ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.563 başlık/FaRk ile birlikte,
71.563 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(198/288)
- OLANAKSIZLAŞMAK ile OLANAKSIZLAŞTIRMAK ile OLANAK ile OLANAKLI/LIK ile OLANAKSIZ/LIK
- OLANAKSIZLIK/İMKÂNSIZLIK ile/değil/yerine ZORLUK ("ZORLUK" değil/yerine KOLAY OLAMAMA)
- OLANAKSIZLIK ile/değil İZİN VERMEME
( [not] IMPOSSIBILITY vs./but NOT TO ALLOW )
- OLANAKSIZ/LIK ile/değil/yerine OLANAKLI/LIK
( Aralarındaki tek fark, kararlılık derecesindedir. )
- OLAN/DAN ile/ve OLMAYAN/DAN
( Kâr. İLE/VE Yarar. )
- OLANI/ELDEKİNİ:
BEĞENMEMEK ile/ve/<>/değil/yerine DAHA İYİSİNİ İSTEMEK
- OLANI BİLİRİM/BİLEYİM ile/ve/||/<>/< OLMASI GEREKENİ (")BİLEBİLİRİM(")/BİLEYİM
( Aristoteles. İLE/VE/||/<>/< Platon. )
- OLANLA(RLA) / OLDUĞU KADARIYLA:
TATMİN/MUTMAİN OLMA(MA)K ile/ve/değil/yerine/||/<> YETİNME(ME)K
- ...:
OLARAK GÖRMEMEK ile/ve/||/<>/< KABUL ETMEMEK
- ... OLARAK ile/değil/yerine ... OLARAK DA
- ... OLARAK ile/yerine/değil ... SIFATIYLA
- ... OLARAK GÖRMEK ile ... OLARAK KABUL ETMEK
( )
- ... (OLARAK) GÖRÜLÜR ile ... (OLARAK) GÖRÜNÜR
- ... OLARAK KALMAMASI KOŞULUYLA ile ... OLMAMAK/KALMAMAK ÜZERE
- OLASI (BİR DURUM/SÜREÇ/YANLIŞLIK/KAZA/SONUÇ) ile/ve/değil/yerine OLASI(LIKLI) (BİR DURUM/SÜREÇ/YANLIŞLIK/KAZA/SONUÇ)
- OLASI OLANAK/MUHTEMEL MÜMKÜN ile/||/<> OLANAKLI OLASILIK/MÜMKÜN MUHTEMEL
- OLASI ile/ve/değil/yerine OLASILIKLI
- OLASILIĞI DÜŞÜNMEYE BAŞLAMAK ile/ve OLASILIĞIN YÜKSEK OLMASI
( TO BEGIN TO THINK ABOUT PROBABILITY vs./and HIGH PROBABILITY )
- ... OLASILIĞI:
YÜKSEKTİR ile/ve/||/<>/> YÜKSELİR
- CONSERVATION DE LA PROBABILITÉ[Fr.] / WAHRSCHEINLICHKEITSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OLASILIĞIN KORUNUMU
- OLASILIK DIŞILIK ile OLASILIK DIŞI ile OLASILIKSIZLIK
( IMPROBABILITY vs. IMPROBABLE vs. IMPROBITY )
( استبعاد ile بعيد ile غير محتمل ile مستبعد ile نا پاکي )
( استبعاد ile بعيد ile غير محتمل ile مستبعد ile نا پاکي )
- CALCULUS OF PROBABILITY[İng.] / CALCUL DES PROBABILITÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= OLASILIK HESABI
- WAHRSCHEINLICHKEITS RECHNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OLASILIK (İHTİMALİYET HESABI)
- PROBABILITY CONSERVATION[İng.] ile/değil/yerine/= OLASILIK KORUNUMU
- PROBABILITY DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE PROBABILITÉ[Fr.] / WAHRSCHEINLICHKEITSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= OLASILIK YOĞUNLUĞU
- OLASILIK ile/ve/değil BULANIK MANTIK
( Bilgisizlikte. İLE/VE/DEĞİL Bilgiye dayalı. )
( [not] PROBABILITY vs./and/but FUZZY LOGIC )
- OLASILIK ile/ve/değil BULANIK MANTIK
( Bilgisizlikte. İLE/VE/DEĞİL Bilgiye dayalı. )
- OLASILIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< DENEYİM
- OLASILIK ile/ve/||/<> "DOLAYLI İLİŞKİ"
- OLASI/LIK ile/ve/||/<> GÖRELİ/LİK
- OLASILIK ile/||/<> KOMBİNASYON
( Olasılık ve Kombinasyon arasındaki ilişki )
- OLASILIK ile/||/<> KURAM
( Olasılık kuramınin analitik yaklaşımı )
( Pierre-Simon Laplace tarafından 1812 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1749-1827) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik, Astronomi) (Önemli katkıları: Laplace dönüşümü, olasılık teorisi) )
- OLASILIK ile/ve KUVVE
- OLASILIK ile MARKOV ZİNCİRİ/SÜRECİ
( Bir Markov zinciri ya da Markov süreci, her olayın olasılığının yalnızca önceki olayda elde edilen duruma bağlı olduğu olası olaylar dizisini tanımlayan rastlantısal[stokastik] bir modeldir. Zincirin ayrık[discrete] zaman adımlarında durumu hareket ettirdiği, sonsuz[countably infinite] bir dizi, ayrık zamanlı bir Markov zinciri [DTMC] verir. Sürekli zamanlı bir süreç, sürekli zamanlı Markov zinciri [CTMC] olarak adlandırılır. Adını Rus matematikçi Andrey Markov'dan almıştır.
Markov zincirleri, gerçek dünya süreçlerinin istatistiksel modelleri olarak birçok uygulamaya sahiptir, örneğin motorlu taşıtlardaki hız kontrol düzenlerini, bir havaalanına gelen müşteri kuyruklarını ya da hatlarını, döviz kurlarını ve hayvan popülasyonu devinimleri gibi konuları incelemek için kullanılabilir.
Markov süreçleri, karmaşık olasılık dağılımlarından örneklemeyi simüle etmek için kullanılan ve Bayes istatistikleri, termodinamik, istatistiksel mekanik, fizik, kimya, ekonomi, finans, sinyal alanlarında uygulama bulan Markov zinciri Monte Carlo olarak bilinen genel rastlantısal[stokastik] simülasyon yöntemlerinin ve işleme, bilgi kuramı ve konuşma işlemenin temelidir.
Markovian ve Markov sıfatları, Markov süreci ile ilgili bir şeyi tanımlamak için kullanılır. )
- OLASILIK ile MİLYONDA BİR OLASILIK
( Ümitsiz. İLE Çok küçük olsa da bir ümit. )
- OLASILIK ile/ve/değil/ne yazık ki "NİYET OKUMASI"
- OLASI/LIK ile OLASICI/LIK ile OLASILI ile OLASILIK HESABI
- PROBABILITY[İng.] / PROBABILITÉ[Fr.] / WAHRSCHEINLICHKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= OLASILIK
- OLASILIK ile/ve/||/<>/> TEDBİR
- OLASILIK'IN:
ÇOKLUĞU ile/değil ÇEŞİTLİLİĞİ
- OLASILIKLARA "GÜVENMEK" ile/ve/değil/yerine KENDİMİZE GÜVENMEK
( Anımsa ki, her zaman şanslı olmayabilirsin! )
( [not] TO TRUST THE CHANCE vs./and/but TO TRUST THE SELF
TO TRUST THE SELF instead of TO TRUST THE CHANCE
Remind that, you might not lucky every time! )
- OLASILIKLARI DÜŞÜNMEK/HESAPLAMAK ile "ŞOM AĞIZLILIK"
- OLAY "AÇLIĞI" ile/ve/değil/||/<>/< ONAY AÇLIĞI
- OLAY/OLGU/DURUM ile/ve/||/<>/>< YADSIMA
- OLAY UFKU TELESKOBU ile/||/<> RADYO TELESKOP DİZİSİ
( Olay Ufku Teleskobu küresel VLBI ağı İLE radyo teleskop dizisi yerel gözlemdir. EHT dünya boyutunda sanal teleskop İLE M87 kara delik ilk görüntüsü aldı. EHT 2019'da kara delik gölgesi İLE kuramları doğruladı. )
- OLAY UFKU ile/ve/<> ERGOSFER
( EVENT HORIZON ile/ve/<> ERGOSPHERE )
(
)
- OLAY UFKU ile/||/<> ERGOSFER
( Olay ufku geri dönüşsüz sınır İLE ergosfer enerji çıkarılabilir bölge. )
( Formül: r = r_s İLE r_s < r < 2r_s )
- OLAY UFKU ile/||/<> TEKİLLİK
( Olay ufku dönüş noktası olmayan sınır İLE tekillik sonsuz yoğunluk noktasıdır. Olay ufku gözlemlenebilir İLE tekillik matematiksel kavramdır. Schwarzschild yarıçapı olay ufku büyüklüğü İLE tekillik merkezde yer alır. )
( Karl Schwarzschild tarafından 1916 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1873-1916) (Ülke: Almanya) (Alan: Astrofizik, Matematik) (Önemli katkıları: Schwarzschild yarıçapı, Einstein alan denklemlerinin ilk tam çözümü, kara delik teorisinin matematiği) )
- HADİSE[Osm.] / VORGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= OLAY
- OLAY ile/ve OLGU
( Edebî. İLE/VE Bilimsel. )
( Fizik alanda gerçekleşmiş olup, üzerine herhangi bir eklemenin/yorumlamanın yapılamayacağı kesinlik/"sonuç". İLE/VE Oluş'un potansiyeli, kavramsallığı, sürekliliği, genelleştirilmesi. )
( OLGU: Varoluşu zihne bağlı olmayan. )
( Zorunlulukları gösterilmemiş betimleme. İLE/VE Betimlenen üzerine yönelerek nedenselliklerini sorgulamak. )
( Yaşayan kişi. İLE/VE Ölmüş kişi. )
( İlineksel. İLE/VE Ussal. )
( EVENT vs./and FACT )
( EREIGNIS/VORFALL mit/und TATSACHE )
- OLAY/DURUM ile/ve/||/<> AYRINTI/LAR(I)
- OLAYI" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ... DURUMU
- OLAYLAR ile/ve YANSIMALAR
( EVENTS vs./and REFLECTIONS )
- OLAYLARDA/SORUNLARDA:
İZİN VERME(ME)K ile/ve/değil/||/<> İZLEME(ME)K
- OLAYLAŞTIRMAK ile OLAY ile OLAYCI/LIK ile OLAYLI ile OLAYSIZ ile OLAYLAMA ile OLAY BİLİMİ ile OLAY BİLİMSEL
- ÖLÇEK ile/ve/değil EŞİK
- MİKYAS[Osm.] / SCALE[İng.] / ÉCHELLE[Fr.] / MASSSTAB, SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇEK
- ÖLÇEK ile/ve/<> NİCELİK
( vs./and/||/<> QUALITY )
- ÖLÇEK ile/ve/<> NİTELİK
( vs./and/||/<> ATTRIBUTE )
- ÖLÇEK ile ÖLÇEKLİ ile ÖLÇEKSİZ/LİK ile ÖLÇEK ÇİZGİSİ
- ÖLÇEK ile VERNİYE[< VERNIER adından]
( ... İLE Doğrusal ya da dairesel boyutların ölçülmesinde, ölçme duyarlılığını artıran, çok küçük boyutların ölçülebilmesini sağlayan düzenek. )
- ÖLÇEK/LENDİRME ile/ve/||/<>/>/< BİRİM/LENDİRME
- METABOLBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇEKLİ BALON
- MESSZYLINDER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇEKLİ SİLİNDİR
- ÖLÇEKSİZ AĞ ile/||/<> RASTGELE AĞ
( Ölçeksiz üs yasası P(k)~k^(-γ), rastgele Poisson. )
( Formül: Hub var İLE homojen )
- MESSFÜHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇER
- ÖLÇERMEK ile ÖLÇER
- MEASURING PIPET[İng.] ile/değil/yerine/= ÖLÇME PİPETİ
- ÖLÇME ile/ve/||/<> ÖLÇÜMLEME
- ÖLÇMEK ile/ve HESAPLAMAK
( TO CONSIDER vs./and TO COMPUTE )
- ÖLÇMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TARTMAK
- ÖLÇMEK ile/ve/<> "YÜKLEMEK"
- ÖLÇÜ EKSİKLİKLERİNDE:
İMÂLE ile/ve/<> ZİHAF ile/ve/<> MED ile/ve/<> VASL(ULAMA) ile/ve/<> KASR ile/ve/<> SEKT-İ MELİH
( Kısa olan hecenin, uzun okunması. İLE/VE/<> Uzun hecenin, kısa okunması. İLE/VE/<> Bir tam sesi, birbuçuk sese yükseltmek. İLE/VE/<> Sessizle biten sözcüğün, sesliyle başlayan sözcüğe bağlanması. İLE/VE/<> Sessizle biten sözcüğün, sesliyle başlayan sözcüğe bağlanması. İLE/VE/<> Uzun heceyi, inceltmek. İLE/VE/<> Kısa hecelerin, birleşerek, uzun hece oluşturması. )
( )
- ÖLÇÜ ile/ve AMAÇ
( MODERATION vs./and AIM )
- ÖLÇÜ ile/ve/değil/||/<>/< ARAÇ
- ÖLÇÜ ile/ve AYAR
( MODERATION vs./and SETTING, ALIGNMENT )
- ÖLÇÜ ile/||/<> AYAR
- ÖLÇÜ ile/ve DENETİM/KONTROL
( MODERATION vs./and CONTROL )
- ÖLÇÜ ile/ve/||/<> DERECE
( MEASURE vs./and/||/<> DEGREE )
- ÖLÇÜ ile/ve/değil EŞİK
- ÖLÇÜ ile/ve/||/<> KARAKUŞÎ
( ... İLE Yasa, kural, mantık ölçülerine dayanmayan. )
- MİKYAS[Osm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜ
- ÖLÇÜ ile/ve/<> ÖLÇÜT ile/ve/<> ÖLÇEK
( MEASURE vs./and/<> CRITERION vs./and/<> SCALE )
- ÖLÇÜ ile/ve/||/<> ORAN ile/ve/||/<> MATEMATİK
( Bilim/de. İLE/VE/||/<> Sanat/ta. İLE/VE/||/<> Müzik/te. )
( MEASURE vs./and/||/<> RATIO vs./and/||/<> MATHEMATICS )
- ÖLÇÜ ile/ve/||/<>/> UZLAŞI
- ÖLÇÜ ile/ve YASALLIK/MEŞRUİYET
( TO CONSIDER vs./and LEGALITY )
- ÖLÇÜ ile/ve/||/<> YEĞLEME
- ÖLÇÜ ile/ve/değil/||/<>/< YÖNTEM
( [not] MEASURE vs./and/but/||/<>/< METHOD )
- ÖLÇÜDE:
7'Lİ ile/ve/<> 8'Lİ ile/ve/<> 11'Lİ ile/ve/<> 14'LÜ
( Mâni. İLE/VE/<> Semai, destan, türkü. İLE/VE/<> Koşma, destan. İLE/VE/<> Çağdaş Türk ve Tekke Yazını. )
( )
- ÖLÇÜDE:
HECE ile/ve/<> SERBEST ile/ve/<> ARUZ
( )
- ÖLÇÜLEBİLEN EN KÜÇÜK/KISA ZAMAN BİRİMİ -ile
( 10¯43
Saniyenin 10 x milyonda biri [ 0.0000000000000000000000000000000000000000001 ] )
( 1 millisecond [ms] = 0.001 second [s]
1 minute [min] = 60 second [s]
1 hour [h] = 3600 second [s]
1 day [d] = 86400 second [s]
1 week = 604800 second [s]
1 month = 2628000 second [s]
1 year [y] = 31557600 second [s]
1 decade = 315576000 second [s]
1 century = 3155760000 second [s]
1 millennium = 31557600000 second [s]
1 microsecond [µs] = 1.0E-6 second [s]
1 nanosecond [ns] = 1.0E-9 second [s]
1 picosecond [ps] = 1.0E-12 second [s]
1 femtosecond [fs] = 1.0E-15 second [s]
1 attosecond [as] = 1.0E-18 second [s]
1 shake = 1.0E-8 second [s]
1 month (synodic) = 2551443.84 second [s]
1 year (Julian) = 31557600 second [s]
1 year (leap) = 31622400 second [s]
1 year (tropical) = 31556930 second [s]
1 year (sidereal) = 31558149.54 second [s]
1 day (sidereal) = 86164.09 second [s]
1 hour (sidereal) = 3590.1704166667 second [s]
1 minute (sidereal) = 59.8361736111 second [s]
1 second (sidereal) = 0.9972695602 second [s]
1 fortnight = 1209600 second [s]
1 septennial = 220752000 second [s]
1 octennial = 252288000 second [s]
1 novennial = 283824000 second [s]
1 quindecennial = 473040000 second [s]
1 quinquennial = 157680000 second [s]
1 Planck time = 5.39056E-44 second [s] )
- ÖLÇÜLEBİLİR/LER ile ÖLÇÜLEMEZ/LER
( MEASURABLE/S vs. UNMEASURABLE/S )
- ÖLÇÜLEBİLİRLİK ile/ve ÖLÇÜLEMEZLİK
( Sanat, evrenin ölçülemezliği ile uğraşır. )
( MEASURABILITY vs./and DISMEASURABILITY
Art interest to dismeasurability of universe. )
- ÖLÇÜLEMEZLER VE TARTILAMAZLAR:
ISI ile/ve/||/<> IŞIK ile/ve/||/<> ELEKTRİK ile/ve/||/<> MANYETİZMA
- ÖLÇÜLEMEZLİK ile/ve AKTARILANIN ÖLÇÜLEBİLİRLİĞİ
( UNMEASURABILITY vs./and MEASURABILITY OF TRANSMISSING )
- ÖLÇÜLEMEZLİK ile BULAŞICI
( INCOMMENSURABILITY vs. INCOMMUNICABLE )
( سنجش ناپذيري ile عدم تقارن ile غيرقابل پخش )
( SANJESH NAPAZYRY ile ADAM TAGHARAN ile GHYRAGHABEL POKHSH )
- ÖLÇÜLEMEZLİK ile ÖLÇÜLEMEZ
( IMPONDERABILITY vs. IMPONDERABLE )
( غير محسوسي ile نا انديشيدني )
( غير محسوسي ile NA ANDYSHYDANY )
- VOLUMETRIC FLASK[İng.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜLÜ BALON
- MEASURING CYLINDER[İng.] / ÉPROUVETTE GRADUÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜLÜ SİLİNDİR
- ÖLÇÜLÜ ile/ve/||/<> ÖLÇÜ İLE
- ÖLÇÜLÜLÜK ile/ve/<> DENGE
( MODERATION vs./and/<> BALANCE )
- ÖLÇÜM İLE BELİRSİZLİK İLE HATA ile/||/<> DENEYSEL YÖNTEM
( Fizik deneylerinin temelleri. )
( Formül: σ = √(Σ(x-μ)²/n) )
( Werner Heisenberg tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1976) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Belirsizlik ilkesi, kuantum mekaniği) (Nobel: 1932) )
- MEASUREMENT[İng.] / MESURE[Fr.] / MESSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜM
- ETALON[İng.] / ÉTALON[Fr.] / ETALON[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜN, ETALON
- SOURCE ÉTALON[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜN KAYNAK
- TEMPÉRATURE ET PRESSION STANDARD[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜN SICAKLIK VE BASINÇ
- ÖLÇÜSÜZ/LÜK ile/ve/değil/||/<> "GEMSİZ/LİK"
- ÖLÇÜ/T ile/ve/değil/<> ÇERÇEVE
- ÖLÇÜT ile/ve/||/<> GEREKÇE
- MEHENK[Osm.] / CRITERION, STANDARD[İng.] / CRITÈRE[Fr.] / KRITERIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÇÜT
- OLD ile/değil GOLD
- OLDRUM ile OLDUK/OLDUQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sakatlanmış kişi. İLE Nalsız. )
- OLDU" ile/değil OLDUĞU
- OLDU ile OLUYOR ile OLACAK
( Daha önce defalarca olmuş olsa bile; olmaya devam ediyor ya da edecek "görünse" bile; olacağı "kesin" diye beklenilse bile olmaya devam edecek anlamına gelmez/getirilemez. )
- ... OLDUĞU HALDE ile/ve/değil/yerine ... OLMASINA KARŞIN
- ... OLDUĞU İÇİN ile/ve/değil/yerine ...(DAN) (OLDUĞUNDAN) DOLAYI
( [adın/ismin] -e hali. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE -den hali. )
( DOYMAK İÇİN ile/ve/değil/yerine ACIKTIĞIMDAN DOLAYI )
- ... OLDUĞU KADAR ile/ve/değil ... OLMASININ YANISIRA
- OLDUĞUN GİBİ GÖRÜNMEK/KONUŞMAK ile/ve/<> GÖRÜNDÜĞÜN/KONUŞTUĞUN GİBİ OLMAK
( Kendinizi olduğunuz gibi bilmek için tüm fikirlerden vazgeçiniz. )
( TO VISUALIZE LIKE HOW/WHAT YOU ARE vs./and/<> TO BE LIKE HOW/WHAT YOU ARE
To know yourself as you are, give up all ideas. )
- OLDUĞUN GİBİ OLMAK ile/ve/değil/||/<>/< YALINLIK
- VER(EBİL)MEK:
OLDUĞUNDA/BOLLUKTA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLMADIĞINDA/KITLIKTA/ZORLUKTA/YOKLUKTA
- ... OLDUĞUNDA / GEREKTİĞİNDE ile/değil ... OLURSA / GEREKİRSE
- ... OLDUĞUNU:
"DÜŞÜNÜYORUM" ile/değil TAHMİN EDİYORUM
- OLDUKÇA ile İYİCE
- OLDURMAK ile OLDU ile OLDUKÇA ile OLDUM OLASI ile OLDUM BİTTİM ile OLDUM OLASIYA
- ÖLDÜRME ile !KIYA/!CİNAYET[Ar.]
( )
- ÖLDÜRME ile/ve/||/<> YOK ETME
- ÖLDÜRMEK ile BİRBİRİMİZİ ÖLDÜRMEK ile ZAMANI ÖLDÜRMEK
( KILL vs. KILL EACH OTHER vs. KILL TIME )
( بقتل رساندن ile به قتل رساندن ile ذبح کردن ile کشتار کردن ile مقاتله کردن ile وقت کشتن )
( BAGHTEL RESANDAN ile BAH GHTEL RESANDAN ile ZEBH KARDAN ile KESHTAR KARDAN ile MOGHATLEH KARDAN ile VAGHT KESHTAN )
- ÖLDÜRMEK ile ÖLDÜRTMEK ile ÖLDÜRÜLMEK ile ÖLDÜREBİLMEK ile ÖLDÜRTEBİLMEK ile ÖLDÜRÜCÜ/LÜK
- ÖLDÜRÜCÜ ile ÖLDÜRÜCÜLÜK
( LETHAL vs. LETHALITY )
( مرگ آور ile کشنده بودن )
( MORG AVAR ile KESHANDEH BODAN )
- OLE ile OLEY
- OLEATE[İng.] / OLEAT[Alm.] ile/değil/yerine/= OLEAT
- ÖLEBİLMEK ile ÖLET ile ÖLE DİRİLE
- OLED İLE QLED İLE PEROVSKİTE LED ile/||/<> IŞIK YAYAN MALZEMELER
( Display teknolojisi malzemeleri. )
( Formül: EQE = IQE × ηout )
- OLEFINS[İng.] / OLÉFINE[Fr.] / OLEFINE[Alm.] ile/değil/yerine/= OLEFİNLER
- OLEİK ile OLEİK ASİT
- OLEİK[Fr.] ile OLEİN[Fr.] ile OLEFİN[Fr.]
( Yağlarda, gliserin ile birlikte bulunan, rengi, kokusu, tadı olmayan, 4 °C'de billur durumunda katılaşan sıvı bir madde. İLE Sıvı yağlarda ve margarinlerde bulunan oleik asidin bir esteri. İLE Etilen gibi yapısına başka bir öğe ya da kök sokulabilen, karbonlu hidrojenlerin genel adı. )
- ÖLEN ile OLAN
( Hayvan ölür, insan olur. )
( Hayvan, koptuğu yere bitişmemiş demektir. )
- ÖLENE KADAR ile/değil ÖĞLENE KADAR
- OLEOVITAMIN A[İng.] ile/değil/yerine/= OLEOVİTAMİN A
- OLEOVITAMIN D[İng.] ile/değil/yerine/= OLEOVİTAMİN D
- ÖLEREK SOYMAK ile/değil BİLEREK SOYMAK
- OLFACTORY[İng.] ile/değil/yerine/= OLFAKT
- OLIGO-[Fr.] ile/değil/yerine/= -OLGO-
- OLGU/OLUŞ ile TESADÜF
- OLGU/OLUŞ ile TESADÜF
( FACT/BEING vs. COINCIDENCE )
- OLGU ile DÜŞÜNCE/FİKİR
( FACT vs. IDEA )
- OLGU ile GERÇEK
( FACT vs. REAL/ITY )
- OLGU ile/ve/değil/<> GÖRÜNÜŞ
- OLGU ile/değil/yerine/||/<>/> İLKE
- OLGU ile OLGU HAKKINDAKİ DÜŞÜNCE
( FACT vs. IDEA ABOUT FACT )
- OLGU ile/ve OLUŞ
- OLGUCULUK/POZİTİVİZM ile GÖRÜNGÜ BİLİM/FENOMENOLOJİ
( Bilginin sadece gözlemlenebilir ve ölçülebilir olgulara dayandığını savunan felsefi yaklaşım. İLE Bilinç ve deneyimlerin yapısını inceleyen felsefi yaklaşım. )
- OLGUN ile/ve/değil/||/<> "DURGUN"
- OLGUN ile YETİK
( ... İLE Yetişmiş, erişmiş, büyümüş. | Bilgili, olgun. )
- OLGUN ile/ve/<>/+ YETKİN
- OLGUNLAŞMA ile/ve/||/<> "DURULMA"
- OLGUNLAŞMAK/TEKÂMÜL (ETMEK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÇEKİRDEĞİNİ KÜÇÜLTMEK
- OLGUNLAŞMAK ile OLGUNLAŞTIRMAK ile OLGUNLAŞABİLMEK ile OLGUNLAŞTIRABİLMEK ile OLGU ile OLGUN/LUK ile OLGUCU/LUK ile OLGUNCA ile OLGUSAL/LIK ile OLGUN ODUN ile OLGUNLUK YAŞI ile OLGUNLUK ÇAĞI ile OLGUNLUK İMTİHANI
- OLGUNLAŞMAMIŞ ile OLGUNLAŞMAMIŞLIK
( IMMATURE vs. IMMATURITY )
( غيربالغ ile نارسيده ile نا بالغ ile نارسي ile نابالغي )
( غيربالغ ile نارسيده ile NA BALEGH ile نارسي ile NABALEGHY )
- OLGUNLAŞMANIN SAĞLADIKLARI:
"KALPTE" ile/ve/||/<>/> ANLIK'TA(ZİHİNDE) ile/ve/||/<>/> YAŞAMDA
( Duyarlılık kazandırır. VE/||/<>/> İşleklik ve işlevsellik sağlar. VE/||/<>/> Huzur sağlar/sunar. )
- DIGESTION[İng.] / DIGESTION[Alm.] ile/değil/yerine/= OLGUNLAŞTIRMA
- OLGUNLUK ile/ve/||/<>/>/< BÜTÜNLÜK
- OLGUN/LUK ile/değil ÇEKİNGEN/LİK
( [not] RIPE/NESS vs./but TIMID/ITY )
- OLGUN/LUK ile/ve SONSUZ/LUK
( MATURITY vs./and ETERNITY )
- OLGUNLUK ile/ve/||/<> SÜREKLİLİK
- OLGUN/LUK ile YAŞLI/LIK
( Olgun kişi, herşeyin iyisi için çabalar. )
- OLGUN/LUK ile/ve YETKİN/LİK
- OLGUNLUK ile/ve/||/<>/>/< YETKİNLİK
- OLGUNLUK ile/ve/değil/||/<>/< ZORUNLULUK
- OLGUSAL GERÇEKLİK ile/ve AKILSAL GERÇEKLİK
- TARİH:
OLGUSAL ile/ve/||/<> KAVRAMSAL
- OLGUSAL/LIK ile/ve/||/<> EDİMSEL/LİK
- OLGUSAL/LIK ile/ve/||/<> EVRENSEL/LİK
- OLGUSAL/LIK ile/ve/<> FARKLI/LIK
- OLGUSAL/LIK ile KARŞILIKLI OLGUSAL/LIK
( FENOMENAL ile HETEROFENOMENAL )
- OLGUSAL/LIK ile/ve/=/||/<>/> USSAL/LIK
( FACTIVE )
- OLIÇ ile OLIÇIM[Karluk/Qarluk]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çocuklara sevgi bildirmek için kullanılan bir ilgeç. İLE Sevgili oğlum. )
- OLİGARŞİ:
ARİSTOKRASİ ile TEOKRASİ ile MERİTOKRASİ ile TEKNOKRASİ ile TİMOKRASİ ile KRİTARŞİ ile CUNTA
- OLIGO-[İng.] / OLIGO-[Alm.] ile/değil/yerine/= OLİGO-
- OLİGODENDROSİT İLE SCHWANN İLE ASTROSİT ile/||/<> GLİA GÖZELERİ
( Sinir sisteminin destek gözeleri. )
( Formül: Miyelin: 20x hız artışı )
- OLİGODENDROSİT ile/||/<> SCHWANN HÜCRESİ
( Oligodendro CNS çoklu, Schwann PNS tekli. )
( Formül: Central multiple İLE peripheral single )
- OLİGOFRENİ -ile
( Akıl ve zekâ geriliği. )
- OLİGOKLAZ[Fr. < Yun.] ile OLİJİST[Fr. < Yun.]
( Billur kütlelerde, serpme durumunda bulunan, beyazımtrak bir tür feldispat. İLE Kızıl renkli, kayaçlarda rastlanılan, doğal demir oksidi. )
- OLIGOMER[İng.] / OLIGOMÈRE[Fr.] / OLIGOMER[Alm.] ile/değil/yerine/= OLİGOMER
- OLİGONÜKLEOTİT[İng. OLIGONUCLEOTIDE] ile/||/<> OLİGOSAKKARİT[İng. OLIGOSACCHARIDE]
( Genetik çalışmalarda prob (sonda) olarak kullanılan, kısa, sentetik DNA dizisidir. @@ Üç ila altı birimlik monosakkaritlerin yaptığı bileşiklere verilen genel isim. Yunanca "birkaç" anlamına gelen ὀλίγος ("olígos") ve "şeker" anlamına gelen σάκχαρ ("sácchar") kelimelerinden oluşmuştur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OLİVİN/PERİDO(T)[Fr.] ile ZEBERCET/KRİZOLİT[Fr. < CHRYSOLITE]
( Sarımsı yeşil renkli, cam parıltılı, magnezyum ve demirli silikat. İLE Değerli olan olivin. )
- OLMA ile/ve/< "OLMADAN ÖNCE OLMA"
- OLMADIĞINDA (EN ÇOK) ARANAN ile/ve/<> OLDUĞUNDA (EN ÇOK) TARTIŞILAN
- OLMAK ile/ve/=/<> BULMAK
( İsimsiz, cisimsiz, resimsiz. İLE/VE/=/<> İsimle, cisimle, resimle. )
( TO BE vs./and/=/<> TO FIND )
- OLMAK ile ...-İŞ-MEK
( BEING vs. ...ING/["GERUNDS"] )
- OLMAK ile/ve/||/<>/> OLAN ile/ve/||/<>/> OLUŞ
( Bir gövdede odaklanmış, sonsuz olansınız. )
( BEDÂHETEN: O anda oluşan. | Birdenbire, ansızın, düşünmeksizin. )
- OLMAK ile/ve/değil OLDUĞUNU İLÂN ETMEK
( [not] TO BE vs./and/but TO ANNOUNCE THE SELF BEING )
( BLİ ile/ve/değil ... )
- OLMAK ile/ve/değil OLDUĞUNU İLÂN ETMEK
- OLMAK ile OLMAZ/LIK ile OLMAZLI
- OLMAK ile OLUYOR
( HAPPEN vs. HAPPENING )
( پيش آمدن ile رويدادن ile پا دادن ile واقعشدن ile واقع شدن ile رخ دادن ile پيشامد کردن ile جريان داشتن ile در رسيدن ile وقوع يافتن ile اتفاق افتادن ile روي دادن ile عارض ile رخداد ile وقوع )
( PEYSH AMADAN ile ROYDADAN ile PA DADAN ile VAGHASHODAN ile VAGHE SHODAN ile RAKH DADAN ile PEYSHAMAD KARDAN ile JARYAN DASHTAN ile DAR RESYDAN ile VAGHU YAFTAN ile ETEFAGH AFTADAN ile ROY DADAN ile AREZ ile RAKHODAD ile VAGHU )
- OLMAK/OLDURMAK ile/ve SÜRDÜR(EBİL)MEK
( Olmak sözcüğünün bir anlamı da, hamlıktan olgunluğa geçmektir. )
( BEING vs./and TO SUSTAIN (/SUSTAINIBILITY) )
- OLMALI/OLMAMALI ile/değil/yerine OLABİLİR
( POSSIBLE vs. SHOULD/SHOULDN'T BE )
- OLMALI" ile/değil/yerine/||/<>/< ... OLSA GEREK
- ...:
"OLMALI!" ile/değil OLABİLDİĞİ KADAR(IYLA) OLMALI(/OLABİLİR ANCAK)
- OLMALI ile/ve/değil/yerine/<> OLABİLİR
- ... OLMALI ile/değil/yerine ... OLMASA DAHA İYİ
- OLMALI ile OLSA DA/OLMASA DA
- ... OLMAMALI ile/değil ... OLMASA GEREK
- OLMAMIŞ OLAN ile OLACAK OLAN
( Olmuş, olmamış olamaz! )
- OLMAMIŞ ile/ve DÜŞMEMİŞ
- OLMASI GEREKEN KADAR ile ABARTI
( UP TO IT'S NEEDS vs. EXAGGERATION )
- OLMASI GEREKEN ile/ve/||/<> OLANIN FELSEFESİ
( Platon. İLE/VE/||/<> Aristoteles. )
- OLMASI GEREKEN ile/ve ÖZVERİ/TÂVİZ[Ar.]
( NECESSITY TO BE vs./and SELF-SACRIFICE )
- OLMASIN ile OLMASIN VARSIN/OLMAYIVERSİN
- ... OLMASINDAN/DURUMUNDAN (DA):
ANLAŞILACAĞI GİBİ ..." ile/ve/değil "HAREKET EDİLEBİLECEĞİ GİBİ ..."
- OLMAYABİLİR ile OLANAKSIZ
- OLMAYAN ile/ve/değil OLMASI GEREKEN
- OLMAYANA ERGİME ile/ve/||/<> SAÇMA OLANA İNDİRGEME
- OLMAYANLARI ARAMAK ile/değil/yerine OLANLARI BULMAK/GÖRMEK
( [not] TO SEEK FOR NON-BEINGS vs./but TO SEE(K)/FIND BEINGS
TO SEE(K)/FIND BEINGS instead of TO SEEK FOR NON-BEINGS )
- OLMAYIŞI GÖSTERMEK ile OLUŞU YAŞAMAK
- OLMAZ OLMAZ ile OLMAZ, OLMAZ
( Olmama olasılığını düşün(dür)mek. İLE "Olmaz" denilemez/diyemeyiz / deme/meli/sin / dememeli/yiz. )
- OLMAZ OLSUN ile/ve/||/<> JE VEUX
(
ile/ve/||/<>
)
- OLMAZ ile "YOK"
- OLMAZSA OLMAZ ile/ve/değil EŞİK
- OLMAZSA OLMAZLIK ile/ve/||/<> TERK EDİLEMEZLİK
- ÖLME ile GENÇLİKTE ÖLMEK
( DYING vs. DYING IN YOUTH )
( در حال مرگ ile مردهاي ile محتضر ile مشرف به موت ile درحال نزع ile ردي ile مردني ile جوان مرگ )
( DAR HAL MORG ile MARDEHYAY ile MOHTEZR ile MOSHARF BAH MOT ile DARHAL NAZE ile RADY ile MARDANY ile JAVAN MORG )
- ÖLMEK/ÜŞÜMEK ile/ve/||/<>/> BUYMAK
( ... İLE Soğuktan, donarak ölmek. | Çok üşümek. )
- ÖLMEK ile İLK ÖNCE ÖL ile UMUTLAR İÇİNDE HAYAL KIRIKLIĞI İÇİNDE ÖLMEK ile ZOR ÖLMEK ile DOĞUM SIRASINDA ÖLMEK ile ÖLMEK ile ANİDEN ÖLMEK
( DIE vs. DIE FIRST vs. DIE FRUSTRATED IN HOPES vs. DIE HARD vs. DIE IN LABOR vs. DIE OUT vs. DIE SUDDENLY )
( سر سکه ile وفات يافتن ile جان باختن ile وفات کردن ile جان دادن ile جان سپردن ile مردن ile جان کني ile جان تسليم کردن ile در گذشتن ile درگذشتن ile جان کندن ile فوت کردن ile بر افتادن ile رحلت کردن ile حديده ile از دنيا رفتن ile پيش مرگ شدن ile دق کردن ile سخت جان ile سر زا رفتن ile انقراز يافتن ile ورپريدن )
( SAR SAKEH ile VAFAT YAFTAN ile JAN BAKHTAN ile VAFAT KARDAN ile JAN DADAN ile JAN SEPARDAN ile MARDAN ile JAN KONY ile JAN TASLYM KARDAN ile DAR GOZASHTAN ile DARGOZASHTAN ile JAN KANDAN ile FOT KARDAN ile BAR AFTADAN ile RAHALAT KARDAN ile حديده ile AZ DANYA RAFTAN ile PEYSH MORG SHODAN ile DAGH KARDAN ile SOKHT JAN ile SAR ZA RAFTAN ile ENGHARAZ YAFTAN ile ورپريدن )
- ÖLMEK ile/ve KURTULUŞ KAPISININ KAPANMASI
- ÖLMEK ile/ve/değil/yerine OLMAK
- ÖLMEK ile/ve/||/<>/>/< "ÖLMEDEN ÖNCE ÖLMEK"
( Dünyanın içinden çıkmak. İLE/VE/||/<>/>/< Dünyayı, içinden çıkarmak. )
- ÖLMEK ile ÖLMEZLEŞTİRMEK ile ÖLMEZ/LİK ile ÖLMEZ OTU ile ÖLME HAKKI ile ÖLMEZ ÇİÇEK
- ÖLMEK ile/değil/||/<> SOLMAK
( İnsanda. İLE/||/<> Bitkide. )
- ÖLMEK ile TELEF OLMAK
( İnsanda. İLE Hayvanlarda. )
( Ölmekten değil yaşayamamaktan kork! )
( MEVT, MEYYİT[: Ölü. < MEVT] ile ... )
( TO DIE vs. TO BE DESTROYED )
- ÖLMEK ile/değil/yerine/>< YAŞAMAK
( Yaşamakla meşgul olmazsan, ölmekle meşgul olursun. )
- ÖLMEK ile/değil/yerine YAŞAM(AY)I TAMAMLAMAK/HAY(I)R'LAMAK
- ÖLMEYE DEĞER ile ÖLDÜRMEYE DEĞER ile/değil/yerine YAŞAMAYA DEĞER
( Birkaç şey var. İLE Hiçbir şey yok. İLE/DEĞİL/YERİNE Çok şey var. )
- OLMUŞ MU? ile/yerine ... MI OLMUŞ?
- OLMUŞ) OLAN ile OLMAKTA OLAN
( Nesne/ler. İLE Özne/kişi. / İnsan. )
- OLSUN ile/ve/||/<>/> OLSUN
( Geçmişte. Olduktan sonra. İLE/VE/||/<>/> Gelecekte. Olmasını istediğimiz. )
( Olduktan sonra. İLE/VE/||/<>/> Olmasını istediğimiz. )
- OLSUN ile/ve/||/<> OLUR (ÖYLE)
- OLTA" (ATMAK) ile/||/<> "ZARF" (ATMAK)
- OLTA ile OLTACI/LIK ile OLTA BALIĞI ile OLTA İĞNESİ ile OLTA TAKIMI
- OLTU ile OLTU OTU ile OLTU TAŞI ile OLTU TOZU ile OLTU KEBABI
- ÖLÜ/CESED[Ar. çoğ. ECSÂD], MEYYİT[Ar. < MEVT çoğ. EMVÂT][İt. MORTO] ile/değil/yerine NA'Ş/NAAŞ
- ÖLÜ DENİZ ile ÖLÜDENİZ
( Lût Gölü. [Ürdün / İsrail] İLE Fethiye'de. )
( Deniz seviyesinden 400 m. aşağıdadır. İLE ... )
( Dünyanın en çukur bölgesidir. [Hakkari'den başlayıp Mozambik'e kadar uzanan ve büyük olasılıkla bir deprem sonrası oluşan rift çukurunda bulunan gölde hiçbir canlı yaşamadığından dolayı, ölü deniz olarak anılmaktadır.] İLE ... )
( Normal denizlerden 10 kat daha tuzludur. [24 farklı mineral içeren bu gölden, Potasyum minerali elde edilmektedir.] İLE ... )
- KİŞİ:
ÖLÜ ve ÖLÜMLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DOLU ve OLUMLU
- ÖLÜ SERTLİĞİ ile/ve/||/<> ÖLÜ MORLUĞU ile/ve/||/<> ÖLÜ SOĞUMASI
( RIGOR MORTIS cum/et/||/<> LIVOR MORTIS cum/et/||/<> ARGOR MORTIS )
- DEAD TIME[İng.] / TEMPS MORT[Fr.] / TOTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖLÜ ZAMAN
- OLU ile ...
( Bir durumdan başka bir duruma geçiş. )
- ÖLÜ ile ÖLÜ SARHOŞ ile ÇIKMAZ SOKAK ile ÖLÜ YÜK ile ÖLÜ ALAN ile ÖLÜ YIKAYICI ile ÖLÜ YIKAMA ile ÖLDÜRMEK ile SON TESLİM TARİHİ ile ÖLÜMCÜL
( DEAD vs. DEAD DRUNK vs. DEAD END vs. DEAD LOAD vs. DEAD SPACE vs. DEAD WASHER vs. DEAD WASHING vs. DEADEN vs. DEADLINE vs. DEADLY )
( فقيد ile درگذشته ile کشته ile مرده ile متوفيه ile اموات ile متوفي ile بي جان ile مست خراب ile پاتيل ile پاتيل شده ile خرمست ile بنبست ile بن بست ile شاسي اتومبيل ile فضاي راکد ile فضاي مرده ile مرده شور ile مرده شوي ile شدگان ile بي جان شدن ile موعد ile فرجه ile ضربالعجل ile مرگبار ile هلاهل ile جرار ile مهلک ile کشنده )
( FAGHYD ile DARGOZASHTEH ile KESHTEH ile MARDEH ile متوفيه ile AMVAT ile MOTOFY ile BEY JAN ile MOST KHARAB ile PATYLE ile PATYLE SHODEH ile خرمست ile BONBAST ile BAN BAST ile SHASY OTOMBYLE ile FAZAY RAKAD ile FAZAY MARDEH ile MARDEH SHOR ile MARDEH SHOY ile SHODEGAN ile BEY JAN SHODAN ile MOED ile FARJEH ile ضربالعجل ile MORGBAR ile هلاهل ile جرار ile MOTEOLK ile KESHANDEH )
- ÖLÜ ile/ve/değil/||/<>/< ÖLÜMLÜ
- ÖLÜ ile/ve/değil ŞEHİT
- OLUK ile/değil ÇÖRTEN
( ... İLE/DEĞİL Dam çevresindeki yağmur sularını, oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarından dışarı doğru uzatılmış oluk. )
- OLUK ile YİVLİ
( GROOVE vs. GROOVED )
( شيار ile خط انداختن ile جاي زهکمان ile عادت زندگي ile شياردار ile خاندار )
( SHYAR ile KHAT ANDAKHTAN ile JAY ZEHKAMAN ile ADAT ZANDEGY ile SHYORDAR ile KHANDAR )
(1996'dan beri)