ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.608 başlık/FaRk ile birlikte,
71.608 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(158/288)
- KÖMÜR ile KÖMÜR TOZU ile KÖMÜR DALI ile KÖMÜR MADENİ ile KÖMÜR MADENCİSİ ile KÖMÜR MADENCİLİĞİ
( COAL vs. COAL DUST vs. COAL HOD vs. COAL MINE vs. COAL MINER vs. COAL MINING )
( ذغال سنگ ile زغال سنگ ile زغال کردن ile خاکه زغال ile جا زغالي ile کان زغال ile کارگر زغال ile استخراج زغال )
( ZOGHAL SANG ile ZAGHAL SANG ile ZAGHAL KARDAN ile KHAKEH ZAGHAL ile JA ZAGHALY ile KAN ZAGHAL ile KARGAR ZAGHAL ile ESTEKHARAJ ZAGHAL )
- KÖMÜR ile KÖMÜR TOZU ile KÖMÜR KOŞUSU
( CHARCOAL vs. CHARCOAL DUST vs. CHARCOAL RUNNING )
( زغال ile زغال چوب ile زغالي ile ذغال چوب ile ذغال ile خاک زغال ile ذغلي )
( ZAGHAL ile ZAGHAL CHUB ile زغالي ile ZOGHAL CHUB ile ZOGHAL ile KHAK ZAGHAL ile ذغلي )
- KÖMÜR ile MARSIK
( ... İLE Üretilirken gerektiği kadar yakılmadığından, tüterek ve koku vererek yanan, niteliksiz odun kömürü. | Zayıf ve teni koyu renkte olan. )
- KÖMÜR ile/değil ÖKSÜ
( ... İLE/DEĞİL Yarı yanmış odun. )
- KÖMÜR ile/ve/<> ŞİSTLEŞMEK
( ... İLE/VE/<> Kömüre karışmış moloz oranının çok olması yüzünden bir tabaka tümüyle işletilemez olmak )
- KÖMÜR ile/ve/değil/< TÜRBİYE
( ... İLE/VE/DEĞİL/< Kömür oluşumunun başlangıcı. )
( ... İLE/VE/DEĞİL/< Su oranı yüksek ve ısı değeri çok düşüktür. )
( ... İLE/VE/DEĞİL/< İrlanda arazilerinin %17'si türbiyelerle kaplıdır. )
( ... İLE/VE/DEĞİL/< İrlanda halkı, zamanında, türbiyelerden, buzdolabı olarak bile yararlanmış. )
- KÖMÜRCÜ SAKASI ile KASIM SAKASI (KENESEKLİ SAKA)
( Her yerde görülebilen sakalara verilen ad. İLE Kasım ayında Karadeniz'den İstanbul'a göç etmiş olan sakalar. )
( GOLDFINCH vs. ... )
( CARDUELIS CARDUELIS cum ... )
- KÖMÜRLEŞMEK ile KÖMÜRLEŞTİRMEK ile KÖMÜRLEŞTİRİLMEK ile KÖMÜR/LÜK ile KÖMÜRCÜ/LÜK ile KÖMÜRLÜ ile KÖMÜRSÜZ/LÜK ile KÖMÜR KALEM
- KOMUT ile KOMUTA
- KOMUT ile/değil/yerine SORGU
- KOMUTAN ile KOMADA OLMAK
( COMATANT vs. COMATE )
( مايل بجنگ ile ريشه اي )
( MAYLE BEJANG ile RYSHEH AY )
- KOMUTAN/KUMANDAN[Fr. < COMMANDANT] ile MALKOÇ
( ... İLE Osmanlı'da, Akıncılar Ocağı'nın komutanı. )
- KOMUTAN ile MİR[Fars.]
( ... İLE Baş, kumandan, amir. | Bey. )
- KON ile ...
( İlâhi Ruh. )
- KÖN ile KÖNÇÜK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İnsan ve at derisi. İLE Yaka. )
- KONABİLMEK ile KONAKLAMAK ile KONAKLATMAK ile KONAKLAYABİLMEK ile KONAK/LIK ile KONAKÇI/LIK ile KONA GÖÇE ile KONAK YAVRUSU
- KONAK ile/ve KÂŞÂNE
- KONAK ile KONAK ile Konak
( Büyük ve gösterişli ev. | Vali, kaymakam gibi yüksek dereceli devlet görevlilerinin resmî konutu. | Konakçı. | Araçla bir günde alınan yol. | Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. İLE Kundak çocuklarının başlarında görülen kepek tabakası. | Gözde oluşan ince tabaka. İLE İzmir iline bağlı ilçelerden biri. )
- KONAK ile ŞATO[Fr. CHATEAU]
( ... İLE Avrupa'da, "soylu" kişilerin oturduğu, çevresi hendek, sur ve kulelerle çevrili konak. | Geniş toprağı olan, büyük konut. )
- KONAKLAMA YAPILARI ile/ve/||/<> SAVUNMA YAPILARI ile/ve/||/<> KONAKLAMA VE SAVUNMA YAPILARI
- KONAKLAMA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BARINMA
- CONALBUMIN[İng.] ile/değil/yerine/= KONALBUMİN
- KONALGA[Moğolca] ile/||/<> KONAK
( Göçebe ve yolcuların yolculuk ya da göç sırasında konakladıkları sulu ve otlu yer, konak yeri. İLE/||/<> Yolculukta geceyi geçirmek için inilen, konaklanılan yer. )
- KONAR GÖÇER/LİK ile/ve/||/<> YÜZER GEZER/LİK
- KONAR ile/değil KONUR
- CONARACHIN[İng.] ile/değil/yerine/= KONARAŞİN
- KONÇ ile KONÇLU ile KONÇSUZ
- KONÇERTO ile KONÇERTO GROSSO
( Tek. İLE Çoklu. )
( İlk Konçerto: Trompet ile yapılmıştır. [GASPARO TORELLI] )
- KONDANSASYON POLİMERİZASYONU ile KATILMA POLİMERİZASYONU
( Küçük moleküllerin ayrılmasıyla monomerlerin birleşmesi. İLE Monomerlerin doğrudan birleşmesi. )
- KONDANSATÖR[İng. CAPACITOR] ile/||/<> KAPASİTÖR[İng. CAPACITOR]
( Elektrik enerjisini elektrik alanı biçiminde depolayabilen iki iletken plaka arasına yalıtkan bir madde (dielektrik) yerleştirilerek oluşturulan elektronik bileşen. Geçici olarak elektrik yükü depolama kapasitesine sahiptir ve bu özellikten dolayı devrelerde enerji depolama, filtreleme ve zamanlama gibi çeşitli amaçlar için kullanılır. Kondansatörün birimi faraddır (F) ve kapasite değeri (C) ile ölçülür. @@ Birbirine yakın ve yalıtılmış iki iletkenden oluşan, elektrik enerjisini depolamak için kullanılan bir devre elemanıdır. Kondansatör olarak da bilinir. Kondansatörlerin basit bir örneği, paralel plakalı kondansatördür. İletkenlerden birinde toplam yükü +Q olan pozitif yükler, diğerinde ise toplam yükü -Q olan negatif yükler birikirse bu kondansatörün yükünün Q olduğunu söyleriz.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KONDİSYON ile KONDİSYON ALETİ ile KONDİSYON BİSİKLETİ
- KONDO İLE RKKY İLE DOUBLE EXCHANGE ile/||/<> MANYETİK ETKİLEŞİMLER
( Malzemelerdeki manyetik mekanizmalar. )
( Formül: TK ~ exp(-1/Jρ) )
- KONDRİKTHYES ile/||/<> OSTEİKTHYES
( Kondrikthyes kıkırdak balık İLE osteikthyes kemik balık. )
( Formül: Cartilage İLE bone fish )
- KONDRÜL[İng. CHONDRULE] ile/||/<> AKONDRİT[İng. ACHONDRITE]
( Çoğunlukla gök taşlarında bulunabilecek, boyutları milimetrenin de altında olan ve bazı gök taşlarının %80’lik kısmını oluşturan küçük küresel objeler. Kondrüller, Güneş sistemimizin en eski materyallerinden olan kalsiyum ve alüminyum bakımından oldukça zengin. Genellikle taş gezegenler ve gök taşları, kondrüllerden oluşmuş. Bu yüzden kondrüllerin nasıl oluştuğunu anlarsak Güneş sisteminde onun sayesinde oluşmuş gezegenleri ve gök taşlarını anlamamız kolaylaşır. Kondrüllerin Güneş sisteminde düşük yer çekiminde eriyip katılaşması sonucu oluştuğu neredeyse 200 yıldır bilinmekte. Fakat oluşumlarının koşullarını ve önemlerini hâlâ tam anlamıyla bilmediğimiz için anlamamız zorlaşıyor. Bilmememizin nedeni de kondrüllerin oluşumlarının bilimde büyük bir tartışma konusu olması. Önerilen teoriler birbiriyle çelişkili. Büyük oranda kabul edilen teori, 4.56 milyar yıl önce oluştukları. @@ İçinde kondrül barındırmayan, taş grubundan bir gök taşıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KONDUKTOMETRİK SENSÖR ile/||/<> POTANSİOMETRİK SENSÖR
( Konduktometrik sensör elektrik iletkenlik değişimini ölçerken İLE potansiometrik sensör potansiyel farkı ölçer )
( Formül: σ = 1/R )
- KONDÜKTÖR ile/||/<> İZOLATÖR
( Kondüktörler elektriği iletirken, izolatörler elektriği iletmez )
( Faraday tarafından 1833 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1791-1867) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik, Kimya) (Önemli katkıları: Elektromanyetik indüksiyon, elektroliz) )
- KONDURAMAMAK ile/ve/||/<> YAKIŞTIRAMAMAK
- KONDURMAK ile KONDURABİLMEK ile KONDURUVERMEK ile KONDU ile KONDUCU/LUK
- KONEL[İng.] ile/değil/yerine/= KONEL
- KONFEDERASYON ile MÜTTEFİK ile KONFEDERASYON
( CONFEDERACY vs. CONFEDERATE vs. CONFEDERATION )
( هم پيماني ile موتلف ile هم عهدي ile اتحاديه )
( NPAM PEYMANY ile موتلف ile هم عهدي ile ETEHADYYEH )
- KONFEDERE ile KONFEDERASYON
- KONFEKSİYON ile KONFEKSİYONCU/LUK ile KONFEKSİYON MAĞAZASI
- KONFERANS VEREN KİŞİ ile KONFERANS
( CONFEREE vs. CONFERENCE )
( همرايزن ile همرايزني ile کنفرانس ile مشاوره ile مفاوضه ile مقاوله ile اجلاس )
( CPEHMARAYZAN ile همرايزني ile KONFARANS ile MOSHAVAREH ile مفاوضه ile MOGHAVALEH ile اجلاس )
- KONFERANS ile KONFERANSÇI/LIK
- KONFERANS[Fr.] ile SEMİNER[Fr.]
( CONFERENCE vs. SEMINAR )
- CONFIGURATION[İng.] / CONFIGURATION[Fr.] / GESTALTUNG, STRUCTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= KONFİGURASYON
- KONFİGÜRASYON ile KONFORMASYON
( Atomların belirli bir düzenle dizilişi. İLE Molekül içi dönme sonucu oluşan düzen. )
- KONFİRME ile KONFİRMASYON
- KONFOR ALANI ile/değil/ne yazık ki "KAYGI/KORKU" ALANI
- KONFOR "ZİNCİRİNİ":
"KORUMAK/SÜRDÜRMEK" ile KIRMAK
- KONFOR ile/ve/değil/||/<>/< ASGARİ ARAÇ
- KONFOR ile KONFORLU ile KONFORSUZ/LUK ile KONFORMİST ile KONFORMİZM
- KONFOR ile MUTLULUK
- KONFOR ile RAHAT ile RAHATÇA ile YORGAN ile RAHATLATICI
( COMFORT vs. COMFORTABLE vs. COMFORTABLY vs. COMFORTER vs. COMFORTING )
( آسايش دادن ile نعمت ile مايه تسلي ile تسلي دادن ile راحتي ile آسايش ile آسودگي ile مرفه الحال ile آسوده ile راحت ile مرفه ile براحتي ile روتختخوابي ile لحاف ile تسلي بخش )
( ASAYSH DADAN ile NEMAT ile MAYYEH TASLY ile TASLY DADAN ile RAHATY ile ASAYSH ile ASOODEGY ile MARFEH ELHAL ile ASOODEH ile RAHAT ile MARFEH ile BARAHATY ile ROTOKHTKHABY ile LEHAF ile TASLY BAKHSH )
- KONFORMER İLE KONFİGÜRASYON İLE KONSTİTÜSYON ile/||/<> İZOMERİ TÜRLERİ
( Moleküllerin farklı düzenleme biçimleri. )
( Formül: ΔE = RT ln K )
- KONFÜÇYANİZM ile/ve TAOİZM
( Konfüçyanizm, toplumsal örgütlenişin, insan aklının ve pratik bilginin felsefesi. İLE/VE Taoizm, doğanın gözlemlenmesi yolu ile doğanın yolunu (Tao) keşfetmeye çalışmak. )
- KONGJIAO[Çince] ile ...
( Konfüçyüs öğretileri. )
- KÖNGLEK ile KÖNGÜL/KÖNGÜLLÜG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gömlek. İLE Kalp, gönül, akıl. )
- ROUGE CONGO[Fr.] / KONGOROT[Alm.] ile/değil/yerine/= KONGO KIRMIZISI
- KONGO ile KONGO DEMOKRATİK CUMHURİYETİ(ZAİRE)
- KONGÖVDE ile KONGÖVDELİ
- KONGRE ile CEMAAT
( CONGRESS vs. CONGREGATION )
( جماعت ile تجمع ile مجلس نمايندگان ile کنگره ile مجلس )
( JOMAAT ile TAJMA ile MOJALS NAMAYNADEGAN ile KANGAREH ile MOJALS )
- KONGRE[Fr./İng. < CONGRES] ile KONKRE[Fr. < CONCRET]
( Çeşitli ülkelerden yöneticilerin, elçilerin, delegelerin katılmasıyla yapılan toplantı. | Kurultay. | Amerika Birleşik Devletleri'nde Temsilciler Meclisi ile Senatonun bir aradayken aldıkları ad. İLE Somut. )
- KÖNGÜZ ile/||/<>/< GÜBRE
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gübre yığını.[Dışkının ve sidiğin karışıp kaynaştığı bir öbek.] İLE/||/<>/< ... )
- KÖNİ ile KÖNİ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Düz, düzgün. İLE Güvenilir kişi. )
- KONİ ile KONİ ÇİÇEĞİ
( CONE vs. CONEFLOWER )
( ميوه کاج ile مخروطي شکل کردن ile مخروط ile روبکي )
( MYVAH KAJ ile MOKHRUTY SHEKL KARDAN ile MOKHRUT ile ROBAKY )
- KONİ ile KONİK/LİK
- CONIFERINÉ[Fr.] / CONIFERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= KONİFERİN
- KONIGRAVIMETER[İng.] ile/değil/yerine/= KONİGRAVİMETRE
- MAHRÛTÎ RAKKAS[Osm.] / CONICAL PENDULUM[İng.] / PENDULE CONIQUE[Fr.] / KONISCHES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= KONİK SARKAÇ
- KONİK ile KONİK ile KONİKLER
( CONIC vs. CONICAL vs. CONICS )
( مخروطي ile کله قندي ile مخروطات )
( MOKHRUTY ile KALEH GHANDY ile مخروطات )
- KONİKLER:
ELİPS[Fr. < Yun.]/İHLÎCÎ[Ar.] ile PARABOL[Fr. < Yun.] ile HİPERBOL[Yun.]
( [yörüngelerde][dış merkezlik] 0-1 arasındaysa. İLE 1 ise. İLE 1'den büyük ise.
[dış merkezlik(eccentricity): Odak uzaklığının, yarı-büyük eksene bölünmesi.] )
( Tüm noktalarının, odak denilen, belirli iki ayrı noktaya olan uzaklıklarının toplamı birbirine denk olan eğri. İLE Bir düzlemin, odak denilen sabit bir noktadan ve doğrultman denilen sabit bir doğrudan, eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri. İLE Bir düzlemin, odak denilen durağan iki noktaya uzaklıkları değişmeyen noktaların geometrik yeri olan eğri. )
( Uzay bilgisi ve araştırmalarının başlangıcı olan, koni kesitleri buluşuyla ünlenen ve Perge'li olan matematikçi Apollonius'a, "Geometrinin Altın Çağının Son Temsilcisi" unvanı verilmiştir.[Koni kesitleri üzerine 8 ciltlik bir kitap yazmıştır.][Ancak ilk dört cildinin kopyaları günümüze kadar gelebilmiştir.][Bergama kralına ithaf ettiği son dört cildin 5., 6. ve 7. ciltleriyse Arapça çevirileriyle günümüze kadar gelebilmiştir. Ne yazık ki, son cilt ise kayıptır.][İbnül Heysem çevirisi olan el yazmaları ve Beni Musa[Musa Oğulları(Muhammed, Ahmed ve Hasan)]'nın (Hilal ve Harran'lı Tabit adlı iki matematikçi yardımıyla), "Kitab-ı Mahrutat" adlı çevirilerdir.(Apollionius'tan bin yıl sonra) Bunlardan biri Süleymaniye Kütüphanesi'nde, biri Oxford'da, öteki ise Tahran'da bulunmaktadır.] )
- CONGRUENT[İng.] ile/değil/yerine/= KONJENİTAL
- KONJUGASYON[İng. CONJUGATION] ile/||/<> F FAKTÖRÜ (DÖLLEME FAKTÖRÜ)[İng. F FACTOR (FERTILITY FACTOR)] ile/||/<> F- (EKSİ) SUŞ[İng. F- (MINUS) STRAIN] ile/||/<> F' (F-ÜSSÜ) FAKTÖRÜ[İng. F-PRIME FACTOR] ile/||/<> F+ (ARTI) SUŞ[İng. F+ (PLUS) STRAIN]
( Tek gözeli organizmalarda, tamamlayıcı cinsiyetler arasında geçici göze teması ve Paramecium aurelia'da olduğu gibi genetik malzeme değişimi ya da bakterideki gibi tek yönlü gen transferi. @@ Bakterilerde eşey etmeni olarak rol oynayan transfer edilebilen plazmittir. Çift iplikli ve çembersel yapıda olup yaklaşık olarak 94000 baz uzunluğundadır. Konjugasyon ve kromozomal gen transferleri, F etmeni taşıyan F+ bakteri ile F etmeni taşımayan F- bakterinin yan yana gelip alıcı gözeye F faktörünün aktarılmasıyla gerçekleşir. @@ F etmeni içermeyen suştur.Konjugasyon esnasında "alıcı" olan E. coli suşu F etmeni içermez. @@ F etmeni yalnızca konjugasyonla ilgili genleri içerirken, buna ek olarak bakteri genomuna ait parçalar da içeren plazmit F' (F-prime) etmeni olarak tanımlanır. @@ F etmeni içeren suştur.Konjugasyon esnasında "verici" olan E. coli suşu F etmeni içerir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CONJUGAISON[Fr.] / KONJUGATION[Alm.] ile/değil/yerine/= KONJUGASYON
- KONJUGASYON ile/||/<> TRANSFORMASYON
( Konjugasyon göze teması İLE transformasyon serbest DNA alımıdır )
( Formül: Pilus İLE serbest )
- KONJUGAT ASİT ile/>< KONJUGAT BAZ
( Bir bazın proton almasıyla oluşan tür. İLE/>< Bir asidin proton vermesiyle oluşan tür. )
- CONGRUENT ACIDS AND BASES[İng.] / ACIDE CONJUGUÉE[Fr.] / KONJUGIERTE SÄUREN UND BASE[Alm.] ile/değil/yerine/= KONJUGE ASİT VE BAZLAR
- CONGRUENT ACID[İng.] ile/değil/yerine/= KONJUGE ASİT
- CONGRUENT BASE[İng.] ile/değil/yerine/= KONJUGE BAZ
- CONJUGATED DOUBLE BONDS[İng.] / LIAISONS DOUBLES CONJUGUÉES[Fr.] / KONJUGIERTE DOPPELBINDUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KONJUGE ÇİFT BAĞLAR
- KONKASÖR[Fr. < CONCASSEUR] ile/ve/||/<> ÇEKİÇ KIRICI ile/ve/||/<> BİLYALI DEĞİRMEN
( Çimento yapımında kullanılan kırıcılar. )
- CONCAVE[İng.] ile/değil/yerine/= KONKAV
- KONKLAV ile PAPA SEÇİM KURULU
( Yeni bir Papa seçmek için toplanmış kardinaller meclisi. )
- KONKOİDAL ile KONKOLOG ile KONKOLOJİ
( CONCHOIDAL vs. CONCHOLOGIST vs. CONCHOLOGY )
( صدفي ile صدف شناس ile صدف شناسي )
( صدفي ile SADF SHENAS ile SADF SHENASY )
- KONMAK ile ÇÖKMEK
- KONMAK ile KONULMAK
( Kuş, kelebek, uçak, toz vb. bir yere inmek. | Yolculukta geceyi geçirmek için bir yerde kalmak, konuk olmak. | Kısa bir süre için bir yere yerleşmek, bir yeri yurt edinmek. | Bir şeyi emeksiz edinmek. İLE Koyma işinin yapılması, yapılmış olması. )
- KONNEKTÖR ile KONNEKTÖR PENSİ
- KONSANTRASYON[İng. CONCENTRATION] ile/||/<> AŞIRI METAL BİRİKTİRİCİLER[İng. METAL HYPERACCUMULATORS] ile/||/<> DERİŞİM[İng. CONCENTRATION] ile/||/<> DİFÜZYON[İng. DIFFUSION] ile/||/<> HİPOTONİK[İng. HYPOTONIC]
( Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle ya da hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle ya da hacmine oranı. "Derişim" olarak da bilinir. @@ Öldürücü konsantrasyonlardaki toksik elementleri çevrelerinden tedarik ederek dokularında aktif halde depolayan bitkiler. @@ Konsantrasyon. Bir ortamda bulunan belirli bir maddenin kütle ya da hacminin içinde bulunduğu ortamın kütle ya da hacmine oranıdır. @@ Maddelerin daha yüksek konsantrasyonlu ortamdan düşük konsantrasyonlu ortama doğru yayılmasına verilen addır. Difüzyona neden olan yoğunluk farkı olduğu için iki ortamdaki yoğunluk eşitlenene kadar difüzyon geçişi devam eder. Difüzyon, maddenin bütün hallerinde farklı hızda ve özellikte görülmektedir. Difüzyon, kolaylaştırılmış difüzyon ve basit difüzyon olarak ikiye ayrılır. @@ Hücrenin bulunduğu ortamın konsantrasyonunun kendisinden düşük olması. Yunanca "arasında, az ve altında" anlamına gelen "hypo" ile "gerilebilen" anlamına gelen "tonikos" kelimelerinden gelmektedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KONSANTRASYON İLE MOLARİTE İLE MOLALİTE İLE NORMALİTE İLE MOL KESRİ ile/||/<> DERİŞİM BİRİMLERİ
( Çözeltilerde çözünen madde miktarını ifade eden farklı birimlerdir. )
( Formül: M = n/V İLE m = n/mçözücü İLE χᵢ = nᵢ/Σn )
- KONSANTRASYON ile KONSANTRE
( CONCENTRATION vs. CONCENTRATIVE )
( تغليظ ile تمرکز ile غلظت ile تمرکزي )
( TAGHELYZ ile TAMRAKZ ile GHELZAT ile تمرکزي )
- KONSANTRASYON ile KONSANTRE OLMAK ile KONSANTRE ile YOĞUNLAŞTIRICI ile EŞMERKEZLİ
( CONCENT vs. CONCENTRATE vs. CONCENTRATED vs. CONCENTRATOR vs. CONCENTRIC )
( توافق ile هم آهنگي ile تغليظ کردن ile تغليظي ile تنگاب ile متمرکز ile متمرکز کننده ile هم مرکز ile متحد المرکز ile متحدالمرکز )
( TAVAFEGH ile NPAM AHANGY ile TAGHELYZ KARDAN ile تغليظي ile TANGAB ile MATMARKZ ile MATMARKZ KONANDEH ile NPAM MARKZ ile متحد المرکز ile MOTEHADOLMORKZ )
- KONSANTRASYON ile/ve KONTEMPLASYON
( Damla. İLE/VE Derya. )
- DERİŞİM/KONSANTRASYON ile/||/<> MOLALİTE
( Bir çözeltide çözünen nesne oranı. İLE/||/<> Bir kilogram çözücüde çözünen mol sayısı. )
- TEKASÜFİYET[Osm.] ile/değil/yerine/= KONSANTRASYON
- TO CONCENTRATE[İng.] ile/değil/yerine/= KONSANTRE ETMEK
- KONSANTRE ile KONSANTRASYON
( CONCENTRATED vs. TO CONCENTRATE )
- KONSANTRE ile KONSANTRASYON
- KONSENSUS ile DİSİPLİN
- KONSER ile RESİTAL[Fr. < İng.]
( ... İLE Tek bir sanatçının tek bir aletle sunumu. )
- KONSERVE ile KONSERVECİ/LİK
- KONSEY ile KONSEY ÜYESİ ile MECLİS ÜYESİ ile MECLİS ÜYESİ
( COUNCIL vs. COUNCIL MEMBER vs. COUNCILLOR vs. COUNCILOR )
( مشاوره ile شوري ile هيئت ile کنکاشگاه ile شورا ile مجلس ile هيئتي ile عضو شورا ile عضو انجمن )
( MOSHAVAREH ile SHORY ile YEHYET ile KONKASHGAH ile SHORA ile MOJALS ile YEHYETY ile OZV SHORA ile OZV ENJAMAN )
- KONSOL ile KONSOL SAATİ
- KONSOLİT ile KONSOLİDE ile KONSOLİTÇİ ile KONSOLİDASYON ile KONSOLİDE BORÇ ile KONSOLİDE BÜTÇE
- KONSOLİT ile KONSOLİT
( Vadesi belirli olmayan ve yalnızca faizi ödenen devlet tahvili. İLE Bir tür iskambil oyunu. )
- KONSOLOS ile KONSOLOSLUK ile KONSOLOSLUK ile BAŞKONSOLOSLUK ile DANIŞMAK ile DANIŞMANLIK
( CONSUL vs. CONSULAR vs. CONSULATE vs. CONSULATE GENERAL vs. CONSULT vs. CONSULTING )
( کنسول ile کنسولي ile اداره کنسولي ile کنسولگري ile سرکنسولگري ile سرکنسول ile مشورت کردن ile کنگاش کردن ile مشورت دادن ile رايزني کردن ile استشاره کردن ile کنکاش کردن ile مشاوره کردن ile شور کردن ile مشاوره ile استشاره )
( KONSOL ile کنسولي ile EDAREH KONSOLY ile KONSOLGARY ile SARKONSOLGARY ile SARKONSOL ile MOSHORT KARDAN ile KANGASH KARDAN ile MOSHORT DADAN ile RAYZANY KARDAN ile ESTESHAREH KARDAN ile KONKASH KARDAN ile MOSHAVAREH KARDAN ile SHOR KARDAN ile MOSHAVAREH ile استشاره )
- KONSOME ile KONSOMASYON
- CONSTANTAN[İng.] ile/değil/yerine/= KONSTANTAN
- KONSTANZ ile İSTİKRAR ile DEVAMLI ile KONSTANTİNOPOLİS ile SÜREKLİ
( CONSTANCE vs. CONSTANCY vs. CONSTANT vs. CONSTANTINOPLE vs. CONSTANTLY )
( کنستانس ile استواري ile ثبات ile ثابت ile دايم ile استانبول ile دائما ile مرتبا )
( KONSTANS ile ESTAVARY ile SOBAT ile SABAT ile DAYM ile ESTANBOL ile DAEMA ile MORTABA )
- KONSTİTÜTİF ile/||/<> İNDÜKLENEBİLİR
( Konstitütif sürekli açık, indüklenebilir uyarıyla açık. )
( Formül: Always on İLE stimulus-dependent )
- KONSÜL[Fr. < CONSUL] ile BAŞKAN/YARGIÇ
( Görevini bir başka meslektaşıyla paylaşan yargıç. [Görev süresi 1 yıl olmak üzere][Eski Roma'da] )
( Roma'da, her yıl seçilen iki devlet başkanından her biri. | 1799'dan, 1804'e kadar Fransa'da birlikte görev alan üç devlet başkanından her biri. )
- KONSÜL ile KONSÜLTASYON
- KONT[Fr. < COMTE] ile KONTES[Fr. < COMTESSE]
( Roma imparatorunun danışman olarak seçtiği kişi. | Derebeyi. | Batı toplumunda erkekler için kullanılan bir soyluluk unvanı. İLE Kont'un karısı. )
- KONT[Fr.] ile/ve/<> MARKİ[Fr. < Cerm.] ile/ve/<> DÜK[Fr.]
( Roma İmparatoru'nun, danışman olarak seçtiği kişi. | Derebeylik düzeninde, derebeyi. | Batı toplumlarında, dördüncü derecede bir san. İLE/VE/<> Bazı Batı devletlerinde, kont ile dük arasındaki unvan. İLE/VE/<> Prensten sonra gelen en büyük san. )
- KONT ile VİKONT[Fr.]
( ... İLE Batı ülkelerinde, baron ile kont arasında bir san. )
- KONTAK AÇISI ile/||/<> YÜZEY ENERJİSİ
( Kontak açı ıslanma <90° hidrofilik, yüzey enerji kohezyon. )
( Formül: θ İLE γ )
- KONTAK ile KONTAK LENS ile KONTAK ANAHTARI
- KONTENJAN ile KONTENJAN SİSTEMİ
- KONTEYNER ile KONTEYNER EV
- KONTÖR/LÜK ile KONTÖRLÜ ile KONTÖRLÜ TELEFON
- KONTR[İt. < CONTRA] ile "KONTÖR"[İng. < COUNTER] | Fr. COMPTEUR]
( Karşıt. @@ Belirli bir sürenin bir birim olarak kabul edildiği ve telefonda toplam konuşma süresinin kaç birim olduğunu sayısal olarak gösteren araç. | Telefon, gaz, su vb.nde tüketim birimi. )
- KONTRA[İt. < CONTRA] ile KONTRAST[Fr. < CONTRASTE]
( Karşıt, karşı, aksi. | Kontrplak. İLE Karşıt, karşıtlık. )
- KONTRA ile KONTRAT ile KONTRATLI ile KONTRATSIZ ile KONTRA MİZANA
- KONTRAKSİYON[İng. CONTRACTION] ile/||/<> KONTRAKTİLİTE[İng. CONTRACTILITY] ile/||/<> KONTROL ÇAPRAZLAMASI[İng. TEST CROSS] ile/||/<> KONTROL GRUBU[İng. CONTROL GROUP]
( Kasın istemli ya da istemsiz kasılması durumu.[1] @@ Kontraktilite (kasılabilirlik), özellikle kasların ya da benzer aktif biyolojik dokunun kendi kendine kasılma yeteneğini ifade eder. @@ Fenotipi bilinen, fakat genotipi bilinmeyen bir bireyin genotipini bulmak amacıyla yapılan çaprazlama yöntemi. Bu yöntem için fenotipi bilinen fakat genotipi bilinmeyen bir canlı ile homozigot çekinik bir birey çaprazlanır. Bu çaprazlama sonucunda oluşan bireylere bakılarak genotipi bilinmeyen bireyin genotipi belirlenir. @@ Kıyaslama yapılmasını sağlayan bir referans grubu. Bir deney içerisinde, deney grubunun etkilendiği tüm değişkenlerden biri hariç her birine tabi olan grup. Bu tek hariç olan etken, deneyin sonucunda araştırılan şeyin nedeni olması beklenen unsur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- KONTRBAS ile KONTRBASÇI
- KONTRBAS ile TERSLİKLER
( CONTREBASSE vs. CONTRETEMPS )
( کنترباس ile گرفتگي حالت )
( KONTARBAS ile GARAFTAGY HALT )
- KONTROL ETMEK ile ALANI KONTROL ET ile KONTROL LİSTESİ ile ÇEK TOPLAMI ile KONTROL ETMEK ile DENETLEYİCİ ile DAMALI ile DAMA ile KONTROL ETMEK ile KONTROL ETMEK
( CHECK vs. CHECK FIELD vs. CHECK LIST vs. CHECK SUM vs. CHECK UP vs. CHECKER vs. CHECKERED vs. CHECKERS vs. CHECKING vs. CHECKUP )
( چک ile خد ile ميدان مقابله اي ile سياهه مقابله ile مجموع مقابله اي ile معاينه کردن ile شطرنجي کردن ile شترنجي ile خانه خانه ile پيچازي ile خشت خشتي ile شطرنجي ile جنگ نادر ile چکرز ile مقابله ile معاينه عمومي )
( CHAK ile KHOD ile MYDAN MOGHABLEH AY ile SYANPANEH MOGHABLEH ile MAJMOO MOGHABLEH AY ile MOAYNAH KARDAN ile SHATRANJY KARDAN ile شترنجي ile KHANEH KHANEH ile پيچازي ile KHSHT KHSHTY ile شطرنجي ile JANG NADAR ile CHEKARZ ile MOGHABLEH ile MOAYNAH AMOMY )
- KONTROL ile/ve DENETLEME
( Bir kez kendimi ve neyi temsil ettiğimi bilince artık durmadan kendimi denetleme gerekesiniminde olmam. )
( CONTROL vs. INSPECTION
Once I know myself and what I stand for, I do not need to check on myself all the time. )
- KONTROL ile DENETLEME
( CONTROL vs. INSPECTION )
- KONTROL ile KONTROL BLOĞU ile KONTROL KARTI ile KONTROL DEVRESİ ile KONTROL BİLGİSAYARI ile KONTROL MASASI ile KONTROL AKIŞI ile KONTROL IZGARASI ile KONTROL TUŞU ile KONTROL DİLİ ile KONTROL PANELİ ile KONTROL PORTU ile KONTROL ÇUBUĞU ile KONTROL DEPOSU ile KONTROL YAPISI ile KONTROL ÜNİTESİ ile KONTROL KELİMESİ ile DENETLEYİCİ ile KONTROL ETMEK
( CONTROL vs. CONTROL BLOCK vs. CONTROL CARD vs. CONTROL CIRCUIT vs. CONTROL COMPUTER vs. CONTROL DESK vs. CONTROL FLOW vs. CONTROL GRID vs. CONTROL KEY vs. CONTROL LANGUAGE vs. CONTROL PANEL vs. CONTROL PORT vs. CONTROL ROD vs. CONTROL STORE vs. CONTROL STRUCTURE vs. CONTROL UNIT vs. CONTROL WORD vs. CONTROLLER vs. CONTROLLING )
( تسلط ile مميزي ile استيلاء ile سلطه ile کنترل کردن ile ادارهکردن ile مهار ile مهار کردن ile بازبيني ile فرمان ile کنترل ile کنده کنترل ile کارت کنترل ile مدار کنترل ile کامپيوتر کنترل ile ميز کنترل ile گردش کنترل ile توري کنترل ile شبکه کنترل ile کليد کنترل ile زبان کنترل ile صفحه کنترل ile درگاه کنترل ile ميله کنترل ile انباره کنترل ile ساخت کنترل ile واحد کنترل ile کلمه کنترل ile بازبين ile مميز ile کنترل کننده ile سلطهجو )
( TASALT ile MAMYZY ile استيلاء ile SALTEH ile KONTERL KARDAN ile EDARECKARDAN ile MEHAR ile MEHAR KARDAN ile BAZABYNEY ile FARMAN ile KONTERL ile KANDEH KONTERL ile KART KONTERL ile MADAR KONTERL ile KAMPYVOTER KONTERL ile MYZ KONTERL ile GARDASH KONTERL ile TORY KONTERL ile SHABKEH KONTERL ile KELYD KONTERL ile ZABAN KONTERL ile SAFHEH KONTERL ile DARGAH KONTERL ile MYLAH KONTERL ile ANBAREH KONTERL ile SAKHT KONTERL ile VAHAD KONTERL ile KOLMEH KONTERL ile BAZABYNE ile مميز ile KONTERL KONANDEH ile سلطهجو )
- KONTROL ile KONTROLCÜ/LÜK ile KONTROL SAATİ ile KONTROL KALEMİ ile KONTROL KULESİ
- KONTROL ile MALİYET KONTROLÜ
- KONTROL ile/ve ÖLÇÜM
( CONTROL vs./and MEASUREMENT )
- KONTROLÜ SONDA YAPMAK ile/yerine KONTROLÜ BAŞTA VE SÜREKLİ YAPMAK
( TO CONTROL AT THE END vs. TO CONTROL AT THE BEGINNING AND CONTINUOUSLY
TO CONTROL AT THE BEGINNING AND CONTINUOUSLY instead of TO CONTROL AT THE END )
- KONTUR ile ...
( Resim sanatında kenar çizgisi. )
- KONTUR ile KONTUR HARİTASI
( CONTOUR vs. CONTOUR MAP )
( حدفاصل ile محيط مرئي ile نقشه برجسته )
( HADFASL ile محيط مرئي ile NAQSHEH BARJASTEH )
- KONU DIŞI ile YABANCI MADDE
( EXTRANEOUS vs. EXTRANEOUS MATTER )
( غيراصلي ile مواد خارجي )
( غيراصلي ile MOVAD KHARJY )
- KONU EDİNİYOR ile/ve/değil/||/<>/< KONU EDİYOR
- KONU OLMAKTAN:
ÇIKARMAK ile/ve/||/<>/> DÜŞÜRMEK
- KONU ile/ve AMAÇ
( Amaç, en üstün önemi taşır. )
( The motive, matters supremely. )
( SUBJECT/TOPIC vs./and AIM/MOTIVE )
- KONU ile/ve/||/<> ANLATIM
( MEVZÛ ile/ve/||/<> İFÂDE )
- KONU ile BİÇİM
( SUBJECT/TOPIC vs. FORM )
- KONU ile DAVÂ
- KONU ile/ve/değil/||/<>/< DURUM
( SUBJECT/TOPIC vs. SITUATION )
- KONU ile ÖZNE
( Felsefe'de. İLE Dil'de. )
- KONU ile/ve YÜKLEM ile/ve KESİNLİK/BURHAN
- KONUK ile/değil/||/<> KONAK/ÇI
( Bir yere ya da birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kişi. | Konakçının üzerindeki asalak. İLE/||/<> Asalağın erginini ya da gelişim evrelerinden herhangi birini taşıyan canlı. | Sefere çıkan askerlerin önünden gidip konak yeri sağlamakla görevli subay. | Toplu olarak yapılan yolculukta konak yeri sağlamakla görevli kişi. )
- KONU/KAVRAM/DURUM:
TARTIŞILABİLİR ile/ve/değil/yerine/< TARTIŞILMAYA DEĞER
- KONULARI/SORUNLARI/DURUMLARI:
UZATMAYALIM! ile/ve/||/<> UZLAŞALIM! ile/ve/||/<> UNUTALIM!
- [ne yazık ki]
KONU(ŞULAN)LARI:
"SULANDIRMA" ile/ve/||/<>/< "ÇOK BİLMİŞLİK"
- KONULMUŞ ile/ve/değil/yerine ÇIKARIMSAL
- PLACE ISOMERISM[İng.] ile/değil/yerine/= KONUM İZOMERİ
- KONUM:
MATEMATİK(SALTIK/MUTLAK)
ile/ve/||/<>
ÖZEL(GÖRELİ)
- KONUM ile/ve/||/<> SURET/FORM ile/ve/||/<> ŞEKİL/MORF
- KONUM ile/||/<> YER DEĞİŞTİRME (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Konum anlık yer, yer değiştirme konum farkıdır )
( Formül: x İLE Δx=xson-xilk )
- KONUMUZ ile/ve/||/<> KONUMUMUZ
- KONUNUN ÖZÜNÜ KAÇIRMA SAÇMA(LIK)LARI/SAFSATALARI:
KISIR DÖNGÜ ile/ve/||/<> İLGİSİZ AMAÇ ile/ve/||/<> İLGİSİZ SONUÇ ile/ve/||/<> İDDİAYI ZAYIFLATMA ile/ve/||/<> KONUYU SAPTIRMA
( BEGGING THE QUESTION vs./and/||/<> FALLACY OF IRRELEVANT PURPOSE vs./and/||/<> IRRELEVANT CONCLUSION vs./and/||/<> FALLACY OF STRAW-MAN vs./and/||/<> FALLACY OF RED HERRING )
- KONUŞABİLECEĞİN BİRİ ile/ve/>/değil/yerine SUSUŞABİLECEĞİN BİRİ
- KONUŞAN/KONUŞABİLEN/KONUŞABİLECEK OLAN ile SÖYLEYEN/SÖYLEYEBİLEN/[SADECE BİR ŞEY/LER] SÖYLEME HAKKI OLAN
( Yetkin/bilgili olan/lar. İLE Bilgisiz olan/lar. )
( KAİL(< KAVL): Söyleyen. | Râzı olmuş. | İnanmış, aklı yatmış. )
- KONUŞKAN ile KONUŞMACI
( CONVERSATIONAL vs. CONVERSATIONALIST )
( مکالمهاي ile گفتگوئي ile محاورهاي ile خوش سخن ile خوش صحبت )
( MAKALMEHYAY ile GOFTEGOIY ile MOHAVAREHYAY ile KHOSH SOKHAN ile KHOSH SAHBAT )
- KONUŞKAN/LIK ile/ve/<> CANDAN/LIK
- KONUŞLAN(DIR)MAK ile/değil KONUMLAN(DIR)MAK
- KONUŞLANIYOR ile/değil KONUŞULUYOR
- KONUŞMA ANI/ ZAMANI ile ...
( MOMENT OF SPEECH )
- KONUŞMA BOZUKLUĞU/SORUNLARI ile KEKELEMEK
( ... cum BALBÛT )
- KONUŞMA DİLİ ile KONUŞMA DİLİ ile KONUŞMACI
( COLLOQUIAL vs. COLLOQUIALISM vs. COLLOQUIST )
( مصطلح ile اصطلاحي ile زبان عاميانه ile اهل محاوره )
( MOSTALEH ile ESTALAHY ile ZABAN AMYANEH ile اهل محاوره )
- KONUŞMA "DİLİ" ile/ve YAZI "DİLİ"
( Konuşurken (belki) yeterince dikkat edilemeyebilir fakat yazarken sözcüklere, dile ve Türkçe'mize sahip çıkabiliriz! )
- KONUŞMA SIRASINDA:
KAYITLI BAŞLIKLARA UYABİLMEK ile/ve/||/<> SÖZLERİN/BAŞLIKLARIN, DİNLEYİCİYE NE KADAR UYUP UYMAYACAĞI
- KONUŞMA ile/||/<> APAR[Fr.]
( ... İLE/||/<> Bir tiyatro oyuncusunun, izleyicilerin duyacağı biçimde sanki öteki oyuncular duymuyormuş gibi konuşması ya da düşüncesini/davranışını izleyiciye açıklaması. )
- KONUŞMA ile HUTBE
- KONUŞMA ile KONUŞMACI/LIK ile KONUŞMA DİLİ ile KONUŞMA ENGELLİ ile KONUŞMA GÜÇLÜĞÜ ile KONUŞMA KORKUSU ile KONUŞMA MERKEZİ ile KONUŞMA ÇİZGİSİ ile KONUŞMA BOZUKLUĞU ile KONUŞMA YETERSİZLİĞİ
- KONUŞMA ile/ve KOŞMA
- KONUŞMA ile/ve/< MUHÂVERÂT[Ar. < MUHÂVERE]
( ... İLE/VE Karşılıklı konuşma/lar. )
- KONUŞMA ile/ve/> SOHBET
( ... İLE/VE/> Edeb varsa/girince. )
( İNSIBÂĞ[< SIBG]: Ortamda/mecliste bulunan kişinin boyasıyla boyanma. | Temizlenme. )
- KONUŞMA ile TARTIŞMA
( TALKING vs. ARGUE )
- KONUŞMADA:
DAHA ÖNCE SÖYLEDİĞİM GİBİ ile/değil/||/<> KONUŞMANIN BAŞINDA SÖYLEDİĞİM GİBİ
- KONUŞMADA:
ŞİŞME ile/ve/||/<> KAYMA ile/ve/||/<> KOPMA
- KONUŞMA/DA:
"YORGUNLUK" ile/değil/yerine GELİŞİM/DÖNÜŞÜM
- KONUŞMAK:
DİK ile/ve/||/<> TERS
- KONUŞMAK/KONUŞ(A)MAMAK ile/ve/||/<>/> KAVUŞMAK/KAVUŞ(A)MAMAK
- KONUŞMAK/YAZMAK ile/ve/yerine/değil/hem de YAPMAK/UYGULAMAK
( Bir kişinin bir şey yapıyor ya da yapmıyor gibi görünmesi çoğu zaman yanıltıcıdır. )
( [not] TO TALK/WRITE vs./and/but/also TO DO(/MAKE)/TO APPLY
TO DO(/MAKE)/TO APPLY instead of TO TALK/WRITE
What a man appears to do, or not to do, is often deceptive. )
- KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine AKTARMAK
( [not] TO TALK vs./and TO TRANSMIT
TO TRANSMIT instead of TO TALK )
- KONUŞMAK ile/ve ANIMSAMAK/ANIMSATMAK
( TO TALK vs./and TO REMEMBER )
- KONUŞMAK ile ANLATMAK
( Herhangi bir şey üzerine. İLE Konuya ya da kişilere bağlı olarak. )
( TO TALK vs. TO TELL/EXPLAIN )
- KONUŞMAK ile/ve/<>/değil/yerine BİR ŞEYİ KONUŞMAK
- KONUŞMAK ile/ve/değil/||/<> DEĞİNMEK
- KONUŞMAK ile/ve/yerine DEMLEN(DİR)MEK
- KONUŞMAK ile/ve/değil DEMLEN(DİR)MEK
- KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< DİNLEMEK
( Konuşmak iki kişi/yi gerektirir.
1. Doğru/yu konuşan.
2. Doğru/yu dinleyen. )
( Konuşanı konuşturan, dinleyenin ihlâsıdır. )
( "Vermek". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< "Almak". )
( "Almak". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< "Vermek". )
- KONUŞMAK ile/ve/değil/< DİNLEMEK
- KONUŞMAK ile/ve/değil/< DİNLEMEK
- KONUŞMAK ile/değil/yerine GEREKTİĞİ KADAR KONUŞMAK
( Düşünmeden konuşmanın cezası, sonradan düşünmeye mahkûm olmaktır. )
( Lisanen konuşmak, halen anlaşmak! )
( Konuşmama gereksinimi/n kadar, konuşma gereksinimini anımsayarak KONUŞ!!!
Konuşma gereksinimi/n kadar, konuşmama gereksinimini anımsayarak KONUŞ!!!
Konuşmama gereği kadar, konuşma gereğini anımsayarak KONUŞ!!!
Konuşma gereği kadar, konuşmama gereğini anımsayarak KONUŞ!!! )
( [not] TO TALK vs./but TO TALK IN NECESSITY
TO TALK IN NECESSITY instead of TO TALK )
- KONUŞMAK ile/yerine GEREKTİĞİ KADAR KONUŞMAK
( İTNAP: Sözü boş yere uzatmak. )
( TO TALK vs. TO TALK IN NECESSITY
TO TALK IN NECESSITY instead of TO TALK )
- KONUŞMAK ile GEVEZELİK
( TO TALK vs. CHATTERING )
- KONUŞMAK ile/ve İLETİŞİM
( TO TALK vs./and COMMUNICATION )
- KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine KANITLAMAK
( [not] TO TALK vs./and TO PROVE
TO PROVE instead of TO TALK )
- KONUŞMAK ile SÖYLEŞMEK
- KONUŞMAK ile/ve/değil/yerine/<> SUSMAK
( Sessizlikle Bilgelik, Davranışlarla Krallık. )
( Konuşmak gereksinim olabilir fakat susmak sanattır. )
( Kişiye/insana, konuşmayı öğrenebilmesi için iki yıl, dilini tutmasını öğrenebilmesi için altmış yıl gereklidir. )
( Yarışılamaz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Yarışılabilir. )
( Yaşam, konuşanların birbiriyle dalaşı, susanların ise barışıyladır. )
( Dışarıdakileri(nesneleri/kişileri/olayları/olguları/durumları) değiştirmek/geliştirmek istiyorsan... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> İçeriyi/içerdekileri/yaşamını(zihnindekileri) yani kendini değiştirmek/geliştirmek istiyorsan... )
( Konuşan, susabilenin hizmetkârıdır. )
( Wisdom by silence, royalty by behaviours. )
( [not] TO TALK vs./and/but/<> TO BE SILENT
TO BE SILENT instead of TO TALK )
( ... ile/ve/değil/yerine/<> HÖSMEK )
- KONUŞMALARDA/OTURUMLARDA:
GİRİZGÂH (YAPMAK) ile/değil/yerine/||/<> GİRİŞ (YAPMAK)
- KONUŞMAMAK ile/değil/yerine YERİNDE/KARARINCA/UYGUN KONUŞMAK
( [not] NO TALKING vs./but TO TALK IN RIGHT PLACE/APPROPRIATE/REASONABLE
TO TALK IN RIGHT PLACE/APPROPRIATE/REASONABLE instead of NO TALKING )
- KONUŞMAMAK ile/değil/yerine YERİNDE/KARARINCA/UYGUN KONUŞMAK
( Bir insan ne kadar çok gürültü yaparsa, sözleri de o kadar çok sessizdir. )
( [not] NO TALKING vs. TO TALK IN RIGHT PLACE/APPROPRIATE/REASONABLE
TO TALK IN RIGHT PLACE/APPROPRIATE/REASONABLE instead of NO TALKING )
- KONUŞMA(MA)NIN:
"ANLAMSIZLIĞI" ile/ve/değil/yerine/<> "GEREKSİZLİĞİ"
( Konuşmak, kişinin, her koşul ve zamanda, en öncelikli yeti ve eylememidir. Dolayısıyla, kendi isteksiz ya da kopuk olduğumuz durumlar için "konuşmanın gereği yok" biçiminde düşünülmemeli ve konuşulmamalıdır. Anlamsızlığı, isabetsizliği, yersizliği/zamansızlığı olabilir fakat "gereksizliği" diye bir durum söz konusu olmadığı gibi bu ["niyetteki/kasıttaki"] söz de söylenemez/söylenmemelidir. )
- KONUŞMAMAYI, KONUŞMAYA YEĞLEYEN (OLMAK) ile/ve/değil/yerine KONUŞMAYI, KONUŞMAMAYA YEĞLEYEN (OLMAK)
( Konuşmak (bile) (belki) birçok/bazı konuları/sorunları halletmeye yetmeyebilir fakat konuşmayarak hiçbir çözüm bulunmaz! )
( [not] PREFER NOT TO TALK INSTEAD OF TO TALK vs./and/but PREFER TO TALK INSTEAD OF NOT TO TALK
PREFER TO TALK INSTEAD OF NOT TO TALK instead of PREFER NOT TO TALK INSTEAD OF TO TALK )
- KONUŞMA/SÖZ ile/ve DİL
( * Her konuşmanın öznesi vardır. - Dil'in yoktur.
* Her konuşmanın muhatabı vardır. - Dil'in yoktur.
* Her konuşmanın şimdisi vardır. - Dil'in zamanı yoktur.
* Her konuşma, bir şeye dairdir. - Dil, herşey hakkındadır. )
( Dil, konuşur; kişi, dile uyduğu kadar konuşur. )
( Hareket halindekilere konuşulmaz, duranlara/duranlarla konuşulur. )
- KONUŞMAYA DEĞER KİŞİLERLE KONUŞMAMAK ile/ve/<> KONUŞMAYA DEĞMEZ KİŞİLERLE KONUŞMAK
( Kişileri kaybettirir. İLE/VE/<> Söz(cük)leri kaybettirir. )
- KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ ile/ve/||/<> KONUŞ(MAY)ABİLECEĞİMİZ KADARIYLA KONUŞ(MAY)ABİLECEKLERİMİZ
- KONUŞMAYAN/KONUŞAMAYAN ile/değil/yerine SUSAN/SUSABİLEN
( Bilgisiz/cahil, bazı/birçok şey(ler)i bilmeyen/algılayamayan/anlayamayan/kavrayamayan. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilen, farkındalıklı. )
- KONUŞMAYAN/KONUŞAMAYAN ile/değil/yerine SUSAN/SUSABİLEN
( Bilgisiz/cahil, bazı/birçok şey(ler)i bilmeyen/algılayamayan/anlayamayan/kavrayamayan. İLE/DEĞİL/YERİNE Bilen, farkındalıklı. )
- KONUŞMAYI ÖĞRENMEK ile/ve/||/<>/> SUSABİLMEYİ ÖĞRENMEK
( İki yılda. İLE/VE/||/<>/> Kırk ile altmış yıl arasında. )
- KONUŞTUĞUMUZU:
SAN(M)IYORUM ile/değil/yerine ANIMS(AM)IYORUM
- KONUŞTURAN/KONUŞULAN REKLÂM ile/ve/<>/değil/yerine SATTIRAN REKLÂM
- KONUŞTURMAK ile KONUŞTURTMAK ile KONUŞTURABİLMEK
- KONUSU OLMAK ile PARÇASI OLMAK
( TO BE A SUBJECT OF vs./and TO BE PART OF )
- KONUŞU ile KONUŞUR ile KONUŞUŞ ile KONUŞUCU/LUK ile KONUŞUMLUK
- KONUŞULABİLİR HİKMET ile KONUŞULAMAZ HİKMET
( Hikmetin dili, simge ve sükûttur. )
- KONUŞUNCA/KONUŞTUKÇA ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< SUSUNCA/SUSTUKÇA/SUSABİLDİKÇE
( Köle/yiz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>< Sultan/ız. )
- KONUT/MESKEN[Ar.] ile KONUT
( İnsanın içinde yaşadığı ev, apartman vb. yer. İLE Ön doğru. ["Bir noktadan bir doğruya ancak bir paralel çizilebilir."][Eukleides] )
- KONUYU:
DAĞITMAK/"DAĞITTIM" ile/ve/değil/||/<>/< DALLANDIRMAK/DALLANDIRDIM
- KONUYU/SORUNU ...:
"ELE ALMAK" ile/ve/||/<> "MASAYA YATIRMAK"
- KONUYU:
"HAFİFLETMEK" ile "SULANDIRMAK"
- KONUYU:
"SULANDIRMAK" ile/ve/||/<> "BASİTLEŞTİRMEK"
- KONUYU/VERİLERİ/AYRINTILARI:
TEKRAR ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> "AÇMAK"
- KONUYU:
YÜKSELTME ile/ve/||/<> DERİNLEŞTİRME
- KONUYU/"SORUNU" ELE ALMA:
ZAMANSAL/TARİHSEL ile/ve/||/<>/< KONU/SORUN İÇİNDE
- KONVANSİYONEL ile KONVANSİYONEL SİLAH ile KONVANSİYONEL YAĞIŞ
- KONVEKS İLE KONKAV İLE STAR-SHAPED ile/||/<> ŞEKİL ÖZELLİKLERİ
( Geometrik cadlerin dışbükeylik özellikleri. )
( Formül: f(λx + (1-λ)y) ≤ λf(x) + (1-λ)f(y) )
- KONVEKS KÜME ile/||/<> KONKAV KÜME
( Konveks içindeki iki nokta arası doğru içerde, konkav dışarı çıkabilir )
( Formül: λx + (1-λ)y ∈ S İLE ∀λ∈[0 ile1] (konveks) )
- KONVEKS ile/||/<> KONKAV
( Konveks fonksiyonlar aşağı bükey İLE konkav fonksiyonlar yukarı bükey )
( Jensen tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (Ülke: Bilinmiyor) (Alan: matematik) )
- CONVECTION CURRENT[İng.] / COURANT DE CONVECTION[Fr.] ile/değil/yerine/= KONVEKSİYON AKIMI
- KONVEKSİYON ile/||/<> KONDÜKSİYON
( İki farklı ısı transfer yöntemi: konveksiyon akışkanlarla İLE kondüksiyon doğrudan temasta )
( Fourier tarafından 1822 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1768-1830) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik, Fizik) (Önemli katkıları: Fourier serileri, ısı transferi) )
- KONVERJANS ile/||/<> DİVERJANS
( Konverjan seriler bir değere yaklaşır, divergan seriler yaklaşmaz )
( Cauchy tarafından 1821 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1789-1857) (Ülke: Fransa) (Alan: Matematik) (Önemli katkıları: Limit teorisi, analiz) )
- KONVERJANT EVRİM ile/||/<> DİVERJANT EVRİM
( Konverjant benzer çevre benzer yapı, diverjant farklılaşmadır )
( Formül: Benzeşme İLE ayrışma )
- KONVOY[Fr. < CONVOI] ile/ve/değil/yerine/= KAFİLE[Ar. çoğ. KAVÂFİL]["ka" uzun okunur]
( Aynı yere giden taşıt ya da yolcu topluluğu. | Savaş gemilerince korunan yük gemileri taşıt dizisi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/= Birlikte yolculuk eden topluluk, zümre, fırka. | Takım takım, sıra sıra gönderilen şeylerin her parçası. | Sıra ile gönderilen şeylerin her bir bölüğü. )
- KONYA ile KONYAK ile KONYALI/LIK
- KOOPERATİFÇİLİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SOSYAL KOOPERATİFÇİLİK
( )
- KOOPERATİFLEŞMEK ile KOOPERATİF ile KOOPERATİFÇİ/LİK
- KOORDİNASYON AKSİYOMU ile/ve/||/<> BAĞLANTI BELİTİ
- KOORDİNASYON BAĞI ile KOVALENT BAĞ
( Bir atomun öteki atoma elektron çiftini tamamen vermesiyle oluşan bağ. İLE İki atomun elektronları ortaklaşa kullanmasıyla oluşan bağ. )
- COORDINATION COMPOUND[İng.] / COMPOSE DÉ COORDINATION[Fr.] / KOORDINATIONS VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KOORDİNASYON BİLEŞİĞİ
- KOORDİNASYON BİLEŞİĞİ ile/||/<> İYONİK BİLEŞİK
( Koordinasyon merkez-ligand, iyonik katyon-anyon bağıdır )
( Formül: [Fe(CN)₆]⁴⁻ İLE NaCl )
- KOORDİNASYON BİLEŞİĞİ ile KARMAŞIK/KOMPLEKS İYON
( Merkezi bir metal iyonu ve bağlı ligandlardan oluşan bileşik. İLE Merkezi bir metal iyonu ve bağlı ligandlardan oluşan iyon. )
- COORDINATION NUMBER[İng.] / INDICE DE COORDINATION[Fr.] / KOORDINATIONSZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= KOORDİNASYON SAYISI
- KOORDİNAT ile İZDÜŞÜM, KONAÇ/YERLEM
- KOORDİNAT ile KOORDİNATLAR
- KOORDİNAT ile KOORDİNELİ ile KOORDİNASYON ile KOORDİNATÖR
( COORDINATE vs. COORDINATED vs. COORDINATION vs. COORDINATOR )
( هماهنگ کردن ile هم مرتبه ile هماهنگ ile هماهنگي ile هماهنگ کننده )
( CPEHMANPANG KARDAN ile NPAM MORTABEH ile CPEHMANPANG ile CPEHMANPANGY ile CPEHMANPANG KONANDEH )
- KOORDİNAT[Lat.] ile/değil/< ORDİNAT[İng. < Lat.]
( Belirli bir molekül içinde, özel bir konuma sahip bir atoma bağlı olan atom ya da atom grubu. İLE/DEĞİL/< Bir noktanın, uzaydaki yerini belirtmeye yarayan çizgilerden biri. [Çoğunlukla, apsise dikey olarak çizilir.] )
- COORDONNÉES[Fr.] ile/değil/yerine/= KOORDİNATLAR
- KOORDİNE ile KOORDİNASYON
- KÖP ile KÖPRÜG ile KÖPSÜN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İç içe geçmiş, birbirine dolanmış. İLE Köprü. İLE Şilte, minder. )
(1996'dan beri)