Bugün[02 Ocak 2026]
itibarı ile 57.886 başlık/FaRk ile birlikte,
57.886 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(225/233)


- YEHİKKU LEHU'L-'İBÂDETE[Ar.] ile YESTEHİKKU'L-'İBÂDETE[Ar.]


- YEİS, YE'S ile ...

( ÜZÜNTÜ, UMUTSUZLUK, ELEM, KEDER, OLMAYACAĞINI DÜŞÜNMEK )


- YEK ile YEĞ ile YEKE ile YEKE YEK


- YEKPARE ile HOMOJEN


- YEK-TEN ile ...

( ANSIZIN, ÂNÎDEN, BİRDENBİRE | DURUP DURURKEN, HİÇ YOKTAN )


- YEL/RÜZGÂR:
SÖNDÜRÜR ile/ve/||/<>/> ALEVLENDİRİR

( Mumu. İLE/VE/||/<>/> Yangını. )


- YEL/RÜZGÂR YÖNLERİNDE:
POYRAZ ile AKYEL/AKÇAYEL/KEŞİŞLEME ile KABAYEL/BOZYEL/KUMKARASI/LODOS ile KARAYEL

( Kuzeydoğu. İLE Güneydoğu. | 135°'lik yön. İLE Güneybatı. İLE Kuzeybatı. )

( Kışın, kar ve soğuk getirir. İLE Uludağ'ın eski adı olan Keşiş Dağı'nın yönüne göre adlandırılmıştır. İLE Güneybatı yönlerden esen sıcak rüzgar. İLE 2-3 gün boyunca devamlı olarak kuzeybatıdan esen rüzgar. )

( |

)


- YEL ile/||/<> BALKAR YELİ


- YEL ile BARHAR

( ... İLE Kuzeyden esen yel. )


- YEL ile KIZIL YEL

( ... İLE Güneyden esen yel/rüzgâr. )


- YEL/RÜZGÂR[< Fars. Zaman, vakit.] ile MELTEM(HAFİF RÜZGÂR)

( Yeller, her zaman yüksek basınçtan alçak basınca doğru eser. )

( Rüzgârlar, genellikle boğazlara, vadilere uygun eser. )

( Rüzgârlar, geldikleri yerin sıcaklığını gittiği yere taşır. )

( Toprağın üzerindeki rüzgâr, manzarayı temsil eder. )

( NİKAT-I CİHÂT[< NOKTA]["ka" uzun okunur]: Rüzgârların yönünü göstermek için bazı harita ve pusulaların üzerinde bulunan resim. )

( ANOMEMETRE: Rüzgârın hızını ölçen araç. )

( BÂD-NÜMÂ: Rüzgârın hangi taraftan estiğini gösteren araç. | Fırıldak. )

( MERVAHA[Ar. | çoğ. MERÂVÎH]: Ova, çöl. | Her tarafından rüzgâr esen yer.] )

( RÜZGÂR: Zaman, devir. | Dünya. | Yel.

BÂD: Olsun, ola, olaydı. İLE BÂD: Yel, rüzgâr. | Soluk, nefes. | Ah sesi, ah çekme. | [tas.] Allah'ın yardımı. | Övme, söz. | Büyüklük taslama, kibir. | Şarap.

* BÂD-İ BERÎN: Lâtif hava, sabah yeli.
* BÂD-İ CEM: Süleyman Peygamber'in hükmettiği yel.
* BÂD-İ CENÛBÎ: Güney yeli.
* BÂD-İ HAZÂN: Sonbahar yeli.
* BÂD-İ HEVÂ: Bedâva.
* BÂD-İ NEVÂ: Ses, nağme; nakarat.
* BÂD-İ NEV-RÛZ: Bahar yeli.
* BÂD-İ PÜRGÜ: Sürekli sesler çıkaran, ıslık çalan yel.
* BÂD-İ SABÂ: Doğudan esen hafif yel. | Adı manzum anonim bir edvarda geçen makam.
* BÂD-İ SEHER-HÎZ: Gündoğusundan esen hafif yel, tan yeli.
* BÂD-İ SEMÛM: Sam yeli.
* BÂD-İ SUBH: Sabah yeli.
* BÂD-İ ŞİMÂLÎ: Kuzey yeli. )

( BÂD ile ... )

( WIND vs. BREEZE )


- YEL ile/>< NİKÂBET

( ... İLE/>< Rüzgârın, ters yönlerden esmesi. )


- YEL ile SAM[Ar.] (YELİ)

( ... İLE Çölden esen sıcak yel. )


- YEL ile SİROKO[İt.]

( ... İLE Akdeniz bölgesinde görülen, çok sıcak bir rüzgâr. )


- YEL ile ÜSTALİZE/ÜSALİZE

( ... İLE Alizelere karşıt olarak, iki yarıkürede de ekvator bölgelerinden, kutuplara doğru, 3-10 km. yükseklerde esen yel. )


- YELDİRİK ile/>< SÖLEPE

( Çok hızlı yürüyen, yel gibi hızlı giden kişi. İLE/>< Hızlı olmayan, yavaş hareket eden. | Dağınık, pasaklı. )


- YELDİRME ile YELDİRMEK

( Kadınların, çarşaf yerine kullandıkları, başörtüsü ile birlikte giyilen hafif üstlük. İLE Aceleyle koşturmak, koşuşturmak. )


- YELDİRME ile YELDİRMELİ ile YELDİRMESİZ


- YELE ile SAÇ

( MANE vs. HAIR )


- YELE ile YELE[Fars.]

( At, aslan gibi bazı hayvanların ensesinde ya da boynunda bulunan uzun kıllar. İLE Otlağa salınmış hayvan sürüsü. )


- YELEK ile CAMADAN[< Fars.]

( ... İLE Çapraz düğmeli, işlemeli, bir tür kısa yelek. | Dört köşe yelkenleri, boğarak, yüzeylerini küçültme. )


- YELEK ile CEKET


- YELEK ile/değil FERMENE[İt. < PARAMANO]

( ... İLE/DEĞİL Türlü nakışlarla işlemeli, önü kavuşmayan, yeleğe benzeyen bir giysi. )


- YELEK ile HAYDARİYE

( ... İLE Hırka altına giyilen, kolsuz, kısa giysi.[Hz. ALİ'nin giydiği] )


- YELEK ile/ve HIRKA


- YELEK/DELME ile JİLE[Fr. < GILET]

( Kolsuz, önü açık ya da düğmeli üst giysisi. İLE Daha çok, kadınların, bluz üzerine giydiği yelek. )


- YELEKLEMEK ile YELEKLENMEK ile YELEK


- YELELENMEK ile YEL ile YELE ile YELELİ ile YEL YEPELEK ile YEL YEPEREK ile YELELİ KURT ile YEL DEĞİRMENİ


- YELEME ile ...

( Ciddi işlerle uğraşmayan. )


- YELKEN ile ARİYA[İt. < ARIA]

( ... İLE Sancağı, yelkeni ya da sereni direkten aşağı alma. )


- YELKEN ile AYIBACAĞI

( ... İLE Çift yan yelkenlerden birini sağdan, birini soldan kullanma biçimi. )


- YELKEN ile FLOK

( ... İLE Geminin cıvadrasına çekilen, üçgen yelken.
[CIVADRA: Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk.] )


- YELKEN ile/ve/||/<> KAVANÇO[İt. < CANGIA]

( ... İLE Yelkeni bir bordadan öbür bordaya geçirme. | Değiştirme, aynı türden bir şeyin yerine bir başkasını koyma. | Bir işi başka birine yükleme, başına sarma. )


- YELKEN ile RANDA[İt.]

( ... İLE Gemilerin mizana direğinin gerisindeki yelken. )


- YELKENCİ ile/ve/değil/||/<>/< DENİZCİ

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Ya dalan, ya iyi ve uzun yüzebilen, ya kürek çeken ya da üçünü birden yapabilen. )


- YELKENLEMEK ile YELKEN ile YELKENCİ/LİK ile YELKENLİ ile YELKEN BEZİ ile YELKEN KULAK ile YELKEN BALIĞI ile YELKEN GEMİSİ ile YELKEN İĞNESİ ile YELKEN YARIŞI ile YELKENLİ GEMİ ile YELKEN GÖNDERİ ile YELKEN KULAKLI


- YELKENLİ ile GAGALI

( ... İLE Bir tür, Karadeniz yelkenlisi. )


- YELKENLİ ile HİNT YELKENLİSİ

( ... İLE 2-3 direkli, üçgen yelkenli kıyı gemisi. )


- YELKENLİ ile/ve/<> ISKUNA

( ... İLE/VE/<> İki direkli, yelkenli gemi. )


- YELKEN/ŞİRÂ'[Ar.]/BÂD-BÂN[Fars.] ile/ve KÜREK/MİCDÂF[Ar.]

( )


- YELLEMEK ile YELLENMEK ile YELLENDİRMEK


- YELLİ ile YELLİM YELALİM ile YELLİM YEPELEK


- YELLOZ ile ŞILLIK

( Ahlâksız, hafifmeşrep. İLE Aşırı ve bayağı biçimde süslenip boyanmış kadın. )


- YELPÂZE ile KÖRÜK

( Sallandığında, küçük bir hava akımı yapan ve özellikle yüzü serinletmeye yarayan, küçük, katlanabilir, taşınabilir araç. İLE Köpeklerin burnuna hava tutulur -ya da bir biçimde üflenirse- kaçarlar. )

( MİRVAHA[< RÎH] ile ... )

( BÂD-BÂZ ile ... )


- YELPAZELEMEK ile YELPAZELENMEK ile YELPAZE


- YELPİRDEMEK ile YELPİRDETMEK


- YEL/RÜZGÂR ile AKÎM[Ar.]

( ... İLE Kısır. | Sonuçsuz. | Yağmur getirmeyen yel. [Özellikle Batı'dan ya da Kuzey Batı'dan esen yel.] )


- YEL/RÜZGÂR ile BURAĞAN

( .. İLE Güçlü esen yel. )


- YEL/RÜZGÂR ile/ve/değil/||/<>/< ESİNTİ


- YEM ile KIZDIRAN KİMSE

( BAIT vs. BAITER )

( مايه تطميع ile طعمه دادن ile طعمه ile طعمه دهنده )

( MAYYEH TATAMYE ile TAMEH DADAN ile TAMEH ile TAMEH DAHANDEH )


- YEM ile/ve YAL

( ... İLE/VE Köpek ve inekler için un ve kepekle hazırlanan bulamaç. )


- YEM ile YEME ile YEME İÇME ile YEM BORUSU ile YEM VERİMİ ile YEM TORBASI


- YEM ile YEYGİ

( ... İLE Hayvanlar için saklanan kışlık yiyecek. )


- YEMEDİĞİN/İÇMEDİĞİN ile/ve/değil EŞİK


- YEMEĞE" ile/ve/değil/||/<>/< YEMEYE


- [ne yazık ki]
YEMEĞİN "YANMASI":
ATEŞ İLE ile/ve/||/<> TUZ İLE ile/ve/||/<> ACI BİBER İLE

( Yemekler, sadece ve doğrudan ateş ile değil fazla kullanılan tuz ya da acı biber, baharat vb. ile de yenilmez duruma düştüğünde kullanılan deyim. )


- YEMEK:
40 YAŞINA KADAR ile/> 40 YAŞINDAN SONRA

( Kişi, yer. İLE/> Kişiyi yer. )


- YEMEK:
ACIKINCA ile/ne yazık ki ÜZÜLÜNCE ile/ne yazık ki KIZINCA

( Sofradakileri. İLE/NE YAZIK Kİ Kendimizi. İLE/NE YAZIK Kİ Birbirimizi. )


- YEMEK İÇİN YAŞAMAK ile/yerine/değil YAŞAMAK İÇİN YEMEK

( Olgun kişi, sözlerinde dikkatli, yiyip içtiklerindeyse ölçülüdür. )

( Gıdanın ahlâkı bizde kalır, posası dışarı çıkar. )

( Kötüler, yemek için yaşar; iyiler ise yaşamak için yer. )

( EŞHÂ[Ar. < ŞEHÎ]: En çok sevilen, sevilerek/istekle yenilen şey. )

( NEHEM[Ar.]: Yemeğe, şiddetli arzu duyma. )

( TELEBBÜK[Ar.]: Mide dolgunluğuna uğrama. | İMTİLÂ'[MELÂ] )

( Hayvan. DEĞİL İnsan. )

( TÛŞE | KUT-İ LÂ YEMÛT: Ölmeyecek kadar yenilecek şey, azık. )

( TÛŞE-İ RÂH: Yol yiyeceği/azığı. )


- YEMEK YEMEK ile KAHVALTI YAP ile İLK KEZ YEMEK YEMEK ile ÖĞLE YEMEĞİ YE

( EAT vs. EAT BREAKFAST vs. EAT FOR THE FIST TIME vs. EAT LUNCH )

( غذا خوردن ile خوردن ile تناول کردن ile ناشتائي شکستن ile نوبر کردن ile نهار خوردن )

( GHZA KHORDAN ile KHORDAN ile TANAVEL KARDAN ile NASHTAYEY SHKASTAN ile NOBAR KARDAN ile NEHAR KHORDAN )


- YEMEK YİYOR ile ÇOK YEMEK ile YEME GÖRGÜ KURALLARI

( EATING vs. EATING A LOT vs. EATING MANNERS )

( اکل ile خورد و خوراک ile تغذيه ile تناول ile پر خوري ile غذاخوري )

( EKL ile KHORD VE KHORAK ile TAGHZYYEH ile تناول ile PAR KHORY ile GHZAKHORY )


- YEMEK ile DAVET


- YEMEK ile/değil/yerine/>< GÜVÂR[Fars.]

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Hazmı kolay yemek. )


- YEMEK ile/ve/||/<> İLAÇ


- YEMEK ile KEMAN

( Birlikte olmasında bir sorun yoktur fakat yemek esnasında çalınan keman, hem aşçıya hem kemancıya saygısızlıktır. )

( İkisi de başlı başına büyük sanattır. İkisi de çok değerli ve önemlidir. Ayrı ayrı yaşamak daha yerinde olur. )


- YEMEK ile ME'DEBE ile ...

( ... İLE Düğün yemeği. )


- YEMEK ile/> MÜZİK

( Yemek sırasında çalınan keman hem aşçıya, hem de kemancıya saygısızlıktır. )

( TO EAT vs./<> MUSIC )


- YEMEK ile/ve SEVİŞME SONRASI YEMEK


- YEMEK ile YEMEK ODASI

( DINING vs. DINING ROOM )

( غذا خوري ile اطاق پذيرائي ile اطاق ناهار خوري ile اطاق ناهارخوري ile ناهار خوري ile اتاق ناهارخوري )

( GHZA KHORY ile OTAGH PAZYRAYEY ile OTAGH NANPEHAR KHORY ile OTAGH NANPEHARKHORY ile NANPEHAR KHORY ile OTAGH NANPEHARKHORY )


- YEMEK ile ZÎYÂFET

( ... İLE Konuk kabul etme. | Konuğa yedirip içirme, şölen. | Değişik ve karışık olma. )


- YEMEK/LİK ile YEMEKLİ ile YEMEKÇİ/LİK ile YEMEKSİZ/LİK ile YEMEK DUASI ile YEMEK ODASI ile YEMEK BORUSU ile YEMEK DOLABI ile YEMEK MASASI ile YEMEK SALONU ile YEMEK TAKIMI ile YEMEK HİZMETİ ile YEMEK LİSTESİ ile YEMEK TABLASI ile YEMEKLİ VAGON


- YEMEME ile ORUÇ/RİYÂZAT

( ... ile TECEVVÜ'[< CÛ'] )


- YEMEN ile/ve/||/<> ŞAM

(

)


- YEMENİ[Ar.]/EŞARP[Fr. < ÉCHARPE] ile/değil/yerine/=/||/<> BAŞÖRTÜSÜ/ÖRTME/BÜRGÜ/LEÇEK ile YAZMA

( Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. | Bir tür hafif ve kaba ayakkabı. / Başörtüsü. İLE/DEĞİL/YERİNE/=/||/<> Kadınların saçlarını örtmek için kullandığı örtü. İLE Bohça, yemeni, başörtü, yorgan vb. şeyler yapmakta kullanılan, üstüne boya ve fırça ile ya da tahta kalıplarla desen yapılmış bez. | Bu bezden yapılmış olan. )


- YEMENİ ile YEMENLİ ile YEMENİCİ/LİK ile YEMENİLİ


- YEMENİ/Cİ[Ar.] ile YEMENİ/Cİ[Ar.]

( Kalıpla basılıp elle boyanan, kadınların başlarına bağladıkları tülbent. | Yemeni yapan ya da satan kişi. İLE Bir tür hafif ve kaba ayakkabı. | Yemeni yapan ya da satan kişi. )


- YEMEYİ (SEVMEK/İSTEMEK)
ile/ve/değil/||/<>
YEMEĞİ (SEVMEK/İSTEMEK)


- YEMİN ile/ve/<> İNTİKAM

( En anlamlı/büyük yemin, söz vermektir. İLE/VE/<> En etkili/büyük intikam, affetmektir. )


- YEMÎN ile KEFFÂRET-İ YEMÎN

( And, kasem. | Güç ve sağlamlık. | Sağ, sağ taraf. İLE Yerine getirilemeyen yemine karşı oruç tutmak, sadaka vermek. )


- YEMÎN[Ar.] ile YEMÎN[Ar.]

( Sağ, sağ taraf, sağ el. İLE And. )


- YEMÎN ile/||/<> YEMÎNİ ile/||/<> YESÂRİ ile/||/<> YEMÎN Ü YESÂR

( Sağ. İLE/||/<> Sağ taraf. İLE/||/<> Sol taraf. İLE/||/<> Sağ ve sol. )


- YEMİN ile YEMİNLİ/LİK ile YEMİNSİZ/LİK ile YEMİN KASEM ile YEMİN BİLLAH ile YEMİN TÖRENİ


- YEMİNİNE BAKIP KİŞİYE İNANMAK ile/değil/><
KİŞİYE BAKIP YEMİNİNE İNANMAK


- YEMİNLİ BEYAN ile YEMİNLİ BEYAN

( AFFIDAVIT vs. AFFIDAVY )

( سوگندنامه ile استشهاد نامه ile شهادت نامه ile استشهاد )

( SOGANDNAMEH ile ESTESHEHAD NAMEH ile SHEHADAT NAMEH ile ESTESHEHAD )


- YEMİŞLENMEK ile YEMİŞ/LİK ile YEMİŞLİ ile YEMİŞÇİ/LİK


- YEMİYİM" ile/değil YEMEYEYİM


- YEMLEMEK ile YEMLENMEK


- YEMLİK ile YEMLİKLİ ile YEMLİKSİZ ile YEMLİK ARPA


- YEN ile YEN

( Giysi kolu. | Yılanyastığıgiller, muzgiller gibi bazı bitki ailelerinde, çiçeklerin üzerinde bir örtü gibi duran ve çoğu renkli olan bir çiçek yaprağı. İLE Japon para birimi. )


- YENEN ile YENİLEN

( Boş konuşur. İLE Boşu boşuna susar ya da savunur. )


- YENGEÇ ile ÇALPARA

( ... İLE Küçük yengeç. )


- YENGEÇ ile DUNGENESS YENGECİ

( ... cum CANCER MAGISTER )


- YENGEÇ ile HAYALET YENGEÇ


- YENGEÇ ile HİNDİSTAN CEVİZİ YENGECİ


- YENGEÇ ile HUYSUZ ile YENGEÇ BENZERİ

( CRAB vs. CRABBY vs. CRABLIKE )

( خرچنگ ile کج خلق ile خرچنگي )

( KHARCHANG ile KAJ KHALGH ile KHARCHANGY )


- YENGEÇ ile ISTAKOZ

( CRAB vs. LOBSTER )

( BRACHYURA cum HOMARUS VULGARIS | LOCUSTA )


- YENGEÇ ile/ve KAMUFLAJLI YENGEÇ


- YENGEÇ ile/ve KEŞİŞ YENGEÇ


- YENGEÇ ile/ve KIZIL YENGEÇ

( ... İLE/VE Karayipler'de ve Küba'da yaşarlar. )


- YENGEÇ ile/ve LUPA, RANİNA


- YENGEÇ ile (MİNİK) KEMANCI YENGECİ

( ... İLE Asya ile Avustralya arasındaki cennet adalarında yaşarlar. )


- YENGEÇ ile/ve NAL YENGECİ


- YENGEÇ ile/ve ÖRÜMCEK YENGECİ


- YENGEÇ ile/ve/<> SİYAH YENGEÇ

( ... İLE/VE/<> Mozambik'te bulunurlar. )


- YENGEÇ ile UZUN VE İNCE BACAKLI YENGEÇ

( ÇENGÂR, HARÇENG, PENC-PÂ/Y, PÎÇ-PÂ ile ...) )

( CRAB vs. SPIDER CRAB )

( BRACHYURA cum LIBINIA )


- YENGEÇYİYEN AYIBALIĞI ile LEOPAR AYIBALIĞI ile FİL AYIBALIĞI

( ARCTOCEPHALUS PUSILLUS )


- YENGE/LİK ile YENGEN ile YENGEÇ ile YENGEÇ DÖNENCESİ


- YENİ BASKIDA:
GELİŞTİRİLMİŞ ile/ve/||/<> GENİŞLETİLMİŞ ile/ve/||/<> ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ


- YENİ BİR TEST ile SON BİR TEST


- YENİ CAMİ(HATİCE TURHAN SULTAN CAMİ) ile YENİ CAMİ(GÜNNÛŞ EMETULLAH VALİDE SULTAN CAMİİ) ile ESKİ-YENİ CAMİ / KASIM ÇAVUŞ CAMİSİ

( Eminönü'ndedir. İLE Üsküdar'dadır. İLE Eyüp'tedir. )

( ... İLE ... İLE XVI. yüzyılda, Kasım Çavuş tarafından. )


- YENİ DOĞA FELSEFESİ ile FENOMENOLOJİK YAKLAŞIM

( * 3. Şahıs Perspektifi. İLE 1. Şahıs Perspektifi. * Tanrısal bakış. İLE Kişi perspektifi. * Nesneyi ötekileştirme. İLE Nesnenin buradalaştırılması. * Deney. İLE Deneyim. * Yersiz-zamansız. İLE Yerli-zamanlı. * Matematiksel. İLE Dil. * Mekanik. İLE Organik. * Açıklar. İLE Betimleme. )


- YENİ-ESKİ ile/değil TAZE-BAYAT


- YENİ ile GERİ (GELMEK)


- YENİ KÖŞK ile YENİ KÖŞK

( Topkapı Sarayı'nda, 4. bahçededir. İLE Yıldız Sarayı bahçesindedir. )

( 1858'de, Sultan Abdülmecid tarafından, Mimar Serkis Balyan'a yaptırılmıştır. İLE ... )


- YENİ MAHALLE ile YENİ MAHALLE ile YENİ MAHALLE ile YENİ MAHALLE ile YENİ MAHALLE

( Bakırköy - Veliefendi arasında bulunan bir semt. İLE Sarıyer - Rumeli Kavağı arasında bulunan bir semt. İLE Küçüksu'da, Göksu deresi güneyinde bulunan bir semt. İLE Çengelköy'ün doğusunda bulunan bir semt. İLE Rami'de, Rami Kışlası yerinde bulunan bir semt. )


- YENİ OLAN ile YENİ OL(A)MAYAN


- YENİ SARAY / SARAY-I HÜMÂYÛN / CEDİDE-İ ÂMİRE ile/ve ESKİ SARAY / SARAY-I ATİK

( Topkapı Sarayı. İLE/VE İlk saray. )

( Şu anda müze olarak ziyaret edilebilen, Gülhane Parkı üstündedir. [700 dönümlük bir alanda kurulmuştur.][Yeni Saray adını Fatih Sultan Mehmet vermiştir.] İLE/VE Bayezıd'ta, İstanbul Üniversitesi'nin bulunduğu yerde, Fatih Sultan Mehmet'in, 1457'de İstanbul'u fethinden sonra yaptırdığı saray. )


- YENİ SARAY ile YENİ SARAY / SOKOLLU SARAYI / MEHMED PAŞA SARAYI

( ... İLE Sultanahmed Camisi yerindeydi fakat artık yerinde yoktur. )

( ... İLE XVI. yüzyılda, Sadrazam Sokollu Mehmed Paşa tarafından yaptırılmıştı. )


- YENİ YIL ile ESKİ/ORTODOKS YENİ YIL

( Milâdî/Gregoryen Takvim[01 Ocak]. İLE Jülyen takvimi ile Yeni Yıl başlangıcı olarak kutlanılan gayri resmi bir geleneksel bayram[13 Ocak]. )


- YENİ YIL ile ISIK

( ... İLE Yakutlar, Güneş Bayramı olarak, üç gün boyunca, güneş batmadan önce kutlanan, günün en uzun olduğu Haziran'ın 21 - 22'sini yeni yıl olarak kabul etmektelerdir.[ISIK, "ışık, hayat, yaz, gün, mutluluk gibi birden fazla anlama gelmektedir. Uyku ve ölüm ile özdeşleştirdikleri hareketsiz kış aylarının bitişini müjdeliyor.] )


- YENİ ile/ve/değil AYRI


- YENİ/ESKİ ile/ve/değil/yerine FARKLI

( [not] NEW/OLD vs./and/but DENSE
DIFFERENT instead of NEW/OLD )


- YENİ ile/ve GARİP

( NEW vs./and WEIRD )


- YENİ ile/değil GEÇMİŞE GÖRE YENİ


- YENİ ile İYİ

( Yeni ise "İyidir" anlamına gelmez. İLE İyi ise "Yepyeni" denilebilir. )


- YENİ ile/ve/> YENİLEYİCİ

( ... ile/ve/> MÜCEDDİD[< CEDÎD] )


- YENİ ile/ve YOĞUN

( NEW vs./and DENSE )


- YENİÇERİ/LİK ile YENİÇERİ AĞASI


- YENİDEN DİRİL(T)MEK ile/değil YENİDEN CANLANDIRMAK

( [not] RESURRECTION vs./but RE-ANIMATION )


- YENİDEN PAZARLAMA ile/ve/||/<> YENİDEN HEDEFLEME

( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )

( RE-MARKETING vs./and/||/<> RE-TARGETING )


- YENİDEN TANIMLAMA ile ÇOĞALTMA


- YENİDEN ÜRETMEK ile/ve/<> ÇOĞALTMAK


- YENİDEN ile/ve/||/<>/> SÜREKLİ


- YENİDEN ile YENİDEN KURMA ile YENİDEN YENİYE ile YENİDEN DÜZENLEME ile YENİDEN YAPILANMA ile YENİDEN TASARIMLAMA


- YENİDÜNYA ile Yenidünya

( Maltaeriği. | Renkli ya a sırlı sırçadan yapılan, süs olarak asılan top. İLE Amerika anakarası. )


- YENİK ile YENİK/MAĞLUP[Ar.]

( Yenmiş, aşınmış. | Bir hayvanın ya da böceğin, bir şeyi yiyerek onda bıraktığı iz. İLE Savaş ya da yarışmada yenilmiş. | Güçsüz, çaresiz. )


- YENİKAPI MEVLEVİHANESİ ile ÖTEKİ MEVLEVİHANELER

( Itrî'nin, Dede Efendi'nin ve Şeyh Galib'in yetiştiği yerdir. İLE ... )


- YENİKAPI ile YENİKAPI

( Aksaray'ın sahil tarafı. İLE Topkapı - Silivrikapı arasında bulunan Mevlânâkapı. )


- YENİLE ile/=/||/<>/> YENİDEN


- YENİLEBİLİR ile YENİLEBİLİR AŞI

( EDIBLE vs. EDIBLE VACCINE )

( ماکول ile خوردني ile خوراکي ile قابل خوردن ile واکسن خوراکي )

( MAKOL ile KHORDANY ile KHORAKY ile GHABEL KHORDAN ile VAKSAN KHORAKY )


- YENİLEME ile ANASTİLOSİS[Yun.]

( ... İLE Yıkılmış arkeolojik yapıların, özgün parçaları bir araya getirilerek yeniden kurulması. )


- YENİLEME ile/ve DEĞİŞTİRME

( TO RENOVATE vs./and TO CHANGE )


- YENİLEME ile GÜNCELLEME

( TO RENOVATE vs. TO UPDATE )


- YENİLEMEK ile MOBİLYACI

( FURBISH vs. FURBISHER )

( کردن در ile صيقل گر )

( KARDAN DAR ile SEYGHAL GAR )


- YENİLEMEK ile YİNELEMEK/TEKRARLAMAK


- YENİLEN/DEN ile/ve YENİLMEYEN/DEN

( Kâr. İLE/VE Yarar. )


- YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARI ile FOSİL YAKITLAR

( Yenilenebilir enerji kaynakları, doğal yollarla yenilenebilen ve tükenmeyen enerji kaynaklarıdır[güneş enerjisi, yel enerjisi]. İLE Kömür, petrol ve doğalgaz gibi yeraltında bulunan ve sınırlı miktarda olan enerji kaynakları. )


- YENİLENEBİLİR ENERJİ ile/||/<> FOSİL ENERJİ

( Yenilenebilir doğal döngü sürdürülebilir, fosil sınırlı CO₂. )

( Formül: Güneş/rüzgar İLE kömür/gaz )


- YENİLENEBİLİR ile/ve ÇOĞALTILABİLİR

( RENEWAL vs./and ABLE TO INCREASE )


- YENİLENEBİLİR ile YENİLENEBİLİR ENERJİ


- YENİLEŞİM ile YENİLEŞİMCİ/LİK


- YENİLGİ/HEZÎMET[Ar.] ile/değil/yerine/>< HİZMET

( Hezîmete uğramamak için sürekli ve her türlü hizmet etmek gerekir. )


- YENİLİK ARAYIŞI ile/ve/||/<>/> ZARARDAN KAÇINMA ile/ve/||/<>/> SEBAT


- YENİLİK YAPMAK ile YENİLİKÇİ ile YENİLİK ile YENİLİKÇİ ile YENİLİKÇİ BİR ŞEKİLDE ile YENİLİKÇİ

( INNOVATE vs. INNOVATED vs. INNOVATION vs. INNOVATIVE vs. INNOVATIVELY vs. INNOVATOR )

( بدعت گذاردن ile چيزتازه آوردن ile نو آوري کردن ile نوآيين ile بدعتکاري ile نوآورده ile نو آوري ile ابتکار ile بدعت ile ابداع ile نوآوري ile نوآورد ile با ابتکار ile ابتکاري ile مبتکراً ile نو آور ile بدعتکار ile بدعت گذار )

( BEDAT GOZARDAN ile CHYZETAZEH AVARDAN ile NO AVARY KARDAN ile نوآيين ile BEDATKARY ile NOAVARDEH ile NO AVARY ile EBTEKAR ile BEDAT ile EBDA ile NOAVARY ile NOAVARD ile BA EBTEKAR ile ابتکاري ile MOBTEKRAN ile NO AVAR ile بدعتکار ile BEDAT GOZAR )


- YENİLİK ile/ve/||/<> DEVRİM


- YENİLİK ile/ve/||/<>/> İLERLEME


- YENİLİKLERDE:
BEĞENİLİR ile KABUL GÖREN ile BEĞENİLMEYEN ile KÖTÜ

( BİD'AT-İ HASENE ile BİD'AT-İ MAKBÛLE ile BİD'AT-İ MERDÛDE ile BİD'AT-İ SEYYİE )


- YENİLME ile/ve/<> YANILMA


- YENİLME ile YENİLMEZLİK


- YENİLMEZLİK ile YENİLMEZ

( INVINCIBILITY vs. INVINCIBLE )

( شکست ناپذيري ile روئين تن ile مغلوب نشدني ile شکست ناپذير )

( SHKAST NAPAZYRY ile روئين تن ile MOGHLUB NESHODANY ile SHKAST NAPAZYR )


- YENİLMEZLİK ile YENİLMEZ ile KUSURSUZ ile SAVUNULAMAZ

( INDEFEASIBILITY vs. INDEFEASIBLE vs. INDEFECTIBLE vs. INDEFENSIBLE )

( الغاء نشدني ile لغو نکردني ile فسخ ناپذير ile عيب نکردني ile غيرقابل اعتذار )

( ELEGHA NESHODANY ile LAGHO NAKARDANY ile FOSKH NAPAZYR ile EYBE NAKARDANY ile GHYRAGHABEL ETEZAR )


- YENİŞMEK ile YENİŞEBİLMEK


- YENMEK/İNTİKAM":
RAKİBİNİ/DÜŞMANINI (")ÖLDÜRMEK(") ile/değil/yerine BAŞKALARINI/TOPLUMU KURTARMAK


- YENMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ETKİSİ ALTINA ALMAK


- YENMEK ile MAĞLUP

( DEFEAT vs. DEFEATED )

( شکست دادن ile انهزام ile هزيمت ile مغلوبيت ile شکست ile کاملا شکست دادن ile مغلوب کردن ile منهزم ساختن ile منهزم کردن ile ناکامي ile منهزم ile مغلوب ile مغلوبه ile شکست خورده )

( SHKAST DADAN ile انهزام ile CPEHZYMAT ile مغلوبيت ile SHKAST ile KAMELA SHKAST DADAN ile MOGHLUB KARDAN ile MANEHAZM SAKHTAN ile MANEHAZM KARDAN ile NAKAMY ile MANEHAZM ile MOGHLUB ile مغلوبه ile SHKAST KHORDEH )


- YENMEK ile/ve ÜSTESİNDEN GELMEK


- YER ÇEKİMİ ile/ve/||/<>/< ELEKTROMANYETİK ÇEKİM

( [Gücü] Elektromanyetik çekimden daha az. İLE/VE/||/<>/< Yer çekiminden daha fazla. )

( Çivi. İLE/VE/||/<>/< Mıknatıs. )


- YER ÇEKİMİ ile YERÇEKİMİ

( GRAVITATE vs. GRAVITATION )

( گرويدن ile قوه جاذبه )

( GEROYDAN ile GHOOH JAZEBEH )


- YER DEĞİŞTİRME ile/ve/||/<> YANLIŞ (YERE) YERLEŞTİRME


- YER DEĞİŞTİRMEK ile/ve/<> BİÇİM DEĞİŞTİRMEK


- YER FISTIĞI/ARAŞİT[Fr.] ile ŞAM FISTIĞI

( ARACHIDE avec ... )


- YER KAPLAYAN ile/ve/||/=/<> ARAZLARI TAŞIYAN


- YER SİNCABI/GELENGİ/GELENİ ile AVRUPA GELENGİSİ

( Sincap benzeri, memeli ve kemirici bir hayvan. )


- YER (TUTMAK) ile/ve/<>/> YURT (TUTMAK)


- YER VERMEK ile DEĞER VERMEK

( GIVING PLACE vs. GIVING VALUE )


- YER VERMEK ile/ve/değil/||/<>/< GEÇİT VERMEK


- YER VERMEMEK ile TUTARSIZLIK

( NOT TO GIVE PLACE TO vs. INCOHERENCY/INCONSISTENCY )


- YER YUVARI:
UÇUTYUVAR/KATMAN ile/ve/<> SU YUVARI/KATMANI ile/ve/<> TAŞ YUVARI/KATMANI(YER KABUĞU) ile/ve/<> SICAK YUVARI(MAGMA KATMANI) ile/ve/<> AĞIR YUVAR(ÇEKİRDEK KATMANI)

( 30.000 km. İLE/VE/<> 12 km. İLE/VE/<> 150 km. İLE/VE/<> ... İLE/VE/<> 5.000 km. )


- YER ile DOĞAL YER

( LOCATION )


- YER ile/ve/değil EŞİK


- YER ile/ve/değil/>< NEMO NOKTASI

( ... İLE Karaya en uzak nokta.[Pasifik Okyanusu'nun güneyindedir.] )


- YER ile/değil/yerine/>/< YURT

( [Yaşam niteliği...] Sürdürülebilir değilse. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/< Sürdürülebilirse... )


- YERÂ'[Ar. < YERÂA] ile YERÂA[Ar. çoğ. YERA']

( Kamışlar; yontulmamış kamış kalemler. | Ateşböcekleri. İLE Kamış; yontulmamış kamış kalem. | Ateşböceği. )


- YERALTI ile/ve/||/<> ALTYAPI


- YERALTI ile YERALTI DÜNYASI


- KÜTLE/YER ÇEKİMİ OLGUSU ile/ve/||/<> KÜTLE/YER ÇEKİMİ KAVRAMI

( Herkes için. İLE/VE/||/<> Bilgin//aydın/âlim/filozof için. )


- KÜTLE/YER ÇEKİMİ ile/ve/<> AŞK

( Doğa'da. İLE/VE/<> İnsan'da. )

( Yerçekiminin tutumu, en yüksek bağlantıda olmaktır. )

( The attitude of the gratitude is the highest yoga. )

( In nature. VS./AND On Human. )

( GRAVITATION vs./and LOVE )


- KÜTLE/YER ÇEKİMİ ile/ve/||/<> ENERJİ

( F = G M1 M2 / r²

İLE

F = G q1 q2 / r² )

(

Çeşitli kentlerde yerçekimi nedeniyle hızlanma

Konum m/s2 ft/s2 Konum m/s2 ft/s2 Konum m/s2 ft/s2 Konum m/s2 ft/s2
Anchorage 9.826 32.24 Helsinki 9.825 32.23 Oslo 9.825 32.23 Copenhagen 9.821 32.22
Stockholm 9.818 32.21 Manchester 9.818 32.21 Amsterdam 9.817 32.21 Kotagiri 9.817 32.21
Birmingham 9.817 32.21 London 9.816 32.20 Brussels 9.815 32.20 Frankfurt 9.814 32.20
Seattle 9.811 32.19 Paris 9.809 32.18 Montréal 9.809 32.18 Vancouver 9.809 32.18
Istanbul 9.808 32.18 Toronto 9.807 32.18 Zurich 9.807 32.18 Ottawa 9.806 32.17
Skopje 9.804 32.17 Chicago 9.804 32.17 Rome 9.803 32.16 Wellington 9.803 32.16
New York City 9.802 32.16 Lisbon 9.801 32.16 Washington, D.C. 9.801 32.16 Athens 9.800 32.15
Madrid 9.800 32.15 Melbourne 9.800 32.15 Auckland 9.799 32.15 Denver 9.798 32.15
Tokyo 9.798 32.15 Buenos Aires 9.797 32.14 Sydney 9.797 32.14 Nicosia 9.797 32.14
Los Angeles 9.796 32.14 Cape Town 9.796 32.14 Perth 9.794 32.13 Kuwait City 9.792 32.13
Taipei 9.790 32.12 Rio de Janeiro 9.788 32.11 Havana 9.786 32.11 Kolkata 9.785 32.10
Hong Kong 9.785 32.10 Bangkok 9.780 32.09 Manila 9.780 32.09 Jakarta 9.777 32.08
Kuala Lumpur 9.776 32.07 Singapore 9.776 32.07 Mexico City 9.776 32.07 Kandy 9.775 32.07
)


- YERÇEKİMİ ile/||/<> KÜTLE ÇEKİM

( Dünya'nın çekimi,. İLE Genel çekim kuvveti.

Özgül ağırlık ve yoğunluk ölçümleri. )

( Formül: g=9.8m/s² İLE F=GMm/r² )

( Al-Biruni tarafından 1030 yılında keşfedildi/formüle edildi. (973-1048) (Ülke: İslam Dünyası) (Alan: Astronomi, Matematik, Coğrafya) (Önemli katkıları: Trigonometri, Dünya çapı hesaplaması) )


- YERÇEKİMİ ile YEREDOĞRULUM/YEREYÖNELİM/JEOTROPİZMA/GEOTROPİZMA

( Yer kütlesinin çekimi etkisiyle bir cismin, türlü bölümlerine uygulanan güçlerin bileşkesi. İLE Bitkilerde, kök ve sapların, yerçekimi etkisi ile belirli bir doğrultu almaları özelliği. )


- YERÇEKİMİNE:
"MÂRUZ KALMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<> TÂBİ OLMAK


- YERÇEKİMİNİN BİTTİĞİ NOKTA -ile

( 105 km. )


- YERDEN BİTME ile YERDEN SELAM ile YERDEN YAPMA ile YERDEN TEMENNA


- ENERJİ BAĞIMSIZLIĞI:
YERDE/N ile/ve/değil/yerine GÖKTE/N

( )


- YERE BAKAN YÜREK YAKAN ile/ve UMMADIK TAŞ, BAŞ YARAR


- YEREBATAN SARNICI ile/ve BİNBİRDİREK SARNICI / FLOKSENUS SARNICI ile/ve ŞEREFİYE SARNICI


- YEREBATAN SARNICI ile/ve/>/yerine III. AHMED ÇEŞMESİ


- YEREL AĞIZ ile TAŞRA AĞZI ile KÖY AĞZI ile KÜLTÜRSÜZLER AĞZI ile ŞEHİR AĞZI

( PARLER LOCAL ile PROVINCIALISME ile RUSTICISME ile PATUA ile URBANISME )


- YEREL DİL/LER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖVDE DİLİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZİHİN DİLİ

( İşaretler/simgeler[yazılar/sözcükler], sesler aracılığıyla sürdürülen dil. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Durum/duruş, davranış/tutum, el/yüz/göz[bakış, jest, mimik], işaret/simge, ses tonu/vurgusu aracılığıyla sürdürülen dil. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< İmgeler, nesneler, kavramlar, olay/olgu ve durumların kayıtlarının yoğrulduğu dil. )

( Ülkelerin/bölgelerin, toplulukların/bireylerin, ortak/uzlaşımsal olarak belirlediği/kullandığı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Sınırların, bölgesel/yerel farkların bulun(a)madığı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bireyin donanımı(geliş[me]mişliği] oranındaki. )

( IQ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EQ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SQ )

( [not] LOCAL LANGUAGE/S vs./and/but/||/<>/< BODY LANGUAGE vs./and/but/||/<>/< MIND LANGUAGE
[not] MIND LANGUAGE instead of BODY LANGUAGE instead of LOCAL LANGUAGE/S )


- YEREL EKSTREMUM ile/||/<> MUTLAK EKSTREMUM

( Yerel bölgesel, mutlak tüm tanım kümesindedir )

( Formül: Lokal İLE global )


- YEREL/YÖRESEL/MAHALLİ SAAT ile ...

( Herhangi bir yerin yerel saati, o yerin meridyeninden[nısf-ün-nehâr] Güneş'in tam 12'de geçmesi esasına dayanılarak hesaplanan saat. )


- YEREL ile/ve/değil/yerine/||/<> BÖLGESEL


- YEREL ile/ve ÖZEL


- YERELLEŞMEK ile YERELLEŞTİRMEK ile YEREL ile YEREL AĞ ile YEREL SAAT ile YEREL RADYO ile YEREL YAYIN ile YEREL YÖNETİM ile YEREL KOROZYON ile YEREL TELEVİZYON


- YERELMASI ile BADAT

( Bileşikgillerden, köksapları yumru durumunda olan bir bitki. | Bu bitkinin, besin olarak yararlanılan köksapı. İLE Bileşikgillerden, şekeri çok, bir tür yerelması. )

( HELIANTHUS TUBEROSUS cum ... )


- YEREY/ARAZİ[Ar.] ile ÂRIZÎ[Ar.]

( Yeryüzü parçası, toprak. İLE Sonradan olan, dıştan gelen. | Geçici. )


- YERGİ ile YERGİCİ/LİK


- ... YERİDİR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ...YERİ OLABİLİR


- YERİN İÇ YAPISINDA:
ÇEKİRDEK ile/ve/||/<> MANTO ile/ve/||/<> KABUK

( 1.9 x 1027 g İLE/VE/||/<> 4.1 x 1027 g İLE/VE/||/<> 2.3 x 1025 g )

( [ortalama yarıçap] 0 İLE/VE/||/<> 3480 km. İLE/VE/||/<> 6350-6370 km. )


- YERİNDE KALMAK/SAYMAK ile/değil EVDE KALMAK


- YERİNDE/LİK ile/ve GEÇERLİ/LİK

( CONGRUOUS vs./and VALID )


- YERİNDE/LİK ile YERİNDEN YÖNETİM ile YERİNDEN YÖNETİMCİ/LİK


- YERİNDEN ÇIKMAK ile YERİNDEN ÇIKMIŞ ile ÇIKIK

( DISLOCATE vs. DISLOCATED vs. DISLOCATION )

( جابجا شدن ile در رفتن ile جابجا کردن ile دررفته ile جابجا شدگي ile دررفتگي ile جابجائي )

( JABEJA SHODAN ile DAR RAFTAN ile JABEJA KARDAN ile DARRAFTEH ile JABEJA SHODEGY ile DARRAFTAGY ile جابجائي )


- YERİNDEN ETMEK ile/ve/<> RAYINDAN ÇIKARMAK


- YERİNDEN ETMEK" ile/değil/yerine/||/<>/< YANLIŞLANANA KADAR GEÇERLİLİK


- YERİNDEN ETMEK ile YER DEĞİŞTİRME ile GÖRÜNTÜLEMEK ile EKRAN ÇEKİCİLİK ile EKRAN TERMİNALİ ile EKRAN ÜNİTESİ ile GÖRÜNTÜLENİYOR

( DISPLACE vs. DISPLACEMENT vs. DISPLAY vs. DISPLAY CHARM vs. DISPLAY TERMINAL vs. DISPLAY UNIT vs. DISPLAYING )

( جابجا کردن ile جا بجا کردن ile جابجا شدگي ile جانشين سازي ile نمايش دادن ile بخرج دادن ile جلوه دادن ile نمود کردن ile به نمايش گذاشتن ile جلوه داشتن ile ملاحت بخرج دادن ile ملاحت نشان دادن ile پايانه نمايشگر ile واحد نمايش ile معرظ )

( JABEJA KARDAN ile JA BEJA KARDAN ile JABEJA SHODEGY ile JANESHYNE SAZY ile NAMAYSH DADAN ile BAKHARJ DADAN ile JALVEH DADAN ile NEMUD KARDAN ile BAH NAMAYSH GOZASHTAN ile JALVEH DASHTAN ile MOLAHAT BAKHARJ DADAN ile MOLAHAT NESHAN DADAN ile PAYANEH NAMAYSHGAR ile VAHAD NAMAYSH ile معرظ )


- ... ile ... ile ... ile/yerine ...


- YERİNE GETİRMEK ile YERİNE GETİRMEK ile YERİNE GETİRİLMESİ ile YERİNE GETİRİLMESİ

( FULFIL vs. FULFILL vs. FULFILLMENT vs. FULFILMENT )

( تحقق بخشيدن ile واقعيت دادن ile وفا کردن ile ايفاء کردن ile تکميل کردن ile رفع نياز کردن ile انجام ile ايفاء ile تحقق )

( TAHGH BAKHSHYDAN ile VAGHEYT DADAN ile VAFA KARDAN ile AYFA KARDAN ile TAKAMYLE KARDAN ile RAF NEYAZ KARDAN ile ENJAM ile AYFA ile TAHGH )


- YERİNE KOYMA ile ...

( SUBSTITUTION )


- YERİNE KOYMA ile/ve/değil/yerine/<>/> DÖNÜŞTÜRME

( [not] SUBSTITUTION vs./and/but/||/<>/> TRANSFORMATION
TRANSFORMATION instead of SUBSTITUTION )


- YERİNE KOYMA ile/değil DÖNÜŞÜM

( [not] TO REPLACE vs./but TRANSFORMATION )


- YERİNE KOYMA ile YER DEĞİŞTİRME


- YERİNE ile DEĞİL

( INSTEAD OF vs. NOT )


- ... yerine ... ile ... değil ...


- ... ile/yerine ... ile ... ile ...


- ... YERİNE ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KARŞILIĞINDA


- YERİNE ile YERİNE

( INSTEAD vs. INSTEAD OF )

( بجاي ile به جاي اينکه ile به جاي ile بعوض ile ازاء ile در ازاء )

( BEJAY ile BAH JAY AYNAKEH ile BAH JAY ile بعوض ile AZA ile DAR AZA )


- YERİNMEK ile YERİNDİRMEK ile YERİNE


- YERKABUĞU ile/ve/<> YERKÜRE

( Yeryuvarlağının dışını çepeçevre kaplayan, üzerinde karalar ve denizlerin bulunduğu bölüm, yeryüzü. İLE/VE/<> Yeryuvarlağı. )


- YERLERDE SÜRÜNME ile/ve/||/<> AYAKLAR ALTINA AL(IN)MA


- YERLERDEYİZ ile/değil/yerine/>< AYAKTAYIZ

( Ayrıysak/ayrıyken. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Birlikteysek/birlikteyken. )

( )


- YERLERİN:
ESKİ ADI ile/ve/> YENİ ADI

( * ABYDOS - ASOS
* ADRIAKE - KALE-DEMRE
* AINOS - ENEZ
* AIZANOI/AEZANI - ÇAVDARHİSAR
* AKALISSOS - ASARÖNÜ, GAVÜRİSTANLIK
* ALABANDA - ARAPHİSAR
* ALÂİYE - ALANYA
* ALİNDA - KARPUZLU
* AMU - CEYHUN
* ANDRİACE - ÇAYAĞZI
* ANTİGONEİA - İZNİK
* ANTIOCHEIA - YALVAÇ
* ANTIPHELLOS - KAŞ
* APERLAI - SIÇAK İSKELESİ
* APOLLONIA - KILINÇLI
* ARAXA - ÖREN
* ARMENO KASTRON - PAZARCIK/PAZARYERİ[resmî](BİLECİK)
* ARNEAI - ERNEZ
* ARSADA - ARSA, ARSAKÖY, KAYADİBİ
* ARYKANDA - ARİF
* ARNEAI - ERNEZ
* ARYCANDA - AKİF, AYKIRÇAY
* ÂSGÛN[Fars.] - HAZAR DENİZİ
* ATTALEİA - ANTALYA
* AXOIS - VARDAR
* BÂBÂ-Yİ ATÎK - BABAESKİ
* BAHR-İ AHDAR - HİNT OKYANUSU
* BAHR-İ HAZER - HAZER DENİZİ
* BAHR-İ KULZUM/AHMER - KIZILDENİZ, ŞAP DENİZİ
* BAHR-İ LÛT - LÛT TUZ GÖLÜ (FİLİSTİN/İSRAİL)
* BAHR-İ SEFİD - AKDENİZ
* BAHR-İ SİYAH - KARADENİZ
* BAKTRIA - BELH
* BALBURA - ÇÖLKAYIĞI-DİRMİL, KATARA-SEYİTLER
* BEKKE - MEKKE
* BELEKOMA - BİLECİK
* BUBON - İBECİK/EBECİK
* CADYANDA/KADYANDA - ÜZÜMLÜ
* CAESAREA - KAYSERİ
* CHIMAERA - YANARTAŞ
* CİHANNÜMA - BEŞİKTAŞ
* CORACESIUM - ALANYA
* CYANEAE/KYANEAE - YAVİ, YUVA KÖYÜ
* DAIDALA - GÖCEK- İNLİCE ASARI
* DEFTER-İ HAKÂNÎ - TAPU KADASTRO
* DIDYMA - DİDİM
* DİYARBEKİR/ÂMİD - DİYARBAKIR
* DOLICHISTE - KEKOVA ADASI
* EDESSA - URFA
* EPHESOS - EFES, SELÇUK
* GAGAI - AKTAŞ
* GLAVANİ - KALLÂVİ (SOKAK)
* HATTUSAŞ - BOĞAZKALE, BOĞAZKÖY
* HEBROS - MERİÇ
* HERAION TEICHOS - KARAEVLİALTI
* IDEBESSOS - KOZAĞACI-KARACAÖREN, YENİKIŞLA KARAAĞAÇ MAH.
* IDYROS - KEMER
* ISINDA - BELENLİ KÖYÜ
* ISTLADA - KAPAKLI, HAYITLI (ESKİ HOYRAN)
* İMROZ - GÖKÇEADA
* İRVA - RİVA
* İSHAKLI - SULTANDAĞI
* ISTROS - TUNA
* KADYANDA - ÜZÜMLÜ
* KALAMAKİ - KALKAN
* KANDYBA - GENDEVE, GENDİYE, KENDİBA
* KANESH - KÜLTEPE
* KEŞİŞ DAĞI - ULUDAĞ
* KHALKİTİS - HEYBELİADA
* KHOMA - ESKİHİSAR (HACIMUSALAR)
* KIBYRA - HORZUM, GÖLHİSAR
* KIRKKİLİSE - KIRKLARELİ
* KLAZOMENAİ - URLA
* KOLOPHON ve NOTION - DEĞİRMENDERE ve AHMETBEYLİ
* KORMOS, KORMİ - KARABÜK
* KORYDALLA - KUMLUCA
* KYAENAI - YAVU
* KYLLANDOS - ELMALI
* KYPSALA - İPSALA
* LABRANDA - LABRAUNDA
* LAODIKEA (LAODICEIA AD LYCUM) - GONCALI
* LEFKE - OSMANELİ(BİLECİK)
* LETOON/LETOUM - BOHSULLU, BOZOLUK
* LIMYRA - ZENZERLER, TURUNÇOVA
* LYKOS - BAYRAMPAŞA DERESİ
* MAGNESIA AD MEANDRUM - MENDERES MAGNESİA'SI, ORTAKLAR, TEKKEKÖY
* MAKRIKÖY - BAKIRKÖY
* MA'MÛRET-ÜL-AZÎZ - ELAZIĞ
* MEĞRİ - FETHİYE
* MELİD - MALATYA
* MILETUS - BALAT, AKKÖY
* MYRA - NOEL BABA KİLİSESİ
* MYRA - DEMRE, KALE
* MYUS - AVŞAR KALESİ
* NESTOS - MESTA
* NİCAEA - İZNİK
* NISA - MERYEMLİK, SÜTLEĞEN
* NYSA - SULTANHİSAR
* ODYRSIA - EDİRNE
* OENOANDA - İNCEALİLER
* OKSİYA - SİVRİADA
* OLYMPOS - ÇIRALI
* PANARMOS - BURGAZADA
* PANTOKRATOR KİLİSESİ - ZEYREK CAMİİ
* PATARA - GELEMİŞ, OVAGELEMİŞ, KELEMİŞ
* PERGE - AKSU
* PERINTHOS - MARMARA EREĞLİSİ
* PHASELIS - TEKİROVA
* PHELLOS - PINARBAŞI, FELEN YAYLA
* PINARA - MİNAREKÖY
* PİTA - KAŞIKADASI (Burgazada'nın karşısında)
* PİTYOUSSA - BÜYÜKADA
* PODALIA - SÖĞLE, AVLAN
* PRAKONNESOS - PAŞALİMANI ADASI
* PRIENE - GÜLLÜBAHÇE, SÖKE
* PYDNAI - ÖZLEN, GAVUR AĞILI
* PYTHIA - YALOVA
* RAIDESTOS/RODOSTO - TEKİRDAĞ
* RHODIAPOLIS - HACIVELİLER, ŞEYHKÖY
* RİVA - ÇAYAĞZI
* SALYMDESSES - MİDYE
* SARDİS - SART
* SEBASTE - SİVAS
* SEBASİYON - SÖĞÜT(BİLECİK)
* SELVMBRIA - SİLİVRİ
* SESTOS - YALOVA
* SEYLAN - SRI LANKA
* SIDYMA - DODURGA ASARI
* SIMENA - KALE
* STRYMON - STRUMA
* SURA - SURA
* TAMTA - TUZGÖLÜ
* TANTALİS - İZMİR
* TEKE - ANTALYA
* TELMESSOS - FETHİYE
* THEIMISSA - KALE İSKELESİ, ÜÇAĞIZ
* TLOS - KALESAR, DÜVER
* TONDOS - TUNCA
* TRALLEIS - AYDIN
* TRYSA - GÖLBAŞI
* TYSSA - TÜSE
* XANTHOS - KINIK
* ZÜLLİYE - YENİ CAMİİ )

( TOPONMIE )


- YERLEŞİK ile/ve/<> GEZGİN

( İnsanlığın gelişimi ve dünya tarihi, bulunduğu olanakları[yer/bölge/koşulları], yeterli gören kişi/ler ile daha da ileriyi[öteyi/yukarıyı] düşünen, merak eden, isteyen/ler arasındaki ilişki[birlik/telik ya da çatışma] ile süregelmiştir.

Bu durum ve süreç, dünya ne kadar daha devam edecekse, en başta, felsefede, bilimde ve sanatta olmak üzere, o kadar daha aynen devam edecektir. Herhangi iki kişi arasında, erkek-kadın, ebeveyn-çocuk, yaşlı-genç, bilen-bilmeyen, zengin-fakir gibi, "doğu"-"batı" gibi her türlü ayrışma ve çatışma ile hem birbirini geliştirecek, hem de engel olacaklardır.

Aslolan ve anlaşılması gereken de şu ki, bu devinim/döngü, hiçbir zaman ve koşulda sonlan(a)mayacağından dolayı, bu süreçteki "zorlukların"/uğraşıların, yaşamın [ve anlamının], bireyler arasında değil doğayla/fizikle olduğunu anımsayarak, paylaşım ve dayanışma içinde, bilgilerimizi, farkındalıklarımızı paylaşarak ve ümit aşılayarak sürmesi gerektiğidir.
[ Başkalarından/dışarıdan, hazır gelmesini değil kendim(iz)den başlay(/t)arak! Şimdi, burada ve içinde bulunulan, yeterli/yetersiz, "olumlu/olumsuz", tüm koşullarda! Vazgeçmeden, ertelemeden, üşenmeden!] )


- YERLEŞİM ile/ve ÜRETİM

( TO LOCATE vs./and TO PRODUCE )


- YERLEŞİM ile YERLEŞİM ALANI ile YERLEŞİM BELGESİ ile YERLEŞİM MERKEZİ


- YERLEŞME ile/ve/> YAYGINLAŞMA


- YERLEŞME/İMPLANTASYON AĞRISI ile ÂDET/REGL AĞRISI

( [kanama] Pembeye yakın bir renktedir.[koyu kıvamlı akıntı durumunda] İLE Daha canlı kırmızı renktedir.[her ay düzenli ve akışkan] )

( [süre] En az 3 saat, en fazla 3 gün. İLE 5 - 10 gün. )


- YERLEŞMEK ile/ve/<> KONUŞLANMAK


- YERLEŞMEK ile "KURULMAK"


- YERLEŞMEK ile/ve SAKİNLEŞMEK


- YERLEŞMEK ile YERLEŞİLMEK ile YERLEŞTİRMEK ile YERLEŞEBİLMEK ile YERLEŞTİRİLMEK


- YERLEŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GİYDİRMEK


- YERLEŞTİRMEK ile OTURTMAK

( TO LOCATE vs. TO FIT WELL )


- YERLEŞTİRMEK ile SEYAHAT İÇİN UYGUN ile UYDURMA ile MONTAJ DÜKKANI

( FIT vs. FIT FOR TRAVELLING vs. FITTING vs. FITTING SHOP )

( تناسب داشتن ile مناسب کردن ile زيبنده ile خورند ile مقتضي ile غش ile مسافري ile سوار کني ile پرو ile کارگاه مونتاژ )

( TANASB DASHTAN ile MENASB KARDAN ile ZYBANDEH ile KHORAND ile MOGHTEZY ile GHESH ile MOSAFERY ile SAVAR KONY ile PRO ile KARGAH MONTAZH )


- YERLİ YERİNCE ile/ve/||/<> YETERİNCE


- YERLİ ile/değil ONO(PATAGONYA) YERLİSİ

( ... İLE/DEĞİL Patagonya'da, Darwin ve ekibi gibi yerlilere sahip çıkmaya çalışanlar, onlara acıyıp gemilerden, eski palto ve giysiler verdiler. Böylece çıplak gövdeleriyle yaşamaya alışkın yerliler, üstlerindeki ıslak giysilerle zatürre olup hastalandılar. Ayrıca, giysilerden, kızamık, kızıl gibi hiç karşılaşmadıkları hastalıklar kaptılar. Bazıları Paskalya ve Galapagos Adaları'na kaçtı. Onları uygar ve çağdaş Avrupa'lı yapma çabası iflas etti. Son yaşayan Ono yerlisi de, -belki de kahrından- 2012'de öldü. )


- YERLİ ile/ve YEREL


- YERLİ ile YERLİ

( ABORIGINAL vs. ABORIGINE )

( سکنه اوليه ile گياه بومي )

( SEKNEH OLYYEH ile GYAH BOMY )


- YERLİ ile YERSİZ


- YERLİLEŞMEK ile YERLİLEŞTİRMEK ile YERLİ/LİK ile YERLİ MALI ile YERLİ DOLAP ile YERLİ YERİNE ile YERLİ YERSİZ ile YERLİ YERİNDE