ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.563 başlık/FaRk ile birlikte,
71.563 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(205/288)
- SPECIFIC ROTATION[İng.] / SPEZIFISCHE DREHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DÖNME
- ZÂTÎ KUDRET[Osm.] / SPECIFIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ENERJİ
- SPECIFIC ACTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ETKİNLİK
- SPECIFIC GAMMA-RAY CONSTANT[İng.] / SPEZIFISCHE GAMMASTRAHLUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL GAMA IŞINI SABİTİ
- ZÂTÎ TÂKAT[Osm.] / SPECIFIC POWER[İng.] / PUISSANCE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL GÜÇ
- SPECIFIC VOLUME[İng.] / VOLUME SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL HACİM
- NÂKİLİYET-İ ZÂTÎ[Osm.] / SPECIFIC CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL İLETKENLİK
- SPECIFIC HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISI SIĞASI
- ÖZGÜL ISI ile/||/<> ISI KAPASİTESİ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Özgül ısı birim kütle başına, ısı kapasitesi toplam sistemdir )
( Formül: c=C/m )
- ÖZGÜL ISI ile/||/<> ISI SIĞASI
( Özgül ısı birim kütle için (c), ısı sığası toplam kütle için (C = mc). )
( Formül: Q = mcΔT İLE Q = CΔT )
- MAHSUS HARARET[Osm.] / SPECIFIC HEAT[İng.] / CHALEUR SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISI
- RATIO OF SPECIFIC HEATS[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISILAR ORANI
- SPECIFIC IONIZATION[İng.] / IONISATION SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE IONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL İYONLAŞMA
- SPECIFIC REFRACTIVITY[İng.] / SPEZIFISCHE REFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL KIRICILIK
- SPECIFIC MAGNETIC RESISTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL MANYETİK DİRENÇ
- ZÂTÎ RUTÛBET[Osm.] / SPECIFIC HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE FEUCHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL NEM
- SPEZIFISCHE VERBRENNUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YANMA ISISI
- SPECIFIC COMBUSTION[İng.] / COMBUSTION SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YANMA
- RÉFLECTANCE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YANSITIRLIK
- ZÂTÎ HAMÛLE-İ BERKÎ[Osm.] / SPECIFIC CHARGE[İng.] / CHARGE SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YÜK
- SPECIFIC SURFACE AREA[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YÜZEY ALANI
- ÖZGÜL ile ÖZNEL
- ÖZGÜLEMEK ile ÖZGÜLENMEK ile ÖZGÜNLEŞMEK ile ÖZGÜRLEŞMEK ile ÖZGÜNLEŞTİRMEK ile ÖZGÜRLEŞTİRMEK ile ÖZGÜRLEŞEBİLMEK ile ÖZGÜ/LÜK ile ÖZGÜL/LÜK ile ÖZGÜN/LÜK ile ÖZGÜR/LÜK ile ÖZGÜRCE ile ÖZGÜRLÜKÇÜ/LÜK ile ÖZGÜRLÜKSÜZ ile ÖZGÜL AĞIRLIK ile ÖZGÜRLÜKÇÜ DEMOKRASİ
- ÖZGÜLÜK ile ÖZGÜLLÜK
( Özgü olma durumu. İLE Özgül olma durumu. )
- ÖZGÜN TANIM ile BİRİNİN/...'NIN TANIMI
( ORIGINAL/AUTHENTIC DEFINITION vs. SOMEONE'S DEFINITION )
- ÖZGÜN ZEMİN ile/ve/> YETKİN HEDEF
( AUTHENTIC/ORIGINAL GROUND vs./and/> PERFECT GOAL/TARGET )
- ÖZGÜN ile ...
( IDIOSYCRATIC )
- ÖZGÜN ile/ve/<>/|| FARKLI
- ÖZGÜN ile/değil KAFASI KARIŞIK
- ÖZGÜN ile/ve YENİ
( ORIGINAL/AUTHENTIC vs./and NEW )
- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BEN/LİK
- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/<> BENZERSİZ/LİK
- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/||/<> EŞSİZ/LİK
- ÖZGÜN/LÜK ile ÖZERK/LİK
- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/değil ÖZGÜL/LÜK
( Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan. | Bir buluş sonucu olan, nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan. | Çeviri olmayan, asıl olan. İLE/VE/DEĞİL Bir türle ilgili, bir türe ait. )
( ÖZGÜL AĞIRLIK: Bir nesnenin, 1 cm³ oylumundaki parçasını ağırlığı. [Sadece suyun özgül ağırlığı, 1'dir.]
Özgül Ağırlık...
Özgül sözcüğü, Türkçede "kendine özgü", "özellikle o var olana ya da duruma ait" anlamında kullanılır. Fizikte ise bir niceliğin, belirli birim kütleye ya da oyluma düşen oranını tanımlar.
Özgül Ağırlık Tanımı
Özgül ağırlık, bir nesnenin birim oylumunun ağırlığıdır.
- Tanım: 1 cm³ hacmindeki bir nesnenin ağırlığıdır.
- Birim: g/cm³ ya da N/m³ [Newton m³]
SI birim düzeninde, "ağırlık" yerine "kütle" temel alınır. Bu yüzden, özgül ağırlık, çoğu zaman, yoğunlukla karıştırılır.
Su, Neden Referans Alınır?
- 1 atmosfer basınç [deniz seviyesi] ve 4°C'de, 1 cm³ suyun kütlesi yaklaşık 1 gramdır.
- Bu nedenle, suyun yoğunluğu, bu sıcaklıkta, 1 g/cm³ olur.
- Bu sıcaklık ve yoğunluk, özgül ağırlık ölçümleri için kaynak/dayanakça kabul edilir.
Su, sıcaklığa bağlı olarak yoğunluk değiştirir. Örneğin 20°C’de yoğunluğu, yaklaşık 0.998 g/cm³'tür.
Özgül Ağırlık ile Yoğunluk...
- Yoğunluk (ρ): Kütle / Oylum (kg/m³)
- Özgül Ağırlık: Ağırlık / Oylum (N/m³)
Öteki Nesnelerin Özgül Ağırlığı...
- Belirli bir oylumda nesne alınır.
- Tartılarak ağırlığı ölçülür.
- Ağırlık / oylum oranı hesaplanır.
- Su ile karşılaştırılarak göreli özgül ağırlık belirlenebilir.
| Nesne | Yaklaşık Özgül Ağırlık (g/cm³) |
|---|---|
| Su (4°C) | 1.00 |
| Buz | 0.92 |
| Alüminyum | 2.70 |
| Demir | 7.87 |
| Kurşun | 11.34 |
| Cıva | 13.60 |
| Altın | 19.30 |
| Hava (20°C, deniz seviyesi) | 0.0012 |
( ... ile/ve/değil VİSEŞA )
- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/||/<>/< ÖZGÜR/LÜK
( Başkalarının özgünlüğünü kabul etmeyenin kendi de özgün ve özgür değildir, olamaz. )
( Özgürlük, özgün olmak içindir. )
( Amaç. İLE/VE/||/<>/< Araç. )
( Son. İLE/VE/||/<>/< Başlangıç. )
( ORIGINAL/AUTHENTIC vs./and/||/<>/< FREE/NESS )
- ÖZGÜNLÜK ile/ve/||/<> ÖZLÜLÜK
( [Yazında/Edebiyatta] Başka hiçbir yazarın üslûbuna benzemeyen, tamamen yeni bir tarzda kaleme alınmış olan yapıtlar. İLE/VE/||/<> Anlaşılması zor tamlamaların yerine kısa ve özlü sözlerin kullanılması.[Amaç, kolay okunan ve akılda kalan veciz şiirlerin yazılmasıdır.] )
- ÖZGÜNLÜK ile/ve/||/<>/> RİSK
- ÖZGÜN/LÜK ile/ve SANAT/SAL/LIK
- ÖZGÜR DÜŞÜNME'Yİ:
"ÖĞRETMEK" ile/değil/yerine OLANAKLARINI SAĞLAMAK/SUNMAK
( Özgür düşünmeyi ancak kişinin kendi gerçekleştirebileceğinden öğretilemez fakat olanaklarını sunmak/sağlamak gereklidir! )
( TO FREE IMAGINATION: [not] TO TEACH vs./but TO SUPPLY/OFFER POSSIBILITIES
TO FREE IMAGINATION: TO SUPPLY/OFFER POSSIBILITIES instead of TO TEACH )
- ÖZGÜR ile/ve/değil ÖZGÜVENLİ
- ÖZGÜR ile TUTUKLU
( Kişi, kendi iradesiyle kendini sınırlarsa Özgür. İLE Başkasının iradesiyle sınırlanırsa tutuklu. )
( Rahat olduğunda sıkıl ki, sıkıldığında rahat et! )
- ÖZGÜRLEŞME ile/ve/değil/||/<>/> YALNIZLAŞMA
- ÖZGÜRLEŞME ile/ve/||/<>/< YALNIZLAŞMA
- ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİM/EĞİLİM ile/ve/değil/yerine ÖZGÜRLÜĞE YÖNELİM/EĞİLİM
- ÖZGÜRLÜĞÜNÜN" ELİNDEN ALINMASI ile/ve/değil/||/<>/< DAYATMALARIN (ÇOK) OLMASI
- ÖZGÜRLÜĞÜNÜN" ELİNDEN ALINMASI ile/ve/||/<>/> ÖZGÜRLÜĞÜN ELİNDEN ALINMASI
- ÖZGÜRLÜK:
BAĞIMSIZ OLMAK ile/ve/değil/< ÖZGÜRCE YARATABİLMEK
( Özgürlük bilinci, var oluşu ya da yaşamı duyumsama, özünü, hem özdek, hem de tin olarak algılamadır. )
( Özgürlüğün en yüksek tadı, onun tümüyle yitiminin sınırındadır. )
- ÖZGÜRLÜK:
KİŞİNİN, ...
"CANININ İSTEDİĞİ GİBİ DAVRANMASI" ile/değil İSTEMEDİĞİ HİÇBİR ŞEYİ YAPMAK ZORUNDA OLMAMASI
( Özgürlük, hiçbir zaman canının istediği gibi davranmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )
( İkinci görüşün olmadığı yerde özgürlük olmaz. )
( ÖZGÜRLÜK: Belirlenimden, belirlenime geçmek. )
( FREEDOM IS: [not] BEHAVING IN HOWEVER YOU WANT vs./but NO OBLIGATION TO SOMEONE WHO DOES NOT REQUEST TO DO SOMETHING )
- ÖZGÜRLÜK ve EŞİTLİK ve KARDEŞLİK
ile/ve/değil/yerine/tersine/önce/||/<>/></<
KARDEŞLİK > EŞİTLİK > ÖZGÜRLÜK
- ÖZGÜRLÜK ile BAŞIBOŞLUK
( FREEDOM vs. STRAYNESS )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve BELİRLENİM
( Dış varlık yasası. İLE/VE Tin'in yasası. )
( FREEDOM vs./and DETERMINATION )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve CESÂRET
( FREEDOM vs./and COURAGE )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/hem de/||/<>/< DÜZEN
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/değil/||/<>/> ESNEKLİK
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<>/< GÜVENLİK
( FREEDOM vs./and SECURITY )
- ÖZGÜR/LÜK ile/ve GÜZEL/LİK
( FREEDOM vs./and BEAUTY )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<>/< HAK
( Özgürlük, hak ile sınırlanır. | Hak ile sınırlanabilmek. İLE/VE/||/<>/< ... )
( Haklılığı/karşılığı olmayan tüm düşünce tutumları dışarıda bırakmak. İLE/VE/||/<>/< ... )
( Özgürlük, salt amaç olamaz. )
( FREEDOM vs./and RIGHT )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve İÇ ÖZGÜRLÜK
( Nedeni, kendinde olmak, kendi dışında olmamak. İLE/VE ... )
( Özgürlük, hiçbir karşılık beklemeksizin yapılan iş/hizmettir. )
( Özgürlük, üzüntüden kurtulmuşluk demektir. )
( Özgürlük, kendini sınırlayabilme gücüdür. )
( Özgürlük, zorunluluğun bilincidir. )
( Özgürlük, ancak ve sadece, tarih ve kültürde olanaklıdır. )
( Özgürlük isteği ve iradesi olmadıkça özgürlük kazanılamaz ve korunamaz da. )
( Özgürlük, bazı yöntemlerin ya da koşulların ustaca uygulanması ya da kullanılması sonucu kazanılmaz. O, nedensel sürecin ötesindedir. Onu hiçbir şey zorlayamaz ya da engelleyemez. )
( Eğer özgür olmak istiyorsanız, özgürlüğe en yakın olan adımı atmayı ihmal etmeyin. )
( Özgürlüğe ulaşmak için çaba göstermelisiniz. )
( Bir şey ile özdeşleşmemek, doğal ve kendiliğinden olursa, o, özgürleşmedir. )
( İhtiras, emel kişiseldir, özgürleşme ise kişisel olandan kurtuluştur. )
( Özgürleşme, keşfetme özgürlüğü demektir. )
( Özgürleşme, bir elde ediş, bir kazanma meselesi değil bir cesâret meselesidir. )
( Özgürleşme, özgür olduğunuza inanma ve ona göre davranma cesâretidir. )
( Özgürleşme, doğal bir süreçtir ve sonuçta, kaçınılmazdır. Fakat onu şimdi'ye getirmek sizin gücünüz dahilindedir. )
( Özgürleşmede, emelin hem öznesi, hem nesnesi artık yoktur. )
( "Anlayış yoluyla özgürleşme", kadîm ve basit bir yoldur. )
( Özgürlük, terk edişten geçer. )
( Özgürleştirecek olan, açık ve berrak görüştür. )
( Birlik, özgürleştirir; özgürlük, birleştirir. )
( Sükûnet içinde ve bağımlılıklardan kurtulmuş olmak, her türlü kişisel çıkar endişelerinin, her türlü bencilce hesapların erişemeyeceği bir yerde durmak, özgürlüğe ulaşmanın kaçınılmaz şartıdır. )
( Bir kalemin minicik ucu nasıl sayısız resim çizebilirse, öylece, farkındalığın boyutsuz noktası da koskoca evrenin içeriğini çizer. Siz işte o noktayı bulun ve özgür olun. )
( Kişinin, canının istediğini yapma keyfiyeti, bağımlılıktır. Halbuki, kişinin yapması gerekeni, doğru olanı yapma olanağı, gerçek özgürlüktür. )
( Sizi hiçbir şey özgür kılamaz, çünkü siz özgürsünüz. )
( Fincanın içindeki boşluk özgürdür. O ancak fincana ilişkin olarak görüldüğünde, fincanın içinde sayılabilir. )
( Huzuru olan kişi özgür olur ve özgür olan kişi de başkalarını özgürlüğe ulaştırır. )
( Yağmurun izlediği gökgürültüsü, özgürlüğe kavuşmayı simgeler. )
( Unutmak zorunda değiliz; arzu ve korku son bulunca, tutsaklık da biter. )
( Tutsaklığı yaratan, karakter ve mizaç dediğimiz, duygusal bağlılıklar, sempati ve antipatilerin oluşturduğu davranış kalıplarıdır. )
( Unity, liberates; freedom, unites. )
( Freedom is freedom from worry.
You must strive for liberation.
Freedom comes through renunciation.
Non-identification, when natural and spontaneous, is liberation.
If you desire to be free, neglect not the nearest step to freedom.
Ambition is personal, liberation is from the personal.
Liberation is not the result of some means skilfully applied, nor of circumstances. It is beyond the causal process. Nothing can compel it, nothing can prevent it.
In liberation both the subject and the object of ambition are no longer.
Liberation is not an acquisition but a matter of courage.
Liberation is to believe that you are free already and to act on it.
Liberation is a natural process and in the long run, inevitable. But it is within your power to bring it into the now.
The ancient and simple way of liberation through understanding.
It is clarity that is liberating.
As the tiny point of a pencil can draw innumerable pictures, so does the dimensionless point of awareness draw the contents of the vast universe.
To be quite detached, beyond the reach of all self-concern, all selfish consideration, is an inescapable condition of liberation.
Nothing can set you free, because you are free.
Freedom cannot be gained nor kept without will-to-freedom.
Freedom to do what one likes is really bondage, while being free to do what one must, what is right, is real freedom.
The space within the cup is free. It happens to be in the cup only when viewed in connection vs. the cup.
You need not forget; when desire and fear end, bondage also ends.
It is the emotional involvement, the pattern of likes and dislikes which we call character and temperament, that create the bondage. )
( 
ÖZGÜRLÜK[Sümerce] )
( FREEDOM vs./and INTERNAL FREEDOM )
( ZIYOU )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<> KENDİLİĞİNDENLİK
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<>/ancak KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRMEK
( Dışarıdan sınırlanmak kölelik, içeriden sınırlanmak özgürlük, sınırlanmamak keyfîliktir, o da kendini kaybettirir. )
( FREEDOM vs./and/<> SELF REALISATION )
- ÖZGÜRLÜK ile/değil/ne yazık ki/>< KEYFÎLİK
( Sorumluluk alıyorsak. İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Sorumluluk almıyorsak. )
( Hak ile sınırlanmış olanda. İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Hak ile sınırlanmamış olanda. )
( [not] FREEDOM vs./but/unfortunately/>< DISCRETIONARINESS )
- ÖZGÜRLÜK ile KRİTERSİZLİK
( FREEDOM vs. DISCRETERIONESS )
- ÖZGÜR/LÜK ile/ve "MANYAK/LIK"
( FREEDOM vs./and "MANIA" )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve MUTLULUK
( Özgür ve mutlu yaşamak için can sıkıntısını feda etmelisindir. )
( FREEDOM vs./and HAPPINESS )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve NAMUS
( FREEDOM vs./and HONOUR )
- ÖZGÜR/LÜK ile/ve/değil/||/<>/< ÖZERK/LİK
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<> ÖZGÜRLEŞTİRİCİ EYLEM
( Özgürleşme, doğal bir süreçtir. Ve sonucunda, kaçınılmazdır. Şimdi'ye getirmek ise bizim gücümüz(tercihimiz/önceliklerimiz) dahilindedir. )
( FREEDOM vs./and/<> THE ACT WHICH BRINGS TO FREEDOM )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve ÖZGÜRLÜĞE TUTSAKLIK/MAHKUMİYET
( THE FREEDOM vs./and CAPTIVITY OF THE FREEDOM )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/değil/yerine ÖZGÜRLÜĞÜN KULLANILIŞI
( [not] FREEDOM vs./and/but USING OF THE FREEDOM
USING OF THE FREEDOM instead of FREEDOM )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve ÖZGÜRLÜKTEN KAÇIŞ
( FREEDOM vs./and ESCAPE FROM FREEDOM )
- ÖZGÜR/LÜK ile/ve SIRADIŞI/LIK
( FREEDOM vs./and EXTRAORDINARY/INESS )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/||/<> SÖZGÜRLÜK
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> YALNIZLIK
( Yalnızlığı sevmeyen, özgürlüğü de sevmez. )
( Kişi, ancak yalnız olduğunda özgürdür. )
( FREEDOM vs./and LONELINESS )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<> YAPABİLME/EDEBİLME
( FREEDOM vs./and/<> ABILITY )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/<>/= ZENGİNLİK
( FREEDOM vs./and/<>/= WEALTH )
- ÖZGÜRLÜK/BELEDİYE MEYDANI ile/ve/<> SAN FRANSISCO MEYDANI
( Ekvador'un başkenti Quito'nun, iki önemli meydanı. )
( PLAZA DE LA INDEPENDACIA / PLAZA MAYOR con/et/<> PLAZA SAN FRANSISCO )
- ÖZGÜRLÜKTE:
RAHATSIZLIK ile/ve/||/<> İTİRAZ
( Râzı olmadığımız bir davranış karşısında dile getirmemiz gereken. İLE/VE/||/<> Onaylamadığımız bir düşünceyle karşılaştığımızda dile getirmemiz gereken. )
- ÖZGÜVEN ile/ve/<> CESÂRET
( Yoğun bir deneyim yaşayan kişi, güven ve cesâret yayar. )
( İçinize dönün, böylece özgüveninizi bulacaksınız. )
( Kendinize güvenmediğiniz sürece, bir başkasına da güvenemezsiniz. )
( Kendinize inanmaya başlamadıkça, kendinize ait bir yaşamınız da ol(a)mayacaktır. )
( Kılıcın tahtadan ise bırak kınında kalsın! )
( Turn within and you will come to trust yourself. )
( SELFCONFIDENCE vs./and/<> COURAGE )
- ÖZGÜVEN ile GÖRGÜSÜZLÜK
( Fazla gevşek ya da fazla özgüvenli olunmamalı. )
( HAMHALAT: Kaba saba, görgüsüz. )
( SELF CONFIDENCE vs. LACK OF MANNERS )
- ÖZGÜVEN ile/değil ŞIMARIKLIK
- ÖZGÜVEN ile/ve/||/<>/> TOPLUMSAL GÜVEN
- [ne yazık ki]
"ÖZGÜVENLİ" CAHİL ile/ve/||/<> GÖRGÜSÜZ VARSIL ile/ve/||/<> SIMARTILMIŞ APTAL ile/ve/||/<> ÇOCUK DAVRANIŞLI "YETİŞKİN"
- FORCE ÉLECTROMOTRICE D'AUTO-INDUCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZİNDÜKSİYON ELEKTROMOTOR KUVVETİ
- COEFFICIENT DE SOI-INDUCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZİNDÜKSİYON KATSAYISI
- ÖZLEDİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÇOK GÖRESİM GELDİ
( Ahmet Hamdi Tanpınar'ın, eşine yazdığı mektubu sonlandırırken, "özledim" demekten utanıp "çok göresim geldi" diye yazmış olması... )
- ÖZLEM ile/ve/||/<> ÖZENTİ
- ÖZLEMEK ile ÖZLENMEK ile ÖZLETMEK ile ÖZLEŞMEK ile ÖZLEŞTİRMEK ile ÖZLENEBİLMEK ile ÖZLEYEBİLMEK ile ÖZLEM ile ÖZLEMLİ/LİK ile ÖZLEMSİZ/LİK
- ÖZLEMEK ile/ve/||/<>/> SEVMEK
( Rüyanda görmüşsen. İLE/VE/||/<>/> Rüyanda görmek ümidiyle yatıyorsan. )
- ÖZLENTİ ile ÖZLENTİLİ
- ÖZLEŞME ile/ve/değil/||/<> ÖZDEŞLEŞME
- ÖZLEŞTİRME ile/değil ÖZDEŞLEŞTİRME
- ÖZLEŞTİRME ile ÖZLEŞTİRMECİ/LİK
- ÖZLÜ ile/ve/||/<> ÖZSEL
- ÖZLÜ/LÜK ile ÖZLÜK ile ÖZLÜ UN ile ÖZLÜ ÇAMUR ile ÖZLÜK HAKKI ile ÖZLÜK İŞLERİ
- OSMOMETER[İng.] / OSMOMÉTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OZMOMETRE
- OZMOTİK BASINÇ ile/||/<> BUHAR BASINCI
( Ozmotik yarı geçirgen zar, buhar basıncı denge basıncıdır )
( Formül: π=MRT İLE P° )
- OSMOTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION OSMOTIQUE[Fr.] / OSMOTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= OZMOTİK BASINÇ
- OZMOTİK ile/||/<> BASINÇ
( Ozmotik basınç ölçümleri )
( Wilhelm Pfeffer tarafından 1877 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1845-1920) (Ülke: Almanya) (Alan: Botanik) (Önemli katkıları: Bitki fizyolojisi, osmoz) )
- OSMOSIS[İng.] / OSMOSE[Fr.] ile/değil/yerine/= OZMOZ
- ÖZNE DURUMUNDAKİ KAVRAM ile/ve/||/<> YÜKLEM DURUMUNDAKİ KAVRAM
( [Yüklem durumundaki kavramı] İçeriyorsa, analitik. İLE İçermiyorsa, sentetik. )
- ÖZNE ile/ve/||/<> ANLAK/ZEKÂ
- ÖZNE ile BİREY
( Kişi, sürekli; nesne, tanık ise öznedir ve onların karşılıklı bağımlılık biçimindeki ilişkileri, onların mutlak kimliklerinin yansımasıdır. )
( The person is always the object, the witness is the subject and their relation of mutual dependence is the reflection of their absolute identity. )
( SUBJECT vs. PERSON )
- ÖZNE ile ESTETİK ÖZNE
- ÖZNE ile/ve/değil/yerine ETKİN ÖZNE
( [not] SUBJECT vs./and/but ACTIVE SUBJECT
ACTIVE SUBJECT instead of SUBJECT )
- ÖZNE ile/ve SALTIK ÖZNE
( SUBJECT vs./and ABSOLUTE SUBJECT )
- ÖZNE ile/ve/<> ÖZNE
( SUBJECT vs./and/<> SUBJECT )
- ÖZNE ile ÖZNEL/LİK ile ÖZNELCİ/LİK ile ÖZNE GRUBU ile ÖZNE ÖBEĞİ
- ÖZNE ile ZÂT
- TİN:
| ÖZNEL ile/ve/||/<>/> NESNEL | ile/ve/||/<>/> SALTIK
( | Üretim. İLE/VE/||/<> Katılım. | İLE/VE/||/<>/> Zorunlu üretim. )
( | Bireysel. İLE/VE/||/<> Toplumsal. | İLE/VE/||/<>/> Tanrı/hakikat. )
( | Koşullu. İLE/VE/||/<> Koşullu. | İLE/VE/||/<>/> Koşulsuz. )
( | Özerklik. İLE/VE/||/<> Özerklik. | İLE/VE/||/<>/> Özgürlük. )
( | İnsanbilim. | Fenomenoloji. | Psikoloji. İLE/VE/||/<> Soyut tüze. | Aktöre. | Törellik.[aile, toplum, devlet] | İLE/VE/||/<>/> Sanat.[beti, görü] | Din.[tasarım] | Felsefe.[kavram] )
- ÖZNEL ile/ve/değil/||/<>/< ÖZGÜN ile/ve/değil/||/<>/< ÖZGÜ ile/ve/değil/||/<>/< ÖZERK
- ÖZNELERARASILIK ile ÖZNE-AŞIRILIK
( INTERSUBJECTIVITY vs. TRANSSUBJECTIVITY )
- ÖZNELLİK FİLOZOFU ile/değil ÖZNE FİLOZOFU
- ÖZNELLİK ile/ve/||/<> GELECEĞE AÇIKLIK
- ÖZNELLİK ile/ve/||/<> GENETİK
- ÖZNEL/LİK ile/ve/||/<> ÖZSEL/LİK
- ÖZNELLİK'TE ile/ve NESNELLİK'TE
( VARLIKBİLİMİ/ONTOLOJİ - BİLGİ BİLİMİ/EPİSTEMELOJİ ile VARLIKBİLİMİ/ONTOLOJİ - BİLGİ BİLİMİ/EPİSTEMELOJİ )
- ÖZNE-ODAKLI ile ...
( SUBJECT-ORIENTED )
- OZONE ÉCRAN[Fr.] / OZON ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OZON TABAKASI
- OZON TABAKASI ile/||/<> SERA GAZLARI
( Ozon UV koruma stratosfer, sera gazları ısı tutma troposfer. )
( Formül: O₃ İLE CO₂ İLE CH₄ )
- OZONE[Fr.] / OZON[Alm.] ile/değil/yerine/= OZON
- OZONISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OZONİZASYON
- OZONLAMA[Fr.] ile/değil/yerine/= OZONLAMA
- OZONLAMAK ile OZONLAŞMAK ile OZON ile OZONLU ile OZON ÖLÇÜM ile OZON YUVARI ile OZON TEDAVİSİ ile OZONLAMA CİHAZI
- OZONOLİZ ile/||/<> EPOKSİDASYONU
( Ozonoliz C=C kırılması aldehit/keton, epoksidasyon halka eter. )
( Formül: O₃ İLE mCPBA )
- ÖZSAYGI ile/ve/<> ÖZGÜVEN ile/ve/<> ÖZDEĞER
( ... İLE Sadece kendi bildiğin sözü/düşünceyi, yerine getirmeye çalışmak. )
( SELF CONFIDENCE vs./and/<> SELF ESTEEM )
- JUICE[İng.] / JUS[Fr.] / SAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZSU
- ÖZÜ" "GEREĞİ" ile/ve/değil/||/<>/< YAPISI GEREĞİ
- GELÖST WERDEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜLMEK
- ÖZÜMLEME/ASİMİLASYON/ANABOLİZMA[Fr. < ANABOLISME] ile/ve/||/<>/>/>< YADIMLAMA/DİSİMİLASYON/KATABOLİZMA[Fr. < CATABOLISME] ile/ve/||/<>/>/>< ÖZÜMLEME-YADIMLAMA/METABOLİZMA/METABOLISM[İng.]
( Canlı var olanların, dışarıdan aldığı besinleri, değişikliğe uğratarak yeni bir bileşimle, organizmanın gereksinim duyduğu nesneler durumuna getirmek. | Edinilmiş olan verileri, bireyin öz malı durumuna getirmek. İLE/VE/||/<>/>/>< Canlı protoplazmayı yapan, büyük ve karmaşık yapılı moleküllerin enerji çıkararak yanması. İLE/VE/||/<>/< Canlılardaki tüm kimyasal tepkimelerin toplamı. )
( [Hormonlar:] Testosteron, östrojen, büyüme hormonu, insülin. İLE/VE/||/<>/>/>< Kortizol, Glukagon, adrenalin, sitokinler. İLE/VE/||/<>/< ... )
( Protein sentezi tepkimeleri
Yağ sentezi tepkimeleri
Dehidrasyon
Fotosentez
Karbonhidrat sentezi
Mitoz
Kas oluşturmak amaçlı fiziksel egzersiz
Kemosentez
Kalvin döngüsü
İLE/VE/||/<>/>/><
Hidroliz
Sindirim
Hücresel solunum
Fermantasyon
Aerobik fiziksel egzersiz
Krebs döngüsü
Nükleik Asitlerin Parçalanması
Glikoz
İLE/VE/||/<>/>/><
... )
( [Enerji] Harcanır. İLE/VE/||/<>/>/>< Harcanmaz. İLE/VE/||/<>/>< ... )
( İkisi de hormonların, şekerlerin, enzimlerin, üreme, gözelerinin büyümesi ve doku onarımı gibi çok sayıda nesnenin üretilmesi için gereksinim duyulan enerjinin oluşturulmasından sorumludur. )
( İkisinin de tek göze içinde de çalışması olanaklı ve olasılıklıdır. )
( ... İLE/VE/||/<>/>/>< En fazla olduğu bölge, karaciğerdir. Bir saat içinde binlerce yıkım etkinliği karaciğer içinde gerçekleştirilebilmektedir. Gözelerde gerçekleşen yıkımların sağlıklı bir biçimde gerçekleştirilebilmesi için hafif gıdalarla beslenmekte yarar vardır. Ağır gıdalarla beslenen kişilerde karaciğer daha fazla yorulur ve bu nedenle zamanla tükenmesine neden olur. İLE/VE/||/<>/< ... )
- ÖZÜMLEMEK ile ÖZÜMLENMEK ile ÖZÜMLEYEBİLMEK ile ÖZÜMLEME DOKUSU
- ÖZÜMLEYEN/ANABOLİK/ANABOLIC[İng.] ile/>< YADIMLAYAN/KATABOLİK/CATABOLIC[İng.]
( Küçük moleküllerin, birleşerek büyük moleküller oluşturması. İLE Büyük moleküllerin, parçalanarak küçük moleküller oluşturması. )
- ÖZÜMSEME ile/ve/değil ÖZÜMLEME
- ÖZÜMSEMEK ile/||/<> KATILMAK
- ÖZÜMSEMEK ile ÖZÜMSENMEK ile ÖZÜMSETMEK
- ÖZÜN ÖLÜMSÜZLÜĞÜ ile/ve/||/<> TANRI'NIN "VARLIĞI/YOKLUĞU"
- ÖZÜNDE ile ARKASINDA ile ALTINDA
( IN THE ESSENCE vs. BEHIND OF vs. BELOW )
- ÖZÜNDE ... ile/ve/<> SONUÇTA ...
- GELÖSTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜNEN
- GELÖST[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜNÜMÜŞ
- ÖZÜR DİLEMEK ile AF
( Alt/küçük ya da akranlara. İLE Yukarıdakilerden. )
- ÖZÜR "DİLERİM" ile "KUSURA BAKMA"
- [ne yazık ki!]
ÖZÜR DİLEYEMEMEK/DİLEYEMEYEN ile/ve/<> TEŞEKKÜR EDEMEMEK/EDEMEYEN
- ÖZÜR DİLEYEN ile ÖZÜR ile ÖZÜR DİLEYEN ile ÖZÜR DİLEMEK ile ÖZÜR DİLEYEN ile ÖZÜR DİLEME ile ÖZÜR
( APOLOGETIC vs. APOLOGIA vs. APOLOGIST vs. APOLOGIZE vs. APOLOGIZER vs. APOLOGIZING vs. APOLOGY )
( اعتذاري ile پوزش ادبي ile معذرت خواه ile معذرت خواستن ile پوزش طلبيدن ile عذر خواستن ile عذر خواهي کردن ile پوزش خواستن ile پوزشگر ile معتذر ile پوزش خواهي ile پوزش طلبي ile پوزش ile اعتذار ile معذرت ile معذرت خواهي ile عذر خواهي )
( اعتذاري ile POZESH ADABY ile MAZARAT KHAH ile MAZARAT KHASTAN ile POZESH TALABYDAN ile OZR KHASTAN ile OZR KHAHY KARDAN ile POZESH KHASTAN ile POZESHGAR ile معتذر ile POZESH KHAHY ile POZESH TALABY ile POZESH ile اعتذار ile MAZARAT ile MAZARAT KHAHY ile OZR KHAHY )
- ÖZ(Ü)R ile ...
( BİR KUSUR YA DA SUÇUN HOŞ GÖRÜLMESİNİ GEREKTİREN NEDEN | SUÇUN BAĞIŞLANMASI, MA'ZÛR KILMAK, KABAHATİ SİLMEK | ENGEL | KUSUR, EKSİKLİK )
- ÖZÜR ile ÖZÜRLÜ/LÜK ile ÖZÜRSÜZ/LÜK
- EXTRACT[İng.] / EXTRAIT[Fr.] / EXTRACT, ESSENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜT
- EXTRACTION[İng.] / EXTRACTION[Fr.] / EXSICCATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZÜTLEME
- ÖZVERİ ile ÖZVERİLİ/LİK ile ÖZVERİSİZ/LİK
- ÖZYİNELEME ile YİNELEMELİ
( RECURSION vs. RECURSIVE )
- P-VALUES[İng.] ile/değil/yerine/= P-DEĞERİ
- P İLE NP İLE NP-TAM ile/||/<> KARMAŞIKLIK SINIFLARI
( Hesaplama zorluğu sınıfları. )
( Formül: SAT ∈ NP-tam )
- P İLE NP İLE PSPACE İLE EXPTIME ile/||/<> KARMAŞIKLIK SINIFLARI
( Hesaplama karmaşıklığı hiyerarşisi. )
( Formül: P ⊆ NP ⊆ PSPACE )
- P-IONMETER[İng.] ile/değil/yerine/= P-İYONMETRE
- P-FOLD SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= P-KATLI BAKIŞIM
- SYMÉTRIE D'ORDRE P[Fr.] / P-KLAPPSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= P KATLI SİMETRİ
- P-N JUNCTION DIODE[İng.] ile/değil/yerine/= P-N BAĞLANTILI DİOT
- P-TYP-ELEKTRISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ ELEKTRİKSEL İLETKENLİK
- P-TYPE GERMANIUM[İng.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ GERMANYUM
- P-TYPE CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ DE TYPE P[Fr.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ İLETKENLİK
- P-TYPE CRYSTAL RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR EN CRISTAL DE TYPE P[Fr.] / P-TYP-KRISTALLGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ KRİSTAL DOĞRULTUCU
- P-TYPE SILICON[İng.] / SILICIUM DE TYPE P[Fr.] / P-TYP-SILIKON[Alm.] ile/değil/yerine/= P-TİPİ SİLİSYUM
- P-TYPE SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE P[Fr.] / P-TYP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= P TİPİ YARI İLETKEN
- P-TOLYLALDEHYDE[İng.] / POLYLALÉDHYDE[Fr.] / P-TOLYLALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= P-TOLİL ALDEHİT
- P-ADİK SAYILAR ile/||/<> REEL SAYILAR
( p-adik sayılar asallara göre farklı metrik kullanırken İLE reel sayılar standart Öklid metriği kullanır )
( Formül: |x|_p )
- P-VALUE ile/||/<> SIGNIFICANCE LEVEL
( P-value gözlenen data olasılığı, significance α eşik. )
( Formül: Observed İLE threshold )
- P⁺-TYPE SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR DE TYPE P⁺[Fr.] / P⁺-TYP-HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= P⁺-TİPİ YARIİLETKEN
- P ile F
- P ile Pa
( Fosfor'un simgesi. İLE Protaktinyum'un simgesi. )
- p ile q
- P53 ile/||/<> RB PROTEİNİ
( p53 DNA hasarı kontrol, Rb G1/S geçiş. )
( Formül: Hasar sensörü İLE kontrol noktası )
- PÂ ile ...
( MEVLEVÎLERDE MÜRİDE VERİLEN CEZA )
- PÂ[Fars.] ile PÂ[Fars.]
( P harfinin bir adı. | Ebced hesabında, b gibi, 2 sayısının karşılığı. İLE Ayak. | Tâkat, mukavemet. | [Mevlevî'lerde] Müride verilen ceza. )
- PA[İng.] / PA[Fr.] / PA[Alm.] ile/değil/yerine/= PA
- PABLO PICASSO ile JOAN MIRO
- PABUÇ BIRAKMAMAK ile PABUCUNU DAMA ATMAK
- PABUÇ[Fars.] ile AYAKKABI
- PABUÇ/LUK ile PABUÇLU ile PABUÇÇU/LUK ile PABUÇSUZ ile PABUÇ DİLLİ/LİK
- PAÇA[Fars. < PÂÇE] ile KONÇ
( Pantolon, don, şalvar vb. giyeceklerde bacakların çıktığı aşağı bölüm. İLE Ayağa giyilen şeylerde ayak bileğinden baldıra doğru olan bölüm. )
- PAÇA ile/ve/||/<> ETEK
- PAÇA ile/ve/<> MANŞET
- PAÇAGÜNÜ ile/ve/<> PAÇALIK
( Düğünün ertesi günü. İLE/VE/<> Düğünün ertesi günü verilen yemek. | Gelinin, paçagünü giydiği giysi. )
- PAÇA/LIK ile PAÇAL ile PAÇACI/LIK ile PAÇALI ile PAÇASIZ ile PAÇA GÜNÜ ile PAÇA KASNAK
- PAÇASINA SARILMA/TAKILMA ile/ve/ya da/||/<> PARÇASINA SARILMA/TAKILMA
- PAÇAVRALAŞMAK ile PAÇAVRA ile PAÇAVRACI/LIK ile PAÇAVRA HASTALIĞI
- PADA ile ...
( Adım, basamak, yol. )
- PADA ile ...
( Adım, basamak, yol. )
( Doğu Asya'ya özgü, memeli bir hayvan. )
- PADEL TOPU ile/||/<> TENİS TOPU
(
)
- P-ADİC ile/||/<> ADELİC ile/||/<> LOCAL-GLOBAL ile/||/<> P-ADİK SAYILAR
( Alternatif sayı sistemleri. )
( Formül: |x|_p = p^(-v_p(x)) )
- PADİŞAH/LIK ile PADİŞAHİ ile PADİŞAH DİVANI
- PADOLOJİ ile ...
( Toprakbilim. )
- PAFTA ile PAFTALI ile PAFTASIZ
- PAGAN ile PAGANİZM
- PAGODA ile STUPA ile TEMPLE
( Mutlaka su kıyısında olan Manastır-Okul-Dinlenme alanları ve vaaz verilen yer içeren tapınak biçimi. İLE Sivri ucu yukarıda, çan biçiminde, su kıyısı olmayan küçük ibadet yerleri. İLE İçinde büyük Buda heykelinin olduğu en büyük eğitim ve tapınma yapısı. )
- PAGODITE[İng.] ile/değil/yerine/= PAGODİT
- PAH İLE FULLERENE İLE GLYCİNE İLE METHANOL ile/||/<> UZAY MOLEKÜLLERİ
( Uzayda bulunan kimyasal bileşikler. )
( Formül: HC₇N (cyanotriacetylene) )
- PAHA ile BAHA
- PAHALANMAK ile PAHALILANMAK ile PAHALILAŞMAK ile PAHALANDIRMAK ile PAHALILAŞTIRMAK ile PAH ile PAHA ile PAHACI/LIK ile PAHALI/LIK ile PAHALICA
- PAHALI ile/ve/değil BANA ÇOK GELİR
- PAHALI ile/değil/yerine BANA ÇOK GELİR
- PAIYA ile ...
( Papua Yeni Gine'nin bir köyü. Kusumb Kabilesi, burada yaşamaktadır. )
- PAK ile PAKT
- PAKA ile ...
( Memeli bir hayvan. )
- PAKARANA ile ...
( Güney Amerika'ya özgü, memeli bir hayvan. )
- PAKET[Fr. < PAQUET] ile AMBALAJ[Fr. < EMBALLAGE]
( İçinde bir ya da birçok nesne bulunan, kâğıda sarılarak ya da kutuya konularak bağlanmış, elde taşınacak büyüklükte nesne. | Kâğıda sarılarak ya da bir kutuya konularak satışa hazır duruma getirilmiş, belirli bir miktarda olan yiyecek, ilaç vb. | Dolu toplu taşıma aracı. İLE Nesneleri sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme. )
- PAKET ile PAKETLEME
( BUNDLE vs. BUNDLING )
( بقچه بستن ile بقچه ile دسته کردن ile بقچهبندي )
( BAGHCHEH BASTAN ile BAGHCHEH ile DASTEH KARDAN ile بقچهبندي )
- PACKEFFECT[İng.] / PACKUNG EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME ETKİSİ
- PACKUNG FRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME FAKTÖRÜ
- PACKING FRACTION[İng.] / FRACTION DE TASSEMENT[Fr.] / PACKUNGSANTEIL[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME KESRİ
- PACKING[İng.] / EMBALLAGE[Fr.] / PACKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKETLEME
- PAKETLEMEK ile PAKETLENMEK ile PAKETLETMEK ile PAKETLEYEBİLMEK ile PAKET ile PAKET TUR ile PAKET TAŞI ile PAKET PROGRAM
- PAKLAMAK ile PAKLANMAK
- PACHNOLIT[İng.] ile/değil/yerine/= PAKNOLİT
- PACHYMETER[İng.] / PACHOMÈTRE[Fr.] / DICKEMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= PAKOMETRE
- PAL ile PALA/LIK ile PALU ile PALA BIYIK ile PALA BIYIKLI
- PALAMAR ile PALAMARCI/LIK ile PALAMAR BOYU ile PALAMAR GÖZÜ ile PALAMAR RESMİ ile PALAMAR PARASI
- PALAMUT/BİNİYTÜ[Ar.]/PELAMYA SARDA[Lat.] ile TORİK/PİÇUTA
( ... İLE Palamut balığının iri bir türü. )
- PALAMUT ile ALTIPARMAK
( ... İLE Bir tür iri palamut balığı. )
- PALAMUT ile PALAMUT
( Uskumrugillerden, pulsuz bir balık. İLE Palamutluların örnek bitkisi olan bir orman ağacı. | Bu ağacın uzunca, fındığa benzeyen, kadehçik denilen sert ve pürüzlü bir yüksük içinde olan, tanence zengin yemişi. )
( PELAMYA SARDA cum QUERCUS VALLONEA )
- PALAMUT ile PALIT/PELİT
( Palamutluların örnek bitkisi olan bir orman ağacı. | Bu ağacın uzunca, fındığa benzeyen, kadehçik denilen sert ve pürüzlü bir yüksük içinde olan, tanence zengin yemişi. İLE Çınar, meşe gibi ağaçların meyvesi. )
- PALAMUTLAMAK ile PALAMUT ile PALAMUTLULAR ile PALAMUT MEŞESİ
- HOISTING TACKLE, PULLEY BLOCK[İng.] / PALAN[Fr.] / DIFFERENZIALAFSCHENZUG[Alm.] ile/değil/yerine/= PALANGA, DİFERANSİYEL KUTUPLU ÇEKME
- PALANGA[İt.] ile/<> MANİŞKA[İt. < PALANCO]
( Bir halatla makaralardan oluşturulan, ağır nesneleri kaldırmaya, sağa sola döndürmeye yarayan donanım. İLE/<> İki dilli, iki makara ile yapılan palanga. )
- PALANGA ile PALANGALI ile PALANGASIZ
- PALAS[Fr.] ile PALAS[argo]
( Lüks otel ya da gösterişli yapı. İLE Kolay, rahat. | Kolaylık gösteren, hoşa giden nesne, yer, kişi. )
- PALAS ile PALAS PANDIRAS
- PALAU[İng.] ile/değil/yerine/= PALAU
- PALAVRA ile PALAVRACI/LIK
- PALAVRACI ile PALAVRACI
( BRAGGADOCIO vs. BRAGGART )
( گزافه گو ile لافزن ile رجز خوان )
( GOZAFEH GO ile لافزن ile RAJZ KHAN )
- PALAZ ile PALAZ/PALAS/FARIÇ/SELAH
( Kaz, ördek, güvercin gibi bazı kuş yavrularının, civcivlikten sonraki durumu. İLE Keklik yavrusu. )
- PALAZLAMAK ile PALAZLANMAK ile PALAZLAŞMAK ile PALAZLANDIRMAK ile PALAZLANABİLMEK ile PALAZ
- PALEOMAGNETISM[İng.] / PALÉOMAGNÉTISME[Fr.] / PALÄOMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PALEOMANYETİZMA
- PALEOZOYİK[İng. PALEOZOIC] ile/||/<> DEVONİYEN[İng. DEVONIAN] ile/||/<> KAMBRİYEN[İng. CAMBRIAN] ile/||/<> KARBONİFER[İng. CARBONIFEROUS] ile/||/<> ORDOVİSİYEN[İng. ORDOVICIAN] ile/||/<> PERMİYEN[İng. PERMIAN] ile/||/<> PRE-KAMBRİYEN[İng. PRECAMBRIAN] ile/||/<> SİLURİYEN[İng. SILURIAN]
( Paleozoyik (541-251.9 myö) bir jeolojik zaman ismidir. Yaklaşık olarak 541 milyon yıl önce ile 251.902 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Paleozoyik'ten sonra Mezozoyik, sonra da Senozoyik gelmektedir. Fanerozoyik üst zamanındaki en uzun jeolojik zaman dilimidir. Yaklaşık olarak 289 milyon yıl sürmüştür. Paleozoyik kendi içinde Kambriyen, Ordovisiyen, Siluriyen, Devoniyen, Karbonifer ve Permiyen olmak üzere 6 jeolojik dönemde incelenir. Paleozoyik içinde eklem bacaklılar, sinapsitler, yumuşakçalar, balıklar ve amfibiyenler gibi önemli hayvanlar evrimleşmiştir. @@ Devoniyen (419.2-358.9 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Yaklaşık 419.2 milyon yıl önce ile 358.9 milyon yıl önceki zaman dilimini kapsamaktadır. Paleozoyik Zaman'daki 6 majör dönem arasında Siluriyen'den sonra gelen 4. dönemdir. Yaklaşık 60 milyon yıl süren Devoniyen'den önce Siluriyen, sonra ise Karbonifer gelmektedir. @@ Kambriyen (541-485.4 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Paleozoyik Zaman'ın 6 majör döneminden ilkidir. Yaklaşık olarak 541 milyon yıl önce ile 485.4 milyon yıl öncesine denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Kambriyen'den önce Pre-Kambriyen, sonra ise Ordovisiyen gelmektedir. Önemli hayvan şubelerinin fosillerinin Kambriyen'de aniden ortaya çıkmasına Kambriyen Patlaması (tüm makroevrimsel olayların annesi) denir. Kambriyen kendi içinde Terrenöviyen, Seri 2, Miaolingiyen ve Frongiyen olmak üzere 4 jeolojik devrede incelenir. @@ Karbonifer (358.9-298.9 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Yaklaşık 358.9 milyon yıl önce ile 298.9 milyon yıl önceyi kapsayan zaman dilimine denir. Paleozoyik Zaman'ın 6 majör dönemi arasında Devoniyen'den sonra gelen 5. dönemdir. Yaklaşık 60 milyon yıl sürmüştür. @@ Ordovisiyen (485.4-443.8 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Paleozoyik'in 6 majör dönemi arasında Kambriyen'den sonra gelen ikincidir. Yaklaşık 41.6 milyon yıl sürmüştür ve 485.4 milyon yıl önce ile 443.8 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Ordovisiyen'den sonra Siluriyen, önce ise Kambriyen gelir. @@ Permiyen (298.9-251.902 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Yaklaşık olarak 298.9 milyon yıl önce ile 251.9 milyon yıl öncesine denk gelen zamanı kapsamaktadır. Paleozoyik'in 6 majör dönemi arasında Karbonifer'den sonra gelen sonuncu dönemdir. Yaklaşık 47 milyon yıl sürmüştür. Permiyen'den sonra Paleozoyik bitecek ve ilk dönem olan Triyas ile birlikte Mezozoyik Zaman başlayacaktır. @@ Pre-Kambriyen (4600–541 myö) bir jeolojik üst zaman adıdır. Yaklaşık 541 milyon yıl öncesindeki tüm zaman dilimini kapsamaktadır. 4.6 milyar yıl önce canlılığın evrimleşmeye başlayacağı gezegenin ilk zamanlarını da kapsar. Pre-Kambriyen'den sonra Paleozoyik Zaman'ın ilk dilimi olan Kambriyen başlamaktadır. @@ Siluriyen (443.8-419.2 myö) bir jeolojik dönem ismidir. Paleozoyik'in 6 majör dönemi arasında Ordovisiyen'den sonra gelen üçüncüdür. Yaklaşık olarak 443.8 milyon yıl önce ile 419.2 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Yaklaşık olarak 24.6 milyon yıl süren en kısa Paleozoyik dönemidir. Kendi içinde Pridoli, Ludlov, Venlok ve Landoveri olmak üzere 4 jeolojik devrede incelenir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PALESTRA ile/ve/||/<>/> GMYNASIUM
( Çalışma alanı. İLE/VE/||/<>/> Yarışma alanı. )
( Sadece sporcuların alanı. İLE/VE/||/<>/> Sporcuların ve izleyicilerin alanı. )
- PALET ile/ve/değil/<> KARBON PALET
( Ressamların, boyaları üzerine dizerek, fırça ile karıştırdıkları tahta ya da porselen levha. | Sanayide, çeşitli ereklerle kullanılan, yayvan ve geniş levha. | Hızlı yüzmek için ayağa geçirilen araç. | Tankın, her türlü arazide yol almasını sağlayan, iki yanındaki tekerleklerini içine alan metal şerit, tırtıl. İLE/VE/DEĞİL/<> ... )
- PALET ile LEKEN
( Kara batmamak için ayağa takılan palet. )
- PALET ile PALETLİ ile PALETSİZ
- PALİ ile ...
( Hindistan'ın kuzeyinde konuşulan ve Sakyamuni Buda'nın anadili olan dil. Theravada Budizmi'nin kutsal yazılarını oluşturan Pali Derlemesi(Pali Canon) bu dille yazılmıştır. )
- PALIGORSKITE[İng.] ile/değil/yerine/= PALİGORSKİT
- PALİLALİ[İng. PALILALIA] ile/||/<> PALİNDROM
( Kişinin az önce söylediği kelimeleri, ifadeleri ya da cümleleri tipik olarak duyulabilirlik açısından azalan ve her yinelemede hızlanarak istemsiz olarak tekrar etmesi. @@ Sağdan sola ve soldan sağa aynı okunan sayı, kelime, ifade. Örneğin; 2002, ada, ses. Moleküler biyolojide ise bir DNA parçası üzerinde 5'-3' dizisinin komplementer iplik üzerindeki dizi ile aynı olmasına denir. Restriksiyon enzimlerinin bölgeleri genelikle palindromdur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PALİNDROM SAYI ile/||/<> EMİRP SAYI
( Palindrom tersten aynı, emirp tersi de asal olan asal )
( Formül: n = reverse(n) (palindrom) İLE p ve reverse(p) asal (emirp) )
- PALYNOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= PALİNOLOJ
- PALYNOLOGIE[Fr.] / PALYNOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PALİNOLOJİ
- PALİSAT[Fr.] ile ...
( Özümleme işini yapan yaprakların üst yüzeyindeki doku tabakası. )
(1996'dan beri)