Bugün[21 Şubat 2026]
itibarı ile 58.713 başlık/FaRk ile birlikte,
58.713 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(40/236)


- C-AĞIRLIKLI ...:
SES/GÜRÜLTÜ DÜZEYİ ile SES MARUZİYET DÜZEYİ

( Özellikle motor gürültüsü, makine gürültüsü, patlama sesi gibi gürültülerin ölçümünde kullanılan, 30-10.000 Hz arasını tekdüze ağırlıklandırmanın yapıldığı, desibel ölçeğinde ifade edildiğinde dBC etiketinin kullanıldığı gürültü düzeyi. İLE Deneğin maruz kaldığı gürültünün nicel ölçümlerinde C-ağırlıklandırma eğrisinin kullanılması. )

( C-WEIGHTED LEVEL/SOUND LEVEL vs. C-WEIGHTED SOUND EXPOSURE LEVEL (LCE) )

( NIVEAU DE PRESSION AOUSTIQUE PONDÉRÉE EN dB (C) | NIVEAU AOUSTIQUE PONDÉRÉE C avec EXPOSITION SONORE (LCE) )

( C-BEWERTETER SCHALLPEGEL mit C-BEWERTETER ABGESTRAHLTER SCHALLPEGEL )


- ÇAĞIRMAK ile ÇAĞIRTMAK ile ÇAĞIRTILMAK ile ÇAĞIRABİLMEK ile ÇAĞIRIVERMEK ile ÇAĞIRTABİLMEK


- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< ÇAĞRIŞTIRMAK


- ÇAĞIRMAK ile/ve/<>/değil/yerine DAVET ETMEK

( [not] MESSAGE vs./and/<>/but TO INVITE
TO INVITE instead of MESSAGE )


- ÇAĞIRMAK ile/ve/değil/||/<>/< GELEBİLECEĞİ BİLGİSİNİ/HABERİNİ VERMEK


- ÇAĞIRTMA ile ÇAĞIRTMAÇ


- ÇAĞLAMAK ile ÇAĞLAYABİLMEK ile ÇAĞLAYIVERMEK ile ÇAĞLA ile ÇAĞLAR ile ÇAĞLA YEŞİLİ


- ASSELİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ARTİNSKİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ANİZİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> AALENİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> APSİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ALBİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> AKİTANİYEN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> TORTONİYAN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> MESSİNİYAN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ZANKLEYAN ÇAĞ ile/ve/||/<>/> BOREYAL ÇAĞ ile/ve/||/<>/> ATLANTİK ÇAĞ ile/ve/||/<>/> SUBBOREYAL ÇAĞ ile/ve/||/<>/> SUBATLANTİK ÇAĞ

( [yaklaşık...]
298.9 - 295.5 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Sisuraliyen Dönemi'nin dört evresinden ilki.] İLE/VE/||/<>/> 290.1 - 279.3 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 247.2 - 242 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Orta Triyas Dönemi'nde bulunan iki çağın altta olanı.] İLE/VE/||/<>/> 174 - 170.3 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi.[Orta Jura Dönemi'nin dört bölümünden en küçüğüdür. Bajosiyen Çağı'nın altında, Alt Jura Devresi'ndeki Toarsiyen Çağı'nın üzerinde yer alır.] İLE/VE/||/<>/> 125 - 113 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Dünya çapında biriken kayaları simgeleyen Alt Kretase Dönemi'ndeki altı ana bölümden beşincisi.][Bu çağın kayaları, Barremiyen Çağı'na ait kayaların üzerinde, Albiyen Çağı'na ait kayaların altında bulunur.] İLE/VE/||/<>/> 113 - 100.5 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Alt Kretase Dönemi'nin altı ana bölümünden en üstte olanı.][Apsiyen Çağı kayaçlarının üzerinde, Senomaniyen Çağı kayaçlarının altında] İLE/VE/||/<>/> 23.03 - 20.4 milyon yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. [Miyosen Devri kayaçlarının en erken ve en alt bölümü.][Aquitaine bölgesinde (Güneybatı Fransa) bulunan kayaçlardan] İLE/VE/||/<>/> 11.608.000 - 7.246.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 7.246.000 - 5.332.000 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 5.332.000 - 3.600.000 yılları arasındaki zaman dilimini kapsayan jeolojik zaman dilimi.9.000 - 7.500 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 7500 - 5000 yıl öncesine ait ıslak okyanus iklimi dönemi.[Kuzeybatı Avrupa'da, sıcaklıkların şimdikinden daha sıcak olduğu dönem.] İLE/VE/||/<>/> 5.000 - 2.500 yıl öncesi arasını kapsayan jeolojik zaman dilimi. İLE/VE/||/<>/> 2.500 yıl öncesinden başlar.[Holosen epoku içindeki son dönemdir.] )


- ÇAĞLAYAN ile ÇAĞLAYAN/ÇAĞLAR

( Mecidiyeköy'de/ki bir bölge/durak. İLE Şelâle. ) )


- ÇAĞLAYAN ile/değil/yerine/= ÇAVLAN

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE/= Çağlayanın/şelâlenin büyüğü. )


- ÇAĞLAYAN ile/||/<> GELİN ÇAĞLAYANI

( ... İLE Peru'da. )


- ÇAĞLAYAN ile KADEMELİ BAĞLANTI ile KADEMELİ KONTROL

( CASCADE vs. CASCADE CONNECTION vs. CASCADE CONTROL )

( آبشار ile اتصال آبشاري ile کنترل آبشاري )

( ABSHAR ile ETESAL ABSHARY ile KONTERL ABSHARY )


- ÇAĞLAYAN ile SIZAK

( ... İLE Dağ sırtlarından, kayalardan sızan su. )


- ÇAĞLAYAN/ÇAĞLAR ile ÇAĞLAYIK

( Küçük bir akarsuyun, çok yüksek olmayan bir yerden dökülüp aktığı yer. İLE Yerden, sesle kaynayarak çıkan su, kaynak. )


- ÇAĞMAK ile ÇAĞNAK

( Güneş ışığının vurması. İLE Döl kesesini dolduran ve dölütü içinde bulunduran sıvı, amnios suyu. )


- ÇAGMUR ile/= ÇAMGUR
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Şalgam. )


- CAGRATA-AVASTHA ile/ve SVAPNA-AVASTHA ile/ve SUŞUPTA-AVASTHA ile/ve TURİYA-AVASTHA

( Uyanık-lık/uyumama durumu. İLE/VE Uyku durumu. [rüya görerek] İLE/VE Uyku durumu. [rüyasız] İLE/VE Aşkın durum. )


- ÇAĞRI ile ÇAĞRIM

( Birinin, bir yere gelmesini isteme, davet. İLE Yüksek bir sesin yetişebileceği kadarki uzaklık/mesafe. )


- ÇAĞRILMAK ile ÇAĞRI/LIK ile ÇAĞRICI/LIK ile ÇAĞRILI ile ÇAĞRISIZ ile ÇAĞRI CİHAZI ile ÇAĞRI KAĞIDI ile ÇAĞRI BELGESİ


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<>/> AKTARIM


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/<> BAĞLAM


- ÇAĞRIŞIM ile ÇAĞRIŞIMCI/LIK ile ÇAĞRIŞIMLI ile ÇAĞRIŞIMSAL ile ÇAĞRIŞIMSIZ


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> DOLANMA ile/ve/||/<> UZATMA


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> DOLAYLI "BAĞLANTI"


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/yerine/>/</||/>< KAVRAM


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< KOŞULLANMA


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> ÖYKÜNME


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYARAN


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil/||/<>/< UYDURMA


- ÇAĞRIŞIM ile/ve/||/<> YAKIŞTIRMA


- ÇAĞRIŞMAK ile ÇAĞRIŞTIRMAK


- ÇAĞRIŞTIRABİLMEK ile ÇAĞRIŞTIRIVERMEK


- ÇAĞRIŞTIRMA ile/ve/<> DÜŞÜNDÜRME


- CAHD[Ar.] ile CÂHİD[Ar. < CAHD] ile CÂHİD[Ar. < CEHD]


- CAHD[Ar.] ile İNKÂR[Ar.]


- CAHD[Ar.] ile KEZİB[Ar.]


- CAHİL ile/ve AKL-I EVVEL

( ... İLE/VE Kendini, en akıllı sanan. )


- CÂHİL ile/değil/yerine/||/>/>< ÂLİM ve ÂRİF

( "Keser atar." İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Temkinli/ihtiyatlı konuşur. )

( [Her sözünde] Kendini aklar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Kendini yoklar. )

( Kişiyi, hedef yapar. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Kişiye hitap eder. )

( "Cahil" dediğimizde, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir.

Yoksa, okumuş olanlardan, en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okuma bilmeyenlerden de hakikati gören, gerçek âlimler çıkabilir. )

( [Hatasını gösterdiğinde ...] Küfür ve hakaret eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Teşekkür eder. )

( (Kendi) "Sonuçlar"/ı ile hareket eder. İLE/DEĞİL/YERİNE/>/>< Süreçleri bilir ve takip eder. VE Hem süreç, hem sonuç birliği ve bütünlüğüyle hareket eder. )

( Bilmeyenle/câhille oturup pekmez yiyeceğine, bilenle oturup kuru ekmek ye. )


- CÂHİL ile CESUR

( Davranışlarını kontrol edemeyen. İLE Davranışın/ın sonunu hesap edememe. )


- CAHİL ile/ve/değil/yerine DÜŞÜNEMEYEN

( Herkes düşünür fakat herkes düşünmeyi düşünemez! )


- CAHİL ile/ve EÇHEL

( ... İLE/VE Çok/en cahil. )

( MÜTECÂHİL: Cahil gibi görünen, bilmemezlikten gelen, bilmez görünen, tecâhül eden. )


- CÂHİL ile/ve/ne yazık ki/||/<>/< GÂFİL

( Sen'i bilmeyen. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Ben'i bilmeyen. )

( Bilmediğini bilir. Bilmediğini kabul eder. Bu kabul, öğrenmeye yatkın kılabilir, en azından bilene saygı göstermeyi sağlayabilir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Bilmediğini asla kabul etmez. Asla öğrenmeye yatkın değildir ve bilene saygı göstermez. )

( Şaşırabilme becerisini henüz yitirmeyen. Merak edebilir, soru sorabilir, eğitilebilme olanağı taşıyabilir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Şaşırmaz, düşüncelerini sorgulamaz, hatalı olabileceğini kabul etmez, eğitime gereksinim duymaz. )

( Bilenlerin yanında eziktir, bilenin konumunu/yetkisini kabul eder ve genellikle bu konuma/yetkiliye pek de sorgulamadan bakar. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Kendi, tek başına yetkidir. Başkalarının yetkisinden, özellikle de bilenlerin yetki ve konumundan nefret eder. )

( Henüz gerçeklikten kopuk değildir. Gerçeği bilmese de sezgisel olarak gerçeğe yakındır. Gerçekle arasında köprü kurabilme becerisini yitirmemiştir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Gerçeklikten tamamen kopmuştur. Kendi hayal dünyasında, safsata ile örülmüş yüksek duvarların ardında yaşar. Gerçeğe ulaşmak için gerekli tüm bağları reddeder. )

( Uyanabilir, uyandırılabilir. İLE/VE/NE YAZIK Kİ/||/<>/< Uyandırılamaz. )


- CÂHİL ile/ve/değil/||/<> GENÇ

( ... İLE/VE/DEĞİL/||/<> Cahil, [daha çok] bilmeyen değil davranış ve tutumuna sahip olamayan demektir. Gençlerin/gençliğin de sorunu, bilgili ya da bilgisizlikleri değil davranışlarında aşırıya kaçabilmeleridir. )


- CAHİL ile/ve KABA

( Kişiyi/cahili, bilgili ya da bilgisizliğinden değil yaklaşımından tanırsınız/anlarsınız! )

( Erkeğin okumuşu Kâdı, kadının okumuşu cadı olurmuş. )

( IGNORANT vs./and RUDE
You recognize the person/ignorant by his/her approach but also not by knowledge, nor ignorance. )


- CÂHİL ile KÂMİL

( Uzak ol/dur! İLE Yakın ol/dur! )


- CAHİL ile NÂDÂN[Fars.]


- CAHİL ile/ve/||/<> "PİSLİK"


- CAHİL ile ÜMMÎ

( ... İLE Okumamış, öğrenim görmemiş kişi. )


- CÂHİL ile/ve/<> ZÂLİM

( Sorgulamayan. İLE/VE/<> Sorgulatmayan. )

( Hiçbir şey, eyleme geçen cahillik kadar korkunç olamaz. )


- CAHİLİN AĞLAYIŞI ile/değil/yerine ÂLİMİN AĞLAYIŞI


- CAHİLİN, CEHALETİNE SUSMASI ile/= ÂLİMİN, İLMİNİ SAKLAMASI

( İkisi de kabul edilebilir ve doğru değildir! )


- CAHİLİN YAŞADIĞI/"DÜŞÜNDÜĞÜ" CEHALET ile BİLENİN YAŞADIĞI/"DÜŞÜNDÜĞÜ", ZANNETTİĞİ CEHÂLET

( Bilgisiz kişiye, hikmet dolu sözlerin yararı nedir? Kör bir kişiye, bir lambanın yararı nedir? )


- CAHİLİYET ile CAHİLİYE DÖNEMİ


- CAHİLLER ile ZEKİLER

( Kendilerini, mükemmel görmeye eğilimlilerdir. İLE Yeteneklerini, hafife almaya eğilimlilerdir. )


- CAHİLLEŞMEK ile CAHİLLEŞEBİLMEK ile CAHİL/LİK ile CAHİLCE


- CAHİL/LİK ile/ve/<> APTAL/LIK

( Elif'i, mertek zannetmek. [Bir şey bilmediği halde konuşanlar için kullanılan deyim. (Elif harfini ve bu kadar basit bir şeyi bile bilmeyecek kadar bilgisiz olma durumu.)][MERTEK: Eskiden evleri yaparken kullanılan dört köşe ya da yuvarlak kalınca ağaç gövdesi.] )

( CAHİLLER...
* Her şeyde, hemen öfkelenir.
* Yararı olmayan şeylerden konuşur.
* Yersiz [yanlış yerlere] sadaka verir.
* Sırrı korumayıp açık ederler ve yayar.
* Dostunu ve düşmanını birbirinden ayıramazlar.
* Merhametsiz ve vicdansızlardır. Hoşgörü, onları bırakmıştır.
* Kindar olup, fitne ve fücûr çıkarmayı sever.
* İftira atmaktan, başkasının âhını almaktan kaçınmaz.
* Dedikodu ve yalanları çoktur.
* Güvenilmezdir, emanete ihanet eder.
* Dünya nimetleri için el-etek öpmeyi çok sever, utanmaz.
* Yoldaşını yarı yolda bırakır, yedikleri kaba etmekten çekinmez.
* Kalplerinde vefâ, diğergamlık, kadirşinaslık olmaz.
* Nezâket ve letâfet onlara hiç değmemiş, olmamış meyve misali hamdır!
* Edep, onları terk etmiştir! )

( IGNORANCE vs. STUPID/NESS )


- CAHİL/LİK ile/ve SARHOŞ/LUK


- CAHİLLİKTE ile/değil/yerine/></> BİLGELİKTE

( Bilgisizlik/deneyimsizlik, bir yerlere düşürür ya da "çıkarır/taşır". İLE/DEĞİL/YERİNE/> Varolmak, tek başına ve sürekli olarak yeterlidir. )

( [Gösterge] Kavrayamadığın şeyin "doğruluğuna inanmak". İLE/DEĞİL/YERİNE/> Kavrayamadığı şeyin cahili olduğunu bilmek. )

( Kin çoğalır. İLE/DEĞİL/YERİNE/> Sevgi çoğalır. )


- CAHÎM[Ar.] ile NÂR[Ar.] ile SA'ÎR[Ar.] ile HARÎK[Ar.]


- CÂHİZ[Ar.] ile CAHİZ/CAFİZ[Ar.]

( Cesaretli, gözüpek. İLE Katılar için kullanılan hacim ölçüsü. )


- CÂİL[Ar.] ile CÂHİL[Ar. < CEHL]

( ... İLE Bilmeyen, bilgisiz. | Genç, tecrübesiz, toy. )


- CÂİL[Ar. < CEVELÂN] ile CÂİL[Ar.]

( Dönüp dolaşan, cevelân eden. İLE İşleyen, yapan, eden, yaratan. )


- CAİZ ile CAİZE


- CAİZE -ile

( Lâyık olana vermek. )


- ÇAK ile ÇAĞ ile ÇAKI ile ÇAKICI/LIK ile ÇAKILI ile ÇAKISIZ ile ÇAĞ DIŞI/LIK


- ÇAKAL ÇUKAL -ile


- ÇAKAL/KURT/KÖPEK ile/değil ÇAKUPEK

( İlgili açıklamaları okumak için burayı tıklayınız... )


- ÇAKAL ile ÇAKAL ERİĞİ ile ÇAKAL ARMUDU ile ÇAKAL YAĞMURU


- CAKALANMAK ile CAKA ile CAKACI/LIK ile CAKALI ile CAKASIZ


- ÇAKALBOĞAN -ile

( Kırlarda rastlanan bir bitki. )


- ÇAKALOZ[Yun.] ile ÇAKANOZ[Yun.]

( Çakıl taşı atan bir tür savaş topu. İLE Bir tür şapka. )


- ÇAK/ÇAQ ile ÇAK ÇOK/ÇAQ ÇOQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Bir şeyin kesin ve öz durumu. İLE Odun ve ceviz gibi şeylerin kırılması sırasında çıkan çatırdama sesi. )


- ÇAKIL ile ÇAKILLI

( GRAVEL vs. GRAVELED )

( شن ile سنگريزه ile شن پاشيدن ile خرده سنگ ile حصات ile ريگ ile شن دار ile سنگ مثانه ile ريگي )

( SHEN ile SANGARYZAH ile SHEN PASHYDAN ile KHARDEH SANG ile حصات ile RYG ile SHEN DAR ile SANG MASANEH ile RYGY )


- ÇAKIL ile KAYDIRAK

( Çakıl taşı. İLE Yassı, kaygan çakıl taş. | Çocukların, kaydırılan bir taşı ayakla kaydırarak oynadıkları oyun. | Çocuk bahçelerinde, çocukların oturup kayarak eğlendikleri oyun aracı. | Tomrukların kolay taşınması için dağdan kaydırıldığı yer. )


- ÇAKILDAMAK ile ÇAKILDATMAK ile ÇAKILDAK


- ÇAKILIŞ ile/değil/yerine/>< ÇIKIŞ


- ÇAKILMAK ile ÇAKILABİLMEK ile ÇAKILIVERMEK ile ÇAKIL/LIK ile ÇAKILLI ile ÇAKIL YOL ile ÇAKIL KUŞU ile ÇAKIL TAŞI ile ÇAKIL ÇUKUL


- ÇAKINTI ile ÇAKINTILI ile ÇAKINTISIZ


- ÇAKIR ile ÇAKIR

( Mavi hareli elâ göz. | Çakırdoğan. İLE Şarap. )


- ÇAKIRLAŞMAK ile ÇAKIR ile ÇAKIRCI/LIK ile ÇAKIR AYAZ ile ÇAKIR PENÇE/LİK ile ÇAKIR ÇUKUR


- ÇAKIŞMA ile ÇAKIŞMALI


- ÇAKIŞMAK ile ÇAKIŞTIRMAK ile ÇAKIŞABİLMEK ile ÇAKIŞTIRILMAK ile ÇAKIŞ


- ÇAKIŞMAK ile DENK GELMEK ile TESADÜF ile TESADÜFİ ile ÇAKIŞAN

( COINCIDE vs. COINCIDE WITH vs. COINCIDENCE vs. COINCIDENT vs. COINCIDING )

( مصادف شدن ile منطبق شدن ile متصادف بودن ile باهم رويدادن ile تصادف ile همرويده ile منطبق ile مصادف ile متصادف )

( MOSADEF SHODAN ile MANTABAGH SHODAN ile MOTESADEF BODAN ile BANPAM ROYDADAN ile TASADEF ile NPAMROYDAH ile MANTABAGH ile MOSADEF ile MOTESADEF )


- ÇAKIŞ(TIR)MAK ile/ve/değil/||/<>/< ÖRTÜŞ(TÜR)MEK


- ÇAKMA ile KAÇAK


- ÇAKMAK TAŞI ile/ve/||/<> DÜVEN

( Demir ya da çeliğe sürtüldüğünde kıvılcım çıkartan bir kuvars türü. | Düvenlerin altına çakılan küçük ve kesici taş. İLE/VE/||/<> Harmanda ekinlerin sapı ve tanelerini ayırmak için kullanılan, önüne koşulan hayvanlarla çekilen, alt yüzünde keskin çakmak taşları dikine çakılı bulunan, kızak biçiminde araç: )


- ÇAKMAK ile ÇAKMAK ile ÇAKMAK

( Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. | Çelik, taş ve tutuşacak maddeden yapılmış tutuşturma aygıtı. İLE Kuruyunca, kalın kabuk bağlayan, kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. İLE Vurarak sokup yerleştirmek. | Çivi ile tutturmak. | [argo] Kabul edilmeyecek bir şeyi, kurnazlıkla kabul ettirmek. | Vurmak. | Bir şeyi, başka bir şeye sürtmek, vurmak ya da çarpmak. | Sezinlemek. | İçki içmek. | Parıldamak, ışık vermek. )


- ÇAKMAK" ile/ve/||/<>/> "ÇAKOZLAMAK"


- ÇAKMAK/LIK ile ÇAKMAKLAMAK ile ÇAKMAKLAŞMAK ile ÇAKMAK ÇAKMAK ile ÇAKMACI/LIK ile ÇAKMAKLI ile ÇAKMAKÇI/LIK ile ÇAKMAKSIZ ile ÇAKMA KAPI ile ÇAKMAK TAŞI


- ÇAKMAKTAŞI ile ÇAKMAKTAŞI CAM

( FLINT vs. FLINT GLASS )

( سنگ فندک ile چخماق ile آتش زنه ile ظرف بلور )

( SANG FANDAK ile CHAKHMAGH ile ATASH ZANEH ile ZARF BELOR )


- ÇAKŞIR ile ÇAKŞIRLI ile ÇAKŞIRSIZ


- ÇAKTIRMAK ile ÇAKTIRILMAK ile ÇAKTIRABİLMEK


- ÇAKTIRMAMAK ile/ve/||/<> KAKTIRMAK


- ÇAKTIRMA(MA)K ile/ve RENK VERMEMEK


- ÇAL KOY/ÇAL QOY ile KOYUN
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Alacalı koyun. )


- CA'L[Ar.] ile CÂL/Î[Ar.]

( Yapma, meydana getirme. | Sabır, tahammül. | İşe başlama, alma. İLE Tuzak. | Misvak ağacı. )


- CALABİ-YAU MANİFOLDU ile/||/<> KÄHLER MANİFOLDU

( Calabi-Yau manifoldu özel metrik özelliklerine sahipken İLE Kähler manifoldu genel kompleks yapı taşır )

( Formül: Ricci-flat metric )


- ÇALABİLMEK ile ÇALAP


- ÇALAP -ile

( Allah. )


- ÇALARMAK ile ÇALAR ile ÇALAR SAAT


- CALC- ile/||/<> CALCİ- ile/||/<> CALCANO- ile/||/<> -LİTH-/LİTHO-

( Kalsiyum, taş, topuk. İLE/||/<> Kalsiyum, kireç. İLE/||/<> Topuk. İLE/||/<> Taş, sertleşmiş birikinti. )


- ÇALDIRMAK ile ÇALDIRILMAK ile ÇALDIRABİLMEK


- ÇALGAY ile KANAT
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kuş kanadının ucları. )


- ÇALGI ile ÇALGIN ile ÇALGIÇ ile ÇALGICI/LIK ile ÇALGILI ile ÇALGISAL ile ÇALGISIZ ile ÇALGI ALETİ ile ÇALGI ORAĞI ile ÇALGICI OTU ile ÇALGI ÇAĞANAK ile ÇALGICI BÖCEK ile ÇALGILI ÇAĞANAKLI


- ÇALGICI ile ENSTRÜMANTASYON

( INSTRUMENTALIST vs. INSTRUMENTATION )

( ساز زن ile استعمال آلت ile تنظيم آهنگ )

( SAZ ZAN ile ESTEMAL ALT ile TANZYM AHANG )


- ÇALI BEBEĞİ ile AY AY


- ÇALI DİKENİ ile DEMİR DİKENİ ile DEVE DİKENİ ile EŞEK DİKENİ ile GEYİK DİKENİ

( MÜŞVİKE: Dikenli ağaç. )

( HÂR )


- CÂLÎ[Ar.] ile CÂLİ'[Ar.] ile CA'LÎ[Ar.] ile CÂL/CÂLÎ[Ar.]

( Parlayan, cilâlı. | Cilâlayan, parlatan, temizleyen. | Sürgün eden. İLE Açık-saçık hanım. | Utanması kıt adam. İLE Sahte, yapmacıklı, düzme. | [Felsefe'de] Yapma. [ARTIFICE(Fr.)] İLE Tuzak. | Misvak ağacı. )


- ÇALI ile ÇIKRA

( ... İLE Sık çalı. )


- ÇALI ile KARDİKENİ

( Böğürtlen, ahududu gibi küçük, dalları dibinden çatallanan ve sapları odunsu bitki: İLE Dişotugillerden, pembe çiçekli bir tür çalı. )

( ... cum ACANTHOLIMON ECHINUS )


- ÇALI ile KATMERİBADEM


- ÇALI ile/ve LİMONOTU

( ... İLE/VE Çokyıllık bir çalı. )


- ÇALI ile PIRNAL[Yun.]

( ... İLE Bir tür yeşil meşe çalısı. )


- ÇALI ile SARIÇALI/KADINTUZLUĞU


- ÇALI ile SINCAN

( ... İLE Sakızlı, bir tür dikenli çalı. )

( ... cum ASTRAGALUS )


- ÇALIG ile ÇALING ile ÇALING
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kayıp, başıboş hayvan. İLE Sanki yanmış gibi çorak ve siyah olan, ot bitmeyen yer. İLE Bir Çin kâsesi. )


- ÇALIK ile ÇALIK KAVAK


- ÇALIKUŞU -ile

( WREN )


- ÇALILANDIRMAK ile ÇAL ile ÇALI/LIK ile ÇALILI ile ÇALISIZ ile ÇALI KUŞU ile ÇALI ÇIRPI ile ÇALI DİKENİ ile ÇALI HOROZU ile ÇALI KAKICI ile ÇALI BÜLBÜLÜ ile ÇALI FASULYESİ ile ÇALI SÜPÜRGESİ ile ÇALI KUŞUGİLLER


- ÇALIM/CAKA[İt. < GIACCA] ile ÇALIM

( Gösteriş, karşıdakini etkileme amacıyla yapılan davranış, kurum. İLE Kılıcın keskin yanı. | Bir şeyin, erebileceği uzaklık, erim. | Biraz benzeme, andırma. | Bir oyuncunun, topu, ayağından kaçırmadan, karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle aldatıp geçmesi. | Geminin su kesiminden aşağı bölümünün, baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. )


- ÇALIMLAMAK ile ÇALIMLANMAK ile ÇALIMLAYABİLMEK ile ÇALIM/LIK ile ÇALIMCI ile ÇALIMLI/LIK ile ÇALIMSIZ/LIK ile ÇALIMLI ÇALIMLI


- ÇAL(IN)MA ile/değil KAÇIR(IL)MA

( Nesneler için geçerlidir. İLE/DEĞİL Canlılar[insan ve/ya da hayvan] için geçerlidir. )


- ÇALINMAK ile ÇALINABİLMEK ile ÇALINIVERMEK


- ÇALINTI ile/değil ALINTI


- CÂLİS[Ar. < CÜLÛS] ile CÂLİŞ[Fars.]

( Oturan, oturucu, tahta çıkan, cülûs eden. İLE Çiftleşme. | Naz ve gamze ile salınan. )


- ÇALIŞARAK ÇALIŞMAMAK ile/ve/||/<> ÇALIŞMAYARAK ÇALIŞMAK


- ÇALIŞKAN ile/ve/değil (İYİ) ÇALIŞAN

( [not] DILIGENT vs./and/but (WELL) WORKER )


- ÇALIŞKANLIK/SANAT ÜRETİMİ ile/ve/değil/||/<>/< İÇİNDEKİ "CANAVARI" GİZLEYEN UYGARLIK MASKESİ


- ÇALIŞKANLIK ile GAYRETLİ

( ASSIDUITY vs. ASSIDUOUS )

( مواظبت ile مستدام ile عاکف )

( MOVAZEBAT ile MOSTEDAM ile AKOF )


- ÇALIŞKANLIK ile GAYRETLİ

( DILIGENCE vs. DILIGENT )

( پشت کار ile جد و جهد ile سختکوش ile پشتکار دار ile کوشا ile ساعي ile مجدانه ile جاهد ile سخت کوش ile کوشنده ile مجد ile پشت کاردار )

( POSHT KAR ile جد و جهد ile SOKHTAKOOSH ile POSHTEKAR DAR ile KOOSHA ile SAEY ile MOJDANEH ile JANPAND ile SOKHT KOOSH ile KOOSHANDEH ile MOJAD ile POSHT KARDAR )


- ÇALIŞKAN/LIK ile/ve/> ZEKİ/LİK

( Çalışkan ve alçakgönüllü kişiler, şansı yakalayacaktır. )

( Çalışan kişi, sürekli saf; tembel ise hilekârdır. )

( ... ile/ve/> BÂZIK )

( DILIGENCE vs./and/> TO BE INTELLIGENT )


- ÇALIŞMA SÜRESİ/SAATİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EMEK YOĞUNLUĞU/NİTELİĞİ


- ÇALIŞMA ile/ve/değil ARINMA


- ÇALIŞMA ile ÇALIŞMACI/LIK ile ÇALIŞMA GÜNÜ ile ÇALIŞMA İZNİ ile ÇALIŞMA KAMPI ile ÇALIŞMA ODASI ile ÇALIŞMA SAATİ ile ÇALIŞMA BARIŞI ile ÇALIŞMA DOLABI ile ÇALIŞMA GEZİSİ ile ÇALIŞMA HAYATI ile ÇALIŞMA BELGESİ ile ÇALIŞMA KARNESİ ile ÇALIŞMA RUHSATI ile ÇALIŞMA YÖNTEMİ


- ÇALIŞMA ile/ve/||/<>/< ELE ALMA


- ÇALIŞMA ile ETKİN-LİK/FAALİYET

( Çalışma, bütün tarafından bütün içindir. İLE Etkin-lik, ego tarafından ego içindir. )

( WORKING vs. ACTIVITY/ACTIVE-NESS
Work is by the whole for the whole, activity is by oneself for oneself. )


- ÇALIŞMA ile SALT ETKİN-LİK

( WORKING vs. PURE ACTIVITY/ACTIVE-NESS )


- ÇALIŞMA ile/ve UĞRAŞMA

( Uğraşmak gerçek doğanızdır. )

( Sonuç beklemeden uğraşın, hırstan yoksun bir çaba gösterin. )

( WORKING vs. STRIVING
Striving itself is your real nature.
Strive without seeking, struggle without greed. )


- ÇALIŞMA ile/ve ÜRETİM

( Siz çalışmayı sürdürün, tüm evren sizinle birlikte çalışacaktır. )

( İyi olanı isteyin, o zaman tüm evren sizinle birlikte çalışacaktır. )

( Çalışma ve bilgi elele yürümelidir. )

( Kişinin tek kazancı, çalıştığıdır. )

( Çalışan kişinin kimseye zararı dokunmadığı gibi, ondan hem milleti, hem de insanlık yararlanır. )

( Ya dünyayı bir oyun gibi görün ya da onun üzerinde var gücünüzle çalışın. Ya da ikisini de yapın. )

( Çalışmak zordur, gereksiz çalışmalardan kaçınmak ise daha da zordur. )

( Neye gereksiniminiz olduğunu en iyi siz bilirsiniz. )

( LABORARE ESTORARE: ÇALIŞMAK İBADETTİR! )

( WORKING vs./and PRODUCTION
Work on, and the universe will work vs. you.
You know best what you need!
Work and knowledge should go hand in hand.
Desire the good of all and the universe will work vs. you. )


- ÇALIŞMA ile/ve/<> VERİMLİLİK

( ONGUN: Çok verimli olan. | Yarar duruma gelmiş. | Mutlu. | Kutlu. | Totem. | Arma. )

( WORKING vs./and/<> PRODUCTIVITY )


- ÇALIŞMADA (KENDİNDEN/İŞLERİNDEN) ÖDÜN VERMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÖZVERİLİ ÇALIŞMAK


- ÇALIŞMAK:
HİÇ ERİŞEMEYECEKMİŞİZ GİBİ ile/ve/ya da/||/<> HERŞEYİ YİTİRECEKMİŞİZ GİBİ


- ÇALIŞMAK İÇİN DİNLENMEK ile/ve/<>/değil/yerine ÇALIŞTIKTAN SONRA DİNLENMEK


- ÇALIŞMAK ile/ve/değil/||/<>/< AKILLICA ÇALIŞMAK

( )


- ÇALIŞMAK ile/ve BAŞLAMAK

( Her iş, başlayana kadardır! )


- ÇALIŞMAK ile ÇALIŞILMAK ile ÇALIŞTIRMAK ile ÇALIŞABİLMEK ile ÇALIŞTIRILMAK ile ÇALIŞ


- ÇALIŞMAK ile/ve/||/<>/< KAPILANMAK

( ... İLE/VE/||/<>/< Bir işe girmek ve o işte devam etmek. | Bir işe girmek. )


- ÇALIŞMAK ile/ve TEMBELLİK SONRASI ÇALIŞMAK

( ... İLE/VE Olumlu bir yaklaşımla, daha dönüştürücü, üretken bir çalışmaya dönüştürülebilir. )


- ÇALIŞMALARI:
YOĞUNLAŞTIRMA ile/ve DERİNLEŞTİRME


- ÇALIŞMALARI:
YÜRÜTMEK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> SÜRDÜRMEK


- ÇALIŞMA/MESAİ SAATLERİ:
20 ile 30 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 30 ile 40 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 40 ile 50 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 50 ile 60 YAŞ ARASI ile/ve/||/<>/> 60 ile 70 YAŞ ARASI

( 8 saat. İLE/VE
7 saat. + 1 saat. İLE/VE
6 saat. + 2 saat. İLE/VE
5 saat. + 3 saat. İLE/VE
4 saat. + 4 saat. İLE/VE
2 saat. + 4 saat. )

( Zorunlu ve fiziksel. İLE/VE
Zorunlu ve fiziksel. + Gönüllü ve zihinsel/toplumsal.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve toplumsal/eğitsel.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve toplumsal/eğitsel.
İLE/VE
Zorunlu ve yönetimsel. + Gönüllü ve eğitsel. )


- ÇALIŞMAYA ALIŞMAK ile/ve/||/<>/> ALIŞMAYA ÇALIŞMAK

( Okulda. İLE/VE/||/<> Yaşamda. )


- ÇALIŞMAYA ÇALIŞMAK:
ÇALIŞMAK ile/ve/||/<>/< ÇALIŞMAK

( Yapılan ya da yapılması beklenilen iş. @@ Emek, çaba. )


- ÇALIŞTIĞIN YERİ/İŞİ SEVMEK ile/ve/ya da/||/<> SEVDİĞİN YERDE/İŞTE ÇALIŞMAK

( Sevdiğin işi yaparsan, çalışmış sayılmazsın. )


- ÇALIŞTIRILABİLİR ile UYGULAMAK ile ATEŞ EDEREK İDAM ETMEK ile UYGULANMIŞ ile UYGULAMAK ile İDAM MANGASI TARAFINDAN İNFAZ ile CEZANIN İNFAZI ile YÜRÜTME SÜRESİ ile CELLAT ile YÖNETİCİ ile İCRA MEMURU ile YÜRÜTME GÜCÜ ile VASİ ile YÖNETİCİ

( EXECUTABLE vs. EXECUTE vs. EXECUTE BY SHOOTING vs. EXECUTED vs. EXECUTION vs. EXECUTION BY FIRING SQUAD vs. EXECUTION OF SENTENCE vs. EXECUTION TIME vs. EXECUTIONER vs. EXECUTIVE vs. EXECUTIVE OFFICER vs. EXECUTIVE POWER vs. EXECUTOR vs. EXECUTRIX )

( قابل اجرا ile اعدام کردن ile جاري ساختن ile تيرباران کردن ile اجراء کردن ile اعدام شده ile گردن زني ile اجرا ile اعدام ile اجراء ile تير باران ile تيرباران ile اجراي حکمء ile اجراء حکم ile هنگام اجرا ile دژخيم ile مجري ile اجرايي ile ضابط ile قوه مجريه ile اجراکننده ile مامور اجرا ile وصي ile وصيه ile زن اجراکننده )

( GHABEL EJRA ile EDAM KARDAN ile JARY SAKHTAN ile TYRABARAN KARDAN ile EJRA KARDAN ile EDAM SHODEH ile GARDAN ZANY ile EJRA ile EDAM ile EJRA ile TYR BARAN ile TYRABARAN ile EJRAY HOKMEYE ile اجراء حکم ile NPANGAM EJRA ile دژخيم ile MOJRY ile EJRAYY ile ضابط ile GHOOH MOJRYYEH ile EJRAKONANDEH ile MAMOR EJRA ile VASY ile وصيه ile ZAN EJRAKONANDEH )


- ÇALIŞTIRMA ile AKTÜATÖR

( ACTUATION vs. ACTUATOR )

( بکار اندازي ile بکار اندازنده )

( BEKAR ANDAZY ile BEKAR ANDAZANDEH )


- ÇALIŞTIRTMAK ile ÇALIŞTIRABİLMEK ile ÇALIŞTIRIVERMEK ile ÇALIŞTIRICI/LIK ile ÇALIŞTIRICILI ile ÇALIŞTIRICISIZ/LIK


- ÇALKALAMAK ile HEYECANLI ile AJİTASYON ile KARIŞTIRICI

( AGITATE vs. AGITATED vs. AGITATION vs. AGITATOR )

( بر آشفتن ile سرآسيمه کردن ile آشفته کردن ile مشوش کردن ile آشفته ile متلاطم ile مشوش ile خلجان ile آشفتگي ile تلاطم ile آشوبگر )

( BAR ASHOFTAN ile SARASYMAH KARDAN ile ASHOFTEH KARDAN ile MOSHOSH KARDAN ile ASHOFTEH ile MOTELATEM ile MOSHOSH ile خلجان ile ASHOFTAGY ile TALATEM ile ASHUBGAR )


- ÇALKALA(N)MAK ile/ve/<>/değil SALLA(N)MAK


- ÇALKAMAK ile ÇALKANMAK ile ÇALKATMAK ile ÇALKALAMAK ile ÇALKALANMAK ile ÇALKALATMAK ile ÇALKANABİLMEK ile ÇALKALANABİLMEK ile ÇALKALAYABİLMEK ile ÇALKAK ile ÇALKAR


- ÇALKANTI ile ÇALKANTILI ile ÇALKANTISIZ ile ÇALKANTI SACI


- ÇALKANTI ile GULGULE

( Deniz ve gölde dalgalanma. | Çalkalanmış nesne. | Kalbur yardımıyla ayrılan çer çöp. | Coşku. | Kargaşa ve bunalımın yol açtığı düzensiz, karışık, sıkıntılı durum. İLE Her ağızdan bir ses çıkmasından meydana gelen, dalga dalga ortalığa yayılan karışık gürültü. )


- ÇALMA ile ÇALPANG ile ÇALPAK/ÇALPAQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Kesek/tezek, kurutulmuş hayvan dışkısı. İLE Çamur. İLE Kir, pislik. )


- ÇALMA ile/değil ÖYKÜNME


- ÇALMAK ile/değil/yerine/>< ÇALIŞMAK

( image )


- ÇALMAK ile ÇALMAÇ ile ÇALMACI/LIK


- ÇALMAK ile/ve/||/<>/> ÇAR ÇUR ETMEK


- CALYC-/-CALYX ile/||/<> -CELE/-COELE ile/||/<> -RRHEXIS ile/||/<> -COELEİ ile/||/<> CAV- ile/||/<> STEN-/STENO-/-STENOSİS ile/||/<> DOLİCH-/DOLİCHO-

( Kaliks, fincan biçiminde oluşum ya da yapı. İLE/||/<> Tümör, herni. bkz. fıtık. İLE/||/<> Fıtık, rüptür. İLE/||/<> Kavite, ventrikül, bölme, oyuk, gövde bölmesi. İLE/||/<> Kavite, oyuk, lezyon. İLE/||/<> Dar, daralma, bir açıklık ya da kavitenin daralması, sıkışma. İLE/||/<> Uzun, dar. )


- ÇAM AĞACI/KÖKNAR ile/ve SÖĞÜT AĞACI ile/ve KAVAK AĞACI

( Sağlığı simgeler. İLE/VE ... İLE/VE ... )

( ... ile/ve BÎD ile/ve ... )

( FIR vs./and WILLOW vs./and POPLAR )

( ABIES cum/et SALIX cum/et POPULUS )


- ÇAM BÖCEĞİ ile GÜNEY ÇAM BÖCEĞİ


- ÇAM "DEVİRMEK" ile/ve/<> "CEVİZ KIRMAK"


- CAM DİRENÇ ile/||/<> CAM FİBER

( Üzeri helezonî bir karbon direnç elemanıyla kaplanmış bir cam tüp. İLE Ses, ısı ve elektrik yalıtımında kullanılan 25nm'den daha ince seyrek yapıdaki bir cam lif. )

( GLASS RESiSTOR VS. GLASSY FıBRE )

( LA RESiSTANCE / VERRE AVEC LA FiBRE VERRE )

( GLASNiDERSTAND MiT GLASFASER, GLASFASERSTOFF )


- CAM GEÇİŞ SICAKLIĞI ile/||/<> ERİME SICAKLIĞI

( Tg amorf sertleşme, Tm kristal erime. )

( Formül: Tg < Tm )


- ÇAM ile ALAÇAM

( Çamgillerin örnek bitkisi olan çok çeşitli türleri yurdumuzda yetişen bir orman ağacı. İLE Rengi kızıla yakın bir çam türü. )

( PINUS cum PICEA EXCELSA )


- ÇAM ile ÇAMELİ ile ÇAMOLUK ile ÇAM BALI ile ÇAM SAKIZI ile ÇAM YEŞİLİ ile ÇAM BÖLMESİ ile ÇAM FISTIĞI ile ÇAM YARMASI


- CAM ile CAMİ ile CAM GÖZ ile CAM KAYA ile CAM LİFİ ile CAM SUYU ile CAM YÜNÜ ile CAM RESİM ile CAM ELYAFI ile CAM MACUNU ile CAM MOZAİK ile CAM YUVASI ile CAM ÇİVİSİ ile CAM KANATLILAR


- CAM ile/değil CAN

( Yüzünü görmek isteyenin baktığı. İLE/DEĞİL Özünü görmek isteyenin baktığı. )

( [not] GLASS vs./but LIFE/SOUL )


- CAM ile İNCİTAŞI

( ... İLE Feldispat cinsinden, suyu az ve eridiği zaman inciye benzeyen taneleri olan, yanardağ kaynaklı cam. )


- ÇAM ile KATRANÇAMI

( Çamgillerin örnek bitkisi olan, dört mevsim yeşil kalabilen, iğne yapraklı, yurdumuzda birçok türü yetişen bir orman ağacı. İLE Gemilerde kullanılan katranın çıkarıldığı bir tür çam. )

( PINUS cum PINUS RIGIDA )


- CAM ile/ve/||/<> KELEBEK CAMI

( ... İLE/VE/||/<> Otomobilde ön kapı penceresinde ekseni çevresinde dönerek açılabilen ya da sabit bulunan küçük cam. )


- ÇAM ile/ve LADİN

( ... İLE 50-60 metre yüksekliği olan ağaç. )


- CAM ile/değil MÜZE CAMI

( ... İLE/DEĞİL Çok daha az yansıma yapar. )


- CAM ile PAYREKS[İng.]

( ... İLE Sıcaklığa ve kimyasal etkilere dayanıklı bir tür cam. )


- CAMADAN[Fars.] ile CAMADAN[Fars.]

( Çapraz düğmeli, işlemeli, bir tür kısa yelek. İLE Dört köşe yelkenleri, boğarak, yüzeylerini küçültme. )


- CAMADAN ile CAMADANLI


- ÇAMAŞIR SUYU ile KEZZAP[< Fars. TÎZ-ÂB(TÎZ: Tez, çabuk. | Keskin. | Sık.)]

( Sodyum hipoklorit. [NaClO] İLE Nitrik asit. [HNO3] )


- ÇAMAŞIR YIKAMADA:
RENKLİLER ile BEYAZLAR


- ÇAMAŞIR ile ÇAMAŞIRHANE SERVİSİ

( LAUNDRY vs. LAUNDRY SERVICE )

( گازر گاه ile رختشورخانه ile اتوشويي )

( GAZAR GAH ile RAKHTASHORKHANEH ile اتوشويي )


- ÇAMAŞIR/LIK ile ÇAMAŞIRCI/LIK ile ÇAMAŞIR İPİ ile ÇAMAŞIR SUYU ile ÇAMAŞIR İPEĞİ ile ÇAMAŞIR AZGINI ile ÇAMAŞIR DOLABI ile ÇAMAŞIR KAZANI ile ÇAMAŞIR LEĞENİ ile ÇAMAŞIR SABUNU ile ÇAMAŞIR SEPETİ ile ÇAMAŞIR SODASI ile ÇAMAŞIR TAKIMI ile ÇAMAŞIR MANDALI ile ÇAMAŞIR MAKİNESİ ile ÇAMAŞIR DETERJANI


- CAMBRİAN İLE K-T İLE PERMİAN ile/||/<> KİTLESEL YOK OLUŞLAR

( Jeolojik tarihte büyük krizler. )

( Formül: Iridium spike: Asteroid impact )


- CAMBUL/CUMBUL CUMBUL ile (")CIVIK(")

( Çok sulu yemek için kullanılan söz. İLE Fazla suyla karıştığından dolayı, biçimini korumayacak kadar sulanmış olan. | Soğuk ve can sıkıcı şakalar yapan. )


- ÇAMÇA ile ÇAMÇAK ile ÇAMÇAK ÇAMÇAK


- CAMCI/LIK ile CAMCI ELMASI ile CAMCI MACUNU


- CAMEKAN ile CAMEKANLI ile CAMEKANSIZ ile CAMEKANLI KUTU


- CAMGÖZ ile "CAM GÖZ"

( Balık. İLE Takma gözlü. )

( Deniz kıyısına yakın yaşayan, boyu 1.5 m. kadar olan, bir tür köpekbalığı. İLE Gözü, takma olan. | Açgözlü. )


- CAMGÜZELİ -ile

( Evlerde süs olarak yetiştirilen, kırmızı çiçekler açan, bir tür kınaçiçeği. [Lat. IMPATIENS SULTANİ] )


- CÂMİ'[< CEM] -ile

( DERLEYEN, TOPLAYAN | İÇİNE ALAN, İÇİNDE BULUNDURAN | İÇİNDE NAMAZ KILINAN İBÂDET YERİ )


- CAMİ ile/ve/||/<> CAMİ FOTOĞRAFLARI


- CÂMİ'[Ar. < CEM çoğ. CEVÂMİ'] ile CÂMİ'[Ar. < CEM çoğ. CEVÂMİ'] ile Câmî[Fars.]

( CÂMİ: CEBRAİL + AZRÂİL + MİKÂİL + İSRÂFİL
( Beyin. + Göz. + Kulak. + Ağız. )

( Derleyen, toplayan, cem eden. | İçine alan, içinde bulunduran. İLE İçinde namaz kılınan ibâadet yeri. İçinde Cuma namazı kılınan mescit. İLE İran'ın XV. yy.da yetişmiş büyük mutasavvıf, mütefekkir ve âlim şâiri. )


- CÂMİ'[Ar.] ile CÂMİH[Ar.]

( ... İLE Başı sert hayvan. )


- CÂMİ ile CUMA CÂMİSİ


- CAMİ ile DEFTERDAR CAMİİ[1541]
(NAZLI MAHMUT EFENDİ)

( )


- CAMİ ile/ve/değil/||/<>/= KÜLLİYE


- CAMİ ile/ve/<> MÂBED

( Müminleri toplar, biraraya getirir. İLE/VE/<> Şehri toplar, biraraya getirir. )


- CAMİ ile MESCİT

( ... İLE Cuma ve bayram namazları kılınmayan küçük cami. )


- CÂMİ ile MESCİT

( ... İLE Cuma ve bayram namazları kılınmayan küçük cami. )


- CÂMİ ile/ve/||/<>/> MİHRÂB YERİNDE

( Yıkılsa da. İLE/VE/||/<>/> Yerinde. )


- CÂMİ ile/değil MOLLA CÂMÎ


- CAMİ ile/ve SARAY

( Rum mimarlar tarafından inşa edilmiştir. İLE/VE Ermeni mimarlar tarafından inşa edilmiştir. )


- CÂMİD[< CÜMÛD] -ile

( DONMUŞ, DONUK | CANSIZ )


- CAMİİ KEBİR ile/ve CAMİİ KEBİR

( Eyüp Sultan Camisi. İLE/VE Kasımpaşa Camisi. )


- CAMİLER ile TIMBUKTU'DAKİ CAMİ


- CAMİLERDE:
KLASİK ile/ve YENİ/NEO KLASİK


- CAMLAMAK ile CAMLANMAK ile CAMLATMAK ile CAMLAŞMAK ile CAMLATILMAK


- CAMLI ile CAMLIK ile CAMLI KÖŞK


- CAMPBELL FORMÜLÜ ile/||/<> CAMPBELL KÖPRÜSÜ

( Yüklenmiş bir iletim hattının iletme sabitini, yüklenmemiş bir hattın iletme sabiti ve karakteristik empedansıyla her bir yükleyici bobinin empe-dansına bağlayan formül. İLE Karşılıklı indüktansı mukayese ve onun ayarlanmasıyla frekansların ölçülmesi için tasarımlanmış, L; bobinin iki nokta arasındaki öz indüktansı, M; bobin çiftinin karşılıklı (ortak) indüktansı, C; seri bağlı bir sığanın değeri ve R, Rı, R2 de seri bağlı dirençlerin değerleri olmak üzere, denge durumuna gelinceye kadar dirençlerin değiştiği ve denge durumunda L/M = 1 + R1/R ve M/C = R.R2 olduğu bir köprü devresi. )

( CAMPBEU'S FORMULA VS. CAMPBELL'S BRiDGE )

( LA FORMüLE DE CAMPBELL AVEC LE PONT DE CAMPBELL )

( CAMPBEL-FORMEL. MiT CAMPBELL-BRüCKE )


- CAMPTO- ile/||/<> FLEX- ile/||/<> -FLECT

( Eğilme, bükülme. İLE/||/<> Eğilme. İLE/||/<> Yay, eğilme. )


- CAMSI ile CAMSIZ


- ÇAMUR ile/değil BALÇIK


- ÇAMUR ile SALSÂL[Ar.]

( ... İLE Kumla karışık, ince çamur. | Lüleci çamuru. )


- ÇAMUR ile SERT ÇAMUR/KURUTKA


- ÇAMUR ile SULU ÇAMUR

( MUD/MIRE vs. OOZE )


- ÇAMUR ile ZİFOS[Yun.]

( ... İLE Yerden sıçrayan çamur. )


- ÇAMURLAMAK ile ÇAMURLANMAK ile ÇAMURLATMAK ile ÇAMURLAŞMAK ile ÇAMURLANABİLMEK ile ÇAMURLAYABİLMEK ile ÇAMURLAŞABİLMEK ile ÇAMUR/LUK ile ÇAMURLU ile ÇAMURSUZ ile ÇAMURLUKÇU/LUK ile ÇAMUR KALEMİ ile ÇAMUR IĞRIBI ile ÇAMUR BANYOSU ile ÇAMUR DERYASI


- CAN -ile

( Yaşam kudreti. )


- CAN ERİK ile PAPAZ ERİK

( ÂLÛ-GÜRDE ile ... )

( PLUM vs. ... )

( PRUNUS DOMESTICA cum ... )


- CAN SIKINTISINDAN (DOLAYI) YEMEK ile/değil/yerine AÇLIKTAN (DOLAYI) YEMEK


- CAN SIKMAK ile/||/<> KAFA ŞİŞİRMEK


- CAN ile/ve BAŞ/SER

( Şevk duyar. İLE/VE Zevk duyar. )


- ÇAN ile BOR (NİĞDE) ÇANI


- ÇAN ile ÇAN ÇAN ile ÇAN KULESİ ile ÇAN ÇİÇEĞİ ile ÇAN ÇİÇEĞİGİLLER


- CAN ile/ve/<> CANLI

( Görünmez. İLE/VE/<> Görünür. )

( CAN: Yaşam kudreti. )

( LIFE/SOUL vs./and/<> LIVING/ORGANISM )


- CÂN[Ar.] ile CÂNN/CÂN[Ar.]

( Can, ruh. | Hayat, yaşayış. | Gönül. | Silah. İLE Cin taifesi. )


- CAN ile/ve/değil/||/<>/< GÖVDE/CESET


- ÇAN ile NÂKÛS

( ... İLE Kilise çanı. )

( CERES ile ... )


- CAN ile/ve/<> TEN

( Ben/beden(gövde). İLE/VE/<> Hizmet. )

( LIFE vs./and/<> SKIN )


- ÇAN ile/değil TİBET ÇANI

( ... İLE/DEĞİL 52 öğenin biraradalığı ile oluşturulmuş en iyi/özel çan. )


- ÇAN ile/ve ZİL ile/ve GONG


- CANA YAKIN ile DOĞUŞTAN

( CONGENIAL vs. CONGENITAL )

( هم مشرب ile هم سليقه ile همخو ile ارثي ile مادرزاد )

( NPAM MOSHARB ile NPAM SELYGHEH ile همخو ile ERSY ile MADARZAD )


- ÇANAK ÇÖMLEKSİZ NEOLİTİK A ile/||/<> ÇANAK ÇÖMLEKSİZ NEOLİTİK B

( Çanak Çömleksiz Neolitik A (PPNA) ilk yerleşim İLE Çanak Çömleksiz Neolitik B (PPNB) gelişmiş tarımdır. PPNA MÖ 9500-8700 İLE PPNB MÖ 8700-6500 dönemidir. Göbeklitepe PPNA İLE Çatalhöyük PPNB dönemine aittir. )


- ÇANAK TUTMAK ile PRİM VERMEK


- ÇANAK TUTMA(MA)K ile/ve/değil/yerine MEYDAN VERME(ME)K


- ÇANAK ile/ve/||/<> HAVUZ


- ÇANAK/ÇANAQ[Oğuz] ile ÇANAK/ÇANAQ
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ahşaptan yapılmış kâse. İLE Tuzluk ya da tuzluğa benzer, ahşaptan oyulmuş kap. )


- ÇANAKKALE ile ÇANAKKALELİ/LİK


- ÇANAK/LIK ile ÇANAKÇI/LIK ile ÇANAK ANTEN ile ÇANAK AĞIZLI ile ÇANAK YAPRAK ile ÇANAK ÇÖMLEK ile ÇANAK ÜZENGİ ile ÇANAK YALAYICI/LIK


- ÇANAKSI ile ÇANAKSI HÜCRELER


- CAN/ÂN" ile/değil/yerine CAN ve CANAN


- CANAVAR ile CANAVARCA ile HAYVANLAR

( BEAST vs. BEASTLY vs. BEASTS )

( بهيمه ile چهارپر ile جانوروار ile بهائم )

( بهيمه ile CHEHARPAR ile جانوروار ile بهائم )


- CANAVARLAŞMAK ile CANAVARLAŞTIRMAK ile CANAVARLAŞABİLMEK ile CANAVAR/LIK ile CANAVARCA ile CANAVAR OTU ile CANAVAR DÜDÜĞÜ ile CANAVAR OTUGİLLER