil][yoruma açık]. )


- AKIL ile/ve NAZAR

( el-NAZAR: Düşünmek aklın bilinmeyenden bilinmeyene doğru yaptığı harekettir. )

( LOCKE[YANSI/REFLEKSİYON] ile DESCARTES )

( Bkz. H. ZİYÂ ÜLKEN - İSLÂM DÜŞÜNCESİ - ÜLKEN YAY. )


- AKIL ile/ve/<> ORTAK AKIL

( Aklınızı kullanma cesâretini gösteriniz! )

( REASON vs./and/<> COMMON REASON )


- AKIL ile/ve RIZÂ


- AKIL ile/ve/<> SEZGİ

( Dışı kavrar. İLE/VE/<> İçi kavrar. )

( Varolana düzen verir. İLE/VE/<> ... )

( Açıklayıcı, düzenleyici. İLE/VE/<> Yaratıcı. )


- AKIL ile/ve STRATEJİ

( REASON vs. STRATEGY )


- AKIL ile/ve/||/<> TANRI


- AKIL/KAVRAM ile/ve/||/<>/> TEFEKKÜR/TERTİB ile/ve/||/<>/> MÂRİFET ile/ve/||/<>/> İLİM

( İki şey/işaret/alâmet arasında bağlantı/ilişkilendirme/birleştirme. İLE/VE/||/<>/> Düşünceleri belirli bir düzen içinde sağlamak. | İşaretleri/alâmetleri düzenlemek. İLE/VE/||/<>/> Kavramlar arası ilişkiler ya da her iki kavram arasındaki ilişki. İLE/VE/||/<>/> Tümel çıkarım/yargı. )


- AKIL ile/ve VAHİY

( Mum ile güneş aranmaz, akılla da vahiy tartılmaz. )

( REASON/MIND vs./and VAHIY )


- AKIL ile/ve YANSIZLAŞTIRMA

( REASON vs./and NEUTRALIZING )


- AKIL ile ZEKA ile ENTELEKTÜEL ile AYDINLAR ile İSTİHBARAT ile İSTİHBARAT BÜROSU ile ZEKA TESTİ ile ZEKİ ile ENTELİJANSİYA ile ANLAŞILIR

( INTELLECT vs. INTELLECTS vs. INTELLECTUAL vs. INTELLECTUALS vs. INTELLIGENCE vs. INTELLIGENCE BUREAU vs. INTELLIGENCE TEST vs. INTELLIGENT vs. INTELLIGENTSIA vs. INTELLIGIBLE )

( عقل ile قوه درک ile خرد ile الباب ile روشنفکر ile عقلي ile معنوي ile آدم باذوق ile عقلاني ile عقلايي ile روشن فکران ile درايت ile شعور ile اطلاعاتي ile هوشمندي ile ذکاء ile خوشفکري ile فراست ile آگاهي ile مشعر ile هشياري ile هوش ile اداره اطلاعاتي ile آزمايش هوش ile باشعور ile با هوش ile تيز هوش ile کاردان ile هوشمند ile باکله ile هشيار ile باهوش ile عاقل ile با عقل ile ذکي ile طبقه روشنفکر ile مفهوم ile قابل فهم )

( AGHAL ile GHOOH DARK ile KHARD ile الباب ile ROSHNAFKAR ile AGHALY ile MANOY ile ADAM BAZOGH ile AGHALANY ile AGHALAYY ile ROSHEN FEKRAN ile DARAYT ile SHOUR ile ETLAATY ile TEOOSHMANDY ile ZEKA ile KHOSHAFKARY ile FARAST ile AGAHY ile MOSHER ile NPASHYARY ile TEOOSH ile EDAREH ETLAATY ile AZMAYSH TEOOSH ile باشعور ile BA TEOOSH ile TYZ TEOOSH ile KARDAN ile TEOOSHMAND ile باکله ile NPASHYAR ile BAHOOSH ile AGHAL ile BA AGHAL ile ذکي ile TABAGHEH ROSHNAFKAR ile MAFAOOM ile GHABEL FANPAM )


- AKIL ile/ve/||/<> ZİHİN

( Bireşimsel/tevhîdî olan. İLE/VE/||/<> Ayrımsal olan. )

( Bütünleştirir. İLE/VE/||/<> Parçalar. )

( Tümel/rahman. İLE/VE/||/<> Tikel/rahim. )

( Bağıntıları verir. İLE/VE/||/<> Duyuları verir. )

( REASON vs./and/||/<> MIND )


- AKILCILIK/RASYONALİZM ile DENEYCİLİK/EMPİRİZM

( Bilginin akıl ve mantık yoluyla elde edilebileceğini savunan felsefi görüş. İLE Bilginin deneyim ve gözlem yoluyla kazanıldığını savunan felsefi görüş. )


- AKILDA KESİNLİK ile/> DUYULARDA KESİNLİK

( DEFINITENESS IN REASON vs./and/<> DEFINITENESS IN SENSES )


- AKILDA TUTMAK ile/ve/değil/yerine ANLAMAYA ÇALIŞMAK

( [not] TO KEEP IN MIND vs./and/but TO TRY TO LEARN
TO TRY TO LEARN instead of TO KEEP IN MIND )


- AKILDANE/LİK ile AKILDAN YOKSUN/LUK


- AKIL'IN KONUSU ile/ve VEHİM'İN KONUSU

( Üçgenlik. İLE/VE Üçgen. )


- AKILLA TARTMAK ile/değil/yerine KALPLE DİNLEMEK


- AKILLARA SEZA ile AKILLARA ŞİFA ile AKILLARA ZARAR ile AKILLARA ZİYAN


- AKILLI ÇALIŞKANLAR ile/ve AKILLI TEMBELLER ile/ve
AKILSIZ ÇALIŞKANLAR ile/ve AKILSIZ TEMBELLER

( Ödüllendirilmeli! İLE Teşvik edilmeli! İLE Ceza verilmeli! İLE Kovmalı! )

( Takdir etmeli! İLE Dikkat etmeli! İLE İkaz etmeli! İLE Terk etmeli! )

( [+ +] ile [+ -] ile
[- +] ile [- -] )


- AKILLI (OLAN/OLMAK) ile/ve/değil/yerine "AKLI BAŞINDA" (OLAN/OLMAK)


- AKILLI OLMAK ile/ve/değil/yerine YETERİNCE AKILLI OLMAK/DAVRANMAK


- AKILLI ile AKILCI


- AKILLI ile AKILLI İNSANLAR ile AKILLICA ile ZEKA

( CLEVER vs. CLEVER PEOPLE vs. CLEVERLY vs. CLEVERNESS )

( شاطر ile زرنگ ile باهوش ile هشيار ile زبر و زرنگ ile هفت خط ile با استعداد ile ناقلا ile زبا ile زيرک ile مرد رند ile هژير ile ضرفا ile بزيرکي ile زيرکانه ile زرنگي ile حذاقت ile هشياري ile کياست )

( SHATER ile ZARANG ile BAHOOSH ile NPASHYAR ile ZABAR VE ZARANG ile NPAFT KHAT ile BA ESTEDAD ile NAGHALA ile ZABA ile زيرک ile MARD RAND ile هژير ile ضرفا ile بزيرکي ile زيرکانه ile ZARANGY ile حذاقت ile NPASHYARY ile KYEST )


- AKIL/LI ile/ve/||/<>/> ERDEM/Lİ

( Akıllı kişiler, sudan hoşlanır. Erdemli kişiler, dağlardan zevk alır.
Akıllılar kıpır kıpırdır, erdemliler dingindir.
Akıllılar neşelidir, erdemlilerse uzun ömürlüdür. )


- AKILLI ile/ve "GÖZÜNDEN AKILLI"

( Ancak görünene/gördüğüne yönelmiş (zavallı) zihinlerin/kişilerin, kavramsalların alanına girdiklerinde nasıl da insafsızca genellemeler yaptıklarına dikkat ediniz! )


- AKİL/LİK ile AKİL BALİĞ


- [ne yazık ki]
AKILLILARIN DURUMU ile/ve/||/<> APTALLARIN TUTUMU

( [ne yazık ki] Sürekli, kuşku içinde. İLE "Küstahça, kendinden emin." )


- AKILSAL TASAVVUF ile/ve RUHSAL TASAVVUF


- AKILSIZ"/"KAFASIZ" ile YETERSİZ(/DÜŞÜNCESİZ)


- AKILTAPARLIK ile/yerine AYDINLANMA

( ADORING TO INTELLIGENCE vs. ENLIGHTENMENT
ENLIGHTENMENT instead of ADORING TO INTELLIGENCE )


- AKIM/AQIM ile/||/<> (MUNDUZ) AKIN/AQIN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bir akışlık su. İLE Sel. | Beklenmeyen, ansızın gelen sel. )


- AKIM ile/ve/değil/yerine (")AKIL(")


- AKIM ile/değil AKIN


- AKIM ile/ve/değil DAMAR


- AKIM ile DİSİPLİN


- AKIM ile/ve/||/<> EKOL


- AKIM ile/||/<> GERİLİM

( Akım elektron akışı İLE gerilim potansiyel fark )

( Formül: I = Q/t (amper) İLE V (volt) )


- AKIM ile/ve/<> REOSTA[Fr.]

( ... İLE/VE/<> Elektrik akımının yeğinliğini azaltıp çoğaltmaya yarayan aygıt. )


- AKIM ile/ve/değil/yerine/||/<> UYANIŞ


- AKINCI ile/||/<> ALABEYİ

( Sınır bölgelerinde akınlar yapan hafif süvari. İLE/||/<> Bölgedeki tımarlı sipahilerin en büyük âmiri. )


- AKINCI/GAZİ[Ar.] ile/ve/||/<> MÜCAHİT[Ar.]

( [ne yazık ki]
[!savaşta]
Sınırların dışına gidenler. İLE/VE/||/<> Sınır içinde savunmada kalanlar. )


- AKİNEZİ[Yun.] ile AKİNETİK[Fr.]

( Parkinson sendromunun belirtileri. İLE Akinezi hastalığına tutulmuş olan. )


- AKİNEZİ ile/||/<> AKİNETİK

( Devinimsizlik. İLE/||/<> Devinimsiz. )


- AKIN/SÖKÜN ile CURNATA

( ... İLE Bıldırcın sökünü. )


- AKINTI ile AKINTILI ile AKINTISIZ/LIK ile AKINTI BİLİMİ ile AKINTI BİLİMCİ ile AKINTI BİLİMSEL ile AKINTI ÇAĞANOZU


- AKINTI ile/ve/<>/değil DALGA/RÜZGÂR

( Suyun/denizin içinde. İLE/VE/<>/DEĞİL Suyun/denizin üstünde. )


- AKINTI ile DİP AKINTISI

( CURRENT vs. UNDERCURRENT )


- AKINTI ile GOLFSTRİM

( ... İLE Atlas Okyanusu'ndaki sıcak su akıntısı. )


- AKINTI ile/ve/değil/<> KANAMA

( ... ile/ve/değil/<> NEZİF )


- AKINTI ile SIZINTI

( FLOW vs. LEAK/OOZE )


- AKINTI ile/ve/||/<>/> TAKINTI


- AKINTI ile TERS AKINTI

( STREAM vs. BACK STREAM )


- AKIŞ BÖLÜMÜ ile AKIŞ ŞEMASI

( FLOWCHAPT vs. FLOWCHART )

( روندنما ile نمودارگردشي )

( RONDNEMA ile NEMODARGARDASHY )


- AKIŞ ile/ve/||/<> AĞ


- AKIŞ ile AKICI ile ÇİÇEK ile ÇİÇEK BUKETİ ile ÇİÇEK BAHÇESİ ile ÇİÇEK TOPLAYICI ile ÇİÇEK ÇELENK ile ÇİÇEKLİK ile ÇİÇEKLİ ile ÇİÇEKLİ ile SAKSI ile ÇİÇEKLER ile AKAN

( FLOW vs. FLOWABLE vs. FLOWER vs. FLOWER BOUQUET vs. FLOWER GARDEN vs. FLOWER PICKER vs. FLOWER WREATH vs. FLOWER-BED vs. FLOWERFUL vs. FLOWERING vs. FLOWERPOT vs. FLOWERS vs. FLOWING )

( جريان داشتن ile جاري کردن ile تندروان شدن ile بده ile جاري شدن ile جريان يافتن ile جاري شونده ile درخت گل ile شکوفه دادن ile شکفتن ile گل ile گلکاري کردن ile گل کردن ile دسته گل ile گلستان ile گلشن ile گلچين ile تاج گل ile باغچه ile پر گل ile شکفتگي ile گلدار ile گلدان ile رياحين ile ساري ile روان ile سيال )

( JARYAN DASHTAN ile JARY KARDAN ile TANDARVAN SHODAN ile BADEH ile JARY SHODAN ile JARYAN YAFTAN ile JARY SHVANDEH ile DARKHT GOL ile SHKOFEH DADAN ile SHKAFTAN ile GOL ile GOLKARY KARDAN ile GOL KARDAN ile DASTEH GOL ile GOLESTAN ile GOLSHEN ile GOLCHYNE ile TAJ GOL ile BAGHCHEH ile پر گل ile SHKAFTAGY ile GOLDAR ile GOLDAN ile رياحين ile SARY ile RAVAN ile سيال )


- AKIŞ ile/değil AKTARIM


- AKIŞ ile/ve/değil/||/<> DÖNGÜ


- AKIŞ ile/ve/<> KENDİLİĞİNDENLİK


- AKIŞ ile/ve/değil/||/<>/> LAMİNER AKIŞ


- AKIŞIYLA YAŞAMAK ile/ve/||/<> AŞKIYLA YAŞAMAK


- AKIŞKAN ile/ve DEĞİŞKEN

( FLUID vs./and VARIABLE )


- AKIŞKAN ile DEVİNGEN


- AKIŞKANLAR DİNAMİĞİ ile/ve/<> AKIŞKANLAR MEKANİĞİ

( Mekâniğin, akışkanların ve gazların hareketleriyle ilgili dalı. İLE/VE/<> Akışkanların, durgun ya da hareket halindeki denge, basınç, hız, ivme, sıkışma ve genleşmelerini inceleyen bilim dalı. )

( FLUID DYNAMICS vs./and/<> FLUID MECHANICS )

( DYNAMIQUE DES FLUIDES avec/et/<> MÉCANIQUE DES FLUIDES )

( STRÖMUNGSLEHRE mit/und/<> STRÖMUNGSMECHANIK )


- AKIŞKANLAŞMAK ile AKIŞKANLAŞTIRMAK ile AKIŞKAN/LIK


- AKIŞKANLIK ile/ve SÜREKLİLİK

( FLOWNESS vs./and CONTINUOUSNESS/CONTINUITY )


- AKIŞLI/LIK ile/ve/||/<> GEÇİCİ/LİK


- AKIŞMA ile AKIŞMAZ/LIK ile AKIŞMALI ile AKIŞMASIZ


- AKIŞTA (OLMAK) ile/ve/||/<> SÜREÇTE (OLMAK)


- AKİT ile ÂKİT

( Sözleşme, bağıt, mukavele. | Nikah. İLE Bir işi, karşılıklı olarak kararlaştırıp üstlerine alan taraflardan her biri, bağıtçı. )


- AKİT ile AKİTLİ ile AKİT VAADİ


- AKIT ile/değil ATIK


- AKİTLERDE:
SAHİH >< FASİT ile/ve/||/<> MÜNÂKİT >< GAYR-I MÜN'AKİT ile/ve/||/<> NAFİZ >< GAYR-I NAFİZ ile/ve/||/<> LÂZIM >< GAYR-I LÂZIM


- AKITMA ile AKITMALI


- AKİT'TE, DEĞİŞMEZLİK(İSTİMRAR):
SÜREKLİ ile/<> GEÇİCİ ile/<> GÖRÜNMEZ BİR BOZULMA NEDENİ İÇEREN

( CONSTANCE HERPETUELLE avec/<> CONSTANCE TEMPORAIRE avec/<> CONSTANCE CONTENANT UNE CAUSE LATENTE )


- AKİTTE:
TASAVVUN SURETİYLE BEYİ ile/ve/||/<> TEVLİYET ile/ve/||/<> TERÂBUH ile/ve/||/<> TEHASSÜR ile/ve/||/<> ŞİRKET ile/ve/||/<> İKÂLE ile/ve/||/<> MÜBÂDELE ile/ve/||/<> SARF ile/ve/||/<> TEVEHHÜP ile/ve/||/<> SULH ile/ve/||/<> BORÇ ile/ve/||/<> TEATİ ile/ve/||/<> HIYAR ile/ve/||/<> SELEM ile/ve/||/<> MEŞRÛİYET KEYFİYETİ ile/ve/||/<> RIZÂ VE MUVAFAKAT >< FUZÛLÎ


- AKKARINCA ile AKKARINCALAR


- AKKORLAŞMAK ile AKKORLAŞTIRMAK ile AKKORLAŞTIRILMAK ile AKKOR/LUK


- AKKÖY ÇİLEĞİ ile SULTANHİSAR ÇİLEĞİ


- AKL[Ar.] ile ERB[Ar.]


- AKL[Ar.] ile HICÂ[Ar.]


- AKL[Ar.] ile İLM[Ar.]


- AKL[Ar.] ile LÜBB[Ar.]


- AKL[Ar.] ile NÜHÂ[Ar.]


- AKL[Ar.] ile ZİHN[Ar.]


- AKLA BÜRÜME ile/ve/değil/||/<> SORUMLULUK ALMAYI REDDETME


- AKLA YALIN ile/ve/||/<> AKLA YATKIN


- AKLAMA ile AKLAMA BELGESİ


- AKLAMAK ile AKLANMAK ile AKLATMAK ile AKLAŞMAK ile AKLAŞTIRMAK ile AKLANABİLMEK ile AKLAYABİLMEK ile AKLAYIVERMEK ile AKLAN ile AKLA YAKIN/LIK ile AKLA ZARAR ile AKLA ZİYAN ile AKLA YATKIN/LIK


- AKLAMAK ile AKLAYICI

( LAUNDER vs. LAUNDERER )

( اتو کشيدن ile لباسشو ile رخت شو ile گازر )

( OTO KESHYDAN ile LABASESHO ile RAKHT SHO ile GAZAR )


- AKLAN ile AKLAN

( Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri. İLE/VE Sularını bir denize ya da göle gönderen bölge. )


- AKLEDİLEBİLEN ile ALGILANABİLEN

( RATIONALIZED vs. PERCEIVED )


- AKLEDİLEBİLİRLİK ile/ve/<> EBEDİLİK


- AKLI BAŞINDALIK ile/ve/<> YALNIZLIK


- AKLÎ BELİRLENİM (İLE) ile/değil SEZGİSEL DENEYİM (İLE)


- AKLÎ BİLGİ ile NAKLÎ BİLGİ


- AKLÎ BİRLİK ile/ve SİYASÎ BİRLİK

( LOGICAL UNITY vs./and POLITICAL UNITY )


- AKLI BOŞ ile/değil/yerine AKLI BAŞINDA

( [(")anllatıklarından(")] "öykü" dinleriz. İLE/DEĞİL/YERİNE Yaşam(ay)ı öğreniriz. )


- AKLI, DUYGULARA ARAÇ KILMAK ile/değil DUYGULARI, AKLA ARAÇ KILMAK

( [not] TO MAKE VEHICLE THE REASON FOR FEELINGS vs./but TO MAKE VEHICLE THE FEELINGS FOR REASON )


- AKLI GELİŞTİRME ile/ve/||/<>/>/< FELSEFE


- AKLÎ HİKMET ile/ve HAKÎKÎ HİKMET

( Felsefe. İLE/VE Tasavvuf. )

( Rab korkusu, hikmetin başlangıcıdır. )


- AKLÎ İLÂHİYAT ile/ve SEM'Î İLÂHİYAT


- AKLÎ İLİM ile/ve/<> KEŞFÎ İLİM


- AKLÎ İLİM/LER ile/ve/<> MUHABBET İLİMLERİ

( Dönüştürmez. İLE/VE/<> Dönüştürür. )


- AKLÎ İLİMLER ile/ve/<> NAKLÎ İLİMLER

( )


- AKLÎ KAİDELER ile/ve ŞER'İ KAİDELER


- AKL-I KÜLL ile/ve/<> NEFS-İ KÜLL


- AKL-I SÂLİM ile/ve/> KALB-İ SELÎM ile/ve/> SEKÎNE


- AKL-I SELÎM ile/ve/<> KALB-İ SELÎM ile/ve/<> ZEVK-İ SELÎM ile/ve/<> ZEVK-İ SELÎM


- AKL-I TEMYİZÎ ile/ve AKL-I AMELÎ ile/ve AKL-I NAZARÎ

( Yararlı/Zararlı. İLE/VE İyi/Kötü. İLE/VE Doğru/Yanlış. )


- AKL-I TEMYİZÎ ile/ve AKL-I TECRİBÎ


- AKLÎ ZORUNLULUK ile/ve/<> OLGUSAL ZORUNLULUK


- AKLI ile AKLIK ile AKLINCA ile AKLI KIT/LIK ile AKLI SIRA ile AKLI YETİK ile AKLI KARALI ile AKLI BAŞINDA ile AKLI TAM AYAR


- AKLIM GİTTİ" ile/değil BİLMİYOR/SUN / DÜŞÜNMÜYOR/SUN


- AKLIMA GELMİYOR ile/ve/değil AKLIMA GETİREMİYORUM


- AKLIN:
ABDESTİ (TENZİH) ile/ve KULLUĞU

( Sohbet ile. İLE/VE Düşünce ile. )


- AKLIN AŞINMASI ile/ve/değil/yerine AKLIN AŞILMASI

( Akıl, taş kadar maddî; taş da, akıl kadar manevîdir. )

( REF Ü REF )


- AKLIN DİLİ ile/ve/<> GÖNLÜN DİLİ

( Düzyazı. İLE/VE/<> Şiir. )


- AKLIN:
DIŞ SINIRI ile/ve İÇ SINIRI

( Mekân. İLE/VE Zaman. )


- AKLIN:
DÜZEN VERİCİLİĞİ ile/ve/||/<> İŞLEM GÖRÜCÜLÜĞÜ


- AKLIN FEHMİ ile/ve ZİHNİN FEHMİ


- AKLIN İLKELERİ ile/ve AKLIN İŞLEVLERİ

( * ÖZDEŞLİK [birliği verir]
* ÇELİŞMEZLİK [çokluğu verir]
* 3.[ÜÇÜNCÜ] DURUMUN/ŞIKKIN OLANAKSIZLIĞI [değeri verir]
ile/ve
* TÜMEVARIM
* TÜMDENGELİM )

( PRINCIPLE OF THE REASON vs./and FUNCTIONS OF THE REASON )


- AKLIN İLKELERİ ile/ve/||/<> TERSİNEMEZLİK(TERMODİNAMİK YASALARI)


- AKLIN İLKESİ ile/ve AKIL

( PRINCIPLE OF THE REASON vs./and REASON )


- AKLIN ÜÇ GÖRÜNÜMÜ/TEZÂHÜRÜ -ile

( * AKL-I TEMYİZÎ
* AKL-I AMELÎ
* AKL-I NAZARÎ )


- AKLIN ile/ve/||/<>/> AKIL VE AHLÂKIN ile/ve/||/<>/> YARGICIN ile/ve/||/<>/> ADÂLETİN ...:
BULUNMAMASI

( Ahlâkı ortadan kaldırır. İLE/VE/||/<>/> Toplum bölünür. İLE/VE/||/<>/> Adâleti ortadan kaldırır. İLE/VE/||/<>/> Devleti ortadan kaldırır. )


- AKLINA GELME/AKLIMA GELDİ" ile/değil/=/||/<>/< ÇAĞRIŞIM/ÇAĞRIŞTIRDI


- AKLINA GELMEME(Sİ) ile/ve UYGULAMAYA/KULLANMAYA UYGUN BULMAMAK

( LACK OF REMIND vs./and NOT TO SEE FIT TO APPLY/USE )


- AKL(IN)A" GÖRE "AKIL" ile/değil/yerine AKIL


- UĞRAŞMAK:
AKLINDAKİLERLE ile/ve/||/<> GÖNLÜNDEKİLERLE

( Gündüzleri. İLE/VE/||/<> Geceleri. )


- AKLINI, BAŞINA TOPLAMAK" ile/ve "AYAĞINI, DENK ALMAK"


- AKLININ BAŞINA GELMESİ ile/değil/yerine/>< AKLI BAŞINDA DAVRANMAK


- AKLİYE ile AKLİYECİ/LİK


- AKLİYE ile/ve/||/<> ASABİYE


- AKLİYE ile HİSSİYE

( - Evveliyât; - Fıtriyât. İLE - Müşahedât[- Akliye, - Hissiye]; - Mücerrebât[tecrub]; - Hadsiyât; - Mütevatirât. )


- AKMA/AKAN ile/<> DÖKÜLME/DÖKÜLEN ile/<> DÜŞME/DÜŞEN

( Sıvılar için kullanılır. İLE/<> Parçalar için kullanılır. İLE/<> Bütünler için kullanılır. )


- AKMAK ile AKMAN ile AKMAZ ile AKMA HANÇER ile AKMA SINIRI


- AKNÂ -ile

( İnce, yumru burunlu. )


- AKNÂ[Ar.] ile AKNA'[Ar.]

( İnce, yumru burunlu. İLE En çok kanaat eden. )


- AKOLİ[Fr.] ile AKOLİOZ[Fr.]

( Karaciğerin, safra salgısını durdurması. İLE Mantarların neden olduğu bir deri sayrılığı. )


- AKOMPANYA[Fr.] ile AKOMPANYATÖR[Fr.]

( Eşlik etme. İLE Müzikte eşlikçi. )


- AKORDEON ile AKORDEONCU


- AKORDEON[Fr. < ACCORDEON] ile/ve/||/<> BANDENEON

( Dikey. İLE/VE Kare/küp biçiminde. )

( Omuza asılır. İLE/VE Elde tutulur. )

( Üstündeki düğmelere ya da tuşlara basarak metal dilcikleri titretme yolu ile çalınan körüklü, elde taşınabilir bir çalgı. | Kumaşlarda makine ile yapılmış kırma. İLE/VE/||/<> ... )


- AKORDİYON ile AKORDİYONCU


- AKORT[Fr. < ACCORD/ACORDA(İt.)] ile ARPEJ[İt. < Fr. | ARPEGE]

( Bir çalgıda, doğru ses vermesi için yapılan ayar, düzen/leme. | Uyumu sağlayan seslerin birleşmesi. | Uyum, uyumluluk. İLE Bir akort oluşturan seslerin, birbiri ardından çalınması. )


- AKORTLAMAK ile AKORTLANMAK ile AKORTLATMAK ile AKORTSUZLAŞMAK ile AKORTSUZLAŞTIRMAK ile AKOR ile AKORT ile AKORTLU ile AKORTÇU/LUK ile AKORTSUZ/LUK


- AKR -ile

( 52 ar değerinde, eski bir Fransız/İngiliz yer ölçüsü.[Günümüzde, İngiltere'de, 1 akr = 4840 yarda kareye yani 40,47 ar'a, 4046,724 m²'ye eşittir.] )


- AKRÂ[Ar.] ile AKRA'[Ar.]

( Arkalar, sırt. İLE Başındaki saçlar dökülmüş, dazlak. | Çıplak dağ. )


- AKRABA FARKINDALIĞI ile/||/<> AKRABA SEÇİLİMİ ile/||/<> AKRABALIK KATSAYISI

( Bir bireyin akrabalarını, türün öteki bireylerinden ayırt edebilme becerisi. İLE/||/<> Tür içindeki bireylerin yalnızca kendi uyum başarılarına yönelik değil aynı zamanda akrabalarının uyum başarısına yönelik olarak da deneyimlediği seçilim türü.[Akrabaların yaşamda kalıp üreyebilmesi, bireylerin kendi tarafından paylaşılan genlerin de başarısı olduğundan dolaylı uyum başarısı ile ilişkilidir.] İLE/||/<> İki bireyin akrabalık bağını belirten tanım.[r = n(0.5)L tanımı ile belirlenir. Denklemde r akrabalık katsayısı, n ortak genlerin yüzde cinsinden tanımı, L ise mayoz sayısı ya da kuşak bağlantısını simgeler. Farklı kuramlarda, farklı ve daha kapsayıcı denklemlere denk gelmek de olasıdır.] )


- AKRABA ile/değil/ne yazık ki "AKBABA"


- AKRABA ile AKRABALIK

( CONSANGUINEOUS vs. CONSANGUINITY )

( صلبي ile قوم وخويشي )

( صلبي ile GUM VAKHOYSHY )


- AKRABA/LIK ile AKRABA DİLLER


- AKREMAYER[Fr.] ile LOKOMOTİF[FR. < LOCOMOTIVE]

( Dağa tırmanmakta kullanılan, tekerlekleri dişli lokomotif. İLE Tren vagonlarını çeken, tekerlekli, buharlı, elektrikli, termik motorlu ya da sıkıştırılmış havalı makine. )


- AKREP ile AKREBEK

( ... İLE Küçük akrep. )


- AKREP ile AKREPLER


- AKREP ile ARİZONA AKREBİ


- AKREP ile ÇÖL AKREBİ


- AKREP ile GEJDÜM[Fars.]

( ... İLE Eğri kuyruklu akrep. )

( Yılan, düşmanlığı simgeler. )

( Türkiye'de 52 yılan türü bulunmaktadır. [Sadece 15'i zehirlidir.] )

( ZÂHİFE, ZEVÂHİF, ZÂHİFÂT: Sürüngenler. )

( MÂR-I SERMÂ-DÎDE: Kış geçirmiş yılan. )


- AKREP ile HİNT KIZIL AKREBİ

( ... İLE En zehirli akreptir. )

( ... İLE Hindistan'ın, orta ve güney bölgesinde yaşarlar. )


- AKREP ile KUM AKREBİ


- AKREP ile/ve/||/<>/< YELKOVAN[< YELKEĞEN]

( Saati gösterir. İLE/VE/||/<>/< Dakikaları gösterir. )

( HOUR-HAND vs./and/||/<>/< MINUTE-HAND )

( GRANDE AIGUILLE avec/et/||/<>/< PETITE AIGUILLE )


- AKRİLİK[Fr.] ile AKRİLİK[Fr.]

( Tekstilde kullanılan lif iplik. İLE Bir boya çeşidi. )


- AKRİLİK/ACRYLIC / OLEFIN -ile


- AKRO-... ile/||/<> AKRODİNİ ile/||/<> AKROMEGALİ ile/||/<> AKROPARESTEZİ ile/||/<> AKROSİYANOZ ile/||/<> AMPÜTASYON ile/||/<> AMPÜTE ETMEK

( Uc. İLE/||/<> Uc ağrısı. İLE/||/<> Uc irileşimi. İLE/||/<> Uc karıncalanması. İLE/||/<> Uc morarımı. İLE/||/<> Uc kesimi | kopma. İLE/||/<> Uc kesme. )


- AKRODİNİ ile/||/<> AKROMEGALİ ile/||/<> AKROSİYANOZ

( Uclarda ağrı. İLE/||/<> Uc irileşmesi. İLE/||/<> Uclarda morluk. )


- AKROMAT ile/||/<> AKROMATOPSİ

( Renk körlüğüne sahip kişileri tanımlamak için kullanılan terim. İLE/||/<> Kısmen ya da tamamen renkli görme yoksunluğu.[Artan ışık duyarlılığı ve azalan görme keskinliği ile karakterize nadir görülen, ilerleyici olmayan bir görme bozukluğu.] )


- AKROMATİK ile AKROMATİK İĞ İPLİK

( Beyaz ışığı çözümlemeden geçiren, renksemez. Gözede, boyayı kabul etmeyen bölüm. İLE Mitozun ilk evresi sonunda tüm gözelerde beliren ve göze boyalarıyla boyanamayan iğ biçimindeki oluşum. )


- AKROMATİK ile AKROMATİK İĞ İPLİK


- AKROMATİK ile/||/<> AKROMATOPSİ/AKROMATİZM

( Renksiz. İLE/||/<> Renk körlüğü. )


- AKROMATİN[Yun.] ile AKROMATİZM[Fr.] ile AKROMATOPSİ[Fr.] ile AKROMAZİ[Fr.]

( Göze çekirdeğinin, ince ipliklerden yapılmış kromatinle boyanmamış kromozomları oluşturan parçası. İLE Mercek yoluyla elde edilen görüntünün yanındaki renklerin ortadan kaldırılması. İLE Renkleri ayıramama sayrılığı. İLE Derinin rengini yitirmesi, gözelerin renk tutmaması. )


- AKROMEGALİ ile/||/<> CUSHİNG SAYRILIĞI/HASTALIĞI

( Yetişkinlerde büyüme hormonu fazlalığı nedeniyle kemiklerin ve dokuların olağandışı büyümesi. İLE/||/<> Gövdede aşırı kortizol üretimi. )


- AKROMEGALİ ile/||/<> GİGANTİZM

( Yetişkinlerde büyüme hormonu fazlalığı nedeniyle kemiklerin ve dokuların olağandışı büyümesi. İLE/||/<> Çocuklarda büyüme hormonu fazlalığı nedeniyle aşırı boy uzaması. )


- AKROMEGALİ ile/||/<> GİGANTİZM

( Yetişkinlerde büyüme hormonu fazlalığı nedeniyle kemiklerin ve dokuların olağandışı büyümesi. İLE/||/<> Çocuklarda büyüme hormonu fazlalığı nedeniyle aşırı boy uzaması. )


- AKROMEGALİ ile/||/<> GİGANTİZM

( Yetişkinlerde büyüme hormonunun aşırı üretimi ile kemiklerin ve dokuların olağandışı büyümesi. İLE/||/<> Çocuklarda büyüme hormonunun aşırı üretimi ile olağandışı boy uzaması. )


- AKROPOLİS -ile

( Eski Yunan'da, yüksek yerlere kurulan ve etrafı surlarla çevrili olup içinde saray ve tapınak bulunan berkitilmiş(sağlamlaştırılmış) şehir. )


- AKROZOM ile/||/<> ANİZOGAMİ/HETEROGAMİ ile/||/<> ANJİYOSPERM

( Sperm gözesinin, göze zarının altında bulunan ve spermin ön[anterior] bölgesini kaplayan salgı keseciği. İLE/||/<> Bir cinsiyetin ötekinden daha büyük eşey gözesi[yumurta/sperm] ürettiği eşeyli üreme biçimi. İLE/||/<> Üreme örgenleri çiçeklerinde bulunan ve en yakın tarihte evrimleşmiş bitki öbeği. )


- AKRU/AQRU ile AKUR/AQUR ile ARAN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Yavaşça. İLE Ahır. İLE Ahır. )


- AKSAK ile AKSAK

( Usûl. İLE Hafifçe topallayan. | İyi gitmeyen/işlemeyen. | Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize. )


- AKS/AKSİS ile/||/<> AKSİYAL

( Eksen. İLE Eksensel. )


- AKŞAM ESİNTİSİ/YELİ ile/ve/||/<> AKŞAM SERİNLİĞİ


- AKŞAM YEMEĞİ ile/değil/yerine SABAH YEMEĞİ/TANGİ AS/AŞ[Kazakça]

( Yoksul gibi ye. İLE/DEĞİL/YERİNE Zengin gibi yap. )

( )


- AKŞAM YILDIZI ile SABAH YILDIZI

( Aslında ikisi de bir! Zühre/Venüs )


- AKSAM[Ar.] ile/değil AKŞAM

( Kısımlar. | Yedek parça. İLE/DEĞİL Güneşin batmasına yakın zamandan gecenin başlamasına kadar geçen zaman dilimi. )


- AKSAM ile AKSAMA


- AKŞAM ile AKŞAMÜSTÜ


- AKSÂM ile ENVÂ ile ESNAF

( [tekili] "Kısım". İLE "Nev". İLE "Sınıf". )


- AKŞAM ile/ve/> GECE

( MESÂ ile/ve/> ... )

( EVENING vs./and/> NIGHT )


- AKSAMAK ile AKSİLENMEK ile AKSİLEŞMEK ile AKS ile AKSE ile AKSİ/LİK ile AKSU ile AKSİ AKSİ ile AKSİ HALDE ile AKSİ TAKDİRDE


- AKŞAMDAN ile AKŞAMDAN AKŞAMA


- AKŞAMIN "HAYR"I ile/değil/yerine SABAHIN "ŞER'İ"


- AKŞAMLAMAK ile AKŞAMLATMAK ile AKŞAM/LIK ile AKŞAMCI/LIK ile AKŞAM YELİ ile AKŞAM AKŞAM ile AKŞAM AZADI ile AKŞAM EZANI ile AKŞAM SAATİ ile AKŞAM VAKTİ ile AKŞAM GÜNEŞİ ile AKŞAM NAMAZI ile AKŞAM PAZARI ile AKŞAM SİMİDİ ile AKŞAMA DOĞRU ile AKŞAM YILDIZI ile AKŞAMA SABAHA ile AKŞAM GAZETESİ ile AKŞAM PİYASASI ile AKŞAM KARANLIĞI ile AKŞAMLI SABAHLI ile AKŞAMLIK SABAHLIK


- AKŞAMÜSTÜ ile AKŞAMÜZERİ


- AKSAN ile AKSANI BOZUK


- AKSAN ile VURGULU

( ACCENT vs. ACCENTUAL )

( لهجه ile گويش ile لهجهي )

( LAHAJEH ile GOYSH ile لهجهي )


- AKSARAY ile AKSARAYLI/LIK


- AKSAT[Ar.] ile AKSÂT[Ar. < KIST]

( Kuru ayaklı hayvan. İLE Hisseler, nasipler, paylar. )


- AKSATMAK ile AKSATILMAK ile AKSATABİLMEK ile AKSATA


- AKSATMAK ile/ve/||/<> İHMAL ETMEK


- AKSÂ-YI ŞARK -ile

( Uzakdoğu. Çin, Japonya. )


- AKSELERASYON ile/||/<> AKSELERATÖR ile/||/<> AKSELERE

( İvmelenme. | Hızlanma. | Yeğinleşme. İLE/||/<> İvmelendirici. İLE/||/<> İvmeli. | Hızlanmış. | Yeğinleşmiş. )


- AKSELERASYON ile/||/<> AKSELERATÖR ile/||/<> AKSELERE ETMEK

( Hızlanma, ivme. İLE/||/<> Hızlandırıcı. İLE/||/<> Hızlandırmak. )


- İVMEYAZAR/AKSELEROGRAF[Fr. < ACCELEROGRAPHE] ile İVMEÖLÇER/AKSELEROMETRE[Fr. < ACCELEROMETRE]

( Bir hareketin ivmesini çizerek belirleyen araç. İLE Bir hareketin ivme niceliğini belirten, taşıtın hızlanmasından doğan sarsıntıları, titreşimleri gösteren araç. )


- AKŞEMSETTİN CAMİİ ile/ve AKBIYIK SULTAN CAMİİ (KIBLET'ÜL MESÂCİD CAMİİ)

( ... İLE/VE En uctaki cami.[Sultanahmet'ten Cankurtaran'a giden tren altgeçidinin yanındaki cami. İsmail Dede Efendi Evi'nin yolu üzerinde.] )


- AKSEPTANS ile/||/<> AKSEPTÖR ile/||/<> AKSESİBİLİTE

( Kabul belgesi. İLE/||/<> Alıcı, kabul eden. İLE/||/<> Ulaşabilirlik. )


- AKSESUAR ile AKSESUARCI/LIK


- AKSETMEK ile AKSETTİRMEK ile AKSEDEBİLMEK ile AKSETTİRİLMEK


- AKSİLLA ile/||/<> AKSİLLER

( Koltukaltı. İLE/||/<> Koltukaltı [ile ilgili]. )


- AKSİNE ile TÜM BUNLARA RAĞMEN ile BUNA RAĞMEN

( DESPITE vs. DESPITE ALL OF THIS vs. DESPITE THE FACT THAT )

( باوجوداين ile در عين ile باوجوداينکه ile با وجود ile علارغم ile کينه ورزيدن ile عليرغم ile با اين همه ile با وجود آنکه ile علارغم اينکه ile باوجوديکه ile با وجودي که ile علارغم اين که )

( باوجوداين ile DAR EYNE ile باوجوداينکه ile BA VOJUD ile ALARGHAM ile KYNAH VARZYDAN ile ALYRAGHAM ile BA AYNE CPEHMEH ile BA VOJUD ANKEH ile ALARGHAM AYNAKEH ile باوجوديکه ile BA VOJUDY KEH ile ALARGHAM AYNE KEH )


- AKSIRIK ile AKSIRIKLI ile AKSIRIKLI TIKSIRIKLI


- AKSIRMAK ile AKSIRTMAK ile AKSIRABİLMEK ile AKSIRIVERMEK ile AKSIRTABİLMEK


- AKSİYOM ile ÇOK ANLAMLILIK


- AKSİYOM ile GENELLEME


- AKSİYOM ile/ve PARADİGMA


- AKSİYOM ile TEZ

( AXIOM vs. THESIS )


- AKSİYOM ile TOTOLOJİ


- AKSİYOMATİK BİLGİ ile DİNÎ BİLGİ


- AKSİYON POTANSİYELİ İLE DİNLENME POTANSİYELİ ile/||/<> SİNİR İLETİMİ

( Nöronların elektriksel durumları. )

( Formül: V = -70 mV → +30 mV )


- AKSİYON POTANSİYELİ ile/||/<> DİNLENME POTANSİYELİ

( İletim. İLE/||/<> Hazır bekleme durumu.

Geçici[+30mV] depolarizasyon. İLE/||/<> Sabit [-70mV] polarize. )

( Formül: +30mV İLE -70mV )


- AKSİYON POTANSİYELİ ile/||/<> GRADUAL POTANSİYEL

( Aksiyon tümü/hiçi, gradual kademeli. )

( Formül: All-or-none İLE graded )


- AKSİYON ile AKSİYON POTANSİYELİ


- AKSİYON ile ETKİ VE TEPKİ ile EYLEMLER

( ACTION vs. ACTION AND REACTION vs. ACTIONS )

( کنش ile عمل ile فعل ile عملکرد ile اقدام ile فعل و انفعال ile عمليات ile افعال )

( KONASH ile AMEL ile FEL ile AMOLKARD ile EGDAM ile FEL VE ENFAAL ile AMELYAT ile AFAAL )


- AKSON ile AKSONA


- AKSON[Fr. AXONE < Yun.] ile/ve/||/<> DALLANTI/DENDRİT[Yun. < DENDRON: Ağaç.] ile/ve/||/<> SİNİR KAVŞAĞI/SİNAPS[İng. < SYNAPSE]

( Her bir sinir gözesinde 10.000'e kadar dendrit olabilir fakat sadece bir akson vardır. İLE/VE/||/<> ... İLE/VE/||/<> Akson ve dendritler arasındaki sinirsel iletilerin gerçekleştiği yerler. )

( İnsan beyninde yaklaşık 5.000.000 km. akson, 1 katrilyon sinaps vardır. )

( Akson, küçük bir nöron hücresinden binlerce kat daha uzun olabilir. [Bazı kişilerde aksonların uzunluğu 1.5 metreyi bulabilmektedir.] [Zürafalarda bulunan en uzun akson 4.5 metre uzunluğundadır.] )

( Sinir gözelerinin uyarımını ileten plazma uzantısı. İLE/VE/||/<> Sinir gözesinin öteki sinir gözesinden alınan elektrokimyasal uyartının ve verinin gövdeye iletilmesini sağlayan, kısa, dal benzeri yapılar. İLE/VE/||/<> Sinir gözelerinin öteki sinir gözelerine, kas ya da salgı bezleri gibi sinir gözesi olmayan gözelere iletim olanağı tanıyan özelleşmiş bağlantı noktaları. İki sinir gözesi arasındaki iletişim bölgesi. )


- AKSU ile AKSU ile AKSU

( Katarakt. İLE Isparta iline bağlı ilçelerden biri. İLE Antalya iline bağlı ilçelerden biri. )


- AKTA[Ar.] ile AKTÂ'[Ar.]

( Eli kesik. İLE Kesmeler, kırılmalar. | İlgiyi kesmeler. | Beylik arâziler. )


- AKTARICI ile AKTARICI ile AKTARICI ile AKTARICI

( Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kişi. İLE Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kişi. İLE Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç. İLE Bisiklette, zincirin çark geçişlerini sağlamaya yarayan parça. )


- AKTARILABİLMEK ile AKTARILIVERMEK


- AKTARIM -ile

( REPORTATIVE )


- AKTARIM ile ÇABA


- AKTARIM ile/ve PAYLAŞIM ile/ve DOLAŞIM