Bugün[10 Nisan 2026]
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(231/287)


- SIĞIR ile KARASIĞIR

( ... İLE Orta Anadolu'da yetişen, sert ve kurak iklime dayanıklı, küçük yapılı bir tür sığır. )


- SIĞIR ile SIĞIR ZARARLISI ile SIĞIR YETİŞTİRİCİLİĞİ ile SIĞIR YETİŞTİREN KİŞİ

( CATTLE vs. CATTLE PEST vs. CATTLE RAISING vs. CATTLEMAN )

( گله گاو ile احشام ile انعام ile گوسفند مرگي ile گله مرگي ile گله داري ile گاو فروش ile گله دار ile گاودار ile چوبدار )

( GOLEH GAV ile AHESHAM ile انعام ile GOSFAND MORGY ile GOLEH MORGY ile GOLEH DARY ile GAV FOROSH ile GOLEH DAR ile GAVDAR ile چوبدار )


- SIĞIR ile SIĞIRCI/LIK ile SIĞIR ETİ ile SIĞIR SİNEĞİ ile SIĞIR VEBASI ile SIĞIR ÇOBANI ile SIĞIR ŞERİDİ ile SIĞIR MANTARI ile SIĞIR TENYASI


- SIĞIR ile TİBET SIĞIRI


- SIĞIR ile ZEBİ

( ... İLE Asya'ya özgü bir sığır. )


- SIĞIRCIK/ÇEKİRGEKUŞU/ÇOĞURCUK ile KARABAKAL

( Serçegillerden, siyah renkli, uzun gagalı, serçeden iri, ötücü bir kuş. İLE ... )

( STURNUS VULGARIS cum ... )


- SIĞIŞMAK ile SIĞIŞTIRMAK


- SIĞLA YAPRAĞI ile ÇINAR YAPRAĞI


- SIĞLAŞMAK ile SIĞLAŞTIRMAK ile SIĞLA ile SIĞLA YAĞI


- SİGMA BAĞI ile/||/<>/> Pİ BAĞI

( Birinci oluşan kovalent bağ. İLE/||/<>/> İkinci ve üçüncü oluşan kovalent bağ. )

( İki atom arasında eksenel bakışıma sahip bağ. İLE İki atom arasında eksen dışı bakışıma sahip bağ. )


- SIGMA NEGATIVE HYPERONIC ATOM[İng.] / ATOME HYPERONIQUE NÉGATIF SIGMA[Fr.] / SIGMA-MINUS-HYPERONISCHES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA EKSİ HİPERONİK ATOM


- SIGMA HYPERON[İng.] / HYPÉRON SIGMA[Fr.] / SIGMA-HYPERON[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA HİPERONU


- SIGMA PILE[İng.] / PILE SIGMA[Fr.] ile/değil/yerine/= SİGMA PİLİ


- SIGMA-REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA REAKTÖRÜ


- SIGMA[İng.] / SIGMA[Fr.] / SIGMA[Alm.] ile/değil/yerine/= SİGMA


- SIGMATROPIK[İng.] ile/değil/yerine/= SİGMATROPİK


- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> ANNA FREUD

( ... İLE/VE/||/<>/> S. Freud'un kızı. )


- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> CARL GUSTAV JUNG ile/ve/||/<>/> ALFRED ADLER


- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> DONALD WINNICOTT


- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<> HEINZ KOHUT

( Birbirine sadece selâm verecek kadar görüşmüşler. )


- SIGMUND FREUD ile/ve/||/<>/> SANDOR FERENCZI


- SİGORTA ile/ve/değil EŞİK


- SİGORTA ile/ve/||/<> KAÇAK AKIM RÖLESİ

(

Elektrik Güvenliği · Temel Kavramlar

Sigorta ile Kaçak Akım Rölesi arasındaki FaRkLaR

Tanımlar, çalışma ilkeleri, koruma alanları ve birlikte kullanım düzeni

Sigorta

Fuse / MCB - Miniature Circuit Breaker

Elektrik devresinde aşırı akım (fazla yük ya da kısa devre) durumunda devreyi otomatik olarak kesen koruma ögesidir. Eritme telli sigortalar, tek kullanımlıktır; otomatik sigortalar (MCB) ise ayarlanabilir yapıdadır.

Kaçak Akım Rölesi

KAK / RCD - Residual Current Device

Faz ve nötr iletkenlerinden geçen akımlar arasındaki farkı (artık/kaçak akım) sürekli izleyen ve bu fark belirlenen eşiği aştığında devreyi kesen koruma ögesidir. RCCB, RCBO, GFCI gibi adlarla da anılır.

Tehdit Sigorta Kaçak Akım Rölesi
Aşırı yük akımı Korur Korumaz
Kısa devre Korur Korumaz
İnsanın elektrik çarpması (küçük kaçak akım) Korumaz Korur
Toprak kaçağı / yangın riski Çoğunlukla korumaz Korur

Sigorta

Akım, belirli eşiği aştığında eritme teli kopar ya da termal/manyetik mekanizma devreyi keser.

Etki/Katılma Eşiği Amper (A) evresi
6 A · 10 A · 16 A · 32 A …

Kaçak Akım Rölesi

Faz (I₁) ve nötr (I₂) akımları bir toroid transformatörden geçirilir. Sağlıklı devrede I₁ = I₂ → net akım, sıfırdır. Kaçak oluştuğunda I₁ ≠ I₂ farkı toroid çıkışında gerilim üretir ve röle devreyi keser.

Etki/Katılma Eşiği Miliamper (mA) evresi
10 mA · 30 mA · 100 mA · 300 mA …

Sigorta

Kabloya ve aygıta karşı koruma

Mülk ve altyapı güvenliği. Müdahale eşiği amper evresinde olduğundan can güvenliği sağlayamaz.

Kaçak Akım Rölesi

İnsana ve toprak kaçaklarına karşı koruma

Can güvenliği. Kişinin gövdesinden geçen 30–50 mA kalp fibrilasyonuna yol açabilir; bu değer, hiçbir zaman sigortayı attırmaz.

Kritik: Kişinin gövdesinden geçen 30–50 mA gibi bir akım, kalp fibrilasyonuna yol açabilir; oysa bu değer hiçbir sigortayı attırmaz. Kaçak akım rölesi tam da bu boşluğu kapatmak için tasarlanmıştır.

Bu iki öge, birbirini tamamlar, biri ötekinin yerine geçmez. Modern tesisatlarda ikisi de farklı tehdit katmanlarını karşılamak üzere bir arada kullanılır.

Tipik Tesisat Şeması
Gelen Hat
Ana Sigorta
Kaçak Akım Rölesi
Devre Sigortaları
Yükler
Aşırı akım koruması  ·  Kaçak akım koruması

RCBO - Residual Current Breaker with Overcurrent Protection

İki işlevi de tek bir gövdede birleştiren RCBO tipi ögeler, özellikle yer tasarrufu gereken panolarda yaygın olarak kullanılmaktadır. Hem aşırı akım, hem de kaçak akım koruma kapasitesine sahiptir.

)


- SİGORTA[İt.] ile REASÜRANS[Fr.]

( Bir şeyin ya da birinin, herhangi bir yönden, ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için, önceden ödenen önödeme karşılığında, bu işle uğraşan kuruluşla yapılan bağlnatı sözleşmesi. | Bu tür sözleşmeleri yapan şirket. | Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda, eriyerek, güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne ya da düzenek. İLE Bir sigorta ortaklığının, sigorta ettiği paranın bir bölümünü, olabilecek zarara karşı, başka bir ortaklığa yeniden sigorta ettirmesi işi. )

( INSURANCE vs. REINSURANCE )


- SİGORTA ile/ve/<> TEDBİR


- SİGORTALAMAK ile SİGORTALANMAK ile SİGORTALATMAK ile SİGORTA ile SİGORTACI/LIK ile SİGORTALI/LIK ile SİGORTASIZ/LIK ile SİGORTA PRİMİ ile SİGORTA POLİÇESİ


- SİGORTALANABİLİR ile SİGORTA ile SİGORTA POLİÇESİ ile SİGORTALAMAK ile SİGORTALI ile SİGORTACI

( INSURABLE vs. INSURANCE vs. INSURANCE POLICY vs. INSURE vs. INSURED vs. INSURER )

( قابل بيمه ile بيمه کردني ile بيمه شدني ile بيمه ile بيمه نامه ile بيمه بدست آوردن ile بيمه کردن ile بيمه شونده ile بيمه شده ile بيمه گر )

( GHABEL BEYMAH ile BEYMAH KARDANY ile BEYMAH SHODANY ile BEYMAH ile BEYMAH NAMEH ile BEYMAH BADAST AVARDAN ile BEYMAH KARDAN ile BEYMAH SHVANDEH ile BEYMAH SHODEH ile BEYMAH GAR )


- SİHÂ'[çoğ. ESHİYE] ile ...

( İnce deri. | Beyin zarı. )


- SİHÂ'[Ar. çoğ. ESHİYE] ile SİHÂH/SIHÂH[Ar. < SAHÎH]

( İnce deri. | Beyin zarı. İLE Doğrular, gerçekler. )


- ŞIHBIZINCI ile/ve/ne yazık ki/||/<>/< KANI ALMAZ

( Açıkgöz, uyanık. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Kıskanç, çekemeyen. )


- SIHHAT[Ar.] ile 'ÂFİYET[Ar.]


- SIHHAT[Ar.] ile SELÂMET[Ar.]


- SIHHAT ile SIHHATLİ/LİK ile SIHHATSİZ/LİK


- SIHHİ ile SIHHİ İMDAT ile SIHHİ TESİSAT ile SIHHİ TESİSATÇI/LIK


- SIHHİYE ile SIHHİYECİ/LİK


- SİHİR" ile/ve/değil/=/||/<> YETERİNCE GELİŞMİŞ TEKNOLOJİ


- SİHİRLENMEK ile SİHİR ile SİHİRLİ/LİK ile SİHİRSİZ/LİK


- BEZAUBERTES QUARK, MAGISCHE QUARK[Alm.] ile/değil/yerine/= SİHİRLİ KUARK


- MAGISCHE ZAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİHİRLİ SAYILAR


- SİHR[Ar.] ile ŞA'BEZE[Ar.]


- SİHR[Ar.] ile TEMVÎH[Ar.]


- SİHR-İ HELÂL ile ...

( Sihir haramdır fakat dilde, şiirlerde yapılan çok anlamlılık çabalarına verilen ve helâl kabul edilen "sihir". )


- ŞİİR:
"BELA" ile/ve/değil/<> "DEVA"

( Başa. İLE/VE/DEĞİL/<> Kalbe. )


- ŞİİR:
HAKİKATTEN DEĞİLSE ile/değil/yerine HAKİKATTEN İSE

( "Baykuşun sesi". İLE/DEĞİL/YERİNE "Bülbülün sesi". )


- ŞİİR OKUMAK ile/ve/değil/yerine ŞİİR YAZMAK


- ŞİİR:
ŞAİRİN ile/ve/değil/||/<>/< HAKİKATİN


- ŞİİR:
YAZMAK ile/ve/değil/||/<> İNŞÂ ETMEK

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Akrostiş. )


- ŞİİR ile ...

( (ERİL) ARSLAN )

( SÜT (HEMŞİRE) )


- ŞİİR ile AKROSTİŞ/İSTİHRÂC[< HURÛC]/MUVAŞŞAH[< VİŞÂH]

( ... İLE Mısra başlarındaki harflerden, şiirin ithaf edildiği kişinin adı okunan şiir biçimi. )

( YAŞAR akrostişlerini okumak için burayı tıklayınız... )


- ŞİİR ile/ve/||/<> BALAD[Fr. < BALLADE]/BALAT

( ... İLE/VE/||/<> Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. | Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü. | Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan ya da şarkı olarak okunan yapıt. )


- ŞİİR ile/ve/||/<>/> BESTE

( ... İLE/VE/||/<>/> Bir şarkının, makam ile uyumu. | Kapalı, bağlı, bitiştirilmiş, bağlanmış. | Donmuş. )


- ŞİİR ile/ve DEME

( ... İLE/VE Halk edebiyatında şiir. )


- ŞİİR ile/ve/değil DUYGU BOŞALIMI


- ŞİİR ile/ve/||/<> GARAMİ[Ar.]

( ... İLE/VE/||/<> Düşünceden çok, canlı duygulara ve aşka dayanan sanat yapıtı. )


- ŞİİR ile/ve/<> GELİŞ(TİRİL)MİŞ DİL


- ŞİİR ile/ve İCAZ

( ... İLE/VE Az sözle çok şey anlatma. )


- ŞİİR ile/ve KOŞMA

( ... İLE/VE Sazla beraber okunan halk şiiri. )


- ŞİİR ile/ve/değil MÂNİ

( ... İLE/VE/DEĞİL Eğin'deki Mâni Yolu'nda yürümenizi salık veririz. )


- ŞİİR ile/ve/<> MÜZİK

( Şiir, ifade edilemez olanı sözlere dökme sanatıdır. )

( Tanrı Toth'un konuşmasının taklidi. )

( Şiir şişmanlatmaz fakat (egoyu) şişirir. )

( el-ARÛZ ile/ve/<> ... )

( POEM vs./and/<> MUSIC
Poetry is the art of putting into words the inexpressible. )

( CI: Lirik şiir. )


- ŞİİR ile NA'T-I ŞERİF

( HZ. PEYGAMBER HAKKINDA YAZILAN ŞİİRLER )


- ŞİİR ile/ve/= NEFES


- ŞİİR ile/ve/değil/<> NEŞÎD/E

( ... İLE/VE/DEĞİL/<> Bir toplulukta, okunmaya değer şiir. | Atasözü derecesinde kullanılan ünlü beyit ya da mısra. | [müzik] Eski Arap müziğinde usullü olmak koşuluyla, kendiliğinden ya da hazırlanarak söylenilen güfteli müzik yapıtı. )


- ŞİİR ile/ve OD

( ... İLE/VE Bir tür lirik şiir. )


- ŞİİR ile RETORİK


- ŞİİR ile ŞİTAİYE[Ar.]

( Divan edebiyatında, kış mevsimini konu olarak işleyen şiir. | Bir kasidenin, kışı anlatan giriş bölümü. )


- ŞİİR ile/ve SONE[Fr.]

( ... İLE/VE İki dörtlü ve iki üçlüden oluşan, ondört dizeli bir batı koşuk türü. )


- ŞİİRLEŞTİRMEK ile Şİİ ile ŞİİR ile ŞİİRCE ile ŞİİRLİ ile ŞİİRSEL ile ŞİİR KİTABI ile ŞİİR DEFTERİ ile ŞİİR DİNLETİSİ


- ŞİİRSEL/LİK ile/ve/değil/yerine SİMGESEL/LİK


- SİİRT ile SİİRTLİ/LİK ile SİİRT BATTANİYESİ


- ŞİİR/YAZI ile/ve/||/<>/> MÜKÂLEMELİ/KONUŞTURMALI ŞİİR/YAZI


- CLOSE PACKING[İng.] / DICHTE PACKUNG (DER ATOME)[Alm.] ile/değil/yerine/= SIK İSTİFLENME


- ŞIK[Ar. < ŞIKK] ile ŞIK[Fr. < CHIC]

( İkiye bölünmüş şeyin bir parçası. | Bir işin, iki yönünden her biri. | Seçenek. İLE Güzel, zarif, modaya uygun. | Güzel, modaya uygun giyinmiş olan. | Yerinde, uygun. )


- ŞIK ile HİNDİBA

( CHIC vs. CHICORY )

( شيک ile باب روز ile کاسني تلخ )

( SHYK ile BAB RUZ ile KASANY TALKH )


- SİK ile/değil SIK


- ŞIK[Ar. < ŞİKK] ile ŞIK[Fr. < CHIC]

( Seçenek. İLE Güzel, zarif, modaya uygun. | Güzel, modaya uygun giyinmiş olan. | Yerinde, uygun. )


- SİK ile SİKALAR


- SİKA'["ka" uzun okunur] ile SİKA[Ar. < VÜSÛK | çoğ. SİKAT]

( Kırba, sakaların içine su koydukları köseleden yapılmış kab. İLE Güven, emniyet. | İnanılır, güvenilir kişi. )


- ŞİKÂF[Fars.] ile -ŞİKÂF[Fars.]

( Yarık, yırtık, çatlak. | Boya ile yaldızın birlikte kullanılması suretiyle yapılan süslemeler. İLE "yırtan, yaran" anlamına gelerek birleşik sözcükler yapar.[MÛ-ŞİKÂF: Kıl yaran, kılı kırk yaran.] )


- ŞİKÂL[Ar.] ile ŞİKÂR[Ar.]

( Üç ayağı beyaz[sekili] olan at. İLE Avlanan hayvan. | Ganimet, düşmandan ele geçirilen mal. | Ender bulunan şey. )


- SİKATRİL ile SİKATRİS ile SİKATRİZASYON

( CICATRICLE vs. CICATRIX vs. CICATRIZATION )

( محل زخم ile داغه ile التحام )

( MOHAL ZAKHAM ile DAGHEH ile التحام )


- ŞİKÂYÂT ile/değil HİKÂYÂT

( Bizimki şikâyât değil hikâyât. )


- SİKÂYE ile ...

( SU İÇİLEN KAB | İÇİLECEK SUYUN TOPLANMASI İÇİN YAPILAN YER, BÜĞET )


- ŞİKÂYET ETMEK ile/değil/yerine/>< DURUMU(NU)/ZİHNİ(Nİ) DEĞİŞTİRMEK


- ŞİKÂYET ile GAMMAZLAMA

( TO COMPLAIN vs. TO SQUEAL/SNITCH )


- ŞİKÂYET ile/ve/<>/değil GEREKSİNİM/İHTİYAÇ


- ŞİKÂYET ile/ve HAYIFLANMAK

( ... İLE Acınmak, üzülmek, yerinmek, esef etmek. )

( HAYIF: Haksızlık, insafsızlık. | Acınma, üzülme. | Yazık! Vah vah! Heyhat! )


- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine HAYRET

( COMPLAINT vs./and ASTONISHMENT/AMAZEMENT
ASTONISHMENT/AMAZEMENT instead of COMPLAINT )


- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/></>/< HİKÂYET

( Yaşanılmış bir sorun üzerine konuşulduğunda, o konuya değinmenin gereği, sorunun kendini değil daha sonraki durum ve/ya da süreçlerde, kişinin, davranış-tutumlarını ve dilini düzeltmesine, gelişerek değişmesine katkıda bulunulacak biçimde düşünülmeye/konuşulmaya çalışılmasıdır. Biri, bir sorundan konu açıyorsa, bunu, o sorundan "şikâyet ediyor" olarak değil daha sonrası için bir çözüm arıyor ve/ya da sunuyor olarak düşünmek/konuşmak ve algılamaya çabalamak gerekir. Bir serzeniş ya da isyan olarak algılanmamalıdır.

Bu tür durumlarda, ötekine bilgi vererek, değinilecek konu/sorun için, "Benimki/bizimki*, bir şikâyât değil hikâyât![olan-bitenin öyküsü/hikâyesi]" biçiminde, öncelikle, kişinin kendinde ve daha sonra çevresinde, adâleti ve dengeyi sağlamasına destek vermek üzere, çevresiyle olan iletişimini ve ilişkisini sürekli kılmak üzere, bir bilgi verilir ve/ya da açıklama/anımsatma/uyarı yapılır.

[ * "Bizimki" sözü/sözcüğü, "bu konuda/alanda, bu ayrıntılarda, ben ve benim gibi düşünenler" olarak/anlamında ve bencilliğe/tekbenciliğe düşülmemesi için kullanılır. ] )


- ŞİKÂYET ile/ve/<> İHBAR


- ŞİKÂYET ile İSPİYON


- ŞİKÂYET" ile/=/||/<> RESİM


- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine RİCÂ

( [not] COMPLAINT vs./and/but REQUEST
REQUEST instead of COMPLAINT )


- ŞİKÂYET[Ar.] ile SERZENİŞ[Fars.]/TAKAZA[Ar.]

( Hoşnutsuzluk belirten söz ya da yazı, sızlanma, yakınma. İLE Başa kakma, sitem etme. )


- ŞİKAYET ile ŞİKAYETÇİ/LİK ile ŞİKAYET KUTUSU


- ŞİKÂYET ile SÖYLENME


- ŞİKÂYET ile/değil/yerine ŞÜKÜR

( Derdi artırır. İLE/DEĞİL/YERİNE Nimeti artırır. )


- ŞİKÂYET ile/ve/değil/yerine/||/<> TESPİT


- ŞİKAYET ile ÜZÜLMEK ile ÜZGÜN ile KEDERLİ ile KEDERLİ

( GRIEVANCE vs. GRIEVE vs. GRIEVED vs. GRIEVING vs. GRIEVOUS )

( تظلم ile ماتم داشتن ile غصه دادن ile محزون کردن ile غمديده ile سوگوار ile اندوه آورد )

( TAZLOM ile MATAM DASHTAN ile GHESEH DADAN ile MAHZUN KARDAN ile GHMADYDAH ile SOGVAR ile ANDOOH AVARD )


- ŞİKÂYET[Ar.] ile/değil YAKINMA

( Uyumsuzluk yaratıyor, sonra da yakınıyorsunuz. )

( You create disharmony and then complain! )

( [not] TO COMPLAIN vs./but COMPLAINING )


- SIKÇA KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSATMAK


- SİKE SİKE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖKE SÖKE (AL[DIR]MAK/YAP[TIR]MAK)


- SİKE SİKE ile/ve/değil/||/<> SİKKE SİKKE (ÖDEMEK)


- ŞİKE ile ŞİKELİ ile ŞİKESİZ


- ŞİKEN[Fars.] ile ŞİKEN[Fars.]

( Büklüm, kıvrım. İLE "kıran, kırıcı" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[DİL-ŞİKEN: Gönül kıran/kırıcı.] )


- ŞIK[Fr. CHIC] ile ŞIK[Ar. ŞİKK]

( Güzel, zarif, modaya uygun. | Güzel, modaya uygun giyinmiş olan. | Yerinde, uygun. İLE Seçenek. )


- SIKI ile/ve/||/<> DAR


- SIKICI ile ÇILDIRTICI


- SIKICI ile DONUKLUK

( DULL vs. DULLNESS )

( راکد ile کند ile بيمزه ile کند ذهن ile کم ذهن ile بي استعداد ile کم فهم ile کندي ile کند ذهني ile رکود )

( RAKAD ile KAND ile بيمزه ile KAND ZEAN ile KAM ZEAN ile BEY ESTEDAD ile KAM FANPAM ile KANDY ile KAND ZEANY ile RAKOOD )


- SIKICI ile İÇ KARARTICI


- SIKICI ile/ve/değil ZORLAYICI


- SIKI-FIKI (OLMAK) ile/ve İÇLİ-DIŞLI (OLMAK) ile/ve YÜZ-GÖZ (OLMAK)


- SİKİK ile "SİKİNDİRİK"


- SİKİL" ile/değil/< SKILL[İng.]


- SIKILAMAK ile SIKILANMAK ile SIKILAŞTIRMAK ile SIK ile SIĞ ile SIKI/LIK ile SIKICA ile SIKICI/LIK ile SIK SIK ile SIKI DOKU ile SIKI FIKI/LIK ile SIKI SIKI ile SIKI DÜZEN ile SIK OTLATMA ile SIKI AĞIZLI ile SIKI SIKIYA ile SIKI DENETİM ile SIKI DENETİMCİ/LİK


- SIKI/LAŞMA ile KATI/LAŞMA

( STRICT/NESS vs. STERN/NESS )


- SIKILIK ile/ve/değil AÇI


- SIKILMA ile "BOĞULMA"


- SIKILMA ile/değil KANIKSAMA


- SIKILMA ile SIKILMAZ/LIK


- SIKILMAK ile/ve SALLANMAK

( Sallanmak, o ortamdan/mekândan sıkıldığınız anlamına gelir. )

( Ne kadar sıkılsanız da, bir toplantı ya da derste, dinleme/bekleme gibi durumunda sallanmamak/bacakları sallamamak gerekir. )


- S.KİLMİŞ GÖTÜN DAVASI OLMAZ ile/ve GEÇTİ BOLUN PAZARI, SÜR EŞEĞİNİ NİĞDE'YE


- SIKINTI ile ...

( Varoluşun sesi. )


- SIKINTI ile/ve ARAYIŞ

( SIKINTI: Varoluşun sesi. )

( DISTRESS vs./and SEARCHING | SEEKING )


- SIKINTI ile/> BUNALTI


- SIKINTI ile/ve/> ÇÖZÜMLER / ÇARE/LER

( DERMAN ARAR İDİM, DERDİME
DERDİM, BANA DERMAN İMİŞ

BURHAN ARARDIM, ASLIMA
ASLIM, BANA BURHAN İMİŞ )

( "Çare/ler" yazısı için burayı tıklayınız... )

( I was seeking the recipe to my trouble...
I saw that, my trouble was the recipe...

I was seeking the evidence to my essense...
I saw that, my essense was the evidence... )

( DISTRESS/BOREDOM vs./and/> REMEDY )


- SIKINTI ile/ve/değil HOŞNUTSUZLUK


- SIKINTI ile ISTIRAP


- SIKINTI ile/ve/değil/yerine/<> KARANLIK

( Duygu durumu. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Algı durumu. )

( Zorlamalı, değişken, keyfî. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Zorunlu, doğal. )


- SIKINTI ile/ve/değil/<> SAKINCA


- SIKINTI/KAHIR[Ar.] ile SIKINÇ/KASVET[Ar.]

( ... İLE İç sıkıntısı, gönül darlığı. | Katılık, sertlik. | Merhametsizlik, acımasızlık. )

( BANYO YAP, SPOR YAP, GIDANA DİKKAT ET, [zayıfsan] KİLO AL / [şişmansan] KİLO VER )


- SIKINTI ile SIKINTILI ile ÜZÜCÜ

( DISTRESS vs. DISTRESSED vs. DISTRESSING )

( اضطرار ile فروماندگي ile پريشانحالي ile پريشاني ile ناچاري ile مضيقه ile متالم کردن ile محنت زده کردن ile متاثر ile پريشان خيال ile پريشان ile پريشانهال ile پريشان کننده )

( EZTERAR ile FOROMANDEGY ile پريشانحالي ile پريشاني ile ناچاري ile MOZYGHEH ile METALAM KARDAN ile MAHNAT ZADEH KARDAN ile متاثر ile پريشان خيال ile پريشان ile پريشانهال ile PARYSHAN KONANDEH )


- SIKINTI ile SIKINTILI/LIK ile SIKINTISIZ/LIK


- SIKINTI ile/ve/> SIRADANLAŞTIRMA


- SIKINTILI ile/değil SIKINTIDA


- SIKINTILI ile ÜZGÜN


- ŞIKIRDAMAK ile ŞIKIRDATMAK


- ŞIKIRTI ile ŞIKIRTILI


- ŞIKIRTI ile/değil ŞIRILTI

( Nesnelerde, katılarda. İLE/DEĞİL Sıvılarda, akışkanlarda. )


- SIKIŞIKLIK ile KISIR DÖNGÜ


- PINCH EFFECT[İng.] / EFFET DE PINCEMENT[Fr.] / KNEIFENEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞMA ETKİSİ


- SIKIŞMA ile/ve BÜZÜŞME


- SIKIŞMAK ile SIKIŞTIRMAK ile SIKIŞABİLMEK ile SIKIŞIVERMEK ile SIKIŞTIRILMAK ile SIKIŞ TIKIŞ


- INCOMPRESSIBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= SIKIŞMAZLIK


- SIKIŞMIŞLIK ile/ve/||/<>/> SIKILMIŞLIK


- SIKIŞTIRABİLMEK ile SIKIŞTIRICI


- COMPRESSIBLE FLOW PRINCIPLE[İng.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİR AKIŞ İLKESİ


- COMPRESSIBLE FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT COMPRESSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİR AKIŞ


- SIKIŞTIRILABİLİR ile/||/<> SIKIŞTIRILAMAZ

( Sıkıştırılabilir ρ değişir (gaz) İLE sıkıştırılamaz ρ=sabit (sıvı). )

( Formül: ∇·v ≠ 0 İLE ∇·v = 0 )


- COMPRESSIBILITY FACTOR[İng.] / FACTEUR DE COMPRESSIBILITÉ[Fr.] / KOMPRESSIBILITÄTSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİRLİK ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- COMPRESSIBILITY COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE COMPRESSIBILITÉ[Fr.] / KOMPRESSIBILITÄTSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİRLİK KATSAYISI


- COMPRESSIBILITY[İng.] / COMPRESSIBILITÉ[Fr.] / KOMPRESSIBILITÄT, ZUSAMMENDRÜCKBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILABİLİRLİK


- UNZUSAMMENDRÜCKBARES VOLUMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILAMAZ HACİM


- INCOMPRESSIBLE VOLUME[İng.] / VOLUME INCOMPRESSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILAMAZ OYLUM


- COMPRESSED GAS[İng.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRILMIŞ GAZ


- COMPRESSION RATIO[İng.] / KOMPRESSIONSVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRMA ORANI


- COMPRESSION[İng.] / COMPRESSION[Fr.] / KOMPRESSION[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKIŞTIRMA


- SIKIŞTIRMAK ile BASTIRMAK


- SIKIŞ(TIR)MAK(") ile/ve/||/<>/> (")IKINMAK(")


- SIKIŞTIRMAK ile KISTIRMAK


- SIKIŞTIRMAK ile PAKETLEMEK


- SIKIT/KOMPRİME[Fr.] ile SIKIT

( Çoğu kez yassı ya da silindir biçiminde katı ilaç. | Bir konuyla ilgili olarak, derinliği olmayan kalıplaşmış bilgi. İLE Düşük. )


- [ne yazık ki]
SIKIYA ile/ve/||/<> SIKILMAYA GELEMEMEK


- SİKKE[Ar.] ile METELİK[Fr. < Yun.]

( Madenî para. | Madenî paralara vurulan damga. @@ İlk kez 1828'de basılmış, on para değerindeki bakır sikke. [Sultan Reşat zamanında basılan son metelik nikeldir] )


- SİKKE[Ar.] ile SİKKE

( Madeni para. | Madeni paralara vurulan damga. | Ağırlık, yük. İLE Mevlevî dervişlerinin giydiği, yüksek ve tepesi düz, keçe külah. )


- SİKKELEMEK ile SİKKE


- ŞIKK-I:
EVVEL ile/ve/||/<>/> SÂNÎ ile/ve/||/<>/> SÂLİS

( [Mâliye teşkilâtının ayrıldığı, ...] birinci mâlî bölge. İLE/VE/||/<> İkinci mâlî bölge. İLE/VE/||/<> Üçüncü mâlî bölge. )


- SIKKIN/LIK ile SIKKIN BIKKIN


- SİKLAMEN[Fr. < Yun.] ile SİKLAMEN[Fr. < Yun.]

( Tavşankulağı, buhurumeryem. İLE Kırmızıya çalar, eflatun renk. | Bu renkte olan. )


- ŞIKLAŞMAK ile ŞIKLAŞTIRMAK


- SIKLAŞMAK ile SIKLAŞTIRMAK ile SIKLAŞTIRILMAK


- SIKLAŞTIRMA ile SIKILAŞTIRMA


- TEVÂLÎ[Osm.] / FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE[Fr.] / FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SIKLIK, FREKANS


- SİKLİK VOLTAMETRİ ile/||/<> LİNEER TARAMA

( CV geri dönüşlü redoks, LSV tek yön tersinmez. )

( Formül: Üçgen İLE rampa )


- SIKLIK/FREKANS ile/ve DALGA BOYU

( Birim zamanda oluşan dalga sayısı. İLE Bir dalganın iki ardışık tepe noktası arasındaki mesafe. )


- ŞIK/LIK ile GÜZEL/LİK

( SMARTNESS vs. BEAUTINESS )


- SIK/LIK ile/ve/||/<> SIKI/LIK ile/ve/||/<> YOĞUN/LUK


- HEXAHYDROBENZENE, CYCLOHEXANE[İng.] / HEXAHYDROBENZÈNE[Fr.] / HEXAHYDROBENZOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOHEKSAN


- ZYKLOIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOİD


- SİKLON/KİKLON[Fr.] ile KİLOSİKL[Fr. < KILOCYCLE]

( Atmosferde bir alçak basınç alanı çevresinde hızla dönen rüzgârların oluşturduğu şiddetli fırtına. İLE Saniyede bin devir olan elektrik akımının frekansını ölçmek için kullanılan birim. )


- CYCLOOLEFIN[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOOLEFİN


- CYCLOPARAFFIN[İng.] / CYCLOPARAFFIN[Fr.] / CYCLOPARAFFIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOPARAFİN


- CYCLOPROPANE[İng.] / CYCLOPROPANE[Fr.] / CYCLOPROPAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOPROPAN


- CYCLOTRON WAVE[İng.] / ONDE CYCLOTRON[Fr.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON DALGASI


- FRÉQUENCE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON FREKANSI


- CYCLOTRON RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON IŞINIMI


- CYCLOTRON RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRONRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON REZONANSI


- CYCLOTRON EMISSION[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON SALIMI


- CYCLOTRON FREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON SIKLIĞI


- CYCLOTRON[İng.] / CYCLOTRON[Fr.] / ZYKLOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SİKLOTRON


- SIKMAK ile BÜZMEK


- SIKMAK ile/ve EZMEK


- SIKMAK ile KASMAK


- SIKMAK ile SIKMAÇ ile SIKMALIK ile SIKMA BAŞ ile SIKMA KÖFTE


- SİKMEK ile/değil SİLKMEK


- SİKMEK ile/ve/||/<> SİLMEK


- SİKTİRMEK ile SİKTİRİCİ


- SİLA ile SILA[Ar. < VASL]

( Safiyet, ahlâklılık, erdem. Normlar. İLE Bir süre ayrı kaldığı bir yere ya da yakınlarına kavuşma. Memleketine gitme, yakınlarına ulaşma. | Gurbetteki bir kimse için doğup büyüdüğü ve özlediği yer. | Bahşiş, hediye. | Rabıt sigâsı.[ulaç, bağ-fiil][Fr. GERONDIF] )


- SİLÂ'[Ar. çoğ. SELEÂT] ile SİL'A[Ar.]

( Hıyarcıklar, urlar. İLE Ticaret malı. | Gövdede olan ur. | Sülük. )


- SILA ile SILACI ile SILA ÖZLEMİ ile SILA SIYGASI ile SILA HASTALIĞI


- SİLAH ile ARKEBÜZ[Fr. < ARQUEBUSE]

( ... İLE XV. yüzyılda, Fransa'da kullanılmaya başlanan, taşınabilir ateşli silah. )


- SİLAH ile SİLAH KAMA ile SİLAH MENZİLİ ile SİLAH KİTRE ile TOPÇU ile TOPÇULUK ile SİLAHLA VURMA

( GUN vs. GUN BREECH vs. GUN RANGE vs. GUN TRAGACANTH vs. GUNNER vs. GUNNERY vs. GUNNING )

( طپانچه ile هفت تير ile تفنگ ile گلنگدن ile تير رس ile تيرپرتاب ile کتيرا ile توپچي ile تير انداز ile علم توپخانه ile خان تفنگ )

( TAPANCHEH ile NPAFT TYR ile TAFANG ile GOLANGDAN ile TYR RES ile TYREPORTAB ile KATYRA ile توپچي ile TYR ANDAZ ile ALAM TUPKHANEH ile KHAN TAFANG )


- SİLAHLAMAK ile SİLAHLANMAK ile SİLAHLANDIRMAK ile SİLAHSIZLANMAK ile SİLAHSIZLANDIRMAK ile SİLAH/LIK ile SİLAHLI/LIK ile SİLAHÇI/LIK ile SİLAHSIZ/LIK ile SİLAH ARKADAŞI


- SİLAHLI ile SİLAHLI KUVVETLER ile SİLAHLI SOYGUNCU ile SİLAHLI SOYGUN

( ARMED vs. ARMED FORCES vs. ARMED ROBBER vs. ARMED ROBBERY )

( تحت السلاح ile مسلح ile مجهز ile مسلحانه ile جنگ آماد ile نيروهي مسلح ile دزد مسلح ile سرقت مسلحانه )

( تحت السلاح ile MOSLEH ile MAJEKARZ ile MOSLEHANEH ile JANG AMAD ile NEYROOHY MOSLEH ile DOZD MOSLEH ile SARGHT MOSLEHANEH )


- SİLAHSIZLANDIRMAK ile SİLAHSIZLANMA

( DISARM vs. DISARMAMENT )

( خلع سلاح کردن ile خلع سلاح )

( KHAL SALAH KARDAN ile KHAL SALAH )


- SİLAHSIZLANMA ile/ve/||/<> YANITSIZ BIRAKMA


- SİLAHTAR ile SİLAHTAR AĞA


- SILAGE[İng.] ile/değil/yerine/= SİLAJ


- SILAL[İng.] ile/değil/yerine/= SİLAL


- SILANE[İng.] / SILANE[Fr.] / SILAN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLAN


- SILBO GOMERO (GOMERO ISLIĞI) ile ...

( Kanarya Adaları'ndan Gomera'da, derin vadiler arasında iletişim sağlamak üzere kullanılan ıslıklı bir dil. Bu dili konuşanlar Silbador olarak adlandırılır. [Köken olarak Guanche dilindendir.] )


- SİLDİRME HAKKI ile/ve/||/<> ÇEVRİMİÇİ UNUTULMA HAKKI


- SİLDİRMEK ile SİLDİRTMEK ile SİLDİRİLMEK ile SİLDİREBİLMEK


- ŞİLE ile ŞİLEM ile ŞİLEP ile ŞİLEPÇİ/LİK ile ŞİLE BEZİ


- SİLECEK ile SİLGİ

( Taşıtlarda, ön cama düşen yağmur damlalarını silmeye, gidermeye yarayan aygıt. İLE Kalem ya da daktiloyla yazılmış ya da çizilmiş şeyleri sürterek yok etmeye yarayan, bileşiminde kauçuk olan madde. | Hamam takımı, havlu. )


- SILEX[İng.] ile/değil/yerine/= SİLEKS


- SİLENCER ile/||/<> İNSULATOR

( Silencer gen susturucu, insulator alan sınırlayıcı. )

( Formül: Gene repression İLE domain boundary )


- SİLGİ ile SİLGİÇ


- SİLİ ile SİLİ

( Arı, temiz. İLE İffetli. )


- SILICON LIFE ile/||/<> AMMONIA SOLVENT ile/||/<> EXOTIC BIOCHEMISTRY ile/||/<> ALTERNATİF YAŞAM

( Karbon/su dışı yaşam formları. )

( Formül: Si-O İLE C-C bonds )


- SİLİK ile EZİK


- SILICAM[İng.] ile/değil/yerine/= SİLİKAM


- SİLİKAT ile BRANİT ile OMFAZİT ile SİLİKON

( Bir anyonda, temel atomun/atomların silisyum olduğunu belirten terim. | Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. maddelerin birleşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. İLE Formülü, MnSiO3,.3Mn2O3 olan, doğal mangan silikat. İLE Piroksen grubundan, yeşil renkli, doğal silikat. İLE Karbon yerine silisyumun geçtiği, organik cisimlere benzer maddelerin genel adı.[Isı ve suya karşı dayanıklı olduğundan dolayı, yağ, plastik, merhem gibi maddelerin yapımında kullanılır.] )


- SİLİKAT[Fr./İng. < SILLICATE] ile KANBİYİT[Fr. < CANBYTE]

( Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. nesnelerin bileşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. İLE Hidratlı doğal demir silikat. )


- SİLİKAT ile KAZOLİT

( ... İLE Hidratlı doğal kurşun ve uranyum silikat. )


- SİLİKAT[Fr. < SILICATE] ile PİROKSEN[Fr. < PYROXENE]

( Silisik asidin, bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz. [Yapı malzemesi olarak kullanılan, cam, çimento, tuğla gibi maddelerin bilişiminde bulunur.] İLE Doğal kalsiyum, magnezyum ve demir silikatlarına verilen ad. )


- SILICATE[İng.] / SILICATE[Fr.] / SILIKAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİKAT


- SİLİKAT[Fr. < SILICATE] ile/ve/||/<> TREMOLİT[Fr. < TREMOLITE]

( ... İLE/VE/||/<> İçinde magnezyum, kalsiyum, demir ve alüminyum bulunan, amfibol öbeğinden doğal silikat. )


- SİLİKATLAMAK ile SİLİKAT ile SİLİKATLI ile SİLİKATLAŞMA


- SİLİKLEŞMEK ile SİLİKLEŞTİRMEK ile SİLİK/LİK


- REDRESSEUR COMMANDÉ AU SILICIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= SİLİKON DENETİMLİ DOĞRULTUCU


- SİLİKON ile/ve/değil/yerine GRAFEN

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Saf karbonun saydam biçimi. )

( Ayrıntıları için burayı tıklayınız... )


- ŞİLİN[İng. SHILLING] ile/||/<> PENİ[İng. PENNY]

( Avusturya para birimi. | Birleşik Tanzanya Cumhuriyeti, Kenya, Somali ve Uganda para birimi. | İngiliz lirasının yirmide biri olan para. @@ Sterlin'in yüzde biri değerindeki para birimi. )


- ZYLINDERFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİR İŞLEVİ


- SİLİNDİR ile SİLİNDİR KAFASI ile SİLİNDİRİK ile SİLİNDİRİK

( CYLINDER vs. CYLINDER HEAD vs. CYLINDRIC vs. CYLINDRICAL )

( سيلندر ile استوانه ile سر سيلندر ile استوانهاي ile لولهاي )

( SYLANDER ile ESTAVANEH ile SAR SYLANDER ile ESTAVANEYAY ile LOLEYAY )


- SİLİNDİR ile SİLİNDİRLİ ile SİLİNDİRSEL ile SİLİNDİR YAĞI ile SİLİNDİR ŞAPKA ile SİLİNDİR MAKİNESİ ile SİLİNDİRSEL YÜZEY ile SİLİNDİR KALIPLAMA


- SİLİNDİR ile/ve YUNGU TAŞI


- ZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİR


- ZYLINDERSPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK BOBİN


- ZYLINDERWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK DALGA


- CYLINDRICAL COORDINATES[İng.] / COORDONNÉES CYLINDRIQUES[Fr.] / ZYLINDERKOORDINATEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK KOORDİNATLAR


- ZYLINDERLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK MERCEK


- CYLINDRICAL CAPACITOR[İng.] / CONDENSATEUR CYLINDRIQUE[Fr.] / ZYLINDERKONDENSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK SIĞAÇ


- ZYLINDERSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİNDİRİK SİMETRİ


- SİLİNMEK ile SİLİNEBİLMEK


- SİLİNMEZ ile NEZAKETSİZLİK ile KABA

( INDELIBLE vs. INDELICACY vs. INDELICATE )

( محو نشدني ile پاک نشدني ile بي لطافتي ile بي لطافت )

( MAHV NESHODANY ile PAK NESHODANY ile BEY LATAFTY ile BEY LATAFT )


- SİLİNTİ ile SİLİNTİLİ ile SİLİNTİSİZ


- SİLİP ATMAK ile SİKİP ATMAK


- SILICA[İng.] / TERRE SILICEUSE, SILICE[Fr.] / KIESEL, KIESELERDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SİLİS


- SİLİS ile SİLİSLİ


- SİLİS[Fr. < Yun.] ile SİLİSYUM[Fr.]

( Kum, çakmaktaşı, kuvars gibi, silisyumun oksijenli bileşimlerine verilen ad. İLE Atom sayısı 14, atom ağırlığı 28.06, yoğunluğu 2.34 olan, endüstride geniş ölçüde kullanılan ve doğada, oksijenden sonra en bol bulunan öğe. Simgesi: Si )