ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.563 başlık/FaRk ile birlikte,
71.563 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(218/288)
- RUA ile RUAM
- RU'B[Ar.] ile RUB'[Ar.] ile RUBB[Ar.] ile RÛB[Ar.]
( Korku. İLE Dörtte bir, çeyrek, bir şeyin dört bölümünden biri. İLE Meyve suyu. İLE Süpürme, süpürge. )
( REFT Ü RÛB [silip süpürme]: Gezip tozma. )
- RUBA ile RUBAİ
- RUBAİ[Ar.]/DÖRDÜL ile/<> TUYUĞ
( Divan Edebiyatı'nda, dört dizeden oluşan koşuk. İLE/<> Halk edebiyatındaki mani türüne benzeyen bir nazım birimi. [sadece Türk edebiyatında görülür] )
- RUBAİ MÜCERRED ile/ve RUBAİ MEZİD
( 1 BAB ile/ve 1 BAB [2, 15, 50, 70] )
( FETHÜ ZAMMİN, FETHİ KESRİN, FETHÂTEN, KESRU FETHİN, ZAMMU ZAMMİN, KESRATEN )
( EZBERLEYİNİZ!!! )
- RÛ-BE-RÛ ile ...
( YÜZYÜZE )
- RUBIDIUM-STRONTIUM DATING[İng.] / DATATION PAR LE RUBIDIUM-STRONTIUM[Fr.] / RUBIDIUM-STRONTIUM-DATIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RUBİDYUM-STRONSİYUM YAŞ TAYİNİ
- RUBLE[Rusça] ile RUBLE
( Beyaz Rusya ve Rusya Federasyonu'nda kullanılan para birimi. @@ Bisiklette, arka tekerleğin üzerinde bulunan küçük vites çark(lar)ı. )
- RUBÛBİYET ile ...
( Terbiye eden, düzenleyen, geliştiren. )
- RUB-UL MÜCEYYEB ile RUB-UL MUKANTAR ile USTURLAB
( Sinüs'ün dörtte biri. İLE ... İLE ... )
( ... İLE ... İLE İlk kez M.Ö. II. yy.'da Hipark tarafından bulunumuş ve Batlamyus tarafından kullanılmıştır. Bu alet ile yıldızların Arz'dan uzaklıkları ölçülürdü. Üstüne gökyüzü haritası çizilmiş hilâlî daire biçiminde bir tahtadan ibarettir. Akrep ya da ankebût denilen bir ibresi vardır. Bu ibre, ucuna fındık büyüklüğünde taş bağlanmış bir ipten ibarettir. Yıldızların seyri bu ip ile gösterilir, ölçümler bunun üzerinden ortaya çıkar. Kenarlarda da açılar, milyem ve grat hesapları yazılıdır. Halen astronomlar ve denizciler, geliştirilmiş usturlap kullanır. )
( ... vs. ... vs. ASTROLABE )
- RUBY İLE HENE İLE CO2 İLE FİBER ile/||/<> LAZER TÜRLERİ
( Farklı ortam ve mekanizmalara sahip lazerler. )
( Formül: P = hνN/t )
- RÜÇHAN HAKKI ile YASAL ÖNCELİK HAKKI
- RÜÇHAN ile RÜÇHAN HAKKI
- PHYSICAL CHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKCHİMA
- PHYSICAL ANALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT ÇÖZÜMLEME/ANALİZ
- PHYSICAL CHANGE[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT DEGİME
- PHYSICAL TEST[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT DENEY
- PHYSICAL SOLUTION[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT ÖSTLİCH
- PHYSICAL PROPERTIES[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT ÖSTLİCHTER
- PHYSICAL ADSORPTION[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT RUTİNNA
- PHYSICAL[İng.] ile/değil/yerine/= RÜCKSEİT
- RUCÛ'[Ar.] ile FEY'[Ar.]
- RUCÛ'[Ar.] ile İNÂBE[Ar.]
- RUCÛ'[Ar.] ile İNKILÂB[Ar.]
- RUCÛ'[Ar.] ile İYÂB[Ar.]
- RÜCU ile RÜCU HAKKI
- RUH:
"BİLİNEMEYEN" ile/ve/değil/||/<>/< GÖRÜNEMEYEN
- RUH ile HATI
( Hayvansal Ruh. )
- RÛH[Ar.] ile MÜHCE[Ar.] ile NEFS[Ar.] ile ZÂT[Ar.]
- RUH/RÜZGÂR ile/yerine/değil NEFS
( RUH/GEIST: Bütünlüğün ilkesi. | Görünmeyenin, etkisi üzerinden bilinmesi. )
- RÛH[Ar.] ile RUH[Ar.]
( Can, nefes. | Canlılık, duygu/his. | En önemli nokta, öz. | İspirto gibi uçucu gaz. | Melek, cin, hayali varolan. | Türk müziğinde en az beş-altı yüzyıllık bir mürekkep makam.[Zamanımıza kalmış bir örneği bulunmamaktadır.] İLE Yanak, yüz/çehre. | Anka kuşu. | Anka kuşuna adına verilen satranç taşlarından biri. | Dizgin. | Taç. | Taraf, yön. | Hasırotu. )
- RUH ile RUHİ ile RUH GÖÇÜ ile RUH BİLİMİ ile RUH HEKİMİ ile RUH ÖLÇÜMÜ ile RUH BİLGİNİ ile RUH BİLİMCİ/LİK ile RUH DOKTORU ile RUH HASTASI ile RUH SAĞLIĞI ile RUH BİLİMSEL ile RUH HASTALIĞI ile RUH HEKİMLİĞİ ile RUH KARMAŞASI
- RUHANİ ile RUHANİLEŞTİRMEK
( ETHEREAL vs. ETHEREALIZE )
( اتري ile اثيري ile اثيري کردن ile آسماني کردن ile نزکيه کردن )
( اتري ile اثيري ile ASYRY KARDAN ile ASMANY KARDAN ile NAZAKYYEH KARDAN )
- RUHANİYET ile ...
( Kendine ve başkalarına iyilik yapma. )
- RUHBAN/RAHBAN ile/değil/yerine RUHANÎ
( Egemenlik için uğraşırlar. İLE/DEĞİL/YERİNE Hizmete yöneliklerdir. )
- RUHBANLAR ile/ve/<>/>< RUHBAN OLMAYANLAR
( "Askerler". İLE/VE/<>/>< "Siviller" gibi. )
( Latince konuşurlardı. İLE/VE/<>/>< Fransızca konuşurlardı. )
( CLERICUS cum/et/<>/>< LAICUS )
- RUHBAN/LIK ile/ve/değil/yerine RUHÂNÎ/LİK
- RUHBAN/LIK ile RUHBAN SINIFI
- RÛHÎ[Ar.] ile Rûhî[Ar.]
( Ruhla ilgili, ruhca. İLE XVI. yüzyılda yetişen vâdî sahibi büyük Osmanlı şairi Rûhî-i Bağdâdî. )
- RUHİYAT ile RUHİYATÇI/LIK
- RUHSAL/LIK ile RUHSAL GERİLİM ile RUHSAL ÇÖKÜNTÜ ile RUHSAL ÇÖZÜMLEME
- RUHSAT ile/ve EHLİYET
- RUHSATLANDIRMAK ile RUHSAT ile RUHSATLI ile RUHSATSIZ/LIK
- RUHSUZLAŞMAK ile RUHSUZLAŞTIRMAK ile RUHSUZ/LUK ile RUHSUZCA
- RÛHÜ'L KUDS ile ...
( CEBRAİL )
- RÛH-ULLAH ile ...
( MÜSLÜMANLAR TARAFINDAN HZ. ÎSA İÇİN KULLANILAN BİR SÖZ )
- RUJ[Fr. < ROUGE] ile DUDAK KREMİ
- RUK'A[Ar. < RAKABE] ile RUKA'/RIKA'[Ar. < RUK'A]
( Üzerine yazı yazılan kâğıt parçası. | Kısa mektup.[ŞUKKA] | Yama. | Dilekçe. İLE Üzerine yazı yazılan kâğıt parçaları. | Kısa mektuplar. | Yamalar. | Dilekçeler. )
- RÜKN ile ...
( BİR ŞEYİN EN SAĞLAM TARAFI, TEMEL DİREĞİ | KOLON, DİREK | NÜFUZLU, ÖNEMLİ, KUVVETLİ KİŞİ | İSLÂM HUKUKUNDA SÖZLEŞMENİN KURULMUŞ SAYILMASI İÇİN BULUNMASI GEREKLİ ŞARTLAR )
- RÜKÛ[Ar.] ile/ve/||/<>/> RÜCÛ[Ar.]
- RÜKÜ ile RÜKÜN ile RÜKÜŞ/LÜK
- RÜKÛN:
ASLÎ ile/ve/||/<> ZAİT
- RÜKÛN[Ar. < REMS] ile RÜKN[Ar. çoğ. ERKÂN] ile RÜKÛNET[Ar.]
( Can ve gönülden eğilim/meyil. İLE Bir şeyin en sağlam tarafı, temel direği. | Kolon, direk. | Güçlü, nüfuzlu, önemli kişi. | İslâm tüzesinde/hukukunda sözleşmenin kurulmuş sayılması için bulunması gerekli şartlar. İLE Ağırbaşlılık, gururluluk. )
- RÜKÛN ile/ve/||/<> ŞART ile/ve/||/<> HÜKÜM ile/ve/||/<> SENET
( SUPPORT avec/et/||/<> CONDITION avec/et/||/<> CONSEQUENCE LEGALE avec/et/||/<> PREUVES A L'APPUI )
- RÜKÛN[Ar.] ile SÜKÛN[Ar.]
- RÜKÜŞ[Ar. < RUKŞE] ile ŞILLIK[Erm.] ile ŞIRFINTI ile ŞUH[Fars.] ile ÂŞÜFTE/ÂŞİFTE[< Fars.]/KOKOT[Fr. < COCOTTE] ile ÇİRKEF[Fars. < ÇİRK-ÂB: Pis/bulanık su.] ile FETTÂN[Ar. < FİTNE] ile KALTAK[Yun.] ile ÖKSE[Yun.] ile SÜRTÜK
( Gülünç bir biçimde giyinip süslenen kadın. İLE Aşırı ve bayağı biçimde süslenip boyanmış kadın. İLE Seviyesi düşük, bayağı kadın. İLE Hareketlerinde serbest. | Neşeli, şen ve oynak. | Açık saçık, utanması olmayan. İLE Çıldırırcasına seven, bu yüzden perîşan bir halde, azgın ve baştan çıkmış deli gibi olan, iffetsiz kadın. İLE İğrenç ve bulaşkan. İLE Fitne ve fesâda teşvik eden, fenâlık yapan, ayartan. | Oynak kadın. | Câzibeli, gönül alıcı. İLE İffetsiz, namussuz kadın. İLE Erkekleri kendine bağlamasını bilen çok alımlı kadın. İLE Vaktini çok gezerek geçiren, evinde oturmayan kadın. | Aynı anda birden fazla kişiyle gönül eğlendiren kadın. | Hayat kadını, fahişe. )
- RUKYE ile ...
( HASTALIK İÇİN KUR'AN OKUMAK, DUA ETMEK )
- RULO TOP ile DEKATÜR TOP
- RULO[Fr.] ile TOMAR[Yun.]
( Dürülerek boru biçimi verilmiş kâğıt tomar. İLE Dürülerek boru biçimi verilmiş kâğıt. | Çok. | Topun içini silmekte kullanılan, ucu fırçalı çubuk. )
- RUM ile/ve/=/||/<> BALAMA
( Orta oyununda Rum tipi. | Karagöz, matiz ve külhanbeyi tipleri tarafından yabancı ülkelerin tiplerine seslenirken kullanılan söz. )
- RUM ile RUMİ ile RUMELİLİ/LİK ile RUM ATEŞİ ile RUMİ TAKVİM
- RUMBA ile/ve/<> GUANGUANCO
( ... İLE/VE/<> Rumba'nın bir türü. )
- RUMCA ile/değil OĞUZCA
- RUMELİ HİSARI(BOĞAZKESEN HİSARI) ile/ve RUMELİ HİSARI
( Kale. İLE/VE Semt. [Adını bu kaleden almıştır] )
( 1452'de, Fatih Sultan Mehmet emriyle, Mimar Musluhiddin yapıtıdır. [9.000 işçiyle 4 ay içinde tamamlanmıştır] İLE/VE ... )
( 1745 yangınında Sultan I. Mahmud tarafından onartılmıştır. İLE/VE ... )
( 1958'den beri müze ve son yıllarda yazın konser alanı olarak kullanılmaktadır. [Lütfen gezelim, görelim!] İLE/VE ... )
( 125 x 250 m.lik bir alanı kaplar. Duvarları 3 büyük kulesi, 13 burcu bulunur. İLE/VE ... )
- RUMELİ HİSARI ile/ve RUMELİ KAVAĞI ile/ve RUMELİ FENERİ
( Baltalimanı - Bebek arasındadır. İLE/VE Boğaziçi'nin kuzeyindedir. Kara yoluyla Sarıyer'den sonra gidilen yolun sonundadır. )
( )
- RÛMÎ ile/ve/||/<> HATAYÎ
( Kuş kanadı. İLE/VE/||/<> Çiçekli. )
- GEÇMİŞ ODAKLILIK[RUMİNASYON]:
TAKINTILI ile BUNALIMLI/ÇÖKÜNTÜLÜ
( RUMINATION: OBSSESIVE vs. DEPRESSIVE )
- RUMİNE ile/||/<> VERSAILLES
( Lozan Antlaşması'nın yapıldığı saray. İLE/||/<> I. Dünya Savaşı sonunda İtilâf Devletlerinin 28 Haziran 1919'da Almanya ile imzaladığı antlaşmanın yapıldığı yer. )
- RUMLAŞMAK ile RUMLAŞTIRMAK
- RÛMÛS[Ar. < REMS] ile RUMÛZ[Ar. < REMZ]
( Mezarlar, sinler, kabirler. İLE İşaretler, remizler, anlamı gizli olan sözler. )
- RUMUZ ile MECAZ
- RUMUZ ile RUMUZLU
- RUNİK ile RUNİK YAZI
- RUPA[Sansk.] ile ...
( Renk. Biçim, kalıp, varoluşun algıladığımız görünümü. )
- RUPA ile/||/<> SABDA ile/||/<> GANDHA ile/||/<> RASA ile/||/<> SPARSA
( Renk. Biçim, kalıp, varoluşun algıladığımız görünümü. @@ Ses. @@ Koku. @@ Tat. @@ Dokunma. )
- RUS ile/değil ÇUVAŞ
( ... İLE/DEĞİL Rusya'da, Volga ırmağı kıyısında yaşayan, Türk halklarından olan kişi. | Çuvaşlara özgü olan. )
- RUS ile RUS RULETİ ile RUS SALATASI
- RÜŞD ile ...
( AŞKTA KEMALİNE ERMEK | DOĞRU YOLU BULUP GİTME, DOĞRU YOLDA GİTME | DOĞRU DÜŞÜNME, AKIL SAHİBİ OLMA | BÂLİĞ OLMA, BÜLÛĞA ERME, ERGİNLİK | HAYRA İSABET | TEVAZÛ )
- RÜŞD[Ar.] ile REŞED[Ar.]
- RÛŞEN[Fars.] ile ...
( Aydın, parlak. | Belirli, meydanda. )
- RÛŞEN-DİL ile ...
( GÖNLÜ AYDIN )
- RUSLAŞMAK ile RUSLAŞTIRMAK
- RUSSELL AÇMAZI ile/ve/||/<> CANTOR AÇMAZI ile/ve/||/<> RICHARD AÇMAZI ile/ve/||/<> YALANCI AÇMAZI ile/ve/||/<> CURRY AÇMAZI ile/ve/||/<> YABLO AÇMAZI ile/ve/||/<> BERRY AÇMAZI ile/ve/||/<> HETEROLOJİK AÇMAZ
- RUSSELL PARADOKSU ile/||/<> NAİF KÜME KURAMI
( Russell paradoksu kendini içermeyen kümelerin kümesi paradoksu İLE naif küme kuramı sınırsız küme oluşturma ilkesidir. Russell paradoksu kendini içeriyor mu sorusu İLE naif küme kuramınin tutarsız olduğunu gösterdi. Bu paradoks modern aksiyomatik küme kuramıni doğurdu. )
( Bertrand Russell tarafından 1901 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1872-1970) (Ülke: İngiltere) (Alan: Matematik, Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Russell paradoksu, Principia Mathematica, küme teorisi paradoksları, analitik felsefe, tip teorisi) )
- RÜŞTİYE/RÜŞDİYE[Ar.] ile/ve MEKTEB-İ İ'DÂDÎ[Ar.]
( Ortaokul. İLE/VE Ortaokul sonrası yüksek okullara hazırlayıcı okul. (Lise[Fr. < LYCÉE, COLLÈGE]) ( [Alm.] ... mit/und GYMNASIUM )
- RÜSÛH ile ...
( HAKİKATİN TÜM İNCELİKLERİNİ BİLME | BİR İLMİN DERİNLİĞİNE, İNCELİĞİNE VARMA | SAĞLAM OLMA | MAHÂRET, MELEKE )
- RUSÛH[Ar.] ile SEBÂT[Ar.] ile RUSUVV[Ar.]
- RÜSÛM ile ...
( Vergiler. | Gelenek, töre. | Usûl, merâsim. )
- RÜŞVET ile RÜŞVET ALAN ile RÜŞVET VERMEK ile RÜŞVET VEREN ile RÜŞVET VERMEK
( BRIBE vs. BRIBE TAKER vs. BRIBEE vs. BRIBER vs. BRIBING )
( رشوه دادن ile رشوه ile حق و حساب ile رشوه خوار ile مرتشي ile راشي )
( RASHOOH DADAN ile RASHOOH ile HAGH VE HASAB ile RASHOOH KHAR ile مرتشي ile راشي )
- RÜŞVET ile RÜŞVETÇİ/LİK
- RUSYA HAVAALANLARINDA:
SHEREMETYOVA I / DOMODEDOVA ile/ve SHEREMETYOVA II / VNUKOVA
( İç hatlarda. İLE/VE Dış hatlarda. )
- RUSYA ile/ve/||/<> ALASKA
(
)
- RUSSIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= RUSYA
- RUSYA'NIN EN BÜYÜK BOTANİK BAHÇESİ ile ...
( TROPİK PARK )
- RUSSIUM[İng.] ile/değil/yerine/= RUSYUM
- RÜTBE ile RÜTBELİ/LİK ile RÜTBESİZ/LİK ile RÜTBE İNDİRİMİ ile RÜTBE SIRALAMASI
- RÜTBESİNİ DÜŞÜRMEK ile RÜTBE İNDİRGEME
( DEMOTE vs. DEMOTION )
( کسر مقام يافتن ile تنزل رتبه )
( KASAR MOGHAM YAFTAN ile TANZEL RATBEH )
- RUTHENATE[İng.] / RUTHENAT[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTENAT
- RUTHENIC[İng.] ile/değil/yerine/= RUTENİK
- RUTHENIOUS, RUTHENOUS[İng.] ile/değil/yerine/= RUTENÖZ
- RUTHENIUM[İng.] / RUTHÉNIUM[Fr.] / RUTHENIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTENYUM
- RUTHERFORD'S ATOM MODEL[İng.] / MODÈLE D'ATOME DE RUTHERFORD[Fr.] / RUTHERFORDSCHES ATOMMODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD ATOM ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- RUTHERFORD BACKSCATTERING SPECTROMETER[İng.] / SPECTROMÈTRE DE RÉTRODIFFUSION RUTHERFORD[Fr.] / RUTHERFORD-RÜCKSTREUSPEKTROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD GERİ SAÇILMA TAYFÖLÇERİ/SPEKTROMETRESİ
- RUTHERFORD BACKSCATTERING[İng.] / RÉTRODIFFUSION DE RUTHERFORD[Fr.] / RUTHERFORD-RÜCKSTREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD GERİ SAÇILMASI
- RUTHERFORD SCATTERING EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE LA DIFFUSION DE RUTHERFORD[Fr.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD SAÇILMA DENKLEMİ
- RUTHERFORDSCHE STREUFORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD SAÇILMA FORMÜLÜ
- RUTHERFORD[İng.] / RUTHERFORD[Fr.] / RUTHERFORD[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTHERFORD
- RUTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= RUTİK ASİT
- RUTILE[İng.] / RUTIL[Fr.] / RUTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= RUTİL
- RUTİNLEŞMEK ile RUTİN/LİK
- RUTUBETLENMEK ile RUTUBETLENDİRMEK ile RUTUBET ile RUTUBETLİ/LİK ile RUTUBETSİZ/LİK
- RÜÛS[< RE'S] ile ...
( İlmiye, âlimler/ulemâ derecelerinden biri.[Medrese öğrenimini tamamlayıp mülâzim olanlar, yedi yıllık mülâzemet süresini de tamamladıktan sonra Şeyhülislâm'ın bulunduğu yeterlik/rüûs sınavına girerken, kazananlar müderris tayin olunurdu.] )
- RÜÛS[Ar. < RE'S] ile RÜZZ[Ar.]
( Başlar. | Sadrazam'ın verebileceği küçük rütbeler için verilen resmî yazı. | İlmiye, âlimler/ulemâ derecelerinden biri.[Medrese öğrenimini tamamlayıp mülâzim olanlar, yedi yıllık mülâzemet süresini de tamamladıktan sonra Şeyhülislâm'ın bulunduğu yeterlik/rüûs sınavına girerken, kazananlar müderris tayin olunurdu.] İLE Pirinç.[ERZ] )
- RÛ/Y[Fars.] ile RÛY[Fars.] ile -RÛ[Fars.]
( Yüz, çehre. İLE Tunç. İLE "biten, olan" anlamlarına gelerek birleşik sözcükler yapar.[HOD-RÛ: Kendiliğinden.] )
- RÜYA GİBİ ile/ve/||/<> JİLET GİBİ
( Kadının güzelliği için söylenilen/hayal edilen. İLE/VE/||/<> Erkeğin yakışıklılığı için söylenilen/hayal edilen. )
- RÜ'YÂ ile ...
( DÜŞ | [RÜ'YET ANLAMINA DA KULLANILIR] )
- RÜYÂ ile HAYAL
( Rüya görmekte olduğunuzu gerçekten anlamadınız. Tutsaklığın özü de budur - gerçek ile gerçek olmayanı birbirine karıştırmak. )
( Rüya gördüğünüzü anladığınız anda, uyanacaksınız. Fakat anlamazsınız çünkü rüyanın devam etmesini istersiniz. )
( Sorununuz rüya değil rüyanın bir kısmından hoşlanıp bir kısmından hoşlanmamaktır. )
( Bir gün gelecek, rüyanın sona ermesini tüm aklınız ve gönlünüzle özleyeceksiniz ve bunun bedeli her ne olursa ödemeye istekli olacaksınız. )
- RÜYA ile HAYALPEREST
( DREAM vs. DREAMER )
( خواب ile رويا ديدن ile خواب ديدن ile رويا ile خيالباف )
( KHAB ile ROYA DYDAN ile KHAB DYDAN ile ROYA ile خيالباف )
- RÜYA ile/ve/||/<> HÜLYA
- RÜYÂ ile KARABASAN
( DREAM vs. NIGHTMARE )
( HÂB ile KÂBÛS )
- RÜYÂ ile/ve/değil MÂNÂ
- RÜYA ile/ve/<> MİT
( Bireysel. İLE/VE/<> Toplumsal. )
( Bireysel mitlerdir. İLE/VE/<> Ortak rüyalardır. )
- RÜYÂ ile/<> RİYÂ
( Olmadığı gibi görmek. İLE/<> Olmadığı/n gibi görünmek. )
- RÜYÂ ile/ve/değil SADIK RÜYÂ
- RÜYA ile UYKU
( Ahiretten bir örnektir. İLE Ölümden bir örnektir. )
( Uykuda eyleme vurma - Ahmet Çorak )
( DREAM vs. SLEEP )
- RÜYALANMA/İHTİLÂM[Ar. < AHLÂM < HULM] ile/ve BOŞALMAK/İNFİTÂH[< FETH]
( Rüyalar. | Açık saçık rüyalar. Rüyada boşalma. İLE/VE Açılma. | Tıkanmış bir şeyin açılması. | Safra, belsuyu[meni] gibi sıvıların boşalması, akması. )
( İHTİLÂM[Ar. < AHLÂM < HULM] ile/ve İNFİTÂH[< FETH] )
- RÜYALARI:
BİLENE SORMAK ile/değil/yerine YAZMAK
- RÜ'YET ile ...
( GÖRME, BAKMA, GÖRÜLME, GÖRÜŞ | İDARE ETME, ÇEVİRME, YÖNETME | ARAŞTIRMA )
- RÜZGAR TÜRBİNİ ile/||/<> SU TÜRBİNİ
( Rüzgar hava akışı Betz limiti, su yüksek yoğunluk verimli. )
( Formül: P ∝ v³ İLE baraj )
- YEL/RÜZGÂR ile/ve/<> ATEŞ
- YEL/RÜZGÂR YÖNLERİNDE:
YILDIZ ile KIBLE ile GÜNDOĞUSU ile GÜNBATISI
( Kuzey. İLE Güney. İLE Doğu. İLE Batı. )
- YEL/RÜZGÂR ile ANABATİK
( ... İLE Vadi rüzgârı. )
- RÜZGÂR ile ÂSIF
( ... İLE Sert/şiddetli rüzgâr. )
- YEL/RÜZGÂR ile BELÎL[Ar.]
( ... İLE Yağmurlu, serin rüzgâr. | Islanmış şey. )
- YEL/RÜZGÂR ile BORA[İt. < BOREA < Yun.]/BURAN
( ... İLE Genellikle ardından yağmur getiren sert ve geçici rüzgâr. | Birdenbire çıkan fırtına. Pek şiddetli rüzgâr. )
- YEL/RÜZGÂR ile FIRTINA
( WIND vs. STORM )
- RÜZGÂR ile FÖN
- YEL/RÜZGÂR ile HAMSİN[Ar. (Elli-50)]
( ... İLE Sıcak ve kuru rüzgâr. | Erbain'den sonra gelen, 31 Ocak'ta başlayan elli günlük kış dönemi. )
- YEL/RÜZGÂR ile HUSÛM
( ... İLE Sürekli esen rüzgâr, fırtına. )
- YEL/RÜZGÂR ile İMBAT
( ... İLE Yazın, gündüz denizden karaya doğru esen mevsim rüzgârı, deniz yeli. )
- YEL/RÜZGÂR ile ISKARSO
( ... İLE Yelkenleri dolduran rüzgâr. | Büyük Sahra'ya özgü bir rüzgâr. )
- YEL/RÜZGÂR ile KATABATİK
( ... İLE Antarktika'nın Dry Valleys bölgesindeki koşullar katabatik[< Yun.: Alçalan.] rüzgârlardan kaynaklanmaktadır. Bu rüzgârlar, soğuk ve yoğun havanın yerçekimi kuvveti tarafından aşağı doğru çekilmesiyle meydana gelir. Bu rüzgârler saatte 320 km. hıza ulaşarak tüm nemi[su, buz ve kar] buharlaştırır. )
- YEL/RÜZGÂR ile LEVANT
( ... İLE Fransa ve İspanya kıyılarında esen sert bir rüzgâr. )
- YEL/RÜZGÂR ile MİSTRAL
( ... İLE Bir tür rüzgâr. )
- YEL/RÜZGÂR ile PAMPERO
( ... İLE Patagonya'da, şiddetli, soğuk ve hiç dinmeyen rüzgâr. )
- YEL ile/ve/<> PİNEL[İt.]
( ... İLE/VE/<> Rüzgârın estiği yönü göstermek için direk şapkalarının üstüne konulan yelkovan biçimindeki araç. )
- YEL/RÜZGÂR ile PUPA[İt. < POPPA]
( ... İLE Gemiye arkadan esen rüzgâr. | Geminin arkası, kıç. )
- YEL/RÜZGÂR[Ar.] ile SAM/BÂRİH[Ar. çoğ. BEVÂRİH]
( ... İLE Çölden esen yel, samyeli. | Sıcak ve şiddetli yel. )
- RÜZGÂR ile ŞİNUK
- YEL/RÜZGÂR ile TALAZ
( ... İLE Dalga, kasırga. )
- YEL/RÜZGÂR ile TİPİ/BORA/BURAN
( ... İLE/VE Şiddetli kar yağışı, kar fırtınası. )
( WIND vs. BLIZZARD )
- RÜZGÂR ile/değil/yerine/>< YAĞMUR
( "Kapitalisttir". [Zayıf olanı yıkar.] İLE/DEĞİL/YERİNE/>< "Komünisttir". [Herkese eşit yağar.] )
- RÜZGÂRIN, KAPI ARALIKLARINDA/N:
"ESMESİ" ile "ÜFÜRMESİ"
- RÜZGARLAMAK ile RÜZGARLANMAK ile RÜZGAR/LIK ile RÜZGARLI ile RÜZGARSIZ/LIK ile RÜZGAR YÜKÜ ile RÜZGAR EROZYONU ile RÜZGAR ÇİZELGESİ
- MİKYÂS-İ RİYÂH[Osm.] ile/değil/yerine/= RÜZGÂRÖLÇER
- RUZNAME ile RUZNAMÇE
- RYDBERG ATOM[İng.] / ATOME DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG ATOMU
- RYDBERG TASHÎHİ[Osm.] / RYDBERG CORRECTION[İng.] / CORRECTION DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-KORREKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG DÜZELTMESİ
- RYDBERG MASER[İng.] / MASER DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-MASER[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG MAZERİ
- RYDBERG CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG SABİTİ
- RYDBERG SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE RYDBERG[Fr.] / RYDBERG-SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG TAYFI/SPEKTRUMU
- RYDBERG[İng.] / RYDBERG[Fr.] / RYDBERG[Alm.] ile/değil/yerine/= RYDBERG
- S PARAMETERS[İng.] / PARAMÈTRES S[Fr.] ile/değil/yerine/= S DEĞİŞTİRGELERİ
- S İLE P İLE D İLE F İLE G İLE H İLE İ ile/||/<> ORBİTAL TÜRLERİ
( Atomik orbitallerin açısal momentum kuantum sayısına göre sınıflandırılması. )
( Formül: 2(2l+1) elektron kapasitesi )
- S-MATRIX THEORY[İng.] / THÉORIE DE LA MATRICE S[Fr.] / S-MATRIX-THEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= S-MATRİS KURAMI
- S-PARAMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= S-PARAMETRELERİ
- S ile/ve/||/<> P ile/ve/||/<> D
( I. orbit. İLE/VE/||/<> II. orbit. İLE/VE/||/<> III. orbit. )
- S ile S
( Türk abecesinin yirmi ikinci harfi.[Dişeti ünsüzlerinin, ötümsüzüdür.] İLE Kükürt'ün simgesi. )
- S ile/ve/||/<>/>< SS
( Seve seve. İLE/VE/||/<>/>< "S.ke s.ke."/"S.kile s.kile." )
- S ile Z
- ...SA ... ile/değil/yerine ...SA DA ...
- SA NODE ile/||/<> AV NODE
( SA pace maker oto ritim, AV geciktirici. )
( Formül: Initiate İLE delay )
- SÂ' ile ...
( Bin dirhemlik bir hubûbat ölçeği. )
- SÂ' ile SÂ' ile SAA/SİA[Ar. < VÜS'AT] ile -SÂ[Fars.] ile -SÂ/Y[Fars.]
( S harfinin Arapça adı. İLE Bin dirhemlik bir hubûbat ölçeği. İLE Genişlik, bolluk. | Güç, takat. İLE Benzetme edatı olan "âsâ"nın hafifletilmişi.[ANBER-SÂ: Anber gibi. | GAYR-SÂ: Gayır gibi.] İLE "süren/sürücü" anlamlarıyla birleşik sözcükler yapar.[CEBHE-SÂ: Yüz süren. | CEBÎN-SÂ/Y: Alın süren.] )
- SAADET ile/ve/||/<>/< BEREKET
- SAADET ile SAADETLİ/LİK ile SAADETSİZ/LİK ile SAADET ASRI ile SAADET ZİNCİRİ
- SAADET ile/ve/> SİYÂDET
( HAPPINESS vs./and/> LORDSHIP/SOVEREIGNTY )
- SAÂDET[Ar.] ile SÜREKLİ MUTLULUK
( SÜREKLİ MUTLULUK )
- SAADET-İ UZMÂ ile MERTEBE-İ ULYÂ
( Meşai gelenekte. İLE İrfânî gelenekte. )
- ŞAAŞA/LI ile ŞAH ŞAHA/LI
- SAAT BİLİMİ ile SAAT BİLİMİ
( HOROLOGE vs. HOROLOGY )
( وقت سنج ile ساعت سازي ile وقت شناسي )
( VAGHT SANJ ile SAAT SAZY ile VAGHT SHENASY )
- SÂAT[Ar. çoğ. SÂÂT] ile SÂÂT[Ar. < SÂAT]
( Saat. | Zaman, vakit. | Belirli/muayyen vakit. | Kıyâmet. İLE Saatler. )
- CLOCKWISE[İng.] / DANS LE SENS DES AIGUILLES D'UNE MONTRE[Fr.] / IN DER RICHTUNG DES UHRZEIGERS, IM UHRZEIGERSINN[Alm.] ile/değil/yerine/= SAAT YÖNÜ
- SÂAT ile ...
( SAAT | VAKİT, ZAMAN | BELİRLİ ZAMAN | KIYÂMET )
- SAAT ile/||/<> MEKANİK
( Altı silindirli mekanik saat )
( Takiyüddin tarafından 1559 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1526-1585) (Ülke: Osmanlı/Şam) (Alan: matematik) (Önemli katkıları: İstanbul Rasathanesi, astronomi aletleri, optik) )
- SAAT ile PİRYOL[Marka adından]
( ... İLE Üzerinde kümbet biçiminde bir kapağı bulunan, oldukça büyük bir tür cep saati. )
- SAAT ile SAAT DAİRESİ ile KUM SAATİ ile SAAT İBRESİ ile SAATLİK ile SAAT
( HOUR vs. HOUR CIRCLE vs. HOUR GLASS vs. HOUR HAND vs. HOURLY vs. HOURS )
( مدت کم ile ساعت ile ساعته ile نصف النهار ile ساعت ريگي ile ساعت شمار ile ساعتي ile ساعات )
( MADAT KAM ile SAAT ile SAATEH ile نصف النهار ile SAAT RYGY ile SAAT SHMAR ile SAATY ile SAEAT )
- SAAT ile SAAT ÜRETECİ ile SAAT KESİNTİSİ ile SAAT BENZERİ ile SAAT YÖNÜNDE
( CLOCK vs. CLOCK GENERATOR vs. CLOCK INTERRUPT vs. CLOCKLIKE vs. CLOCKWISE )
( زمانسنج ile ساعت ديواري ile ساعت زا ile وقفه زمان سنجي ile ساعتي ile درجهت ساعت )
( ZAMANSANJ ile SAAT DYVARY ile SAAT ZA ile VAQFEH ZAMAN SANJY ile SAATY ile DARJEKT SAAT )
- SAAT[Osm.] / HOUR[İng.] / HEURE[Fr.] / STUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SAAT
- SAAT ile/ve SIHHAT(SAĞLIK)
( "SAATLER OLSUN!" değil "SIHHATLER OLSUN!" )
- COUNTER-CLOCKWISE[İng.] ile/değil/yerine/= SAATİN TERS YÖNÜ
- SAAT/LİK ile SAATLİ ile SAATÇİ/LİK ile SAAT BAŞI ile SAAT CAMI ile SAAT CEBİ ile SAATLERCE ile SAAT AYARI ile SAAT AÇISI ile SAAT FARKI ile SAAT DİLİMİ ile SAAT KULESİ ile SAAT ÇİÇEĞİ ile SAAT DAİRESİ ile SAATLİ BOMBA ile SAATİ SAATİNE
- SAAT'TE:
GEÇİYOR, GEÇTİ ile VAR, KALDI
( Saat başından, 30 olana kadarki geçen tüm zaman, 5/10/15(ya da çeyrek)/20/25 "geçiyor, geçti" olarak tanımlanır. İLE 30'dan sonraki, saat sonuna/öteki saat başına kadarki zaman, 25/20/15(ya da çeyrek)/10/5 "var, kaldı" olarak tanımlanır. 30'dan sonrakiler için kesinlikle 35/40/45/50/55 geçiyor gibi bir tanım kullanılmaz, olmaz ! Ayıptır, küçük düşürür. Dikkatsiz, amatör, bilgisiz ve bilinçsiz imajı oluşturur etrafta. )
- SAAT'TE:
GEÇİYOR, GEÇTİ ile VAR, KALDI
( Saat başından, 30 olana kadarki geçen tüm zaman, 5/10/15(ya da çeyrek)/20/25 "geçiyor, geçti" olarak tanımlanır. İLE 30'dan sonraki, saat sonuna/öteki saat başına kadarki zaman, 25/20/15(ya da çeyrek)/10/5 "var, kaldı" olarak tanımlanır. 30'dan sonrakiler için kesinlikle 35/40/45/50/55 geçiyor gibi bir tanım kullanılmaz, olmaz! Ayıptır, küçük düşürür. Dikkatsiz, amatör, bilgisiz ve bilinçsiz imajı oluşturur etrafta. )
- ŞA'B[çoğ. ŞUÛB] ile ŞÂB/ŞÂBB[Ar. < ŞEBÂB | çoğ. ŞÜBBÂN] ile ŞÂB[Fars.]
( Cemaat, taife, kabile. | Kızıldeniz'den çıkarılan dallı budaklı taşlar. | Bölünmüş, parçalanmış şey. | Kafatasındaki çatlaklık. İLE Genç, delikanlı; yiğit. İLE Şap. )
- SABÂ[Ar.] ile ...
( GÜN DOĞUSUNDAN ESEN HAFİF VE LÂTİF RÜZGÂR | TÜRK MÜZİĞİNİN EN ESKİ MAKAMLARINDAN. KENDİ CAZİBESİYLE ÇEKEN, GÖNLÜ ALIP GÖTÜREN (MAKAM) )
- SABA[Ar.] ile SABA
( Türk müziğinde, bir bileşik makam. İLE Kaba-saba. )
- SABAH(/KALKINCA) HAZIRLA(N)MAK ile/yerine AKŞAMDAN(/ÖNCEDEN) HAZIRLA(N)MAK
( Eğer hazırlanmakta başarısız olursanız, başarısız olmaya hazırsınız demektir. )
( TO GET READY IN THE MORNING vs. TO GET READY IN THE LAST EVENING
TO GET READY IN THE LAST EVENING instead of TO GET READY IN THE MORNING )
- OKUMAK:
SABAH ile/ve/||/<>/> AKŞAM ile/ve/||/<>/> YATARKEN/YATMADAN ÖNCE
- SABAH YEMEĞİ ile SABAH VE ÖĞLE YEMEĞİ(BRANÇ[İng. < BRUNCH])
( ÂB-ÇERÂ ile ... )
( BREAKFAST vs. BReakfastlUNCH )
- SABAH ile/ve/> KUŞLUK
- SABAH ile/ve/<> SEHER
( ... İLE/VE/<> Tan yeri ağarmadan biraz önceki vakit. )
- SABAHA ile SABAHA DOĞRU ile SABAHA KARŞI
- SABAHIN KÖRÜ ile SABAHIN KÖRÜNDE
- SABAHLAMAK ile SABAHLATMAK ile SABAHLAYABİLMEK ile SABA ile SABAH/LIK ile SABAN ile SABAHÇI/LIK ile SABAH YELİ ile SABAH AKŞAM ile SABAH EZANI ile SABAH KEYFİ ile SABAH SABAH ile SABAH VAKTİ ile SABA RÜZGARI ile SABAH KOŞUSU ile SABAH NAMAZI ile SABAN BALIĞI ile SABAN DEMİRİ ile SABAN KEMİĞİ ile SABAN KULAĞI ile SABAHÇI KAHVESİ ile SABAH KAHVALTISI
- SABAN ile KARASABAN
( Demir uclu tarım aracı. İLE Toprağı sürmede kullanılan ilkel bir tarım aracı. )
- SABAN ile KOTAN
( ... İLE Büyük saban. )
- SABAN/PULLUK[Rusça PLOUG] ile SAPAN
( Toprağı sürmek için kullanılan tarım aracı. @@ ... )
( NEVCER ile ... )
( GIBÂZ ile ... )
( PLOUGH ile ... )
( ARATRUM ile ... )
( ARATRO con ... )
( AROTRON ile ... )
( PELEUGH ile ... )
- ŞABANLAŞMAK ile ŞABAN/LIK
- SABATİER İLE LANGMUİR-HİNSHELWOOD İLE ELEY-RİDEAL ile/||/<> KATALİZ MEKANİZMALARI
( Heterojen kataliz reaksiyon yolları. )
( Formül: r = kθAθB (L-H) )
- SABBÂR[Ar. < SABR] ile SABBÂR[Ar.]
( Atlas çiçeği, kaktüs. | Mısır/Frenk inciri. İLE Çok sabırlı, sabrı çok olan. )
- SABDA ile ...
( Ses. )
- SABG[Ar.] ile SÂBİG/A[Ar.] ile SÂBIK[Ar. < SEBK]
( Boyama/boyanma. | Bazı bitki köklerine ispirto, eter gibi şeyler karıştırılarak yapılan ilâç. İLE Tam, uzun, ayrıntılı/tafsilâtlı. İLE Geçici, geçen, geçmiş. | Şimdikinden bir önce memurlukta bulunmuş olan. | İleride bulunan, zamanca/rütbece önde bulunan. )
- SÂBİ' ile SABÎ
( Yıldızlara tapanlardan sebea'lı. İLE Henüz memeden kesilmemiş eril çocuk. | Üç yaşını tamamlamamış eril çocuk. )
- SÂBİ'[Ar.] ile SÂBİ'/SÂBİA[Ar.] ile SABÎ[Ar. çoğ. ASBİYE, SIBYÂN, SIBVÂN, SABYE, SIBYE, SUBYE] ile SABÎH[Ar.]
( Yıldızlara tapanlardan sebea'lı. İLE Yedinci. İLE Henüz memeden kesilmemiş eril çocuk. | Üç yaşını tamamlamamış eril çocuk. İLE ... )
- SABÎH[Ar. < SUBH] ile SÂBİH[Ar. < SİBÂHAT]
( Güzel, şirin, lâtif. İLE Yüzen, yüzücü. )
- SÂBÎHA[Ar. < SİBÂHAT] ile SÂBİHÂT[Ar. < SÂBÎHA]
( Gemi. İLE Gemiler. | Yıldızlar. | İmanlıların ruhları. )
- SÂBIK[Ar.] ile EVVEL[Ar.]
- SABIK ile SABIKA ile SABIKALI/LIK ile SABIKASIZ/LIK ile SABIKA KAYDI
- SÂBIK[Ar.] ile SÂDIK[Ar.]
( Önceki. İLE Sadakatli. | Doğru, gerçek. )
- SÂBIKAN[Ar.] ile SÂBIKÎN[Ar. < SÂBIK]
( Daha önce, bundan önce. İLE Geçmişler, önce gelmiş olanlar. )
- SABIN[İng.] / SABIN[Fr.] / SABIN[Alm.] ile/değil/yerine/= SABİN
- SABIR DİLEMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÂFİYET DİLEMEK
- SABIR ETMEK ile/ve ZABT ETMEK
- SABIR ile ...'A KATLANMAK
- SABIR ile/ve/<>/değil/yerine ÂFİYET
- SABIR ile/ve ANLAYIŞ
( PATIENCE vs./and UNDERSTANDING )
- SABIR ile/ve AZMAMAK
- SABIR ile/ve/değil/yerine BELÂ GELMEDEN ÖNCEKİ SABIR
- SABIR ile/ve/değil/<>/ne yazık ki ÇIKAR
- DAYANÇ/SABIR ile İSYAN ETMEMEK
- SABIR ile/ve KANAAT ile/ve MÜRÜVVET
( Tamamıyla nefs mertebesinden geçmeyen, mürüvvet sahibi olamaz. )
- SABIR ile KAYITSIZLIK/İLGİSİZLİK
- SABIR ile/ve KENDİNİ TUTMAK
- SABIR ile/ve/||/<> NAMAZ
( NAMAZ: Varoluş sıkıntısından kurtulmayı da sağlar. )
- SABIR ile SABR-I ANİLLAH
- SABIR ile/ve SEBÂT
( Allah'ın adlarının sonuncusudur. )
( PATIENCE vs./and PERSEVERANCE )
- SABIR ile/ve/<>/> SELÂMET
- SABIR ile/ve SIĞINMA
- SABIR ile/ve TÂKAT
- SABIR ile/ve TEVEKKÜL
- SABIRLI KİŞİLER:
GEMİLERİ YAKAN ile/ve/değil/||/<>/> LİMANLARI YAKAN
- SABIRSIZLANMAK ile SABIRSIZLANDIRMAK ile SABIR ile SABIRLI/LIK ile SABIRSIZ/LIK ile SABIR TAŞI ile SABIRSIZCA
- SABIRSIZLIK ile SABIRSIZ
( IMPATIENCE vs. IMPATIENT )
( بي قراري ile بي حوصلگي ile ناصبور ile ناصبوري ile بي صبري ile بي طاقتي ile ناشکيبايي ile بي تابي ile بيطاقت ile بي تامل ile بيشکيب ile تنگ حوصله ile عجول ile ناشکيبا ile بي حوصله ile بي تاب ile بي صبر )
( BEY GHARARY ile BEY HOSELGY ile ناصبور ile ناصبوري ile بي صبري ile بي طاقتي ile NASHKYBAYY ile BEY TABY ile بيطاقت ile BEY TAMEL ile BEYSHKYBE ile TANG HOSELEH ile AJUL ile NASHKYBA ile BEY HOSELEH ile BEY TAB ile BEY SABAR )
- KANÛN-İ ZEVÂYÂ-İ SÂBİTE[Osm.] / LAW OF CONSTANT ANGLES[İng.] / LOI DES ANGLES CONSTANTS[Fr.] ile/değil/yerine/= SABİT AÇILAR YASASI/KANUNU
- SABİTFİKİR ile/ve/> TAKINTI ile/ve/> TAASSUB/NEVROZ
( Bir "düşüncenin", yerinden oynatılamazlığı. İLE/VE/> Sabitfikre, duygunun da katılması (ile). İLE/VE/> Sinirlilik/asabileşme ve çeşitli türlerde tepkisellikler. )
- SABİT FONKSİYON[İng. CONSTANT FUNCTION] ile/||/<> SABİTLEYİCİ SEÇİLİM[İng. BALANCING SELECTION]
( Tanım kümesindeki tüm elemanları, değer kümesindeki tek bir elemanla ilişkilendiren işlev çeşidi. Örneğin f(x) = 1 biçiminde bir işlev tanımlanacak olursa x yerine yazılan sayı ne olursa olsun çıktı olarak sadece 1 elde edilecektir. @@ Sabitleyici seçilim, doğal seçilim nedeniyle popülasyonda iki alelin birden korunmasıdır. Bir alelin diğerine göre seçilim değerinin daha yüksek olması beklenir, dolayısoyla da diğer alelden daha üstün gelecektir. Fakat sabitleyici seçilimin geçerli olduğu yerlerde bir alelin seçilim değeri, alelin frekansına bağlıdır. Eğer bir alel daha yaygın olmaya başlarsa, doğal seçilim diğer alele sahip bireyleri seçmeye başlayacaktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)