ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(62/287)
- DELMEK ile MATKAP BASIN ile SONDAJ ile SONDAJ KULESİ
( DRILL vs. DRILL PRESS vs. DRILLING vs. DRILLING DERRICK )
( مته زدن ile دريل ile مته ile متهزدن ile مته کردن ile تمرين ile مشق نظامي ile متهکردن ile مثقب ile بامته سوراخ کردن ile مته فشاري ile مته زني ile برج چاه )
( MOTEH ZADAN ile دريل ile MOTEH ile MOTEHAZDAN ile MOTEH KARDAN ile TAMARYNE ile MOSHGH NEZAMY ile MOTEHKARDAN ile مثقب ile BAMETEH SORAKH KARDAN ile MOTEH FESHARY ile MOTEH ZANY ile BARJ CHAH )
- DELOCALIZED ELECTRONS[İng.] ile/değil/yerine/= DELOKALİZE ELEKTRONLAR
- DELOCALIZED MOLECULAR ORBITAL[İng.] ile/değil/yerine/= DELOKALİZE MOLEKÜL ORBİTALİ
- DELTA BARYON[İng.] / BARYON DE DELTA[Fr.] / DELTA-BARYON[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA BARYONU
- DELTA RAY/RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DELTA[Fr.] / DELTA-STRAHLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA IŞINIMI/IŞINLARI
- DELTA FUNCTION[İng.] / FONCTION DELTA[Fr.] / DELTA-FUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- DELTA İŞLEVİ ile/||/<> HEAVİSİDE İŞLEVİ
( Delta anlık darbe, Heaviside basamak işlevi )
( Formül: δ(x) İLE H(x) = {0 if x<0 İLE 1 if x≥0} )
- DELTA MODULATION[İng.] / MODULATION DELTA[Fr.] / DELTA-MODULATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA KİPLEMESİ
- DELTA-Y-UMWANDLUNG/TRANFORMATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA Y DÖNÜŞÜMÜ
- DELTA ile DELTA KASI
- DELTA[İng.] / DELTA[Fr.] / DELTA[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTA
- DELTA ile DELTAİK
( DELTA vs. DELTAIC )
( مصب ile آب بخشان ile دلتا ile دلتائي )
( MASB ile AB BAKHSHAN ile DELTA ile دلتائي )
- DELTOHEDRON[İng.] / DELTOHEDRON[Alm.] ile/değil/yerine/= DELTOHEDRON
- DELTOID DODECAHEDRON[İng.] ile/değil/yerine/= DELTOİD ONİKİYÜZLÜ
- DELTOİD ile DELTOİDEUS
( DELTOID vs. DELTOIDEUS )
( سه گوش )
( SEH GUSH )
- DELV[Ar.] ile ZENÛB[Ar.]
- DEM[Ar. çoğ. DİMÂ'] ile DEM'[Ar.] ile DEM[Ar.]
( Kan. İLE Gözyaşı. Gözyaşı dökme. İLE Soluk/nefes. | İçki. | An, vakit, saat, zaman. )
- DEM ile/ve DEHR
( An. İLE/VE An. | Gökkubbenin tamamı. | Felek. | Çağ. )
- DEM ile DEHR
- DEM[Ar.] ile DEM[Fars.]
( Kan. İLE An. | Zaman, çağ. | Soluk/nefes. | İçki. | Hazırlanan çayın renk ve koku bakımından, istenilen durumu. | Koku. | Pişirilen yemeklerin, yenilecek kıvama gelmesi. )
- DEM ile DEME ile DEMO
- DEMAGOJİ[Fr. DÉMAGOGIE]["DEMOGOJİ" değil!] ile POLEMİK
( ... İLE Yazarak/yazılı tartışma.[söz dalaşı vs. değildir!] [İSTİŞ'ÂR: Yazı ile bildirilmesini isteme.] )
- DEMAGOJİ ile TOTOLOJİ
- DEMAGOJİK ile DEMAGOJİK ile DEMAGOG ile DEMAGOJİ
( DEMAGOGIC vs. DEMAGOGICAL vs. DEMAGOGUE vs. DEMAGOGY )
( عوام فريب ile عوام فريبانه ile هوچي ile عوام فريبي )
( عوام فريب ile عوام فريبانه ile هوچي ile عوام فريبي )
- DEM'ÂN[Ar.] ile DEMÂN[Ar.]
( İçi pek dolu, ağzına kadar dolu kap. İLE Heyecanlı, hiddetli. | Kükremiş. | Bağırıp çığırma. | Heybetli, zorlu. | Vakit, zaman. )
- DEMANS ile/||/<> DELİRYUM
( Bellek ve bilişsel işlevlerde kalıcı bozulma. İLE/||/<> Ani başlayan bilinç bulanıklığı ve dikkat bozukluğu. )
- DEMARKASYON ile DEMARKE
( Sınır. İLE Sınırlı, ayrık. )
- DEMEDİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DENİLMEDİ
( Karl Marx, "Din, halk için afyondur" demedi!
Adam Smith, "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler" demedi!
Thomas Hobbes, "Birey, bireyin kurdudur" demedi!
Niccolò Machiavelli, "Her şey mübahtır" demedi!
İbn Haldun, "Coğrafya, kaderdir" demedi!!!
)
- DEMEDİKLERİMİZİ DEMESİNLER ile/değil/yerine/||/<>/< "İSTEDİKLERİNİ DESİNLER"
- DEMEK İSTEMEK ile DEMEYE GETİRMEK
- DEMEK İSTİYOR/UM Kİ, ... ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİYOR/UM Kİ, ...
- DEMEK Kİ ... ile/değil/yerine BELKİ DE ...
- DEMEK ile SÖYLEMEK
( Sözün aktarımı/seslendirilişi. İLE Düşüncenin/kavramın/olgunun/durumun bildirimi/paylaşımı. )
- DEBUNCHING[İng.] / DÉCOMPOSITION DU FAISCEAU[Fr.] / BÜNDELVERDERBEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMET BOZULMASI
- BÜNDELSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMET GERİLİMİ
- DEMET[Yun. DEMATİ] ile/||/<> DEST/E[< Fars.][Türkçe > Bulgarca ve Sırpça]
( Çiçek ya da bitkilerin bir araya getirilip bağlanmış biçimi, bağ, bağlam. | Aynı ya da farklı nesnelerin bir küme oluşturacak biçimde bir araya gelmiş biçimi. | Üstün yapılı bitkilerde öz suların akmasına yarayan, bitkiye desteklik eden damarlı ya da lifli kordon. | Uzunlamasına birbirine bitişik olarak bir arada bulunan sinir ve kas telleri topluluğu. | Bir atomun parçalanmasından doğan elektriklenmiş taneciklerin yörüngelerinden oluşan ışık topluluğu. İLE/||/<> Elde tutulabilecek biçimde bir araya getirilmiş nesnelerden oluşan bağ, demet, tutam, bağlam. | On tâneden oluşan takım. | Tutulacak yer, kabza, sap. | Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldığı beş dereceden en küçüğü. | On yapraktan oluşan altın varak defteri. | Elli iki kâğıttan oluşan iskambil kâğıdı takımı. | Takım, tâife, güruh. )
- DEMET ile SALKIM
( BUNCH vs. WISTERIA/WISTARIA )
( BÂKA ile UNKUD[çoğ. ANÂKID] )
- DEMETER -ile
( Bereket tanıçası. )
- BUNCHING VOLTAGE[İng.] / TENSION DE GROUPEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= DEMETLEME GERİLİMİ
- DEMETLEMEK ile DEMETLENMEK ile DEMETLETMEK ile DEMET ile DEMETLİ ile DEMETÇİ/LİK
- BUNCHER RESONATOR[İng.] / RÉSONATEUR DE GROUPEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= DEMETLEYİCİ REZONATÖR
- DEMEYE GETİRMEK ile/değil/yerine/||/<>/< DEMEYE ÇALIŞMAK
- DEMİ- ile/||/<> HEMİ- ile/||/<> SEMİ- ile/||/<> FİSS- ile/||/<> SCHİZ-/SCHİZO-
( Yarım, yarı. İLE/||/<> Yarı. İLE/||/<> Yarı, yarım, yarısı. İLE/||/<> Yarılma, ayrılma, ikiye ayrılma, çatlama, bölünme. İLE/||/<> Yarı, kısmî. )
- DEMİN ile/ve/değil/<>/< BİRAZ ÖNCE
- NOYAU DE FER[Fr.] / EISENKERN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR ÇEKİRDEK
- EISENWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR DİRENÇ
- DEMİR KİLİSE:
İSTANBUL'DA ile/ve/<> ARJANTİN'DE ile/ve/<> AVUSTURYA'DA
- EISENMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR MIKNATISLIĞI
- IRON CORE[İng.] ile/değil/yerine/= DEMİR ÖZDEK
- DEMİR ile/ve ATEŞ
- DEMİR ile/ve ATEŞ
- DEMİR ile BAKIR/TUNÇ[< TUÇ]/NUHAS[Ar.]
( ... İLE Atom numarası: 29 | Atom ağırlığı: Cu = 63,54 )
( Bakır/Bronz/Demir üretimin tarihsel gelişimi: M.Ö. 20.000: Cilâlı Taş Devri M.Ö. 10.000: Buzul çağının sona ermesi. M.Ö. 6.000: TÜRKİSTAN/ANO'da bakır devri. M.Ö. 5.500: ELAM'da bakır devri. M.Ö. 5.000: MISIR'da bakır devri. M.Ö. 4.500: TÜRKİSTAN/ULU-KEM'de bronz devri. M.Ö. 2.000: MISIR'da bronz devri. M.Ö. 1.200: MISIR'da demir devri. M.Ö. 1.200: TRUVA'da demir devri. )
( IRON vs. COPPER )
- DEMİR ile ÇELİK
( ... İLE Demire, %2 karbon katılarak. / Karbon oranının azaltılmasıyla. )
( HESPAIDOS: Demir tanrısı. )
( LAHOR ÇELİĞİ )
( IRON vs. STEEL )
( ... ile PULAT )
- DEMİR ile EKŞİ
( ... İLE Ateş karıştırmaya yarayan demir. )
- DEMİR ile/ve/değil/||/<>/< EMİR
( "Emir, demiri keser." )
- DEMİR ile GLOKONİ[Fr.]
( ... İLE Koyu yeşil renkli, hidratlı doğal demir ve potasyum silikat. )
- HADİD[Osm.] / IRON[İng.] / FER[Fr.] / EISEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DEMİR
- DEMİR ile/değil HEME DEMİR
- DEMİR ile HERDA
( ... İLE Hurda demir. )
- DEMİR ile İĞDEMİR
( ... İLE Marangozlukta, ağaç delmek için kullanılan çelik araç. )
- DEMİR ile METAL
- DEMİR ile/ve/<> NALÇA[Ar., Fars.]
( ... İLE/VE/<> Ayakkabıların altına çakılan demir. )
- DEMİR ile ŞERİTLİ DEMİR KAYALARI
- DEMİRCİ ile DEMİR İŞLERİ
( IRONWORKER vs. IRONWORKS )
( آهنساز ile آهنريزي )
( AHONSAZ ile ANPANNARYZY )
- DEMİRDEN KORKAN, TRENE BİNMESİN/BİNMEZ ile ALIŞMAMIŞ GÖTTE, DON DURMAZ
- DEMİRHİNDİ ile ARUBAT
( Baklagillerden, sıcak iklimlerde yetişen bir ağaç. | Bu ağacın meyvesi. | Bu meyveden yapılan şerbet. | Pinti, hasis. )
- DEMİRHİNDİ ile DEMİRHİNDİ ŞERBETİ
- DEMİRKAPI ile DEMİRKAPI ile DEMİRKAPI
( Sarayburnu'nda bulunan deniz surları kapılarından biriydi. [Demiryolu yapımı sırasında yıkılmıştır.] İLE Eyüp'te bir semt. İLE Hoca Paşa mahallesi. )
( Haçlılar ile Osmanlılar'ın İstanbul'u alırken kente girdikleri kapılardan biri. İLE ... İLE ... )
- DEMİRYOLU ile/ve/<> HİCAZ DEMİRYOLU
( ... İLE/VE/<> 2666 taş/kâgir köprü ve menfez, 7 demir köprü, 9 tünel, 96 istasyon, 7 gölet, 37 su deposu, 2 hastahane ve 3 atölye yapılmıştır. [8 yılda tamamlanmıştır.] )
- DEMLEMEK ile DEMLENMEK ile DEMLETMEK ile DEMLENDİRMEK ile DEMLENEBİLMEK ile DEMLETEBİLMEK ile DEMLEYEBİLMEK ile DEMLEYİVERMEK ile DEMLENDİRİLMEK
- DEMLENME ile "TATLANMA"
- DEMLİ/LİK ile DEMLİK ile DEMLİK POŞET
- DEMODELEŞMEK ile DEMODE/LİK
- DEMOKRASİ:
DİSİPLİN REJİMİ ile/değil DİSİPLİNLİ REJİM
- DEMOKRASİ ile DEMOKRAT ile DEMOKRATİK ile DEMOKRATİK PARTİ
( DEMOCRACY vs. DEMOCRAT vs. DEMOCRATIC vs. DEMOCRATIC PARTY )
( دمکراسي ile دموکراسي ile دمکراتي ile دمکرات ile دموکراتيک ile دمکراتيک ile حزب دمکرات )
( DAMKERASY ile DEMOKRASY ile DAMKERATY ile DAMKERAT ile DEMOKRATYK ile DAMKERATYK ile HEZB DAMKERAT )
- DEMOKRASİ ile/ve/değil/||/<>/> PİYASA DEMOKRASİSİ
- DEMOKRASİ ile SANDIK
( Her demokrasi olan yerde/ülkede sandık vardır fakat her sandık olan yerde/ülkede "demokrasi vardır" diyemeyiz. )
- DEMOKRASİ ile/ve/değil !SIRA
- DEMOKRASİ ile/ve TEMSİLÎ DEMOKRASİ
( 500 kişiye kadar uygulanabilen. İLE/VE Temsilcilerle uygulanabilen. )
- DEMOKRATİKLEŞMEK ile DEMOKRATİKLEŞTİRMEK ile DEMOKRATİKLEŞEBİLMEK ile DEMOKRATİKLEŞTİRİLMEK ile DEMOKRATİK/LİK
- DEMOKRATLAŞMAK ile DEMOKRATLAŞABİLMEK ile DEMOKRAT/LIK
- DEMOKRİTOS ATOMCULUĞU ile/ve/||/<> PLATON KOZMOLOJİSİ
( Fiziğin, Pisagor'cu süreksiz nicelik üzerinden, Zaman Paradoksları'na göre yeniden kuruluşu. İLE/VE/||/<> ... )
- DEMON ile DAIMON
- DEMONSTRASYON ile/||/<> DEMONSTRATİF
( Gösterme. | Görsel anlatım. İLE/VE/|| Tanıtıcı. )
- DEMORALİZE ile DEMORALİZASYON
- DEMOS ile ETNOS
( Ülkü birliği. Bir düşünce üzerinde buluşan topluluk. İLE Kan birliği. Aynı gen havuzunu paylaşan bireylerin oluşturduğu topluluk. )
- ÖZGÜRLEŞMEK:
...DAN ile/ve/||/<>/> ... İÇİN ile/ve/||/<>/> KENDİNDEN
- DEN- ile/||/<> DENT-/DENTA-/DENTİ-/DENTİA-/DENTO-
( Diş. İLE/||/<> Diş, dişlerle ilgili. )
- DENATURATION[İng.] / DENATURATION[Fr.] / DENATURIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENATÜRASYON
- DENATÜRASYON ile/||/<> DENATÜRE
( Bozunma. İLE/VE/|| Bozunmuş. )
- DENATÜRASYON ile DENATÜRE
( Bozunma, bozulma. İLE Bozunmuş, bozulmuş. )
- DENDEN ile DENDEN İŞARETİ
- DENDENE[Ar.] ile DENDENE[Ar.]
( Sözü, açık söyleme. İLE Ağır ağır, dudak kıpırtısıyla söylenilen söz, mırıltı, homurdanma. )
- DENDİĞİNDE ile DENİLDİĞİNDE
- DENDRİMER İLE KALİXAREN İLE SİKLODEKSTRİN ile/||/<> SUPRAMOLEKÜLER YAPI TAŞLARI
( Host molekül platformları. )
( Formül: α-CD (6) İLE β-CD (7) İLE γ-CD (8) )
- DENDRİMER İLE STAR İLE BRUSH ile/||/<> CLİCK POLİMERLER
( Click ile polimer mimarileri. )
( Formül: G4-dendrimer )
- DENDRİMER ile/||/<> HİPERDALLANMIŞ
( Dendrimer mükemmel dallanma, hiper rastgele. )
( Formül: Monodispers İLE polidispers )
- DENDRİTİK DİKEN[İng. DENDRITIC SPINE] ile/||/<> DENDROKRONOLOJİ[İng. DENDROCHRONOLOGY]
( Dendritlerin üzerinde bulunan küçük çıkıntılardır. Bu dikenler, sinaptik bağlantılar aracılığıyla diğer sinir gözelerinden gelen uyarıları yakalar. Dendritik dikenlerin varlığı, nöronların diğer sinir gözeleriyle etkileşim kurabilme ve sinirsel bilginin iletilmesi için önemli bir mekanizmadır. @@ Dendrokronoloji, odunsu ağaçlarda ve çalılarda ağaç halkalarının tarihlendirilmesi ve incelenmesiyle ilgilenen bilim dalıdır. Büyüme halkaları, kabuğa yakın bir göze tabakası olan vasküler kambiyumun her yıl gerçekleştirdiği sekonder büyüme sonucu oluşur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DENDRİTİK POLİMER ile/||/<> LİNEER POLİMER
( Dendritik polimer ağaç benzeri dallanma gösterirken İLE lineer polimer düz zincir yapısındadır )
( Formül: Dallanma derecesi )
- DENDROGAM -ile
( Soyağacı. )
- DENDROLOJİ ile DENDROLOJİST
- DE-NE DİLİ -ile
( EN ESKİ DİLLERDEN )
- TECRÜBE[Osm.] / EXPERIMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEL
- EXPERIMENTAL REACTOR[İng.] / VERSUCHSREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEME REAKTÖRÜ
- DENEME SÜRECİ ile DEMLENME SÜRECİ
- DENEME SÜRESİ ile/ve/değil DENEME SÜRECİ
- DENEME-YANILMA ile/ve/bazen/ne yazık ki DENEME-"YAMULMA"
- TRIAL AND ERROR[İng.] / TA TONNEMENTS[Fr.] / VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEME, YANILMA
- DENEME ile DENEMECİ/LİK ile DENEME YAYINI ile DENEME HAYVANI ile DENEME TAHTASI
- DENEME ile DENETLEME
- DENEME ile/değil DENEYİM
- DENEME ile/ve/değil SAĞLAMA
( [not] TO TEST vs./and/but TO CHECK )
- DENEME ile/ve/||/<> YANILMA
- DENEMEK ile/ve SINAMAK
( TO TEST vs./and TO EXAMINE )
- DENENEBİLİR/LİK ile/ve/||/<>/> DENETLENEBİLİR/LİK
- DENERVASYON ile DENOVO/DE NOVO
( Sinirsizleş[tir]me. İLE Yeni, kendi olarak, kendiliğinden. )
- DENETÇİ ile ODİTORYUM ile İŞİTSEL ile İŞİTSEL KANAL
( AUDITOR vs. AUDITORIUM vs. AUDITORY vs. AUDITORY MEATUS )
( مميز ile مميز حسابداري ile مستمع ile شنونده ile طالار ile شنوندگاه ile سمعي ile سماعي ile سامعهي ile مجري سامعه )
( مميز ile MAMYZ HASABDARY ile MOSTAM ile SHNVANDEH ile طالار ile SHNVANDEGAH ile SAMY ile سماعي ile سامعهي ile مجري سامعه )
- CONTROL ROD VALUE[İng.] / VALEUR DE LA BARRE DE CONTRÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM ÇUBUĞU DEĞERİ
- CONTROL ROD[İng.] / BARRE DU CONTRÔLE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM ÇUBUĞU
- CONTROL ELECTRODE[İng.] / ÉLECTRODE DE COMMANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM ELEKTRODU
- CONTROL-GRID BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= DENETİM IZGARASI BESLEMESİ
- TENSION DE GRILLE DE COMMANDE[Fr.] ile/değil/yerine/= DENETİM IZGARASI GERİLİMİ
- CONTROL GRID[İng.] ile/değil/yerine/= DENETİM IZGARASI
- CONTROL CHARACTERISTIC[İng.] ile/değil/yerine/= DENETİM KARAKTERİSTİĞİ
- STEUERSTABWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL ÇUBUĞU DEĞERİ
- STEUERSTAB[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL ÇUBUĞU
- STEUERELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL ELEKTRODU
- STEUERGITTERSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI AKIMI
- STEUERGITTERSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI GERİLİMİ
- STEUERGITTERKENNLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI KARAKTERİSTİĞİ
- STEUERGITTERVORSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI ÖN GERİLİMİ
- STEUERGITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL IZGARASI
- STEUERCHARAKTERISTIK, STEUERKENNLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENETİM/KONTROL KARAKTERİSTİĞİ
- DENETİM/KONTROL ile/ve DENEME
( En önemli sözcük "Denemek"tir. )
( Başarıncaya kadar denemeye devam edin! )
( CONTROL vs./and TEST )
- DENETİM ile DENETİCİ ile DENETİMCİ/LİK ile DENETİMLİ/LİK ile DENETİMSİZ/LİK ile DENETİM PULU ile DENETİM KURULU ile DENETİM NOKTASI
- DENETİMCİ/LİK ile/ve/<> KATILIMCI/LIK
- DENETİM/KONTROL ile/ve/<> HAKİMİYET
( CONTROL vs./and/<> SOVEREIGNTY/DOMINATION )
- DENETİMLİ SİNİRCE/NEVROZ ile DENETİMSİZ SİNİRCE/NEVROZ ile ÇILDIRI/PSİKOZ
( İdeoloji. İLE Psikiyatrik. İLE Kendi sınırlarını da aşarsa. )
- DENETLEME -ile
( CONTROL )
- DENETLEME:
ÜRETİM ÜZERİNDEN ile/ve/değil/||/<>/< TÜKETİM ÜZERİNDEN
- DENETLEME ile/ve TEKRAR
( INSPECTION vs./and REPETITION )
- DENETLEMEK ile SAĞLAMAK
- DENETLEYEBİLMEK ile/ve/= BİLMEK
( ABLE TO INSPECT vs./and/= TO KNOW )
- DENETME ile DENETMEN/LİK
- DENEY BİLİMLERİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BİLİM
- RÉACTEUR EXPÉRIMENTAL[Fr.] ile/değil/yerine/= DENEY TEPKİLEŞİMİ
- TECRÜBE TÜPÜ[Osm.] / TEST TUBE[İng.] / TUBE[Fr.] / REAGENZGLAS, VERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEY TÜPÜ, DENEME
- DENEY TÜPÜ[İng. TEST TUBE] ile/||/<> DENEYSEL KONTROL[İng. EXPERIMENTAL CONTROL]
( Laboratuvarlarda deney ve test işlemlerinin gerçekleştirildiği, düşük miktarlarda sıvı ya da katının saklanması için kullanılan cam malzeme. @@ Deneysel müdahaleye maruz kalmayan ama müdahaleye uğramış deneklere diğer tüm bakımlardan benzer olan bireyler.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DENEY ile/ve/değil DENEME
( [not] EXPERIMENT vs./and/||/<>/but/< TRIAL
TRIAL instead of EXPERIMENT )
- DENEY ile/ve/||/<>/> DENETIMLİ DENEY
- DENEY ile/ve DENEYİM
( Dışta. İLE/VE İçte. )
( En önemli sözcüklerden biri, "Denemek"tir. )
( Yoğun bir deneyim yaşayan kişi, güven ve cesâret yayar. )
( Geçmiş deneyimlere göre davranmayalım, yeniden ve tekrar tekrar deneyelim. )
( Doğrudan deneyim, en son kanıttır. )
( Deneyim eşsizdir/benzersizdir, kuşku götürmez ve yanlış anlaşılmaz. )
( Sürekli olan deneyimlenemez, çünkü onun sınırları yoktur. )
( Tüm deneyim, zihindedir. )
( Denemezsek, saplanıp kalırız. )
( Deneyelim! Her seferinde, bir adım daha kolaydır. )
( Deneyin ve yine deneyin! )
( Tekrar deneyin! Denemeye devam edersek, bir şey olabilir. )
( Başarıncaya kadar, denemeye devam edelim! )
( Laboratuvarda. İLE/VE Kişi(ler)de/ki. )
( Outside. VS./AND Inside.
Experiment anew, don't go by past experience.
Direct experience is the final proof.
The experience is unique and unmistakable.
The continuous cannot be experienced, for it has no borders.
All experience is in the mind.
If you don't try, you are stuck.
Try. One step at a time is easy.
Try and try again.
Try again. If you keep on trying, something may happen.
You just keep on trying until you succeed. )
( Nesnel. İLE/VE Öznel. )
( EXPERIMENT vs./and EXPERIENCE )
- DENEY ile/ve DÜZENEK
( vs./and/||/<> APPARATUS )
- EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIMENTONS[Fr.] / EXOTHERMISCHE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEY
- DENEY ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GİRİŞİM
( vs./and/||/<>/but/< INTERFERENCE
INTERFERENCE instead of EXPERIMENT )
- DENEY ile/ve GÖZLEM
( EXPERIMENT vs. OBSERVATION )
- DENEY ile/ve/<> SORU
( EXPERIMENT vs./and/<> QUESTION )
- DENEY ile TEST
( Bilimsel bir gerçeği göstermek, bir yasayı doğrulamak, bir varsayımı kanıtlamak amacıyla yapılan işlem. İLE Birinin, bir topluluğun doğal ya da sonradan kazanılmış yeteneklerini, bilgi ve becerilerini ölçmeye ve anlamaya yarayan sınama. | Doğru yanıtın, seçenekler arasından bulunmasına dayanan bir sınav türü. | Biyolojik bir işlevi ya da değişmez bir niteliği incelenen bireyin tepkisini, örnek olarak alınan normal bireyinkiyle karşılaştırarak ölçmeye ve değerlendirmeye yarayan yoklama. | Bir hastalığın varoluşunu ve niteliğini anlamak için yapılan laboratuvar araştırması. )
( EXPERIMENT vs. TEST )
- DENEY ile/ve/||/<>/> YASA
( EXPERIMENT and LAW )
- DENEYCİLİK ile/||/<> AKILCILIK
( Bilginin kaynağı tartışması )
( John Locke tarafından 1689 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1632-1704) (Ülke: İngiltere) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Ampirizm, tabula rasa) )
- DENEYCİLİK ile/||/<> DOGMATİZM
( Bilginin kaynağı deneydir )
( Francis Bacon tarafından 1620 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1561-1626) (Ülke: İngiltere) (Alan: Felsefe, Bilim Metodolojisi) (Önemli katkıları: Deneysel yöntem, tümevarım) )
- DENEYCİLİK ile DUYUMCULUK/HİSÇİLİK
( AMPRISM vs. SENSUALISM )
- DENEYCİLİKTE:
SAYMAYA YÖNELİK ile VARSAYIMA YÖNELİK
( Bacon. İLE Galileo. )
- DENEYEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖZLEMLEYEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DİNLEYEN
( "Aptal/ahmak". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< "Yarı akıllı". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Akıllı. )
( DİNLEYEN, DİNLENİR [DİNLEYENİ, DİNLERLER]
DİNLEYEN, DİNLENİR [DİNLEYEN, RAHAT EDER]
DİNLEYEN, DİNLENİR [DİNLEYEN, DİN SAHİBİ OLUR] )
- DENEYEREK DENEYİMLEDİKLERİMİZ ile/ve/||/<> DENEYİMLEYEREK DENEDİKLERİMİZ
- DENEYİM YAŞAYAN BENLİK ile/ve/<> GÖZLEMLEYEN BENLİK
( Gerçek benliğin bulunabilmesi için sahte olanın terk edilmesi zorunludur. )
( Düşüncelerinizi, duygularınızı, sözlerinizi ve eylemlerinizi gözleyin. )
( A man who is intense in his experience will radiate confidence and courage.
The false self must be abandoned before the real self can be found.
Watch over your thoughts, feelings, words and actions. )
( Yoğun bir deneyim yaşayan kişi, güven ve cesâret yayar. )
( SELF IN EXPERIENCE vs./and/<> SELF IN OBSERVATION )
- DENEYİM ile/ve/<> ANI
- DENEYİM ile/ve BİRİKİM
( Doğrudan deneyim, tek geçerli doğrulamadır. )
( Geçmiş deneyimlere göre davranmayalım, yeniden deneyelim. )
( Tüm deneyim, imgelemeden doğmuştur. )
( Direct experience is the only valid confirmation.
All experience is born of imagination. )
( EXPERIENCE vs./and ACCUMULATION )
- DENEYİM ile/ve/değil/||/<>/< DENEYEYİM
- DENEYİM ile DENEYİMCİ/LİK ile DENEYİMLİ/LİK ile DENEYİMSİZ/LİK
- DENEYİM ile/ve/||/<> DENEYİMLENİLEN
- DENEYİM ile DENEYİMLİ ile TECRÜBE ile DENEYİMLER ile DENEYSEL ile DENEY ile DENEYSEL ile DENEYSEL PSİKOLOJİ ile DENEME
( EXPERIENCE vs. EXPERIENCED vs. EXPERIENCEDNESS vs. EXPERIENCES vs. EXPERIENTIAL vs. EXPERIMENT vs. EXPERIMENTAL vs. EXPERIMENTAL PSYCHOLOGY vs. EXPERIMENTATION )
( تجربه ile آزمودگي ile تجربه کردن ile ورزيدگي ile خبرگي ile با تجربه ile پخته ile باران ديده ile سابقه دار ile دنيا ديده ile مجرب ile کارديده ile کارکشته ile کارکرده ile آزموده ile ورزيده ile کار آزموده ile پختگي ile تجارب ile تجربي ile آزمودن ile آزمايشي ile روان شناسي تجربي ile آزمايه ile آزمايش )
( TAJROBEH ile آزمودگي ile TAJROBEH KARDAN ile ورزيدگي ile KHBARGY ile BA TAJROBEH ile POKHTEH ile BARAN DYDAH ile SABAGHEH DAR ile DANYA DYDAH ile MOJROB ile KARDYDAH ile KARKESHTEH ile KARKARDEH ile AZMODEH ile VARZYDAH ile KAR AZMODEH ile POKHTGY ile TAJARB ile TAJROBY ile AZMODAN ile AZMAYSHY ile RAVAN SHENASY TAJROBY ile AZMAYYEH ile AZMAYSH )
- DENEYİM ile/ve/||/<>/> DÜZENLEYİCİ DENEYİM
- DENEYİM ile İLM-İ LEDÜN
( Kendi öğrendiğin. İLE Allah'ın öğrettiği. )
- DENEYİM ile KULLANIM
( Deneyim, kişinin başına gelen değil başına gelenle ne yaptığıdır. )
- DENEYİM ile/değil KUŞKUCULUK
( Bazı kisiler, yavaş yavaş, inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve tamamen kuşkucu olmayı öğrenir. Bu süreç gerçekleştiğinde de artık çok geçtir. Ne yazık ki, (bazı) "zihinlerin", "deneyim" dediği şey budur. Aklıyla bağlantısını kaybetmiş bir kişi, "deneyimli" olarak tanımlar kendini. )
- DENEYİM ile/ve PAYLAŞIM
( EXPERIENCE vs./and SHARING )
- DENEYİM ile/değil/yerine/> ÜMİT
( Ümit, her zaman, deneyimi yener. )
- DENEYİM ile/ve/değil/||/<>/< YÖNTEM
( Bireysel. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Bilimsel. )
- DENEYİM ile/ve/||/<> ZİHİNSEL/OLGUSAL DENEYİM
- DENEYİMCİ MATEMATİK ile/ve METAFİZİK MATEMATİK
( Newton. İLE/VE Leibniz. )
- DENEYİME AÇIK/LIK ile/ve/<> DIŞADÖNÜK/LÜK
- DENEYİMLEME ile İÇSELLEŞTİRME
( TO EXPERIENCE vs. INTERNALIZATION )
- DENEYİMLEMEK ile/ve/<>/>/< DEYİMLEMEK
- DENEYİMLEMEK ile/ve/<> GÖZLEMLEMEK
- DENEYİMLENİLEBİLECEK OLANIN "İSTENİLMESİ/BEKLENİLMESİ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DENEYİMLEMEKTE OLUNAN
- DENEYİMLEYEN ile/ve/||/<> DENEYİMLEME BAĞI ile/ve/||/<> DENEYİMLENİLEN
- DENEYİMSEL TAMAMLIK ile SONUÇLU TAMAMLIK ile TÜMEL TAMAMLIK ile YAKIN GEÇMİŞ TAMAMLIK ile TAMAMLIK GÖRÜNÜŞÜ
( EXPERIENTIAL PERFECT vs. RESULTATIVE PERFECT, PERFECT OF RESULT vs. PERFECT OF PERSISTENT SITUATION vs. ... vs. PERFECT ASPECT )
- DENEYLENEBİLİR BİLGİ ile/ve/değil/<> DENEYİMLENEBİLİR BİLGİ
- ÖĞRENME:
DENEYSEL ile/ve/||/<> ZİHİNSEL
- EXPERIMENTAL, EXPLOSION[İng.] / EXPERIMENTELL[Alm.] ile/değil/yerine/= DENEYSEL, PATLAMA
- DENEYSEL ile/ve/değil DENEYİMSEL
- DENEYSEL ile MEKANİK ile MATEMATİK
( EXPERIMENTAL MECHANICAL MATHEMATICS )
- DENEYSEL ile/ve/<>/değil/yerine RASTLANTISAL
- DENEYÜSTÜ ile DENEYÜSTÜCÜ/LÜK
- MUNKATİ[Osm.] / EQUILIBRIUM POSITION[İng.] / POSITION D'ÉQUILIBRE[Fr.] / GLEICHGEWICHTSLAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE KONUMU
- MUVAZENE ŞARTI[Osm.] / EQUILIBRIUM CONDITION[İng.] / CONDITION D'ÉQUILIBRE[Fr.] / GLEICHGEWICHTSBEDINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE KOŞULU
- EQUILIBRIUM MOLARITY[İng.] / GLEICHGEWICHTS[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE MOLARİTESİ
- DENGE ile BİLANÇO ile DENGE ÇARKI ile DENGELİ ile DENGELİ SİSTEM ile DENGELEYİCİ
( BALANCE vs. BALANCE SHEET vs. BALANCE WHEEL vs. BALANCED vs. BALANCED SYSTEM vs. BALANCER )
( تعادل بر قرار کردن ile مانده ile بالانس ile بحال تعادل در آوردن ile مساوي کردن ile تتمه ile تراز ile متعادل کردن ile تعادل ile موازنه ile برابري دروزن ile توازن ile مابقي ile ترازنامه ile بيلان ile رقاصک ile متوازن ile متعادل ile ترازمند ile سيستم متعادل ile آکروبات )
( TAADEL BAR GHARAR KARDAN ile MANDEH ile BALANS ile BEHAL TAADEL DAR AVARDAN ile MOSAVY KARDAN ile TATMEH ile TARAZ ile MOTAADEL KARDAN ile TAADEL ile MOVAZNEH ile BARABARY DROZAN ile TAVAZAN ile MABAGHY ile TARAZNAMEH ile BEYLAN ile RAGHASEK ile MOTVAZAN ile MOTAADEL ile TARAZMAND ile SYSETAM MOTAADEL ile AKROBAT )
- DENGE ile/ve/||/<> DENETİM
- DENGE ile DENKLEM
( BALANCE/EQUILIBRIUM vs. EQUATION )
- DENGE ile/ve/<> DİNGİNLİK
- DENGE ile EŞİTLİK
- DENGE ile/ve/||/<> JİROSKOP/GYROSCOPE[İng.]
- MUVÂZENE, TEVÂZÜN[Osm.] / EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE[Fr.] / BALANCE, GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= DENGE
- BALANCING[İng.] ile/değil/yerine/= DENGELEME
- DENGELEMEK ile DENGELENMEK ile DENGESİZLEŞMEK ile DENGELENEBİLMEK ile DENGELEYEBİLMEK ile DENGESİZLEŞTİRMEK ile DENGESİZLEŞEBİLMEK ile DENGESİZLEŞTİRİLMEK ile DENGE/LİK ile DENGECİ/LİK ile DENGELİ/LİK ile DENGESİZ/LİK ile DENGELİCE ile DENGE TAŞI ile DENGESİZCE ile DENGE FİYATI ile DENGE KALASI ile DENGELİ BESLENME ile DENGESİZ BESLENME
- DENGELEMEK ile DENGELENMİŞ ile DENGECİ ile DENGE
( EQUILIBRATE vs. EQUILIBRATED vs. EQUILIBRIST vs. EQUILIBRIUM )
( متعادل شدن ile هم ترازو ile بندباز ile طرفدارسياست موازنه ile موازنه )
( MOTAADEL SHODAN ile NPAM TARAZO ile BANDBAZ ile TARAFDARSYEST MOVAZNEH ile MOVAZNEH )
- ADYABATİK DENGE ile/||/<> DEVİNGEN/DİNAMİK DENGE ile/||/<> GENETİK DENGE ile/||/<> KESİNTİLİ DENGE
( Termodinamikte, bir düzenin sınırlarından ısı akışının gerçekleşmediği ya da giren ısının çıkan ısıya eşit olduğu denge durumu. İLE/||/<> Kısa dönemde çok fazla değişiklik olmasına karşın, uzun dönemde pek fazla morfolojik değişimin gözlenmediği durumlar.[Net evrimsel değişimin az olduğu durumlar için kullanılır.] İLE/||/<> Popülasyonun jenerasyondan jenerasyona evrim geçirmediği; genetik havuzdaki frekansların sabit kaldığı durum. İLE/||/<> Türlerin uzun süre değişmediğini, çevresinde oluşan büyük değişiklikler sonucu bir anda değiştiğini belirten evrimsel modelleme. )
- DENGELEYİCİLİK ile/ve BÜTÜNLÜK
- BALANCED EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= DENGELİ DENKLEM
- DENGELİ POLİMORFİZM ile/||/<> GEÇİCİ POLİMORFİZM
( Dengeli kalıcı çeşitlilik, geçici geçici. )
( Formül: Maintained İLE temporary )
- DENGELİ ile/ve/||/<> BÜTÜNLÜKLÜ
- DENGELİ ile/ve/||/<> İYİLEŞTİRİCİ
- DENGESİZ" ile/değil AYKIRI
- DENGESİZ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DALGALI
- MİZAÇ:
DENGESİZ ile/ve DENGELİ
( 8 ile/ve 1 )
- DENGESİZ ile/değil DENGİ(/N/M) DEĞİL
- DENGESİZLİK ile DENGESİZ
( IMBALANCE vs. IMBALANCED )
( عدم توازن ile اختلال مشاعر ile بي تعادل )
( ADAM TAVAZAN ile اختلال مشاعر ile بي تعادل )
- DENGESİZLİK ile DENGESİZLİK
( DERANGE vs. DERANGEMENT )
( مختل کردن ile ديوانه کردن ile اختلال )
( MOKHTEL KARDAN ile DYVANEH KARDAN ile AKHTELAL )
- DENGEYİ SAĞLAMAK ile DENGELENMİŞ ile EŞGÜÇLÜ ile EŞİT AĞIRLIKTA ile EŞİT AĞIRLIKTA OLMAK ile EŞİT GÜCE SAHİP ile EŞPOTANSİYEL
( EQUIPOISE vs. EQUIPOISED vs. EQUIPOLLENT vs. EQUIPONDERANT vs. EQUIPONDERATE vs. EQUIPOTENT vs. EQUIPOTENTIAL )
( متوازن کردن ile متعادل ساختن ile دنگادنگ ile هم نيرو ile هم معني ile هم قوه ile هم وزن ile همسنگ ile هم وزن کردن ile هم طرفيت ile هماثر ile هم اثر ile هم مقام ile هم ظرفيت )
( MOTVAZAN KARDAN ile MOTAADEL SAKHTAN ile DANGADANG ile NPAM NEYRO ile NPAM MANY ile NPAM GHOOH ile NPAM VAZAN ile NPAMSANG ile NPAM VAZAN KARDAN ile NPAM TARFYT ile هماثر ile NPAM ASAR ile NPAM MOGHAM ile NPAM ZARFYT )
- DENGGEL ile/= DENGGEL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Boğum. İLE Yumru. )
- DENGİ ile/ve GUARDIA
( Sivrisinekten geçer. İLE/VE Sudan geçen bir parazit. [Bağırsaklara yerleşiyor. 3-4 gün ateş yapıyor. İshal ve gaz çıkışı en önemli işaretleri. Bir hapla bu parazitin yok edilmesi gerekiyor.]
[Papua Yeni Gine'de sıkça karşılaşılan hastalıklar] )
- DENGİNİ ARAMAK/ARAYAN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KENDİNİ ARAMAK/ARAYAN
( "Küçük zihinliler". DEĞİL/YERİNE İleri zihinliler. )
- DENGİN(İ BULMAK) ile/ve/||/<>/> DENGEN(İ BULMAK)
- DENİR ile DENİLİR
- KELP[İng.] / VARECH[Fr.] / SEEGRAS[Alm.] ile/değil/yerine/= DENİZ ALGI
- DENİZ ASLANI/FOK ile DENİZ AYISI/İNEĞİ (MANAT)
( Gebelik süreleri 11 aydır. Her seferinde tek bir yavru doğurur. Doğurunca hemen bir yenisine gebe kalır. İLE 1.5 - 2 m. boyunda, bitkiyle beslenen bir deniz memelisi. )
( SEA LION/SEAL vs. SEA COW )
( PHOCA cum TRICHECHUS MANATUS / ARCTOCEPHALUS URSINUS )
- DENİZ ASLANI ile AVUSTRALYA DENİZ ASLANI
(
)
- DENİZ ASLANI ile/değil TAKLİTÇİ AHTAPOT
- DENİZ ASLANI ile YELELİ DENİZ ASLANI
( ... İLE Güney kutbunda yaşarlar. )
- DENİZ FOKU ile/ve GÖL FOKU
( ... İLE/VE Sadece Baykal Gölü'nde yaşar. )
- DENİZ/GÖL/IRMAK ile/ve/||/<> BALIKLAVA
( ... İLE/VE/||/<> Deniz, göl ve ırmaklarda balık yatağı olan yer. )
- DENİZ KAPLUMBAĞALARI ALT SINIFLARINDA:
SİNİ ile D.KAPLUMBAĞASIGİLLER ile ZEYTİN RENKLİ ile ARCHELON ile PROTOSTEGA ile TOXOCHELYIDAE ile THALASSEMYDIDAE ile PROTOSTEGIDAE
( İki yılda bir çiftleşirler.[Altı yuvaya kadar, her yuvaya yüzden fazla yumurta bırakabilir.][Yavrular, yaklaşık altmış günde yumurtalarından çıkar.] İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... İLE ... )
- DENİZ KAPLUMBAĞALARINDA:
CARETTA CARETTA/KUTU KAPLUMBAĞASI ile YEŞİL KAPLUMBAĞA/CHELONIA MYDAS
( Caretta Caretta Kaplumbağa'larının yumurtlama dönemi: 25 Mayıs - 30 Temmuz arasında yumurtlama, 01 - 30 Ağustos arasında yumurtadan çıkışlar!!! )
( Özellikle Çıralı - Antalya sahilinde onları izleyerek ve bu ilgi sayesinde sahilin talan edilme girişimlerini engellemeye destek olmanızı rica ederiz!!! )
( Ayakların dış tarafında, iki tırnak bulunur.[Ön ayakları, palet biçimini almıştır. Ön ayaklar, arka ayaklardan daha büyüktür.] İLE Ön ayaklarında, bir tırnak bulunur. )
( Kabukların arkası, kalp biçimindedir. Kabuk, açık renkli; sırt, kırmızı ve kahverengidir. İLE Kabukları daha koyu kahverengidir. )
( Büyüklükleri, 1 m.'dir. 40-150 kg. ağırlığında olabilirler. İLE Büyüklükleri, 1.40 cm. olabilir. 30-100 kg. olanlarına rastlanılabilmektedir. )
- DENİZ KAPLUMBAĞASI ile DERİ SIRTLI DENİZ KAPLUMBAĞASI
- DENİZ KAPLUMBAĞASI ile ŞAHİN GAGALI/GÖKKUŞAĞI PARLAYAN DENİZ KAPLUMBAĞASI
( ... ile
)
( ... cum ERETMOCHELYS IMBRICATA )
- DENİZ KIZI ile/değil MANATİ
( ... İLE/DEĞİL Deniz kızı söylencesine ilham veren balık. [Surinam'da görülebilir.] )
- DENİZ KULAĞI ile/<> DENİZ KESTANESİ
( Deniz kulağı yavruları, deniz kestanesinin koruması altında olabilir. )
- DENİZ ÖRDEĞİ ile YABAN ÖRDEĞİ/ANGUT ile PEKİN ÖRDEĞİ
- DENİZ SALYANGOZU ile/ve KÖPEK DENİZ SALYANGOZU
- DENİZ SEVİYESİ ile/ve/değil EŞİK
- DENİZ TARAĞI ile RUTUBETLİ ile YAYGARA ile GÜRÜLTÜCÜ
( CLAM vs. CLAMMY vs. CLAMOR vs. CLAMOROUS )
( گوشت صدف ile بي حرارت ile سرد ومرطوب ile سروصدا ile غريو کشيدن ile مصرانه تقاضا کردن ile بجوش وخروش آمدن ile سروصدا راه انداختن ile خروشان ile پرخروش ile غوغائي ile جيغ ودادکن )
( GUSHT SADF ile BEY HARART ile SARD VEMORTUB ile SOROSEDA ile GHARYVE KESHYDAN ile MASRANEH TAQAZA KARDAN ile BEJOOSH VAKHROSH AMADAN ile SOROSEDA RAH ANDAKHTAN ile KHROSHAN ile PORKHROSH ile غوغائي ile JYGH VADADKON )
- DENİZ TAŞITLARINDA:
SANCAK ile/ve/||/<>/>< İSKELE
( Sağ yanı. İLE/VE/||/<>/>< Sol yanı. )
- DENİZ ÜSTÜ ile/ve DENİZ ALTI
- DENİZ YENGECİ ile TATLI SU YENGECİ
( SERETÂN-I BAHRÎ ile ... )
- DENİZ YILANI ile ÇİZGİLİ DENİZ YILANI ile MERCAN YILANI ile OK YILANI ile MIZRAK YILANI ile SU YILANI
( Hint Okyanusu'ndan Büyük Okyanus'a kadar ılık sahil sularında bulunurlar. Tamamının yüzgeç benzeri bir kuyruğu bulunur ve çoğu onlara yılan balığı benzeri bir görüntü kazandıran yandan basık bir gövdeye sahiptir. Solungaçları bulunmaz ve soluk alabilmek için düzenli olarak yüzeye çıkmak zorunda kalırlar. Bazıları tüm yılanlar arasındaki en güçlü zehire sahiptir. Bazıları uysal yaradılışlı ve sadece uğraşıldıklarında ısırırlarken iken bazıları da daha fazla saldırgandır. 62 türü kapsayan 17 cins bulunmaktadır. İLE Kırmızı olan gövdesinde, halka biçiminde siyah lekeler bulunan bir Amerikan yılanı. İLE Başı pullu, boyu iki metre kadar olan, zehirli ve tehlikeli bir yılan. İLE Andlar'ın doğusunda, Güney Amerika'nın kuzey kesimlerindeki tropik alçak bölgelerinde bulunan bir çukur engerek türüdür. Tanımlanmış herhangi bir alt türü bulunmamaktadır. İLE Suyılanıgillerden, uzunluğu 50 cm. olan, su kenarlarında ve bağlarda yaşayan bir yılan. )
( 50'den fazla deniz yılanı türü bulunmaktadır. )
( Deniz yılanlarının bazıları, en zehirli kara yılanı olan kara mambalar kadar zehirli olabilir. )
( PELAMIS PLATURUS cum ELAPS CORALLINUS cum ZAMENIS GAMONENSIS cum BOTHROPS ATROX cum CERASTES HASSELQUISTII, NATRIX NATRIX )
- DENİZ YILANI ile/değil TAKLİTÇİ AHTAPOT
- DENİZ ile ARA DENİZ
( ... İLE Okyanuslardan dar ve az derin boğazlarla ayrılan, karaların arasına sokulmuş deniz. )
- DENİZ/OKYANUS ile/değil BATYAL[< Fr. < Yun.]
( ... İLE/DEĞİL 200 ilâ 1.000 m. arasında derinliği olan deniz. )
- DENİZ ile/||/<> NAVİGASYON
( Kitab-ı Bahriye İLE Akdeniz navigasyon rehberi )
( Piri Reis tarafından 1521 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1465-1553) (Ülke: Osmanlı) (Önemli katkıları: Dünya haritası, Kitab-ı Bahriye denizcilik ansiklopedisi) )
(1996'dan beri)