Bugün[06 Nisan 2026]
itibarı ile 33.734 başlık/FaRk ile birlikte,
33.734 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(101/136)


- POYNTING VECTOR[İng.] / VECTEUR DE POYNTING[Fr.] / POYNTING-VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= POYNTİNG VEKTÖRÜ


- POZ ile/değil/yerine KOZ

( [not] POSE/POSITION vs./but TRUMP/ADVANTAGE
TRUMP/ADVANTAGE instead of POSE/POSITION )


- POZİSYON/POSITION[İng.] değil/yerine/= KONUM | DURUM


- POZİSYONLA(N/DIR)MAK değil/yerine/= KONUMLA(N/DIR)MAK


- POZİSYON/STATÜ/VAZİYET değil/yerine/= KONUM


- POZİTİF/POSITIVE[İng.] değil/yerine/= VAROLAN | ARTI | OLUMLU


- POZİTİVİST değil/yerine/= OLGUCU


- POZİTİVİZM değil/yerine/= OLGUCULUK


- POSITRON CAMERA[İng.] / CAMERA DU POSITRON[Fr.] / POSITRONENKAMERA[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON KAMERASI


- POSITRON EMISSION[İng.] / POSITRONENEMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON SALIMI


- ÉMISSION DE POSITRONS[Fr.] ile/değil/yerine/= POZİTRON YAYINI


- POSITRON[İng.] / POSITRON[Fr.] / POSITRON[Alm.] ile/değil/yerine/= POZİTRON


- POZOLOJİ/POSOLOGY[İng.] değil/yerine/= DOZLAMA BİLGİSİ


- PP-JUNCTION[İng.] / P-P EKLEMI/JONCTION P-N[Fr.] / PP-ÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= PP EKLEMİ


- PPE/PERSONAL PROTECTIVE EQUİPMENT[İng.] değil/yerine/= KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMAN, KİŞİSEL KORUYUCU DONANIM


- PPM/PARTS PER MILLION[İng.] değil/yerine/= MILYONDA BİR


- PPM/PERMANENT PACEMAKER KALICI PACEMAKER[İng.] değil/yerine/= KALICI KALP PİLİ


- TRANSISTOR PPNN[Fr.] ile/değil/yerine/= PPNN TRANSİSTÖR


- TRANSISTOR PPP[Fr.] ile/değil/yerine/= PPP TRANSİSTÖR


- p.r.[Lat. < PER RECTUM] değil/yerine/= REKTUM/ANÜS YOLUYLA


- PRAGMATİK ANALİZ/PRAGMATICS[İng.] değil/yerine/= EDİMBİLİMSEL ÇÖZÜMLEME


- PRAGMATİK/PRAGMATICS[İng.] değil/yerine/= YARARCILIK, EDİMBİLİM


- PRAGMATİK değil/yerine/= EDİMBİLİM/EDİMBİLİMSEL


- PRAKSİ/PRAXIS[İng.] değil/yerine/= EDİM


- PRANDİYAL/PRANDIAL[İng.] değil/yerine/= ÖĞÜNE AIT


- PRANDTL NUMBER[İng.] / NOMBRE DE PRANDTL[Fr.] / PRANDTL-ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= PRANDTL SAYISI


- PRATİK[Fr. < PRATIQUE] değil/yerine/= KOLAYLIKLA UYGULANABİLİR, KULLANIŞLI


- PRATİK[İng., Yun.]/TEAMÜL[Ar.] değil/yerine/= KILGI/KILGIN/KILGILI


- PRATİK değil/yerine/= KOLAY


- PRATİSYEN değil/yerine/= ALIŞTIRMAN


- PREADAPTATION (EXAPTATION)[İng.] değil/yerine/= ÖN ADAPTASYON

( Evrim süreci içinde çeşitli etmenlere bağlı olarak oluşan, ancak ileride, seçilim sürecinde çok büyük öneme sahip olacak olan adaptasyonlardır. Evrim, geleceğe yönelik adımlar atmasa da, önceki dönemde şans eseri popülasyonun bir kısmında oluşan bu ön adaptasyonlar, gelecekte beklenmedik faydalar yaratabilirler.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PREBOREAL AGE[İng.] değil/yerine/= PREBOREYAL ÇAĞ

( Günümüzden 10.300 ile 9.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRECESSION değil/yerine/= DÖNDERGEÇ


- PRECURSOR MRNA[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL MRNA

( Birincil transkript ve ara ürün işleme için işlevsel mRNA türüdür.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PREDİKSİYON[Fr. < PRÉDICTION] değil/yerine/= KEHANET


- PREDİKTİF/PREDICTIVE[İng.] değil/yerine/= ÖNGÖRDÜRÜCÜ (ETKEN)


- PREDİKTÖR/PREDICTOR[İng.] değil/yerine/= ÖNGÖRDÜRÜCÜ


- PREDISPOZAN/PREDISPOSING[İng.] değil/yerine/= YATKINLAŞTIRAN


- PREDISPOZE/PREDISPOSED[İng.] değil/yerine/= YATKIN


- PREDISPOZİSYON/PREDISPOSITION[İng.] değil/yerine/= YATKINLIK


- PREFABRİK[Fr.] değil/yerine/= HAZIRYAPIM EV


- PREFABRİK değil/yerine/= ÖNYAPILI/KURMALI/KURMA


- PREHİSTORİK değil/yerine/= ÖNESKİNCİL


- PREIMPLANTATION GENETIC DIAGNOSIS[İng.] değil/yerine/= İMPLANTASYON ÖNCESİ GENETİK TANI

( İmplantasyon (tıpta embriyonun rahime gömülmesidir) ve gebelik öncesinde embriyoda gerçekleştirilecek erken genetik analizi sağlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PREKLİNİK/PRECLINICAL[İng.] değil/yerine/= KLİNİK ÖNCESİ


- PREKÜRSÖR/PRECURSOR[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL


- PRELIMINER/PRELIMINARY[İng.] değil/yerine/= ÖNCÜL | İLK


- PRELOAD[İng.] değil/yerine/= ÖN YÜK


- PREMATÜRE[Fr. < PRÉMATURÉ] değil/yerine/= ERKEN DOĞAN


- PREMATÜRE/PREMATURE[İng.] değil/yerine/= ERKENDOĞAN, GÜNSÜZ | ERKEN


- PREMATÜRE değil/yerine/= ERKEN DOĞAN


- PREMEDİKASYON/PREMEDICATION[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAYICI SAĞALTIM


- PRENSİP KARARI değil/yerine/= İLKE VARGISI


- PRENSİP OLARAK .../PRENSİPTE ... değil/yerine İLKECE ...


- PRENSİP[Fr. < PRINCIPE] değil/yerine/= İLKE


- UMDE[Ar.]/PRENSİP[İng. < PRINCIPLE] değil/yerine/= İLKE


- PRENSİP/Lİ/PRINCIPLE[İng.] değil/yerine İLKE/Lİ


- PREOP./PREOPERATİF PREOPERATIVE[İng.] değil/yerine/= AMELİYAT ÖNCESİ


- PREPARASYON/PREPARATION[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAMA


- PREPARAT/PREPARATE[İng.] değil/yerine/= HAZIR İLAÇ


- PRÄPARAT[Alm.] ile/değil/yerine/= PREPARAT


- PRESE[Fr. < PRESSÉ] değil/yerine/= SIKIŞTIRILMIŞ


- TAKDÎM-İ İTİDÂLEYN[Osm.] / PRÄZESSION[Alm.] ile/değil/yerine/= PRESESYON


- PRESİPITAN/PRECIPITANT[İng.] değil/yerine/= TETİKLEYİCİ | HIZLANDIRICI | ÇÖKELTICİ


- PRESİPITASYON/PRECIPITATION[İng.] değil/yerine/= ÇÖKELME | HIZLANDIRMA


- PRESİSTOLİK/PRESYSTOLIC[İng.] değil/yerine/= SISTOL ÖNCESİ


- PRES(S)[İng.] değil/yerine/= BASIN


- PRESTON'S RULE[İng.] / RÈGLE DE PRESTON[Fr.] / PRESTON-REGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PRESTON KURALI


- PREVALAN/PREVALENT[İng.] değil/yerine/= YAYGIN


- PREVALANS/PREVALENCE[İng.] değil/yerine/= YAYGINLIK ORANI


- PREVANTİF/PREVENTIVE[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ


- PRÉVOST'S THEORY OF EXCHANGES[İng.] ile/değil/yerine/= PRÉVOST DEĞİŞ-TOKUŞ KURAMI


- THÉORIE DES ÉCHANGES DE PRÉVOST[Fr.] ile/değil/yerine/= PRÉVOST ISIL DEĞİŞİM KURAMI


- PRÉVOSTS THEORIE DES THERMISCHEN GLEICHGEWICHTS[Alm.] ile/değil/yerine/= PRÉVOST ISIL DENGE KURAMI


- PREZANTASYON/PRESENTATION[İng.] değil/yerine/= SUNUM


- PREZERVASYON/PRESERVATION[İng.] değil/yerine/= KORUMA


- PREZERVASYON SOLÜSYONU/PRESERVATION SOLUTION[İng.] değil/yerine/= KORUMA ÇÖZELTISİ (TRANSPLANTASYON)


- PRI MADONNA değil PRIMA DONNA[İt.]

( ... DEĞİL Operada, baş kadın rolünü oynayan oyuncu. )


- PRIABONIAN EPOCH[İng.] değil/yerine/= PRİBONYAN EPOKU

( Günümüzden 37.200.000 ile 33.900.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRICK TEST/SKIN PRICK TEST[İng.] değil/yerine/= DERİ DELME TESTİ


- PRIMARIES, REMIGES[İng.] değil/yerine/= EŞ ANLAMLAR: UÇUŞ TÜYLERİ

( Primer kanat tüyleri ya da telekler, kuşların gökyüzüne yükselmesine olanak tanır. Diğer tüylerden farklı olarak uçuşun ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri ve hassas bir biçimde konumlandırılabilmeleri için güçlü bağ dokuları ile kemiğe tutturulur. Telekler, uçuş tüylerinin en uzunlarıdır. Kanatın dış yarısını işgal ederler, sert parmaklar gibi kontrol edilip döndürülebilirler ve kuşun ileri itiş gücünün çoğunu sağlarlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRIMARY SEX RATIO[İng.] değil/yerine/= BİRİNCİL CİNSİYET ORANI

( Nüfus içinde erkeklerin kadınlara oranıdır. Birincil cinsiyet oranı memelilerde genellikle yüzde 1 den fazladır. İnsanlarda 100 kadın için 110-160 arası erkek olduğu tahmin edilmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRIME[İng.] değil/yerine/= ÖNCEL


- PRIMARY ADSORPTION LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= PRİMER ADSORPSİYON TABAKASI


- PRIMER/PRIMARY[İng.] değil/yerine/= BİRINCİL


- PRIMING[İng.] değil/yerine/= HAZIRLAMA


- PRIMİTİF/PRIMİTIVE[İng.] değil/yerine/= İLKEL


- PRİMİTİVİZM değil/yerine/= İLKELCİLİK


- PRIMORDİYAL/PRIMORDIAL[İng.] değil/yerine/= İLKEL | TEMEL


- PRIMOSOME[İng.] değil/yerine/= PRİMOZOM

( DNA replikasyonu sırasında RNA primerinin sentezlenmesinden sorumlu protein topluluğudur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRIMUM NIHIL NOCERE[İng.] değil/yerine/= ÖNCELİKLE ZARAR VERME


- PRIMUM[İng.] değil/yerine/= İLK | ÖNCE


- PRINT OUT[İng.] değil/yerine/= ÇIKTI


- PRINTER[İng.] değil/yerine/= YAZICI


- PRION[İng.] değil/yerine/= PRİON

( Hiç bir nükleik asit içermeyen, yanlış katlanmış proteinden oluşan patojen, yani hastalık yapıcı bir maddedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PRİZ ile/ve/değil EŞİK


- MENSÛR[Osm.] / PRISM[İng.] / PRISME[Fr.] / PRISMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PRİZMA


- PRK/PHOTOREFRACTIVE KERATOCTOMY FOTOREFRAKTİF[İng.] değil/yerine/= KORNEA KESİSİ, IŞIKKIRAN SAYDAM TABAKA KESİSİ


- PRN/PRO RE NATA[İng.] değil/yerine/= GEREKSİNIM DURUMUNDA, İHTİYAÇ HALİNDE


- pro rat. aet.[Lat. < PRO RATIONE AETATIS] değil/yerine/= YAŞA GÖRE


- pro us ex.[Lat. < PRO USU EXTERNA] değil/yerine/= DIŞARIDAN KULLANMAK İÇİN


- PROBABİLİZM değil/yerine/= OLASICILIK


- PROBİYOTİK/PROBIOTIC[İng.] değil/yerine/= YARARLI MINICAN


- PROBLEM" değil AYRIM


- PROBLEMATİK değil/yerine/=


- PRODROM[İng.] değil/yerine/= ÖNBELİRTİ


- PRODROMAL[İng.] değil/yerine/= ÖNBELİRTILİ


- PRODÜKSİYON değil/yerine/= YAPIM


- PRODÜKTÖR değil/yerine/= YAPIMCI/ÜRETİCİ


- PROFESÖR["PROFÖSÖR" değil!] değil/yerine/= BİLMEN


- PROFESYONEL değil/yerine/= İŞGEDENUZMAN


- PROFESYONEL değil/yerine/= UZMAN/CA


- PROFICIENCY[İng.] değil/yerine/= YETERLİLİK


- PROFİL/PROFILE[İng.] değil/yerine/= DÖKÜM | YANDAN GÖRÜNÜŞ


- PROFİLAKSİ/PROPHYLAXIS[İng.] değil/yerine/= ÖNLEME


- PROFİLAKTİK/PROPHYLACTIC[İng.] değil/yerine/= ÖNLEYİCİ


- PROGNOZ/PROGNOSIS[İng.]/AKIBET[Ar.] değil/yerine/= SONLANIM


- PROGRAM[İng.] değil/yerine/= İZLENCE, İZLİK


- PROGRAM[İng. PROGRAM | Fr. PROGRAMME ] değil/yerine/= KOMUTLAM


- PROGRES/PROGRESS[İng.] değil/yerine/= İLERLEME | GÜNLÜK


- PROGRESİF/PROGRESSIVE[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİCİ


- PROGRESYON/PROGRESSION[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİŞ


- PRO-INFLAMMATORY[İng.] değil/yerine/= PRO-İNFLAMATUAR

( (Sıfat) İnflamasyon yükseltici.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROJE[İng. PROJECT] değil/yerine/= TASARI/İŞ


- PROJEKSİYON/PROJECTION[İng.] değil/yerine/= YANSITMA | İZ DÜŞÜM


- PROJEKSİYON değil/yerine/= YANSITMA


- PROJEKTİF/IDENTIFIKASYON PROJECTIVE IDENTIFICATION[İng.] değil/yerine/= YANSITMALI ÖZDEŞİM


- PROJEKTIL/PROJECTILE[İng.] değil/yerine/= MERMİ, ATIŞ


- PROJEKTÖR[Fr. < PROJECTEUR] değil/yerine/= IŞILDAK


- PROJEKTÖR değil/yerine/= IŞILDAK/İZDÜŞÜREÇ


- PROKARYOT değil/yerine/= İLKEL ÇEKİRDEKLİ


- PROKSİMAL[/PROXIMAL[[İng.] değil/yerine/= BAŞLANGICA YAKIN


- PROLAPSUS[İng.] değil/yerine/= SARKMA


- PROLIFERASYON/PROLIFERATION[İng.] değil/yerine/= ÇOĞALMA


- PROLIFERATİF/PROLIFERATIVE[İng.] değil/yerine/= ÇOĞALAN


- PROLOG[Fr.] değil/yerine/= ÖNDEYİŞ


- PROMETHIUM CELL[İng.] / CELLULE DE PROMETHIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= PROMETYUM PİLİ


- PROMETHIUM[İng.] / PROMÉTHIUM[Fr.] / PROMETHIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PROMETYUM


- PRÖMİYER/GALA["İLK PRÖMİYER/İLK GALA" değil!] değil/yerine/= İLK GÖSTERİM


- PROMOSYON değil/yerine/= TANITIM


- PROMOTOR[İng.] değil/yerine/= KURUCU, GELİŞTİREN


- PRON/PRONE[İng.] değil/yerine/= YÜZÜSTÜ


- PRONASYON/PRONATION[İng.] değil/yerine/= İÇE DÖNME (KOL VB.)


- PROP/PROBE[İng.] değil/yerine/= BAŞLIK, MIL


- PROPANE[İng.] / PROPANE[Fr.] / PROPAN[Alm.] ile/değil/yerine/= PROPAN


- PROPER FUNCTIONALISM[İng.] değil/yerine/= UYGUN İŞLEVSELCİLİK

( Gettier sonrasında gerekçelendirme koşuluna odaklanan çağdaş epistemolojideki kuramlardan biri olan uygun işlevselcilik, gerekçelendirmenin neliğine yönelik bir araştırma olarak kaşımıza çıkmaktadır. Uygun işlevselciliğe göre bir inancın güvence altına alınmış olmasını sağlayan üç koşul vardır: bilişsel yetilerin uygun bir çevrede uygun bir biçimde çalışması, öznenin doğru inanç oluşturmayı amaçlaması ve bu koşullar altında oluşturulan inançların yüksek güvenilirliğinin olması. Temel olarak uygun işlevselcilik kuramı, öznenin bilişsel yetilerine dayanır ve epistemik güvenceyi bu doğrultuda açıklar. Söz konusu kuramın önemli temsilcilerinden biri olan Alvin Plantinga; ‘Olumlu Epistemik Statüler ve Uygun İşlevselcilik’, ‘Güvence ve Uygun İşlevselcilik’, ‘Güvence: Güncel Tartışmalar’ gibi kitaplarında kuramı ayrıntılarıyla açıklamıştır. Uygun işlevselcilik, bilginin dördüncü koşulunu ‘uygun işlev’ olarak belirler ve bir inancın teminat altına alınmasını, epistemik öznenin bilişsel yetilerinin uygun bir biçimde çalışıyor olması anlamına geldiğini ileri sürer. Yani öznenin, bir önermeye dair inancından yola çıkarak bilgi oluşturma sürecinin epistemik niteliğe sahip olabilmesi için, bilişsel yetilerin işlevini uygun bir biçimde yerine getirmesi gerekmektedir. Bu bağlamda uygun işlev kavramı, hem içsel hem de dışsal koşullara işaret etmektedir. Kısaca uygun işlevselcilik kuramının, doğru inancın bilgiye dönüştürülmesi için odaklandığı temel kavram olan güvencenin, onun üç niteliğinin işleyişiyle mümkün olduğunu ve bu bakımdan bilgiyi ‘güvence altına alınmış doğru inanç’ ya da ‘olumlu epistemik statü gösterilmiş doğru inanç’ olarak tanımladığını söyleyebiliriz.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROPYL GRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= PROPİL GRUBU


- PROPYL GROUPS[İng.] ile/değil/yerine/= PROPİL GRUPLARI


- PROPORSİYON/PROPORTION[İng.] değil/yerine/= ORANTI


- PROPORSİYONEL/PROPORTIONAL[İng.] değil/yerine/= ORANTILI


- PROPRIOSEPTİF/PROPRIOCEPTIVE[İng.] değil/yerine/= DERİN DUYU


- PROPRIYOSEPSİYON/PROPRIOCEPTION[İng.] değil/yerine/= KONUM DUYUSU ALGILAMA


- PROPRIYOSEPTÖR/PROPRIOCEPTOR[İng.] değil/yerine/= KONUM DUYUSU ALMACI


- PROSEDÜR/PROCEDURE[İng.] değil/yerine/= İŞLEM


- PROSEDÜREL BELLEK/PROCEDURAL MEMORY[İng.] değil/yerine/= İŞLEM BELLEĞİ


- PROSES/PROCESS[İng.] değil/yerine/= SÜREÇ


- PROSOPAGNOSIA[İng.] değil/yerine/= YÜZ KÖRLÜĞÜ

( Prosopagnosia da denen bu rahatsızlığa sahip kişiler aile bireylerinin, partnerlerinin ya da arkadaşlarının yüzlerini tanıyamazlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROSPEKTİF EVALÜASYON/RETROSPECTIVE EVALUATION[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİK DEĞERLEME


- PROSPEKTİF/PROSPECTIVE[İng.] değil/yerine/= İLERLEYİK


- PROSPEKTÜS/PACKAGE INSERT[İng.] değil/yerine/= TANITMALIK


- PROSPEKTÜS[Fr./İng. < PROSPECTUS] değil/yerine/= TANITMALIK


- PROSTAT[Fr. < Yun.] değil/yerine/= KESTANECİK

( Erillerde, sidiktorbasının altında bulunan, siyeğin başlangıç bölümünü çevreleyen ve meni yapımında görev alan, içsalgı da salgılayan bez. )


- PROSTATE GLAND[İng.] değil/yerine/= PROSTAT BEZİ

( Mesane tabanında olmak üzere üretrayı (sidik borusunu) kuşatan ve meni salgılayan erkek üreme bezidir. Bu meni, erbezlerinde yapılan spermleri penise taşır. Yaşlılıkta prostatın iyi huylu olarak büyümesi, sık görülen bir durumdur ve mesanede idrar birikmesine neden olabilir. Yaşlılarda prostat kanseri de sık görülür. Her iki biçimde de hastaya cerrahi girişim yararlı olur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROSTELA[Yun.] değil/yerine/= ÖNLÜK


- PROTACTINIUM[İng.] / PROTACTINIUM[Fr.] / PROTAKTINIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTAKTİNYUM


- PROTEİN değil/yerine/= ÖNBESİ


- PROTEINS[İng.] / PROTÉINES[Fr.] / PROTEINE[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTEİNLER


- PROTEKTİF/PROTECTIVE[İng.] değil/yerine/= KORUYUCU


- PROTEST (TUTUM/TAVIR) değil/yerine TEPKİCİ/TEPKİSEL (TUTUM/TAVIR)


- PROTEZ /PROSTHESIS[İng.] değil/yerine/= TAKMA


- PROTEZ[Fr. PROTHESE] değil/yerine/= TAKMA ...

( Eksik bir örgenin yerini tutmak, bir örgenin sakatlığını örtmek amacıyla yapılan yapay örgen ya da parça. | Bu amaçla yapılıp kullanılan örgen. | [dilb.] Öntüreme. )


- PROTİSTLER/PROTİSTALAR değil/yerine/= YUVARGİLLER


- PROTIUM[İng.] / PROTIUM[Fr.] / PROTIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTİYUM


- PROTOKOL değil/yerine/= SÖZLEŞME/ANTLAŞMA, SÖZ BELGE/TUTANAK | SEÇKİN, SEÇKİNLER

( Bir toplantı sonunda imzalanan belge. | Diplomaside uyulması gereken kurallar. )


- PROTON STORAGE RING[İng.] / ANNEAU D'EMMAGASINAGE DU PROTON[Fr.] / PROTONENSPEICHERRING[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON DEPOLAMA HALKASI


- PROTON-ELECTRON-PROTON REACTION[İng.] / RÉACTION PROTON-ÉLECTRON-PROTON[Fr.] / PROTON-ELEKTRON-PROTON-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON-ELEKTRON-PROTON TEPKİMESİ


- PROTON ACCELERATOR[İng.] / ACCÉLÉRATEUR DU PROTON[Fr.] / PROTONENBESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON HIZLANDIRICISI


- PROTON MAGNETOMETER[İng.] / MAGNÉTOMÈTRE À PROTONS[Fr.] / PROTONENMAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON MANYETOMETRESİ


- PROTON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À PROTONS[Fr.] / PROTONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON MİKROSKOBU


- PROTON MOMENT[İng.] / MOMENT DU PROTON[Fr.] / PROTONENMOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON MOMENTİ


- PROTON-PROTON REACTION[İng.] / RÉACTION PROTON-PROTON[Fr.] / PROTON-PROTON-REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON-PROTON TEPKİMESİ


- PROTON RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE PROTONIQUE[Fr.] / PROTONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON REZONANSI


- PROTON SCATTERING MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE À DIFFUSION DE PROTONS[Fr.] / PROTONENSTREUMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON SAÇILMA MİKROSKOBU


- PROTON SYNCHROTRON[İng.] / SYNCHROTRON À PROTONS[Fr.] / PROTONENSYNCHROTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTON SENKROTRONU


- PROTONATION[İng.] ile/değil/yerine/= PROTONASYON


- PROTONIUM[İng.] / PROTONIUM[Fr.] / PROTONIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PROTONYUM


- PROTOPLASTIC SOLVENT[İng.] ile/değil/yerine/= PROTOPLASTİK ÇÖZÜCÜ


- PROTOTİP[Fr. < PROTOTYPE] değil/yerine/= İLK ÖRNEK, MODEL


- PROTOTİP/PROTOTYPE[İng.] değil/yerine/= ÖN MODEL | İLK ÖRNEK


- PROTOTİP ile/ve/değil ARKAİK


- PROTOTİP[Fr.] değil/yerine/= İLK ÖRNEK


- PROTOTİP değil/yerine/= İLK ÖRNEK


- PROVA[İt.] değil/yerine/= ÖNBASKI


- PROVA[İt.] değil/yerine/= ALIŞTIRMA


- PROVİDANSİYALİZM[Fr./İng. PROVIDANTIALISM/E] değil/yerine/= KAYRACILIK

( Evrendeki tüm olayları tanrısal nedene dayandıran, insanın ancak Tanrı kayrasıyla, bağışıyla kurtulabileceğini ileri süren öğreti. )


- PROVİZYON değil/yerine/= KARŞILIK(/DENETİMİ)


- PROVOKASYON/PROVOCATION[İng.] değil/yerine/= KIŞKIRTMA


- PROVOKATİF/PROVOCATIVE[İng.] değil/yerine/= KIŞKIRTICI


- PROVOKATÖR değil/yerine/= KIŞKIRTMACI


- PROXIMAL[İng.] değil/yerine/= PROKSİMAL

( Vücudun merkezi bölgesine ya da bir kemiğin ya da kasın bağlandığı noktaya yakın bir konumu ifade eden terim. Anatomik konumları belirtmek amacıyla kullanılan, Latincede "yakın" anlamına gelen "proximus" sözcüğünden türetilmiştir. Örneğin, proksimal femur terimi bacağın üst kısmında bulunan femur kemiğinin üst kısmını belirtirken, dirsek el bileğinden daha proksimal bir konumda bulunmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROXIMATE CAUSATION[İng.] değil/yerine/= YAKLAŞIK NEDENLEME

( Özelliklerin fizyolojik ve moleküler olarak nasıl çalıştığının açıklanması işidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PROZODİ ANALİZ/PROSODY ANALYSIS[İng.] değil/yerine/= VEZİN ÇÖZÜMLEMESİ


- PROZODİ değil/yerine/= SESLEM UYUM


- PROZOPAGNOZİ/PROSOPAGNOSIA[İng.] değil/yerine/= YÜZ TANIMAZLIĞI


- PROZOPAGNOZİ/PROSOPAGNOSIA değil/yerine/= YÜZ TANIMAZLIĞI / YÜZLERİ TANIYAMAMA


- PRP/PLATELET RICH PLASMA TROMBOSITTEN[İng.] değil/yerine/= ZENGIN PLAZMA


- PSEUDOSPECIES[İng.] değil/yerine/= SÖZDE TÜR

( Tüm populasyondaki ilgili virüs çeşitliliğinin tek bir bireyi enfekte etmesidir. Yüksek oranda mutasyona maruz kalmış HIV, HCV gibi virüsler bu biçimde gözlenebilirler. Kıyaslama olması açısından şu söylenebilir: tek bir bireydeki HIV virüsü çeşitliliği, bir salgın sırasında tüm dünyadaki grip virüsü çeşitliliğinden daha fazla olabilir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PSG/POLİSOMNOGRAFİ POLYSOMNOGRAPHY[İng.] değil/yerine/= UYKU ÇİZGESİ


- PSİKANALİZ/PSYCHOANALYSIS[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL ÇÖZÜMLEMESİ


- PSİKANALİZİN BÜYÜK ADLARI:
GÖZLEMCİ ile/ve/değil/<>/< KURGUCU


- PSİKİYATRİ İLÂÇLARI/NDA:
"SIFIR'DAN, ARTI'YA" ve/fakat/değil EKSİ'DEN, SIFIR'A

( Pek olanaklı/olası değil. VE/FAKAT Olanaklı/olası. )


- PSİKOLEPTİK/PSYCHOLEPTIC[İng.] değil/yerine/= RUHSAL YATIŞTIRICI


- PSİKOLOJİ:
3D ile/ve/değil/||/<>/> 6D

( Düşünce, Duygu ve Davranış. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/> Değer, Deneyim ve Dil. )


- PSİKOLOJİ/PSYCHOLOGY[İng.] değil/yerine/= ANLIK/ZİHİN BİLİMİ


- [ne yazık ki]
PSİKOLOJİDE/PSİKİYATRİDE:
GERÇEK "HASTA/LAR" ile/ve/değil/<>/> GERÇEK HASTANIN, "HASTA ETTİKLERİ"


- PSİKOLOJİK ile/değil/yerine PSİKOJENİK


- PSİKOLOJİK ile/değil PSİŞİK


- PSİKOPAT ile/ve/değil/< CAHİL


- PSİKOPAT ile/değil/yerine SOSYOPAT


- PSİKOSOMATİK/PSYCHOSOMATIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNE DAYALI GÖVDE


- PSİKOTROP/PSYCHOTROPIC[İng.] değil/yerine/= ZİHİNETKİLER


- PSYCHROMETER[İng.] / PSYCHROMÈTRE[Fr.] / PSYCHROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PSİKROMETRE


- PSİŞE/PSYCHE[İng.] değil/yerine/= DÜŞÜNCE, DUYGU, DAVRANIŞ, DEĞER, DENEYİM VE DİL


- PSEUDO AROMATICS[İng.] ile/değil/yerine/= PSÖDO AROMATİKLER


- PSEUDO FIRST ORDER REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= PSÖDO BİRİNCİ DERECE TEPKİME


- PSYCHIATRIST[İng.] değil/yerine/= PSİKİYATRİST

( Zihinsel, duygusal ve davranışsal bozuklukların; tanı, tedavi ve yönetilmesi ile ilgilenen hekim. "Psikiyatr" olarak da bilinmektedir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PTEROSTIGMA[İng.] değil/yerine/= PTEROSTİGMA

( Pterostigma, bazı böcek türlerinin kanatlarının ön kenarında bulunan koyu renk pigmentli bir noktadır. Pterostigma, yusufçukların ve kızböceklerinin ön ve arka kanatlarında bulunur. Bazı hymenoptera ve neuroptera türlerinin de kanatlarında pterostigmalar bulunmaktadır.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PTSD (POST-TRAUMATIC STRESS DISORDER)[İng.] değil/yerine/= TSSB (TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞU)

( Cinsel saldırı, savaş, trafik kazaları, çocuk istismarı, aile içi şiddet ya da diğer tehditler gibi travmatik bir olaya maruz kalma nedeniyle gelişebilen bir zihinsel ve davranışsal bozukluktur.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PUKÖ/PICA/PLAN, İMPLEMENT, CONTROL, ACTION[İng.] değil/yerine/= PLAN, UYGULAMA, KONTROL, ÖNLEM


- PUL ile/değil İNCE VİDA


- PULFRICH REFRACTOMETER[İng.] / RÉFRACTOMÈTRE DE PULFRICH[Fr.] / PULFRICHSCHES REFRAKTOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= PULFRİCH KIRILMAÖLÇERİ


- PULMONER/PULMONARY[İng.] değil/yerine/= AKCİĞER


- PULS/OKSİMETRİ / PULSE OXIMETRY[İng.] değil/yerine/= VURU-OKSİJEN ÖLÇÜMÜ


- PULSE POLAROGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= PULS POLAROGRAFİSİ


- PULSAR değil/yerine/= ATARCA

( Uzayda kısa aralıklarla ve hızla dönen [0.033 - 3.5 saniye] düzgün radyo dalgaları yayan nötron yıldızları. )


- PULSASYON/PULSATION[İng.] değil/yerine/= VURUM


- PULSATIL/PULSATILE[İng.] değil/yerine/= VURUMLU


- PULSE/PULSUS[İng.] değil/yerine/= NABIZ


- PULSED-FIELD GEL ELECTROPHORESIS[İng.] değil/yerine/= ATIM ALANLI JEL ELEKTROFOREZİ

( Büyük DNA moleküllerini birbirlerinden ayırmak için kullanılan bir elektroforez tekniğidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- pulv.[Lat. < PULVIS] değil/yerine/= TOZ, PUDRA


- PÜLVERİZATÖR[Fr.] değil/yerine/= PÜSKÜRTEÇ/PÜSKÜRTÜCÜ SPREY


- PÜNEZ[Fr.] değil/yerine/= RAPTİYE[Ar.]

( Düz, geniş başlı, kısa bir çivi görünüşünde, kâğıt ya da karton gibi şeyleri bir yere tutturmak için kullanılan araç. )


- PUNNETT SQUARE[İng.] değil/yerine/= PUNNETT KARESİ

( Basit grafik modelleme. Gelecek döllerde oluşabilecek her türlü genotipi gösteren yöntem. Punnet karesi genetik rehberler tarafından çiftin belirli bir özelliği sonraki nesillere kalıtma olasılığını hesaplamak için kullanılıyor.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PUNT[İt.] değil/yerine/= FIRSAT

( Uygun zaman. )


- PUPILLA[İng.] değil/yerine/= GÖZBEBEĞİ


- PÜR TEMKÎN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EHL-İ TEMKÎN

( Çok ağırbaşlı. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Ağırbaşlı. | Televvünden kurtulup huzur ve sükûna mazhar olmuş kişi. | Kendini sadece Tanrı yoluna adamış kişi. )


- PUREX-PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= PÜREKS SÜRECİ


- PUREX-VERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= PÜREKS YÖNTEMİ


- PUREX PROCESS[İng.] / PROCÉDÉ PUREX[Fr.] ile/değil/yerine/= PUREX YÖNTEMİ


- PURGING[İng.] değil/yerine/= AYIKLAMA | ARINDIRMA