ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 58.713 başlık/FaRk ile birlikte,
58.713 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(186/236)
- SENE[Ar.] ile HİCCE[Ar.]
- SENED-İ HÂKANÎ ile ...
( Tapu senedi. )
- ŞENELMEK ile ŞENELTMEK ile ŞENELTİLMEK
- SENESCENCE ile/||/<> APOPTOZ
( Senescence hücrenin bölünmeyi durdurmasıyken İLE apoptoz programlı hücre ölümüdür )
( Formül: p53 yolu )
- ŞENESEVLER ile ŞEN ESENEVLER
- SENET ile HEDİYE SENETİ
( DEED vs. DEED OF GIFT )
( کنش ile فعل ile باقباله واگذار کردن ile هبه نامه )
( KONASH ile FEL ile BAGHABALEH VAGOZAR KARDAN ile NPABEH NAMEH )
- SENETLEŞMEK ile SENET ile SENETLİ ile SENETSİZ ile SENET SEPET ile SENETLİ SEPETLİ ile SENETSİZ SEPETSİZ
- SENEVÎ[Ar.] ile SENEVÎ[Ar. < SÜNÂÎ]
( Bir yıllık, yıl ile ilgili. İLE Biri hayr, öteki şer için olan iki yaratıcının bulunduğuna inanan mecûsîlerden olan kişi. )
- SENEYE ile/değil SONRAKİ SENE
- SENFONİ ORKESTRASI ile FİLARMONİ ORKESTRASI
( ... İLE Kurumsal. )
- SENFONİ ORKESTRASI ile ODA ORKESTRASI
( 50 - 120/130 kişilik. İLE 40/30/25 kişilik. )
- SENFONİ[Fr., İng. SYMPHONIE] ile/= KÂR[Osmanlı Tr.]
( Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik yapıtı. )
- SENFONİ ile SENFONİK ile SENFONİ ORKESTRASI
- SENİ, SENDEN EDEN ile/değil/yerine SENİ, SEN EDEN
- SENİ SEVİYORUM (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK
- SENİ SEVİYORUM (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK
- SENİ SEVİYORUM! ile/belki/yerine/değil AYAK SESİNİ SEVİYORUM! (AMA SENİ DEĞİL)
- SENİ SEVİYORUM! ile/ve/değil SENİ (DAHA ÇOK) SEVMEK İSTİYORUM!
( "I LOVE YOU" vs./and "I WOULD LIKE TO LOVE YOU" )
- SENİ SEVİYORUM! ile/belki/yerine/değil SENİN, BENİ SEVEBİLME OLASILIĞINI SEVİYORUM!
- SENİ:
SEVMEYENİ ile/ve/değil/yerine/>< SEVENİ
( Tatlı olsa da unut. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Zehir olsa da yut. )
( Sevme! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Sev... [Sevenin/sevginin ölçütü de tüm davranış, tutum ve sözlerinde ne kadar saygılı olduğu/davrandığıdır.] )
- ŞE'NÎ[Ar.] ile ŞENÎ'[Ar. < ŞENÂAT]
( Gerçek. İLE Kötü, fena, ayıp, utanılacak. )
- (SENİN) DEDİĞİN (GİBİ) OLSUN (DİYE) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖNLÜN OLSUN (DİYE)
- SENİN GİBİ ile/değil/yerine SENİNKİ GİBİ
- SEN(İN)LE (DALGA GEÇİYORUM) ile/yerine/değil SEN(İN)LE BİRLİKTE (DALGA GEÇİYORUM)
- SENİYY/SENİYYE[Ar.] ile SENİYYE[Ar. çoğ. SENÂYÂ]
( Yüksek, yüce. İLE Öndeki dört diş. )
- SENKRETİZM ile ...
( Her dine/felsefeye/bilgiye gösterilen eşitlikçi hoşgörü. )
- SENKRON ile SENKRONİ ile SENKRONİZM
- ŞENLENMEK ile ŞENLENDİRMEK ile ŞENLENDİRİLMEK
- ŞENLİK ile ŞENLİKLİ ile ŞENLİKSİZ
- SENOLYTICS İLE REPROGRAMMİNG İLE PARABİOSİS ile/||/<> GENÇLEŞTİRME YAKLAŞIMLARI
( Yaşlanmayı tersine çevirme stratejileri. )
( Formül: OSKM faktörleri )
- SEN/SANA ile SİZ/SİZE
( YOU/TO YOU vs. YOU/TO YOU )
- SENSİTİVİTY İLE SPECİFİCİTY İLE PPV İLE NPV ile/||/<> TANI TEST İSTATİSTİĞİ
( Tıbbi test performans ölçütleri. )
( Formül: Sens = TP/(TP+FN) )
- SENSİZ ile/ve/||/<> SONSUZ
- SENSÖR ile SENSÖRLÜ
- SENT ile MERKEZ ile AĞIRLIK MERKEZİ ile MERKEZLER ile YÜZÜNCÜ SAYI
( CENT vs. CENTER vs. CENTER OF GRAVITY vs. CENTERS vs. CENTESIMAL )
( يک صدم ile وسط ile مرکز ile سايت ile ميانه ile ستاد ile ناف ile کانون ile مرکز ثقل ile مراکز ile يکصدم ile صدقسمتي )
( YK SADAM ile VAST ile MARKZ ile SAYT ile MYANEH ile SETAD ile NAF ile KANON ile MARKZ SAGHAL ile MARAKZ ile YKASDAM ile صدقسمتي )
- SENTEZ ile/||/<> ANALİZ
( Sentez birleştirme ve inşa etme İLE analiz parçalara ayırma ve çözümlemedir. Sentez yeni bilgi üretir İLE analiz mevcut bilgiyi açıklar. Sentez öncüllerden sonuca İLE analiz sonuçtan öncüllere gider. )
( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )
- SENTEZ ile/ve EKLEKTİK
- SENTEZ ile/||/<> ORGANİK
( Organik sentez yöntemleri )
( Pierre Eugène Marcellin Berthelot tarafından 1860 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1827-1907) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Organik sentez, termokimya) )
- SENTEZ ile/ve/||/<>/> SİNERJİ
- SENTEZLEMEK ile SENTEZ
- SENTRİYOL ile/||/<> SENTROZOM
( Sentriyol mikrotübül yapı İLE sentrozom organizasyon merkezidir )
( Formül: Yapı İLE MTOC )
- SENTROMER ile/||/<> KİNETOKOR
( Sentromer kromozom merkez İLE kinetokor protein kompleksi. )
( Formül: DNA bölgesi İLE protein )
- SENYÖR[Fr. < Lat.] ile MONSENYÖR[Fr. < Lat.]
( Ortaçağ Avrupa'da, toprağı olan derebeyi. | Fransa'da bir ayrıcalıklılık sanı. İLE Hristiyan prenslerine verilen san. | Yüksek aşamalı din adamlarına verilen san. )
- SENYÖR ile/||/<> SÜZEREN
( Ortaçağ Avrupa'sında toprağı olan derebeyi İLE/VE/||/<> Toplumun, koruması altına girdiği kişilere verilen ad. )
- SEPARABLE ile/||/<> DENSE
( Separable sayılabilir yoğun alt küme İLE dense closure tüm uzay. )
( Formül: Countable dense İLE general dense )
- SEPELEMEK ile SEPETLEMEK ile SEPETLENMEK ile SEPETLEYEBİLMEK ile SEPEK ile SEPET/LİK ile SEPETLİ ile SEPETÇİ/LİK ile SEPETSİZ ile SEPET TOPU ile SEPET KAFALI ile SEPET SANDIK ile SEPETÇİ KAVAĞI ile SEPETÇİ SÖĞÜDÜ ile SEPETLİ MOTOSİKLET
- SEPET[Fars. < SEPED] ile AĞKER
( Saz, kamış, ince dal ya da tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap. | Bu kabın aldığı ölçüde. | Bu kap biçiminde örülerek yapılmış. | Sazdan örülmüş balık kapanı. | Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm. | Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ. İLE ... )
- SEPET ile BOTSWANA SEPETİ
( ... İLE Ünlü olan bu sepetlerin üzerindeki süslemeler, "zürafanın gözyaşları", "boğa sidiği izi", "zebra ahı" gibi ilginç adlar taşımaktadır. )
- SEPET ile İŞPORTA[İt.]
( ... İLE Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan, yayvan sepet ya da bu işi gören, ona benzer araç, sergi, tezgâh. | Açıkta yapılan satış. )
- SEPET ile KAZEVİ[Ar. < GAZEVÎ]
( ... İLE Saz ya da kamıştan örülmüş büyük sepet. )
- SEPET ile SEPET YAPIMI ile SEPET BENZERİ ile SEPET İŞİ
( BASKET vs. BASKET MAKING vs. BASKET-LIKE vs. BASKETWORK )
( سبد ile زنبيل ile درسبد ريختن ile سبدبافي ile سبدي ile سبدسازي )
( SABAD ile ZANBYLE ile DARASBAD RYKHTAN ile SABADBAFY ile سبدي ile SABADSAZY )
- SEPETLEMEK" ile/değil/yerine KOVMAK
- SEPÎDE[Fars.] ile/ve SEPÎDE-DEM[Fars.]
- SEPİLEMEK ile SEPİLENMEK ile SEPİ ile SEPİCİ/LİK ile SEPİLİ ile SEPİL SEPİL
- SEPPUKU ile/ve/||/<>/> JIGAI
- MİKROPLU/SEPTİK[İng. < SEPTIC] ile/değil KUŞKUCU/SKEPTİK[İng. < SCEPTIC]["SPEKTİK" değil!]
- SEPTİSEMİ[Fr. < Yun. SEPTİKOS: Çürümüş. | HAİMA: Kan.] ile TOKSEMİ
( "Kan zehirlenmesi", kan bozukluğu. İLE "Kan zehirlenmesi". [günlük dilde] )
( Bakterilerin kana geçerek yaygın enfeksiyona neden olmasıyla. İLE Herhangi bir zehirli maddenin ya da iltihabın kana geçmesiyle. )
( SEPTİSEMİ/SEPSIS/SIRS[: Systemic Inflammatory Response Syndrome] )
- SER LEVHA ile MİHRÂBİYE
- ŞER:
METAFİZİK ile/ve/||/<> TABİÎ ile/ve/||/<> AHLÂKÎ
( Olgunluğun[kemâlin] bulunmaması. İLE/VE/||/<> Elem. İLE/VE/||/<> Günah. )
- ŞER/ŞERR[Ar.] ile ŞER[Ar.] ile ŞERR[Ar. çoğ. ŞÜRÛR] ile ŞERR[Ar. < EŞRÂR]
( Gerçek. İLE Kötü, fena, ayıp, utanılacak. İLE Kötülük, kötü iş. | Kavga, gürültü. [>< HAYR] İLE Kötülük eden, kötü kişi. | Daha/pek/en kötü. )
- SER[Fars.] ile/ve/||/<> CAN[Fars.]
- SER[Fars.] ile SER-[Fars.]
( Baş, kafa, kelle. | Baş, başkan. | Tepe, doruk/zirve. | Uc kenar. | Son, nihâyet. İLE "Baş, başkan" anlamlarıyla başa gelerek birleşik sözcükler yapar. [SER-KÂTİB: Başkâtip.] )
- SER[Fars.] ile SER/SERA[Fr.]
( Baş, kafa. | Başkan. İLE Limonluk. )
- ŞER ile ŞERH ile ŞERİ ile ŞERÇ
- SERA GAZI ile/||/<> OZON TABAKASI İNCELTİCİ
( Sera gazı ısı tutar, ODS UV korumasını azaltır )
( Formül: CO₂ İLE CH₄ (sera) İLE CFC İLE HCFC (ODS) )
- SERÂ/SERÂY[Fars.] ile -SERÂ[Fars.] ile SERÂ[Ar./Fars.]
( Saray. | Büyük konak. | Hükümet konağı. İLE "Şarkı söyleyen" anlamlarıyla başa gelerek birleşik sözcükler yapar. [NAĞME-SERÂ: Türkü, şarkı söyleyen.] İLE Toprak. )
- [ne yazık ki]
SERA GAZI SALIMINDA:
1990 ile/ve/||/<>/> 2002 ile/ve/||/<>/> 2016
(
)
- ŞERAİT ile/ve/<> ŞERİAT
( Koşullar. İLE/VE/<> Yasalar. )
( Koşullar, yasaları harekete geçirir. )
- SERAMİK İLE KOMPOZİT İLE POLİMER ile/||/<> MALZEME SINIFLARI
( Mühendislik malzemelerinin ana grupları. )
( Formül: E_kompozit = V_fE_f + V_mE_m )
- SERAMİK ile/ve ÇİNİ
- SERAMİK ile/||/<> LAKABİ
( ... On ikinci yüzyılda Selçuklular döneminde İran'ın Kaşan kentinde üretilen bir tür seramik. )
- SERAMİK[Fr. < Yun.] ile PORSELEN[İt.]
( Yüksek ısıda pişirilmiş toprak, fayans, porselen yapımıyla ilgili olan. | Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılan vazo, çanak, çömlek gibi nesne. İLE Kaolinden yapılma, beyaz, sert ve yarı saydam çömlek hamuru. | Bu hamurdan yapılmış çanak, çömlek. )
- SERAMİK ile RAKU
( ... İLE Japon işi seramik kap. )
- SERAMİK ile SERAMİKÇİ/LİK
- SERAMİK'TE:
İZNİK ile/ve KÜTAHYA
- SERAMİKTE:
ONARIM ile/ve/||/<> KINTSUGI
( ... İLE/VE/||/<> Japon seramik sanatında, kırılan ya da çatlayan parçaları daha anlamlı ve değerli duruma getirmek için hasarlarını göstererek toz altın ile onarma sanatı. )
- SERAP ile GERÇEK
( MIRAGE vs. REALITY )
- SERAP ile SERAPA
- SERAP[Fars. < SERÂB] ile/ve/değil ZAN
( "Görsel/görüntülü" zan. İLE/VE/DEĞİL "Görüntü"süz serap. )
( Afrika'da, bir şey, sabahın ilk ışığında gerçek, öğle saatinde ise yalandır. )
- SERÂSER[Fars.] ile SERÂSER[Fars.]
( Baştan başa, tamamıyla. [SER: Baş. | Pekiştirme elifi.] İLE Altın ve gümüşle dokunan çok değerli eski bir kumaş çeşidi. )
- SERASKER/LİK ile SERASKER KAPISI
- ŞERAT[Ar. çoğ. EŞRÂT] ile ŞERÂİT[Ar. < ŞART/ŞARÎTA] ile ŞERÎAT[Ar. < ŞER | çoğ. ŞERÂİ]
( Nişan, iz, alâmet. | Bir şeyin bayağısı, en aşağısı. İLE Şartlar, koşullar. İLE Doğru yol. | Allah'ın emri. | Âyet, hadîs ve icmâ-i ümmet esaslarına dayanan din kaideleri. )
- SERÂYENDE[Fars.] ile ...
( Şarkı söyleyen. )
- SERBEST ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil SALLAMAK
- SERBEST FIRKA ile/||/<> SENED-İ İTTİFAK
( 1930'da kurulan Türkiye'nin ilk partilerinden biri. İLE/||/<> 1808'de Osmanlı hükümeti ile büyük toprak sahipleri arasında imzalanan antlaşma. )
- FOTONLAR:
SERBEST ile/ve/<> BAĞIL
- SERBEST GENLEŞME ile/||/<> İZOTERMİK GENLEŞME
( Serbest genleşmede iş yapılmaz, izotermik genleşmede T sabit kalır. )
( Formül: W = 0 İLE W = nRT ln(V₂/V₁) )
- SERBEST ile/||/<> DÜŞME
( Serbest düşme yasaları )
( Galileo Galilei tarafından 1604 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1564-1642) (Ülke: İtalya) (Alan: Fizik, Astronomi) (Önemli katkıları: Teleskop, Jüpiter uyduları, serbest düşme) )
- SER-BEST ile/ve SER-ÂZÂD
( Başı[ser] bağlı[best], sorumluluğunu alan/üstlenen, bağlamını ve çevresini dikkate alan. | Engelsiz. | "Başıboş, kayıtsız." | "İstediği gibi hareket eden." | "Sıkılmayan." İLE/VE Serbest, hür, başıboş. | Rahat, dertsiz. )
- SER-BEST[Ar.] ile/ve SER-BESTE[Ar.]
( Başıboş, kayıtsız. | İstediği gibi hareket eden. | Sıkılmayan. | Engelsiz. İLE/VE Başı bağlı. | Başı toplu, aklını başına toplamış. | Örtülü, gizli, kapalı. )
- SER-BEST ile/ve/> SER-MEST
- SERBESTLEMEK ile SERBESTLEŞMEK ile SERBESTLEŞTİRMEK ile SERBEST/LİK ile SERBESTİ ile SERBESTÇE ile SERBEST SU ile SERBEST YÜK ile SERBEST KART ile SERBEST BÖLGE ile SERBEST GÜREŞ ile SERBEST NAZIM ile SERBEST VURUŞ ile SERBEST ECZACI ile SERBEST ENERJİ ile SERBEST MESLEK ile SERBEST EKONOMİ ile SERBEST MINTIKA ile SERBEST ELEKTRON ile SERBEST PİYASA EKONOMİSİ
- SERBEST/LİK ile BAŞIBOŞ/LUK
( FREE/DOM vs. UNTAMED/NESS | BUM )
- SERBEST/LİK ile DAĞINIK/LIK
( FREEDOM vs. UNTIDINESS )
- SERBEST/LİK ile/ve ÖZGÜR/LÜK, HÜR/LÜK
( Fizik. İLE/VE Metafizik. )
( Her zaman bulunamayabilir. Kişinin hareketlerinin sınırlanması. İLE/VE Kendinin bilincinde olmak. )
( Kişi, farkındalıkta olduğu/kaldığı sürece özgürdür. )
( Kişinin özgür olduğunu bilmesi, kendini bilmesidir. )
( FREE/NESS vs./and FREEDOM
Physics. WITH/AND Metaphysics. )
- ŞERBET ile/ve/değil/||/<>/< "ŞERBET"
( Boğazdan akan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Dilden dökülen. )
- ŞERBET ile SOMATA[Yun.]
( ... İLE Bademden yapılan bir şerbet, badem sübyesi. )
- ŞERBET ile SÜBYE[İt.]
( ... İLE Badem içi, kavun çekirdeği gibi şeylerden yapılan, boza koyuluğundaki şerbet. )
- ŞERBET[Ar.] ile ŞURUP[Ar.]
( Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılan içecek. | Belirli törenlerde, konuklara sunulan şekerli içecek. | Bazı maddelerin suda eritilmişi. | Sözlenmek ya da nişanlanmak üzere tarafların antlaşması durumunda tören yapılarak içilen içecek. İLE Çok kaynatılarak koyulaştırılmış şerbet.| Çeşitli meyve özleri ve şekerin kaynatılmasıyla elde edilen içecek. | İçinde çok miktarda şeker bulunan, koyu sıvı kıvamda olan ilâç. )
- ŞERBETLEMEK ile ŞERBETLENMEK ile ŞERBET/LİK ile ŞERBETLİ ile ŞERBETÇİ/LİK ile ŞERBETSİZ ile ŞERBETÇİ OTU
- SERÇE PARMAK ile/ve/||/<>/> BAŞ PARMAK ile/ve/||/<>/> ÜÇ PARMAK ile/ve/||/<>/> YUMRUK ile/ve/||/<>/> İŞARET-SERÇE PARMAK ARASI ile/ve/||/<>/> KARIŞ
( 1 cm. İLE/VE/||/<>/> 2 cm. İLE/VE/||/<>/> 5 cm. İLE/VE/||/<>/> 10 cm. İLE/VE/||/<>/> 15 cm. İLE/VE/||/<>/> 20 cm. )
(
)
- SERÇE PARMAK ile SERÇE
- SERÇE ile/değil BECET
( ... İLE/DEĞİL Serçegillerden, küçük bir kuş. )
( ... cum PASSER )
- SERÇE ile/değil ÇÜTRE
- SERÇE ile KARKUŞU
( ... İLE Serçegillerden, karlı dağların doruklarında yaşayan, bacakları ve parmakları tüylü bir kuş. )
( ... cum PLECTROPHENAX NIVALIS )
- SERÇE ile KÜÇÜK SERÇE ile AĞAÇ SERÇESİ ile SÖĞÜT SERÇESİ ile KAYA SERÇESİ ile KAR SERÇESİ ile BOZ SERÇE ile SARIBOĞAZLI SERÇE
(
)
- SERÇE ile ÖKÜZBURNU
( ... İLE Serçegillerden, gagası uzun ve çok kalın bir kuş. )
( PASSER DOMESTICUS cum CALAO )
- SERÇE ile SÖĞÜT SERÇESİ
- SERÇE/HUMMER ile ÇİMÇEK, DAĞIRCAN, LOKRE
( ... İLE Serçenin küçük bir türü. )
( ESER, USFÛR/USFÛRU[çoğ. ASÂFİR], ŞÜRŞÛRİYYE: Serçe kuşları. | Serçegiller. )
( BİNCİŞK, ÇETÛK, GÜNCİŞK, PÜNÇÜŞK, SÂR-ÇE ile/ve ... )
( SPARROW vs./and ... )
( PASSER DOMESTICUS cum/et ... )
- SERD[Ar.] ile SERD[Ar.] ile SERD[Fars.]
( Sözü, düzgün ve uygun söyleme. İLE Doğrama, doğranma. İLE Soğuk. | Sert, haşin, çirkin. | Sert, kaba, hoyrat. )
- SERDAR ile/||/<> SERDAR-I EKREM
( Başkomutan, başbuğ. İLE/||/<> Osmanlı'da, Sadrazam'ın sefer sırasında kendi yetkilerinin yanında Sultan'a ait olan yetkileri de kullanmasından dolayı aldığı san. )
- SEREBRAL PALSİ (SP) ile/||/<> MULTİPLE SKLEROZ (MS)
( Doğum öncesi ya da doğum sırasında beyin hasarı sonucu oluşan devim bozukluğu. İLE/||/<> Bağışıklık düzeninin sinir gözelerine saldırması sonucu oluşan nörolojik bir sayrılık. )
- SEREBRAL PALSİ ile FRIEDREICH ATAKSİ
- SEREBRAL PALSİ ile/||/<> KAS DİSTROFİSİ
( Beyin hasarı nedeniyle kas denetimi ve koordinasyonunda bozukluk. İLE/||/<> Kasların zayıflaması ve kaybı ile ilişkili genetik bir durum. )
- SEREBRAL PALSİDE, KONJENİTAL ENFEKSİYONLAR (TORCH):
TOKSOPLAZMOZ ile/ve/||/<> ÖTEKİ ENFEKSİYONLAR ile/ve/||/<> RUBELLA ile/ve/||/<> SİTOMEGALOVİRÜS ile/ve/||/<> HERPES SİMPLEKS VİRÜS
( )
- SEREBRAL/CEREBRAL ile/||/<> SEREBROSPİNAL/CEREBROSPINAL
( Beyinle ilgili. İLE/||/<> Beyin ve omurilikle ilgili. )
- SEREBRUM'DA:
YARIK ile/ve OLUK
( FISSURE vs./and SULCUS )
- ŞEREF[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/= ONUR[Fr. HONNEUR | İng. HONOR ] (HAYSİYET)
( Toplumsal. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/= Bireysel. )
( Mal, mülk ve makamla, kişinin toplumsal konumuyla ilişkilidir. [Şerefim, develerimin sırtındadır.] )
( ŞEREFİYE: Bir kişinin geldiği makam şerefine dağıttığı bahşiş. | Kamunun karar ve etkinlikleri sonucunda, belirli bir yerdeki taşınmaz malların artan değerleri üzerinden yerel yönetimlerin aldığı bir tür taşınmaz vergisi. )
( Kendi özüne bağlılık. )
( Başkasının, birine gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur. | Toplumca benimsenmiş iyi ün. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/= Kişinin, kendine karşı duyduğu saygı, şeref, öz saygı, haysiyet, izzet-i nefis. | Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, şeref, itibar. )
- ŞEREFÂBÂD KASRI / BEYKOZ KASRI ile ŞEREFÂBÂD KASRI
( Beykoz'da, Stadyum yanındaki koruluktadır. İLE Üsküdar'da, Şemsipaşa semtindeydi. [Şu anda yerinde yoktur.] )
( Mısır Valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa ve oğlu tarafından Sultan Abdülmecid'e armağan olarak yaptırılmıştır. İLE ... )
( Yetimler Yurdu(Dârüleytam)[I. Dünya Savaşı sonrasında] ve Gençlik Provantoryumu[Cumhuriyet döneminde] olarak kullanılmıştır. Mehmed Ali Paşa Kasrı ve Mecidiye Kasrı adlarıyla da bilinmektedir. İLE ... )
- ŞEREFLENMEK ile ŞEREFLENDİRMEK ile ŞEREF ile ŞEREFE ile ŞEREFLİ/LİK ile ŞEREFELİ ile ŞEREFSİZ/LİK ile ŞEREFESİZ ile ŞEREF SÖZÜ ile ŞEREF YERİ ile ŞEREF ÜYESİ ile ŞEREF KONUĞU ile ŞEREF KITASI ile ŞEREF LOCASI ile ŞEREF SALONU ile ŞEREF TRİBÜNÜ ile ŞEREF MİSAFİRİ
- SEREN ile GABYA
( Yelkenli gemilerde, üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanılan gönder. | Konut kapılarında, menteşe ve kilidin takıldığı, düşey konumdaki kalın parça. İLE Ana direklerin üzerine sürülen çubuklara ve ana direklerin üstlerinde bulunan serenlere verilen ad. )
- SERENGETİ KEDİSİ ile SAVAN KEDİSİ
- SERE/SELE ile ...
( Açık duran başparmağın ucundan, gösterme(işaret) parmağının ucuna kadar olan uzaklık. )
- SEREYANÎ ile CİVÂRÎ
- SERGİ ile AÇIKLAYICI ile AÇIKLAYICI
( EXPOSITION vs. EXPOSITIVE vs. EXPOSITORY )
( توضيح ile نمايشگاهي ile توضيحي )
( TOZYHE ile NAMAYSHGAHY ile TOZYHEY )
- SERGİLEMEK ile PAYLAŞMAK
( TO EXHIBIT/DISPLAY vs. TO SHARE )
- SERGİLEMEK ile SERGİ ile TEŞHİRCİLİK ile SERGİLEYİCİ
( EXHIBIT vs. EXHIBITION vs. EXHIBITIONISM vs. EXHIBITIVE )
( عرض کردن ile نمايشگاه ile نظر گاه ile فرومينشاند ile جلوه دهنده ile نشان دادني )
( ARZ KARDAN ile NAMAYSHGAH ile NAZAR GAH ile فرومينشاند ile JALVEH DAHANDEH ile NESHAN DADANY )
- SERGİLEMEK ile SERGİLENMEK ile SERGİLETMEK ile SERGİLEYEBİLMEK ile SERGİ/LİK ile SERGİN ile SERGİCİ/LİK ile SERGİ SALONU
- SERGİN ile SERGİN
( Serilmiş olan. İLE Yatan sayrı. )
- SERGÜZEŞT ile SERGÜZEŞTÇİ/LİK
- [METİN >]ŞERH:
HÂŞİYE ile/ve/||/<>/> TÂLİKÂT
( Büyük bölüm. İLE/VE/||/<>/> Küçük bölüm. )
- ŞERH ile CERH
- ŞERH ile HÂŞİYE
- ŞERH[Ar.] ile TAFSÎL[Ar.]
- ŞERH ile TEFSİR
( Hadis şerh edilir. İLE/VE Ayetler / Kur'an-ı Kerîm, tefsir edilir. )
( Kur'ân-ı Kerîm'i tefsir etmeye kalkışmadan önce kendini tefsir etmelisin. )
- ŞERH ile/ve/||/<> TEVİL
- ŞERH'LERDE:
KÂLE-EKÛLU ile/ve Bİ-KAVLİHÎ ile/ve MEMZUC
- (ŞER'Î) ADLÎ DELİL:
MADDENİN VUCUDA GETİRDİĞİ ile/ve/||/<> KANUN TESİS ETMİŞ BULUNAN ile/ve/||/<> ŞEHADET ile/ve/||/<> KARİNE ile/ve/||/<> YEMİN
( PREUVES JUDICIAIRES )
- SERİ BAĞLANTI ile/ve/||/<> PARALEL BAĞLANTI
( Devre ögelerinin ardışık olarak bağlanması. İLE/VE/||/<> Devre ögelerinin yan yana bağlanması. )
- SERİ BAĞLANTI ile/||/<> PARALEL BAĞLANTI
( Seri aynı akım, paralel aynı gerilim )
( Formül: R_toplam = R₁+R₂ (seri) İLE 1/R = 1/R₁ + 1/R₂ (paralel) )
- SERİ DEVRE ile/||/<> PARALEL DEVRE
( Seride akım aynı gerilim bölünür, paralelde gerilim aynı akım bölünür )
( Formül: Rtop=R1+R2 İLE 1/Rtop=1/R1+1/R2 )
- SERİ İLE PARALEL İLE KARIŞIK ile/||/<> DEVRE BAĞLANTI TÜRLERİ
( Elektrik elemanlarının bağlanma şekilleri. )
( Formül: R_seri = ΣR İLE 1/R_par = Σ1/R )
- SİYASET:
ŞER'Î ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AKLÎ
- SERİ ZAMAN ALGILAMASI ile SÜREKLİ ZAMAN ALGILAMASI
( PERCEPTION OF SERIAL TIME vs. PERCEPTION OF CONTINUAL TIME )
- ŞERÎ ile ŞER'AN
( İslâm hukukuyla ilgili. İLE İslâm hukuku açısından. )
- ŞER'Î ile/değil ŞERHÎ
- ŞERİA ile/ve/||/<> TARİKA ile/ve/||/<>/> MEZHEB ile/ve/||/<> CADDE ile/ve/||/<> NEHEC
( İnanç yolu.[< ŞERİA: Hayvanların suya gidip geldiği geniş yol. > Büyük kalabalıkların yürüdüğü inanç yolu.] İLE/VE/||/<> Doğal olarak oluşmuş ya da ölçülü biçimde oluşturulmuş geniş yol. )
- ŞERİAT EHLİ ile/ve TARİKAT EHLİ ile/ve/değil/yerine HAKİKAT EHLİ
( Sürekli, varlıktan bahseder. İLE/VE Sürekli, benlikten bahseder. İLE/DEĞİL/YERİNE Hiçliktedir. )
- ŞERİAT ile/ve DEMİR
- ŞERİAT ile/ve/||/<>/> FIKIH
- ŞERİAT ile/ve/||/<> HAKİKAT
( Gündüz. İLE/VE/||/<> Gece. )
- ŞERİAT ile/ve HİKMET-İ TEŞRÎ
( Şeriat şeraite[koşullara] göredir. )
- ŞERİAT ile/değil "KÖKTEN DİNCİLİK"
- ŞERİAT ile ŞERİATÇI/LIK
- ŞERİAT ile/ve/değil ŞERİAT-I/ŞER-İ ŞERÎF
- ŞERİAT ile/ve/<>/> TARİKAT ile/ve/<>/> HAKİKAT ile/ve/<>/> MÂRİFET
( Mal/mülk. İLE/VE/<>/> Ben/Benim. İLE/VE/<>/> Ahlâk. İLE/VE/<>/> Gönüllülük. )
( Fedâ. İLE/VE/<>/> Ferâgat. İLE/VE/<>/> Aşk. İLE/VE/<>/> Hizmet. )
( Kişinin elindedir. İLE/VE/<>/> Kişinin elindedir. İLE/VE/<>/> Kişinin elinde değildir. Ancak kişiye iner/nüzûl eder. İLE/VE/<>/> Kişinin gönlünde ve gönüllülüktedir. )
( Hz. Mûsa. İLE/VE/<>/> Hz. Davud. İLE/VE/<>/> Hz. Îsâ. İLE/VE/<>/> Hz. Muhammed. )
( Varoluş/varolanlar. İLE/VE/<>/> Benlik. İLE/VE/<>/> Varlık. İLE/VE/<>/> Oluş. )
( Sabır. İLE/VE/<>/> Rızâ. İLE/VE/<>/> Aşk. İLE/VE/<>/> Hizmet. )
( Şeriatı tut, hakikati yut! )
( Korur. İLE/VE/<>/> Yürütür, ulaştırır. İLE/VE/<>/> Öldürür. İLE/VE/<>/> Diriltir. )
- ŞERİATI TAMAMLAMAK/TAMAMLAYAN ile/ve AHLÂKI TAMAMLAMAK/TAMAMLAYAN
- ŞERÎF ile/ve/||/<>/> EŞREF
( Tüm canlılar. İLE/VE/||/<>/> İnsan. )
- ŞERÎF[Ar.] ile ŞERİF[İng. SHERIFF]
( Kutsal, şerefli. | Temiz. | Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in soyundan olan kişi. İLE Büyük Britanya'da, kendi bölgesi içinde kralı temsil eden, yasalara saygı gösterilmesini sağlamakla görevli yönetici. | Amerika Birleşik Devletleri'nde, seçimle iş başına gelen, tüzel yetkisi sınırlı olan yönetici. )
- ŞERİFE HANİFE HANIM ile/ve/||/<> ÇOCUĞU
( Osmanlı devrindeki nadir mezar taşlarından biri,
Şerife Hanife Hanım ile çocuğuna aittir.
1735'te, doğum sırasında bu hanımefendi ile birlikte karnındaki oğlu da vefât etmiş ve ikisi için bu manidar mezar taşı işlenmiştir. )
(
)
- SERİLMEK ile SERİLEBİLMEK
- SERİN ile SOĞUTUCU ile SOĞUTUCU ile SOĞUTMA ile SERİNLİK
( COOL vs. COOLANT vs. COOLER vs. COOLING vs. COOLNESS )
( سرد کردن ile خنک ساختن ile خنک ile خنک کردن ile سردکننده ile سردکن ile خنک کن ile خنک کننده ile کولر ile خنک سازي ile خنکي ile خون سردي )
( SARD KARDAN ile KHANK SAKHTAN ile KHANK ile KHANK KARDAN ile SARDKONANDEH ile SARDKON ile KHANK KON ile KHANK KONANDEH ile KOLER ile KHANK SAZY ile خنکي ile KHON SARDY )
- SERİNLEMEK ile SERİNLENMEK ile SERİNLETMEK ile SERİNLEŞMEK ile SERİNLENDİRMEK ile SERİNLETEBİLMEK ile SERİNLEYEBİLMEK ile SERİN/LİK ile SERİNCE
- ŞERÎR[Ar. çoğ. ŞERÂİR] ile ŞERÎR[Ar. < ŞER | çoğ. EŞİRRÂ, EŞRÂR]
( Kıvılcım. İLE Kötü, kötülük işleyen, fesatçı. )
- SERÎR ile ...
( TAHT | YATILACAK YER )
- ŞERİT/KULVAR[Fr. < COULOIR]/KANAL[Fr. < CANAL]" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM
- ŞERİT ile ÇİZGİ
- ŞERİTLEMEK ile ŞERİT ile ŞERİTLİ ile ŞERİTÇİ/LİK ile ŞERİTLER ile ŞERİTSİZ ile ŞERİT METRE ile ŞERİT PERDE ile ŞERİT BALIĞI ile ŞERİT İHLALİ ile ŞERİT MAKARNA
- ŞERİYE ile ŞERİYE MAHKEMELERİ
- SER-KUDÛMÛ ile ...
( KUDÛMZEN BAŞI, MEVLEVÎ ÂYİNLERİNİ İDÂRE EDEN KİŞİ )
- SERMAYE ile BİDA'A
( ... İLE Birinin, kârı, tamamen kendine ait olmak üzere başkasına verdiği sermaye. )
- SERMAYE ile SERMAYECİ/LİK ile SERMAYELİ ile SERMAYESİZ/LİK ile SERMAYE MAL ile SERMAYE PİYASASI
- SERMED ile/ve DEHR ile/ve ZAMAN
( Sabitin, sabite orantılandırılması/nispeti. İLE/VE Sabitin, değişene/mütegayire orantılandırılması/nispeti. İLE/VE Değişenin/ütegayirin, değişene/mütegayire orantılandırılması/nispeti. )
- SERMEDÎ ile ...
( SÜREKLİ, DÂİMÎ )
- SERMEK ile ÇIPLAK BIRAKMAK ile TUĞLA DÖŞEMEK ile YUMURTLAMAK ile VURGU YAPMAK ile VURGU YAPMAK ile TEMEL ATMAK ile İÇİNE GİRMEK ile İŞTEN AYRILMAK ile BORU DÖŞEMEK ile TEMELİ ATMAK ile RAYLARI DÖŞEMEK
( LAY vs. LAY BARE vs. LAY BRICKS vs. LAY EGGS vs. LAY EMPHASIS vs. LAY EMPHASIS ON vs. LAY FOUNDATION vs. LAY INTO vs. LAY OFF vs. LAY PIPES vs. LAY THE FOUNDATION vs. LAY TRACKS )
( گذاردن ile گستردن ile هشتن ile لخت کردن ile خشت ماليدن ile خشت زدن ile تخم کردن ile تخم دادن ile تاکيد کردن ile مورد تاکيد قرار دادن ile پي ريختن ile زيرسازي کردن ile مبادله ضربات کردن ile بخدمت خاتمه دادن ile اخراج کردن ile متوقف ساختن ile لوله کشي کردن ile پي گذاري کردن ile پيريزي کردن ile ريل کشيدن )
( GOZARDAN ile GOSTARDAN ile هشتن ile LAKHT KARDAN ile KHSHT MALYDAN ile KHSHT ZADAN ile TAKHAM KARDAN ile TAKHAM DADAN ile TAKYD KARDAN ile MOORD TAKYD GHARAR DADAN ile PEY RYKHTAN ile ZYRESAZY KARDAN ile MOBADELEH ZARBAT KARDAN ile BAKHODAMAT KHATMEH DADAN ile AKHARAJ KARDAN ile MOTOGHOF SAKHTAN ile LOLEH KESHY KARDAN ile PEY GOZARY KARDAN ile PEYRYZY KARDAN ile RYLE KESHYDAN )
- SERMEK ile "SERMEK"
( Asmak. | Gösterme amacıyla asmak ya da yaymak. | Kurutmak için düz bir yere yaymak. | Açarak yaymak ya da döşemek. | Boylu boyunca yere yatırmak, düşürmek ya da hırpalamak. İLE Boşlamak, savsamak. )
- SERMEK ile/değil SERPMEK
- SERMEST/LİK ile SERMESTİ
- SER-NÂYÎ ile ...
( NEYZEN BAŞI )
- SERPANTİN ile/||/<> ÇEROİT
( Yeşil tonlarında ve genellikle benekli bir mineral. İLE/||/<> Mor renkte desenli bir mineral. )
- SERPANTİN ile/||/<> JASPER
( Yeşil tonlarında ve genellikle benekli bir mineral. İLE/||/<> Kırmızı, sarı ve kahverengi renklerde olabilir. )
- SERPİLME ile/ve/||/<> GELİŞME
- SERPİLME ile/||/<> SAÇILMA
- SERPİŞTİRMEK ile SERPİŞTİRİLMEK ile SERPİŞ ile SERPİCİ ile SERPİLİ
- SERPME ile SERPME AĞ
- ŞERRA ile ŞERR
- SERSEM/HIRTAPOZ ile ŞAVALAK
( ... İLE Aptal, alık, budala. )
- SERSEM ile DAMBIL ile APTALLIK ile ŞAŞKIN
( DUMB vs. DUMBBELL vs. DUMBNESS vs. DUMBSTRUCK )
( مصمت ile کم هوش ile کودن ile بکم ile کند ذهن ile بي فراست ile بي زبان ile دمبل ile لالي ile مات و مبهوت )
( مصمت ile KAM TEOOSH ile KOODAN ile BEKAM ile KAND ZEAN ile BEY FARAST ile BEY ZABAN ile DAMBEL ile لالي ile MAT VE MOBAOUT )
- SERSEMLEMEK ile SERSEMLETMEK ile SERSEMLEŞMEK ile SERSEMLEŞTİRMEK ile SERSEM/LİK ile SERSEMCE ile SERSEM SEPELEK
- SERSERİ ile BER-DÛŞ[Fars.]
( ... İLE Omuz üzerinde, omuzda. [HÂNE BER-DÛŞ: Evi omuzunda] )
- SERSERİ[Fars.] ile/ve/||/<> HERCÂÎ[Fars.]
( Başı boş.[baş başa][kendi kendine] İLE/VE/||/<> İsteğinde kararlı olmayan ya da konudan konuya geçiveren. | Aşkta, değişken, vefâsız. )
- SERSERİ ile HIRSIZ/UĞRU
- SER-SER-Î ile/>/değil/yerine SER-BEST
( Başıboş. Kendi kendine/kendiyle. İLE/>/DEĞİL/YERİNE Başıboş, kayıtsız. | İstediği gibi hareket eden. | Sıkılmayan. | Engelsiz. )
- SERSERİ[Fars.]
ile/değil/yerine/></<>
SERBEST[Fars.] ile/ve/||/<>/> SERMEST[Fars.]
( Çırak. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< | Kalfa. İLE/VE/||/<>/> Usta. )
( Başı boş.[baş başa/başı başında/başına buyruk][kendi kendine] İLE/DEĞİL/YERİNE/>< | Başı bağlı/düğümlü, sorumluluk almış olan.[boş değil!] İLE/VE/||/<>/> Başı hoş, yetkin, deneyimli. | )
- SERSERİLEŞMEK ile SERSERİ/LİK ile SERSERİCE ile SERSERİ MAYIN ile SERSERİ KURŞUN ile SERSERİ SERSERİ
- SERSERİ/LİK ile AYLAK/LIK
- SERT AĞAÇLAR ile/ve ORTA SERT AĞAÇLAR ile/ve YUMUŞAK AĞAÇLAR
( Wenge, Paduk, Pelesenk, Bubinga, Ovenkol, Dut, Zebrano. İLE/VE Maun, Sapelli, Yerli Ceviz, Akçaağaç(Kelebek). İLE/VE Ardıç, Karaağaç, Kestane. )
- SERT (OLMAK) ile/değil/yerine DİSİPLİNLİ (OLMAK)
- SÖZ:
SERT ile/ve/||/<> TERS ile/ve/||/<> KİTABIN ORTASINDAN
- SERT SU ile/||/<>/>< YUMUŞAK SU
( Yüksek miktarda mineral içeren su. İLE/||/<>/>< Düşük miktarda mineral içeren su. )
- SERT[Fars. < SERD: Soğuk.] ile/ve AĞIR
- SERT ile HAŞİN[Ar.]
( ... İLE Sert, kırıcı, gönül kırıcı olan. )
- SERT ile KALIN
- SERT ile/değil/yerine MERT
- SERT ile/ve/değil PÜRÜZLÜ/TIRTIKLI
- SERT ile SERT HUYLU ile SERTLİK
( HARSH vs. HARSH TEMPERED vs. HARSHNESS )
( تند ile تند زبان ile درشت ile درشت خو ile تندي ile گوشخراشي ile تشدد )
( TAND ile TAND ZABAN ile DARSHT ile DARSHT KHO ile TANDY ile GUSHKHARASHY ile تشدد )
- SERT ile SIKI
( HARD vs. TIGHT )
- SER-TÂB[Fars.] ile SERTÂB[Fars.]
( İnatçı. İLE Cildin tamamlayıcısı olarak yapılan ve kitabın üst bölümünü örten miklab'ın açıkta duran üst bölümü. )
- SER-TABBÂH ile ...
( AŞÇI BAŞI )
- SER-TÂC ile ...
( BAŞ TÂCI OLAN, ÇOK SEVİLEN, SAYILAN )
- SERTEN ile ...
( Bir ülkenin/devletin parasını başka bir ülkenin parasıyla ifade etme yöntemi. )
- SERTİFİKA[Fr.]["SERFİTİKA" değil!]/DİPLOMA[Yun.] ile ÖĞRENİM BELGESİ/ÖĞRENİBELGE
- SERTİFİKA ile BRÖVE
- SERTİFİKA ile SERTİFİKALI ile SERTİFİKASIZ ile SERTİFİKASYON
- SERTİFİKA ile TASFİYE BELGESİ ile SERTİFİKASYON KURUMU ile SERTİFİKALI ile ONAYLI KOPYA ile SERTİFİKA VEREN ile ONAYLAMAK
( CERTIFICATE vs. CERTIFICATE OF LIQUIDATION vs. CERTIFICATORY vs. CERTIFIED vs. CERTIFIED COPY vs. CERTIFIER vs. CERTIFY )
( گواهينامه ile گواهي صادر کردن ile شهادت نامه ile سند رسمي ile مدرک ile مفاصا ile گواهينامهاي ile مصدق ile رونوشت مصدق ile گواهي کننده ile شهادت کتبي دادن ile تصديق کردن )
( GOVAHYNAMEH ile GOVAHY SADAR KARDAN ile SHEHADAT NAMEH ile SAND RASMY ile MADRAK ile MOFASA ile GOVAHYNAMEHYAY ile MOSADGH ile RONOSHT MOSADGH ile GOVAHY KONANDEH ile SHEHADAT KETABY DADAN ile TASADYGH KARDAN )
- SERTLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< REDDETMEK
- SERT/LİK ile YOĞUN/LUK
- SERÜVEN ile SERENCÂM
- SERÜVEN ile SERÜVENCİ/LİK ile SERÜVENLİ ile SERÜVENSİZ
- SERÜVEN ile SÜREÇ
( ADVENTURE vs. PROCESS )
- SERVER[Fars.] ile SERVER[İng.]
( Baş. İLE Sunucu. )
- SERVET ile/ve/değil/yerine İLİM
( Sen korursun. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Seni korur. )
- SERVET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİMET
- SERVET ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SERMAYE
( Hangi amaç ve/ya da bağlamda kullanılmasına bağlıdır. )
- SERVET[Ar.] ile/değil/yerine/hem de/||/<>/>< SERMAYE[Fars.]
( FORTUNA: Kader. | Servet. )
( WEALTH/FORTUNE vs. CAPITAL )
( ... mit VERMÖGEN )
( ... avec FORTUNE/BIENS )
- SERVET ile SERVET SAHİBİ
- SERVİ AĞACI ile/ve SEDİR AĞACI/DAĞ SERVİSİ/ARAR[Ar.] (ELMALI-ANTALYA)
( ... İLE/VE Dağ servisi, yabani servi. )
( Hava soğuduğunda yapraklarını en son dökenlerin çam ve servi ağaçları olduğunu anlarız. )
( ... İLE/VE
)
( MEDITERRANEAN/ITALIAN CYPRESS vs./and CEDAR )
( CUPRESSUS SEMPERVIRENS cum/et CEDRUS )
- SERVİ[Fars.] ile/ve ARDIÇ
( Yapraklarını dökmeyen ince uzun bir ağaç. Daha çok Akdeniz'de bölgesinde yetişir. İLE/VE Servigillerden, güzel kokulu, yapraklarını kışın da dökmeyen, yuvarlak kara yemişleri ilâç olarak kullanılan bir ağaçcık. )
( CUPRESSUS SEMPERVIRENS cum/et JUNIPERUS )
- SERVİ/LİK ile SERVİS ile SERVİSÇİ/LİK ile SERVİ AĞACI ile SERVİ BOYLU ile SERVİS ARACI ile SERVİS KAPISI ile SERVİS SAYISI ile SERVİS TABAĞI ile SERVİS TAKIMI ile SERVİS ARABASI ile SERVİS OTOBÜSÜ ile SERVİS ASANSÖRÜ ile SERVİS İSTASYONU ile SERVİS MERDİVENİ
- SERYUM ile SERYUMLU
- SERZENİŞ ile HAYIFLANMA
- SERZENİŞ[Fars.] ile/değil/yerine/>< SİTÂYİŞ[Fars.]
( Yakınma. @@ Övme. )
- SERZENİŞ ile SIZLANMA
- SES DUVARINI GEÇEN İLK UÇAK VE PİLOT -ile
( BELL XI - CHUCK YEAGER [1947] )
- SES İŞARETLERİNDE:
1 KISA ile/ve/<> 2 KISA ile/ve/<> 3 KISA ile/ve/<> 5 KISA ile/ve/<> 1 UZUN YA DA KISA
( "Sancağa dönüyorum!" İLE/VE/<> "İskeleye dönüyorum!" İLE/VE/<> dönüyorum!" İLE/VE/<> "Tornistan yapıyorum!" İLE/VE/<> "Anlaşılmadı!" İLE/VE/<> "Evet!" ya da "Dikkat!" )
( Kısa düdük: 1 saniye | Uzun düdük: 4-6 saniye. )
- SES/SELEN ile/ve SAZ(TÜM MÜZİK ALETLERİ)
( VOICE vs./and INSTRUMENT )
- SES TEKRARI/ALLİTERASYON[Fr.] ile ...
( Şiirde ya da düzyazıda aynı harf ve hecelerin uyum oluşturacak biçimde tekrar edilmesi. Bu sanat ile sözcükler arasında bir musikî oluşturulur,dizenin kulağa hoş gelmesi sağlanmış olur. )
- SES ile BEHÎM[Ar.]
( ... İLE Dik, pürüzsüz ses. )
- SES ile/ve/||/<>/> BESTE
( Hakikat. İLE/VE/||/<>/> Mârifet. )
- SES ile/ve/değil/||/<>/>/< "ES"[< S][ARA (VERMEK)]
- SES ile/ve HARF
- SES ile INFRA SES
- SES ile/ve/||/<> IŞIK
( Havadaki titreşimlerle yayılan enerji. İLE/VE/||/<> Elektromanyetik dalgalarla yayılan enerji. )
- SES ile JEGAND[Fars.]
( ... İLE Yırtıcı hayvanların korkunç sesi. )
- SES ile MELODİ
( SOUND vs. MELODY )
- SES ile/ve MÜZİK
( ... İLE Aralıkların yüzdelerini bilmek. )
( ... İLE Lisanullah/Lisan-ul Melaike )
( ... İLE Hakimiyet Simgesi. )
( Ses dalgalar halinde yayılır. Bir saniye içindeki dalga sayısı sesin karakterini tespit eder. Saniyede 260 dalga yapan, yani titreşen ses "Do" notasıdır. )
( SOUND vs. MUSIC )
- SES ile NAKÎK[Ar.]
( ... İLE Kurbağa, tavuk, kedi gibi hayvanların boğuk sesi. )
- SES ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SELEN / ÇATI
( BÂKÎ KALAN BU GÖK KUBBEDE
HOŞ BİR SADÂ İMİŞ )
( SADÂ: Kişinin özü. )
( Evrendeki herhangi bir ses. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> İnsan sesi. )
( sesOL.org )
( SES[Fars.] ile TÂLÂC[Fars.] / SEDÂ/SADÂ[Ar.] )
( SOUND vs. VOICE )
- SES ile/ve/<>/değil SES DALGALARI
( İnsanda[zihinde]. İLE/VE/<>/DEĞİL Doğada. )
- SES ile SES FREKANSI ile ODYOMETRE
( AUDIO vs. AUDIO FREQUENCY vs. AUDIOMETER )
( شنيدي ile بسامد سمعي ile شنيي سنج )
( SHENYDY ile BESAMAD SAMY ile SHENYY SANJ )
(1996'dan beri)