Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 58.713 başlık/FaRk ile birlikte,
58.713 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(56/236)


- DİL ile/ve/<>/= SİMGE


- DİL ile/ve/<> SÖZ

( ... ile/ve/<> SEHUN/SÜHÂN/SUHAN )


- DİL/TIL ile/ve/||/<> SÖZCÜK/KELİME

( Sözcükler, anlamları taşıyan at gibidir. )

( Küçücük bir sözü/kelâmı bile küçümsemeyeceksin! )

( Sözün/Kelâmın değerini bilmek, duymakla olur. )

( Sözcükler, işaret eder ama açıklayamaz. )

( Words indicate, but do not explain. )

( LANGUAGE vs./and WORD )


- DİL ile/ve TARİH

( Herşeye yayılmış olan en genel temsil. İLE/VE ... )

( Dil, zihin tarafından, zihin için meydana getirilmiştir. )

( Dil, varlığın evidir. )

( Zihin, dili biçimlendirir ve dil de zihne biçim verir. )

( Konfüçyüs: "Eğer konuşulan dil doğru değilse o zaman söylenilen söz, söylenilmek istenen şey olmaz. O zaman, yapılması gereken yapılmaz ve eğer işler yapılmadan kalırsa, maneviyat ve sanat bozulur. O zaman, adâlet, sahtekârlıkla yürür. Eğer bu olursa, kişiler, kendilerini umutsuz bir karmaşanın içinde bulur. Bu nedenle, söylenilen şey her şeyden önemlidir ve bu konuda dikkatsizlik yapılmamalıdır." )

( Language is an instrument of the mind. It is made by the mind, for the mind. )

( LANGUAGE vs./and HISTORY )


- DİL ile/ve TUTARLILIK


- DİL ile/ve/<>/değil/yerine ÜSLÛB

( Üslûb-u beyân/lisân, aynıyla insan. )


- DİL ile/ve/değil/||/<>/> ÜSLÛP


- DİL ile/ve/||/<> VARLIK

( Dilin düzeni varlığın düzenidir, varlığın düzeni dilin düzenidir. )

( Ülkesinin yüksek istiklâlini korumasını bilen Türk ulusu, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır. )

( LANGUAGE vs./and/||/<> EXISTENCE )


- DİL ile/ve YANSIMA


- DİL-ÂGÂH ile KALBİ UYANIK | GÖNÜL ANLAR | BİLGİN

( KALBİ UYANIK | GÖNÜL ANLAR | BİLGİN )


- DİLÂRÂ[Fars.] ile/ve/||/<>/> DİLBER[Fars.]

( Gönül alan/kapan/okşayan/dinlendiren, güzel genç kız. İLE/VE/||/<>/> Gönlü alıp götüren, çok güzel/alımlı yetişkin/olgun güzel kadın. )

( Hakkı, hakikati[dolunay] temsil eden. İLE/VE/||/<>/> Hakikate[dolunaya] benzetilen. )

( Hakikat. İLE/VE/||/<>/> Mârifet. )


- DİLATASYON ile/||/<> DİLATE ile/||/<> DİLATATÖR/DİLATÖR ile/||/<> DİLÜSYON

( Genişleme. İLE/VE/|| Genişlemiş. İLE/VE/|| Genişleten/genişletici. İLE/VE/|| Seyreltme. )


- DİLATASYON ile DİLATE ile DİLATE ETMEK

( Genişleme. İLE Genişlemiş. İLE Genişletmek. )


- DİL-ÂZÂD ile SER-ÂZÂD

( GÖNLÜ BİR ŞEYLE İLGİLİ OLMAYAN, GÖNLÜ RAHAT | ÖZGÜRLÜĞE KAVUŞMUŞ ile SERBEST, HÜR, BAŞI BOŞ | RAHAT, DERTSİZ )


- DİLBAZ[Fars.] ile/ve/||/<> DİLBER[Fars.] ile/ve/||/<> DİLRUBA[Fars.]

( Güzel söz söyleyen, konuşkan. | Konuşmasıyla kandıran. İLE/VE/||/<> Alımlı, güzel kadın. İLE/VE/||/<> Gönül çalan, gönül hırsızı. )


- DİLBİLGİSEL ile DİLBİLGİSEL BİÇİMBİRİM ile DİLBİLGİSEL CİNS ile DİLBİLGİSEL DURUM ile DİLBİLGİSEL GÖRÜNÜŞ ile DİLBİLGİSEL KOŞULLAMA

( GRAMMATICAL vs. GRAMMATICAL MORPHEME vs. GRAMMATICAL GENDER vs. GRAMMATICAL CASE vs. GRAMMATICAL ASPECT vs. GRAMMATICAL CONDITIONING )


- DİLBİLGİSİ ile GRAMER ile GRAMATOLOJİ

( GRAMMAR vs. GRAMMATICAL vs. GRAMMATOLOGY )

( گرامر ile دستور ile دستوري ile صرفي ile دبيره شناسي )

( GERAMER ile DASTOR ile DASTORY ile صرفي ile DABYRAH SHENASY )


- DİLBİLGİSİ/VERİ/BİLGİ/INPUT ile/ve/||/<>/> MANTIK/ANLAYIŞ/İŞLEM ile/ve/||/<>/> SÖZ SÖYLEME SANATI/BİLGELİK/ÇIKIŞ

( Klasik. İLE/VE/||/<>/> İçrek[ezoterik]. İLE/VE/||/<>/> Modern. )

( GRAMMAR/DATA/KNOWLEDGE/INPUT vs./and/||/<>/> LOGIC/COMPREHENSION/PROCESS vs./and/||/<>/> RHETORIC/WISDOM/OUTPUT )


- DİLBİLİM ile/ve/||/<>/</> MANTIK


- DİLBİLİM/LİNGUİSTİK ile/ve/||/<> ÖRÜBİLİM/FİLOLOJİ

( ... İLE/VE/||/<> Yazına[edebiyata] dayalı dilbilgisi. )


- DİL:
"ORTAYA ÇIKAN" ile/ve/değil/||/<>/< OLUŞTURULAN


- DİLCİ/LİK ile DİLCİK


- DİL-DÂR -ile

( ABDÜLBÂKİ DEDE'NİN TERKİBETTİĞİ 7 MAKAMDAN BİRİ | BİRİNİN GÖNLÜNÜ ALMIŞ, SEVGİLİ )


- DİL'DE:
BİÇİMCE ile/ve SOYCA


- DİLDE:
KAYMA ile/ve/||/<> "ESNEME"


- DİLDE" ile/ve/değil/||/<>/< BİÇİMDE


- İNKÂR:
DİLDE ile/ve/değil/||/<>/< GÖZDE

( "İnkâr edilen". İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Dilin, inkâr ettiği inkâr edilen. )


- DİLDEN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TELDEN


- DİLEK ile DİLEKÇE ile DİLEK KİPİ


- DİLEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/</>< GERÇEK/LİK


- DİLEK ile/ve HEDEF

( Sana hiçbir dilek verilmemiştir ki, onu gerçekleştirecek güç de verilmemiş olsun. Ancak bunun için çallışman gerekebilir. )

( WISH vs./and TARGET )


- DİLEK ile İSTEK/ARZU

( WISH vs. DESIRE )


- DİLEK/TEMENNİ[Ar.] ile KAYGI/ENDİŞE[Fars.]

( Özellikle, "İnşaallah" dendiğinde. )

( WISH vs. ANXIETY/CONCERN )


- DİLENCİ ile CERRAR

( .. İLE Çekici, sürükleyici. | Zorla para alan. | Savaş araçlarıyla donatılmış, kalabalık ordu. | Dilenci. )

( GEDA ile ... )


- DİLENCİ ile DİLENCİCE

( BEGGAR vs. BEGGARLY )

( متکدي ile فقير ile گدا ile فقيرانه ile گداوار ile گدامنش )

( متکدي ile FAGHYR ile GODA ile FAGHYRANEH ile GODAVAR ile GODAMNASH )


- DİLENCİ ile ISKATÇI

( ... İLE Iskat verilen kişi. | Mezarlık dilencisi. )


- DİLENCİ ile/değil MECNÛN


- DİLENMEK ile/ve/<> ACINDIRMAK

( TESE'ÜL[< SUÂL] ile/ve/<> ... )


- DİLENMEK ile/ve/değil/yerine DİLEMEK

( ... İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>

( Kişilerden. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>


- DİLENMEK ile DİLENDİRMEK ile DİLENEBİLMEK ile DİLENDİRİLMEK ile DİLENCİ/LİK ile DİLENCİ VAPURU ile DİLENCİ ÇANAĞI


- DİLENMEK ile/değil/yerine DİRENMEK


- -Dİ'Lİ GEÇMİŞ ile/<> -MİŞ'Lİ GEÇMİŞ

( Belirli geçmiş. İLE/<> Belirsiz geçmiş. )

( İstenç/irâde devrede olduğunda. İLE/<> Yapılabilecek/değiştirilebilecek herhangi bir durum olmadığında. )

( Farkındalıkla, sorumluluğu üstlenilmiş eylemlerde/tutumlarda. İLE/<> Farkında olunmadan/olunmayabilinenlerde. )

( Görülen. İLE/<> Duyulan. )


- DİLİ KULLANMA(MIZ) ile/ve/<>/değil DİLİ KULLANAMAMA(MIZ) / DİLİN BİZİ KULLANMASI

( Belirli olanlarda. İLE/VE/<>/DEĞİL Belirsizlikle oluşan / belirsizlikte bırakılan durumlarda. )


- DİLİ ÖĞRENMEK/ÖĞRETMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< DİLİ KULLANMAYI ÖĞRENMEK/ÖĞRETMEK


- DİL/İ ile/ve/değil/||/<>/> ANLATIM/I


- ... DİL/İ" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< BAĞLAM/I


- DİLİM/PARÇA ile LOKMA/TİKE

( ŞERHA ile AZÂZ, ÜKLE[çoğ. ÜKEL] )

( SLICE/PIECE vs. BOLUS )


- DİLİM ile DİLİM ile DİLİM

( Ağzımdaki dil. İLE Kullandığım/konuştuğum dil. İLE Bir bütünden kesilmiş ya da ayrılmış ince, yassı parça. | Radyatör parçalarından her biri. | Belirli ölçülere göre oluşmuş bölüm. | Değişik anlatı türü, masal, efsane, bilmece vb. bir metnin, bir yapıtın, aslından az çok ayrılan değişik biçimli olanı, epizot. )


- DİLİM ile KATMAN

( SLICE vs. LAYER )


- DİLİMLEMEK ile DİLİMLENMEK ile DİLİMLETMEK ile DİLİMLENEBİLMEK ile DİLİMLEYEBİLMEK ile DİLİM ile DİLİM DİLİM


- DİLİN:
BELİRLENMESİ ile/ve/||/<>/> YALINLAŞTIRILMASI


- DİL'İN:
ÇEŞİTLERİ ile/ve/||/<>
LEHÇELERİ ile/ve/||/<> ŞİVELERİ ile/ve/||/<> AĞIZLARI

( ŞİVE[Fars.]: Söyleyiş özelliği. | Naz, eda, cilve. | Ağız. )

( ... İLE/VE/||/<> Bir dilin, bilinmeyen, çok eski dönemlerinde, kendinden ayrılmış kolları. İLE/VE/||/<> Bir dilin, izlenebilen tarihi dönemlerinde ayrılmış kolu. İLE/VE/||/<> Herhangi bir şivenin, daha çok, söyleyiş[telaffuz] özelliklerine bağlı olarak oluşan yerel kolları. )

( VARIANTES vs./and/||/<> DIALECTE vs./and/||/<> PATOIS vs./and/||/<> ACCENT )


- (DİLİN) DİLBİLGİSİ ile/ve/<>/değil/yerine AKLIN DİLBİLGİSİ


- DİL'İN:
DOĞUŞU ile/ve/<>/> KURULUŞU ile/ve/<>/> KULLANILIŞI


- DİLİN, FARKINDALIKLI KULLANIMI ile/ve FELSEFÎ BİLİNÇ


- DİLİN:
KÖKENİ ile/ve/||/<> YAPISI

( KÖKEN BAKIMINDAN:

* HİNT-AVRUPA DİLLERİ
A. AVRUPA KOLU

1. Cermen Dilleri: Almanca, Felemenkçe, İngilizce, İskandinav dilleri.
2. Roman Dilleri: Bu grubun ana dili Lâtince'dir. Bugün yaşayan kolları Fransızca, İspanyolca, Portekizce, İtalyanca ve Rumence'dir.
3. İslâv Dilleri: Rusça, Bulgarca, Sırpça ve Lehçe.
4. Yunanca, Arnavutça, Keltçe.

B. ASYA KOLU
Hint - İran Dilleri(Arî Dilleri)

a. Hintçe(Eski-Orta, Yeni Hintçe). Bu alt kol, Sanskrit ve bugünün başlıca Hint dilleri olarak da gösterilebilir.
b. Farsça: Ölü dil olan Avesta, Eski, Orta ve Yeni Farsça.
c. Ermenice: Eski, Orta ve Yeni Ermenice.
d. Eski Anadolu: Hititçe (ölü dildir)
e. Toharca: Asya kolunun en doğuda kalan dalıdır ve ölü dildir.

* HAMİ - SAMİ DİLLERİ
Bu dil ailesinde Akkadça, Aramca, İbranice, Arapça ile Libya-Berber dilleri yer almaktadır. Akkadça ölü bir dildir.

* BANTU DİLLERİ
Orta ve Güney Afrika'da konuşulan Bantu dillerini içine alan geniş bir dil ailesidir.

* ÇİN - TİBET DİLLERİ
Çin ve Tibet dilleri bu aile içinde yer alır.

* KAFKAS DİLLERİ
Bu gruba giren başlıca diller Kartvel koluna giren Gürcüce ile Abhaz - Çerkeş, Lezgi - Çeçen kollarıdır. Bu diller fonem sistemleri ve iç yapıları bakımından öteki dil ailelerine göre büyük ayrılıklar taşır.

* ALTAY DİLLERİ
Bu aile, Ural - Altay dil grubunun Altay kolunu oluşturmaktadır. Türkçe, Moğolca, Mançuca ve Tunguzca Altay Dil Ailesi içindedir.

* URAL DİLLERİ
Ural - Altay dil grubunun Ural kolunu oluşturmaktadır.
a. Fin - Ugur Kolu
b. Samoyet Kolu

2. YAPI BAKIMINDAN:
A. TEK HECELİ DİLLER

(Yalınlayan Diller, Ayrımlı Diller)
(Isolating Languages, Monosyllabic Languages)

B. EKLEMELİ DİLLER
(Bağlantılı Diller, İltisaklı Diller)
(Agglutinative Languages)

C. ÇEKİMLİ DİLLER
(Bükümlü Diller, Tasrifli Diller)
(Inflected Languages)

- TÜRKÇE YAZI DİLLERİ
A. Batı Türkçesi
(Güney-Batı Türkçesi)
* Türkiye Türkçesi
* Gagauz Türkçesi
* Azerbaycan Türkçesi
* Türkmen Türkçesi

B. Kuzey - Doğu Türkçesi(Doğu Türkçesi)
* Özbek Türkçesi
* Uygur Türkçesi
* Kazak Türkçesi
* Karakalpak Türkçesi
* Kırgız Türkçesi
* Kazan(Tatar) Türkçesi
* Başkurt Türkçesi
* Kırım Türkçesi
* Nogay Türkçesi
* Karaçay Türkçesi
* Malkar Türkçesi
* Kumuk Türkçesi
* Altay Türkçesi
* Hakas(Abakan) Türkçesi
* Tuva Türkçesi )

( image )


- DİL'İN:
KÖKENİ ile/ve/yerine KULLANILIŞI


- DİLİN KULLANIMI ile/ve DİLİN AKLI


- DİLİNİ ANLAMAK ile/ve/<>/||/değil ZEVKİNİ ANLAMAK


- DİLİNİ:
YUVARLAYABİLEN ile/ve YUVARLAYAMAYAN


- DİLİNİN ALTI ile SÖZÜNÜN ARKASI


- DİLİVİYUM[Fr. < Lat.] -ile

( Bugünkü ırmakların, dördüncü çağdan kalma, en eski alüvyonlarına verilen ad. )


- DİLİ(ZİHNİ) (DOĞRU/YETKİN) KULLANMAK ile/ve/<> TÜRKÇE'Yİ (DOĞRU/YETKİN) KULLANMAK


- DİLLE ANLATMAK ile/yerine DİLDE YANSITMAK


- DİLLE ZİKİR ile/ve KALPLE(SESSİZ) ZİKİR

( Zikr-i celî, Zikr-i cehrî, Zikr-i alâniye, Zikr-i lisâni. İLE Zikr-i hâfî, Zikr-i kalbi. )


- DİLLENME ile/değil DİLLENDİRME


- DİLLENMEK ile DİLLENDİRMEK ile DİLLENDİRİLMEK


- DİLLER ile/ve/değil/||/<>/> ÖBEKLERİ

( image )

( image )


- DİLLİ/LİK ile DİLLİ DÜDÜK


- DİLSEL DEĞİŞKEN ile/||/<> SAYISAL DEĞİŞKEN

( Dilsel değişken sözel ifadeler (soğuk, ılık, sıcak), sayısal değişken rakamsal değerler )

( Lotfi A. Zadeh tarafından 1975 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1921-2017) (Ülke: Azerbaycan/ABD) (Alan: Matematik, Bilgisayar) (Önemli katkıları: Bulanık mantık, bulanık kümeler) )


- DİLSİ ile DİLSİZ/LİK


- DİLÜE ile DİLÜE ETMEK ile DİLÜENT ile DİLÜSYON

( Seyreltik, seyreltilmiş. İLE Seyreltmek, yoğunluğunu azaltmak. İLE Seyreltici. İLE Seyreltme. )


- DİL/UZUVLAR ile/ve KALP


- DİMÂ'[Ar. < DEM] ile DİMÂĞ[Ar. çoğ. EDMİGA]

( Kanlar. İLE Beyin. | Akıl, şuur. [Fars. HÛŞ] )


- DİMDİK ile/ve/||/<> DÜMDÜZ


- DİMİ ile/değil "Dİ Mİ?" [DEĞİL Mİ?]

( Sıkı dokunmuş, bir tür pamuklu kumaş. İLE/DEĞİL Soru kipi olduğunu gösteren ayrık mi'lere, hangi zaman, zemin ve koşul olursa olsun, yazımlarımızda, boşlukların önemine ve okuyuculara gösterilmesi gereken saygının olmazsa olmazlığı! )


- DİMİNUENDO[İt.] -ile

( Sesi, gittikçe azaltarak. | Müzik parçasının başında, > imiyle gösterilen nota terimi. )


- DİMNE[Ar.] ile Dimne[Ar.]

( Süprüntülük. İLE Çakal adı.["Kelîle ve Dimne" adlı öykü kitabındaki] )


- DİMYAT ile Dimyat

( Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. İLE Mısır'da bir Akdeniz limanı ve Dimyat ili'nin başkenti. [Nil deltasında, Kahire'nin 300 km. kuzeyindedir.] )

( Dimyat'a, pirince giderken, eldeki bulgurdan olmak. )


- DIN -ile

( Işık kuvvet birimi. )


- DİN ADAMLARI ile DİN ADAMI

( CLERGY vs. CLERGYMAN )

( مردروحاني ile روحانيون ile کاتوزي ile روحاني ile مجتهد )

( مردروحاني ile ROHANYVAN ile کاتوزي ile ROHANY ile MOJTENPAND )


- DİN ANLATIMINDA:
BÖLÜNMÜŞLÜK ile/değil/yerine KAPSAMLI/LIK


- DİN DERSİ ile/ve/||/<> DÜN DERSİ


- DİN DIŞI ile DİN KARŞITI

( SECULAR vs. ATHEISM )


- DİN DÜŞMANLIĞI ile/ve/değil/||/<>/< DİN KARŞITLIĞI


- DÎN[Ar. çoğ. EDYÂN] ile DÎN[Ar.]

( Allah'a inanma ve bağlanma. İLE Her Güneş ayının 24. günü. | Kalemi korumakla görevli sayılan melek. )


- DİN:
İMAN/İTİKÂT ile/ve İBÂDET ile/ve MUAMELÂT

( RELIGION: FAITH/BELIEF vs./and WORSHIP vs./and TRANSACTIONS )

( RELIGION: FAITH/BELIEF vs./and WORSHIP vs./and TRANSACTIONS )


- DİN:
[<> Lat.] LIGARE ile/ve/> RE-LIGARE :
RELIGION

( İlk bağ.[göbek bağı][içeriden] İLE/VE/> İkinci bağ.[süt][dışarıdan] > )

( Anneden. İLE/VE/> Babadan/senden. > )

( Nur bağı. İLE/VE/> Ruh bağı. > )

( Ancak, kendiyle ve tüm çevresindekilerle bağ kuran/kurabilen, din sahibi olur. )


- DİN ÖNCESİ ile/ve/<> DİN ÖTESİ

( Ekin(kültür). İLE/VE/<> Folklor. )

( Din öncesi ve din ötesi )


- DİN:
ÖZNEL ile/ve/||/<> NESNEL


- DİN ile/ve ASKERİYE


- DİN" ile/ve/=/||/<> "BURÇ"


- DİN ile DÎN

( Borç.[< DEYN] | Düzen, tüze. | Doğa yasaları. | Fıtratını bozmamak üzere oluş(turul)muş düzen. | Ölüm karşısında ümit. İLE Her Güneş ayının 24. günü. | Kalemi korumakla görevli sayılan melek. )

( RELIGION vs. RELIGION )


- DİN ile DİN ile DIN[Fr. < Yun.]

( ... İLE Bir şeyin en yüksek ve sivri noktası. | İlmek. İLE C.G.S. dizgesinde, bir gramlık bir kütlenin hızını, saniyede bir santimetre artıran güç birimi. [Bir Newton, 10[üssü]5 DIN'e eşittir.] )


- DİN ile DİNDAR ile DİNİ DAR


- DİN ile/ve DİNİN İLKELEŞMESİ


- DİN ile DOGMATİK TUTUM


- DİN ile/ve/> DÖNÜŞÜM

( Kişinin dini, fıtratıdır. )

( İnsana, doğru işleri bahşeden düzenin adı. )


- DİN ile/ve/= DÜZEN


- DİN ile/ve EFSANE


- DİN ile/ve/değil EŞİK


- DİN ile/ve/||/<> EVLİLİK

( (")İki (")gönüllülük(") temelli oluşum.(") )


- DİN ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FELSEFE

( Anlama ilişkin soruların akıl ile değil kurguyla yapılacağına yönelik yaklaşımı, felsefenin soruları içinde kalarak yanıtlamaya çalışmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Kişinin [ve evrenin] sorularına aklın sınırları içinde kalarak yanıt vermeye çalışmak. )

( GAZÂLÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KANT )

( Avam'ın "felsefesi". İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Havas'ın "dini". )


- DİN ile/ve GELENEK

( DİN: İnançlar ağı. )

( RELIGION vs./and TRADITION )


- DİN ile/ve HAYAT


- DİN ile/değil HRİSTİYANLIK


- DİN ile/ve/<> İNSAF

( İnsaf, dinin yarısıdır. )

( To be fair is the half of religion. )

( DİN: Kalpsiz dünyanın kalbi. )

( RELIGION vs./and/<> TO BE FAIR/REASONABLE, TO BEHAVE FAIRLY )


- DİN ile/ve KÜLTÜR


- DİN ile/ve KÜLTÜREL DEĞER(LER)


- DİN ile/ve KURUMSAL DİN


- DİN ile/ve/||/<> KUTSAL KİTAP


- DİN ile METAFİZİK


- DİN ile/ve/değil/||/<> MEZHEB/MEZHEP ile/ve/değil/||/<> TARİKAT

( Bir dinin çeşitli görüş ayrılıkları nedeniyle ortaya çıkan kollarından her birine verilen ad.["DOKTRİN" olarak da adlandırılır] | Yol. İLE/VE/DEĞİL/||/<> Aynı dinin içinde bazı yorum ve uygulama farklarına dayanan, bazı ilkelerde birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma ve onu tanıma yollarından her biri. | Bir şeyhe bağlı kişiler için konulmuş olan manevi, ahlâkî ve toplumsal kuralların tümü ve bu kurallara göre örgütlenmiş kurum. | Yol. )


- DÎN[Ar.] ile ŞERÎ'AT[Ar.]


- DİN ile/ve ŞERİAT


- DİN ile/ve/||/<> ŞİİR


- DİN ile SİYASET

( RELIGION vs. POLITICS )


- DİN ile TEK TANRILI DİN


- DİN ile/ve TERCİH (ETMEK)


- DİN ile/ve/<> TİN


- DİN ile TİN


- DİN ile/ve/=/<> ÜMİT


- DİN ile/ve YORUM


- DİN ile/değil/||/<> ZAN


- DİNAMİK KİMYASAL AĞ ile/||/<> STATİK KİMYASAL AĞ

( Dinamik kimyasal ağ sürekli bağ kırılıp oluşurken İLE statik kimyasal ağ sabit bağ yapısı gösterir )

( Formül: Adaptif malzeme )


- DİNAMİKLEŞMEK ile DİNAMİKLEŞTİRMEK ile DİNAMİK/LİK ile DİNAMİK ANALİZ


- DİNAMİKLEŞTİRİCİ ile DİNAMİT

( DYNAMICIZER vs. DYNAMITE )

( مکانيک حرکت ile ديناميت ile ديناميت زدن )

( MAKANYK HARKAT ile ديناميت ile DYNAMYT ZADAN )


- DİNAMİTLEMEK ile DİNAMİTLENMEK ile DİNAMİT ile DİNAMİTÇİ/LİK ile DİNAMİT LOKUMU


- DİNAMİT/LER ile/değil DİNAMİK/LER


- DİNAMO ile DİNAMİZM


- DİNAMO ile LOKOMOTİF

( DYNAMO vs. LOCOMOTIVE )


- DÎNÂR ile/||/<> DİRHEM[Ar. < Yun.]

( Çeyrek altın değerindeki eski bir para birimi. [İran, Tunus ve bazı ülkelerde kullanılan para birimi] @@ Gümüş, bir tür gümüş para. | Bir okkanın dörtyüzde biri olarak kabul edilmiş olan[3148 gr. | İstanbul için 3207 gr. olarak saptanmıştır] eski bir ağırlık ölçü birimi. | Bir miskal, dört gram ve seksen santigram. )

( GOLD vs./and SILVER )


- DİNCELMEK ile DİNCE


- DİNÇLENMEK ile DİNÇLEŞMEK ile DİNÇLEŞTİRMEK ile DİNÇLEŞEBİLMEK ile DİN ile DİNE ile DİNİ ile DİNK ile DİNÇ/LİK ile DİN DIŞI ile DİN ERKİ ile DİN ADAMI ile DİN BARONU ile DİN DORUĞU ile DİNİ BÜTÜN/LÜK ile DİN BİRLİĞİ ile DİNİ BAYRAM ile DİN FELSEFESİ


- DİNÇ/LİK ile/ve DEVİMSEL/LİK[DİNAMİK/LİK]


- DİNÇ/LİK ile/ve/<>/ya da DİNGİN/LİK

( TENDÜRÜST/TÜVANA/ZİNDE ile/ve/<>/ya da ... )

( ... ile/ve/<>/ya da SAKİN )


- DİNDAR/DİNDAŞ ile ASHÂB-I NAKL

( ... İLE Vahyi esas alarak düşünen herkes. )


- DİNDAR ile ATEİST-DİNDAR


- DİNDAR ile DERVİŞ


- DİNDAR ile DİNCİ


- DİNDAR ile "KİNDAR"


- DİNDARLAŞMAK ile DİNDAR/LIK


- DİNDE YER ALAN ile/değil DİNDE DE YERALAN


- DİNDE:
ZORUNLULUK ile/ve/<> SORUMLULUK

( [var ise] Sorumluluk yoktur. İLE/VE/<> Zorunluluk yoktur. )


- DİNDE:
FEDÂKÂRLIK ile/ve/||/<>/> ÖLÇÜLÜLÜK ile/ve/||/<>/> ÜMİTVÂRLIK


- DİNDİRMEK ile DİNDİRTMEK ile DİNDİRİLMEK ile DİNDİREBİLMEK ile DİNDİRİVERMEK


- DİNDİRMEK ile GİDERMEK

( TO QUENCH vs. TO CEASE/STOP )


- DİNERKİ(TEOKRASİ) ile/ve/<> DİNERKÇİLİK(KLERİKALİZM)

( (")Siyasal erkin, Tanrı'nın "temsilcileri oldukları"na inanılan "din adamları"nın elinde bulunduğu, "toplumsal", "siyasal" "düzen."(") İLE/VE/<> (")Dinin ve din kurumlarının, toplum yaşamının türlü kesimlerindeki yerini güçlendirmeyi amaçlayan, "toplumsal" ve "ekonomik" akım.(") )


- DİNGİL ile/değil/yerine/>< DİNGİN


- DİNGİLDEMEK ile DİNGİLDETMEK ile DİNGİLDEK/LİK


- DİNGİNCİLİK ile/ve BİLİNEMEZCİLİK

( QUIETISM vs./and AGNOSTICISM )


- DİNGİNCİLİK ile/ve VAROLUŞÇULUK

( QUIETISM vs./and EXISTENTIALISM )


- DİNGİNLEŞMEK ile DİNGİNLEŞTİRMEK ile DİNGİNLEŞEBİLMEK ile DİNGİ ile DİNGİL/LİK ile DİNGİN/LİK ile DİNGİLLİ ile DİNGİNCİ/LİK ile DİNGİLSİZ


- DİNGİNLİK ile HAREKETSİZLİK

( Hareketsiz kalma, eylemde bulun; çünkü etkinlik hareketsizliğe üstündür; hareketsizlik manevi yaşamı köreltir. )

( Ayrılık ve görünümlerin bir ve bütün olduğunu kavramak için aklın sakinleştirilmesi ve dinginlik kazanması gereklidir. )

( INERTIA vs. MOTIONLESS )


- DİNİ:
ANLADIKTAN SONRA YAŞAMAK ile/ve/değil/yerine YAŞADIKTAN SONRA ANLAMAK

( [not] RELIGION: LIVING AFTER UNDERSTANDING vs./and/but UNDERSTANDING AFTER LIVING
UNDERSTANDING AFTER LIVING instead of RELIGION: LIVING AFTER UNDERSTANDING )


- DİNÎ BİLGİ ile/ve İLMÎ BİLGİ ile/ve İRFANÎ BİLGİ

( Savm-ü-salât-ü Hacc ile sanma biter zâhid işin, İnsan-ı Kâmil olmaya, lâzım olan, irfân imiş )


- DİNİ İNANÇ ile/ve/değil "DİNİ KAYGI"


- DİN-İ İSLÂM ile/ve/<> DİN-İ FITRAT ile/ve/<> HAKK DİN

( Hz. Muhammed. İLE/VE/<> Hz. İbrahim. İLE/VE/<> Hz. Musa. )


- DİNÎ SÖYLEM ile TEOLOJİK SÖYLEM


- DİNÎ TERBİYE ile/ve TASAVVUFÎ TERBİYE


- DİNÎ ile DİNLEŞTİRİLMİŞ


- DİN-İ/İMÂN-I MÜBÎN ile/ve/||/<> KİTÂB-I/KUR'ÂN-I MÜBÎN

( Açık, meydanda olan din, İslâm Dini. İLE/VE/||/<> İyiyi, kötüyü, hayr'ı, şer'i bildiren kitap. )

( İnsanı anlatır. İLE/VE/||/<> Yasa ve düzeni anlatır. )

( İlim ve irâdeye bağlıdır. İLE/VE/||/<> İrfan ve ihtiyâra bağlıdır. )


- DİNİN DİLİ ile/ve İLMİN DİLİ ile/ve EDEBİYATIN DİLİ


- [ne yazık ki]
DİNİN, ...:
"EMİRLERİ" ile/değil/yerine/>< KAVRAMLARI


- DİNLEME AYGITI ile/değil KAYIT AYGITI


- DİNLEME ile DİNLEME SALONU


- DİNLEMEK/DİNLER GİBİ GÖRÜNMEK ile İLGİSİZLİK/KAYITSIZLIK

( TO LISTEN/PRETEND TO LISTEN vs. INDIFFERENCE/UNCONCERN/NEGLIGENCE )


- DİNLEMEK ile/ve/> DENEMEK

( TO LISTEN vs./and/> TO TRY )


- DİNLEMEK ile DİNLENMEK ile DİNLETMEK ile DİNLENİLMEK ile DİNLETİLMEK ile DİNLENDİRMEK ile DİNLENEBİLMEK ile DİNLETEBİLMEK ile DİNLEYEBİLMEK ile DİNLEYİVERMEK ile DİNLENDİRİLMEK ile DİNLENCE


- DİNLEMEK ile/ve/<> İZLEMEK


- DİNLEMEK ile "KULAK KABARTMAK"

( Kulağı ve dili olana söylüyorum, kulaksız ve dilsiz olan işitiyor. )


- DİNLEMEK ile/ve/<> SABIR/SABRETMEK

( TO LISTEN vs./and/<> PATIENCE )


- DİNLEMEK ile/ve "TAKİP ETMEK"

( TO LISTEN vs./and "TO FOLLOW UP" )


- DİNLEMEMEK ile/ve/||/<> BASTIRMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/||/<> ORTAMDA DEĞİLMİŞ GİBİ DAVRANMAK


- DİNLEMEMEK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/>/< NANKÖRLÜK

( Bir tek, nankörler dinlemez! )


- DİNLEMİŞ/DİNLİYOR GİBİ GÖRÜNMEK ile/değil/yerine DİNLEMEK


- DİNLENMEK ile/ve/||/<>/< ANA DİLİNDE DİNLENMEK


- DİNLENMEK/DİYLEM ile/ve/<> DİNGİNLEŞMEK

( Dinleyen dinlenir. [başkaları da dinleyeni dinler!] Dinleyen dinlenir. [yorulmaz, dinginleşir ve gelişir!] )


- DİNLENME/LİK ile DİNLENME SALONU


- DİNLEŞTİRİLMİŞ ile DİNSELLEŞTİRİLMİŞ/DİNÎLEŞTİRİLMİŞ


- DİNLETİ ile DİNLETİŞ


- DİNLEYEN ile/ve/||/<> OKUYAN

( Ne düşüneceğini öğrenir. İLE/VE/||/<> Nasıl düşüneceğini öğrenir. )


- DİNLEYENİN OLMAMASI ile/değil ANLAYANIN OLMAMASI

( Dinleyeni olmadığından değil anlayanı olmadığından sessizleşir insan. )


- DİNLEYİŞ ile DİNLEYİCİ/LİK


- DİNLİYİM ile/değil DİNLEYEYİM


- DİNOZOR ile İRİ DİNOZOR

( Mesozoik çağda yaşamış olan ve bugün yalnızca fosilleri bulunan çok büyük bir cins sürüngen. )

( DINOSAUR vs. TYRANNOSAURUS
[kökeni/etimolojisi] [Yun.] DEINOS [MONSTROUS] + SAUROS [LIZARD]
Dinozor ile İri Dinozor )


- DİNOZOR ile/||/<> TERİM

( Dinozor terimini tanımlayan )

( Richard Owen tarafından 1842 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1804-1892) (Ülke: İngiltere) (Alan: Biyoloji, Paleontoloji) (Önemli katkıları: Dinozor terimi, homoloji kavramı) )


- DİNOZOR ile/ve/||/<> TÜYLÜ DİNOZOR

( Büyüklerde. İLE/VE/||/<>/< Küçüklerde. )


- DİNOZORLAŞMAK ile DİNOZOR ile DİNOZORLAR


- DİNSEL METİN ile KLÂSİK METİN

( RELIGIOUS TEXT vs. CLASSICAL TEXT )


- DİNSEL ile/ve/değil/yerine DİLSEL

( Sınırlayıcı olabilir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Birleştirici, buluşturucu, uzlaştırıcı[dır]. )


- DİNSİZ ile/ve/değil/||/<>/< DENSİZ


- DİNSİZLEŞMEK ile DİNSİZLEŞTİRMEK ile DİNSİZLEŞEBİLMEK ile DİNSİZLEŞTİRİLMEK ile DİNSİZ/LİK


- DİNSİZLİK ile DİNSİZ ile DİNSİZ

( IRRELIGION vs. IRRELIGIOUS vs. IRRELIGOUS )

( لامذهبي ile بد کيشي ile بدآئين ile بي ديانت ile بدکيش ile هر هري ile بد کيش ile لامذهب ile از دين برگشته ile بي دين ile بدمذهب )

( LAMAZZEHABY ile BAD KYSHY ile بدآئين ile BEY DYENT ile BADAKYSH ile NPAR NPARY ile BAD KYSH ile LAMAZZEHAB ile AZ DYNE BARGASHTEH ile BEY DYNE ile بدمذهب )


- DİNSİZ/LİK ile/ve İLGİSİZ/LİK

( GÂVUR/"GEVUR"[Fars. < GEBR]: Ateşe tapan, mecûsî. | Dinsiz. | Müslüman olmayan. | Merhametsiz, acımasız. | İnatçı. )


- DİNYESTER ile DİNYEPER


- DİOPHANTİNE APPROXIMATION ile/||/<> CONTİNUED FRACTİON

( Diophantine irrasyonel yaklaşım, sürekli kesir gösterim. )

( Formül: Yaklaşım İLE gösterim )


- DİOPSİT ile/||/<> HİDDENİT

( Genellikle yeşil renkte bulunur. İLE/||/<> Yeşil ila sarı renkte bir spoddumen. )


- DİP ile ALT


- DİP ile DİP AĞI ile DİP DİBE ile DİP BUCAK ile DİP DORUK ile DİP KOÇANI ile DİP BALIKÇILIĞI


- DİP ile/ve/değil EŞİK


- DİP ile KÖK

( Eğer kökler sağlıklıysa ve iyi sulanıyorsa, meyveler elbette lezzetli olacaktır. )


- DİP ile UC

( BOTTOM vs. TIP )


- DİPANKARA BUDA -ile

( Gautama Buda'nın zamanından önceki ilk Buda'lardan biri. )


- DİPÇİKLEMEK ile DİPÇİKLENMEK ile DİPÇİKLETMEK ile DİPÇİK ile DİPÇİKLİ


- DİPLEJİ ile HEMİPLEJİ ile KUADRİPLEJİ

( Bacakların, kollardan daha fazla etkilenmesidir. İLE Gövdenin aynı tarafındaki kol ve bacak etkilenmeleridir. [Kol tutulumu, genelde daha fazla olur.] İLE Tüm kol ve bacak etkilenmeleridir. )


- DİPLO- ile DİPLOİD ile DİPLOPİ

( Çift, iki. İLE Çift takımlı. İLE Çift görme. )


- DİPLOMA/SERTİFİKA" (SAHİBİ OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ANLAMAK/ÖĞRENMEK


- DİPLOMA ile DİPLOMASİ ile DİPLOMAT ile DİPLOMATİK

( DIPLOMA vs. DIPLOMACY vs. DIPLOMAT vs. DIPLOMATIC )

( گواهينامه ile ديپلم ile مدرک ile دانشنامه ile سياستمداري ile ديپلماسي ile ديپلمات ile سياستمدار ile ديپلماتيکي ile سياستمدارانه ile ديپلماتيک ile سياسي )

( GOVAHYNAMEH ile DYPOLAM ile MADRAK ile DANESHENAMEH ile SYESTAMDARY ile DYPOLMASY ile DYPOLMAT ile SYESTAMDAR ile DYPOLMATYKY ile SYESTAMDARANEH ile DYPOLMATYK ile SYASY )


- DİPLOMA ile DİPLOMAT/LIK ile DİPLOMALI/LIK ile DİPLOMASIZ/LIK ile DİPLOMATÇA


- DİPLOMASİ ile/ve İZLEM/STRATEJİ


- DİPLOMASİ ile/ve STRATEJİ


- DİPLOMAT ile BÜROKRAT

( Uluslararası konularda ülkesini temsil etmekle görevlendirilen kişi. İLE Devlet dairesinde çalışan kişi. )

( Türkiye'de Bürokrat: "Devletin her türlü nimetine tâlip, her türlü külfetinden uzak kişi." )


- DİPLOMATİK ile DİPLOMATİK DİL ile DİPLOMATİK YOL


- DİPLOMATİK[Fr. < DIPLOMATIQUE] ile/ve/||/<> KORDİPLOMATİK[Fr. < CORPS DIPLOMATIQUE]

( Diplomasi ile ilgili: İLE Bir ülkede bulunan elçi ve elçilik görevlilerinin topluluğu. )


- DİPNOT ile DİPNOT VERME

( FOOTNOTE vs. FOOTNOTING )

( زير نگاشت ile زيرنويس ile زيرنويسي کردن ile پي نوشت ile زيرنويسي )

( ZYR NEGASHT ile ZYRENOYS ile ZYRENOYSY KARDAN ile PEY NOSHT ile ZYRENOYSY )


- DİPNOT ile PARANTEZ

( FOOTNOTE vs. PARENTHESIS )


- DİPOL İLE KUADRUPOL İLE OKTUPOL ile/||/<> ÇOKLU KUTUP MOMENTLERİ

( Elektrik yük dağılımlarının farklı mertebedeki momentleri. )

( Formül: V = kq/r + kp·r̂/r² + ... )


- DİPOL ile/||/<> KOVALENT BAĞ

( Kutuplu bir moleküldeki pozitif ve negatif yüklerin var oluşu. İLE/||/<> Elektron paylaşımı yoluyla iki atom arasında oluşan bağ. )


- DİPOL-DİPOL BAĞI ile LONDON DAĞILIM GÜCÜ

( Kutuplu/polar moleküller arası güç. İLE Kutupsuz/Apolar moleküller arası geçici dipol gücü. )


- DİPSİZ/LİK ile DİPSİZ KUYU ile DİPSİZ TESTİ ile DİPSİZ DORUKSUZ


- DİPTE( DİP -ile

( BÜN, KA'R[Ar. | çoğ. KUÛR], TEH[Fars.] )


- ...dir "?" ile ... değildir "?"

( ...is "?" vs. ...is not "?" )


- -DIR ile/değil -DI

( Durur/sabit. İLE/DEĞİL Geçmiş zaman kipi. )


- DIR" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> İNDİRGEMEK


- ...DIR ile/ve/değil KABUL EDİLEN


- ...DIR ile/ve/değil/yerine ...LIK


- ...DIR ile/ve/değil/yerine OLMAKTA OLAN


- ...DIR ile ...'YA İŞARET ETMEK


- DIR" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> ZORLAMAK


- DIRAC AÇISI ile/ve FERMI-DIRAC İSTATİSTİĞİ ile/ve DRAKE DENKLEMİ

( Enrico Fermi )


- DİRAC ile/||/<> DENKLEMİ

( Relativistik kuantum mekaniği denklemi )

( Paul Dirac tarafından 1928 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1902-1984) (Ülke: İngiltere) (Alan: Fizik) (Önemli katkıları: Fermi-Dirac istatistiği, kuantum mekaniği) (Nobel: 1933) )


- DIRÂSE -ile

( Bir konu hakkında, birincil ve ikincil kaynaklara başvurarak yapılan bilimsel araştırma. )


- DİRAYET ile DİRAYETLİ/LİK ile DİRAYETSİZ/LİK


- DİRÂYET[Ar.] ile 'ILM/İLM[Ar.]


- DIRDIRLANMAK ile DIRDIR ile DIRDIRCI/LIK


- DİRECTED EVOLUTİON ile/||/<> RANDOM EVOLUTİON

( Directed evolution kasıtlı seleksiyon baskısı ile evrim yönlendirirken İLE random evolution rastgele mutasyon ve doğal seçilimle gerçekleşir )

( Formül: Protein engineering )


- DİRECTİONAL DERİVATİVE ile/||/<> GRADİENT

( Directional yön türevi, gradient ∇f vektör alan. )

( Formül: Specific direction İLE vector field )


- DİREK ile ARMOZ DİREĞİ

( ... İLE Köşe dikmesi. [Doğu Karadeniz'de] )


- DİREK ile/ve/<> DAYANAK


- DİREK ile/değil GÖNDER

( ... İLE/DEĞİL Bayrak çekilen direk. | Üvendire. | Kayık ve yelkenli gemilere yön vermeye yarayan, ucunda metal olan ağaç sopa. )


- DİREK ile GRANDİ[İt.]

( ... İLE Geminin, baştan ikinci direği. )


- DİREK ile HATIL

( Duvarı sağlamlaştırmak için konulan direkler. )


- DİREK ile/ve/||/<>/> KABALLAMAK

( ... İLE/VE/||/<>/> Maden ocaklarında galerileri direklerle pekiştirmek. )


- DİREKSİYON/DİDON/GİDON[Fr. < GUIDON] ile/değil YÖNELTEÇ

( ... İLE/DEĞİL Bisiklette. )

( )


- DİREKT AKIM(DC) ile DEBİ

( Doğru akım. İLE Akım oylumu. )


- DİREKT ile DİREK


- DİREKTİF ile DİREKTÖR

( Buyruk, emir. İLE Yönetmen, yönetici. )


- DİREMEK ile DİRENMEK ile DİRETMEK ile DİREŞMEK ile DİRENİLMEK ile DİRENLEMEK ile DİRENEBİLMEK ile DİRETEBİLMEK ile DİREK/LİK ile DİREN ile DİREY ile DİREKLİ ile DİREKÇİ/LİK ile DİREKSİZ


- D(İ)REN ile D(İ)RENAJ

( Akıtaç. İLE Akıtım. )