ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(112/287)
- HAYRET ile/ve UYANIŞ
( Hayret ve merak, bilgeliğin şafağıdır. )
( Ancak, hayrette olduğunuz zaman, gerçeği bilebilirsiniz. )
( Wonder is the dawn of wisdom.
You can know reality only when you are astonished. )
( ASTONISHMENT/AMAZEMENT vs./and AWAKENING )
- HAYRETMEK ile HAYRET
- HAYR(-I MUTLAK) ile/ve/<> SIDDIKİYET ile/ve/<> HÜSN
- HAYS[Ar.] ile HAYZ[Ar. çoğ. HİYÂZ]
( Saygı, itibar. | İlgi. İLE Bayanlarda aybaşı durumu. )
- HAYSİYET ile/değil HASİYET/HASSA
( Kişilik, onur. İLE/DEĞİL Özgülük. | Yarar, etki. )
- HAYSİYET ile HAYSİYETLİ/LİK ile HAYSİYETSİZ/LİK ile HAYSİYETSİZCE ile HAYSİYET DİVANI
- HAYSİYET ile/ve/||/<> HÜRRİYET
- HAYSİYET ile/ve/||/<>/>/< ŞAHSİYET
- HAYSÜ:
TALİL ile TAKYİD ile ITLAK
- HAYTA/SERSERİ/KÜLHANBEYİ/APAŞ[Fr. < APACHE] ile Hayta
( Osmanlı'ların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uc boylarında görevli sınıflarından biri. | Başıboş, bir baltaya sap olamamış. İLE Toroslarda yaşayan bir Yörük oymağı/âşireti. )
- HAYVÂN[Ar.] -ile
( Canlılık, dirilik. | Canlı şey. | İnsanı da içine alan tüm canlılar. | HAYEVÂN )
- HAYVAN/BİTKİ ile/değil ANTOZA
( ... İLE/DEĞİL Çiçek hayvan. )
- HAYVAN GİBİ YAŞAYAN "KİŞİ/İNSAN" ile/değil/>< İNSAN GİBİ HAREKET EDEN "HAYVAN"
- HAYVAN HORTUMU ile FİL HORTUMU ile BÖCEKLERDE GÖRÜLEN HORTUM
( HORTUMLULAR: HORTÛMİYYE[Ar.], PROBOSCIDIAN[İng.], PROBOSCIDIENS[Fr.] )
( ... İLE Fillerin hortumları, 15.000 kastan oluşmaktadır. İLE ... )
( ... ile HURTÛM[çoğ. HARÂTÎM] ile ... )
( SNOUT vs. TRUNK vs. PROBOSCIS )
- BONE BLACK[İng.] / NOIR D' OS, NOR ANIMAL[Fr.] / KNOCHENKOHLE, KNOCHENSCHWARZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HAYVAN KÖMÜRÜ
- HAYVAN SOKMALARINDA:
ARI ile/ve/||/<> AKREP ile/ve/||/<> YILAN
( Solunum düzeni bozukluklarına neden olur. İLE/VE/||/<> Sinir düzeni bozukluklarına neden olur. İLE/VE/||/<> Sindirim ve solunum düzeni bozukluklarına neden olur. )
( Acı, şişme ve kızarıklık belirtileri olur. İLE/VE/||/<> Ağrı, ödem, iltihaplanma, kızarma, morarma, kas krampları, titreme, karıncalanma, huzursuzluk ve havale görülebilir. İLE/VE/||/<> Yerel ve genel belirtiler verir. Isırılma bölgesinde, acı, morluk, kanama, iltihaplanma[1–2 hafta sürer]. Kusma, karın arısı, ishal gibi sindirim sistemi bozuklukları, aşırı susuzluk, şok, kanama, psikolojik bozukluklar, kalpte ritm bozukluğu, baş ağrısı ve solunum düzensizliği görülebilir. )
( [İlk Yardım...]
Arının iğnesi çıkarılır. Yara yıkanır ve üzeri örtülür. Soğuk uygulama yapılır. Alerji açısından değerlendirilir.
Ağız içinden soktuysa buz emmesi sağlanır. Alerjik durum varsa, çok sayıda arı tarafından sokulduysa 112 aranır.
İLE/VE/||/<>
Hasta hareket ettirilmez. Yaralı yatar pozisyonda tutulur. Soğuk uygulama yapılır. Kan dolaşımını engellemeyecek biçimde bandaj uygulanır. Yara üzerine herhangi bir müdahale yapılmaz.
İLE/VE/||/<>
Yara yıkanır. Yaralı bölge kalp seviyesinin altında tutulur. Soğuk uygulama yapılır. Hasta hareket ettirilmez. Yaraya yakın bölgede baskı yapan yüzük, bilezik vb. çıkarılır. Yara üzerine herhangi bir müdahale yapılmaz![emilmez!!!] 112 aranır. )
( Kedi-köpek gibi hayvan ısırmalarında ilkyardım:
- Yaşam bulguları değerlendirilir.
- Hafif yaralanmalarda, yara, 5 dk. sabun ve soğuk suyla yıkanır.
- Yaranın üstü, temiz bir bezle kapatılır.
- Ciddi yaralanmalarda, yaraya temiz bir bezle basınç uygulanarak kanama durdurulmalıdır.
- Derhal tıbbi yardım istenmelidir.[112]
- Hasta/yaralı, kuduz - tetanos aşısı için uyarılmalıdır. )
( NEŞEK: Yılan ısırığı. )
- HAYVAN SOKMALARINDA:
KARA CANLILARI ile/ve/||/<> DENİZ CANLILARI
( Soğuk uygulaması yapılır. İLE/VE/||/<> Sıcak uygulaması yapılır. )
( bkz. 52814 İLE/VE/||/<> Kızarma, şişme, iltihaplanma, sıkıntı, huzursuzluk, havale, baş ağrısı görülebilir.[İlk yardımı: Batan diken varsa görülüyorsa çıkarılır. Yaralı bölge hareket ettirilmez. Sıcak su ile yıkanır. Yara yerine herhangi bir müdahale yapılmaz, ovulmaz! 112 aranır.] )
- HAYVAN SÜRÜSÜ ile/ve/||/>< İNSAN TOPLULUKLARI
( Kalabalıklaştıkça akıllanır. İLE/VE/||/>< Kalabalıklaştıkça aklını kaybeder. )
- HAYVAN ile AYVAN/EYVÂN[Fars.]
( Canlı. İLE Ev bahçesi, avlu, taşlık. | Mısır, fındık vb. kurutmaya mahsus zeminden yüksek yer. | Üstü kesik, koni biçiminde zahire ambarı. | Balkon, hayat, salon, teras, sundurma, saya. | Çok pencereli ya da bir tarafı açık üst kat odası. | Damda düzlük, düz dam. )
- HAYVAN ile BEBEK/ÇOCUK KAÇIRAN HAYVAN
- HAYVAN ile BEĞNEK
( ... İLE Kuyruğu kesik, güdük hayvan. )
- HAYVAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BEHAİM/BEHÎME
( Canlı. @@ İnsan dışındaki tüm hareket edebilen canlılar. | Dört ayaklı hayvan. )
- BEHAİM(HAYVAN) ile/ve/||/<>/> BEŞER ile/ve/||/<>/> İNSAN(>/< KİŞİ)
( İçgüdü var olanı. @@ Güdü var olanı. @@ Cezbe var olanı. )
- HAYVAN ile/değil BİYOLOJİK YIĞIN
( Doğasında. İLE/DEĞİL Hayvanat bahçesinde. )
- HAYVAN ile HAYVAN SÜRÜCÜSÜ ile HAYVAN DIŞKISI ile BİNMEK İÇİN HAYVAN ile HAYVANCILIK ile HAYVAN İÇGÜDÜLERİ ile HAYVAN BİTİ ile HAYVAN MANYETİZMASI ile HAYVAN DOĞASI ile HAYVAN BENZERİ ile HAYVANCILIK ile HAYVANCI ile HAYVANLIK ile HAYVANLAŞTIRMAK ile HAYVANLAR
( ANIMAL vs. ANIMAL DRIVER vs. ANIMAL EXCREMENT vs. ANIMAL FOR RIDING vs. ANIMAL HUSBANDRY vs. ANIMAL INSTINCTS vs. ANIMAL LOUSE vs. ANIMAL MAGNETISM vs. ANIMAL NATURE vs. ANIMAL-LIKE vs. ANIMALISM vs. ANIMALIST vs. ANIMALITY vs. ANIMALIZE vs. ANIMALS )
( جانور ile جنبنده ile جمنده ile حيواني ile جانوري ile حيوان ile بهيمه ile چارپادار ile پشگل ile مال ile دام پروري ile غرائز حيواني ile شپشه ile منتر ile حيوانيت ile جانوس مانند ile نفس پرستي ile نقاش جانور ile مصور حيوانات ile زندگي جانوران ile حيواني کردن ile بهائم ile مواشي )
( JANOR ile JONBANDEH ile JAMANDEH ile HEYVANY ile JANORY ile HEYVAN ile بهيمه ile چارپادار ile پشگل ile MAL ile DAM PRORY ile غرائز حيواني ile SHPASHEH ile منتر ile حيوانيت ile JANOS MANAND ile NAFS PARESTY ile NAGHASH JANOR ile مصور حيوانات ile ZANDEGY JANORAN ile HEYVANY KARDAN ile بهائم ile مواشي )
- HAYVAN ile HAYVAN-I NÂTIK(İNSAN)
( Tekilleri görebilir. İLE Tikelleri anlar. )
- HAYVAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/> İNSAN
( Âlet kullanan. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Âlet yapan. )
( [doğduklarında] Özgürlükleri yoktur fakat (belirli bir oranda ve kısa sürede) yaşamda/ayakta kalma "yetkinlikleri" vardır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Özgürlükleri vardır fakat yaşamda/ayakta kalma "yetkinlikleri" yoktur. )
( [Kalabalıklaştıkça ...] "Akıllanır". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> "Aptallaşır". )
( Kısmen/neredeyse "düşünebilen". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Düşündüğünü düşünen.[Sapiens sapiens] )
( "İnsan"ın Taksonomik Sınıflandırılması
Tip: Canlılık (Biota)
Süper Alan (Superdomain): Arkeler ve Ökaryotlar (Neomura)
Alan: Ökarya (Eukarya)
Klad: Amipler, Hayvanlar, Mantarlar (Unikonta)
Klad: Arkadan Kamçılılar, Hayvanlar ve Mantarlar (Opisthokonta)
Klad: Hayvanlar ve Tek Hücreli Yakın Akrabaları (Holozoa)
Âlem: Hayvanlar (Animalia)
Alt Âlem: Gerçek Dokulular (Eumetazoa)
Klad: Çift Yanlı Simetrikler (Bilateria)
Üst Şube: İkincil Ağızlılar (Deuterostomia)
Şube/Filum: Kordalılar (Chordata)
Alt Şube: Omurgalılar (Vertebrata)
İnfra Şube (Infraphylum): Gerçekçeneliler (Gnathostomata)
Üst Sınıf: Dört Üyeliler (Tetrapoda)
Sınıf: Memeliler (Mammalia)
Alt Sınıf: Doğuran Memeliler (Theriiformes)
İnfra Sınıf (Infraclass): Plasentalı Memeliler / Eteneliler (Eutheria / Placentalia)
Üst Takım (Superorder): Kemiriciler, Tavşanımsılar, Sivri Sincapçıkgiller, Primatlar, Abalı Memeliler (Euarchontoglires)
Takım: Primatlar / İri Beyinli Yüksek Memeliler (Primata)
Alt Takım: Kuru Burunlu Primatlar (Haplorrhini)
İnfra Takım (Infraorder): Maymunlar (Simiiformes / Simians)
Geçiş Takımı (Parvorder): Eski Dünya Maymunları ve Kuyruksuz Maymunlar (Catarrhini)
Üst Aile/Familya: Kuyruksuz Maymunlar / İnsansılar (Hominoidea / Apes)
Aile/Familya: Büyük Kuyruksuz Maymunlar (Hominidae / Great Apes)
Alt Aile/Familya: İnsan, Şempanzeler, Goriller ve Ataları (Homininae)
Oymak/Tribü: İnsan, Şempanzeler ve Ataları (Hominini)
Alt Oymak: İnsan ve Ataları (Hominina)
Cins: İnsan (Homo)
Tür: Anatomik Olarak Modern İnsan/Kişiler / Bilge İnsan/Kişiler (Homo sapiens)
Alt Tür: Modern Bilge İnsan (Homo sapiens sapiens) )
( Kişi, hayvanlardan uzaklaştıkça hayvanlaşır. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/> Kişi, hayvanlara yakınlaştıkça insanlaşır. )
( [not] ANIMAL vs./and/but/||/<>/> HUMAN
HUMAN instead of ANIMAL )
- HAYVAN ile/ve İNSAN
( Canlı. İLE/VE Konuşabilen canlı. [HAYVAN-I NÂTIK] )
( Hayvanlarda huyların ancak biri vardır. İLE/VE İnsanda hayvanlardaki huyların hepsi bulunur. )
- HAYVAN ile KÜKRE
( ... İLE Öfke ya da eşeysel istek yüzünden saldırıcı bir durum alan hayvan. )
- HAYVAN ile TEK GÖZELİ/HÜCRELİ
( ... İLE Hayvanlardaki gibi beslenme tarzına sahip olan, besinleri yutarak sindiren tek hücreli organizmalar. )
( ANIMAL vs. PROTIST[A]/PROTOZOAN/PROTOZOA[plural] )
- HAYVAN ile TEKHÜCRELİ
- HAYVAN ile YIRTICI HAYVAN
( MESBAA[Ar.]: Yırtıcı hayvanı çok olan yer. )
( ... ile CÂRİHA, SEBÛ'[çoğ. SİBÂ'] )
( ANIMAL vs. PREDATOR )
- HAYVANAT BAHÇESİ" ile/değil HAPİSHANE/ZİNDAN[Fars.]
- HAYVANAT ile HAYVANAT BAHÇESİ
- HAYVÂNÂT-I MÂSSA[Ar.] -ile
( Pire ve benzeri gibi hortumuyla emen hayvanlar. )
- HAYVÂNÂT-I MÂZIG[Ar.] -ile
( Geviş getiren hayvanlar. )
- HAYVAN-I NÂTIK ile HAYVAN-I DÂHIK ile CİSM-İ DÂHIK
- HAYVÂNÎ RUH ile RÛHREVÂN ile İZÂFÎ RUH (CÂN-I CÂN-I CAN)
- HAYVANİ ile HAYVANLARLA CİNSEL İLİŞKİ
( BESTIAL vs. BESTIALITY )
( شبيه حيوان ile دامي ile حيوان صفتي ile وحشي گري )
( شبيه حيوان ile DAMY ile HEYVAN SAFTY ile VAHSHY GARY )
- HAYVANINISEVER ile/değil/yerine/>< HAYVANSEVER
- HAYVANLAR[İng. ANIMALIA] ile/||/<> AKSON[İng. AXON] ile/||/<> ALEM[İng. KINGDOM] ile/||/<> ALLEN KURALI[İng. ALLEN'S RULE] ile/||/<> ALYUVAR[İng. ERYTHROCYTES] ile/||/<> MEMELİLER[İng. MAMMALS] ile/||/<> METAZOA ile/||/<> MİYOGLOBİN[İng. MYOGLOBIN] ile/||/<> OMURGALILAR[İng. VERTEBRATES]
( Taksonomide bir alem. Bütün hayvanlar Animalia denilen (Hayvanlar) aleminin üyesidir. Bu alemde prokaryotik canlılar ya da protistler bulunmaz. Hayvanlar aleminin bütün bireyleri çok gözeli ve heterotroftur (gerekli besinleri almak için doğrudan ya da dolaylı olarak diğer canlılara bağlılar). @@ Sinir gözelerinin gövdelerinden çıkan ve sinir akımlarını diğer uçtaki gözelere götüren sinir uzantılarıdır. @@ Şube denilen daha küçük gruplardan oluşan taksonomik bir sınıflandırma biçimi. Alanın hemen altında yer alan en büyük ikinci taksonomik birimdir. @@ Soğuk bölgelerde yaşayan sıcakkanlı hayvanların, sıcak bölgelerde yaşayanlara göre daha kısa uzuvlarının olduğunu belirten kuraldır. Amerikalı zoolog ve ornitolog Joel Asaph Allen tarafından ileri sürülmüştür. @@ İçindeki hemoglobin ile oksijeni bağlayarak taşınmasını sağlayan kırmızı renkli kan gözesi. Omurgalı hayvanların kanında bulunur. Memelilerde yuvarlak ve çekirdeksiz, sadece lama ve devede diğer omurgalılarda olduğu gibi oval ve çekirdeklidir. Kırmızı kan gözesi ya da eritrosit olarak da bilinir. @@ Memeliler, gençlerini meme bezleri tarafından üretilen sütle besleyen omurgalı hayvanlardır. Hayatlarının herhangi bir noktasında, yalnızca birkaç tane olsa bile (çoğu balina gibi), saçları var. Genellikle endotermiktirler (sıcakkanlı), vücut ısılarını kendileri üretir. Foklar gibi bazı türler, ürettikleri metabolik ısıya ek olarak düzenli olarak güneşi ya da diğer çevresel ısı kaynaklarını kullanır. @@ Protozoanlar ve süngerler dışında bütün hayvanları içine alan alem. Bu aleme ait canlıların hepsi çok gözeli ve farklılaşmış dokuya sahiptir. @@ Hayvanların kas gözelerinde bulunan bir protein. Çalışan kaslara oksijen sağlayan oksijen depolama birimi olarak işlev görür. Balinalar, fokalar gibi dalış yapan memeliler, kaslarında diğer hayvanlara oranla daha fazla miktarda miyoglobin bulundurduklarından, daha uzun süre su altında kalabilirler. @@ Hayvanlar alemi içerisindeki kordalılar şubesine ait bir alt şube. Tüm üyelerinde notokord ve kafatası vardır. Balıkları, amfibileri, sürüngenleri, kuşları, ve memelileri (tekdelikliler, keseliler, plesantalılar) kapsar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- Hayvan/lar ile KONUŞ!!! -ile
- HAYVANLAR ile/ve DİREY
( ... İLE/VE Belirli bir bölgede/ülkede yaşayan hayvanların tümü. )
( Dünyadaki hayvan çeşidinin %20'si, Kolombiya'da bulunur. | 750 amfibi türü bulunmaktadır.[Bulunmaya da devam etmektedir.] | 100 sürüngen türü bulunmaktadır. )
(
)
( ANIMALS vs./and FAUNA )
- ALT ÇENE:
HAYVANDA ile/+/> İNSANDA
( İki yönde hareket eder. [Aşağı/yukarı./Açma-kapama. VE Sağa-sola.] İLE/+/> Üç yönde hareket edebilir.[Aşağı/yukarı./Açma-kapama. VE Sağa-sola. VE İleri-geri.] )
( Yakalama, ısırma. VE Çiğnemeyi sağla(tı)r. İLE/+/> Konuşmayı sağla(tı)r. )
- HAYVANLAŞMAK ile HAYVANLAŞTIRMAK ile HAYVAN/LIK ile HAYVANİ ile HAYVANCA ile HAYVANSAL ile HAYVAN YEMİ ile HAYVANCILIK ile HAYVAN BİLİMİ ile HAYVAN KÖMÜRÜ ile HAYVAN BİLİMCİ ile HAYVAN BİLİMSEL
- HAYVAN/LIK ile/değil/yerine/>< HAYRAN/LIK
- HAYVANSAL "PROTEİN" ile/değil/yerine/||/<>/< BİTKİSEL PROTEİN
- HAYY -ile
( ALLAH'IN ADLARINDAN | DİRİ, CANLI )
- HAYY[Ar.] ile HAYEVÂN[Ar.]
- HAYYÂL[Ar.] ile HAYYÂL[Ar. < HAYL]
( Hileci, dalavereci. İLE At yetiştiren, at terbiyecisi. )
- HAYYİZ[Ar.] ile/ve/||/<>/> TAHAYYÜZ[Ar.]
( Mekân, mevki, sâha. İLE/VE/||/<>/> Yer tutma, önemli bir yeri olma, saygıya/hürmete, îtibâra nâil olma. | [nesneler için] Boşlukta bir yer tutma, yer işgal etme. )
- HAZ" ve "GÜÇ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAM ve DEĞER
- | "HAZ YAŞAMI" ile/ve/||/<> "POLİTİK YAŞAM" |
ile/ve/değil/yerine/||/<>/>
KURAMSAL YAŞAM
- HAZ ile/ve DEĞER
( PLEASURE vs./and VALUE )
- HAZ ile/ve/<>/< HAD
- HAZ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAK/K('A NİYAZ)
- HAZ ile/değil/yerine HAS
( [not] PLEASURE vs./but PURE/SPECIAL
PURE/SPECIAL instead of PLEASURE )
- HAZ ile HAZA
- HAZ ile/ve/değil/yerine/<>/> İHTİZAZ
( Gövdesel. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> Zihinsel. )
- HAZ[Ar. < HAZZ] ile/ve/değil/yerine/||/>< MUTLULUK
( Keyif[haz], şeylere bağımlıdır, mutluluk ise değil. )
( [ne yazık ki] Kişi, mutlu olmak için şeylere gereksinimi olduğuna "inandığı" sürece, onların yokluğunun kendini perişan edeceğine de "inanır". )
( Gövdenin ve zihnin doğru hali ve doğru kullanımı alabildiğine haz vericidir. Yanlış olan, haz arayışı içinde olmaktır. )
( Kişi, mutlu ol(a)madığından, mutluluğu "haz"da arar. "Haz", ıstırap getirir. Bundan dolayı da ona "dünyevî" der. Bu durumda da başka türlü bir hazzı, ıstırapsız bir hazzı ister/özler. Ona da "tanrısal/ilâhî" der. )
( Mutluluk, dünyasal ve dünyasal olmayan, içte ve dışta gerçekleşen her şeydir. )
( Mutlu olmak için kendinizi[özünüzü] bilmek dışında hiçbir şeye gereksiniminiz olmadığını bilmek, bilgeliktir. )
( Haz, acının geçici olarak ertelenişidir. )
( Pleasure depends on things, happiness does not. )
( Kişi, "hazların" büyüsüne kapıldığı oranda/sürece, mutluluktan da uzaklaşmış olur. )
( As long as we believe that we need things to make us happy, we shall also believe that in their absence we must be miserable.
The right state and use of the body and the mind are intensely pleasant. It is the search for pleasure that is wrong.
Because you are not happy you seek happiness in pleasure; pleasure brings in pain and therefore you call it worldly; you then long for some other pleasure, without pain, which you call divine.
Happiness is both worldly and unworldly, within and beyond all that happens.
To know that you need nothing to be happy, except self-knowledge, is wisdom.
Pleasure is but a respite from pain. )
( HAPPINESS vs. PLEASURE )
- HAZ ile/değil/yerine OLGUNLUK
( Olgunluk, hazzı erteleyebilme becerisidir. )
- HAZ ile/ve YARGI
( PLEASURE vs./and JUDGEMENT )
( LAETIA cum/et ... )
- HAZÂ[Ar.] ile HAZA'[Ar.]
( Bu, şu, o. İLE Kesme. | Kesip yarma. )
- HAZAKAT ile HAZAKATLİ
- HAZAR ATI ile/ve EDREMİT MİDİLLİSİ
- HAZAR[Ar.] ETMEK ile ÇEKİNMEK
- HAZAR[Ar.] ile Hazar[Ar.]
( Sabit meskeni olanların oturdukları memleket. | Barış ve güven. İLE Deniz. | Hazar Denizi çevresinde yaşamış eski bir Türk boyu ya da bu boydan olan kişi. )
- HAZAR ile HAZAR ile HAZARA
- HAZAR ile HAZARİ ile HAZARCA
- HAZAR(GÜVENLİK) ile HAZER(SAKINMA)
- [ne yazık ki]
"HAZCILIK" ile/ve/||/<> "BAŞINA BUYRUKLUK"
( "Hazcı'yım!(Hedonist'im!)" demek, kendini merkeze koyarak ve herkesten ve herşeyden, tüm sorumluluklarından soyutlandığını zannetmek, "Ateist'im!" demek kadar komik ve zavallıcadır. )
- HAZCI/LIK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< BİLGİSİZ/LİK VE BİLİNÇSİZ/LİK
- HAZCILIK/HEDONİZM ile ÇİLECİLİK/ASCETİZM
( Hazza ulaşmayı yaşamın temel amacı olarak gören felsefi görüş. İLE Keyiflerden ve maddi hazlardan uzak durmayı savunan felsefi görüş. )
- HAZER[Ar.] ile İHTİRÂZ[Ar.]
- HAZF/MÜHMEL/BÎ-NOKAT ile/ve/<> HAZF
( Eski yazıda, noktasız yazılan şiir ya da düzyazılar. Dîvân şiirinin, sanatsal biçimlerindendir. İLE Söylenilmesi gereksiz olan sözün, ibareden çıkarılması ve söylenilmemesi. [Aruz'da, "failâtün" cüzünün son hecesi olan "tün" hecesinin kaldırılıp "fâila" yerine "fâilün" cüzünün getirilmesidir.] )
- HAZF[Ar.] ile İKTİSÂR[KASR]
- HÂZİM[Ar. < HEZÎMET] ile HAZÎM[Ar.]
( Hezîmete uğratan, zafer kazanan, galip. İLE Sarhoş. )
- HÂZIM[Ar.] ile HÂZIM[Ar.]
( Hazmeden, hazimli, ihtiyatlı, akıllı, işinde gözü açık, sağlam olan. İLE Sindiren/sindirici, hazmettiren. )
- HAZIM ile HAZIMLI/LIK ile HAZIMSIZ/LIK ile HAZIMSIZCA
- HÂZİN ile ABDURRAHMAN el-HÂZİNÎ
( İlk dönem matematikçi, cebirci, denklemlerde rasyonel ve irrasyonel çözüm arasında ayrım yapan. Öklit ile Diophantes'i karşılıklı okuyan. Hendesî dil ile adedî dili birbirine çeviren matematikçi. İLE Fizikçi. Mîzânü'l Hikme adlı kitabın yazarı. Bu kitapta, cisimlerin özgül ağırlığını tespit için icat edilen ve icat ettiği âletlerden söz eder ve ayrıca pek çok nesnenin özgül ağırlığını verir. )
- HÂZİN[Ar. < HİZÂNE | çoğ. HUZZÂN] ile HAZÎN[Ar. < HÜZM]
( Hazine muhafızı, hazinedar, bekçi. İLE Hüzünlü, mahzun olarak, kederli, gamlı. | Hüzün verici. | Acıklı, üzüntü veren, dokunaklı. )
- HAZÎNE -ile
( MUHABBET İLE DOLU OLAN GÖNÜL )
- HAZİNE ile/||/<> BEYTÜL MAL ile/||/<> İRÂD-I CEDÎD ile/||/<> HAZİNEDAR
( Sarayın para ve değerli eşyasının korunduğu yer. Devlet malı. İLE/||/<> Devlet hazinesi. İLE/||/<> III. Selim'in Nizam-ı Cedîd Ordusu için oluşturduğu, bazı vergileri kapsayan hazine. İLE/||/<>Saray hazinesini yöneten memur. )
- HAZİNE ile DEFİNE
( Divan şiirinde birçok güzellik unsuru hazineye benzetilmiştir. )
( GENC )
- HAZİNE ile/ve/||/<> GİZLİ HAZİNE/KENZ-İ MAHFÎ/KENZ-İ HAFÎ
- HAZİNE ile MÎRÎ[Ar.]
( ... İLE Hükümetin, hazinenin malı olan, beylik. | Devlet hazinesi. )
- HAZİNE ile/ve/<> SUAL
( Sandık. İLE/VE/<> Anahtar. )
( Dışarıda. İLE/VE/<> Sende. )
- HAZİNET-ÜL ESMA -ile
( TOPRAK )
- HAZİN/LİK ile HAZİNE ile HAZİNE BONOSU
- HAZIR ALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÜRETMEK/YAPMAK
( [not] TO BUY A READY PRODUCT vs./and/but/||/<>/< TO PRODUCE/MAKE
TO PRODUCE/MAKE instead of TO BUY A READY PRODUCT )
- HAZIR BİLGİ ile/ve/değil/yerine YÖNLENDİRİCİ BİLGİ
- HAZIR YANIT ile BAHÂNE
- HAZIR OLMAK/OLAN ile/ve/<> İSTEKLİ OLMAK/OLAN
- HAZIR OLMAK/OLAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TÂLİP OLMAK/OLAN
- HAZIR OLMAK ile/yerine AKŞAMDAN(/ÖNCEDEN) HAZIRLANMAK
- HAZIR OLMAK ile BEKLENTİ
( TO BE READY vs. EXPECTATION )
- HAZIR OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<> HAZIRLIKLI OLMAK
- HAZIR (OLMAK) ile/ve/> RAHAT (OLMAK)
- HAZIR ile HÂZIR
( ZÂHİRDE GÖRÜNEN VE BİLİNEN, İLİMLE BİLİNEN )
- HAZIR ile HIZIR
( Hazır olana, Hızır gerekmez. )
- HAZIR ile/ve VERİLİ
- HAZİRAN ile HAZİRAN BÖCEĞİ
- HAZİRAN'IN 21/22'Sİ ile ARALIK'IN 21/22'Sİ
( En uzun gün ve günün kısalmaya başlaması. İLE En kısa gün ve günün uzamaya başlaması. )
( HAZİRAN[Süryanice] )
- HAZIR/CI/LIK ile/ve/||/<>/> KOLAY/CI/LIK
- HAZÎRE ile/ve/değil HÂMÛŞÂN
( ... İLE/VE/DEĞİL Sessizler, susmuşlar. [Mevlevî mezarlıkları] )
- PREPARATION[İng.] ile/değil/yerine/= HAZIRLAMA
- HAZIRLAMA ile/ve/||/<>/> SUNMA
- HAZIRLAMAK[Osm.] / TO PREPARE, TO PREPARE FOR[İng.] / VORBEREITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HAZIRLAMAK
- HAZIRLA(N)MAK ile/ve/değil PROGRAM YAPMAK
( [not] TO GET READY vs./and/but PROGRAMMING )
- HAZIRLIK ile/ve DONANIM
( TO PREPARE vs./and RIGGING )
- HAZIRLIKSIZ ... ile/değil/yerine/>< HAZIRLIKLI ...
- HAZIRUN ile HAZIRUN CETVELİ
- HÂZÎZ[Ar.] ile HÂZÎZ[Ar.]
( Mutlu, mes'ud. İLE En aşağı, zîr. | Dağ eteği.[>< EVC: Zirve, doruk.] )
- HAZM ETMEK ile RÂZI OLMAK
- HAZM[Ar.] ile HAZM[Ar.]
( Kesin karar, sebat, direnme. | Doğru ve sağlam oy ve karar. İLE Midedeki yiyecekleri eritme, sindirme. )
- HAZMETMEK ile HAZMEDEBİLMEK
- HAZMETMEK ile/ve SORGULAMAK/SORGULAYABİLMEK
( "TO DIGEST" vs./and (ABLE) TO INTERROGATE )
- HAZNE ile/||/<>/> HAZİNE
- HAZRET(HZ.)[< HUZÛR (çoğ. HAZERÂT)][KURB, PİŞ-GÂH] -ile
( Saygı ile büyüklere verilen/kullanılan unvan. | Kalenderce bir sesleniş. | Var oluş mertebelerinin her biri. )
- HAZÛL[Ar.] ile HAZÛR[Ar. < HAZER]
( Kimsesiz, yardımsız kalarak herşeyden mahrum sürünme. İLE Çok çekingen/dikkatli. )
- HAZZ[Ar.] ile HAZ/HAZZ[Ar. çoğ. HUZÛZ, HUZÛZÂT] ile HÂZ[Ar.]
( Kesme, kısaltma. | Kazıma, yırtma, silme. İLE Hoşlanma, zevklenme, sevinç, memnunluk. Hoşa giden duygulanım, hoşlanma. | Bir şeyden duyusal ya da tinsel sevinç duyma. | Sürdürülmesi istenilen ılımlı ve doygunluk veren coşku. | Baht, tâlih, nasip, saadet, kıymet. İLE Kir, pas. )
- HAZZ[Ar.] ile KISM[Ar.]
- HAZZ[Ar.] ile NASÎB[Ar.]
- HD 80606 B ile/ve/||/<>/< URSA MAJOR
( Bizden yaklaşık olarak 190 ışık yılı uzaklıkta bulunan "HD 80606 B" adlı gezegen, Ursa Major takımyıldızında bulunmaktadır. Jüpiter'den 4 kat daha büyük, gaz devi bir gezegendir. Bu ötegezegende rüzgârların hızı, saatte 17.380 km. hıza kadar ulaşabilmektedir. Dünyada kaydedilmiş en şiddetli rüzgârın hızı, saatte 408 km.'dir. Rüzgârların bu kadar şiddetli olma nedeni ise gezegenin yıldızı etrafındaki yumurta biçimindeki yörüngesidir. Bu yumurta biçimindeki yörüngede, yıldızına yaklaştığı noktalarda atmosfer hızla ısınıyor, bu ısı da atmosferde büyük bir kasırgaya yol açıyor. )
- EKRANDA/MONİTÖRDE:
HDMI ile/ve/||/<>/> DP
- HIGH-DENSITY POLYETHYLENE[İng.] ile/değil/yerine/= HDPE
- HEADSPACE ile/||/<> SPME
( Headspace buhar fazı İLE SPME katı faz mikroekstraksiyon. )
( Formül: Gaz İLE fiber )
- HEART ile/ve/||/<> EARTH
- HEAVISIDE LAYER[İng.] / HEAVISIDE-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE KATMANI
- SYSTÈME DE HEAVISIDE-LORENTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE-LORENTZ BİRİM SİSTEMİ
- HEAVISIDE-LORENTZ SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE-LORENTZ DİZGESİ
- HEAVISIDE-LORENTZ-SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE-LORENTZ SİSTEMİ
- COUCHE E (HEAVISIDE)[Fr.] ile/değil/yerine/= HEAVİSİDE TABAKASI
- HEBÂ ile ÂMÂ
- HEBÂ ile/değil/yerine FEDÂ
- HECE:
KAPALI/UZUN ile/ve/<> AÇIK/KISA ile/ve/<> UZATILMIŞ
( 1 harekeli, 1 sakin harf. İLE/VE/<> Harekeli harf. + 1 harf. )
( Son sadâ/hece, kısa kalamaz. )
( Sakin bitmeyen hiçbir hece, uzun hece olamaz! )
( LATİN'DE (KAPALI)
[ İz. İLE Biz. İLE Bâ. ]
[ Sesli > sessiz. İLE Sessiz > sesli > sessiz. İLE Sessiz > uzun sesli. ]
[ 1 harekeli, 1 sakin ] )
( Bir kere bakıp gülse, ölürüm, konuşamam.
[ Hafif-sakîl-veted-i mecmû ] gülse, ölürüm, konuşamam. )
( DAİRE [1]
[ 1 açık/kısa, 3 uzun heceden oluşan. ]
[ Veted-i mecmû, 2 sebeb-i hafiften oluşan. ] )
- HECE:
VURGULU ile/ve/||/<> VURGUSUZ
- HECE ile/ve/değil/yerine/=/||/<> OCAK
- HECELEME ile BÖLME
- HECELEME ile İMÂLE
( ... İLE Heceyi uzun okuma. | Meylettirme, bir tarafa doğru eğme. )
- HECELEMEK ile HECELETMEK ile HECE/LİK ile HECECİ/LİK ile HECELİ ile HECE TAŞI ile HECE VEZNİ ile HECE YUTUMU ile HECE ÖLÇÜSÜ
- HECEZ ile/ve/||/<> REMEL ile/ve/||/<> RECEZ
( . _ _ _ ile/ve/||/<> _. _ _ ile/ve/||/<> _ _ . _ )
( ME-FA-İ-LÜN ile/ve/||/<> FA-İ-LA-TÜN ile/ve/||/<> MÜS-TEF-İ-LÜN )
- HECİN ile YOZ
( Çift hörgüçlü ve çok hızlı koşan cins deve. | Tek hörgüçlü deve. İLE Tek hörgüçlü dişil deve. | Davar sürüsü. )
- HECTO- ile/||/<> CENTİ-
( Yüz, yüz kat. İLE/||/<> Yüzde bir, yüz. )
- HEDBE[Ar.] -ile
( Ufak tespih böceği. )
- HEDEF ile/ve/> BAŞARI
( Başarıncaya kadar denemeye devam edin! )
( TARGET vs./and/> SUCCESS
You just keep on trying until you succeed. )
- HEDEF ile/değil GÖZLEĞİ
( ... İLE/DEĞİL Gözetleme yeri. | Dağların yüksek yerlerinde, nişan almak için ağaç ya da taştan yapılan belirli yer. )
- HEDEF ile/değil HİTAP
( "Ben" ve "Sen" sözcükleri ve kullanımı, bir hedef değil hitap aracıdır!
Yaşamımızdaki bazı/birçok şey (bu/şu/o),
"benim/senin/onun için böyle/şöyle/öyle!"
"bana/sana/ona göre böyle/şöyle/öyle!"
ya da
ben/sen/o,
"öyle istiyorsa öyledir"
"öyle düşünmüyorsa öyle değildir"
gibi ne yazık ki çokça kullanılan zırva ifadelerle hareket noktası oluşturulamaz! Yani kişi(kendi ya da başkaları), kendinden ve/ya da başkalarından hareket ederek bir sonuç alamaz, yargıda bulunamaz/bulunmamalıdır.
Bu tür, "ben/sen/o" ifadeleri, hitap için kullanılmak yerine bir hedef olarak hiçbir biçimde kullanılamaz. Bu "yaklaşım" ya da "ifade tarzı", öznellikle, demokratlıkla ya da "faşizmle" hiçbir biçim ve koşulda bağlantılandırılamaz/bağdaştırılamaz ya da indirgenemez de!
Son yıllarda, özellikle de sinema/dizi, kitap ve internetin, bilimsel ve/ya da kişisel araştırma ve yayınların, ülkemizde ve dünyada hızla yaygınlaşmasıyla, Amerika/Avrupa zihni ve diliyle yazılmış kitaplarda/filmlerde çokça kullanılan "Ben/Sen" sözcüklerinin etkisiyle de, ülkemizde, bazı/çoğu kişi tarafından yanlış/yamuk bir biçimde düşünsel çabası/becerisi yetersiz ya da benmerkezci kişilerin zihnine ve diline yerleşmiştir ne yazık ki. Toplum olarak bir anda düzeltilemeyecek olsa da, bireysel olarak yeterli bilgi ve bilinçle çok şey değişebilir/değiştirebiliriz. )
( Düşüncenin üstesinden gelemeyen, düşünenin üstesinden gelmeye çalışır. )
( [not] TARGET vs./but ADDRESSING )
- HEDEF ile/ve İDDİA
( TARGET vs./and ASSERTION )
- TARGET[İng.] / AUFTREFFPLATTE/ZIEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HEDEF
- HEDEF ile UC
- HEDEFİ BELİRLEMEK ile/ve/||/<>/> ÇITAYI YÜKSELTMEK
- HEDEFLEMEK ile HEDEFLENMEK ile HEDEFLEYEBİLMEK ile HEDEF ile HEDEF KİTLE
- HEDER[Ar.] ile/değil HEBÂ[Ar.]
( Karşılığını alamama, boşa gitme, ziyan olma. İLE/DEĞİL Hiçbir işe yaramadan yok olma, boşa gitme. )
- HEDGE[Fr.] ile/değil/yerine/= HEDGE
- HEDÎR ile NEVH
( Güvercin ve benzeri kuşların ötmesi. İLE Güvercinin nağme ile ötmesi. )
- HEDİYE ile RÜŞVET
( PRESENT vs. BRIBE )
- HEDİYE ile YETENEKLİ ile HEDİYELER
( GIFT vs. GIFTED vs. GIFTS )
( استعداد ile تقديمي ile بخشش ile شاباش ile پيشکش ile چشمروشني ile پيشکشي ile عطا ile هديه ile عطيه ile موهبت ile مرحمتي ile سوغات ile هبه ile خدا داده ile عطايا ile مواهب )
( ESTEDAD ile تقديمي ile BAKHSHESH ile SHABASH ile پيشکش ile CHESHOMROSHENY ile پيشکشي ile ATA ile NPANDYYEH ile ATYYEH ile MOUHOBT ile مرحمتي ile SOGHAT ile NPABEH ile KHODA DADEH ile عطايا ile MOVANPAB )
- HEDİYE/LİK ile HEDİYE ÇEKİ ile HEDİYE KUPONU
- HEDVALL EFFECTS[İng.] / EFFETS HEDVALL[Fr.] ile/değil/yerine/= HEDVALL ETKİLERİ
- HEDVALL-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEDVALL ETKİSİ
- HEDY[Ar.] ile BEDENE[Ar.]
- HEDY[Ar.] ile BEYÂN[Ar.]
- HEFT-HÂN[Fars.] ile HEFT-HÂN[Fars.]
( "Yedi konaklık yol": Rüstem ile İsfendiyar'ın geçtikleri yol. İLE "Yedi sofra": Nev'î Zâde Atâî'nin tasavvuf niteliğinde olan bir mesnevîsi.[1627] )
- HEGEL ile/ve/||/<> FEUERBACH ile/ve/||/<> MARX
( Kant'ın takipçisi ve geliştiricisi. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in öğrencisi ve Marx'ın öncüsü/hocası. İLE/VE/||/<>/> Hegel'in takipçi ve geliştiricisi. Feuerbach'ın öğrencisi. )
- HEGEL ile KEGEL
- HEGEL ile/ve/=/||/<>/< PLATON GİBİ DAVRANAN ARİSTOTELES
- HEGEMON ile/değil/yerine/>< EGEMEN
- HEGEMONYA[Yun. < HEGEMONIA]["HEGAMONYA" değil!] ile BASKI
( ... İLE Bir devletin, başka bir devlet üzerindeki siyasi üstünlüğü ve baskısı. )
- HEXAGONAL CRYSTAL SYSTEM[İng.] ile/değil/yerine/= HEGZAGONAL KRİSTAL SİSTEM
- HEINZ KOHUT ile/ve/||/<> CHARLES STROZIER
( Strozier, Kohut'un yaşam öyküsünü yazmıştır. )
- HEINZ KOHUT ile/ve/||/<> JAMES F. MASTERSON
- HEISENBERG BELİRSİZLİĞİ ile/||/<> PAULI DIŞLAMA İLKESİ
( Heisenberg konum-momentum belirsizliği, Pauli aynı kuantum durumunda iki fermiyon olamaz. )
( Formül: ΔxΔp ≥ ħ/2 )
( Werner Heisenberg tarafından 1927 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1901-1976) (Ülke: Almanya) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Belirsizlik ilkesi, kuantum mekaniği) (Nobel: 1932) )
- HEISENBERGSCHE UNSCHÄRFERELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG BELİRSİZLİK İLKESİ
- HEISENBERG REPRESENTATION[İng.] / REPRÉSENTATION D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-BILD[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG BETİMLEMESİ
- HEISENBERG ALGEBRA[İng.] / ALGÈBRE D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-ALGEBRA[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG CEBİRİ
- HEISENBERG FORCE[İng.] / FORCE D'HEISENBERG[Fr.] / HEISENBERG-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= HEİSENBERG KUVVETİ
- HEKİM ile NİTÂSÎ[Ar.]
( ... İLE Anlayışlı hekim. )
- HEKİMLER ile/ve/<> PİLOTLAR
- HEKLEMEK"[İng. < HACKING] ile/değil/yerine/>< EKLEMEK
- HEXA-[Fr.] / HEXA-[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSA-
- HEXABORANE[Fr.] / HEXABORAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSABORAN
- HEXADÉCYL[Fr.] / HEXADECYL[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSADESİL
- HEXAGONALES KRISTALLSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSAGONAL KRİSTAL SİSTEM
- HEXAHYDRO-[Fr.] / HEXAHYDRO-[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSAHİDRO-
- HEXAHYDROXY-[Fr.] / HEXAHYDROXY-[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSAHİDROKSİ-
- HEXAMETHYLENETETRAMINE, UROTROPINE[İng.] / HEXAMÉTHYLÉNTÉTRAMINE, UROTROPINE[Fr.] / HEXAMETHYLENTETRAMIN, UROTROPIN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSAMETİLENTETRAMİN
- HEXANE[Fr.] / HEXAN[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSAN
- HEKSİS ile/ve/||/<>/> FUSIS ile/ve/||/<>/> PSUKE ile/ve/||/<>/> HEGEMONİKON
- HEXOSE[Fr.] / HEXOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKSOZ
- HEKSOZ ile PENTOZ
( Altı karbonlu monosakkaritler. İLE Beş karbonlu monosakkaritler. )
- HEKTAR ile DESYATİNA[Rusça]
( ... İLE Eski Rusya'da, 1,09 hektara eşit arazi ölçüsü. )
- HECTARE[İng.] / HECTARE[Fr.] / HEKTAR[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKTAR
- HECTO-[İng.] / HECTO-[Fr.] ile/değil/yerine/= HEKTO-
- HECTO[İng.] / HECTO[Fr.] ile/değil/yerine/= HEKTO
- HEKTOL[Alm.] ile/değil/yerine/= HEKTOL
- HEXOSE[İng.] ile/değil/yerine/= HEKTOZ
- HEXA-[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZA-
- HEXABORANE[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZABORAN
- HEXADECANOIC ACID, PALMITIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZADEKANOİK ASİT, PALMİTİK ASİT
- HEXADECYL, CETYL[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZADESİL, SETİL
- HEXAFLUOROSILICIC ACID, HYDROFLUOSILICIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZAFLOROSİLİK ASİT, HİDROFLOSİLİK ASİT, HEKZAFLOROSİLİK ASİT
- HEXAHYDRO-[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZAHİDRO-
- HEXAHYDROXY-[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZAHİDROKSİ-
- HEXANE[İng.] ile/değil/yerine/= HEKZAN
- HELÂ/HALÂ[Ar.]/KENEF[Ar. < KENİF]/KERİZ[Fars. < KARIZ]/AYAKYOLU/WC/TOILET[İng.]/00[Fr.]/TUVALET[Fr.] ile MEMİŞHANE ile TUVALET
( Ayakyolu. İLE Gece giysisi. )
- HELÂHİL-NİSÂR[Ar.] ile HELÂHİL-RÎZ[Ar., Fars.]
( Öldürücü zehir saçan. İLE Öldürücü zehir saçan. )
- HELÂL >< HARAM ile MÂRUF >< MÜNKER
( Pek kabul edilmemek ve onaylanmamakla birlikte, farzları yerine getirmemenin, eksikliklerin, yanlışların, en son noktada cezâsı yoktur/olmaz. İLE İnsanlığı ve geneli kapsayan yanlışların cezâsı da vardır. )
( MÂRUF: Herkesçe bilinen, tanınan, belirli, sanlı. | Şeriatın uygun gördüğü, beğendiği ve buyurduğu. )
- HELÂL ile CAİZ
- HELÂL ile/ve HELÂL
- HELÂL ile/ve/||/<> HİLÂL ile/ve/||/<> LÂLEH
- HELÂL[Ar.] ile MÜBÂH[Ar.]
- HELÂL ile TAYYİP
- HELALLEŞMEK ile HELALLEŞEBİLMEK ile HELA ile HELAK ile HELAL/LİK ile HELALİ ile HELALLİ
- HELE ile HELEN ile HELENİST ile HELENİZM ile HELE HELE
- HELECANLANMAK ile HELECAN
- HELEN ile BARBAR
( BAR BAR (BAĞIRMAK), BARBAR: BIR BIR KONUŞAN )
- HELEN ile GREK
- HELEN ile HELENİZM
( HELLENE vs. HELLENISM )
( يونان باستان ile يوناني مابي ile آداب يوناني )
( YVENAN BASTAN ile يوناني مابي ile ADAB YVENANY )
- HELEZONLAŞMAK ile HELEZON ile HELEZONİ ile HELEZONLU ile HELEZONSUZ
- HELIANTIN, METHYL ORANGE[İng.] / HÉLIANTHINE, MÉTHYLORANGE[Fr.] / HELIANTIN, METHYLORANGE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELİANTİN, METİL ORANJ
- HELİK ile HELİS ile HELİSEL
- HELİKAZ ile/||/<> LİGAZ
( Helikaz açar İLE ligaz bağlar. )
( Formül: Unwind İLE join )
- HELİKON[Fr. < Yun.] -ile
( Çalgı ağızlığı ve pistonu olan, boyundan geçirilerek tutulan, çember biçimli, üflemeli bakır çalgı. )
- HELİKOPTER ile HELİKOPTER PİSTİ
- HELİKOPTER ile/ve ORNİTOPTER
( ... İLE/VE Kanat çırpacak biçimde düzenlenmiş hava taşıtı. )
- HELİKS ile BETAYAPRAK
( Proteinlerin ikincil yapısındaki spiral biçimi. İLE Proteinlerin ikincil yapısındaki yassı yapı. )
- HELICIN[İng.] ile/değil/yerine/= HELİSİN
- HELKE ile/değil/yerine BAKRAÇ
( Bakraç, kova. İLE/DEĞİL/YERİNE Çoğunlukla bakırdan yapılan küçük kova. | Bir bakracın alabildiği miktar. )
- HELLİK ile HELLİK
( Duvar örerken büyük taşların arasına, boşluklara konulan ufak taş parçaları. İLE Yağmurdan sonra topraktaki yumuşaklık. )
- HELMELENMEK ile HELMELEŞMEK ile HELME ile HELMELİ
- HELMERT'S FORMULA[İng.] / FORMULE D'HELMERT[Fr.] / HELMERT-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMERT FORMÜLÜ
- BOBINE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-SPULE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ BOBİNİ
- HELMHOLTZ COILS[İng.] / ENROULEMENTS D'HELMHOLTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ BOBİNLERİ
- HELMHOLTZ DOUBLE LAYER[İng.] / HELMHOLTZ-DOPPELSCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ ÇİFT KATMANI
- COUCHE DOUBLE DE HELMHOLTZ[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ ÇİFT TABAKASI
- HELMHOLTZ WAVE[İng.] / ONDE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ DALGASI
- HELMHOLTZ EQUATION[İng.] / ÉQUATION D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ DENKLEMİ
- HELMHOLTZ GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-GALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ GALVANOMETRESİ
- HELMHOLTZ INSTABILITY[İng.] / INSTABILITÉ D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-INSTABILITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ KARARSIZLIĞI
- HELMHOLTZ-KETELLER RELATION[İng.] / RELATION DE HELMHOLTZ-KETELLER[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETELLER BAĞINTISI
- HELMHOLTZ-KETELLER FORMULA[İng.] / FORMULE D'HELMHOLTZ-KETELLER[Fr.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETELLER FORMÜLÜ
- HELMHOLTZ-KETTELER-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ-KETTELER FORMÜLÜ
- HELMHOLTZ'S THEOREM[İng.] / THÉORIE D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ KURAMI/TEOREMİ
- HELMHOLTZ RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR D'HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ-RESONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ REZONATÖRÜ
- HELMHOLTZ[İng.] / HELMHOLTZ[Fr.] / HELMHOLTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HELMHOLTZ
- HELVA ile KOZ HELVA
( ... İLE Ceviz ve şekerle yapılan, ağdalı bir helva türü. )
- HELVA ile SABUNİYE
( ... İLE Bir tür nişasta helvası. )
- HELVA ile/ve TATLI
( Eskiden, tatlının genel adı, Helva idi. )
(1996'dan beri)