Bugün[16 Nisan 2026]
itibarı ile 71.563 başlık/FaRk ile birlikte,
71.563 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(273/288)


- YALAK ile YALAKA/LIK


- [ne yazık ki]
YALAKA/LIK/DALKAVUK/LUK ile/ve/<> YARDAKÇI/LIK

( ... İLE/VE/<> Özellikle kötü işlerde birine yardım eden kişi. )

( TEKÂPÛ ile/ve/<> ... )


- YALAKA/LIK ile/değil/yerine/>< SAYGI/LI


- YALAMA ile YALAMA UÇUŞ ile YALAMA YAZI


- YALAMA ile/ve/||/<> YALANCI


- YALAMAK ile "DİL ATMAK"


- YALAMAK ile YAL ile YALI ile YALI YAR ile YALI BOYU ile YALI AĞASI ile YALI UŞAĞI ile YALI BÜLBÜLÜ


- YALAN (MI?) ile YANLIŞ (MI?)


- YALAN:
SAFSATA ile/ve/<> MECAZ ile/ve/<> PROPAGANDA ile/ve/<> REKLAM ile/ve/<> HABER

( Felsefede. İLE/VE/<> Yazında(edebiyatta). İLE/VE/<> Siyasette. İLE/VE/<> Ticarette. İLE/VE/<> Gazetecilikte. )


- YALAN SÖYLEME! ile/değil/yerine DOĞRUYU SÖYLE!

( Suçlamak. İLE/DEĞİL/YERİNE Yol göstermek. )


- YALAN SÖYLEMEK ile/ve/değil DOĞRUYU SÖYLEYEMEMEK

( [not] TO LIE vs./and/but NOT TO SAY THE TRUTH )


- YALAN SÖYLEMEK ile/ve/değil/<> DUYMAK İSTENİLENİ (İSTENİLDİĞİ BİÇİMDE) SÖYLEMEK


- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEMEK ile/ve/||/<> GERÇEĞİ ÇARPITMAK


- YALAN SÖYLEMEK ile/değil/yerine/>< GERÇEĞİ SÖYLEMEK

( Geleceğinizin önemli/belirleyici bir parçası olur. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Geçmişinizdeki (herhangi) bir parçadır. )

( If you tell the truth, it becomes a part of your past. If you lie, it becomes a part of your future. )

( [not] TO LIE vs./but/>< TO SAY THE TRUTH
TO SAY THE TRUTH instead of TO LIE )


- YALAN SÖYLEMEK ile/ve/değil/<>/< GİZLEMEK


- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEMEK ile/ve/||/<>/> KENDİ YALANINA İNANMAK


- YALAN SÖYLEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK ile/ve/<> YALAN SÖYLEYEMEMEYİ ÖĞRENMEK/BİLMEK

( Öğrenmiş ve uyguluyor olmak gerek. İLE/VE/<> [hâlâ öğrenilemediyse] Özellikle çocuklardan öğrenilebilir. )


- [ne yazık ki]
YALAN SÖYLEYEN ile/değil/yerine/>< DOĞRU SÖYLEYEN

( İkna etmeye çalışır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sadece anlatır. )

( Yalan söyleyen/ler, doğru söyleyen(ler)e inanmaz. )


- YALAN SÖYLÜYORSUN! ile/değil/yerine HATA EDİYORSUN


- YALAN ile AD/TANIM DEĞİŞTİRMEK

( LIE vs. TO RENAME )


- YALAN ile/ve/değil/||/<>/> ALDATMA


- YALAN ile BAHÂNE


- YALAN ile/değil (BAŞKASINI İLGİLENDİRMEYEN) AYRINTI/"BİLGİ"


- YALAN ile/değil BİR ŞEY SÖYLEMEMEK


- YALAN ile/ve/=/||/<> ÇÖP


- YALAN ile DOĞASINA UYGUN DAVRANMAK

( LIE vs. BEHAVE IN THE SELF OF NATURE )


- YALAN ile/değil/yerine/>< DOĞRU

( [ne yazık ki] Yalan, öyle işlemiş ki bireylerin diline, "doğruyu söylemek gerekirse" diye bir kalıp "var". )

( Ocağını batırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Onurunu artırır. )

( Doğruları biliyorsak, yalanları dinlemek, eğlencelidir. )


- YALAN ile/ve/değil/||/<> ESKİ


- YALAN ile FARKLILAŞTIRMA


- YALAN ile/ve/değil/yerine FELSEFE

( [not] LIE vs./and/but PHILOSOPHY
PHILOSOPHY instead of LIE )


- YALAN ile/değil/yerine/>< GERÇEK

( Yüksek sesle çıkar, gürültülüdür ve çok söz söyletir. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sessizdir ve az söz söyletir. )


- YALAN ile HAKARET


- YALAN ile İFTİRA


- YALAN ile IĞRIP

( ... İLE Yalan, düzen. )


- YALAN ile/ve İLGİLENMEME/UĞRAŞMAMA (İSTEĞİ)

( LIE vs./and (INCLINATION OF) NOT TO INTEREST )


- YALAN ile KAMUFLAJ

( LIE vs. CAMOUFLAGE )


- [ne yazık ki]
YALAN ile/ve/||/<> KAŞKARİKO[argo]

( ... İLE/VE/||/<> Oyun, dolap, düzen. | Yalan. )


- YALAN ile/ve/değil/||/<>/>/< KAYGI


- YALAN ile/ve/değil/yerine/||/<> KISMEN "DOĞRU"


- YALAN ile KITIR

( ... İLE Uydurma söz. )

( LIE vs. FICTITIOUS WORD )


- YALAN ile/||/<> KÖTÜ YALAN

( Kötüdür. İLE/||/<> Daha kötüdür. )


- YALAN ile/ve/||/<> KURT MASALI

( ... İLE/VE/||/<> Birini oyalamak, kendini suçsuz göstermek için ileri sürülen gereksiz, inandırıcı olmayan sözler. )


- YALAN ile/değil/yerine MASAL

( Portakalı soydum
Başucuma koydum
Ben bir yalan uydurdum. İLE/DEĞİL/YERİNE Ben bir masal uydurdum. )


- YALAN ile/ve/değil OYALAN

( "O yalan, bu yalan"... Var, biraz da sen oyalan! )


- YALAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖZVERİ

( )


- YALAN ile/ve PALAVRA[İsp. < PALABRA]/MARTAVAL[argo]

( ... İLE [eskiden] Genellikle posta vapurlarında, üst güvertenin altındaki güverte. | [argo] Herhangi bir konuda, gerçeğe aykırı, uydurma söz ya da haber. Uzun ve boş konuşma. )


- YALAN ile ŞAKA

( Dürûg-zen(yalancı) olursa bir evde, düzen olmaz o evde. )

( Zekâ, doğruluk Hürmüz'ün; cehalet, yalan ise Ehrimen'in sıfatlarıdır. )

( LIE vs. JOKE )


- YALAN ile/ve/değil/<> SANAL


- YALAN ile/ve/=/<>/< ŞİRK


- YALAN ile/ve/||/<>/> TALAN


- YALAN ile/değil ÜSTLENME

( [not] LIE vs./but TO TAKE ON )


- YALAN ile/ve/||/<>/> UTAN(DIR/IL)MAK


- YALAN ile/ve/değil/||/<> YANLIŞ

( İzin verilmez. İLE/VE İzin verilebilir. )

( [argo] MAVAL[: Uydurma söz.] ile/ve ... )

( "Yalan söylemişim" ve "Yanlış anlattım" diyemeyiz.["Yalan söyledim" ve "Yanlış anlatmışım" diyebiliriz.]
"Zannedersem" de diyemeyiz.["Zannediyorum/zannederim" diyebiliriz.] )

( MEYN ile/ve GALAT
BECEL: Yalan, iftirâ. | Şaşma.
BEHÎTE: İftirâ, yalan söz. )

( LIE vs./and WRONG )

( MAVAL[: Uydurma söz.] ile/ve ... )


- YALAN ile/ve/||/<>/> YAVAN


- YALANCI(EPİMENİDES) AÇMAZI ile/ve/||/<> KENDİNİ DEĞİŞTİRME AÇMAZI ile/ve/||/<> CURRY AÇMAZI


- YALANCI İLAÇ AÇMAZI ile/ve/||/<> KENDİNİ GERÇEKLEŞTİREN İNANÇ AÇMAZI


- YALANCI PARADOKSU ile/||/<> DOĞRULUK PARADOKSU

( Yalancı paradoksu "Bu tümce yanlıştır" önermesi İLE doğruluk paradoksu öz-göndergeli tümcelerin paradoksudur. Yalancı paradoksu doğruysa yanlış, yanlışsa doğru İLE bu klasik mantık için sorun yaratır. Tarski doğruluğun meta-dilde tanımlanması gerektiğini gösterdi. )

( Alfred Tarski tarafından 1936 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1983) (Ülke: Polonya/ABD) (Alan: Matematik, Mantık) (Önemli katkıları: Semantik doğruluk teorisi, model teorisi, biçimsel dillerde doğruluk tanımı) )


- YALAN/CI ile/ve/değil/||/<>/< YABAN/CI


- YALANCI ile/değil YANILICI


- YALANCI/LIK ile/değil/yerine/>< DOĞRULUK / DÜRÜST/LÜK[Fars.]

( Haksız da olsa hiç susmaz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< İncitilirse, bir daha hiç konuşmaz. )


- YALANCI/LIK ile MİTOMAN/İ

( ... İLE Kendi söylediği yalana inanma sayrılığı. )


- YALANLAMAK ile/değil/yerine YANLIŞLAMAK


- YALANLAR:
AYAKKABICIDA ile/ve/||/<> EMLÂKÇIDA ile/ve/||/<> ÖĞRETMENLERDE ile/ve/||/<> ESNAFTA ile/ve/||/<> GALERİCİDE ile/ve/||/<> MEMURDA

( "Giydikçe açılır." İLE/VE/||/<> "Merkeze 10 dk." İLE/VE/||/<> "Zeki ama çalışmıyor." İLE/VE/||/<> "Bana gelişi bu." İLE/VE/||/<> "Dosta gider." İLE/VE/||/<> "Sistem gitti." )


- [ne yazık ki]
YALANLARLA OYALANMAK ile/değil/yerine/>< GERÇEKLERLE "YARALANMAK"


- YALAN/YANLIŞ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> "ÇOK AKILLICA OLAN"/KANDIRMA

( Yapılmaması gereken [yapılmamalı!]. İLE/VE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/||/<> Yapılan, yapılmaya çalışılan. )


- YALAP YALAP ile YALAP ŞALAP


- YALATMAK ile YALATABİLMEK


- YALAZLAMAK ile YALAZLANMAK ile YALAZ ile YALAZA


- YALÇIN ile/ve KAYGAN


- YALÇIN ile SARP/DİK


- YALÇIN ile YALMAN ile YALPAK ile YALPI ile YALPIK ile YALPILI

( Düz, sarp. | Düz, kaygan. İLE Eğik, eğinik. | Sarp, dik. | Kesici ve batıcı araçların, kesen ya da batan bölümü. İLE Sokulgan, cana yakın. | Yüze gülücü, dalkavuk. | Sarp yer, uçurum. İLE Eğimli yüzey, yamaç. | İki tepe arasındaki düzlük. İLE Derinliği az ve geniş olan, yayvan. İLE Bir yanı, öbüründen yüksek ya da kalın. )


- YALÇINLAŞMAK ile YALÇIN


- YALDIZLAMAK ile YALDIZLANMAK ile YALDIZLATMAK ile YALDIZ ile YALDIZCI/LIK ile YALDIZLI ile YALDIZSIZ ile YALDIZLI HAP


- YÂLE[Fars.] ile ...

( Sığır boynuzu. )


- YALI ÇAPKINI ile MADAGASKAR YALI ÇAPKINI


- YALI ile/değil SAHİLHANE


- YALIÇAPKINI/EMİRCİK/İSKELEKUŞU ile CÜCE YALIÇAPKINI

( ALCEDO ATTHIS vs. ... )

( COMMON KINGFISHER vs. ... )


- YALIM/YALIN ile YALIM

( Alev. İLE Bıçak gibi kesici araçların, keskin yüzü, keskinlik. )


- YALIM ile YALIMI ALÇAK


- YALIN DURUM ile ...

( NOMINATIVE CASE )


- YALIN KARBONHİDRAT ile/ve/||/<>/> KARMAŞIK KARBONHİDRAT

( Kısa zincirli şeker molekülleri. İLE/VE/||/<>/> Uzun zincirli şeker molekülleri. )


- YALIN NESNE ile/ve BİLEŞİK NESNE

( CORPORA SIMPLICISSIMA cum/et CORPORA COMPOSITA )


- YALIN ÜNDEŞ ile/ve/<> YAPIŞIK ÜNDEŞ

( B - D - G - L ile/ve/<> LB - LD - LG - LL | NB - ND - NG - NL | RB - RD - RG - RL [hem başta, hem de sonda] )


- YALIN ile BASİT

( BARE vs. SIMPLE )


- YALIN ile OLAĞAN

( BARE vs. USUAL )


- YALIN ile YALIN

( Alev. İLE Gösterişsiz, süssüz, sade. | Çıplak. )


- YALIN ile YALINÇ

( ... İLE Birleşik olmayan, yalnız bir maddeden oluşan. | Karışık olmayan, basit. )


- YALIN/BASİT[Ar.] ile/ve/değil/||/<>/>< BİLEŞİK/MÜREKKEP[Ar.]


- YALINGAÇ ile YALINKAT

( Kabuğu çatlayıp soyulan. İLE Tek katı olan. | Sağlam olmayan, dayanıksız. | Basit, derinliği olmayan, üstünkörü. )


- YALINGÖZ ile YALINGÖZ

( Gözkapakları olmayan. İLE Bir tür kertenkele. )


- YALINLAŞMAK ile YALINLAŞTIRMAK ile YALIN/LIK ile YALINÇ ile YALIN AD ile YALIN HAL ile YALIN KAT ile YALIN AYAK ile YALIN İSİM ile YALIN ZARF ile YALIN CÜMLE ile YALIN DURUM ile YALIN KILIÇ ile YALIN SIFAT ile YALIN TÜMCE ile YALIN ZAMAN ile YALIN ÜSLUP ile YALIN KELİME ile YALIN YAPILDAK


- YALINLIK ile/ve/||/<> BİREYLİK


- YALINLIK ile/ve BİRLİK

( BARE vs./and UNITY )


- YALIN/LIK ile/ve/<> DURU/LUK


- YALIN/LIK ile/||/<> KAVŞAK


- YALIN/LIK ile/ve/||/<>/>/< ŞIK/LIK


- YALIN/LIK ile/ve/<> YETKİN/LİK


- YALIN/LIK ile/ve/<> ZARİF/ZARÂFET


- ISOLATOR[İng.] ile/değil/yerine/= YALITICI


- ISOLATED SYSTEM[İng.] / ISOLIERTE SYSTEME[Alm.] ile/değil/yerine/= YALITILMIŞ SİSTEM


- YALITILMIŞLIK ile/ve İKİLİK

( INSULATED vs./and DUALITY )


- YALITILMIŞ/LIK ile/ve/<> TEK YANLI/LIK


- YALITILMIŞLIK ile/ve/yerine YALNIZLIK

( INSULATEDNESS vs./and LONELINESS
LONELINESS instead of INSULATEDNESS )


- TECRİD[Osm.] / ISOLATION[İng.] / ISOLIERUNG, ISOLATION[Alm.] ile/değil/yerine/= YALITIM/İZOLASYON


- YALITIM ile/ve DUYARSIZLIK

( INSULATION vs./and INSENSITIVITY )


- YALITIM ile/ve SOYUTLAMA

( ISOLATION vs./and ABSTRACTION )


- YALITIM ile YALITIMLI


- DIELECTRIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ DIÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= YALITKAN AĞDALILIĞI


- DIELECTRIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ DIÉLECTRIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ALINGANLIĞI


- DIELECTRIC ANTENNA[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ANTEN


- DIELECTRIC WAVE GUIDES[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN DALGA KILAVUZLARI


- DIELECTRIC STRENGTH[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN DAYANIMI


- DIELECTRIC BREAKDOWN[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN DELİNMESİ


- DIELECTRIC HYSTERESIS[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ERESİMİ


- DIELECTRIC POWER FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN GÜÇ ÇARPANI


- DIELECTRIC FILM[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN İNCEFİLM


- DIELECTRIC HEATING[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN ISITMA


- DIELECTRIC LOSS[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN KAYBI


- DIELECTRIC LOSS ANGLE[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN KAYIP AÇISI


- DIELECTRIC LOSS FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN KAYIP ÇARPANI


- DIELECTRIC CRYSTAL[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN KRİSTAL


- DIELECTRIC LENS[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN MERCEK


- ISOLIERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= YALITKAN NESNE


- DIELECTRIC ABSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN SOĞURMASI


- DIELECTRIC AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= YALITKAN YÜKSELTEÇ


- YALITKAN ile GÜNEŞLENME

( INSOLATE vs. INSOLATION )

( خورتاب گرفتن ile خورتابگيري )

( KHORTAB GARAFTAN ile خورتابگيري )


- MÜCERRİD[Osm.] / DIELECTRIC, INSULATOR[İng.] / ISOLANT[Fr.] / ISOLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YALITKAN


- YALITMA ile/ve/||/<> SOĞURMA


- YALITMA ile SOYUTLAMA


- YALITMA/YALITIK/İZOLE[Fr., İng. ISOLE < Lat.] ile YOK ETME, GİDERME/İZALE[Ar.]


- YALITMAK ile YALITILMAK ile YALITABİLMEK ile YALITICI


- YALMAÇ ile/değil/||/<>/< MAMA

( İnek, köpek vb. hayvanlara yedirmek için hazırlanan unla kepek karışımı sulu yiyecek, bulamaç. İLE/DEĞİL/||/<>/< Bebek için hazırlanan yiyeceklerin genel adı. )


- YALNIZ OLMAK ile/değil YALNIZ KALMAK


- YALNIZ OLMAK/KALMAK/BIRAKILMAK ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> SENİ, YALNIZ HİSSETTİREN KİŞİLERLE BİRLİKTE OLMAK

( Daha kötü. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/> En kötüsü. )


- YALNIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AYRI


- YALNIZ ... ile SADECE ...

( ONLY ... vs. JUST ... )


- YALNIZ ile/ve TEK

( LONE vs./and ALONE )


- YALNIZCA ile/değil İLKSEL OLAN


- YALNIZLAŞMA ile/ve/||/<> YABANCILAŞMA


- YALNIZLAŞMAK ile YALNIZLAŞABİLMEK ile YALNIZ/LIK ile YALNIZCA ile YALNIZCI/LIK ile YALNIZ BAŞINA


- YALNIZLIĞINA KAÇMAK ile/ve/||/<> YALNIZLIĞINDAN KAÇMAK


- YALNIZLIK:
BİREYSELLİKTE ile/ve/<> AŞKTA

( Bireysellik, yalnızlığı (da) yönetebilmektir. İLE/VE/<> Aşk, birlikte ve/ya da ayrı ayrı olmak üzere yalnızlığı (da) kabul edebilmektir. )

( Tek kişilik yalnızlık. İLE/VE/<> İki kişilik yalnızlık. )


- YALNIZLIK:
FARKINDA OLUNMAYAN ile/değil/yerine FARKINDA OLUNAN

( Hakkında, "konuşabildiğin". İLE/DEĞİL/YERİNE Susmaktan başka çarenin olmadığı. )


- YALNIZ/LIK ile/ve/<> ÇARESİZ/LİK

( Kişiyi, katılaştırır. )


- YALNIZ/LIK ile/ve/||/<> (")ÇIPLAK/LIK(")


- YALNIZLIK ile/ve/||/<> "DEĞERSİZLİK" ile/ve/||/<> "BOŞLUKTALIK"


- YALNIZLIK ile DÜŞÜNÜR/YAZAR "YALNIZLIĞI"

( ... İLE Azınlıkta olmanın ya da paylaşım ağının yaygın olamamasından dolayı duyumsanan. )


- YALNIZLIK ile/ve/||/<>/> GÖZÜ AÇIK GİTMEK

( Kendini tanımak, daha nitelikli ve verimli yaşamak için ikisini de göze alabilmek, bunları anlamış ve kabul edebilmek, bunlarla yüzleşebilmek gerek. )


- YALNIZ/LIK ile/ve/> GÜVENSİZ/LİK


- YALNIZLIK ile/ve/||/<> İLİŞKİ

( Yanılsama[ilüzyon]. İLE/VE/||/<> Nesnesiz "algı"[halüsünasyon]. )


- YALNIZ/LIK ile/ve/||/<> KENDİLİK


- YALNIZLIK ile KENDİNLE BAŞBAŞALIK


- YALNIZ/LIK ile/ve/||/<>/< MUTSUZ/LUK | ile/ve/||/<>/< DOYUMSUZ/LUK


- YALNIZLIK ile/ve SIKINTI


- YALNIZ/LIK ile TEK BAŞINA/LIK

( Gereksinim duyarız. İLE Yeğleriz. | Temsildir. )

( Tek başına yürüyen kişi, bir dostluk kurar. )

( Yalnızların yılmaması, kendileri için yararlı olur. )

( Kendimizi, kendimizle zaman geçirmeyi, "yalnızlık" saymayacağımız biçimde geliştiriyoruz. )

( Yalnız kalpleri harekete geçiren kişi, dünyayı hereket ettirir. )

( We need. VS. We prefer. )

( En kötü/ileri yalnızlık, kendiyle barışık olmamaktır. )

( LONELINESS vs. SOLITUDE/ALONE )


- YALNIZLIK ile/değil/yerine/||/<>/> ÜRETKEN YALNIZLIK


- YALNIZLIK ile/||/<> YEĞLENEN/YEĞLENEBİLEN YALNIZLIK


- YALNIZLIK/LAR ile/ve/<> YANLIŞLIK/LAR


- YALOVA ile YALOVALI/LIK ile YALOVA MİSKETİ ile YALOVA KAYMAKAMI


- YALPALAMA(") ile/<> (")TÖKEZLEME(")


- YALPALAMAK ile YALPALANMAK ile YALPALATMAK ile YALPA ile YALPAK/LIK


- YALPI ile YALPIK ile YALPILI


- YALTAKLANMAK ile YALTAK/LIK ile YALTAKÇA ile YALTAKÇI/LIK


- YALVAÇ ile YALVAÇ

( Isparta'nın ilçesi. İLE Kitap getirmiş peygamber. )


- YALVARIŞ ile YALVARIŞLI ile YALVARIŞ YAKARIŞ


- YALVARMAK ile/değil/yerine KİBARLIK(TAN)

( "Uygun bir yerde indirir misin!" diyen bir yolcuya, minibüs şöförünün yanıtı: "Ne yalvarıyorsun! 'İndir!' de, indirelim!" )


- YALVARMAK ile MERHAMET DİLEMEK ile YALVARIYOR

( BEG vs. BEG FOR MERCY vs. BEGGING )

( التماس کن ile التماس کردن ile استدعا کردن ile تضرع کردن ile دست دراز کردن ile امان خواستن ile دريوزه ile تضرع ile استعاثه ile طلب ile گدايي ile التماس ile متکدي ile باالتماس خواستن ile متمني )

( ELTMAS KON ile ELTMAS KARDAN ile ESTEDAA KARDAN ile TAZARE KARDAN ile DAST DARAZ KARDAN ile EMAN KHASTAN ile DARYVAZEH ile TAZARE ile استعاثه ile TALAB ile GODAYY ile ELTMAS ile متکدي ile BAELTMAS KHASTAN ile متمني )


- YALVARMAK ile/ve YAKARMAK


- YALVARMAK ile YALVARAN

( BESEECH vs. BESEECHING )

( التماس کردن ile از و جز )

( ELTMAS KARDAN ile AZ VE JAZ )


- YALVARMAK ile YALVARDI ile YALVARIYOR

( IMPLORE vs. IMPLORED vs. IMPLORING )

( التماس کردنبه ile استغاثه کردناز ile مستغاث ile استغاثه )

( ELTMAS KARDANBEH ile ESTEGHASEH KARDANAZ ile مستغاث ile ESTEGHASEH )


- YALVARMAK ile YALVARTMAK ile YALVARILMAK ile YALVARABİLMEK


- YAMA ile/ve NIYAMA ile/ve ASANA ile/ve PRANAYAMA ile/ve PRATYAHARA ile/ve DHARANA ile/ve DHYANA ile/ve SAMADHI

( Eylem kontrolü. İLE/VE Kişisel eylem kontrolü. İLE/VE Duruşlar ve gövde çalıştırma teknikleri. İLE/VE Soluk ve enerji yönetimi. İLE/VE Çakra ve Kundalini teknikleri. İLE/VE Odaklanma teknikleri. İLE/VE Derin odaklanma teknikleri. İLE/VE Üstün odaklanma teknikleri. )


- YAMAÇ KANADI/PARAŞÜDÜ ile/||/<> TANDEM KANAT ile/||/<> MOTORLU KANAT


- YAMAÇ ile/ve GÜZEY

( ... İLE Az güneş alan çok gölgeli kuzey yamaç. )

( Dağların güzeyindeki karlar geç erir. )


- YAMAK/LIK ile YAMAMAK ile YAMALMAK ile YAMANMAK ile YAMATMAK ile YAMALAMAK ile YAMALANMAK ile YAMANABİLMEK ile YAMAYABİLMEK ile YAMAN ile YAMAÇ ile YAMACI/LIK ile YAMALI ile YAMALIK ile YAMALI BOHÇA ile YAMAÇ PARAŞÜTÜ


- YAMAMAK ile/ve/||/<> BOCA ETMEK


- YAMAMAYINCA ile/||/<> YALAMAYINCA

( Giyilmez. @@ Doyulmaz. )


- YAMÇI ile YAMÇILI ile YAMÇISIZ


- YAMPALA ile YAMPİRİ

( Birinin, yeni bir durum karşısında ne yapacağını kestiremeyerek şaşkınlık geçirdiğini teklifsiz ve alaylık olarak anlatan, "yampala zeydün" deyiminde geçer. İLE Eğri büğrü, yan yan ve çarpık bir biçimde. )


- YAMRULMAK ile YAMRU YUMRU


- YAMUK ile/değil/yerine/>< DÜZGÜN OLMAYAN


- YAMUK ile/değil YILIK

( ... İLE/DEĞİL Çarpık, eğri ağız. | Şaşı göz. )


- YAMUK/LUK ile YAMUK YUMUK


- YAMULTMAK ile RAYINDAN ÇIKARMAK


- YAMYAM("İNSAN YİYEN İNSAN") ile/değil/yerine/>< İNSAN

( )


- YAMYAM ile YAMYAMLIK ile YAMYAMLIK ile YAMYAMLIK YAPMAK

( CANNIBAL vs. CANNIBALISM vs. CANNIBALISTIC vs. CANNIBALIZE )

( آدمخوار ile آدمخواري ile آدمخورانه ile آدمخواري کردن )

( ADAMKHAR ile ADAMKHARY ile آدمخورانه ile ADAMKHARY KARDAN )


- YAN DAL ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÇAP


- YAN MASAMDA ile YANMASAM DA


- YAN SANAYİ(") ile/ve/||/<> DOLAYLI NEDENLER/SONUÇLAR


- SIDE REACTION[İng.] / NEBEN REAKTION, SEITEN REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN TEPKİME


- YAN TÜMCECİK ile ...

( SUBORDINATE CLAUSE )


- SIDE PRODUCT, BY-PRODUCT[İng.] / SOUS-PRODUIT[Fr.] / NEBENPRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN ÜRÜN


- YAN YANA YÜRÜYEMİYORSAK ile/||/<>/> ÜSTÜNE ÜSTÜNE YÜRÜMEK


- YAN YANA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> CAN CANA


- YAN YANA/LIK | ARD ARDA/LIK ile/ve/||/<>/> BİRARADA/LIK


- YAN YANA/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< BİRLİKTE/LİK


- SIDE CHAIN ISOMERY[İng.] ile/değil/yerine/= YAN ZİNCİR İZOMERİSİ


- SIDE CHAIN[İng.] / CHAINE LATÉRAL[Fr.] / SEITENKETTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YAN ZİNCİR


- YAN ile DERİNLİK


- YAN ile/ve/||/<>/> YÖN


- YAN ile YÖN

( NEZT ile ... )


- ...'YA/NA:
DAYANARAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÜVENEREK


- YANAĞI DEĞDİRİP, ÖPÜCÜK SESİ ÇIKARMAK ile/yerine YANAĞI ÖPMEK


- YANAK GAMZESİ ile BEL GAMZESİ

( CHEEK DIMPLE vs. WAIST DIMPLE )


- YANAK ile/ve/||/<> ENEK

( ... İLE/VE/||/<> Yanağın alt yanı. )

( SÎB: ELMA [Sevgilinin çenesi ve gabgabı sürekli olarak elmaya benzetilir.] )


- YANAK ile/ve/||/<> KANAT


- YANAK ile YANAKLI ile YANAK YANAĞA


- YANAL ÇİZGİ[İng. LATERAL LINE] ile/||/<> YANALLAŞMA[İng. LATERALIZATION]

( Balıklarda ve kuyruklu sürüngenlerde vücudun yan tarafında çukurlar ya da kanallar biçiminde görülen bir duyu gözeleri sistemidir. Bu organlar muhtemelen avlanan balıkların ve gruplarının sudaki hareketlerinden oluşan, alçak frekanslı titreşimleri algılarlar.Aşağıdaki görselde bir köpek balığına ait yanal çizgi duyu organı görülmektedir. @@ Beynin iki yarım küresinin (hemisfer) birbirinden farklı işlevleri gerçekleştirmek amacıyla özelleşmesi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- YANAL ile YANAL YÜZEY


- YANARDAĞ ile BAZALT

( ... İLE Koyu renkli, sert bir tür yanardağ kültesi. )


- YANARDAĞ ile YANARDAĞ AĞZI ile YANARDAĞ BİLİMİ ile YANARDAĞ BİLİMCİ ile YANARDAĞ BÖLGESİ ile YANARDAĞ PATLAMASI ile YANARDAĞ PÜSKÜRMESİ


- YANARDAĞLARDA:
GAZ ile/ve/<> FÜMEROL[Fr.]

( ... İLE/VE/<> Etkin olmayan dönemlerde, yanardağların ağzından yayılan gaz. )


- YANAŞIK/LIK ile YANAŞIK DÜZEN ile YANAŞIK NİZAM


- YANAŞMA" ile/||/<> "BESLEME"


- YANAŞMAK ile İLİŞMEK


- YANAŞMAK ile YANAŞILMAK ile YANAŞTIRMAK ile YANAŞABİLMEK ile YANAŞLIK


- YANAŞMAK ile/ve YARANMAK


- YANAŞMAK ile YILIŞMAK ile SIRNAŞMAK


- YANAY ile YANAY DOĞRUSU ile YANAY DÜZLEMİ


- YANAZ ile ...

( Hiçbir şeyden memnun olmayan. )


- YANCI (OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< OYUNCU (OLMAK)


- YANCI/LIK ile YANCIK


- YANDAŞ ile YOLDAŞ/TOVARİŞ[Rusça]


- YANDIK ile AYVAYI(/...) YEDİK


- RAYONNEMENT PARAXIAL[Fr.] ile/değil/yerine/= YANEKSEN IŞINIM


- PARAXIAL RADIATION[İng.] ile/değil/yerine/= YANEKSENLİ IŞINIM


- PARAXIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YANEKSENLİ


- YANGILANMAK ile YANGI ile YANGIN ile YANGILI ile YANGINCI/LIK ile YANGISIZ ile YANGIN TOPU ile YANGIN YERİ ile YANGIN KULESİ ile YANGIN ÇIKIŞI ile YANGIN BOMBASI ile YANGIN HORTUMU ile YANGIN MUSLUĞU ile YANGIN MERDİVENİ ile YANGIN SİGORTASI ile YANGIN SÖNDÜRÜCÜ ile YANGIN TULUMBASI


- YANGIN ile/ve/değil/||/<> DENETİMLİ/KONTROLLÜ YANGIN

( )


- YANGIN ile ÖRTÜ YANGINI


- YANGIN ile/ne yazık ki/||/<> PATLICAN YANGINI


- YANGININ/İLTİHABIN:
ÇOĞU ile/ve/||/<> AZI

( Yaşlandırır. İLE/VE/||/<> Kanser (olasılığını) artırır. )

( )


- YANİ ile NEYSE


- YANİ ile/ve SONUÇTA


- YANİ ile/ve/değil/yerine/||/<> YA DA


- YANİ ile YANİ?


- YA'NÎ[Ar. < ANÂ] ile YÂNİ'[Ar.]

( Demek, şu demek. | Sözün kısası, doğrusu, senin anlayacağın. İLE Kıvama gelmiş, olmuş; pişkin. )


- COMBUSTIBLE GASES[İng.] / GAZ COMBUSTIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANICI GAZLAR


- YANICI ile İLTİHAPLANMA ile ALEVLENDİRMEK ile İLTİHAPLI ile YANICILIK ile YANICI ile İLTİHAP ile İLTİHAPLI

( INFLAMABLE vs. INFLAMATION vs. INFLAME vs. INFLAMED vs. INFLAMMABILITY vs. INFLAMMABLE vs. INFLAMMATION vs. INFLAMMATORY )

( محترقه ile محترق ile بادکردگي ile ملتهب کردن ile بادکردن ile بر افروختن ile ملتهب ile مشتعل ile ورمکرده ile قابليت اشتعال ile آتشگيري ile التهاب پذير ile شعله ور ile آتشگير ile سام ile آماس ile التهاب ile ورم ile اشتعال ile باد کرده ile ورمي ile آماسي ile التهابي ile پرالتهاب ile اشتعالي ile فساد آميز ile فتنه انگيز ile آتش افروز ile آتش افروزي )

( محترقه ile MOHTARGH ile BADKARDEGY ile MOLTEHAB KARDAN ile BADKARDAN ile BAR AFROKHTAN ile MOLTEHAB ile MOSHTEL ile ورمکرده ile GHABELYT ESHTAAL ile آتشگيري ile ELTEHAB PAZYR ile SHOLEH VAR ile آتشگير ile SAM ile AMAS ile ELTEHAB ile VARAM ile ESHTAAL ile BAD KARDEH ile ورمي ile AMASY ile ELTEHABY ile PROLTEHAB ile ESHTAALY ile FESAD AMYZ ile FATNEH ENGYZ ile ATASH AFRUZ ile ATASH AFRUZY )


- KABİLİ İHTİRAK[Osm.] / COMBUSTIBLE, FLAMMABLE[İng.] / COMBUSTIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YANICI


- YANIK DERECELERİNDE:
1 ile/> 2 ile/> 3

( Deride kızarıklık, ağrı, yanık bölgede ödem vardır. Yaklaşık 48 saatte iyileşir. [Güneş yanıkları] İLE/> Deride içi su dolu kabarcıklar vardır. Ağrılıdır. Derinin kendini yenilemesi ile kendi kendine iyileşir.[Haşlanmalar, alev yanığı] İLE/> Derinin tüm tabakaları etkilenmiştir. Özellikle de kaslar, sinirler ve damarlar üzerinde etkisi görülür. Beyaz ve kara yaradan siyah renge kadar aşamaları vardır. Sinirler zarar gördüğünden dolayı ağrı yoktur. )

( ile/> ile/> )


- YANIK ile/ve/||/<>/> KÜL

( )


- SADÂ-İ BASÎT[Osm.] ile/değil/yerine/= YANIK


- YANIK" ile/değil/yerine/>< UYANIK (OLMAK)


- YANIKLARDA:
ISI ile/ve/||/<> ELEKTRİK ile/ve/||/<> IŞIN ile/ve/||/<> SÜRTÜNME ile/ve/||/<> KİMYASAL ile/ve/||/<> DONMA

( Yanık, derinliği, yaygınlığı ve oluştuğu bölgeye bağlı olarak örgen ve düzende işleyiş bozukluğuna yol açar. Ağrı ve sıvı kaybına bağlı olarak şok meydana gelir. Hastanın/yaralının kendi gövdesinde bulunan mikrop ve toksinlerle enfeksiyon oluşur. )

( [Isı ile oluşan yanıklarda ilk yardım]
- Kişi hâlâ yanıyorsa paniğe engel olunur, koşması engellenir.
- Hastanın/yaralının üzeri battaniye ya da bir örtü ile kapatılır ve yuvarlanması sağlanır.
- Yaşam belirtileri değerlendirilir.
- Solunum yolunun etkilenip etkilenmediği kontrol edilir.
- Yanık bölge, en az 20 dakika soğuk su altında tutulur.[yanık yüzeyi büyükse ısı kaybı çok olacağından dolayı önerilmez]
- Ödeme karşı, yüzük, bilezik, saat gibi eşyalar çıkarılır.
- Yanmış alandaki deriler kaldırılmadan giysiler çıkarılır.
- Takılan yerler varsa kesilir, temizliğe dikkat edilir.
- Su toplamış yerler patlatılmaz.
- Yanık üzerine ilaç ya da yanık merhemi gibi maddeler de sürülmemelidir.
- Yanık üzeri temiz bir bezle örtülür.
- Hasta/yaralı, battaniye ile örtülür.
- Yanık bölgeler birlikte bandaj yapılmamalıdır.
- Yanık geniş ve sağlık kuruluşu uzaksa hastanın/yaralının kusması yoksa bilinçliyse ağızdan sıvı[1 litre su - 1 çay kaşığı karbonat -1 çay kaşığı tuz karışımı] verilerek sıvı kaybı önlenir.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )

( [Kimyasal yanıklarda ilk yardım]
- Deriyle temas eden kimyasal maddenin en kısa sürede deriyle teması kesilmelidir.
- Bölge, tazyiksiz ve bol suyla, en az 15-20 dakika yumuşak bir biçimde yıkanmalıdır.
- Giysiler çıkarılmalıdır.
- Hasta/yaralı, örtülmelidir.
- Tıbbî yardım istenmelidir[112]. )

( [Elektrik yanıklarında ilk yardım]
- Soğukkanlı ve sakin olunmalıdır.
- Hemen elektrik akımı kesilmelidir.
- Hastanın/yaralının, hava yolunun açık olup olmadığı, solunumu ve kan dolaşımı değerlendirilmelidir.
- Hastaya/yaralıya, kesinlikle su ile müdahale edilmemelidir.
- Hasta/yaralı, hareket ettirilmemelidir.
- Hasar gören bölgenin üzeri temiz bir bezle örtülmelidir.
- Tıbbî yardım istenmelidir[112]. )

( [Sıcak Çarpması Belirtileri]
Yüksek derece ısı ve nem sonucu gövde ısısının ayarlanamaması sonucu ortaya bazı bozukluklar çıkar.
- Kas krampları.
- Güçsüzlük, yorgunluk.
- Baş dönmesi.
- Davranış bozukluğu, sinirlilik.
- Solgun ve sıcak deri.
- Bol terleme.
- Mide krampları, kusma, bulantı.
- Bilinç kaybı, hayal görme.
- Hızlı nabız. )


- YANIK/LIK ile YANIK SES ile YANIK SESLİ ile YANIK RÜZGAR


- YANILGI ile/ve/<> YANILTI

( Yanılma durumu, yanlış davranış. | Bir sanatla, bir bilimle ilgili kuralların gereği gibi uygulanmayışından doğan sonuç. | Yanlışı doğru ya da doğruyu yanlış sanma. İLE/VE/<> Sonucu bakımından çok önemli olmayan yanlışlık. )


- YANILMA ile EKSEN KAYMASI


- YANILMA ile/ve/||/<> YAMULMA


- YANILMA ile/ve/değil/||/<> YANILSAMA