ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(110/287)
- HAREKET ile/ve/||/<> UYUMLULAŞTIRILMIŞ HAREKET
- HAREKET ile/ve/değil YER DEĞİŞTİRME(İNTİKAL)
( Basit düzeydeki zihinlerde, hareket, yer değiştirme olarak yorumlanır. )
- HAREKET/DEVİM ile/ve ETKİNLİK/DEVİNİM
( MOVEMENT vs./and ACTION )
- HAREKET-İ MÜSTAKÎME ile HAREKET-İ UFKİYE ile HAREKET-İ MENKÛSE
- HAREKETİ-İ İRÂDİYE ile İRÂDE-İ AKLİYE
( Hayvan/da. İLE İnsan'da. )
- HAREKETİN KAYNAĞI ile BİLGİNİN KAYNAĞI
- HAREKETİN:
KAYNAĞI ile/ve/||/<>/> SÜREKLİLİĞİ
- HAREKET'İN:
NEDEN'İ ile/ve NASIL'I
- HAREKETİN SÜREKLİLİĞİ:
DOĞADA ile/ve/<> YAŞAMDA
( Sürekli oluşum. İLE/VE/<> Sürekli insanlaşma. )
( Yaşamdaki temeddün, doğadaki tekevvün'ün devamıdır. [ve bunun da sonsal amacı, kişinin, daha da insanlaşarak, olgunluğa/kemâle ermesidir.] )
( DOĞA: Hareket ile sükûnun ilkesi. )
( TEKEVVÜN ile/ve/<> TEMEDDÜN )
- HAREKETLİ/LİK ile/ve/<> ETKİN/LİK
- HAREKETSİZ DİRENİŞ ile/ve/||/<> SESSİZ ÇIĞLIK
- HAREKETSİZ ile HAREKETSİZLİK ile HAREKETSİZ KILMAK
( IMMOBILE vs. IMMOBILITY vs. IMMOBILIZE )
( غير متحرک ile جنبش ناپذير ile بي جنبشي ile سکون ile بي حرکتي ile بي بسيج کردن )
( GHYR MOTAHRAK ile JONBASH NAPAZYR ile BEY JONBASHY ile SEKON ile BEY HARKATY ile BEY BESYJ KARDAN )
- HAREKET'TE:
İŞÂRÂT-I HİSSİYE ile/ve MAKSADÜ'L HAREKET
- HAREKETTE YETENEK:
ÖNGÖRÜLEBİLİR ile/ve/||/<> ÖNGÖRÜLEMEYEN
- HAREM DAİRESİ ile/ve HAREM DAİRESİ
( HAREM-İ HÜMÂYÛN: Sultan'ın Harem'i. )
( Topkapı Sarayı'nda. İLE/VE Dolmabahçe Sarayı'nda. )
( İkinci ve üçüncü bahçelerin solunda. [1588] İLE/VE Pembe Salon. )
( 259 oda, 46 tuvalet, 12 sandık odası, 8 hamam, 4 mutfak, 6 kiler bulunmaktadır. [6720 m2] İLE/VE ... )
- HAREM[Ar.] ile HAREM[Ar.]
( Herkesin girmesine izin verilmeyen, saygıdeğer ve kutsal yer. | Hac zamanında ihrâma girilen yerden itibaren Kâbe'ye doğru olan bölüm. | Önceleri, saraylarda ve büyük konaklarda bulunan hanımlar dairesi. | Nikâhlı hanım, zevce. İLE "mefâilün"den "me"yi atarak "fâilün" sözcüğünü "mef'ûlün"e çevirme. )
- HAREM ile/ve/<> HAREMEYN
( EHLİ DIŞINDA GİRMESİ YASAK OLAN YER ile/ve/<> MEKKE İLE MEDÎNE-İ MÜNEVVERE [MÜSLÜMAN OLMAYANLAR GİREMEZ )
- HAREM ile/||/<> HAREM-İ HÜMÂYUN ile/||/<> HATUN ile/||/<> MELİKA ile/||/<> KARİN ile/||/<> KURENA ile/||/<> VALİDE SULTAN
( Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan yer. İLE/||/<> Topkapı Sarayı'nın harem dairesine verilen ad. İLE/||/<> Yüksek makamdaki kadınlara ve hakan eşlerine verilen ad. İLE/||/<> Padişah karısı. İLE/||/<> Padişah yakınlarına ve emrinde bulunanlara verilen ad. İLE/||/<> Padişaha yakın olan görevliler, mabeyinciler. İLE/||/<> Padişahın annesine verilen ad. )
- HAREM ile MAKSÛRE
( Herkesin girmesine izin verilmeyen, saygıdeğer ve kutsal yer. | Hac zamanında ihrâma girilen yerden itibaren Kâbe'ye doğru olan bölüm. | Önceleri, saraylarda ve büyük konaklarda bulunan hanımlar dairesi. | Nikâhlı hanım, zevce. İLE Camilerde, parmaklıklarla çevrilmiş yer. | Bir evin, yabancıların girmesine izin verilmeyen bölümü. )
- HAREM/LİK ile HAREM AĞASI ile HAREM KAHYASI ile HAREM SELAMLIK
- HARF ABECESİ ile/ve/||/<>/< HECE ABECESİ
- HARF (KULLANIMI) ile/ve RAKAM (KULLANIMI)
( Sürekli nicelik ve süreksiz nicelik farkını karşılayabilmeye yarar. )
( Rakamların, değerlerle karışmamasını da sağlar. )
( NAKŞ ETMEK )
( Türk abecesinde en yüksek dereceye sahip olan yani en sık kullanılan yazaçlar, A, E, İ, N, R, L; üst-orta derecede olanlar, I, D, K, M; alt-orta derecede olanlar, U, Y, T, S, B, O; düşük dereceli olanlar, Ü, Ş, Z, G, Ç, H, Ğ, V, C, Ö, P, F, J'dir.
Gazete köşe yazıları ve 9 yazara ait 37 kitaptan elde edilmiş, 11 milyon karakterden oluşan 13.4 MB boyutundaki metin seti üzerinden elde edilmiş Türkçe yazaçlara ait kullanım sıklıkları aşağıdaki adreste belirtilmiştir.
Türk abecesindeki yazaçların kullanım sıklıkları )
( İngilizce'de:
E T A O I N S H R D L C U M W F G Y P B V K J X Q Z
Almanca'da:
E N I S R A T D H U L G C O M W B F K Z Ü V P Ö Ä ß J Y X Q
İspanyolca'da:
E A O S R N I D L C T U M P B G V Y Q H F Z J X W K
Fransızca'da:
E S A I T N R U L O D C P M É V Q F B G H J À X Y È Ê Z W Ç Ù K Î Œ Ï Ë
Çekçe'de:
O E A N T I V L S R D K U P Í M C H Á Z Y J B Ř Ě É Č Ž Ý Š Ů G F Ú Ň W Ď Ó X Ť (Q) (časopis, 2500 besed)
Lehçe'de:
A I E O N Z W S C R Y T K D P M J U L Ł G B H Ą Ę Ó Ź Ś Ć Ń F Ż X V (Q) (časopis, 11.000 besed)
Rusça'da:
О Е А И Н Т С В Л Р К Д М П У Ы Я Г Б З Ч Й Х Ж Ш Ю Ц Щ Э Ф Ё (Solženicin, 86.000 besed)
О Е А И Н Т С Р В Л К М Д П У Ы Я Г З Б Ч Й Ж Х Ю Ш Ц Щ Э Ф Ё (časopis 25.000 besed) )
( FaRkLaR Kılavuzu'ndaki sözcüklerin yazaçlara göre kayıt oranı )
- HARF ile/ve/<> ANTROPOMORF HARF
( ... İLE/VE/<> İnsan yüzü biçiminde büyük harf. [Bu harfleri, özellikle VIII. - XI. yy.lar arasında, minyatürcüler kullanmışlardır.] )
- HARF ile/ve/<>/> HECE ile/ve/<>/> CÜZ ile/ve/<>/> TEFİLE ile/ve/<>/> VEZİN ile/ve/<>/> BAHRİ
- HARF ile/ve/<>/> SESLEM/HECE
( HARF ile/ve el-MAKTA )
- HARF-İ MUKATTA -ile
( AYN SİN KAF )
- HARF-KEŞ[Ar.] ile HARF-ZEN[Ar.]
( Yazı yazan, çizgi çeken. | Saçmasapan konuşup can sıkan. İLE Çalçene, geveze. )
- HARFLER'DE:
ARAP ile/ve İBRÂNÎ
( Ayn, Ba, Cim, Dad, Dal, Elif, Fa, Gayın, Ha, Kaf, Kha, Lam, Mim, Nun, Ra, Sat, Sin, Şın, Ta, Tha, Vav, Ya, Za, Zay İLE/VE He, Kapt, Koph, Lamedh, Mem, Neth, Nun, Pe, Resh, Sadhe, Shin, Sin, Tav, Teth, Vav, Yodh, Zayın )
- HARFLERİN BİT DEĞERİ:
8 ile/ve/||/<>/> 16
( A/a, B/b, C/c, D/d, E/e, F/f, G/g, H/h, I/i, J/j, K/k, L/l, M/m, N/n, O/o, P/p, R/r, S/s, T/t, U/u, V/v, Y/y, Z/z
İLE/VE/||/<>/>
Ç/ç, Ğ/ğ, İ/ı, Ö/ö, Ş/ş, Ü/ü )
- HARİ ile/ve/||/<> HAR
( Dişil. İLE/VE/||/<> Eril. )
- HARÎ[Ar.] ile HÂRÎ[Ar.]
( Lâyık, müstahak. İLE Horluk, hakirlik. )
- HÂRİB[Ar.] ile HARÎB[Ar.] ile HÂRİB[Ar. < HARÂB]
( Kaçan, firar eden. İLE Yağma olunmuş, soyulmuş, talan edilmiş. İLE Yıkan, harâb eden. | Haydut, yol kesen. )
- HARİÇ:
FARAZÎ ile AYNÎ
- HARİÇ:
FARAZÎ ile ZİHNÎ
- HARİÇ TUTULABİLİR ile HARİÇ TUTMAK ile HARİÇ
( EXCLUDABLE vs. EXCLUDE vs. EXCLUDING )
( محروم کردني ile مستثني کردن ile به جز )
( MAHROM KARDANY ile MOSTESNY KARDAN ile BAH JAZ )
- HÂRİC[Ar.] ile HÂRİC[Ar.] ile HARÎC[Ar.]
( Dış, dışarı. | Dışarı çıkan, dışarıda, dışta. | Hiç ilgisi olmayan kişi. İLE Suçlu, günah işlemiş. İLE Dar, ensiz. | Kuşatılmış. )
- HARİÇ ile HARİÇ ile İSTİSNA ile İSTİSNAİ ile OLAĞANÜSTÜ
( EXCEPT vs. EXCEPT FOR vs. EXCEPTION vs. EXCEPTIONABLE vs. EXCEPTIONAL )
( جز ile استثناء کردن ile به جز ile غير از ile باستثناي ile بغيراز ile استثنا ile استثناء ile مستني ile اعتراض پذير ile مستثني ile استثنايي ile فوقالعاده )
( JAZ ile ESTESNA KARDAN ile BAH JAZ ile GHYR AZ ile باستثناي ile بغيراز ile ESTESNA ile ESTESNA ile مستني ile ETERAZ PAZYR ile MOSTESNY ile ESTESNAYY ile FOGHALEADEH )
- HARİCÎ ile/ve AYNÎ
( EXTERNAL vs./and ... )
- HARİCİ ile DIŞ DUYU ile HARİCİ KULLANIM ile DIŞSALLIK ile DIŞSALLAŞTIRMAK
( EXTERNAL vs. EXTERNAL SENSE vs. EXTERNAL USE vs. EXTERNALITY vs. EXTERNALIZE )
( ظاهري ile بيروني ile مشعر ile استعمال خارجي ile وقوع درخارج ile وجود خارجي ile احوال ظاهري ile ظاهري ساختن )
( ZANPARY ile BEYRONY ile MOSHER ile استعمال خارجي ile VAGHU DARKHARJ ile VOJUD KHARJY ile AHVAL ZANPARY ile ZANPARY SAKHTAN )
- HARİCİ ile/||/<> HARİCİYE
( Dış, dışarıdaki. | İslâm tarihinde, ne Hz. Ali'nin, ne de Muaviye'nin tarafında olanlara verilen ad. İLE Dışişleri (Bakanlığı). )
- HÂRİCÎ ile/ve ZİHNÎ ile/ve LİSÂNÎ ile/ve LUGÂVÎ/KİTÂBÎ
- HARİCİYE ile HARİCİYECİ/LİK ile HARİCİYE NAZIRI
- HÂRİD[Ar.] ile HARÎD[Ar.] ile HARÎD[Ar.]
( Öfkeli, hiddetli, kızgın. İLE Tek, ayrı. İLE Satın alma. )
- HÂRİF[Ar.] ile HARÎF[Ar. < HİRFET] ile HARÎF
( Yemiş toplayan. İLE Meslektaş, sanat arkadaşı. | Herif, adi ve bayağı adam.| Teklifsiz dost. İLE Sonbahar, güz. )
- HARÎK[Ar.] ile CAHÎM[Ar.] ile NÂR[Ar.] ile SA'ÎR[Ar.]
- HÂRIK[Ar.] ile HÂRIK[Ar.]
( Yırtıcı, yırtan. İLE Yakan, yakıcı. | Yanan, tutuşmuş. )
- HARÎK[Ar.] ile HARÎK[Ar.]
( Yangın, ateş. İLE Hadım. )
- HARÎKA[Ar.] ile HÂRİKA[Ar. < HAVÂRIK] ile HÂRİKA[Ar.]
( Bulamaç, yulaf vs. lapası. | Acı, sızı. İLE Olanakların üstünde olup kişide hayret uyandıran. İLE Ateş, od. )
- HARİKA ile/ve/||/<> ŞAHİKA
- HARIL HARIL ile HALDIR HALDIR (ÇALIŞMAK)
- HARÎM[Ar.] ile HARÎM[Ar.]
( Saygısız, çekinmez, kayıtsız. İLE Biri için kutsal olan şeyler. | Harem dairesi, harem. | Evin içi gibi başkasına kapalı olan yer. | Bir evin civârı. | Avlu. | Ortak, şerîk. | Hacıların, hac zamanında büründükleri örtü. )
- HARIN ile KULAN/TARPAN
( Huysuz at. İLE Yabani at. )
( HERGELE: Yabani at sürüsü. )
( ... cum EQUUS GMELINI )
- HARING-ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= HARİNG GÖZESİ/HÜCRESİ
- HARING CELL[İng.] ile/değil/yerine/= HARİNG PİLİ
- HARÎRÎ/HARÎRİYYE[Ar.] ile Harîriyye[Ar.]
( İpekle ilgili, ipekten yapılmış. İpek gibi yumuşak. | Güzel sanatlarda kullanılan ve Semerkand'da ipekten yapılan bir kâğıt cinsi. İLE Seyyit Ahmet-ür-Rufâî tarafından kurulan Rufâiyye tarikatının şubelerinden biri.[kurucusu: Ebü-l-Hasan Aliy-ül-Harîrî'dir.] )
- HÂRİS ile HÂRİS[< HİRÂSET] ile HARÎS[< HIRS]
- HÂRİS[Ar. < HARS] ile HÂRİS[Ar. < HİRÂSET] ile HÂRİS ile HARÎS[Ar. < HIRS] ile HÂRİŞ[Fars.]
( Çiftçi, ekinci, harâset eden. İLE Bekçi, gözcü, koruyan, koruyucu, muhâfız. İLE Son derece hırslı olan. İLE Hırslı, tamahkâr, bir şeye çok düşkün, gereğinden fazla istekli. İLE Kaşıma, kaşınma. )
- HÂR-İSTÂN[-ZÂR] -ile
( DİKENLİK, ÇALILIK )
- HARİTA ile/ve/||/<>/> ATLAS
- HARİTA ile/||/<> COĞRAFYA
( Tabula Rogeriana, ortaçağ dünya haritası )
( İdrisi tarafından 1154 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1100-1165) (Ülke: Sicilya) (Önemli katkıları: Dünya haritası, coğrafya kitabı) )
( Cihannüma, dünya coğrafyası ansiklopedisi
Kâtip Çelebi tarafından 1648 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1609-1657) (Ülke: Osmanlı) (Önemli katkıları: Cihannüma, coğrafya ve haritacılık) )
- HARİTA ile/||/<> DENİZCİLİK
( Amerika kıtasını gösteren dünya haritası )
( Piri Reis tarafından 1513 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1465-1553) (Ülke: Osmanlı) (Önemli katkıları: Dünya haritası, Kitab-ı Bahriye denizcilik ansiklopedisi) )
- HARİTA/CILIK ile HALÎTA/CILIK / ALAŞIM/CILIK
(
)
- HARİTALAR ile/ve/<> KROKİ
( ... İLE/VE/||/<> Bir konu ya da nesnenin başlıca özelliklerini yansıtacak biçimde hazırlanmış taslağı. )
( ATLAS: Haritaları birarada bulunduran. [XVII. yüzyıldan beri bu tanım kullanılmaktadır] | Yunan mitolojisinde dünyayı omuzları üzerinde taşıyan Tanrı. )
( MAP vs./and SKETCH )
- HARİTA ile/ve/<> PLANÇETE[Fr. < Yun.]
( ... İLE/VE/<> Harita çıkarmaya yarayan bir aygıt. )
- HARİTA/LIK ile HARİTACI/LIK
- HARİTASI/REÇETESİ/MATEMATİĞİ" ile/ve/||/<> ÖLÇÜSÜ
- HARÎZ[Ar.] ile HARÎZ[Ar.]
( Güçsüz, tâkatsiz. İLE Saklanmış, hıfzolunmuş. )
- HARK[Ar.] ile HARK[Ar.]
( Yarıp yırtma, yırtılma. | Su akacak yarık, ark. İLE Yakma. )
- HARKER-KASPER-UNGLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKER-KASPER EŞİTSİZLİĞİ
- HARKER-KASPER INEQUALITIES[İng.] / INÉGALITÉS DE HARKER-KASPER[Fr.] ile/değil/yerine/= HARKER-KASPER EŞİTSİZLİKLERİ
- HARKINS RULE[İng.] / RÈGLE D'HARKINS[Fr.] / HARKINS-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARKİNS KURALI
- HARLAMAK ile HARLATMAK ile HARLAK
- HARMAN[Fars.] ile/ve/<>/> BADAS
( Tahıl demetlerinin üzerinden döven geçirilerek tanelerin başaklarından ayrılması işi. | Bu işin yapıldığı yer ya da mevsim. | Birçok çeşitten birer parça alıp yeni bir bileşim oluşturma işi. İLE/VE/<>/> Harman kaldırıldıktan sonra yerde kalan toprak, çöp ve samanla karışık tahıl taneleri, harman döküntüsü. )
- HARMANİ(YE)/PELERİN[Fr.] ile/değil/<> PARKA[İng.]
( Omuzlardan aşağı dökülen, geniş, kolsuz bir çeşit üstlük. İLE/DEĞİL/<> Genellikle, askerin, açık hava eğitimi ve manevra sırasında, kaput yerine giydiği, soğuğa karşı koruyucu bir çeşit üstlük. )
- BLENDING[İng.] / MÉLANGE[Fr.] / MISCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMANLAMA
- HARMANLAMAK ile HARMANLANMAK ile HARMANLATMAK ile HARMAN/LIK ile HARMANİ ile HARMANCI/LIK ile HARMAN SONU ile HARMAN YERİ
- HARMONİC İLE TİMBRE İLE TEMPERAMENT ile/||/<> MÜZİK KURAMSİ
( Sesin müzikal özellikleri. )
( Formül: f = 440 × 2^(n/12) Hz )
- HARMONIC DISTORTION[İng.] / DÉFORMATION HARMONIQUE[Fr.] / HARMONISCHE VERZERRUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK BOZULMA
- HARMONIC ANALYSER[İng.] / HARMONISCHER ANALYSATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK ÇÖZÜMLEYİCİ
- HARMONIC FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE HARMONIQUE[Fr.] / HARMONISCHE FREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK FREKANS
- INHARMONIC MOTION[İng.] / MOUVEMENT ANHARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK OLMAYAN HAREKET
- INHARMONIC OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR ANHARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK OLMAYAN SALINGAÇ
- HARMONIC OSCILLATOR[İng.] / OSCILLATEUR HARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK SALINGAÇ
- HARMONISCHER OSZILLATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= HARMONİK SALINICI
- HARMONİK ile ARMONİKA ile HARMONİKLER ile UYUMLU ile ARMONİST ile UYUM ile UYUMLU HALE GETİRMEK ile UYUM
( HARMONIC vs. HARMONICA vs. HARMONICS vs. HARMONIOUS vs. HARMONIST vs. HARMONIUM vs. HARMONIZE vs. HARMONY )
( موزون ile هارمونيک ile ساز دهني ile سازدهني ile همسازها ile همساز ile موسيقي دان ile گارمن ile هم آهنگ شدن ile متناسب بودن ile موافق کردن ile همسازي ile توازن ile هارموني ile هم آهنگي ile همگيني )
( MOZON ile CPEHARMONYK ile SAZ DAHANY ile SAZDEHANY ile همسازها ile NPAMSAZ ile MOSYGHY DAN ile GARMAN ile NPAM AHANG SHODAN ile MOTENASB BODAN ile MOVAFEGH KARDAN ile NPAMSAZY ile TAVAZAN ile CPEHARMONY ile NPAM AHANGY ile CPEHMGYNEY )
- HARMONIC[İng.] / HARMONIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= HARMONİK
- INHARMONICITY[İng.] ile/değil/yerine/= HARMONİKSİZLİK
- KEÇİBOYNUZU / HARNUP/HARRUP[Ar.] ile KEÇİ BOYNUZU
( Bitki. İLE Keçinin boynuzu. )
- HARP ile/ve/değil MUHAREBE
( Bütünü. İLE/VE/DEĞİL Çarpışma. )
- HARR[Ar. çoğ. HARÛR] ile HÂRR/E[Ar.]
( Sıcaklık, sıcak, harâret. İLE Kızgın, sıcak, yakıcı, harâretli. )
- HARRIS FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARRIS[Fr.] / HARRIS-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARRİS AKIŞI
- HARS[Ar.] ile KEZİB[Ar.]
- HARTMANN FLOW[İng.] / ÉCOULEMENT D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN AKIŞI
- HARTMANN FORMULA[İng.] / FORMULE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-FORMEL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN FORMÜLÜ
- HARTMANN NUMBER[İng.] / NOMBRE D'HARTMANN[Fr.] / HARTMANN-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTMANN SAYISI
- HARTREE UNITS[İng.] / UNITÉS DE HARTREE[Fr.] / HARTREE-EINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE BİRİMLERİ
- HARTREE-FOCK-NÄHERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YAKLAŞIKLIĞI
- HARTREE-FOCK APPROXIMATION[İng.] / APPROXIMATION D'HARTREE-FOCK[Fr.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YAKLAŞIMI
- HARTREE-FOCK METHOD[İng.] / MÉTHODE DE HARTREE-FOCK[Fr.] ile/değil/yerine/= HARTREE-FOCK YÖNTEMİ
- HARTREE[İng.] / HARTREE[Fr.] / HARTREE[Alm.] ile/değil/yerine/= HARTREE
- Hârûn[Ar.] ile HARÛN[Ar.]
( Musa peygamberin büyük kardeşi.[AARON] | Bağdad halifelerinden Hârûn-ür-Reşîd. İLE Harın, ilerleyecek yerde duran ya da geri giden hayvan. | Sokak kedilerinin en büyüğü. )
- HAS ile HASA ile HAS UN ile HASILI
- HAŞA ile HÂŞÂ
( Kalın kumaş parçası. İLE Asla. )
- HAŞA ile HAŞAT/LIK
- HAŞÂHİŞ[Ar. < HAŞHÂŞ] ile HAŞÂİŞ/HAŞÂYİŞ[Ar. < HAŞÎŞ]
( Haşhaşlar. | Gelincikgillerden, kapsüllerinden, afyon, tohumlarından da yağ çıkarılan bitki. İLE Kuru otlar. )
( PAPAVER SOMNIFERUM cum ... )
- HASÂİS[Ar. < HÂSSİYYET] ile HASÂİS[Ar. < HASÎSE]
( Bir şeye, birine özgü/has olan nitelikler/keyfiyetler. İLE Kötü, fenâ, alçak huylar/tabiatlar. )
- HASAN ile HASAN ALİ ile HASAN ALİ Q|ZY|N ile HASAN MUHAMMED ile HASAN RIZA
( HASAN vs. HASAN ALI vs. HASAN ALI Q|ZY|N vs. HASAN MOHAMMAD vs. HASAN REZA )
( حسن ile حسنعلي ile حسنعلي قاضيان ile حسنمحمد ile حسنرضا )
( HASAN ile HASANALY ile HASANALY QAZYAN ile حسنمحمد ile حسنرضا )
- [ne yazık ki]
HASAN FEHMİ ile/ve/||/<> ABDİ İPEKÇİ ile/ve/||/<> ÇETİN EMEÇ ile/ve/||/<> UĞUR MUMCU ile/ve/||/<> ÖTEKİLER
( 06 Nisan 1909 tarihinde, Serbesti gazetesinin yazarı Hasan Fehmi, Galata Köprüsü'nde öldürülür... Hasan Fehmi, düşüncelerinden dolayı katledilen ilk gazetecidir. Bu nedenle, 06 Nisan, "Öldürülen Gazeteciler Günü" olarak anılır... )
- HASAN-I FERÂGÂT ile/ve/||/<> HÜSEYİN-İ ŞAHÂDET
- HASAN-ül BASRİ ile/ve/<>/< VÂSIL b. ATA
- HASAR ile HASARLI/LIK ile HASARSIZ/LIK ile HASARSIZCA
- HASÂRET[Ar.] ile HASÂRET[Ar. çoğ. HASÂRÂT]
( Zarar, ziyan. İLE Sıvık, sulu şey. Koyulaşıp katılaşma. )
- HAŞARILAŞMAK ile HAŞARI/LIK ile HAŞARICA
- HASAT/HASAD ile/ve/||/<>/> SON HASAT/AFARA
( Ürün kaldırma, ekin biçme işi. | Bu yolla elde edilen ürün. İLE/VE/||/<>/> Son hasat.[3. hasat] )
- HASAT ile HASAT EVİ ile BİÇERDÖVER ile HASATÇI
( HARVEST vs. HARVEST HOME vs. HARVESTER vs. HARVESTMAN )
( درو کردن ile درو ile پايان درو ile خرمن ile حصاد ile وقت خرمن ile هنگام درو ile درويدن ile دروگر ile نوعي عنکبوت )
( DRO KARDAN ile DRO ile PAYAN DRO ile KHARMAN ile حصاد ile VAGHT KHARMAN ile NPANGAM DRO ile DROYDAN ile DROGER ile NOY ANKABUT )
- HASAT ile HASATÇI/LIK
- HASAT ile TAHSİLAT
( Ürün kaldırma, ekin biçme işi. | Bu yolla elde edilen ürün. İLE Alacakların toplanması ya da süresi içinde ödenmeyenlerin yasal yollarla alınması. )
- HASBELKADER ile/ve/<> TESADÜFEN
( Rastlantı sonucu olarak. )
- HASBETEN[Ar.] ile HASBÎ[Ar.]
( Karşılıksız, parasız, bedava. İLE Karşılıksız, parasız, bedelsiz, bedava. | Gönlüllülükle, beklentisiz, Allah rızâsı için yapılan iş, hizmet, emek, katkı. )
- HASBÜN-ALLAH VE Nİ-MEL-VEKÎL -ile
( BİZE ALLAH YETER, O HER İŞİMİZİ GÜZEL YAPAR )
- HASED ile BUHUL ile ŞUH ile GIPTA ile/değil/yerine/></>/< SEHÂVET ile İSÂR ile CÛD ile FAKR ile MAHV
( "Bende yok, onda da olmasın." İLE "Bende var ama onda olmasın". İLE "Onunki, benim olsun". İLE "Onda var, bende de olsun".
İLE/DEĞİL/YERİNE/>>/<
"Bende var ama onda da olsun". İLE "Benim değil onun olsun". İLE "Benim yok ama onun, olsun". İLE "Onda yok, bende de olmasın". İLE "[Paylaştığı/bölüştüğü halde ...] Bir şey mi vermişim/z?". )
- HAŞEFE[Ar.]/GLANS[İng.] ile/ve/=/<>/hem de/ne de BIZIR/KLİTORİS[Yun.]
( GULFE[Ar.]: Haşefenin etrafında bulunan deri. )
- HASEKİ ile HASEKİ SULTAN
- HASEKİKÜPESİ -ile
( Düğün çiçeğigillerden bir süs bitkisi. )
( AQUILEGIA )
- HASEN[Ar.] ile 'ADL[Ar.]
- HASEN[Ar.] ile HASENE[Ar.]
- HASEN[Ar.] ile MUBÂH/MÜBÂH[Ar.]
- HASENÂT[< HASENE] ile İNFÂK
( İYİLİKLER, HAYIRLI İŞLER, GÜZELLİKLER )
- HASENE(İYİ) ile SEYYİE(KÖTÜ)
( İyiyi murad edenler memnun olacaktır, kötüyü murad edenler lâyıkını bulacaktır. )
( Allah yoluna giden kişiler, kendilerine yapılan kötülüğü ve kötülük yapanları, bir de kendilerinin başkalarına yaptıkları iyilikleri unuturlar. Fakat kendilerinin yaptığı kötülükleri ve kendilerine yapılan iyilikleri unutmazlar. )
- HAŞERE[Ar. çoğ. HAŞERÂT] -ile
( Küçük böcekler. | Arı, karınca, örümcek, akrep, fare, yılan ve benzerleri gibi küçük hayvanlar, böcekler. )
- HASET[Ar.] ile/ve/||/<> FESAT[Ar.]
- HASETLENMEK ile HASET/LİK ile HASETLİ ile HASETÇİ/LİK
- HASH İLE MAC İLE DİJİTAL İMZA ile/||/<> KRİPTOGRAFİK PRİMİTİFLER
( Temel güvenlik yapı taşları. )
( Formül: H(m) → sabit boyut )
- HASHISH, INDIAN HEMP[İng.] / CANNABIS, CHANURE INDIEN[Fr.] / HASCHISCH, INDISCHER HANF[Alm.] ile/değil/yerine/= HAŞHAŞ/HAŞİŞ, KANNABİS, HİNT KENEVİRİ
- HAŞHAŞ ile HAŞHAŞ YAĞI
- HASÎB[Ar.] ile HASÎB[Ar.] ile HÂSİB[Ar.]
( Ucuzluk, bolluk yer. | Hayır sahibi, eli açık, cömert. İLE Değerli, itibarlı, saygın/muhterem, yetenek sahibi. | Sayman, muhasebeci. | Allah'ın sıfatlarından. İLE Hesap eden/edici. )
- HÂSİF[Ar. < HUSÛF] ile HASÎF[Ar.]
( Sararmış, rengi, parlaklığı kalmamış. İLE Aklı başında, olgun, hasâfetli. )
- HAŞIL -ile
( Dokumacılıkta kullanılan, unlu ya da çirişli sıvı. [ÇİRİŞ: Çirişotunun kökünün öğütülmesiyle yapılan ve su ile karıştırılarak tutkal gibi kullanılan, esmer, sarı bir toz.] )
- HASIL ile HÂSIL[Ar.] ile HAŞIL
( Yeni başak tutmaya başlamış ekin. İLE Olan, ortaya çıkan, görünen. İLE Dokumacılıkta kullanılan, unlu ya da çirişli sıvı. [ÇİRİŞ: Çirişotunun kökünün öğütülmesiyle yapılan ve su ile karıştırılarak tutkal gibi kullanılan, esmer, sarı bir toz.] )
- HASIL ile HASILA
- HÂSILA[Ar.] ile/ve/<> HÂSILAT[Ar.]
( Bir işten elde edilen sonuç. Elde edilen kazanç. | Sonuç, netice. İLE/VE/<> Herhangi bir işten husûle gelen şeyler, temettü', yarar/fayda, îrât, vâridat, gelir, kazanç. | Ürün. )
- HASILAT ile HASILATLI
- HÂSILAT[Ar.] ile PARSA[Fars.]
( Ürün. | Gelir, kazanç. İLE Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden sonra toplanan para. )
- HAŞILLAMAK ile HAŞIL ile HAŞILLI ile HAŞILSIZ
- HAŞÎM[Ar.] ile HÂŞİM[Ar.]
( Gösterişli, haşmetli. | Ezen, yaran, kıran, parçalayan. İLE [Çorba vb. şeylere] Kuru ekmek kırıntısı doğrayan. )
- HAŞİM ile HAŞİM AGHAJARİ ile HAŞİMİ ile HAŞİMİ RAFSANCANİ
( HASHEM vs. HASHEM AGHAJARI vs. HASHEMI vs. HASHEMI RAFSANJANI )
( هاشم ile هاشم آغاجري ile هاشمي ile هاشمي رفسنجاني )
( CPEHESHAM ile CPEHESHAM AGHAJERY ile CPEHESHAMY ile CPEHESHAMY RAFSANJANY )
- HASIM ile/değil/yerine HISIM
( Yağı, düşman. İLE/DEĞİL/YERİNE Akraba, yakın. )
- HASIM/LIK ile HASIMCA
- HAŞİNLEŞMEK ile HAŞİN/LİK
- HAŞIR HAŞIR ile HAŞIR HUŞUR ile HAŞIR NEŞİR
- HAŞ(I)R-NEŞ(İ)R OLMAK ile YAKINLIK
- HAŞIR-NEŞİR ile/ve MED-CEZİR
- HASÎR[Ar.] ile HÂSİR[Ar. < HASRET] ile HÂSİR[Ar. < HASÂR | çoğ. HÂSİRÂN, HÂSİRÎN, HÂSİRÛN] ile HÂSÎR[Ar.]
( Feri gitmiş, donuklaşmış göz. | Hasret çeken. İLE Hasret çeken, merâmına nail olmayan. | Çıplak, silahsız, eliboş, savunmadan âciz. İLE Zarara, ziyana uğrayan. İLE Hasır. | Söyler ya da okurken dili tutulan. )
- HAŞIR ile/ve NEŞİR
- HASIRLAMAK ile HASIRLANMAK ile HASIR ile HASIRCI/LIK ile HASIRLI ile HASIR OTU ile HASIR DEMİR ile HASIR ÇELİK ile HASIR OTUGİLLER
- HAŞIRTI ile HAŞIRTILI
- HÂŞİYE ile/ve HÂŞİYETÜ'L-HÂŞİYE ile/ve HÂŞİYETÜ'L-HÂŞİYETÜ'L-HÂŞİYE
- HASİYET ile HASİYETLİ
- HASL ETMEK ile/ve/değil/yerine VASL ETMEK
- HAŞLAMAK ile HAŞLANMAK ile HAŞLATMAK ile HAŞLAYABİLMEK ile HAŞLAK/LIK ile HAŞLAMLILAR
- HASLET ile HASLET-İ CEMÎLE
( Huy. İLE İyi huy. )
- FASTNESS[İng.] / RÉSISTANCE[Fr.] / FESTER ZUSTAND REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= HASLIK
- HASM[Ar.] ile HASM[Ar. çoğ. HUSÛM]
( Kesme, kesip atma, kesin olarak hal ve fasletme. İLE Düşman. | Karşı taraf, muhâlif. )
- HAŞMAT ile HAŞMETULLAH
( HESHMAT vs. HESHMATOLLAH )
( حشمت ile حشمتالله )
( HASHMAT ile HASHMETALLAH )
- HAŞMET ile HAŞMETLİ/LİK
- HAŞMET ile HEYBET
( MAJESTY vs. GRANDEUR )
- HASNÂ[Ar.] ile HASNÂ'[Ar.]
( Namuslu bayan. İLE Güzel bayan. )
- HASR[Ar.] ile HASR[Ar.]
( Sıkıştırma, dar bir yerin içine alma. | Hereketten men etme, etrafını çevirme. | Mahsus kılma/kılınma. | Vakfetme, tahsîs etme. | Zaman ayırma. | Konuşurken ya da okurken tutulup kalma. İLE Böğür. | Bel. )
( HÂSIRA: Boş bögür. )
- HASR[Ar.] ile İHSÂR[Ar.]
- HASRET[Ar.] ile/değil HASLET[Ar.]
( Özlem. İLE Huy, doğa, mizac. )
- HASRET ile/ve HAYAL
( "Öldürür." İLE/VE "Diriltir." )
- HASRETMEK ile HASREDEBİLMEK ile HASRET/LİK ile HASRETLİ/LİK ile HASRETSİZ/LİK
- HAŞR[Ar.]-KALKMAK/KOPMAK -ile/ve/||/<>
( Gizlendiği yerden ortaya çıkmak.[HA-ŞA-RA > HA-ŞA-RE: Açıkta olmayan. Gizlendiği yerden çıkan.] İLE/VE/||/<> Oturduğu/görüldüğü yerden kalkmak.[Kıyam, kıyamet.] )
- HÂSS ile HÂSS
( Özel. İLE Saf, hâlis. )
- HÂSS[Ar. çoğ. HAVÂS] ile HÂSS[Ar. < HİSS] ile HASS[Ar.] ile HASS[Ar.]
( Özel, mahsus. | Hükümdarın kendine özgü olan. | Saf, hâlis. | Osmanlı döneminde, devletin büyüklerine ayrılan ve yıllık geliri yüzbin akçadan yukarı olan arazi. İLE Hisseden, duyan. İLE Birini bir işe teşvik etme, kandırıp ayartma. İLE Alçak, adi. | Marul. )
- HÂSS[Ar.] ile HUSÛS[Ar.]
- HASSA ile HASSAS
( Özgülük, özellik. İLE Duyum ve duyguları algılayan. | Çabuk duygulanan, duygun, duyar, duyarlı, içli, alıngan. | Çabuk etkilenen. | Yapımı ve bakımı özen isteyen, aksamadan, çok doğru çalışan, kesin ölçüler gerektiren işlerde kullanılan araç. )
- HASSA ile HASSAS/LIK ile HASSA ASKERİ
- HASSAS (KONU) ile ÖZEL (KONU)
- HASSAS YAN" ile "YUMUŞAK KARIN"
- HASSASİYET ile/ve GÜÇ
( SENSITIVENESS vs./and POWER )
- HASSASİYET ile HASSASİYETLİ
- HASSAS/LIK ile DUYARLI/LIK
( SENSITIVE/NESS vs. AWARE/NESS )
- HASSAS/LIK ile/ve/<> PAYLAŞIM
( SENSITIVENESS vs./and/<> SHARING )
- SAYRI/HASTA SAHİBİ ile/değil SAYRI/HASTA YAKINI
- HASTA ile/değil DANIŞAN
- HASTA ile/ve/değil/<> FARKLI
( [not] PATIENT/SICK vs./and/but/<> DIFFERENT )
- HASTA ile/değil/yerine HAYRAN/LIK
( SNOBİZM: Moda olan her şeye, yapmacıklı ve budalaca hayranlık. )
- HASTA ile KÖTÜ TAVSİYE ile KÖTÜ YETİŞTİRİLMİŞ ile KÖTÜ DÜŞÜNÜLMÜŞ ile TALİHSİZ ile KÖTÜ TERCİH EDİLEN ile KÖTÜ KAZANILMIŞ ile KÖTÜ EŞLEŞME ile KÖTÜ MUAMELE
( ILL vs. ILL ADVISED vs. ILL BRED vs. ILL CONSIDERED vs. ILL FATED vs. ILL FAVORED vs. ILL GOTTEN vs. ILL MATCHED vs. ILL TREAT )
( بدحالت ile غير دوستانه ile بطور ناقص ile بيمار ile ناخوش ile زيان آور ile دردمند ile غير عاقلانه ile غير متمدن ile نينديشيده ile موجب بدبختي ile نگون بخت ile غير جذاب ile نا مشروع ile ناهمرنگ ile بد استقبال کردن )
( بدحالت ile غير دوستانه ile BETOR NAGHS ile BEYMAR ile NAKHOSH ile ZYAN AVAR ile DARDMAND ile GHYR AGHALANEH ile GHYR MATMADAN ile نينديشيده ile MOJEB BADBAKHTY ile NEGON BAKHT ile غير جذاب ile NA MOSHRU ile NANPAMRANG ile BAD ESTEGHABAL KARDAN )
- HASTA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SIKINTILI
- HASTA ile/ve/değil/||/<>/< YASTA
- HASTALANMAK ile HASTALANDIRMAK ile HASTALANABİLMEK ile HASTA/LIK ile HASTACA ile HASTALIKLI/LIK ile HASTA BAKICI/LIK ile HASTA KAĞIDI ile HASTA HAKLARI ile HASTALIK TABLOSU
- HASTALIĞI, ZİHİN/DÜŞÜNCE GÜCÜYLE:
"İYİLEŞTİRMEK" ile/ve/<>/değil/yerine İLERLEMESİNİ ENGELLEMEK
- HASTALIK GECİKTİRME ile/ve HASTALIK ÖNLEME
- HASTALIK:
KİŞİLERDE ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİLERDE
- HASTALIK SONRASI SÜMÜK (TADI) ile BALGAM (TADI)
- HASTALIK TIBBI ile/ve/||/<>/< SAĞLIK TIBBI
- HASTALIK ile/ve/||/<> EN AĞIR HASTALIK
( Akılda ya da mantıkta/algıda/yorumda ise. [Çözüm/ü yoktur!] İLE/VE/||/<> Bunları hafife almaktır. )
- HASTA/LIK ile/değil FARKLI/LIK
( Özellikle Down Sendromu'nda. )
- HASTALIK ile/ve/değil/yerine HAL
- HASTALIK ile/ve/<> HASAR
( Daha çok, geçicidir. İLE/VE/<> Daha çok, kalıcıdır. )
- HASTALIK ile/ve/değil HASTA
( Hastalık yoktur, hasta vardır! [Her hastanın kendi özel/"karmaşık" durumu ve hastalığı vardır.] )
( [not] DISEASE/ILLNESS vs./and/but PATIENT/SICK )
- HASTALIK ile HASTALIKLAR
( DISEASE vs. DISEASES )
( دچارعلت کردن ile مرض ile امراض )
( DOCHARALAT KARDAN ile مرض ile EMRAZ )
- HASTALIK ile KALITSAL/IRSÎ HASTALIK
( DISEASE vs. HEREDITARY DISEASE )
- HASTALIKLARDA:
GEÇTİ ile DÜZELDİ ile İYİLEŞTİ
- HASTALIKLARI TEDAVİDE:
DURDURMA ile/ve/||/<>/>/< GERİLETME
- HASTALIKLI BAĞIMLILIK ile/değil/yerine/||/<>/< SAĞLIKLI BAĞIMLILIK
( )
- HASTANE/LİK ile HASTANE GEMİSİ ile HASTANE ENFEKSİYONU
- HASTE[Fars.] ile HÂSTE[Fars.] ile HÂSTE[Fars.]
( Hasta, rahatsız, sayrı. İLE Ayağa kalkmış. | Uzanmış. İLE İstenilmiş, istenilen. )
- HAŞYET[Ar.] ile İTTİKÂ[Ar.]
- LINE VOLTAGE[İng.] / TENSION DE LIGNE[Fr.] / LINIE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= HAT GERİLİMİ
- HAT(HÜSN-İ HAT) ile/||/<> HATTAT
( Arap harfleriyle güzel yazı yazma sanatı. İLE/||/<> Güzel yazı yazan sanatçı. )
- HAT SÂHİBİ ile/ve/değil/<> HAL SÂHİBİ
- HAT ile HAD
( LINE vs. LIMIT/BOUNDARY )
- HAT[Osm.] / LINE[İng.] / LINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= HAT
- HÂT ile/değil HATT
- HAT ile/||/<> HATT MÜSTAKÎM
( Çizgi. İLE/||/<> Doğru. | Varsayılan iki nokta arasını bağlayan en kısa çizgi. )
- HAT ile/ve/> SATH ile/ve/> ŞEKİL
( Tek boyut. İLE/VE/> İki boyutlu. İLE/VE/> Üç boyutlu. )
- HATA/KUSUR ARAMAK/BULMAK (İÇİN/ÜZERE) ile/değil/yerine BİR EKSİĞİNİ/HATASINI (DAHA) DÜZELTTİRMEYE ARACI OLMAK
- HATA BULUCU ile ARIZA BULMA
( FAULTFINDER vs. FAULTFINDING )
( عيب جو ile خردهگير ile عيب گور ile نکته گير ile عيبجو ile منقد ile نکته گيري ile عيبجوئي )
( عيب جو ile KHARDEGGYR ile EYBE GOR ile NEKTEH GYR ile EYBEJOO ile منقد ile NEKTEH GYRY ile عيبجوئي )
- HATA İZİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ATA İZİ
- HATA PAYI ile/ve/<> HATA OLASILIĞI
- HATA ile ABES
- HATA ile AÇIK, HESAP AÇIĞI
( MISTAKE vs. BLANK/DEFICIT )
- HATA ile/ve/değil/yerine/||/<> AĞMAN
( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<> Eksiklik, kusur, ayıp. )
- HATA ile/ve/değil/yerine/||/<> APTALLIK (ETMEK)
- HATA ile ARIZALI
( FAIL vs. FAILED )
( موفق نشدن ile شکست خوردن ile رفوزه شدن ile رفوزه کردن ile قصور کردن ile رفوزه ile مردود ile نافرجام )
( MOFEGH NESHODAN ile SHKAST KHORDAN ile RAFOOZEH SHODAN ile RAFOOZEH KARDAN ile GHSUR KARDAN ile RAFOOZEH ile MARDUD ile NAFARJAM )
- HATÂ ile ATÂ
( Kuldan. İLE Allah'tan. )
- HATA ile/ve/değil/<> ATÂLET
- HATA ile BASİT HATA
- HATA ile/ve/değil/||/<>/< ÇIKMAZ "SOKAK"
( İnsanda/kişide[kişinin emeğinde, üretiminde, davranış ve tutumunda, sözünde/yazısında/çiziminde, yeğlemesinde ve seçiminde] İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Doğada/fizikte/kimyada, dirimbilimde. )
- HATA ile/ve/||/<> DENEYİM
( Hatalarımız, deneyimimizi artırır; deneyimlerimiz de hatalarımızı azaltır. )
- ERROR[İng.] / FAULSCHLAMM GAS[Alm.] ile/değil/yerine/= HATA
- HATA ile/değil FARK
( Kişiler arasında ve kişisel özelliklerde/"eksikliklerde", hata değil ancak fark olabilir. )
- HATA ile/ve/||/<>/< GURUR
- HATA ile/ve/||/<>/> HASAR
- HATÂ[Ar.] ile HATA'[Ar.]
- HATÂ'[Ar.] ile Hatâ[Ar.]
( Yanlış, yanlışlık, yanılma. | Günah. | Kusur, kabahat. İLE Kuzey Çin. )
- HATA ile HATASIZ ile HATA ORANI ile HATALI ile HATASIZ ile HATASIZLIK
( ERROR vs. ERROR FREE vs. ERROR RATE vs. ERRORFUL vs. ERRORLESS vs. ERRORLESSNESS )
( سهو ile غلط ile اشتباه ile خطا ile بي اشتباه ile ميزان خطا ile پر غلط ile بي لغزش ile بي لغزشي ile بي غلطي )
( SATEOO ile GHALT ile ESHTABAH ile KHATA ile BEY ESHTABAH ile MYZAN KHATA ile پر غلط ile BEY LAGHZESH ile BEY LAGHZESHY ile BEY GHALTY )
- HATA ile HATAY ile HATALI/LIK ile HATASIZ/LIK ile HATAYLI/LIK ile HATASIZCA ile HATALI YÜRÜME
- HATA ile HATHA
- HATÂ[Ar.] ile/değil HATTÂ[Ar.]/DAHASI ile/değil HATTA
( Yanlış. İLE Dahası. İLE Sınırda[hat üzerinde]. )
- HATA ile HELÂK
( MISTAKE vs. DESTRUCTION )
- HATA ile/ve/||/<>/> İHLÂL ile/ve/||/<>/> İKRAR
- HATA ile/ve/değil İHMAL
( [not] MISTAKE vs./and/but NEGLIGENCE )
- HATA ile/ve/<>/değil/yerine İSABETSİZLİK
- HATA ile/ve KAZÂ
- HATA'[Ar.] ile LAHN[Ar.]
- HATA ile/ve/değil/< NİYET BOZUKLUĞU
- HATA ile/ve SONUÇ
( MISTAKE vs./and RESULT/CONSEQUENCE )
(1996'dan beri)