ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(57/287)
- CRYPT-/CRYPTO- ile/||/<> GYMN-/GYMNO-
( Örtülü, saklı, gizli. İLE/||/<> Çıplak, giyinik olmayan, açık, örtülmemiş. )
- CRYPTOGRAPHİC THEORY ile/||/<> NUMBER THEORY
( Cryptographic theory güvenli iletişim matematik temelleri sağlarken İLE number theory sayıların soyut özelliklerini inceler )
( Formül: One-way function )
- CRYSTAL BASE ile/||/<> CANONİCAL BASE
( Crystal base kombinatorial quantum grup temsiliyken İLE canonical base geometrik inşa edilen bazdır )
( Formül: Kashiwara operators )
- CSC İLE NİCHE İLE HETEROGENEİTY ile/||/<> KANSER KÖK GÖZELERİ
( Tümör içi göze çeşitliliği. )
( Formül: CD44+/CD24- (CSC marker) )
- CÛ[Fars.] ile CÛ/CÛY[Fars.] ile -CÛ[Fars.] ile CÛ'[Ar.][Fars.]
( Arama, araştırma. İLE Akarsu, ırmak, çay. İLE "arayan, araştıran, arayıcı" anlamalarına gelen sıfatlar oluşturur. İLE Aclık, ac kalma. )
- CUAAC İLE SPAAC İLE THİOL-ENE ile/||/<> CLİCK REAKSİYONLARI
( Hızlı ve seçici birleştirme reaksiyonları. )
( Formül: R-N₃ + R′-C≡CH → triazol )
- CÜBBE ile/<> CÜBBE
( [Tasavvuf'ta] Siyahtır. Nefs ile ilişkisizliği simgeler. İLE/VE/||/<> [Hukuk'ta...] Yakanın yeşil bölümü, hukuk davalarını, kırmızı bölümü ise ceza davalarını simgeler. Kamu hizmeti olduğundan cepleri, bağımsız olduğundan düğmeleri yoktur. Siyah rengi yasaların yetkesini, sarı rengi ise adâlete hizmet eden bu mesleğin ağırlığını simgeler. )
- CÜBBE ile CÜBBECİ/LİK ile CÜBBELİ
- ÇÛBÎN/E[Fars.] ile ÇÛBÎN[Fars.]
( Ağaçtan yapılan şey. Değnek gibi kuru nesne. İLE Nûşirevân'a karşı ayaklanmış olan, Hürmüz'ün seraskeri Behrâm'ın takma adı. )
- CUBİT -ile
( Dirsekten orta parmağın ucuna kadar olan eski bir uzunluk ölçüsü. 50 cm. )
- ÇUBUK/DAL ile YÜRÜYEN ÇUBUK
( Bitki. İLE Hayvan. )
- BAR MAGNET[İng.] / BARRE AIMANTÉE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇUBUK MIKNATIS
- ÇUBUK ile ARDA
( ... İLE İşaret olarak yere dikilen çubuk. )
- ÇUBUK ile ÇUBUK GRAFİK ile ÇUBUK YAZICI ile BARİYER
( BAR vs. BAR CHART vs. BAR PRINTER vs. BARRIER )
( ميل ile مشروبفروشي ile شمش ile بار ile نمودار ميله اي ile چاپگر ميلهاي ile مانع )
( MYLE ile MOSHROBFOROSHY ile SHMASH ile BAR ile NEMODAR MYLAH AY ile CHAPGAR MYLAHAAY ile MANE )
- ÇUBUKAĞACI -ile
( Sütleğengillerden, içi delik olan, dalları çubuk gibi kullanılan bir ağaççık. MABEA[Lat.] )
- ÇUBUKLAMAK ile ÇUBUK/LUK ile ÇUBUKLU ile ÇUBUKÇU/LUK ile ÇUBUKSUZ ile ÇUBUK AĞACI ile ÇUBUK DEMİR ile ÇUBUK ODASI ile ÇUBUK MAKARNA
- ÇUBULMAQ[UTLUK] ile ELMA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kurutulmuş elma. İLE ... )
- CÜCE BUĞDAY ile/değil/yerine BUĞDAY
- CÜCE YILDIZLARDA:
BEYAZ ile/ve/||/<> KIRMIZI ile/ve/||/<> SARI
- CÜCE ile CÜCE GÜLBAY ile CÜCELİK
( DWARF vs. DWARF ROSEBAY vs. DWARFISM )
( کوتاه جلوه دادن ile کوتوله ile معين التجاري ile کوتولگي )
( KOTAH JALVEH DADAN ile KOTOLEH ile معين التجاري ile KOTOLGY )
- CÜCELEŞMEK ile CÜCE/LİK ile CÜCE AYNASI
- CÜCE/LİK ile/>< YÜCE/LİK
- C-UCU[İng. C-TERMINUS] ile/||/<> N-UCU[İng. N-TERMINUS]
( Bir proteinin serbest bir karboksil (-COOH) grubuyla sonlanan ucu. Proteinin diğer ucu: N-ucu. @@ Bir proteinin serbest amin (-NH2) grubuyla sonlanan ucu. Şu isimlerle de anılır: N-terminus, amino-terminus, NH2-terminus, N-terminal end, amine-terminus. Proteinin diğer ucu: C-ucu.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- -ÇU/-ÇÜ ile ÇUÇU
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Emir ve yasaklama bildiren, buyrum kipindeki ve yasaklayıcı [olumsuz buyrum] sözcüklerin sonuna gelerek bu sözcükleri vurgulayan bir ilgeç. İLE Bir Türk ozanının adı. )
- CÜCÜK ile CÜCÜK
( Filiz, tomurcuk. | Soğanın ortası. İLE Kümes hayvanlarının yavrusu, civciv. | Kuş yavrusu. )
- CÜCÜKLENMEK ile CÜCÜK ile CÜCÜKLÜ
- ÇÜÇUNEK/XUÇUNEK ile KAVUN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Üzeri çizgili bir kavun.[tatlı ve hoş kokulu] İLE ... )
- CÛD ile/<> (CÛD-İ) KEREM ile/<> (CÛD-İ) SEHÂ ile/<> SADAKA
( El açıklığı. cömertlik. | Taşmak, dışlaşmak. | İstenilmeden vermek. İLE/VE/||/<>/> İstenildiğinde vermek. İLE/VE/||/<>/> Gerektiği kadar, ölçüsünde vermek. İLE/VE/||/<>/> Manevi olarak vermek. )
- CÛD ile/ve/||/<> CÛŞ
( Taşma. İLE/VE/||/<> Coşma. )
- CÛD[Ar.] ile KEREM[Ar.]
- CÛD[Ar.] ile SEHÂ'[Ar.]
- CÛD ile/ve/> VÜCÛD ile/ve/> MEVCÛD ile/ve/> VİCDAN["VİJDAN" değil!]
( Taşma, coşma. İLE/VE/> Varlık, varoluş. İLE/VE/> Varolan. İLE/VE/> Bulunç, bulma/buluş. )
( VİCDAN: Görünmez/semâvî mâbed. )
- ÇÜGDE ile/ve/||/<> KULAK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kafanın kulakların arkasındaki çıkıntı yapan bölümü. İLE/VE/||/<> ... )
- ÇUGURDAN ile ÇULİMAN[Kençek]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Uçurum. | Suyun önüne çekilen duvar. İLE İçinden çıkılamayan. | Durgun su. )
- ÇUHA ile ÇUHACI/LIK ile ÇUHALI ile ÇUHASIZ ile ÇUHA ÇİÇEĞİ ile ÇUHA ÇİÇEĞİGİLLER
- ÇUHAÇİÇEĞİ ile AYIKULAĞI
( İlkbaharda çiçek açan çuhaçiçeğigillerin örnek bitkisi. İLE Çuhaçiçeğinin bir türü. )
( PRIMULA cum PRIMULA AURICULA )
- ÇUHADAR ile/değil/||/<> ÇAŞNIGİR/ÇEŞNİGİR
( Saray hizmetinde yüksek derecede bir memurluk. | Sultanın giyeceklerine bakan görevli. İLE/||/<> Sarayda sofra hizmetlerine bakanlara verilen ad. )
- CUICUILCO ile/ve STONEHENGE ile/ve AVEBURY ile/ve CASTLERIGG ile/ve NEWGRANGE
( Meksika. İLE/VE İngiltere'de. İLE/VE İngiltere'de. İLE/VE İngiltere'de. İLE/VE İrlanda'da. )
- CUİŞ"[< JEWISH] ile/değil ÇAVUŞ
- ÇUKMİN/ÇUQMİN ile EKMEK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çömleğin içinde buharla pişirilen, küçük yuvarlak ekmek. İLE ... )
- ÂYÎNE-İ MUKAAR, MİRÂT-İ MUKAAR[Osm.] / CONCAVE MIRROR[İng.] / MIROIR CONCAVE[Fr.] / HOHLSPIEGEL[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇUKUR AYNA
- ÇUKUR/KAPAN GEREKTİRMEDEN YAKALANAN TEK HAYVAN -ile
( MAYMUN )
- ÇUKUR ile BARAN
( ... İLE Bağda, omça sırası. | Sebze fidesi ve üzüm çubuğu ekmek için hazırlanan çukur. )
- ÇUKUR ile BERS[Ar.]
( ... İLE Çukur, yumuşak yer. )
- ÇUKUR ile CALORIS ÇUKURU
- ÇUKUR ile HENDEK[Ar. < HANDAK]
( Eski astronomi âlimleri gök cisimlerini gözlemek için kuyular kazıp bunların içinde çalışırlardı. )
( Çevresine göre aşağı çökmüş olan yer. | Çene ve yanaktaki gamze. | Mezar. İLE Geçmeye engel olacak biçimde uzunlamasına kazılmış derin çukur. )
( MÜNHATT ile ... )
( ÇÂH/ÇEH: Kuyu, çukur. İLE ... )
( PIT vs. DITCH/TRENCH )
- ÇUKUR ile/ve/||/<> KARANLIK
- ÇUKUR ile/değil/||/<> KUYU
- ÇUKUR ile LONGUZ
( ... İLE Deniz ya da ırmaklarda, birdenbire derinleşen yer. )
- ÇUKUR ile OBRUK
( ... İLE Huni biçiminde çukur yer. | Doğal ve derin kuyu, düden. | Yeraltı sularının çekilip toprağın çökmesiyle oluşan çukur. )
- ÇUKURLANMAK ile ÇUKURLATMAK ile ÇUKURLAŞMAK ile ÇUKURLAŞTIRMAK ile ÇUKURLAŞTIRILMAK ile ÇUKUR/LUK ile ÇUKURCA ile ÇUKURLU ile ÇUKUR KOROZYONU
- ÇUL ile ÇUL ÇAPUT
- CU'L[Ar.] ile CÛL[Ar.] ile ÇUL[Ar. < CULL]
( Ücret, karşılık. | Ayak kirası. İLE Çaylak. )
- ÇULA ile PAKPOA
- -CULA/-CULE/-CULUM ile/||/<> NAN-/NANO-
( Küçültücü anlam veren son ek, küçük, ufak. İLE/||/<> Cüce, küçük. )
- ÇULHA ile ÇULHA KUŞU
- ÇULIK/ÇULIQ ile ÇULK/ÇULQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Üveyik büyüklüğünde alacalı bir su kuşu. İLE Saldırgan kişi. )
- ÇULLAMAK ile ÇULLANMAK ile ÇULLANDIRMAK ile ÇULLANABİLMEK ile ÇULLANIVERMEK
- ÇULLUK ile SUÇULLUĞU/BATAKLIKÇULLUĞU/BATAKÇULLUĞU
( SCOLOPAX RUSTICOLA cum GALLINAGO GALLINAGO )
- CÜLMÛD[Ar.] ile CÜLMÜD[Ar.]
( Kaya. İLE Sesi güçlü olan kişi. )
- ÇULSUZ ile FAKİR
( ÇUL: Giysi. İLE ... )
- ÇULSUZ ile/ve/||/<> PAÇOZ ile/ve/||/<> ÇAPULCU/PLAÇKACI
( Giysisiz. İLE/VE/||/<> Kefal türünden bir balık. | [argo] Fahişe. İLE/VE/||/<> Düzene aykırı davranışlarda bulunan, düzeni bozan. | Yağmacı. )
- ÇULSUZ/LUK ile ÇULSUZ ÇUVALSIZ
- CUMA AKŞAMI ile/ve/değil PERŞEMBE AKŞAMI
( Gün, arka arkaya iki günün ikindi zamanı/vakti arası olduğundan dolayı "Cuma akşamı/gecesi", Perşembe gününün akşamı ve gecesidir. )
( ÂDÎNE[Ar.]: Cuma günü. )
( PERŞEMBE[< Fars. PENCŞENBİH: Beşinci gün.] )
( ŞENBİH[Fars.]: Gün. | Cumartesi[Ar. SEBT]. )
( PAZAR[Fars. YEKŞENBİH] )
( PAZARTESİ[Fars. DÜŞENBİH] )
( SALI[Fars. SEŞENBİH] )
( ÇARŞAMBA[Fars. ÇEHÂR-ŞENBİH] )
- CUMA AKŞAMI ile/ve/değil PERŞEMBE AKŞAMI
( Gün, iki ikindi zamanı/vakti arası olduğundan, "Cuma akşamı/gecesi", Perşembe gününün akşamı ve Cuma'ya bağlanan gecedir. )
- CUMA ile CUMA GECESİ ile CUMA NAMAZI
- CUMBA[İt.]/ÇIKMA ile ŞAHNİŞİN[Fars.]
( Yapıların üst katlarında, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon. | Sokağa doğru çıkıntısı olan kafesli bölüm. İLE Odaların dışarı doğru çıkmış kapalı balkon durumundaki yeri. Eski Türk mimarisinde, odanın karşı ön yüzünde yer alan üç yanı pencereli çıkma. )
- CUMBADAK/CUP/CUPPADAK ile CUMBURLOP ile CUMBURTU
( Suya düşen bir özdeğin çıkardığı sesi anlatmak için kullanılır. İLE Ağır bir özdeğin, suya düştüğü zaman çıkardığı sesi anlatmak için kullanılır. İLE Suya düşen bir özdeğin ya da çalkalanan suyun çıkardığı ses. )
- CUMBALAMAK ile CUMBALATMAK ile CUMBA ile CUMBALI ile CUMBASIZ
- CUMBULDAMAK ile CUMBULDATMAK
- CÜMBÜŞ ile CÜMBÜŞLÜ ile CÜMBÜŞÇÜ/LÜK
- ÇÜMELİ[Çigil] ile
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Karınca. İLE Sıcaktan dolayı sersemleşen kişi. )
- ÇUMGUK/ÇUMUK / ÇUMGUQ/ÇUMUQ ile KARGA
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Ayak bölümü beyaz bir karga. İLE ... )
- CUMHUR MÜEZZİNLİĞİ'NDE:
HAYYE ALE'S-SALÂH'A KADAR ile/ve HAYYE ALE'S-SALÂH'LA BİRLİKTE
( Bir müezzin. İLE/VE Tüm müezzinler ayakta olmak üzere, cemaatle birlikte. )
( Genellikle, Hüseynî makamında okunur. )
- CUMHUR ile CUMHURCA ile CUMHUR REİSİ ile CUMHUR CEMAAT
- CUMHUR[Ar.] ile/ve/||/<> EŞRÂFÜL NÂS[Ar.]
- CUMHURİYET/ATA ALTINI ile REŞAT ALTINI
( Öteki altınlarla arasında fark yoktur! İkisi de 24 ayar ve 6.66 gramdır. )
( ... İLE Sultan Mehmet Reşat'ın [1844-1918] iktidarı sırasında çıkarılmış altın. )
( Değeri daha fazladır. İLE İlk çıkarıldığında değeri 108 kuruştu. Zamanla kâğıt para ile arası açılmıştır. İLE Cumhuriyet ziynet altını. [“Tam altın" diye anılır.] )
(
)
(
| Özellik | Cumhuriyet (Ata) Altını | Reşat Altını | Tam (Ziynet) Altın |
|---|---|---|---|
| Ayar | 22 (91,6%) | 22 (91,6%) | 22 (91,6%) |
| Ağırlık | 7,216 g | 7,216 g | 7,016–7,216 g |
| Ön Yüz | Atatürk portresi | Sultan Reşat tuğrası | Süs motifleri |
| Arka Yüz | Türkiye Cumhuriyeti, basım yılı | Osmanlıca yazı, basım yılı | Çiçek/işleme desenleri |
| Basım Yeri | T.C. Darphanesi | Osmanlı Darphanesi | T.C. Darphanesi |
| Kullanım Alanı | Yatırım + Ziynet | Koleksiyon + Ziynet | Ziynet (takı) |
| Piyasa Değeri | En güvenilir yatırım altını | Koleksiyon değeri olabilir | Takı değeri ön planda |
( Değeri daha fazladır. İLE İlk çıkarıldığında değeri 108 kuruştu. Zamanla kâğıt para ile arası açılmıştır. )
- CUMHURİYET ile CUMHURİYETÇİ/LİK ile CUMHURİYET ALTINI ile CUMHURİYET BAYRAMI
- CUMHURİYET ile/ve DEMOKRASİ
( Belirli (bir) ideolojide. İLE/VE İdeolojiler arasında. )
( ONAFHANKELIJKHEIDPLEIN
[Paramaribo'daki, Cumhuriyet Meydanı'nın yerel adı.] )
- CUMHURİYET[Ar.] ile/ve ELERKİ/KAMUERK
- CÜMLE/LİK ile CÜMLE ALEM ile CÜMLE KAPISI ile CÜMLE BİLGİSİ
- CÜMLE/TÜMCE ile KAZİYE
( Dilbilimde. İLE Mantıkta. )
- ÇÜN ile PES
- CÜNBÂN[Fars.] ile -CÜNBÂN[Fars.]
( Sallayan, kımıldayan, hareket eden. İLE Kımıldanan, kımıldatan, sallanan, oynayan, oynatan anlamlarına sıfatlar oluşturur.[DÜNBÂLE-CÜNBÂN: Kuyruk sallayan.] )
- CUNDA[< İt.] ile Cunda/Alibey
( Yatay serenlerin, iki başı. İLE Edremit'te bulunan ada. )
( SEREN: Yelkenli gemilerde, üzerine dört köşe yelken açmak ve işaret kaldırmak için direğe yatay olarak bağlanan gönder. | Konut yapılarında, menteşe ve kilidin takıldığı, düşey konumdaki kalın parça. )
- CUNDA[< İt.] ile CUNTA[< İsp.]
( Yatay serenlerin, iki başı. İLE Bir ülkede, yönetime el koyan kişilerden oluşan kurul. )
- CUNE- ile/||/<> CUNEO-
( Kama, çentik. İLE/||/<> Kama. )
- ÇÜNKÜ ile YÜZÜNDEN
( BECAUSE vs. BECAUSE OF )
( چو ile بواسطه ile زيراکه ile زانکه ile زيرا ile چرا که ile چه ile چراکه ile چون ile براياينکه ile چونانکه ile چونکه ile به خاطر ile براثر ile در اثر ile از براي ile به دليل ile بدليل ile از دست ile ازبهر )
( CHO ile BOSTEH ile زيراکه ile ZANKEH ile ZYRA ile CHARA KEH ile CHEH ile CHARAKEH ile CHON ile براياينکه ile چونانکه ile CHONKEH ile BAH KHATER ile BARASAR ile DAR ASAR ile AZ BARAY ile BAH DELYLE ile BEDELYLE ile AZ DAST ile OZBEHAR )
- ÇÜNKÜ["ÇÜNKİ"/"ÇÜKÜ" değil!] ... ile ZİRÂ ...
- CUNTA ile CUNTACI/LIK
- CÜNÛN -ile
( DELİRME, ÇILDIRMA | AŞKIN GALİP GELMESİ )
- CÜNÛN ile/ve/||/<>/> FÜNÛN ile/ve/||/<>/> SÜKÛN
( Coşkunluk. [Aşkın öncesi]. İLE İlim. [Aşkın ortası]. İLE Sakinlik. [Aşkın sonu]. )
- ÇUPAN ile YARDIMCI
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Köyün başının yardımcısı. İLE ... )
- ÇUPRA ile ÇUPRA BALIĞI
- ÇÜR ile ÇÜRGÜ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yarar, kazanç. İLE Çocuğa çişi olup olmadığını sormak. )
- CURA/ÇURA ile/> ÇÖĞÜR ile/> TAMBURA ile/> DİVAN
- CURA ile CURACI/LIK ile CURA ZURNA
- ÇURAM ile OK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Hafif bir okla yapılan atış. İLE ... )
- CURÇAN ile ...
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çin yolu üzerindeki Müslüman sınırlarından biri. İLE ... )
- CURCUNA ile CURCUNALI ile CURCUNASIZ
- CURCUNA ile DEBDEBE
( Musikîde hızlı bir usûl. İLE ... )
- CÜRET ile/ve/değil/||/<> BİLGİSİZLİK
- CÜRET ile/değil/yerine CESÂRET
( [not] INSOLENCE | IMPUDENCE vs./but COURAGE )
- CÜRET ile/ve/<> KÜSTAHLIK
- CÜRETKAR ile CESARET
( AUDACIOUS vs. AUDACITY )
( گستاخ ile جسور ile بي پروا ile بي باکي )
( GOSTAKH ile JASOR ile BEY PARVA ile بي باکي )
- CÜRETLENMEK ile CÜRETLENDİRMEK ile CÜRET ile CÜRETLİ/LİK ile CÜRETSİZ/LİK ile CÜRETSİZCE
- CURİE İLE NÉEL İLE VERWEY ile/||/<> MANYETİK GEÇİŞLER
( Manyetik faz değişimleri. )
( Formül: T > Tc → paramanyetik )
- CURIE POINT[İng.] / POINT DE CURIE[Fr.] / CURIE-PUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE NOKTASI
- CURIE CONSTANT[İng.] / CONSTANTE DE CURIE[Fr.] / CURIE-KONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE SABİTİ
- CURIE TEMPERATURE SCALE[İng.] / ÉCHELLE DE TEMPÉRATURE DE CURIE[Fr.] / CURIE-TEMPERATURCALA[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE SICAKLIK ÖLÇEĞİ
- CURIE BALANCE[İng.] / BALANCE DE CURIE[Fr.] / CURIE-WAAGE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE TERAZİSİ
- CURIE-WEISS LAW[İng.] / LOI DE CURIE-WEISS[Fr.] / CURIE-WEISSHES-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE-WEİSS YASASI
- CURIE'S LAW[İng.] / LOI DE CURIE[Fr.] / CURIE-GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE YASASI
- CURIE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURİE
- CURİE / KÜRİ ile/||/<> CURİE NOKTASI ile/||/<> CURİE SABİTİ ile/||/<> CURİE SICAKLIĞI / CURİE NOKTASI ile/||/<> CURİE SICAKLIK ÖLÇEĞİ ile/||/<> CURİE TERAZİSİ ile/||/<> CURİE WEİSS YASASI ile/||/<> CURİE YASASI
( ... VS. CURiE POiNT VS. CURiE CONSTANT VS. ... VS. CURiE TEMPERATURE SCALE VS. CURiE BALANCE VS. CURiE-WEiSS LAW VS. CURiE'S LAW )
( ... AVEC LE POiNT DE CURiE AVEC LA CONSTANTE DE CURiE AVEC ... AVEC L'éCHELLE DE LA TEMPéRATURE DE CURiE AVEC LA BALANCE DE CURiE AVEC LA LOi DE CURiE-WEiSS AVEC LA LOi DE CURiE )
( ... MiT CURiE-PUNKT MiT CURiE-KONSTANTE MiT ... MiT CURiE-TEMPERATURSCALA MiT CURiE-WAAGE MiT CURiE-WEiSSSCHES GESETZ MiT CURiE GESETZ )
- CÜRM[Ar.] ile/değil CİRM[Ar.]
( Suç. İLE/DEĞİL Oylum/hacim, nesne/cisim. )
- ÇURNI ile MÜSHİL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Türk doktorları tarafından yapılan müshil. )
- CÜRÛF[Ar.] ile CÜRÜF[Ar.]
( Maden posası, dışık. Erimiş malzemelerin yüzeyindeki safsızlık. İLE Yar, uçurum. )
( SCUM vs. ... )
( ABSCHAUM/SCHAUM/SCHLACKEN mit ... )
( ÉCUMER avec ... )
- SCUM[İng.] / ÉCUMER[Fr.] / ABSCHAUM, SCHAUM, SCHLACKEN, SCHLACKE[Alm.] ile/değil/yerine/= CURUF
- WASTE STEAM[İng.] / VAPEUR INUTILISÉE[Fr.] / ABDAMPF[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇÜRÜK BUHAR
- ÇÜRÜK ELMA MESCİDİ -ile
( Eminönü'ndedir. )
- ÇÜRÜK ile MORARMIŞ ile MORARMA
( BRUISE vs. BRUISED vs. BRUISING )
( کوفتگي ile تباره ile ضربت ديدن ile کوفته شدن ile کبود کردن ile کوفته ile دق )
( KOFTAGY ile تباره ile ZARBAT DYDAN ile KOFTEH SHODAN ile KABUD KARDAN ile KOFTEH ile DAGH )
- CÜRÜM ile/değil CİRİM(ECRÂM)
( Suç. İLE/DEĞİL Kütle/oylum[hacim]. )
- ÇÜRÜME ile/ve/||/<> ARDAK
( ... İLE/VE/||/<> Ağaçlarda, mantarların oluşturduğu bir tür çürüme başlangıcı. )
- ÇÜRÜME ile/ve/değil/||/<> PÖRSÜME
- ÇÜRÜMEK ile ÇÜRÜTMEK ile ÇÜRÜTÜLMEK ile ÇÜRÜTEBİLMEK ile ÇÜRÜTÜVERMEK ile ÇÜRÜYÜVERMEK ile ÇÜRÜK/LÜK ile ÇÜRÜKLÜ ile ÇÜRÜK İŞ ile ÇÜRÜKSÜZ ile ÇÜRÜK GAZ ile ÇÜRÜK BOYA ile ÇÜRÜK ELMA ile ÇÜRÜK PARA ile ÇÜRÜK SAKIZ ile ÇÜRÜK ÇARIK ile ÇÜRÜK RAPORU
- ÇÜRÜMEK ile ÇÜRÜYEBİLİR ile ÇÜRÜMÜŞ ile ÇÜRÜK DİŞ
( DECAY vs. DECAYABLE vs. DECAYED vs. DECAYED TOOTH )
( فاسد شدن ile فاسدشدن ile فاسدکردن ile فاسد کردن ile عفونت پيدا کردن ile پوسيدن ile پوسيده شدن ile پوسيدگي ile گنديدگي ile گنداندن ile گنديدن ile فساد ile فسادپذير ile گنديده ile دندان کرم خورده ile فاسد ile رميم )
( FASAD SHODAN ile FASDESHODAN ile FASADKARDAN ile FASAD KARDAN ile OFONT PEYDA KARDAN ile POUSYDAN ile POUSYDAH SHODAN ile POUSYDEGY ile گنديدگي ile GANDANDAN ile GANDYDAN ile FESAD ile FESADPAZYR ile GANDYDAH ile DANDAN KARAM KHORDEH ile FASAD ile RAMYM )
- ÇÜRÜTME ile YALANLAMAK
( CONFUTATION vs. CONFUTE )
( مورد تکذيب ile امر مردود ile مجاب کردن )
( MOORD TAKZYBE ile EMR MARDUD ile MOJAB KARDAN )
- ÇÜRÜTÜLEBİLİR ile/değil AŞILABİLİR
- CURVATURE İLE TORSION İLE CONNECTİON İLE PARALLEL TRANSPORT ile/||/<> DİFERANSİYEL GEOMETRİ
( Eğri uzayların geometrisi. )
( Formül: Rμν - ½gμνR = 8πGTμν )
- CURVE ile CURVILINEAR
( Eğri. İLE Eğri çizgisel, eğrisel. )
- CÛŞ -ile
( COŞMA, KAYNAMA )
- CÛŞ Û HURÛŞ -ile
( COŞMA VE GÜRÜLTÜ )
- CÜSÂM[Ar.] ile CÜSÂM[Ar.]
( Büyük, geniş. İLE Uykuda gelen ağırlık, ağırbasma, kâbus. )
- ÇÜŞEK[SOGD] ile ÇAYIR
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çayır, otlak. )
- CUSHING SAYRILIĞI/HASTALIĞI ile/||/<> CUSHING BELİRGESİ/SENDROMU
( Hipofiz bezinde tümör nedeniyle aşırı ACTH üretimi. İLE/||/<> Gövdede aşırı kortizol üretimi. )
- CUSHİNG ile/||/<> ADDİSON
( Gövdede aşırı kortizol üretimi. İLE/||/<> Gövdede yetersiz kortizol üretimi. )
- CÜSSE ile CÜSSELİ/LİK ile CÜSSESİZ
- CÜSSE[Ar.] ile/ve HEYBET[Ar.]
( Gövde, kalıp, çelim. İLE/VE Korku ile saygı duygularını birden uyandıran durum ya da gösteriş. )
- CUT DOWN ile CUT-OFF
( Damar açımı. İLE Sınır değer, ayrım değeri. )
- ÇÜTRE ile BAYAĞI ÇÜTRE
(
)
( CARPODACUS cum CARPODACUS ERYTHRINUS )
- ÇUVAL ile/değil GIRAR/GIRÂRE/GARÂR/GARÂRE[Ar. çoğ. GARÂYİR]
( ... İLE/DEĞİL Büyük, kıl çuval. )
- ÇUVAL ile TELİS[Ar. < TİLLİS]
( ... İLE Bitkisel tellerden yapılmış, kaba örgülü büyük çuval. )
- ÇUVAL ile/ve TELİS/JÜT
( ... İLE/VE Bitkisel tellerden yapılmış, kaba örgülü büyük çuval. )
( JÜT[Bengal dilinden], [Lat. CORCHORUS CAPSULARIS]: Ihlamurgillerden, Hindistan ve Bangladeş'te yetişen, ip ve çuval yapımında kullanılan, liflerinden yararlanılan bir bitki. | Bu bitkinin liflerinden yapılan dokuma. )
- ÇUVALLAMAK ile ÇUVALLANMAK ile ÇUVALLATMAK ile ÇUVALLATABİLMEK ile ÇUVALLAYABİLMEK ile ÇUVAL ile ÇUVALCI/LIK ile ÇUVALLI ile ÇUVALSIZ
- ÇUVAŞ ile ÇUVAŞÇA
- ÇUVGA ile ÇUVGA[KIFÇAK VE OĞUZ]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gideceği yere çabuk ulaşmak isteyen habercinin yol boyunca değiştirdiği, aktarma yaptığı atlar. İLE Keşif yapan kişi, kılavuz. )
- CÛY[Fars.] ile/ve CÛY-BÂR[Fars.]
( Nehir, akarsu, ırmak. İLE/VE Dere, ırmak, çay. )
- CÜZ'[Ar.] ile BA'Z[Ar.]
- CÜZ ile CÜZİ
- ÇUZ ile KUMAŞ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yaldızlarla süslenmiş, kırmızı ve siyah renkli bir Çin kumaşı. İLE ... )
- CÜZAM/CÜZZAM, LEPRA[< Yun.] -ile
( Hansel basilinin neden olduğu, bulaşıcı deri hastalığı, miskin hastalığı. )
- CÜZAMLI ile CÜZZAMLI KOLONİ
( LEPER vs. LEPER COLONY )
( جذامي ile جذام خانه )
( جذامي ile JOZAM KHANEH )
- CÜZ'Ü MİNE'L-CÜMLE[Ar.] ile SEHMÜ MİNE'L-CÜMLE[Ar.]
- CÜZZAM ile CÜZZAMLI
- CÜZZAMLI ile CÜZZAM ile CÜZZAM
( LEPROSARY vs. LEPROSE vs. LEPROSY )
( جذام خانه ile فلس دار ile شوره دار ile جذام ile خوره )
( JOZAM KHANEH ile FELS DAR ile SHOREH DAR ile JOZAM ile KHOREH )
- CÜZZÎ ile CÜZ
( Zihnî. İLE Vücudî. )
- CW COMPLEX ile/||/<> SİMPLİCİAL COMPLEX
( CW cell ekleme, simplicial simplex yapıştırma. )
( Formül: Cell attachment İLE simplex gluing )
- CW İLE PULSED İLE Q-SWİTCHED İLE MODE-LOCKED ile/||/<> LAZER MODLARI
( Lazer çıkış karakteristikleri. )
( Formül: Δt·Δν ≥ 0.44 )
- CYBERING ile LURKING
- CYCLOTOMİC POLYNOMIAL ile/||/<> MINIMAL POLYNOMIAL
( Cyclotomic n-inci birlik kök, minimal en küçük derece. )
( Formül: Unity roots İLE algebraic element )
- CYCLOTRON RESONANCE ile/||/<> ELECTRON SPİN RESONANCE
( Cyclotron resonance manyetik alanda elektron orbital hareketiyken, ESR elektron spin manyetik momentinin rezonansıdır )
( Formül: ωc = eB/m )
- CYLİNDER ile/||/<> CONE
( Cylinder sabit yarıçap İLE cone değişken yarıçap. )
( Formül: Constant İLE variable radius )
- CYN-/CYNO- ile/||/<> CAUD-/CAUDO- ile/||/<> ICHTHY-/ICHTHYO- ile/||/<> ACARO- ile/||/<> ARACHNO- ile/||/<> TERAT-/TERATO- ile/||/<> ZO-/ZOO-
( Köpek. İLE/||/<> Kuyruk. İLE/||/<> Balık. İLE/||/<> Kene, uyuz. İLE/||/<> Örümcek, ince ağ benzeri yapı [araknoid: Beyin zarlarından biri]. İLE/||/<> Canavar. İLE/||/<> Hayvanla ilgili. )
- -CYTE ile/||/<> CYT-/CYTO-
( Göze. İLE/||/<> Göze ile ilgili. )
- D SHAPE ELECTRODE[İng.] / DEE, D-FORME ELEKTRODE, D-FÖRMIGE ELEKTRODE[Alm.] ile/değil/yerine/= D BİÇİMLİ ELEKTROT
- D-BLOCK[İng.] ile/değil/yerine/= D-BLOKU
- D-LINES[İng.] / RAIES D[Fr.] / D-ZEILEN, D-LINIEN[Alm.] ile/değil/yerine/= D ÇİZGİLERİ
- D-ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON D[Fr.] / D-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= D ELEKTRONU
- DEE[İng.] ile/değil/yerine/= D ELEKTROT
- D-KABEL[Alm.] ile/değil/yerine/= D-KABLO
- D-CABLE[İng.] / CÂBLE-D[Fr.] ile/değil/yerine/= D KABLOSU
- D-LAYER[İng.] / D-SCHICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= D KATMANI
- DEE, ÉLECTRODE EN FORME DE D[Fr.] ile/değil/yerine/= D ŞEKİLLİ ELEKTROT
- COUCHE D[Fr.] ile/değil/yerine/= D TABAKASI
- VİTAMİN:
D2(ERGOKALSİFEROL) ile/ve/||/<> D3(KOLEKALSİFEROL)
( D vitamini, metabolizma için gerekli olan kalorisiz bir organik nesnedir. Yağlarda çözünür ve yağ dokusunda depolanır. İkisi de D vitamininin etkin biçimine dönüştürülür. D vitamini, sağlık için gerekli olan birçok süreçte yer alır. Kas gücünü artırır, bağışıklık düzenini güçlendirir, yangıyı önlemeye yardımcı olur, ince bağırsakta kalsiyum emilimini artırır, kemik oluşumu, bileşimi, büyümesi ve onarımı için gerekli olan yeterli kalsiyum ve fosfat seviyelerinin korunmasına yardımcı olur. İkisi de karaciğerde kalsifediol'e metabolize edilir. Bu nesne, böbreklere geçer ve D vitamininin etkin biçimi olan kalsitriolün salınmasını sağlar. Gıdalardan D vitamini alımı düşük olduğundan, birçok uzman takviye almayı önermektedir. Yeterli dozlar konusunda düşünce birliği yoktur. Ayrıca güneş koruyucu olmadan her gün 10-15 dakika güneşlenmek D vitamini seviyesini artıracaktır. D3 vitamininden daha az kararlı olan D2 vitamini, nem ve ısıya daha duyarlıdır. D3 vitamini gövdedeki kalsitriol seviyesini D2 vitamininden daha fazla artırmaktadır. Uzmanlar, gövde tarafından daha iyi emildiğinden, D3 vitamini desteği önermektedir. )
( Bitki kökenlidir. İLE/VE/||/<> Ultraviyole ışığın kolesterol üzerindeki etkisi ile ciltte üretilir. )
( Tahıllar gibi çoğu gıdada az oranda bulunur. İLE/VE/||/<> Yağda çözünen bir vitamindir. Gıda yoluyla alınabildiği gibi güneşlenme yoluyla da deride üretilir. )
- ...DA KALMA ile/ve/değil/||/<>/< SINIRLAMA
- ...'DA OLMAMDAN/OLUŞUMDAN DOLAYI ...(KATILAMIYORUM) ile/ve/değil ...'DA OLDUĞUMDAN DOLAYI ...(KATILAMIYORUM)
- ...'DA ... VARDIR ile/değil ...'DA ... GİZLİDİR
- AMELİYAT:
DA VINCI İLE ile/değil/yerine OLAĞAN
- DA/DE ile/değil İSE
( "Savaştığımızda/küstüğümüzde". İLE/DEĞİL Savaşırsak/küsersek. )
- DABB[Ar.] ile DÂB[Ar.]
( Kertenkele. İLE Şan ve şeref. )
- DABNE ile/ve/<> MERAK
( Büyükayının sonundaki iki parlak yıldız. )
- DAD[Ar.] ile DÂD[Ar.]
( Osmanlı abecesinin onyedinci harfidir.[ebced değeri 800'dür.] İLE Adâlet, doğruluk. | İhsan, vergi. | Veriş, satış. | Sızlanma, yanıp yakılma. | Feryâd, figan. | Kısmet, nasip. | Tuzlu balgam denilen bir cilt hastalığı. )
- DADANMAK ile DADANDIRMAK ile DADANABİLMEK ile DADAY ile DADAŞ/LIK ile DADACI/LIK ile DADAİST ile DADAİZM
- DÂDER[Fars.] ile DÂDENDER[Fars.] ile DÂDER-ENDER[Fars.]
( Kardeş. İLE Üvey kardeş. İLE Üvey kardeş. )
- DADI/TAYA[Fars. < DÂYE] ile/ve DÂDÛ/LÂLÂ[Fars.]
( Bayan çocuk bakıcısı. | Süt annesi. İLE/VE Bay çocuk bakıcısı. | Şehzâdelerin özel eğitmenleri. | Sultanların, vezirlerine seslenirken kullandıkları bir söz. )
- DADI/LIK ile DADILI
- DAĞ FARESİ ile ÇAYIR FARESİ
( )
- DAĞ KEÇİSİ ile ÇENGEL BOYNUZLU DAĞ KEÇİSİ
- DAĞ KEÇİSİ ile PİRENE DAĞ KEÇİSİ
( IBEX vs. PYRENEAN IBEX )
( PYRENAICA PYRENAICA vs. CAPRA PYRENAICA PYRENAICA )
- DAĞ, KÛH[Fars.] ile/ve RÂG[Fars.]
( ... İLE/VE Dağ eteği. | Çayırlık, çimenlik, bağlık, bahçelik. )
- DAĞ NANESİ ile TAŞ NANESİ
- DAĞ OLMAK ile/değil/yerine VADİ OLMAK
( Yağmur yağar ama akar gider. İLE/DEĞİL/YERİNE Yağmuru toplar, göl olursun. )
- DAG[Argu] ile/ve/||/<>/> TEGUL[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- DAĞ ile/ve AKLAN/MAİLE[Ar.]
( ... İLE/VE Bir dağ sırasının yamaçlarından her biri. )
- DAĞ ile/||/<> AŞAK/AŞAQ[Oğuz] ile/||/<>
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( ... İLE Dağ eteği. )
- DAĞ ile/ve/değil/yerine/<>/>/>< BAĞ
( Bakmazsak/özenmezsek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<>/>/>< Bakarsak/özenirsek. )
- DAĞ ile BALKAN
( ... İLE Sarp ve ormanlık sıradağlar. )
- DAĞ ile/ve BERDENG[Fars.]
( ... İLE/VE Çöl ortasında bulunan küçük dağ ve tepe. )
- DAĞ ile BÎSÜTÛN
( Şîrîn'in emriyle, Ferhad'ın deldiği dağ. Bugün Bağdat ile Hamedan arasında Kirman Şâh'ın 30 km. doğusunda kalır. Dik, kayalık ve sarp bir dağdır. )
- DAĞ ile/değil/yerine/>< DENİZ
( Uzaklaştırır, ayırır. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yakınlaştırır, birleştirir. )
- DAĞ ile/||/<> GÖKKUŞAĞI DAĞI/VINICUNCA
( ... İLE/||/<> Peru'da. )
- DAĞ ile/ve/||/<> KAR
( Dağına göre kar. )
( MOUNTAIN vs./and/||/<> SNOW )
- DAĞ ile TEPE
( ŞİMRÂH: Dağ tepesi. )
( BÎSÜTÛN: Âşık Ferhad'ın, sevgilisi Şîrîn'in emriyle Kermanşah civarında deldiği dağ. | Gökyüzü. )
( Sevgili Ersin Alok'un çektiği dağ fotoğraflarını görmek için burayı tıklayınız... )
(
)
( En yüksek dağlar:
Mauna Kea (Hawaii) 10.200 m.
Everest (Nepal) 8848 m.
K2 (Kaşmir) 8611 m.
Kangchenjunga (Nepal) 8600 m.
Makalu (Nepal) 8481 m.
Dhaulagiri (Nepal) 8172 m.
Nanga Parbat (Kaşmir) 8126 m.
Annapurna (Nepal) 8078 m.
Gasherbrum (Kaşmir) 8068 m.
Gosainthan (Tibet) 8013 m. )
( CEBEL[çoğul > CİBÂL] ile ... )
( KÛH ile ... )
( MOUNTAIN vs. HILL )
- DAĞ ile TÛR
( ... İLE Hazreti Musa'nın ilâhi tecelliye mazhar olduğu dağ. )
- DAĞ ile/ve YANARDAĞ
( Cameroun
Cotopaxi
Etna
Fujiyama
Hecla
Mauna Loa
Mount St. Helens
Popacatapetl
Stromboli
Tristan de Cunha
Vesuvius )
( ... ile/ve
)
( CEBEL ile/ve BÜRKÂN )
( MOUNTAIN vs./and VOLCANO[< Fr.] )
- DAĞ ile/ve YAYLA
( ... İLE/VE Akarsularla derin bir biçimde yarılmış, parçalanmış, üzerinde düzlüklerin belirgin olarak bulunduğu, deniz yüzeyinden yüksek yeryüzü parçası. PLATO | Dağlık, yüksek bölgelerde, kışın, yaşam koşulları güç olduğundan dolayı boş bırakılan, yazınsa havası iyi ve serin olan dinlenme yeri. )
( CEBEL[çoğ. CİBÂL], TAVD[çoğ. ATVÂD] ile/ve ... )
( KÛH ile/ve ... )
( MOUNTAIN vs./and UPLAND/HIGH PLATEAU )
- DAĞCI/LIK ile DAĞCIL
- DAĞDAĞA ile DAĞDAĞALI ile DAĞDAĞASIZ
- DISTRIBUTION FUNCTION[İng.]FONKSIYONU / FONCTION DE DISTRIBUTION[Fr.] / DISIPATIONSFUNKTION, VERTEILUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM/DAĞILMA İŞLEVİ/FONKSİYONU
- İNTİŞÂR[Osm.] / DISPERSION (LONDON) FORCES[İng.] / DISPERSION[Fr.] / DISPERSION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM, DİFÜZYON, YAYILMA, SAÇILMA, DİSPERSİYON (LONDON) KUVVETLERİ
- VERTEILUNGSRAUSCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM GÜRÜLTÜSÜ
- DISTRIBUTION COEFFICIENT[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM KATSAYISI
- DISTRIBUTION LOSS[İng.] / VERTEILUNGSVERLUST[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM KAYBI
- DISTRIBUTION RATIO[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM ORANI
- LOI DE DISPERSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM YASASI
- DAĞILIM ile AYIRMA
( DISPERSION vs. ALLOCATION )
- DAĞILIM ile DAĞITIM
( DISPERSION vs. DISTRIBUTION )
- DISTRIBUTION, DISPERSION[İng.] / DISTRIBUTION[Fr.] / DISIPATION, DISPOSITION, DISTRIBUTION, DISPERSION, VERTEILUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILIM
- DAĞILIM/DAĞILMAK ile/ve/değil/||/<>/< YAYILIM/YAYILMAK
- FACTEUR DE DISSIPATION[Fr.] / DISIPATION-FAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA/DAĞILIM FAKTÖRÜ
- PARTITION COEFFICIENT[İng.] / PARTITIONNER[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KATSAYISI (KROMATOGRAFİ)
- PERTE PAR DISSIPATION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KAYBI
- PARTITION CHROMATOGRAPHY[İng.] / VERTEILUNGS CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KROMATOGRAFİSİ
- DISPERSION FORCE[İng.] / FORCE DE DISPERSION[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA KUVVETİ
- COEFFICIENT DE DISTRIBUTION[Fr.] / TEILUNGS VERHÄLTNIS, TEILUNGSKOEFFIZIENT, VERTEILUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA ORANI, DAĞILMA KATSAYISI
- DAĞILMA ÖZELLİĞİ ile/ve BİRLEŞME ÖZELLİĞİ
- DISPERSION LAW[İng.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA YASASI
- DISSIPATION[Fr.] / DISSIPATION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞILMA, YİTİM
- DAĞILMA ile/ve/> İNCELME
- DAĞILMA ile SAÇILMA
- DAĞILMA ile/ve/> SEYRELME
- DAĞILMA ile/ve/değil YAYILMA
- DAĞILMAK ile DAĞILABİLMEK ile DAĞILIVERMEK
- DAĞILMAK ile DAĞINIK ile DAĞILMA ile DAĞILIM
( DISPERSE vs. DISPERSED vs. DISPERSEMENT vs. DISPERSION )
( پراکندن ile متفرق کردن ile پراکنده ile متفرق ile برهم خوردگي ile تفرق ile پراکنش ile تلاشي ile پراکندگي ile تفرقه )
( PARAKANDAN ile MOTEFARGH KARDAN ile PARAKANDEH ile MOTEFARGH ile BAREAM KHORDEGY ile TAFARGH ile PARAKONASH ile TALASHY ile PARAKANDEGY ile TAFARGHEH )
- DAĞILMA/SI ile/ve/<> UZAKLAŞMA/SI
- RAYONNEMENT DISPERSÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞILMIŞ IŞINIM
- DAĞILMIŞLIK ile/ve/değil/yerine BOĞULMUŞLUK
- DIFFUSE SERIES[İng.] / SÉRIES DIFFUSES[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK DİZİLER
- DIFFUSE TRANSMISSION[İng.] / TRANSMISSION DIFFUSE[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK İLETİM
- DIFFUSE RADIATION[İng.] / RAYONNEMENT DIFFUS[Fr.] / DIFFUSE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK IŞINIM
- DIFFUSE REIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK SERİ
- DIFFUSE SOUND[İng.] / SON DIFFUSÉ[Fr.] / DIFFUSER SCHALL[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK SES
- DIFFUSE SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DIFFUS[Fr.] / DIFFUSES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK TAYF/SPEKTRUM
- DIFFUSE REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION DIFFUSE[Fr.] / DIFFUSE REFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK YANSIMA
- RÉFLECTEUR DIFFUS[Fr.] ile/değil/yerine/= DAĞINIK YANSITICI
- DAĞINIK ile/ve/değil/||/<>/< PARÇA PARÇA
- DAĞINIK ile PİS
( MESSY vs. DIRTY )
- DAĞINIK ile YAYILMA
( DIFFUSED vs. DIFFUSION )
( پاشيده ile پخش ile پاشيدگي ile پخش شدگي )
( PASHYDAH ile POKHSH ile PASHYDEGY ile POKHSH SHODEGY )
(1996'dan beri)