Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.734 başlık/FaRk ile birlikte,
33.734 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(96/136)
- ÖTIMİ/EUTHYMIA[İng.] değil/yerine/= DENGELİ DUYGU DURUMU
- OTİSTİK/AUTISTIC[İng.] değil/yerine/= DIŞA KAPANIK
- OTİSTİK değil OTİZMLİ
- OTİZM/AUTISM[İng.] değil/yerine/= DIŞAKAPANIM
- OTİZM[Fr. < Yun.] değil/yerine/= İÇEYÖNELİKLİK
- OTİZM ile/değil LYME
- OTİZM ile/ve/değil/<>/> SUSKUNLUK/MUTİZM
- ÖTME ile/değil ÜVEYME
( ... İLE/DEĞİL Göğsünden ötmek. [güvercin, kumru gibi kuşlarda] )
- OTO-... değil/yerine/= ÖZ-...
- OTOBITE[İng.] ile/değil/yerine/= OTOBİT
- OTOBİYOGRAFİK HAFIZA/AUTOBIOGRAPHICAL MEMORY[İng.] değil/yerine/= YAŞAMÖYKÜSEL BELLEK
- OTOBÜSLERDE:
SESSİZE ALMAK değil KAPATMAK/TAMAMEN KAPALI TUTMAK
( ON BUSES: [not] TO KEEP SOUND OFF - TO KEEP SHUT TOTALLY )
- OTODİDAKT/İZM[Fr./İng.] değil/yerine/= ÖZÖĞRENEN / ÖZÖĞRENİM/Lİ
- AUTOELEKTRONENEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= OTOELEKTRON SALIMI
- OTOGESTİYON[Fr. < Yun.] değil/yerine/= ÖZYÖNETİM
( Sosyalist ülkelerde, tarım ya da endüstri kuruluşlarında, işçilerin söz ve karar sahibi olmaları ilkesine dayanan yönetim biçimi. )
- OTOJESTİYON değil/yerine/= ÖZYÖNETİM
- AUTOCATALYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= OTOKATALİZ
- OTOKLAV/AUTOCLAVE[İng.] değil/yerine/= BASINÇLI MİKROPKIRAN KAZAN
- OTOKRASİ / OTOKRAT (OTOKRATİK) değil/yerine/= SALTIKERKİ / SALTIKERKÇİ (SALTIKERKİL)
- OTOKRİTİK[İng. < AUTOCRITIC] değil/yerine/= ÖZELEŞTİRİ
- OTOLOG/AUTOLOGOUS[İng.] değil/yerine/= KENDİNDEN
- OTOMAN[Fr.] değil/yerine/= KOLTUK
( Sedir biçiminde koltuk. )
- OTOMASYON/AUTOMATION[İng.] değil/yerine/= ÖZ İŞLEME
- OTOMASYON[Fr. < AUTOMATION] değil/yerine/= ÖZİŞLER
- OTOMASYON değil/yerine/= ÖZDEVİM
- OTOMATİĞE BİNME değil OTOMATİĞE BAĞLAMA
- OTOMATİK/AUTOMATIC[İng.] değil/yerine/= ÖZİŞLER
- OTOMATİK TAKSONOMİ SİSTEMİ/AUTOMATIC TAXONOMY SYSTEM[İng.] değil/yerine/= OTOMATİK SINIFLANDRMA DÜZENİ (YAPAY ZEKÂ)
- OTOMATİK ile/değil KENDİLİĞİNDEN
- OTOMATİK değil/yerine/= ÖZDEVİNGEN
- OTOMATİZM/AUTOMATISM[İng.] değil/yerine/= ÖZİŞLERLİK
- OTOMATİZM değil/yerine/= ÖZDEVİNİM
- OTONOM/İ[Fr. < Yun. ATUOS: Kendi, öz. | NOMOS: Yasa.]/AUTONOMOUS[İng.] değil/yerine/= ÖZERK/LİK
- AUTOPROTOLYSIS[İng.] ile/değil/yerine/= OTOPROTOLİZ
- OTOPSİ/AUTOPSY[İng.] değil/yerine/= ÖLÜ AÇIMI
- OTOREGÜLASYON/AUTOREGULATION[İng.] değil/yerine/= ÖZ DÜZENLENİM
- OTORİTE SANSÜRÜ ile/değil/yerine/< OTO SANSÜR
- SULTA[Ar.] / OTORİTE/R[İng. < AUTHORITY/Fr. < AUTORITÉ] değil/yerine/= YETKE/Cİ | BASKI / YETKİLİ | UZMAN
- OTORİZASYON[İng. < AUTHORISATION] değil/yerine/= YETKİLENDİRME
- OTOTRANSFÜZYON/AUTOTRANSFUSION[İng.] değil/yerine/= KENDINE KAN AKTARIMI
- OTOTROF/İ[Fr.] değil/yerine/= ÖZBESLENEN/ÖZBESLENME
- OTOZOM/AUTOSOME[İng.] değil/yerine/= GÖVDE KROMOZOMLARI
- OTOZOMAL/AUTOSOMAL[İng.] değil/yerine/= GÖVDE KROMOZOMU (İLİŞKİLİ)
- OTTO CYCLE[İng.] / CYCLE D'OTTO[Fr.] / OTTO-KREISPROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= OTTO ÇEVRİMİ
- OTURANIN, AYAKTAKİNE SELÂM VERMESİ değil AYAKTAKİNİN, OTURANA SELÂM VERMESİ
- OTURMA ile/ve/değil KAPLAMA
- OTURMAK ile/ve/değil AYAKTA DURAMAMAK
- OUTCROSSING[İng.] değil/yerine/= DIŞ ÇAPRAZLAMA
( Akrabalık bağı bulunmayan bireyler arasındaki çiftleşmedir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OUTFLOW[İng.] değil/yerine/= DIŞA AKIŞ
- OUTLET[İng.] değil/yerine/= ÇIKIM
- OUTPUT[İng.] değil/yerine/= ÇIKTI | DEBİ
- OVA/YAZI ile/değil ÇATALAĞIZ
( ... İLE/DEĞİL Bir ırmağın, denize kavuştuğu yerde, lığların birikmesiyle oluşan, üçgen biçimli ova. )
( [not] SAVANNA and/but DELTA )
- OVADA ve/ya da YAYLADA
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
DAĞDA/YOLDA
- OVAL[Fr. < OVALE]/BEYZÎ[Ar.] değil/yerine/= SÖBE
( Yumurta biçiminde olan, yumurtamsı. | Özellikle elips gibi iki bakışım ekseni olan kapalı eğrinin oluşturduğu biçim. )
- OVALBUMIN[İng.] ile/değil/yerine/= OVALBUMİN
- OVERDOSE[İng.] değil/yerine/= DOZ AŞIMI
- ÖVGÜ/YERGİ değil/yerine/>< OLGU
- OVIPARITY[İng.] değil/yerine/= OVİPARİTE
( Yumurtlama yeteneği
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÖVMEK ile/değil/yerine TAKDİR
- ÖVMEK ile/ve/değil/yerine TESBİH ETMEK
- OVUM[Fr. < Yun.] ile/değil/<> OVOGON[Fr. < Yun. ]
( Yumurta. İLE/DEĞİL/<> İlkel bitkilerde, dişillik gözesi. )
( OVOGON DAĞARCIĞI: Çiçeksiz bitkilerin çoğunda, üreme örgenlerini barındıran boşluk. )
- OVUM[İng.] değil/yerine/= OVUM
( Ovum, insan fizyolojisinde, bir sperm gözesi ile döllendiğinde yeni bir organizma haline gelebilen, dişi üreme organlarından birinden salınan tek göze, yumurtadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÖVÜNME ile/ve/değil "KORKUTMA" (ÇABASI/ZANNI)
- ÖVÜNMEK/"HAVA BASMAK" ile/değil MUTLULUĞUN DIŞAVURUMU
( [not] TO BOAST vs./but EXPRESSION OF HAPPINESS )
- ÖVÜNMEK İÇİN ile/değil/yerine (BİR) (DAMLA) (DAHA) İYİLİK/GÜZELLİK OLSUN DİYE
( İyiliğimizi yaptık, Good4Trust.org denizine attık...
Tüm ekibi, iyilikleri ve emekleri için tebrik ediyoruz...
Biz de böylesi hoş bir düşünce ve girişim için tüm ekibe teşekkürlerimizle sarılıyor ve yansımalı/dönüştürücü iyiliklerimizi paylaşmaya devam ediyoruz...
İyiliksever arkadaşlar! Siz de bu birlikteliğe katılabilirsiniz...
www.Good4Trust.org )
- ÖVÜNMEK İÇİN ile/ve/değil/yerine LÂYIK OLMAK İÇİN
- OWEN BRIDGE[İng.] / PONT D'OWEN[Fr.] / OWEN-BRÜCKE[Alm.] ile/değil/yerine/= OWEN KÖPRÜSÜ
- OXFORDIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= OKSFORDİYAN EPOKU
( Günümüzden 163.500.000 ile 157.300.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- OXYMYOGLOBIN[Fr.] ile/değil/yerine/= OXYMYOGLOBİN
- OY ÇOKLUĞU ile/ve/değil/yerine OY BİRLİĞİ
( Aptal, bir oylamanın, sonucunun, "Oy çokluğu" ile alınmasına sevinir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Abdal, "Oy birliği" ile alınmasını bekler/ister. )
( [not] BY A LARGE MAJORITY vs./and/but UNANIMITY
UNANIMITY instead of BY A LARGE MAJORITY )
- OYALANMA ile/ve/değil/||/<> OYUN
- OYALANMAK ile/ve/değil/yerine YOĞUNLAŞMAK
- ÖYKÜNME ile/ve/değil/<> ETKİLENME
- ... ÖYKÜ/SÜ değil ... SÜRECİ
- ÖYLE ANLAŞILDI ile/değil/||/<>/< ANLAŞILAN OYDU Kİ ...
- ÖYLE ARAÇLAR KULLANACAĞIZ değil ARAÇLARI, ÖYLE KULLANACAĞIZ
- ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLMADIĞI "YANLIŞLANDI"("YALANLANDI" DA DEĞİL!) değil ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLMADIĞI DOĞRULANDI
(YA DA ÖYLE BİR DURUM/SORUN OLDUĞU YANLIŞLANDI/YALANLANDI)
( "ne ..., ne de ..." örneğindeki gibi olumsuzdan sonra tekrar olumsuz olmaz. )
- ÖYLE BİRİSİNLE ... değil ÖYLE BİRİYLE ...
- ÖYLE YARATILMIŞLIK ile/değil HAK ETMİŞLİK
- ÖYLESİNE ... ile/değil ÖYLESİ ...
- CHANGE OF VOLUME[İng.] / CHANGEMENT DE VOLUME[Fr.] ile/değil/yerine/= OYLUM DEĞİŞİMİ
- VOLUME PERCENTAGE[İng.] / POURCENTAGE EN VOLUME[Fr.] ile/değil/yerine/= OYLUMCA YÜZDE
- OYMAK ile/ve/<>/değil/yerine YONTMAK
- OYNAMAK ile/ve/değil/||/<>/< KURCALAMAK
- CAVITY, CAVITATION[İng.] / CAVITACION, TROU[Fr.] / GESCHENKOHRAUM, HOHLRAUM[Alm.] ile/değil/yerine/= OYUK, BOŞLUK, DEŞİK
- HOHLRAUMSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= OYUK IŞINIMI
- HOLLOW CATHODE LAMP[İng.] ile/değil/yerine/= OYUK KATOT LAMBASI
- CAVITY RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR À CAVITÉ[Fr.] / HOHLRAUMRESONATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= OYUK REZONATÖR
- OYUK ile/ve/değil/||/<>/> KAKLIK/MAĞARA[Ar. < MAGARE]
( İçi boş ve çukur olan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Taşın/dağın içindeki geniş oyuk. )
- OYUK ile/ve/değil/||/<>/> YARIK
- OYUN ile/ve/değil CİLVE
- OYUN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YANILSAMA
- OYUNA GE(TİRİ)LME! değil/yerine/>< KENDİNE GEL!!!
- OYUNCU:
"TEŞHİRCİ" değil/yerine UTANMAYABİLEN
- ASLÎ LÜZÛCET[Osm.] / INTRINSIC VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ INTRINSÈQUE[Fr.] / GROSSER FEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ AĞDALILIK, İNTRİNSİK/LİMİT VİSKOZİTE
- ZÂTÎ TAZYİK[Osm.] / INTRINSIC PRESSURE[İng.] / PRESSION INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENTLICHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ BASINÇ
- KIYMET-İ ZÂTÎ[Osm.] / EIGENVALUE[İng.] / VALEUR PROPRE[Fr.] / EIGENWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ DEĞER
- INTRINSIC MOBILITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ DEVİNİRLİK
- MUKÂVEMET-İ ASLÎ, MUKÂVEMET-İ ZÂTÎ, ZÂTÎ MUKÂVEMET[Osm.] / RÉSISTANCE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ DİRENÇ
- RÉSISTIVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ DİRENÇLİLİK
- EIGENSTATE[İng.] / ÉTAT PROPRE[Fr.] / EIGENZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ DURUM
- SELBSTINDUKTIONS-EMK[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ ENDÜKSİYON ELEKTROMOTOR KUVVETİ
- EIGENINDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ ENDÜKSİYON, KATKISIZ İNDÜKLEME
- SELBSTINDUKTIONSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ ENDÜKSİYON KATSAYISI
- SELBSTINDUKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ ENDÜKSİYON
- SELF-INDUCTANCE[İng.] / INDUCTANCE PROPRE[Fr.] / EIGENINDUKTIVITÄT, INDUKTIVITÄT, SELBSTINDUKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ ENDÜKTANS/İNDÜKTANS
- INTRINSIC-BARRIER DIODE[İng.] / DIODE À BARRIÈRE INTRINSÈQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ ENGELLİ DİYOT
- INTRINSIC-BARRIER TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À BARRIÈRE INTRINSÈQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ ENGELLİ TRANSİSTÖR
- FILTRAGE INHÉRENT[Fr.] / INHARENTE FILTRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ FİLTRELEME
- INTRINSIC PHOTOCONDUCTIVITY[İng.] / PHOTOCONDUCTIVITÉ INTRINSÈQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ FOTOİLETKENLİK
- TEVÂLÎ-İ ZÂTÎ[Osm.] / FRÉQUENCE PROPRE[Fr.] / EIGENFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ FREKANS
- MOBILITÉ INTRINSÈQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ HAREKETLİLİK
- INTRINSIC CONDUCTIVITY, SELF-CONDUCTANCE[İng.] / CONDUCTIVITÉ INTRINSÈQUE, CONDUCTIVITÉ PROPRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ İLETKENLİK
- SELF-INDUCTION ELECTROMOTIVE FORCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ İNDÜKLEME ELEKTROMOTOR KUVVETİ
- SELF-INDUCTION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ İNDÜKLEME KATSAYISI
- INTRINSIC INDUCTION, SELF-INDUCTION[İng.] / INDUCTION INTRINSÈQUE, INDUCTION PROPRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ İNDÜKLEME
- EIGENFUNCTION[İng.] / FONCTION PROPRE[Fr.] / EIGENFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ İŞLEV
- INTRINSIC PHOTOEMISSION[İng.] / PHOTOÉMISSION INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENPHOTOEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ/KATKISIZ FOTO SALIM/YAYINI
- EIGENLEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ/KATKISIZ İLETKENLİK
- INTRINSIC LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ KATMAN
- INTRINSIC PARITY[İng.] / PARITÉ INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENPARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ PARİTE
- INTRINSIC TEMPERATURE RANGE[İng.] / INTERVALLE DE TEMPÉRATURE INTRINSÈQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ SICAKLIK ARALIĞI
- SELF-CAPACITANCE[İng.] / CAPACITÉ PROPRE[Fr.] / EIGENKAPAZITÄT, SELBSTKAPAZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ SIĞA
- EIGENFREQUENCY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ SIKLIK
- INHERENT FILTRATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ SÜZME
- INTRINSIC CONTACT POTENTIAL DIFFERENCE[İng.] / DIFFÉRENCE DE POTENTIEL DE CONTACT INTRINSÈQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZ TEMAS POTANSİYEL FARKI
- ÖZ TÜRKÇE ile/ve/değil/yerine/||/<> TAM TÜRKÇE
- EIGENVECTOR[İng.] / VECTEUR PROPRE[Fr.] / EIGENVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ VEKTÖR
- INTRINSIC SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR INTRINSÈQUE[Fr.] / EIGENHALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZ YARI İLETKEN, KATKISIZ YARI İLETKENLER
- INTRINSIC SEMICONDUCTORS[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZ YARIİLETKENLER
- ÖZ ile/ve/değil ANA ÇİZGİLER/HAT
- ÖZ ile/değil KISACA
( [not] ESSENCE vs./but BRIEFLY/SHORTLY )
- -OUS[İng.] ile/değil/yerine/= -ÖZ
- ÖZ ile/ve/değil SÜREKLİLİK
- ÖZ ile/ve/değil UZAM
( Özde, hareket aranmaz/"bulunmaz". )
( [not] ESSENCE vs./and/but EXTENT )
- ÖZBEKLER'DE:
KİRİL ABECESİ değil/yerine LATİN ABECESİ
( 02 Eylül 1993 tarihinde, resmen, Latin abecesine geçtiler. )
- ÖZDEŞ ile/ve/<>/değil/yerine DENK
- ÖZDEŞLEŞME ile/değil/yerine SOYUNMA
- ÖZDEŞLEŞTİRMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EŞLEŞTİRMEK
- ÖZDEŞLİK:
"MANTIĞI" değil İLKESİ
- ÖZDEŞLİK ile/değil BİLEŞİM
- ÖZDEŞLİK ile/değil İÇİÇELİK
- ÖZDEŞMİŞ değil ÖZDEŞLEŞMİŞ
- ÖZEL BİR ... ile/ve/değil/yerine/||/<> BELİRGİN BİR ...
- ÖZEL BÖLGELERİN TEMİZLENMESİNDE:
10 KEZ ile/değil 3 KEZ
- ÖZEL KÜME ile/ve/değil/||/<> ALT KÜME
- ÖZEL OKUL ile/ve/değil/yerine/||/<> DEVLET OKULU
- ÖZEL OKULLARDA:
"MÜŞTERİ" değil/yerine ÖĞRENCİ
- EXCEPTIONAL OR CIRCUIT[İng.] / CIRCUIT OU EXCLUSIF[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZEL VEYA DEVRESİ
- ÖZEL YAŞAM ile/ve/değil GİZLİ YAŞAM
- ÖZEL ile/ve/değil/yerine/||/<> AYRINTI
- ÖZEL ile/ve/değil/||/<>/< DUYARLI/LIK
- ÖZEL ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖZELLİĞİ OLAN
- ÖZEL ile/ve/değil ÖZGÜN
- ÖZEL ile/ve/değil/yerine SIRADIŞI
( [not] SPECIAL vs./and/but EXTRAORDINARY
EXTRAORDINARY instead of SPECIAL )
- ÖZE-LİKLE değil/< ÖZELLİKLE
( Vurgu ve harfi tam/doğru seslendirerek! [Dudak ve bilgi tembelliği yapmadan!] [Harfleri biraraya getirerek değil kulak dolgunluğuyla, doğrusu nasıl söyleniyorsa o biçimde söyleyerek!] )
- ... "ÖZELLİĞE HAİZ" değil ... ÖZELLİĞİ HAİZ
- ÖZELLİK:
AYRIŞTIRAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİRLEŞTİREN
- ÖZELLİK ile/ve/değil DURUM
- ÖZELLİK ile/ve/değil/||/<>/< OLANAK
- VASIF[Osm.] / PROPERTY[İng.] / EIGENSCHAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZELLİK
- ÖZENDİRME ile/ve/değil/yerine (SADECE) ANLATIM
( [not] TO ENCOURAGE vs./and/but (ONLY) EXPLAINING
(ONLY) EXPLAINING instead of TO ENCOURAGE )
- ÖZENTİ ile/değil/yerine ÖZENLİ
( Olma! İLE/DEĞİL/YERİNE Ol! )
- ÖZGEÇMİŞ ile/ve/değil/+/||/<>/> ÖZGELECEK
- SIKLET-İ ZÂTÎYE, ZÂTÎ SIKLET[Osm.] / SPECIFIC GRAVITY[İng.] / GRAVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AĞIRLIK
- ACTIVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE AKTIVITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKTİVİTE
- SPECIFIC ACOUSTIC RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE ACOUSTIQUE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK DİRENÇ
- SPECIFIC ACOUSTIC IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE ACOUSTIQUE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK EMPEDANS
- OHM ACOUSTIQUE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK OHM (RAYL)
- SPECIFIC ACOUSTIC OHM[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK OHM
- SPEZIFISCHE AKUSTISCHE REAKTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK REAKTANS
- SPECIFIC ACOUSTIC REACTANCE[İng.] / RÉACTANCE ACOUSTIQUE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL AKUSTİK TEPKİL
- İZÂFÎ HASSÂSİYET[Osm.] / SPECIFIC SUSCEPTIBILITY[İng.] / SUSCEPTIBILITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ALINGANLIK
- SPECIFIC RESISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DİRENÇ
- SPECIFIC RESISTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DİRENÇLİLİK
- POUVOIR ROTATOIRE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DÖNDÜRME GÜCÜ
- SPECIFIC ROTATION[İng.] / SPEZIFISCHE DREHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL DÖNME
- ZÂTÎ KUDRET[Osm.] / SPECIFIC ENERGY[İng.] / ÉNERGIE SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ENERJİ
- SPECIFIC ACTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ETKİNLİK
- SPECIFIC GAMMA-RAY CONSTANT[İng.] / SPEZIFISCHE GAMMASTRAHLUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL GAMA IŞINI SABİTİ
- ZÂTÎ TÂKAT[Osm.] / SPECIFIC POWER[İng.] / PUISSANCE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL GÜÇ
- SPECIFIC VOLUME[İng.] / VOLUME SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL HACİM
- NÂKİLİYET-İ ZÂTÎ[Osm.] / SPECIFIC CONDUCTIVITY[İng.] / CONDUCTIVITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE LEITFÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL İLETKENLİK
- SPECIFIC HEAT CAPACITY[İng.] / CAPACITÉ DE LA CHALEUR SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISI SIĞASI
- MAHSUS HARARET[Osm.] / SPECIFIC HEAT[İng.] / CHALEUR SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISI
- RATIO OF SPECIFIC HEATS[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL ISILAR ORANI
- SPECIFIC IONIZATION[İng.] / IONISATION SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE IONISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL İYONLAŞMA
- SPECIFIC REFRACTIVITY[İng.] / SPEZIFISCHE REFRAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL KIRICILIK
- SPECIFIC MAGNETIC RESISTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL MANYETİK DİRENÇ
- ZÂTÎ RUTÛBET[Osm.] / SPECIFIC HUMIDITY[İng.] / HUMIDITÉ SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE FEUCHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL NEM
- SPEZIFISCHE VERBRENNUNGSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YANMA ISISI
- SPECIFIC COMBUSTION[İng.] / COMBUSTION SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YANMA
- RÉFLECTANCE SPÉCIFIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YANSITIRLIK
- ZÂTÎ HAMÛLE-İ BERKÎ[Osm.] / SPECIFIC CHARGE[İng.] / CHARGE SPÉCIFIQUE[Fr.] / SPEZIFISCHE LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YÜK
- SPECIFIC SURFACE AREA[İng.] ile/değil/yerine/= ÖZGÜL YÜZEY ALANI
- ÖZGÜN ile/değil KAFASI KARIŞIK
- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> BEN/LİK
- ÖZGÜN/LÜK ile/ve/değil ÖZGÜL/LÜK
( Yalnız kendine özgü bir nitelik taşıyan. | Bir buluş sonucu olan, nitelikleri bakımından benzerlerinden ayrı ve üstün olan. | Çeviri olmayan, asıl olan. İLE/VE/DEĞİL Bir türle ilgili, bir türe ait. )
( ÖZGÜL AĞIRLIK: Bir nesnenin, 1 cm³ oylumundaki parçasını ağırlığı. [Sadece suyun özgül ağırlığı, 1'dir.]
Özgül Ağırlık...
Özgül sözcüğü, Türkçede "kendine özgü", "özellikle o var olana ya da duruma ait" anlamında kullanılır. Fizikte ise bir niceliğin, belirli birim kütleye ya da oyluma düşen oranını tanımlar.
Özgül Ağırlık Tanımı
Özgül ağırlık, bir nesnenin birim oylumunun ağırlığıdır.
- Tanım: 1 cm³ hacmindeki bir nesnenin ağırlığıdır.
- Birim: g/cm³ ya da N/m³ [Newton m³]
SI birim düzeninde, "ağırlık" yerine "kütle" temel alınır. Bu yüzden, özgül ağırlık, çoğu zaman, yoğunlukla karıştırılır.
Su, Neden Referans Alınır?
- 1 atmosfer basınç [deniz seviyesi] ve 4°C'de, 1 cm³ suyun kütlesi yaklaşık 1 gramdır.
- Bu nedenle, suyun yoğunluğu, bu sıcaklıkta, 1 g/cm³ olur.
- Bu sıcaklık ve yoğunluk, özgül ağırlık ölçümleri için kaynak/dayanakça kabul edilir.
Su, sıcaklığa bağlı olarak yoğunluk değiştirir. Örneğin 20°C’de yoğunluğu, yaklaşık 0.998 g/cm³'tür.
Özgül Ağırlık ile Yoğunluk...
- Yoğunluk (ρ): Kütle / Oylum (kg/m³)
- Özgül Ağırlık: Ağırlık / Oylum (N/m³)
Öteki Nesnelerin Özgül Ağırlığı...
- Belirli bir oylumda nesne alınır.
- Tartılarak ağırlığı ölçülür.
- Ağırlık / oylum oranı hesaplanır.
- Su ile karşılaştırılarak göreli özgül ağırlık belirlenebilir.
| Nesne | Yaklaşık Özgül Ağırlık (g/cm³) |
|---|---|
| Su (4°C) | 1.00 |
| Buz | 0.92 |
| Alüminyum | 2.70 |
| Demir | 7.87 |
| Kurşun | 11.34 |
| Cıva | 13.60 |
| Altın | 19.30 |
| Hava (20°C, deniz seviyesi) | 0.0012 |
( ... ile/ve/değil VİSEŞA )
- ÖZGÜR DÜŞÜNME'Yİ:
"ÖĞRETMEK" ile/değil/yerine OLANAKLARINI SAĞLAMAK/SUNMAK
( Özgür düşünmeyi ancak kişinin kendi gerçekleştirebileceğinden öğretilemez fakat olanaklarını sunmak/sağlamak gereklidir! )
( TO FREE IMAGINATION: [not] TO TEACH vs./but TO SUPPLY/OFFER POSSIBILITIES
TO FREE IMAGINATION: TO SUPPLY/OFFER POSSIBILITIES instead of TO TEACH )
- ÖZGÜR İRÂDE değil İHTİYÂR
( "Özgür İrâde", yanlış bir tanım ve "tamlama"dır. (İngilizce "Free Will"den bire bir çeviri olduğundan, Türkçe'nin yapısına ve kullanımına uymaz.)
İrâdenin çeşitleri ya da özgür olanı/olmayanı yoktur. Kişiden(insandan) bağımsız ayrı ve tek başına da değildir. Ancak "irâdenin özgürce kullanılması" diye bir tanım olabilir.
İrâde, tekil bir kavram da değildir. Kişi için öncelikli/ağırlıklı olarak ihtiyâr ve sonrasında da irâde olarak işler. Bunlar ayrılamaz bir kavram çiftidir.
İrâde, bitki ve hayvan ile ortak olduğumuz gövdemizle sınırlı/çerçeveli bir olanak, araç ve işlevdir. Bir şeye yönelme, kas ve sinirleri seferber etme olanağı, yapma gücü ve bilgisidir. "Evet" diyerek yönelmedir. "Zekâ"[< tezkiye/keskinleştirilmiş/bileylenmiş] ile ilişkilidir.
İhtiyâr ise "Hayır!" diyebilme, yapmayabilme gücü ve bilgisidir. Sadece insana özgü bir olanak olarak, sorgulayarak, düşünerek ve ayırt ederek yeğleme/tercih olanağımızdır.[Muhtar/iyet] "Yöneldiğimiz/yönelebileceğimiz" düşünce, söz ve eylemden göz, söz ve elimizi/ayağımızı çekebilmemizdir.[EDEB]
2.5 yaş, 4 yaş 4 ay, 7 yaştaki ayırt edebilme[temyiz] becerisi ve yetkinliğiyle 13'ten gün alarak hak, fiili ve cezai ehliyet kazanma durumu, ihtiyârımızladır. 16'dan gün alarak bazı yetkinlikler itibarı ile bir seviye daha yukarı çıkarılır. 19'dan gün aldıktan sonra da aklî meleke kaybolmadığı sürece ve bunama, Alzheimer görülmedikçe yaşam boyunca öncelikle ihtiyâr sahibi olarak yaşamını sürdürürüz. )
- ÖZGÜR ile/ve/değil ÖZGÜVENLİ
- ÖZGÜRLEŞME ile/ve/değil/||/<>/> YALNIZLAŞMA
- ÖZGÜRLEŞME:
"KAFESİN" İÇİNDEN ÇIKARAK değil "KAFESİ İÇİMİZDEN ÇIKARARAK
- ÖZGÜRLÜĞE ULAŞMAK/SAHİP ÇIKMAK değil ÖZGÜRLÜĞÜN ZORUNLULUĞU (VE DOLAYISIYLA SORUMLULUĞUNU ALMAK)
( [not] REACH/CLAIM TO THE FREEDOM but OBLIGATORY OF THE FREEDOM (AND CONSEQUENTLY TO GET RESPONSIBILITY OF THE FREEDOM )
- ... "ÖZGÜRLÜĞÜ" değil ... HAKKI
- ÖZGÜRLÜĞÜNE MÜDAHALE değil YAKINLIK ya da SAMİMİYET
- ÖZGÜRLÜĞÜNE YÖNELİM/EĞİLİM ile/ve/değil/yerine ÖZGÜRLÜĞE YÖNELİM/EĞİLİM
- ÖZGÜRLÜĞÜNÜN" ELİNDEN ALINMASI ile/ve/değil/||/<>/< DAYATMALARIN (ÇOK) OLMASI
- ÖZGÜRLÜK:
BAĞIMSIZ OLMAK ile/ve/değil/< ÖZGÜRCE YARATABİLMEK
( Özgürlük bilinci, var oluşu ya da yaşamı duyumsama, özünü, hem özdek, hem de tin olarak algılamadır. )
( Özgürlüğün en yüksek tadı, onun tümüyle yitiminin sınırındadır. )
- ÖZGÜRLÜK:
EREK/AMAÇ değil BAŞLANGIÇ
- ÖZGÜRLÜK:
"(HER) İSTEDİĞİNİ YAPMAK" değil İSTEMEDİĞİNİ YAPMAMAK
( Özgürlük, hiçbir zaman her istediğini yapmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )
( FREEDOM vs. DOING WHATEVER YOU WANT )
- ÖZGÜRLÜK:
KİŞİNİN, ...
"CANININ İSTEDİĞİ GİBİ DAVRANMASI" ile/değil İSTEMEDİĞİ HİÇBİR ŞEYİ YAPMAK ZORUNDA OLMAMASI
( Özgürlük, hiçbir zaman canının istediği gibi davranmak anlamına gelmemiştir ve öyle bir hak vermemiştir/veremez. )
( İkinci görüşün olmadığı yerde özgürlük olmaz. )
( ÖZGÜRLÜK: Belirlenimden, belirlenime geçmek. )
( FREEDOM IS: [not] BEHAVING IN HOWEVER YOU WANT vs./but NO OBLIGATION TO SOMEONE WHO DOES NOT REQUEST TO DO SOMETHING )
- ÖZGÜRLÜK ve EŞİTLİK ve KARDEŞLİK
ile/ve/değil/yerine/tersine/önce/||/<>/></<
KARDEŞLİK > EŞİTLİK > ÖZGÜRLÜK
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/değil/||/<>/> ESNEKLİK
- ÖZGÜRLÜK ile/değil/ne yazık ki/>< KEYFÎLİK
( Sorumluluk alıyorsak. İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Sorumluluk almıyorsak. )
( Hak ile sınırlanmış olanda. İLE/DEĞİL/NE YAZIK Kİ/>< Hak ile sınırlanmamış olanda. )
( [not] FREEDOM vs./but/unfortunately/>< DISCRETIONARINESS )
- ÖZGÜR/LÜK ile/ve/değil/||/<>/< ÖZERK/LİK
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/değil/yerine ÖZGÜRLÜĞÜN KULLANILIŞI
( [not] FREEDOM vs./and/but USING OF THE FREEDOM
USING OF THE FREEDOM instead of FREEDOM )
- ÖZGÜRLÜK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<> YALNIZLIK
( Yalnızlığı sevmeyen, özgürlüğü de sevmez. )
( Kişi, ancak yalnız olduğunda özgürdür. )
( FREEDOM vs./and LONELINESS )
- ÖZGÜVEN:
"HERKESTEN DAHA İYİ OLDUĞUMUZU DÜŞÜNMEK/SANMAK" değil KENDİMİZİ, BAŞKALARIYLA KIYASLAMANIN ANLAMSIZLIĞINI FARKETMEK
- ÖZGÜVEN ile/değil ŞIMARIKLIK
- FORCE ÉLECTROMOTRICE D'AUTO-INDUCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZİNDÜKSİYON ELEKTROMOTOR KUVVETİ
- COEFFICIENT DE SOI-INDUCTION[Fr.] ile/değil/yerine/= ÖZİNDÜKSİYON KATSAYISI
- ÖZLEDİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/> ÇOK GÖRESİM GELDİ
( Ahmet Hamdi Tanpınar'ın, eşine yazdığı mektubu sonlandırırken, "özledim" demekten utanıp "çok göresim geldi" diye yazmış olması... )
- ÖZLEŞME ile/ve/değil/||/<> ÖZDEŞLEŞME
- ÖZLEŞTİRME ile/değil ÖZDEŞLEŞTİRME
- OZMOLARITE/OSMOLARITY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİMLİK
- OSMOMETER[İng.] / OSMOMÉTRE[Fr.] ile/değil/yerine/= OZMOMETRE
- OZMOMETRİ/OSMOMETRY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİM ÖLÇÜMÜ
- OZMOS[Fr.] değil/yerine/= GEÇİŞME
- OSMOTIC PRESSURE[İng.] / PRESSION OSMOTIQUE[Fr.] / OSMOTISCHER DRUCK[Alm.] ile/değil/yerine/= OZMOTİK BASINÇ
- OZMOTİK/FRAJİLITE OSMOTIC FRAGILITY[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİM KIRILGANLIĞI
- OZMOTİK/OSMOTIC[İng.] değil/yerine/= GEÇİŞİMLİ
- OSMOSIS[İng.] / OSMOSE[Fr.] ile/değil/yerine/= OZMOZ
- ÖZNE ile/ve/değil/yerine ETKİN ÖZNE
( [not] SUBJECT vs./and/but ACTIVE SUBJECT
ACTIVE SUBJECT instead of SUBJECT )
- ÖZNEL ile/ve/değil/||/<>/< ÖZGÜN ile/ve/değil/||/<>/< ÖZGÜ ile/ve/değil/||/<>/< ÖZERK
- ÖZNELLİK FİLOZOFU ile/değil ÖZNE FİLOZOFU
- OZOKERİT değil/yerine/= YERMUMU
( Petrol ve terebentin içinde eriyen, doğal hidrokarbonlardan oluşan bir tür mum. )
(1996'dan beri)