Bugün[31 Mayıs 2026]
itibarı ile 71.608 başlık/FaRk ile birlikte,
71.608 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(143/288)


- KARIKMAK ile KARIKLAMAK ile KARIK


- KARILMA ile KARILMA

( Karma işlemi yapılması, karışma. İLE Hayvan çiftleşmesi. )


- KARIMA ile KARIM KÖYLÜ


- KARIN[İng. ABDOMEN] ile/||/<> AKUT PANKREATİT[İng. ACUTE PANCREATITIS] ile/||/<> ATRİYOVENTRİKÜLER DÜĞÜM[İng. ATRIOVENTRICULAR NODE] ile/||/<> ATRİYUM[İng. ATRIUM] ile/||/<> DERİN BEYİN STİMÜLASYONU[İng. DEEP BRAIN STIMULATION]

( Bir canlının uzunlamasına yere paralel durduğunda, yere yakın olan tarafına verilen isim. @@ Sırta ve sol skapular bölgeye yayılan epigastrik ağrı, ateş, bulantı ve kusma semptomları ile kendini gösteren "akut karın" tablosudur. Etyolojisinde en sık alkol kullanımı ve safra taşlarına bağlı pankreas gözelerinin hasar görmesi yer almaktadır. @@ Kalp hızı ve ritmini kontrol eden sisteminin en önemli bölümlerinden biridir. AV düğüm olarak da anılır. Elektrik uyarıları üretir ve onları kalp boyunca iletir ve kalbi kalp uyarımını ve pompalanmasını uyarır. Elektriksel uyarılar, sinoatriyal düğümden başlar ve kalbin sağ üst odasının altında bulunan bir göze kümesi olan AV düğümüne ulaşana kadar aşağı doğru hareket eder. Elektrik sinyalinin ventirküllere girmesini yavaşlatan sistemdir. Bu gecikme kulakçıklara karıncıklardan önce kasılabilmesi için zaman kazandırır. @@ 1. Kalbin üst kısmında bulunan, toplardamarlardan gelen kanı ventriküllere (karıncıklara) aktaran odacıklar. @@ Kafatasına 14 milimetre çapında bir delik açılarak beynin içine elektrot yerleştirilmesi yoluyla yapılan cerrahi tedavi yöntemi. Beyne yerleştirilen elektrot, köprücük kemiği ya da karın bölgesinde bulunan bir nörostimülatöre bağlanır. Elektrot; talamus, subtalamus ve globus pallidus olmak üzere beynin üç farklı bölgesine yerleştirilebilir. Bağlanan nörostimülatör beyne elektrik akımları gönderir. Derin beyin stimülasyonu, geri alınabilen bir tedavi yöntemidir. Genellikle parkinson hastalarında kullanılır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KARIN (")AĞRISI(") ile/değil/yerine KAYGI


- KARIN KAZINMASI ile ACIKMA


- KARIN ZARI(PERİTON) ile KALP DIŞ ZARI

( Karın boşluğunun içini, bu boşluğun içinde bulunan bağırsakları, öbür örgenleri kaplayan ve tutan zar. İLE ... )

( GIŞÂ-İ MÜSTEBTIN-ÜL-BATN ile ... )

( PERITONEUM vs. PERICARDIUM )

( MASARİKA ile ... )


- KARIN ile GÖBEK

( BECRÂ'[Ar.]: Göbeği çıkık [kadın]. | Yüksek [yer, tepe]. )

( ... ile SÜRRE, SÜRR[: Yeni doğmuş bebeğin kesilmiş göbeği.], CE'BE[: Göbek bölgesi.] )

( ... ile NÂH, NÂF )

( ABDOMEN/PAUNCH vs. NAVEL )


- KARIN ile GÖBEK ÇUKURU

( BELLY vs. BELLY BUTTON )

( بطن ile شکم ile ناف )

( BETAN ile SHKAM ile NAF )


- KARIN ile İĞRENÇ

( ABDOMINAL vs. ABDOMINOUS )

( وريدهي شکمي ile بطني ile ماهيان بطني ile شکمي ile شکم گنده )

( VARYDAHY SHKAMY ile BETANY ile MAHYAN BETANY ile SHKAMY ile SHKAM GANDEH )


- KARIN ile MİDE[Ar.]["MİĞDE" değil!]

( ... ile KURSAK[Halk dilinde] )

( KURSAK: Kuşların yemek borusu üzerinde bulunan, yiyeceklerin toplandığı torba biçiminde şişkin örgen. | Böceklerin ve solucanların sindirim kanallarında bulunan, kuşların kursağına benzeyen yapı. )

( İnsan ve hayvanlarda, gövdenin, kaburga kenarlarından kasıklara kadar olan ön bölgesi. | Dölyatağı. | Bazı şeylerde, şiş ve iç bölüm. | Mide. | [mecaz] İç, gönül, akıl, kafa. | Gelen ve yansımış dalgaların girişimiyle oluşan duraklı dalgalarda, en büyük genlikle titreşen noktalar. İLE Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında, besinlerin, sindirime hazır duruma getirildiği, omurgasız hayvanlarda, sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan bölgesi. | [mecaz] Karın, karın bölgesi. | [mecaz] Yemek yeme isteği. )

( ... ile RÂC )

( ABDOMEN vs. STOMACH )

( BUK ile MAGE )


- KARINA -ile

( Gemi teknesinin su içinde kalan bölümü. )


- KARİNA ile CARİNAL

( CARINA vs. CARINAL )

( کشتي حمال ile شبيه زورق )

( KESHTY HAMAL ile SHABYYEH ZURGH )


- KARİNA ile KARİNALILAR


- KARINCA ile/ve AKKARINCA/DİVİK/TERMİT ile/ve ÖTEKİ KÜÇÜK CANLILAR

( Karıncaların bilinen 8000 türü vardır. 130 milyon yıldır yaşıyorlar. İLE 2600 termit türü vardır. )

( Dünyadaki toplam böceklerin %1'ini karıncalar oluşturur. [1 kentilyon olarak hesaplanmıştır.] )

( Günde ancak birkaç dakika uyurlar. )

( Sualtında 19 gün yaşayabilirler. )

( Ağaç karıncası kafası kopuk olarak 24 saat yaşayabilir fakat kolonisi dışında tek başına yaşayamaz. )

( Toplam kütleleri, insanın toplam kütlesinden daha fazladır. )

( Karınca, açgözlülüğü simgeler. )

( KARINCA[< KARNI İNCE]'den geldiği söylenir. )

( KÖRE: Karınca yuvası. )

( NEMLİYYE[Ar.]/FORMICIDÉES[Fr.]: Karıncalar. )

( ŞÜTÜR-MUR[Fars.]: Mitolojik, büyük bir karınca. )

( - Yaklaşık 20 katrilyon karınca yaşıyor.[araştırmalara ve tahminlere göre]
- Karınca türü: 15.700[bilinen]
- Toplam ağırlığı: Yaklaşık 12 milyon ton. )

( NEML[çoğ. NİMÂL] ile ... ve ... )

( MÛR[çoğ. MÛRÂN] ile ... ve ...

MÛR[Fars.]: Karınca. | Yoksulluk simgesi. | Pas hastalığı.
MÛRÇE[Fars.]: Küçük karınca. | Metal, maden pası. | Alçak, rezil, değersiz kişi. )

( ANT vs. TERMITE and all other bugs )

( FORMICA cum ... cum ... )

( LA HORMIGA con ... con ... )


- KARINCA ile/değil/yerine/>< ARI

( Hırstan ayak altında. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Kanaatten el üstünde. )


- KARINCA ile ARJANTİN KARINCASI


- KARINCA ile ATEŞ KARINCASI

( ... İLE En zararlı ve tehlikeli karıncalardır. )


- KARINCA ile ATLIKARINCA

( ... İLE İri bir karınca türü. | Yere dikilmiş bir eksen çevresinde döndürülen askılara takılı oyuncak atlar. )

( ... cum PONERA GRANDIS )


- KARINCA ile BEYAZ KARINCA

( ANT vs. WHITE ANT )


- KARINCA ile ET KARINCASI

( ANT vs. MEAT ANT )


- KARINCA ile KARAİĞNE

( ... İLE Bir tür iğneli karınca. )


- KARINCA ile KARINCA YUVASI

( ANT vs. ANT HILL )

( مورچه ile مورتپه )

( MOORCHEH ile مورتپه )


- KARINCA ile KIRMIZI KARINCA

( ANT vs. RED ANT )


- KARINCA ile MARS KARINCASI

( ... ile )


- KARINCA ile MERMİ KARINCA


- KARINCA ile SÜRÜCÜ KARINCA

( ... İLE 20 milyonluk karınca sürüsü olarak, birlikte yaşar ve hareket ederler. )

( ... İLE Bir günde, 100.000 av elde ederler. )

( ... İLE Kuşları ve zayıf memeleri de avlayabilirler. )

( ... İLE Suyun üzerinde, birbirine kenetlenerek, 12 m. uzunluğunda bir köprü oluşturarak, öteki karıncaların üzerlerinden geçmesini sağlarlar. )


- KARINCA ile UÇAN KARINCA


- KARINCA ile YÜRÜYEN ÇUBUK


- KARINCAYİYEN/KİRPİ/ORNİTORENG ile EKİDNE

( ... İLE Kuşlar gibi gagası, kirpiler gibi dikenleri, kertenkele gibi yumurtaları, keseli hayvanlarınki gibi torbası bulunan ve dört başlı bir penise sahip bir hayvandır. )

( ... İLE Avustralya ve çevresindeki adalarda yaşarlar. )

( ... İLE Dikenlerinden başka bir yanları görünmeyecek biçimde toprağı kazarak gizlenebilirler ya da top gibi bir görüntüye bürünerek kapanabilirler. )

( ... İLE Dişil ekidnenin meme başı olmadığından dolayı yavru, annesinin meme bezlerinden sızan sütü yalayarak beslenir. )

( ... İLE Boşaltım ve üremeleri aynı tek delikten(kloak) gerçekleşir. [MONOTREM: Tek delikli] )

( Karıncayiyenlerde olduğu gibi ekidnelerde de uzun yapışkan bir dil ve güçlü ön bacaklar bulunur. )

( Ornitorenglerle birlikte dört ekidne türünün 180 milyon yıl önce süperkıta Pangae'nin parçalanıp kuzeydeki muadillerinden ayrılan güney memelilerinden geriye kalan tek torunları olduğu düşünülmektedir. [Yaşayan en eski, memeli grubudur.] )

( Karıncayiyen ile Ekidne | Dişil Ekidne'nin alttan görünümü )

( Ornitorengler, su altında, 10 dk. kadar havasız kalabilirler. )

( ... vs. ECHIDNA/E )

( ... cum TACHYGLOSSUS )


- KARINCAYİYEN ile DİKENLİ KARINCAYİYEN

( ... İLE Burunları, 8 cm.'dir. )

( ... İLE Dilleri, gövdeleri kadar uzundur. )

( ... İLE Dişleri yoktur. Termitleri/avlarını, damaklarında ezerek yerler. )

( ... İLE En düşük, gövde ısısına sahip hayvandır.[8 dereceye kadar düşebilir.] )


- KARINCAYİYEN ile İPEKSİ KARINCAYİYEN


- KARINCAYİYEN ile/<> KARINCA ASLANI


- KARINCAYİYEN/KARINCAKUŞU ile KESELİ KARINCAYİYEN

( Bir günde, 30.000 karınca yerler.[Her gece, 10.000 akkarınca yemek zorundalardır.] İLE ... )

( ... ile NUMBAT )

( ÂKİL-ÜN-NEMEL ile ... )

( ANT EATER vs. ... )

( ECHIDNA ACULEATA cum ... )


- KARINCAYİYEN ile TAMANDUA

( ... İLE Ağaçta yaşayan, karınca ve termitleri avlarlar. )


- KARINCIK ile KARINCIK

( Gövdenin çeşitli örgenleri içinde bulunan boşluk. İLE Kalbin alt bölümünde bulunan ve biri sağdaki akciğere kan pompalayan, öbürü soldaki akciğerden gövdeye pompalanacak kanı alıp gövdeye göndermeye yarayan iki boşluk. )


- KARINDAN AYAKLILAR ile KARINDAN BACAKLILAR


- KARINDANBACAKLI ile GASTROSKOP

( GASTROPOD vs. GASTROSCOPE )

( شکم پا ile معده بين )

( SHKAM PA ile MADEH BEYNE )


- KARÎNE[çoğ. KARÂİN] -ile

( KARIŞIK BİR İŞ YA DA MES'ELENİN ANLAŞILMASINA, ÇÖZÜLMESİNE YARAYAN HAL, İPUCU )


- KARÎNE ile DELİL


- KARINMAK ile KARINLAMAK ile KARINCALANMAK ile KARIN ile KARINCA ile KARINLI ile KARINCALI ile KARIN ZARI ile KARINCALAR ile KARINCASIZ ile KARIN AĞRISI ile KARIN BOŞLUĞU ile KARINCA ASİDİ ile KARINCA BELLİ ile KARINCA DUASI ile KARINCA SABRI ile KARINCA YUVASI ile KARIN TOKLUĞUNA ile KARINCA KADERİNCE ile KARINCA KARARINCA ile KARIN ZARI YANGISI ile KARIN ZARI İLTİHABI


- KARIŞ ile/ve KULAÇ

( Parmaklar birbirinden uzak ve açık duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ve serçe parmağın ucları arasındaki açıklık/mesafe. İLE/VE Gerilerek açılmış iki kolun parmak ucları arasındaki uzaklık/mesafe. )

( ... İLE/VE İki buçuk mimari arşın.[Hafriyatta, kuyu açanlar arasında ve suların derinliğini belirtmekte kullanılan bir ölçüdür] )

( [Yunan çağında, Anadolu'da] ... İLE/VE 6 ayak ya da 4 dirsek, 1,776 metre. )

( ŞİBR ile/ve BEV' )

( BİDİST, BEDEST ile/ve ... )


- MISCIBLE[İng.] / MISCIBLE[Fr.] / MISCHBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞABİLİR


- MISCIBILITY[İng.] / MISCIBILITÉ[Fr.] / MISCHBARKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞABİLİRLİK


- KARIŞAN KALITIM[İng. BLENDING INHERITANCE] ile/||/<> KARIŞIK BANKA TEORİSİ[İng. MIXED BANK THEORY]

( Fenotipteki kalıtsal özelliklerin birbirine karışarak yavruya aktarıldığını ve bu yüzden yavruda, ebeveynlerinin özelliklerinin bir karışımı olduğunu ileri süren hipotezdir. Günümüzde geçerliliğini yitirmiştir. @@ Kırmızı Kraliçe teorisine alternatif bir teori. Teori seksin evrimsel süreçteki rolünü açıklamak için ileri sürülmüştür. Graham Bell tarafından 1982 yılında öne sürülen bu teoriye göre seksin evrimsel süreçteki işlevi yavru sayısını arttırmaktır. "Karışık Banka" kavramı Darwin'in "The origin" adlı kitabında geçen bir kavram.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KARISI KÖYLÜ/LÜK ile KARISI AĞIZLI/LIK


- MIXED CRYSTAL FORMATION[İng.] ile/değil/yerine/= KARIŞIK KRİSTAL OLUŞUMU


- BİLLUR-U SAKÎM[Osm.] / MIXED CRYSTAL[İng.] / CRISTAL MIXTE[Fr.] / MISCHKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞIK KRİSTAL


- KARIŞIK ile/ve/değil/||/<>/< ÇOK


- KARIŞIK ile/ve/değil DAĞINIK

( [not] MIXED vs./and/but MESSY )


- KARIŞIK ile/ve/değil KARMAŞIK

( [not] MIXED vs./and/but COMPLICATED )


- KARIŞIK ile KATIŞIK

( TAGŞÎŞ[Ar. < GIŞ | çoğ. TAGŞÎŞÂT]: Karıştırma, saflığını giderme. | Değerli bir şeyi değersiz bir şeyle karıştırma. | İmrenme. )

( TAHALLUT[Ar.]: Karışma, eşyanın karışık olması. )

( TEDÂHÜL[Ar.]: Birbirinin içine girme. | Karışma. )


- KARIŞIK/LIK ile/ve/değil/||/<>/< ÇEŞİTLİ/LİK


- ENTROPY OF MIXTURE[İng.] / ENTROPIE DE MÉLANGE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARIŞIM ENTROPİSİ


- MAHLUT[Osm.] / MIXTURE, BLENDING[İng.] / MELANGE, MÉLANGE[Fr.] / GEMISCH, MISCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞIM, HARMANLAMA


- KARIŞIM ile/ve/değil ALAŞIM

( [not] MIXTURE vs./and ALLOY )


- KARIŞIM ile/||/<> BİLEŞİK (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Karışım fiziksel birleşim, bileşik kimyasal birleşimdir )

( Formül: Ayrılabilir İLE sabit oran )


- KARIŞIM ile/ve/||/<> ERİYİK


- KARIŞIM ile HARMANLANMIŞ ile KARIŞTIRICI

( BLEND vs. BLENDED vs. BLENDER )

( ترکيب شدن ile امتزاج ile در آميختن ile آميزش کردن ile آموخته کردن ile آميختن ile آميزش يافتن ile آميختگي ile آميزه ile عجين ile آميزنده )

( TARKYBE SHODAN ile EMTEZAJ ile DAR AMYKHTAN ile AMYZESH KARDAN ile AMUKHTEH KARDAN ile AMYKHTAN ile AMYZESH YAFTAN ile AMYKHTGY ile AMYZAH ile AJYNE ile AMYZANDEH )


- KARIŞIM ile KARIŞIM

( ADMIX vs. ADMIXTION )

( بهم پيوستن ile هم آميزه )

( BACPAM PEYVASTAN ile NPAM AMYZAH )


- KARIŞIMLAR('I) ile/ve BİLEŞİMLER('İ)

( MIXTURES vs./and COMPOSITIONS )


- MISCHUNGSENTROPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞMA ENTROPİSİ


- MIXING RATIO[İng.] / MISCHUNGSVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞMA ORANI


- KARIŞMA ile/ve BAŞKALDIRI

( "TO INVOLVE" vs./and REVOLT/UPRISING/REBELLION/MUTING )


- İHTİLAT[Osm.] / MIXTION[Fr.] / MISCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞMA


- KARIŞMA! ile/ve/||/<> KARIŞTIRMA! ile/ve/||/<> AÇMA!

( [... iç dünya(sı)na/ı ...] Hiçkimsenin. İLE/VE/||/<> Hiçkimseyi. İLE/VE/||/<> Hiçkimseye. )


- KARIŞMAK:
NE YAPMAYACAĞI/NA / SÖYLEMEYECEĞİ/NE ile/değil
NE YAPTIĞINA/SÖYLEDİĞİNE

( Birine, ne yapmayacağını söylemek/anlatmak/göstermek karışmak değildir! ["Karışmak", yapılacak yanlış ya da doğru olan eylem/söz için kullanılabilir ancak.] )

( Kişilerin ne söyleyeceğini ya da yapacağını söylemeye, "müdahale" ya da "karışmak" denilebilir (belki ve çoğu şey için). Fakat ortak olan kavram, ifade, durum, davranış ve tutumlarda, toplumsal birlik, düzenlilik ve sürekliliğin sağlanması için gerektiğinde, hepimizin, birbirimize neyi yapamayacağını/yapmayabileceğini söylemesi kabalık ya da karışmak değildir! )


- KARIŞMAK" ile/||/<> "ARAYA GİRMEK" ile/||/<> "TARAF OLMAK"


- KARIŞMAK ile "BURNUNU SOKMAK"


- KARIŞMAK ile BURNUNU SOKMAK

( "TO INTERFERE/MEDDLE" vs. "TO NOSE INTO" )


- KARIŞMAK ile HAKKINDA/ÜZERİNE KONUŞMAK

( Konuşmayı bilmeden, kişileri tanımak olanaksızdır. )

( "TO INVOLVE" vs. TO TALK ABOUT/ON )


- KARIŞMAK ile/ve İÇİNE GİRMEK

( TO MIX vs./and GET INSIDE )


- KARIŞMAK ile KARIŞLAMAK ile KARIŞILMAK ile KARIŞTIRMAK ile KARIŞABİLMEK ile KARIŞIVERMEK ile KARIŞTIRILMAK ile KARIŞ ile KARIŞ KARIŞ


- KARIŞMAK ile MÜDAHALE ETMEK


- KARIŞMAK ile MÜDAHALE (ETMEK)

( "TO INTERFERE/MEDDLE" vs. TO INTERVENE )


- KARIŞMAK ile SORGULAMAK

( "TO INTERFERE/MEDDLE" vs. TO INTERROGATE )


- KARIŞMAK ile UĞRAŞMAK

( "TO CONFUSE" vs. TO BOTHER )


- KARIŞMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< ZORLAMAK


- KARIŞMA(MA)K ile/ve KAVUŞMAK

( (NOT) TO MIX vs./and TO UNITE )


- IMMISCIBLE[İng.] / NON MISCIBLE[Fr.] / KARIŞMAYAN[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞMAYAN


- KARIŞTIRABİLMEK ile KARIŞTIRIVERMEK ile KARIŞTIRICI/LIK


- MUHARRİK[Osm.] / AGITATOR, MIXER[İng.] / ABRASSER[Fr.] / AGITATOR, MISCHER, RÜHRER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARIŞTIRICI, BLENDER


- KARIŞTIRILMAMASI GEREKEN/LER ile/ve KARIŞTIRILMAMASI GEREKEN/LER

( Yaşamımızda olanların/yaşananların, burada[bu sayfa/site/kılavuz/sözlük/ya da her ne denilirse] ele alınanların hiçbirinin birbirine karıştırılmaması gerekmektedir. Yeri geldiğinde ayrı ayrı, yeri geldiğinde birleştirilerek/bütünleştirilerek/bağdaştırılarak/bağlantılandırılarak değerlendirilmesi gerekmektedir. )


- KARIŞTIRMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÇIRPMAK


- KARIŞTIRMA ile/ve/değil/yerine HARMANLAMA


- MIXING[İng.] ile/değil/yerine/= KARIŞTIRMA


- KARIŞTIRMA ile/ve/değil SOĞUTMA


- KARIŞTIRMA ile/ve TOPARLAMA

( TO CONFUSE vs./and TO TIDY UP )


- KARIŞTIRMAK ile/ve YERİNE KOYMAK

( TO CONFUSE vs./and TO REPLACE )


- KARIŞTIRMA ile/ve YUVARLAMA

( TO CONFUSE vs./and TO ROLL UP )


- KARIŞTIRMAK/KARIŞTIRILAN ile/ve/değil/||/<> BİRBİRİNİN YERİNE KULLANMAK/KULLANILAN


- KARIŞTIRMAK ile/ve/değil/yerine/ne yazık ki/||/<>/< ANLAYAMAMAK


- KARIŞTIRMAK ile/ve BAĞDAŞTIRMAK

( TO CONFUSE vs./and TO RECONCILE )


- KARIŞTIRMAK ile/ve BENZETMEK

( TO CONFUSE vs./and TO LIKEN )


- KARIŞTIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< BİLMEMEK


- KARIŞTIRMAK ile/ve BİRLEŞTİRMEK

( TO CONFUSE vs./and TO UNITE )


- KARIŞTIRMAK ile/ve BULAŞTIRMAK

( TO CONFUSE vs./and TO SMUDGE )


- KARIŞTIRMAK ile/ve ÇAĞRIŞTIRMAK

( TO CONFUSE vs./and TO CALL )


- KARIŞTIRMAK ile/ve ÇALKALAMAK

( TO MIX vs./and TO SHAKE )


- KARIŞTIRMAK ile/ve/değil/ve (en az) 2 (ve üzeri) İLİŞKİSİZİ/OLMAZI YAN YANA GETİRMEK/KOYMAK


- KARIŞTIRMAK ile/ve/<>/değil/yerine EŞELEMEK


- KARIŞTIRMAK ile İÇ İÇE GEÇİRMEK


- KARIŞTIRMAK ile/ve İLİŞ(TİR)MEK

( TO CONFUSE vs./and TO FASTEN/ATTACH )


- KARIŞTIRMAK ile/ve İNCELEMEK

( TO CONFUSE vs./and TO RESEARCH )


- KARIŞTIRMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> KAKTIRMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> KAKALAMAK


- KARIŞTIRMAK ile/ve KARIŞTIRMAMAK

( TO CONFUSE vs./and TO NOT CONFUSE )


- KARIŞTIR(MA)MAK ile/ve KARŞILAŞTIR(MA)MAK

( TO CONFUSE vs. TO COMPARE )


- KARIŞTIRMAK ile/ve KATIŞTIRMAK

( TO MIX vs./and TO (GET) INCLUDE )


- KARIŞTIRMAK ile/ve KATMAK

( TO MIX vs./and TO PUT )


- KARIŞTIRMAK ile KURCALAMAK

( TO MIX vs./and TO DELVE )


- KARIŞTIRMAK ile/ve ŞAŞIRMAK

( TO CONFUSE vs./and TO LOSE )


- KARIŞTIRMAK ile/ve TOKUŞTURMAK


- KARIŞTIRMAMAK ile/ve "KAÇIRMAMAK"

( NO CONFUSE vs./and "NO MISSING" )


- KARITENE[İng.] ile/değil/yerine/= KARİTEN


- KARİYER[Fr. < CARRIÈRE] ile KARİYER[İng. < CARRIER]

( Bir meslekte zaman ve çalışmayla elde edilen aşama, başarı ve uzmanlık. İLE Donanımı çok güvenli, polis ya da asker taşıma aracı. )


- KARİYER ile KARİYERİST ile KARİYERİZM


- KARİZMA ile/ve AŞK


- KARİZMA ile/ve FİYAKA


- KARİZMA ile/ve İTİBAR


- KARİZMA ile KARİZMA ile KARİZMATİK

( CHARISM vs. CHARISMA vs. CHARISMATIC )

( جذبه روحاني ile گيرش ile عطيهالهي ile جذبه ile جاظبه ile جذبهاي )

( JAZEBEH ROHANY ile GYRASH ile عطيهالهي ile JAZEBEH ile جاظبه ile JAZEBEHYAY )


- KARİZMA/İMAJ ile/yerine SAĞLIK

( Dünyanın en büyük mülkü sağlık, en büyük hazinesi memnun olmasını bilme, en büyük dost kendine-güven, en büyük sevinç de aydınlanmaya ulaşmadır. )


- KARL FISCHER REAGENT[İng.] / RÉACTIF DE KARL FISCHER[Fr.] / KARL FISCHER REAGENT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARL FİSCHER BELİRTİCİ/REAKTİFİ


- KARL FİSCHER ile/||/<> KURUTMA FIRINI

( K-F titrasyon su spesifik, fırın gravimetrik toplam. )

( Formül: I₂/SO₂ İLE 105°C )


- KARL MARX ile/ve/||/<> FRIEDRICH ENGELS

( 05 Mayıs 1818 - 14 Mart 1883 İLE/VE/||/<> 28 Kasım 1820 - 05 Ağustos 1895 )


- KARLAMAK ile KARLANMAK


- KARLANMA ile KARLANMAZ


- KARLI ile/değil KÂRLI


- KÂRLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/> VERİMLİ


- KARLI/LIK ile KARLIK ile KARLICA ile KARLI İŞ


- KARMA ile/ve/değil BİRLEŞİK


- KARMA ile/||/<> DHARMA

( Etkinlik. Eylem, özellikle sorumluluğu olan iyi ya da kötü eylem. Her hareketin bir öncekine bağlandığı nedensellik döngüsü. @@ Evrensel Kanun. Hakikat, öğreti, doğruluk, bir şeyin doğası. )


- KARMA ile KARMA


- KARMA ile/ve KELEBEK ETKİSİ


- KARMAK ile KARMAŞMAK ile KARMAŞTIRMAK ile KARMAÇ ile KARMACA ile KARMALIK ile KARMA AŞI ile KARMA OKUL ile KARMA TREN ile KARMA SERGİ ile KARMA EĞİTİM ile KARMA EKONOMİ ile KARMA TAMLAMA ile KARMAN ÇORMAN/LIK


- KARMA[Sansk.](KAMMA[Palice]) ile KARMA/BLENDING

( Etkinlik. Eylem, özellikle sorumluluğu olan iyi ve kötü eylem. Her hareketin bir öncekine bağlandığı nedensellik döngüsü, uygun nedenlerden oluşan sonuçlar zinciri.

Karma, üç türlüdür:
Sanchita(geçmiş enkarnasyonlardan birikmiş olanlar),
Pararabdha(karma'nın şimdiki yaşamda çözümlenmesi gereken bölümü),
Agami(gelecekte meyvesini verecek olan karma) )


- KARMANYOLA ile KARMANYOLACI/LIK


- KARMAŞA ile/ve/||/<>/>/< BAŞIBOŞLUK


- KARMAŞA ile/ve/||/<> BELİRSİZLİK


- KARMAŞA ile/ve DÖNÜŞÜM

( CONFUSION vs./and TRANSFORMATION )


- KARMAŞA ile/ve/||/<> KARARSIZLIK


- KARMAŞA/SI" ile/ve/değil/yerine/< İLİŞKİ/Sİ


- KARMAŞIK SAYILAR ile/||/<> REEL SAYILAR

( Karmaşık sayılar sanal birim içerir (i²=-1) İLE reel sayılarda sanal kısım yoktur )

( Formül: z = a + bi İLE |z| = √(a² + b²) İLE e^(iθ) = cos(θ) + i·sin(θ) )

( Gerolamo Cardano tarafından 1545 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1501-1576) (Ülke: İtalya) (Alan: Matematik, Tıp) (Önemli katkıları: Olasılık teorisi, karmaşık sayılar) )


- KARMAŞIK SÖZCÜK ile KARMAŞIK TÜMCE

( COMPLEX WORD vs. COMPLEX SENTENCE )


- COMPLEX REACTION[İng.] / RÉACTION COMPLEXE[Fr.] / KOMPLEXE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KARMAŞIK TEPKİME


- KARMAŞIK YAPININ DEĞERİNİ DÜŞÜRMEK ile/değil/yerine KARMAŞIK YAPIYI, BASİT/KOLAY ÇÖZÜMLE ÇÖZMEK


- KARMAŞIK ile/ve/değil ÇEŞİTLİ

( [not] COMPLEX/COMPLICATED vs./and/but VARIOUS )


- KARMAŞIK ile/ve/değil DOLAŞIKLIK

( [not] COMPLEX/COMPLICATED vs./and/but ENTANGLEMENT )


- KARMAŞIK ile KIVRIMLI ile KIVRIMLI

( CONVOLUTED vs. CONVOLVE vs. CONVOLVULUS )

( بهم تابيده ile بهم پيچيده شدن ile گل نيلوفر )

( BACPAM TABYDAH ile BACPAM PEYCHYDAH SHODAN ile GOL NEYLOFER )


- KARMAŞIK ile/değil/yerine "SARMAŞIK"


- KARMAŞIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YOĞUN


- KARMAŞIK/KOMPLEKS ile/ve/||/>< YALIN PROTEİN

( Birçok polipeptid zincirinden oluşan protein. İLE/VE/||/>< Tek bir polipeptid zincirinden oluşan protein. )


- KARMAŞIKLAŞMAK ile KARMAŞIKLAŞTIRMAK ile KARMAŞIK/LIK ile KARMAŞIK SAYI


- KARMAŞIK/LIK ile ÇAPRAŞIK/LIK

( TÂR Ü MÂR[Fars.]: Karmakarışık; dağınık, perişan. )

( COMPLEX/COMPLICATED vs. CONFUSED )


- KARMAŞIK/LIK ile/ve/değil/||/<>/< ÇOK İŞLEVLİ/LİK / ÇOK ROLLÜ/LÜK


- KARMAŞIK/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DERİN/LİK


- KARMAŞIKLIK ile KARMAŞIK ile KARMAŞIK SORULAR

( INTRICACY vs. INTRICATE vs. INTRICATE QUESTIONS )

( بغرنجي ile ريزه کاري ile بغرنج ile معضل ile تو در تو ile معضلات )

( بغرنجي ile RYZAH KARY ile BAGHRANJ ile MOAZOL ile TO DAR TO ile MOZALAT )


- KARMAŞIK/LIK ile/değil KATMANLI/LIK


- KARMAŞIKLIK ile/değil/yerine/||/<>/< VERİMLİLİK


- KARMAŞIKLIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZENGİNLİK


- CARMINIC ACID[İng.] / ACIDE CARMINIQUE[Fr.] / KARMINSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARMİNİK ASİT


- KARN[Ar.] ile KAVM[Ar.]


- KARNABAHAR ile BROKOLİ

( )

( CAULIFLOWER vs. BROCOLI )

( BRASSICA OLERACEA BOTRYLIS) cum BROCCOLI )


- CARNALLITE[İng.] / C'ARNALLITE[Fr.] / KARNALLIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARNALİT


- KARNAVAL ile ETOBUR ile ETOBUR

( CARNIVAL vs. CARNIVORE vs. CARNIVOROUS )

( کارناول ile کارناوال ile کاروان شادي ile گوشتخوار )

( KARNAVEL ile KARNAVAL ile KARVAN SHADY ile GUSHTKHAR )


- KARNAVAL[Fr./İng. < CARNAVAL] ile FESTİVAL[Fr./İng. < FESTIVAL]

( Hristiyanların, belirli dönemlerde renkli, komik ve şaşırtıcı kılıklara girerek yaptığı şenlik ve eğlence dönemi. | Bu dönemde yapılan eğlence. | Şenlik. | İnsan kurban edilen tören. İLE Dönemi, yapıldığı çevre, katılanların sayısı ya da niteliği programla belirtilen ve özel önemi olan sanat gösterisi. | Belirli bir sanat dalında oyun ve filmlerin sunulması ve gösterilmesi sonunda ödül, derece verilmesi biçiminde düzenlenen ulusal ya da uluslararası gösteri dizisi, şenlik. | Bir bölgenin en ünlü ürünü için yapılan gösteri, şenlik. | Düzensiz toplantı, curcuna. )


- KARNAVAL ile KARNAVAL MASKESİ ile KARNAVAL MASKARASI


- KARNI AÇ (OLAN) ile AÇGÖZLÜ

( Doyar. İLE Doymaz! )


- KARNI AÇ/LIK ile KARNI TOK/LUK ile KARNI KARA ile KARNI GENİŞ ile KARNI BURNUNDA


- CARNOT CYCLE[İng.] / CYCLE DE CARNOT[Fr.] / CARNOTSCHER KREISPROZESS, CARNOT-ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= KARNOT/CARNOT ÇEVRİMİ


- CARNOT'S REAGENT[İng.] / RÉACTIF DE CARNOT[Fr.] / CARMOTSCHE REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARNOT REAKTİFİ


- CAMO GRUNDSATZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARNOT TEOREMİ


- CARNOTITE[İng.] / CARNOTIT[Fr.] / KARNOTIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARNOTİT


- CAROSCHE SAURE, PEROXYMONOSCHWEFELSAURE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARO ASİDİ


- KARO[Fr.]/ORYA[İt.] ile KARO[Fr.]

( Oyun kâğıtlarının küçük, kırmızı, baklava biçiminde olanı. İLE Betondan, dört köşe döşeme taşı. )


- KAROTEN ile KLOROFİL

( Bitkilerde turuncu renk veren pigment. İLE Bitkilerde yeşil renk veren pigment. )


- CAROTENES, CAROTENOIDS[İng.] / CAROTÉNE[Fr.] / KAROTINOXIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= KAROTENLER


- KARPAL TÜNEL BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> DUPUYTREN KONTRAKTÜRÜ

( El bileğinde sinir sıkışması. İLE/||/<> Elin avuç içindeki dokunun kalınlaşması ve parmakların bükülmesi. )


- KARPAL TÜNEL BELİRGESİ/SENDROMU ile/||/<> TETİK PARMAK

( El bileğinde sinir sıkışması. İLE/||/<> Parmak tendonlarının yangılanması, bükülmesi sırasında takılma ya da parmağın kilitlenmesi. )


- CARBIDE LAMP[İng.] / LAMPE À CARBURE[Fr.] / KARBID LAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARPİT LAMBASI


- CALCIUM CARBIDE[İng.] / CARBURE DE CALCIUM[Fr.] / CALCIUMCARBIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARPİT


- KARPİT ile KARPİT LAMBASI


- KARPOZ[Yun.] ile KARPUZİ[Yun.]/KARPUZ[Fars. < HARPUZ]

( Her tür meyvenin genel adı. İLE Karpuz. )


- KARPUZ ile ÇAKAL KARPUZU

( ... İLE Bazı tarlalarda çakal karpuzu olur. Çakallar, karpuzu yer, sonra da etrafı pislerler. Pislikteki bütün(hazma uğrayıp erimemiş) çekirdekler, karpuz ekiminden önce, örneğin kışın toprağa düşmüş olurlar. Toprak, karpuz mevsimi gelinceye kadar, çekirdeğin yarı kuvvetini alır. Zamanı gelince, o zayıf çekirdekten ufak bir karpuz olur. Buna "çakal karpuzu" denir. )


- KARPUZ ile CİMCİME


- KARPUZ ile DENSUKA KARPUZU


- KARPUZ ile EBU CEHİL KARPUZU

( ... İLE Zehirlidir. )


- KARPUZ ile KARPUZCU/LUK ile KARPUZLU ile KARPUZ KOL ile KARPUZ FENER ile KARPUZ KOLLU


- KARPUZ[Fars. < HARBÛZ | Kavun.] ile ŞALAK

( Kabakgillerden, sürüngen gövdeli parçalı sert yapraklı, sarı çiçekler açan bir bitki. | Bu bitkinin dışı yeşil kabuklu, içi kırmızı ve sulu, iri meyvesi. | Lamba karpuzu. | Kadın memesi. İLE Ham, büyümemiş karpuz. )

( BOSTAN: Sebze bahçesi. | Kavun, karpuz tarlası. | Kavun ve karpuza verilen ortak ad. )

( BATİH, BITTÎH ile ... )

( CITRULLUS VULGARIS cum ... )


- KARŞI ÇIKMA ile/ve/||/<> BAŞKALDIRI


- KARŞI ÇIKMAK ile/değil/yerine ELEŞTİRMEK


- KARŞI ÇIKMAK ile "KAFA TUTMAK"


- KARŞI ÇIKMAK ile/ve YASAKLAMAK


- KARŞI DÖLLEME[İng. OUTBREEDING] ile/||/<> KARŞI DÖLLEME KRİZİ[İng. OUTBREEDING DEPRESSION] ile/||/<> KARŞILAŞTIRMALI YÖNTEM[İng. COMPARITIVE METHOD] ile/||/<> KARŞILIKÇILIK[İng. RECIPROCITY]

( Aile bağları olmayan bireylerin üremesi. Soy içi üremenin karşıtı. @@ Biyolojide, genetik olarak uzak olan bireyler arasındaki çaprazlamalardan kaynaklanan nesillerin ebeveynlerinden ya da ebeveynlerinin kendi çevrelerindeki bireylerle olan döllerinden daha düşük seçilim değerlerine sahip olması durumu. @@ Tür gruplarının sahip oldukları özellikleri ve yaşadıkları çevreleri kıyaslayan bir araştırma yöntemidir. Amacı, adaptasyonla ilgili hipotezleri test etmek ve sonuçlarını görmektir. @@ Genellikle iki ayrı türden olan, iki ayrı bireyin, birbirleriyle olan etkileşimlerinden ikisinin de faydalanması durumudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- COUNTER-ION LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= KARŞI İYON TABAKASI


- KARŞI KARŞIYA GELMEK" ile "AYNI DÜZLEMDE OLMAK"

( TO COME ACROSS vs. BEING ON THE SAME PLANE )


- KARŞI KARŞIYA ile/ve/değil/yerine/||/>< BAŞ BAŞA


- KARŞI KARŞIYA ile KAFA KAFAYA


- KARŞI KARŞIYAYIZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİKTEYİZ

( Gövdemizle. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Saygı ve sevgiyle, anlamla, değerle, sözle... )


- KARŞI KOYMAK ile/değil/yerine FARKINDALIK


- KARŞI OLMAK ile/değil/yerine AŞMAK/AŞMIŞ OLMAK


- KARŞI OLMAK ile GEÇİŞTİRMEK


- KARŞI" (OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEMKİNLİ (OLMAK)


- KARŞI OLMAK ile/yerine UZAK OLMAK


- KARŞI ile KARŞILIK

( OPPOSITE vs. TO OPPOSE )


- KARŞI/T ile ÖTEKİ/ÖBÜR(DİĞER)

( OPPOSITE vs. OTHER )


- KARŞI ile/ve/değil/yerine/></< TAMAMLAYICI


- KARŞI ile TERS ile GERİ


- KARŞI ile/yerine YÖNELİK

( OPPOSITE vs. TO/DIRECTED )


- KARŞI ile YÖNELİK

( OPPOSITE vs. TO/DIRECTED )


- KARŞICIL/MUHÂLİF[Ar.] ile/ve/değil/||/<> ÇEKİNGEN


- KARŞILAMA ile KARŞILAMA

( Dışarıdan gelen birine, karşılayıcı olarak çıkmak, istikbal etmek. | Karşılık olmak, denk gelmek, tekabül etmek. | Söylenilen, yapılan, bildirilen bir şeyi olumlu ya da olumsuz bulmak. | Önlemek, durdurmak. | Masrafı ödemek. İLE Trakya ve Marmara bölgesinde oynanan bir halk oyunu ya da bu oyunun müziği. )


- KARŞILAMA ile/ve/||/<> UĞURLAMA

( Giydiğinle. İLE/VE/||/<> Sohbetinle.
Kişiler, giydiğiyle karşılanır, sohbetiyle uğurlanır. )

( Dress, how you want to be addressed. )


- KARŞILAMAK ile GÖĞÜSLEMEK


- KARŞILAMAK ile YANSITMAK


- KARŞILAMASI ile/ve/||/<>/< YANIT VERMESİ


- KARŞILAŞMA ile/değil/||/<> ETKİLEŞİM


- KARŞILAŞMA ile/ve/||/<> KARŞILAŞTIRMA


- KARŞILAŞMA ile/değil YARIŞMA


- KARŞILAŞMAK ile GÖRÜŞMEK


- ARŞILAŞMALARDA/BULUŞMALARDA/KÜLTÜRLERDE:
HİÇ ÖPÜŞMEMEK ile İKİ KEZ ile ÜÇ KEZ ile DÖRT KEZ YANAKTAN ÖPÜŞMEK


- KARŞILAŞTIRILABİLİR ile KARŞILAŞTIRMA ile KARŞILAŞTIRMALI ile NİSPETEN ile KARŞILAŞTIRICI ile KARŞILAŞTIRMAK ile KARŞILAŞTIRMAK ile KARŞILAŞTIRILDI ile NAZARAN ile KARŞILAŞTIRMA ile KARŞILAŞTIRMAK ile BÖLME ile BÖLMELİ

( COMPARABLE vs. COMPARAND vs. COMPARATIVE vs. COMPARATIVELY vs. COMPARATOR vs. COMPARE vs. COMPARE TO vs. COMPARED vs. COMPARED TO vs. COMPARISION vs. COMPARISON vs. COMPARTMENT vs. COMPARTMENTAL )

( قياس پذير ile قابل مقايسه ile قياس شونده ile مقايسه اي ile تطبيقي ile تفضيلي ile صفت تفضيلي ile درجه تفضيلي ile بالنسبه ile مقايسه کننده ile تشبيه کردن ile تطبيق کردن ile تطبيق نمودن ile برابر کردن ile مقابله کردن ile مقايسه کردن ile در مقابل ile در مقايسه با ile مشبه ile ممثل ile نسبت به ile مقابله ile سنجش ile مقايسه ile قياس ile تشبيه ile مطابقت ile تطبيق ile همسنجي ile کوپه ile کوپه دار )

( GHYAS PAZYR ile GHABEL MOGHAYSEH ile GHYAS SHVANDEH ile MOGHAYSEH AY ile TATABYGHY ile تفضيلي ile صفت تفضيلي ile درجه تفضيلي ile BALENSEBEH ile MOGHAYSEH KONANDEH ile TASHABYYEH KARDAN ile TATABYGH KARDAN ile TATABYGH NEMUDAN ile BARABAR KARDAN ile MOGHABLEH KARDAN ile MOGHAYSEH KARDAN ile DAR MOGHABEL ile DAR MOGHAYSEH BA ile MOSHABEH ile ممثل ile NASBAT BAH ile MOGHABLEH ile SANJESH ile MOGHAYSEH ile قياس ile TASHABYYEH ile MOTABAGHT ile تطبيق ile همسنجي ile KOPEH ile KOPEH DAR )


- BEZUGS ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARSİLAŞTIRMA ELEKTRODU


- ELECTRODE DE RÉFÉRENCE[Fr.] ile/değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMA ELEKTRODU


- COMPARISON SPECTROSCOPY[İng.] / COMPARAISON SPECTROSCOPE[Fr.] / VERLEICH SPEKTROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMA SPEKTROSKOPİSİ/SPEKTROSKOPU


- COMPARISON TUBES[İng.] / TUBE DE COMPARAISON[Fr.] / VERGLEICH RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILAŞTIRMA TÜPLERİ


- KARŞILAŞTIRMA ile/ve BAĞDAŞTIRMA

( COMPARISON vs./and TO RECONCILE )


- KARŞILAŞTIRMA ile/ve BENZETME

( COMPARISON vs./and TO SIMILE )


- KARŞILA(YA)(MA)MAK ile "KALDIR(A)(MA)MAK"


- KARŞILIĞI OLMAYAN DURUMLAR/OLGULAR/KAVRAMLAR/SÖZCÜKLER ile/ve/<> BAŞKA BİR DİLDE KARŞILIĞI OLMAYAN DURUMLAR/OLGULAR/KAVRAMLAR/SÖZCÜKLER

( ... İLE/VE/<> Karşılığı Olmayan Sözcükler )


- KARŞILIĞINDA ile/değil KARŞISINDA


- KARŞILIĞININ OLMAMASI ile "DENK DÜŞMEMESİ"


- KARŞILIK GELMEK ile YAZIŞMA ile YAZIŞMA OKULU ile MUHABİR ile KARŞILIK GELEN ile KARŞILIK GELEN

( CORRESPOND vs. CORRESPONDENCE vs. CORRESPONDENCE SCHOOL vs. CORRESPONDENT vs. CORRESPONDING vs. CORRESPONSIVE )

( مکاتبه کردن ile مکاتبه ile مکاتبات ile اشتراک وجه ile مراسله ile تناظر ile مراسلات ile نامه نگاري ile مدرسه مکاتبه اي ile کارگزار ile مکاتبه کننده ile مخبر ile طرف معامله ile خبرنگار ile کار گذار ile مقابل ile متبادل ile مطابق ile متنار ile مربوط بيکديگر ile مکاتبهاي )

( MAKATBEH KARDAN ile MAKATBEH ile MAKATABAT ile ESHTARAK VAJEH ile مراسله ile تناظر ile مراسلات ile NAMEH NEGARY ile MADRESEH MAKATBEH AY ile KARGOZAR ile MAKATBEH KONANDEH ile MOKHBAR ile TARF MOAMLEH ile KHBARNEGAR ile KAR GOZAR ile MOGHABEL ile متبادل ile مطابق ile MOTENAR ile MARBUT BEYKADYGAR ile MAKATBEHYAY )


- KARŞILIK ile/ve/değil/||/<> BAKIŞIM


- KARŞILIK ile/ve/değil/<> IŞILTI


- KARŞILIK ile/ve ŞÜKRAN

( RESPONSE vs./and GRATITUDE )


- MUTUAL ADMITTANCE[İng.] / GEGENSEITIGER ADMITTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI ADMİTANS


- KARŞILIKLI AŞK ile KARŞILIKSIZ AŞK

( Hoş olan aşk şarkılarını dinletir. İLE (Olumlu/olumsuz, üzücü/mutlu edici, yıkıcı/umutlandırıcı) Tüm şarkıların sözleri, bulunduğun duruma karşılık verir. )

( "EQUIVALENT LOVE" vs. "WORTHLESS LOVE" )


- WECHSELSEITIGE VERZWEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI DALLANMA


- WECHSELSEITIGER WIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI DİRENÇ


- MUTUAL IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE IMPEDANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI EMPEDANS


- KARŞILIKLI EVRİM[İng. COEVOLUTION] ile/||/<> HOMEOPLAZİ[İng. HOMEOPLASY]

( Birbirleriyle yakından ilişkili olan türlerin, evrimsel süreçte birbirleriyle uyumlu adaptasyonlar geçirmesi durumu. Bitkiler ve tozlaşmalarını sağlayan hayvanlar arasında karşılıklı evrim görülmekte. @@ Karşılıklı evrim, paralellik ya da tersine dönme sonucunda, farklı türlerde bulunan karakterler arasındaki benzerliktir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MUTUAL CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTIBILITÉ MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI İLETKENLİK


- MUTUAL INDUCTION[İng.] / INDUCTION MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE INDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI İNDÜKLEME


- MUTUAL INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE MUTUELLE[Fr.] / GEGENINDUKTÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI İNDÜKTANS


- CAPACITANCE MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE KAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI KAPASİTANS


- MUTUAL CHARACTERISTIC[İng.] / CARACTÉRISTIQUE MUTUELLE[Fr.] / GEGENSEITIGE CHARAKTERISTIK[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI KARAKTERİSTİK


- KONUŞMAK:
KARŞILIKLI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLİKTE


- WECHSELSEITIGES GITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI ÖRGÜ


- MUTUAL CAPACITANCE[İng.] ile/değil/yerine/= KARŞILIKLI SIĞA


- KARŞILIKLI ile AYNI ANDA

( RECIPROCAL, RECIPROCITY vs. IN THE SAME TIME/MOMENT )

( SHU ile ... )