ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 58.713 başlık/FaRk ile birlikte,
58.713 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(113/236)
- KÂDİR[Ar.] ile MUKÎT[Ar.]
- KÂDİR[Ar.] ile MÜTEMEKKİN[Ar.]
- KADÎR[Ar.] ile RABB[Ar.]
- KADIRGA ile BAŞTARDE/BASTARDA[İt.]
( ... İLE Osmanlı donanmasında kullanılan, kadırga türünden bir savaş gemisi. )
- KADIRGA ile KADIRGA BALIĞI
- KADIRGA ile/ve/<> KALYON
( Hem yelken, hem de kürekle yol alan, özellikle Akdeniz'de kullanılmış bir savaş gemisi. İLE/VE/<> Yelkenle ve kürekle yol alan savaş gemilerinin en büyüğü olan yelkenli gemi. )
- KADÎRUN 'ALEYHİ[Ar.] ile KADÎRUN 'ALÂ Fİ'LİHÎ[Ar.]
- KADIZÂDE MEHMET EFENDİ ile/değil KADIZÂDE AHMET EFENDİ
- KADMİYUM ile KADMİYUMLU
- KADR -ile
- KADR ile/ve KADER/KADAR ile/ve KADER
( Parlaklık. İLE/VE Ölçü. | Ölçüsünde, derecesinde. | Büyüklüğünde, genişliğinde. | Dek. | Gibi. | Denli. | Süre belirten bir söz. | Miktarda, derecede. | Bir sayıdan sonra geldiğinde, kesinlikle belirli olmayan bir niceliği belirten söz. İLE/VE Özgürlük. )
- KADRAN ile KADRANLI
- KADRAN[Fr. < CADRAN] ile/ve/||/<> KADRAJ[Fr. < CADRAGE]
( Saat, pusula vb. araçlarda, üzerinde yazı, rakam ya da başka işaretler bulunan düzlem. | Ölçek. İLE/VE/||/<> Sinema ve fotoğrafçılıkta, görüntüyü, çerçeve içine alma. )
- KADRO[İt. QUADRO] ile KADRO[İt. QUADRO]
( Bir kamu kuruluşunun, bir işletmenin, denetim ya da yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev, yetki ve sorumlulukların hepsi. | Bir işte görev alan kişi ya da kişiler, ekip. | Bu kişi ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge. | Bu çizelgedeki yer. İLE Bisiklet ve motosiklette, iskeleti oluşturan metal bölüm. )
- KADROLAŞMAK ile KADROLANDIRMAK ile KADROLAŞTIRMAK ile KADRO ile KADROCU/LUK ile KADROLU/LUK ile KADROSUZ/LUK
- KADROLU ile SÖZLEŞMELİ
- KAF "DAĞI" ile/değil BUZ DAĞI
- KAF DAĞI ile/ya da/||/<> ÇİLE
( Kaf dağına mı çıksam?
Bir ömür, çile mi çeksem? )
( )
- KAF[Ar.] ile KÂF[Ar., Fars.] ile Kaf[Ar.] ile KÂF[Ar.]
( Osmanlı abecesinin yirmidördüncü harfidir.[ebced hesabında 100 sayısının karşılığıdır.] İLE kef harfinin başka bir okunuşu. İLE Masallarda, zümrüd-i anka kuşunun yaşadığı söylenilegelen dağ. | [Doğu budunları/kavimleri kozmolojisinde] Arz'ın etrafını çepeçevre kuşatan dağın adı. İLE Yaran/yarıcı. )
- KAFA DURUŞU ile İNATÇI
( HEADSTALL vs. HEADSTRONG )
( افسار ile خودسر ile مطلق العنان )
( AFSAR ile KHODSAR ile مطلق العنان )
- KAFA SESİ ile/ve/||/<> FALSETTO[İt.]
- KAFA TUTMAK ile/ve/||/<> DİKLENMEK/EFELENMEK
- KAFA ile BAŞ AĞRISI ile BAŞ VE AĞIZ ile BAŞ UŞAK ile BAŞ AŞÇI ile BAŞÖRTÜSÜ ile BAŞ DAMAT ile BAŞ YARGIÇ ile BAŞ METRESİ ile RAHİM BAŞI ile KAFA PARÇASI ile KAFA PİMİ ile MERKEZ ile KAFA DESTEĞİ ile KAFA TIRAŞI ile KAFA DURAK ile KAFA TAŞI ile KAFA YOLU ile KAFA RÜZGARI ile KAFA İŞİ
( HEAD vs. HEAD ACHE vs. HEAD AND MOUTH vs. HEAD BUTLER vs. HEAD CHEF vs. HEAD COVERING vs. HEAD GROOM vs. HEAD JUDGE vs. HEAD MISTRESS vs. HEAD OF UTERUS vs. HEAD PIECE vs. HEAD PIN vs. HEAD QUARTERS vs. HEAD REST vs. HEAD SHAVING vs. HEAD STALL vs. HEAD STONE vs. HEAD WAY vs. HEAD WIND vs. HEAD WORK )
( باسرتوپ زدن ile رئيس ile راس ile سر ile باشي ile دک ile رائس ile سردرد ile دک و دهن ile سرپيشخدمت ile سر آشپز ile مغرف ile ميرآخور ile سرحکم ile خانم رييس ile سيبک ile قسمت بالا ile سنجاق سر ile مرکز کار ile زيرسري ile سرتراشي ile کله گي ile سنگ قبر ile سنگ بنياد ile سنگ زاويه ile بلندي طاق ile باد مخالف ile فکر روشن )
( BASARTOP ZADAN ile رئيس ile RAS ile SAR ile BASHY ile DAK ile رائس ile SARDARD ile DAK VE DAHAN ile سرپيشخدمت ile SAR ASHPAZ ile مغرف ile MYRAAKHOR ile SARAHKAM ile KHANAM RYYS ile SYBAK ile GHASMAT BALA ile SANJAGH SAR ile MARKZ KAR ile ZYRASARY ile سرتراشي ile KALEH GY ile SANG GHBAR ile SANG BANYAD ile SANG ZAVYYEH ile BALANDY TAGH ile BAD MOKHALEF ile FEKAR ROSHEN )
- KAFA ile KAFACA ile KAFALI/LIK ile KAFASIZ/LIK ile KAFALICA ile KAFA SESİ ile KAFASIZCA ile KAFA DENGİ ile KAFA İŞÇİSİ ile KAFA KAĞIDI ile KAFA KOÇANI ile KAFA ÇIKIŞI
- KAFADAN ATMAK ile UYDURMAK
- KAFADAN ile KAFADAN KONTAK/LIK ile KAFADAN BACAKLILAR ile KAFADAN GAYRİMÜSELLAH
- KAFAM KARIŞTI ile/ve/değil/yerine BİLMİYORUM
- KAFAMIZIN KARIŞMASI ile/ve/değil/||/<>/< EZBERİMİZİN BOZULMASI
- KAFANI/KIÇINI KAŞIYAMAMAK ile SIRTINDAN/KIÇINDAN TER AKMASI
- KAFANIN BASMAMASI ile/ve/||/<>/< KAPASİTE(Sİ)NİN YETMEMESİ
- KAFANIN" ÇALIŞMA(MA)SI ile/ve/değil/||/<>/< ÇIKARLARININ/ÖNCELİKLERİNİN BİLİNMEMESİ/UYMAMASI
- KAFANIN ÇALIŞMASI ile/ve/değil/+/||/<>/> KAFANIN ÇALIŞTIRILMASI
( Zekâ. İLE/VE/DEĞİL/+/||/<>/> Akıl. )
- KAFASI BOŞ/LUK ile KAFASI İYİ ile KAFASI KÜFLÜ ile KAFASI KIYAK ile KAFASI KONTAK ile KAFASI TEMBEL ile KAFASI ÇATLAK ile KAFASI BULUTLU ile KAFASI DUMANLI ile KAFASI ÖRÜMCEKLİ
- KAFASI KARIŞIK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLMİYOR
- KAFASI KARIŞMAK ile KAFASI KARIŞMIŞ ile KAFA KARIŞTIRICI ile BİLİNÇ BULANIKLIĞI, KONFÜZYON
( CONFUSE vs. CONFUSED vs. CONFUSING vs. CONFUSION )
( نامنظم کردن ile درجواب عاجز کردن ile اشتباهي گرفتن ile گيج کردن ile مختل کردن ile باهم اشتباه کردن ile مغشوش کردن ile آسيمه کردن ile سردرگم ile خر تو خر ile حيران و سرگردان ile گيج ile متشنج ile مچل ile نابسامان ile بيکله ile مشتبه ile پراکنده حال ile مغشوش ile ملتبس ile تبلبل ile سرآسيمگي ile اختلال ile آشفته بودن ile شلوق پلوق ile گيجي ile هرج )
( NAMANZAM KARDAN ile DARJAVAB AJZ KARDAN ile ESHTABAHY GARAFTAN ile GYJ KARDAN ile MOKHTEL KARDAN ile BANPAM ESHTABAH KARDAN ile MOGHESHOSH KARDAN ile ASYMAH KARDAN ile SARDARGOM ile KHAR TO KHAR ile HEYRAN VE SARGARDAN ile GYJ ile MOTESHENJ ile مچل ile NABSAMAN ile BEYKALEH ile MOSHTABEH ile PARAKANDEH HAL ile MOGHESHOSH ile ملتبس ile تبلبل ile SARASYMAGY ile AKHTELAL ile ASHOFTEH BODAN ile شلوق پلوق ile GYJY ile NPARJ )
- KAFASINI KESMEK ile KAFASI KESİLMİŞ ile KAFA KESMEK
( BEHEAD vs. BEHEADED vs. BEHEADING )
( گردن زدن ile سربريده ile سربريدن )
( GARDAN ZADAN ile سربريده ile SARBARYDAN )
- KAFATASI/OMURGA YARALANMALARINDA:
SAÇLI DERİDE ile/ve/||/<> KAFATASI/BEYİN ile/ve/||/<> YÜZ ile/ve/||/<> OMURGA
( Saç derisi kafatası yüzeyi üzerinde kolaylıkla yer değiştirebilir ve herhangi bir darbe sonucu kolayca ayrılabilir. Bu durumda çok fazla miktarda kanama olur, bu nedenle öncelikle kanamanın durdurulması gereklidir. İLE/VE/||/<> Kafatası kırıklarında beyin zedelenmesi, kemiğin kırılmasından daha önemlidir. Bu nedenle, beyin hasarı bulguları değerlendirilmelidir. İLE/VE/||/<> Ağız ve burun yaralanmalarında solunum ciddi biçimde etkilenebilir ve duyu organları zarar görebilir. Bir yüz yaralanması sonucunda burun, çene kemiği kemiklerinde yaralanma görülebilir. İLE/VE/||/<> En çok zarar gören bölge bel ve boyun bölgesidir ve çok ağrılıdır. Kazalarda en çok boyun etkilenir. )
( [Kafatası ve omurga yaralanmalarının nedenlerinde]
- Yüksek bir yerden düşmek.
- Baş ve gövde yaralanması.
- Otomobil ya da motosiklet kazaları.
- Spor ve iş kazaları.
- Yıkıntı altında kalmak. )
( [Kafatası ve omurga yaralanmalarında belirtiler]
- Bilinç düzeyinde değişmeler, bellek değişiklikleri ya da bellek kaybı.
- Başta, boyunda ve sırtta ağrı.
- Elde ve parmaklarda karıncalanma ya da duyu kaybı.
- Gövdenin herhangi bir yerinde, tam ya da kısmî hareket kaybı.
- Baş ya da bel kemiğinde biçim bozukluğu.
- Burun ve kulaktan, beyin omurilik sıvısı ve kan gelmesi.
- Baş, boyun ve sırtta dış kanama.
- Sarsıntı.
- Denge kaybı.
- Kulak ve göz çevresinde morluk. )
( [Kafatası ve omurga yaralanmalarında ilkyardım]
- Bilinç kontrolü yapılır,yaşam bulguları değerlendirilir.
- Hemen tıbbî yardım istenir[112].
- Bilinci açıksa hareket etmemesi sağlanır.
- Tehlike söz konusu ise düz pozisyonda sürüklenir.
- Baş-boyun-gövde ekseni bozulmamalıdır.
- Sarsıntıya maruz kalmaması gerekir.
- Bilgiler kaydedilmeli ve gelen ekibe bildirilmelidir.
- Asla yalnız bırakılmamalıdır. )
- KAFATASI ile/ve/||/<>/> FRENOLOJİ
( ... İLE/VE/||/<>/> Kafatası bilimi. )
- KAFATASI ile KAFATASÇI/LIK
- KAFATASI ile SÜTÜR/SUTURE[İng.]
( Kafatası kemiklerinin dikişe benzer ek yerleri. )
- KAFATASININ DIŞ ZARI ile KALP DIŞ ZARI
( PERICRANIUM vs. PERICARDIUM )
- KAFATASININ DIŞ ZARI ile KEMİK DIŞ ZARI
( PERICRANIUM vs. PERIOSTEUM )
- KAFAYI:
SAĞA SOLA SALLAMAK ile AŞAĞI YUKARI SALLAMAK
- KAFAYI YEMİŞ ile BALATAYI SIYIRMIŞ
- KAFAYLA İLGİLİ ile KAFADANBACAKLI ile SEFALOTORAKS
( CEPHALIC vs. CEPHALOPOD vs. CEPHALOTHORAX )
( راسي ile پابرسر ile سر سينه )
( راسي ile PABARSAR ile SAR SYNAH )
- KAFEİN ile KAFEİNLİ ile KAFEİNSİZ
- KAFESLEMEK ile KAFE ile KAFES ile KAFESLİ ile KAFESÇİ/LİK ile KAFES TELİ
- KAFESLİ ile KAFES İŞİ
( LATTICED vs. LATTICEWORK )
( مشبک ile شبکه سازي )
( MOSHBAK ile SHABKEH SAZY )
- KÂFİL[Ar. < KEFÂLET] ile KÂFİR[Ar. < KÜFR, KÜFRÂN(:
örten, setr eden) | çoğ. KÂFİRÛN, KEFERE, KÜFFÂR] ile KAFR[Ar. çoğ. KUFÂR]
( Üstüne alan, kefâlet eden. | Ödeyen, kefil olan. İLE Hakk'ı tanımayan/bilmeyen. | Allah'ın varlığına ve birliğine inanmayan. | Küfreden/küfredici. | İyilik bilmeyen, nankör. | [mecaz] Zeki, becerikli, kurnaz, yaman, cana yakın, sevimli. İLE Susuz, otsuz, ıssız çöl. )
- KÂFİR ile FÂSIK
( Farzlara inanmayan. İLE Farzları tembellikle yerine getirmeyen. | Allah'ın emirlerini tanımayan, sapkın, günah işleyen, fesatçı, kötülük eden. )
- KÂFİR ile GAFİL
- KÂFİR ile HERETİK
- KÂFİR ile KÂFİR
( GURBETTE OLDUĞUNU BİLMEYEN | KARA )
- KÂFİR ile MÜLHİD[< LÂHD]
( ... İLE Allah'ı inkâr eden, dinsiz. )
- KAFİRLEŞMEK ile KAFİ ile KAFİR/LİK
- KAFİRLİK -ile
( Simgeleri, put edinmek. )
- KAFİYE ile KAFİYELİ ile KAFİYESİZ/LİK
- KAFKASLAR'DA YAŞLAR:
0-40 ile/ve 40-70 ile/ve 70-110 ile/ve 110 - >
( Çocuk. İLE/VE Delikanlı. İLE/VE Olgun. İLE/VE Yaşlı/ihtiyar. )
( Özellikle cirit oyunlarında uygulanır. )
- KAFKASYA ile KAFKASYA ile KAFKAS
( CAUCASIA vs. CAUCASUS vs. CAUCASIAN )
( قفقاز ile سفيد پوست ile قزاقي )
( GHAFGHAZ ile SEFYD POOST ile قزاقي )
- KAFKASYA'DA:
KISLOVODSK ile/ve MINERALNIY VODO
( Sıcak su. İLE/VE Mineral su. )
- | KAFTAN ve CÜBBE | ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HIRKA
( | Sultan'da. VE Yargıç'ta. | İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Derviş'te. )
- KAFTAN ile/ve/değil/||/<> HİLAT
( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Sultanların, gönül almak, ödüllendirmek için birine giydirdikleri değerli kumaştan yapılmış kaftan. )
- KAFTAN ile HİL'AT[çoğ. HİLA']
- KAFTAN ile KAFTANCI/LIK
- KÂFÛR -ile
( Uzakdoğu'da yetişen, bir çeşit taflandan elde edilen ve hekimlikte kullanılan, beyaz ve yarı saydam, kolaylıkla parçalanan, ıtırı güçlü bir nesne. )
- KAFUR ile KAFUR AĞACI
- KAFUR ile KAFURAT ile KÂFUR
( CAMPHOR vs. CAMPHORATE vs. CAMPHORATED )
( کافور ile عرق کافور زدن ile کافوري )
( KAFOR ile ARAGH KAFOR ZADAN ile کافوري )
- KÂĞIT BALIĞI ile/||/<> KAYIŞ BALIĞI
( ... İLE/||/<> Kâğıt balığıgillerden, Kuzey Avrupa denizleriyle Akdeniz'in derinliklerinde yaşayan kemikli bir balık. )
( ... cum/||/<> REGALECUS GLESNE )
- KÂĞIT BOYAMADA:
KINA ile/ve/||/<> CEVİZ KABUĞU ile/ve/||/<> SOĞAN KABUĞU
( XV. yy.'da uygulanan boyama teknikleri ve araçları. )
- KÂĞIT:
DOĞU'DA ile/ve/||/<>/> BATI'DA
( M.Ö. 100 - M.S. 650 arasında Semerkand'da. İLE/VE/||/<>/> XIII. yy.'dan sonra Avrupa'da. )
- KÂĞIT:
PAPİRÜS ile/ve/||/<> BAĞDÂDÎ ile/ve/||/<> SEMERKANDÎ ile/ve/||/<> HİNDÎ
- KÂĞIT PARA:
HÜKÜMDARIN BORCU ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< HALKIN BORCU
- KAĞIT PARANIN BASIMI ile/ve MADENÎ PARANIN BASIMI
( Merkez Bankası tarafından. İLE/VE Maliye Bakanlığı tarafından. )
- KAĞIT PARAYLA ÖDEME ile/ve MADENÎ PARAYLA ÖDEME
- KÂĞIT ve/> KARTON
ile/ve/||/<>
ET ve/> TIRNAK
- KAĞIT YAPIMI ile/||/<> PAPİRÜS
( Çinliler kağıdı MS 105te icat etti İLE Mısırlılar papirüs kullanıyordu. )
( Cai Lun tarafından 105 yılında keşfedildi/formüle edildi. (50-121) (Ülke: Çin) (Alan: Mühendislik) (Önemli katkıları: Kağıt yapımı prosesi) )
- KÂĞIT ile ABADİ[Fars.]
( ... İLE Kalınca ve açık saman renginde, yarı mat bir kâğıt türü. )
- KÂĞIT ile AYDINGER[< EIDINGER özel adından]
( ... İLE Parlak yüzeyli, saydam, mimarlıkta çizim için kullanılan özel bir kâğıt. )
- KÂĞIT ile/>< ÇELİK YÜNÜ
(
| Özellik | Kâğıdın Yanması | Çelik Yününün Yanması |
|---|---|---|
| Kimyasal Süreç |
|
|
| Yanma Ürünleri | Karbondioksit [CO2] ve su [H2O] | Demir[III] oksit [Fe2O3] |
| Kütle Değişimi |
|
|
| Karşılaştırma |
|
|
- KÂĞIT ile KONÇİNA[Yun.]
( ... İLE İkiliden altılıya kadar olan oyun kâğıtları. )
- KÂĞIT ile KUŞEKÂĞIDI/PAPYEKUŞE[Fr. < COUCHE]
( ... İLE Kalın, ağır gramajlı parlak, düzgün, pürüzsüz, kaygan bir tür kâğıt. )
- KÂĞIT ile PAPİRÜS[Yun. < Lat.]
( Hiçbir kağıt parçası, 7 kezden fazla ikiye katlanamaz. )
( ... İLE Papirüsgillerden, Nil kıyılarında yetişen bir bitki. | Eski Mısır'lıların, papirüs saplarından yaptığı kâğıt. | Bu kâğıda yazılmış el yazması. )
( PAPER vs. PAPYRUS )
( ... cum CYPERUS PAPIRUS )
- KÂĞIT ile PELÜR[Fr.]
( ... İLE Daktiloda, yazıyı çoğaltmak için kullanılan için kâğıt. )
- KAĞITLAMAK ile KAĞITLANMAK ile KAĞIT/LIK ile KAĞITLI ile KAĞITÇI/LIK ile KAĞIT DUTU ile KAĞIT PARA ile KAĞIT AĞACI ile KAĞIT OYUNU ile KAĞIT TORBA ile KAĞIT BALIĞI ile KAĞIT KEBABI ile KAĞIT HELVACI ile KAĞIT HELVASI ile KAĞIT BALIĞIGİLLER
- KAĞITTA:
A0 ile/ve/<>/>/< A1 ile/ve/<>/>/< A2 ile/ve/<>/>/< A3 ile/ve/<>/>/< A4 ile/ve/<>/>/< A5
( Ayrıntılarını izlemek için burayı tıklayınız... )
( [kapladığı alan] 1 m² İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin yarısı. [1/2] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin dörtte biri [1/4] ]İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin sekizde biri. [1/8] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin onaltıda biri. [1/16] İLE/VE/<>/>/< 1 m²'nin otuzikide biri. [1/32] )
- KÂĞITTA:
TERBİYECİ ile/ve/||/<>/> AHERCİ ile/ve/||/<>/> BOYAYICI ile/ve/||/<>/> TAMİRCİ
( [bkz.]
Kâğıtlar ve Su Damgaları - Süheyl Ünver - Türk Tarih Kurumu, Belleten
XVIII. ve XIX. yy.'da, Türkiye'de Kâğıt - Osman Ersoy (Prof.) - Ankara, 1963 )
- KAĞNI MESCİDİ -ile
( Sultanahmet'tedir. )
- KAĞNI ile KAĞNI MAZISI ile KAĞNI ARABASI
- KAĞŞAMAK ile KAĞŞAK
- KAGU ile/ve/<> BENZERİ
( Yeni Kaledonya'da. İLE/VE/<> Yeni Zelanda'da. )
( Uçamayan, kocaman bir kuş. Kanatlarını kullanarak ağaçlara tırmanabiliyor. )
- KÂH[Fars.] ile KÂH[Fars.]
( Saman, saman çöpü. İLE Köşk, kasr | Yüksek bina. | Bir göz/tek oda. )
- KÂHİL[Ar. < KÜHÛLET | çoğ. KEVÂHİL] ile KAHİR[Ar. < KAHR]["ka" uzun okunur] ile KAHR[Ar.]
( Olgun, orta yaşlı, erişkin, kühûlet sahibi, 30 - 50 yaş arasında bulunan. | Hareketi ağır, çabasız, tembel, durgun, râkid. İLE Zorlayan, kahreden. | Üstün gelen, ezen/ezici. | Yok eden, ortadan kaldıran. İLE Zorlama, zorla bir iş gördürme. | Batırma, ezme, üstün gelerek mahvetme. | Çok üzüntü duyma, çok kederlenme. )
- KAHİN ile AĞUSTOS
( AUGUR vs. AUGURAL )
( فال بين ile استخاره کردن ile استخاره )
( فال بين ile ESTEKHAREH KARDAN ile ESTEKHAREH )
- KÂHİN ile REMMAL
( ... İLE Çakıl taşları atarak geleceğe ait olaylardan bahseden. )
- KAHİN ile TANRISALLIK
( DIVINER vs. DIVINITY )
( غيبگو ile وحدانيت ile الوهيت ile خدايي ile کبريائي )
( GHYBEGO ile VAHDANYT ile ALVEHYT ile KHODAYY ile کبريائي )
- KÂHİN/LİK ile/ve/||/<>/< CÂHİL/LİK
- KÂHİR[Ar.] ile 'AZÎZ[Ar.]
- KAHIR ile HELÂK
( Kalıcı/bâki kılmak için fâni kıl(ın)mak. | Yıkıp da yapmak. İLE Yokluğa/fâniliğe mahkum etmek/olmak. )
- KAHİR ile KAHİR EKSERİYET
- KAHIR ile/ve LÜTÛF
- KAHİRE ile KAHİRE
( Mars gezegeninin Arapça'sı. İLE Mısır'ın başkenti. )
- KAHIRLANMAK ile KAHIR ile KAHIRLI
- KAHKAHA ile KAHKAHA TUFANI ile KAHKAHA ÇİÇEĞİ ile KAHKAHA FIRTINASI
- KÄHLER İLE CALABİ-YAU İLE HYPERKÄHLER ile/||/<> KOMPLEKS GEOMETRİ
( Kompleks manifold türleri. )
( Formül: Ric = 0 (Calabi-Yau) )
- KAHPE[Ar. < KAHBE] ile DÖNEK/CAYGIN/KAYPAK
( Fahişe/orospu. İLE İnanç ve düşüncesini değiştiren, sözüne güvenilmeyen kişi. )
- KAHPELENMEK ile KAHPELEŞMEK ile KAHPE/LİK ile KAHPECE ile KAHPE FELEK
- KAHR ile GADAP
- KAHR[Ar.] ile KUDRET[Ar.]
- KAHRAMAN/ALP ile ERMİŞ
( Halkı için öleni, halkı yaşatır. )
- KAHRAMAN ile/ve/değil/||/<>/< BAŞ ROL
- KAHRAMAN ile KAHRAMANCA ile KAHRAMANLIK AYETİ ile KAHRAMANCA ile KAHRAMANLIK
( HERO vs. HEROIC vs. HEROIC VERSE vs. HEROICALLY vs. HEROISM )
( شير مرد ile قهرمان ile مردافکن ile حماسي ile پهلوانانه ile پهلواني ile قهرمان وار ile شعر رزمي ile گردي )
( SHYR MARD ile GHEHARMAN ile MARDAFKAN ile HAMASY ile PPELVANANEH ile PPELVANY ile GHEHARMAN VAR ile SHER RAZMY ile GARDY )
- KAHRAMANLAŞMAK ile KAHRAMANLAŞTIRMAK ile KAHRAMAN/LIK ile KAHRAMANCA
- KAHRAMANMARAŞ ile KAHRAMANMARAŞLI/LIK
- KAHRETSİN ile DAHA CESUR ile YAMAMAK
( DARN vs. DARNER vs. DARNING )
( رفو ile رفو کردن ile رفوگر ile رفوگري )
( REFO ile REFO KARDAN ile REFOGER ile REFOGERY )
- KAHROLMAK ile KAHROLABİLMEK
- KAHR (OLMAK) ile/ve/||/<>/> MAHV (OLMAK)
- KAHVALTI/LIK ile KAHVALTICI
- KAHVE ile/ve/||/<>/> KAHPE/KAHBE
- KAHVERENGİ PELİKAN ile/ve/||/<> PERU PELİKANLARI
( Ayrıntıları okumak için burayı tıklayınız... )
- KAHVERENGİ ile BAKIR RENGİ
( ... İLE Kızıla yakın kahverengi. )
- KAHVERENGİ ile BROWN ÜNİVERSİTESİ ile KAHVERENGİ PAS ile ESMER ŞEKER
( BROWN vs. BROWN UNIVERSITY vs. BROWN RUST vs. BROWN SUGAR )
( براون ile قهوه اي رنگ ile قهوه اي ile سرخ کردن ile قهوهاي کردن ile سياهک ile شکر خام ile دانشگاه براون )
( BARAVAN ile GHEHOOH AY RANG ile GHEHOOH AY ile SARKH KARDAN ile GHEHVEYAY KARDAN ile SYHAK ile SHKAR KHAM ile DANESHGAH BARAVAN )
- KAİD["ka" uzun okunur] ile KAİD[Ar. < KUÛD]["ka" uzun okunur]
( Yedeğine alan, yedekte çeken. | Komutan/kumandan. İLE Oturucu/oturan/oturmuş. )
- KÂİDE ile/||/<> EZEC[Ar.]/TONOZ[Yun.]
( Taban. İLE/||/<> Tuğla ve harçla örülmüş, alttan obruk, yarım silindir biçiminde tavan örtüsü. )
- KAİDE ile KAİDECİ/LİK ile KAİDELİ ile KAİDESİZ/LİK
- KAİL[Ar. < KAVL]["ka" uzun okunur] ile KAÎR[Ar.]
( Söyleyen, diyen. | Boyun eğmiş, razı olmuş. | Aklı yatmış, inanmış. İLE Daha/pek/çok derin. )
- KAILASH (DAĞI) -ile
( KAR MÜCEVHERİ [Tibet dilinde] )
- KAİM[< KIYÂM] ile/ve/<> DAİM
( Kaimse daim de olur. )
( Daim değilse kaim de değildir. )
( Var. | Ayakta duran/bulunan. | Birinin yerini tutan, birinin yerine geçen. | Bir işte sebât eden. | Her zaman var olan [Tanrı]. İLE/VE/<> Sürekli/daima, sonsuz. )
- KAİME ile/||/<>/> DARPHANE
( Kâğıt para ya da hazine bonosu. İLE/||/<>/> Para ve değerli kâğıt basılan yer. )
( MUKATAA: Osmanlı maliye tarihinin en önemli konularından biri, devlet harcamalarında finansman aracı olan Mukataa Kurumudur.[Osmanlı maliyecileri, bu kurum aracılığıyla devletin nakit gereksinimi karşılama, iç borçlanmayı sağlama ve özel sektörü finansman sürecine katma amacını öngörmüşlerdir. Hazînenin gelir kaynaklarından biri, Devlet'e âit bir arâzi ya da gelirin bir bedel karşılığında kiraya verilmesi ya da geçici olarak devredilmesidir. Devlete gelir getiren kaynakları kiralayanlara ise "mültezim" adı veriliyordu. Mukâtaanın önemine göre, mültezim, bir birey olabileceği gibi, bir ortaklık da olabilmekte ya da birkaç mukâtaa topluca bir mültezime verilmekteydi. Ayrıca mukataa topraklarının gelirleri doğrudan hazineye aktarılmaktaydı.] )
- KAİM/LİK ile KAİME/LİK
- KÂİN ile KÂHİN
( Bulunan, var olan. İLE Doğaüstü yollardan gizli, bilinmeyen şeyleri, geleceği bilme iddiasında bulunan kişi. | Yahudilerin din reisi. )
- KÂİN[Ar.] ile SÂBİT[Ar.]
- KAİNAT:
EVREN ile/ve/değil/<> YERYÜZÜ
- KÂİNÂT ile/ve/||/<> ÂLEM
( Ol(un)an. İLE/VE/||/<> Bil(in)en. )
( (B)ilim. İLE/VE/||/<> Bilinen kainat. )
- KÂİNAT[Ar.] ile/ve/değil/yerine/<>/= EVREN
( Ay altı [olan/lar(/kâin)]. İLE/VE/<> Ay üstü. )
- KÂİNÂT ile/ve MEVCÛDÂT
- KAİSER ile KAİSERİN
( KAISER vs. KAISERIN )
( کايزر ile زوجه قيصر )
( KAYZAR ile زوجه قيصر )
- KAK ile KAK
( Elma, armut vb. meyvelerin kurutulmuşu. İLE Zayıf ve kuru olan kişi. )
- KAKA O ile/değil KAKAO
- KAKALAMAK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< "KAFALAMAK"
- KAKAO ile KAKAOLU ile KAKAOLU KEK
- KAKAVAN/LIK ile KAKAVANCA
- KAKIM ile KAKIMA
- KAKIMAK ile KAKALAMAK ile KAKALANMAK ile KAK ile KAKA
- KAKIRCA ile KAKIR KAKIR
- KAKIRDAMAK ile KAKIRDAK ile KAKIRDAK POĞAÇASI
- KAKIŞMAK ile KAKIŞTIRMAK ile KAKIŞ
- KAKMA ile İÇ KATMAN
( INLAY vs. INLAYER )
( گوهر نشان کردن ile خاتم کاري کردن ile خاتم کار )
( GOUSAR NESHAN KARDAN ile KHATAM KARY KARDAN ile KHATAM KAR )
- KAKMAK ile/değil ÇAKMAK
- KAKMAK ile KAKMACI/LIK ile KAKMALI ile KAKMA AŞI
- KAKNÜS -ile
( Küllerinden yeniden doğan kuş. )
- KAKTÜS ile/değil BEKTAŞİKAVUĞU
( ... İLE Büyük ve güzel çiçekler veren, ılık iklimlerde yetişen bir kaktüs. )
( ... cum ECHINOCACTUS )
- KAKTÜS ile/ve/değil SUKKULENT
- KAKTÜS[Fr., İng. CACTUS] ile SÜTLEĞEN/JAPON KAKTÜSÜ
( Kaktüsgillerden, yaprakları yayvan ve dikenli, güzel, parlak renkte çiçekler açan bir bitki, atlas çiçeği. İLE Sütleğengillerden, yaprak sap ve köklerinde süt görünüşlü, kekre ve yakıcı bir öz su bulunan, verdiği öz su türlerine göre tıpta ve sanayide kullanılan, yediyüz kadar türü bilinen, bir ya da çok yıllık bir bitki. )
( CACTUS cum EUPHORBIA )
- KAKTÜS/ATLASÇİÇEĞİ ile/ve FESTAN
( ... İLE/VE Dikensiz kaktüs. )
( GÜLÂYÂN ile/ve ... )
- KAKÜL ile KAKÜLLÜ
- KÂKÜL[Fars.]["KAHKÜL" değil!] ile PERÇEM[Fars. :Bayrak.]
( Alna düşen, kısa kesilmiş saç. İLE Başlarını traş edenlerin, tepede bıraktığı saç tutamı. | Yele. | Kâkül. )
- KAKULE ile KAKULELİ
- KÂL -ile
( SÖZ, LÂF )
- KÂL ile HÂL
- KAL["ka" uzun okunur] ile KAL'[Ar.]
( Söz, lâf. İLE Koparma/koparılma, sökme/sökülme, yerindne çıkarma/çıkarılma, temelinden çekip atma. )
- KAL ile KÂL[Ar.]
( Bir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi. İLE Söz. )
- KALA ile BEYAZ KALA
( Papua Yeni Gine'nin Kundiava kasabasında bulunan bir çiçek. )
- KALA ile/||/<> DİL ile/||/<> PARİMANA
( Zaman. @@ Mekân. @@ Boyut. )
- KALA ile KALA[>< GEÇE]
( Zaman. )
- KÂLÂ[Fars.] ile KÂLE[Fars.] ile KAL'A[Ar. çoğ. KILÂ'][Fars.]
( Kumaş. | Anamal, sermaye. | Ev eşyası. İLE Kumaş. | Kelek, ham kavun. İLE Kale, hisar. | Bir şeyin aslının, temelinin, güvenliğinin sürdürüldüğü nesne.[O eser, ilmin kal'asıdır.] )
( SUIDAS[Σοῦδα]/SOUDA(SUDA):
10. yüzyılda Bizans'ta yazılmış Antik Akdeniz dünyası ile ilgili bilgi veren dev ansiklopedidir. 30.000 tanım içerip, ansiklopedik sözlük biçiminde yazılmıştır; pek çok eskiz kaybolmasına rağmen kimi kısımlar Ortaçağ Hristiyan derleyicileri tarafından muhafaza edilmiştir. Suda isminin kökeninin muhtemelen[1] Bizans Yunancasında "kale", "hisar" manasına gelen souda kelimesinden geldiği düşünülmektedir. )
- KALAALLİTLER ile/ve İNUVİALUİTLER ile/ve İNUPİATLAR, YUPİGETLER, YUPLİTLER, ALUTİİTLER ile/ve YUPİKLER[:
Gerçek kişi]
( Grönland'daki eskimolar. İLE/VE Kanada'daki eskimolar. İLE/VE Alaska'daki eskimolar. İLE/VE Alaska'nın güneybatısında ve Sibirya'daki eskimolar.[İnuit sözünün ne olduğunu bilmezler.] )
- KALABALIK ile/ve/değil DOLU
- KALABALIK ile KÜÇÜK BİR YERE YIĞILMAK ile KALABALIK ile KALABALIKLIK
( CROWD vs. CROWD INTO A SMALL PLACE vs. CROWDED vs. CROWDEDNESS )
( جمعيت ile شلوغي ile ازدحام ile ازدحام کردن ile توده ile انبوه ile انبوه مردم ile چپيدن ile شلوغ ile پر جمعيت )
( JAMYT ile SHLOGHY ile AZADHAM ile AZADHAM KARDAN ile TOUDEH ile ANBUH ile ANBUH MARDAM ile CHAPYDAN ile SHLOGH ile PAR JAMYT )
- KALABALIK ile/değil TOPLULUK
- KALABALIKLARDAN YANA OLMAK ile/değil/yerine HAKTAN YANA OLMAK
(
)
- KALABİLMEK ile KALABALIKLAŞMAK ile KALABALIKLAŞTIRMAK ile KALABA/LIK ile KALABALIKÇA ile KALABALIKLIK ile KALABALIK AĞIZLI
- KALAFAT ile KALAFATÇI ile KALAFATLAMA
( CAULK vs. CAULKER vs. CAULKING )
( بتونه کردن ile آب بندي کردن ile آبگيري کردن ile بتونهگيري کردن ile بتونه کار ile درزگيري ile آب بندي )
( BETONEH KARDAN ile AB BANDY KARDAN ile ABGYRY KARDAN ile BETONEKGYRY KARDAN ile BETONEH KAR ile DARZGYRY ile AB BANDY )
- KALAFATLAMAK ile KALAFATLANMAK ile KALAFAT ile KALAFATLI ile KALAFATÇI/LIK ile KALAFATSIZ ile KALAFAT YERİ ile KALAFATÇILAR ile KALAFAT KALEMİ
- KALAK ile KALAK
( Gelin tâcı. İLE Tezek yığını. )
- KALAMATA ile KALAMATA ZEYTİNİ
- KALAMİN[Fr. < CALAMINE] ile KALAMİT[Fr. < CALAMITE]
( Doğada az bulunan, güç işlenen, hidratlı çinko silikat. | Havada, yüksek ısıda işlenen metal parçaların yüzeyinde oluşan oksit katmanı. İLE Piroksenlere yakın siyah, esmer, yeşil renkli bir silikat grubu. )
- KALAN SAĞLAR ile/ve/||/<> KALAN SAHALAR
(BİZİMDİR)
- KALAN ile KALANLI BÖLME
- KALANDIR ile KALANDIRCI ile KALANDIR MAKİNESİ
- KALANTOR/LUK ile KALANTORCA
- KALAY ile/ve/||/<>/> KALAYLAMA
( Atom numarası 50, atom ağırlığı 118,7, yoğunluğu 7,29 olan, 232 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen, yumuşak bir öğe. [simgesi Sn] | Kalaylanmış bir kabın üzerindeki alaşım tabakası. | Aldatıcı görünüş. | Sövme, küfür. İLE Oksitlenmeden korumak için bir metal parçasını ya da kabı kalay tabakası ile kaplamak. | Eksiklikleri, kusurları görünüşte gizlemeye çalışmak. | Sövmek. )
- KALAYLAMAK ile KALAYLANMAK ile KALAYLATMAK ile KALAY ile KALAYCI/LIK ile KALAYLI ile KALAYSIZ
- KALB[Ar.] ile/ve/||/<> GAYB[Ar.]
- KALB ile KALB ile KALB[çoğ. KULÛB]
- KALB-İ SELÎM ile KALB-İ SAKİM
( Temiz gönül. İLE Temiz olmayan gönül. )
( Ne mal istenir, ne ilim Kalb-i Selîm istenir! )
- KALBİ ile KALBİ KIRIK/LIK ile KALBİ TEMİZ
- KALBİMİZ ile/ve/<> KALBİMİZDEKİ
- KALBİN DERİNLİĞİ ile/ve DERİNLİĞİN KALBİ
- KALBİN YEDİ TAVRI (*) ile/ve/||/<> KALBİN YEDİ TAVRI (**)
( (*)
1. SADIR
2. KALB
3. ŞEFFAF
4. FUÂD
5. CENNETÜ'L-KULÛB
6. SEVDÂ
7. CENNETÜ'L-KULÛB
ile/ve/||/<>
(**)
1. Kalb-i vesvese
2. Kalb-i İslâm
3. Kalb-i rü'yet
4. Kalb-i muhabbet
5. Kalb-i mir'âtül gayb
6. Kalb-i ma'denü'l-mükâşefat
7. Kalb-i mevlüd-i tecellî )
- KALBİN YOLU ile/ve/||/<> ZİHNİN YOLU
( Hoştur fakat tehlikelidir. VE/||/<> Sıradandır fakat güvenlidir. )
- KALBİNDEN GEÇEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZİHNİNDEN GEÇEN
- KALBUR[Ar. < GİRBAL] ile SARAT
( Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan, büyük delikli ya da seyrek telli elek. İLE Büyük delikli kalbur. )
- KALBURA ile/ve/||/<> KEVGİRE DÖNMEK/ÇEVİRMEK
- KALBURLAMAK ile KALBURLANMAK ile KALBURLATMAK ile KALBUR ile KALBURCU/LUK ile KALBUR KEMİĞİ
- KALÇA KEMİĞİ ile PALDIM KEMİĞİ
( HARKAFA ile ... )
( PELVIS vs. COCCYX )
- KALÇA/PELVİS ile KIÇ/BÜZÜK(GÖT[< GÖDEN]/DÜBÜR,DÜBR/VERÂ'/MAKAT/MÂBAD/ŞERC/ANÜS/REKTUM)
( TEDBİR[< DÜBÛR]: Bir şeyi te'min edecek ya da önleyecek yol, çare. | Kul iradesi. )
( HIP/HAUNCH/HUCKLE/NATES vs. BUTTOCK(/ASS/ARSE) )
- KALÇA/LIK ile KALÇALI ile KALÇASIZ ile KALÇA KEMİĞİ
- KALÇIN[İt. < CALZINO] ile KAMARÇİN
( Üstüne başka bir şey giyilmek için abadan yapılan, çizme biçiminde ayak giyeceği. İLE Mestin üzerine giyilen plastik ayakkabı. )
- KALÇIN ile KALÇINCI
- KALDIRAÇ/MANİVELA[İt. < MANOVELLA] ile KALDIRAN ile KALDIRICI ile KALDIRIM ile KALDIRIŞ ile KALDIRMAK
( Az bir kuvvet ile büyük bir yükü kaldırmaya yarayan, bir dayanma noktası üzerinde hareket edebilen, inip kalkabilen sert çubuk. İLE Bazı organları yukarıya doğru hareket ettiren kas. İLE Kriko. İLE Yaya kaldırımı. | Yollarda taşlarla yapılan döşeme. İLE Kaldırma işi. İLE Bulunduğu yerden almak. | Yukarı doğru hareket ettirmek. | Yükseltmek. | Ürün toplamak, taşımak. | Çekmek, taşımak. | Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek. | Hastayı hastaneye götürmek. | Tören yaparak ölüyü gömmek. | Toplamak. | Alıp başka yere götürmek. | Uyandırmak. | Piyasadan çekmek. | Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak. | Kaçırmak. | İyi etmek, iyileştirmek. | Bir şeyden çokça satın almak. | Tayin etmek, atamak. | Yok etmek, ortadan silmek. | Uygun gelmek, yakışmak. | Çalmak, aşırmak. )
- KALDIRAÇ" ile/değil YÜKSELTİ
- KALDIR(AMA)MAK ile/ve SİNDİR(EME)MEK
- KALDIRIL(A)MAZ DUYGU ile/ve/||/<> DÖNÜŞTÜRÜLEMEZ DUYGU
- KALDIRIM ile ARNAVUT KALDIRIMI
( Özellikle yayaların kullanımına ayrılmış ve yükseltilmiş yol. | Yollarda taşlarla yapılan döşeme. İLE Yollarda irili ufaklı taşlarla gelişigüzel yapılan kaldırım. )
- KALDIRIM ile KALDIRIMCI/LIK ile KALDIRIMLI ile KALDIRIMSIZ/LIK ile KALDIRIM TAŞI ile KALDIRIM TAŞLI ile KALDIRIM İŞÇİSİ ile KALDIRIM ÇİÇEĞİ ile KALDIRIM YOSMASI ile KALDIRIM MÜHENDİSİ ile KALDIRIM SÜPÜRGESİ ile KALDIRIM KABADAYISI ile KALDIRIM MÜHENDİSLİĞİ ile KALDIRIM KABADAYILIĞI
- KALDIRIP DİKMEK ile/ve/||/<>/> YATIRIP SİKMEK
- KALDIRMA:
KORUMA ile/ve/||/<> YOK ETME
( KATERGEIN )
- KALDIRMA ile KALDIRMA KOLCUSU
- KALDIRMAK ile/değil/yerine İYİLEŞTİRME
- KALDIRMAK ile KALDIRTMAK ile KALDIRILMAK ile KALDIRABİLMEK ile KALDIRIVERMEK ile KALDIRTABİLMEK ile KALDIRTIVERMEK ile KALDIRICI
- KALDIRMAK ile/ve/değil/||/<> KALKINDIRMAK
- KALDIRMAK ile KAYDIRMAK
- KALDIRMAK/KALDIR(A)MAMAK ile TAŞIMAK/TAŞI(YA)MAMAK
- KALDIRMAK ile/değil/yerine YAY(IL)ARAK GÖSTERMEME/GÖRÜNMEME
- KALDIRMAK/BİTİRMEK ile/ve/<>/değil/yerine DARALTMAK
- KALE ile/ve/||/<> AHMEDEK
( ... İLE/VE/||/<> Bir kalede, dıştaki sur duvarına bitişik, iç kale. )
- KALE ile FORTALİCE ile GÜÇLENDİRMEK ile TAKVİYE EDİCİ
( FORT vs. FORTALICE vs. FORTIFY vs. FORTIFYING )
( برج وبارو ile قلعه کوچک ile سنگربندي کردن ile مستحکم کردن ile داراي استحکامات کردن ile مقوي )
( BARJ VEBARO ile GHALE KUCHAK ile SANGARBANDY KARDAN ile MOSTAHKAM KARDAN ile DARAY ESTAHKAMAT KARDAN ile MOGHOY )
- KALE ile/ve/||/<> HİSAR
- KALE ile/değil KÂLE (ALMAK/ALMAMAK)
- KALE[Ar. < KAL'A]/KERMEN ile KALEBENT
( Düşmanın gelmesi beklenilen yollar üzerinde, askerî önem taşıyan şehirlerde, geçit ve dar boğazlarda güvenliği sağlamak için yapılan kalın duvarlı, burçlu, mazgallı yapı, kermen. | Satranç tahtasının dört köşesine dikilen, tahtanın bir tarafından öteki tarafına kadar düz olarak boş hanelerde gidebilen kale biçiminde taş. | Genellikle bir düşüncenin savunulduğu, sürdürüldüğü yer. | Takımla oynanan bazı top oyunlarında topun sokulmasına çalışılan yer. | Denizli iline bağlı ilçelerden biri. | Malatya iline bağlı ilçelerden biri. İLE Kale dışına çıkmamaya hüküm giyen suçlu. )
- KALE ile/ve/||/<> KULE
- KALE ile/ve/||/<>/> RİBAT
( İlk yapı türü. )
( )
- KALE ile UZAK DUR ile KONTROL ALTINDA TUTMAK ile HABERDAR OL ile SIR OLARAK SAKLAMAK ile HABERSİZ KALMAK ile GÖZETİM ALTINDA TUTMAK ile BEKLEMEYE DEVAM ET
( KEEP vs. KEEP ALOOF vs. KEEP IN CONTAINMENT vs. KEEP INFORMED vs. KEEP SECRET vs. KEEP UNAWARE vs. KEEP UNDER WATCH vs. KEEP WAITING )
( نگهداري کردن ile نگه داشتن ile حفظ نمودن ile حفظ کردن ile نگاهداري ile فاصلهگرفتن ile محدود نگاهداشتن ile در جريان گذاشتن ile پرده پوشي کردن ile غافل کردن ile تحت نظر داشتن ile زير نظر داشتن ile منتظر کردن ile علاف کردن )
( NAGEIDARY KARDAN ile NAGEH DASHTAN ile HAFZ NEMUDAN ile HAFZ KARDAN ile NEGAHODARY ile FASLEHGARAFTAN ile MAHDUD NEGAHODASHTAN ile DAR JARYAN GOZASHTAN ile PARDEH PUSHY KARDAN ile GHAFEL KARDAN ile TAHAT NAZAR DASHTAN ile ZYR NAZAR DASHTAN ile MONTAZAR KARDAN ile ALAF KARDAN )
- KALECİ ile TUTMAK
( KEEPER vs. KEEPING )
( نگاهدارنده ile نگهدارنده ile نگهدار ile حافظ ile مستحفذ ile حارس ile حافظه ile نگهداري )
( NEGAHODARANDEH ile NAGEIDARANDEH ile NAGEIDAR ile HAFEZ ile مستحفذ ile حارس ile HAFEZEH ile NAGEIDARY )
- KALEDONYA ile/ve/<> YENİ KALEDONYA
( İskoçya. İLE/VE/<> Kaptan Cook, bu coğrafyaya ilk vardığında, doğasını ve yeşilini çok beğendiğinden, vatanı İskoçya'ya benzeterek, Yeni Kaledonya olarak adlandırdı. )
- KALEM İŞİ ile/||/<> ŞAM İŞİ ile/||/<> HALİÇ İŞİ
( Yapıların genellikle iç yüzeylerinin bezenmesinde kullanılan bir süsleme tekniği.[Boya, taş, ahşap yüzeyler üzerine fırça ile boyanan renkli nakışlar.] İLE/||/<> XVI. yüzyıl başında hem çini hem de keramiklerde kullanılan bir teknik.[En önemli özelliği, sırın pek parlak olmaması nedeniyle renklerin puslu görünmesidir. En karakteristik renkler, puslu bir yeşil ve mordur.] İLE/||/<> XV. yüzyıl sonunda mavi-beyaz tekniğin keramiklerde kullanılan bir uygulaması.[İnce spiral dallar üzerinde minik çiçekler, yapraklar yer alır.] )
- KALEM TÜKETMEK ile/ve/değil/daha çok/+/||/<>/></< SİLGİ TÜKETMEK
- KALEM ile/ve DOLMA KALEM
( HÂME ile/ve ... )
( PENCIL vs./and PEN )
- KALEM ile/||/<> GENELGE/TAMİM ile/||/<> MUHTIRA ile/||/<> HATT-I HÜMÂYUN ile/||/<> NOTA ile/||/<> NİŞANCI
( Resmî belgeleri hazırlayan yazıcıların çalıştığı yer. İLE/||/<> Yasa ve yönetmeliklerin uygulanmasında yol göstermek. İLE/||/<> Herhangi bir şeyi anımsatma, uyarma amacıyla yazılan yazı. | Bir devletin başka bir devlete politik sorunlarla ilgili olarak yolladığı uyarı yazısı. İLE/||/<> Sultan tarafından herhangi bir iş için çıkarılan yazılı emir. İLE/||/<> Bir devletin başka bir devletle ya da elçisine yaptığı bildiri. İLE/||/<> Osmanlı yasalarını iyi bilen, yasalar konusunda Dîvân'a görüş veren yabancı devletlerle yazışmaları hazırlayan, Sultan mektuplarına tuğra çeken, Divan-ı Hümayûn üyesi. )
- KALEM ile KAMIŞ
- KALEM ile KEÇİTIRNAĞI
( ... İLE Kesici ağzı üçgen biçiminde olan oyma kalemi. )
- KALEM ile KURŞUN KALEM
( ... İLE İçi grafitli, yazısı kolayca silinebilen, değişik biçimleri olan bir kalem türü. )
( PEN vs. PENCIL )
- KALEM ile/||/<> TAŞÇI/OYMACI KALEMİ
( ... İLE/||/<> Yontma işlerinde kullanılan, ucu sivri/keskin araç. )
- KALEM/LİK ile KALEMLİ ile KALEMSİZ ile KALEM İŞİ ile KALEM PİL ile KALEM BEYİ ile KALEM AŞISI ile KALEM KALEM ile KALEM KAŞLI ile KALEM ERBABI ile KALEM KUTUSU ile KALEM KÖMÜRÜ ile KALEM SAHİBİ ile KALEM AÇACAĞI ile KALEM KAVGASI ile KALEM KULAKLI ile KALEM ŞUARASI ile KALEM EFENDİSİ ile KALEM PARMAKLI ile KALEM SAVAŞÇISI
- KALENDERLEŞMEK ile KALENDER/LİK ile KALENDERİ ile KALENDERCE ile KALENDER MEŞREP
- KALFA ile/ve/<> YARDAK
( Aşaması çırakla usta arasında bulunan zanaatçı.| Mimar yardımcısı. | Saraylarda ve büyük konaklarda, halayıkların başında bulunan kadın. | İptidailerde, hoca yardımcısı. | Çocukları evlerinden alarak okula, okuldan evlerine götüren yardımcı. İLE/VE/<> Karagöz ustasının yardımcısı. )
- KALİ ile KALİ SANCHEZ
( KALI vs. KALI SANCHEZ )
( کالي ile کالي سانچز )
( کالي ile KALY SANCHEZ )
- KALİBRASYON ile KALİBRASYON
( CALIBRATIN vs. CALIBRATION )
( واسنجي ile درجه بندي )
( VASANJY ile DARJEH BANDY )
- KALİBRE ile KALİBRASYON ile KALİBRASYON TESTİ
- KALICI ORGANİK ile/||/<> BİYOBOZUNUR
( POP birikim toksik, biyobozunur doğal parçalanma. )
( Formül: DDT İLE doğal )
- KALICI ile/ve/değil/||/<>/< GEÇERLİ
- KALICI ile SIZDIRMAZLIK ile İZİN VERİLMEZLİK ile İZİN VERİLEMEZ
( IMPERMANENT vs. IMPERMEABILITY vs. IMPERMISSIBILITY vs. IMPERMISSIBLE )
( نا پايدار ile نفوذ ناپذيري ile نشت ناپذيري ile عدم جواز ile غير مجازي ile غير مجاز )
( NA PAYDAR ile NOFUZ NAPAZYRY ile NESHT NAPAZYRY ile ADAM JAVAZ ile غير مجازي ile غير مجاز )
- KALICILIK ile/ve/değil/||/<>/> BAĞLAYICILIK
- KALICI/LIK ile/ve/||/<>/> SÜRDÜRÜLEBİLİR/LİK
- KALICI/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÜREKLİ/LİK
( [not] PERMANENCE vs./and/but CONTINUOUS/NESS
CONTINUOUS/NESS instead of PERMANENCE )
- KALICI/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UZUN SÜRELİ/LİK
- KALİFİYE/LİK ile KALİFİYE İŞÇİ
- [ne yazık ki]
KALİFORNİYA SENDROMU:
HAZCILIK ile/ve/+/||/<>/> BEN MERKEZCİLİK ile/ve/+/||/<>/> YALNIZLIK ile/ve/+/||/<>/> MUTSUZLUK
- KALİFORNİYA ile KALİFORNİYALI
( CALIFORNIA vs. CALIFORNIAN )
( کاليفرنيا ile کاليفرنيايي )
( KALYFARNYA ile KALYFARNYAYY )
- KALİFORNİYA ile KALİFORNİYUM[Cf]
( ... İLE Atom numarası 98, atom ağırlığı 244 olan, aktinit grubundan yapay bir radyoaktif öğe. )
(1996'dan beri)