ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.575 başlık/FaRk ile birlikte,
71.575 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(121/288)
- IGNEOUS[İng.] ile/değil/yerine/= İGNEOUS, MAGMATİK
- FEUERSTEIN, FLINTSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= İGNUS
- IGO ile INGO ile PVO ile BINGO ile TGO ile HO
( INTERSTATE/INTERGOVERNMENT ORGANIZATIONS vs. INTERNATIONAL NONGOVERNMENTAL ORGANIZATIONS vs. PUBLIC VOLUNTARY ORGANIZATIONS vs. BUSINESS INTERNATIONAL NONGOVERNMENTAL ORGANIZATIONS vs. TRANSGOVERNMENTAL ORGANIZATIONS )
- İĞRENÇ ile İĞRENÇ ile İĞRENÇLİK
( ABOMINABLE vs. ABOMINATE vs. ABOMINATION )
( مکروه ile مکروه دانستن ile عمل شنيع )
( MOKROH ile MOKROH DANSTAN ile عمل شنيع )
- İĞRENME ile TİKSİNTİ ile İĞRENÇ
( DISGUST vs. DISGUSTED vs. DISGUSTING )
( تنفر ile انزجار ile بيزار کردن ile بيزاري ile نفرت ile منزجر کردن ile مشمئز کردن ile ضجور ile بري ile متنفر ile مشمئز ile منزجر ile بيزار ile نفرتآور ile نفرتانگيز ile بيزار کننده ile تهوع آور )
( TANFAR ile ENZEJAR ile BEYZAR KARDAN ile BEYZARY ile NAFARAT ile MANZAJR KARDAN ile MOSHMAEZ KARDAN ile ضجور ile BARY ile MOTANFAR ile MOSHMAEZ ile MANZAJR ile BEYZAR ile NAFARATAVAR ile NAFARTANGYZ ile BEYZAR KONANDEH ile TAHAVO AVAR )
- İĞRENMEK ile İĞRENİLMEK ile İĞRENDİRMEK ile İĞRENEBİLMEK ile İĞRENÇ/LİK
- İĞRENMEK/TİKSİNMEK ile ÇİĞRİMEK
( ... İLE Tiksinmek, ürpererek iğrenmek. )
( İKRAH ile ... )
- İĞRETİ" ile/değil EĞRETİ/İĞRENÇ
- IĞRIP ile IĞRIP KAYIĞI
- İGSÂS[Ar.] -ile
( Güzel yemek yedirme/yedirilme. )
- İGSÂS[Ar.] ile İGSÂS[Ar.]
( Güzel yemek yedirme/yedirilme. İLE Sıkıştırma, tazyik etme; bir yer halkını sıkıntıya düşürme. )
- İĞTİLÂ[Ar.] ile İĞTİLÂL[Ar.] ile İHTİLÂL[Ar. < HALEL, çoğ. İHTİLÂLÂT]
( Hızlı, çabuk yürüme. İLE İçme. | Giysiyi, üst üste giyme. | Hayvanın, çok susaması. İLE Bozukluk, bozulma, karışıklık, düzensizlik. | Bir devletin siyasi, toplumsal ve iktisadi yapısını ya da yönetim düzenini değiştirmek amacıyla tüze kurallarına ve yasalara uymaksızın güç kullanarak yapılan geniş halk devimi. )
- İĞTİLÂF[Ar.] ile İHTİLÂF[Ar. < HİLÂFET, çoğ. İHTİLÂFÂT] ile İTİLÂF[Ar. < ÜLFET, çoğ. İTİLÂFÂT]
( Kılıf içine girme. İLE Ayrılık, uymayış/uymama, anlaşmazlık, aykırılık. İLE Alışma, ülfet etme. | Uyuşma, uygunluk. )
- İGTİMÂD/İGMÂD[Ar. < GIMÂ] | İĞTİLÂF/İGLÂF[Ar. < GILÂF] [Ar.] ile İTİMAD[Ar. < AMD]
( Kınına/kılıfına sokma. İLE Dayanma, güvenme. | Emniyet, güven. )
- İGTİMÂS[Ar.] ile İGTİMÂZ[Ar.]
( Suya dalma. İLE Gözünü yumma. )
- İGUANA ile/ve KOMODO EJDERİ
( Amerika'ya özgü bir kertenkele. Hint Kertenkelesi. İLE/VE ... )
( ... İLE/VE En büyük zehirli hayvan. )
- İGUANA ile/ve/<> DENİZ İGUANASI
( ... İLE/VE/<> Galapagos Adaları'nda yaşamaktalardır. )
( Kara iguanaları, rengârenktir. İLE/VE/<> Koyu renktedir. )
- IGUANA ile GALAPAGOS KARA IGUANASI ile GALAPAGOS DENİZ IGUANASI
- İGUANA ile KALAKBAŞ/TEPEGÖZ
( ... İLE Kafalarının ön tarafında üçüncü bir "göz"leri vardır. [Işığa duyarlıdır ve büyük olasılıkla gövde ısısını düzenlemeye yarar.] )
( ... İLE 100 yıldan uzun yaşayabilirler. )
( ... İLE Yeni Zelanda'nın kıyılarındaki adalarda yaşarlar. [Serin adalarda yaşayabiliyorlar.] )
( ... İLE En ilkel sürüngenlerdir. )
( ... İLE Dişleri yoktur. [Tek parça bir çene kemikleri vardır.] )
( ... İLE Kıçlarını birbirine bastırarak çiftleşirler. )
( ... İLE Dişilleri 4 yılda sadece bir kez yumurtlar ve kuluçkaları 1 yıldan uzun sürer. )
( ... İLE Yavrunun, dişil mi eril mi olduğu, yumurta sıcaklığından anlaşılır. )
( ... İLE Nüfusu 2 kat daha fazla eril üretmektedir. [toplam 55.000 kadarlardır] )
( ... İLE İpe bağlı bir topu ısırıp bırakmadıkları için yakalanırlar. [Maymunların, sadece ellerinin girebileceği büyüklükteki bir delikten muzu almak üzere sepetten çıkartmak isterken ellerinin yumruk olmasıyla ve muzu bırakmamalarıyla yakalandıkları gibi] )
( [Maori dilinde] ... ile SİVRİ SIRTLI )
( ... vs. TUATARA )
( ... cum SFENEDON ailesi )
( CYCLOPS STRENUUS )
- İGUANA ile MADAGASKAR İGUANASI
- İGUANA ile YAKALI İGUANA
( ... İLE Madagaskar'da yaşar. )
- İGUANA ile YEŞİL İGUANA
- İGZÂ'[Ar.] ile İGZÂ'[Ar. < GAZÂ]
( Görmemezliğe gelme. İLE Gazâya, cenge/savaşa gönderme/gönderilme. )
- İHÂLE ETMEK ile/ve EMÂNET ETMEK
- İHÂN[Ar. < VEHN] ile İHAN[Ar. < İHNET]
( Birini zayıf, güçsüz tutma, güçsüzleştirme. | Birini hor görme, tahkir etme. İLE Öfkeler, hiddetler, gazaplar. )
- İHÂNET:
"DÜŞMANDAN" ile/değil/ne yazık ki DOSTTAN
- İHANET ETMEK ile İHANET ile HAİN
( BETRAY vs. BETRAYAL vs. BETRAYER )
( افشاء کردن ile لو دادن ile گير انداختن ile خيانت کردن ile خيانت ile افشاء سر ile خائن )
( AFSHA KARDAN ile LO DADAN ile GYR ANDAKHTAN ile KHYENT KARDAN ile KHYENT ile AFSHA SAR ile KHAEN )
- [ne yazık ki]
İHÂNET ile/ve/değil CEHÂLET
( Kimse, kimseye ihanet edemez. Ancak kendi, kendine eder. )
- İHÂNET ile/ve/<> GÜNAH
- İHÂNET ile/değil MUHÂLEFET
- İHÂTA DUVARI ile/ve/||/<> İSTİNÂD DUVARI
( Daha kısadır.[Bahçe ya da binayı çevreler] İLE/VE/||/<> Daha uzundur. Yükseklik önemlidir.[Toprağın tipi ve kayması hesaplanarak kalınlık belirlenir.] )
( İncedir. İLE/VE/||/<> Kalındır[taşla örüldüğünden]. )
- İHATA ile İHATALI
- İHBÂL[Ar.] ile İFKÂR[Ar.]
- İHBAR ile/ve/değil DEDİKODU
( [not] DENUNCIATION vs./and/but GOSSIP )
- İHBAR ile/ve/değil İKAZ
- İHBAR ile/ve İTİRAF
( DENUNCIATION vs./and CONFESSION )
- İHBÂRÎ ÖNERME ile İNŞÂÎ ÖNERME
- İHBARLAMAK ile İHBAR ile İHBARCI/LIK ile İHBARLI ile İHBAR TAZMİNATI
- İHBÂS[Ar.] ile İHBÂS[Ar.]
( Hayır ve iyilik için mal ve hayvan vakfetme. İLE Birinin hakkını yok etme. )
- İHBÂT[Ar.] ile TEKFÎR[Ar.]
- İHCÂM[Ar.] ile KEFF[Ar.]
- İHDÂ[müennesi[Ar.] ile AHAD] ile İHDÂ'[Ar. < HEDİYYE]
( Bir. İLE Armağan yollama, hediye verme/etme/gönderme. )
- İHDÂL[Ar.] ile İHDÂR[Ar.] ile İHDÂR[Ar. < HADR]
( Islatma, ıslatılma. İLE İptal etme, hükümsüz bırakma. İLE Bir örgenin/uzvun hissini iptal etme, uyuşturma. [İng. ANESTHESIA | Fr. ANESTHÉSIE] | Genç kızı yaşmaklandırma, ferâce giydirme. )
- İHKAK-I HAK[Ar.] ile/ve/||/<>/> YARGILAMA
( Bir hakkı, usûlü dairesinde yerine getirme, mürâfaa ve muhâkeme sonucunda, ispat ve izhâr etme. )
- İHKÂM[Ar.] ile İTKÂN[Ar.]
- İHKÂM[Ar.] ile RASF[Ar.]
- İHKÂMU'Ş-ŞEY'[Ar.] ile İBRÂMUHU[Ar.]
- İHKAR["ka" uzun okunur] ile İHKAR[Ar.]
( Tahkir etme, rezil etme. @@ Bir yere bina yapmak ya da ağaç dikmek için yıllık belirli bir para ile ve üzerinde kalması koşuluyla o yeri kiralama. )
- İHLÂ'[Ar.] ile İHLÂ'[Ar. < HULV]
( Boş bırakma, boşaltma. İLE Tatlılaştırma, tatlılandırma. )
- İHLÂK[Ar.] ile İ'DÂM[Ar.]
- İHLÂL[Ar. < HALEL] ile İHLÂL[Ar. < MAHALL]
( Bozma, sakatlama, halel getirme. İLE Yer gösterme, yerleştirme. )
- [ne yazık ki]
İHLÂL ile/ve/||/<> JUS COGENS İHLÂLLERİ
- IHLAMUR ile JÜT[Bengal dilinden]
( ... İLE Ihlamurgillerden, Hindistan ve Bengaldeş'te yetişen, ip ve çuval yapımında kullanılan, liflerinden yararlanılan bir bitki. | Bu bitkinin liflerinden yapılan dokuma. )
( ... cum CORCHORUS CAPSULARIS )
- İHLÂS[Ar.] ile İHLÂS[Ar. < HULÛS | çoğ. İHLÂSÂT]
( Bozma, sakatlama, halel getirme. İLE Temiz/doğru/hâlis sevgi. | Gönülden gelen dostluk, samimiyet, doğruluk, bağlılık. | Yalandan uzaklaşma. )
( HULUS[Ar.]: Gönül temizliği. )
- İHLAS ile İHLASLI/LIK ile İHLASSIZ/LIK ile İHLASLICA ile İHLASSIZCA
- İHLÂS ile/ve İLİM
( Rab. İLE/VE Süs. )
- İHLÂS ile/ve/= RABB
- İHLÂS ile/ve SAMİMİYET
- IHLENITE[İng.] ile/değil/yerine/= İHLENİT
- İHLÎL[Ar.] ile MEBÂL[Ar.]
( Penisin deliği, sidik yolu. İLE Sidiğin çıktığı yer. )
- İHMAL ETMEK ile/ve/değil/yerine İMAL ETMEK
- İHMAL ile/ve/değil/||/<>/>/< ERTELEME
- İHMAL ile GÖZARDI
( NEGLIGENCE vs. TO IGNORE )
- [ne yazık ki]
İHMAL ile/ve/||/<>/> İHLÂL
- İHMÂL[Ar. < HAML] ile İHMÂL[Ar.]
( Yükletme, yükletilme. İLE Önem vermeme, önemsememe, boşlama, terk etme. Olduğu gibi bırakma, savsaklama. )
- İHMAL ile İHMALCİ/LİK
- İHMAL ile/ve/> İKİLEM
( NEGLIGENCE vs./and/> DILEMMA )
- İHMAL[Ar.] ile/değil/yerine/>< İMAR[Ar.]
- İHMAL ile/ve/değil/yerine İMHAL
( Boşlama, önemsememe, bırakma. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Mühlet verme. )
( ["]Allah, ihmal etmez, imhal eder.["] [Mühlet verir.] )
- [ne yazık ki]
İHMAL ile/ve/<> İŞGÜZARLIK
- İHMAL ile/ve/değil/>/< OLASI KAST
- İHMAL ile TERK
( NEGLIGENCE vs. ABANDONMENT )
- İHMÂLÎ ile/ve/<> İCRÂÎ
- İHRÂB[Ar.] ile İHRÂB[Ar.] ile İHRÂB[Ar.]
( Harâb etme/edilme. İLE Azmetme. | Kaçmaya zorunlu kılma. İLE Kavgayı kızıştırma. )
- İHRAÇ ile İHRAÇÇI
- İHRACAT ile İHRACATÇI ile İHRACAT
( EXPORT vs. EXPORTER vs. EXPORTS )
( صادر کردن ile صادراتي ile کالاي صادره ile صدور ile صادرکننده ile صادر کننده ile صادرات )
( SADAR KARDAN ile SADARATY ile KALAY SADAREH ile SADVAR ile SADARKONANDEH ile SADAR KONANDEH ile SADARAT )
- İHRACAT ile İHRACATÇI/LIK
- İHRÂK[Ar.] ile İHRÂK[Ar. < HARK]
( Dökme, akıtma. İLE Yakma, yakılma. )
- İHRÂM[< HAREM] -ile
( HACILARIN KÂBE'YE GİDERKEN ÖRTÜNDÜKLERİ DİKİŞSİZ BEYAZ ÖRTÜ )
- İHRAM ile/ve KEFEN
( Ölmeden önce ölmek! - MÛTÛ KABLE EN TE-MÛT )
- İHSÂ'[Ar.] ile İHSÂ'[Ar. < HASÂ | çoğ. İHSÂİYYÂT] ile İHSÂ'[Ar.]
( Hayvan tezeği yakma. İLE Sayma, sayılma. İLE Yalnız bir ilim ve sanat ile uğraşıp onda geniş bilgi elde etme. | Eneme, eusyelerini çıkarma, hadım/iğdiş etme. )
- İHSÂN ETMEK ile İKRÂM ETMEK
( İstenileni vermek. İLE Elindekini vermek. )
- İHSAN FAZLIOĞLU BETİKLERİNDE:
KENDİLİK ile/ve/||/<> KİMLİK
- İHSÂN[< HASEN (çoğ. İHSÂNAT)] -ile
( İYİLİK ETME | BAĞIŞ | VERİLEN, BAĞIŞLANAN ŞEY | LÜTF | BİR YERİ SAĞLAMLAŞTIRMA | İFFETLİ VE NAMUSLU OLMA )
- İHSÂN[Ar.] ile İCMÂL[Ar.]
- İHSÂN[Ar.] ile İFDÂL[Ar.]
- İHSÂN[Ar. < HISN] ile İHSÂN[Ar. < HASEN | çoğ. İHSÂNAT]
( Bir yeri sağlamlaştırma. | İffetli ve namuslu olma. İLE İyilik etme. | Bağış, bağışlama. | Verilen, bağışlanan şey. | İyilik, lütûf. )
- İHSAN ile/ve/değil/yerine İKRAM
( İsteyene verilen/vermek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İstenmeden verilen/vermek. )
- İHSÂN ile/ve/||/<>/< İSÂR
( Fazlasıyla vermek. İLE/VE/||/<>/< Kendi muhtaçken vermek. )
- İHSÂN ile LÜTÛF
- İHSÂN[Ar.] ile NEF'[Ar.]
- İHSÂNEN[Ar.] ile İHSÂNÎ[Ar.]
( İyilik ederek, bağışlayarak, ihsan suretiyle. İLE İhsana ait, ihsan ile ilgili, ihsan yoluyla. )
- İHSAS ile/ve AKIL
( MAHSUSAT ve MAKULÂT )
- İHSÂS[Ar.] ile İHSÂS[Ar.] ile İHSÂS[Ar. < HİSS | çoğ. İHSÂSÂT]
( Hisse verme/verilme, pay etme. İLE Kandırma. İLE Üstü kapalı anlatma, duyurma, sezdirme. | Duyum. )
- İHTÂ'[Ar.] ile İHTÂR[Ar. < HUTÛR | çoğ. İHTÂRÂT]
( Hataya düşürme/düşürülme. | Yanılma/yanıltılma. İLE Anımsatma. | Dikkatini çekme, tenbih. )
- İHTAR[Ar.] ile/ve/||/<>/> İHBAR[Ar.]
( Uyarma, dikkat çekme, uyarı. | Bir şeyi, birine anımsatma. İLE/VE/||/<>/> Bildirme, bildirim, haber verme. | Suçlu saydığı birini ya da suç saydığı bir olayı yetkili kuruma gizlice bildirme, ele verme. )
- İHTELAKA[Ar.] ile İFTERÂ[Ar.]
- İHTİBÂR[Ar.] ile TECRÎB[Ar.]
- İHTİBÂRSIZ İHTİYÂR ile/değil/yerine İHTİYÂR
( Deneyimsiz/ihtibarsız ihtiyâr, ne doğru, ne de sağlıklı olur. )
- İHTİCÂC[Ar.] ile İSTİDLÂL[Ar.]
- İHTİDÂ'[Ar. < HADA] ile İHTİDÂ'[Ar. < HİDÂYET] ile İHTİDÂ'/İHTİZÂ'[Ar.]
( Hilekârlık, hilecilik. | Aldatma, oyun etme. İLE Doğru yola girme. İslâm dinini kabul etme, müslüman olma. İLE Alçakgönüllülük/tevâzu. )
- İHTİDÂ'[Ar. < HİDÂYET] ile İMTİDÂD[Ar. < MEDD]
( ALÇAKGÖNÜLLÜLÜK, TEVAZÛ [bkz. İHTİZÂ] | HÎLEKÂRLIK | ALDATMA | DOĞRU YOLA GİRME, HİDAYETE ERME | İSLÂM DİNİNİ KABUL ETME, MÜSLÜMAN OLMA )
- İHTİFÂ'[Ar.] ile İHTİFÂ'[Ar. < HAFÎ]
( Çıplak ayakla yürüme. İLE Saklanma, gizlenme. )
- İHTİFÂL[Ar.] ile İNFİÂL[Ar. < Fİ'L | çoğ. İNFİÂLÂT]
( Büyük kalabalıkla yapılan anma töreni. İLE Gücenme, darılma. )
- İHTİKÂK[Ar. < HİKKE] ile İHTİKAK["ka" uzun okunur]
( Değme, birbirine sürünme. | Kaşınma. İLE İki taraftan her birinin "hak benimdir" diye ayak diremesi. )
- İHTİKAR[Ar. < HAKARET] ile İHTİKÂR[Ar.]
( Hor, hakir görme. | Hakarete katlanma. İLE Halkın, yiyecek ve içecek gibi zorunlu gereksinimlerini ucuz ucuz toplayıp, fırsat bulunca pahalı satma, vurgunculuk, boğuntu, madrabazlık. )
- İHTİKAR ile İHTİKARCI/LIK
- İHTİKÂR ile İHTİLAS
( Vurgunculuk, vurgun. İLE Aşırma, para aşırma, aşırtı. )
- İHTİLÂ'[Ar.] ile İHTİLÂ'[Ar.]
( Taze ot biçme. @@ Kadının, mehrinden vazgeçip ya da çok para vererek kocasından boşanması, nikâhı bozdurma. )
- İHTİLÂB[Ar.] ile İHTİLÂB[Ar.]
( Aldatma, aldatılma. İLE Süt sağma. )
- İHTİLAÇ ile İHTİYAÇ
( Çırpınma. İLE Gereksinim. )
- İHTİLÂF EKOLÜ ile/değil/yerine İTTİFAK EKOLÜ
- İHTİLÂF[< HİLÂFET] -ile
( AYRILIK, UYUŞMAZLIK, ANLAŞMAZLIK, AYKIRILIK )
- İHTİLÂF ile HİLÂF
( Köke ilişkin. İLE Basit bir konuya ilişkin. )
( Delillendirilen. Müdellel. İLE Delillendirilmeyen. Gayr-ı müdellel. )
( Kişiler arasında. İLE Yöntem(usûl) ve ilkelerde. )
( Olabilir. İLE Olmamalı. )
- İHTİLÂF ile İRTİDÂD[< REDD]
- İHTİLÂF ile İTİRAZ
- İHTİLÂF[Ar.] ile TEFÂVÜT[Ar.]
- İHTİLÂF ile TEFRİKA
- İHTİLÂK[Ar.] ile İHTİLÂK[Ar.]
( Traş etme/edilme. İLE Yalan uydurma. )
- İHTİLAL ile İHTİLALCİ/LİK
- İHTİLÂL ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNKILÂP
( Başlar ve biter. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Sürer. )
- İHTİMAL ile İHTİMAM ile İHTİMALİ ile İHTİMALLİ ile İHTİMALLER HESABI
- İHTİMAM[Ar. < HEMM] ile/ve/||/<>/>/< İTİBAR[Ar.]
- İHTİMÂM[Ar.] ile İHTİMÂM[Ar.] ile İHTİMÂM[Ar. < HEMM | çoğ. İHTİMÂMÂT]
( Süpürme. İLE Elemden/kederden dolayı uyuyamama. İLE Dikkatle, çabayla çalışma, özenle iş görme. )
- İHTİMAM ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR
- İHTİMAM[< HEMM] ile/ve/||/<> İTİNÂ[< UNİYY]
( Dikkatle, çabayla çalışma, özenle iş görme. İLE Çok dikkat etme. )
- İHTİRÂ'[Ar.] ile İBTİDÂ'[Ar.]
( Daha önce benzeri olmayan bir şey icat etme; türetme. | Uydurulan bir yalanı gerçek gibi gösterme. | Daha önce kimse tarafından söylenmemiş yeni şeyler söyleme. | Özgün söz, şiir vb. İLE Başlangıç. | Bir işe başlama. | Önceleri, en önce, ilk önce. )
- İHTİRA ile İHTİRAM ile İHTİRAS ile İHTİRAZ ile İHTİRASLI/LIK ile İHTİRASSIZ/LIK ile İHTİRASLICA ile İHTİRA BERATI ile İHTİRAM DURUŞU ile İHTİRAM KITASI ile İHTİRAM BİRLİĞİ
- İHTİRÂS[Ar. < HİRÂSET] ile İHTİRÂS[Ar. < HIRS] ile İHTİRÂZ[Ar. < HIRZ]
( Çekinme, sakınma, korunma. İLE Şiddetli istek/arzu. İLE Sakınma, çekinme. | Korkma. )
- İHTİRÂS[< HIRS] ile/ve/değil/yerine İŞTİYÂK[< ŞEVK]
( Gövdeye/fiziğe yönelik. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Aşkınlığa yönelik. )
- İHTİRAS ile İTİRAZ
- İHTİRAS ile/ve/> YABANCILAŞMA
- IHTIRMAK ile IHTIRILMAK
- İHTİŞÂM[< HAŞMET] -ile
( ŞANLI GÖRÜNÜŞ, GÖSTERİŞ, DEBDEBE, TANTANA )
- İHTİŞAM ile İHTİŞAMLI/LIK ile İHTİŞAMSIZ/LIK
- İHTİŞAM[< HAŞMET] ile/ve/||/<> ŞATAFAT
( Şanlı görünüş, tantana, debdebe. | Büyüklük, gözalıcılık, gösterişlilik, görkem. İLE/VE/||/<> Süs ve gösteriş. )
- İHTİSÂR[Ar. < HASR]/İKTİSÂR/SIMPLIFICATION[Fr., İng.] ile KISALTMA
( Kısaltma tekniği. )
- İHTİSÂR[Ar.] ile ÎCÂZ[Ar.]
- İHTİSÂS[Ar. < HİSS | çoğ. İHTİSÂSÂT] ile İHTİSÂS[Ar. < HUSÛS] ile İHTİZÂZ[Ar.] ile İ'TİSÂS[Ar.]
( Duyumsama/hissetme. | Duygulanma. İLE Bir ilim ya da sanat üzerinde fazla çalışarak onda derinleşmiş olma, uzmanlık. İLE Gece gezip dolaşma, bekçilik görevi görme. )
- İHTİSAS ile/ve ÂSÂR
- İHTİSAS ile/ve/değil/yerine İHSAS
- İHTİSASLAŞMAK ile İHTİSAS
- İHTİTÂB[Ar. < HUTBE] ile İHTİTÂB[Ar. < HATAB]
( Nikâhla isteme. İLE Odun toplama, odun kesme. )
- İHTİVÂ' -ile
( KAPSAM(A), İÇİNE ALMA, İÇİNDE BULUNDURMA )
- İHTİYAÇ ile/yerine GEREKSİNİM
- İHTİYAÇ ile İHTİYAÇLI/LIK ile İHTİYAÇSIZ/LIK ile İHTİYAÇSIZCA ile İHTİYAÇ MOLASI
- İHTİYAÇ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İHTİYAT
- İHTİYAÇ ile/ve/||/<>/> İMTİYÂZ
- İHTİYÂL[Ar.] ile İHTİYÂL[Ar. < HÎLE | çoğ. İHTİYÂLÂT] ile İHTİYÂL[Ar.]
( Kibirlenme, gururlanma, büyüklenme. İLE Hile yapma, düzen, oyun etme. İLE Korkma. )
- İHTİYÂR HEYETİ[Ar.] ile/ve/=/||/<> YÖNETİM KURULU
- İHTİYÂR SAHİBİ (OLMAK/OLAN) ile/ve/<>/|| TASARRUF SAHİBİ (OLMAK/OLAN)
- İHTİYÂR ile/ve/değil/||/<>/> BİLGE/LİK
- İHTİYÂR ile/ve DENGELİ(İTİDALİ/İTİDALLİ) İHTİYÂR
- İHTİYÂR ile İHTİYÂR
( Yaşlı. İLE Seçmek, üstün tutmak, katlanmak. )
- İHTİYAR ile/ve/< ISTIFÂ'[< SAFVET]
- İHTİYÂR[Ar.] ile/ve/||/<> İSTİMSÂK[Ar.]
( "Hayır!" deme bilgisi/becerisi, isteği. İLE/VE/||/<> Kendini/nefsini tutma. )
- İHTİYÂR ile/ve/||/<> ÖLÇÜLÜLÜK ile/ve/||/<> EMEK
( Kişiler arasında bu üçü dışında hiçbir ayrım yapamayız, yapmamak gerekir. )
- İHTİYÂR ile/ve/||/<>/> SABIR
- İHTİYÂR ile/ve/||/<>/>/< TAKDİR
- İHTİYÂR ile/değil/yerine/=/<>/> YAŞLI
- İHTİYÂREN[Ar.] ile/ve/||/<> İHTİYÂRÎ[Ar.]
( Olumsuzdan, yanlıştan, zararlıddan, kötüden uzak durarak, zihnini/dilini/gözünü/elini/belini çekerek. İLE/VE/||/<> Reddetmeyi ve "Hayır!" demeyi yeğleyerek.["Evet!" demekten, istenç/irâdeden(yapma isteğinden/bilgisinden) önce olarak.] )
- İHTİYÂRÎ/TAHYİRÎ HÜKÜMLER:
CEVAZ ile/ve/||/<> İBÂHE/MUBAH ile/ve/||/<> NEDB ile/ve/||/<> İSTİHSAN ile/ve/||/<> TABİÎYET ile/ve/||/<> HELÂL
- İHTİYÂRÎ VAKİT ile/ve/<> ZARURÎ VAKİT
- İHTİYÂRİ[Ar.] ile/ve/||/<>/> İKTİSÂDÎ[Ar.]
- İHTİYÂR/İRÂDE ile/ve/değil/||/<> TASARRUF
- İHTİYARLAMA ile/değil/yerine YAŞLANMA
- İHTİYARLAMAK ile İHTİYARLATMAK ile İHTİYAR/LIK ile İHTİYARİ ile İHTİYARCA ile İHTİYARSIZ ile İHTİYARSIZCA ile İHTİYAR HEYETİ ile İHTİYAR MECLİSİ ile İHTİYAR DELİKANLI ile İHTİYARLIK SİGORTASI
- İHTİYÂT ile/ve/||/<>/< İHTİYÂR
- İHTİYAT ile İHTİYATİ/LİK ile İHTİYATLI/LIK ile İHTİYATSIZ/LIK ile İHTİYATLICA ile İHTİYATSIZCA ile İHTİYAT AKÇESİ ile İHTİYATİ TEDBİR ile İHTİYAT KUVVETLERİ
- İHTİYÂT[Ar.] ile İTİYAT[Ar.]
( İleriyi düşünürek/görerek davranma. | Sakınma. | Yedek. İLE Alışkanlık, huy. )
- İHTİYÂT ile/ve/||/<>/> KANUN
- İHTİYÂT ile TEMKİN
- İHTİYATEN ile İHTİYATÎ
( Her duruma, her olasılığa karşı, ileriyi düşünerek. İLE İlerisi düşünülerek yapılan. )
- İHTİYOLOG ile İHTİYOLOJİ ile İHTİFAJİ ile İHTİFOBİ
( ICHTHYOLOGIST vs. ICHTHYOLOGY vs. ICHTHYPHAGY vs. ICHTHYPHOBIA )
( ماهي شناس ile ماهي شناسي ile ماهي خواري ile ماهي ترسي )
( MAHY SHENAS ile MAHY SHENASY ile MAHY KHARY ile MAHY TARSY )
- İHTİZÂ'[Ar.] ile İHTİZÂ'[Ar.] ile İHTİZÂ'/İHTİDÂ'[Ar.]
( Ateş yakıp alevlendirme. İLE Örneğe/nümûneye göre iş yapma. İLE Alçakgönüllülük. )
- İHTİZÂR[Ar. < HUZÛR] ile İHTİZÂR[Ar.]
( Can çekişme. İLE Sakınma, çekinme, korunma. | Korkma. )
- İHTİZÂZ[Ar.] ile İHTİZÂZ[Ar.] ile İHTİZÂZ[Ar.]
( Hazzetme, gönlü ferahlama. İLE Kendini alçak tutma, alçalma. İLE Titreme. | Sıçrayıp oynama, sallanma. )
- İHTİZÂZ[Ar.] ile İHTİZÂZ[Ar.] ile İHTİZÂZ[Ar. çoğ. İHTİZÂZÂT] ile İHTİSÂS[Ar.]
( Hazzetme, gönül ferahlığı. İLE Kendini alçak tutma, alçalma. İLE Titreme, deprenme. | Sıçrayıp oynama, sallanma. İLE ... )
- İHVÂN[< ÂH] ile/ve/<> TÂLİB
( Sâdık, samimi, candan dostlar. | Tarîkat yoldaşları/arkadaşları. İLE/VE/<> İsteyen, istekli. )
( Amaçta bir olmak. İLE/VE/<> Aynı amacı arıyor/istiyor olmak. )
- İHVÂN ile DERVİŞÂN ile MÜRÎDÂN
- İHYÂ ile/||/<> İHYÂEN ile/||/<> İHYÂ-YI MEVÂT ile/||/<> MÜTEVECCİHAN
( Diriltme, canlandırma, tazelik verme. İLE/||/<> (Ham arazinin) ıslahıyle iktisap. İLE/||/<> İşlenmemiş toprağı ekime elverişli bir duruma getirme, işleme. İLE/||/<> Dönülerek. )
- İHYÂ'[< HAYÂT] ile MUHYÎ[< HAYÂT]
( Diriltme, diriltilme, canlandırma, maddî-manevî can kazandırmak. | Taze can verircesine iyilik, lütfetme. | Yeniden güçlendirme. | Uyandırma, canlandırma, tazelik verme. İLE İhyâ eden, dirilten, canlandıran, hayat veren. )
- İHZÂ'[Ar.] ile İHZÂ'[Ar.]
( Ayakkabı giydirme. | Ganimetten pay alma. İLE Semirme, semirtme/semirtilme. )
- İHZÂL[Ar.] ile İHZÂL[Ar.]
( Islatma, ıslatılma. İLE Alay ve şaka ile çok uğraşma. )
- İHZÂR[Ar. < HUZÛR] ile İHZÂR[Ar.]
( Hazırlama, hazır etme/edilme. | Huzura getirme. Birinin mahkemeye davet edilmesi. İLE Gevezelik etme, saçmalama. )
- İHZAR ile İHZARİ ile İHZAR MÜZEKKERESİ
- II. RAMSES ile/ve/||/<> HZ. MUSA
( Aynı dönemde yaşamışlardır. )
- II. RAMSES'İN:
YAŞAM TAPINAĞI ile/ve/||/<> ÖLÜM TAPINAĞI
( Doğu'da. İLE/VE/||/<> Batı'da. )
- III. MUSTAFA -ile
( İstanbul'un ikinci "mimarı"! )
- IIT ile/||/<> GWT ile/||/<> HOT ile/||/<> PREDICTIVE PROCESSING ile/||/<> BİLİNÇ KURAMLARI
( Bilincin bilimsel kuramları. )
( Formül: Φ (phi) = integrated information )
- İK/YİK/İĞ/KİRMEN ile İP
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( İp eğirmekte kullanılan araç. İLE ... )
- -IC[İng.] ile/değil/yerine/= -İK
- ÎKA'["ka" uzun okunur][Ar. < VUKU] ile ÎKÂ'[Ar.]
( Yapma, yaptırma, oldurma; düşürme. | Türk müziğinde bir usul. İLE Dayanma, dayanılacak şey verme. )
- İKÂB[Ar.] ile 'AZÂB[Ar.]
- İKÂB[Ar.] ile İNTİKÂM[Ar.]
- ÎKAD["ka" uzun okunur] ile ÎKÂD[Ar.] ile İK'ÂD[Ar. < KUÛD]
( Yama, yakılma. İLE Sağlam kalma. İLE Oturtma. | Bir hükümdarı tahta çıkarma/oturtma. )
- ÎKAF["ka" uzun okunur][Ar. < VAKF] ile İKÂF[Ar.]
( Bir malı vakfetme. Mal. Vakfedilme. | Durdurma, durdurulma. İLE Palan. )
- IKÂL[Ar. < AKL/AKIL] ile/> IK'ÂR[Ar.]
( Deve ayağına bağlanan bağ, köstek. İLE Derinletmek/derinletilmek, derinleştirmek/derinleştirilmek. )
- İKAL ile/ve/||/<> AKIL
( İçten. İLE/VE/||/<> Dıştan. )
- İKÂME ile/ve/<> İDÂME
- İKAME ile İKAMET ile İKAME MAL
- İKÂME[Ar.] ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKMAL[Ar.]
- İKAMET ETMEK ile SAKİN ile MANASTIR SAKİNİ ile KONUT ile CENNETTE YAŞAMAK
( DWELL vs. DWELLER vs. DWELLER OF A CONVENT vs. DWELLING vs. DWELLING IN PARADISE )
( اقامت گزيدن ile مکين ile ديار ile نشيمنگاه ile مسکن ile نشيمن ile مکان ile اقامت ile جنت مکان )
( EGHAMET GOZYDAN ile مکين ile DYAR ile NESHYMANGAH ile MOSKAN ile NESHYMAN ile MAKAN ile EGHAMET ile JENT MAKAN )
- İKÂMET/İZAZ ile/ve/değil/yerine/<> KONUK AĞIRLAMA
- İKAMETGAH ile İKAMETGAH
( DOMICIL vs. DOMICILE )
( محل اقامت ile مقر )
( MOHAL EGHAMET ile MOGHAR )
- İKAMETGAH ile İKAMETGAHSIZ ile İKAMETGAH KAĞIDI ile İKAMETGAH İLMÜHABERİ
- ÎKÂR[Ar.] ile İK'ÂR[Ar.]
( Doldurma, doldurulma. İLE Derinletme/derinletilme, derinleştirme/derinleştirilme. )
- ICAROSCOPE[İng.] ile/değil/yerine/= İKAROSKOP
- İKAZ ile İKAZ YELEĞİ ile İKAZ LAMBASI
- İKBAL ile İKBAL DÜŞKÜNÜ ile İKBAL DÜŞKÜNLÜĞÜ
- İKBÂL[Ar.] ile MUDİYY[Ar.] ile MECÎ'[Ar.]
- İKBÂR[Ar.] ile İKBÂR[Ar.]
( Büyük/ulu görme/görülme. İLE Mezara koyma/konulma. )
- İKDÂM[Ar.] ile TEKAHHUM[Ar.]
- Keşke ... ile geçmişe dönmeye çalışmadan KONUŞ!!! -ile
- İKFÂL[Ar.] ile İKFÂL[Ar.] ile İKFÂR[Ar. < KÜFR]
( Kilitleme/kilitlenme. İLE Kefil kılma, tekeffül ettirme. İLE Birine kâfir deme/denilme. )
- İKHA -ile
( İstek, arzu. )
- DIATOMIC[İng.] / DIATOMIQUE[Fr.] / ZWEIÄTOMIG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ ATOMLU, DİATOMİK MOLEKÜL
- DIATOMIC MOLECULE[İng.] ile/değil/yerine/= İKİ ATOMLU MOLEKÜL
- İKİ AYAĞINI BİR PABUCA SOKTURMAK ile BOĞAZINA DİZDİRTMEK
- İKİ) AYAK > (İKİ) EL ile/ve/||/<>/> İFFET[Ar. < ŞEHVET] ile/ve/||/<>/> ŞECAAT[Ar. < ÖFKE]
( ... İLE/VE/<>/> Kendini (")savunur/korur("). İLE/VE/<>/> Haksızlığa gösterilen öfke. [Hakk'ı savunur/korur.] )
( ... İLE/VE/<>/> Temizlik. | Namus. İLE/VE/<>/> Yiğitlik, yüreklilik, koçaklık. )
- İKİ AYRI ŞEYİN BULUŞMASI ile/ve/değil VAROLANIN ALGILANMASI
- ZWEISTOFFSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ BİLEŞENLİ SİSTEM
- İKİ BİLİM:
REKLAMCILIK ile/ve/||/<>/> FİZİK
- ZWEIDIMENSIONAL[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ BOYUTLU
- [ne yazık ki]
İKİ "ÇETE":
"HIRSLI" ile/ve/||/<> HIRSIZ
- ZWEIKÖRPERPROBLEM[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ CİSİM SORUNU
- İKİ CİSİM ile/ve/||/<>/> ÜÇ CİSİM
( Dünya ve Ay. İLE/VE/||/<>/> Dünya, Ay ve Güneş. )
- İKİ ÇİZGİLİ ile ÇİFT DOĞRUSAL
( BILINEAL vs. BILINEAR )
( دوسويگي ile دوسويه )
( DOSOYGY ile DOSOYYEH )
- İKİ DEĞERLİ MANTIK ile/||/<> ÇOK DEĞERLİ MANTIK
( İki değerli mantık sadece doğru-yanlış İLE çok değerli mantık ara değerler içerir. İki değerli mantık klasik sistem İLE çok değerli mantık belirsizliği modelleyebilir. İki değerli 0 ve 1 İLE çok değerli 0-1 arası değerler kullanır. )
( Jan Łukasiewicz tarafından 1920 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1878-1956) (Ülke: Polonya) (Alan: Mantık, Felsefe) (Önemli katkıları: Çok değerli mantık, Polonya notasyonu, modal mantık, mantık tarihi çalışmaları) )
- İKİ DİLLİ ile İKİ DİLLİLİK ile İKİ DİLLİLİK
( BILINGUAL vs. BILINGUALISM vs. BILINGUALITY )
( دوزباني ile ملمع ile دوزبانه ile متن دوزباني )
( DOZBANY ile ملمع ile DOZBANEH ile MOTAN DOZBANY )
- İKİ DUDAKLI ile ÇİFT TARAFLI
( BILABIAL vs. BILABIATE )
( دولبه ile دولبهاي )
( DOLABEH ile DOLABEHYAY )
- İKİ DÜZLEMLİ/LİK ile BAĞDAŞIK/LIK
( Gizli bir bilgiden daha çekici bir şey yoktur. Varolduğu bilinir ancak bilginin kendi bilinmez, dolayısıyla çok derin bir bilgi olduğu varsayılır. )
- ZWEIELEKTRONENBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ ELEKTRONLU BAĞ
- ZWEIELEKTRONENVALENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ ELEKTRONLU DEĞERLİK
- İKİ (EN BÜYÜK) "ENGEL"/TEHDİT ile/ve/||/<> İKİ (EN BÜYÜK) "ENGEL"/TEHDİT
( Önce, Kadın; Sonra, Ölüm. İLE/VE/||/<> Önce, Kadın; Sonra, Ölüm. )
( Erkek için. İLE/VE/||/<> Kadın için. )
- ZWEIPHASENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ FAZLI AKIM
- BIFONCIONNEL[Fr.] / BIFUNCTIONELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ FONKSİYONLU
- İKİ HAFTA ile İKİ HAFTADA BİR
( FORTNIGHT vs. FORTNIGHTLY )
( دوهفته ile دو هفتگي )
( DOUHOFTEH ile DO NPAFTAGY )
- İKİ "HAFTADIR" ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İKİ OTURUMDUR/DERSTİR ...
- İKİ İÇ NEDEN ile/ve/||/<>/> İKİ DIŞ NEDEN -ile/ve/||/<>/>
( Varoluşu kaplayan ilk neden. İLE/VE/||/<>/> ... )
- İKİ İKİ AYIRMAK ile ÇİFTLEŞTİRMEK
( TO SEPARATE IN PAIR vs. TO MAKE A PAIR )
- BIFUNCTIONAL[İng.] ile/değil/yerine/= İKİ İŞLEVLİ
- ZWEIKANAL-OSZILLOSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KANALLI OSİLOSKOP
- ZWEIFACH[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KATLI
- ZWEISCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= İKİ KATMANLI
- [ne yazık ki]
2 x 2 = 4 "ETMESİN" ile/ve/||/<>/> 2 x 2 = 5 "ETSİN"
("DİLEĞİ/BEKLENTİSİ")
- İKİ KİŞİ ARASINDAKİ İLİŞKİYE/İLETİŞİME:
[ne yazık ki]
| "BEL ALTI/NDAN" "BAKAN/YAKLAŞAN" ile/ve/||/<> "KARINDAN" "BAKAN/YAKLAŞAN" ile/ve/||/<> "ZİHİN/DEN" "BAKAN/YAKLAŞAN" |
ile/değil/yerine/></<>
KALP/TEN BAKAN/YAKLAŞAN
( [ne yazık ki]
| "Eşeysel/cinsel ilişki ("olarak") görür." İLE/VE/||/<> "Çıkar ilişkisi ("olarak") görür." İLE/VE/||/<> "İdeolojik ilişki ("olarak") görür." |
İLE/DEĞİL/YERİNE/><
Yalnızca/koşulsuz, ilişki görür. / Yalnızca/koşulsuz, saygı ve sevgi ilişkisi görür. )
- İKİ KÖK ile/<> KARE KÖK ile/<> KÜP KÖK
( İki kök. İLE/<> Kare kök. İLE/<> Küp kök. )
( CEZR-İ MUZÂAF ile/<> CEZR-İ MURABBA ile/<> CEZR-İ MİK'ÂB )
(1996'dan beri)