Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(60/287)


- DAYANÇ/SABIR ile/ve/||/<> TEVEKKÜL


- DAYANÇ'TA/SABIR'DA:
METÂNET ile HOŞGÖRÜ ile DUA ile GÖZYAŞI ile HASRET ile AŞK

( Acıya sabredersek. İLE Kişilere sabredersek. İLE Dileğe sabredersek. İLE Duygulara sabredersek. İLE Özleme sabredersek. İLE Sevgiye sabredersek. )

( Madem görüyorsunuz... O zaman, hoşgörün!
[Âşık Veysel] )


- DAYAN(DIR)MAK ile "TAKILMAK"


- DAYANIKLI TÜKETİM ARACI ile/ve/||/<> DAYANIKSIZ TÜKETİM ARACI


- DAYANIKLI ile DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI

( DURABLE vs. DURABLE GOODS )

( شلاق خور ile پردوام ile باودام ile لگد خور ile کالاهاي ديرپاي )

( SHALAGH KHOR ile پردوام ile BAVDAM ile LEGAD KHOR ile KALANPANAY DYREPAY )


- DAYANIKLI/LIK ile/ve/||/<> AĞIRBAŞLI/LIK

( METÂNET ile/ve/||/<> VAKAR )


- DAYANIKLILIK ile/ve DAYANIŞMA

( ENDURANCE vs./and/<> SOLIDARITY )


- DAYANIKLILIK ile DAYANMAK ile DAYANIKLI

( ENDURANCE vs. ENDURE vs. ENDURING )

( دوام ile تاب ile طاقت ile مداومت ile پرطاقتي ile بردباري کردن ile مداومت بامري دادن ile مداومت کردن ile دوام آوردن ile پايدار ile با دوام )

( DAVAM ile TAB ile طاقت ile MADAVMAT ile پرطاقتي ile BARDBARY KARDAN ile MADAVMAT BAMERY DADAN ile MADAVMAT KARDAN ile DAVAM AVARDAN ile PAYDAR ile BA DAVAM )


- DAYANIKLI/LIK ile SAĞLAM/LIK

( ENDURANCE vs. STRENGTH )

( FORTITUDO cum ... )


- DAYANIKSIZLAŞMAK ile DAYANIKLI/LIK ile DAYANIKLIK ile DAYANIKSIZ/LIK


- DAYANILMAZ ile HOŞGÖRÜSÜZLÜK ile HOŞGÖRÜSÜZLÜK

( INTOLERABLE vs. INTOLERANCE vs. INTOLERANCY )

( طاقت فرسا ile تحمل ناپذير ile عدم تحمل ile نابردباري ile ناشکيبايي ile عدم قبول )

( طاقت فرسا ile TAHMAL NAPAZYR ile ADAM TAHMAL ile نابردباري ile NASHKYBAYY ile ADAM GHABOL )


- DAYANILMAZLAŞMAK ile DAYANILMA ile DAYANILMAZ/LIK


- ULTIMATE STRENGTH[İng.] / ENDFESTIGKEITSGRENZE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAYANIM SINIRI


- DAYANIM ile DAYANIM ÖMRÜ


- DAYANIŞMA:
MEKANİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ORGANİK


- DAYANIŞMA ile DAYANIŞMACI/LIK ile DAYANIŞMALI


- DAYANIŞMA ile/ve/<> GÜVEN

( Kişiler, kendilerine değil birbiriyle dayanışma içindelerse güven duyabilir ve yansıtabilir. [özellikle de eşler ve ortaklar!] )

( Aslanlar [ve birçok güçlü görünen hayvan] bile tek başına yeterli güçte değildir. Ancak birlikte ve dayanışmayla ayakta kalırlar. )

( Loncaları inceleyiniz. )

( SOLIDARITY vs./and/<> TRUST/CONFIDENCE )


- DAYANIŞMAK ile DAYANIŞABİLMEK ile DAYANIŞ


- DAYANMA:
AÇLIĞA ile/ve/||/<>/> SUSUZLUĞA ile/ve/||/<>/> HAVASIZLIĞA

( 60 gün. İLE/VE/||/<>/> 6 gün. İLE/VE/||/<>/> 6 dk. )


- DAYANMA ile DAYANMA GÜCÜ ile DAYANMA ÖMRÜ


- DAYANMA ile KATLANMA


- DAYANMAK ile ABANMAK

( TO LEAN vs. TO LEAN AGAINST/OVER )


- DAYANMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BIRAKMAK


- DAYANMAK ile/ve/değil/||/<>/< ODAKLANMAK


- DAYANMAK ile SIĞINMAK

( TO RELY vs. TO TAKE REFUGE )


- DAYANMAK ile YASLANMAK

( TO LEAN vs. TO LEAN AGAINST )


- DAYATILAN" ile/değil/yerine/>< ANLATILAN


- DAYATILAN ile/değil/yerine BENİMSETİLEN


- DAYATIŞMAK ile DAYATIŞ


- DAYATMA ile/ve/= ARKASINDAN İŞ ÇEVİRMEK


- DAYATMA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< BASKI


- DAYATMA ile BASTIRMA


- DAYATMA ile/ve/</değil "BİLDİĞİNİ OKUMA"


- DAYATMA ile DAYATMACI/LIK


- [ne yazık ki]
DAYATMA ile/ve/||/<>/> İSYAN

( Etki. İLE/VE/||/<>/> Tepki. )


- DAYATMA ile/ve/değil/||/<>/< KURAMCILIK


- DAYATMA ile/değil/yerine ÖĞRETME[ANLATMA/GÖSTERME]


- DAYATMA ile/değil/||/</>< ÖZEN/BAKIM


- DAYATMA ile SAHTEKAR ile SAHTEKAR ile SAHTEKARLIK

( IMPOST vs. IMPOSTER vs. IMPOSTOR vs. IMPOSTURE )

( تعرفهبندي کردن ile غاصب ile وانمود کننده ile طرار ile عيار ile شيادي ile طراري ile شياد ile عياري )

( TARAFEHABANDY KARDAN ile GHASEB ile VANEMUD KONANDEH ile طرار ile EYAR ile شيادي ile طراري ile SHYAD ile عياري )


- DAYATMA ile/ve/değil/yerine SINIRLAMA


- DAYATMA ile/ve/değil/||/<>/>/< YAPTIRIM


- DAYATMA ile YAPTIRIMLARIN UYGULANMASI

( IMPOSITION vs. IMPOSITION OF SANCTIONS )

( تحميل ile اعمال تحريم )

( تحميل ile EMAL TAHARYM )


- DAYATMA ile/ve/değil/||/<>/>/< YAYGINLIK


- DAYATMA ile/ve/değil/||/<>/< YÖNLENDİRME


- DAYATMA ile/ve/</değil ZORUNDA BIRAKMA


- DAYATMA ile/değil/yerine ZORUNLULUK


- DAYATMA/CI "ÇÖZÜMLER" ile/değil/yerine/>< GERÇEK/SAĞLAM ÇÖZÜMLER


- DAYATMAK ile/ve/||/<>/> BOZMAK


- DAYATMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇÖZÜMSÜZ/ÇARESİZ OLMAK/KALMAK


- DAYATMAK" ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE/SÖZ


- [ne yazık ki]
DAYATMAK ile/ve/değil/||/<>/< KANDIRMAK


- DAYATMAK" ile/değil/yerine/>< KURAL


- DAYATMAK ile/ve/değil/||/<>/< YÜKLEMEK


- DAYATMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< ZORLAMAK


- DAYILANMA/DAYILIK ile/ve/değil/||/<>/< SAYGISIZLIK


- DAYILANMAK ile DAYILANABİLMEK ile DAYI/LIK ile DAYI KIZI ile DAYI OĞLU


- DAYK[Ar.] ile DIYK[Ar.]


- DAYK[Ar.] ile HAREC[Ar.]


- DAZKIRLAŞMAK ile DAZKIR ile DAZKIRI


- DAZLAMAK ile DAZLAKLAŞMAK ile DAZLAK/LIK


- DE BROGLIE WAVES[İng.] / ONDES DE DE BROGLIE[Fr.] / DE-BROGLIE-WELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DE BROGLİE DALGALARI


- DE BROGLIE EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE DE BROGLIE[Fr.] / DE-BROGLIE-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DE BROGLİE DENKLEMİ


- DE BROGLIE HYPOTHESIS[İng.] / DE BROGLIE HYPOTHESE[Alm.] ile/değil/yerine/= DE BROGLİE HİPOTEZİ


- DE BROGLIE THEORY[İng.] / THÉORIE DE DE BROGLIE[Fr.] / DE-BROGLIE-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DE BROGLİE KURAMI


- DE HAAS-VAN ALPHEN EFFECT[İng.] / EFFET DE HAAS-VAN ALPHEN[Fr.] ile/değil/yerine/= DE HAAS-VAN ALPHEN ETKİSİ


- DE HAAS -VAN ALPHENSCHES EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DE HAS VAN ALPHEN ETKİSİ


- DE JURE ile DE FACTO

( Yöntem ve kurallara dayanır. İLE Ötekilerinin inancına dayanır. )


- DE LA RUE AND MILLER'S LAW[İng.] / LOI DE DE LA RUE ET MILLER[Fr.] / DE LA RUE-MILLERSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DE LA RUE-MİLLER YASASI


- DE NOVO İLE REFERANS TABANLI İLE HİBRİT ile/||/<> GENOM BİRLEŞTİRME

( DNA dizileme verilerinden genom oluşturma. )

( Formül: N50: Median contig uzunluğu )


- DE RHAM COHOMOLOGY ile/||/<> ČECH COHOMOLOGY

( de Rham diferansiyel form, Čech örtü intersection. )

( Formül: Differential forms İLE cover intersections )


- DE SAUTY'S BRIDGE[İng.] / PONT DE DE SAUTY[Fr.] ile/değil/yerine/= DE SAUTY KÖPRÜSÜ


- DEB[Ar.] ile 'ÂDET[Ar.]


- DEBDÂB[Ar.] ile DEBDÂB[Ar.]

( Davul. İLE Şöhret, azamet. )


- DEBDEBE ile DEBDEBELİ ile DEBDEBESİZ


- DEBELENMEK ile DEBELENEBİLMEK


- DEBİ ile DEBİL/LİK


- DEBİL ile DEBİLİTAN ile DEBİLİTE

( Bitkin, halsiz, güçsüz. İLE Bitkinleştirici, güçsüzleştirici. İLE Bitkinlik, halsizlik, güçsüzlük. )


- DEBORAH NUMBER[İng.] / NOMBRE DE DEBORAH[Fr.] / DEBORAH-ZAHL, DEBORAH-ZAHL/DEBORAHSCHES ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBORAH SAYISI


- DEBRİDMAN ile DEBULKİNG

( Yara temizliği/kazıması. İLE Kitle/oylum azaltıcı. )


- DEBRİYAJ ile DEBRİYAJ PEDALI


- DEBYE RELAXATION TIME[İng.] / TEMPS DE RELAXATION DE DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE DURULMA SÜRESİ


- DEBYE TESÎRİ[Osm.] / DEBYE EFFECT[İng.] / EFFET DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE ETKİSİ


- DEBYE-FALKENHAGEN EFFECT[İng.] / EFFET DEBYE-FALKENHAGEN[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE-FALKENHAGEN ETKİSİ


- FRÉQUENCE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE FREKANSI


- DEBYE-HUCKEL EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= DEBYE-HÜCKEL EŞİTLİĞİ


- DEBYE-HÜCKEL NAZARİYESİ[Osm.] / THÉORIE DE DEBYE-HÜCKEL[Fr.] / DEBYE-HÜCKEL-THEORIE, DEBYE-HÜCKELSCHES-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-HÜCKEL KURAMI


- DEBYE-HUCKEL LIMITING LAW[İng.] ile/değil/yerine/= DEBYE-HÜCKEL SINIR YASASI


- DEBYE İLE LARMOR İLE CYCLOTRON ile/||/<> PLAZMA ÖLÇEKLERİ

( Plazmadaki karakteristik uzunluk ve frekanslar. )

( Formül: λD = √(ε₀kT/ne²) )


- DEBYE İLE LARMOR İLE PLAZMA ile/||/<> KARAKTERİSTİK UZUNLUKLAR

( Plazmadaki temel uzunluk ölçekleri. )

( Formül: λ_D = √(ε₀kT/ne²) )


- DEBYE KÂİDESİ[Osm.] / DEBYE PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-GRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE İLKESİ


- DEBYE-WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ISISI


- DEBYE-JAUNCEY SCATTERING[İng.] / DIFFUSION DE DEBYE-JAUNCEY[Fr.] / DEBYE-JAUNCEYSCHES ZERTSTREUEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-JAUNCEY SAÇILMASI


- DEBYE FORCE[İng.] / FORCE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE KUVVETİ


- DEBYESCHE THEORIE DER SPEZIFISCHEN WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISI SIĞALARIN KURAMI


- DEBYE THEORY OF SPECIFIC HEAT CAPACITIES[İng.] / THÉORIE DE LA CAPACITÉ THERMIQUE SPÉCIFIQUE DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-SPEZIFISCHEHITZEKAPAZITÄTTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISI SIĞASI KURAMI


- DEBYE SPECIFIC HEAT[İng.] / CHALEUR SPÉCIFIQUE DE DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE ÖZGÜL ISISI


- DEBYE-POTENTIAL/E[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE POTANSİYELİ


- DEBYE POTENTIALS[İng.] / POTENTIELS DE DEBYE[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE POTANSİYELLERİ


- DEBYE-SCHERRER RING[İng.] / ANNEAU DE DEBYE-SCHERRER[Fr.] / DEBYE-SCHERRER/SCHES RING[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SCHERRER HALKASI


- DEBYE-SCHERRER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE DEBYE-SCHERRER[Fr.] / DEBYE-SCHERRER/SCHES-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SCHERRER YÖNTEMİ


- DEBYE-SEARS EFFECT[İng.] / EFFET DEBYE-SEARS[Fr.] / DEBYE-SEARS/SCHES-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SEARS ETKİSİ


- DEBYE-SEARS ULTRASONIC CELL[İng.] / CELLULE ULTRASONIQUE DE DEBYE-SEARS[Fr.] ile/değil/yerine/= DEBYE-SEARS ULTRASONİK GÖZESİ/HÜCRESİ


- DEBYE-SEARSSCHES-ULTRASCHALLZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE SEARS ULTRASONİK GÖZESİ


- DEBYE FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= DEBYE SIKLIĞI


- DEBYE-T³ LAW[İng.] / LOI EN T³ DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-T³-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE T³ YASASI


- DEBYE LENGTH[İng.] / LONGUEUR DE DEBYE[Fr.] / DEBYE-LÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE UZUNLUĞU


- DEBYE UZUNLUĞU ile/||/<> ORTALAMA SERBEST YOL

( Debye elektrik perdeleme λ_D, serbest yol çarpışmalar arası λ. )

( Formül: λ_D = √(ε₀kT/ne²) )


- DEBYE-WALLER FACTOR[İng.] / FACTEUR DE DEBYE-WALLER[Fr.] / DEBYE-WALLER/SCHES-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE-WALLER ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- DEBYE-HÜCKEL İLE PİTZER İLE DAVİES ile/||/<> İYONİK KUVVET KURAMLERİ

( Elektrolit çözeltilerinin aktivite katsayısı modelleri. )

( Formül: log γ± = -A|z+z-|√I )


- DEBYE-HÜCKEL ile/||/<> PİTZER DENKLEMLERİ

( D-H seyreltik <0.01M basit, Pitzer yoğun çözeltiler. )

( Formül: I^(1/2) İLE kompleks )


- DEBYE, D[İng.] / DEBYE[Fr.] / DEBYE[Alm.] ile/değil/yerine/= DEBYE


- DEC-/DECA-/DEKA-/DECEM- ile/||/<> DECİ-

( On. İLE/||/<> On, onda bir. )


- DECCAL ile KİLİSE KARŞITLIĞI

( ANTICHRIST vs. ANTICHURCH )

( دجال ile ضد کليسا )

( DEJAL ile ZED KELYSA )


- ... DE/DA ile ... VE ...


- DEDE[Oğuz] ile/= BABA
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]


- DETECTOR EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT DU DÉTECTEUR[Fr.] / DETEKTOR-LEISTUNGSFÄHIGKEIT, DETEKTORWIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= DEDEKTÖR VERİMİ


- DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR[Fr.] / DETEKTOR, ANZEIGER, SPÜRGERÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEDEKTÖR


- DEDE/NİNE
ile/ve/||/<>/>
ANNE/BABA
ile/ve/||/<>/>
ABLA/AĞABEY
ile/ve/||/<>/>
BEN
ile/ve/||/<>/>
ERKEK/KIZ KARDEŞ

( )

( SOFU/SOBO to/||/<>/> HAHA/ÇİÇİ to/||/<>/> ANİ/ANE to/||/<>/> WATAŞİ to/||/<>/> OTOTO/İMOTO )


- DEDİĞİ DEDİK ile DEDİĞİM DEDİKÇİ/LİK


- DEDİKODU/GIYBET:
SÖZLE ile/ve HAREKETLE ile/ve DİNLEYEREK


- DEDİKODU/GIYBET[Ar.] ile/değil/yerine ELEŞTİRİ/TENKİD[Ar.]

( )


- DEDİKODU/KOĞUCULUK/FİSKOS/GIYBET ile/ve "ÇEKİŞTİRME"

( NEMÎMESÂZ: Dedikoducu. )

( NEMÎME ile/ve ... )

( GOSSIP vs./and BACKBITE )


- [ne yazık ki]
!DEDİKODU ile/değil/yerine/>< BİLGİ

( "Dilde". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Akılda. )


- DEDİKODU ile/ve/<>/= CEHÂLET

( GOSSIP vs./and/<>/= IGNORANCE )


- DEDİKODU ile DEDİKODUCU

( GOSSIP vs. GOSSIPY )

( اراجيف ile شايعات بي اساس ile دري وري ile نمام ile نمامي ile سخن چيني کردن ile سخن چيني ile سخنچين ile خبر کشي کردن ile خبربر )

( اراجيف ile SHAYAT BEY ASAS ile دري وري ile نمام ile NAMAMY ile SOKHAN CHYNEY KARDAN ile SOKHAN CHYNEY ile سخنچين ile KHBAR KESHY KARDAN ile خبربر )


- DEDİKODU ile DEDİKODUCU/LUK ile DEDİKODULU ile DEDİKODUSUZ ile DEDİKODU KUMKUMASI


- DEDİKODU ile/ve GEVEZELİK


- DEDİKODU ile/değil/yerine HATA

( Çalışmayanın "yaptığı". İLE/DEĞİL/YERİNE Çalışanın yaptığı. )


- [ne yazık ki]
DEDİKODU ile/ve/değil/||/<>/>/< İFTİRA


- DEDİKODU ile SÖZ/LÂF TAŞIMA


- DEDİKODU ile/ve/değil/< TEVÂTÜR[Ar. < VİTR]

( Söylenti. [Olumsuz/istenmeyen.] İLE/VE/DEĞİL Bir haberin/bilgi(nin) yayılması. [Olumludur.] )

( [not] GOSSIP [-] vs./and/but RUMOUR [+] )


- DEDİKODUCU/KOVCU ile NEMMÂM

( ... İLE Lâf taşıyan. )


- DEDİKODUCU ile/ve/= YAĞI/DÜŞMAN/HASIM

( Biz ancak kendimizin düşmanıyızdır. )

( Kişi, bilmediğine düşman olur. )

( ... ile HASIM )


- DEDİKODUDA:
ÂDİ/LER ile/ve/||/<>/> APTAL/LAR ile/ve/||/<>/> AHMAK/LAR

( Yapar. İLE/VE/||/<>/> Yayar. İLE/VE/||/<>/> İnanır. )


- DEDİLER Kİ ... ile DİYORLAR Kİ ...


- DEDİRMEK ile DEDİRTMEK ile DEDİRTEBİLMEK


- DEEP LEARNING ile/||/<> SHALLOW LEARNING

( Deep learning çok katmanlı sinir ağları kullanırken İLE shallow learning tek gizli katmanlı veya lineer modeller kullanır )

( Formül: Backpropagation )


- DEF ETMEK ile/ve DEFN ETMEK


- DEF ETMEK ile/ve DEFN ETMEK


- DEF ile DEFA ile DEFİ ile DEFO ile DEFOLU ile DEFOSUZ ile DEFALARCA ile DEFLASYON


- DEF'[Ar.] ile DEFF[Ar.]/DEF[Fars.]/[Ar.]

( Öteye itme, savma, savulma. | Verme, ortadan kaldırma. | Giderme. | Bir dâvâyı savunmak üzere açılan başka bir dâvâ. İLE Tef. Zilli ve pullu bir çembere gerilmiş deriden oluşturulan çalgı, daire. )


- DEF ile/ve TEF/DAİRE ile/ve MAZHAR/MIZHER/BENDER/BENDİR

( ... İLE/VE Etrafında ziller olan. İLE/VE Tekkelerde zikir esnasında kullanılan ve bazılarının kenarlarında halkalar bulunan, kasnağı çifte kirişli, zilsiz, kasnak çapı 50-60 cm. civarında, def biçimindeki ritim sazı. )


- DEFATEN[Ar. DEF-AT[çoğ.] + Fars. -EN] ile/değil DEFAATLE[Ar. DEFA-AT[çoğ.] + Tr. İLE]

( Ansızın, bir kerede, bir çırpıda. İLE/DEĞİL Yineleyerek/tekrarlayarak, defalarca. )


- DEF'ATEN[Ar.] ile DEF'ATEYN[Ar.]

( Bir defada, birden. İLE Şöhret, azamet. )


- DEFEKT ile DEFEKTİF

( Kusur, bozukluk, eksiklik. İLE Kusurlu, bozuk, eksik. )


- DEFEKT ile/||/<> DEFEKTİF ile/||/<> DEFİSİT

( Eksiklik. | Kusur. İLE/VE/|| Kusurlu. İLE/VE/|| Eksiklik. | Fark. )


- DEFERENS ile/||/<> DEFEYANS

( Götürgen. İLE/VE/|| Bayılma. )


- DEFETMEK ile DEFEDİLMEK ile DEFEDEBİLMEK ile DEFEDİVERMEK


- DEFİLE[Fr.] ile TEFİLE[Ar.]


- DEFİN ile DEFİNE ile DEFİNECİ/LİK ile DEFİN RUHSATI


- MYRICA OIL[İng.] / MYRICA FETT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEFİNE YAPRAĞI YAĞI


- DEFİSİT ile GAP ile Hİ(Y)ATUS ile PATENT

( Açık. İLE Aralık, açıklık, gedik. İLE Açıklık, yarık. İLE Açık [damar]. )


- ESSENCE DE MYRICA[Fr.] ile/değil/yerine/= DEFNE YAPRAĞI YAĞI


- DEFNE ile DEFNE MEYVELERİ ile DEFNE AĞACI

( LAUREL vs. LAUREL BERRIES vs. LAUREL TREE )

( دهمست ile درخت غار ile غاردانه ile غار )

( دهمست ile DARKHT GHAR ile غاردانه ile GHAR )


- DEFNE[Yun.] ile YABANDEFNESİ

( Defnegillerden, yaprakları hoş kokulu ve yaz-kış yeşil olan bir ağaç. İLE İkiçeneklilerden, çiçekleri beyaz, sarı ya da pembe renkli, orman ve çayırlarda yetişen bir süs bitkisi. )

( LAURUS NOBILIS cum DAPHNE PONTICA )


- DEFNE/DEVELİK ile YABAN DEFNESİ ile ARABİSTAN DEFNESİ

( Defnegillerden, yaprakları güzel kokulu ve yaz kış yeşil olan bir ağaç. İLE İki çeneklilerden, çiçekleri beyaz, sarı ya da pembe renkli, orman ve çayırlarda yetişen bir süs bitkisi. İLE Dulaptal otugillerden, Asya ve Afrika'nın sıcak bölgelerinde yetişen, kabukları tıpta kullanılan bir ağaççık. )


- DEFNETMEK ile DEFNEDİLMEK ile DEFNE ile DEFNE YAĞI ile DEFNE YAPRAĞI


- COURBE DE DÉFORMATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DEFORMASYON EĞRİSİ


- DEFORMASYON ile DEFORME ile DEFORMİTE

( Biçim bozukluğu, biçimini bozmak. İLE Bozuk biçimli, biçimsiz. İLE Biçim bozukluğu. )


- DEFORME ETMEK ile DEFORME OLMUŞ ile ŞEKİL BOZUKLUĞU

( DEFORM vs. DEFORMED vs. DEFORMITY )

( بدشکل کردن ile دشديسه کردن ile بدترکيب کردن ile از شکل انداختن ile ناقصالخلقه ile بدهيکل ile دشديسه ile ناقص شده ile دشديسگي ile نقص خلقت ile دشديدگي )

( BADSHEKL KARDAN ile DASHODYSEH KARDAN ile BADTARKYBE KARDAN ile AZ SHEKL ANDAKHTAN ile ناقصالخلقه ile BADEHYKEL ile دشديسه ile NAGHS SHODEH ile دشديسگي ile NAQS KHALGHT ile دشديدگي )


- DEFORME/LİK ile DEFORMASYON


- DEFTER ile DEFTERCİ/LİK ile DEFTER EMİNİ


- DEFTER[Ar.] ile KİTÂB[Ar.]


- DEFTER-DÂR[Ar./Fars.] -ile

( İl'de Maliye Bakanlığı'nın en yüksek memuru. )


- DEFTER-İ HÂKÂNÎ ile/||/<> DEFTER-İ HÂKÂNÎ İDARESİ ile/||/<> DEFTER-İ HÂKÂNÎ NÂZIRI

( Eskiden taşınmazlar hakkındaki kayıt ve tescillerin işlendiği defterin adı. | Tapu-Tahrir Defterleri.[Bugünkü tapu sicilinin karşılığı] İLE/||/<> Şimdiki tapu dairelerinin eski adı. İLE/||/<> Osmanlı Devleti zamanında tapu ve kadastro işlerine bakan nâzır/bakan. )


- DEGAJ ile DEGAJE ile DEGAJE YAKA


- DEGAS ile CEZANNE


- DEĞDİRMEK ile DEĞDİRİLMEK ile DEĞDİREBİLMEK ile DEĞDİRİVERMEK


- DEĞER DÜŞÜRÜCÜ/LÜK ile/değil DÜŞ/HAYAL KIRIKLIĞI


- DEĞER "YARGISI" ile/değil/yerine/>< DEĞER BİLGİSİ


- DEĞER ile ANLAM ile KARŞILIK

( WORTH vs. MEANING vs. EQUIVALENT )


- DEĞER ile/ve/||/<> AYAR


- DEĞER ile/ve/<> BAĞIL DEĞER

( ... İLE/VE/<> Bir aritmetik sayısının, önüne (+) ya da (-) imleri yazıldıktan sonraki değeri. | Bir sayının, rakamlarından her birinin, bulunduğu basamağa göre aldığı değer. )


- DEĞER ile/ve GELENEK

( VALUE vs./and TRADITION )


- DEĞER ile/ve/<> GELENEK

( VALUE vs./and/<> TRADITION )


- DEĞER ile/ve/<>/= GEREKSİNİM

( VALUE vs./and/<>/= NEED )


- DEĞER ile KARŞILIK

( VALUE vs. EQUIVALENT )


- DEĞER ile KRİTER

( WORTH vs. CRITERION )


- DEĞER ile/ve/<> KULLANIM DEĞERİ

( THE VALUE vs./and/<> THE VALUE IN USE )


- DEĞER ile/ve/<>/< KULLANIM DEĞERİ ile/ve/<>/< PAYLAŞIM DEĞERİ ile/ve/<>/< DEĞİŞİM/SOYUT DEĞERİ ile/ve/<>/< ÜRETİM DEĞERİ ile/ve/<>/< ARTI DEĞERİ


- DEĞER ile/ve/<> NİYET

( VALUE vs./and/<> INTENTION )


- DEĞER ile/ve/<> SİMGE

( VALUE vs./and/<> SYMBOL )


- DEĞER ile/ve/değil TESPİT


- DEĞER ile/ve/||/<> YARAR


- DEĞER ile/değil YÖN

( [not] VALUE vs./but DIRECTION )


- DEĞERİ OLMAYAN ile/ve/değil DEĞERİNİ ÖLÇME OLANAĞI BULUNMAYAN


- DEĞER/İNİ BİLMEK:
SAHİP OLMADAN ÖNCE ile SAHİP İKEN ile KAYBETTİKTEN SONRA

( )

( )

( )

( )


- DEĞERİNİ BİLMEK ile ELİNDE TUTMAYA ÇALIŞMAK

( TO KNOW THE VALUE OF ... vs. TRYING TO HOLD )


- DEĞERİNİ:
TAKDİR (ETMEK) ile/ve/||/<>/> TESLİM (ETMEK)


- DEĞERLEMEK ile DEĞERLENMEK ile DEĞERLENDİRMEK ile DEĞERSİZLEŞMEK ile DEĞERLENEBİLMEK ile DEĞERSİZLEŞTİRMEK ile DEĞERSİZLEŞEBİLMEK ile DEĞER ile DEĞERLİ/LİK ile DEĞERSİZ/LİK ile DEĞER KATMA ile DEĞER DÜŞÜMÜ ile DEĞER KURAMI ile DEĞER ANALİZİ ile DEĞER ARTIRMA ile DEĞER DÜŞÜRME ile DEĞER YARGISI ile DEĞERLİ KAĞIT ile DEĞER DÜŞÜRÜMÜ ile DEĞERLER DİZİSİ


- DEĞERLENDİREBİLMEK ile DEĞERLENDİRİVERMEK


- DEĞERLENDİRME ile/ve/> ANLAMLANDIRMA


- DEĞERLENDİRME ile DEĞERLENDİRİCİ

( ASSESSMENT vs. ASSESSOR )

( ارزيابي ile وضع ماليات ile اظهارنظر ile ارزياب )

( ARZYABY ile VAZE MALYAT ile EZEHARNAZAR ile ARZYAB )


- DEĞERLENDİRME ile DEĞER-LENDİRME


- DEĞERLENDİRME ile DEĞERLENDİRMEK ile DEĞERLEME UZMANI

( APPRAISAL vs. APPRAISE vs. APPRAISER )

( تخمين ile ارزشگزاري ile تقويم ile ديد زدن ile تعيين قيمت کردن ile مقوم ile ارزياب )

( TAKHAMYNE ile ARZESHGAZARY ile TAGHOYM ile DYD ZADAN ile TAEYYNE GHYMAT KARDAN ile MOGHOOM ile ARZYAB )


- DEĞERLENDİRME ile HESAPLAMA

( TO ESTIMATE vs. TO RECKON )


- DEĞERLENDİRME ile NİTELENDİRME

( TO ESTIMATE vs. TO CHARACTERIZE/TO DESCRIBE )


- DEĞERLENDİRME ile/ve/değil/||/<>/> TEKLİF


- DEĞERLENDİRMEK ile DEĞERLENDİRME

( EVALUATE vs. EVALUATION )

( تقويم کردن ile ارزيابي کردن ile ارزيابي )

( TAGHOYM KARDAN ile ARZYABY KARDAN ile ARZYABY )


- DEĞERLENİVERMEK ile DEĞERLENDİRİLMEK


- DEĞER/LER ile/ve/<> KAVRAM/LAR

( Uğruna yaşanılacak kavramlar. İLE/VE/<> ... )

( VALUE/S vs./and/<> CONCEPT/S )


- DEĞER/LER ile/ve/<> TARİH

( VALUE/S vs./and/<> HISTORY )


- DEĞER/LER ile/ve/<> TARİH

( VALUE/S vs./and/<> HISTORY )


- DEĞERLİ OLAN BİR ŞEYİ/ŞEYLERİ SEVMEK ile/ve/<>/değil/yerine DEĞERİ SEVMEK

( [not] TO LOVE WHICH ARE VALUED vs./and/<>/but TO LOVE THE VALUE
TO LOVE THE VALUE instead of TO LOVE WHICH ARE VALUED )


- DEĞERLİ OLDUĞUNDAN ÖNEMLİ ile/değil/yerine ÖNEMLİ OLDUĞUNDAN DEĞERLİ


- DEĞERLİ TAŞ/CEVHER ile/ve/<> GANG[Alm.]

( ... İLE/VE/<> Bir maden cevherini, bir değerli taşı saran değersiz madde. )


- DEĞERLİ TAŞ/MÜCEVHER:
YARI DEĞERLİ ile/ve/||/<>/> DEĞERLİ


- DEĞERLİ ile/ve/||/<> GÜÇLÜ


- VALANCE BOND THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK BAĞI KURAMI


- VALENCE BOND[İng.] / LIAISON DE VALENCE[Fr.] / VALENZBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK BAĞI


- VALENCE-BAND METHOD[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK BAND YÖNTEMİ


- VALENCE BAND[İng.] / BANDE DE LA VALENCE[Fr.] / VALENZBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK BANDI


- VALENCE ELECTRONS[İng.] / ÉLECTRONS DE VALENCE[Fr.] / VALENZELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK ELEKTRONLARI


- VALENZELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK ELEKTRONU


- VALENCE TRANSITION[İng.] / TRANSITION DE VALENCE[Fr.] / VALENZÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK GEÇİŞİ


- VALENCE SHELL ELECTRON PAIR REPULSION (VSEPR) THEORY[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK KABUĞU ELEKTRON ÇİFTİ İTMESİ (VSEPR) KURAMI


- VALANCE SHELL[İng.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK KABUĞU


- KIYMETLİ[Osm.] / VALENCE, VALENCY[İng.] / VALENCE[Fr.] / WERTIGKEIT[Alm.] / VALENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİK, VALANS


- KIYMETLİ[Osm.] / VALENT, VALENCY[İng.] / WERTIG, WERTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞERLİKLİ, DEĞERLİK


- DEĞERLİ/LİK / DEĞERSİZ/LİK ile/ve/değil/yerine/<> GEÇERLİ/LİK / GEÇERSİZ/LİK


- DEĞERLİLİK ile/ve/||/<> YARATICILIK


- DEĞERSİZ ile YALIN/BASİT

( KIYTIRIK: Değersiz, bayağı, basit. )

( WORTHLESS vs. SIMPLE )


- DEĞERSİZ/"KÜÇÜK" GÖRMEK ile/değil UZAK(LAŞMIŞ) OLMAK

( [not] TO SEE WORTHLESS/LITTLE vs./but TO (HAD) BEEN FARAWAY )


- DEĞERSİZLEŞİR ile/ve/||/<> YOLDA KALIR ile/ve/||/<> YALNIZLAŞIR ile/ve/||/<> TÜKENİR ile/ve/||/<> BİLGİSİZ SAYILIR

( Her durumunu anlatan. İLE/VE/||/<> Herkese güvenen. İLE/VE/||/<> Her sırrını açığa vuran. İLE/VE/||/<> Her becerisini ortaya döken. İLE/VE/||/<> Her bildiğini söyleyen. )


- [ne yazık ki]
DEĞERSİZLEŞTİRME ile/ve/||/<> AŞAĞILAMA ile/ve/||/<> SUÇLAMA


- DEĞERSİZLEŞTİRMEK ile/değil ÖNCELİK (BELİRLEMEK)


- DEĞERSİZLİK ile/değil/sadece REDDEDİLMEK


- DEĞİL ile BİLE DEĞİL


- DEĞİL["DİİL/DEYİL" değil!] ile BİLE DEĞİL

( NOT vs. EVEN NOT )


- DEĞİL ile/ve/değil DEĞMEZ


- DEĞİL ile/ve HAYIR!

( NOT vs./and NO )


- DEĞİL ile OLMAMA

( NOT vs. NON-BEING )


- DEĞİL ile OLMAYAN

( NOT vs. UN )


- DEĞİL ile/ve/değil/yerine YERİNE


- DEĞİL ile "YOK"


- DEĞİLLİK ile ...

( NEGATIVE )


- DEĞİL/LİK ile/ve OLAMAZ/LIK

( NEGATION vs./and NOT POSSIBLE, IMPOSSIBILITY )


- DEĞİM ile DEĞİMLİ ile DEĞİMSİZ/LİK


- DEĞİM/LİYÂKAT ile HAK EDİŞ


- DEĞİM/LİYÂKÂT ile/ve/değil LÜTÛF

( Bazı nasip olanlar/olabilecekler, liyâkat ile değil lütûfladır. )


- DEĞİN ile DEĞİN ile DEĞGİN

( "...'ya kadar/dek" gibi bir işin/durumun sona erdiği/ereceği zamanı/yeri gösteren sözcük. İLE Sincap. İLE İlişkin, üstüne, ait, dair. )


- DEĞİN ile DENLİ


- DEĞİNMEK ile DEĞİNİLMEK ile DEĞİNEBİLMEK ile DEĞİNİVERMEK ile DEĞİN ile DEĞİNİ


- DEĞİNMEK ile/ve/||/<> DEYİNMEK

( Bir konuyu ele alarak ondan kısaca söz etmek. İLE Yakınma, sitem yollu söylenme. )


- DEĞİNMEK ile İŞLEMEK

( TO MENTION vs. TO PROCESS )


- DEĞİRME ile DEĞİRMEN/LİK ile DEĞİRMENCİ/LİK ile DEĞİRMEN TAŞI


- DEĞİRMENİNE SU TAŞIMAK ile/ve/||/<> EKMEĞİNE YAĞ SÜRMEK


- DEĞİRMİLEMEK ile DEĞİRMİLEŞMEK ile DEĞİRMİ/LİK ile DEĞİRMİ SAKAL


- KUVVE-İ MÜDÂVELE[Osm.] / EXCHANGE FORCE[İng.] / FORCE D'ÉCHANGE[Fr.] / AUSTAUSCHKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= DEĞİŞ-TOKUŞ KUVVETİ


- DEĞİŞEBİLİRLER ile/ve DEĞİŞMEMESİ GEREKENLER