Bugün[06 Nisan 2026]
itibarı ile 33.734 başlık/FaRk ile birlikte,
33.734 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(121/136)


- TENÂZUR[Ar. < NAZAR]/SİMETRİ[Fr./İng.] değil/yerine/= BAKIŞIM


- TENBEL değil TEMBEL


- YEMEK:
TENCEREDEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TABAKTAN


- TENDÜRÜST[Fars.] değil/yerine/= DİNÇ, SAĞLAM


- TENEFFÜS değil/yerine/= DİNLENİ/TINIŞ


- TENEŞİR[Fars. < TENŞÜR] değil/yerine/= SALACAK

( Üstünde ölü yıkanılan mermer/kerevet. )


- TENEZZÜL ETMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> TEVECCÜH ETMEK


- TENEZZÜL ETME(ME)K ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İTİBAR ETME(ME)K


- TENEZZÜL değil/yerine/= ÖZİNDİRME


- TENEZZÜL ile/ve/değil/<> TEŞEBBÜS


- TENHA[Fars. :Yalnız.] değil/yerine/= ISSIZ/ÜCRA[< UCRA], KALABALIK OLMAYAN | YALNIZ, TEK


- TENKİDİ[Ar.] değil/yerine/= ELEŞTİRİLİ, ELEŞTİRMELİ


- TENKİT[Ar.] ile/değil/yerine/>< TAKDİR[Ar.]


- TENOR[İt.] değil/yerine/= İNCE SES


- TENOTOMY[İng.] değil/yerine/= TENOTOMİ

( Vücuttaki tendonlardan birindeki ağrıyı tedavi etmek için kullanılan bir tedavi yöntemidir. Halk arasında "tendon bölünmesi" olarak da bilinir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- TENS/TRANSKÜTANÖZ ELEKTRİKSEL SİNİR STIMÜLASYONU TRANSCUTANEOUS ELECTRICAL NERVE STIMULATION[İng.] değil/yerine/= DERIDEN ELEKTRİKSEL SİNİR UYARIMI


- TEN/SEL ile/ve/değil/<> TİN/SEL


- TENSÎK[Ar. < NESAK] değil/yerine/= DÜZENLEME, DÜZELTME, YOLUNA KOYMA


- TENSILE STRENGTH[İng.] değil/yerine/= GERILIM GÜCÜ


- TENSILE STRES/TENSILE STRESS[İng.] değil/yerine/= GERILIM DİRENCİ


- TENSILE[İng.] değil/yerine/= GERILIM


- TENSİP[Ar.] değil/yerine/= UYGUN BULMA, YARAŞTIRMA


- TENSOR[İng.] / TENSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TENSÖR


- TENTE[İt. < TENDA] değil/yerine/= GÖLGELİK


- TINCTURE[İng.] / TINKTUR[Alm.] ile/değil/yerine/= TENTÜR


- TENVİR[Ar.] değil/yerine/= AYDINLATMA | BİLGİ VERME


- TEŞBİH:
TENZİHSİZ ile/değil/yerine/>< TENZİHLİ

( Şizofrenik. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Sanat. )


- [TENZİH-TEŞBİH ile/ve/> TENZİHTE TEŞBİH, TEŞBİHTE TENZİH] ile/ve/değil/yerine/> HEM TENZİH, HEM DE TEŞBİH | NE TENZİH, NE DE TEŞBİH


- THEOBROMIN[İng.] ile/değil/yerine/= TEOBROMİN


- TEOLOJİ:
TANRIBİLİM değil DİN BİLİMİ


- TEOREM[Fr.] ile/ve/değil/||/<>/< TEORİ[Fr.]

( Kanıtlanabilen bilimsel önerme. | Mantıksal usa vurma ile kanıtlanan önermenin ya da özelliğin bildirimi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Kuram. )

( Matematik ya da mantıkta, aksiyomlara ve önceki teoremlere dayanarak kesin olarak kanıtlanmış bir önerme.[Mutlak doğruluğu kanıtlandığından tartışmaya açık değildir.] İLE Bilimsel yöntemle kanıtlanmış, gözlemlerle desteklenen ve geniş bir olgular bütününü açıklayan genel bir çerçeve.[Hipotezden gelişir ve yanlışlanabilir nitelikte olmasına karşın genellikle geniş kabul görür.] )


- HEIGHT EQUIVALENT OF A THEORETICAL PLATE[İng.] ile/değil/yerine/= TEORİK TABAKAYA EŞDEĞER YÜKSEKLİK (HETP)


- TEORİK/NAZARİ değil/yerine/= KURAMSAL


- TEORİSYEN değil/yerine/= KURAMCI


- MAXIMUM VALUE OF ACOUSTIC PRESSURE[İng.] / VALEUR MAXIMALE DE LA PRESSION ACOUSTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPE AKUSTİK BASINÇ DEĞERİ


- PEAK VOLTAGE[İng.] / TENSION DE CRÊTE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPE GERİLİMİ


- TEPEDEKİNLER değil TEPEDEKİLER


- TEPESİ ATMAK değil TAPASI ATMAK


- TEPHİR[Ar.] değil/yerine/= BUHARLAŞ(TIR)MA | BUĞULAMA


- REACTANT[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKEN


- TEPKİ (OLARAK) ile/değil/yerine KATKI (OLARAK)


- TEPKİ:
"ÖZGÜRLÜĞE KARŞI" değil ÖLÇÜSÜZLÜK/KEYFİYET PROPAGANDASINA KARŞI


- TEPKİ (VERMEK) ile/ve/değil/yerine GERİBİLDİRİM

( AKS-ÜL-AMEL ile/ve/değil/yerine ... )

( [not] REACTION vs./and/but FEEDBACK
FEEDBACK instead of REACTION )


- TEPKİ ile/ve/değil DEĞERLENDİRME

( [not] REACTION vs./and/but EVALUATION )


- TEPKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DIŞAVURUM


- TEPKİ ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNMEK

( vs./and/||/<>/but/< TO THINK
TO THINK instead of REACTION )


- TEPKİ ile/ve/değil TEDİRGİNLİK


- TEPKİ ile/ve/değil/yerine TESPİT

( [not] REACTION vs./and/but TO DETERMINE
TO DETERMINE instead of REACTION )


- TEPKİ ile/ve/değil/yerine TUTUM

( [not] REACTION vs./and/but ATTITUDE
ATTITUDE instead of REACTION )


- TEPKİ ile/ve/değil/yerine TUTUM

( [not] REACTION vs./and/but ATTITUDE
ATTITUDE instead of REACTION )


- TEPKİ ile/değil/yerine/>< YANIT

( "Tepki" mi, yanıt mı?

Restoranın birinde, bir gün, aniden bir hamamböceği belirdi ve orada bulunan bir kadının üzerine çıktı.

Kadın, korkudan çığlık atmaya başladı.

Titreyen seleniyle ve panikle hamam böceğini üzerinden elleriyle atmaya çalışırken zıplamaya başladı.

Onun bu tepkisi bulaşıcı olmuştu, bulunduğu yerdeki kişiler de paniklemişti.

Kadın, sonunda hamam böceğini üzerinden atmayı başardı derken... Başka bir kadının üzerine düştü hamam böceği.

Şimdi aynı şeyleri yaşamak için sıra başka bir kadındaydı.

Garson, hemen imdatlarına koştu.

Bu nöbet değişiminde, bu sefer de hamam böceği garsonun üzerine düştü.

Garson, dimdik durdu, kendini toparladı ve gömleğindeki hamam böceğinin davranışlarını gözlemledi.

Kendine yeterince güvendiğini gördüğünde, hamam böceğini parmaklarıyla tutarak, restorandan dışarı çıkardı.

Curcunayı izlerken, zihnimde birkaç düşünce oluştu ve merak etmeye başladım. Kadınların bu tiyatral, abartılı hareketlerinden hamam böceği mi sorumluydu?

Eğer öyleyse neden garson rahatsız olmadı?

Durumu, mükemmele yakın bir biçimde, hiçbir kargaşa çıkarmadan çözümledi ve çözdü.

Buna neden olan, hamam böceği değildi. Hamam böceğinin neden olduğu rahatsızlığı o kadınların giderebilecek beceriyi göstermemesiydi. Onları bu denli rahatsız eden buydu.

Fark ettim ki, babamın, karımın/kocamın ya da patronumun bağırması değildi beni rahatsız eden. Bana bağırmalarıyla başlayan rahatsızlığımla başa çıkamamam ya da başa çıkmaya çalışmamamdı.

Yoldaki trafik değildi beni rahatsız eden. Trafik sıkışıklığıyla oluşan sıkıntılı durumu çözemeyecek olmamdı.

Yaşamımdaki kargaşayı yaratan neden, sorunun kendinden çok benim ona verdiğim tepkiydi.



Öyküden çıkarılabilecek bazı dersler:

Anladım ki, yaşamdaki olaylara doğrudan ve ani tepki vermemeliyim. Onun yerine, olaylara ve durumlara yanıt vermeliyim.

Kadınlar, hamam böceğine tepki verirken, garson ise yanıt verdi.

Tepkiler, içgüdüsel olarak gösterilen "davranışlarken", yanıtlar ise etraflıca düşünülerek oluşturulmuş tutumlardır.

YAŞAMI anlamanın çok daha iyi ve kolay yolu.

MUTLU olan biri, yaşamındaki her şeyin yolunda olmasından dolayı mutlu değildir.

MUTLU olmasının nedeni, yaşamındaki olaylara karşı tutumunun gereken ve isabetli olmasıdır. )

( [not] REACTION vs./but/>< RESPONSE
RESPONSE instead of REACTION )


- [ne yazık ki]
"TEPKİ" ile/değil/></< YANIT VEREMEMEK

( Yanıt veremeyen, tepki verir. )


- REACTANCE COIL[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİL BOBİNİ


- REACTANCE DROP[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİL DÜŞÜMÜ


- REACTANCE[İng.] / RÉACTANCE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİL


- REACTOR[İng.] / RÉACTEUR[Fr.] / REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİLEŞİM, REAKTÖR


- REACTION ORDER[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİME DERECESİ


- REACTION ENTHALPY NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ENTHALPIE DE RÉACTION[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİME ENTALPİ SAYISI


- REAKTIONSENTHALPIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİME ENTALPİSİ


- THRESHOLD OF REACTION[İng.] / SEUIL DE RÉACTION[Fr.] / REAKTIONSSCHWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİME EŞİĞİ


- REACTION RATE[İng.] / REAKTIONSGESCHWINDIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİME HIZI


- REACTION HEAT[İng.] / CHALEUR DE LA RÉACTION[Fr.] / REAKTIONSWÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİME ISISI


- REACTION MECHANISM[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİME MEKANİZMASI


- REACTION PROFILE[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİME PROFİLİ


- RÉACTION (D'UN RÉACTEUR)[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİME (TEPKİLEŞİM)


- REACTION[İng.] / RÉACTION[Fr.] / REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TEPKİME


- INITIAL RATE OF A REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİMENİN İLK HIZI


- REACTIVE CURRENT[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİN AKIM


- REACTIVE FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= TEPKİN ÇARPAN


- REACTIVE VOLTAGE[İng.] / TENSION RÉACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİN GERİLİM


- REACTIVE POWER[İng.] / PUISSANCE RÉACTIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİN GÜÇ


- RÉACTION CINÉTIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİN TEPKİME


- REACTIVITY[İng.] / RÉACTIVITÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= TEPKİNLİK


- TEPKİSELLİK ile/değil/yerine İKNÂ


- TEPKİSELLİK ile/ve/değil/yerine İNANDIKLARINDAN VAZGEÇMEMEK


- TEPKİSELLİK ile/ve/değil/yerine SICAĞI SICAĞINA


- TEPKİSİZLİK ile/ve/değil/||/<>/< SİLAHSIZLANMA


- TEPSİ ile/değil EVSECEK

( Fincan, tabak, bardak vb. şeyleri taşımaya yarayan, derinliği olmayan, türlü büyüklükte düz kap. | İçinde börek, tatlı vb. pişirmeye yarayan, az derin, geniş, düz kap. | Bu kap biçiminde olan. | Bir kabın alabileceği miktarda olan. İLE/DEĞİL Tahılın taşlarını ayıklamakta kullanılan, budaksız ağaçtan yapılmış az kenarlı tepsi. )


- TER KOKUSU ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TEN KOKUSU


- ter.[Lat. < TERE] değil/yerine/= SÜR, OV


- TERA[İng.] / TÉRA[Fr.] / TERA[Alm.] ile/değil/yerine/= TERA


- TERAKKİPERVER[Ar. + Fars.] değil/yerine/= İLERİCİ


- TERÂKÜM[Ar. < RÜKM] değil/yerine/= BİRİKME, YIĞILMA, TOPLANMA


- TERAPİ/THERAPY[İng.] değil/yerine/= SAĞALTIM


- TERAS/LAMA[Fr.] değil/yerine/= SEKİ/LEME


- TERAZİ, KENDİNİ TARTAMAZ" ile/değil/yerine/||/<> MUM, DİBİNE IŞIK VERMEZ


- BALANCE ROOM[İng.] / SALLE DE PESÉE[Fr.] / WAAGE ZIMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERAZİ ODASI


- MİZAN[Osm.] / BALANCE[İng.] / BALANCE[Fr.] / WAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERAZİ


- TERBİYE ETMEK:
ÇOCUKLARIMIZI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİMİZİ


- TERBİYE ETMEK değil/yerine/= EĞİTMEK


- [ne yazık ki]
TERBİYESİZ ile/değil/yerine DİK KAFALI


- TERBİYESİZLİK ile/ve/değil/<> İNAT


- TERBİYEVÎ/PEDAGOJİK değil/yerine/= EĞİTİMSEL/EĞİTSEL


- TERBIUM[İng.] / TERBIUM[Fr.] / TERBIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERBİYUM


- TERCİH ile/ve/değil EŞİK


- TERCİH ile/ve/değil TEVHİD(BİREŞİM) NOKTASI


- TERCİH değil/yerine/= YEĞLEME


- TERCİHİM, BU/ŞU/O ile/ve/<>/değil/yerine TERCİHİM, BU/ŞU/O YÖNDE


- TERCÜMAN[Ar.] değil/yerine/= DİLMAÇ/ÇEVİRMEN


- TERCÜME[Ar.] ETMEK değil/yerine/= ÇEVİRMEK


- TERCÜME değil/yerine/= ÇEVİRİ


- TERCÜME ile/ve/<>/değil/yerine TE'LİF


- TERCÜME-İ HAL[Ar.]/BİYOGRAFİ[Fr./İng.] ile/değil/yerine YAŞAM ÖYKÜSÜ


- TURPENTINE OIL[İng.] / ESSENCE DE TÉRÉBENTHINE A'L'HUILE[Fr.] / TERPENTINÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= TEREBENTİN YAĞI


- TEREDDİ[Ar. < REDY] değil/yerine/= SOYSUZLAŞMA, YOZLAŞMA


- TEREDDÜT[Ar.] ETMEK değil/yerine/= İKİRCİKLENMEK/DURAKSAMAK/VARGISIZ KALMAK


- TEREDDÜT/ŞÜPHE değil/yerine/= İKİRCİK/DURAKSAMA/VARGISIZLIK


- TEREPHTHALIC ACID[İng.] / ACIDE TÉRÉPHTALIQUE[Fr.] / TEREPHTHALTSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TEREFTALİK ASİT


- TEREKE DEFTERLERİ ile/ve/değil MUHÂLEFÂT DEFTERLERİ


- TEREKKÜP[Ar.] değil/yerine/= BİLEŞME

( Birkaç şeyin bileşmesinden oluşma. )


- TERESSÜB[< RÜSÛB (çoğ. TERESSÜBAT)] değil/yerine/= TORTULANMA, DİBE ÇÖKME, DURULMA


- TERETTÜB[< RÜTÛB] değil/yerine/= SIRALANMA, SIRASINDA OLMA, SIRASI GELME | ÂİT OLMA, GEREKME | (BİR İŞİN ÜZERİNE) DÜŞME


- TEREVVUH[Ar.] değil/yerine/= BİR ŞEYDEN KOKU ALMA


- TERFİ ETMEK değil/yerine/= YÜKSELGİLENMEK/YÜKSELGİ ALMAK


- TERFİ değil/yerine/= YÜKSELGİ


- TERFİK[Ar.] değil/yerine/= BİRİNİ ARKADAŞ ALMA

( Birini arkadaş olarak yanına alma. | Arkadaş olarak yanına birinin verilmesi. )


- TERHİS[Ar. < RUHSAT] değil/yerine/= OLUR VERME (RUHSAT/İZİN VERME)

( İzin verme. | Askerliği tamamlayanları ordudan bırakma. )


- TERHİS[Ar.] değil/yerine/= TÜMER


- TERİM SOĞUMASIN değil/yerine DİNLENMEYİ BİLMEK


- TERİMLERİN/KAVRAMLARIN KULLANIMINDA:
FARKLILIK ile/ve/değil/yerine YEĞLEME


- TERK ETMEK ile/ve/değil/yerine İLİŞKİDE OLMAK

( [not] ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE vs./and/but TO BE RELATED
TO BE RELATED vs./and ABANDONMENT/FORSAKE/RENOUNCE/LEAVE )


- TERK ETMEK/EDİLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AYRILMAK


- TERK ile/ve/değil/yerine EZİYET

( Bazen, terk edilmektense eziyet görmeye bile râzı olabilirsin. )


- TERK-İ DÜNYA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TERK-İ DİYÂR

( Ölüm. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Bulunduğun ya da yerleştiğin bölgeden ayrılma/uzaklaşma. )


- TERKİB[Ar. < RÜKÛB] değil/yerine/= BİRLEŞTİRME

( BİRKAÇ ŞEYİ BİRLEŞTİRİP KARIŞIK BİR ŞEY MEYDANA GETİRME | BİRKAÇ ŞEYDEN MEYDANA GETİRİLMİŞ ŞEY | (dil bilg.)BİRLEŞTİRME | TAKIM | (kimya)SENTEZ )


- TERKİN[Ar.] (ETMEK) değil/yerine/= ÇİZİP SİLMEK


- TERKİN değil/yerine/= ÇİZSİL


- TERM SYMBOLS[İng.] ile/değil/yerine/= TERM SEMBOLLERİ


- THERM[İng.] / THERM[Fr.] / THERM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERM


- TERMAL/THERMAL[İng.] değil/yerine/= SICAK KAPLICA SUYU | ISIYLA İLGILİ)


- TERMAL[Fr.] değil/yerine/= KAPLICA


- THERMIE[İng.] / THERMIE[Fr.] / THERMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİ


- TERMİK[Fr.] değil/yerine/= ISIL

( Isıl. | Isının üretilmesini, iletilmesini ve kullanılmasını inceleyen fizik dalı. )


- TERMİK değil/yerine/= ISIL


- THERMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİK


- TERMİN[Alm.] ile/değil TEMRİN[Ar.]

( Belirlenmiş zaman, randevu. İLE/DEĞİL Alıştırma. )


- TERMINAL DÖNEM/TERMINAL PHASE[İng.] değil/yerine/= ÖLÜMCÜL EVRE


- TERMINAL[İng.] değil/yerine/= SON


- TERMINASYON/TERMINATION[İng.] değil/yerine/= SONLANDIRMA


- TERMINOLOJİ/TERMINOLOGY[İng.] değil/yerine/= TERİM BİLİMİ


- TERMINUS[İng.] değil/yerine/= UÇ

( Evrim ağacı üzerindeki dalların en uç noktasıdır. Gününümüzde var olan türleri ya da taksonları, yaşayan tüm bireylerle birlikte kapsayan noktalardır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- THERMISTOR[İng.] / THERMISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİSTÖR, ISIL DİRENÇ


- THERMITE REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= TERMİT TEPKİMESİ


- TERMİT ile/değil HAMAMBÖCEĞİ

( Önceki adları olan Isoptera[eşit kanat] terk edilmiş ve Blattodea'ya dönüşmüşlerdir. [Kurama göre, ağaç yeme özelliklerini geliştirmeleriyle birlikte hamamböceğine benzeyen atalarından evrilmeye başlamışlardır.] )


- THERMIT[İng.] / THERMITE[Fr.] / THERMIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİT


- THERMION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYON


- THERMIONISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK AKIM


- THERMIONIC DETECTOR (TID)[İng.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK DEDEKTÖR (TID)


- THERMIONISCHE DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK DİYOT


- THERMIONISCHER KONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- THERMIONISCHE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK GÖZE/HÜCRE


- THERMIONISCHE AUSTRITTSARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK İŞ FONKSİYONU


- THERMIONISCHE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK SALIM


- THERMIONISCHE TRIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK TRİYOT


- THERMIONISCHE RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK TÜP


- THERMIONISCHES VENTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK VALF


- THERMIONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK


- THERMO-[İng.] / THERMO[Fr.] / THERMO[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMO-


- THERMOAKUSTISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOAKUSTİK ETKİ


- THERMOELEMENT-DOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOÇİFT DOZİMETRESİ


- THERMOELEMENT-PYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOÇİFT PİROMETRESİ


- TERMODİLÜSYON/THERMODİLUTION[İng.] değil/yerine/= SICAKLIK SEYRELTME


- FIRST LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN BİRİNCİ YASASI


- SECOND LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN İKİNCİ YASASI


- THIRD LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN ÜÇÜNCÜ YASASI


- THERMODYNAMIC CYCLE[İng.] / CYCLE THERMODYNAMIQUE[Fr.] / THERMODYNAMISCHER ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK ÇEVRİM


- THERMODYNAMIC EQUILIBRIUM CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK DENGE SABİTİ


- THERMODYNAMIC EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE THERMODYNAMIQUE[Fr.] / THERMODYNAMISCHES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK DENGE


- THERMODYNAMIC POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK POTANSİYEL


- LAWS OF THERMODYNAMICS[İng.] / LOIS DE LA THERMODYNAMIQUE[Fr.] / THERMODYNAMISCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK YASALARI


- TERMODİNAMİK'TE:
GERİDÖNÜŞÜMSÜZLÜK ile/değil TERSİNMEZLİK

( TERMODİNAMİK: Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. )

( [not] ... vs./but IRREVERSIBILITY )


- TERMODİNAMİK/THERMICS değil/yerine/= ISILDEVİNGİ


- THERMOELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT THERMOELECTRIC[Fr.] / THERMOELEKTRISCHE STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK AKIM


- THERMOELEKTRISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK ENERJİ


- THERMOELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK ETKİ


- THERMOELEKTRISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK KUVVET


- THERMOELEKTRISCHER MODUL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK MODÜL


- THERMOELEKTRISCHE BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK PİL


- THERMOELECTRICITY[İng.] / THERMOÉLECTRICITÉ[Fr.] / THERMOELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİKLİK


- THERMOELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRON


- THERMOPHON[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOFON


- THERMOGALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOGALVANOMETRE


- THERMOGRAVIMETRY[İng.] / THERMOGRAVIMÉTRIE[Fr.] / THERMOGRAVIMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOGRAVİMETRİ


- THERMOGRAVIMETRIC ANALYSIS[İng.] / THERMOGRAVIMETRISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOGRAVİMETRİK ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZ


- THERMO CHEMISTRY[İng.] / THERMOCHIMIE[Fr.] / THERMOCHEMIE, WÄRMECHENIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOKİMYA


- THERMOCHEMICAL EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= TERMOKİMYASAL DENKLEM


- TERMOLECULAR, TRIMOLECULAR REACTION[İng.] / TRIMOLÉCULARIE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERMOLEKÜLER, TRİMOLEKÜLER TEPKİME


- THERMOLYSIS[İng.] / THERMOLYSE[Fr.] / THERMOLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOLİZ, ISIL AYRIŞMA


- THERMOLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOLÜMİNESANS


- THERMOMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMANYETİK ETKİ


- THERMOMAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMANYETOMETRE


- THERMOMECHANISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMEKANİK ETKİ


- TERMOMETRİ/THERMOMETRY[İng.] değil/yerine/= SICAKLIK ÖLÇÜMÜ


- THERMOMETRY[İng.] / THERMOMÉTRIE[Fr.] / THERMOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMETRİ


- THERMOMETRIC MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= TERMOMETRİK NESNE


- THERMONUCLEAR EXPLOSION[İng.] ile/değil/yerine/= TERMONÜKLEER PATLAMA


- THERMOSPHERES[İng.] / THERMOPLASTIQUE[Fr.] / THERMOPLAST[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOPLASTİK


- TERMOREGÜLASYON/THERMOREGULATION[İng.] değil/yerine/= SICAKLIK DÜZENLENİM


- TERMOREGÜLATÖR/THERMOREGULATOR[İng.] değil/yerine/= SICAKLIKDÜZENLER


- THERMOSET[İng.] / THERMODURCISSANT[Fr.] / IN WÄRME AUSHÄRTEND, WÄRMEHÄRTBAR, HITZEHÄRTBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOSET


- THERMOSPHERE[İng.] / THERMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOSFER


- TERMOSTAT[Fr.]/THERMOSTATE[İng.] değil/yerine/= ISIDENETİR/SICAKLIKDENETİR


- TERMOTERAPİ/THERMOTHERAPY[İng.] değil/yerine/= SICAKLA SAĞALTIM


- TERMOTERAPİ değil/yerine/= ISI SAĞALTIMI


- THERMOTROPIC LIQUID CRYSTAL[İng.] / CRISTAL LIQUIDE THERMOTROPE[Fr.] / THERMOTROPER FLÜSSIGKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOTROP SIVI KRİSTAL


- TERÖR/İST/İZM[Fr./İng.]/!TEDHİŞ/Çİ[Ar.] değil/yerine/= !YILDIRI/CI/LIK


- TERÖRİZE ETMEK ile/değil/yerine/>< TEORİZE ETMEK


- TERÖRİZM" ile/ve/değil/||/<> TÖRERİZM

( )


- TERPENES[İng.] / TERPÈNE[Fr.] / TERPENE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERPENLER


- TERRAFORMING[İng.] değil/yerine/= DÜNYALAŞTIRMA

( Dünyalaştırma, başka bir gezegeni ya da gök cismini, Dünya'nın yaşamı destekleyen iklimi ve atmosferiyle benzer koşullara sahip hale getirme sürecine verilen isim. Bu durum genellikle atmosferin bileşiminin değiştirilmesi, iklimin düzenlenmesi ve hatta yüzeyin yeniden şekillendirilmesi gibi çeşitli ekolojik ve bilimsel değişiklikleri içinde barındırır. Bu süreç teorik olarak insanların uzayda koloniler oluşturmasını ve diğer gezegenlerde yaşamasını mümkün kılabilir. Ancak dünyalaştırma hâlâ büyük ölçüde teorik bir kavramdır ve uygulamada birçok teknolojik ve etik engel ile karşı karşıyadır.[1][2]

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INVERSE NETWORK[İng.] / UMGEKEHRTES NETZWERK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS AĞ


- INVERSE CURRENT[İng.] / COURANT INVERSE[Fr.] / UMKEHRSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS AKIM


- INVERSE SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= TERS BAKIŞIM


- REVERSE BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= TERS BESLEME


- REVERSE BIAS AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= TERS BESLEMELİ YÜKSELTEÇ


- INVERSE BETA DECAY[İng.] / DÉCROISSANCE BÊTA INVERSE[Fr.] / INVERSER BETA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS BETA BOZUNUMU


- INVERSE COMPTON SCATTERING[İng.] / DIFFUSION COMPTON INVERSE[Fr.] / INVERSE COMPTON-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS COMPTON SAÇILMASI


- INVERSE CHANGE[İng.] / ÉCHANGE INVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS DEĞİŞİM


- UMKLAPP-PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS DÖNME SÜRECİ


- INVERSE UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS DÖNÜŞÜM


- RECIPROCAL JUNCTION[İng.] / JONCTION RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS EKLEM


- INVERSE ELECTRODE CURRENT[İng.] / COURANT INVERSE D'ÉLECTRODE[Fr.] / UMKEHR-ELEKTRODENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ELEKTROT AKIMI


- RECIPROCAL IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS EMPEDANS


- INVERSE EFFECT[İng.] / EFFET INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTER EFFEKT, UMKEHREFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ETKİ


- REVERSED-PHASE PARTITION CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= TERS-FAZ DAĞILIM KROMATOGRAFİSİ


- INVERSE VOLTAGE[İng.] / TENSION INVERSE[Fr.] / INVERSES-POTENTIAL, SPERRSPANNUNG, UMGEKEHRTE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS GERİLİM


- TERS İLİŞKİ ile/değil TERSİNE BİR İLİŞKİ

( "Ters ilişki" sözü daha çok anal seks için kullanılmaktadır. İLE/DEĞİL Kavramlar üzerine yapılacak süreçteki sondan başa gidiş için "tersine/tersinden bir bakışla" ifadesi kullanılabilir. )


- INVERSE SQUARE LAW[İng.] / LOI DU CARRÉ INVERSE[Fr.] / QUADRATISCHES ENTFERNUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS KARE YASASI


- POLARISATION INVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS KUTUP


- MAKÛSEN MÜTENASİP[Osm.] / INVERSELY PROPORTIONAL[İng.] / TERS ORANTILI[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ORANTILI


- RECIPROCAL LATTICE[İng.] / RÉSEAU RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS ÖRGÜ


- REVERSE OSMOSIS[İng.] / REVERSE OSMOSIS[Fr.] / TERS OSMOZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS OSMOZ


- INVERSE PIEZOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PIÉZOÉLECTRIQUE INVERSE[Fr.] / INVERSER PIEZOEFFEKT, INVERSER PIEZOELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS PİEZO ELEKTRİK ETKİ


- INVERSE TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS SICAKLIK


- SYMÉTRIE INVERSE[Fr.] / INVERSE SYMMETRIE, UMGEKEHRTE SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS SİMETRİ


- INVERSE STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTER STARK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS STARK ETKİSİ


- TERS / TERSİ değil UC / UCU


- INVERSE VECTOR[İng.] / VECTEUR RÉCIPROQUE[Fr.] / UMGEKEHRTER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS VEKTÖR


- INVERSE DIRECTION[İng.] / DIRECTION INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTE RICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS YÖN


- INVERSE ZEEMAN EFFECT[İng.] / EFFET ZEEMAN INVERSE[Fr.] / INVERSER ZEEMAN-EFFEKT, UMGEKEHRTER ZEEMAN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ZEEMAN ETKİSİ


- TERS ile/değil/yerine/>< DERS

( [Almaya/anlamaya ...] Kapalıysa/k "gelir", ters. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Açıksa/k alır/ız her bir durumdan ders. )


- TERS ile/değil/yerine İLKELİ


- TERS ile/değil SANKİ


- TERS ile/değil TERSİNE


- TERSANE[İt.] değil/yerine GEMİLİK


- TERSANE[İt. < TERSANA] değil/yerine/= GEMİLİK


- TERSANELİ[İt.] değil/yerine/= DENİZ SUBAYI / ERİ


- TERSİL/TERTILE[İng.] değil/yerine/= ÜÇTE BİRLİK


- TERSİM[Ar.] değil/yerine/= RESMİNİ YAPMA


- RÉACTION RÉVERSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERSİNEMEZ/DÖNDÜRÜLEBİLİR TEPKİME