ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(282/287)
- YORUMA AÇIKLIK ile/ve/değil/<> YORUMA MUHTAÇLIK
- YORUMA UYGUN/LUK ile/ve/değil/yerine YORUMA AÇIK/LIK
- YORUMBİLİM/HERMENEUTİK ile/ve DİL
- YORUM(KEYFİYET / LÂF | KÜFÜR | HERZE) ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE
- YORUMLAMA ile/ve DEĞİŞİM
( TO INTERPRET vs./and ALTERATION )
- YORUMLAMA ile/ve/||/<>/> DİRİLTME
- YORUMLAMA ile/ve YARATMA
( TO INTERPRET vs./and TO CREAT )
- YORUMLAMA ile/ve YENİDEN KURMA
( TO INTERPRET vs./and RE-ESTABLISH )
- YORUMLAMA ile/değil YORUMBİLİM
( [not] TO INTERPRET vs./but HERMENEUTIC )
- YORUM(LAMA)DA:
VARLIK BAKIMINDAN ile/ve ANLAM BAKIMINDAN
( TO INTERPRET: IN EXISTENCE vs./and IN MEANING )
- YORUMLAMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> DEĞİŞTİRMEK
( "Filozoflar, şimdiye kadar dünyayı sadece çeşitli biçimde yorumladı. Konu, onu değiştirmektir." )
- YORUMLAMAK ile/ve/değil/||/<> SONUÇLANDIRMAK
( [not] TO INTERPRET vs./and/but/||/<>/> TO CONCLUDE )
- YORUMLAMAK ile YORUMLANMAK ile YORUMLATMAK ile YORUMLANABİLMEK ile YORUMLATABİLMEK ile YORUMLAYABİLMEK ile YORUM ile YORUMCU/LUK ile YORUMLU ile YORUMSUZ/LUK
- YORUMLU HABER ile/değil/yerine HABER
- YORUMSAMA ile/ve/değil/||/<>/< YORUMLAMA
- YÖRÜNGE:
DAİRESEL ile/ve/değil/||/<> ELİPTİK
- ORBITAL ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON ORBITAL[Fr.] / AUGENBÖHLENELEKTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGE ELEKTRONU
- YÖRÜNGE ile/ve/değil EŞİK
- MAHREK[Osm.] / ORBIT, TRACK[İng.] / ORBITE, TRAJECTOIRE[Fr.] / BAHN, ORBIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGE
- YÖRÜNGE/MAHREK[< HAREKET] ile MENZİL-İ KÜLLÎ[Ar.]
( Hareketli bir noktanın güttüğü yol. | Bir gök nesnesinin hareketinde, ağırlık merkezinin geometri bakımından yeri. İLE Mahrekin en son noktasına kadar olan mesafe. )
- ORBITAL[İng.] / ORBITALE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGEMİ
- ORBITAL ANGULAR MOMENTUM[İng.] / MOMENT ANGULAIRE ORBITAL[Fr.] / ORBITALDREHIMPULS[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL AÇISAL MOMENTUM
- ORBITAL SYMMETRY[İng.] / AUGENBÖHLENSYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL BAKIŞIM
- ORBITAL DECAY[İng.] / DÉSINTÉGRATION ORBITALE[Fr.] / AUGENBÖHLENZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL BOZUNUM
- ORBITAL MOTION[İng.] / MOUVEMENT ORBITAL[Fr.] / AUGENBÖHLENBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL HAREKET
- ORBITAL QUANTUM NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL KUANTUM SAYILARI
- NOMBRE QUANTIQUE ORBITAL[Fr.] / AZIMUTALE QUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL KUVANTUM SAYISI
- ORBITAL MAGNETIC MOMENTUM[İng.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL MANYETİK DEVİNİRLİK
- MOMENT MAGNÉTIQUE ORBITAL[Fr.] / ORBITALMAGNETISCHES MOMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL MANYETİK MOMENT
- ORBITAL PARITY[İng.] / PARITÉ ORBITALE[Fr.] / AUGENBÖHLENPARITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL PARİTE
- SYMÉTRIE ORBITALE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÖRÜNGESEL SİMETRİ
- YOSMA/LIK ile YOSMACA
- YOSUN ile FUKUSGİLLER
( Suyosunlarından, gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen, esmer bir yosun. )
- YOSUN ile KETENCİK
( ... İLE Deniz yosununun ince bir cinsi. | Turpgillerden, küçük sarı çiçekli, yağlı bir bitki.[Chamaelina sativa] | Bu bitkiden elde edilen, sabun yapımında ve ressamlıkta kullanılan bir yağ. )
( ... cum MUSCUS ARBOREUS | CHAMAELINA SATIVA )
- YOSUN ile PASİFİK YOSUNU
( Sularda yetişen, ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad. İLE Patagonya'da. )
- YOSUN ile SFAGNUM
( ... İLE Bataklıklarda, nemli yerlerde, kümeler durumunda yetişen, küçük yapraklı bir tür yosun. )
( ... cum SPHAGNUM )
- YOSUN ile/değil SU MERCİMEĞİ
( ... İLE Su mercimeğigillerden, mercimeğe benzeyen, yaprakları, suların yüzünü kaplayan bir su bitkisi. )
( )
( ... cum LEMNA )
- YOSUN ile TEMRİYE
( ... İLE Kara yosunu. | Deride yer yer küme durumundaki birtakım kabartılarla kendini gösteren hastalık. )
- YOSUN ile/ve/<> YOSUNCUL
( Sularda yetişen, ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad. İLE/VE/<> Yosunla beslenen ya da yosunların içinde yaşayan. )
- YOSUNLANMAK ile YOSUNLAŞMAK ile YOSUN ile YOSUNLU ile YOSUN KÜLÜ
- YOUNG DENKLEMİ ile/||/<> LAPLACE BASINCI
( Young katı-sıvı denge, Laplace eğri yüzey ΔP = 2γ/r. )
( Formül: Düz İLE eğri )
( Pierre-Simon Laplace tarafından 1799 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- YOUNG'S MODULUS[İng.] / MODULE D'ÉLASTICITÉ, MODULE DE YOUNG[Fr.] / YOUNGSCHER ELASTIZITÄTSMODUL[Alm.] ile/değil/yerine/= YOUNG ESNEKLİK MODÜLÜ
- YOYO ile DİYABOLA
- YOZGAT ile YOZGATLI/LIK
- YOZLAŞMA ile/ve/||/<> KANIKSAMA
- YOZLAŞMA ile/ve/||/<> KURUMLAŞMA
- TEREDDÎ[Osm.] / DEGENERACY[İng.] / DÉGÉNÉRESCENCE[Fr.] / DEGENERATION, ENTARTUNG, ERMÜDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YOZLAŞMA
- YOZLAŞMA ile YOBAZLAŞMA
- YOZLAŞMAK ile YOZLAŞTIRMAK
- DEGENERATE ELECTRON GAS[İng.] / GAZ D'ÉLECTRONS DÉGÉNÉRÉ[Fr.] / ENTARTETES ELEKTRONGAS[Alm.] ile/değil/yerine/= YOZLAŞMIŞ ELEKTRON GAZI
- DEGENERATE CONDUCTION BAND[İng.] / BANDE DE LA CONDUCTION DÉGÉNÉRÉE[Fr.] / ENTARTETES LEITUNGSBAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YOZLAŞMIŞ İLETİM BANDI
- YOZLAŞMIŞ ile YOZLAŞMIŞ İNSANLAR ile BOZUK ile YOZLAŞTIRICI ile BOZULABİLİR ile YOLSUZLUK ile YOZLAŞTIRICI ile YOZLAŞTIRICI
( CORRUPT vs. CORRUPT PEOPLE vs. CORRUPTED vs. CORRUPTER vs. CORRUPTIBLE vs. CORRUPTION vs. CORRUPTIVE vs. CORRUPTOR )
( تباه شدن ile انحراف اخلاقي ile تباه کردن ile فاسد ile تباه ile تبه ile تطميع کردن ile بدراه ile اهل فساد ile فاسدکردن ile منحرف کننده ile فساد پذير ile تطميع ile تباهي ile بدراهي ile آلايش ile فساد ile فساد آميز ile مستعد تباهي )
( TABAH SHODAN ile ENHERAF AKHLAGHY ile TABAH KARDAN ile FASAD ile TABAH ile TABEH ile TATAMYE KARDAN ile بدراه ile اهل فساد ile FASADKARDAN ile MONHERF KONANDEH ile FESAD PAZYR ile TATAMYE ile تباهي ile بدراهي ile ALAYSH ile FESAD ile FESAD AMYZ ile MOSTED TABAHY )
- YÜCE ile YÛCE[Fars.]
( Yüksek, büyük, ulu, ulvî. İLE Damla. )
- YÜCELİK/YÜKSEKLİK ile/değil/yerine DOSTLUK
( Allah'ta. İLE/DEĞİL/YERİNE Eşitlik'te. )
- YÜCE/LİK ile/ve/<> MUTLAK/LIK
( Belirlenim. İLE/VE/<> Belirlenimsizlik. )
- YÜCELMEK ile YÜCELEBİLMEK ile YÜCE/LİK ile YÜCE GÖNÜLLÜ/LÜK
- YÜCELTME ile KUTSAMA
- YÜCELTME ile/ve/değil/yerine SAYGI DUYMA
( [not] TO EXALT vs./and/but TO RESPECT
TO RESPECT instead of TO EXALT )
- YÜCELTMEK ile COŞKU ile YÜCE ile YÜCE TANRI
( EXALT vs. EXALTATION vs. EXALTED vs. EXALTED GOD )
( متعال کردن ile افراشتگي ile معلا ile معلي ile خداوند تعالي )
( MOTAAL KARDAN ile AFRASHTGY ile MALA ile MALY ile KHODAVAND TAALY )
- YÜCELTMEK ile YÜCELTİLMEK ile YÜCELTEBİLMEK
- YUDRİKU[Ar.] ile YEHUSSU[Ar.]
( İdrâk eder. İLE Hisseder. )
- YUDUM ile/ve LOKMA/SOKUM
( İçeceklerde. İLE/VE Yiyeceklerde. )
( ... ile/ve TELAKKUM: Lokma lokma yutma. | Karın gurultusu. )
( MÜTECERRİ'[< CÜR'A]: Yudumlayarak içen, tecerrü' eden. )
( CÜRA, TECERRU'[< CUR'A][: Yudum yudum içme.], TECRÎ'[< CER'/CERE'] ile/ve LOKMA, TU'ME[çoğ. TUAM] )
- YUDUMLAMAK ile YUDUMLANMAK ile YUDUMLATMAK ile YUDUMLAYABİLMEK ile YUDUM ile YUDUM YUDUM
- YUF ile YUF BORUSU
- YUFKA ile/ve/||/<>/> KURU YUFKA(İŞKEFE/ŞİKEFE)
- YUFKA/LIK ile YUFKACI/LIK ile YUFKA EKMEĞİ ile YUFKA KEBABI ile YUFKA YÜREKLİ/LİK
- YUFKAYÜREKLİ/LİK ile GÖZÜKARA/LIK
- YUFKAYÜREKLİ/LİK ile/ve/değil MERHAMET/Lİ
- YUH ile ÇÜŞ
- YUH ile YUHA
( Hoşnutsuzluk ve öfke anlatır. İLE Birine karşı beğenilmeyen bir durumda, hep birden haykırılan bir hakaret sözü. )
- YUHALAMAK ile YUHALANMAK ile YUHALATMAK ile YUH ile YUHA
- YUHSİNU[Ar.] ile YA'LEMU[Ar.]
- CHARGE-TRANSFER DEVICE DETECTORS[İng.] ile/değil/yerine/= YÜK-AKTARIM DEDEKTÖRLERİ, CTD
- CHARGE TRANSFER[İng.] / CHARGE TRANSFÉRER[Fr.] / LADUNGSAUSTAUSCH[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK AKTARIMI
- CHARGE INDEPENDENCE[İng.] / INDÉPENDANCE DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSUNABHÄNGIGKEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK BAĞIMSIZLIĞI
- CHARGE MULTIPLET[İng.] / MULTIPLET DE CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK ÇOKLUSU
- CHARGE BALANCE EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= YÜK DENKLİĞİ EŞİTLİĞİ
- LADUNGSSPEICHERTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK DEPOLAMA TRANSİSTÖRÜ
- CHARGE STORAGE TRANSISTOR[İng.] / TRANSISTOR À STOCKAGE DE CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK DEPOLAMALI TRANSİSTÖR
- CHARGE RESISTANCE[İng.] / RÉSISTANCE DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSRESISTENZ, LADUNGSWIDERSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK DİRENCİ
- CHARGE LINE[İng.] / LIGNE DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSLINIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK DOĞRUSU
- CHARGE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK ENERJİSİ
- PARITÉ DE CHARGE-CONJUGAISON[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK-EŞLENİK PARİTESİCHARGE CONJUGATİON PARİTY
- CONSERVATION DE LA CHARGE[Fr.] / LADUNGSERHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK KORUNUMU
- CHARGE QUANTIZATION[İng.] / QUANTIFICATION DE LA CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK KUANTALANMASI
- LADEQUANTISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK KUANTİZASYONU
- LADUNGSMULTIPELT[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK MULTİPLETİ
- YÜK TAŞIR ile/değil YÜK TAŞINIR
( Kişi. @@ Hizmet ve bilgi. )
- CHARGE CARRIER DENSITY[İng.] / DENSITÉ DE PORTEURS DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSTRÄGERDICHTE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK TAŞIYICI YOĞUNLUĞU
- CHARGE CARRIER[İng.] / PORTEUR DE CHARGE[Fr.] / LADUNGSTRÄGER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK TAŞIYICI
- CHARGE NEUTRALITY[İng.] / NEUTRALITÉ DE CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜK YANSIZLIĞI
- KANÛN-İ HAMÛLE-İ BERKİYE[Osm.] / CHARGE LAW[İng.] / LOI DE LA CHARGE[Fr.] / LADUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK YASASI/KANUNU
- CHARGE DENSITY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜK YOĞUNLUĞU
- YÜK ile/ve/değil/yerine AĞIRLIK
( [not] (")FREIGHT(") vs./and/but BURDEN
BURDEN instead of (")FREIGHT(") )
- YÜK ile/ve/||/<> BASINÇ
- HAMÛLE[Osm.] / CHARGE, LOAD[İng.] / CHARGE[Fr.] / LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜK
- YÜK ile/ve/değil/||/<> KARMAŞA
- YÜK ile KÜLFETLİ
( BURDEN vs. BURDENSOME )
( سربار ile سنگين بار کردن ile غم انگيز )
( SARBAR ile SANGYNE BAR KARDAN ile GHAM ENGYZ )
- YÜK ile YÜK ODASI ile YÜK TRENİ ile YÜK GEMİSİ ile YÜK KATARI ile YÜK VAGONU ile YÜK ARABASI ile YÜK HAYVANI ile YÜK ASANSÖRÜ
- YUKA ile YUKAÇ
- YUKARI KUARK ile/ve/||/<> AŞAĞI KUARK
- UP QUARK[İng.] / QUARK UP[Fr.] / ERHÖHENQUARK[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKARI KUARK
- YUKARI MISIR ile/ve AŞAĞI MISIR
( Doğu. İLE/VE Batı. )
- YUKARI ile AŞAĞI [özellikle asansörde]
( Yukarı çıkacaksanız aşağı okuna basılmaz! Hangi yöne gidecekseniz onun tuşuna basılır. Kendinizi asansör yerine koymayın. Siz nereye gidecekseniz onu bilin yeter. Asansörün programlanması sizin nasıl düşüneceğinizin önceden planlanmış durumudur. Siz tekrar düşünürseniz programı bozmuş olursunuz. )
- YUKARI ile YUKARI MAHALLE
- YUKARI/DA ile/değil AŞAĞI/DA
( Yukarılarda fazla durma, yel alır; aşağılarda fazla durma, sel alır. )
- YUKAWA FORCE[İng.] / FORCE DE YUKAWA[Fr.] / YUKAWA-KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKAWA KUVVETİ
- YUKAWA MESON[İng.] / MÉSON DE YUKAWA[Fr.] / YUKAWA-MESON[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKAWA MEZONU
- YUKAWA POTENTIAL[İng.] / POTENTIEL DE YUKAWA[Fr.] / YUKAWA-POTENTIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= YUKAWA POTANSİYELİ
- YÜKLEDİĞİN ile/ve/||/<> YÜKLENDİĞİN
- CHARGING CURRENT[İng.] / COURANT DE CHARGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKLEME AKIMI
- LOADING ERROR[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKLEME HATASI
- LOADING[İng.] / CHARGEMENT[Fr.] / AUFLADUNG, AUFLADUNGSSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLEME/YÜKLEYİCİ AKIMI
- YÜKLEME ile/ve/değil/yerine "AKTARMA"
- YÜKLEME ile YÜKLEME HALİ ile YÜKLEME DURUMU ile YÜKLEME BOŞALTMA
- YÜKLEME ile YÜKLENME
- YÜKLEMEK ile/ve/değil/||/<> GENİŞLETMEK
- YÜKLEMEK ile YÜKLENMEK ile YÜKLETMEK ile YÜKLENİLMEK ile YÜKLETİLMEK ile YÜKLETTİRMEK ile YÜKLENEBİLMEK ile YÜKLETEBİLMEK ile YÜKLEYEBİLMEK ile YÜKLEM ile YÜKLER ile YÜKLEM GRUBU ile YÜKLEM ÖBEĞİ ile YÜKLEM BİRLİĞİ
- YÜKLEMLEME ile/ve/||/<> ÇELİŞMEZLİK
- YÜKLEMLEME ile/ve/||/<> TERİMLERİN SINIFLANDIRILMASI
- YÜKLEM/LER ile/ve/||/<> ÇELİŞİK YÜKLEM/LER
- YÜKLENİŞ ile YÜKLENİCİ/LİK
- YÜKLENME ile/değil/yerine DÜŞÜNME
- YÜKLENME ile/değil/yerine ÜSTLENME
- YÜKLENMEK" ile/ve/<> ABANMAK
- YÜKLEYİŞ ile YÜKLEYİCİ
- YUKLİMA ile ...
( Kuyu ağzına konulan örtü. )
- CHARGED CONDUCTOR ENERGY[İng.] / ÉNERGIE DU CONDUCTEUR CHARGÉ[Fr.] / BELASTETE LEITERENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ İLETKEN ENERJİSİ
- CHARGED CONDUCTOR[İng.] / CONDUCTEUR CHARGÉ[Fr.] / BELASTETER LEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ İLETKEN
- CHARGED PARTICLE[İng.] / PARTICULE CHARGÉE[Fr.] / GELADENER PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ PARÇACIK/TANECİK
- YÜKLÜ PROGRAM ile YOĞUN PROGRAM
- CHARGED SPECIES[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKLÜ TÜRLER
- YÜKLÜ ile/ve/<>/> AĞIRAYAK
( Karnında yavru(bebek/fetüs) bulunan. İLE/VE/<>/> Doğurması yakın yüklü. )
- YÜKLÜ/LÜK ile YÜKLÜK ile YÜKLÜCE
- YÜKSEK ATEŞTE(HARLIDA) ISITMAK ile/değil/yerine KISIK ATEŞTE ISITMAK
- HIGH PRESSURE CLOUD CHAMBER[İng.] / HOCHDRUCKNEBELKAMMER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇLI BULUT ODASI
- HIGH PRESSURE MERCURY VAPOUR LAMP[İng.] / LAMPE À VAPEUR DE MERCURE HAUTE PRESSION[Fr.] / HOCHDRUCKQUECKSILBERDAMPFLAMPE[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇLI CIVA BUHARLI LAMBA
- CHAMBRE DU BROUILLARD À LA PRESSION HAUTE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK BASINÇLI SİS ODASI
- HIGH ENERGY PHYSICS[İng.] / PHYSIQUE DES HAUTES ÉNERGIES[Fr.] / HOCHENERGIEPHYSIK[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİ FİZİĞİ
- HEED REFLECTION, HIGH ENERGY ELECTRON DIFFRACTION REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION PAR DIFFRACTION D'ÉLECTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ ELEKTRON KIRINIMI YANSIMASI
- HIGH ENERGY ELECTRON DIFFRACTION[İng.] / DIFFRACTION D'ÉLECTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] / HOCHENERGIE-ELEKTRONENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ ELEKTRON KIRINIMI
- HIGH ENERGY NEUTRONS[İng.] / NEUTRONS DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] / HOCHENERGIENEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ NÖTRONLAR
- HIGH ENERGY PARTICLE[İng.] / PARTICULE DE HAUTE ÉNERGIE[Fr.] / HOCHENERGIETEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ PARÇACIK
- HIGH ENERGY SCATTERING[İng.] / DISPERSION À HAUTE ÉNERGIE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ SAÇILMA
- HOCHENERGIE-REFLEXIONSELEKTRONENBEUGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ENERJİLİ YANSIMALI ELEKTRON KIRINIMI
- HIGH EPITHERMAL NEUTRONS[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK EPİ-ISIL NÖTRONLAR
- HOCHEPITHERMISCHE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK EPİTESMEL NÖTRONLAR
- YÜKSEK FİKİRLİ ile YÜKSEK FİKİRLİLİK
( HIGH-MINDED vs. HIGH-MINDEDNESS )
( بامناعت ile بزرگ منش ile مناعت ile بزرگي طبع ile بزرگ منشي )
( BAMENAAT ile BOZORG MONASH ile MENAAT ile BOZORGY TAB ile BOZORG MONASHY )
- BLAST-FURNACE[İng.] / HOUT FOURNEAU[Fr.] / HOCHOFEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK FIRIN
- HOCHFREQUENZSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK FREKANS AKIMI
- YÜKSEK FREKANS ile/||/<>/> ÇOK AŞIRI YÜKSEK FREKANS
( Frekansı 3 MHz - 30 MHz, dalga boyu da 100 m. - 10 m. aralığındaki radyo-TV dalgaları bandı. İLE/||/<>/> Frekansı 30 GHz - 300 GHz ve dalga boyu da 1 mm. - 1 cm. aralığındaki radyo-TV dalgaları bandı. )
( TEVALî-i âLi İLE TEVALî-i âLi-i âLâ )
( HiGH FREQUENCY VS. EXTREMELY HiGH FREQUENCY )
( LA FRéQUENCE HAUTE AVEC LA FRéQUENCE HAUTE EXTREMENT )
( HOCHFREQUENZ MiT ULTRAHOCHFREQUENZ )
- TEVÂLÎ-İ ÂLİ[Osm.] / HIGH FREQUENCY[İng.] / FRÉQUENCE HAUTE[Fr.] / HOCHFREQUENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK FREKANS
- HIGH VOLTAGE ELECTRON MICROSCOPE[İng.] / MICROSCOPE ÉLECTRONIQUE À HAUTE TENSION[Fr.] / HOCHSPANNUNGSELEKTRONENMIKROSKOP[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK GERİLİMLİ ELEKTRON MİKROSKOBU
- YÜKSEK KALDIRIM ile ...
( Tünel ile Karaköy arasında bulunan yokuş yol ve semt adı. [Adını eskiden burada bulunan merdivenlerden almıştır] )
- YÜKSEK MALİYET/Lİ ile PAHA/LI
- YÜKSEK OMURGALILAR ile/ve AŞAĞI OMURGALILAR
( FIKARİYYE-İ/FEKARİYYE ÂLİYYE ile/ve FIKARİYYE-İ/FEKARİYYE SÜFLİYYE )
- YÜKSEK ORAN ile/ve YARAR
- HIGH-PERFORMANCE ADSORPTION CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK PERFORMANSLI ADSORPSİYON KROMATOGRAFİSİ
- HIGH PERFORMANCE ION-EXCHANGE CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK PERFORMANSLI İYON DEĞİŞİM KROMATOGRAFİSİ
- HIGH PERFORMANCE LIQUID CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK PERFORMANSLI SIVI KROMATOGRAFİSİ, HPLC
- YÜKSEK RÜTBELİ ile YÜKSEK RÜTBELİ SUBAY
( HIGH-RANKING vs. HIGH-RANKING OFFICER )
( بالارتبه ile عالي مقام ile عاليرتبه ile بلند مرتبه ile تيمسار )
( بالارتبه ile ALY MOGHAM ile ALYRATBEH ile BALAND MORTABEH ile TYMOSAR )
- HOCHTEMPERATURGASREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SICAKLIK GAZ SOĞUTMALI REAKTÖR
- HOCHTEMPERATURREAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SICAKLIK REAKTÖRÜ
- HIGH TEMPERATURE SUPERCONDUCTOR[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SICAKLIK SÜPER İLETKENİ
- HIGH TEMPERATURE GAS COOLED REACTOR[İng.] / RÉACTEUR REFROIDI AU GAZ À HAUTE TEMPÉRATURE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SICAKLIKLI GAZ SOĞUTMALI TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- YÜKSEK SPİN İLE DÜŞÜK SPİN ile/||/<> KOMPLEKS MANYETİZMASI
( Geçiş metali komplekslerinde spin durumları. )
( Formül: μ = √(n(n+2)) BM )
- HIGH SPIN COMPLEX[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK SPİN KOMPLEKSİ
- YÜKSEK SPİN ile/||/<> DÜŞÜK SPİN
( Yüksek spin zayıf alan maksimum eşleşmemiş İLE düşük spin güçlü alan. )
( Formül: Δ < P İLE Δ > P )
- NEUTRONS ÉPITHERMIQUES SUPÉRIEURS[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK ÜST ISIL NÖTRONLAR
- HIGH VACUUM[İng.] / VIDE POUSSÉ[Fr.] / HOCHVAKUUM, ÜBERVAKUUM[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEK VAKUM
- YÜKSEK ZEKÂ ile/ve/değil/<> YARATICILIK
- YÜKSEK ile SAĞLAM
- YÜKSEK ile YÜKSEK TEKLİF VE DÜŞÜK TEKLİF ile YÜKSEK ÇİZME ile YÜKSEKTEN UÇMAK ile YÜKSEK GELİR ile YÜKSEK ATLAMA ile YÜKSEK FİKİRLİ ile YÜKSEK MORAL ile YÜKSEK POZİSYON ile YÜKSEK RAHİP ile YÜKSEK RÜTBE ile YÜKSEK SIRALAMA ile YÜKSEK RÜTBELİ YETKİLİ ile LİSE ile YÜKSEK SONDAJ ile YÜKSEK HIZ ile YÜKSEK SU ile DAHA YÜKSEK ile DAHA YÜKSEK ile YAYLA ile MAJESTELERİ ile OTOYOL ile OTOYOL DEVRİYESİ
( HIGH vs. HIGH BID AND LOW BID vs. HIGH BOOT vs. HIGH FLYING vs. HIGH INCOME vs. HIGH JUMP vs. HIGH MINDED vs. HIGH MORALE vs. HIGH POSITION vs. HIGH PRIEST vs. HIGH RANK vs. HIGH RANKING vs. HIGH RANKING OFFICIAL vs. HIGH SCHOOL vs. HIGH SOUNDING vs. HIGH SPEED vs. HIGH WATER vs. HIGHER vs. HIGHER UP vs. HIGHLAND vs. HIGHNESS vs. HIGHWAY vs. HIGHWAY PATROL )
( شامخ ile منيع ile شاهق ile عالي ile آسمان پايه ile بو گرفته ile منيف ile مرتفع ile علوي ile سامي ile رفيع ile بلند ile متعال ile سني ile مزايدهومناقسه ile مزايده و مناقسه ile چکمه ile بلند خيال ile ياوه انديش ile پردرآمد ile پرش ارتفاع ile نظر بلند ile با روح ile مقام منيع ile کاهن اعظم ile علو مقام ile بلند پايه ile عالي رتبه ile صاحب منصب ile دبستان ile دبيرستان ile مدرسه متوسطه ile عوام فريب ile پر سرعت ile مد دريا ile والاتر ile عضو ارشد ile کوهسار ile جناب ile والاحضرت ile جاده ile شارع ile شاهراه ile راهبان )
( SHAMOKH ile منيع ile شاهق ile ALY ile ASMAN PAYYEH ile BO GARAFTEH ile منيف ile MORTAF ile ALUY ile سامي ile RAFYE ile BALAND ile MOTAAL ile SANY ile MOZAYDEOOMENAGHASEH ile MOZAYDAH VE MENAGHASEH ile CHEKAMEH ile بلند خيال ile YOH ANDYSH ile PARDARAMAD ile PORSH ERTAFA ile NAZAR BALAND ile BA RUH ile مقام منيع ile KANPAN EAZAM ile ALU MOGHAM ile BALAND PAYYEH ile ALY RATBEH ile SAHEB MONASB ile DABASTAN ile DABYRASTAN ile MADRESEH MOTOSETEH ile عوام فريب ile PAR SARAT ile MAD DARYA ile VALATAR ile OZV ERSHOD ile KUHOSAR ile JENAB ile VALAHAZRAT ile JADEH ile SHARE ile SHARAH ile RANPABAN )
- YÜKSEKLİK KORKUSU ile/değil/yerine "ALÇAKLIK" KORKUSU
- YÜKSEK/LİK ile/ve/değil/yerine AŞKIN/LIK, MÜTEAL, YÜCE/LİK
( ... ile/ve/değil/yerine PARA )
- YÜKSEK/LİK ile YÜKSEK SES ile YÜKSEK FİYAT ile YÜKSEK FIRIN ile YÜKSEK ATLAMA ile YÜKSEK BASINÇ ile YÜKSEK LİSANS ile YÜKSEK TABAKA ile YÜKSEK TAHSİL ile YÜKSEK YAYLAK ile YÜKSEK GERİLİM ile YÜKSEK SOSYETE ile YÜKSEK TEKNOLOJİ ile YÜKSEKLİK KORKUSU ile YÜKSEK KAN BASINCI
- YÜKSEKLİK ile YÜKSELTMEK
( HEIGHT vs. HEIGHTEN )
( خيز ile ارتفاع ile ذروه ile سمو ile سناء ile بلندي ile بلندتر کردن )
( KHYZ ile ERTAFA ile ذروه ile سمو ile سناء ile BALANDY ile BALANDTAR KARDAN )
- ALTIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSEKLİKÖLÇER
- YÜKSEKTEN KORKMAK ile/ve/değil DÜŞMEKTEN KORKMAK
- YÜKSELİM ile YÜKSELİŞ
( Bir yıldızın, gökküresindeki ekvator düzlemine göre açısal uzaklığı. İLE Yükselme eyleme ya da biçimi. )
- YÜKSELİP/İLERLEYİP BİRLEŞMEK ile/değil/yerine BİRLEŞİP YÜKSELMEK/İLERLEMEK
( 23 + 43 = 72 İLE/DEĞİL/YERİNE (2 + 4)3 = 216 )
(
)
- YÜKSELİŞ ile/ve/||/<>/> AŞMAK
- YÜKSELİŞ ile/ve KAYNAĞA DÖNÜŞ
- YÜKSELİŞ ile YÜKSELEN
( ASCENSION vs. ASCENSIONAL )
( عروج ile صعود ile معراج ile عروجي )
( ARUJ ile SOUD ile MARAJ ile عروجي )
- YÜKSELMEK ile YÜKSELİLEBİLİR ile YÜKSELEN ile YÜKSELEBİLİR ile ARTAN
( ASCEND vs. ASCENDABLE vs. ASCENDANT vs. ASCENDIBLE vs. ASCENDING )
( متصاعد شدن ile عروج کردن ile فرازيدن ile فرازروي ile صعود کردن ile فراز پذير ile فراز گري ile صعودي ile بالا رونده ile متصاعد )
( MOTESAOD SHODAN ile ARUJ KARDAN ile FARAZYDAN ile FARAZROY ile SOUD KARDAN ile FARAZ PAZYR ile FARAZ GARY ile SOUDY ile BALA RONDEH ile MOTESAOD )
- YÜKSELMEK ile YÜKSELTMEK ile YÜKSELTİLMEK ile YÜKSELEBİLMEK ile YÜKSELİVERMEK ile YÜKSELTTİRMEK ile YÜKSELTEBİLMEK
- AMPLIFIER[İng.] / VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTEÇ
- OXIDATION PROCESS[İng.] / ACTION OXYDANTE[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEME İŞLEMİ
- TO OXIDIZE[İng.] / OXYDIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEMEK
- YÜKSELTGEMEK ile YÜKSELTGENMEK
- MUHAMMUZ[Osm.] / OXIDIZING AGENT[İng.] / OXYDANT[Fr.] / OXIDATIONSMITTEL, OXYDATIONSMITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEN
- OXIDATION STATE[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME BASAMAĞI
- OXIDATION VALUE[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME DEĞERİ
- OXIDATION POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME POTANSİYELİ
- KIYMET[Osm.] / OXIDATION NUMBER[İng.] / NOMBRE OXYDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME SAYISI
- OXIDATION REACTION[İng.] / RÉACTION DE OXYDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME TEPKİMESİ/REAKSİYONU
- TAHAMMUZ ETME[Osm.] / OXIDATION[İng.] / OXIDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENME
- SICH OXYDIEREN[Alm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGENMEK
- TAHMİZ EDİCİ ALEV[Osm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEYİ ALEV
- OXIDIZING FLAME[İng.] / FLAMME OXYDANTE, FEU D'OXYDATION[Fr.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTGEYİCİ ALEV
- YÜKSELTİ ile YÜKSELTİŞ
- YÜKSEL(T)MEK ile/değil/yerine YÜCEL(T)MEK
( İTİLA[Ar.]: Yükselme, yücelme. )
( TO BECOME LOFTY, (TO EXALT/SUBLIMATE) vs. TO RISE/INCREASE, (TO PROMOTE) )
- YÜKSELTMEK ile YÜKSELTİLMİŞ ile YÜKSEKLİK ile ASANSÖR ile ASANSÖR KABİNİ
( ELEVATE vs. ELEVATED vs. ELEVATION vs. ELEVATOR vs. ELEVATOR CAR )
( مرتفع شدن ile تصعيد نمودن ile تصعيد کردن ile مرتفع کردن ile بالا بردن ile مرتفع ساختن ile عالي کردن ile افراشتن ile صعودي ile سامي ile صعود ile تصعيد ile علو ile بالابري ile اعتلاء ile تعالي ile آسانسور ile بالابرنده ile بالابر ile اطاق آسانسور )
( MORTAF SHODAN ile TASAYD NEMUDAN ile TASAYD KARDAN ile MORTAF KARDAN ile BALA BARDAN ile MORTAF SAKHTAN ile ALY KARDAN ile AFRASHTAN ile SOUDY ile سامي ile SOUD ile تصعيد ile ALU ile BALABARY ile اعتلاء ile TAALY ile ASANSOR ile BALABARANDEH ile BALABAR ile OTAGH ASANSOR )
- TAHMİZ ETMEK, TAHAMMUZ ETMEK[Osm.] ile/değil/yerine/= YÜKSELTMEMEK
- YÜKSÜK ile YÜKSÜK OTU ile YÜKSÜK KINA ile YÜKSÜK MAKARNA
- YÜKSÜNMEK ile YÜKSÜNÜLMEK
- YÜKÜ DAĞITMAK ile MASRAF ÖDEMESİ
( DISBURDEN vs. DISBURDENMENT )
( سبکبال کردن ile سبکبالي )
( SABKABAL KARDAN ile SABKABALY )
- YÜKÜMLENMEK ile YÜKÜMLENDİRMEK ile YÜKÜM ile YÜKÜMLÜ/LÜK
- YÜKÜMLÜLÜK KİPİ ile ...
( DEONTIC MODALITY )
- YÜKÜNMEK ile YÜKÜNDÜRMEK ile YÜKÜN
- YULAF ile BROM
( ... İLE Yabani yulaf. )
- YULAF ile ÇAYIRYULAFI
( ... İLE Buğdaygillerden, yulafa benzeyen bir kır bitkisi. )
( ... cum AVENASTRUM )
- YULAF ile YULAF UNU
- YULAR ile YULARI EKSİK
- YÜLÜME/YÜLMEK/TRAŞ/TIRAŞ[Fars. < TERAŞ] ile/ve/||/<>/> PERDAH[Fars.]
( Saç ya da sakalı kesme işi. | Erkek saçını belirli bir biçim vererek kesme. | Kesilme ve kazınma zamanı gelmiş saç ve sakal. | Bir şeyin üzerindeki pürüzleri alma, belirli bir biçim vermek üzere yontma. | Yalan, asılsız, bıktırıcı, gereksiz söz. İLE/VE/||/<>/> Parlatma, parlaklık verme. | Tıraştan sonra tersine yapılan ikinci tıraş. )
- YÜLÜMEK ile YÜLÜNMEK ile YÜLÜK
- YUMAK ile YUMABİLMEK ile YUMAKLAMAK ile YUMAK YUMAK ile YUMAKLANMAK
- YUMAK ile YUMAK
( Yıkamak. İLE Yuvarlak biçimde sarılmış iplik vb. şey. | Yuvarlak biçimde sarılmış olan. )
- YUMRUK ile YUMRUKLAŞMA
( FIST vs. FISTICUFFS )
( بامشت گرفتن ile مشت ile مشتبازي )
( BAMESHT GARAFTAN ile MOSHT ile مشتبازي )
- YUMRUKLAMAK ile YUMRULANMAK ile YUMRUKLANMAK ile YUMRUKLAŞMAK ile YUMRUKLAYABİLMEK ile YUMRU/LUK ile YUMRUK ile YUMRU KÖK ile YUMRU TOP ile YUMRU KÖFTE ile YUMRUK TOPU ile YUMRUK HAKKI ile YUMRUK OYUNU ile YUMRUK OYUNCUSU
- YUMULMAK ile GÖMÜLMEK
- YUMULMAK ile/ve/<>/> "YAMUL(T)MAK"
- YUMULMAK ile YUMUKLAŞMAK ile YUMUK ile YUMULU ile YUMUK GÖZLÜ
- YUMURTA[İng. EGG] ile/||/<> ALOJENİK[İng. ALLOGENEIC] ile/||/<> AMNİYON[İng. AMNION] ile/||/<> BASIMLAMA[İng. IMPRINTING] ile/||/<> BAŞKALAŞIM[İng. METAMORPHOSIS] ile/||/<> LARVA
( Yumurta, biyolojide, dişi üreme gözesi. Botanikte, yumurta bazen makrogamet olarak da adlandırılır. @@ 1. Aynı türe ait olmasına karşın bireylerin genlerinin farklı olmasıdır. Homo sapiens (modern insan) türünde, tek yumurta ikizleri haricindeki her birey birbiriyle alojeniktir. @@ Sürüngenlerde, kuşlarda ve memelilerde dölütü (embriyoyu) saran ve içinde amniyon sıvısı bulunan zardır. Karada yumurtlayan hayvanların tümünün yumurtasında da bulunan amniyon, balıkların ve kurbağagillerin yumurtalarında yoktur. "Amniyos" olarak da bilinir. @@ Kuluçkadan sonra yumurtadan yeni çıkan bir kuşun, örneğin ördeğin, çevresinde ilk yürüyen nesneyi takip etmeye başlaması ve bu nesneye bağlanmasıdır. @@ Bazı böcek ve kurbağa gibi canlıların, yumurtadan çıktıktan sonraki gelişme evrelerinde yapısal ve fiziksel değişikliğe uğrayarak atalarına benzer hale gelmeleri olayına denir. Aynı tür içerisinde, morfolojik, fizyolojik ve anatomik olarak birbirinden tamamen farklı yapılara dönüşmesi olarak da tanımlanabilir. En bilinen örneği, tırtılın belirli bir süre sonra önce koza (pupa) haline, sonra ise kozanın farklılaşarak kelebeğe dönüşmesidir. @@ Başkalaşım geçiren hayvanların yaşamlarının ilk evresi. Bu evre, yumurtadan çıktıktan sonra pupa evresine geçinceye kadar olan dönemi kapsar. Larvalar cinsel gelişimini tamamlamamış genç hayvanlar. Kelebeklerde larvalar "tırtıl" adını alırlar.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- YUMURTA ile/ve/<> VİTELLÜS[Lat.]
( ... İLE/VE/<> Yumurtada, kabuk ve çekirdek dışında kalan maddelerin tümü. )
- YUMURTA ile YUMURTA SARISI
( EGG vs. EGG YOLK )
( خايه ile تخم مرغ ile تخممرغ ile تخم ile زرده )
( خايه ile TAKHAM MORGH ile TAKHMAMARGH ile TAKHAM ile ZARDEH )
- YUMURTALIK[İng. OVARIES] ile/||/<> ALGILAMA[İng. PERCEIVE] ile/||/<> DÖLLENME[İng. FERTILIZATION] ile/||/<> FSH (FOLİKÜL UYARICI HORMON)[İng. FSH] ile/||/<> GENLİK[İng. AMPLITUDE] ile/||/<> GONAD
( Yumurtalıklar dişi gonadlarıdır - başlıca dişi üreme organlarıdır. Bu bezlerin üç önemli fonksiyonu vardır: hormon salgılamak, yumurtaları korumak ve muhtemel döllenme için yumurta üretmek. İnsanlarda dişiler genellikle iki yumurtalıkla birlikte doğarlar. Ergenlik öncesi, yumurtalıklar sadece uzun doku demetleridir. Dişi olgunlaştıkça, yumurtalıkları da olgunlaşır. Olgun yumurtalıklar bir üzüm büyüklüğündedir. @@ Gelen duyusal verileri organize ederek anlamlaştırma sürecidir. Bu süreç sonucunda oluşan anlamlı ürüne algı denir. @@ Dişi ve erkek haploid gametlerinin diploid bir zigot oluşturmak için birleşmesidir. @@ Follikül stimüle edici hormon, gonadotropik hormonlardan biridir (diğeri LH'dır). Her ikisi de hipofiz bezi tarafından kan dolaşımına salınır. Folikül stimüle edici hormon, pubertal gelişim ve kadınlarda yumurtalıklarının, erkeklerde testislerinin gelişmi ve işlevi için gerekli hormonlardan biridir. @@ Genlik, bir dalganın periyodik hareketinde, dalganın tepe noktasından çukur noktasına olan uzaklığının yarısıdır. Genlik, yaylarda telin boyuna, gerginliğine, kesitine, cinsine bağlı olarak değişir. @@ Gamet üreten bir üreme bezi (yumurtalık ya da testis gibi).
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- YUMURTANIN KABUĞUNUN KIRILMASI:
DIŞARIDAN ile/değil/yerine/>< İÇERIDEN
( Ölüm. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Yaşam. )
- YUMURTLAMAK ile YUMURTLATMAK ile YUMURTLAYABİLMEK ile YUMURTA/LIK ile YUMURTACI/LIK ile YUMURTA AKI ile YUMURTA ZARI ile YUMURTA ÖKÇE ile YUMURTA SARISI ile YUMURTA HÜCRESİ
- MILD STEEL[İng.] / ACIER DOUX[Fr.] / WEICHSTAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YUMUŞAK ÇELİK
- YUMUŞAK DAMAK ile/ve SERT DAMAK
( Arkada/ki. İLE/VE Önde/ki. )
( SOFT PALATE vs./and HARD PALATE )
( PALATUM DURUM-PALATUM MOLLE )
- YUMUŞAK KABUKLU KAPLUMBAĞA ile YANGTZE DEV YUMUŞAK KABUKLU KAPLUMBAĞASI
( TRIONYCHIDAE: Yumuşak kabuklu kaplumbağalar sınıfı. )
(
İLE
)
( Sidik boşaltımını ağzından yapar. [Daha sonra ağzını tuzlu suyla yıkar.] İLE Ne yazık ki, Nisan 2019 itibariyle yaşayan son Yangtze kaplumbağasının soyu tüketilmiştir. :( )
( TRIONYCHIDAE: PELODISCUS SINENSIS cum RAFETUS SWINHOEI )
( SOFTSHELL TURTLE vs. YANGTZE GIANT SOFTSHELL TURTLE )
- YUMUŞAK/NERM[Fars.] ile İNCE
- YUMUŞAK OLMA(!) ile/ve/<>/>< SERT OLMA(!)
( Ezilirsin. İLE/VE/<>/>< Kırılırsın. )
- SOFT WATER[İng.] / EAU DOUCE[Fr.] / WEICHES WASSER[Alm.] ile/değil/yerine/= YUMUŞAK SU
- YUMUŞAK/SULU ile VICIK
( ... İLE Sulanarak, kıvamı gevşemiş. )
- YUMUŞAK ile/ve/||/<> AFFETTUOSO[İt.]
( Biraz yumuşak ve duygulu bir biçimde çalınarak. )
- YUMUŞAK ile/ve/değil PÜRÜZSÜZ
- YUMUŞAKBAŞLI ile YUFKAYÜREKLİ
- YUMUŞAKÇA ile BALIK
( MOLLUSC vs. FISH )
- YUMUŞAKÇA ile ERATO
- YUMUŞAKÇA ile EŞİTÇENETLİ
( ... İLE İki çeneti birbirine eşit olan yumuşakçalar. )
(1996'dan beri)