Değil (... değil ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 33.734 başlık/FaRk ile birlikte,
33.734 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(108/136)
- SEBEBİYET VERMEK değil/yerine/= NEDEN OLMAK/YOL AÇMAK
- ŞEBEKE[Ar.]/NETWORK/WEB[İng.] değil/yerine/= AĞ
( Ülke çapında yaygınlaştırılmış ulaşım ve iletişim örgüsü, ağ. | Üniversite öğrencilerinin kimlik kartı. | Birbiriyle bağlantılı ve gizli çalışan kişilerin tümü. )
- ŞEBEKE[Ar.] değil/yerine/= ÖRÜKE
- SEBİL ile/değil ŞADIRVAN
- SEBT GÜNÜ:
DİNLENME GÜNÜ değil/yerine DİNGİNLİK/DÖNÜŞÜM GÜNÜ
( YEVM-İ SEBT[Ar.]: Cumartesi günü. )
- SEBZE/SEBZEVAT/ZERZEVAT değil/yerine/= GÖVERİ/GÖVERTİ/GÖVLÜK/YEŞERTİ/YEŞİLLİK
- SEBZELER:
TOPRAK ALTINDAKİLER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TOPRAK ÜSTÜNDEKİLER
( [beslenmemizin] %25'inde. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< %75'inde. )
- SEBZELERİ SAKLAMADA:
BUZDOLABININ KENARI değil/yerine ORTASI
- SECÂ değil/yerine/= KARARLI/LIK
- ŞECÂAT[Ar.] değil/yerine/= YİĞİTLİK, YÜREKLİLİK, CESÂRET
- SECCÂDE[Ar.]/NAMAZLIK değil/yerine/= YAYGI
- SEÇENEK ile/değil/yerine OLASILIK
- ALTERNATIV-STROMKREIS[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇENEKLİ DEVRE
- ŞECERE[Ar.]["SECERE" değil!]/PEDIGRI/PEDIGREE[İng.] değil/yerine/= SOYAĞACI/SOYKÜTÜĞÜ
- SECÎ ile/değil KÂFİYE ile/değil FÂSILA
( Düzyazıda. İLE Şiirde. DEĞİL Kur'an'da. )
( SECÎ: Düzyazı[nesir] içinde uyak{kâfiye]. Düzyazıda tümce ve tümceciklerin sonunu, kulakta aynı sesi bırakan sözcüklerle uyaklayarak süsleme sanatı. ( TESCİ': Secî yapmak. )
( MÜSECCA: Secî yapılarak yazılmış kitaplar. )
- SELEKTIVER DIFFUSOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ DAĞITICI
- SELECTIVE RADIATOR[İng.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ IŞINIMCI
- RADIATEUR SÉLECTIF[Fr.] / SELEKTIVER STREUKÖRPER[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ SAÇICI/YAYICI
- MASS-İ MÜNTEHAB[Osm.] / SELECTIVE ABSORPTION[İng.] / SELEKTIVE ABSORPTION[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ SOĞURMA
- SELECTIVE REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION SÉLECTIVE[Fr.] / SELEKTIVE REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİ YANSIMA
- SELECTIVITY FACTOR[İng.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİLİK ETMENİ
- SELECTIVITY COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİLİK KATSAYISI
- SELECTIVITY[İng.] ile/değil/yerine/= SEÇİCİLİK
- SEÇİLMEK ile/ve/değil/||/<>/> GÖREVE GELMEK
- SEÇİLMİŞ/LİK ile/ve/değil ATANMIŞ/LIK
- KAVÂİD-İ İNTİHAB[Osm.] / SELECTION RULES[İng.] / RÈGLES DE SÉLECTION[Fr.] / AUSWAHLREGELN, AUSWAHLRICHTLINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SEÇİM KURALLARI
- SEÇİM MALZEMESİ ile/ve/değil/||/<> SEÇİM FIRSATI
- SEÇİM/SAYLAMA ile/ve/değil/yerine/<>/> YEĞLEME/TERCİH
( Üç ya da üzeri seçenek içinde varılan karar verme eylemi. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İki ayrı seçeneğe indirdikten sonra varılan karar verme eylemi. )
( İçten ve hassas kişilerce değeri bilinen alçakgönüllü/mütevazı armağanlar gibi, kişinin seçimleri de içinden gelen sesin çizdiği yol doğrultusunda olacaktır. )
( ŞIKK[Ar.]: İkiye bölünmüş şeyin her parçası. | Bir işin iki yönünden her biri. )
( PRODUCTUM: Yeğlenilen, tercih edilen. )
( Hayvanlarda ve insanda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/> İnsanda. )
( [not] TO CHOOSE vs./and/but/<>/> TO PREFER
TO PREFER instead of TO CHOOSE )
( ... ile/ve/değil/yerine/<>/> PROTIMO )
- SEÇİM ile/ve/değil/yerine/||/<>/< STRATEJİ
- SEÇKİN ile/ve/değil/yerine ÖNCÜ
- SEÇME ... ile/değil SEÇMELİ ...
- SEÇMEK/SEÇİLMİŞ ile/ve/değil AYIKLAMAK/AYIKLANMIŞ
( [not] TO CHOOSE vs./and/but TO SORT )
- SEÇMEK/YEĞLEMEK VE SONRASINDA GÖRMEK/DENEMEK ile/ve/değil/yerine GÖRMEK/DENEMEK VE SONRASINDA SEÇMEK/YEĞLEMEK
( [not] TO CHOOSE/PREFER AND THEN TO SEE/TRY vs./and/but TO SEE/TRY AND THEN TO CHOOSE/PREFER
TO SEE/TRY AND THEN TO CHOOSE/PREFER instead of TO CHOOSE/PREFER AND THEN TO SEE/TRY )
- SECURİTY[İng.] değil/yerine/= GÜVENLİK
- SEDASYON/SEDATION[İng.] değil/yerine/= SAKINLEŞTİRME
- SEDATİF/SEDATIVE[İng.] değil/yerine/= SAKINLEŞTİRICİ
- ŞEDDÂDÎ BİNA değil/yerine/= GÖKDELEN
- SEDİMANTASYON/SEDİMENTATION[İng.] değil/yerine/= ÇÖKME | TORTULAŞMA
- SEDİMANT/ASYON değil/yerine/= ÇÖKELÖLÇÜM/ÇÖKELME/TORTULLANMA/TORTULAŞMA
- SEDİMENT[İng.] değil/yerine/= ÇÖKELTİ, | TORTU
- SEDYE[İt.] değil/yerine/= KATLANABİLİR YATAK
- SEEBECK EFFECT[İng.] / EFFET SEEBECK[Fr.] / SEEBECK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEEBECK ETKİSİ
- SEEBECK COEFFICIENT[İng.] / COEFFICIENT DE SEEBECK[Fr.] / SEEBECK-KOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEEBECK KATSAYISI
- ŞEF[Fr. CHEF] değil/yerine/= UNGAN/ÖNDER
- ŞEFÂAT[Ar.] değil/yerine/= BAĞIŞLAMA
- SEFAHAT değil/yerine/= EĞLENCE/UÇARILIK
- SEFÂLET ile/ve/değil İÇ SEFÂLET
- SEFÂLET[Ar.] değil/yerine/= YOKSULLUK
- SEFER değil/yerine/= KEZ
- SEFERBER/LİK değil/yerine/= ELBİR/LİK
- SEFÎH değil/yerine/>< SÂLİK
- SEFÎH[Ar.] değil/yerine/= UÇARI
( Zevk ve eğlenceye düşkün, parasını israf eden. | Ele, avuca sığmaz. | İrâdesine hâkim olamayan, ihtiyârını devrede tutamayan. )
- ŞEFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN
- SEFİR/SEFÂRET değil/yerine/= ELÇİ/LİK
- ŞEFKÂT VE NEZÂKET:
GÜÇSÜZLÜK VE ÜMİTSİZLİK değil KUVVET VE METÂNET
- ŞEFKÂT değil/yerine/= SEVECENLİK
- ŞEFKÂTLİ/MÜŞFİK[Ar.] değil/yerine/= SEVECEN
- SEGMENT[İng.]["SEKMENT" değil!] değil/yerine/= BÖLÜM | KESİT | PARÇA
- PARÇA/SEGMENT[İng.] ile/ve/değil/||/<> SEKME/TAB[İng.]
( Bölüm. | Kesit. | Parça. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Bölüm. )
- SEGMENTAL[İng.] değil/yerine/= BÖLÜMLÜ
- SEGMENTASYON/SEGMENTATION[İng.] değil/yerine/= BÖLÜMLEME
- SEGRÈ CHART[İng.] / TABLEAU DE SEGRÈ[Fr.] ile/değil/yerine/= SEGRÈ ÇİZELGESİ
- SEGRÈ-DIAGRAMM[Alm.] ile/değil/yerine/= SEGRÈ DİYAGRAMI
- SEHER[Ar.] değil/yerine/= TAN AĞARTISI
( TAN YERİ AĞARMADAN BİRAZ ÖNCEKİ ZAMAN )
- SEHİM/SEHM[Ar.] değil/yerine/= PAY
( Pay/hisse karşılığı/bedeli. | Pay. | Yüksek çelik binaların tepesinin sürekli olarak sağa sola yaylanması. )
- TOWN GAS, COAL GAS[İng.] / GAZ DE VILLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞEHİR GAZI, KÖMÜR GAZI
- ŞEHİR ile/değil EYALET
- ŞEHİR değil/yerine/= İL
- ŞEHİR/MEDİNE[Ar.] değil/yerine/= KENT[< KAND]
( Kişinin katıldığı, hayatı tüm yönleriyle yaşadığını hissedebildiği yer. | Konutların, araçların birarada bulunduğu yer. )
( YATUK )
( POLİS )
( BURG/BURJUVA )
( TEMEDDÜN: Kentleşme. )
( SEMERKAND: Semer'in kenti. )
( )
( ŞÂR )
- ŞEHİT/MARTYR değil/yerine/= KUTTANIK
- SEHİV[Ar.] değil/yerine/= HATA
( Unutma nedeniyle yapılan hata ve sonucu bakımından, çok önemli olmayan yanlışlık.[Akla geldiğinde telâfisi de yapılmak üzere.] )
( Bizden hatâ, Hakk'tan atâ'. )
- SEHV değil/yerine/= YANLIŞ, HATA | YANILMA
- SEHVEN[Ar.] değil/yerine/= YANLIŞLIK/LA
( YANLIŞLIKLA, BİLMEYEREK )
- ŞEHVET ile/ve/değil/yerine/<> AŞK
( Tüm canlılar arasında. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Kişiden/insandan, her şeye yönelik. )
( Herkes, dur der! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/< Herkes, kabul eder. )
- ŞEHVET[Ar.]/LİBİDO değil/yerine/= KÖSNÜ
( Eşeysel enerji. )
- ŞEHVETTEN ile/ve/değil/yerine AŞKTAN
( Beşer doğulur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE İnsan olunur. )
( Geçici. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kalıcı. )
( Beşeri aşk. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Kendi. | Tüm yetkin olanlar. )
( Mülkiyet. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Özgürlük. )
- ŞEHZÂDEBAŞI CAMİİ değil ŞEHZÂDE CAMİİ
- SEIDEL-SUMMIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEİDEL TOPLAMI
- SEIDEL SUMS[İng.] / SOMMES DE SEIDEL[Fr.] ile/değil/yerine/= SEİDEL TOPLAMLARI
- ŞEİME/ŞEYİME değil ŞEHÎME
- SEISMOGRAPH[İng.] değil/yerine/= SİSMOGRAF
( Depremlerin ölçümünde kullanılan ve yer hareketlerini büyüklükleri, zamanları ve merkezleri ile birlikte sürekli olarak kaydeden cihazdır. Sismograflar, ilk olarak depremleri tespit etmek için tasarlanmış olsalar da başka amaçlar için de kullanılmaktadır. Bunlardan bazıları petrol arama çalışmaları, volkanik aktivitenin izlenmesi ve yerkabuğunun araştırılmasına yönelik çalışmalardır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- SEKANS/SEQUENCE[İng.] değil/yerine/= DİZİ, SIRA
- SEKANT[Fr.] değil/yerine/= KESEN
( Trigonometride, bir açının keseni.[Bu açının, kosinüsünün tersi.] )
- SEKEL/SEQUELA[İng.] değil/yerine/= SAYRILIK KALINTISI
- SUGAR CANE[İng.] / SUCRE DE CANNE[Fr.] / ZUCKERRÖHR[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞEKER KAMIŞI
- SUGAR BEET[İng.] / SUCRE DE BETTERAVE[Fr.] / ZUCKER RÜBE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞEKER PANCARI
- ŞEKER ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SABUN (OYUNU)
- SUGAR[İng.] / SUCRE[Fr.] / ZUCKER[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞEKER
- ŞEKERİN DÜŞMESİ değil MAGNEZYUM EKSİKLİĞİ
( ... değil
MAGNEZYUM KAYNAKLARI:
Kuruyemiş
Kuru sebze zarı
Tohumu alınmamış tahıl
Yeşil sebzeler
Magnezyum açısından zengin besinler:
Koyu yapraklı sebzeler: Pazı, marul, ıspanak
Meyve: Muz, kayısı, avokado, şeftali ve erik
Badem, kaju, ceviz
Baklagiller: Fasulye ve mercimek
Esmer pirinç, darı, yulaf
Patates
Kabak
MAGNEZYUM İÇERENLER:
ELMA: SODYUM, POTASYUM, KALSİYUM, MAGNEZYUM, DEMİR, FOSFOR
KAYISI: POTASYUM, FOSFOR, KALSİYUM, MAGNEZYUM, DEMİR
KAVUN: KALSİYUM, FOSFOR, DEMİR
ANANAS: SODYUM, POTASYUM, MAGNEZYUM, KALSİYUM, FOSFOR, DEMİR
MISIRÜZÜMÜ: SODYUM, POTASYUM, KALSİYUM, MAGNEZYUM, DEMİR, FOSFOR
ARMUT: SODYUM, MAGNEZYUM, FOSFOR, KALSİYUM, DEMİR
İNCİR: SODYUM, POTASYUM, KALSİYUM, MAGNEZYUM
MANDALİNA: SODYUM, POTASYUM, KALSİYUM, MAGNEZYUM, DEMİR
LİMON: SODYUM, POTASYUM, KALSİYUM, MAGNEZYUM, DEMİR, FOSFOR
LAHANA: ÇİNKO, MAGNEZYUM, DEMİR, KALSİYUM, FOSFOR
KİRAZ: DEMİR, MAGNEZYUM, POTASYUM, SODYUM, FOSFOR
ÇİLEK: SODYUM, POTASYUM, KALSİYUM, MAGNEZYUM, DEMİR
DOMATES: KALSİYUM, MAGNEZYUM, DEMİR, FOSFOR, POTASYUM )
( Magnezyum eksikliği, aynı zamanda kalsiyum eksikliğine neden olur. Çünkü, gövdenin, kalsiyumu emmesi için magnezyuma gereksinimi vardır. )
- SEKESTRASYON/SEQUESTRATION[İng.] değil/yerine/= KAN GÖLLENMESİ | AYRIKLAŞTIRMA | YIKILIM
- ŞEKİL değil/yerine/= BİÇİM
- ŞEKİL ile/ve/değil/<> DESEN
- ŞEKİL ile/değil SEKL
- SEKİR[Ar.] ile/değil/yerine/||/<> SEKİN[Ar.]
- OCTAVALENT[İng.] / OCTAVALENT[Fr.] / ACHTWERTIG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZ DEĞERLİKLİ
- ACHTPOL[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZ KUTUPLU
- OCTAÉDRIQUE[Fr.] / OKTAEDRISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZ YÜZLÜ
- OCTOPÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= SEKİZKUTUP
- OKTET KAİDESİ[Osm.] / OCTET RULE[İng.] / RÉGLE DE L'OCTKET[Fr.] / OKTET-THEORIE, OKTETREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZLİ KURALI
- OCTET[İng./Fr.] / OKTETT[Alm.] ile/değil/yerine/= SEKİZLİ, OKTET
- OCTUPOLE[İng.] ile/değil/yerine/= SEKİZUCAY
- ŞEKLEN AĞLAMAK/GÜLMEK ile/değil/yerine MUHABBETEN AĞLAMAK/GÜLMEK
- SEKONDER/SECONDARY[İng.] değil/yerine/= İKINCİL | İLİŞKİLİ
- SEKONDER/PRİMER ... değil/yerine/= İKİNCİL/BİRİNCİL ...
- SEKRESYON/SECRETION[İng.] değil/yerine/= SALGILAMA | SALGI
- SEKS (YAPMAK) ile/ve/değil/||/<>/< HEYECAN (YAPMAK)
- SEKS ODA" değil SEK SODA
- SEKSÎ ile/ve/değil/yerine/=/||/<>/< KIŞKIRTICI
- SEKŞIN[İng. < SECTION] değil/yerine/= GRUP
- SEKSİYON[Fr., İng. SECTION] değil/yerine/= BÖLÜM
- SEKTE[Ar.] değil/yerine/= DURMA/DURGU
- SEKTER[Fr. SECTAIRE] değil/yerine/= HOŞGÖRÜSÜZ
- SEKTÖR/SECTOR[İng.] değil/yerine/= KESİM
- SEKTÖR değil/yerine/= İŞKOLU
- SEKÜLER/LEŞME ile/değil/yerine/||/<>/< RASYONEL/LEŞME
- SEKÜLERLİK:
DİNDIŞILIK ile/ve/değil/||/<>/< TOPLUMSAL TÜZE(HUKUK)
- SEKÜLERLİK:
(")DİNSİZ/LİK(") değil DİNDIŞI/LIK
- SEKUNDUM/SECUNDUM[İng.] değil/yerine/= İKINCİL
- ŞEKVÂ değil/yerine/= ŞİKÂYET, HOŞNUTSUZLUK
( ŞİKÂYET, HOŞNUTSUZLUK )
- SELAHADDÎN CAMİLERİ değil SALÂTÎN (SULTAN) CAMİLERİ
- ŞELÂLE/SECCÂC[Ar. < SECC] değil/yerine/= ÇAĞLAYAN/ÇAĞLAR
- SELÂM VERMEK değil/yerine/= ESENLEMEK
- SELÂMET değil/yerine/= ESENLİK
( SÂLİMLİK, EMİNLİK, KORKU VE ENDİŞEDEN UZAK OLMA | SELÂMETE ÇIKMA, KURTULMA | İYİ SONUÇ | KURTULMA | TÜMCENİN DÜZGÜN VE DOĞRU OLMASI )
- SELÂMET/LE[Ar.] değil/yerine/= ESENLİK/LE
- SELÂMLAŞMA değil/yerine/= ESENLEŞME
- SELÂMÜN ALEYKÜM değil/yerine/= ESENLİKLER/ESENLİK/ESEN OLSUN/ESENOLA/UĞROLA
- SELANDIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= SELANDİYAN EPOKU
( Günümüzden 61.700.000 ile 58.700.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CHELATE[İng.] / CHILATE[Fr.] / CHELATE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞELAT, KELAT
- CHELATE LIGAND[İng.] ile/değil/yerine/= ŞELAT LİGANDI
- CHELATION[İng.] / CHÉLATION[Fr.] / CHELATION[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞELATLAŞMA
- CHELATING AGENTS[İng.] ile/değil/yerine/= ŞELATLAŞTIRICILAR
- CHELATOMETRY[İng.] / CHELATOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ŞELATOMETRİ
- ŞELATÖR/CHELATOR[İng.] değil/yerine/= ŞELATLAYICI
- ŞELAZYON/CHELATION[İng.] değil/yerine/= ŞELATLAMA, KISKAÇLAMA, METAL İYON-ORGANİK MOLEKÜL BAĞLANMASI
- SELEF ile/ve/değil/yerine/||/<> MUHALEFET
- SELEF değil/yerine/= ÖNCEL
- SELEF değil/yerine/= ÖNCEL
- SELEKSİYON/SELECTION[İng.] değil/yerine/= SEÇME | AYIKLA(N)MA | SEÇELE
- SELEKSİYON[Fr. < SÉLECTION] değil/yerine/= SEÇME. | AYIKLANMA
- SELEKTİF/SELECTIVE[İng.] değil/yerine/= SEÇİCİ
- SELEKTİVİTE/SELECTIVITY[İng.] değil/yerine/= SEÇİCİLİK
- SELEKTÖR/SELECTOR[İng.] değil/yerine/= SEÇİCİ
- SELEKTÖR[Fr., İng.] değil/yerine/= SEÇİCİ
( Tahılı, yabancı maddelerden ayırmak için kullanılan aygıt. | Araba farlarının, uzun ya da kısa uzaklıkta yanmasını sağlayan aygıt. )
- SELENA[İng.] ile/değil/yerine/= SELENA
- SELENATE[İng.] / SELENAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENAT
- SELENIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SELENİK ASİT
- SELENINYL[İng.] ile/değil/yerine/= SELENİLİN
- SELENİN:
KESİLMESİ ile/değil KISILMASI
- SELENINIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SELENİNİK ASİT
- SELENINO-[İng.] / SELÉNINO[Fr.] / SELENINI[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENİNO-
- SELENITE[İng.] / SELENIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENİT
- SELENO-[İng.] / SELENO[Fr.] / SELENO[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENO-
- SELENOPHANE[İng.] ile/değil/yerine/= SELENOFEN
- SELENOFURAN[İng.] ile/değil/yerine/= SELENOFURAN
- -SELENOL[İng.] ile/değil/yerine/= SELENOL
- SELENIOUS ACID[İng.] ile/değil/yerine/= SELENÖZ ASİT
- SELENIOUS OXIDE[İng.] / BIOVIDE DE SÉLÉNIUM[Fr.] / SELENDIOXYD[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENÖZ OKSİT, SELEN DİOKSİT
- SELEN/SES TELLERİ ile/ve/değil/||/<>/< SELEN/SES KIVRIMLARI
- SELENIDE[İng.] / SÉLÉNIRE[Fr.] / SELENID[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENÜR
- SELENIUM DIODE[İng.] / DIODE EN SÉLÉNIUM[Fr.] / SELENDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENYUM DİYOTU
- SELENIUM RECTIFIER[İng.] / REDRESSEUR AU SÉLÉNIUM[Fr.] / SELENGLEICHRICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENYUM DOĞRULTUCU
- SELENZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENYUM GÖZESİ/HÜCRESİ
- SELENIUM OXYCHLORIDE[İng.] ile/değil/yerine/= SELENYUM OKSİKLORÜR
- SELENIUM CELL[İng.] / CELLULE DU SÉLÉNIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= SELENYUM PİLİ
- SELENIUM[İng.] / SELENIUM, SÉLÉNIUM[Fr.] / SELEN, SELENIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= SELENYUM
- SELF-ASSESSMENT[İng.] değil/yerine/= ÖZ DEĞERLENDİRİM
- SELF-AWARENESS[İng.] değil/yerine/= ÖZ FARKINDALIK
- SELF DETERMİNASYON değil/yerine/= ÖZ BELİRLEME/KENDİ SEÇME
- SELF-EXPANDABLE[İng.] değil/yerine/= KENDİLİĞİNDEN GENİŞLEYEBİLEN
- SELF-IDENTITY[İng.] değil/yerine/= ÖZ KİMLİK
- SELF SERVİS değil/yerine/= ÖZ İŞGÖRÜ
- SELF[İng.] değil/yerine/= ÖZ, KENDİ
- SELFI(E) değil/yerine GÖRÇEK/ÖZÇEKİM/KENDİCE
- SELLA TURSİKA/SELLA TURCICA[İng.] değil/yerine/= TÜRK EYERİ
- SELLA[İng.] değil/yerine/= EYER
- SHELLAC[İng.] / GOMME-LAQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ŞELLAK
- SELLAR[İng.] değil/yerine/= EYERSİ
- SELLMEIER EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE SELLMEIER[Fr.] / SELLMEIER-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SELLMEİER DENKLEMİ
- CELLOBIOSE[İng.] / ZELLOBIOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELOBİYOZ
- CELLOPHANE, ZELLGLAS[İng.] / CELLOPHANE, PELLICULE CELLULOSIQUE[Fr.] / ZELLGLAS, VISKOSEFOLIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELOFAN
- SELPAK değil/yerine/= KÂĞIT MENDİL
- SELÜLER/CELLULAR[İng.] değil/yerine/= GÖZESEL
- SELÜLİSIDAL/CELLULICİDAL[İng.] değil/yerine/= GÖZE ÖLDÜRÜCÜ ETKİ
- SELÜLİT ile/değil KARINÇATLAĞI
- CELLULOID[İng.] / CELLULOIDE[Fr.] / CELLULOID[Alm.] ile/değil/yerine/= SELULOİD
- ACÉTOBUTYRATE DE CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSE AZETOBUTYRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ ASETAT BUTİRAT ESTERİ
- CELLULOSE ACETATE BUTYRATE[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ ASETAT BÜTİRAT
- CELLULOSE ACETATE[İng.] / ACETATE DE CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSEACETAT, AZETYLZELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ ASETAT
- CELLODEXTRIN[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ DEKSTRİN
- CELLULOSE LACQUER[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ LAK
- ZELLULOSE LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ LAKI
- CELLULOSE NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ NİTRAT
- CELLULOSE TRIACETATE[İng.] / TRIACÉTATE DE CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSETRIACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ TRİASETAT
- CELLULOSE[İng.] / CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSE, ZELLSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ
- SELÜLOZ değil/yerine/= GÖZECİK
- CELLULOSICS[İng.] / DÉRIVÉS CELLULOSIQUES[Fr.] / CELLULOSEHARZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZİK NESNE
- SELVİ AĞACI değil SERVİ AĞACI
- SELVİ BOYLU değil SERVİ BOYLU
- SEM/SCANNING ELECTRON MICROSCOPY[İng.] değil/yerine/= TARAMA ELEKTRON MİKROSKOBU
- SEMÂ:
DÖNÜŞ değil DÖNÜŞÜM
- ŞEMA değil/yerine/= ÇİZEM/DİZELGE
- SEMÂ değil/yerine/= GÖK/GÖKYÜZÜ
- SEMÂ ile/ve/değil MUKABELE-İ ŞERÎFE
- ŞEMAİL[Ar.] değil/yerine/= DIŞ GÖRÜNÜŞ
- ŞEMAL" değil ŞEMAİL
- SEMANTIC DATABASE[İng.] değil/yerine/= ANLAMSAL VERITABANI
- SEMANTİK ANALİZ/SEMANTIC ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= ANLAMSAL ÇÖZÜMLEME
- SEMANTİK BELLEK/SEMANTIC MEMORY[İng.] değil/yerine/= ANLAMSAL BELLEK
- SEMANTİK[Fr., < SEMANTIQUE / İng. < SEMANTICS] değil/yerine/= ANLAMBİLİM/ANLAMSAL
- ŞEMATİK değil/yerine/= ÇİZEMSEL
- SEMÂVÎ[Ar.] değil/yerine GÖKÇÜL/GÖKSEL
- SEMÂVÎ[Ar.] değil/yerine/= GÖKSEL
- SEMBOL[Fr. < SYMBOLE] değil/yerine/= SİMGE
- RUMUZ[Osm.] ile/değil/yerine/= SEMBOL
- SEMBOLİK[Fr. < SYMBOLIQUE] değil/yerine/= SİMGESEL
- SEMBOL/İK[Fr., İng. SYMBOL < Yun.] değil/yerine/= SİMGESEL
- SEMBOLİST[Fr. < SYMBOLISTE] değil/yerine/= SİMGECİ
- SEMBOLİZE EDEN değil/yerine SİMGELEYEN
- SEMBOLİZMA değil/yerine/= SİMGESELLİK
- SEMELPARITY[İng.] değil/yerine/= SEMELPAROZ
( Tipik bir ömür içinde yalnızca bir defa üreyen popülasyon ya da türlerdir.Somon balığı.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- CEMENTATION[İng.] / CÉMENTATION[Fr.] / ZEMENTATION, AUSFALLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEMENTASYON
- SEMERE/Lİ[Ar.] değil/yerine/= MEYVE, ÜRÜN | VERİM
( YARAR(LI), VERİM(Lİ) | SONUÇ | BİR ŞEYDEN ELDE EDİLEN GELİR )
- SEMFONİ değil SENFONİ
- SEMIDINE REARRANGEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİDİN ÇEVRİLMESİ
- SEMIDINES[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİDİNLER
- SEMIKANTITATİF/SEMIQUANTITATIVE[İng.] değil/yerine/= YARI NICEL
- SEMICARBAZIDE[İng.] / SEMICARBAZIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SEMİKARBAZİT
- SEMICARBAZONE[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİKARBAZON
- SEMIPERMEABIL/SEMIPERMEABLE[İng.] değil/yerine/= YARI GEÇİRGEN
- SEMİSİRKÜLER/SEMICIRCULAR[İng.] değil/yerine/= YARIM DAIRE
- SEMİYOLOJİ[Fr.]/SEMIOLOGY[İng.] değil/yerine/= GÖSTERGEBİLİM/BELİRTİ BİLİMİ
( Hastalıkların belirti ve işaretleriyle ilgilenen tıp dalı. | Göstergebilim. )
( )
- ... değil SEMİZOTU
- SEMPATİ[Fr. < SYMPATHIE] değil/yerine/= SICAKKANLILIK
- SEMPATİ/SYMPATHY[İng.] değil/yerine/= HOŞ DUYUM
- SEMPATİK/SYMPATHETIC[İng.] değil/yerine/= SEMPATİK (SİNİR BİLİMİ) | SEVİMLİ, CANA YAKIN
- SEMPATİK[Fr. < SYMPATHIQUE] değil/yerine/= SICAKKANLI
- SEMPATİK ile/değil/yerine/<> YAKIŞIKLI/GÜZEL
( LIKABLE vs./and/<> HANDSOME/BEAUTIFUL )
- SEMPATİZAN[Fr.] değil/yerine/= DUYGUDAŞ
- SEMPOZYUM/SYMPOSIUM[İng.] değil/yerine/= BİLGİ ŞÖLENİ
- SEMPTOMATİK/SYMPTOMATIC[İng.] değil/yerine/= BELİRTILİ
- SEMPTOMATİK TEDAVİ/SYMPTOMATIC TREATMENT[İng.] değil/yerine/= BELİRTİ SAĞALTIMI
- SEMPTOMATOLOJİ/SYMPTOMATOLOGY[İng.] değil/yerine/= BELİRTİ BİLİMİ
- ŞEMSİYE[Ar.] değil/yerine/= GÜNEŞLİK/GÜNCEK
- SEMT değil/yerine/= YÖNCE
- SEN BİLİRSİN" ile/değil/yerine/||/<>/< KARARI SANA BIRAKAYIM
- SEN ÇOK DEĞİŞTİN ile/değil/ne yazık ki SENİ ESKİSİ GİBİ KULLANAMIYORUM
( (Hint Denizi'ndeki bir adanın adından) Bir cins kokulu sandal ağacı, yalancı öd ağacı. | Bir cins mısır. )
- SEN DE Mİ BRÜTÜS? değil SEN DE Mİ OĞLUM?
- SEN DİLİ KULLANMAMA GEREĞİ:
TANIMADIĞIN KİŞİ değil (YETERİNCE) SAMİMİ/YAKIN OLMADIĞIN(/DAN DOLAYI)
( Tanımadığınız ve/ya da yeterince samimi/yakın olmadığınız kişilere, "SİZ" diye hitap ediniz/edilir! )
- SEN, İSTEDİĞİN KADAR YAPARSAN YAP değil NE KADAR YAPARSAN YAP ya da İSTEDİĞİN KADAR YAP
- BEN/SEN ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/< ZEN
( [bir şey] Yaptığımızda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/=/<>/< Yapmadığımızda/yapmayabildiğimizde[yapmamayı yeğleyebilmemizde)]. )
(1996'dan beri)