ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(5/287)
- ADSIZ PARMAK ile ADSIZ/LIK ile ADSIZ SANSIZ
- ADSIZ ile/ve/||/<> ATSIZ
- MODEMDE:
ADSL ile VDSL ile FIBER
(
)
- HEAT OF ADSORPTION / ADSORPTION HEAT[İng.] / ADSORPTION'S WÄRME[Alm.] ile/değil/yerine/= ADSORPLAMA/ADSORPSİYON ISISI
- ADSORPTION CHROMATOGRAPHY[İng.] / CHROMATOGRAPHIQUE ADSORPTION[Fr.] / ADSORPTION CHROMATOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= ADSORPSİYON KROMATOGRAFİSİ
- ADSORPSİYON ile/||/<> ABSORPSİYON
( Adsorpsiyon yüzey İLE absorpsiyon hacim olayıdır )
( Formül: Yüzey tutunma İLE içe alma )
- ADUD[Ar.] ile ADÛD[Ar.]
( Kol, pazı. | Yardımcı, arka. İLE Isırımlı, bir lokma. | Acıklı, ıstırap verici. | Zâlim. )
- ADUVV[Ar.] ile KÂŞİH[Ar.]
- ADVAITA ile
( İyi kötü, güzel çirkin gibi ikici karşıt kavramların üstünden, ötesindeki bir boyuttan aşkın bir bakış açısı. )
- ADVAİTA ile/||/<> MADHYAMİKA ile/||/<> NETİ-NETİ
( İyi kötü, güzel çirkin gibi ikici karşıt kavramların üstünden bakış açısı. @@ Orta Yol. Ne aşırı çilecilik, ne aşırı nefse düşkünlük. @@ O değil bu değil. Ebedi gerçeğe ulaşmak için tüm isimlerin ve formların reddi. )
- ADVECTION[İng.] ile/değil/yerine/= ADVEKSİYON
- ADVERS ile/||/<> ADVERS ETKİ
( Yan, istenmeyen, ters. İLE/||/<> Yan etki. )
- ADIABATIC CHANGE[İng.] / ÉCHANGE ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK DEĞİŞİM
- ADIABATIC EQUATION[İng.] / ÉQUATION ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK DENKLEM
- ADIABATIC CURVE[İng.] / COURBE ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK EĞRİ
- ADIABATIC GRADIENT[İng.] / GRADIENT ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK GRADYAN
- ADIABATIQUE SYSTÉMÉE[Fr.] / ADIABATISCH SYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK SİSTEM
- ADIABATIC PROCESS[İng.] / PROCESSUS ADIABATIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ADYABATİK SÜREÇ
- AEIDEIN -ile
( Şarkı söyleme eylemi. )
- AER-/AERO- ile/||/<> ETH- ile/||/<> PHYSO- ile/||/<> PNEUM-/PNEUMA-/PNEUMAT-/PNEUMATO- ile/||/<> PNE-/-PNEA/PNEO-/-PNOEA ile/||/<> LARYNG-/LARYNGO- ile/||/<> PNEUMO-/PNEUMON-/PNEUMONO-
( Hava, havayla/gazla ilgili, gaz. İLE/||/<> Hava. İLE/||/<> Gaz ya da hava bulunması. İLE/||/<> Hava, yel, solunumla ilgili, bir bölümde hava ya da gaz olması. İLE/||/<> Solunum, belirli tipte solunumla ilgili. İLE/||/<> Soluk borusu ile ilgili, larinks. İLE/||/<> Akciğer, hava ya da solunumla ilgili. )
- AERO/AIR CHAMBER ile/||/<> AEROB ile/||/<> AEROBİK ile/||/<> AEROFİL ile/||/<> AEROSOL ile/||/<> AEROTERAPİ ile/||/<> AİR-BORN[E]
( Hava kutusu. İLE/||/<> Havacıl. İLE/||/<> Havacıl, oksijenli. İLE/||/<> Havacıl. İLE/||/<> Püskürtü, [havada] asıltı. İLE/||/<> Hava sağaltımı. İLE/||/<> Havayla bulaşan, havadan bulaşan. )
- AEROB İLE ANAEROB İLE FAKÜLTATİF ile/||/<> OKSİJEN GEREKSİNİMLERİ
( Mikroorganizmaların O2 ilişkisi. )
( Formül: O2 + 4e⁻ + 4H⁺ → 2H2O )
- AEROBİ[Fr.] ile AERODİN[Fr.] ile AERODİNAMİK[Fr.]
( Hava ya da oksijen bulunan yerlerde gelişebilen mikro organizma. İLE Aerodinamik güçlerle havada tutulan her türlü uçar araç. İLE Gazların devinimini inceleyen fizik dalı. )
- AEROBİK BAKTERİLER ile/||/<> ANAEROBİK BAKTERİLER
( Oksijen gerektirir, oksijen var oluşunda yaşar. İLE Oksijensiz ortamda yaşar. [Bağırsak mikrobiyotasının çoğunluğu anaerobiktir. Oksijene maruz kalınca ölür]
Solunum ile enerji üretir. İLE Fermantasyon yapar.
Pasteur anaerobik bakterileri keşfetti. İLE Fermantasyon çalışmaları sırasında tanımladı. )
( Louis Pasteur tarafından 1861 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1895) (Ülke: Fransa) (Alan: Biyoloji, Kimya) (Önemli katkıları: Mikrop teorisi, pastörizasyon, aşı geliştirme (kuduz, şarbon), spontan üreme teorisini çürüttü, fermantasyon süreçlerini açıkladı, antisepsi kavramını tıbba kazandırdı) )
- AEROBİK SOLUNUM ile/||/<> ANAEROBİK SOLUNUM
( Aerobik oksijen kullanır ve çok ATP üretir, anaerobik oksijensiz ve az ATP üretir )
( Formül: Aerobik: C₆H₁₂O₆ + 6O₂ → 6CO₂ + 6H₂O + 36ATP\nAnaerobik: C₆H₁₂O₆ → 2C₃H₆O₃ + 2ATP )
- AEROBİK ile AEROBİK SOLUNUM
- AEROBİK ile/||/<> AEROFAJİ ile/||/<> AEROP ile/||/<> AEROSOL
( Havacıl. İLE/||/<> Hava yutma. İLE/||/<> Havacıl, havasever. İLE/||/<> Püskürtü. )
- AEROBİK ile/||/<> ANAEROBİK
( Aerobik oksijenli solunum İLE anaerobik oksijensiz solunumdur )
( Formül: 36 ATP İLE 2 ATP )
- AERODYNAMIC PROFIL[İng.] / PROFIL AÉRODYNAMIQUE[Fr.] / AERODINAMISCHES PROFIL, AERODYNAMISCHER DURCHSCHNITT[Alm.] ile/değil/yerine/= AERODİNAMİK PROFİL
- AERODYNAMIC TUNNEL[İng.] / SOUFFLERIE AÉRODYNAMIQUE[Fr.] / AERODYNAMISCHER TUNNEL[Alm.] ile/değil/yerine/= AERODİNAMİK TÜNEL
- MEBHAS-İ KUVVET-İ HAVÂ[Osm.] / AERODYNAMIC[İng.] / AÉRODYNAMIQUE[Fr.] / AERODYNAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AERODİNAMİK
- AEROPHYSICS[İng.] / AÉROPHYSIQUE[Fr.] / AEROPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROFİZİK
- AEROGRAF[Fr.] İLE AEROGRAFİ[Yun.]
( Hava basınçlı boya püskürtme tabancası. İLE Basınç, nem ve sıcaklık gibi olguların özelliklerini inceleyen bilim dalı. )
- AEROGRAM ile HAVA PROGRAMI
( AEROGRAM vs. AEROGRAMME )
( هوا نامه )
( NPAVA NAMEH )
- AEROGEL[İng.] / AÉROJEL[Fr.] / AEROGE[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROJEL
- AEROLİK[Fr.] ile AEROLİT[Fr.]
( Sıkıştırılmış havanın borulardaki akışını inceleyen bilim dalı. İLE Özellikle silikattan oluşmuş bir tür göktaşı. )
- AEROLITIC[İng.] / AÉROLIQUE[Fr.] / AEROLIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROLİK
- AEROLOGY[İng.] / AEROLOGIE[Fr.] / AEROLOGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROLOJİ
- AEROLOJİ[Fr.] ile AEROLOJİK[Fr.]
( Yeryüzü engebelerinin etkisi dışındaki atmosferi inceleyen bilim dalı. İLE Atmosfer koşulları ile ilgili. )
- AEROLOGIC MODIFICATIONS[İng.] / MODIFICATIONS AÉROLOGIQUES[Fr.] / AEROLOGIESCHE ÄNDERUNG, AEROLOGIESCHE MODIFIKATION[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROLOJİK DÜZELTMELER
- AEROMETRE[Yun.] ile AERONOMİ[Fr.]
( Hava ölçer. İLE Gezegenlerin atmosfer özelliklerini koşullandıran fiziksel ve kimyasal olayları incleyen bilim dalı. )
- AERONOMY[İng.] / AÉRONOMIE[Fr.] / AERONOMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= AERONOMİ
- AEROSİT[Yun.] ile AKONDRİT[Fr.]
( Göktaşı. İLE Kumsuz göktaşı. )
- AEROSTATICS[İng.] / AÉROSTATIQUE[Fr.] / AEROSTATIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROSTATİK
- AEROTECHNICS[İng.] / AÉROTECHNIQUE[Fr.] / AEROTECHNIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROTEKNİK
- AEROTERAPİ[Fr.] ile AEROTERMOTERAPİ[Fr.]
( Hava ile sağaltım, hava kürü. İLE Gövdeye sıcak hava gönderilerek yapılan sağaltım. )
- AEROTHERMICS[İng.] / AÉROTHERMIQUE[Fr.] / AEROTHERMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROTERMİK
- AEROTHERMODYNAMICS[İng.] / AÉROTHERMODYNAMIQUE[Fr.] / AEROTHERMODYNAMISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= AEROTERMODİNAMİK
- AES İLE DES İLE CHACHA20 ile/||/<> SİMETRİK ŞİFRELEME
( Gizli anahtar şifreleme sistemleri. )
( Formül: SubBytes→ShiftRows→MixColumns )
- AF ile/ve İSTİĞFAR
( Cezası saklı olarak, ceza almama. İLE/VE Tüm yanlış/ceza kayıtlarının silinmesi. )
- AFACANLAŞMAK ile AFACAN/LIK
- AFAK[Fr.] ile/ve/||/<>/> AFAKİ[Fr.]
( Göz merceği olmayan göz. İLE/VE/||/<>/> Göz merceği yokluğu. )
- AFAK ile AFAKİ/LİK
- ÂFAK ile/ve ENFÜS
( Bir şeyi anlatmak için şeriat erbabı âfaktan, hakikat erbabı ise enfüsten örnek verir. )
- ÂFAK ile İNSAN
- ÂFÂKÎ ile/ve/<> İZÂFÎ ile/ve/<> KEYFÎ
- AFAL AFAL (BAKMAK) -ile
( Şaşkın bir biçimde bakmak. )
- AFALLAMAK ile AFALLATMAK ile AFALLAŞMAK ile AFALLAŞTIRMAK ile AFAL ile AFAL AFAL
- AFARACI -ile
( Harman yerinde vs. toplamakta çalıştırılan işçilere verilen ad. )
- AFAZİ ile AFONİ
( Söz yitimi. İLE Ses yitimi. )
- AFAZİ ile AMNEZİ
( Söz yitimi, konuşamama. İLE Anımsayamama, bellek kaybı. )
- AFAZİ ile DİZARTRİ
( Edinilmiş bir dil bozukluğu. [Beynin hasar görmesi, inme oluşması gibi durumlarda ortaya çıkar.][Genellikle beynin sol bölgesinde oluşan hasarlarda görülür. İLE Konuşma kaslarının zarar görmesi sonucunda ortaya çıkar. )
- AFAZİ ile/ve/||/<> PERSEVERASYON
( Söz yitimi. İLE/VE/||/<> Bir sözcük ya da sözcük dizisinin, hastanın direnci[ihtiyârı] dışında sürekli olarak kullanılması.[Afazik bir bozukluk çeşididir.][Organik serebral reaksiyonlarda ve demanslarda görülür.] )
- AFEDERSİN ile/||/<> AFFEDERSİN
- AFEREZ:
UYGULANAN KİŞİYE GÖRE
ile/||/<>
AYRIŞTIRILAN KAN BİLEŞENİNE GÖRE
( Uygulanan kişiye göre...
Tedavi edici. VE Bağışçı aferezi.
[Eğer bir hastalığı düzeltmek için yapılıyorsa "tedavi edici aferez" denilir. Örneğin, bir kas hastalığı olan Myastania Gravis gibi hastalıklarda uygulanan yöntem bu bölüme girer.
VE
Bağışçı aferezi, genelde kan bankacılığı ve kök hücre uygulamalarında kullanılır. Örneğin, kan bankasında, bağışçılardan, isteğe göre kan pulcukları (trombosit-platelet), plazma, kırmızı küre(eritrosit) ve kemik iliği aktarımı bağışçısından, kök hücre toplanması, bu bölüme girer.]
İLE/||/<>
Ayrıştırılan kan bileşenine göre...
A. Sitaferez[herhangi bir bileşenin uzaklaştırılması]
1) Lökaferez[Beyaz kürelerin uzaklaştırılması]
Granülosit Aferezi
Lenfosit Aferezi
Kök Hücre Aferezi
2) Tromboferez[kan pulcuklarının uzaklaştırılması]
B.Komponent Değişimi
Tedavi edici(terapötik) Plazma Değişimi
Tedavi edici(terapötik) Eritrosit Değişimi
C. Seçici Aferez
Cascade Filtrasyonu (Çift Filtrasyon)
LDL Aferezi (Lipid Aferezi)
Fotoferez
Yapay Karaciğer Desteği (KC Diyalizi)
Sepsis Uygulamaları )
- AFEREZ[Fr.] ile AFEREZ
( Sözcük başındaki bir sesin düşmesi, ön ses düşüm. İLE Kan/aferez bağışı. )
- AFERİN ile/ve/||/<> DUA
- ÂFET[Ar.] ile ÂFÂT[Ar. < ÂFET]
( Büyük felâket, belâ. | [mec.] Çok güzel insan. İLE Belâlar, musibetler. )
- A'FET[Ar.] ile ÂFET[Ar.]
( Solak. | Pek akılsız kişi. | En güç şey. İLE Büyük felâket, belâ. | [mec.] Çok güzel insan. )
- AFET ile AFET İSTASYONU
- ÂFET ile/ve/||/<>/> EKSİK/NOKSAN[Ar. NUKSAN]
- ÂFETLERDE ENGELİN/SORUNUN/ÖLÜMÜN:
"AZALTILMASI" ile/ve/değil/||/<>/< ARTMASINI ENGELLEME
( )
- AFFEDEBİLMEK ile/ve/||/<> SABREDEBİLMEK ile/ve/||/<> VAZGEÇEBİLMEK
( [Kişiyi] Farklı kılar. İLE/VE/||/<> Güçlü kılar. İLE/VE/||/<> Kendi kılar. )
- AFFEDEBİLMEK ile/ve/değil/yerine/||/<> VAZGEÇEBİLMEK
( [not] FORGIVE vs./and/but/||/<> FORGET
FORGET instead of FORGIVE )
- AFFEDELİM! ile/ve/||/<>/> SABREDELİM!
( Güçlüyken. İLE/VE/||/<>/> Zayıfken. )
- AFFEDİLEBİLİR ile AFFEDİLDİ ile BAĞIŞLAYICI
( FORGIVABLE vs. FORGIVEN vs. FORGIVING )
( بخشش پذير ile پوزش پذير ile بخشيدني ile قابل عفو ile آمرزيده ile باگذشت ile خطابخش ile با گذشت ile بخشايشگر ile بخشنده ile غفار ile بخشاينده )
( BAKHSHESH PAZYR ile POZESH PAZYR ile BAKHSHYDANY ile GHABEL OFO ile AMARZYDAH ile BAGOZASHT ile خطابخش ile BA GOZASHT ile BAKHSHAYSHGAR ile BAKHSHANDEH ile GHAFAR ile BAKHSHAYNADEH )
- AFFEDİLEBİLİR ile AFFEDİLEBİLİRLİK ile MAZERET ile AFFEDERSİN ile MAZERET ile MAZERET SAHİBİ ile MAZERETLER
( EXCUSABLE vs. EXCUSABLENESS vs. EXCUSE vs. EXCUSE ME vs. EXCUSED vs. EXCUSER vs. EXCUSES )
( معاف شدني ile بخشيدني ile معذوريت ile معذرت خواستن ile بهانه ile دستاويز ile معذور داشتن ile مستمسک ile عذر ile معذرت ile بهآنه ile معذرت ميخواهم ile معذور ile عذر آورنده ile معاذير ile معذر )
( MOAF SHODANY ile BAKHSHYDANY ile معذوريت ile MAZARAT KHASTAN ile BACPEHANEH ile دستاويز ile MAZUR DASHTAN ile MOSTAMSK ile OZR ile MAZARAT ile بهآنه ile MAZARAT MYKHAHOM ile MAZUR ile OZR AVARANDEH ile معاذير ile معذر )
- AF[F]EKSİYON ile/||/<> AF[F]EKT ile/||/<> AF[F]EKTE ile/||/<> AF[F]EKTİF
( Duygulanım, sayrılığa yakalanma. İLE/||/<> Duygu durum. İLE/||/<> Sayrılığa yakalanmış. İLE/||/<> Duygusal. )
- AFFERENT ile/||/<> EFFERENT
( Afferent merkeze doğru İLE efferent merkezden uzağadır )
( Formül: Duyu İLE motor )
- AFFETMEK ile AFFEDİLMEK ile AFFETTİRMEK ile AFFEDEBİLMEK
- AFFETMEK ile/ve/değil/yerine GÖZARDI ETMEK
( [not] TO FORGIVE vs./and/but TO IGNORE
TO IGNORE instead of TO FORGIVE )
- AFFETMEK ile/ve/||/<>/< KABUL ETMEK
- AFFETMEK ile UNUTMAK ile BARIŞMAK
( TO FORGIVE vs. TO FORGET vs. RECONCILIATION )
- AFFİNE GEOMETRY ile/||/<> PROJECTİVE GEOMETRY
( Affine paralel korunur, projective sonsuz nokta eklenir. )
( Formül: Preserves parallel İLE adds infinity )
- AFFOLUNMAK ile AFFOLUNABİLMEK
- AFGAN ile AFGAN ARAPLARI ile AFGANİSTAN ile AFGANLAR
( AFGHAN vs. AFGHAN ARABS vs. AFGHANISTAN vs. AFGHANS )
( افغان ile عربهي افغاني ile فغانستان ile افغانستان ile افاغنه )
( AFGHAN ile عربهي افغاني ile فغانستان ile AFGHANSTAN ile افاغنه )
- AFİ ile AFİF/LİK ile AFİS ile AFİŞ ile AFİŞÇİ/LİK
- AFÎF[< İFFET] -ile
( İffetli, nâmuslu, temiz. [eriller için] )
- AFİLİ[Y]ASYON ile/||/<> AFİLİYE
( Bağlantı. İLE/||/<> Bağlantılı. )
- AFİN İLE METRİK İLE TOPOLOJİK ile/||/<> GEOMETRİK ÖZELLİKLER
( Dönüşümler altında korunan özellikler. )
( Formül: Topolojik ⊃ Afin ⊃ Metrik )
- ASI/AFİŞ[Fr. < AFFICHE] ile/ve/||/<>/> AFİŞE[Fr. < AFFICHER]
( Bir şeyi duyurmak ya da tanıtmak için hazırlanan, kalabalığın görebileceği yere asılmış, genellikle resimli duvar ilânı. @@ Görülür duruma getirmek. | Açığa vurmak, belirtmek, duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek, açıklamak. | Birini bilinmeyen bir yönüyle tanınmak. | Açıklanmış. )
- AFONİ[Yun.] ile AFTONJİ[Fr.]
( Ses yitimi. İLE Ses çıkarma yetisinin kaybolması. )
- AFORİZMA ile VECİZE EDEN KİŞİ ile AFORİZMA YAPMAK
( APHORISM vs. APHORIST vs. APHORIZE )
( کلام موجز ile کلمات قصار ile پند نويس ile پند گفتن )
( KOLAM MOJEZ ile KOLMAT GHSAR ile PAND NOYS ile PAND GOFTAN )
- AFORİZMALAR ile/ve/||/<> BAHANELER
- AFOROZ ETMEK ile AFOROZ
( EXCOMMUNICATE vs. EXCOMMUNICATION )
( تکفير کردن ile تکفير )
( TAKFYR KARDAN ile تکفير )
- AFOROZ[Yun.]["AFAROZ" değil!] ile/ve/değil/||/<>/< REFÜZE[İng./Fr. REFUSE] (ETMEK/OLMAK)
( Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen topluluktan kovma cezası. | Dışlamak, darılmak, konuşmamak. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma. | Birini sergilediği olumsuz eylemleri nedeniyle toplum ya da bir topluluktan dışlama. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Reddetmek, geri çevirmek, kabul etmemek. )
- AFOROZLAMAK ile AFOROZLANMAK ile AFOROZ ile AFOROZLU
- AFRA TAFRA ile AFRALI TAFRALI
- AFRİKA (SAVANA/ORMAN) FİLİ[Fars. < PÎL] ile/||/<> ASYA FİLİ
( Daha iri. İLE/VE Daha küçük. )
( Her biri, her gün 200 kilo ot yer. )
( Hortumları, 3 metre uzunluğunda ve 200 kilo ağırlığındadır. [4 litre suyu bir anda çekebilecek yapıdadır.] [Ucundaki parmak benzeri bölümler sayesinde tek bir pirinç tanesini yerden alabilecek kadar duyarlıdır.] [Bir aslanı tek darbede öldürebilecek kadar güçlüdür.][Gövdemizdeki tüm kasların toplamından 100 kat daha fazla kas bulunur.] )
( Ayak uclarında yürürler. [Tabanı ile topuk kemiği arasında kalın ve yüksek bir kıkırdak tabakası bulunur.] )
( Koşamaz ve zıplayamazlar fakat yürüyüşleriyle saatte 25 km. hıza ulaşabilirler.] )
( Öteki fillerin 10 km. öteden gelen düşük frekanslı sesleri ayaklarıyla duyabilirler. )
( Yunuslar ve bazı primatlar gibi kendilerini aynada tanıyabilirler. )
( Her gün, 100 litre su içmeleri gerekmektedir. [her bir emişte 8 litre su içebilmektelerdir] )
( Günde, sadece 2 saat uyurlar. )
( Sürü önderleri dişillerdir. )
( Ortalama ömürleri 50 yıldır. [80 yaşına kadar yaşamış olanı da vardır.] )
( Az sayıda doğal düşmanı olan filler genellikle yaşlandıkça aşınan dişlerinden dolayı aç kalarak ölürler. )
( Ölülerini sık sık ziyaret ederler. [Ölenlerin kemik ve dişlerini hortumlarıyla okşarlar.] )
( Gebelik süresi en uzun hayvan. [22 ay / 600-360 gün] )
( Her bir filin kan damarları, kendine özgü bir yapı sergilediğinden, tıpkı insandaki parmak izi gibi ayırt ettirici özelliğe sahiptir. )
( Filler, ehllileştirilebilir fakat evcilleştirilemez. )
( En yakın akrabaları denizinekleri[yaşayan] ve damanlardır. )
( Ayaklarıyla sismik hareketleri duyarlar ve çeşitli göç ve hareketlerini yeraltı verilerine[verilerinden aldıkları yorumlara] göre de belirlemektelerdir. )
( NEHÎM[Ar.]: Aslan kükremesi ve fil sesi. )
(
)
( Tek başlarına hareket edebilirler. İLE/VE Ancak/daha çok eşleriyle birlikte hareket ederler. )
( Zıplamayan tek memelidir. )
(
)
( )
( Afrika'da, 1980'de 1 milyonu aşkın olan fillerin sayısı, günümüzde[2020] 300 bin civarındadır ne yazık ki. :( ((( )
(
)
(
)
( PÎL
PÎLESTE: Fildişi. )
( AFRICAN ELEPHANT vs. INDIAN ELEPHANT )
( ELEPHAS )
( EL ELEFANTE )
- AFRİKA:
SAHRA ÜSTÜ ile/ve/||/<> SAHRA ALTI
- AFRİKA ile AFRİKA ile AFRİKALI AMERİKALI
( AFRICA vs. AFRICAN vs. AFRICAN AMERICAN )
( افريقا ile آفريقا ile افريقيي ile آفريقيي ile سياه پوست )
( افريقا ile AFARYGHA ile افريقيي ile آفريقيي ile SYAH POOST )
- AFRİKA ile AFRİKALI/LIK ile AFRİKA DOMUZU ile AFRİKA MENEKŞESİ ile AFRİKA ÇEKİRGESİ
- AFRO[Fr.] ile AFRO[İng.]
( Kıvırcık saç. İLE Afrika kökenli. )
- | AFRODİT = VENÜS | ile/ve/||/<>/> URANYA
( | Yunan'ların (en) güzele verdiği ad. İLE/= Roma'lıların (en) güzele verdiği ad. | İLE/VE/||/<>/> ... )
( | [Aşkın simgesi.] Yunan'da. İLE/= Latin'de. | İLE/VE/||/<>/> ... )
( | Sevgi ve güzellik. | İLE/VE/||/<>/> Bilim ve gerçekliği simgelediğinde aldığı ad. )
- AFRODİT/VENÜS ile NİNİ ile LILLITH
( Güzel/masum kadın. İLE Güzel ve şuh/kötücül kadın[La femme fatale]. İLE İblis\'in karısı. )
- AFRODİZYAK ile AFRODİT
( APHRODISIAC vs. APHRODITE )
( مشهي ile مبهي ile مبهيه ile ونوس يوناني )
( مشهي ile مبهي ile مبهيه ile ونوس يوناني )
- AFRODİZYAK/TA[İng. APHRODISIAC | Fr. < APHRODISIAQUE < Yun.]:
EŞEYSEL İSTEĞİ ARTIRAN ile/ve/||/<> EŞEYSEL GÜCÜ ARTIRAN ile/ve/||/<> EŞEYSEL HAZZI ARTIRAN
- AFSUNLAMAK ile AFSUNLANMAK ile AFSUN ile AFSUNCU/LUK ile AFSUNLU
- AFT[Yun./Fr. APHTE] ile/ve/||/<> AĞIZ YARALARI
( Vitamin eksikliğinden ya da alerjiden kaynaklanan ağız yaraları. | Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler. )
- AFTOS[Yun.] ile GÖNÜL EĞLENDİREN, OYNAŞ, METRES
- AFTÖZ ÜLSER (BEHÇET) ile/||/<> BASİT AFT
( Behçet hastalığındaki aftöz ülserler tekrarlayan ve çoklu İLE basit aft tek ve nadirdir. Behçet aftları sistemik hastalığın parçası İLE basit aft lokal irritasyondan kaynaklanır. Behçet aftları daha ağrılı ve uzun süreli iyileşir. )
( Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1889-1948) (Ülke: Türkiye) (Alan: Dermatoloji, İmmünoloji) (Önemli katkıları: Behçet hastalığını 1937 yılında tanımladı. Üçlü semptom kompleksini (ağız yaraları, genital yaralar, göz iltihabı) bir hastalık olarak ortaya koydu. İsmini taşıyan ilk Türk doktor.) )
- AFV[Ar.] ile GUFRÂN[Ar.]
- AFYON ile/||/<>/> KODEİN[Fr. < CODEINE]
( ... İLE/||/<>/> Afyondan elde edilen, öksürük ve ağrı kesmeye yarayan bir alkaloit. )
- AFYONKARAHİSAR ile AFYONKARAHİSARLI/LIK
- AFYONLAMAK ile AFYONLANMAK ile AFYON ile AFYONLU ile AFYON RUHU ile AFYON SAKIZI ile AFYON KAYMAĞI
- AĞ -ile
( Ak. )
( NETWORK )
- ŞEBEKE[Osm.] / NETWORK, LATTICE[İng.] / RÉSEAU[Fr.] / NETZ/NETZWERK, GITTER[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞ, ÖRGÜ
- AĞ ile AĞ
( İplik, sicim, tel gibi ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. | Örümcek gibi bazı hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. | Ülke geneline yaygınlaştırılmış örgü, şebeke. | Oyun alanını ortadan ikiye bölen, iple yapılmış örgü. İLE Donun ya da pantolonun, apış arasına gelen yeri, apışlık. )
- AĞ ile AĞ KEPÇE ile AĞ KURDU ile AĞ TONOZ ile AĞ TORBA ile AĞ YATAK ile AĞ İPLİĞİ ile AĞ İĞNESİ ile AĞ KAYIĞI ile AĞ TABAKA ile AĞ KURŞUNU ile AĞ MANTARLAR
- AĞ ile/ve/değil/||/<>/>/< BAĞ
- AĞ ile/ve BAĞ
( NETWORK vs./and BOND )
- AĞ ile/ve BÜTÜNLÜK
- AĞ ile KOZA
( PÎLE: İpek kozası, ipek. )
( WEB vs. COCOON )
- AĞ ile ÖRÜMCEK AĞI
( ... ile BEYT-İ ANKEBÛT, BEYT-ÜL-ANKEBÛT )
( ... ile MEGES-GÎR, TÂR-I ANKEBÛT, TENE, TENTE )
( WEB vs. COBWEB )
- AGA ile AĞA
( Babacan, mert, kalender kişi. İLE Kırsal kesimde, geniş toprakları olan, güçlü, sözü geçen, varlıklı kişi. | Halk arasında sayılan ve sözü geçen kişilere verilen san. | Büyük kardeş, ağabey. | Okur-yazar olmayan, yaşlıca kişilerin, adlarıyla birlikte kullanılan san. | Osmanlı döneminde, kimi örgütlerin başında bulunanlara verilen resmi san. )
- AĞA ile/||/<>/> AĞNAM NEZARETİ/ADÂLET BAKANLIĞI
( Osmanlı sarayında yönetimsel ve askeri örgütte belirli konumlarda bulunan kişilere verilen san.[Kızlar ağası, Yeniçeri ağası] İLE/||/<>/> Osmanlı Devleti'nde adâlet düzeninin bağlı olduğu en üst makam. )
- AĞABEY/ABİ["AĞBİ" değil!] ile/değil ABİ[Fr.]
( ... İLE/DEĞİL Toplantılarda giyilen, kara, uzun ceketinin ön tarafı kesik tören giysisi. )
- AĞABEY/EDE/ABLA ile AMCA ile TEYZE
( ABLA[Moğolca]/APA[Uygurca]/İCE/ECE[Türkçe][kökeni > PRENSES: İlk sıradaki yönetici kız kardeş.], [Yünden yapılmış kışlık giysi] )
- AĞAÇ DALI ile CADI ÇEKİRGESİ
( ... İLE Ağaç dalı görüntüsünde olduklarından dolayı ve hafiflikleri nedeniyle dalların ucunda kendilerini saklarlar. )
( ... İLE Dışkıları bile sopaya benzer. )
( ... İLE Öteki böceklerden korunmak üzere, göz yaşartıcı gazı çıkaran bezi bulunmaktadır. )
- AĞAÇ (EV) ile/ve/değil AHŞAP (EV)/HIMIŞ
- AĞAÇ KESİTİ ile/ve/||/<> İNSAN PARMAK İZİ
(
)
- AĞAÇ KURBAĞASI ile KIRMIZI GÖZLÜ AĞAÇ KURBAĞASI
( ... İLE Yan taraflarında mavi-sarı çizgiler taşıyan yeşil bir gövdesi, turuncu ayak parmakları ve ateş kırmızısı gözleri vardır. )
( ... İLE Kosta Rika'da yaşarlar. )
( ... İLE Çıngıraklı yılanın yavrusu gibi ses çıkarırlar fakat tamamen zararsızlardır. )
( Bazı zehirli kurbağa türü dışında çoğu kurbağa türü tehlikeli değildir fakat öyleymiş gibi görünecek biçimde evrimleşmişlerdir. )
( BATES TAKLİDİ: Henry Walter BATES [1852 - 1892 yılları arasında Alfred Russel ile Amazon'larda yedi yıllarını geçirerek bilim dünyasına 8000 yeni tür kazandırmışlardır.] )
- AĞAÇ/ÇAM SAKIZI/REÇİNE[Yun.] ile AKINDIRIK/AKMA
- AĞAÇ SAKIZI/REÇİNE[Yun.]/BALSAM[Fr.] ile AKAMBER["AKAMBAR" değil]
( Bazı bitkilerde, özellikle çamlarda oluşan, katı ya da yarı akışkan organik salgı nesnesi. | Sonsuz polimerleşme ile elde edilen, büyük moleküllü yapay nesne. İLE Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine. )
- AĞAÇ SAKIZI/REÇİNE ile AKGÜNLÜK
( ... İLE Tütsü olarak yakılan bir ağaç sakızı türü. )
- AĞAÇ YETİŞTİRME ile AĞAÇLANDIRMA ile AĞAÇ DİKMEK
( ARBORICULTURE vs. ARBORIZATION vs. ARBORIZE )
( درختکاري ile داروشي ile داروش کردن )
( DARKHTEKARY ile DAROSHY ile DAROSH KARDAN )
- AĞAÇ ile ACI AĞAÇ/KAVASYA[Fr. < QUASSIA]
( ... İLE Sedef otugillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kabuğu ve odunu hekimlikte kullanılan küçük bir ağaç. )
( ... cum QUASSIA AMARA )
- AĞAÇ ile AĞAÇ BİLGİSİ ile AĞACIN BİLGİSİ
- AĞAÇ ile AĞAÇ MİNESİ
( ... İLE Mine çiçeğigillerden, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, kırmızı, mor çiçekli bir ağaççık. )
( ... cum LANTANA )
- AĞAÇ ile AĞAÇÇIK
( ... İLE Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç. )
- AĞAÇ ile AĞAÇSI/AĞACIMSI
( ... İLE Ağacı andıran, ağaca benzeyen, ağaç gibi. )
- AĞAÇ ile AKAĞAÇ
( ... İLE Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan, beyaz kabuklu bir türü. )
( ... cum ZELKOVA CARPINIFOLIA )
- AĞAÇ ile AKAR AMBER
( ... İLE Asya ve Amerika'da yetişen, odunu ceviz ağacınınkine benzeyen, güzel kokulu öz suyu olan büyük bir ağaç. )
( ... cum LIQUIDAMBAR OREINTALIS )
- AĞAÇ ile AKÇAAĞAÇ/İSFENDAN[Fars.]
( ... İLE Akçaağaçgillerden, süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç. )
( ... cum ACER )
- AĞAÇ ile ANANAS
( ... İLE Ananasgillerden, sıcak ülkelerde yetişen bir ağaç. | Bu ağacın çam kozalağına benzeyen, iri, güzel kokulu, lezzetli meyvesi. )
( ... cum ANANAS SATIVUS )
- AĞAÇ ile ANZAROT[Ar. < ANZARUT]
( ... İLE Sıcak ülkelerde yetişen bodur bir ağaç. | Bu ağacın yara tedavisinde kullanılan reçinesi. )
( ... cum SARCOCOLLA )
- AĞAÇ ile ARDAK
( ... İLE İçten çürümeye başlayan ağaç. )
- AĞAÇ ile AVİZE AĞACI
( ... İLE Zambakgillerden, Amerika'dan dünyanın her yanına yayılmış olan, avize biçiminde sarkık, iri ve beyaz çiçekli bir süs ağacı. )
( ... cum YUCCA GLOSIOSA )
- AĞAÇ ile BAKAM/BAKKAM[Ar.]
( ... İLE Baklagillerden, odunundan kırmızı boya çıkarılan bir ağaç. )
( ... cum HAEMATOXYLON CAMPECHIANUM )
- AĞAÇ ile/ve BAOBAB
( ... İLE Afrika'ya özgü bir ağaç. [MORONDAWA-MADAGASKAR] )
- AĞAÇ ile/ve BEŞÂM[Ar.]
( ... İLE Hicaz'da yetişen ve misvak yapılan hoş kokulu bir ağaç, balsama ağacı. )
- AĞAÇ ile BETÎL[Ar.]
( ... İLE Salkımları sarkık olan ağaç. )
- AĞAÇ ile BİLADER AĞACI/AMERİKAN ELMASI/KAJU
( ... İLE Antep fıstığıgillerden, yapraklarını dökmeyen, tropikal bir meyve ağacı. | Bu ağacın meyvesinden çıkarılan, yer fıstığına benzeyen, tatlıyla tuzlu arasında tadı bulunan ve çerez olarak yenilen çekirdek. )
( ... cum ANACARDIUM OCCIDENTALE )
( TREE vs. CASHEW )
- AĞAÇ ile/||/=/<> DARAK
- AĞAÇ ile DİKENLİ DİDİERA AĞACI
- AĞAÇ ile DİNAMİT AĞACI
( ... İLE Dokunulduğunda ölüme götürebilir. Üzerinde bulunan zehirli meyvelerini de 25 m.'ye kadar fırlatabilir ve bu sırada etrafa yaydıkları kimyasallarla tüm canlılara zarar verebilir. )
- AĞAÇ ile EJDERHA KANI AĞACI
- AĞAÇ ile FERYAL
( ... İLE Güzel, iyi görünümlü, olgunlaşmamış ağaç. | Işık saçan kadın. )
- AĞAÇ ile/ve FİTZROYA
( ... İLE/VE Güney Amerika'ya özgü bir ağaç. )
- AĞAÇ ile GALAKSİ
- AĞAÇ ile/||/<> GALAKSİ
- AĞAÇ ile GÜRGEN
( ... İLE Gürgengillerden, Karadeniz kıyılarındaki ormanlarımızda çokça yetişen bir ağaç. )
( ... cum CARPINUS BATULUS )
- AĞAÇ ile HAYAT AĞACI
( ... İLE Beyinciğin kesitinde, dıştaki bozmadde bölümüne yayılarak, dallanma gösteren akmaddenin oluşturduğu ağaç biçimi. )
- AĞAÇ ile JABUTICABA AĞACI
- AĞAÇ ile KALEMBEK(Hint Denizi'ndeki bir adanın adından)
( ... İLE Bir cins kokulu sandal ağacı, yalancı öd ağacı. | Bir cins mısır. )
- AĞAÇ ile KARAAĞAÇ/NÂRVEN[Fars.]
( ... İLE Karaağaçgillerin örnek bitkisi olan, kerestesi değerli bir ağaç. )
( ... cum ULMUS )
- AĞAÇ ile KIZILAĞAÇ/KIZILSÖĞÜT
( ... İLE Gürgengillerden, dişil çiçekleri küçük ve sarımtırak, eril çiçekleri püskül biçiminde olan, boyu 30 metre kadar olabilen, kerestesi kolay işlenebilir bir ağaç. )
( ... cum ALNUS )
- AĞAÇ ile KIZILCADİŞİ
( ... İLE Yüksekliği 4-5 metre olan, beyaz çiçekli bir ağaççık. )
( ... cum CORNUS SENGUINEA )
- AĞAÇ ile/ve MANCELİNA
( ... İLE Zehirli bir ağaç. )
- AĞAÇ ile MANTARAĞACI
( ... İLE Turunçgillerden, kerestesi çok gözenekli, süngerimsi, açık sarı renkli bir ağaç. )
( ... cum PHELLODENDRON AMURENSE )
- AĞAÇ ile MANYOK[Brezilya yerlilerinin dilinden]
( ... İLE Sütleğengillerden, sıcak ülkelerde yetişen, yaprakları almaşık, üçü ya da yedisi birarada, yelpaze durumunda olan, büyük bir ağaç. | Orta Afrika Cumhuriyeti'nde, fakirlerin ana yiyeceği olarak ekmeğin yerine geçen gıda. )
( ... cum MANIHOT UTILISSIMA )
- AĞAÇ ile MENGROW
- AĞAÇ ile MOR SALKIM(WISTERIA)
- AĞAÇ ile MÜŞVİKE
( ... İLE Dikenli ağaç. )
- AĞAÇ ile PAŞAAĞACI
( ... İLE Kerestesi açık sarı, yeşilimsi renkte, iri gözenekli, genellikle kaplama olarak kullanılan değerli bir mobilya ağacı. )
( ... cum TRIPLOCHITON SCLEROXYLON )
- AĞAÇ ile ROMENSERA AĞACI
- AĞAÇ ile RÜZGÂR AĞAÇLARI
- AĞAÇ ile/ve SAC
( ... İLE Hindistan'a özgü bir ağaç. )
- AĞAÇ ile SANDAL AĞACI/ÇIPLAK AĞAÇ(HEŞİŞVEL)
( ... cum ARBUTUS ANDRACHNE )
- AĞAÇ ile/ve ŞATOK/ŞADOK
( ... İLE Bir tür ağaç ve meyvesi. )
- AĞAÇ ile/ve SIĞLA
( ... İLE Günlük ağacı. )
- AĞAÇ ile ŞİMŞİR/ŞEMŞÎR[Fars.]
( En sert ağaç. )
( ... İLE Şimşirgillerden, yaprakları her mevsimde yeşil kalan, taşlık, çorak bölgelerde kendiliğinden yetişen ya da bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, odunu sarımsı renkli ve çok sert olan bir ağaççık. | Bu ağaççığın sert, düzgün sarı renkte kerestesi. | Bu keresteden yapılan. )
- AĞAÇ ile SÜTAĞACI
( ... İLE Isırgangillerden, Güney Amerika ormanlarında yetişen, sütlü öz suyu çok olan bitki. )
( ... cum GALACTODENDRON )
- AĞAÇ ile TAFLAN/KARAYEMİŞ
( ... İLE Gülgillerden, 2-6 metre yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen, çiçekleri salkım durumunda, beyaz ya da yeşil olan, süs bitkisi olarak bahçelerde yetiştirilen küçük bir ağaç, karayemiş ağacı, karayemiş. )
( ... cum PRUNUS LAUROCERASUS )
- AĞAÇ ile TİK AĞACI
( ... İLE Çift çeneklilerden, kaplamada kerestesinden yararlanılan, doğal rengi sarı, zamanla havada kendiliğinden koyulaşan bir sıcak iklim ağacı. | Bu ağacın tahtasından yapılan. )
( ... cum TECTONA GRANDIS )
- AĞAÇ ile TİMBUL/TEMBUL/TENBUL[Fars.]
( ... İLE Hindistan'a özgü, tırmanıcı bir tür biber ağacı. )
( ... cum PIPER BETLE )
- AĞAÇ ile/ve TÛBÂ AĞACI
( ... İLE Tûbâ ağacı insandır, meyvesi de Kelâm'dır. )
- AĞAÇ ile/ve TUPELO
( ... İLE Bir tür ağaç. )
- AĞAÇ ile VAKVAK AĞACI
- AĞAÇ ile YAPRAĞINI DÖKMEYEN AĞAÇ VE BİTKİ
( Çok ağaç olan yerde serinlik çoktur. )
( TREE vs. EVERGREEN TREE )
- AĞAÇ ile YELENGEÇ
( ... İLE Kabuğu, kendi kendine çatlayıp soyulan ağaç. )
- AĞAÇ ile YÜSRÜ
( ... İLE Bazı ince işlerin yapımında kullanılan, siyah bir ağaç ve bu ağacın kökü. | Bu kökten yapılmış olan. )
- AĞACI:
[ne yazık ki]
!KESERSENİZ ile/değil/yerine/>< KESMEZSENİZ
( Kazık kalır, üstüne oturursunuz. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Gölge olur, altına oturursunuz. )
(
)
- AĞAÇKAKAN CAMİSİ -ile
- AĞAÇKAKAN/TAKDELEN ile TUHAF
( ... İLE Ağaçkakan türünden iri gagalı bir kuş. )
( 200'den fazla türü vardır. İLE ... )
( Gaga uzunlukları bazı türlerde kendi boyunun üçte ikisi kadar olabilir. İLE ... )
( Herbirinin kendine özgü delme hızı ve ritmi vardır. [Bazıları ağaca saniyede 16 kere vurabilir.] İLE ... )
( Gagasını her vurduğunda yerçekiminin uyguladığı gücün bin katını uygular. [Astronotların dikey havalanış sırasında maruz kaldıkları basıncın 250 katı] İLE ... )
( Kafataslarının kırılmamasının nedeni, şokun hemen hemen tamamını emen süngerimsi kıkırdak yastıktır. İLE ... )
( Dillerinin kullanılmadığı zamanlarda içi sıvı dolu bir akerdeon gibi katlanmasını sağlayan bir dizi zarımsı dil kemiği vardır. [Kullanılmadığı zamanlar kafatasının etrafındaki yerde toplanır, burun deliklerinin arkasında sabitlenir.] İLE ... )
( Kulakları dillerinin ucundadır. [Kaçmaya çalışan böcekleri dinlemesini sağlar.] İLE ... )
( Gagalarını vururkenki amaçları yemek aramak değildir. Haberleşmeye ve eşleri çekmeye yarayan türe özgü bir "imza"dır. İLE ... )
( PECKER/WOODPECKER vs. ... )
- AĞAÇKAKAN ile AKSIRTLI AĞAÇKAKAN
( ... vs. WHITE-BACKED WOODPECKER )
( ... cum DENDROCOPOS LEUCOTOS )
- AĞAÇKAKAN ile ALTIN AĞAÇKAKAN
( Bir çift ağaçkakan, Discovery adlı uzay mekiğinin dış tankının köpük kaplaması üzerinde 200'den fazla delik açmıştı. [Mekiğin fırlatılmasının gecikmesine neden olmuşlardı.] [1995] )
( ... vs. YELLOWHAMMER/YELLOW-SHAFTED FLICKER )
( ... cum COLAPTES AURATUS )
- AĞAÇKAKAN ile BENEKLİ AĞAÇKAKAN
( ... vs. GREAT SPOTTED WOODPECKER )
( ... cum DENDROCOPOS MAJOR )
- AĞAÇKAKAN ile BOYUNÇEVİREN
( ... İLE Ağaçkakan ailesi içinde yer alır. Ağaçkakandan çok, bir ötücüye benzerler. Orman açıklıkları barındıran, yaprak döken ormanlar ve ağaçlı açık arazilerde yaşarlar. Göç sırasında, çok değişik alanlarda görülebilirler. Tek göçmen ağaçkakandır. Başlıca avları, karıncalar ve öteki böceklerdir. Özellikle, karınca yuvalarının başında, onu, beslenirken görebiliriz. Gagaları kısa ve sivri, başları yuvarlaktır. Gövdelerinde, kahverengi benekler ve enine çizgiler vardır. Sırtı gri, kahverengi ve kirli sarı renklerde sık desenlidir. Sırtının ortasında, uzun ve koyu renk bir çizgi vardır. Alt tarafı, ince çizgili; boğazı, altın rengi-kremdir. Ağaçkakan ailesinde, ağaçkabuğu rengi tüylere sahip tek türdür. Kuyruğu uzun, geniş ve sık çizgilidir.
Sıkıştırıldıklarında kendilerine özgü bir korunma yöntemine başvururlar. Önce, kuyruk tüylerini aralayarak boyunlarını uzatırlar ve baş tüylerini, yukarı doğru kısa bir ibik halinde kaldırırlar; sonra, başlarını ve boyunlarını döndürerek yana yatırırlar ve aniden başlarını geri çekerek yılan taklidi yaparlar. )
- AĞAÇKAKAN ile KIRMIZI ŞAPKALI/KOKARTLI AĞAÇKAKAN
( ... vs. RED COCKADED WOODPECKER )
( ... cum PICOIDES BOREALIS )
- AĞAÇKAKAN ile KÜÇÜK AĞAÇKAKAN
( ... vs. LESSER SPOTTED WOODPECKER )
( ... cum DENDROCOPOS MINOR )
- AĞAÇKAKAN ile ORTANCA AĞAÇKAKAN
( ... vs. MIDDLE SPOTTED WOODPECKER )
( ... cum DENDROCOPOS MEDIUS )
- AĞAÇKAKAN ile SİYAH/KARA AĞAÇKAKAN
( ... vs. BLACK WOODPECKER )
( ... cum DRYOCOPUS MARTIUS )
- AĞAÇKAKAN ile SURİYE/ALACA AĞAÇKAKANI ile GÖKNAR AĞAÇKAKANI ile GRİ AĞAÇKAKAN ile KIZIL AĞAÇKAKAN ile ORMAN AĞAÇKAKANI ile SARI AĞAÇKAKAN ile TEPELİ AĞAÇKAKAN
( ... vs. SYRIAN WOODPECKER vs. GREAT SPOTTED WOODPECKER vs. GREY-FACED WOODPECKER vs. REDHEADED WOODPECKER vs. GREAT-SPOTTED WOODPECKER vs. WOODPECKER vs. PILEATED WOODPECKER )
( ... cum PICOIDES TRIDACTYLUS cum ... cum ... cum ... cum ... cum ... cum DRYOCOPUS PILEATUS )
- AĞAÇKAKAN ile ÜÇ PARMAKLI AĞAÇKAKAN
( ... vs. THREE-TOED WOODPECKER )
( ... cum PICOIDES TRIDACTYLUS )
- AĞAÇSI ile AĞAÇSIL
- AĞAÇTA YAŞAYAN ile AĞAÇLANDIRILMIŞ ile AĞACA BENZEYEN
( ARBOREAL vs. ARBORED vs. ARBORESCENT )
( دارزي ile درختي ile درخت دار ile شاخه مانند )
( DARZY ile DARKHTY ile DARKHT DAR ile SHAKHEH MANAND )
- ÂGÂH ile ÂRİF
- ÂGÂH ile ÂRİF
- CEYLON AGAR-AGAR, LAC[İng.] / MOUSSE DE CEYLAN, VOIR AGAR-AGAR, LAQUE, VERNIS[Fr.] / FIRMIS, LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= AGAR-AGAR JELİ, LAK
- AGAR-AGAR[İng.] / AGAR-AGAR[Fr.] / AGAR-AGAR[Alm.] ile/değil/yerine/= AGAR AGAR
- AĞARTMAK ile AĞARTILMAK ile AĞARTABİLMEK ile AĞARTI
- AGAVE KAKTÜSÜ ile/ve/<> BENZERİ
( Meksika'da. İLE/VE/<> El Salvador'da.[Bu kaktüsten, doğal iplik elde ediliyor.] )
- METABOLİK CERRAHİDE:
AGB ile RYBG ile VSG
(
)
( Metabolik Cerrahi, Kalp Krizi, Felç ve Ölümleri Önlüyor )
- AĞBENEK ile AĞBENEKLİLİK
- AGBES -ile
( Kül rengi. )
- AĞCI/LIK ile AĞCIK
- AĞDA/AKÎDE[Ar.] ile/ve ŞERBET[Ar.]
( Koyu. İLE/VE Sulu. )
( Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez ya da limonlu şeker eriyiği. | Şekerle yapılan ürünlerin hazırlanması ya da beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk. İLE Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılan içecek. | Belirli törenlerde, konuklara sunulan şekerli içecek. | Bazı maddelerin suda eritilmişi. | Sözlenmek ya da nişanlanmak üzere, tarafların antlaşması durumunda, tören yapılarak içilen içecek. )
- AĞDALANMAK ile AĞDALAŞMAK ile AĞDALAŞTIRMAK ile AĞDALAŞABİLMEK ile AĞDALAŞTIRILMAK ile AĞDA/LIK ile AĞDACI/LIK ile AĞDALI/LIK
- VISKOSE STRÖMUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALI AKIŞ
- COEFFICIENT OF VISCOUS PLASTICITY[İng.] / VISCOÉLASTICITÉ, COEFFICIENT DE LA PLASTICITÉ VISCOSE[Fr.] / VISKOELASTIZITÄT, VISKOELASTISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALI ESNEKLİK/PLASTİKLİK KATSAYISI
- ATTÉNUATION VISQUEUSE[Fr.] / ZÄHFLÜSSIGE DÄMPFUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALI SÖNÜM
- ZÄHFLÜSSIGE ABLEITUNGSFUNKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALI TÜREV İŞLEVİ
- KIVAMLI, LEZCÎ, LÜZÛCÎ[Osm.] / VISCOUS[İng.] / VISQUEUX[Fr.] / VISKOS[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALI, VİSKOZ
- EMSÂL-İ LÜZÛCET[Osm.] / VISKOSITÄTSKOEFFIZIENT, ZÄHIGKEITSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALILIK KATSAYISI
- VISKOSITÄTSKRAFT, ZÄHIGKEITSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALILIK KUVVETİ
- KIVAM, LÜZÛCET[Osm.] / VISCOSITY[İng.] / VISCOSITÉ[Fr.] / VISKOSITÄT ZÄHIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALILIK VİZKOZİTE
- VISCOMETER, VISKOSIMETER[İng.] / VISCOSIMÉTRE[Fr.] / VISIOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞDALILIKÖLÇER, VİSKOZİMETRE
- AGE[İng.]:
YAŞ ile/ve/değil/||/<> ÇAĞ/DÖNEM
- AG[G]LÜTİNASYON ile/||/<> AG[G]LÜTİNİN[Fr. AGGLUTININE]
( Kümeleşim. İLE/||/<> Kümeleştirici. | Serumda oluşan ve pıhtılaşmaya neden olan antikor. )
- AĞI -ile
( Zehir. )
- AĞI AĞACI ile/ve AVİZE AĞACI ile/ve BAN AĞACI ile/ve ÇUBUK AĞACI ile/ve DANTEL AĞACI ile/ve IĞ AĞACI ile/ve KÂĞIT AĞACI ile/ve LÂLE AĞACI ile/ve LÂSTİK AĞACI ile/ve MANTAR AĞACI ile/ve MERCAN AĞACI ile/ve ÖD AĞACI ile/ve PELESENK AĞACI[Lat. GUAIACUM OFFICINALE] ile/ve PORSUK AĞACI ile/ve SAKIZ AĞACI ile/ve SÜT AĞACI ile/ve TESPİH AĞACI/ÇALISI, ÇİN LEYLAĞI[Lat. MELIA AZEDARACH] ile/ve KÖR AĞAC
- AĞIL/ARKAÇ ile AĞIL
( Üstü açık, çit ya da duvarla çevrili yer. İLE Hale. )
- AĞIL/ARKAÇ ile/ve/<> AHIR
( Üstü açık. İLE/VE/<> Üstü kapalı. )
- AĞIL ile KÜM
( ... İLE Küme, yığın. | Küçük ağıl. )
- AĞILAMAK ile AĞILANMAK ile AĞILAŞMAK ile AĞILANDIRMAK
- AĞILI ile AĞILI BÖCEK
- AGİNG BİOLOGY ile/||/<> DEVELOPMENTAL BİOLOGY
( Aging biology yaşlanma süreçlerini incelerken İLE developmental biology gelişim süreçlerini inceler )
( Formül: Senescence mechanisms )
- AĞINMAK -ile
( Hayvanların, yere yatıp yuvarlanması. )
- AĞIR ALAŞIM ile HAFİF ALAŞIM ile SERT ALAŞIM
( Tungsten asıllı alaşım. İLE 1939 yılından beri kullanılmakta olan alüminyum ya da magnezyum alaşımları. Alüminyum alaşımlarının yoğunlukları, ortalama 2,7; magnezyum alaşımlarınki ise 1,8'dir. İLE Demir ailesinden, bağlayıcı bir maden ya da alaşım[kobalt, nikel] yardımı ile meydana gelen alaşım. )
- AĞIR BER-EFŞÂN ile YÜRÜK BER-EFŞÂN
( Ayrıntılı açıklamaları için... )
- AĞIR BİR ŞEKİLDE ile AĞIRLIK
( HEAVILY vs. HEAVINESS )
( به شدت ile سنگيني )
( BAH SHODAT ile SANGYNEY )
- AĞIR İŞ YAPMAK ile/ve/değil/<>/> AĞIR KALDIRMAK
- HEAVY IONS[İng.] / IONS LOURDS[Fr.] / SCHWERE IONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= AĞIR İYONLAR
- AĞIR METAL ile/||/<> ESANSİYEL METAL
( Ağır metal toksik Hg, Pb, esansiyel gerekli Fe, Zn. )
( Formül: Zehir İLE besin )
(1996'dan beri)