ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(50/287)
- NUCLEAR RESONANCE[İng.] / RÉSONANCE NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK REZONANSI
- ÉTAT FONDAMENTAL NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK TABAN DURUMU
- KERNGRUNDZUSTANDSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK TABAN ENERJİ DURUMU
- RÉACTEUR NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK TEPKİLEŞİMİ
- ÇEKİRDEK TEPKİMESİ ile/ve/||/<> KİMYASAL TEPKİME
( Atom çekirdeklerinin değişime uğradığı tepkimeler. İLE/VE/||/<> Atomların elektron düzenlemelerinin değiştiği tepkimeler. )
- NUCLEAR REACTIONS[İng.] / RÉACTION NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNREAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK TEPKİMESİ
- PARTIE AVOL DU CYCLEDE COMBUSTIBLE NUCLÉAIRE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK YAKIT DEPOLANMASI
- RADIUS OF NUCLEUS[İng.] / KERNRADIUS[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK YARIÇAPI
- DENSITY OF NUCLEUS[İng.] / DENSITÉ NUCLÉAIRE[Fr.] / KERNDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK YOĞUNLUĞU
- CHARGE OF NUCLEUS[İng.] / CHARGE DU NUCLÉUS[Fr.] / KERNLADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEK YÜKÜ
- ÇEKİRDEK ile/ve/<> ÇEKİRDECİK
( Evli meyvelerin içinde, bir ya da birden çok bulunan, çoğu sert bir kabukla kaplı tohum. | Yenmek için satılan kabak çekirdği. | Bir gözenin merkezini oluşturan nesnecik. | Atom çekirdeği. | 5 santigrama eşit olan, kuyumculukta kullanılan ağırlık ölçüsü. | Bir şeyin temelini oluşturan öz, nüve. İLE Göze çekirdeğinin içinde, tek ya da birden çok bulunan, yuvarlak nesne. )
- ÇEKİRDEK ile/||/<> ÇEKİRDEK BAĞLANMA ENERJİSİ / BAĞLANMA ENERJİSİ ile/||/<> ÇEKİRDEK BOZULMA MODU / BOZULMA ile/||/<> ÇEKİRDEK BÖLÜNMESİ
( Temel olarak proton ve nötronlardan oluşan, yükü +Ze olan, etrafında elektronların döndüğü ve atomun hemen hemen tüm kütlesini oluşturan çok yoğun merkezî kısmı. | Bir düzenek sargısının ortasında bulunan, manyetik çekirdek ya da kor olarak da bilinen manyetik nesne. )
( NUCLEUS, CORE VS. ... VS. ... VS. NUCLEAR JiSSiON )
( LE NUCLéUS / LE NOYAU AVEC ... AVEC ... AVEC LA FiSSiON NUCLéAR )
( KERN MiT ... MiT ... MiT KERNSPALTUNG )
( NüVE )
- ÇEKİRDEK ile ÇEKİRDEK MATRİSİ ile ÇEKİRDEK DÜZLEMİ ile ÇEKİRDEK DEPOLAMA
( CORE vs. CORE MATRIX vs. CORE PLANE vs. CORE STORAGE )
( سلف ile ماتريس چنبره اي ile صفحه چنبره ها ile انباره چنبرهاي )
( SOLF ile MATARYS CHENBAREH AY ile SAFHEH CHENBAREH CPEHA ile ANBAREH CHENBAREHYAY )
- ÇEKİRDEK ile/||/<> ÇEKİRDEKÇİK
( Çekirdek DNA içerir, çekirdekçik rRNA üretir )
( Formül: Nükleus İLE nükleolus )
- ÇEKİRDEK ile ÇEKİRDEKLENMİŞ
( KERNEL vs. KERNELLED )
( مغزدانه ile مغز بستن ile مغزدار )
( مغزدانه ile MOGHZ BASTAN ile MOGHAZDAR )
- ÇEKİRDEK ile/değil ÇİĞİT
( ... İLE/DEĞİL Pamuk çekirdeği. )
- ÇEKİRDEK ile/||/<> DEFORMASYON
( Deforme çekirdek modeli ve dönen çekirdekler )
( Aage Bohr tarafından 1952 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1922-2009) (Ülke: Danimarka) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Atom çekirdeğinin kollektif ve parçacık hareketleri modeli) (Nobel: 1975) )
- ÇEKİRDEK ile/ve/=/||/<> GİLİK
( ... İLE/VE/=/||/<> Antalya bölgesinde meyve çekirdeklerine verilen ad. )
- ÇEKİRDEK ile/ve/||/<> GÖZE SIVISI/SİTOPLAZMA[Fr. < CYTOPLASME]/CYTOPLASM[İng.] ile/ve/||/<> PROTOPLAZMA[Fr. < PROTOPLAZMA < Yun.]
( Bir gözenin merkezini oluşturan nesnecik. | Atom çekirdeği. İLE/VE/||/<> Çekirdek dışta kalmak üzere, protoplazma yığını. İLE/VE/||/<> Yapı bakımından, çekirdek ve sitoplazmadan oluşan, yarı sıvı, saydam ve canlı gözenin metabolizma olaylarının oluştuğu yer. )
- ÇEKİRDEK ile/||/<> MODEL
( Atomik çekirdeğin kollektif modeli )
( Aage Bohr tarafından 1952 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1922-2009) (Ülke: Danimarka) (Alan: fizik) (Önemli katkıları: Atom çekirdeğinin kollektif ve parçacık hareketleri modeli) (Nobel: 1975) )
- ÇEKİRDEK ile SIMIŞKA
- ÇEKİRDEK ile/||/<> SİTOPLAZMA
( Çekirdek DNA içerir İLE sitoplazma göze sıvısı )
( Formül: Kromatin İLE Organeller + sıvı )
- ÇEKİRDEKLENMEK ile ÇEKİRDEK ile ÇEKİRDEKLİ ile ÇEKİRDEKÇİ/LİK ile ÇEKİRDEKSEL ile ÇEKİRDEKSİZ ile ÇEKİRDEK AİLE ile ÇEKİRDEK KAHVE ile ÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM
- INTERNAL DISTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEKLER ARASI UZAKLIK
- NUCLEATION[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKİRDEKLEŞME
- ÇEKİRGE ETKİSİ" ile/ve/||/<> "TURNA ETKİSİ"
- ÇEKİRGE ile BASIK ÇEKİRGE
( ... İLE Düzkanatlılar (Orthoptera) takımının cüce çekirgeler (Tetrigidae) ailesinde yer alan, erginleri 15-16 mm boyunda, kahverengi, ergin ve nimfleri çeşitli bitki türlerinde beslenen böcek türü. )
( ... avec TÉTRIX DÉPRiMÉ )
( ... mit DEPRESSOTETRIX DEPRESSUS )
- ÇEKİRGE ile BOZKIR KARAÇEKİRGESİ
( ... İLE Düzkanatlılar (Orthoptera) takımının karaçekirgeler (Gryllidae) ailesinde yer alan, erginleri 12-20 mm boyunda, siyah renkli, ergin ve nimfleri sebzeler, mısır, şekerpancarı gibi bitkilerle beslenerek zarara yol açan böcek türü. )
( CRICKET vs. DESERT CRICKET )
( ... avec GRILLON NOIRÂTRE/PUBESCENT )
( ... mit STEPPENGRILLE )
( MELANOGRYLLUS vs. MELANOGRYLLUS DESERTUS )
- ÇEKİRGE/ÇEKÜRGE[Oğuz] ile BÜRKAN/BİRKAN[Ar.]
( ... İLE Alaca çekirge. )
- ÇEKİRGE ile CADI ÇEKİRGESİ
( ... İLE Dünyanın, en uzun böceğidir. [25 cm.] )
- ÇEKİRGE ile ÇEKİRGE KUŞU ile ÇEKİRGE ŞALVAR ile ÇEKİRGE ÖTLEĞENİ
- ÇEKİRGE ile CIRCIR BÖCEĞİ / CIRLAK
( Çekirgenin kulakları, dizlerinde bulunmaktadır. )
( CERÂDE/CERÂD[Çoğul] ile ... )
( MELÂH ile ... )
( GRASSHOPPER/LOCUST vs. CRICKET )
( ACRIDIUM | LOCUSTA cum GRYLLUS/GRILLUS DOMESTICUS/CAMPESTRIS )
- ÇEKİRGE ile JAPON YAPRAK ÇEKİRGESİ
( Ayrıntılarını okuyabilmeniz için burayı tıklayınız... )
( ... cum RICANIA JAPONICA )
- ÇEKİRGE ile KIR ÇEKİRGESİ
- ÇEKİŞME ile ÇEKİŞMELİ ile ÇEKİŞMESİZ
- ÇEKİŞME ile ÇELİŞME
- [ne yazık ki]
ÇEKİŞME ile/ve/<>/< İNATLAŞMA
- ÇEKİŞMEK ile ÇEKİŞİLMEK ile ÇEKİŞTİRMEK ile ÇEKİŞEBİLMEK ile ÇEKİŞTİRİLMEK ile ÇEKİŞ ile ÇEKİŞLİ
- ÇEKİŞMEK" ile "SİDİK YARIŞTIRMAK"
( Akıllı kişi, kimseyle yarışmaz. Böylece, kimse, onunla yarışamaz. )
- BOŞANMA:
ÇEKİŞMELİ ile/değil/yerine/>< ANTLAŞMALI
- ULTIMATE TENSILE STRESS[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKME DAYANIMI SINIRI
- TENSION DE RUPTURE À LA TRACTION[Fr.] / ZUGFESTIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME DAYANIMI
- PULLING FIGURE[İng.] / FIGURE DE TRACTION[Fr.] / ZUGWERT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME DEĞERİ
- TENSILE TEST[İng.] / ESSAI DE TRACTION[Fr.] / ZUGVERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME DENEYİ
- ZUGSPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME GERİLİMİ
- ZUGBEANSPRUCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME GERİLMESİ
- ZIEHSTEIN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME KALIBI
- ZUGKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME KUVVETİ
- CAZİBE[Osm.] / LEACHING, PULLING[İng.] / ANZIEHUNG, LAUGEN, LAUGUNG, AUSLAUGEN, ZUG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME, YIKAMA VE ÖZÜTLEME
- ZIEHVERFAHREN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKME YÖNTEMİ
- ÇEKME ile/||/<> ÇEKME DEĞERİ ile/||/<> ÇEKME DİRENCİ / ÇEKME SINIRI
( Bir elektronik sinyal üreteci, bağımsız sinyal üreten başka bir devreyle çiftlenim yaptığında ilk üreteç frekansının bağımsız üreteç frekansına doğru değişme eğilimi göstermesi. İki frekans arasındaki fark küçükse bu eğilim çok güçlüdür. İLE/||/<> Yük empedansı yansıma kat sayısının fazı 360 derece değişliğinde bir sinyal üretecinin frekansının uc değerleri arasında ısıl etkiler dışında oluşan fark. [Bu yansıma kat sayısının mutlak değeri 0.20'dir.] İLE/||/<> Bir nesnenin kopuncaya kadar dayanabildiği, birim kesiti başına düşen çekme gücüyle ölçülen zorlanma. )
( PULLiNG VS. PULLiNG FiGURE VS. ULTiMATE TENSiLE STRESS )
( LA TiRE AVEC LA FiGüRE DE LA TiRE AVEC LA TENSiON ULTiME DE LA TRACTiON )
( ZiEHEN, ANZiEHUNG MiT ZiEHUNGSWERT MiT ZUGSPANNUNGSGRENZE )
- ÇEKMECE KÖPRÜSÜ ile MİMAR SİNAN
( Mimar Sinan'ın, tek, imzasının bulunduğu yapıtıdır. )
- ÇEKMECE ile PEŞTAHTA[Fars.]
( ... İLE İş masası gibi kullanılan çekmece. | Sarrafların, üzerinde para saydıkları tahta. )
- ÇEKMEK ile ALIKOYMAK
( TO PULL PLACE vs. TO DETAIN )
- ÇEKMEK ile ÇEKMEN ile ÇEKMECE ile ÇEKMELİ ile ÇEKMELİK ile ÇEKME KAT ile ÇEKMECELİ ile ÇEKME KAPI ile ÇEKMECESİZ ile ÇEKME DEMİR ile ÇEKME HALATI ile ÇEKMELİ VAGON
- ÇEKMEKAT -ile
( Apartmanlarda ya da evlerde, dört yanı teras olarak bırakılan en üst kat. )
- ÇEKOSLOVAKYA ile ÇEKOSLOVAK
( CZECHOSLOVAKIA vs. CZECHOSLOVAKIAN )
( چکاسلواکي ile چک اسلواکي ile چکسلواکيء ile چک )
( چکاسلواکي ile CHAK ESLAVAKY ile CHEKSALVAKYR ile CHAK )
- ÇEKTİRİ ile/= ÇEKTİRME
( Yelkenleri olmakla birlikte, kürekle de yol alan, eskiden kullanılmış olan gemi. İLE/= Çekme eylemini yaptırmak. | Büyük, yelken kayığı. )
- ÇEKTİRME ile ÇEKTİRME AĞI
- ÇEKTİRMEK ile ÇEKTİRTMEK ile ÇEKTİRİLMEK ile ÇEKTİREBİLMEK ile ÇEKTİRİ ile ÇEKTİRİCİ/LİK
- ÇEKÜL/ŞAKUL -ile
( Ucuna bir ağırlık bağlanmış iple oluşturulan, yerçekiminin doğrultusunu belirtmek için sarkıtılarak kullanılan bir araç. )
- PLUMB LINE[İng.] ile/değil/yerine/= ÇEKÜL TELİ
- ŞÂKUL[Osm.] / PLUMB BOB[İng.] / FIL À PLOMB[Fr.] / LOTBLEI, SENKBLEI[Alm.] ile/değil/yerine/= ÇEKÜL
- ÇEKÜN ile GELİNCİK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gelincik yavrusu. İLE Gelincik. )
- CELÂDET[Ar.] ile NEFÂZ[Ar.]
- CELAL ile CELAL ABAD ile CELAL TALEBANİ
( JALAL vs. JALAL ABAD vs. JALAL TALEBANI )
( جلال ile جلال آباد ile جلال طالباني )
( JALAL ile JALAL ABAD ile جلال طالباني )
- CELÂL ile/ve/<> CEMÂL
( Kişinin yüzünde hem Celâl, hem Cemâl gizli. Suratı astın mı Celâl, güldün mü Cemâl... )
( İçte[bâtın]. İLE/VE/<> Dışta/n[zâhir]. )
( ... İLE/VE/<> İkram edilen. )
( Batırır. İLE/VE/< Çıkarır. )
- CELÂL ile GADAP
- CELÂLET[Ar.] ile HEYBET[Ar.]
- CELALLENMEK ile CELALLENEBİLMEK ile CELAL ile CELALİ/LİK ile CELALLİ/LİK ile CELALLİCE
- CELB (ETMEK) ile/ve/||/<> CEZB (ETMEK)
( Kendi üzerine çekmek. | Getirtmek, davet etmek, çağırtmak. İLE/VE/||/<> Kendine çekmek. | Etkileyerek kendine bağlamak. )
- CELP/CELB[Ar.] ile ÇAĞRI
( MESSAGE vs. SUMMON )
- CELBETMEK ile CELBE
- CENTIGRADE SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= CELCİUS (SANTİGRAT) EŞELİ
- CELCIUS ile/=/||/<> FAHRENHEIT ile/=/||/<> KELVIN
( °C = 1 ile/=/||/<> °C x 1.8 + 32 ile/=/||/<> °C + 273.15 )
( 100 °C ile/=/||/<> 212 °F ile/=/||/<> 373 K [Suyun kaynama noktası]
0 °C ile/=/||/<> 32 °F ile/=/||/<> 273 K [Suyun donma noktası]
-78 °C ile/=/||/<> -109 °F ile/=/||/<> 195 K [Karbondioksitin donma noktası]
-183 °C ile/=/||/<> -298 °F ile/=/||/<> 90 K [Oksijenin donma noktası]
-196 °C ile/=/||/<> -321 °F ile/=/||/<> 77 K [Azotun donma noktası]
-273 °C ile/=/||/<> -460 °F ile/=/||/<> 0 K [Mutlak sıfır noktası] )
(
)
( 1 Celsius [°C] = 274.15 kelvin [K]
1 Fahrenheit [°F] = 255.9277777778 kelvin [K]
1 Rankine [°R] = 0.5555555556 kelvin [K]
1 Reaumur [°r] = 274.4 kelvin [K] )
- ÇELDİRMEK ile ÇELDİREBİLMEK ile ÇELDİRİCİ
- CELEB[Ar.]/İÇOĞLANI/İZLATKO ile CELEB[Ar.]
( ... | İstanbul sarayında ilk işe başlamış acemi. İLE Orospu, fahişe. | Çan. )
- ÇELEBİ ile Çelebi
( Bektaşî ve Mevlevî pirlerinin en büyüklerine verilen unvanç | Hristiyan tüccar. | Görgülü, terbiyeli, olgun kişi. | Sultanların erkek çocuklarına verilen ad. İLE Kırıkkale iline bağlı ilçelerden biri. )
- ÇELEBİ ile/>/<> ŞEHZÂDE[Fars.] ile/>/<> VELİAHD
( Görgülü, terbiyeli ve olgun. | Bay. | Bektâşî ve Mevlevî Pîr'lerinin, en büyüklerine verilen san. İLE/||/<> Sultanların ve oğullarının erkek çocuklarına verilen san. İLE/||/<> Bir hükümdarın ölümünden ya da tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kişi. | Herhangi bir göreve ya da makama geleceği beklenilen kişi. )
- ÇELEBİLMEK ile ÇELEBİLEŞMEK ile ÇELEBİ/LİK ile ÇELEBİCE
- ÇELEN ile ÇELENK
- CELEP/LİK ile CELEPÇİ/LİK
- CELÎ[Ar.] -ile
( Hat sanatında, iri ve büyük yazı. | Kalın ve okunaklı, her çeşit yazı. )
- CELİ ile CELİL ile CELİ YAZI
- CELÎD[Ar.] ile CELÎD[Ar.]
( Fazla celâdetli[yiğit/kahraman] olan. İLE Kırağı, çiy, şebnem. )
- ÇELİK ÜRETİMİ (WOOTZ) ile/||/<> AVRUPA ÇELİK ÜRETİMİ
( Hint Wootz çeliği yüksek karbonlu çelik İLE Avrupa çeliği sonradan geliştirildi. )
( Hint Demirciler tarafından -300 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- ÇELİK YAPI ile (DEMİRLİ) BETON YAPI(KARKAS[Fr. < CARCASSE]
- ÇELİK ile ÇELİK
( Su verilerek çok sert ve esnek bir duruma getirilebilen, bileşiminde az miktarda karbon bulunan demir ve karbon alaşımı. | Çelikten yapılmış. İLE Kısa kesilmiş dal. | Kök salmak amacıyla yere dikilen dal. | Çocukların çelikçomak oyununda, ucuna çomakla vurarak havaya kaldırdıkları, iki tarafı sivri, kısa değnek. | Gemilerde, üzerine halat ya da ip geçirip tutturmaya yarayan ağaç ya da metalden yapılmış kısa değnek. )
( PULAT ile ... )
- ÇELİK ile/ve/||/<> ÇELİK YÜNÜ
- ÇELİK ile GRAFEN
( )
- ÇELİK ile PASLANMAZ ÇELİK
( ... İLE Çeliğe %10-30 krom katılarak. )
- STEEL, CARBON STEEL[İng.] / ACIER[Fr.] ile/değil/yerine/= ÇELİK
- ÇELİKHAN ile ÇELİKHANE
- ÇELİKLEMEK ile ÇELİK ÇOMAK ile ÇELİKLEŞMEK ile ÇELİKLEŞTİRMEK ile ÇELİKLEŞEBİLMEK ile ÇELİK ile ÇELİKLİ ile ÇELİKSİZ ile ÇELİK KAPI ile ÇELİK KASA ile ÇELİK HALAT ile ÇELİK METRE ile ÇELİK YELEK ile ÇELİK BAŞLIK ile ÇELİK KALEMİ ile ÇELİK MACUNU ile ÇELİK PAMUĞU ile ÇELİK ÇEMBER
- ÇELİKPAMUĞU -ile
( Verniklenmiş yüzeyleri düzeltmeye ya da matlaştırmaya yarayan, uzun ve keskin kenarlı, çelik tel tomarı. )
- CELİLÜ'L-KELÂM ile DAKİKÜ'L KELÂM
( İtikad. İLE Aklî felsefe [varlık, doğa, kişi, toplum vs...]. )
- ÇELİM ile ÇELİMLİ ile ÇELİMSİZ/LİK ile ÇELİMSİZCE
- ÇELİŞİK OLAN ile/ve/değil/||/<>/< ÇELİŞİK GÖRÜNEN
- ÇELİŞİK ile/ve/değil BARIŞMAMIŞ
- ÇELİŞİK" ile/değil ÇELİŞKİ OLDUĞUNU İDDİA EDENİN BİLGİSİZLİĞİ/YETERSİZLİĞİ
- ÇELİŞİK/LİK ile ÇELİŞİKLİK İLKESİ
- ÇELİŞKİ ile/||/<> AÇMAZ
- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/||/<>/< ANA ÇELİŞKİ
- ÇELİŞKİ ile/ve ÇATIŞKI
( Düşündürür. İLE/VE Güldürür ya da ağlatır.[öfkeden] )
( Goes to think. WITH/AND Goes to laugh or cry.[by the anger] )
( CONTRADICTION vs./and CONFLICT )
- ÇELİŞKİ ile ÇELİŞKİLİ/LİK ile ÇELİŞKİSİZ/LİK
- ÇELİŞKİ ile/değil/< DAYANÇ/SABIR
- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine EYTİŞİM
( CONTRADICTION vs. DIALECTIC )
- ÇELİŞKİ ile/ve/||/<> İKİRCİK
- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< İLİŞKİ
( [not] CONTRADICTION vs./and/but/||/<>/< RELATION
RELATION instead of CONTRADICTION )
- ÇELİŞKİ ile/değil/yerine/>< İLİŞKİ
- [ne yazık ki]
ÇELİŞKİ ile/ve/||/<> KISIR DÖNGÜ
- ÇELİŞKİ ile/ve/||/<> TUTARSIZLIK
- ÇELİŞKİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< UYUMSUZLUK
- ÇELİŞKİ ile/ve YANILSAMA
( CONTRADICTION vs./and ILLUSION )
- ÇELİŞKİLİ ile/ve/<> ÇEKİCİ/CÂZİBELİ
- ÇELİŞKİLİ ile/ve/değil FARKLI
( [not] CONTRADICTED vs./and/but DIFFERENT )
- ÇELİŞKİLİ ile/ve/değil/<> ÖZENSİZ
- ÇELİŞKİYE/ÇATIŞKIYA İŞARET (ETMEK) ile/ve/değil/<> SERZENİŞ
- ÇELİŞME ile ÇELİŞMELİ ile ÇELİŞMESİZ ile ÇELİŞMEZLİK ile ÇELİŞMEZLİK İLKESİ
- ÇELİŞMEK ile ÇELİŞTİRMEK ile ÇELİŞEBİLMEK
- ÇELİŞMEZLİK ile/ve ÇOKLUK
- CELLULAR İLE MOLECULAR İLE SYSTEMİC İLE EVOLUTİONARY ile/||/<> YAŞLANMA KURAMLERİ
( Yaşlanmanın farklı seviyeleri. )
( Formül: Hayflick limit ~50 )
- ÇELME ile ÇELGİ
( Yolundan çevirmek, engel olmak, engellemek. | Düşürme. | Birini yere düşürmek için ayağının önüne ayak uzatma. | Örtünüp iki ucunu bağlamak. Arkadan, hafifçe bağlanan başörtüsü. | Bir şeyin kenarını, verev ya da çapraz kesmek, çalmak. | Düşüncenin/sözün, birbirini tutmaması, birbirine ters düşmesi. İLE Çene altından bağlanan başörtüsü. )
- ÇELMEK ile ÇELMELEMEK ile ÇELMELENMEK ile ÇELMELEYEBİLMEK ile ÇELMECE
- CELP ile CELP KAĞIDI
- CELSIUS DEGREE[İng.] / DEGRÉ CELSIUS[Fr.] / CELCIUS-GRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= CELSİUS DERECESİ
- CELSIUS DERECESİ ile/ve/<> CELSIUS SICAKLIK ÖLÇEĞİ
( Sıcaklık aralığı ya da farkının, 1 kelvin'e ve Celsius ölçeğindeki sıcaklık aralığının 1/100'üne eşit sıcaklık birimi. [simgesi: °C] İLE/VE/<> Normal koşullarda, suyun donma sıcaklığını 0 derece ve kaynama sıcaklığını da 100 derece kabul eden ve kelvin olarak mutlak sıcaklığa, °C = °T-273.15 ile bağlı olan ölçek. )
- CELSIUS SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= CELSİUS ÖLÇEĞİ
- ÉCHELLE THERMOMÉTRIQUE CELSIUS[Fr.] / CELCIUS-THERMOMETERSKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= CELSİUS SICAKLIK ÖLÇEĞİ
- CELSİUS ile/||/<> FAHRENHEİT
( Celsius suyun donma-kaynama 0-100 İLE Fahrenheit 32-212 )
( Formül: °C = (°F - 32) × 5/9 )
( Anders Celsius tarafından 1742 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- CELSIUS SKALA[Alm.] ile/değil/yerine/= CELSİYUS (SANTİGRAD) EŞELİ
- ÇELTİK ile/ve/> PİRİNÇ ile/ve/> PİLAV
( Kabuğu ayıklanmamış pirinç. İLE/VE/> Kabuğu ayıklanmış çeltik. İLE/VE/> Bu pirinçlerden yapılan yemek. [Ayıklanmış/kabuksuz, "beyaz pirinç", besin değerlerinden yoksun, neredeyse posa olarak mideyi şişiren özelliğinden öte pek bir etkisi/katkısı olmayan bir gıdadır. Çeltiği yeğlemekte yarar vardır!] )
- ÇELTİK/LİK ile ÇELTİKLİ ile ÇELTİKÇİ/LİK ile ÇELTİKSİZ ile ÇELTİK TARLASI
- CELVET -ile
( YERİNİ YURDUNU TERK ETMEK )
- CEM ETMEK ile BİRLEŞTİRMEK / İLÂÇ HAZIRLAMAK
( İLÂÇ HAZIRLAMAK )
- CEM[Ar.] ile CEM'[Ar. çoğ. CUMÛ] ile CEMM[Ar.]
( Hükümdar, şah. | Şark söylencesinde/mitolojisinde şarap ve içkinin mucidi. | Süleyman Peygbamber'in takma adı. İLE Toplanma, yığma. | Birden fazla kişi, hayvan ve eşyayı gösteren ad. | Çoğul. [Ar. dilb.] İLE Büyük sayı, çokluk, kalabalık. )
- CEM ile CEMİ ile CEM AYİNİ
- CEM'[Ar.] ile ECMA'U[Ar.]
- CEM'[Ar.] ile HAŞR[Ar.]
- CEM ile İCMAL
- CEM ile/></< İRTİFÂ[< REF]
( ... İLE/>< İki şeyin birarada olamazlığı. )
- CEM'[Ar.] ile KÜLL[Ar.]
- CEM ile/||/<> TEFRÎK ile/||/<> DARB ile/||/<> TANSÎF
( Toplama işlemi. İLE/||/<> Çıkarma işlemi. İLE/||/<> Çarpma işlemi. İLE/||/<> Yarıya bölme işlemi. )
- CEM[Ar.] ile TE'LÎF[Ar.]
- CEM ile/ve/değil TEVHİD
- CEMÂ'AT[Ar.] ile BEVŞ[Ar.]
- CEMÂAT[Ar. < CEM] ile CEMÂÂT[Ar. çoğ. CEMÂAT] ile CEMÂD[Ar.]
( İnsan topluluğu. | İmamın arkasında namaz kılanlar. İLE İnsan toplulukları. | İmamın arkasında namaz kılanlar. | Bir mezhepten olan topluca halk. | Yeniçeri teşkilâtında birkaç odadan oluşan bölüm. İLE Taş gibi cansız olan şey. )
- CEMAAT ile/ve CEMİYET
( COMMUNITY vs. SOCIETY )
( GEMEINSCHAFT mit GESELLSCHAFT )
- CEMÂ'AT[Ar.] ile FERÎK[Ar.]
- CEMÂ'AT[Ar.] ile FERÎK[Ar.]
- CEMÂ'AT[Ar.] ile FEVC[Ar.] ile SÜLLE[Ar.] ile ZÜMRE[Ar.] ile HİZB[Ar.]
- CEMÂ'AT[Ar.] ile Fİ'E[Ar.]
- CEMAAT ile İHVÂN
- CEMÂ'AT[Ar.] ile MELE'[Ar.]
- CEMÂ'AT[Ar.] ile ŞİRZİME[Ar.]
- CEMÂ'AT[Ar.] ile TÂİFE[Ar.]
- CEMAAT ile TARİKAT
( Sufi ile Zahit Öyküsü - İsmail Güleç )
- CEMAATLEŞMEK ile CEMAATLEŞTİRMEK ile CEMAAT ile CEMAATLİ ile CEMAATSİZ/LİK
- CEMÂDÂT ile/ve/||/<>/> NEBÂTÂT ile/ve/||/<>/> HAYVANÂT ile/ve/||/<>/> BEŞERİYET > İNSAN
( Donmuş akıl[/logos]. İLE/VE/||/<>/> Yukarı doğru yönelebilen. İLE/VE/||/<>/> Hareket eden. ["canlı" anlamına ge(tiri)l(e)mez!] İLE/VE/||/<>/> Düşündüğünü, düşünebilen. > Düşünerek hareket edebilen. )
- CEMÂH[Ar.] ile CENÂH[Ar.]
( Atın baş sertliği, harınlık. İLE Kanat, kuş kanadı. | Kol, pazı. | Yan, kol. | Âhiret. )
- CEMAL:
GÜZELLİK ile/ve YÜZ
- CEMÂL:
İNSAN YÜZÜ ile/ve/değil/||/<>/< İNSAN SÖZÜ
- CEMAL SÜREYA/CEMALETTİN SEBER ile/||/<> SEZAİ KARAKOÇ
- CEMÂL[Ar.] ile BAHÂ'[Ar.]
- CEMÂL ile/ve/değil CEMÂL'İNİN NÛRU
- CEMÂL[Ar.] ile NEBL[Ar.]
- CEMÂL[Ar.] ile SERV[Ar.]
- CEMÂLULLAH -ile
( İNSANIN YÜZÜ, ALLAH'IN İNSANA VERDİĞİ KİTABIN ÖN SAYFASI, YANİ FATİHA'SI )
- CEMAN ile CEMAN YEKÜN
- ÇEMÂN[Ar.] ile ÇEMEN[Erm.]
( Naz ile salınarak yürüyen. | Şarap kadeni. | Çemen. İLE Yeşil ve kısa otlarla örtülü yer, çimen. | Ağaç ve çiçeği olan çayır, yeşillik. )
( ... cum CUMINUM CYMINUM )
- ÇEMBER ile/değil ÇEPER
- ÇEMBER ile DAİRE
( ... İLE Bir noktaya eşit uzaklıktaki noktaların toplamı. )
( CIRCUMFERENCE vs. CIRCLE )
- ÇEMBERİN:
ÇEVRESİ ile/ve/<> ALANI
( )
- ÇEMBERLEMEK ile ÇEMBERLENMEK ile ÇEMBERLETMEK ile ÇEMBER ile ÇEMBERLİ ile ÇEMBERSİZ ile ÇEMBER KAYIK ile ÇEMBER SAKAL ile ÇEMBER MAKASI ile ÇEMBER SAKALLI/LIK ile ÇEMBERSEL BÖLGE
- ÇEMBERLİTAŞ ile KIZTAŞI[< MARKIANOS SÜTUNU]
- CEMBİYE ile CEMBİYELİ ile CEMBİYESİZ
- ÇEMENLEMEK ile ÇEMENLENMEK ile ÇEMEN ile ÇEMENLİ ile ÇEMENSİZ
- CEMİ ile/ve/||/<> KESİR ile/ve/||/<> MEBZUL[Ar. < BEZL] ile/ve/||/<> CÜMLE
( Toplam. İLE/VE/||/<> Çok. İLE/VE/||/<> Bol, çok, ucuz. | Tıka basa. İLE/VE/||/<> Ne var, ne yok ise hepsi. | O andaki hepsi. )
- CEMÎ[Ar.] ile/ve/||/<> KÜLLÎ[Ar.]
- CEMİL ile CEMİLE
- CEM'İN:
ÖNCESİ ile/ve SONRASI
( "Musevî'lik". İLE/VE "Muhammedî'lik". )
- CEMİYET ile CEMİYETLİ
- CEMİYETÇİ BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> STRATEJİK BAKIŞ/ANLAYIŞ ile/ve/<> FARKLI BAKIŞ/ANLAYIŞ
- ÇEMKİRMEK ile ÇEMKİRMEK
( Birine karşı gelmek, sert yanıt vermek.İLE Köpeğin kesik kesik havlaması. )
- ÇEMKİRMEK ile ÇEMKİRTMEK ile ÇEMKİREBİLMEK ile ÇEMKİRİVERMEK
- CEMM[Ar.] ile KESÎR[Ar.]
- ÇEMREMEK ile/ve/||/<> ÇEMRENMEK
( Kol, paça, etek gibi şeyleri sıvamak. İLE/VE/||/<> Kendi kol, etek ya da paçalarını çemremek. | Bir işe girişmek için hazırlanmak, paçaları sıvamak. )
- ÇEMREMEK ile ÇEMRENMEK ile ÇEMREK
- CENÂB-I[: Taraf, yön. < Hazret. ] HAKK ile ALLÂH-Ü TEÂLÂ (olarak tanımlamak)
- CENÂH ile/||/<> CENÂB ile/||/<> ZIMN
( Yan taraf. İLE/||/<> Evin yan tarafı, avlu (hürmet bildirilen sıfat olarak da kullanılır). İLE/||/<> İç taraf. )
- CENAH ile/||/<> CEPHE ile/||/<> MİLNE HATTI
( Savaş düzenindeki ordunun merkeze göre iki yanından her biri. İLE/||/<> Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. İLE/||/<> İzmir'in işgalinden sonraki ilk Yunan ilerlemesinde fiilen kurulan Yunan duraklama cephesi.[Ayvalık Kozluca'nın kuzeyinde, Soma, Akhisar, batısından Ödemiş ve Aydın'ın doğusundan geçerek Büyük Menderes Irmağı boyunca uzanan çizgi] )
- CENÂH ile VECHE[aslı VİCHE]
( Kanat, kuş kanadı. | Kol, pazı. | Yan, kol. | Âhiret. İLE Yüz. | Yan, taraf, semt. )
- CENÂH-I ZÜBÂB[Ar.] -ile
( Sinek kanadı. )
- CENAZE ile CENAZE ALAYI ile CENAZE DUASI ile CENAZE NAMAZI ile CENAZE TÖRENİ ile CENAZE MERASİMİ ile CENAZE LEVAZIMATI
- CENAZE ile CENAZE ALAYI ile CENAZE HİZMETİ ile CENAZE TÖRENİ
( FUNERAL vs. FUNERAL PROCESSION vs. FUNERAL SERVICE vs. FUNERARY )
( مراسم تشييع جنازه ile ترحيم ile مجلس ترحيم ile دفني ile مراسم دفن ile تشييع جنازه ile مجلس ختم ile ترحيمي ile تدفيني )
( MARASM TASHYYE JENAZEH ile TARHYM ile MOJALS TARHYM ile دفني ile MARASM DAFAN ile TASHYYE JENAZEH ile MOJALS KHTAM ile ترحيمي ile تدفيني )
- CENAZE ile GÖMÜLÜ ile GÖMÜLÜ HAZİNE
( BURIAL vs. BURIED vs. BURIED TREASURE )
( در قبر گذاري ile تدفين ile دفن ile خاک سپاري ile بخاک سپاري ile مدفون ile دفينه )
( DAR GHBAR GOZARY ile TADFYNE ile DAFAN ile KHAK SEPARY ile BAKHAK SEPARY ile MADFON ile دفينه )
- CENAZEYE GİDİYORUM ile/değil/yerine AĞLAMAYA GİDİYORUM
( Lazlar ve Mingreller, cenazenin adı yerine halini ifade etmeyi tercih ederler. )
- CENDERELEŞMEK ile CENDERE
- [ne yazık ki]
CENDEREYE ALMAK SOKMAK ile/ve/<> KISKACINA ALMAK
- ÇENE:
ALTI ile/ve/<> ÜSTÜ
( Ya dişil, ya eril. İLE/VE/<> Hem dişil, hem eril; ne dişil, ne eril. )
( Gövde[beden/vücut]. İLE/VE/<> Baş. )
- JAW OIL[İng.] ile/değil/yerine/= ÇENE YAĞI
- ÇENE ile ÇÂH-I ZENAHDÂN[Fars.]
( Çene çukuru. )
- ÇENE ile ÇİNCE
( CHIN vs. CHINESE )
( ذقن ile چانه ile پوز ile زنخدان ile زبان چيني ile چيني )
( ذقن ile CHANEH ile POZ ile ZANAKHODAN ile ZABAN CHYNEY ile CHYNEY )
- ÇENE ile GABGAB/SAKAK
( Çene altı, gıdı. )
- ÇENEK ile ÇENET
( Tohumda, embriyonu kaplayan etli bölüm. | Kuşların gagasını oluşturan alt ve üst bölümlerden her biri. | Böceklerde, ağzın iki yanında bulunan, parçalayıcı, sert örgen. İLE Açıldığında tohumların ortaya çıktığı kabuk. | İstiridye gibi ikiçenetli yumuşakçalarda, kolsuayaklılarda, kavkının iki parçasından her biri. )
- ÇENELEŞMEK ile ÇENE ile ÇENEK ile ÇENET ile ÇENELİ/LİK ile ÇENEKLİ ile ÇENESİZ/LİK ile ÇENETLİ ile ÇENEKSİZ ile ÇENE KAVAFI ile ÇENE YARIŞI ile ÇENE ÇUKURU ile ÇENE YARIŞTIRMA
- ÇENESİ DÜŞÜK/LÜK ile ÇENESİ KUVVETLİ
- ÇENESİ DÜŞÜK/LÜK ile ZEVZEK/LİK
- ÇENESİZ OMURGALILAR[İng. JAWLESS VERTEBRATES] ile/||/<> GERÇEKÇENELİLER[İng. GNATHOSTOMES]
( En ilkel omurgalılardır (yaklaşık 500 milyon yıl önce evrimleşmişlerdir). Hagfish ve lamprey, soyu tükenmemiş olan temsilcileridir. @@ Çeneli omurgalılar, çenesiz omurgalılardan evrimleşmişlerdir. Günümüzde yaşayan en eski çeneli omurgalı canlı kıkırdaklı balıktır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÇENEYİ KULLANMADA:
(FAZLA) KONUŞMAK İÇİN ile/ve/değil/yerine ÇİĞNEMEK İÇİN
- CENGAVER/LİK ile CENGAVERCE
- ÇENGELLEMEK ile ÇENGELLENMEK ile ÇENGEL ile ÇENGELLİ ile ÇENGEL ATIŞ ile ÇENGEL İĞNESİ ile ÇENGEL SAKIZI ile ÇENGELLİ İĞNE ile ÇENGEL ÇENELİLER
- ÇENGİ/LİK ile ÇENGİ KOLU ile ÇENGİ TAKIMI
- ÇENİLEMEK ile ÇENTMEK
( Canı yanan köpeğin, ağlama gibi ses çıkarması. İLE Bir şeyin kenarında kertik açmak. | Soğan, salatalık, kabak gibi sebzeleri ya da nesneleri, küçük ve ince parçalar biçiminde doğramak. )
- ÇENİŞTÜRÜK ile FINDIK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yazın başında olgunlaşan, beyaz-kırmızı renkte, fındığa benzeyen ve yenilebilen bir meyve. İLE ... )
- CENKLEŞMEK ile CENK ile CENKÇİ/LİK
- CENK/NÂME ile/değil ÇENG/NÂME
- CENNET ile/ve CEHENNEM/TAMU[< Soğdca]
( İyilerin, iyiliklerin, hayrın tekâbül ettiği yer. İLE/VE/>< Şerlerin, şerlilerin tekabül ettiği yer. )
( CENNET: Kuyu. )
( CENNET: Uçmak[Eski Türkçe]. )
( Cennet, kişinin kendini bu âlemde, herkesten, herşeyden küçük görmesidir. )
( Nefis ölmeden, benlik ve gurur gitmeden, gönül cennet olamaz. )
( Cennet'le Cehennem'in kapıları birdir, aynıdır. Kalbimizi temizlersek o kalp cennet olur, temizlemezsek cehennem kapısı. )
( Cennet kapıcısının adı Rıdvan, yani Allah'ın her yaptığına râzı olmaktır. )
( Cehennem kapıcısının adı ise Malim'dir. Yani herhangi bir şeye sahip çıkmak, "Bu benimdir!" demek. )
( Cennetin ebedî zevk olduğu anlaşılınca o da kalmaz. )
( Cehennemin, cehil olduğunu bilip hazmettikten sonra, cehennem kalmaz. )
( Yusuf makamı, kuyudan, Cehennem'den kurtulma makamıdır. )
( En büyük cehennem cehalet, en büyük cennet de İlâhî zevktir. )
( Bu âlemde kimi haksız görüyorsak, başladı içimizde cehennem. )
( [İbr.] GEHENNA: Çöp yakılan yer. )
( Sevdiklerinin biraradalığı. İLE/VE/>< Vicdan azâbı. )
( ... İLE/VE/>< En "lezzetli." )
( ... İLE/VE/>< Dumansız ateş. )
( ... İLE/VE/>< Saygı ve sevginin bittiği yer. )
( CENNET: Bugünkü "hırslarının", geleceğe yansıtılması. )
( Dünyayı cehenneme çeviren, birilerinin, dünyayı cennete çevirmeye çalışmasıdır. )
( ... ile/ve NÎRÂN, DÂR-ÜS-SAÎR | SİCN/SİCCÎN, SAÎR, SAKAR )
( ... ile/ve DÛZAH )
( HEAVEN vs./and HELL )
( TIAN ile/ve ... )
- CENNET ile GÖKSEL ile GÖK CİSİMLERİ ile GÖKSEL ÜCRET ile GÖKSEL VAHİY ile GÖKSEL DÜNYA
( HEAVEN vs. HEAVENLY vs. HEAVENLY BODIES vs. HEAVENLY REMUNERATION vs. HEAVENLY REVELATION vs. HEAVENLY WORLD )
( بهشت ile اخروي ile اهل بهشت ile ملکوتي ile سماوي ile آسماني ile بهشتي ile اجسام سماوي ile افلاکيان ile اجسام آسماني ile اجرا اخروي ile محي منزل ile عالم ملکوت )
( BACPEHSHT ile AKHROY ile HAL BACPEHSHT ile MOLKOTY ile سماوي ile ASMANY ile BACPEHSHTY ile اجسام سماوي ile افلاکيان ile AJSAM ASMANY ile EJRA AKHROY ile محي منزل ile ALAM MOLKOT )
- CENNET ile/ve/||/<> VALHALLA
- CENNET/LER ile/değil İRFÂN CENNETİ(CENNET-İ İRFÂN)
- CENNETLEŞMEK ile CENNET/LİK ile CENNET KUŞU ile CENNET TAAMI ile CENNET ÖKÜZÜ ile CENNET BALIĞI ile CENNET BİBERİ ile CENNET KUŞUGİLLER ile CENNET BALIĞIGİLLER
- -CENOSİS ile/||/<> -RHEA/-RRHEA/-RRHOEA/-RRHOEA ile/||/<> -RHAGE/-RRHAGE/-RRHAGİA/-RRHAGY ile/||/<> LOCHİO-
( Akıntı, cerrahi olarak çıkarma. İLE/||/<> Akıntı, sızıntı. İLE/||/<> İleri derecede, aşırı akıntı. İLE/||/<> Çocuk doğumundan sonraki akıntı ile ilgili, puerperal. )
- ÇENTİK/TIRTIK ile İŞÂRET
( Bir şeyin kenarında kesilerek ya da kırılarak açılan küçük kertik, tırtık. | Küçük oyuk. | Basım sırasında basım aygıtının diyaframını belirli bir açıklığa getirecek düzeni işletmek için filmin kenarına yapılan çukurluk. İLE Anlam yükletilen şey, anlamlı iz, im. | Belirti, gösterge, alâmet. | El, yüz hareketleriyle gösterme. )
- ÇENTİKLEMEK ile ÇENTİKLENMEK ile ÇENTİK ile ÇENTİKLİ ile ÇENTİKSİZ
- CENTİLMEN/LİK ile CENTİLMENCE ile CENTİLMENLİK ANLAŞMASI
- ÇENTMEK ile ÇENTİLMEK ile ÇENTEBİLMEK
- CENTRAL ANGLE ile/||/<> INSCRİBED ANGLE
( Central merkez köşeli, inscribed çember üzeri köşeli. )
( Formül: Center vertex İLE circle vertex )
- CENTRAL İLE PERİPHERAL İLE IMMUNE PRİVİLEGE ile/||/<> İMMÜN TOLERANS
( Oto-reaktivite kontrol mekanizmaları. )
( Formül: Negatif seleksiyon )
- CENÛB ile/||/<> ŞİMÂL
( Güney. İLE/||/<> Kuzey. )
- CENUP ile CENUPLU
- TASCHENDOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= CEP DOZİMETRESİ
- POCKET DOSIMETER[İng.] / DOSIMÈTRE DE POCHE[Fr.] ile/değil/yerine/= CEP DOZÖLÇERİ
- CEP TELEFONU:
"YAKINLAŞTIRICI" ile/ve/||/<>/>< UZAKLAŞTIRICI
( Uzaktakileri, size. İLE/VE/||/<>/>< Sizi, yanınızdakilerden. )
- CEP ile CEP SAATİ ile CEP FARESİ ile CEP FENERİ ile CEP KİTABI ile CEP DEFTERİ ile CEP SÖZLÜĞÜ ile CEP TAKVİMİ ile CEP HARÇLIĞI ile CEP TELEFONU ile CEP TELEVİZYONU
- ÇEPELLEMEK ile ÇEPELLENMEK ile ÇEPEL ile ÇEPELLİ/LİK ile ÇEPELSİZ
- ÇEPER(") ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM
- ÇEPER ile ÇEPERLİ ile ÇEPERSİZ
- CEPHALALJİA ile/||/<> CEPHALOMETRİKS
( Baş ağrısı. İLE/||/<> Baş ölçümleriyle ilgili. )
- CEPHANE/LİK ile CEPHANECİ/LİK
- CEPHE[Ar. CEBHE] ile ÇEHRE/ÇİHRE[Fars.]
- CEPHE ile/ve/||/<> MANZARA
- CEPHELENMEK ile CEPHELEŞMEK ile CEPHE ile CEPHELİ
- ÇEPİŞ ile OĞLAK
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Altı aylık keçi yavrusu. )
- CEPTEKİ PARA ile/ve ALACAK
( THE MONEY IN THE POCKET vs./and THE CREDIT )
- ÇER-ÇÖP ile İNCİ
( Denizin üstünde. İLE Denizin dibinde. )
- ÇER ile ÇER[Oğuz] ile ÇER[Oğuz]
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Gövdenin [hastalık derecesinde] ağırlaşmasını anlatan sözcük. İLE Zaman. İLE Bir şeyin karşı tarafı. )
- CER'[Ar.] ile CER/R[Ar.] ile CER[Ar.]
( Suyu, yudum yudum içme. İLE Çekme, sürükleme.| Arapça'da, ait olduğu ismi, meksûr[kesreli=esreli] okutan harf ya da edat.[harf-i cerr] | Para, eşyâ vb. çekme. İLE Yarık, çatlak, özellikle yarılmış yer. )
(1996'dan beri)