Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.734 başlık/FaRk ile birlikte,
33.734 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(98/136)
- PARITY CONSERVATION[İng.] / PARITÄTSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARİTE KORUNUMU
- PARITE/PARITY[İng.] değil/yerine/= DOĞUM SAYISI
- CONSERVATION DE LA PARITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= PARİTENİN KORUNUMU
- PARK YERİ değil/yerine BİSİKLET(Lİ) YOLU
- PARKE[Fr. PARQUET] değil/yerine/= SAVCI
( Eskiden, hakim kürsüsünden aşağıda ve yerde oturmaları nedeniyle savcılara, parke adı verilirmiş. )
- PARKINSON DISEASE[İng.] ile/değil/yerine/= PARKİNSON HASTALIĞI
- PARKİNSON İLÂCI ile/değil HUZURSUZ BACAK İLÂCI
( Huzursuz Bacak tanısı bulunanlar, yazılan ilâcın, farklı dozda olması ve aynı zamanda Parkinson hastasına da yazılıyor olmasından dolayı, kendilerinin de Parkinson olup olmadığı şüphesine düşmemelidir. [Parkinson için yazılan ilâçtaki ilgili tamamlayıcı kimyasalın dozu, Huzursuz Bacak hastalığı ilâcındakinden 80 kat daha fazla ve ayrı bir yapıdadır.] )
- PARKINSON ile/değil ESANSİYEL TREMOR
- PARKUR değil/yerine/= YARIŞ YOLU
( Bisiklet, atletizm gibi bazı yarış ve koşularda, yarışmaların yapıldığı yol. )
- BRILLIANT YELLOW[İng.] / JAUNE BRILLANT[Fr.] / BRILLANT GELB[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAK SARI
- BRILLIANT GREEN[İng.] / VERT ÉTHYL / VERT MALACHITE G[Fr.] / ÁTHYLGRÜN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAK YEŞİL
- BRIGHTNESS FACTOR[İng.] / FACTEUR DE LUMINOSITÉ[Fr.] / HELLIGKEITSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAKLIK ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ
- BRIGHTNESS[İng.] / LUMINOSITÉ[Fr.] / GLANZ, HELLIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAKLIK
- PARMAKLA GÖSTERMEK ile/değil/yerine GÖSTERMEK
- PAROKSİSMAL/PAROXYSMAL[İng.] değil/yerine/= NÖBETLEMELİ
- PARSE[İng.] ile/değil/yerine İNCELEME
( Bir tümce ya da sözcüğü, dilbilgisi açısından incelemek. )
- PARSEC[İng.] / PARSEC[Fr.] / PARSEC[Alm.] ile/değil/yerine/= PARSEK
- PARSIMONY[İng.] değil/yerine/= PARSİMONİ
( Özellikle bilimsel araştırmalarda ve felsefi irdelemlerde, olası birden fazla açıklama ya da şablondan, en az varsayıma dayananını ve en az karmaşık olanını tercih etme prensibidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARSIMONY[İng.] değil/yerine/= TUTUMLULUK
( Özellikle bilimsel araştırmalarda ve felsefi irdelemlerde, olası birden fazla açıklama ya da şablondan, en az varsayıma dayananını ve en az karmaşık olanını tercih etme prensibidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARCHEMIN[Fr.] / PERGAMENT, TRANSPARENTLEDER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARŞÖMEN
- PART TAYM/PART TIME değil/yerine/= YARIM GÜN
- PART TİME[İng.] değil/yerine/= YARI ZAMANLI
- PART-TIME[İng.] değil/yerine/= YARI ZAMANLI
- part vic.[Lat. < PARTIBUS VICIBUS] değil/yerine/= BÖLÜNMÜŞ DOZLARLA
- PARTICLE PHYSICS[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK FİZİĞİ
( Parçacık fiziği ya da yüksek enerji ve plazma fiziği, atom altı parçacıkları inceleyen bilim dalıdır.[1] Daha kapsamlı bir ifadeyle parçacık fiziği; baryonlar, mezonlar, kuarklar, leptonlar ve bozonlar gibi atom altı parçacıkları, ve bu parçacıkların yapılarını ve özelliklerini inceler. Bilindiği üzere, 20. yüzyılın başlarında bilim insanları en küçük yapı taşının atom olduğunu düşünüyorlardı. Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda atom çekirdeğinin +1 yüklü protonlar ile yüksüz nötronlardan oluştuğu, çekirdeğin etrafında ise negatif yüklü elektronların bulunduğu anlaşıldı.[2] Daha sonrasında Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) gibi elektrik alanlar ve manyetik alanlar kullanılarak yapılan parçacık hızlandırıcılar sayesinde birçok yeni parçacık daha keşfedildi.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PARTİKÜL/PARTICLE[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK
- PARTİKÜL[Fr.] değil/yerine/= PARÇACIK
- PARTINIUM[İng.] ile/değil/yerine/= PARTİNYUM
- PARTİSYON değil/yerine/= BÖLME, BÖLÜM
- PARTON MODEL[İng.] / MODÈLE DES PARTONS[Fr.] / PARTON-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARTON ÖRNEKÇESİ/MODELİ
- PARTZ CELL[İng.] ile/değil/yerine/= PARTZ GÖZESİ/HÜCRESİ
- PARVOLINE[İng.] ile/değil/yerine/= PARVOLİN
- PAS ile/ve/değil/||/<> BUĞU
( Özellikle metalde, bazı nesnelerde, camda/aynada. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Özellikle camda/aynada ve bazı nesnelerde. )
- PAŞA PAŞA (GİTMEK / YAPMAK / KABUL ETMEK) ile/ve/değil/||/<>/< SİKE SİKE
- PASAJ[Fr.] ile/değil/yerine ÇARŞI
( İçinde dükkânlar bulunan, üzeri kapalı ya da açık, aynı zamanda yol olarak kullanılan ve geçiş yapılan çarşı. | Bir yazıdan, bir yapıttan alınan bölüm, parça. İLE/DEĞİL/YERİNE ... )
- PASAJ/PASSAGE[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞ | GEÇİT
- PASAKLI/LIK, ÇAPAÇUL ile/ve/değil DAĞINIK/LIK
- PASAKLILIK ile/ve/değil/||/<>/< KENDİNE GÖRELİK
- PASCALSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL İLKESİ
- PASCAL'S RULES[İng.] / RÈGLES DE PASCAL[Fr.] ile/değil/yerine/= PASCAL KURALLARI
- PASCAL GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL YASASI/KANUNU
- PASCAL'S LAW[İng.] / LOI DE PASCAL[Fr.] / PASCALSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL YASASI
- PASCHEN-BACK EFFECT[İng.] / EFFET PASCHEN-BACK[Fr.] / PASCHEN-BACK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN-BACK ETKİSİ
- PASCHEN SERIES[İng.] / SÉRIES DE PASCHEN[Fr.] / PASCHEN REIHE, PASCHEN-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN DİZİLERİ
- PASCHEN-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN İLKESİ
- PASCHEN'S LAW[İng.] / LOI DE PASCHEN[Fr.] / PASCHENSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN YASASI
- PASİF-AGRESİF/PASSIVE-AGGRESSIVE[İng.] değil/yerine/= EDİLGEN-SALDIRGAN
- PASSIVE IMMUNIZATION[İng.] / PASSIFI IMMUNISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PASİF AŞILAMA
- COMPOSANT PASSIF[Fr.] / PASSIVE KOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF BİLEŞEN
- PASSIV IMMUNISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF İMMUNİZASYON
- PASSIVE METAL[İng.] / PASSIF MÉTAL[Fr.] / PASSIV METALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF METAL
- PASİF/PASSIVE[İng.] değil/yerine/= EDİLGEN
- PASİF değil/yerine/= ÇEKİNİK
- PASİF değil/yerine/= EDİLGEN
- PASİF değil/yerine/= EDİLGEN/EDİLGİN
- PASSIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= PASİFİK
- PASİFİKASYON değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRME
- PASİFİZE ETMEK değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRMEK
- PASSIVITE[Fr.] / PASSIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİFLİK
- PASINAIZIDE[İng.] ile/değil/yerine/= PASİNİYAZİT
- PASSIVE[İng.] ile/değil/yerine/= PASİT
- PASCAL[İng.] / PASCAL[Fr.] / PASCAL[Alm.] ile/değil/yerine/= PASKAL
- PASCAL.SECOND[İng.] / PASCAL.SECONDE[Fr.]PASCAL-SEKUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASKAL.SANİYE
- STAINLESS/CHROMIUM STEEL[İng.] / NICHTBESTAND STAHL, ROSTFREIERSTAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= PASLANMAZ ÇELİK, KROM ÇELİĞİ
- PASSIVE SCAVENGING[İng.] değil/yerine/= PASİF LEŞÇİLLİK
( Başka bir yırtıcı tarafından öldürülen ya da doğal nedenlerle ölen hayvanın gövdesinden leş yeme. Ölü hayvan gövdesine daha önce başka yırtıcıların ulaşması, yırtıcılarla avın türü ve büyüklüğüne bağlı olarak (et, ilik, beyin gibi) farklı kaynak miktarı ve çeşitliliği gösterebilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PASTE, SLURRY[İng.] / PÂTE, BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / PASTE, TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTA, BULAMAÇ
- PASTER P. LOUIS[Fr.] ile/değil/yerine/= PASTER P. LOUİS
- PASTEUR P. LOUIS[İng.] / PASTEUR P. LOUIS[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTEUR P. LOUİS
- PASTIRMA YAZI değil
BASTIRMA(/BASTIRAN) YAZ/I
- PASTORAL[Fr.] değil/yerine/= ÇOBANLAMA/KIRSAL
- PASTEURIZED MILK[İng.] / LAIT PASTEURISÉ[Fr.] / PASTEURISERTE MILCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTÖRİZE EDİLMİŞ SÜT
- PASTEURIZATION[İng.] / PASTEURISATION[Fr.] / PASTEURISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTÖRİZE ETME
- PATHOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= PATALOJİ
- PATHOLOGIC(AL)[İng.] ile/değil/yerine/= PATALOJİK
- PATCH[İng.] değil/yerine/= YAMALIK
- PATCHOULI ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL DE PATCHOULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PATCHOLİ ALKOLÜ
- PATCHOULI OIL[İng.] / ESSENCE DE PATCHOULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PATCHOLİ YAĞI
- PATCHPLASTY[İng.] değil/yerine/= YAMALAMA
- PATCHWORK[İng.] değil/yerine/= KIRK YAMA / YAMA İŞİ
- PATCHHOUL ALKOLOL[Alm.] ile/değil/yerine/= PATÇULİ ALKOLÜ
- PATSCHÜLÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= PATÇULİ YAĞI
- PATENS/PATENCY[İng.] değil/yerine/= AÇIK KALMA
- PATENT BLUE[İng.] ile/değil/yerine/= PATENT MAVİSİ
- PATENT YELLOW[İng.] / JUINE DE PATENTE[Fr.] / PATENT GELB[Alm.] ile/değil/yerine/= PATENT SARISI
- PATENT[İng.] değil/yerine/= AÇIK | BULUŞ BELGESİ
- PATENT[İng.] / BREVENT[Fr.] / PATENT[Alm.] ile/değil/yerine/= PATENT
- PATERA PROCESS[İng.] / TRAITER DE PATERA[Fr.] / PATERA BEHANDELN[Alm.] ile/değil/yerine/= PATERA İŞLEMİ
- PATERN ANALİZ/PATTERN ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ ÇÖZÜMLEME
- PATERN[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ | KALIP
- PATERNAL[İng.] değil/yerine/= BABADAN/ATADAN
- PATETES değil PATATES
- PATHOGNOMONIC[İng.] değil/yerine/= PATOGNOMONİK
( Belirli bir hastalık ya da durumun ayırt edici ya da karakteristiği olan ve tanıyı koydurucu bulgular. Birkaç örnek aşağıdakileri içerir:
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PATİKA[Slavca/Bulgarca] değil/yerine/= İZLEK/İZYOLU/KEÇİ YOLU/YOLAK/ÇIĞIR[dvnlgtturk]
- PATINA[İng.] ile/değil/yerine/= PATİNA
- PATLAYANA KADAR ile/değil/yerine DOYANA/DOYACAK KADAR
- BLASTING GELATINE[İng.] / GELATINE EXPLOSIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= PATLAYICI PLASTİK
- EXPLOSIVES, PROPELLANT[İng.] ile/değil/yerine/= PATLAYICI
- PATNİK" ATAK değil PANİK ATAK
- PATOGENEZ/PATHOGENESIS[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK GELİŞİM SÜRECİ
- PATOGNOMİK/PATHOGNOMONIC[İng.] değil/yerine/= TANI KOYDURUCU
- PATOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= PATOJEN
- PATOJEN/PATHOGEN[İng.] değil/yerine/= SAYRILAYICI, HASTALIK YAPICI
- PATOJENİK/PATHOGENIC[İng.] değil/yerine/= YOZLATAN, SAYRILAYAN
- PATOGENIC[İng.] ile/değil/yerine/= PATOJENİK
- PATOCHEMISTRY[İng.] / PATOCHIMIE[Fr.] / PATOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATOKİMYA
- PATHOLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATOLOJİ
- PATOLOJİ/PATHOLOGY[İng.]/MARAZÎ[Ar.] değil/yerine/= SAYRILIK BİLİMİ
- PATOLOJİK/PATHOLOGIC[İng.]/MARAZÎ değil/yerine/= SAYRILIKBİLİMSEL/SAYRILIKLI/SAYRILIKLA İLGILİ
- PATRON OLMAK ile/değil/yerine ÖRNEK VE ÖNDER OLMAK
( [not] BEING BOSS vs./but BEING EXAMPLE AND LEADER
BEING EXAMPLE AND LEADER instead of BEING BOSS )
- PATRON değil/yerine/= İŞVEREN
- PATRONAJ[Fr. < PATRONAGE] ile/ve/değil/yerine/<> YARDIM | YÖNETİM, GÖZETİM
( Cezaevinden serbest bırakılan suçlunun, toplum yaşantısına yeniden uyabilmesini sağlamak amacıyla yapılan yardım çalışması. )
- PATRONITE[İng.] ile/değil/yerine/= PATRONİT
- PATTERN MINING[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ MADENCİLİĞİ
- PATTERSON-HARKER METHOD[İng.] / MÉTHODE DE PATTERSON-HARKER[Fr.] / PATTERSON-HARKER-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON-HARKER YÖNTEMİ
- PATTERSON FUNCTION[İng.] / FONCTION DE PATTERSON[Fr.] / PATTERSON-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON İŞLEVİ/FONKSİYONU
- PATTERSON VECTORS[İng.] / VECTEURS DE PATTERSON[Fr.] ile/değil/yerine/= PATTERSON VEKTÖRLERİ
- PATTERSON-VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTERSON VEKTÖRÜ
- PATTINSON PROCESS[İng.] / PATTINSONAGE[Fr.] / PATTINSONIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= PATTİNSON İŞLEMİ
- PAUL JOSEPH GOEBBELS ile/değil KURT GÖDEL
- PAULI EXCLUSION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE D'EXCLUSION DE PAULI[Fr.] / PAULISCHES AUSSCHLIESSUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ DIŞARLAMA İLKESİ
- PAULI PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE PAULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PAULİ İLKESİ
- PAULI PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME DE PAULI[Fr.] / PAULISCHER PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ PARAMANYETİZMASI
- PAULI SPIN MATRICES[İng.] / MATRICES DE SPIN DE PAULI[Fr.] / PAULI-SPINMATRIZEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ SPİN MATRİSLERİ
- PAULI SPIN SPACE[İng.] / ESPACE DE SPIN DE PAULI[Fr.] / PAULI-SPINRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULİ SPİN UZAYI
- PAULLINIA TANNIN[İng.] ile/değil/yerine/= PAULİNİA TANNİN
- PAULLINIA TANIN[Fr.] / PAULLINIA TANNIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAULLİNİA TANİNİ
- PAPAW[İng.] ile/değil/yerine/= PAVAP
- PAVIN[İng.] ile/değil/yerine/= PAVİN
- PAWPAW[Fr.] ile/değil/yerine/= PAVPAV
- PAVY'S SOLUTION[İng.] / SOLUTION DE PAVY[Fr.] / PAVY LÖSUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PAVY ÇÖZELTİSİ
- PAY (AL[DIR]MAK) ile/ve/değil/||/<>/< İLİŞKİ/LEN[DİR]MEK
- PAY ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HAK
- PAYDOS[Yun.] değil/yerine SON/ARA
( İşi ya da çalışmayı, (geçici olarak) bırakma. DEĞİL/YERİNE ... )
- PÂYE[Fars.] değil/yerine/= AŞAMA
- PAYE[Fars.] ile/ve/değil/||/<>/< PAY/ÜLEŞ/HAK/HİSSE/SEHİM
( Aşama, rütbe. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Birden fazla kişi arasında bölüşülmüş bir bütünden, bu kişilerin her birine düşen bölüm. | Eşit bölüm. | Ticari bir işlemde zarar tehlikesine karşı ayrılan para, marj. | Bayağı kesirlerden birinin eşit parçalardan kaç tane aldığını gösteren sayı. | Katkı. )
- PAYEN'S PROCESS[İng.] / PAYEN TRAITER[Fr.] / PAYEN BEHANDELN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAYEN İŞLEMİ
- PÂYİDAR/PÂY-DÂR[Fars.] değil/yerine/= KALIMLI/YERLEŞMİŞ
- PAYİTAHT[Fars.] değil/yerine/= BAŞKENT
- [ne yazık ki]
"PAY KAPMAYA ÇALIŞMAK" değil/yerine HAK ETMEK
- PAYLAÇO" değil PALYAÇO[İt. < PAGLIACCIO]
- PAYLAMAK değil/yerine PAYLAŞMAK
( İter. DEĞİL/YERİNE Çeker. )
- PAYLAŞIM ile/ve/değil PAYLAŞIMI YAŞAMAK
( [not] SHARING vs./and TO LIVE/FEEL THE SHARING )
- [ne yazık ki]
PAYLAŞIMSIZ/LIK ile/değil/< "DOYUMSUZ/LUK"
- PAYPLAN[İng. < PIPELINE] değil/yerine/= BORUYOLU
- PAZAR ile/ve/değil/||/<>/> MEZAR
( Ana rahminden geldik pazara
Bir kefen aldık döndük mezara )
(
)
- PAZARLIK PAYI ile/ve/değil/yerine İNDİRİM PAYI
- PAZARLIK ile/değil/yerine TARTIŞMA
( [not] NEGOTIATION vs./but ARGUE
ARGUE instead of NEGOTIATION )
- PAZAR/pazar ile/ve/değil/||/<> Pazar
( Ürünlerin satıldığı yer. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Haftanın son günü. )
- PAZARTESİ'NE değil PAZARTESİ'YE
- PAZIBENT[Fars.] değil/yerine/= KUŞAK/KOLÇAK
( Belirli bir amaçla, kola geçirilen, enli kuşak, kolçak. )
- PAZU GÖSTERMEK" ile/değil/yerine/||/<>/></< GÖNLÜNÜN GENİŞLİĞİ
- PAZVAL ile/değil/yerine KAYIŞ
( Kunduracıların, çalışırken, kundurayı, dizleri üzerinde tutmak için kullandıkları kayış. )
- PAZVANT/PÂSBÂN/PÂSDÂR/PÂSVÂN[Fars.] değil/yerine/= BEKÇİ
( Osmanlı döneminde, Rumeli'de, gece bekçilerine verilen ad. )
- PBFT/PRACTICAL BYZANTINE FAULT TOLERANCE[İng.] değil/yerine/= UYGULAYIMSAL BİZANS HATA TOLERANSI
- p.c.[Lat. < POST CIBUM] değil/yerine/= YEMEKLERDEN SONRA
- PC/POST CİBUM[İng.] değil/yerine/= YEMEKTEN SONRA
- PCI/PERCUTANEOUS CORONARY INTERVENTION[İng.] değil/yerine/= DERİDEN KORONER ATARDAMAR GİRİŞİMİ, PERKÜTAN KORONER GİRİŞİM
- PCO&SUP2;/PARTIAL CARBON DIOXIDE PRESSURE[İng.] değil/yerine/= PARSİYEL KARBONDİOKSİT BASINCI
- PCR/POLYMERASE CHAIN REACTION POLIMERAZ[İng.] değil/yerine/= ZINCIR TEPKİMESİ
- PDA/PERSONAL DATA ASSISTANT | PATENT DUCTUS ARTERIOSUS[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL VERİ YARDIMCISI | PATENT DUKTUS ARTERİYOZUS, DUKTUS ARTERİYOZUS AÇIKLIĞI
- PDF:
"PİDİEF" değil PEDEFE P D F
- PDÖ/PROBLEM-BASED TEACHING[İng.] değil/yerine/= SORUNA DAYALI ÖĞRETIM
- PE/PULMONARY EMBOLISM PULMONER[İng.] değil/yerine/= EMBOLİ, AKCİĞER DAMAR TIKANIMI
- PEÇE ile/değil PERDE
- PEDAGOG değil/yerine/= EĞİTİMBİLİMCİ/EĞİTİMCİ
- PEDAGOJİ/K değil/yerine/= EĞİTİMBİLİM/SEL
- PEDAL değil/yerine/= AYAKÇA
- PEDAL[İt.] değil/yerine/= AYAKLIK
( Bir makinede/araçta, ayak yardımıyla dönmeyi ya da devinimi sağlayan düzen. )
- PEDERŞAHİ[Fars.] değil/yerine/= ATAERKİL
( Soyda babayı esas alan ve ailede çocukları baba soyuna mal eden toplum düzeni. )
- PEDİKÜL/PEDICLE[İng.] değil/yerine/= AYAK, AYAKÇIK | SAP
- PEDİYATRİ/PEDİATRICS[İng.] değil/yerine/= ÇOCUK SAĞLIĞI VE SAYRILIKLARI BİLİMİ
- PEDİYATRİK/PEDİATRIC[İng.] değil/yerine/= ÇOCUKLA İLGILİ
- PEDOPHOBIA[İng.] değil/yerine/= PEDOFOBİ
( Çocuk korkusu. "Paedofobi" ve "pediafobi" de denmektedir. Yunanca "çocuk" anlamına gelen παιδί ("pedo") ve "fobi" anlamına gelen φόβος ("fobos") kelimelerinden oluşmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PEDÜNKÜL/PEDINCLE[İng.] değil/yerine/= SAP
- PEELING[İng.] değil/yerine/= DERİ SOYMA
- PEFMETRE/PEAK FLOW METER[İng.] değil/yerine/= TEPE AKIM HIZIÖLÇER
- PEG/PERKÜTAN ENDOSKOPİK GASTROSTOMİ/ PERCUTANEOUS ENDOSCOPIC GASTROSTOMY[İng.] değil/yerine/= DERİDEN İÇ GÖREÇLEMEYLE MİDE AĞIZLAŞTIRMASI
- PEHLİVAN[Fars.] değil/yerine/= GÜREŞÇİ
- PEJMURDE[Fars.] değil/yerine/= SALAŞ
( Eski püskü, yırtık. | Dağınık, perişan. )
- PEJORATİF[Fr.] değil/yerine/= YERMELİ
- PEJORATIVE[İng.] değil/yerine/= PEJORATİF
( Genellikle bireyleri, grupları ya da kavramları küçümsemek, aşağılamak ya da kötülemek için kullanılan, olumsuz çağrışımlar ya da imalar taşıyan dil, ifade ya da terimler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PEK ÇOK ...LARI" değil PEK ÇOK ...'YI
- PEK KOLAY DEĞİL değil PEK OLASI DEĞİL
- PEK KONUŞMAMAK ile/değil/yerine/>/< (DAHA) AZ KONUŞMAK
- PEKÂLÂ değil/yerine/= PEKİYİ
- PELESENK[Ar.] ile/değil PERSENK[Fars.]
( Türlü bitkilerden çıkarılan, kokulu bir reçine. | Pelesenkağacından elde edilen değerli kereste. İLE/DEĞİL Konuşurken, gereksiz yinelenen söz. )
- GALLERTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTE
- PELTE ile/değil PIHTI
- GÉLIFICATION[Fr.] / GALLERTEBILDUNG, GELBILDUNG, GELIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTELEŞME
- PELTIER EFFECT[İng.] / EFFET PELTIER[Fr.] / PELTIER-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTİER ETKİSİ
- PELTIER CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE PELTIER[Fr.] / PELTIER-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PELTİER SABİTİ
- PEM-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PEM ETKİSİ (FOTOELEKTROMANYETİK)
- PEM EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= PEM ETKİSİ
- PENBE değil PEMBE
- PENCERE (AÇMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<> AYRAÇ/PARANTEZ (AÇMAK)
- PENCERE[Fars.] değil/yerine/= BAKANAK
- PENCERE ile/ve/değil EŞİK
- PENCERE değil/yerine/= ODAGÖZ
- PENDANT[İng.] değil/yerine/= ASKI
- PENEPLEN değil/yerine/= YONTUKDÜZ
( Erozyon etkisiyle oluşmuş, yumuşak engebeli yeryüzü parçası, yalama yazı. )
- PENEPLEN değil/yerine/= YONTUKDÜZ
- PENETRAN/PENETRANT[İng.] değil/yerine/= DELICİ | İÇEGEÇEN
- PENETRAN YARALANMA/PENETRATING İNJURY[İng.] değil/yerine/= DELICİ YARALANMA
- PENETRANCE[İng.] değil/yerine/= NÜFUZ KABİLİYETİ
( Bir genetik özelliğin bir sonraki kuşağa aktarılabilme yüzdesidir/başarısıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PENETRANS/PENETRANCE[İng.] değil/yerine/= İÇE GEÇİŞ, İÇE İŞLEME
- PENETRASYON/PENETRATION[İng.] değil/yerine/= DELME | İÇE GEÇME
- PENGUEN ile/ve/değil DENİZ KUŞU(CORMORANTS)
( ... İLE/VE/DEĞİL Patagonya'da, bir çeşit karabatak olan ve uzaktan penguene benzeyen deniz kuşları bulunmaktadır. )
- PENICILLINE G[İng.] ile/değil/yerine/= PENİCİLLİN G
- PENICILLINE V[İng.] ile/değil/yerine/= PENİCİLLİN V
- PENICILLIN[İng.] / PÉNICILLINE[Fr.] / PENIZILLIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PENİSİLİN
- PENICILLINATE[İng.] / PÉNICILLINASE[Fr.] / PENICILLINASE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENİSİLİNAZ
- PENNING ION SOURCE[İng.] / SOURCE D'IONS PENNING[Fr.] / PENNING-IONENQUELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG İYON KAYNAĞI
- PENNING IONIZATION[İng.] / IONISATION DE PENNING[Fr.] / PENNING-IONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG İYONLAŞMASI
- PENNING GAUGE[İng.] / JAUGE DE PENNING[Fr.] ile/değil/yerine/= PENNİNG ÖLÇERİ
- PENNING-VAKUUMMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PENNİNG VAKUMMETRESİ
- PENOPLEN[Fr.] değil/yerine/= YONTUKDÜZ
( Erozyon etkisiyle oluşmuş, yumuşak, engebeli yeryüzü parçası, yalama yazı. )
- PENS[Fr.] değil/yerine/= KISKAÇ/MAŞA[Fars. < MAŞE: Tetik.]
( Çeşitli biçim ve büyüklükte, maşa ya da kıskaç. | Giysilerde, kimi yerinden içeri doğru daraltılarak dikilmiş bölüm. )
- PENTOSE[İng.] değil/yerine/= PENTOZ
( Beş karbonlu monosakkarit.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- PENTODE[İng.] / PENTODE[Fr.] / PENTODE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENTOT
- PENTOSE[İng.] / PENTOSE[Fr.] / PENTOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PENTOZ
- PENTOSAN[İng.] / PENTOSANNE[Fr.] / PENTOSAN[Alm.] ile/değil/yerine/= PENTOZAN
- PENUMBRA[İng.] değil/yerine/= YARI GÖLGELEME
- PEPSIN[İng.] / PEPSINE[Fr.] / PEPSIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PEPSİN
- PEPTIDOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= PEPSİNOGEN
- PEPTISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PEPTİDESME
- PEPTİK/PEPTIC[İng.] değil/yerine/= SINDIRİMSEL
- PEPTIDE[İng.] ile/değil/yerine/= PEPTİT
- PEPTIDES[İng.] / PEPTITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PEPTİTLER
- PEPTIZATION[İng.] ile/değil/yerine/= PEPTİTLEŞME
- PEPTISIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= PEPTİTLEŞTİRME
- PEPTOLYTIC[İng.] ile/değil/yerine/= PEPTOLİTİK
- PEPTOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= PEPTOLİZ
- PEPTONE[İng.] / PEPTONE[Fr.] / PEPTON[Alm.] ile/değil/yerine/= PEPTON
- PEPTONISATION[İng.] ile/değil/yerine/= PEPTONLAŞMA
- PER (OS) ORAL[İng.] değil/yerine/= AĞIZDAN
- PERAKUT/PERACUTE[İng.] değil/yerine/= AŞIRI IVEGEN
- PERACIDS[İng.] ile/değil/yerine/= PERASİTLER
- SCREEN GRID[İng.] ile/değil/yerine/= PERDE IZGARASI
- PERDE ile/değil/yerine BASAMAK
- PERDE değil/yerine/= GERGİ/GERELTİ
- PERDE[Fars.]/STOR[Fr. < Lat.] değil/yerine/= ÖRTÜ
( Ağaç, kumaş vb.nden yapılmış, bir kanal içinde hareket ederek açılıp kapanan perde. )
- PITCH, SCREEN[İng.] / KANALABSTAND, TONHÖHE[Alm.] ile/değil/yerine/= PERDE
- EFFET D'ÉCRAN[Fr.] ile/değil/yerine/= PERDELEME ETKİSİ
- SCREENING[İng.] / VOILE[Fr.] / ABSCHIRMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PERDELEME
- PERFEKSİYONİZM/PERFECTIONISM[İng.] değil/yerine/= MÜKEMMELLİYETÇİLİK
- PERFORAN/PERFORANT[İng.] değil/yerine/= DELICİ
- PERFORASYON/PERFORATION[İng.] değil/yerine/= DELINME
- PERFORATION[İng.] değil/yerine/= PERFORASYON
( İçi boş bir organın yırtılması.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
(1996'dan beri)