Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 58.713 başlık/FaRk ile birlikte,
58.713 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(158/236)


- NESNELLİK ile/ve ÖZNELLİK

( OBJECTIVITY vs./and SUBJECTIVITY )

( ... ile/ve ZHUTIXING )


- NESNELLİKTE:
ÖLÇÜLEBİLİR/LİK ile/ve/||/<> KESTİRİLEBİLİR/LİK ile/ve/||/<> GÖZLEMLENEBİLİR/LİK


- NESNEL/OBJEKTİF DUYGULAR ile/ve PAY ALMA/KATILMA DUYGULARI ile/ve DURUM (İÇERİKSİZ) DUYGULARI


- NESNENİN BİLİNCİ ile/ve KENDİ-NİN BİLİNCİ

( CONSCIOUSNESS OF THE OBJECT vs./and CONSCIOUSNESS OF THE SELF )


- NESNENİN, DURUM DEĞİŞİMİNDE:
ERİME ile/ve/||/<>/> DONMA ile/ve/||/<>/> BUHARLAŞMA ile/ve/||/<>/> YOĞUŞMA ile/ve/||/<>/> İNCELME/SÜBLİMLEŞME ile/ve/||/<>/> KIRAĞILAŞMA

( )

( ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> ... İLE/VE/||/<>/> Gaz hâlindeki bir nesnenin, ısı kaybederek sıvı durumuna gelmesi. İLE/VE/||/<>/> Bir nesnein, katı durumdan sıvı durumuna geçmeden doğrudan doğruya gaz durumuna dönüşmesi. İLE/VE/||/<>/> Su buğusunun, soğuk havalarda, yerde, bitkiler, ağaçlar ve öteki nesneler üzerinde donmasıyla oluşan ince tabaka. )


- NESNENİN DURUMLARINDA:
KATI ile/ve AMORF KATI ile/ve SIVI ile/ve GAZ ile/ve PLAZMA ile/ve SÜPER AKIŞKAN ile/ve SÜPER KATI ile/ve DEJENERE KATI ile/ve NÖTRONYUM ile/ve GÜÇLÜ SİMETRİK NESNE ile/ve ZAYIF SİMETRİK NESNE ile/ve KUARK-GLUON PLAZMA ile/ve FERMİYONİK YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve BOSE-EINSTEIN YOĞUNLAŞTIRMASI ile/ve ACAYİP NESNE

( ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE Bir gaz boşalma tüpünde, elektron ve artı iyonları, yaklaşık olarak eşit sayıda içeren, iyonlaşmış gaz ortamı. | Güneşteki ısıl nükleer tepkimelerin oluştuğu, çok yüksek sıcaklıkta oldukça yüksek derecede iyonlanmış, maddenin dördüncü durumu olarak da tanımlanan akışkan ortam. İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... İLE/VE ... )

( )


- NESNENİN:
KENDİ ile/ve/değil AYRILMIŞ/UZAKLAŞMIŞ OLMASI


- NESNENİN/ÜRÜNÜN/BESİNİN:
TARİHİ ile/ve/||/<> TARİFİ


- NESNENİN/MALIN/PARANIN:
YOKLUĞU ile/>< VARLIĞI

( Paylaşılması kolaydır. İLE/>< Paylaşılması zordur. )


- NESNESİNE/KONUSUNA GÖRE İLİM ile/ve AMACINA GÖRE İLİM


- NESNESİZ ile/ve/||/<> DÜŞÜNCESİZ

( Nesnesiz ve düşüncesiz, kültür olanağı yoktur. )


- [ne yazık ki]
[ne] "SÖZ DİNLEMEK" ile/ve/ne de/||/<>/< RİCÂ TANIMAK


- NEŞR[Ar. çoğ. NÜŞÛR] ile/ve/||/<>/> NEŞREN[Ar.] ile/ve/||/<>/> NEŞRÎ[Ar.] ile/ve/||/<>/> NEŞRÎYAT[Ar. < NEŞR]

( Yayma, dağıtma, saçma, açma. | Herkese duyurma. | Gazeteye yazma, yazdırma. | Kıyamette tüm bireylerin dirilmesi. İLE/VE/||/<>/> Neşir yoluyla. İLE/VE/||/<>/> Neşir ile ilgili. İLE/VE/||/<>/> Yayın, yazılan şeyler. | Basılıp dağıtılan yazılar/makaleler, yapıtlar/eserler. )


- NEŞRETMEK ile NEŞREDİLMEK ile NEŞRETTİRMEK ile NEŞREDEBİLMEK


- NESRİN OLGUN ARSLAN ile/ve/||/<> BENGİSU AVCI

( [Manş Denizi'ni(İngiltere'den, Fransa'ya) geçen iki kişi.]
[15 saat 47 dakikada | 28 Ağustos 1979'da] İLE/VE/||/<> [11 saat 29 dakikada | 03 Ağustos 2018'de] )


- NESRÎN[Fars.] ile NESTER/BESTEREN/NESTERÛN/NESTERÎN[Fars.]

( Ağustos gülü, yaban gülü. | Mısır gülü. | Van gülü. İLE Ağustos gülü, yaban gülü. )


- NEŞTER ile/ve/||/<> TEŞRİH


- NEŞTERLEMEK ile NEŞTER


- NEŞVE ile/ve TEMÂYÜL


- NET/KESİN/EMİN) BİLGİ SUNMAK ile (")MÜDAHALE (ETMEK)(")


- NET[Fr.] ile NET[İng. < LET]

( Tüm çizgileri belirgin olan, gözün tüm ayrıntılarıyla algılanan, iyi görünen. | İyi duyulan ses. | Kesintilerden sonra geri kalan miktarda olan, safi. | Açık seçik olan, anlaşılmaz yanı bulunmayan. İLE Tenis, masa tenisi gibi oyunlarda servis atışlarında topun karşı sahaya geçerken fileye değdiğini belirtmek için kullanılan bir söz. )


- NET ile SONSAL

( CLEAR vs. A POSTERIORI )


- NET ile TEMİZ

( CLEAR vs. CLEAN )


- NETÂC[Ar.] ile ...

( Hayvanın kendi kendine doğurması. )


- NETİ-NETİ ile ...

( O değil bu değil. Ebedi ve nihai gerçeğe ulaşmak amacıyla, dünyayı oluşturan tüm isimlerin ve formların(nama ve rupa) sürekli, adım adım ilerleyen red ve inkârı biçimindeki çözümsel süreç. )


- NETİCELENMEK ile NETİCELEŞMEK ile NETİCELENDİRMEK ile NET ile NETİCE ile NET RESİM ile NET ÜCRET ile NETİCESİZ/LİK


- NETLEŞMEK ile NETLEŞTİRMEK


- NETLEŞTİRMEK ile/ve/değil/||/<>/< AYRIŞTIRMAK


- NETLEŞTİRMEK ile/ve/<> YÜZLEŞ(TİR)MEK ile/ve/<> YORUMLAMAK

( Psikoterapi yöntem ve süreçleri. )


- NETLİK ile "AŞIRILIK"

( CLEAR vs. "EXCESSIVENESS" )


- NET/LİK / NETLEŞTİRMEK ile BELİRGİN/LİK / BELİRGİNLEŞTİRMEK

( Güneş parlarken hemen hemen görünmez. )

( CLEAR vs. CLARITY
When the sun shines, it's hardly visible. )


- NET/LİK ile KESİN/LİK

( CLEAR/NESS vs. DEFINITE/CERTAINTY )


- NETWORK İLE FLUX İLE CONSTRAİNT ile/||/<> METABOLİK MODELLEME

( Gözesel metabolizma modellemesi. )

( Formül: Sv = 0 (steady state) )


- NETWORK THEORY ile/||/<> GRAPH THEORY

( Network theory gerçek dünya ağ sistemlerini modellerken İLE graph theory soyut graph yapılarının matematik özelliklerini inceler )

( Formül: Scale-free networks )


- NEURAL NETWORK POTENTIAL ile/||/<> GRAPH NEURAL NETWORK ile/||/<> VAE ile/||/<> ML KİMYA

( Makine öğrenmesi kimya uygulamaları. )

( Formül: E = NN(R) )


- NEUROETHOLOGY ile/||/<> CLASSICAL NEUROSCIENCE

( Neuroethology doğal davranış sırasında sinir sistemi aktivitesini incelerken İLE classical neuroscience laboratuvar koşullarında sinir sistemi inceler )

( Formül: Natural behavior neuroscience )


- NEUTRAL İLE NEARLY NEUTRAL İLE SELECTİON ile/||/<> MOLEKÜLER EVRİM

( Evrim kuramları. )

( Formül: Ne·s << 1 (neutral) )


- NEUTRON STAR ile/||/<> BLACK HOLE

( Neutron star aşırı yoğun nötron materyaliyken İLE black hole event horizon ötesi gravitasyonel çökmedir )

( Formül: Chandrasekhar limit )


- NEV-BAHÂR ile YENİ BAHAR

( Türk müziğinin en az altı yüzyıllık bir mürekkep makamıdır. [Zamanımızda bir örneği kalmamıştır.] )


- NEV[Ar.] ile NEV'[Ar. çoğ. ENVÂ']

( Yeni. | Yeni, son zamanlarda çıkmış. | Taze, körpe. İLE Çeşit, tür. | Cins. | Sınıf. )


- NEV ile NEVA ile NEVİ ŞAHSINA MÜNHASIR


- NEVÂFİS[Ar. < NEFSÂ] ile NEVÂFİZ[Ar. < NÂFİZE]

( Loğusalar. İLE Nüfuz edici şeyler. )


- NEVÂHÎ[Ar. < NÂHİYE] ile NEVÂHÎ[Ar. < NEHY]

( Yanlar, taraflar. Bucaklar, nâhiyeler. İLE Yasak şeyler. )


- NEVÂHİK[Ar. < NÂHİKA] ile ...

( Dudaklı hayvanların göz pınarları. )


- NEVÂÎ[Fars.] ile Nevâî[Ali Şîr-][Fars.]

( Makam, uyum ve nasip ile ilgili. İLE [1441-1501]. )


- NEVÂİR[Ar. < NÂİRE] ile NEVÂÎR[Ar. < NÂÛRE]

( Ateşler, alevler. İLE Bostan dolapları. )


- NEVÂKIS[Ar. < NAKÎSA] ile NEVÂKIS[Ar. < NÂKİS] ile NEVÂKÎS[Ar. < NÂKUS]

( Eksikler, noksanlar. İLE Başlarını sürekli önüne eğen adamlar. İLE İbâdet zamanlarında kilisede çalınan çanlar. )


- NEVANLİNNA THEORY ile/||/<> JENSEN FORMULA

( Nevanlinna değer dağılım, Jensen ortalama-sıfır ilişkisi. )

( Formül: Value distribution İLE mean-zero relation )


- NEVÂTÎ[Ar. < NÛTÎ] ile NEVÂTÎR[Ar. < NÂTÛR]

( Gemiciler. İLE Hamam hizmetlileri, natırlar. | Bostan bekçileri. )


- NEVBET[Ar. < NÜVEB] ile NEVBET[Fars.]

( Sıra, sıra ile görülen iş. | Hastalık ateşi. | Zaman zaman ortaya çıkan aynı cinsten fizyolojik bozuklukların hepsi. | Nokta hizmeti, karakol. İLE Resmî ya da saray ve konak gibi bazı belirli yerlerde ve belirli zamanlarda çalınan davul, dümbelek gibi şeyler, seferlerde çalınan askerî mızıka, bando. )


- NEV-CİVÂN[Fars.] ile NEV-BAHAR[Fars.]

( Her an canlı. | Genç delikanlı. İLE İlkbahar. )


- NEVEND[Ar. < NÜVEB][Fars.] ile LEVEND[LEVENDÂN][Fars.]

( Hızlı giden at. | Postacı, atlı postacı. İLE Yeniçeri devrinde deniz erlerine verilen bir ad. | Zamanında, Venedik'lilerin, doğu bölgelerinden, maaşla topladıkları deniz askeri. | Tembel. | Ayyaş, içkici. | Zampara. | Kabadayı. | Hizmetçi, gündelikçi, çırak. | Namussuz kadın. | İbne. [Türkçe'de kullanılan anlamlar, Farsça'da yoktur!] )


- NEVH[Ar. < NÂİHA] ile NEVH[Ar.]

( Ağıt yakan, ağlayan hanımlar. İLE Ölüye avaz avaz ağlama. | Güvercinin nağma ile ötmesi. )


- NEVHA ile ...

( Ağıt. )


- NEVHÂT[Ar. < NEVHA] ile NEV-HATT[Fars., Ar.]

( Ölüye yüklsek sesle ağlamalar. İLE Sakal başı yeni çıkmaya başlamış genç. )


- NEV-İ HAKİKÎ(NEV'UL ENVÂ) ile NEV-İ İZÂFÎ


- NEV'Î ile/ve NEF'Î

( 1572? - 1635 ile/ve 1533 - 1599 )


- NEVÎ[Ar. < NEV] ile NEV'Î[Fars.] ile Nev'î[Ar.]

( Türü/nevi ile, çeşitle, cinsle, sınıfla ilgili. İLE Yenilik. İLE Müderrislik, kadılık, kazaskerlik görevlerinde bulunmuştur. Divânı, edebi risaleleri ve bazı ilmi eserleri vardır.[1533 - 1599] )


- NEVK[Fars.] ile ...

( Sivri uc. | Kuş gagası. | Kirpiğin ucu. )


- NEVMÎD[< NÂ-ÜMÎD] ile ...

( ÜMİTSİZ )


- NEVRÂ[Ar. < NEVR] ile NEV-RÂH[Fars.]

( Parlak. İLE Yeni yolcu, ilk olarak yolculuğa çıkan. | Yeni yol. )


- NEVRALJİ ile NEVRALJİK


- NEVRALJİ ile NEVRİT

( Sinir patolojisinden kaynaklanan ağrı. İLE Sinir yangısı. )


- NEVRALJİ ile/||/<> NÖROPATİ

( Sinir ağrısı. İLE/||/<> Sinir hasarı. )


- NEVRES-İ KADÎM ile/ve/değil/||/<> NEVRES-İ CEDÎD

( )

( ABDÜRREZZAK NEVRES ile/ve/değil/||/<> OSMAN NEVRES )

( XVIII. yüzyılda yaşamıştır. İLE/VE/DEĞİL/||/<> XIX. yüzyılda yaşamıştır. )


- NEVROZ ile NEVROZLU


- NEV-RÛZ[Fars.] ile ...

( Yeni gün. )


- NEVRUZ ile NEVRUZ OTU ile NEVRUZ BAYRAMI


- NEVRUZOTU ile ...

( İkiçeneklilerden, çiçekleri, aslanağzına benzeyen, türlü renkte, taşıdığı glikozit nedeniyle iç söktürücü olarak kullanılan bir kır bitkisi. [Lat. LINARIA VULGARIS] )


- NEVŞEHİR ile NEVŞEHİRLİ/LİK


- (NEVŞEHİR'Lİ) İBRAHİM PAŞA CAMİSİ ile (HADIM) İBRAHİM PAŞA CAMİSİ

( Şehzadebaşı'nda. İLE Silivrikapı'da. )

( 1720'de, Sadrazam Nevşehir'li İbrahim Paşa tarafından. İLE 1551'de, Vezir Hadım İbrahim Paşa tarafından. )


- NEVŞEHİR'Lİ İBRAHİM PAŞA ÇEŞMESİ ile NEVŞEHİR'Lİ İBRAHİM PAŞA ÇEŞMESİ VE SEBİLİ

( Şehzadebaşın'da bulunan bir duvar çeşmesi. İLE Şehzadebaşı Caddesi ile Dede Efendi Caddesi köşesindedir. )

( İkisi de 1720'de yaptırılmıştır. )


- NEWTON MEKANİĞİ ile/||/<> KUANTUM MEKANİĞİ

( Newton makro dünyayı, kuantum mikro dünyayı tanımlar )

( Formül: F=ma İLE ĤΨ=EΨ )

( Albert Einstein tarafından 1905 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1879-1955) (Ülke: Almanya/ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Görelilik teorisi, fotoelektrik etki) (Nobel: 1921) )


- NEWTON YASALARI İLE LAGRANGE İLE HAMİLTON ile/||/<> KLASİK MEKANİK FORMÜLASYONLARI

( Klasik mekaniğin üç farklı matematiksel ifadesi. )

( Formül: S = ∫L dt )

( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- NEWTON ile/ve/<> EINSTEIN ile/ve/<> FEYNMAN


- NEWTON ile NEVTON[< NEWTON]

( ... İLE Uluslararası birim sisteminde, kütlesi 1 kg. olan cisme, saniye karede 1 metrelik bir ivme veren güç birimi. )

( 1 kilonewton [kN] = 1000 newton [N]

1 gram-force [gf] = 0.00980665 newton [N]

1 kilogram-force [kgf] = 9.80665 newton [N]

1 ton-force (metric) [tf] = 9806.65 newton [N]

1 exanewton [EN] = 1.0E+18 newton [N]

1 petanewton [PT] = 1.0E+15 newton [N]

1 teranewton [TN] = 1000000000000 newton [N]

1 giganewton [GN] = 1000000000 newton [N]

1 meganewton [MN] = 1000000 newton [N]

1 hectonewton [hN] = 100 newton [N]

1 dekanewton [daN] = 10 newton [N]

1 decinewton [dN] = 0.1 newton [N]

1 centinewton [cN] = 0.01 newton [N]

1 millinewton [mN] = 0.001 newton [N]

1 micronewton [µN] = 1.0E-6 newton [N]

1 nanonewton [nN] = 1.0E-9 newton [N]

1 piconewton [pN] = 1.0E-12 newton [N]

1 femtonewton [fN] = 1.0E-15 newton [N]

1 attonewton [aN] = 1.0E-18 newton [N]

1 dyne [dyn] = 1.0E-5 newton [N]

1 joule/meter [J/m] = 1 newton [N]

1 joule/centimeter [J/cm] = 0.01 newton [N]

1 ton-force (short) = 8896.443230521 newton [N]

1 ton-force (long) [tonf (UK)] = 9964.0164181707 newton [N]

1 kip-force [kipf] = 4448.2216152548 newton [N]

1 kilopound-force [kipf] = 4448.2216152548 newton [N]

1 pound-force [lbf] = 4.4482216153 newton [N]

1 ounce-force [ozf] = 0.278013851 newton [N]

1 poundal [pdl] = 0.1382549544 newton [N]

1 pound foot/square second = 0.1382549544 newton [N]

1 pond [p] = 0.00980665 newton [N]

1 kilopond [kp] = 9.80665 newton [N] )


- NEY ile/ve ÂDEM VE HAVVA

( 60 İLE/VE 45 + 15 )


- NEY ile/ve/> DUDUK


- NEY ile GİRİFT[Fars.]

( ... İLE Birbirinin içine girip karışmış, girişik, çapraşık. | [eski güzel yazı sanatında] Boş yer bırakmayacak biçimde, iç içe istif edilmiş yazı. | Türk müziğinde kullanılmış, neye benzeyen bir çalgı. )


- NEY ile LAVTA


- NEY ile/ve MISKAL[Ar.]/MÛSÎKÂR[Fars.]["ka" uzun okunur]

( MÛSÎKÂR KUŞU: Gagasındaki deliklerden çıkan uyumlu sesten. )

( ... İLE/VE Mizmar çeşidinden sıra, kalem, düdük, kaval. Dervişlere özel bir saz. | Rüzgâr estikçe, gagasındaki deliklerden türlü türlü ses çıkardığından dolayı, "mûsikî" sözünün de bundan alındığı söylenilegelen bir kuş. | Adı anonim bir Edvâr-ı İlm-i Musıkî'de geçen makam. )


- NEY ile/değil NEYÇE

( ... İLE/DEĞİL Küçük ney. | Dokumacıların kullandığı küçük kamış. )


- NEYİN ARANILMASI GEREKTİĞİ ile/ve/değil/yerine NEREDE ARANILMASI GEREKTİĞİ


- NEY/NÂY/MİZMÂR[Ar.] [akordlarına göre]:
BOLÂHENK/NISF/NISFİYE ile/ve SÜPÜRDE ile/ve MÜSTAHSEN ile/ve KIZ NEYİ ile/ve MANSUR ile/ve ŞAH ile/ve DÂVUT

( Ney'in kendi sesi yoktur. )

( Ney'in sesi HÛ'dur. )

( Ney, ahadiyetin sesidir. )

( Ney Forum [ http://neyforum.net ] )

( Ney Derneği [ http://neyforum.biz ] )

( REED FLUTE )


- NEYSE Kİ ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NE GÜZEL/HOŞ Kİ ...


- NEYSE Kİ ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< (NE) İYİ Kİ ...


- NEYSE ile NEYSE

( ANYWAY vs. ANYWAYS )

( بهرحال ile بهرصورت ile عليي حال ile درهرصورت ile باري )

( BACPARHAL ile BACPARSORT ile عليي حال ile DAREARSORT ile باري )


- NEYZEN/NÂYÎ[Fars.] ile ...

( Ney üfleyen. )


- NEYZEN/LİK ile NEYZEN BAKIŞLI


- NEZ'[Ar.] ile NEZ'[Ar.]

( Bozma, halkı birbirine düşürme. İLE Bir şeyi yerinden koparma, sökme. | Kaldırma, yok etme. | Can çekişme. )


- NEZÂFET ile/ve/||/<> NEZÂHET[< NEZH(NEZİH)] ile/ve/||/<> NEZÂKET[Farsça NÂZİK'ten, Arapça kalıbına yakıştırılarak]

( Temizlik, paklık. İLE/VE/||/<> Ahlâk temizliği. | İncelik. İLE/VE/||/<> Kişilere saygılı ve incelikle davranma. )


- NEZÂFET ile TEMİZLİK, PÂKLIK | TAM SAĞLIK VE SELÂMET

( TEMİZLİK, PÂKLIK | TAM SAĞLIK VE SELÂMET )


- NEZÂKET[Farsça NÂZİK'ten, Arapça kalıbına yakıştırılarak] ile/ve/<>/< ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK/TEVÂZU'/TADA'DU'[< Dİ'DA]

( Özüne varmanın ilk adımı, alçakgönüllülüktür. )


- NEZÂKET ile CESÂRET


- NEZÂKET ile/ve/<> EDEB


- NEZÂKET ile/ve EHLİYET


- İNCELİK/NEZÂKET[Ar.] ile/<> İKİYÜZLÜLÜK/RİYÂ[Ar.]

( Nezâkette, çoğunlukla, bir parça ikiyüzlülük saklıdır/vardır. )


- NEZÂKET ile/ve/<> KÜLTÜR

( POLITENESS vs./and/<> CULTURE )


- NEZÂKET ile/ve NEDÂRET


- NEZAKET ile NEZAKETLİ/LİK ile NEZAKETSİZ/LİK ile NEZAKETSİZCE


- NEZÂKET ile REZÂLET


- NEZÂKET ile/ve/||/<> ZARÂFET ile/ve/||/<> MELÂHAT ile/ve/||/<> LETÂFET

( Nefsi, kötü ve yerilmiş huylardan arındırmak. İLE/VE/||/<> Aklı, kötü düşüncelerden, kuruntu/vehm ve kuşku/şüphe/zanlardan arındırmak. İLE/VE/||/<> Kalbe ait bâtınî arınma. İLE/VE/||/<> Hakk'tan başkasına bakmaktan arınmak. )


- NEZÂKET:
PARASIZLIKTAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AYRINTILARI ANLAMIŞLIKTAN


- NEZAKETSİZLİK ile ZARİF OLMAYAN

( INELEGANCE vs. INELEGANT )

( بي ظرافتي ile نازيبائي ile بي لطافت )

( BEY ZARAFTY ile نازيبائي ile BEY LATAFT )


- NEZÂRET[Ar. < NAZAR] ile/ve/<> VEKÂLET/VEKİLLİK[Ar.]

( Bakma, bakış, etrafı görme, seyir. | Gözetme, gözden geçirme, denetim. | İdâre, reislik. | Nâzırlık, vekillik. İLE/VE/<> Başkasının işini görmeye görevli ve/ya da yetkili olma. | Birini, kendi yerine geçirme. | Birinin yerini tutma. | Vekillik, nezâret. | Vekilin, görev yaptığı yer/bina. )


- NEZÂRET ile/ve/||/<> BASÎRET


- NEZÂRET[Ar.] ile NEZÂRET[Ar. < NAZAR]

( Tazelik, parlaklık. İLE Bakma, bakış, etrafı görme, seyir. | Gözetme, gözden geçirme, denetim, kontrol. | İdare, reislik. | Bakanlık/nâzırlık, vekillik. )


- NEZARET ile NEZARETLİ ile NEZARETSİZ


- NEZD[FARS.] ile/||/<> NEZD-İ SULTAN/ŞÂHÂNE

( Yan, kat, huzur. @@ Sultan'ın huzuru. )


- NEZDİNDE ile/ve/||/<>/< ADDETMEK

( Yanında, huzurunda, gözetiminde. İLE/VE/||/<>/< Saymak. )


- NEZİH (OLMAK) ile/değil MÜSTERİH (OLMAK)


- NEZÎL[Ar. < NÜZL] ile NEZÎR[Ar. < NEZR | çoğ. NÜZERÂ, NÜZÜR]

( Konuk, misafir. İLE Birini, doğru yola sokmak için gözdağı vererek korkutma. | Hz. Muhammed'in adlarından. )


- NEZÎR[< NEZR] ile ...

( KORKUTMA, BİRİNİ, DOĞRU YOLA SOKMAK İÇİN GÖZDAĞI VEREREK KORKUTMA )


- NEZÎR ile/ve/değil/yerine BEŞÎR

( Korkulacak şey, henüz ortada yokken, musibet başa gelmeden önce uyaran kişi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Nimetleri, ikramları henüz kendine ulaşmadan önce o nimetlerin güzelliğini gösteren, bildiren kişi. )

( Korkutucu değil uyarıcı. )

( Kur'an-ı Kerim'in adlarındandır. )

( Allah'ın 1001 esmasındandır. )

( "Şuradan giderseniz düşersiniz" gibi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE "Şöyle yaparsanız, şu ödülü kazanırsınız" gibi. )

( Kişinin, başına gelebilecek kötülüğü yaşamaması için kişiye anlatan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kişinin, henüz yaşamadan önce deneyimleyebileceği şeyleri müjdeleyen. )


- NEZLE/DUMAĞI/TUMAĞI/İNGİN/ZÜKÂM[Ar.] ile ALERJİ


- NEZLE/DUMAĞI/TUMAĞI/İNGİN/ZÜKÂM[Ar.] ile GRİP ile KORONA(CORONA)/COVID-19 ile HANTA

( NEZLE
Nedeni: Çok sayıda virüs bu hastalığa yol açabilir.
Zamanı: Yılın her zamanı. Yayılma biçimi: Burun ya da ağız yoluyla giren zerreler.
Kuluçka Süresi: İki haftaya kadar çıkabilir.
Ateş: Zaman zaman.
Üşüme: Nadiren.
Kas Ağrısı: Zaman zaman.
Boğaz Ağrısı: Hafif ve aralıklı.
Öksürme: Yaygın.
İshal: Yaygın olabilir.
Kusma: Yaygın olabilir.
Zatürree: Hiç yaygın değil.
Tedavi: Belirtilere karşı reçetesiz ilâçlar.
Önlem: Elleri dikkatle yıkamak.
İLE
GRİP
Nedeni: A ya da B grip virüsü.
Zamanı: Sonbahar ve kış sonu.
Yayılma biçimi: Burun ya da ağız yoluyla giren zerreler.
Kuluçka Süresi: İki gün.
Ateş: Genelde her zaman.
Üşüme: Yaygın.
Kas Ağrısı: Yaygın ve bazen ağır.
Boğaz Ağrısı: Acı verici ve daha inatçı.
Öksürme: Yaygın.
İshal: Yaygın değil.
Kusma: Genellikle görülmez.
Zatürree: Meydana gelebilir.
Tedavi: A... ya da R...
Önlem: Elleri dikkatle yıkamak. | Grip aşısı. )

( image )

( image )

( image )

( image )

( NEVÂZİL, SÜTÂ', ZÜKÂM ile ... ile ... )


- NEZLE ile NEZLELİ ile NEZLE OTU


- NEZLE ile/||/<> SAMAN NEZLESİ/HAY FEVER


- NEZR ile ...

( ADAK, ADAMA )


- NFT:
EMANETE DAYALI OLAN ile EMANETE DAYALI OLMAYAN

( )


- NGS İLE SANGER İLE NANOPORE ile/||/<> DNA DİZİLEME TEKNOLOJİLERİ

( Farklı nesil dizileme yöntemleri. )

( Formül: Okuma uzunluğu: Sanger < NGS < Nanopore )


- [ne yazık ki]
NİCE KİŞİLER ile NİCE GİYSİLER

( [ne yazık ki] Görürüz, üstünde giysi olmayan. İLE Görürüz, içinde insan olmayan. )


- NİCEL ÇOKLUK ile/ve GENEL KABUL/LER

( QUANTITATIVE MAJORITY vs./and GENERAL ACCEPTANCE/S )


- NİCELEMEK ile NİCE/LİK ile NİCEL ile NİCE NİCE


- [ne yazık ki]
NİCELİK EGEMENLİĞİ ile/ve/<> DEĞERSİZLİK ile/ve/<> GÖRELİLİK


- NİCELİK ile/ve/||/<>/> BİLİNMEYEN NİCELİK


- NİCELİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< NİTELİK

( Bölünebilir olan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bölünemez olan. )

( Altın, altınlık niceliğinde, altınlık niteliklerini barındırır. )

( ARITHMOS ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EIDOS )

( [not] QUANTITY vs./and QUALITY
QUALITY instead of QUANTITY )


- NİCELİK:
SÜREKLİ ile/ve/||/<> AYRIK

( [Parçalar arasında ...]
Sınır varsa. İLE/VE/||/<> Sınır yoksa. )


- NİCELİKLER ile YER/MEKÂN

( [zıtlık/zıddı] Yoktur. İLE Vardır. )


- NİCELİKLİ ile NİCELİKSEL


- NİCELİKSEL MATEMATİK ile KAVRAM MATEMATİĞİ


- NİCELİKSEL VAROLAN ile/ve/değil/||/<> NİTELİKSEL VAROLAN

( Cansızlar, bitkiler ve hayvanlar. İLE/VE/DEĞİL/||/<> İnsan. )


- NİÇİN? ile/ve/değil/yerine/önce/||/<>/>/< NASIL?

( Ne için? İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/<>/>/< Ne asıl? )

( Niçin'i olan, nasıl'a [biraz/bazen] "katlanabilir". )

( Sokrates öncesi > Sokrates > Platon > Aristoteles. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/ÖNCE/||/<>/>/< Aristoteles > Descartes > Newton > Kant > Hegel ve sonrası. )


- NICOLAUS CUSANUS ile/ve/||/<> ANAXAGORAS


- NICOTIANA RUSTICA ile NICOTIANA TABAKUM

( Rusya ve Hindistan'da yetişir. İLE Dünyanın çoğu bölgesinde bulunanın adıdır. )


- NİDÂ ile ...

( ÇAĞIRMA, SESLENME | SU VERME )


- NİDÂ[Ar.] ile SIYÂH[Ar.]


- NİDANA ile ...

( Karma ilişkisi süreci. )


- NİDANA ile/||/<> KARANA ile/||/<> KAMMA PHALA

( Karma ilişkisi süreci. @@ Neden, bir sonuca şaşmaz biçimde öncülük eden ilk neden. @@ Bir aksiyonun, edimin meyvesi ya da sonucu. )


- NİFÂK ile/değil/yerine/>< İNFÂK

( (")Saklıyorsak("). İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Veriyorsak. )

( İnfâk, nifâğın panzehiridir. )


- NİFAK ile NİFAKÇI/LIK ile NİFAK TOHUMU


- NİGÂH[Fars.] ile BAKIŞ

( BAKIŞ, BAKMA )


- NİGÂL[Fars.] ile NİGÂR[Fars.] ile Nigâr[Fars.]

( Yeni. | Yeni, son zamanlarda çıkmış. | Taze, körpe. İLE Resim. | Resim gibi güzel sevgili. | Resmedilmiş, resmi yapılmış. | Put. | Türk müziğinin en az altı yüzyıllık bir mürekkep makam. İLE Ünlü hanım şairlerimizdendir. Aks-i sadâ, Efsûs, Nîran adlı kitapları vardır.[1856 - 1918] )


- NİĞDE ile NİĞDELİ/LİK


- -NİH[Fars.] ile -NİH[Fars.]

( Kent, belde. İLE "koyan" anlamıyla birleşik sözcükler yapar.[KADEM-NİH: Ayak koyan, ayak basan.] )


- NİHAÎ ile/ve/değil/yerine CÂMİ


- NİHAİ ile NİHAİ KARAR


- NİHÂN[Fars.] ile/||/<> PİNHÂN[Fars.]

( Gizli, saklı. | Sır. | Bulunmayan, görünmeyen. İLE/||/<> Gizli, saklı, gizlenmiş. )


- NİHÂVEND ile NİHÂVEND

( Makam. İLE İran'ın batısında bulunan şehir. )


- NİHÂVEND[Fars.] ile NİHÂVEND[Fars.]

( İran'ın batısında bulunan ünlü bir şehir. İLE Türk müziğinde bir makam. )


- NİHAYETLENMEK ile NİHAYETLENDİRMEK ile NİHAYET ile NİHAYETSİZ/LİK


- NİJER ile NİJERYA

( NIGER vs. NIGERIA )


- NİKAB ile ...

( PEÇE, YÜZ ÖRTÜSÜ )


- NİKAB["ka" uzun okunur] ile NİKÂB[Ar.]

( Peçe, yüz örtüsü. | Perde, örtü. İLE Kuşçu eldiveni. )


- NİKABET[Ar. < NAKABET | çoğ. NUKABÂ] ile NİKÂBET[Ar.]

( Bir kavim ya da kabilenin reisi ya da vekili. | Bir tekkede, şeyhin, yardımcısı olan en eski dervişi ya da dedesi. İLE Rüzgârın, ters yönlerden esmesi. )


- NİKÂH ile/ve DÜĞÜN


- NİKÂH ile/ve DÜĞÜN/KÜDEN[dvnlgttrk]


- NİKAHLAMAK ile NİKAHLANMAK ile NİKAH/LIK ile NİKAHLI/LIK ile NİKAHSIZ/LIK ile NİKAH MEMURU ile NİKAH ŞEKERİ


- NİKAT[Ar. < NOKTA]["ka" uzun okunur] ile NİKÂT[Ar. < NÜKTE]

( Noktalar. İLE Herkesin anlayamadığı ince anlamlar. | İnce anlamlı, zarif ve şakalı sözler. )


- NİKELLEMEK ile NİKEL ile NİKELLİ ile NİKELSİZ ile NİKEL KAPLAMA


- NİKMET ile/> HİKMET


- NİKRİS/NİKRÎS[Ar. < NEKARÎS] ile NÎKRÎZ/NÎRÎZ[Fars.]

( Ayak parmaklarında, topuklarda ve eklemlerde meydana gelen ağrılı hastalık. [Fr. GOUTTE] İLE Türk müziğinin en eski bileşik makamlarından. )


- Nîl ile NÎL[Ar.]

( Mısır'da geçen, Akdeniz'e dökülen ünlü ırmak. İLE Çivit otu. )


- NİLÜFER ile/değil ÇADIRÇİÇEĞİ

( ... İLE/DEĞİL Nilüfergillerden, Çin ve Amerika'da ırmaklarında yetişen, büyük yapraklı bir bitki. )

( ... cum EURYALEFEROX )


- NİLÜFER ile HİNTFULÜ/MISIRFULÜ

( ... İLE Beyaz renkli bir nilüfer türü. )

( ... cum NELUMBIUM )


- NİLÜFER ile/ve/< LOTUS[Lat. < Yun.]

( Yaprakları yuvarlak ve geniş, durgun sularda ya da havuzlarda yetişen bir su bitkisi. İLE/VE/< Nilüfer cinsinden birçok bitkiye verilen genel ad. )

( NYMPHEA cum/et/< ... )

( ÂBRÛD, ÂBÛ ile/ve/< ... )


- NÎM[Fars.] ile NÎM[Fars.]

( Makam. İLE Yarı, yarım, buçuk. )


- NİMÂL[Ar. < NEML] ile NİMÂR[Ar. < NİMR]

( Karıncalar. İLE Kaplanlar. )


- NİMET ile HAYIRSEVER ile HAYIRSEVER KADIN

( BENEFACTION vs. BENEFACTOR vs. BENEFACTRESS )

( احسان ile هبه ile صاحب خير ile باني خير ile نيکوکار ile ولينعمت ile صاحب کرم ile واقف ile زن نيوکار )

( EHSAN ile NPABEH ile SAHEB KHYR ile باني خير ile NEYKOKAR ile ولينعمت ile SAHEB KARAM ile VAGHOF ile ZAN NEYVEKAR )


- NİMET ile LÜTUF ORTAKLIĞI

( BOON vs. BOON COPPANION )

( هم پياله ile هم بزم )

( NPAM PEYALEH ile NPAM BOZM )


- NİMET ile NİKMET

( ... İLE Şiddetli cezâ. )


- NÎM-İ CEHL[Fars.] ile NÎM-İ CEHL[Fars.]

( Usûl. İLE Yarım bakış. )


- (...'NIN) ALTI ile 6 (ALTI)


- ...'NIN ...:
"BİTECEĞİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÜRMEYEBİLECEĞİ


- ...'NIN DEDİĞİ ile/ve/değil/||/<>/> ...'NIN BİLDİRDİĞİ


- NIN "DOKUNMA/SI" ile/ve/yerine ...NIN ETKİ ETME/Sİ


- [...'NIN ...]
... DUYUMSANDIĞI/HİSSEDİLDİĞİ ile/ve/değil/||/<>/< ... YANSIDIĞI


- ...'NIN EVİNDE YAŞAMAK ile/yerine ...'NIN EVİNDE KALMAK


- ...NIN GERÇEKLEŞMESİ ile/değil ... NIN YAŞANMASI


- ...'NIN "İSTEDİĞİ" / "BEKLEDİĞİ" ile/değil/yerine/>< DAVET ETTİĞİ


- ...'NIN:
KANITI ile/değil GÖSTERGESİ


- ...'NIN:
"KARŞITI" ile/değil DIŞINDA KALAN/BIRAKILAN


- ...NIN KARŞITI ile/değil ...NIN KARŞILIĞI


- ...'NIN KENDİ ile ...'NIN NEDENİ

( Nedenler sayısızdır, tek neden fikri bir yanılsamadır. )

( Her bir şeyin sayısız nedeni vardır. )

( Sizi güldüren ya da ağlatan bir mektup alırsınız, bunun nedeni olan postacı değildir. )

( For everything there are innumerable causes. )

( Causes are numberless; the idea of a sole cause is an illusion.
You get a letter that makes you laugh or cry. It is not the postman who does it. )

( THE SELF OF ... vs. THE REASON OF ... )


- ...'NIN:
"MUTFAĞI" ile/ve/||/<> "ARKA SOKAKLAR"


- ...NIN:
NE ANLAMA GELDİĞİ ile/ve/||/<> TANIMI/BELİRTİLİŞİ/İFADESİ


- ...NIN NEDENİ ile/ve/değil/yerine ...NIN İLİŞKİSİ


- ...'NIN:
"ONURU" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLURU


- ...'NIN SANATI ile ... SANATI

( "ART OF ..." vs. "... ART" )


- ...NIN SÜRECİ ile/ve ...NIN SÜRECİ

( PROCESS OF ... vs./and PROCESS OF ... )


- ...'NIN:
TANIMI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLI OLDUĞU/OLABİLECEĞİ YER


- ...'NIN ...:
YALANCI/SI ile/değil AKTARICI/SI


- ... NIN ÂLEMİ YOK ile ...NIN GEREĞİ YOK


- NİNE/EBE ile ANNEANNE/BABAANNE

( Nine, (daha çok) hem babanın, hem annenin annesi, hatta anneannenin annesi için seslenme nitelikli bir söz. İLE Annenin ya da babanın annesi olduğunu belirten sözler. )


- NİNE ile HAMİNNE[< HANIM NİNE]

( ... İLE Ailedeki yaşlı ve saygın kadınlara verilen san. )


- NİNNİ/BENGERE[Fars.] ile ...

( Bebekleri/çocukları uyutmak üzere söylenilen şarkı. )


- NİPPON (JAPONYA) ile ...

( Yüksek Güneş Ülkesi. )


- NÎRÂN ile/ve/<> ZÎFÂN ile/ve/<> KURBÂN

( Canını, ateşe. İLE/VE/<> Malını, misafire. İLE/VE/<> Yakınını, Allah'a. )


- NİRENGİ ile/ve/||/<> EKSEN ile/ve/||/<> HİZA


- NİRENGİ ile NİRENGİ NOKTASI ile NİRENGİ HARİTASI


- NİRGUNA ile ...

( Koşulsuz, vasfı ve niteliği bulunmayan. )


- NİRMANAKAYA ile ...

( Dönüşüm Elbisesi/Gövdesi. Buda ve Bodhisattvalar sıradan bireylerin gövdelerine benzer fiziksel özellikler alarak, onları kurtarmaya çalışırlar. )


- NİRVANA[Sansk.](NİBBAHA[Pali])(SATORİ[ZEN, Jap.]) ile NİRVANE ile NİRVANİ ile ...

( Aydınlanma. (ZEN'de, Satori) Yaşam ışığının nihai eriyişi ve sönüşü. Maddeden kurtuluş, En Yüce Ruh (Brahman) ve yeniden birleşme. Budist summum bonumilkesi. En son Gerçeklik. Saltık Hakikat. Aydınlandıkları zaman, yanıltıcı egolarının bilinciyle sınırlı olmayan bir duruma giren kişilerin son durumu. Bağımlılıklardan, tutkulardan, yanılsamalardan kurtulup, uyanıp aydınlanma sonucu ulaşılan iç suskunluk, iç barış. (Tasavvuf'ta ile ABCDEF ( İşrak) İLE Bağımsızlığa, iç özgürlüğe ulaşmış kişi. İLE Nirvana'yı arayan. )


- NİRVANA[sansk. MOKSHA] ile SATORİ

( Aydınlanma tanımının Budizm'deki karşılığı. İLE Aydınlanma tanımının Zen'deki karşılığı. )


- NİRVİKALPA ile ...

( Tasavvur ya da kavrayış yeteneğinden arı, zihinsel değişiklikler geçirmeyen. )


- NİŞ ile HABİTAT

( Bir organizmanın ekodüzendeki rolü. İLE Bir organizmanın yaşadığı çevre. )


- NİŞ ile/||/<> HABİTAT

( Niş ekolojik rol İLE habitat yaşam yeridir )

( Formül: İşlev İLE yer )


- NİŞ ile/||/<> MÜCEVHER ile/||/<> YAŞAM/HAYAT AĞACI

( Duvarda küçük ölçüde ve düzgün girinti. İLE/||/<> Kıymetli taşlarla bezenmiş. İLE/||/<> İpek ve İslâm öncesi süsleme sanatlarında ve benzeri ağaçlar.[Cenneti simgeleyen resimlerde ya da süslemelerde bakışım ekseni olarak çokça görülür.] )


- NÎŞ[Fars.] ile NİŞ[Fr./İng. < NICHE]

( İğne[arı, akrep gibi böceklerde]. | Zehir, ağı. | Diken. İLE Duvar içinde bırakılan oyuk. )

( Niş pazarlama, pazardaki hizmetlerdeki boşlukların doldurulması amacı ile yapılmaktadır. Bu pazarlama çeşidinde herkese hizmet verilmemektedir. Daha küçük bir grup niş pazarlamadan yararlanabilmektedir. Niş pazarlama, hedefindeki kişilerin isteği doğrultusunda sürekli bir biçimde yenilikler yapmak zorundadır.

Niş Pazarlama, İngilizce'de Niche marketing adı ile anılmaktadır. Bu pazarın belirli başlı özellikleri bulunur.

- Niş pazarlama, küçük kitleleri hedef almış olan bir pazarlama yöntemi olarak karşımıza çıkar.
- Niş pazarlama, yönteminde maliyetin üzerine ciddi bir kâr konulmaktadır. Bu nedenle de önemli oranlarda kâr elde etmek olanaklıdır.
- Niş pazarlamada, üretim ve pazarlama oldukça düşüktür. Ancak kazanılan paralar oldukça tatmin edicidir.
- Niş pazarlamada, müşteri gereksinimine göre ürün üretilmektedir.
- Niş pazarlama, kitlesi küçük olması nedeni ile pazarlama iletişimine ayrılan para oldukça azdır.
- Niş pazarlama yapılırken, üretimin özgün olması ve üretimi yapan şirketin alanında uzman olması oldukça önemlidir.
- Tüketici güvenini kazanmak ve tüketiciyi memnun etmek, niş pazarlamada çok daha kolay bir biçimde yapılabilmektedir.

Niş Ürün, Niş Parfüm, Niş Pazar ve Niş Boyut Ne Anlama Gelir?

Niş pazarlamada üretilen niş ürünlerin herhangi bir alternatifinin bulunmaması oldukça önemli bir konudur. Niş pazarlama stratejilerinde hedef kitle oldukça küçük olmaktadır. Bazı kişiler tarafından bu pazar türünde rekabet olmadığı düşünülebilir. Ancak niş pazarlamadaki rekabet oldukça fazladır.

Niş pazarlama, yapmak oldukça dar bir bölgede pazarlama yapmak demektir. Bunun yanında bu dar bölgede pek çok rekabet eden şirket olması da olanaklıdır. )


- NİSA ile NİSAİ ile NİSAN ile NİSAP ile NİSAN BİR ile NİSAN YAĞMURU ile NİSAN BİR ŞAKASI


- NİŞABUREK[Fars.] -ile

( Türk müziğinde, rast makamı ve uşşak makamının, pûselik "si" perdesiyle oluşmuş bir makam. )


- NİŞADIR ile NİŞADIR RUHU ile NİŞADIR KAYMAĞI


- NİSAİYE ile NİSAİYECİ/LİK


- NİSÂL[Ar. < NASL] ile NİSÂR[Ar.] ile -NİSÂR[Ar.]

( Temrenler, ok, kargı gibi şeylerin uclarındaki sivri demirler. İLE Saçma, serpme. | Saçı, düğünde saçılan para. İLE "Saçan/saçıcı" anlamlarına sözcükleri sıfatlandırır.[PERTEV-NİSÂR: Işık saçan.] )


- NİSAN YAĞMURU:
SEDEFİN AĞZINDA ile YILANIN AĞZINDA

( İnci. İLE Zehir. )


- NİSAN YAĞMURU ile/ve MAYIS YAĞMURU

( Nisan yağar sap olur, Mayıs yağar çeç olur. [çeç: Tahıl yığını] )

( Nisan yağmuru, sadef'in karnına düşünce inci, yılanın ağzına düşünce zehir olur. )

( Nisan yağmuru ekinlerin sapını geliştirir. Mayıs yağmuru başakların dolgunlaşmasına yarar. )


- NİŞÂN[Fars.] ile -NİŞÂN[Fars.]

( İz, belirti. | İşaret, fabrika işareti. | Yara izi. | Amaç, hedef, vurulması istenilen nokta. | Vurulacak noktaya silahı çevirme. | Sevgililik işareti. | Bu işareti takmak üzere yapılan tören. | Hatıra için dikilen taş. | Tuğra. | Taltif için verilen madalya. | Ferman. İLE "duran, dikilen, kalan" gibi anlamları gelerek bileşik sıfatlar yapar.[HATIR-NİŞAN: Unutulmayan, akılda kalan.] )


- NİŞÂN ile NÎSÂN[Süryanice]

( İz, belirti. | İşaret. İLE Nisan ayı. )


- NİŞAN ile/||/<> URA

( ... İLE/VE/||/<> Sınır nişanı. )


- NİŞANCA ile NİŞANCA

( Eyüp'te, Topçular - Defterdar arasındaki semt. İLE Fatih'te, Beyceğiz Mahallesi'nde, Nişancı Mehmet Paşa Camisi'nin bulunduğu semt. )

( İkisi de adını, bu semtte bulunan camiden almıştır. )


- NİŞANLAMAK ile NİŞANLANMAK ile NİŞANLAYABİLMEK ile NİŞAN/LIK ile NİŞANE ile NİŞANCI/LIK ile NİŞANLI/LIK ile NİŞANSIZ ile NİŞAN YÜZÜĞÜ ile NİŞAN HALKASI


- NİŞANTAŞI ile NİŞANTAŞI

( Şişli - Teşvikiye arasında bulunan ve adını burada bulunan nişantaşından alan semt. İLE Vali Konağı - Teşvikiye caddelerinin kesiştiği noktada bulunan, 1825'te Sultan II. Mahmud tarafından diktirilmiş yazılı sütun. )


- NİSANTAŞI ile NİŞANTAŞI


- NİSARGA ile ...

( Doğal, yaradılıştan olan. )


- NİSARGA ile/||/<> SAMKHYA ile/||/<> NAMA RUPA

( Doğal, yaradılıştan olan. @@ Sayı. @@ İsim ve biçim. Zihinsel ve fiziksel enerjiler. )


- NİŞASTA ile FEKÜL[Fr.]

( ... İLE Patates gibi bazı bitkilerin yumrularında bulunan nişasta. )


- NİŞASTA ile/ve/||/<>/> GLİKOJEN

( Bitkilerde enerji depolayan polisakkarit. İLE/VE/||/<>/> Hayvanlarda enerji depolayan polisakkarit. )


- NİŞASTA ile/ve/<>/> HELME

( ... İLE/VE/<>/> Fasulye, pirinç, buğday gibi taneler, kaynatıldığında, nişastanın çökelmesiyle oluşan koyu sıvı. | Bazı bitkilerin, kök, çiçek ve tohumlarında bulunan koyu kıvamlı madde. )


- NİŞASTA ile PATATES NİŞASTASI/FEKÜL[Fr.]

( STARCH vs. POTATO STARCH )


- NİŞASTA ile TAPYOKA[Fr. < TAPIOCA]

( ... İLE Manyok kökünden çıkarılan nişasta. )


- NİŞASTALANMAK ile NİŞASTA ile NİŞASTACI/LIK ile NİŞASTALI ile NİŞASTASIZ ile NİŞASTA ŞEKERİ ile NİŞASTA BUĞDAYI


- NİSBÎ ile KISMÎ


- NISF[Ar.]/NİM[Fars.] ile/ve/||/<>/> ADL/ADÂLET

( Bir şeyin yarısı. İLE/VE/||/<>/> Hakkın/payın doğru dağıtılması, ait olduğu yere/kişiye teslim edilmesi. )


- NISF ile/ve/||/<> CERH

( Yarım. İLE/VE/||/<> Yarmak. )


- NİSHİREN[Jap.] ile ...

( Tendai Budizm okulundan türemiş yurt sevgisini herşeyden öne alan, çağımızda savaşçı Japon faşizmini etkilemiş olan Budist okulu. )


- NISIF ile NISIF KUTUR


- NİSPET ile GÖRE

( RATIO vs. ACCORDING TO )


- NİSPET ile GÖRELİLİK/İZÂFET

( Bir değişkenin bir sabite oranı. İLE İki değişkenin birbirine bağlı oranı. )

( Birinin değişkenliğinde. İLE İkisinin de değişkenliğinde. )

( RATIO vs. RELATIVITY )


- NİSPET ile ÎTİBAR

( RATIO vs. CONSIDERATION )


- NİSPET ile/ve İZÂFE


- NİSPET ile KIYAS

( Hind felsefesindeki temel kavram RTA, Yol (Rota, route, road) anlamına gelmektedir. Ratio'nun kaynağı olan Ratis ise, Lâtince'de, bağ çubuklarını boylarına göre düzlemektir, denk etmektir. Eski Yunan'da, muntazam dizilmiş kolye anlamında, "cosmos", düzenli evren ("Cosmos") ile, akıl, dil, "Logos (uyumlu dil ve Akıl)", "Nomos", "Ethos" [yüce değerlere yönelme] arasındaki eşdeğerlik demektir. Japonların "Kannagara no michi"si, Arapların "Şeria"sı da aynı, doğru yol, anlamındadır. )

( RATIO vs. TO COMPARE )


- NİSPET ile NİSPETLİ ile NİSPETÇİ/LİK ile NİSPETSİZ/LİK ile NİSPET EKİ


- NİSPET ile/ve ŞART


- NİSPİ ile NİSPİ TEMSİL ile NİSPİ ÇOĞUNLUK


- NISQ İLE FAULT-TOLERANT İLE ANALOG İLE DİGİTAL ile/||/<> KUANTUM BİLGİSAYAR ÇAĞLARI

( Kuantum hesaplama evreleri. )

( Formül: ~1000 logical qubits )


- NISQ ile/||/<> HATA TOLERANSLI

( NISQ gürültülü yakın dönem, toleranslı tam düzeltmeli gelecek. )

( Formül: ~100 qubit İLE 10⁶ qubit )


- NİSSARANA ile ...

( Sözel olarak "dışına çıkmak". Özgürlük, kurtuluş. Aydınlanmak, zihnimizi zincirleyen bağlardan kurtulmaktır.[Upanişadlar] )


- NİSYAN ile GAFLET

( Kendi muhtaç himmete, bir dede
Nerede kaldı, gayrıya himmet ede )


- NİSYÂN[Ar.] ile SEHV[Ar.]


- NİTELEME ile/ve KAYITLANDIRMA