Bugün[30 Haziran 2026]
itibarı ile 33.959 başlık/FaRk ile birlikte,
33.959 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(98/137)


- PANTOMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= PANTAMORFİZM


- PANTOLON yerine/değil DON


- PANTOTHENIC ACID[İng.] / ACIDE PANTOTHÉNIQUE[Fr.] / PANTOTHEN SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= PANTOTENİK ASİT


- PAPAĞAN ile/değil DENİZ PALYAÇOSU


- PAPAĞAN ile/değil HİNT KARGASI


- PAPAĞAN/PENGUEN ile/değil PUFFIN


- PAPATYA TOPLAMA:
HAZİRAN/TEMMUZ'DA değil/>< MAYIS'TA

( Zehirli. >< Zehirsiz. )


- PAPATYA ile/değil GÜMÜŞDÜĞME


- PAPATYA ile/değil PYRENTUM

( ... İLE/DEĞİL Zehir olarak kullanılmaktadır. )


- PAPAVERINE[İng.] / PAPAVÉRINE[Fr.] / PAPOVERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAPAVERİN


- PAWPAW[Alm.] ile/değil/yerine/= PAPAYA


- PARA AKLAMAK ile/ve/değil "VİCDAN(LAR)I/NI" "RAHATLATMAK"


- PARA BİRİKTİRMEK ile/ve/değil/yerine PARA KAZANMAK

( Yaşamak için para kazanmak gerekir fakat para kazanmak için yaşanmaz. )

( [not] TO SAVE MONEY vs./and/but TO EARN MONEY
TO EARN MONEY instead of TO SAVE MONEY )


- PARA:
GEREKSİNİM değil MASKELEME


- PARA HARCAMAK:
"SAHİP OLMAK" İÇİN ile/değil/yerine DENEYİM KAZANMAK ÜZERE

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha mutlu kılar. )


- PARA İLE:
MAL/HİZMET ELDE ETMEK ile/yerine/değil ZAMAN ELDE ETMEK


- PARA RED[İng.] / P-ROUGE[Fr.] / P-ROT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA KIRMIZISI


- PARA ROSINILIN[İng.] / P-ROSANILINE[Fr.] / P-ROSANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA ROZANİLİN


- PARA (SAPLANTISI) değil/yerine KİŞİ[KARDEŞ/ARKADAŞ/OLANAKSIZ/MAĞDUR]


- PARA "YAPMAK" değil PARA KAZANMAK


- PARA ile/ve/değil/yerine BOL PARA


- PARA ile/değil BORÇ HESAPLAMASI


- PARA ile/değil DOBRAS

( ... @@ Sao Tome'nin para birimi.[1$ = 17 Dobras] )


- PARA" ile/değil/yerine İNSANLIK

( Ne önemi var? İLE/DEĞİL/YERİNE Önemli/mühim[öncelikli] olan. )


- PARA ile/değil MADALYON


- PARA[İng.] / PARA[Fr.] / PARA[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA


- PARA ile/ve/değil/< TOPRAK


- PARA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< VERİ > BİLGİ

( Bilgi peşinde koşmak, altın peşinde koşmaktan daha iyidir.
[Ar. Talebu'l-ilm hayrun min taleb'z-zeheb] )

( [not] MONEY vs./and/but/||/<>/>/< KNOWLEDGE
KNOWLEDGE instead of MONEY )


- PARA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZAMAN

( Parayı, paranın satın alabileceği şeyler için tüketmek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Para ile satın alınamayacak şeyler için tüketmek. )


- PARADOKSAL/PARADOXICAL[İng.] değil/yerine/= ÇELİŞKİLİ


- PARAFFIN BATH[İng.] / PARAFFIN BAD[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN BANYOSU


- PARAFFIN WAX[İng.] / CIRE DE PARAFFINE[Fr.] / PARAFFINWACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN MUMU


- PARAFFIN SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAFİN SKALA


- PARAFFIN OIL[İng.] / PARAFFIN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN YAĞI


- PARAFFINED PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= PARAFİNLENMİŞ KÂĞIT


- PARAFFINS[İng.] / PARAFFINES[Fr.] / PARAFINE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİNLER


- PARAGONIT[İng.] ile/değil/yerine/= PARAGONİT


- PARAGRAFİ/PARAGRAPHY[İng.] değil/yerine/= YAZILI ANLATIM GÜÇLÜĞÜ


- PARAHYDROGEN[İng.] / PARAHYDROGÉNE[Fr.] / PARAWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAHİDROJEN


- PARACON[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKON


- PARACONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKONİK ASİT


- PARACONINE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKONİN


- PARAKRİN/PARACRINE[İng.] değil/yerine/= YEREL HORMON


- PARAXANTHINE[İng.] / PARAXANTHINE[Fr.] / PARAXANTHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSANTİN


- PARAXIALE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSİYEL IŞINIM


- PARAXIAL[Fr.] / PARAXIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSİYEL


- PARALLAXENFEHLER, MENISKUSFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALAKS HATASI


- MANZAR İHTİLÂFİ[Osm.] / PARALLAX[İng.] / PARALLAXE[Fr.] / PARALLAXE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALAKS


- PARALALİ/PARALALIA[İng.] değil/yerine/= HARF SÖYLEYİŞ GÜÇLÜĞÜ


- PARALDEHYDE[İng.] / PARALDÉHYDE[Fr.] / PARALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALDEHİT


- CONNECTION IN PARALLEL[İng.] / CONNEXION PARALLÈLE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARALEL BAĞLAMA


- PARALLELSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL BAĞLANTI


- REPLICATE SAMPLES[İng.] ile/değil/yerine/= PARALEL DENEY NUMUNELERİ


- PARALLEL AXIS THEOREM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALEL EKSEN TEOREMİ


- THÉORÈME DES AXES PARALLÈLES[Fr.] / PARALLELES-ACHSEN-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL EKSENLER TEOREMİ


- PARALEL EVREN değil ÇOKLU EVREN

( HUGH EVERETT )


- LAMELLA WITH PARALLEL SURFACES[İng.] / LAMELLE À FACES PARALLÈLES[Fr.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ İNCE LEVHA


- LAMELLE MIT PARALLELEN OBERFLÄCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ LAM


- PARALLELEPIPED[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ


- PARALEL değil/yerine/= ENLEM/ENLEMLİ


- PARALEL ile/ve/değil/yerine/||/<> KATMANLILIK


- MUVÂZİ[Osm.] / PARALLEL[İng.] / PARALLÈLE[Fr.] / PARALLEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL


- PARALLELLOSTERIZM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALELOSTERİZM


- PARALI ile/ve/değil/<>/> PAHALI


- PARALİTİK/PARALYTIC[İng.] değil/yerine/= FELÇLİ


- PARALİZİ/PARALYSIS[İng.] değil/yerine/= FELÇ


- PARALYSOL[İng.] ile/değil/yerine/= PARALİZOL


- PARALYZER[İng.] ile/değil/yerine/= PARALİZÖR


- PARALOGY[İng.] değil/yerine/= PAROLOJİ

( Türleşme yerine gen kopyalanması sebebiyle oluşan homolog gen ürünleri.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PARALOJİ/PARALOGIA[İng.] değil/yerine/= YANLIŞ AKIL YÜRÜTME


- PARALUMINUM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALUMİNUM


- PARAM[İng.] ile/değil/yerine/= PARAM


- PARAMAGNETIC RELAXATION[İng.] / RELAXATION PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHE RELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK DURULMA


- PARAMAGNETISCHE ELEKTRONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ELEKTRON REZONANSI


- PARAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET PARAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] / PARAMAGNETISCHER FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK FARADAY ETKİSİ


- PARAMAGNETIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK KRİSTAL


- SUBSTANCE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK NESNE


- PARAMAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ÖZDEK


- PARAMAGNETIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TAYF/SPEKTRUMU


- PARAMAGNETIC SALT[İng.] / SEL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TUZ


- PARAMAGNETIC[İng.] / PARAMAGNETIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK


- PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME[Fr.] / PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİZMA


- PARAMEDİKAL/PARAMEDICAL[İng.] değil/yerine/= TIPLA BAĞLANTILI


- PARAMEDİYAN/PARAMEDIAN[İng.] değil/yerine/= ORTAYA YAKIN


- PARAMETRE ile/değil/yerine BİLEŞEN


- AMPLIFIANT PARAMÉTRIQUE[Fr.] / PARAMETRISCHER VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMETRİK YÜKSELTEÇ


- PARAMYLEN[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMİYELİN


- PARAMNEZİ/PARAMNESIA[İng.] değil/yerine/= BELLEK YANILSAMASI


- PARAMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMORFİZM


- P-NITROANILINE[İng.] / PARANITROANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARANİ TROANİLİN


- PARANIN:
CEPTE OLMAMASI ile/ve/değil/yerine/>< CEPTE OLMASI

( [not] THE MONEY NOT IN THE POCKET vs./and/but/>< THE MONEY IN THE POCKET
THE MONEY IN THE POCKET instead of THE MONEY NOT IN THE POCKET
)


- PARANIN "ÖNEMİ" değil/yerine/< İNSANLIK


- P-NITROANILINE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARANİTRONİLİN


- [ne yazık ki]
PARA/NIZ:
VARSA ile/ve/değil/yerine YOKSA

( Sadece kendiniz, kim olduğunuzu unutursunuz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tüm dünya, kim olduğunuzu unutur. )


- PARANKİM/PARENCHYMA[İng.] değil/yerine/= ÖZEK DOKU


- PARANLA "VEZİR", AKLINLA REZİL OLMAK
ile/değil/yerine/><
PARANLA "REZİL", AKLINLA "VEZİR" OLMAK


- PARANOYA/PARANOIA[İng.] değil/yerine/= AKIL DIŞI SAPLANTI


- PARANOYA/K[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖTEKUŞKU/CU / ÖTEKUŞKUSAL


- PARANTEZ[İng.]/MUTARIZA[Ar.] değil/yerine/= AYRAÇ


- PARAPECTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= PARAPEKTİK ASİT


- PARAPLASM[İng.] / PARAPLASME[Fr.] / PARAPLASMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAPLAZMA


- PARAPRAKSİ/PARAPRAXIA[İng.] değil/yerine/= DİL-DEVİNIM SÜRÇMESİ


- PARAPSİKOLOG değil/yerine/= ÖTEUSBİLİMCİ


- PARAPSİKOLOJİ/PARAPSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= FİZİK ÖTESİ "BİLGİSİ"


- PARAPSİKOLOJİK değil/yerine/= ÖTEUSBİLİMSEL


- PARASENTEZ/PARACENTESIS[İng.] değil/yerine/= KARIN ZARI SIVI ALIMI


- PARASINI ÖDEMEK ile/değil/yerine ÜCRETİNİ ÖDEMEK


- PARASITICIDE[İng.] / PARASITICIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARASİTİSİT


- PARACYANOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= PARASİYANOJEN


- PARAŞÜT"[İng./Fr. < PARACHUTE]/KANOPİ[Yun. < KŌNŌPEÎON< KŌNŌPS: Cibinlik/perdeli yatak.][İng. CANOPY][Fr. CANAPÉ < Lat. CONOPEUM] değil/yerine/= KANAT/İNDİRGEÇ/"DÜŞÜRTEÇ"


- PARATHYROID HORMONE, PARATHYROID, PARATHORMONE[İng.] / PARATHORMONE[Fr.] / NEBENSCHILDDRÜSEN, PARATHORMON[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATİROİT HORMONU, PARATHORMON


- LIGHTNING CONDUCTOR[İng.] / PARATONNERRE[Fr.] / BILTZABLEITER, BLITZSCHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATONER


- PARAVAN[Fr. < PARAVENT] ile/ve/değil/||/<> KALKAN


- PARAVAN[Fr. < PARAVENT] değil/yerine/= PERDE[Fars.]

( Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda, bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır, çerçeveli perde. | Adından, yetkisinden, gücünden, kendine belirli etmeden yararlanılan kişi/kuruluş. )


- PARAVAN/A[Fr. < PARAVENT]/SEPERATÖR[İng. < SEPERATOR] değil/yerine/= AYRAÇ

( Menteşelerle birbirine bağlı birkaç parçadan oluşan ve yapılarda bazı bölümleri ayırmakta kullanılan, katlanır, taşınır çerçeveli perde. | Adından, yetkisinden, gücünden kendisine belirli etmeden yararlanılan [kişi ya da kuruluş]. )


- ENTSTÖRGERÄT, ENTSTÖRVORRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT GİDERİCİ


- PARASITENÄTZENDES MITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT ÖLDÜRÜCÜ


- OSCILLATION PARASITE[Fr.] / PARASITÄRE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIM


- PARASITIC OSCILLATIONS[İng.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIMLAR


- PARAZİT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= (")ASALAK(")

( Asalak. | Radyo yayınına karışan yabancı ses. | Başkalarının sırtından geçinen kişi. )


- PARASITE[İng.] / PARASITE[Fr.] / PARASITÄ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT


- PATCH EFFECT[İng.] / ACTION DE TACHE[Fr.] / FLECK EINWIRKUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇA ETKİSİ


- PARÇA ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM


- PARÇA ile/ve/değil/||/<>/< BİLEŞEN


- PARÇA ile/değil/yerine ÜYE


- PARÇA ile/ve/değil UZANTI

( [not] PIECE vs./and/but EXTENSION )


- TEILCHENFLUSSDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK AKI YOĞUNLUĞU


- PARTICLE FLUX DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK AKISI YOĞUNLUĞU


- PARTICLE DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR DE PARTICULES[Fr.] / TEILCHENDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK DEDEKTÖRÜ


- PARTICLE DYNAMICS[İng.] / DYNAMIQUE DES PARTICULES[Fr.] / TEILCHENDYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK DEVİNBİLİM/DİNAMİĞİ


- ÉNERGIE DE LA PARTICULE[Fr.] / TEILCHENENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK ENERJİSİ


- PARTICLE ENERGY[İng.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK ERKESİ


- PARTICLE LENS[İng.] / LENTILLE À PARTICULES[Fr.] / TEILCHENLINSE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK MERCEĞİ


- ZERRE[Osm.] / PARTICULE[İng.] / PARTICULE[Fr.] / PARTIKEL, TEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇACIK, TANECİK


- PARÇALAMA ile/ve/değil/||/<> AYIRMA


- PARÇALAMAK ile/değil/yerine YARGILAMAK


- CRACKING PATTERN[İng.] / MODÈLE DE CRACKING[Fr.] / KRACKING MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARÇALANMA DESENİ


- PARÇALANMA/PARÇALANMIŞ/LIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BÖLÜNME/BÖLÜNMÜŞ/LÜK

( TO BREAK INTO PIECES vs. TO BE DIVIDED )


- PARÇALANMA ile/ve/değil/yerine DAĞILMA

( [not] TO BREAK INTO PIECES vs./and/but TO DISPERSE
TO DISPERSE instead of TO BREAK INTO PIECES )


- PARÇALANMIŞLIK ile/değil AYRIM


- PARÇALARDA, PARÇAYI/LARI GÖRMEK ile/değil/yerine PARÇALARDA, BÜTÜNÜ GÖRMEK

( TO SEE THE PIECES/S ON PIECES vs. TO SEE THE INTEGRITY ON PIECES )


- PARÇALI/LIK ile/değil AYRI/LIK


- PARÇASI OLMAK ile/yerine/değil UZANTISI OLMAK

( [not] TO BE PART OF vs./but TO BE EXTENSION
TO BE EXTENSION instead of TO BE PART OF )


- PAREKENDE değil PERAKENDE


- PARENDE/PARANDE" değil PERENDE[Fars.]

( Havada çark gibi dönerek atılan takla. )


- PARENTERAL NÜTRİSYON/PARENTERAL NUTRITION[İng.] değil/yerine/= SINDIRİM YOLU DIŞI BESLENME


- PARENTERAL[İng.] değil/yerine/= SINDIRİM YOLU DIŞI


- PARESTHAESIA[İng.] değil/yerine/= PARESTEZİ

( Genellikle ellerde, kollarda, bacaklarda ya da ayaklarda hissedilen ancak vücudun diğer kısımlarında da görülebilen yanma ya da karıncalanma hissi. Uyarı olmaksızın gerçekleşen his çoğunlukla ağrısızdır ve karıncalanma ya da uyuşma, ciltte karıncalanma ya da kaşıntı olarak tanımlanır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PAREZİ/PARESIS[İng.] değil/yerine/= HAFİF FELÇ


- PARCHMENT[İng.] ile/değil/yerine/= PARGÓMEN


- PLASTER OF PARIS[İng.] ile/değil/yerine/= PARİA PLASTERİ


- PARİDİYE[Ar.]/PARIDÉES[Fr.] değil/yerine/= BAŞTANKARAGİLLER

( ... cum TERMINALIA CITRINA )


- SCINTILLATION DETECTORS[İng.] / DÉTECTEURS À SCINTILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA DEDEKTÖRLERİ


- RAMPE DE SCINTILLATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA DÜZENEĞİ


- SCINTILLATION COUNTERS[İng.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA SAYAÇLARI


- SCINTILLATION[İng.] / SCINTILLATION[Fr.] / LUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARILDAMA


- GIPS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARİS PLASTERİ


- PARITY CONSERVATION[İng.] / PARITÄTSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARİTE KORUNUMU


- PARITE/PARITY[İng.] değil/yerine/= DOĞUM SAYISI


- CONSERVATION DE LA PARITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= PARİTENİN KORUNUMU


- PARK YERİ değil/yerine BİSİKLET(Lİ) YOLU


- PARKE[Fr. PARQUET] değil/yerine/= SAVCI

( Eskiden, hakim kürsüsünden aşağıda ve yerde oturmaları nedeniyle savcılara, parke adı verilirmiş. )


- PARKINSON DISEASE[İng.] ile/değil/yerine/= PARKİNSON HASTALIĞI


- PARKİNSON İLÂCI ile/değil HUZURSUZ BACAK İLÂCI

( Huzursuz Bacak tanısı bulunanlar, yazılan ilâcın, farklı dozda olması ve aynı zamanda Parkinson hastasına da yazılıyor olmasından dolayı, kendilerinin de Parkinson olup olmadığı şüphesine düşmemelidir. [Parkinson için yazılan ilâçtaki ilgili tamamlayıcı kimyasalın dozu, Huzursuz Bacak hastalığı ilâcındakinden 80 kat daha fazla ve ayrı bir yapıdadır.] )


- PARKINSON ile/değil ESANSİYEL TREMOR


- PARKUR değil/yerine/= YARIŞ YOLU

( Bisiklet, atletizm gibi bazı yarış ve koşularda, yarışmaların yapıldığı yol. )


- BRILLIANT YELLOW[İng.] / JAUNE BRILLANT[Fr.] / BRILLANT GELB[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAK SARI


- BRILLIANT GREEN[İng.] / VERT ÉTHYL / VERT MALACHITE G[Fr.] / ÁTHYLGRÜN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAK YEŞİL


- BRIGHTNESS FACTOR[İng.] / FACTEUR DE LUMINOSITÉ[Fr.] / HELLIGKEITSFAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAKLIK ETMENİ/ÇARPANI/FAKTÖRÜ


- BRIGHTNESS[İng.] / LUMINOSITÉ[Fr.] / GLANZ, HELLIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARLAKLIK


- PARMAKLA GÖSTERMEK ile/değil/yerine GÖSTERMEK


- PARMAKLARIN UÇLARI/NDA" değil PARMAKLARIN UCUNDA


- PAROKSİSMAL/PAROXYSMAL[İng.] değil/yerine/= NÖBETLEMELİ


- PARSE[İng.] ile/değil/yerine İNCELEME

( Bir tümce ya da sözcüğü, dilbilgisi açısından incelemek. )


- PARSEC[İng.] / PARSEC[Fr.] / PARSEC[Alm.] ile/değil/yerine/= PARSEK


- PARSIMONY[İng.] değil/yerine/= PARSİMONİ

( Özellikle bilimsel araştırmalarda ve felsefi irdelemlerde, olası birden fazla açıklama ya da şablondan, en az varsayıma dayananını ve en az karmaşık olanını tercih etme prensibidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PARSIMONY[İng.] değil/yerine/= TUTUMLULUK

( Özellikle bilimsel araştırmalarda ve felsefi irdelemlerde, olası birden fazla açıklama ya da şablondan, en az varsayıma dayananını ve en az karmaşık olanını tercih etme prensibidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PARCHEMIN[Fr.] / PERGAMENT, TRANSPARENTLEDER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARŞÖMEN


- PART TAYM/PART TIME değil/yerine/= YARIM GÜN


- PART TİME[İng.] değil/yerine/= YARI ZAMANLI


- PART-TIME[İng.] değil/yerine/= YARI ZAMANLI


- part vic.[Lat. < PARTIBUS VICIBUS] değil/yerine/= BÖLÜNMÜŞ DOZLARLA


- PARTICLE PHYSICS[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK FİZİĞİ

( Parçacık fiziği ya da yüksek enerji ve plazma fiziği, atom altı parçacıkları inceleyen bilim dalıdır.[1] Daha kapsamlı bir ifadeyle parçacık fiziği; baryonlar, mezonlar, kuarklar, leptonlar ve bozonlar gibi atom altı parçacıkları, ve bu parçacıkların yapılarını ve özelliklerini inceler. Bilindiği üzere, 20. yüzyılın başlarında bilim insanları en küçük yapı taşının atom olduğunu düşünüyorlardı. Yapılan bilimsel çalışmalar sonucunda atom çekirdeğinin +1 yüklü protonlar ile yüksüz nötronlardan oluştuğu, çekirdeğin etrafında ise negatif yüklü elektronların bulunduğu anlaşıldı.[2] Daha sonrasında Büyük Hadron Çarpıştırıcısı (LHC) gibi elektrik alanlar ve manyetik alanlar kullanılarak yapılan parçacık hızlandırıcılar sayesinde birçok yeni parçacık daha keşfedildi.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PARTİKÜL/PARTICLE[İng.] değil/yerine/= PARÇACIK


- PARTİKÜL[Fr.] değil/yerine/= PARÇACIK


- PARTINIUM[İng.] ile/değil/yerine/= PARTİNYUM


- PARTİSYON değil/yerine/= BÖLME, BÖLÜM


- PARTON MODEL[İng.] / MODÈLE DES PARTONS[Fr.] / PARTON-MODELL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARTON ÖRNEKÇESİ/MODELİ


- PARTZ CELL[İng.] ile/değil/yerine/= PARTZ GÖZESİ/HÜCRESİ


- PARVOLINE[İng.] ile/değil/yerine/= PARVOLİN


- PAS ile/ve/değil/||/<> BUĞU

( Özellikle metalde, bazı nesnelerde, camda/aynada. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Özellikle camda/aynada ve bazı nesnelerde. )


- PAS" ile/değil/yerine/>< HAS


- PAŞA PAŞA (GİTMEK / YAPMAK / KABUL ETMEK) ile/ve/değil/||/<>/< SİKE SİKE


- PASAJ[Fr.] ile/değil/yerine ÇARŞI

( İçinde dükkânlar bulunan, üzeri kapalı ya da açık, aynı zamanda yol olarak kullanılan ve geçiş yapılan çarşı. | Bir yazıdan, bir yapıttan alınan bölüm, parça. İLE/DEĞİL/YERİNE ... )


- PASAJ/PASSAGE[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞ | GEÇİT


- PASAKLI/LIK, ÇAPAÇUL ile/ve/değil DAĞINIK/LIK


- PASAKLILIK ile/ve/değil/||/<>/< KENDİNE GÖRELİK


- PASCALSCHES PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL İLKESİ


- PASCAL'S RULES[İng.] / RÈGLES DE PASCAL[Fr.] ile/değil/yerine/= PASCAL KURALLARI


- PASCAL GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL YASASI/KANUNU


- PASCAL'S LAW[İng.] / LOI DE PASCAL[Fr.] / PASCALSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCAL YASASI


- PASCHEN-BACK EFFECT[İng.] / EFFET PASCHEN-BACK[Fr.] / PASCHEN-BACK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN-BACK ETKİSİ


- PASCHEN SERIES[İng.] / SÉRIES DE PASCHEN[Fr.] / PASCHEN REIHE, PASCHEN-SERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN DİZİLERİ


- PASCHEN-PRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN İLKESİ


- PASCHEN'S LAW[İng.] / LOI DE PASCHEN[Fr.] / PASCHENSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PASCHEN YASASI


- PASİF-AGRESİF/PASSIVE-AGGRESSIVE[İng.] değil/yerine/= EDİLGEN-SALDIRGAN


- PASSIVE IMMUNIZATION[İng.] / PASSIFI IMMUNISATION[Fr.] ile/değil/yerine/= PASİF AŞILAMA


- COMPOSANT PASSIF[Fr.] / PASSIVE KOMPONENTE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF BİLEŞEN


- PASSIV IMMUNISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF İMMUNİZASYON


- PASSIVE METAL[İng.] / PASSIF MÉTAL[Fr.] / PASSIV METALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİF METAL


- PASİF/PASSIVE[İng.] değil/yerine/= EDİLGEN


- PASİF değil/yerine/= ÇEKİNİK


- PASİF değil/yerine/= EDİLGEN


- PASİF değil/yerine/= EDİLGEN/EDİLGİN


- PASSIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= PASİFİK


- PASİFİKASYON değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRME


- PASİFİZE ETMEK değil/yerine/= ETKİSİZLEŞTİRMEK


- PASSIVITE[Fr.] / PASSIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= PASİFLİK


- PASINAIZIDE[İng.] ile/değil/yerine/= PASİNİYAZİT


- PASSIVE[İng.] ile/değil/yerine/= PASİT


- PASCAL[İng.] / PASCAL[Fr.] / PASCAL[Alm.] ile/değil/yerine/= PASKAL


- PASCAL.SECOND[İng.] / PASCAL.SECONDE[Fr.]PASCAL-SEKUNDE[Alm.] ile/değil/yerine/= PASKAL.SANİYE


- STAINLESS/CHROMIUM STEEL[İng.] / NICHTBESTAND STAHL, ROSTFREIERSTAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= PASLANMAZ ÇELİK, KROM ÇELİĞİ


- PASSIVE SCAVENGING[İng.] değil/yerine/= PASİF LEŞÇİLLİK

( Başka bir yırtıcı tarafından öldürülen ya da doğal nedenlerle ölen hayvanın gövdesinden leş yeme. Ölü hayvan gövdesine daha önce başka yırtıcıların ulaşması, yırtıcılarla avın türü ve büyüklüğüne bağlı olarak (et, ilik, beyin gibi) farklı kaynak miktarı ve çeşitliliği gösterebilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PASTE, SLURRY[İng.] / PÂTE, BARTOBINE, PATÉ[Fr.] / PASTE, TONSCHLAMM, DICKSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTA, BULAMAÇ


- PASTER P. LOUIS[Fr.] ile/değil/yerine/= PASTER P. LOUİS


- PASTEUR P. LOUIS[İng.] / PASTEUR P. LOUIS[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTEUR P. LOUİS


- PASTIRMA YAZI değil
BASTIRMA(/BASTIRAN) YAZ/I


- PASTORAL[Fr.] değil/yerine/= ÇOBANLAMA/KIRSAL


- PASTEURIZED MILK[İng.] / LAIT PASTEURISÉ[Fr.] / PASTEURISERTE MILCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTÖRİZE EDİLMİŞ SÜT


- PASTEURIZATION[İng.] / PASTEURISATION[Fr.] / PASTEURISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PASTÖRİZE ETME


- PATHOLOGY[İng.] ile/değil/yerine/= PATALOJİ


- PATHOLOGIC(AL)[İng.] ile/değil/yerine/= PATALOJİK


- PATCH[İng.] değil/yerine/= YAMALIK


- PATCHOULI ALCOHOL[İng.] / ALCOHOL DE PATCHOULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PATCHOLİ ALKOLÜ


- PATCHOULI OIL[İng.] / ESSENCE DE PATCHOULI[Fr.] ile/değil/yerine/= PATCHOLİ YAĞI


- PATCHPLASTY[İng.] değil/yerine/= YAMALAMA


- PATCHWORK[İng.] değil/yerine/= KIRK YAMA / YAMA İŞİ


- PATCHHOUL ALKOLOL[Alm.] ile/değil/yerine/= PATÇULİ ALKOLÜ


- PATSCHÜLÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= PATÇULİ YAĞI


- PATENS/PATENCY[İng.] değil/yerine/= AÇIK KALMA


- PATENT BLUE[İng.] ile/değil/yerine/= PATENT MAVİSİ


- PATENT YELLOW[İng.] / JUINE DE PATENTE[Fr.] / PATENT GELB[Alm.] ile/değil/yerine/= PATENT SARISI


- PATENT[İng.] değil/yerine/= AÇIK | BULUŞ BELGESİ


- PATENT[İng.] / BREVENT[Fr.] / PATENT[Alm.] ile/değil/yerine/= PATENT


- PATERA PROCESS[İng.] / TRAITER DE PATERA[Fr.] / PATERA BEHANDELN[Alm.] ile/değil/yerine/= PATERA İŞLEMİ


- PATERN ANALİZ/PATTERN ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ ÇÖZÜMLEME


- PATERN[İng.] değil/yerine/= ÖRÜNTÜ | KALIP


- PATERNAL[İng.] değil/yerine/= BABADAN/ATADAN


- PATETES değil PATATES