ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.575 başlık/FaRk ile birlikte,
71.575 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(199/288)
- KİŞİ:
ÖLÜ ve ÖLÜMLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOLU ve OLUMLU
- ÖLÜ SERTLİĞİ ile/ve/||/<> ÖLÜ MORLUĞU ile/ve/||/<> ÖLÜ SOĞUMASI
( RIGOR MORTIS cum/et/||/<> LIVOR MORTIS cum/et/||/<> ARGOR MORTIS )
- DEAD TIME[İng.] / TEMPS MORT[Fr.] / TOTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÜ ZAMAN
- OLU ile ...
( Bir durumdan başka bir duruma geçiş. )
- ÖLÜ ile ÖLÜ SARHOŞ ile ÇIKMAZ SOKAK ile ÖLÜ YÜK ile ÖLÜ ALAN ile ÖLÜ YIKAYICI ile ÖLÜ YIKAMA ile ÖLDÜRMEK ile SON TESLİM TARİHİ ile ÖLÜMCÜL
( DEAD vs. DEAD DRUNK vs. DEAD END vs. DEAD LOAD vs. DEAD SPACE vs. DEAD WASHER vs. DEAD WASHING vs. DEADEN vs. DEADLINE vs. DEADLY )
( فقيد ile درگذشته ile کشته ile مرده ile متوفيه ile اموات ile متوفي ile بي جان ile مست خراب ile پاتيل ile پاتيل شده ile خرمست ile بنبست ile بن بست ile شاسي اتومبيل ile فضاي راکد ile فضاي مرده ile مرده شور ile مرده شوي ile شدگان ile بي جان شدن ile موعد ile فرجه ile ضربالعجل ile مرگبار ile هلاهل ile جرار ile مهلک ile کشنده )
( FAGHYD ile DARGOZASHTEH ile KESHTEH ile MARDEH ile متوفيه ile AMVAT ile MOTOFY ile BEY JAN ile MOST KHARAB ile PATYLE ile PATYLE SHODEH ile خرمست ile BONBAST ile BAN BAST ile SHASY OTOMBYLE ile FAZAY RAKAD ile FAZAY MARDEH ile MARDEH SHOR ile MARDEH SHOY ile SHODEGAN ile BEY JAN SHODAN ile MOED ile FARJEH ile ضربالعجل ile MORGBAR ile هلاهل ile جرار ile MOTEOLK ile KESHANDEH )
- ÖLÜ ile/ve/değil/||/<>/< ÖLÜMLÜ
- ÖLÜ ile/ve/değil ŞEHİT
- OLUK ile/değil ÇÖRTEN
( ... İLE/DEĞİL Dam çevresindeki yağmur sularını, oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarından dışarı doğru uzatılmış oluk. )
- OLUK ile YİVLİ
( GROOVE vs. GROOVED )
( شيار ile خط انداختن ile جاي زهکمان ile عادت زندگي ile شياردار ile خاندار )
( SHYAR ile KHAT ANDAKHTAN ile JAY ZEHKAMAN ile ADAT ZANDEGY ile SHYORDAR ile KHANDAR )
- OLUKLAŞMAK ile OLUK ile OLUKLU ile OLUK OLUK
- OLUK/OLUQ ile OLUK/OLUQ / OLAK/OLAQ ile OLUK/OLUQ ile OLUK/OLUQ ile OLUT ile OPRI ile OYTURMAK/OYTURMAQ ile OYUŞMAK/OYUŞMAQ ile OYULMAK/OYULMAQ ile OYUQ[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Dayanıklı, azimli kişi. İLE Ağaç kütüğünün içi oyularak yapılmış herhangi bir şey. | Yalak. İLE Küçük kayık.[Ağaç kütüğünün içi oyularak yapılmış olan.] İLE Eskimiş ve yıpranmış [giyecek]. İLE Yetişkin. | Olgunluk evresini yaşayan kişi. İLE Çukur ya da oyuk. İLE İçini boşaltmak. İLE İçini boşaltmada karşılıklılık, yardımlaşma. İLE Zeminin/toprağın çökmesi. İLE Korkuluk. | Yolu işaret eden taş. )
- ÖLÜM:
KALP/BEYİN DURDUĞUNDA ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> UNUTULDUĞUMUZDA
- ÖLÜM:
ZORUNLU/IZDIRARÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İHTİYÂRÎ
( Ölmeden önce ölünüz... )
- ÖLÜM ile/ve/değil/< AYRILIK/MEHCÛR[Ar. < HİCR]/HİCRET
( Bir kere ölmek. İLE/VE/DEĞİL Her an ölüp ölüp dirilmek. )
( İnsan/kişi ancak öldükten sonra bilince konu olur/olabilir. )
- ÖLÜM ile/değil COTARD SENDROMU
( ... İLE/DEĞİL Yaşayan biri tarafından, kendinin ölü olduğu "iddia"sıdır. Cotard'ı olanlar, sıklıkla kendinin ve dünyanın varoluşundan "kuşku duyar". Bu sanrılara, sıklıkla intihar girişimleri ve düşünceleri de eşlik etmektedir. Cotard sanrısında, genellikle gerçek dışılık düşüncesi, görsel tanıma zorluğu ve kişinin gövdesinin çürüdüğü ve kötü koktuğu inancı vardır. Cotard sanrısının nedeniyle ilgili olarak araştırmacılar arasında uyuşmazlık vardır. Bazı araştırmacılar, bunu bir muhakeme bozukluğu olarak görmektedir. )
- ÖLÜM ile/ve/değil/yerine DAĞILMA/YAYILMA/AYRIŞMA
( MEVT ile/ve/değil/yerine NEŞR )
- ÖLÜM ile/ve/değil/yerine EMR-İ HAKK
( [not] DEATH vs./and/but DIVINE COMMAND
DIVINE COMMAND instead of DEATH )
- ÖLÜM ile/ve/değil EŞİK
- ÖLÜM ile ESTONYA FERİBOTU SENDROMU
( Batan Gemideyken, Geminin Batışını 'İzleme/Bekleme' Belirgisi/Sorunu
(Estonya Feribotu Sendromu)
Modern deniz tarihinin en büyük kazası, 28 Eylül 1994 yılında Baltık Denizi’nde yaşandı. 1980 yılında, Almanya’da, Mayer Werft tersanesinde inşâ edilen Estonya Feribotu’nun batmasıyla 852 yolcu yaşamını kaybetti. Bu korkunç kazadan 137 kişi kurtuldu. Kıyıya yakın uzaklıkta su alması nedeniyle yan yatarak batan feribot, sadece gemi mühendisleri tarafından değil aynı zamanda kazadaki ölümlerin nedeni açısından da davranış psikolojisi uzmanlarınca yıllarca incelendi.
İnsan davranış psikolojisi uzmanları, bu kazada ölen 852 yolcunun neden kurtulamadığını araştırdı. Aileleriyle görüşüp geçmişlerini incelediler. Ölenlerin yüzde 98’inin çok iyi yüzme bildiğini belirleyen uzmanlar, son olarak kazadan kurtulanlarla görüştü.
Ortaya çıkan sonuç şuydu:
Feribot, 28 Eylül gecesi saat 00.50’de sert dalgalar nedeniyle su almaya başladı. Feribota giren sular, 50 santim yüksekliğe ulaşınca feribot yan yatmaya başladı. Su miktarının artmasıyla birlikte gemiyi boşaltma süreci başladı. Ancak 987 yolcudan sadece 137’si feribotu, su almaya başlar başlamaz hemen terk etti. Geri kalan 852 yolcu ise gemi kaptanının “panik yapmayın, dünyanın en güçlü feribotundasınız” sözlerine kanarak su boşaltma işlemini izledi. Saatler ilerledikçe feribot daha da yan yattı ama 852 yolcu izlemeye devam etti. Sonunda, saatler 01.50’yi gösterirken, feribot tamamen yan yatarak sulara gömüldü. 852 kişinin, feribotun su aldığını ve yan yatmaya başladığını görmesine karşın son saniyeye kadar rahat rahat batışını izlemesi, psikoloji ders kitaplarında “Estonya Feribotu Sendromu” olarak yer almıştır. Psikoloji bilimi, o kişilerin davranış biçimlerine bugüne dek mantıklı bir açıklama getirememiştir. )
- ÖLÜM ile/ve GÖMÜT/SİN OBRUĞU/MEZAR/MAKBER/E / MERKAD/MERKAT/METFEN[Ar.], GÛR[Fars.], MAŞATLIK[Yahudi mezarlığı], DARÎH/ZARÎH[Ar.]/NEKROPOL[Yun.]
( Ölüler kokmasın diye, derin çukurlara gömülür. Ölçünün olmadığı dönemlerde bu çukurların derinliğini "mezarı kazanın beline kadar" diyerek ölçüye vurmuşlardır. Bu, "bele kadar" ölçüsü, eril gövdeler içindir. Dişil gövdeler daha yağlı olduklarından, onların mezarlarını, "mezarı kazanın göğsüne kadar" diyerek tarif etmişlerdir. )
( Yakının ölümünü kabul aşamaları: Reddediş > Öfke > Uyum > Üzüntü > Kabul )
- ÖLÜM ile İNTİHAR
( Dünyada yılda bir milyon, kırk saniyede bir intihar etmektedir. )
(
)
- ÖLÜM ile/değil İRTİHAL-İ DÂR-I BEKÂ
- ÖLÜM ile/ve "IŞIK KAYBI" (SENDROMU)
- ÖLÜM ile ISIL ÖLÜM
- ÖLÜM ile/||/<> KIYIM/CİNAYET[Ar.] ile/||/<> ÖZKIYIM/İNTİHAR[Ar.]
- ÖLÜM ile/ve KÜÇÜK ÖLÜM
( ... İLE/VE Orgazm. )
- ÖLÜM ile/ve MATEM
( Ölüm sonrasında kendini paralamak, aşırı tepkiler göstermek, çok uzun süre matem tutmak uygun/yerinde değildir. )
( ... ile/ve YUĞ/DOHIYA )
- ÖLÜM ile/ve/||/<>/> MİRAS
( Hak. İLE/VE/||/<>/> Helâl. )
- ÖLÜM ile ÖLÜM YATAĞI ile ÖLÜM CEZASI ile ÖLÜM İSTATİSTİKLERİ ile ÖLÜMCÜL ile ÖLÜMSÜZ ile ÖLÜMCÜL
( DEATH vs. DEATH BED vs. DEATH SENTENCE vs. DEATH STATISTICS vs. DEATHFUL vs. DEATHLESS vs. DEATHLY )
( ممات ile رحلت ile هلاکت ile درگذشت ile مردگي ile مرگ ile مرگ و مير ile بي جاني ile وفات ile اجل ile موت ile بستر مرگ ile حکم اعدام ile آمار متوفيات ile مرگبار ile مرگ ناپذير ile مرگ وار )
( MOMAT ile RAHALAT ile NPALAKT ile DARGOZASHT ile مردگي ile MORG ile MORG VE MYR ile BEY JANY ile VAFAT ile اجل ile موت ile BASTER MORG ile HOKAM EDAM ile AMAR MOTOFYAT ile MORGBAR ile MORG NAPAZYR ile MORG VAR )
- ÖLÜM ile/ve/||/<>/> ORGAZM
( Tüm ölçü(t)lerin ölçütü. İLE/VE/||/<>/> Tüm deneyimlerin/duyumların ölçütü. )
- ÖLÜM ile ÖTANAZİ["ÖTENAZİ" değil!]
( Hayatın tamir edemediğine, ölüm son verir. )
( [argo] KUYRUĞU TİTRETMEK, CIZLAMI ÇEKMEK ile ... )
( Ölüm riski, Duckworth Ölçeği kullanılarak hesaplanabilir[Royal Statistical Society dergisi düzenleyicisi Frank Duckworth(Dr.) tarafından tasarlanmıştır]. Bu ölçek, herhangi bir eylem sonucundaki ölme olasılığını ölçer. En güvenli eylem türü 0 sonucunu verirken, sonucun 8 çıkması eylemin kesin ölümle sonuçlanacağı anlamına gelir.
Rus Ruleti oyunu 7.2'lik bir risk taşır. 20 yıllık kaya tırmanışının riski 6.3'tür. Bir kişinin öldürülme riski 4.6'dır. Ayık ve orta yaşlı bir sürücünün direksiyonda olduğu ve 160 km. hızla gerçekleşen bir araba yolculuğu 1.9'luk bir risk taşır. Yıkıcı bir asteroid çarpmasından (1.6) biraz daha risklidir.
Bu ölçekte 5.5 özellikle tehlikeli bir sonuçtur. Bu değer trafik kazası nedeniyle, bir kişinin kazayla düşmesi sonucu ya da elektrik süpürgesi kullanırken, bulaşık yıkarken ya da sokakta yürürken ölme riskini belirtir. )
( http://olmehakki.blogspot.com.tr )
( RİHLET, İRTİHÂL, KÛS-İ RAHÎL, ZIYÂ-İ EBEDÎ ile ... )
( MERG ile ... )
( DEATH vs./avec [Fr.] EUTHANASIE )
( KUYRUĞU TİTRETMEK ile ... )
- ÖLÜM ile/ve/yerine RABITA-I MEVT
- ÖLÜM ile/ve/||/<> SIRALI ÖLÜM
- ÖLÜM ile/ve/||/<>/> SITMA
( "Ölümü gösterip sıtmaya râzı etmek." )
- ÖLÜM ile TAN TUN
( ... İLE "Öldürülmek ya da başı belaya uğramak" anlamına gelen tan tuna gitmek deyiminde geçen bir söz. )
- ÖLÜM ile/ve/||/<>/> TEMEVVÜT[Ar. < MEVT]
( ... İLE/VE/||/<> Bir örgenin çürüyüp ölü duruma geçmesi. )
- ÖLÜM ile/ve/||/<> UYKU
( Uyku, ölümün kardeşidir. )
( ZIBARMAK: Ölmek, gebermek. | Uyumak, sızmak. )
( Ağır uyku. İLE/VE/||/<> Hafif ölüm. )
( DEATH vs./and/||/<> SLEEP )
- ÖLÜM ile/ve YAKÎN
- ÖLÜMCÜL HASTALIKLARIN ÖĞRENİLMESİNDE:
REDDETME ile/ve/<>/> ÖFKE ile/ve/<>/> PAZARLIK ile/ve/<>/> DEPRESYON ile/ve/<>/> KABUL
( DENIAL vs./and/<>/> ANGER vs./and/<>/> BARGAIN vs./and/<>/> DEPPRESSION vs./and/<>/> ACCEPTANCE :ON TERMINAL PATIENT )
- ÖLÜMCÜL ile ÖLDÜRÜCÜ
- ÖLÜMCÜL ile ÖLÜM
( FATAL vs. FATALITY )
( مرگبار ile مصيبت آميز ile مهلک ile تلفات )
( MORGBAR ile MOSYBAT AMYZ ile MOTEOLK ile TALFAT )
- ÖLÜMDE "ÖNCELİK":
[ya] SEN/O ile/ve/ya da/||/<> BEN ile/ve/ya da/||/<> AYNI ANDA, İKİMİZ BİRDEN
( [değil/yerine/ya da]
Bu üç olasılıktan biri gerçekleşmeden, ikimiz/hepimiz[düşünebilen ve seven/sevebilen herkes], ölümle yüzleşip ölmeden önce "ölerek" ve sevdiklerimizle ölüm/ümüz konusunu da konuşabilme olanağıyla, bu üçünün de dışına çıkabilmek. )
- OLUMLAMA ile DESTEKLEME
( AFFIRMATION vs. TO SUPPORT )
- OLUMLAMA ile/ve OLUMSUZU OLUMSUZLAYARAK OLUMLAMA
( AFFIRMATION vs./and AFFIRMATION THE NEGATIVES IN NEGATORY )
- OLUMLAMAK ile/ve/<> ONAYLAMAK
- OLUMLANMAK ile OLUMSUZLANMAK ile OLUMSUZLAŞTIRMAK ile OLUMLU/LUK ile OLUMSAL/LIK ile OLUMSUZ/LUK ile OLUMLAMA ile OLUMLU FİİL ile OLUMLU CÜMLE ile OLUMLU EYLEM ile OLUMLU TÜMCE ile OLUMSUZ FİİL ile OLUMSUZ CÜMLE ile OLUMSUZ EYLEM ile OLUMSUZ TÜMCE ile OLUMSUZLUK EKİ ile OLUMSUZLUK KELİMESİ
- OLUMLU/OLUMSUZ) HAVA/SI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HÂL/İ
- OLUMLU ÖZGÜRLÜK ile/ve OLUMSUZ ÖZGÜRLÜK
( Olumsuz özgürlük de bir olanaktır/olanaklılıktır. )
( Kişi, köleliği ya da engelliliği de yeğleyerek özgür olduğunu "düşünebilir/varsayabilir". )
( POSITIVE FREEDOM vs./and NEGATIVE FREEDOM )
- OLUMLU YANIT ile KARŞILIK
- OLUMLU ile EKSİKSİZ
- OLUMLU ile "OLGUN"
- OLUMLU ile/ve/||/<>/> OYLUMLU/HACİMLİ
- OLUMLULARDA "MA"(OLUMSUZLUK) EKİ ile OLUMSUZLARDA "MA"(OLUMSUZLUK) EKİ
- OLUMLU-OLUMSUZ ALGISI ile/ve VARLIK-YOKLUK ALGISI
( PERCEPTION OF THE POSITIVE-NEGATIVE vs./and PERCEPTION OF THE EXISTENCE-NONEXISTENCE )
- OLUMSALLIK ile/ve/ne yazık ki/||/<> KEYFÎLİK
- OLUMSUZ BAKIŞ/BAKAN ile/değil/yerine/>< OLUMLU BAKIŞ/BAKAN
( Her çözüm için mutlaka bir "sorun" bulmak/bulanlar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Her "sorun" için en az bir çözüm bulmak/bulanlar. )
- OLUMSUZ KOŞULLAR:
GEÇİRİCİ ile/ve/değil/yerine/<> GEÇİCİ
- OLUMSUZ MANEVİYAT ile/değil/yerine OLUMLU MANEVİYAT
( Varlığının deneyimi. İLE/DEĞİL/YERİNE Hizmet. )
- OLUMSUZ ÖJENİ ile/>< OLUMLU ÖJENİ
( Uygun olmayanları kısırlaştırma ya da engelleme. @@ Uygun olanlar. )
- OLUMSUZ OLASILIK ile/ve TEHDİT
( NEGATIVE PROBABILITY vs./and THREAT )
- USSALLIK:
OLUMSUZ ile/ve/||/<>/> OLUMLU
( Eytişim. İLE/VE/||/<>/> Kavram. )
- OLUMSUZ ile/ve/||/<>/> AŞAĞILAYICI
- OLUMSUZ ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< KABA
- OLUMSUZ ile/ve/değil/yerine/>< OLUMLU
( !Üretici/yaratıcı. [!:değil] İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Üretici/yaratıcı. )
( [not] NEGATIVE vs./and/but/>< POSITIVE
POSITIVE instead of NEGATIVE )
- ÖLÜMSÜZ ile ÖLÜMSÜZLÜK
( IMMORTAL vs. IMMORTALITY )
( جاويد ile جاويدان ile لايموت ile فنا ناپذير ile مرگ ناپذير ile ابدي ile جاوداني ile مرگ ناپذيري )
( JAVYD ile JAVYDAN ile لايموت ile FENA NAPAZYR ile MORG NAPAZYR ile ABADY ile JAVDANY ile MORG NAPAZYRY )
- OLUMSUZ ile/ve/değil/||/<> UYUMSUZ
- OLUMSUZDAN "BESLENME" ile/değil/yerine OLUMLUDAN "BESLENME"
( [not] FEEDING BY NEGATIVE vs./but FEEDING BY POSITIVE
FEEDING BY POSITIVE instead of FEEDING BY NEGATIVE )
- OLUMSUZLAMA ile/ve/değil DEĞİL
( [not] NEGATORY vs./and/but NOT )
- OLUMSUZLAMA ile DEĞİLLEME
( NEGATORY vs. NEGATION )
- OLUMSUZLAMA ile/ve DÖNÜŞTÜRMEK
( NEGATORY vs./and TO TRANSFORM )
- OLUMSUZLAMA ile/değil/yerine/<> ELEŞTİRİ
- OLUMSUZLAMA ile "ORTADAN KALDIRMA"
- OLUMSUZLAMA ile ÖRTÜLERİ KALDIRMA
( NEGATORY vs. TO REMOVE THE COVERS )
- OLUMSUZLAMA ile/ve ÖZNE
- OLUMSUZLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÜRETKEN OLUMSUZLAMA
- OLUMSUZLUĞU/SORUNU/ÇÖZÜMÜ:
HESABA KATMAMIŞ OLMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< GÖZE ALMIŞ OLMAK
- OLUMSUZLUK BELİRTİMİ ile/değil/yerine DURUM BELİRTİMİ
( Sevmiyorum. İLE/DEĞİL/YERİNE Seviyor Değilim. )
( [not] TO STATE THE NEGATIVENESS vs./but TO STATE THE SITUATION
TO STATE THE SITUATION instead of TO STATE THE NEGATIVENESS
I don't like. WITH I feel no love. )
- OLUMSUZLUK ile GÜVENSİZLİK
( NEGATIVENESS vs. DISTRUSTFULNESS/LACK OF CONFIDENCE )
- OLUMSUZLUK ile/ve/değil TARZ
( [not] NEGATIVENESS vs./and/but STYLE )
- OLUMSUZLUK ile/ve/değil TERCİH
( [not] NEGATIVENESS vs./and/but CHOICE )
- OLUMSUZLUK ile/ve/değil/<> ÜMİTSİZLİK
- OLUMSUZLUKLARI/OLUMSUZLUKLARDAN:
"BESLE(N)ME" ile/ve/<> "BEZE(N)ME"
- OLUMSUZLUKTA/HASTALIKTA:
"İLERLEME" ile/değil/yerine İYİLEŞME
- OLUMSUZ("ME/MA"LI) FİİL ile OLUMSUZ("ME/MA"LI) İSTEMEK
- OLUMSUZ(NEGATİF) BAKIŞ ile AŞAĞILAYICI BAKIŞ
( NEGATIVE LOOKING vs. LOOK IN DESPISE )
- OLUNMAK ile OLUNABİLMEK
- ÖLÜNÜN MEZARI/TÜRBESİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİRİNİN "BAHÇESİ"
( [ne yazık ki]
[bazı/çoğu kişi]
Çiçek diker. @@ Talan eder. )
- OLUP BİTEN ile/ve/||/<> YAŞANAN
- OLUR A ile OLUR YA
- OLUR MU? ile OLMAZ MI?
- OLUR" ile/değil/yerine/>< İHTİYÂR
( Uygun ve geçerli olmayanlara/olmayabileceklere geçit vermek, kabul etmek yerine onurunla yaşamayı yeğlemek gerek. )
- OLUR"
ile/ve/değil/||/<>/><
NA OLUR ve/||/<> NAH OLUR
- OLUR ile/ve/||/<> OLMAZ
( Diye bir şey yok! İLE/VE/||/<> Diye bir şey yok! )
- OLUR" ile/değil/yerine/>< ONUR
( Uygun ve geçerli olmayanlara/olmayabileceklere geçit vermek, kabul etmek yerine onurunla yaşamayı yeğlemek gerek. )
- OLUR/LUK ile OLURU ile OLUR OLMAZ
- OLURSA, SORUN OLMAYAN/OLMAYACAK ile OLMASA/YAŞANMASA, DAHA İYİ OLACAK OLAN
( THE THING, IF HAPPENS, WOULD NOT BE A PROBLEM vs. THE THING, WHICH WOULD BE BETTER IF NOT HAPPENS )
- OLURSA/OLMASI YETMEZ ile/ve/değil/<> OLMAZSA OLMAZ
- OLURSA ile/ve/<> OLMAZSA
( Ne iyi/âlâ. İLE/VE/<> Pek iyi/âlâ. )
- OLURUNA BIRAKMAK ile/ve/<> AKIŞINA BIRAKMAK
- OLUŞ ile/ve BOZULUŞ
( BEING vs./and CORRUPTION/SPOIL )
( KEVN ile/ve/<>/>< FESAD )
( KOZMOS ile/ve/<>/>< KAOS )
- OLUŞ ile/ve/||/<>/< ORUÇ
- OLUŞ ile/ve/<>/değil SÜREÇ
- OLUŞ ile SÜREKLİ OLUŞ
( Oluş. İLE Şe'n. )
- OLUŞ ile/ve/değil SÜREKLİ OLUŞ
( Oluş. İLE/VE/DEĞİL Şe'n. )
( Oluş, bilginin kendidir. )
( Olduğum gibi oluşum, benim liyakatım değil onların oldukları gibi oluşları da onların kusurları değil. )
( Olmak, fark edilebilir olmaktır, orada değil burada olmaktır, o zaman değil şimdi olmaktır, başka türlü değil de böyle olmaktır. )
( Olmak isteyen, oldurmaya çalışmaz. )
( Aradığınız, aslında olduğunuzu ifadelendirmektir. )
( Oluşun ve olmayışın, gelip geçiciliğini idrak edin ve her birinden de kurtulun. )
( [not] BEING vs./and/but CONTINUAL BEING
Being itself is knowledge.
To be, is to be distinguishable, to be here and not there, to be now and not then, to be thus and not otherwise.
What you seek is to express in action what you are.
Realise the momentariness of being and non-being and be free from both. )
- OLUŞ ile/ve SÜREKLİ OLUŞ
( Oluş. İLE/VE Şe'n. )
( "Külle yevmin fîşe'n": O, her an yeni bir oluştadır. )
( Her ne ki söylenmiş, durmadan oluyor. )
- OLUŞ ile VAROLUŞ
- OLUŞ ile/ve VAROLUŞ
( BEING vs./and ENTITY )
- OLUŞ ile/ve VAROLUŞ
( Kendi varoluş sermayesinden iflâs eden kurtulur. )
- OLUŞ ile/ve YAŞAYIŞ
- OLUŞAN ile/ve/<> OLUŞ
- TEMPS DE GÉNÉRATION[Fr.] / GENERATIONSDAUER, GENERATIONSZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= OLUŞMA SÜRESİ
- OLUŞMA ile/ve/değil BELİRME
- OLUŞMA ile OLUŞTURMA
- OLUŞMA ile/ve/<>/değil/yerine ORTAYA ÇIKMA
- OLUŞMA ile "UYANMA"
- OLUŞMAK ile OLUŞABİLMEK ile OLUŞUVERMEK ile OLUŞ
- OLUŞTURMAK ile/ve/değil KURMAK
- OLUŞTURMAK ile OLUŞTURTMAK ile OLUŞTURULMAK ile OLUŞTURABİLMEK ile OLUŞTURUVERMEK
- OLUŞ(TUR)MAK ile/ve/||/<>/> ÖRGÜTLE(N)MEK
- OLUŞTURMAK ile OTURTMAK
- OLUŞTURUCU ile/ve KURUCU
- ÖLÜSÜ KINALI ile ÖLÜSÜ KANDİLLİ
- HEAT OF FORMATION[İng.] / CHALEVR DE FORMATION[Fr.] / BILDUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= OLUŞUM ISISI
- GENERATION TIME[İng.] ile/değil/yerine/= OLUŞUM SÜRESİ
- OLUŞUM ile/ve/||/<> BAŞLANGIÇ
- OLUŞUM ile DEĞİŞİM
- OLUŞUM ile/ve DEĞİŞİM
( FORMATION vs./and ALTERATION )
- OLUŞUM ile/ve/||/<>/> DÖNÜŞÜM
- OLUŞUM ile/ve/||/<> DÜZEN
- FORMATION[İng.] / BILDUNG, DER AUFBAU[Alm.] ile/değil/yerine/= OLUŞUM
- OLUŞUM ile/ve/||/<>/> OLGUNLAŞMA
- OLUŞUM ile/ve/<> OLUŞ
- OLUŞUM ile OLUŞUMCU/LUK
- OLUŞUM ile/ve/||/<> TÜRÜM
( ... İLE/VE/||/<> Varolanların oluşumu. )
- OLUYORMUŞ GİBİ OLMASI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> OLMAMASI
- OM MANI PADME HUM ile ...
( SELÂM OLSUN LOTUS'TAKİ CEVHERE )
- OM ile OM/OHM[Alm.] ile OM/AUM
( Kemiklerin toparlak ucu. İLE Elektrik direnç birimi. İLE Uzakdoğu öğretilerinde adı geçen, doğaya ve bütünlüğe yakın ve yaklaşılabilen, meditasyonlar sırasında kullanılan ses/selen. )
- OMACA ile ...
( Üzüm asmasının dip kısmı. )
- OMEGA MINUS PARTICLE[İng.] / PARTICULE OMÉGA MOINS[Fr.] / OMEGA-MINUS-TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= OMEGA EKSİ PARÇACIĞI
- OMEGA MESON[İng.] / MÉSON Ω[Fr.] ile/değil/yerine/= OMEGA MEZONU
- OMEGA[İng.] / OMÉGA[Fr.] / OMEGA[Alm.] ile/değil/yerine/= OMEGA
- ÖMER HAYYAM ile ...
( Ömer Hayyam diye bilinen bilginin doğru olan adı Ömer Hayyamî'dir. )
(
)
- OHMIC RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE OHMIQUE[Fr.] / OHMSCHER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= OMİK DİRENÇ
- OHMSCHER KONTAKT[Alm.] ile/değil/yerine/= OMİK DOKUNAK
- OHMIC LOSS[İng.] / PERTE OHMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= OMİK KAYIP
- OHMIC CONTACT[İng.] / CONTACT OHMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= OMİK TEMAS
- OHMSCHER VERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= OMİK YİTİK
- ÖMÜR:
KAMET ile/ve/<> EZAN ARASI
( Cenaze namazı kılınırken, "Er kişi niyetine" denildikten hemen sonra, "Allah-u Ekber" denilerek devam edilir.
["Allah-u Ekber" demeden önce "Ezanını okusaydık" diyene...
"Doğduğunda okunmuştu" diyerek, ezanın karşılığı anımsatılır.] )
- OMUR[İng. VERTEBRATE] ile/||/<> ADAPTİF BAĞIŞIKLIK[İng. ADAPTIVE IMMUNITY] ile/||/<> AİLEVİ AKDENİZ ATEŞİ[İng. FAMILIAL MEDITERRANEAN FEVER] ile/||/<> AKSİYEL İSKELET[İng. SKELETON AXIALE] ile/||/<> AMFİARTOZ[İng. AMFIARTOSE] ile/||/<> KAFATASI[İng. SKULL] ile/||/<> KEMİK[İng. BONE] ile/||/<> KEMİKLİ BALIK[İng. BONY FISH] ile/||/<> KIKIRDAKLI BALIKLAR (CHONDRİCHTHYES)[İng. CARTILAGINOUS FISH]
( Omurgayı oluşturan kemiklerin her birine verilen addır. Latince tekil ismi vertebra. @@ Lenf gözelerinin antijenlere belirli ve uzun süreli tepkilerini anlatmak için kullanılan genel bir terimdir. Majör histokompatibilite kompleksi, T-gözesi alıcıları (TCR), immunoglobulinlerle birlikte rekombinaz aktivitesine sahip enzimlere ihtiyaç duyar. Çenesiz balıklar haricindeki tüm omurgalılarda bulunmaktadır. @@ Karın, göğüs ya da eklemlerde tekrarlayan ağrılı inflamasyon atakları ile karakterize kalıtsal bir durumdur. Bu ataklara genellikle ateş ve bazen döküntü ya da baş ağrısı eşlik eder. Bazen kalp, beyni ve omuriliği çevreleyen zar ve testisler gibi vücudun diğer bölgelerinde de inflamasyon görülebilir. Etkilenen bireylerin yaklaşık yarısında, ataklardan önce prodrom olarak bilinen hafif semptomlar belirir. Prodromal semptomlar, daha sonra inflamasyon gerçekleşecek olan bölgede hafif rahatsız edici hisleri ya da daha genel rahatsızlık hissini içerir. @@ Vücudun kemik yapısının temel olarak omur, göğüs kafesi ve kafatasından oluşan bölümüdür. @@ Çok az ya da özel durumlarda oynayabilen eklemler. Örnek olarak kalça ve omurga arasındaki eklemler verilebilir. @@ Kafatası, omurgalıların kafasını çevreleyen iskelet yapısı. Kemik ya da kıkırdaktan oluşur ve beyin ve bazı duyu organlarını koruyan bir yapı oluşturur. Üst çene (alt çene değil) kafatasının bir parçasıdır. İnsan kafatasının beyni içeren kısmı (kranyum) küresel ve yüzünüz ile karşılaştırıldığında görece daha büyüktür. Diğer çoğu hayvanda kafatasının yüz kısmı, üst dişler ve burun da dahil olmak üzere, kranyumdan daha büyüktür. İnsanlarda kafatası, atlas olarak adlandırılan, başın sallama hareketine izin veren en yüksek vertebra tarafından desteklenir. Atlas, yan yana hareketine izin vermek için, eksende bir sonraki omurga üzerinde, aksis (axis), döner. @@ Vücut dokularının en serti. Organizmanın en önemli destekçilerinden biri. Kalsiyum bakımından doymuş olduğu için sert. Damar içerirler. Enine bakılacak olursa dış ve iç yüzeylerinin zarla kaplı olduğu görülebilir. Dıştaki zar "periosteum", içteki zar ise "endosteum" olarak adlandırılır. Kemik zarı, sert kemik, süngerimsi kemik, kırmızı kemik iliği, sarı kemik iliği, kan damarları ve eklem kıkırdağı gibi alt bölümleri var. @@ Sınıf Osteichthyes: Omurgalı sınıfı çenesiz ve kıkırdaklı balıklardan sonra gelişti. Çeneleri bulunur, iskeleti kemikten oluşur ve vücutlarını örten pulları vardır. En bilinen bilinen tatlısu ve tuzlu su balıkları bu öbeğe aittir. Yaşayan fosil Coelacanth, akrabaları (loblu balıklar) Devonien jeolojik döneme kadar (363-409 MÖ) izlenebilen kemikli bir balıktır. @@ İlkel 'çeneli' omurgalılar yaklaşık 400 MÖ ortaya çıktılar. İskeletleri tamamen kıkırdaktan oluşur. Sınıf, Elasmobranchii alt sınıfı (köpekbalıklarını, vatozlar) ve Holocephali alt sınıfını (sıçanbalığı) kapsar. Hem MHC sınıf I hem de sınıf II genlerine sahip olan en eski takson. Evrimsel merdivendeki bir sonraki adım kemikli balıktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OMUR ile OMURİLİK
- OMUR ile/ve/<> OMURİLİK/MURDARİLİK
( Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri. İçinden omurilik geçebilsin diye ortasında delik olan bir kemik parçası. İLE/VE/<> Omurga içinde bulunan boşluk boyunca uzanan, bozmadde ve akmaddeden oluşan, sinirsel doku. )
( ... ile/ve/<> MAĞZ-I PÜŞT )
( FIKRA ile/ve/<> MURDARİLİK )
- ÖMÜR ile ÖMÜRLÜ/LÜK ile ÖMÜRSÜZ/LÜK ile ÖMÜR ADAM ile ÖMÜR BOYU ile ÖMÜR BOYUNCA ile ÖMÜR TÖRPÜSÜ
- OMURGA STRES KIRIĞI(SPONDILOLIZIS) ile/ve/<> OMURGA KAYMASI(SPONDILOLISTEZIS)
- OMURGA ile HAYVAN OMURGASI
( Omurgayı hiçbir eylem rahatsız etmediğinde, huzursuz zihin yavaş yavaş rahatlar. )
( MEFKUR[çoğ. MEFÂKÎR]["ku" uzun okunur]: Omurga kemikleri kırılmış olan insan ya da hayvan. )
( BACKBONE vs. CARINA )
- OMURGA ile KARİNA[İt. < CARENA]
( ... İLE Gemi omurgası. | Gemi teknesinin su içinde kalan bölümü. )
- OMURGA ile OMURGALI ile OMURGASIZ ile OMURGALILAR ile OMURGASIZLAR
- OMURGADA:
C7 ile/ve/||/<>/> T1
- OMURGADA
YUVAR/DİSK:
OLAĞAN ile BOZULMUŞ ile BEL VERMİŞ ile FITIK ile İNCELMİŞ
(
)
- OMURGALI İLE OMURGASIZ ile/||/<> HAYVAN GRUPLARI
( Temel hayvan sınıflandırması. )
( Formül: 5 omurgalı sınıfı )
- OMURGALI ile/ve BİR DURUŞU OLAN/OLABİLEN
- OMURGALILAR:
SUCUL ile/ve/<> KARACIL ile/ve/<> İKİ-YAŞAYIŞLI
- OMURGALILAR ile/ve OMURGASIZLAR
( Omurgalıların Sınıflandırılması )
( VERTEBRATES vs. INVERTEBRATES )
- OMURGASIZLAR ile OMURGASIZ
( INVERTEBRATA vs. INVERTEBRATE )
( بي مهرگان ile غير ذيفقار ile بي مهره )
( BEY MOTEORGAN ile غير ذيفقار ile BEY MANPAREH )
- OMURGASIZ/LIK" ile/değil ÂŞIK/AŞK
- OMURGASIZ/LIK ile/değil BİLGE/LİK / İRFAN
- OMUZ ÖPÜŞMEK ile ...
( TARİKAT ÂDÂBINDANDIR )
- OMUZ/ÇİĞİN ile/ve KOLTUKALTI
( KETİF/KETEF/KİTF ile/ve İBT/IBIT[çoğ. ÂBÂT], ÂTÂL[< ITL] )
( ZÎR-İ SER ile/ve ZÎR-İ BAGAL )
( SHOULDER vs./and ARMPIT/AXILLA )
- OMUZLA DİRSEK ARASINDAKİ KEMİK ile DİRSEKLE BİLEK ARASINDAKİ KEMİKLER
( AZBÂ'[< ZAB], AZD ile ... )
( HUMERUS vs. ULNA and RADIUS )
- OMUZLAMAK ile OMUZLANMAK ile OMUZLAYABİLMEK ile OMUZ/LUK ile OMUZLU ile OMUZ BAŞI ile OMUZ OMUZA ile OMUZ EKLEMİ
- AYÂR-İ EVVEL[Osm.] / VORWAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN AYARLAMA
- BIAS CURRENT[İng.] / VORSPANNUNGSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME AKIMI
- BIAS DISTORTION[İng.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME BOZULMASI
- BIAS RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME DİRENCİ
- BIAS VOLTAGE[İng.] / VORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME GERİLİMİ
- BIAS CELL[İng.] / VORVORSPANNUNGSBATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN BESLEME PİLİ
- ÖN BEYİN'DE:
TALAMUS ile/ve HİPOTALAMUS ile/ve LİMBİK SİSTEM ile/ve BEYİN KABUĞU
( Talamus, duyu organlarından gelen sinir hücrelerinin beyin kabuğuyla olan ilişkisini sağlar. )
( Hipotalamus, en çok araştırılan beyin kısımlarından biridir. Büyüklüğü küçük bir kesme şeker kadar olmasına karşın, gördüğü işlemler son derece önemli ve değişiktir. Heyecanların ve arzuların denetlendiği merkezdir. Eşeysel davranış, yeme-içme bu merkezce denetlenir. )
( Limbik sistem beyin sapının yukarı kısmıyla ön beyin arasında yer alan sinir hücresi ağından oluşur. Heyecan yaşantısı, saldırma ve kaçma davramışlarıyla ilişkisi vardır. )
( THALAMUS vs./and HYPOTHALAMUS vs./and LIMBIC SYSTEM vs./and CEREBRAL CORTEX )
- ÖN BİLEŞEN ile/ve/||/<>/> ART BİLEŞEN
- ÖN BİLGİ ile/ve/değil/||/<> BAĞLAM
- VORWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN DİRENÇ
- ON DÖNÜM BOSTAN, YAN GEL, YAT OSMAN ile ARMUT PİŞ, AĞZIMA DÜŞ
- ÖN EK ile SON EK
( LÂHİKA: Ek. | Ulama. )
- ÖN KAPI ile ARKA KAPI
- ÖN KAPI ile ORTA KAPI(LAR) ile ARKA KAPI
( Otobüslerde ön kapı binmek içindir! Orta kapı(lar) ve arka kapı ise inmek içindir! Dikkat ediniz! )
- 10 NUMARA ile/ve/||/<> 5 YILDIZ
- ÖN ÖDEME ile TAKSİT
( ME'HÛZÂT: Alınan para. | Alınan paranın defterde yazıldığı hane. )
- 18 YAŞ:
ALTI ile/ve/||/<>/> ÜSTÜ
( İstenç[irâde] sahibi. İLE/VE/||/<>/> Direnç[ihtiyâr] sahibi. )
( Ne "yapacağını/yapabileceğini" "bilen". İLE/VE/||/<>/> [öncelikle] Ne yapmayacağını/yapmayabileceğini ve ne "yapacağını/yapabileceğini" bilen. )
- ON YIL ile ÇÖKÜŞ ile YOZLAŞMIŞ
( DECADE vs. DECADENCE vs. DECADENT )
( دهه ile آغاز ويراني ile تنزل ile روبانحطاط )
( DEHEH ile AGHAZ VEYRANY ile TANZEL ile روبانحطاط )
- DÉTÉRIORATION DU PRÉAMPLI[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖN YÜKSELTEÇ BOZULMASI
- PREAMPLIFIER[İng.] / PRÉAMPLIFICATEUR[Fr.] / VORVERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖN YÜKSELTEÇ
- ON YÜZLÜ ile DEKAHEDRON
( DECAHEDRAL vs. DECAHEDRON )
( ده رويه ile ده سطحي ile دهرو ile ده وجهي )
( DAH ROYYEH ile DAH SATHY ile دهرو ile DAH VAJEHY )
- ÖN ile CEPHE ile ÖNDEN ile CEPHE HATTI
( FRONT vs. FRONTAGE vs. FRONTAL vs. FRONTLINE )
( جبهه ile سردر ile روبرو ile جلو ile جلو خانه ile حريم ile جلو خان ile وابسته بجلو ile پيشاني )
( JABEHEH ile SARDAR ile ROBRO ile JELO ile JELO KHANEH ile HARYM ile JELO KHAN ile VABASTEH BEJELO ile PEYSHANY )
- ON ile ON PARA/LIK ile ON BİRLİ ile ON BİNLİK ile ON PARASIZ/LIK ile ON BİNLERCE ile ON AYAKLILAR ile ON MİLYONLUK
- ONE[Fr.] ile/değil/yerine/= ON
- -ONE[İng.] / -ONE[Alm.] ile/değil/yerine/= -ON
- ON ile ONUNÇ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( On sayısı.[10] İLE Onuncu. )
- ÖN ile UC
- ONA AİT ile/ve/değil/yerine ONUN ÜZERİNE
- ONA BAKMAK ile/değil/yerine ONUNLA BAKMAK
( [not] TO LOOK ON IT vs./but TO LOOK BY IT
TO LOOK BY IT instead of TO LOOK ON IT )
- ONANMAK ile ONARMAK ile ONATMAK ile ONAŞMAK ile ONARILMAK ile ONAYLAMAK ile ONAYLANMAK ile ONAYLATMAK ile ONARABİLMEK ile ONARIVERMEK ile ONAYABİLMEK ile ONAYLATABİLMEK ile ONAYLAYABİLMEK ile ONA ile ONAR ile ONAT ile ONAY ile ONARLI ile ONAYLI ile ONANİZM ile ONAYSIZ ile ONA BUNA
- ONARIM ile ONARICI/LIK ile ONARIMCI/LIK
- ONAY (ALMAK)/ONAYLAMAK ile/ve/değil/yerine OLUR (ALMAK)/OLURLAMAK
- ONAY ile/ve EMİNLİK
( APPROVAL vs./and TO BE SURE )
- ONAY ile/ve/değil TESPİT
( [not] APPROVAL vs./and/but ESTABLISHING )
- ONAYLAMAK ile ONAY ile CİRANTACI ile ONAYLAYAN
( ENDORSE vs. ENDORSEMENT vs. ENDORSER vs. ENDORSING )
( درپشت سندنوشتن ile صحه گذاردن ile ظهرنويسي کردن ile جيرو کردن ile ظهرنويسي ile ضهر نويسي ile جيرو ile ظهر نويسي ile پشت نويسي ile صحه ile پشت نويس ile ضهر نويس )
( DARPASHT SANDNOSHTAN ile SAHEH GOZARDAN ile ZANPARNOYSY KARDAN ile JYRO KARDAN ile ZANPARNOYSY ile ZEAR NOYSY ile جيرو ile ZANPAR NOYSY ile POSHT NOYSY ile SAHEH ile POSHT NOYS ile ZEAR NOYS )
- ONAYLAMAK ile ONAY ile ONAYLANDI ile DOĞRULAYICI
( CONFIRM vs. CONFIRMATION vs. CONFIRMED vs. CONFIRMER )
( تاييد کردن ile تسجيل کردن ile تنفيذ کردن ile تصديق کردن ile استوار کردن ile تنفيذ ile تاييد ile تسجيل ile پادار ile مسجل ile مويد )
( TAYYD KARDAN ile TASJYLE KARDAN ile TANFYZE KARDAN ile TASADYGH KARDAN ile ESTAVAR KARDAN ile تنفيذ ile TAYYD ile تسجيل ile PADAR ile MASJEL ile MOYD )
- ONAYLAMAK ile ONAYLAMA ile OLUMLU ile OLUMLU CEVAP
( AFFIRM vs. AFFIRMATION vs. AFFIRMATIVE vs. AFFIRMATIVE ANSWER )
( آشکارا گفتن ile بحق دانستن ile يجاب ile تصديقآميز ile مبت ile عبارت مثبت ile اظهار مثبت ile جواب مثبت )
( ASHKARA GOFTAN ile BAHGH DANSTAN ile يجاب ile تصديقآميز ile مبت ile EBART MOSBAT ile EZEHAR MOSBAT ile JAVAB MOSBAT )
- ONAYLAMAK ile SABİTLEŞTİRMEK
( TO APPROVE vs. TO GET FIXED )
- ONAYLAMA(MA) ile/ve/||/<>/> AYNALAMA(MA)
- ONAY/LAMA(MA)K ile/ve/değil/yerine/<> DESTEK/LEME(ME)K
- ONAYLA(MA)MAK ile/ve UYGUN BUL(MA)MAK
( (NOT) TO APPROVE vs./and (NOT) TO SEE FIT )
- ONAYLANABİLİR ile ONAY ile ONAYLAMAK ile ONAYLAMAK ile ONAYLI
( APPROVABLE vs. APPROVAL vs. APPROVE vs. APPROVE OF vs. APPROVED )
( قابل تصويب ile موافقت ile تصويب ile امضاء ile صوابديد ile تييد ile روا داشتن ile به تصويب رساندن ile امضاکردن ile تصويب کردن ile پسند کردن ile مصوب ile مصوبه ile مستحسن )
( GHABEL TASOOYBE ile MOVAFEGHT ile TASOOYBE ile EMZA ile صوابديد ile TYYD ile RAVA DASHTAN ile BAH TASOOYBE RESANDAN ile EMZAKARDAN ile TASOOYBE KARDAN ile PASAND KARDAN ile MOSOUB ile MOSOOBEH ile مستحسن )
- ONAYLANIRLIK ile/ve/||/<> KABUL EDİLİRLİK
- ONAYLATILMAK ile ONAYLATTIRMAK ile ONAYLATTIRILMAK
- ONBAŞI ile BEDENSELLİK ile KURUMSAL
( CORPORAL vs. CORPORALITY vs. CORPORATIVE )
( سرجوخه ile جسمي ile هستي جسماني ile جسميت ile جسمانيت ile شرکتي )
( SARJUKHEH ile JASMY ile NPASTY JASMANY ile جسميت ile JASMANYT ile SHARKATY )
- ONBİR BOYUT ile/ve/||/<> "PARALEL EVRENLER"
- ONBUL ile ...
( Papua Yeni Gine'nin Avi Köyü'nde bulunan, yuvarlak gözlü, kahverengi, ilginç bir hayvan. )
- ÖNCE CÂN, SONRA CÂNAN ile/ve/değil ÖNCE CÂNAN, SONRA CÂN
( "Canım var!" diyen ölüdür. )
( Canından vazgeçen ölüler için ölüm var mı? )
( ÂŞIK OLDUR KİM KILÂR CANIN FEDÂ CÂNÂNINA
MEYL-İ CÂNÂN ETMESİN HER KİM Kİ KIYMAZ CÂNINÂ
CÂNI KİM CÂNÂNI İÇİN SEVE CÂNÂNIN SEVER
CÂNI İÇİN KİM Kİ CÂNÂNIN SEVER CÂNIN SEVER )
( [Ancak] Verirsek canı, alırız cananı. )
- [ÖNCE] NE OLDUĞU ÜZERİNDEN BİLMEK ile/ve/değil/yerine/sonra/||/<>/< NE OLMADIĞI ÜZERİNDEN BİLMEK
- ÖNCE SEN!" ile/değil/yerine/||/<>/< SENDEN SONRA
- [önce] YORUM ile/ve/sonra/> AŞIRI YORUM
( YORUM VE AŞIRI Y0RUM (UMBERTO ECO) kitabını okumanızı salık veririz.
)
( INTERPRETATION/COMMENT vs. EXCESSIVE INTERPRETATION/COMMENT )
- ÖNCE ile/değil İLK
- ÖNCE ile ÖNCEDEN
( BEFORE vs. BEFOREHAND )
( پيشاپيش ile پيش از ile قبلازاينکه ile پيش از آن که ile در پيشگاه ile ماقبل ile درحضور ile قبل ile قبل از ile قبل ازاينکه )
( PEYSHAPYSH ile PEYSH AZ ile GHABLAZAYNAKEH ile PEYSH AZ AN KEH ile DAR PEYSHGAH ile MAGHABL ile DARHOZUR ile GHABL ile GHABL AZ ile GHABL AZAYNAKEH )
- ÖNCEDEN BELİRLENMİŞ ile ÖN KISIM
( FORETOKEN vs. FORETOP )
( اعلام قبلي ile قبلا آگاهانيدن ile موي پيشاني ile کاکل اسب )
( ELAM GHABLY ile GHABLA AGAEHANYDAN ile MOY PEYSHANY ile KAKEL ASB )
- ÖNCEDEN BİLDİRMEK ile KEHANET ile KEHANET
( FORETELL vs. FORETELLER vs. FORETELLING )
( پيشگوئي کردن ile نبوت کردن ile غيب گفتن ile ازپيش آگاهي دادن ile پيشگو ile پيشگوئي )
( PEYSHGOIY KARDAN ile NABUT KARDAN ile GHYBE GOFTAN ile AZPYSH AGAHY DADAN ile PEYSHGO ile پيشگوئي )
- ÖNCEDEN ile ÖNCEDEN SATIŞ
- ÖNCEDEN ... ile/ve/değil/||/<>/< ÖNCELERİ ...
- ÖNCEKİ ile/ve SONRAKİ
( AKDEM[< KADÎM] ile/ve ÂHİR )
( BEFORE vs./and LATER )
- ÖNCEKİ ile/ve/değil YETERSİZLİK
- ÖNCEL ile/ve/||/<>/> İLİNEKSEL
- ÖNCEL ile ÖNCÜL
- ÖNCELEMEK ile ÖNCE/LİK ile ÖNCEL ile ÖNCECİ/LİK ile ÖNCESİZ/LİK ile ÖNCELİKLİ/LİK ile ÖNCEL DÜZEN ile ÖNCEL BELİRLEME ile ÖNCESİZ SONRASIZ
- ÖNCELİK/SONRALIK ile/ve/değil/yerine İÇ İÇELİK
- ÖNCELİK VERMEK ile "AĞIRLIK VERMEK"
( TO GIVE PRECEDENCE vs. "TO CONCENTRATE" )
- ÖNCELİK ile/ve/değil/<>/= İLGİ
( [not] URGENT vs./and/but/<>/= PRIOR )
- ÖNCELİK ile/ve İTİBAR
- ÖNCELİK ile/ve/değil KAYNAK
( [not] PRIORITY vs./and/but SOURCE )
- ÖNCELİK ile/ve/değil/||/<>/< MERKEZÎ
- ÖNCELİK ile/ve/değil MEŞGUL OLMA
( [not] PRIORITY vs./and/but TO BE BUSY )
- ÖNCELİK ile/ve ÖZELLİK
( PRIORITY vs./and ATTRIBUTE )
- ÖNCELİK ile/ve/değil/||/<>/< PAYLAŞILMIŞ ÖNCELİK
- ÖNCELİK ile/ve "POZİTİF AYRIMCILIK"
- ÖNCELİK ile/ve/||/<>/< ZORUNLULUK
- OKUMAK:
TEKRAR TEKRAR -ile/ve
- ÖNCELİKLE ile/ve/||/<> BAŞTA
- ÖNCELİK/LER ile/ve ÖZLEM/LER
- ÖNCELİKLİ KILMAK ile/ve/<> ÖNE ÇIKARMAK
- ÖNCELİKLİ/ÖNCELİĞİ (OLAN) ile/ve ÖNEM(L)İ (OLAN)
( Önde gelmesi gereken, öne alınmalıdır. )
( TAKADDÜM ile/ve EHEMMİYET )
( (THE) PRIORITY(/PRIMARY) vs./and (THE) IMPORTANT(/IMPORTANCE) )
- ÖNCELİK/Lİ (OLAN) ile/ve ÖNEM(Lİ) (OLAN)
( (THE) PRIORITY(/PRIMARY) vs./and (THE) IMPORTANT(/IMPORTANCE) )
- ÖNCELİK/Lİ ile/ve/değil/yerine AYRICALIK/LI
( [not] PRIORITY vs./and/but PRIVILEGED
PRIVILEGED instead of PRIORITY )
(1996'dan beri)