ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 58.713 başlık/FaRk ile birlikte,
58.713 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(9/236)
- ALFA HELİKS ile BETA TABAKA
( Proteinin sarmal yapısı. İLE Proteinin tabaka yapısı. )
- HİDROKSİ ASİTLER:
ALFA(AHA) ile/ve/||/<> BETA(BHA)
- ALFA İLE BETA İLE GAMA ile/||/<> BİYOÇEŞİTLİLİK ÖLÇEKLERİ
( Farklı mekansal ölçeklerde çeşitlilik. )
( Formül: γ = α × β )
- ALFA İLE BETA İLE GAMA ile/||/<> RADYASYON TÜRLERİ
( Üç temel radyoaktif bozunma türü. )
( Formül: α: ²³⁸U → ²³⁴Th + ⁴He )
- ALFA IŞIMASI ile/||/<> BETA IŞIMASI (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)
( Alfa helyum çekirdeği, beta elektron/pozitron yayımıdır )
( Formül: ⁴₂He İLE e⁻/e⁺ )
- ALFA RİTMİ ile/||/<> ALFA-SARMAL
( Beyin dinlenme durumundayken kendini gösteren, saniyede 7 - 10 devreli beyin dalgası ritmi. İLE/||/<> Protein yapısında yaygın olarak bulunan, ikincil üç boyutlu yapı.[Bu dizilimde, aminoasitler, her peptit içindeki karboksil oksijen moleküllerinin hidrojen bağları ile dengelenmesi sayesinde spiral bir yapıda bulunur. Miyoglobin ve hemoglobin proteinlerinin %70 civarı, alfa sarmal yapısındadır.] )
- ALFA TOKSİN ile/ve/||/<> AFLA TOKSİN
(
Alfa toksin ile Afla toksin arasındaki fark
Tek bakışta karşılaştırma tablosu ve yalın etki şeması. ("Afla toksin" = aflatoxin)
Karşılaştırma Tablosu
| Özellik | Alfa toksinbakteriyel | Afla toksinmikotoksin |
|---|---|---|
| Kaynak | Clostridium perfringens (öz. Tip A); bazı Staphylococcus aureus suşları (alpha hemolysin) | Aspergillus flavus, Aspergillus parasiticus |
| Tür / Yapı | Protein yapılı ekzotoksin; enzimatik (fosfolipaz C) | Poliketid yapılı küçük molekül; mikotoksin (protein değil) |
| Birincil hedef | Göze zarındaki fosfolipitler | Hepatosit DNA'sı (metabolitler aracılığıyla) |
| Başlıca etkiler | Göze zarı parçalanması, doku nekrozu, hemoliz | DNA hasarı, mutasyon; güçlü karsinojenite (özg. karaciğer) |
| Bulaşma / maruziyet | Enfekte yaralar, nadiren kontamine gıdalar | Nemli–sıcak ortamda depolanmış tahıl, kuruyemiş, baharat gibi gıdaların tüketimi |
| Klinik tablolar | Gazlı kangren, nekrotizan enfeksiyonlar | Akut aflatoksikoz; kronik maruziyette karaciğer kanseri |
| Etkime süresi | Genellikle akut (saatler–günler) | Çoğunlukla kronik (aylar–yıllar), akut toksisite olanaklıdır |
Yalınlaştırılmış etki şeması (SVG)
Sonuçlar: doku nekrozu, hemoliz.
Olası sonuçlar: karaciğer kanseri, akut toksisite (yüksek doz).
)
- ALFA ile ALFA IŞINLARI
- ALFA ile/||/<> BOZUNMA
( Alfa bozunması kuantum tünel kuramı )
( George Gamow tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1904-1968) (Ülke: Rusya-ABD) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Büyük patlama teorisi, kuantum tünelleme) )
- ALFABE ile ALFABE DIŞI ile ALFABE SIRASI
- ALFABE ile ALFABETİK ile ALFABETİK ile ALFABETİK OLARAK
( ALPHABET vs. ALPHABETIC vs. ALPHABETICAL vs. ALPHABETICALLY )
( الفبا ile هجائي ile حروفي ile به ترتيب الفبا ile الفبائي )
( ELFBA ile هجائي ile حروفي ile BAH TARATYBE ELFBA ile الفبائي )
- ALFABETİK ile ALFABETİK KATALOG ile ALFABETİK SIRALAMA
- ALFRED PRUFROCK'UN AŞK TÜRKÜSÜ[T S ELIOT] ŞİİRİNİN ÇEVİRİSİNDE:
CAN YÜCEL ile SUPHİ AYTEMUR ile NURDAN SÜMER
- ALFVEN DALGASI ile/||/<> EM DALGASI
( Alfven manyetik alan çizgileri boyunca, EM vakumda ışık hızıyla. )
( Formül: v_A = B/√(μ₀ρ) İLE c )
- ALFVÉN İLE SOUND İLE DRİFT ile/||/<> PLAZMA DALGALARI
( Plazmada yayılan dalga türleri. )
( Formül: vA = B/√(μ₀ρ) )
- ALG[Lat.] ile DİYATOME[Fr. < Yun.]
( Su yosunu. İLE Silisli sert kabukları olan ve fosilleri, kalın yer katmanları oluşturan bir algler ailesi. )
- ALG-/ALGE-/ALGESİ-/-ALGESİA/-ALGİA/ALGİO-/ALGO- ile/||/<> -AGRA ile/||/<> MOGİ- ile/||/<> ODYN-/-ODYNİA/ODYNO- ile/||/<> DYS- ile/||/<> CAC-/-CACE/CACO- ile/||/<> MAL- ile/||/<> PERO- ile/||/<> PALİ-/PALİN- ile/||/<> AMBLY- ile/||/<> NECR-/NECRO- ile/||/<> STAPHYL-/STAPHYLO-
( Ağrı, ağrısal, ağrı ile ilgili [miyalji: kas ağrısı, hiperaljezi: aşırı ağrı duyarlılığı]. İLE/||/<> Gut, ağrı nöbeti, ağrı. İLE/||/<> Güç, ağrılı. İLE/||/<> Ağrı. İLE/||/<> Anormal, güç, ağrılı, hatalı, hastalıklı, bozuk, patolojik, kusurlu, kötü. İLE/||/<> Kötü, hasta, bozuk. İLE/||/<> Hasta, kötü, anormal, bozukluk yapan. İLE/||/<> Deforme, bozuk, sakat. İLE/||/<> Yeniden, patolojik yineleme, geriye, tekrar. İLE/||/<> Donuk, soluk, yetmezlik, küntlük, zeki olmayan, duygusuz. İLE/||/<> Ölü, ölü doku, atrofik ceset. İLE/||/<> Üzüm salkımı, küçük dil ile ilgili, stafilokokla ilgili. )
- ALGEBRAİC NUMBER ile/||/<> TRANSCENDENTAL
( Algebraic polinom kökü, transcendental değil. )
( Formül: Polynomial root İLE not )
- ALGI BOZUKLUĞU ile/ve GERÇEK İLE HAYALİN AYRILAMAMASI
( İkisi de deliliğin/delirmenin göstergesi olabilir. )
- ALGI DÜZENEĞİ ile/ve DEĞERLER DİZGESİ
( PARADIGM vs./and VALUES SYSTEM )
- ALGI DÜZENEĞİ ile YAPI
( PARADIGM vs. STRUCTURE )
- ALGI ile/||/<> ALGI DEĞİŞMEZLİĞİ ile/||/<> ALGI YANILMASI ile/||/<> ALGILAMA ile/||/<> ALGILAMA KALIBI ile/||/<> ALGISAL BEKLENTİ
( Gelen duyusal verileri organize etme, tanımlama, yorumlama ve anlamlaştırma süreci sonucunda ortaya çıkan anlamlı ürün. İLE/||/<> Sürekli değişen, yetersiz, eksik, tutarsız duyusal verilere karşın, tutarlı ve sürekli bir dünya algılama durumu. İLE/||/<> Algılanan ilişkilerle gerçekte olan ilişkilerin birbirine uymaması durumu.[Kısa algılanan bir çizgi, gerçekte algılama alanında bulunan öteki çizgilerle aynı uzunlukta olabilir.] İLE/||/<> Gelen duyusal verileri organize ederek anlamlaştırma süreci. Bu süreç sonucunda oluşan anlamlı ürün. İLE/||/<> Bir öbeğin tüm üyelerinin aynı güdüleri ve karakteristikleri taşıyacağını kabul eden varsayım. İLE/||/<> Algılama sürecini etkileyen önceden yapılaşmış zihinsel kurgu. )
- ALGI ile/ve/<> ANLAYIŞ
( PERCEPTION vs./and PARADIGM )
- ALGI ile/ve/> DEĞER ile/ve/> YARGI
- ALGI ile/ve ESTETİK ALGI
( PERCEPTION vs./and AESTHETIC PERCEPTION )
- ALGI ile KABUL
( PERCEPTION vs. ACCEPTANCE )
- ALGI ile KABUL
- ALGI ile/ve/||/<>/> KAVRAM
( Duyusal. İLE/VE/||/<>/> Düşünsel. )
( PERCEPTION vs./and/||/<>/> CONCEPT )
- ALGI ile/ve/<> KAVRAYIŞ
( Sizin olan, algılama gücünüzdür, algıladığınız değil. )
( İçinize sabır ve dikkatle bakın, algılananın algılayan olamayacağını anımsayın. )
( Algılayan bulunmadan algılama, bilen olmadan biliş, seven olmadan sevgi, eylem olmadan eylem ile ilgilenme. )
( Yours is the power of perception, not what you perceive.
Look within diligently, remember to remember that the perceived cannot be the perceiver. )
( PERCEPTION vs./and/<> COMPREHENSION )
- ALGI ile/ve/||/<>/> OLAY ile/ve/||/<>/> OLGU
( Duyum. İLE/VE/||/<>/> Olumsal/keyfî. İLE/VE/||/<>/> Zorunluluk. Kavram. )
( Gövdenin işlevleri. İLE/VE/||/<>/> Zihnin işleri. İLE/VE/||/<>/> Aklın edimleri. )
( Olaylar değil olayları algılayış biçimimiz önemlidir[önceliklidir]. )
- ALGI ile/ve/değil/<> OLGU
( İlkeli/yasalı değildir. Keyfîdir. İLE/VE/DEĞİL/<> İlkelidir/yasalıdır. )
( Betimleme'den Kavram'a geçiş gibi, Algı ile Olgu arasındaki fark da ilkeli/yasalı olup olmamasıdır. )
- ALGIDA/KABULDE:
TEK TANIM ile/yerine/değil PARANTEZ BİLGİ
( ON PERCEPTION/ACCEPTION: [not] UNIQUE DEFINITION vs./but INFORMATION IN PARENTHESIS
ON PERCEPTION/ACCEPTION: INFORMATION IN PARENTHESIS instead of UNIQUE DEFINITION )
- ALGIDA ...:
SEÇİCİLİK ile/ve/değil/||/<>/< SÜZÜCÜLÜK
- ALGILAMA SÜRECİNDE:
BELİRGİNLİK ile/ve/> KONUM ile/ve/> ŞİDDET ile/ve/> SÜRE
- ALGILAMA ile YARGILAMA
( Kültüre dayanır. İLE Uygarlığa dayanır. )
- ALGILAMAK ile/ve/için DİNLEMEK
( TO LISTEN for PERCEPTION )
( TO PERCEIVE vs./and TO LISTEN )
- ALGILAMAK ile ALGILANMAK ile ALGILATMAK ile ALGILANABİLMEK ile ALGILATABİLMEK ile ALGILAYABİLMEK ile ALG ile ALGI ile ALGI BIÇAĞI
- ALGILAMAK/ALGILA(YA)MAMAK ile/ve/değil/||/<>/> ANLAMAK/ANLA(YA)MAMAK
- ALGILAMAK ile/ve GÖRMEK
( TO PERCEIVE vs./and TO SEE )
- ALGILAMAK ile HİSSETMEK
( TO PERCEIVE vs. FEELING )
( ... ile QING )
- ALGILAMAK ile/ve İDRAK ETMEK
( TO PERCEIVE vs./and TO COMPREHEND )
- ALGILAMAK ile/||/<> "YAKALAMAK"
- ALGILANAMAZ ile ALGILANAMAZ
( IMPERCEIVABLE vs. IMPERCEPTIBLE )
( غير محسوس ile درک نکردني ile نفهميدني ile نامحسوس )
( غير محسوس ile DARK NAKARDANY ile NAFEHAMYDANY ile NAMOHSUS )
- ALGILANAN ile/ve/||/<> ALGILAYAN
( Edilgin. İLE/VE/||/<> Etkin. )
- ALGILATILMAK ile ALGILATTIRMAK
- ALGILAYIŞ ile/ve/<> DENEYİM
- ALGILAYIVERMEK ile ALGILAYICI/LIK
- ALGISAL BİL(İN)EMEME/AGNOZİ ile BİL(İN)EMEME/AGNOZİ
( APPERCEPTIVE AGNOSIS vs. ASSOCIATIVE AGNOSIS )
- ALGISAL EŞİKLER'DE:
ÖZEL ALICILAR ile/ve MUTLAK EŞİK ile/ve FARK EŞİĞİ
- DOLAYLILIKTA:
ALGISALLIK ile/ve/||/<> ÇIKARIMSALLIK ile/ve/||/<> AKTARIMSALLIK
( PERCEPTION and/||/<> INFERENCE and/||/<> HEARSAY (in) :INDIRECTIVITY )
- ALGISIZ KAVRAMLAR ile/ve/<> KAVRAMSIZ ALGILAR
( Boş. İLE/VE/<> Kör. )
( CONCEPTS WITHOUT PERCEPTION vs./and/<> PERCEPTIONS WITHOUT CONCEPT
Empty. WITH/AND/<> Blind. )
- ALGOLOG ile ALGOLOJİ
( ALGOLOGIST vs. ALGOLOGY )
( جلبک شناس ile جلبک شناسي )
( JALBAK SHENAS ile JALBAK SHENASY )
- ALGOLOJİ/FİKOLOJİ ile SU YOSUNU BİLİMİ
( Suyosunu bilimi. )
- ALGORİTMA ile ALGORİTMİK ile ALGORİTMİK DİL
( ALGORITHM vs. ALGORITHMIC vs. ALGORITHMIC LANGUAGE )
( الگوريتم ile الگوريتمي ile زبان الگوريتمي )
( ALGORYTAM ile ALGORYTAMY ile ZABAN ALGORYTAMY )
- ALÎ (SIFATI)[Ar.] ile REFÎ' (SIFATI)[Ar.]
- ALİ UFKÎ/UFÎKÎ ile/ve/> DİMİTRİ KANTEMİR
- ÂLÎ[Ar. < ULÜVV] ile ÂLÎ[Ar.] ile ALÎ[Ar. < ÂLET]
( Yüce, ulu. Kemâlâtı kendinde toplayan. | Kişi adı. İLE/< Ebû Tâlib'in oğlu ve Hz. Muhammed'in damadı, dördüncü halife. İLE/< Âlete ait, âletle ilgili. | Yemin edici/eden. )
- ALİ ile ALİ ABBAS ile ALİ EKBER ile ALİ EKBER HAŞİMİ RAFSANCANİ ile ALİ AŞGAR ile ALİ EŞREF ile ALİ BABA ile ALİ HASAN ile ALİ KARAM ile ALİ MUHAMMED ile ALİ PANAH ile ALİ ŞAMKHANİ
( ALI vs. ALI ABBAS vs. ALI AKBAR vs. ALI AKBAR HASHEMI RAFSANJANI vs. ALI ASGHAR vs. ALI ASHRAF vs. ALI BABA vs. ALI HASAN vs. ALI KARAM vs. ALI MOHAMMAD vs. ALI PANAH vs. ALI SHAMKHANI )
( علي ile عليعباس ile علياکبر ile علي اکبر هاشمي رفسنجاني ile علياصغر ile علياشرف ile عليبابا ile عليحسن ile عليکرم ile عليمحمد ile عليپناه ile علي شمخاني )
( علي ile عليعباس ile علياکبر ile ALY AKBAR CPEHESHAMY RAFSANJANY ile ALYASGAR ile علياشرف ile عليبابا ile عليحسن ile ALYKARAM ile عليمحمد ile عليپناه ile علي شمخاني )
- ALİ ile ALİL ile ALİM/LİK
- ÂLİ ile ULVÎ
- ALIÇ ile ALIÇ MARMELADI
- ALIÇ/ALUÇ ile/= ALUÇİN ile/= ALUŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sarı erik. İLE Yumruları olan, yenilebilir bir ot. İLE Kaşgar'a bağlı bir köy adı. )
- ALIÇ/ALUÇ ile/||/<> AMŞUY
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Sarı erik. İLE/||/<> Sarı renkte bir erik türü. )
- ÂLİCENAP[Ar.] ile ELİ AÇIK | ONURLU
- ALICI BAKIŞ ile/ve/değil ŞAŞKIN BAKIŞ
- ALICI ile ALACAKLI
- ALICI ile/ve ANLAYICI
( Almaya/anlamaya hazır olan. | Satın almak isteyen kişi, müşteri. | Kendine bir şey gönderilen kişi. | Almaç. | Kayıt aracı. | Azrail. İLE/VE Katılmaya hazır olan. )
- ALICI ile İLETKEN
- ALICI/LIK ile ALICI KUŞ ile ALICI ÖDEMELİ
- ALİDAT/MASTARA[Ar.] ile AD-EYLEM/MASTAR[Ar. < MASDAR]/INFINITIVE[İng.]/INFINITIF[Fr.] ile MASTAR/MISTAR[Ar.]
( Açı cetveli. İLE Ad-eylem. Eylemlik. İLE Sıvacıların ve duvarcıların, cetvel gibi kullandığı, ensiz, uzun ve düz tahta. | Marangoz cetveli. | Tezgâhta, halının düz dokunmasını sağlayan araç ya da ileri-geri oynatılan bölüm.| Davar memesi. )
- ALIK ile/||/<> BALIK
- ALIK/SERSEM/EBLEH ile KORKAK ile ALÇAK
( "Hiçbir şeyin değişmeyeceğini" "düşünüyorsak..." İLE "Düşünmek istemiyorsak..." İLE "Hiçbir şeyin değişmemesinin, kendi çıkarımıza olacağını düşünüyorsak..." )
- ALIKLAŞMAK ile ALIKLAŞTIRMAK ile ALIKLAŞABİLMEK ile ALIKLAŞTIRILMAK ile ALIK/LIK ile ALIKÇA ile ALIK SALIK
- ALIKLIK ile ALINGANLIK
( Anlama ve sezme gücü yetersiz olma ve yetersiz olan kişi. İLE Çabuk "gücenen/kırılan". Kendiyle ilgisi olmasa da kendine bağlayan/bağlamak. )
- ALIKOYMAK ile ALIKOYABİLMEK
- ALIM-ÇALIM -ile
- ALÎM[Ar.] ile ÂLİM[Ar.]
( Önceden bilmeme olasılığı olmayan. İLE Sonradan bilen. )
( Âlim denilebilir ama ALÎM denmez. Allah'ın adıdır.[El-Alîm] "Abdul Alîm" olabilir ama sadece "Alîm" olmaz/denmez. )
- ALİM ile ÂLİM
( Her şeyi bilen. İLE Bilgin. )
- ÂLİM ile/ve ÂRİF
( Âlim; Evvel ile Ahir, Batın ile Zahir'i bilen, tüm bildiklerini en iyi/üst derecede bağlantırabilme/birleştirebilme seviyesine ulaşmış kişi. İLE/VE Ârif; alimin niteliklerinin üzerine ek olarak, hikmetine sahip olup, zaman ve zeminine/mekânına göre değerlendirme yapabilen kişidir. )
( Fikir üretir. İLE/VE Akıl üretir. )
( Faal akıldaki bilgi ile ittisâl eder. İLE/VE Işk ile ittisâl eder. )
( Faal akıldaki bilgiyle belirli bir tecrîd-tehzîb süresince ve hads yoluyla ittisâl eder. İLE/VE Belirli bir riyâzet-tezkiye süresince, ilâhî ışığa doğrudan değer. )
( Doğru hisse sahip olandır. İLE/VE Doğru sonuca sahip olandır. )
( Sorunları/engelleri çözer/çözebilmelidir. İLE/VE Kişileri çözer. )
( İlmini ölümlüden tahsil eden. İLE/VE İlmini ölümsüzden alan. )
( Eşyanın (kesret) hakikatini inceler. İLE/VE Tek'in (letâfet) hakikatini inceler. )
( ... İLE/VE İlâhî inâyetin tecellî sürecini mistik riyâzetle deneyimleyen. )
( Ârifler, ilimsiz, gözsüz, habersiz, müşahedesiz, sıfatsız ve perdesiz görürler. )
( Ârifler meclisine git de, istersen uyu. )
( Âlim, bir konuyu ilm-el yakîn; Ârif, ayn-el yakîn olarak bilir. )
( Âlim fikir/hüküm icâd eder; Ârif, akıl icâd eder. )
( Ölümlüden ilmi alan. İLE/VE Allah'tan ilim sahibi olan. )
( Meselerle, konuşmakla, hükümleri icrâ etmekle adâleti teskin eden zât. İLE Gördüğü şey üzerine insana hali vermekle sekinete ulaştıran zât. )
( Yarım âlim, dinden; yarım doktor, candan eder. )
( Âlimlerin en faziletli ilmi sükûttur. )
( Asıl güneş, âşıkların, âriflerin kalplerinden, gözlerinden doğan güneştir. )
( Bilirler. İLE/VE Yaşadıklarını da bilirler. )
( Vazgeçer. İLE/VE Sığdırır. )
( Malumu bilirler. İLE/VE Mazeretleri bilirler. )
( Baba. İLE/VE Anne. )
- ÂLİM ile/ve/||/<>/> ÂRİF
( Bilgi(sonuç). İLE/VE/||/<>/> Bilme(süreç). )
( Cins. İLE/VE/||/<>/> Fasıl. )
( Koşul. | Durum, hal, vaziyet. | Yemin. İLE/VE/||/<>/> Yarı, yarım. | Bölüm, kısım, parça. | Mısra. )
( Tekil.(Taksim edilir.) İLE/VE/||/<>/> Çoğul.(Tasnif edilir.) )
( İlim; Evvel ile Ahir, Batın ile Zahir'i bilip, tüm bildiklerini en iyi/üst derecede bağlantırabilme/birleştirebilme uğraşıdır. İLE/VE/||/<>/> İrfan; ilmin niteliklerinin üzerine ek olarak, hikmetine sahip olup, zaman ve zeminine/mekânına göre değerlendirme yapabilme durumudur. )
( İlim: - Kendini bilmek ve - Gayrıyı bilmek İrfan: - İlm'ul-ilim ve - İlm'un Nefs )
( İlim: - İlm-i Hudurî ve - İlm-i Husulî )
( İlim: - Tasavvur(Kavram) ve - Tasdik(Yargı) İlim: - Bilmek ve - Bilgi )
( İlimde marifet zât'ı bilmektir. Eşyanın(nesnenin) akılda hasıl olan(meydana gelen) suretine ilim denir. Hariçten kattı nazarla malûma ilim denir. )
( İhvân-ı Safâ, "Fasl fî ecnâsi'l-ulûm" başlığı altında ilimleri, -Riyâzî, -Dinî ve -Felsefî olmak üzere üç ana grupta toplamıştır. )
( Çeşm-i insaf gibi kâmile mîzân olmaz Kişi noksanını bilmek gibi irfân olmaz. )
( Âlim; Evvel ile Ahir, Batın ile Zahir'i bilen, tüm bildiklerini en iyi/üst derecede bağlantırabilme/birleştirebilme seviyesine ulaşmış kişi. İLE Ârif; aliminin niteliklerinin üzerine ek olarak, hikmetine sahip olup, zaman ve zeminine/mekânına göre değerlendirme yapabilen kişidir. )
( Sindiren. İLE/VE/||/<>/> Geviş getiren. )
( Birikime hizmet eden. İLE/VE/||/<>/> Yaşayışa hizmet eden. )
- ÂLİM ile/ve ÂRİF ile/ve KÂMİL
( Bildiğini bilen, nesnesini bilen. İLE/VE Bilmediğini bilen, kendini bilen. İLE/VE Eksiğini bilen. )
( Âlimin ölümü, âlemin ölümü gibidir. )
( Âlimin yanında dilini, ârifin yanında kalbini tut! )
( Ârif'e, târif gerekmez! )
( Dünyanın anasını Kâmil ağlatır, Kâmil'in anasını da cahil. )
- ÂLİM ile/>< CÂHİL
( Allah'ın rızasına/râzı olduğu doğru hisse sahip olan. İLE/>< Allahîn rızasından/râzı olduğu doğru histen mahrum olan. )
( Âlim ile konuşursan alırsın mertebe, cahil ile konuşursan dönersin merkebe. )
( Öğrenmeyi sever. İLE/>< "Ders vermeyi" seçer. )
( Bin bilir, bir söyler. İLE/>< Bir bilir, bin söyler. )
( Bazı şeyleri (")bilir("). İLE/>< "Herşeyi bilir." )
- ÂLİM ile/ve CÖMERT
( Âlim ile cömerdin ayıbına bakılmaz! )
- ÂLİM[Ar.] ile HAKÎM[Ar.]
- ÂLİM[Ar.] ile/ve/||/<>/< KÂDİR[Ar.]
- ÂLİM ile KUDEMÂ
( ... İLE Eski âlimler. )
- ÂLİM[Ar.] ile MÜTEHAKKIK[Ar.]
- ÂLİM ile/ve/değil NÂKİL
- ÂLİM/ÂRİF ile/ve/değil/yerine/<> İMAN EDEN
( [not] SCHOLAR/GNOSTIC vs./and/but/<> BELIEVER
BELIEVER instead of SCHOLAR/GNOSTIC )
- ALİMENT- ile/||/<> NUTRİ- ile/||/<> SİTİO-/SİTO- ile/||/<> TROPH-/-TROPHİA/-TROPHİC/-TROPHİN/TROPHO-/-TROPHY ile/||/<> -OREXIA ile/||/<> EMET-/EMETO- ile/||/<> JEJ- ile/||/<> -PHAG/-PHAGE/-PHAGİA/PHAGO-/-PHAGOUS/-PHAGY
( Besin, besinsel. İLE/||/<> Beslenme, besinsel. İLE/||/<> Tahıl, besin, tane, tohum, besinlerle ilgili. İLE/||/<> Besin ve beslenme ile ilgili. İLE/||/<> İştah, istek. İLE/||/<> Kusma. İLE/||/<> Açlık, kuru. İLE/||/<> Yeme, yiyen, yutan. )
- ALİMENTASYON ile/||/<> ALİMENTAR ile/||/<> ALİMENTAR TRAKT
( Beslenme. İLE/||/<> Beslenme/beslenim [ile ilgili]. İLE/||/<> Sindirim yolu. )
- ÂLİMİN ÖLÜMÜ ile/ve/=/||/<> ÂLEMİN ÖLÜMÜ
- ÂLİM'KEN ÂRİF OLMAK ile ÂRİF'KEN ZARİF OLMAK
- ALIMLAMAK ile ALIM ile ALIMCI/LIK ile ALIMLI/LIK ile ALIMSIZ/LIK ile ALIM SATIM ile ALIM ÇALIM ile ALIMLI ÇALIMLI ile ALIM SATIM OFİSİ ile ALIM SATIM BÜROSU
- ÂLİMLER/ÂRİFLER/ZARİFLER/ÂŞIKLAR ile/>< CAHİLLER
( Birbirini bilirler/tanırlar. İLE/>< Birbirini bilmezler ve tanımazlar. )
- ALIMLI ile ÇEKİCİ
- ÂLİM/MÜTEBAHHİR ile ALLÂME
( Bir bilim dalında uzman. İLE Birçok bilim dalında derin bilgi sahibi olan. )
( ... İLE Hem aklî, hem naklî ilimleri bilen. )
( OMNISCIENT: Çok geniş bilgi sahibi. | Allah. [rahman ve rahim olan] )
( DOCTOR cum DOCTORA UNIVERSALIS )
- ÂLİMU Bİ'Ş-ŞEY'İ[Ar.] ile MUHÎTU BİHİ[Ar.]
- ALIN BÖLÜMÜ(LOBU) ile/ve ÇEPER BÖLÜMÜ(LOBU)
( Merkez oluk[central fissure] ayırır. )
( ALIN: CEBÎN, CEBHE[Ar.]/FOREHEAD[İng.] )
( ÇÎN-İ CEBÎN: Alın kırışığı. )
( Alın kırışıklığı, bilgeliği simgeler. )
- ALIN TERİ/TERLEMESİ ile SIRT TERİ/TERLEMESİ ile KIÇ TERİ/TERLEMESİ
( Sadece fiziksel çalışmaktan kaynaklanan durum/ter. İLE Çalışırken ciddi zorlanmadan kaynaklanan durum/ter. İLE Sıkıntıdan/zorluktan kaynaklanan durum/ter. )
( BASÎ[çoğ. BUSU'], NETH )
- ALIN ile ALIN!
( Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. İLE "Satın alın!" )
- ALIN/CEBİN[Ar.] ile/= ALIN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. | Bazı şeylerin önü, ön yüzü. | Güneş, ateş, sıcak vb.nin karşısı. | Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. İLE Dağın sırtı. )
- ALINDI ile ALINDILI ile ALINDISIZ
- ALINDI ile ANILDI
- ALINDI/MAKBUZ[Ar.] ile ALINTI/İKTİBAS[Ar.]
( Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge. İLE Bir yazıya, başka bir yazarın yazısından alınmış parça, aktarma. | Başka bir dilden alınmış sözcük. )
- ALINGANLAŞMAK ile ALINGANLAŞABİLMEK ile ALINGAN/LIK
- ALINGAN/LIK ile/değil BENCİL/LİK
( Gizli şirk. )
- ALINGAN/LIK ile HASSAS/LIK
- ALINGAN/LIK ile PARANOYA/K
- ALINLIK ile/||/<> KASNAK ile/||/<> KAVSARA
( Antik yapıların cephelerinde çatı ile korniş arasında yer alan üçgen biçimindeki bölüm. | Bir portalın ya da bir pencerenin çerçeve içine alınmış üst bölümü. İLE/||/<> Bir mimari yapıda kubbenin oturduğu ve yapının üslûbuna, türüne göre kare ya da yuvarlak olan kaide. İLE/||/<> Portal/taç kapı, mihrap gibi yerlerin yarım kubbeye benzeyen üst bölümü. )
- ALINMAK ile ALINABİLMEK ile ALIN/LIK ile ALINLI ile ALIN TERİ ile ALIN ÇATI ile ALIN YAZISI
- ALINMAK ile/ve GÜCENMEK
- ALINMAK ile İÇERLEMEK
- ALINTI YAPMAK ile BİR ATASÖZÜ SÖYLE
( CITE vs. CITE A PROVERB )
( اتخاذ سند کردن ile اقتباس کردن ile تمثل کردن )
( ETEKHAZ SAND KARDAN ile EGTEBAS KARDAN ile TAMSL KARDAN )
- ALINTI ile ARAŞTIRMA
( Bir kişinin çalışmasını(sözünü/yazısını) "kullanmak". | Başka bir dilden alınmış sözcük. İLE Birkaç kişinin çalışmasını(sözünü/yazısını) "kullanmak". )
( İKTİBAS ile İSTİKŞAF, TAHARRİ, TETKİK )
- ALINTI ile/ve/değil ATIF
- ALINTILAMAK ile ALINTILANMAK ile ALINTILANABİLMEK ile ALINTILAYABİLMEK ile ALINTI
- ALIK/ALIQ[Oğuz] ile/= KUŞ GAGASI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- ALIŞ ile/||/<> ALIŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bir su kaynağının aktığı noktalar. İLE Borçluyu borcu yüzünden dâvâ etmek. )
- ALIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VERİŞ
( Aslolan, alış-veriş değil VERİŞ-ALIŞ'tır. )
( Kendilerinde olanlar, verebilir. )
( Nasıl ilerlemeli? İki kâse pirinç fedâ edilerek. )
( AHZ Ü İ'TÂ, AKSATA )
( DÂD Ü SİTED )
( [not] TAKING vs./and/but GIVING
GIVING instead of TAKING
Those who have, can give. )
- ALIŞIK ile AL IŞIK
- ALIŞIK/ALIŞKIN ile/ve/<>/değil/yerine BİLİNDİK/TANIDIK/ÂŞİNÂ[Fars.]
- ALIŞILABİLİRLİK ile/ve/||/<> KALDIRILABİLİRLİK
- ALIŞILMIŞ OLAN ile/ve/değil/yerine/>< ANLAŞILABİLECEK OLAN/ANLAŞILMASI GEREKEN
- ALIŞILMIŞ ile ALIŞKANLIKLA İÇEN ile ALIŞILMIŞ SARHOŞ ile ALIŞILMIŞ SARHOŞLUK ile ALIŞILMIŞ İFADE ile ALIŞKANLIKLA ile ALIŞMAK ile ALIŞKANLIK ile ALIŞKANLIK
( HABITUAL vs. HABITUAL DRINKER vs. HABITUAL DRUNK vs. HABITUAL DRUNKED vs. HABITUAL PHRASE vs. HABITUALLY vs. HABITUATE vs. HABITUATION vs. HABITUDE )
( عادتي ile عرق خور ile دائم الخمر ile دائمالخمر ile ورد زبان ile ورد ile عادتا ile عادت دادن ile معتاد شدن ile خوگيري ile عادت روزانه )
( عادتي ile ARAGH KHOR ile دائم الخمر ile DAEMALKHMAR ile VARD ZABAN ile VARD ile ADETA ile ADAT DADAN ile MOTAD SHODAN ile خوگيري ile ADAT ROZANEH )
- ALIŞILMIŞ/LIK ile/değil/yerine/>< AŞILMIŞ/LIK
- ALIŞKANLIK AHLÂKI ile/ve/değil/yerine YEĞLEME/TERCİH AHLÂKI
( [not] MORALS OF HABIT vs./and/but MORALS OF PREFERENCE
MORALS OF PREFERENCE instead of MORALS OF HABIT )
- ALIŞKANLIK GÖRÜNÜŞÜ -ile
( HABITUAL ASPECT )
- ALIŞKANLIK (İLE) ile/değil KENDİLİĞİNDENLİK (İLE)
- ALIŞKANLIK ile GELENEK
- ALIŞKANLIK ile GEREKLİLİK
( Normal bir hal acı verici olamaz, ama yanlış bir alışkanlık çoğu zaman süreğen acılara yol açar. )
( Alışkanlık ve ihtiras kör eder ve yanlışa götürür. )
( Alışılmış olana tutunduğunuz sürece keşif gerçekleşemez. )
( HABIT vs. NECESSITY
A normal state cannot be painful, while a habit often leads to chronic pain.
Habit and passion blind and mislead. )
- ALIŞKANLIK ile/ve/değil ŞARTLANMA
- ALIŞKANLIK ile/ve/<> ŞAŞKINLIK
- ALIŞKANLIK ile SÜNNET
- ALIŞKANLIK ile YAŞANABİLİR ile ALIŞKANLIKLAR
( HABIT vs. HABITABLE vs. HABITS )
( لباس روحانيت ile خو ile عادت ile مسکون ile آباد ile عادات ile خصايل )
( LABAS ROHANYT ile KHO ile ADAT ile MOSKON ile ABAD ile ADAT ile خصايل )
- ALIŞKANLIK ile ZAAF
( Alışkanlık, anahtarı kaybolmuş bir kelepçedir. )
( Alışkanlıklar, tutkuyu; tutku da karakteri etkiler. )
- ALIŞKANLIK/ÂDET ile GEREKLİLİK
- ALIŞKI ile ALIŞKIN/LIK
- ALIŞKIN ile/değil/yerine ALIŞKANLIĞI OLAN
- ALIŞKINLIK ile/ve/> DUYUMSAMAMAK/HİSSETMEMEK
( TO BE HABBITED vs./and/> NOT TO FEEL )
- ALIŞMA/ALIŞKANLIK ile DADANMA
( Sevimsiz şeyler, put edinilmez. )
- ALIŞMA ile/ve KANIKSAMA
( TO BE/GET USED TO vs./and TO BE INURED TO )
( İSTİNAS ile/ve ... )
- ALIŞMA ile/ve/||/<> KAPILMA
- ALIŞMA ile/değil/yerine/||/<>/ne yazık ki KATLANMA
- ALIŞMA ile/ve/değil/||/<>/< UYUMLANMA
- ALIŞMAK ile ALIŞILMAK ile ALIŞTIRMAK ile ALIŞABİLMEK ile ALIŞIVERMEK ile ALIŞTIRILMAK ile ALIŞ ile ALIŞ FİYATI
- ALIŞMAK ile/ve ÂŞİNÂ/LIK
- ALIŞMAK ile/değil/ne yazık ki KOLAYINA GELMEK
( TO BE/GET USED TO vs. TO BE EASY/CONVENIENT FOR )
- ALIŞMAK ile/ve/değil KOŞULLANMAK
- ALIŞMIŞ, KUDURMUŞTAN BETERDİR ile/ve/||/<> ALIŞMAMIŞ GÖTTE DON DURMAZ
- ALIŞTIRMA ile/ve ÇALIŞMA
- ALIŞTIRMAK ile ALIŞILMIŞ
( ACCUSTOM vs. ACCUSTOMED )
( عادي کردن ile عادت دادن ile معتاد ساختن ile آشنا شدن ile خو دادن ile خو گرفتن ile معتاد شدن ile خوگرفته ile آموخته )
( ADY KARDAN ile ADAT DADAN ile MOTAD SAKHTAN ile ASHENA SHODAN ile KHO DADAN ile KHO GARAFTAN ile MOTAD SHODAN ile KHOGEREFTEH ile AMUKHTEH )
- ALIŞVERİŞ/TİCARET ile/ve DEĞİŞTOKUŞ/TAKAS/TRAMPA[İt.]
( ABRA: Değiştokuşta üste verilen. )
( MÜTÂCERE: Birbiriyle ticaret yapma. )
( ŞİRÂUN ile/ve BEY'-İ MUKAYAZA, RÜKN'ÜL BEY )
( TRADE vs./and BARTER )
- ALIŞVERİŞ ile ALIŞVERİŞ SİGORTASI
- ALIŞ-VERİŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< VERİŞ-ALIŞ
( Veren, her zaman vermeye hazırdır. )
( Kendilerinde olanlar, verebilir. )
( Verirsin ve alırsın! Verirsen alırsın! Verdikçe alırsın! Ver/verebil ki, alabil! )
( Biriktiren biriktirmeye memur, harcayan harcamaya. Veren ise, hazineyi kullanma yetkisine sahiptir. )
( Verdiğine engel olabilecek, vermediğini de verebilecek kimse yoktur. )
( The giver is always ready to give. )
- ... ALIŞVERİŞİ ile/değil/yerine ... PAYLAŞIMI
- ALİTERASYON[Fr.] ile ASONANS[Fr.]
( Sessiz harflerin tekrarlanmasıyla oluşan uyum. Ses yinelemesi. İLE Sesli harflerin tekrarlanmasıyla oluşan uyum. | Yarım uyak. )
- ÂLÎZ/Î[Fars.] -ile
( Çifte. )
- ALJEZİ ile/||/<> ALJEZİK ile/||/<> ...-ALJİ
( Ağrı duyarlılığı. İLE/||/<> Ağrılı. İLE/||/<> ... ağrısı. )
- ALKALİ METAL ile/||/<> ALKALİFİL ile/||/<> ALKALOİD ile/||/<> ALKALOZ
( Periyodik tablonun birinci öbeğinde[dikey] yer alan metaller.[Fransiyum dışındaki alkali metallerin tamamı, yumuşak yapıda ve parlak görünümdedir.][Kolaylıkla eriyebilir ve uçucu duruma geçebilir. Öteki metallerle karşılaştırıldığında, özkütleleri oldukça düşüktür. Bağıl atom kütleleri arttıkça, erime ve kaynama noktaları da düşüş gösterir. Elektrik ve ısı iletkenlikleri fazladır. Fransiyum[Fr], Lityum[Li], Potasyum[K], Rubidyum[Rb], Sezyum[Cs], Sodyum[Na] İLE/||/<> Yüksek pH değerlerinde yani pH 10 gibi aşırı bazik ortamlarda üreyebilen ve gelişebilen mikrop sınıfı. İLE/||/<> Azot ve heterosiklik halka içeren, çoğunlukla fizyolojik olarak etkin ve alkali olan ikincil metabolitler.[Bağımlılık yapabilme özellikleri bulunmaktadır.] İLE/||/<> Kanın asit-baz dengesinin belirli sorunlar nedeniyle bazik olması durumu.[Sağaltılmazsa ölümcül olabilir.] )
- ALKALİ METALLER ile/||/<> TOPRAK ALKALİ METALLER
( Alkali 1A grubu +1 yük, toprak alkali 2A grubu +2 yük )
( Formül: M → M⁺ + e⁻ (alkali) İLE M → M²⁺ + 2e⁻ (toprak alkali) )
- ALKALİ[Fr. < ALCALI] ile ALKALOİT[Fr. < ALCALOIDE]
( Alkali metallerin hidroksitleriyle amonyum hidroksitin genel adı. İLE Özellikleri ile alkalileri andıran organik nesne. )
- ALKALİK[Fr.] ile ALKALİZASYON[Fr.] ile ALKALOİT[Fr.]
( İçinde alkali bulunan, alkali ile ilgili. İLE Alkali duruma getirme. İLE Özellikleri ile alkalileri andıran organik nesne. )
- ALKAN İLE ALKEN İLE ALKİN İLE AREN ile/||/<> HİDROKARBON SINIFLARI
( Sırasıyla tekli, çiftli, üçlü bağlı doymuş/doymamış ve aromatik hidrokarbonlardır. )
( Formül: CₙH₂ₙ₊₂ İLE CₙH₂ₙ İLE CₙH₂ₙ₋₂ İLE C₆H₆ )
- ALKAN ile ALKALİ ile ALKALİK ile ALKALİ METALLER
- ALKAN ile ALKEN
( Tek bağ içeren doymuş hidrokarbonlar. İLE Çift bağ içeren doymamış hidrokarbonlar. )
- ALKAN ile/||/<> ALKEN
( Alkan tekli bağ (doymuş) İLE alken çift bağ (doymamış) )
( Formül: C-C İLE C=C )
- ALKEN ile ALKİN
( Çift bağ içeren hidrokarbonlar. İLE Üçlü bağ içeren hidrokarbonlar. )
- ALKİL ile/||/<> ARİL
( Alkil doymuş hidrokarbon İLE aril aromatik gruptur )
( Formül: CH₃- İLE C₆H₅- )
- ALKIŞ ile/ve ALKIŞ
( Sultanlar ve vezirler hakkında, halk tarafından hep bir ağızdan söylenen dua sözleri. Tanzimat döneminde sonlanmaya başlamıştır. İLE/VE El çırpma âdeti, Tanzimat döneminde Avrupa'dan girmiştir. )
- ALKIŞ ile/ve/yerine BİLARDO ALKIŞI
( Elleri, avuç içlerini çarptırarak. İLE/VE/YERİNE Orta parmak ya da yüzük parmağını, baş parmakla birleştirip ve kaydırıp avuç içine çarptırarak. )
( Daha çok/güçlü ses çıkararak. İLE/VE/YERİNE Daha az/güçsüz ses çıkararak. )
( Daha kaba. İLE/VE/YERİNE Daha nazik. )
( Beğeni ve coşkunu daha çok ve doğrudan duyurmak/yansıtmak üzere. İLE/VE/YERİNE Sporcunun odaklanmasına ve derinleşmesine engel olmamak üzere. )
- ALKIŞ ile/ve/||/<> TEZAHÜRAT
( ... İLE/VE/||/<> Bağırıp çığırarak, alkışlayıp tempo tutarak yapılan gösteri. | Hastalıklarda belirtiler. )
- ALKIŞ ile TOKMAĞI
( CLAP vs. CLAPPER )
( کف زدن ile صداي ناگهاني ile دست زدن ile صداي دست زدن ile کف زننده )
( KOF ZADAN ile SADAY NAGEHANY ile DAST ZADAN ile SADAY DAST ZADAN ile KOF ZANANDEH )
- ALKIŞLAMAK ile ALKIŞLANMAK ile ALKIŞLATMAK ile ALKIŞLANABİLMEK ile ALKIŞLATABİLMEK ile ALKIŞLAYABİLMEK ile ALKIŞ ile ALKIŞÇI/LIK ile ALKIŞ AĞASI
- ALKIŞLAMAK ile ALKIŞLAYAN ile ALKIŞLAYARAK ile ALKIŞ
( APPLAUD vs. APPLAUDER vs. APPLAUDINGLY vs. APPLAUSE )
( تحسين کردن ile کف زننده ile هلهله کنان ile تمجيد ile هلهله کردن ile تحسين ile هلهله )
( TAHASYNE KARDAN ile KOF ZANANDEH ile NPALELLEH KONAN ile TAMAJYD ile NPALELLEH KARDAN ile تحسين ile NPALELLEH )
- ALKIŞLAMAK ile/değil/yerine KABUL ETMEK
- ALKOL İLE ALDEHİT İLE KETON İLE KARBOKSİLİK ASİT İLE ESTER İLE AMİT ile/||/<> OKSİJENLİ ORGANİK BİLEŞİKLER
( Karbon-oksijen bağı içeren temel işlevsel gruplar ve aralarındaki ilişkiler. )
( Formül: R-OH → R-CHO → R-COOH )
- ALKOL ile ALKOLLÜ ile ALKOLLÜ İÇKİ ile ALKOLLÜ İÇKİLER ile ALKOLİZM
( ALCOHOL vs. ALCOHOLIC vs. ALCOHOLIC DRINK vs. ALCOHOLIC LIQUORS vs. ALCOHOLISM )
( الکل ile الکلي ile باده پرستي ile باده پرست ile باده گساري ile باده دوست ile شرابخور ile باده نوش ile باده گسار ile مشروب ile مسکرات ile اعتياد به الکل )
( ELEKL ile ELEKLY ile BADEH PARESTY ile BADEH PAREST ile BADEH GOSARY ile BADEH DOST ile SHARABAKHOR ile BADEH NOSH ile BADEH GOSAR ile MOSHROB ile MOSKERAT ile EATYAD BAH ELEKL )
- ALKOL ile/||/<> DAMITMA
( Alkolün damıtılması ve saflaştırılması )
( Razi tarafından 875 yılında keşfedildi/formüle edildi. (854-925) (Ülke: Rey) (Alan: kimya) (Önemli katkıları: Alkol damıtması, sülfürik asit, tıp ve kimya) )
- ALKOL ile/||/<> ETER
( Alkol -OH grubu içerir İLE eter R-O-R yapısındadır )
( Formül: R-OH (Alkol)\nR-O-R' (Eter)\nCnH₂n+₁OH (Genel alkol formülü) )
( Al-Razi tarafından 900 yılında keşfedildi/formüle edildi. (854-925) (Ülke: İslam Dünyası) (Alan: Tıp, Kimya) (Önemli katkıları: Tıp ansiklopedileri, alkol damıtma) )
- ALKOL ile ETER
( -OH öbeğine sahip organik bileşik. İLE -O- öbeğine sahip organik bileşik. )
- ALKOL ile FENOL
( Bir hidroksil öbeği içeren organik bileşikler. İLE Bir hidroksil öbeği içeren aromatik bileşikler. )
- ALKOL ile STEROL[Fr.]
( ... İLE Hayvanlarda, bitkilerde ve D vitamininde bulunan, genellikle karbon atomlarından oluşan, alkol niteliğinde organik bir madde. )
- ALKOLİZM ile/||/<> ALKOLİK
( Alkol bağımlılığı İLE/||/<> Alkol bağımlısı. )
- ALKOLLEMEK ile ALKOL ile ALKOLİK/LİK ile ALKOLLÜ/LÜK ile ALKOLİZM ile ALKOLSÜZ/LÜK
- ALL- ile/||/<> ALL-/ALLO-/ALLOTRİ-/ALLOTRİO-
( Öteki, -normalden sapma, normal dışı, ters, dış, dışa ait, yabancı, farklı, değişik [allogreft: Başka bir bireyden alınan doku nakli]. İLE/||/<> Yabancı, anormal, normalden sapmış, sapkınlık. )
- ALLAAAH! ile/ve/<> EYVAAAH! ile/ve/<> AAAH!
( Avamın zikri. İLE/VE/<> Salihlerin zikri. İLE/VE/<> Hakk âşıklarının zikri. )
- ALLAH ALLAH ile/||/<> ALLAH ALLAH ALLAH ile/||/<> YA ALLAH ile/||/<> ALİMALLAH ile/||/<> İNŞAALLAH ile/||/<> BİSMİLLAH ile/||/<> EVVELALLAH ile/||/<> MAAŞALLAH["MAŞALAH" değil] ile/||/<> EYVALLAH ile/||/<> FESUBHANALLAH ile/||/<> HAY ALLAH
( Şaşırırsak. İLE İşe coşku ve heyecanla sarılınca. İLE İşin sonuna kadar gitmek istersek. İLE Azmedersek. İLE İşe başlamadan önce. İLE İşe başlarken. İLE Kendimize güvenirsek. İLE İşi başarıyla bitirince. İLE İşten vazgeçersek. İLE Canımızı sıkarlarsa. İLE Eğer işi başaramazsak. )
- ALLAH, ÇALÂP ile/ve ALLAAAAAAAAHHH
( Fark mahreçte(çıkış yeri). Yani Satır ile Sadır(göğüs)'dan söyleme. Bir sözün ağızın ucundan çıkması, herhangi birşey ya da çok da önemli olmadığı yaklaşımıyla seslendirme. İLE/VE İçten, derinden, yoğun, hissederek, yaşayarak düşünmek, duymak ve seslendirmek. )
( Bir adım senden, benliğinden çık, ikinci adım Allah. )
( Allah kişinin ufkunda değil derunundadır. )
( Görünecek olsa ona bile tuzak kurar, kurdukları tuzağa da kendileri düşer. )
( Üzerine konuşulamayan (sözlerin yetmediği) hikmet. )
- ALLAH, DERDİMİZİ ARTIRSIN ile/ve/<> ..., ALLAH DERDİMİZİ ARTIRSIN
- ALLÂH İLE ile/ve ALLÂH İÇİN ile/ve ALLÂH'TAN
- ALLAH TAKSİMİ ile/ve/||/<> KUL TAKSİMİ
- ALLAH, ...:
VERİR, DENER ile/ve/||/<> ALIR, DENER
- ALLAH ZİKRİ ile/ve YA ALLAH ZİKRİ
( Belirli bir noktadan sonra Allah'a "O" bile demek caiz değildir. )
- ALLAH'A YAKARIŞ ile/ve/değil/yerine/||/=/<> DUA
- ALLÂH ile/ve/||/<>/> ÂLEM
( ... İLE/VE/||/<>/> Allah dışındaki her şey. )
- ALLÂH[Ar.] ile ALLÂHUMME[Ar.]
- ALLAH ile/ve/<> AŞK
( "Açıkladıkça" gizlenen. İLE/VE/<> Gizledikçe açığa çıkan. )
- ALLAH ile/ve/<> DİN
( [Aklın] Sınırı. İLE/VE/<> Terbiyesi. )
- ALLAH ile/ve/||/<>/>/< HAKİKAT ile/ve/||/<>/>/< MÂRİFET
( Perde, örtük. İLE/VE/||/<>/>/< Perde, örtük. İLE/VE/||/<>/>/< Açık, görülür, paylaşılır ve öncelikli. )
- ALLAH ile HAKK
( Kimlik. İLE Varlık. )
( Allah'a güvenenin yolu, Hakk'tır. )
- ALLÂH ile/ve HIZIR
( Hıdır ile Arapça'da "yeşil" anlamına gelen "ahdar" sözcüğü aynı köktendir. Hıdır, Allah'ta fâni olmuş bir kişinin gözüdür. )
- ALLÂH[Ar.] ile İLÂH[Ar.]
- ALLAH ile/ve PEYGAMBER
( Neyin/nelerin yapılmayacağını ve yapılacağını bildiren. İLE/VE Neyin/nelerin, nasıl yapılacağını ve yapılmayacağını bildiren. )
( Görünmez fakat bilinir. İLE/VE Görünür fakat bilinmez. )
( ... ile/ve VAHŞÛR )
- ALLAH ile/ve/<> RAHMAN ile/ve/<> RAHİM
( Kimlik adı. İLE/VE/<> Varlık adı. İLE/VE/<> Eylem adı. )
- ALLAH'A SECDE/HİZMET (ETMEK) ile/ve/<> ÂDEM'E SECDE/HİZMET (ETMEK)
( Namazı/nı edâ etmek. İLE/VE/<> İnsanla buluşmak/birleşmek/anlaşmak. )
- ALLAH'A:
TÂLİB (OLMAK / OLAN/LAR) ile/ve/<> TÂLİBLERE TÂLİB (OLMAK / OLAN/LAR)
- ALLAHBAHŞ ile ALLAHBEDAŞT
( ALLAHBAKHSH vs. ALLAHBEDASHT )
( اللهبخش ile اللهبهداشت )
( اللهبخش ile اللهبهداشت )
- ALLAH'I BİLMEZ ile/ve/değil KENDİNİ BİLMEZ
- ALLAH'IN:
EMRİ ile/ve/||/<> MURADI
- ALLAH'IN SIFATLARI:
SELBÎ/TENZİHÎ ile/ve/||/<>/> SUBÛTÎ
( - Vucud
- Kıdem
- Bekâ
- Vahdâniyet
- Muhâlefetün lil-Havadis
- Kıyam bi-nefsihî
İLE/VE/||/<>/>
- Hayat
- İlim
- Semi
- Basar
- İrâde
- Kudret
- Kelâm
- Tekvin )
- ALLÂH'IN VARLIĞI ile/değil ALLÂH'IN BİRLİĞİ
- ALLAH'IN:
ZÂT'I ile/ve SIFATLARI
( Allah'ın zâtı insanda, sıfatı âlemde. )
- ALLAH'IN ZÂTINI DÜŞÜNMEK ile/ve/yerine ALLAH'IN ÂSÂR'INI DÜŞÜNMEK
- ALLAH'I/NI" ... ile/değil/yerine ALAYI/NI ...
- ALLAH'TAN FÂNÎ OLMAK ile/ve/||/<>/> ALLAH İLE BÂKÎ OLMAK
- ALLAH'TAN ... ile/ve/değil/yerine NEYSE Kİ ...
- ALLÂHU A'LEMU Bİ-ZÂTİHÎ[Ar.] ile ALLÂHU A'LEMU Lİ-ZÂTİHÎ[Ar.]
- ALLAIS AÇMAZI ile/ve/||/<> İKİ ZARF AÇMAZI ile/ve/||/<> ST. PETERSBURG AÇMAZI
- ALLAK BULLAK (OLMAK) ile HALLAÇ PAMUĞU GİBİ ATMAK/ATILMAK
- ALLÂM[Ar.] ile ALLÂME[Ar.]
- ALLAMAK ile ALLANMAK ile ALLAŞMAK ile ALLAH/LIK ile ALLAHSIZ/LIK ile ALLAH AŞKINA ile ALLAH YAPISI ile ALLAK BULLAK ile ALLAH TAKSİMİ ile ALLAH VERGİSİ
- ALLÂME ile FERİŞTAH
- ALLEGRO[İt. < Mutlu, sevinçli.] ile ALLEGRETTO[İt.]
( Hızlı, canlı çalmak/çalınan. İLE Allegro'dan daha yavaş tempoda çalmak/çalınan. )
- ALLELE ile LOKUS
( Bir genin, alternatif biçimi. İLE Bir genin, kromozom üzerindeki konumu. )
- ALLELOPATİ ile/||/<> İNTERFERANS
( Allelopati kimyasal inhibe, interferans fiziksel. )
( Formül: Toksik İLE direkt )
- ALLEN ile ALLEN CLARK ile ALLEN ROMA
( ALLEN vs. ALLEN CLARK vs. ALLEN ROME )
( آلن ile آلن کلارک ile آلن روم )
( ALEN ile ALEN KOLARK ile ALEN ROM )
- AL[L]ERJİ ile/||/<> AL[L]ERJEN
( Duyarca. İLE/||/<> Duyargan. )
- ALLI ile ALLIK ile ALLI PULLU
- ALLOPATRIC İLE SYMPATRIC İLE VİCARİANCE ile/||/<> DAĞILIM PATTERNLERİ
( Tür dağılım mekanizmaları. )
( Formül: Biogeographic realms )
- ALLOPATRİK İLE SİMPATRİK İLE PARAPATRİK ile/||/<> TÜRLEŞME MODELLERİ
( Yeni türlerin oluşum mekanizmaları. )
( Formül: Gen akışı: Allo < Para < Sim )
- ALLOPATRİK TÜRLEŞME ile/||/<> SİMPATRİK TÜRLEŞME
( Allopatrik coğrafi izolasyon, simpatrik aynı bölgede )
( Formül: Coğrafi bariyer (allopatrik) İLE poliplodi (simpatrik) )
- ALLOPATRİK ile/||/<> SİMPATRİK
( Allopatrik coğrafi izolasyon İLE simpatrik aynı bölgede türleşmedir )
( Formül: Ayrı İLE birlikte )
- ALLOPOLYPLOİDİ ile/||/<> AUTOPOLYPLOİDİ
( Allopolyploidi farklı türlerden kromozom setiyken İLE autopolyploidi aynı türden çoklu kromozom setidir )
( Formül: Hibrit speciation )
- ALLOSTERİK ENZİM ile/||/<> MİCHAELİAN ENZİM
( Allosterik sigmoidal kooperatif, Michaelian hiperbolik basit. )
( Formül: Hill n>1 İLE n=1 )
- ALLOSTERİK ile/||/<> KOMPETİTİF
( Allosterik başka yere bağlanma İLE kompetitif aynı yerde yarışma. )
( Formül: Konformasyon İLE yarışma )
- ALLOTROP ile/||/<> İZOMER
( Allotroplar aynı elementin farklı formları, izomerler aynı formülün farklı yapıları )
( Berzelius tarafından 1838 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1779-1848) (Ülke: İsveç) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Kimyasal semboller, kataliz) )
- ALMAK ile ALMANLAŞMAK ile ALMAZLANMAK ile ALMANLAŞTIRMAK ile ALMAN ile ALMAÇ ile ALMAŞ ile ALMANCA ile ALMANCI/LIK ile ALMAŞLI ile ALMAZLIK ile ALMAN USULÜ ile ALMAN GÜMÜŞÜ ile ALMAN PAPATYASI
- ALMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> AŞMAK
- ALMAK ile/yerine EDİNMEK
- ALMAK ile/yerine EDİNMEK
- ALMAK ile EDİNMEK
( TO GET vs. TO OBTAIN )
- ALMAK ile/ve KABUL ETMEK
( TO GET vs./and TO ACCEPT )
- ALMAK ile/ve/<> ÖĞRENMEK
- ALMAK ile SATIN ALMAK
( ... ile ŞİRÂ' )
( TO TAKE vs. TO BUY )
- ALMAK ile/ve/||/<> SATIN ALMAK
- ALMAN:
İDEALİZMİ ile ROMANTİZMİ
- ALMANCA ile KIZAMIKÇIK ile GERMEN ile ALMANYA ile ALMANLAŞTIRMAK
( GERMAN vs. GERMAN MEASLES vs. GERMANIC vs. GERMANY vs. GERMANIZE )
( آلماني ile وابسته نزديک ile عمو زاده ile سرخجه آلماني ile ژرمني ile وابستهبهآلمان ile توتونيک ile آلماني ماب کردن ile آلمان )
( ALMANY ile VABASTEH NAZADYK ile AMO ZADEH ile SARKHJEH ALMANY ile ژرمني ile VABASTEHABEHMALMAN ile TOTONYK ile ALMANY MAB KARDAN ile ALMAN )
- İLKOKUL FİŞLERİ:
ALMANYA'DA ile İNGİLTERE'DE ile JAPONYA'DA ile [ne yazık ki]
TÜRKİYE'DE
( Üretim ve yaşam, disiplinle başlar. İLE Geçmişini bilmeyen, geleceğini belirleyemez. İLE Yaşamak için üreteceksin. İLE Ali, ata bak! )
(1996'dan beri)