ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(58/287)
- DAĞINIK ile/değil YAYILMIŞ
- DAĞINIK/LIK ile BİÇİMSİZ/LİK
( MESSY/MESS vs. UNSHAPELINESS )
- DAĞINIK/LIK ile DAĞINIKÇA ile DAĞINIK IŞIK ile DAĞINIK GÖZENEK
- DAĞINIK/LIK ile KOPUK/LUK
- PUISSANCE DISPERSIVE[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞITICI GÜÇ
- DAĞITILABİLMEK ile DAĞITILIVERMEK
- PERTE PAR DISTRIBUTION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞITIM KAYBI
- DAĞITIM ile/ve/<> BÖLÜŞÜM
- DAĞITIM ile DAĞITIMCI/LIK ile DAĞITIM BÜROSU
- DAĞITIMCI ile DAĞITMAK ile DAĞITILMIŞ ile DAĞITIM ile DAĞITICI ile DİSTRİBÜTÖR ile SEMT ile BÖLGE YÖNETİMİ ile KAYMAKAM ile BÖLGE MÜDÜRÜ ile İLÇELER
( DISTRIBUTARY vs. DISTRIBUTE vs. DISTRIBUTED vs. DISTRIBUTION vs. DISTRIBUTIVE vs. DISTRIBUTOR vs. DISTRICT vs. DISTRICT GOVERNING vs. DISTRICT GOVERNOR vs. DISTRICT MANAGER vs. DISTRICTS )
( پخش کننده ile شعبهرود ile انشعابي ile پخش شدن ile تقسيم کردن ile غرماء کردن ile توزيع کردن ile تقسيمشده ile مقسوم ile پخش ile توزيع ile تقسيم ile سرشکني ile توزيعي ile دلکو ile مقسم ile پخشگر ile محله ile بخشداري ile بخشدار ile بخش دار ile رئيس بخش ile نواحي )
( POKHSH KONANDEH ile شعبهرود ile انشعابي ile POKHSH SHODAN ile TAQSYM KARDAN ile GHARMA KARDAN ile TOZYE KARDAN ile تقسيمشده ile MOGHSUM ile POKHSH ile TOZYE ile TAQSYM ile SARSHKANY ile TOZYEY ile DELKO ile MOGHASM ile POKHSHGAR ile MAHLEH ile BAKHSHODARY ile BAKHSHODAR ile BAKHSH DAR ile REYS BAKHSH ile NAVAHY )
- DISPERSIVE MEDIUM[İng.] / MILIEU DISPERSIF[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞITKAN ORTAM
- DISPERSIVE POWER[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞITMA GÜCÜ
- [ne yazık ki]
DAĞITMAK/DAĞILMAK ile/ve/||/<> SAVURMAK/SAVRULMAK
- DAĞITMAK ile DAĞILMAK
- DAĞITMAK ile DAĞITILMAK ile DAĞITTIRMAK ile DAĞITABİLMEK ile DAĞITIVERMEK ile DAĞITICI/LIK
- Dâğıstân[Ar.] ile DÂĞISTAN[Ar.]
( Kafkas dağlarının kuzeyinde ve Hazar Denizi'nin batı kıyısında bulunan bir bölge. İLE Dağlık yer. )
- DAĞLAMA ile DAĞLAMA RESİM
- DAĞLAMAK ile DAĞLANMAK ile DAĞLATMAK ile DAĞLANIVERMEK ile DAĞLAYABİLMEK ile DAĞLAYIVERMEK ile DAĞLAR ANASI
- DAĞLAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FARKLAR
- DAĞLI/LIK ile DAĞLIK ile DAĞLIÇ
- DAH ile DAHA ile DAHİ/LİK ile DAHİCE ile DAHİLİ ile DAHA BİR ile DAHA DAHA ile DAHİLİ HARP ile DAHİLİ DENİZ ile DAHİLİ NİZAMNAME ile DAHİLİ TALİMATNAME
- DAHA "AKILLI" OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DAHA DİSİPLİNLİ OLMAK
- DAHA AZ DÜŞÜN! ile/ve/<> DAHA ÇOK DÜŞÜN!
( [Düşündüğün...] Kendini, kötü hissettiriyorsa/hissett(ir)diğinde. İLE/VE/<> Kendini, iyi hissettiriyorsa/hissett(ir)diğinde. )
- DAHA ÇOK SEVEN ile/ve/||/<>/< DAHA AZ SEVEN
( Sevdiğine ve hemen hemen her söylediğine/istediğine/kararına, onu kaybetmemek için "Olur." der. İLE/VE/||/<>/< Bu nedenle de ilişkiyi yönetir. )
- DAHA ÇOK ile/ve/<>/değil/yerine BİR DAHA
- DAHA FAZLA ile DAHA ŞİDDETLİ
- DAHA FAZLASI ile/ve/değil/yerine DAHA İLERİSİ
(
DAHA FAZLASINI YAPACAĞIM
Ait olmaktan daha fazlasını yapacağım,Katılacağım.
İlgilenmekten daha fazlasını yapacağım,
Yardımcı olacağım.
İnanmaktan daha fazlasını yapacağım,
Anlayışlı olacağım.
Hayal kurmaktan daha fazlasını yapacağım,
Çalışacağım.
Ögretmekten daha fazlasını yapacağım,
İlham vereceğim.
Kazanmaktan daha fazlasını yapacağım,
Kazandıracağım.
Vermekten daha fazlasını yapacağım,
Hizmet edeceğim.
Yaşamaktan daha fazlasını yapacağım,
Büyüyeceğim.
Arkadaşlıktan daha fazlasını yapacağım,
Dost olacağım.
Denemekten daha fazlasını yapacağım,
BAŞARACAĞIM! )
( [not] MORE EXCESS vs./and/but MORE FURTHER
MORE FURTHER instead of MORE EXCESS )
- DAHA FAZLA/SI ile/ve/değil/yerine İSABETLİ OLMASI
- DAHA GENÇ ile DAHA GENÇ
( Henüz yaşlanmamış. İLE Yaşı daha az. )
- DAHA İYİ DUYMAK/DİNLEMEK ile/ve/||/<>/> BAĞ KURMAK
- DAHA İYİ OLAN ile/ve/||/<> DAHA İYİ HİSSETTİREN
- DAHA KOLAY ile/ve/||/<>/> EN KOLAY
( [ne yazık ki]
Kolay/rahat/hızlı kazanılan paranın tüketilmesi. İLE/VE/||/<>/> Başkasının/vatandaşın/emekçinin parasının "tüketilmesi". )
- DAHA/EN) KORKUNÇ/VAHİM OLAN:
SOKAKTAKİ KARGAŞA ile/değil DİLDEKİ KARMAŞA
( Yaşamdaki en korkunç "durum" ya da deneyim, birini çok sevmektir.
[Sevgi kadar değerli bir duygunun nesi, nasıl korkunç olabilir? O sevgimizin yoğunluğunun o kişiyi kendimizden kaçırma olasılığının artırması ve ölümünün duyulmasından dolayı her an için geçerli ve etkisi yüksek olan çok korkutucu bir durumdur.] )
- DAHA ÖTE ile/ve/değil/yerine DAHA FARKLI
- DAHA ÖTE ile ÜSTELİK
( FURTHER vs. FURTHERMORE )
( ثانوي ile بعلاوه ile دورتر ile مجدد ile آنطرف تر ile پيش بردن ile وانگهي ile ديگراينکه )
( ثانوي ile BALAVEH ile DORTAR ile MOJDAD ile ANTARF TAR ile PEYSH BARDAN ile VANGEHY ile DYGERAYNAKEH )
- DAHA ÖZEL ALGILA/YORUMLA! ile/ve/<> DAHA GENEL DÜŞÜN
( Kendini, iyi hissettiğinde. İLE/VE/<> Kendini, kötü hissettiğinde. )
- DAHA SONRA ile DAHA SONRA ile YANAL
( LATER vs. LATER ON vs. LATERAL )
( بعدا ile بعدها ile بعد ile بعد ها ile پهلوئي ile جانبي ile جنبي ile جناحي )
( BAEDA ile BADEHYA ile BAD ile BAD CPEHA ile PPELOYEY ile JANABY ile JONABY ile JENAHY )
- DAHA) ("ÜST") GÜCE[OLANAKLARA/KİŞİLERE] TAPARLIK ile/ve/değil/yerine/||/<> ÖYKÜNME
( Düşük bilgi/bilinç seviyesindeki ya da çıkarcı kişilerin(zihinlerin), iyiliğ(in)e yönelimde, güdülenmesini ve kötülüğ(ün)e başvurmada da kendini tutmasını sağlatan en etkili/etkin iki durum/tutum. )
- DAHA UYGUN ile/ve/||/<> SONRAKİ ile/ve/||/<> ÖZEL
( LEX SUPERIOR vs./||/<> LEX POSTERIOR vs./||/<> LEX SPECIALIS )
- DAHA UZAK ile EN UZAK ile EN UZAK ile EN UZAK UÇ ile METELİK
( FARTHER vs. FARTHERMOST vs. FARTHEST vs. FARTHEST END vs. FARTHING )
( جلوتر ile اقصي ile اقصي نقطه ile ابعد ile منتهي اليه ile فارثينگ )
( JELOTER ile EGHSY ile EGHSY NAGHTEH ile ابعد ile منتهي اليه ile FARSYNAG )
- DAHA ile ÇOK
( MORE vs. MUCH/MANY )
- DAHA ... ile/ve (fakat)/ne yazık ki/||/<>/>< DAHA ...
( "Daha yüksek binalarımız var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (bazı/çoğu) Kişinin, daha kısa sabrı var.
"Daha geniş otoyollarımız var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (bazı/çoğu) Kişinin, daha dar bakış açısı var.
"Daha büyük evlerimiz var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (bazı/çoğu) Kişinin, daha küçük ailesi var.
"Daha çok ev gereçlerimiz var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişinin, daha az zamanı var.
"Daha çok eğitimimiz var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişinin, daha az sağduyusu var.
"Daha fazla bilgimiz var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişinin, daha az bilgeliği var.
"Daha çok uzmanımız var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişinin, daha çok sorunu var.
"Daha çok ilacımız var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişinin, daha az sağlığı var.
"Daha çok mal varlığımız var." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişinin, daha az değerleri var.
"Daha rahat geçinmeyi öğrendik." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, yaşam kurmayı öğrenemedi.
"(bazı) Kişiler, daha büyük işler yaptı." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha iyi işler yapamadı.
"(çoğu) Kişi, daha çok harcıyor." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha az şeye sahip.
"(çoğu) Kişi, daha fazla satın alıyor." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha az hoşnut kalıyor.
"(çoğu) Kişinin, daha fazla söylüyor." İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha az konuşuyor.
(çoğu) Kişi, daha çok nefret ediyor. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (bazı/çoğu) Kişi, daha az seviyor.
(çoğu) Kişi, daha az gülüyor. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha çok somurtuyor.
(çoğu) Kişi, daha çok sigara, alkol, şeker tüketiyor. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha savurganca para harcıyor.
(çoğu) Kişi, daha hızlı araba kullanıyor. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha çabuk kızıyor.
(çoğu) Kişi, daha geç saatlere kadar oturuyor. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha yorgun kalkıyor.
(çoğu) Kişi, daha az okuyor, daha çok televizyon/internet vb. izliyor. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, daha az şükrediyor.
(çoğu) Kişi, yaşamına, yıllar kattı. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, yıllarına yaşam katamadı.
Uzaya çıkıldı. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, iç dünyasına ulaşamadı.
Hava temizlendi. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, zihnini kirletti.
Atom ve atom altına ulaşıldı. İLE/VE (FAKAT)/NE YAZIK Kİ/||/<>/>< (çoğu) Kişi, önyargılarına söz geçiremedi.
)
- DAHA ile/değil/yerine HÂLÂ
- DAHA ile/ve/değil/yerine/=/||/<> HENÜZ ile/ve/değil/yerine/=/||/<> HÂLÂ ile/ve/değil/yerine/=/||/<> ARTIK
- DAHA ile/yerine KERE
- DAHHÂK[Ar. < DIHK] ile Dahhâk[Fars.]
( Çok gülen/gülücü. İLE Çemşîd'in yerini almış olan Îran'ın zâlim ve gaddar bir hükümdarıydı. )
- ... DAHİ ... ile ... BİLE ...
- DAHİ ile DÂHİ
( Bile. İLE Yaratıcı gücü olan kişi. )
( ... İLE Bir Milletin Bekâsı - Teoman Duralı... )
- DÂHİ ile/ve DEVRİMCİ
( Dâhi kişi, başkasına da dehâ aşılayabilen kişidir. )
- DAHİL[Ar.] ile/||/<> DÂHİL[Ar.]["DAİL" değil!] ile/||/<> DAHÎL[Ar. < DÜHÛL]
( Karışma. @@ İç, içeri, içeride, içeri girmiş. @@ Yabancı, sığıntı, sığınan, sığınmış. )
- DAHİLEN[Ar.] ile DAHİLİ[Ar.]
( İçeriden, içten. | İçilerek, yutularak. İLE İçle ilgili, içsel. )
- DAHİLİYE ile DAHİLİYECİ ile DAHİLİYE SUBAYI ile DAHİLİYE MÜTEHASSISI
- DAHÎM[Ar. < DAHÂMET] ile DÂHİM[Ar.] ile DÂHÎM[Fars.]
( Fazla kalın olan, yoğun. İLE Nasip ve rızk. İLE Taç. )
- DÂHİYÂNE ile/ve/||/<>/> ÂHİYÂNE
- DÂÎ[Ar. DÂVET < DUÂ] ile/ve/||/<> FEDÂÎ[Ar. FEDÂ < FİDÂ]
( Duâ eden kişi, duâcı. | Ol(uş)masına, neden olan şey. | Şîî-Bâtınî mezhepleri yaymayı görev edinen, bu mezheplerin propagandasını yapan kişi. @@ Bir amaç uğruna canını vermeye, her türlü tehlikeye atılmaya hazır kişi, kendini kurban olarak öne atan kişi, ölüm eri, serdengeçti. )
- DAI ile/>< TAI
( Dua eden. İLE/VE Tanrı'yı inkâr eden. )
- DAİM ile BÂKÎ
- DÂİM[Ar.] ile SERMED[Ar.]
- DAİM/LİK ile DAİMA ile DAİMİ/LİK
- DAİR ile DAİRE ile DAİRELİ ile DAİRESEL/LİK ile DAİRESİZ ile DAİRE KESMESİ ile DAİRE PARÇASI
- DAİRE ile/ve ÜÇGEN ile/ve KARE
( Hareketli. İLE/VE Etkin. İLE/VE Durağan. )
- DAİRE ile/ve/||/<> BAHİR
- DAİRE ile/||/<>/> BAHİR ile/||/<>/> VEZİN
( Bir kısa hece ve üç uzun hece. @@ ... @@ ... )
- DAİRE ile DAİRE DANSI ile ÇEMBERCİ ile DAİRELER ile TAÇ
( CIRCLE vs. CIRCLE DANCE vs. CIRCLER vs. CIRCLES vs. CIRCLET )
( دورزدن ile دايره زدن ile محيط دايره ile مدور ساختن ile حلقه زدن ile حلقه بستن ile چنبر ile چنبره ile دايره ile محفل ile حلقه ile چوبي ile عضو محفل ile دوائر ile دايرهوار حرکت کردن )
( DORZADAN ile DAYRAH ZADAN ile MAHYT DAYRAH ile MADVAR SAKHTAN ile HALGHEH ZADAN ile HALGHEH BASTAN ile CHENBAR ile CHENBAREH ile DAYRAH ile MOHFEL ile HALGHEH ile CHUBY ile OZV MOHFEL ile دوائر ile DAYRAYAVAR HARKAT KARDAN )
- DAİRE ile/ve OLANAK/KAPASİTE
- DAİRE[Ar.] ile/değil/=/||/<>/< SONSUZ/ÇOK KÖŞELİ/LİK / SONSUZ KENARLI ÇOKGEN
- DAİREDE:
İÇ ALAN ile/ve/<> DIŞ ALAN
- CIRCULAR ACCELERATOR[İng.] / ACCÉLÉRATEUR CIRCULAIRE[Fr.] / KREISFÖRMIGER BESCHLEUNIGER[Alm.] ile/değil/yerine/= DAİRESEL HIZLANDIRICI
- DEVRÎ TAKATTUB, TAKATTUB-İ DEVRÎ[Osm.] / CIRCULAR POLARIZATION[İng.] / POLARISATION CIRCULAIRE[Fr.] / KREISFÖRMIGE POLARISATION, ZIRKULARPOLARISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAİRESEL KUTUPLANMA
- DAİRESEL YÖRÜNGE ile/ve/||/<>/> ELİPTİK YÖRÜNGE
( Aristoteles. İLE/VE/||/<>/> Kepler. )
- DAİRESEL ile DAİRESEL DİZİN ile DAİRE TESTERE ile DOLAŞIMA SOKMAK ile DOLAŞAN ile DOLAŞAN ile DOLAŞIMDAKİ DEPOLAMA ile DOLAŞIM
( CIRCULAR vs. CIRCULAR LIST vs. CIRCULAR SAW vs. CIRCULATE vs. CIRCULATED vs. CIRCULATING vs. CIRCULATING STORAGE vs. CIRCULATION )
( حلقهاي ile دايره وار ile متحدالمآل ile دايرهاي ile دايرهوار ile حلقوي ile مدور ile بشکل دايره ile ليست دايره اي ile اره گرد ile منتشر کردن ile گردش کردن ile نشر کردن ile رايج کردن ile گرديدن ile تبليغ شدن ile منتشر ile ساري ile انباره گردشي ile ترويج ile گردش ile تيراژ )
( HALGHESAY ile DAYRAH VAR ile MOTEHADOLMAL ile DAYRAYAAY ile دايرهوار ile HALGHOY ile MADVAR ile BESHEKL DAYRAH ile LEYSET DAYRAH AY ile AREH GARD ile MONTESHAR KARDAN ile GARDASH KARDAN ile NESHAR KARDAN ile RAYJ KARDAN ile GARDYDAN ile TABLYGH SHODAN ile MONTESHAR ile SARY ile ANBAREH GARDASHY ile TROYJ ile GARDASH ile TYRAZH )
- DA'IY/MÜTEBENNÂ[< BENÎ] -ile
( Evlâtlık, evlât edinilen çocuk. (TEBENNÎ[< BENÎ] ile ABCDEF ( Evlât edinme. )
- DAKİK ile DAKİKA/LIK ile DAKİKA BAŞI ile DAKİKALARCA
- DAKİKA[Ar.] ile/ve/||/<>/< HAKİKA[Ar.]
- MINUTE[İng.] / MINUTE[Fr.] / MINUTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAKİKA
- DAKKA" ile/değil DAKİKA
( Kapı çalıcı. | Kapı kapı dolaşan, eşik aşındıran. İLE Bir saatin altmışta biri ya da altmış saniyenin toplamı. )
- DAKKA[Ar. > DAKKÂK] ile/ve/||/<>/> DUKKA
( Kapı çalıcı. | Kapı kapı dolaşan, eşik aşındıran.[daḳḳa: Bir şeyi kırıp ufalamak. | Kapıyı çalmak.] İLE/VE/||/<>/> Birinin kapısını çalanın kapısı çalınır.[Men dakka dukka] )
- DAKTİLODA/KLAVYEDE:
A KLAVYE/DVORAK ile F KLAVYE ile E KLAVYE ile Q KLAVYE
( Klavyede, harflerin bulunduğu sol üst köşeye göre ad alırlar. )
( Hiyeroglif klavyesi... http://discoveringegypt.com/egyptian-hieroglyphic-writing/hieroglyphic-typewriter )
(
ile
)
( What I learned about languages just by looking at a Turkish typewriter )
( İHSAN SITKI YENER KİMDİR?
Liseyi, 1942 yılında, İzmir Ticaret Lisesi'nde bitirdi. Ortaokul yıllarında, daktiloda on parmak yazı yazmaya başlayan İhsan Sıtkı Yener, 1940'lı yıllardan itibaren standart klavye konusunda çalışmaya başladı.
Yüksek öğrenimini, 1946 yılında, İstanbul'da Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi'nde tamamladı. Aynı yıl, Sultanahmet Lisesi'nde daktilografi öğretmenliği yaptı. Yüksek Lisans için ABD'ye giderek New York Üniversitesi'nde “Ölçme ve Değerlendirme” konusunda yüksek lisans yaptı ve aynı yıl doktorasını tamamladı.
Yener, 1946 yılında öğretmenliğe başladığı sırada, Türk dilinin özelliklerine göre yapılmış bir daktilo icat etme çalışmalarına başladı. "On parmak için ideal Türk Klavyesi"ni, 1955 yılında kabul ettirdi ve 1974 yılında tüm daktiloların F klavye olmasını sağladı. )
( Ümit Kıvanç'ın, "F klavye, Türkiye'de yapılmış tek düzgün iştir" yazısı için burayı tıklayınız... )
(
)
( Bilgisayarınızda klavyeler tanımlanmışsa "Alt + Shift" komutu ile direkt olarak geçiş yapabilirsiniz. Aynı klavyeyi ister F, ister Q olsun, hem F, hem Q olarak kullanabilirsiniz. )
( F klavyenin mucidi İhsan Sıtkı Yener, yaşamını kaybetti - 02 Eylül 2016 )
( )
( )
( Q klavyeyi oluşturan: Christopher Latham Sholes (1867) )
( "Neden Q (QWERTY) Klavye Kullanmaktan Vazgeçemiyoruz?" yazısı için burayı tıklayınız... )
- DAKTİLO/LUK ile DAKTİLO KAĞIDI ile DAKTİLO MASASI ile DAKTİLO ŞERİDİ ile DAKTİLO MAKİNESİ
- DAL -ile
( BRANCH )
- DAL/FINDIK ile/ve/||/<>/> ÇOTANAK
( ... İLE/VE/||/<>/> Üzerinde çok sayıda fındık bulunan dal. )
- DAL ile/ve/||/<> DAĞ
- DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL ile DAL
( Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. | Kol, bölüm. | Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların biraraya gelmesiyle oluşan birlik, şube. İLE Arka, sırt. | Kol. | Boyun, ense. İLE Çıplak, yalın. İLE Zaman belirten sözcüklerin karşısına getirildiğinde sözcüğün anlamını güçlendirir. İLE Arap abecesindeki yazaç/harf. İLE Suda derinlere doğru ilerlemek. İLE Düşlemek, düşünmek, dalmak. İLE Bir tür Hint yemeği. )
- DAL ile DALLANMIŞ
( BOUGH vs. BOUGHED )
( شانه حيوان ile شاخهدار )
( SHANEH HEYVAN ile SHAKHEEDAR )
- DÂL ile/ve/> DELÂLET
- DAL ile FIŞKIN
( ... İLE Bir ağacın dibinden süren, ince dal. | Asma kütüğünde, hereğin üst yanında biten dal. )
- DAL ile/ve/||/<> KOL
( BRANCH vs./and/||/<> ARM/BRANCH )
- DAL ile ŞUBE ADRESİ ile DALLANMAK ile ŞUBELER ile BRANŞ ile BRANŞSAL ile DALLANMA ile DALSIZ ile DALCIK ile DALLANMA NOKTASI ile DALLI
( BRANCH vs. BRANCH ADDRESS vs. BRANCH OFF vs. BRANCHES vs. BRANCHIA vs. BRANCHIDAL vs. BRANCHING vs. BRANCHLESS vs. BRANCHLET vs. BRANCHPOINT vs. BRANCHY )
( شعبه ile انشعاب ile برزه ile غصن ile شاخ ile شاخه ile نشاني انشعاب ile منشعب شدن ile فروع ile شعب ile گوشک ماهي ile برانشي ile شاخه شاخه ile منشعب ile متفرع ile بي شاخه ile شاخهکوچک ile شاخچه ile نقطه انشعاب ile پرشاخه )
( SHABEH ile ENSHOAB ile BARZEH ile غصن ile SHAKH ile SHAKHEH ile NESHANY ENSHOAB ile MONASHAB SHODAN ile FORU ile SHAB ile GUSHK MAHY ile برانشي ile SHAKHEH SHAKHEH ile MONASHAB ile MOTEFARE ile BEY SHAKHEH ile SHAKHESKUCHAK ile SHAKHCHEH ile NAGHTEH ENSHOAB ile PORSHAKHEH )
- DAL ile/ve/||/<>/> TAÇ UTANGAÇLIĞI
( ... İLE/VE/||/<>/> Ağaç dallarının birbirine dokunamaması. )
- ZWEIG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAL
- DALAI LAMA ile TASHI LAMA ile PACHA LAMA
- DALAK ile DALAK OTU
- DALAK ile/||/<> ERİTROBLAST FETALİS[İng. ERYTHROBLASTOSIS FETALIS] ile/||/<> SPLEN
( Kırmızı kan gözeleri yapımı, akyuvar yapımı, kırmızı gözelerin yapımı, kan deposu ve hastalıklarda kullanılan, karnın sol tarafında, mide ile diyafram arasında bulunan, süngerimsi yapıda, damarsal lenfoid organ. @@ Annenin anti-Rh+ antikorlarının bebeğin Rh+ kanındaki alyuvarları patlatması. Semptomları; Hayatı tehdit eden anemi, sarılık, ateş, ödem ve şişmiş dalak ve karaciğer. Ciddi vakalar kan değişimi ile tedavi edilir. @@ DalakDiyaframın altında, karın boşluğunda, yaklaşık bir yumruk büyüklüğünde yumuşak bir organdır. Dalak, dolaşım sistemine bağlı bir çıkmaz sokağa benzetilebilir. Kan, dalak içerisindeki geniş kanallar ve damarlar sisteminde yol alırken, dalak gözeleri ile muhatap olur. Dalak, kan fizyolojisi ile yakından alakalıdır. Dalağın vücut savunmasında aldığı rol büyüktür.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DALÂL[Ar.] ile GAYY[Ar.]
- DALÂLET ile FAZLA/ZİYÂDE AŞK
( Fazla aşk/tutku, kişiyi birçok hatanın eşiğinde tutar. )
( Beşerin böyle dalâletleri var, Kendi yapar, kendi tapar. )
( ABERRATION vs./< TOO MUCH LOVE )
- DALAMA ile DALAMAN
- DALAMAK ile DAL ile DALICI
- DALANMAK ile DALAN ile DALANCI/LIK
- DALAŞMAK ile DALAŞTIRMAK ile DALAŞABİLMEK ile DALAŞ
- DALAVERE ile DALAVERECİ/LİK
- DAL/BUDAK/ÇANGAL ile BURÇ
( ... İLE Ağacın taze dalı, filizi. )
- DALDALANMAK ile DALDAN DALA
- DALDIRMA ile DALDIRMA
( DIP vs. DIPPING )
( شيب ile جيب بر ile فرو رفتگي ile فروبري )
( SHYBE ile JYBE BAR ile FORO RAFTAGY ile FOROBARY )
- DALDIRMA ile DALDIRMA ÇAY
- IMMERSION[İng.] / IMMERSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DALDIRMA
- DALDIRMAK ile/ve/<> BATIRMAK
- DALDIRMAK ile DALDIRTMAK ile DALDIRILMAK ile DALDIRABİLMEK ile DALDIRIVERMEK
- D'ALEMBERTSCHES PARADOXON, D'ALEMBERTS PARADOX[Alm.] ile/değil/yerine/= D'ALEMBERT ÇATIŞKISI/PARADOKSU
- d'ALEMBERT İLKESİ ile/ve/<> d'ALEMBERT AÇMAZI/PARADOKSU
( m kütleli bir nesne üzerine etkiyen birden fazla dış kuvvetler, cisme, a ivmesi kazandırdığında, uygulanan kuvvetlerin vektörel toplamının F büyüklüğü, ma'ya eşittir. Eğer -ma; etkin kuvvet ya da iç kuvvet olarak kabul edilirse, bu kuvvetlerle sistemin iç kuvvetlerinin toplamı eşittir ve F - ma = 0 ile gösterilir. İLE/VE/<> İlk hızı sıfır ya da düzgün hareket eden, ağdalı olmayan ve sıkıştırılamaz çok büyük kütleli bir akışkan içinde bir doğru boyunca sabit hızla hareket eden bir cisme hiçbir kuvvet etkimez. )
( 1752 )
- D'ALEMBERT'S PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE D'ALEMBERT[Fr.] / D'ALEMBERT-PRINZIP/GRUNDREGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= D'ALEMBERT İLKESİ
- DALEMBERT İLKESİ ile/||/<> NEWTON YASALARI
( DAlembert dinamiği statiğe çevirir (F-ma)=0, Newton F=ma. )
( Formül: (F - ma) = 0 denge )
( Isaac Newton tarafından 1687 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- D'ALEMBERT'S PARADOX[İng.] / PARADOXE DE D'ALEMBERT[Fr.] ile/değil/yerine/= D'ALEMBERT PARADOKSU
- DALFİDAN ile DALFİDAN BOYLU
- DALGA BOYLARI ile/ve DALGA GENLİĞİ
( Işığın rengini oluşturur. İLE/VE Işığın şiddetini[intensity] ya da parlaklığını[brightness] oluşturur. )
- WAVELENGTH SELECTOR[İng.] / WELLENLÄNGE AUSWÄHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA BOYU SEÇİCİ
- DALGA BOYU ile/||/<> FREKANS
( Dalga boyu uzaysal periyot İLE frekans zamana göre tekrar sayısıdır )
( Formül: λ İLE f=1/T İLE c=λf )
( James Clerk Maxwell tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- DALGA BOYU ile/||/<> FREKANS
( Dalga boyu uzaysal periyot İLE frekans zamana göre tekrar sayısıdır )
( λ İLE f=1/T İLE c=λf )
- WAVELENGTH[İng.] / LONGUER D'ONDES[Fr.] / WELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA BOYU
- DALGA:
DALGA BOYU ile/ve/||/<> DÖNGÜ/PERİYOT ile/ve/||/<> SIKLIK/FREKANS ile/ve/||/<> GENLİK
- WAVE EQUATIONS[İng.] / ÉQUATIONS D'ONDE[Fr.] / WELLENGLEICHUNGEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA DENKLEMLERİ
- WELLENWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA DİRENCİ
- WAVE IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE D'ONDE[Fr.] ile/değil/yerine/= DALGA EMPEDANSI
- DALGA FONKSİYONU ile/||/<> OLASILIK YOĞUNLUĞU
( Dalga fonksiyonu ψ sistemin durumu İLE |ψ|² bulunma olasılık yoğunluğudur. )
( Formül: ψ(x ilet) İLE P = |ψ|² )
- DALGA GEÇMEK İÇİN GÜLMEK ile/değil SEVDİĞİNDEN DOLAYI GÜLMEK
- DALGA GEÇMEK ile/ve/değil/||/<>/< BİLMEMEK
- DALGA GEÇMEK ile/ve/değil CİDDİYE ALMAMAK
( Ciddiye almayabilirsiniz fakat dalga geçmek gerekmiyor! )
- DALGA GEÇMEK ile/değil/yerine (SADECE) TAKLİT ETMEK
( Bozarak, yamultarak tekrar/taklit. İLE/DEĞİL/YERİNE Birinin davranışını/tutumunu, sözünü/sesisini gerçeğine en yakın durum çabasıyla tekrarlama. )
( Olumsuz. İLE/DEĞİL/YERİNE Olumlu ya da nötr. )
( Gereksiz, yersiz, anlamsız. İLE/DEĞİL/YERİNE Belirli bir ölçüde kabul görebilecek kadar/biçimde. )
- WAVE GROUP[İng.] / GROUPE D'ONDES[Fr.] / WELLENGRUPPE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA GRUBU
- WAVE MOTION[İng.] / MOUVEMENT DE L'ONDE, MOUVEMENT ONDULATOIRE[Fr.] / WELLENBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA HAREKETİ
- DALGA İŞLEVİ İLE OLASILIK YOĞUNLUĞU İLE BEKLENEN DEĞER ile/||/<> KUANTUM ÖLÇÜMLER
( Dalga işlevi sistemin durumunu, karesi olasılık yoğunluğunu, integrali beklenen değeri verir. )
( Formül: ∫|ψ|²dx = 1 İLE
- DALGA İŞLEVU ile/||/<> OLASILIK YOĞUNLUĞU
( Dalga işlevu sistemin kuantum durumunu, karesi olasılık yoğunluğunu verir )
( Formül: iℏ∂ψ/∂t = Ĥψ (Schrödinger denklemi)\nP = |ψ|²dV (Olasılık) )
- WAVE GUIDES[İng.] / GUIDES D'ONDES[Fr.] ile/değil/yerine/= DALGA KILAVUZLARI
- WELLENLEITERÖFFNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA KILAVUZU AÇIKLIĞI
- LONGUEUR D'ONDE DE GUIDE D'ONDES[Fr.] ile/değil/yerine/= DALGA KILAVUZU DALGA BOYU
- WELLENLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA KILAVUZU
- WAVE MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE ONDULATOIRE[Fr.] / WELLENMECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA MEKANİĞİ
- WAVE NORMAL[İng.] / NORMALE DE L'ONDE[Fr.] / WELLENNORMALE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA NORMALİ
- WAVEMETER[İng.] / ONDEMÈTRE[Fr.] / WELLENMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA ÖLÇER
- WAVE PACKET[İng.] / PAQUET D'ONDES[Fr.] / WELLENPAKET[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA PAKETİ
- WAVE NUMBER[İng.] / NOMBRE D'ONDE[Fr.] / WELLENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA SAYISI
- WAVE INTENSITY[İng.] / INTENSITÉ DE L'ONDE[Fr.] / WELLENINTENSITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA ŞİDDETİ
- DALGA SÖRFÜ ile YEL/RÜZGÂR SÖRFÜ
( SURF vs./to WINDSURF )
- DALGA[İng. WAVE] ile/||/<> ALFA RİTMİ[İng. ALPHA RHYTHM] ile/||/<> ALTERNATİF AKIM[İng. ALTERNATING CURRENT] ile/||/<> ANTEN[İng. ANTENNA] ile/||/<> ARMONİK[İng. HARMONIC] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK DALGA[İng. ELECTROMAGNETIC WAVE] ile/||/<> ELEKTROMANYETİK SPEKTRUM[İng. ELECTROMAGNETIC SPECTRUM] ile/||/<> FAZÖR[İng. PHASOR]
( Enerjinin, titreşim yoluyla taşınması hareketi. Mekanik ve elektromanyetik dalgalar olarak ikiye ayrılır. Ses ya da deprem dalgaları gibi mekanik dalgalar yayılabilmek için maddesel bir ortama ihtiyaç duyarlar. Fakat radyo dalgaları gibi elektromanyetik dalgalar maddesel ortama ihtiyaç duymaksızın boşlukta yayılabilirler. Bir saniyede bir noktadan geçen dalganın uzunluğu o dalganın frekansıdır. Frekansın birimi hertz (Hz)'dir. Frekans fff ile gösterilir. Bir dalga bir noktadan bir saniyede bir defa geçiyor ise o dalganın frekansı 1 Hz'dir. Yani hertz 1/saniyeye eşittir. @@ Beyin dinlenme halindeyken kendini gösteren, saniyede 7-10 devreli beyin dalgası ritmidir. @@ Yönü ve genliği belirli zaman aralığıyla tekrar ederek değişen elektriksel akım. Üretimi, elektrik akımı geçen kabloda oluşan manyetik alan ve manyetik alandan etkilenen kabloda oluşan elektrik akımı ilkesine dayanmaktadır. En sık kullanılan dalga sinüs dalgasıdır. Genellikle sanayi ve ev şebekesinde kullanılmaktadır. "AC" kısaltması ile de gösterilmektedir. Bugün bildiğimiz anlamdaki alternatif akım, ilk olarak Nikola Tesla tarafından 1886 yılında laboratuvarda üretilmiştir. @@ Elektromanyetik dalgaları yakalayan ya da yayan cihazlardır. Temelde, alıcı anten ve verici anten olarak ikiye ayrılırlar. Alıcı antenler, elektromanyetik dalgaları yakalayıp iletim hatlarında yayarken verici antenler ise iletim hatlarından gelen sinyalleri çevreye yayar. Antenler, kablosuz haberleşmenin temel parçalarıdır ve pek çok alanda kullanılmaktadır. Farklı türde antenler bulunmaktadır. @@ Temel ses dalgasıyla beraber ortaya çıkan ses dalgalarıdır. Armonilerin frekansı temel ses dalgasının katsayılarından oluşur. @@ Elektrik ve manyetik alanların periyodik olarak birbirine dik yönde ve ışık hızında yayılmasıyla oluşan bir dalga türü. Elektrik yüklerinin hareketi ve hızlanması sonucu ortaya çıkar ve hem elektrik hem de manyetik alan bileşenleri içerir. @@ Bütün elektromanyetik dalgaları (Radyo dalgaları, İnfrared ışınları, Görünür ışık, X ışınları, Gama Işınları, Mikro dalgalar, Kızıl ötesi ışınlar ve mor ötesi ışınlar) barındıran bir ölçektir. Elektromanyetik spektrum (veya elektromanyetik tayf), var olan tüm ışık aralığını barındırır. @@ Hem büyüklüğü (genliği) hem de faz açısını içeren karmaşık sayı. Bu kavram genellikle elektrik mühendisliğinde alternatif akım (AC) devrelerinde kullanılır. Bu sayede, AC sinyallerin zamana bağlı dalga formları yerine, daha basit bir biçimde temsil edilmeleri mümkün olur.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- DALGA-PARÇACIK İKİLİĞİ ile/||/<> BELİRSİZLİK İLKESİ
( İkilik çift doğa, belirsizlik ölçüm limitidir )
( Formül: λ=h/p İLE ΔxΔp≥ħ/2 )
( Louis de Broglie tarafından 1924 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1987) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Madde dalgaları) (Nobel: 1929) )
- DİP ...:
(")DALGA(") ile/değil AKINTI
- DALGA ile/ve/||/<> CHICAMA DALGALARI
( Dünyada yasa ile korunan ilk dalgadır. Bir kilometre boyunca yapı yetkisi verilmemektedir. Peru'dadır. )
(
)
- DALGA" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÖNEM
- DALGA ile/ve/||/<>/> KARE DALGA
(
)
( ... İLE/VE/||/<>/> Birbirine dik açıyla hareket eden iki dalganın çarpışması ile ortaya çıkmaktadır. Nadir gözlemlenen doğa olaylarındandır. Birkaç dakika içinde görünüp kaybolabilir.
Kare dalgaları izlemek için en ünlü yer, Île de Ré[Fransa] adasıdır. )
- DALGA ile KARINTI
( ... İLE Geminin yanından vurarak gemiyi sarsan dalga. | Anaforlarda oluşan çevrinti. )
- MEVC[Osm.] / WAVE[İng.] / ONDE[Fr.] / WELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGA
- DALGA ile/ve/<>/hem de/ne de/>< PARÇACIK
( Enerjiyi bir ortamda taşıyan titreşimler. İLE/VE/||/<>/hem de/ne de/>< Kütlesi ve hızı olan nesne.[Nesneyi oluşturan temel birimler.] Nesneyi oluşturan temel birimler. )
( WAVE vs./and/<>/also/ne de/>< PARTICLE )
- DALGA ile/||/<> PARÇACIK
( Işığın ve maddenin hem dalga hem parçacık özelliği göstermesi (dalga-parçacık ikiliği) )
( Louis de Broglie tarafından 1924 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1892-1987) (Ülke: Fransa) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Madde dalgaları) (Nobel: 1929) )
- DALGA ile RİLEY/RAYLEIGH DALGASI
- DALGA ile TİDAL DALGASI TİDAL DALGALARI TIDAL WAVES
( Denizaltı yer sarsıntısından oluşan iri dalgalar. )
- DALGA ile TSUNAMI
( Gel-git etkisiyle, havayla, rüzgârla ya da çeşitli doğal nedenlerle denizde oluşan dalga. İLE Denizaltındaki yer sarsıntısından ileri gelen büyük dalga. )
( AZİYY[çoğ. EZÂVÎ] ile ... )
- DALGALANIVERMEK ile DALGALANDIRILMAK
- FLUCTUATION THEORY[İng.] / THÉORIE DES FLUCTUATIONS[Fr.] / FLUKTUATIONSTHEORIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGALANMA KURAMI
- DALGALANMA ile/ve ÇALKALANMA
- FLUCTUATION[İng.] / ONDULATION[Fr.] / FLUKTUATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGALANMA
- DALGALARDA:
ALFA ile BETA ile GAMMA ile TETA
( [Saniyede] 8-12 titreşim. İLE 25-100 titreşim. İLE 1 sn. İLE ... )
- DALGALI/ALTERNATİF AKIM ile DOĞRU AKIM ile KUVVETLİ AKIM ile ZAYIF AKIM
( Belirli ve eşit zaman aralıkları ile yeğinliği aynı değer ve yönde olarak değişen elektrik akımı. İLE İletken bir devre üzerinde, hep aynı yöne doğru giden elektrik akımı. İLE Aydınlatmada ve makinelerin çalıştırılmasında kullanılan akım. İLE Yapıda, zil, telefon, anten, yangın ihbar düzeni gibi iletişim aygıtlarını işletmekte yararlanılan akım. )
- FLUCTUATING CURRENT[İng.] / COURANT ONDULÉ[Fr.] / SCHWANKENDER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= DALGALI AKIM
- DALGI/GAFLET ile/ve/||/<> HADSİZLİK
- DALGI/GAFLET ile YANLIŞ(HATÂ) ile YANILGI/SAPKI/SAPINÇ/DALÂLET
( Kişi, yanlışları olup da bunları düzeltmezse, bunları benimsemiş demektir. )
( Gaflet de bir nimettir. )
- DALGI/GAFLET[Ar.] ile/ve/<>/değil/yerine BOŞLAMA/İHMAL[Ar.]
( CARELESSNESS vs./and/<>/but NEGLIGENCE
NEGLIGENCE instead of CARELESSNESS )
- DALGI/GAFLET ile/ve YANILGI/SAPKI/SAPINÇ/DALÂLET
( Tembih ile giderilir. İLE/VE Tâlim ile giderilir. )
( CARELESSNESS vs./and ABERRATION )
- DALGIÇ ile TÜRLÜ ile ÇEŞİTLENDİRİLMİŞ ile OYALAMA ile ÇEŞİTLİLİK
( DIVER vs. DIVERSE vs. DIVERSIFIED vs. DIVERSION vs. DIVERSITY )
( غواص ile آب باز ile گوناگون ile متشتت ile عدول ile گوناگوني ile خلاف ile تنوع )
( GHAVAS ile AB BAZ ile GONAGON ile MOTESHTET ile ADOL ile GONAGONY ile KHLAF ile TANO )
- DALGIÇBÖCEKLER -ile
( Sivrisinek kurtçuklarına saldırarak yok eden, durgun sularda yaşayan kınkanatlılar ailesi. )
- DALGIÇKUŞLARI ile/ve/<> DALGIÇKUŞU
( Gagaları bir kılıfla örtülü, kanatları ve kuyruğu kısa, ayakları perdeli, iyi yüzen ve dalan bazı kuşları içine alan kuşlar takımı. İLE/VE/<> Dalgıçkuşlarından, Amerika ve Avrupa'nın kuzeyinde yaşayan bir hayvan. )
( ... cum/et/<> COLYMBUS GLACIALIS )
- DALGIN BAKIŞ ile BAYGIN BAKIŞ
( Bakış yakındakine olsa da zihin/düşünceler uzakta/kine. İLE Bakış da, zihin de yakındakine. )
( İlgi, başka bir yerdekine. İLE İlgi, baktığında. )
- DALGIN ile DALGIN ile DALGINLIK
( ABSENT-MINDED vs. ABSENTMINDED vs. ABSENTMINDEDNESS )
( کم حافظه ile بي حواس ile حواسپرت ile حواس پرتي )
( KAM HAFEZEH ile BEY HAVAS ile HAVASPERT ile HAVAS PORTY )
- DALGIN ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/>/< DALYARAK
- DALGINLAŞMAK ile DALGINLAŞTIRMAK ile DALGINLAŞABİLMEK ile DALGI ile DALGIN/LIK ile DALGIR ile DALGIÇ/LIK ile DALGINCA ile DALGIÇ KUŞU ile DALGIÇ TÜPÜ ile DALGIN DALGIN ile DALGIÇ GÖZLÜĞÜ ile DALGIÇ KUŞLARI ile DALGIÇ BÖCEKLER ile DALGIÇ ELBİSESİ ile DALGIÇ KUŞUGİLLER
- DALGIN/LIK ile/ve/||/<> DURGUN/LUK
- DALGIR[Fars. MENEVŞE | Ar. HARE] -ile
( Bir yüzeyde, renk dalgalanması sonucu görülen parlaklık. )
- DALI ile PICASSO
- DALINÇ/İSTİĞRAK ile KONSANTRASYON
- DALIŞ ile TRAMPLEN
( DIVING vs. DIVING BOARD )
( غواصي ile غوص ile غوطه ile تخته شيرجه )
( GHAVASY ile GHOOS ile GHUTEH ile TAKHTEH SHYRAJEH )
- DALITZ PAIR[İng.] / PAIRE DE DALITZ[Fr.] / DALITZ-PAAR[Alm.] ile/değil/yerine/= DALİTZ ÇİFTİ
- DALITZ PLOT[İng.] / DIAGRAMME DE DALITZ[Fr.] / DALITZ-DIAGRAMM, DALITZ-GRAPHIK[Alm.] ile/değil/yerine/= DALİTZ ÇİZENEĞİ/GRAFİĞİ
- DALIZ -ile
( İçkulaktaki kemik dolambacın orta bölümü. )
- DALKAVUK ile GURUR VERİCİ ile GURUR VERİCİ BİR ŞEKİLDE
( FLATTERER vs. FLATTERING vs. FLATTERINGLY )
( تملق گو ile اهل تملق ile متملقانه ile تملق آميز ile مزاج گو ile چاپلوسانه ile بطرز چاپلوسانه )
( TAMALGH GO ile HAL TAMALGH ile متملقانه ile TAMALGH AMYZ ile MOZAJ GO ile CHAPLOSANEH ile BETARZ CHAPLOSANEH )
- DALKAVUK ile/değil/yerine/>< SOYTARI
( "Erke/kişiye/saraya". İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Halka. )
- DALKAVUKLAŞMAK ile DALKAVUK/LUK ile DALKAVUKÇA
- DALKIRAN ile DALKIRAN
( Kabuk böcekleri ailesinden, fındık ağaçlarında yaşayan, kınkanatlı böcek. İLE Zorlu esen yel/rüzgâr. )
( ANISANDRUS DISPAR cum ... )
- DALKIRAN ile DALKURUTAN
( Kabuk böcekleri ailesinden, fındık ağaçlarında yaşayan, kınkanatlı böcek. İLE Kabuk altındaki odun katında oyuklar açarak dişbudak sürgünlerini ve zeytin dallarını kurutan, kınkanatlı böcek. )
( ANISANDRUS DISPAR cum HYLESINUS OLEIPERDA )
- DÂLL[Ar. < DELÂLET] ile DÂLL/E[Ar. < DALÂLET]
( Gösteren, işâret eden, delâlet eden. İLE Doğru yoldan ayrılmış. | Hataya düşmüş. )
- DALLAMA ile/||/<> ANDAVALLI[Yun.]
( Aptal, enayi. İLE/||/<> Ahmak, aptal, beceriksiz, şaşkın, bön, görgüsüz kişi. )
- DALLAMAK ile DALLANMAK ile DALLANDIRMAK ile DALLANABİLMEK ile DALLANIVERMEK ile DALLANDIRILMAK
- [ne yazık ki]
DALLAMA/LIK ile/ve/||/<>/> DALYARAK/LIK
- BRANCHING[İng.] / BRANCHEMENT[Fr.] / VERZWEIGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMA, DALLANMIŞ ZİNCİR
- BRANCHING FRACTION[İng.] / FRACTION DE BRANCHEMENT[Fr.] ile/değil/yerine/= DALLANMA KESRİ
- BRANCHING RATIO[İng.] / VERZWEIGUNGSVERHÄLTNIS[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMA ORANI
- VERZWEIGUNGSQUERSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMA TESİR KESİTİ
- BRANCHED ALKANE[İng.] ile/değil/yerine/= DALLANMIŞ ALKAN
- VERZWEIGTE KOHLEN WASSERSTOFFE[Alm.] ile/değil/yerine/= DALLANMIŞ HİDROKARBONLAR
- BRANCHED CARBON CHAIN[İng.] ile/değil/yerine/= DALLANMIŞ KARBON ZİNCİRİ
- CARBON DE CHAINE BRANCHÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DALLANMİŞ KARBON ZİNCİRİ
- DALLI ile DALLI GÜLLÜ ile DALLI BUDAKLI
- DALMADAN ile/değil/yerine DAĞILMADAN
- DALMAK ile TAKILMAK
- DALSI ile DALSIZ
- DALTON TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE DE DALTON[Fr.] / DALTONSCHE TEMPERATURSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= DALTON SICAKLIK ÖLÇEĞİ
- DALTON'S LAW[İng.] / LOI DE DALTON[Fr.] / DALTONSCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= DALTON YASASI
- DALTON[İng.] ile/değil/yerine/= DALTON
- DALYA[< İt.] ile DALYA[< DAHL(İsveç'li bitkibilimci)]
( Bir şey sayılırken, birim olarak alınan sayıya gelince söylenilen uyarma sözü. İLE Yıldızçiçeği. )
( ... cum DAHLIA )
- DALYA ile DALYAN ile DALYANCI/LIK ile DALYAN AĞI ile DALYAN YERİ ile DALYAN SEPETİ ile DALYAN KÖFTESİ ile DALYAN TARLASI ile DALYAN ÇORBASI
- DALYA[İt. < TAGLIA] ile JÜBİLE[Fr. < İbr.]
( Bir şey sayılırken, birim olarak alınan sayıya gelince söylenilen uyarma sözü. İLE Eski Ahit'e göre, Yahudilerde, elli yılda bir Tanrı'ya ve dinlenmeye ayrılan yıl. | Katoliklerde, Roma'ya Hacc'a gidenlerin, kilisece günahlarının tam olarak bağışlandığı yıl. | Evliliğin ellinci yılında düzenlenen kutlama şenliği. | Bir meslekte uzun süre başarılı olarak çalışanlar için düzenlenen tören. )
- DAL/YAPRAK ile/ve/||/<> KAVRAK
( ... İLE Ateş yakmak için kullanılan kuru yaprak, ince dal. )
- DAM ile DAMA ile DAMACI ile DAMALI ile DAM ALTI ile DAMA TAŞI ile DAM KORUĞU ile DAM AKTARMA ile DAMA TAHTASI ile DAM KORUĞUGİLLER
- DAM ile DAM[Fr. < DAME]
( Yapıları, dış etkilerden korumak amacıyla, üzerlerine yapılan, çoğu kiremit kaplı bölüm. | Toprak damlı ev, küçük ev. | Tutukevi. İLE Dansta, erkeğe[kavalye] eş olan kadın. | İskambil kâğıtlarında "kız". )
- DAMA ile/ve ÇİN DAMASI
- DAMA ile/değil/yerine SATRANÇ
( 2000 sonrası. İLE/DEĞİL/YERİNE 2000 öncesi. )
- DAMAK ile/ve/||/<> ART DAMAK
( Ağız boşluğunun tavanı. İLE/VE/||/<> Damağın arka bölümü. )
- DAMAK ile DAMAKLI ile DAMAKSIZ ile DAMAK TADI ile DAMAK ETEĞİ ile DAMAKLI DİŞ ile DAMAK ÜNSÜZÜ
- DAMAKSILLAŞMAK ile DAMAKSILLAŞTIRMAK ile DAMAKSI ile DAMAKSIL
- DAMAKSILLAŞTIRMA/İMÂLE ile/||/<> ART DAMAKSALLAŞTIRMA ile/||/<> EKLEMLEME NOKTASI/ÇIKAK ile/||/<> GENİZSİL/GUNNE ile/||/<> SALÂBET
( İki ses arasından, asıl seslere katılmayacak bir ses çıkarma. | Bir sesin eklemlenme bölgesini art damaktan ön damağa kaydırma. [iki ses arasından, asıl seslere katılamayacak bir ses çıkarma]. İLE/||/<> Yumuşak damak bölgesinde, sert damağın art uç noktasıyla küçük dil arasında oluşturulan ses. İLE/||/<> Sesler oluşturulurken eklemleyicilerin birbirine yaklaşması ya da değmesi sonucu ses yolunun daraldığı ya da tıkandığı yer. İLE/||/<> Geniz yoluyla[nazal] çıkarılan ses. İLE/||/<> Sertlik. )
- DAMÂN[Ar.] ile KEFÂLET[Ar.]
- DAMAR YAŞLANMASI ile/ve BAĞIŞIKLIK YAŞLANMASI
( Yaşımız, damarlarımızın yaşlan(ma)dığı kadardır. )
- DAMAR ile ATARDAMAR
( VESSEL vs. ARTERY )
( IRK ile ŞİRYÂN )
- DAMAR ile/ve/||/<> KANAL
- DAMAR ile/ve/<> KILCAL DAMAR
( VESSEL vs./and/<> CAPILLARY (VESSEL) )
- DAMAR ile ŞAH DAMARI
( ... ile HABL-ÜL-VERÎD )
( ... İLE Boynun iki yanında, kanı, başa taşıyan aort damarlarından her biri. | En önemli nokta. )
- DAMAR ile SEFANVEN (DAMARI)
( ... İLE Kalp ameliyatları için yararlanılan bacaktaki damar. )
- DAMAR ile SUREDÂN[Ar.]
( ... İLE Dil altında bulunan iki siyah damar. )
- DAMAR ile YAPRAK DAMARI
( VESSEL vs. NERVURE )
- DAMARLANMAK ile DAMAR ile DAMARLI ile DAMARSIZ/LIK ile DAMAR DAMAR ile DAMAR TABAKA ile DAMARI BOZUK ile DAMAR AKTARMA ile DAMARLANDIRMA ile DAMAR SERTLİĞİ ile DAMAR GÖRÜNTÜLEME ile DAMAR TIKANIKLIĞI
- DAMARSIZ BİTKİLER ile/ve DAMARLI BİTKİLER
- DAMAT ile SAĞDIÇ
( GROOM vs. GROOMSMAN )
( داماد ile چاروادار ile شاه داماد ile مهتر ile ساقدوش )
( DAMAD ile چاروادار ile SHAH DAMAD ile MOTEOTER ile SAGHDUSH )
- DAMGA ile/ve/değil MARKA
- DAMGA ile/ve MÜHÜR
- DAMGALAMAK ile DAMGALANMAK ile DAMGALATMAK ile DAMGALANABİLMEK ile DAMGALAYABİLMEK ile DAMGA ile DAMGACI/LIK ile DAMGALI ile DAMGASIZ ile DAMGA PULU ile DAMGA HARCI ile DAMGA VERGİSİ
- DAMGALAYICI ile DAMGALAMA
( IMPRINTER vs. IMPRINTING )
( جاي نشان ile جاي نشاني )
( JAY NESHAN ile JAY NESHANY )
- DÂMİA[Ar.] ile DAMİYE[Ar.]
( Damla damla kan sızdıran yara. İLE Kanı akan yara. )
- DAMÎN[Ar.] ile HAMÎL[Ar.]
- MA-İ MUKATTAR[Osm.] / DISTILLED WATER[İng.] / EAU DISTILLÉ[Fr.] / DESTILLIERTES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITIK SU
- MUKADDER[Osm.] / DISTILLATE[İng.] / DISTILLAT[Fr.] / DISTILLAT[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITMA ÜRÜNÜ
- DAMITMA ile/||/<> SAFLAŞTIRMA
( Damıtma yöntemleri ve saflaştırma teknikleri )
( Cabir bin Hayyan tarafından 790 yılında keşfedildi/formüle edildi. (721-815) (Ülke: İran) (Alan: kimya) (Önemli katkıları: Kimyanın babası, damıtma, kristalizasyon, asit keşfi) )
- TAKRÎR[Osm.] / DISTILLATION[İng.] / DISTILLATION[Fr.] / DESTILLIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMITMA
- DAMITMAK ile DAMITILMAK ile DAMITABİLMEK ile DAMITICI
- DAMITMAK ile DAMITMA ile DAMITILMIŞ ile DAMITILMIŞ SU ile DAMITICI ile İÇKİ FABRİKASI
( DISTILL vs. DISTILLATION vs. DISTILLED vs. DISTILLED WATER vs. DISTILLER vs. DISTILLERY )
( تقطير کردن ile عرق گرفتن از ile عصارهگيري ile تقطير ile شيرهکشي ile عرقکشي ile مقطر ile چکيده ile آب مقطر ile عرق کش ile تقطير کننده ile شيرک چي ile شيرک خانه ile رسومات )
( TAGHATYR KARDAN ile ARAGH GARAFTAN AZ ile ASAREAGYRY ile TAGHATYR ile SHYRECKESHY ile ARAGHAKESHY ile MOGHATAR ile CHAKYDAH ile AB MOGHATAR ile ARAGH KESH ile TAGHATYR KONANDEH ile شيرک چي ile SHYRAK KHANEH ile RESOMAT )
- TO DESTILL[İng.] ile/değil/yerine/= DAMITMAK
- DAMIZLIK HİNDİLERDE:
NORFOLK BLACK ile/ve WHITE HOLLAND
( İngiliz damızlığı olan cinslerdir. )
( ABD'deki hindilerin çoğu bu cinslerdendir. )
- DAMKORUĞU ile/ve/<> DAMKORUĞUGİLLER
( Damkoruğugillerden, bir ya da çok yıllık türleri olan, ılık iklimlerde yetişen, otsu bir bitki. İLE/VE/<> İkiçeneklilerden, örnek bitkisi damkoruğu olan bir bitki ailesi. )
( SEDUM cum/et/<> ... )
- DAMLA ile/ve/<> DERYA
( Deryanın damlaya gereksinimi yoktur fakat damlayı kurtardım diye sevinir. )
( DAMLAMIZ DERYAYA SALDIK BİZ BUGÜN
DAMLA NİCE ANLAR
DERYA OLAN ANLAR
HAYVAN NİCE ANLAR
HAYRAN OLAN ANLAR )
- DAMLA ile/ve/||/<>/> GUTASYON
( ... İLE/VE/||/<>/> Bitkilerde su basıncının arttığı zamanlarda yapraklarda "hidadot" denilen özel yapılardan, ksilem özsuyunun damlalar durumunda dışarı çıkması. )
(
)
- KATRE[Osm.] / DROP[İng.] / GOUTTE[Fr.] / TROPFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DAMLA
- DAMLA/NİKRİS[Ar.]/GUT[Fr.] ile/ve/<> KURUL
( Organizmadaki ürik asidin atılmayarak gövdenin bazı yerlerinde, özellikle ayak başparmağında, topuk ve ekleme yerlerinde birikmesinden kaynaklanan, ağrı ve şişlerle ortaya çıkan sayrılık. İLE/VE/<> İnsan eti yemekten kaynaklanan bir hastalık.[En son, 1979'da, Papua Yeni Gine'de rastlanmıştır.] )
- DAMLA ile/ve/||/<>/> SU
( Küçük bir kürecik içinde toplanmış, boyutları akışkanın özelliklerine ve fizikî koşullarına bağlı olarak değişen, çok küçük miktardaki sıvı. @@ ... )
- DAMLAMA ile DAMLAYAN ile DAMLAYAN
( DRIP vs. DRIPPING vs. DRIPPY )
( چکه کردن ile چکاچک کردن ile چکيدن ile چکاندن ile جزغال ile هواي گرفته ile کسل کننده )
( CHEKEH KARDAN ile CHEKACHAK KARDAN ile CHAKYDAN ile CHEKANDAN ile جزغال ile NPAVAY GARAFTEH ile KASL KONANDEH )
(1996'dan beri)