ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(275/287)
- YAR ile YAR ile YÂR[Fars.]
( Yardımcı sözcüğünün kısaltılmışı.[Yarbay, Yarkurul] İLE Uçurum. İLE Sevgili. )
( "Yolda/tarikatte, yâr olmak var, bâr olmak yok" )
- YÂR ile/ve/< YARDIMCI/MUÎN[Ar. < AVN: İâne eden.]
( LAURUS NOBILIS cum DAPHNE PONTICA cum DAPHNE GNIDIUM )
- YAR ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< YAREN
- YAR ile/||/<> YER
( Yarmak. İLE/||/<> Yarmak. )
- YÂR ile/ve/değil/<> ZÜLF-İ YÂR
( Âşık nezdinde, zülf-i yâr, yârdan değerlidir. )
- YARA OLMAK ile/değil/yerine/>< YAR OLMAK
- YARA ile BIÇILGAN
( ... İLE Azmış, yayılmış yara. | Hayvanların tırnak kökünde oluşan yara. )
- YARA ile CERAHAT
( CERÎHA ile ... )
( ZAHM/İSTÎM ile İSTÎM )
( WOUND vs. PUS )
- YARA ile/ve/||/<> PARA
( İt bile dayanır. İLE/VE/||/<> Paraya ve/ya da parasızlığa [kolay kolay] kayıtsız kalın[a]maz. )
- YARA ile YENİRCE
( ... İLE Gittikçe genişleyen yara. | Kemik ve diş dokusunun harap olması durumu. | Frengi. )
( ... ile ÂKİLE )
- YARADAN ile YARADANCI/LIK
- YARADAN ile/değil YARATAN
- YARADILIŞ ile YARADILIŞLI
- YARAĞI ile/değil YARAYI
- YARAK ALDI ile/değil YARA KALDI
- YARAK ile YARAK ile YARAK
( Hazırlık. İLE Silah. İLE Penis. )
- YARALAMAK ile YARALI
( INJURE vs. INJURED )
( مجروح کردن ile صدمه زدن ile زخمي کردن ile آسيب زدن ile ايراد جرح کردن ile ناقص کردن ile مصدوم ile آسيب ديده ile زخمناک ile گزند يافتن )
( MOJRUH KARDAN ile SADAMEH ZADAN ile ZAKHAMY KARDAN ile ASYBE ZADAN ile AYRAD JARH KARDAN ile NAGHS KARDAN ile MASDUM ile ASYBE DYDAH ile ZAKHAMNAK ile GOZAND YAFTAN )
- YARALANMAK / YARALANABİLİR/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<>/> YARARLANMAK / YARARLANILABİLİR/LİK
- YARALANMA/TRAVMA SAĞALTIMI/TERAPİSİ BASAMAKLARI/NDA:
İŞLEYİŞ ile/ve/||/<> KAPSAMA ile/ve/||/<> GÜÇLENDİRME ile/ve/||/<> BİLİŞSEL VE DAVRANIŞSAL DEĞİŞİM ile/ve/||/<> İÇGÖRÜSEL VE DİNAMİK DEĞİŞİM
( )
- YARALANMA/TRAVMA:
PSİKOJENİK ile/ve/||/<> VAROLUŞSAL ile/ve/||/<> BAĞLANMA ile/ve/||/<> KAYIP ile/ve/||/<> BAĞLANMA DÜZENİ/SİSTEMİ
( bkz. FRANZ RUPPERT )
- YARALANMA/TRAVMA ile/ve/||/<>/> EYLEME VURMA
- YARALANMA ile SAKATLANMA
- YARALANMADA/TRAVMA'DA:
MAĞDUR ile/ve/||/<> ZÂLİM
ile/ve/||/<>
GÖZLEMCİ
- YARALANMALARDA:
GÖGÜS ile/ve/||/<> KARIN ile/ve/||/<> KAFATASI/OMURGA
( [İlkyardım]
- Hastanın/yaralının bilinç kontrolü yapılır.
- Hastanın/yaralının yaşam bulguları değerlendirilir.
- Yaranın üstü, plastik poşet naylon vb. sarılmış bir bezle kapatılır.
- Soluk alma sırasında, yaraya hava girmesini engellemek, soluk verme sırasında havanın dışarı çıkmasını sağlamak üzere yara üzerine konulan bezin bir ucu açık bırakılır.
- Hasta/yaralı, bilinci açık ise yarı oturur biçimde oturtulur.
- Ağızdan hiçbir şey verilmez.
- Yaşam bulguları sık sık kontrol edilir.
- Açık pnömotoraksta şok olasılığı çok yüksektir. Bu nedenle, şok önlemleri alınmalıdır.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
( [Delici göğüs yaralanmalarında görülebilecek sorunlar]
Göğsün içine giren nesne, akciğer zarı ve akciğeri yaralar. Bunun sonucunda şu belirtiler görülebilir:
- Yoğun ağrı.
- Solunum zorluğu.
- Morarma.
- Kan tükürme.v
- Göğüsteki yarada, soluk alıyor görüntüsü[Açık pnömotoraks] )
( [Delici karın yaralanmalarında görülebilecek sorunlar]
- Karın bölgesindeki örgenler zarar görebilir.
- İç ve dış kanama ve buna bağlı şok oluşabilir.
- Karın, tahta gibi sert ve çok ağrılı ise durum ciddidir.
- Bağırsaklar dışarı çıkabilir. )
( [Delici Karın Yaralanmalarında İlkyardım]
- Hastanın/yaralının bilinç kontrolü yapılır.
- Hastanın/yaralının yaşam bulguları kontrol edilir.
- Dışarı çıkan örgenler içeri sokulmaya çalışılmaz, üzerine geniş ve nemli temiz bir bez örtülür.
- Bilinç yerinde ise sırt üstü biçimde bacaklar bükülmüş olarak yatırılır, ısı kaybını önlemek için üzeri örtülür.
- Ağızdan yiyecek ya da içecek bir şey verilmez.
- Yaşam bulguları sık sık izlenir.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
( )
- YARALANMA/TRAVMA ÇEŞİTLERİNDE:
DOĞA KAYNAKLI ile/ve/ne yazık ki/||/<> "İNSAN KAYNAKLI"
- YARALAR:
KESİK ile/ve/||/<> DELİCİ ile/ve/||/<> EZİKLİ ile/ve/||/<> PARÇALI ile/ve/||/<> KİRLİ(ENFEKTE)
( - Bir travma sonucu deri ya da mukozanın bütünlüğünün bozulmasıdır.
- Aynı zamanda, kan damarları, kas ve sinir gibi yapılar etkilenebilir.
- Derinin koruma özelliği bozulacağından, enfeksiyon riski artar. )
( Bıçak, çakı, cam gibi kesici aletlerle oluşur.[Genellikle basit yaralardır. Derinlikleri kolay belirlenir.] İLE/VE/||/<> Uzun ve sivri aletlerle oluşan yaralardır.[Yüzey üzerinde derinlik hakimdir. Tetanos tehlikesi vardır.] İLE/VE/||/<> Taş yumruk sopa gibi etkenlerin şiddetli olarak çarpmasıyla oluşan yaralardır. İLE/VE/||/<> Dokular üzerinde bir çekme etkisi ile oluşue. Doku ile ilgili tüm örgen, saçlı deri de zarar görebilir. İLE/VE/||/<> Mikrop kapma olasılığı bulunan yaralardır. | Gecikmiş yaralar.[6 saatten fazla] | Dikişleri ayrılmış yaralar. | Kenarları düzgün olmayan yaralar. | Çok kirli ve derin yaralar. | Ateşli silah yaraları. | Isırma ve sokma ile oluşan yaralar. )
( [Ciddi yaralanmalar]
- Kenarları birleşmeyen ve ya 2-3 cm. olan yaralar.
- Kanaması durdurulamayan yaralar.
- Kas ya da kemiğin göründüğü yaralar.
- Delici aletlerle oluşan yaralar.
- Yabancı nesne saplanmış olan yaralar.
- İnsan ya da hayvan ısırıkları.
- Görünürde iz bırakma olasılığı bulunan yaralar. )
( [İlk yardım]
- Yaraya saplanan yabancı nesneler çıkarılmaz.
- Yara içi kurcalanmamalıdır.
- Yarada kanama varsa durdurulur.
- Yara, temiz bir bezle örtülür.
- Yara üzerine bandaj uygulanır.
- Tıbbî yardım istenir[112]. )
- YARALI KİMLİK ile/ve/||/<> YAŞAMDA KALAN
( Kendini koruyacak kadar. )
- YARALI/HASTA TAŞIMADA:
OMUZ DESTEĞİ ile/ve/||/<> KUCAKTA ile/ve/||/<> SIRTTA ile/ve/||/<> OMUZDA(İTFAİYECİ YÖNTEMİ) ile/ve/||/<> ELLERİN ÜZERİNDE[ALTIN BEŞİK] ile/ve/||/<> KOL VE BACAKLARDAN TUTARAK ile/ve/||/<> SANDALYE İLE ile/ve/||/<> BATTANİYEDEN SEDYE YAPARAK ile/ve/||/<> KAŞIK ile/ve/||/<> KÖPRÜ ile/ve/||/<> KARŞILIKLI DURARAK ile/ve/||/<> RENTEK
( Hasta/yaralı taşınmasında ilk yardımcı, kendi sağlığını riske sokmamalıdır.
Gereksiz zorlama ve yaralanmalara engel olmak için aşağıdaki kurallara uygun davranmalıdır:
- Hastaya/yaralıya yakın mesafede çalışılmalıdır.
- Daha uzun ve güçlü kas öbekleri kullanılmalıdır.
- Sırtın gerginliğini korumak için dizler ve kalçalar bükülmelidir.[Omurilik yaralanmaları riskini azaltır].
- Yerden destek alacak biçimde iki ayağı da kullanarak, biri ötekinden biraz öne yerleştirilmelidir.
- Kalkarken, ağırlığı, kalça kaslarına vererek dizler en uygun biçimde doğrultulmalıdır.
- Baş, her zaman düz tutulmalı, eşit ve düzgün bir biçimde hareket ettirilmelidir.
- Yavaş ve düzgün adımlarla yürünmeli ve adımlar omuzdan daha geniş olmamalıdır.
- Ağırlık kaldırırken, karın, düzgün tutulup kalça kasılmalıdır.
- Omuzlar, leğen kemiğinin ve omuriliğin sırasında tutulmalıdır.
- Yön değiştirirken, ani dönme ve bükülmelerden kaçınılmalıdır.
- Hasta/yaralı, olabildiğince az hareket ettirilmelidir.
- Hasta/yaralı, baş-boyun-gövde ekseni esas alınarak, en az 6 destek noktasından kavranmalıdır.
- Tüm hareketleri yönlendirecek sorumlu bir kişi olmalıdır. Bu kişi, hareketler için gereken yönergeleri["Dikkat! Kaldırıyoruz!" gibi] vermelidir. Bu kişi, genellikle, ağırlığın en fazla olduğu ve en fazla dikkat edilmesi gereken bölge olan baş ve boyun bölümünü tutan kişi olmalıdır.
- Hasta/yaralı taşınırken mükemmel bir takım çalışması gerekmektedir. )
( [Acil taşıma teknikleri]
- Genel bir kural olarak, hasta/yaralının yeri değiştirilmemeli ve dokunulmamalıdır. Olağanüstü bir tehlike söz konusuysa, taşıdığı her türlü riske karşın acil taşıma zorunludur.
- En kısa sürede, yaralılar, güvenli bir yere taşınmalıdır.
)
( OMUZDAN DESTEK OLARAK

ile/ve/||/<>
KUCAKTA

ile/ve/||/<>
SIRTTA

ile/ve/||/<>
OMUZDA

ile/ve/||/<>
ALTIN BEŞİK TEKNİĞİ

ile/ve/||/<>
KOL VE BACAKLARDAN TUTARAK

ile/ve/||/<>
SANDALYE İLE

ile/ve/||/<>
SEDYE İLE

ile/ve/||/<>
BATTANİYE İLE

ile/ve/||/<>
KAŞIK TEKNİĞİ

- Bu teknik, hastaya/yaralıya, sadece bir taraftan ulaşılması durumunda üç ilk yardımcı tarafından uygulanır.
- İlk yardımcılar, hastanın/yaralının tek bir yanında, bir dizleri yerde olacak biçimde diz çökerler.
- Hasta/yaralının elleri göğsünde birleştirilir.
- Birinci ilk yardımcı, baş ve omzundan, ikinci ilk yardımcı, sırtının alt bölümü ve uyluğundan, üçüncü ilk yardımcı, dizlerinin altından ve bileklerinden kavrar. Daha sonra kendi ellerini hastanın/yaralının gövdesinin altından geçirerek kavrar.
- Başını ve omzunu tutan birinci ilk yardımcının yönergesi ile tüm ilk yardımcılar aynı anda hastayı/yaralıyı kaldırarak dizlerinin üzerine koyar.
- Aynı anda tek bir hareketle hastayı/yaralıyı göğüslerine doğru çevirirler.
Sonra uyumlu bir biçimde ayağa kalkar ve aynı anda düzgün bir biçimde sedyeye koyarlar.
ile/ve/||/<>
KÖPRÜ TEKNİĞİ

- Hastaya/yaralıya, iki taraftan ulaşılması durumunda dört ilk yardımcı tarafından yapılır.
- İlk yardımcılar, bacaklarını açıp hastanın/yaralının üzerine hafifçe çömelerek yerleşirler.
- Birinci ilk yardımcı, başı koruyacak biçimde, omuz ve ensesinden, ikinci ilk yardımcı, kalçalarından, üçüncü ilk yardımcı da dizlerinin altından tutar.
- Birinci ilk yardımcının yönergesi ile üç ilk yardımcı hastayı kaldırır.
- Dördüncü ilk yardımcı, sedyeyi arkadaşlarının bacakları arasına iterek yerleştirir ve hasta/yaralı, sedyenin üzerine konulur.
ile/ve/||/<>
KARŞILIKLI DURARAK

- Omurga yaralanmalarında ve kuşkusunda kullanılır. Üç ilk yardımcı tarafından uygulanır.
- İki ilk yardımcı, hastanın/yaralının göğüs hizasında karşılıklı diz çöker. Üçüncü ilk yardımcı, hastanın/yaralının dizleri hizasında diz çöker.
- Hastanın/yaralının kolları, göğsünün üzerinde birleştirilerek, düz yatması sağlanır.
- Baş bölümündeki ilk yardımcılar, kollarını baş-boyun eksenini koruyacak biçimde hastanın/yaralının sırtına yerleştirirler.
- Hastanın/yaralının dizleri hizasındaki üçüncü ilk yardımcı, kollarını açarak hastanın/yaralının bacaklarını düz olacak biçimde kavrar. Verilen yönergeyle tüm ilk yardımcılar hasta/yaralıyı düz olarak kaldırarak sedyeye yerleştirir.
ile/ve/||/<>
RENTEK TEKNİĞİ/MANEVRASI
- Kaza ortamı değerlendirilir; patlama, yangın tehlikesi belirlenir, çevre ve ilk yardımcının kendi güvenliği sağlanır.
- Hastanın/yaralının omuzlarına hafifçe dokunarak ve "iyi misiniz?" diye sorarak bilinci kontrol edilir, çevrede birileri varsa 112'yi araması istenir.
- Hastanın/yaralının solunum yapıp yapmadığı gözlemlenir[göğüs hareketleri izlenir].
- Eğer solunum yok ise, hastanın/yaralının ayaklarının pedala sıkışmadığından emin olunur; emniyet kemeri açılır.
- Hastaya/yaralıya yan tarafından yaklaşılır ve bir elle kolu, öteki elle de çenesi kavranarak kafamızın da desteğiyle boynu sabitlenir.[Hafif hareketle]
- Baş-boyun-gövde hizasını bozmadan, araçtan dışarı çekilir.
- Hasta/yaralı, yavaşça yere ya da sedyeye yerleştirilir.
[Kaza geçirmiş yaralı bir kişiyi eğer bir tehlike söz konusu ise omurgaya zarar vermeden çıkarmada kullanılır. Bu uygulama solunum durması; yangın tehlikesi, patlama gibi tehlikeli durumlarda uygulanır.] )
- YARALI ile ZARARLI ile İNCİNME
( INJURIED vs. INJURIOUS vs. INJURY )
( مظلوم ile مضر ile للطمه ile گزند ile صدمه ile آسيب ديدگي ile آزار ile خلل ile جراحت )
( MAZLUM ile MAZAR ile للطمه ile GOZAND ile SADAMEH ile ASYBE DYDEGY ile AZAR ile KHLEL ile JARAHAT )
- YARALIYOR ile/değil YER ALIYOR
- YARAMAK/YARAMAZ ile/değil YETMEZ/YETMEK
- YARAMAK ile MEVCUT
( AVAIL vs. AVAILABLE )
( بکار خوردن ile سودمند بودن ile قابل دريافت ile در دست ile فراهم ile دسترس ile موجود ile دست ياب )
( BEKAR KHORDAN ile SOODMAND BODAN ile GHABEL DARYAFT ile DAR DAST ile FARANPAM ile DASTERES ile MOJOD ile DAST YAB )
- YARAMAYAN ile/değil/yerine/>< YARAYAN
- YARAMAZ ile BASTIBACAK
( ... İLE Bacakları kısa ya da çarpık olan. | Yaramaz, haylaz çocuk. )
- YARAMAZLAŞMAK ile YARAMA ile YARAMAZ/LIK ile YARAMAZCA
- YÂRÂN[Fars. < YÂR]/YÂREN ile YARAN ile YARAĞIN
( Dostlar. | Bir erek çevresinde toplanmış ya da aynı ereği güttükleri için biraraya gelmiş olanların tümü. İLE Yarma işlemini/eylemini gerçekleştiren kişi. )
- YARANMAK ile YARANDIRMAK ile YARANABİLMEK ile YARAN
- YARANMAK ile/ve YARAŞMAK
- YARAR/"MANTIK" EVLİLİĞİ ile AŞK EVLİLİĞİ
- YARAR/ZARAR ile İŞLEV
( USEFUL/HARMLESS vs. FUNCTION )
- YARAR ile/ve/<> HAYIR
( Hayır! dedikleriniz, hayır/yarar getirir. )
- YARAR ile/yerine/değil KARŞILIKLI YARAR
( [not] BENEFIT vs./but RECIPROCAL BENEFIT
RECIPROCAL BENEFIT instead of BENEFIT )
- YARAR ile/||/<> MUTLULUK
( En fazla mutluluk ilkesi )
( Tu Youyou tarafından 1863 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1806-1873) (Ülke: İngiltere) (Alan: Felsefe, Ekonomi) (Önemli katkıları: Faydacılık, özgürlük üzerine) (Nobel: 2015) )
- YARARCI/PRAGMATİK (YAKLAŞIM) ile/ve/değil/yerine ALGI DÜZENSEL/PARADİGMATİK (YAKLAŞIM)
( [not] USEFUL/PRAGMATICAL (APPROACH) vs./and/but PARADIGMAL (APPROACH)
PARADIGMAL (APPROACH) instead of USEFUL/PRAGMATICAL (APPROACH) )
- YARAR/ÇIKAR ile HAZ
( USEFUL vs. PLEASURE )
- YARARCILIK ile/değil İNSAN-I KÂMİL
- YARARCILIK/PRAGMATİZM ile AKILCILIK/RASYONALİZM
( Bir düşüncenin doğruluğunu uygulamalı sonuçlarıyla değerlendiren felsefi yaklaşım. İLE Bilginin akıl ve mantık yoluyla elde edilebileceğini savunan felsefi yaklaşım. )
- YARARCILIK/UTİLİTARİZM ile ÖDEVBİLİM/DEONTOLOJİ
( Eylemlerin sonuçlarının en fazla faydayı sağlaması gerektiğini savunan ahlâki kuram. İLE Eylemlerin kendi içsel değerleri ve kurallara uygunluğu üzerine odaklanan ahlâki kuram. )
- YARARIN SAĞLANMASI ile/ve/değil/yerine/< ZARARIN UZAKLAŞTIRILMASI
( IZRAR[Ar.]: Zarar verme, zarara sokma. )
- YARARLANAN ile ...
( BENEFACTIVE )
- YARARLANILMAK ile YARARLANDIRILMAK
- YARARLANMA ile KAZANIM
( İNTİFÂ'[< NEF'] ile ... )
( BENEFIT vs. TO ACQUIRE )
- YARARLANMAK ile YARARLANDIRMAK ile YARARLANABİLMEK ile YARAR/LIK ile YARARCI/LIK ile YARARLI/LIK ile YARARSIZ/LIK ile YARARSIZCA
- YARARLI >< ZARARLI ile/ve/<>/> İYİ >< KÖTÜ ile/ve/<>/> DOĞRU >< YANLIŞ ile/ve/<>/> GÜZEL >< ÇİRKİN ile/ve/<>/> SEVAP >< GÜNAH
( Akl-ı temyizî. İLE/VE/<>/> Akl-ı amelî. İLE/VE/<>/> Akıl. Akl-ı Nazarî. İLE/VE/<>/> İç duyular. İLE/VE/<> Vicdan. )
( ... İLE/VE/<>/> Düşünce ve eylemin uygunluğu/uyumluluğu. İLE/VE/<>/> Kavram ve nesnenin uygunluğu/uyumluluğu. İLE/VE/<>/> Biçim ve içeriğin uygunluğu/uyumluluğu. İLE/VE/<> ... )
( Spor. İLE/VE/<>/> Felsefe/Ahlâk. İLE/VE/<>/> Bilim. İLE/VE/<>/> Sanat. İLE/VE/<> Din. )
( İyi, yarar ve hazın sürekliliği olarak yorumlanır. )
( İyilik konusunda, kişiler, dört bölümdür:
1. Herkesten önce yapanlar: Bunlar, kerîmdir;
2. Taklit yoluyla yapanlar: Bunlar, hakîmdir;
3. Engelleyenler: Bunlar, eşkiyâdır;
4. Hoşlandıklarından dolayı yapanlar: Bunlar, kötü niyetlilerdir. )
( Kendiniz için neyin iyi olduğunu bilmezken, başkaları için neyin iyi olduğunu nasıl bilebilirsiniz? )
( ... VS./AND/<>/> Appropriateness/harmony of thought and action. WITH/AND/<>/> Appropriateness/harmony of concept and object. WITH/AND/<>/> Appropriateness/harmony of shape and content. WITH/AND/<> ... )
( When you do not know, what is good for yourself; how can you know, what is good for others? )
( ... VS./AND/<>/> Ethic. VS./AND/<>/> Rational. VS./AND/<>/> Aesthetics. VS./AND/<> Religious. )
( Sport. VS./AND/<>/> Philosophy. VS./AND/<>/> Science. VS./AND/<>/> Aesthetics. VS./AND/<> Religion. )
( BEŞ AMAÇ/MAKÂSID-I HAMSE[Ar.]: (KORUNANLAR/SAĞLANANLAR)
CAN ile/ve/<>/> KUŞAK/NESİL ile/ve/<>/> AKIL ile/ve/<>/> MAL ile/ve/<>/> DİN )
( NÂFİ'[< NEFY] >< ZARAR/MAZARRAT ile/ve/<>/> HAYR >< ŞER ile/ve/<>/> SIDK >< KİZB ile/ve/<>/> HÜSN >< KABÎH ile/ve/<> SEVAB-GÜNAH )
( BENEFICIAL >< HARMFUL vs./and/<>/> GOOD >< BAD vs./and/<>/> RIGHT >< WRONG/TRUE >< FALSE vs./and/<>/> BEAUTIFUL >< UGLY vs./and/<> MERIT [IN RELIGION] )
( ... ile/ve/<>/> TO AGATHON[iyilik] ile/ve/<>/> ... ile/ve/<>/> TO KALLOS[güzellik]/KALON/TOKALON ile/ve/<>/> ... )
( ... ile/ve/<>/> SHIVAM ile/ve/<>/> SATYAM ile/ve/<>/> SUNDARAM ile/ve/<> ... )
- YARARLI ile DOĞRU ile İYİ ile GÜZEL ile SEVAP
( Akıl. İLE Ahlâk. İLE Estetik. İLE Din. )
( Kavram ve nesnenin uygunluğu. İLE Düşünce ve eylemin uygunluğu. İLE Biçim ve içeriğin uygunluğu. İLE ... )
( Kendiniz için neyin iyi olduğunu bilmezken, başkaları için neyin iyi olduğunu nasıl bilebilirsiniz? )
( İyilik konusunda, kişiler, dört bölümdür:
1. Herkesten önce yapanlar: bunlar kerimdir.
2. Taklid yoluyla yapanlar: bunlar hakîmdir.
3. Engelleyenler: bunlar eşkiyadır.
4. Hoşlandıklarından dolayı yapanlar: bunlar kötü niyetlilerdir. )
( DEMIURGE: İYİ İDEASI (TANRI VE DÜNYANIN MİMARI) )
( Rational. WITH Ethic. WITH Aesthetics. WITH Religious.
Appropriateness of concept and object. WITH Appropriateness of thought and action. WITH Appropriateness of shape and content. WITH ... )
( RIGHT vs. GOOD vs. BEAUTIFUL vs. MERIT [IN RELIGION] )
( SATYAM ile SHIVAM ile SUNDARAM ile ... )
- YARARLI ile/ve YARARCI
- YARARLI ile YARARLI('YI)
( FEVÂİD[< FAİDE]: Menfaatler, yararlar, kârlar, kazançlar. )
( Yaptığın, "kâr"; yapmadığın, yarar! )
( USEFUL vs. USEFUL )
- YARARLI ile YARARSIZ
( USEFUL vs. USELESS )
- YARARLI/LIK ile/ve/<> ANLAMLI/LIK
( USEFUL/NESS vs./and/<> MEANINGFUL/NESS )
- YARARLILIK ile/ve/<>/< HESAPLANABİLİRLİK
- YARARLI/LIK ile/ve/||/<> İŞ GÖRME/GÖREN
- YARAR(LI)/LIK ile KAZANÇ(LI)/LIK
( BENEFICIAL[NESS] vs. HAVING PROFITED[NESS] )
- YARAR/LI/LIK ile/ve/||/<>/> ONUR/LU/LUK
- YARARSIZ DOĞRU ile/ve/değil/yerine DOĞRU
- YARARSIZ ile YARARSIZ('I)
( USELESS vs. THE USELESS )
- YARASA ile BALIKÇI YARASA
( ... İLE Bir gecede, otuz balık avlayabilirler. )
- YARASA ile BORU BURUNLU YARASA
- YARASA ile GÖZÜNÜ KIRPMAK ile MEYİLLİ ile PİL
( BAT vs. BAT AN EYELID vs. BATTER vs. BATTERY )
( شبپره ile پارهآجر ile چوکان زدن ile خفاش ile چوگاندار ile نيمه يا چوب ile خم به ابرو آوردن ile پي درپي زدن ile باتري ile باطري )
( SHBEPAREH ile PARECAJER ile CHOKAN ZADAN ile KHAFASH ile CHOGANDAR ile NEYMAH YA CHUB ile KHAM BAH EBRO AVARDAN ile PEY DARPY ZADAN ile BATARY ile BATERY )
- YARASA ile KUYRUKLU YARASA
( ... İLE En hızlı uçan ve çevik yarasalardır. )
- YARASA ile MEKSİKA KUYRUKSUZ YARASA
- YARASA ile (SAMAN RENKLİ) MEYVE YARASASI
( Kongo'da yaşarlar. )
( Kanat açıklıkları 1 m.yi bulur. )
( 10 milyon yarasa, 6 haftada, 1 milyar meyve tüketerek meyve bölgesinden göçerler. )
( ... cum PTEROPUS EDULIS )
- YARASA ile ŞEYTANKUŞU
( ... İLE Kurbağa ile beslenen, kuyruksuz bir cins büyük yarasa. )
- YARASA ile TARSIUS
( BAT vs. TARSIUS )
( CHIROPTER, PIPISTRELLUS PIPISTRELLUS cum ... )
- YARASA ile YARASALAR
- YARASI OLAN, GOCUNUR ile/değil KİŞİ, KENDİNDEN BİLİR
- YARAŞIK ile YARAŞIKLI ile YARAŞIKSIZ
- YARAŞMAK ile YARAŞTIRMAK ile YARAŞ
- YARATICI GÜÇ ile YARATICI ile YARATMAK ile KARGAŞA YARATMAK ile ATEŞ YARATMAK ile SÖYLENTİ YARATMAK ile KARGAŞA YARATMAK ile YARATILDI ile YARATILIŞ ile YARATICI ile YARATICILIK ile RUHUN YARATICISI
( CREATIVE POWER vs. CREATOR vs. CREATE vs. CREATE AN UPROAR vs. CREATE FIRE vs. CREATE RUMOR vs. CREATE UPROAR vs. CREATED vs. CREATION vs. CREATIVE vs. CREATIVENESS vs. CREATOR OF SOUL )
( ايجاد کردن ile به وجود آوردن ile پديد آوردن ile خلقت کردن ile خلق کردن ile خلل رساندن ile آفريدن ile بوجود آوردن ile دادوبيداد کردآن ile آتش بر پا کردن ile حرف در آوردن ile جنجال بر انگيختن ile حادث ile آفريده ile آفرينش ile خلقت ile ايجاد ile تکوين ile خلق ile خلاق ile خلاقه ile خالقيت ile قدرت ابداع ile جان آفرين ile آفريدگار ile صانع ile آفريننده ile جانافرين ile خالق ile مبدع )
( AYJAD KARDAN ile BAH VOJUD AVARDAN ile PADYD AVARDAN ile KHALGHT KARDAN ile KHALGH KARDAN ile KHLEL RESANDAN ile AFARYDAN ile BOJOD AVARDAN ile DADOBYDAD KARDAN ile ATASH BAR PA KARDAN ile HARF DAR AVARDAN ile JANJAL BAR ENGYKHTAN ile HADES ile AFARYDAH ile AFARYNESH ile KHALGHT ile AYJAD ile TAKOYNE ile KHALGH ile KHLAGH ile KHLAGHEH ile KHALGHYT ile GHODRAT EBDA ile JAN AFARYNE ile AFARYDEGAR ile SANE ile AFARYNANDEH ile JANAFERYNE ile KHALGH ile MOBDE )
- YARATICI İMGELEM ile/ve/<> KAVRAMSALLIK/GÖRÜNÜRLÜK
( MUHAYYİLE ile/ve/<> NAZARİYE )
- YARATICI ile/ve/değil ÖZGÜN
- YARATICILIK ile/ve CANLANDIRMAK ile/ve HAREKET KATMAK
( Kuralları önce bilmek, sonra [yeri geldiğinde ve gerektiğince] unutmak/unutabilmek gerek! )
- YARATICI/LIK ile/ve/||/<> ÇÖZÜMCÜ/LÜK
- YARATICILIK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< FARKLILIK
- YARATICILIK ile/>< USTALIK
- YARATICILIK ile YENİLİK/TİCARİLEŞTİRME
( CREATION vs. INNOVATION )
- YARATIK ile YARATIKLAR
( CREATURE vs. CREATURES )
( خلق ile موجود ile مخلوق ile آفريده ile مکنونات ile مخلوقات ile خلايق ile انام ile ماخلق الله )
( KHALGH ile MOJOD ile MOKHLOGH ile AFARYDAH ile MOKNONAT ile MOKHLOGHAT ile KHLAYGH ile انام ile ماخلق الله )
- YARATILAN ile/ve ZUHUR
( Sadece insandır. İLE/VE İnsan dışındaki herşey. )
- YARATILIŞ:
ÖN MADDESİZ ile MADDE'DEN
- YARATILIŞIM GEREĞİ ile/değil MİZACIM GEREĞİ
- YARATIM ile/ve DÖNÜŞÜM
( CREATION vs./and TRANSFORMATION )
- YARATIM ile YARATIMCI/LIK ile YARATIMSAL
- YARATIR ile/ve/değil OLUŞTURUR
- YARATIŞ ile YENİ YARATIŞ
( Yaratış. İLE Halk-ı cedîd. )
- YARATMA ile/ve/değil AÇIĞA ÇIKARMA
- YARATMA ile YARATIM ile YARATIŞ
( Olmayan bir şeyi var etmek. | Anlak ve düşgücünden yararlanılarak, o zamana kadar görülmeyen, yeni bir şey ortaya koymak. | Olmasına, ortaya çıkmasına yol açmak, aracı olmak. İLE Yaratma eylemi. İLE Yaratma eylemi ya da biçimi. )
- YARATMA/YAPMA/ÜRETME ile/>< YAŞAMA
( Yaşayanlar, [pek] yaratamaz/yapamaz/üretemez; yaratanlar/yapanlar/üretenler, [pek] yaşayamaz. )
- YARATMA" ile/ve/değil/||/<>/< YERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ
- YARATMAK ile/ve/değil/||/<>/>/< BESLEMEK
- YARATMAK ile/ve DÖNÜŞTÜRMEK
( TO CREATE vs./and TO TRANSFORM )
- YARATMAK ile HALK ETMEK
( Yoktan var etmek. İLE Vardan var etmek. )
- YARATMAK ile NEDEN/VESİLE OLMAK
- YARATMAK ile YARATILMAK ile YARATABİLMEK ile YARATIVERMEK ile YARATI ile YARATICI/LIK
- YARATMAK ile/ve/değil/||/<>/< YAŞATMAK
- YARATTIĞIN ETKİ ile/ve/<> BIRAKTIĞIN ETKİ/İZ
- YARAYI DEŞMEK ile/ve/||/<> SIKINTIYI PERÇİNLEMEK
- YARA(/YI) ile/değil/yerine YAR'A
( Bırak. @@ Bak. )
- YARAYIŞ ile YARAYIŞLI/LIK ile YARAYIŞSIZ/LIK
- YARBAY ile YARBAY
( Orduda, rütbesi, binbaşı ile albay arasında olan üstsubay. İLE Kaymakam. )
- YARDA[İng.] ile ...
( Yaklaşık olarak, 91 cm. gelen İngiliz uzunluk ölçü birimi. )
- YARDA ile YARDAK ile YARDAKÇI/LIK
- YARDIM DİLENMEK ile/değil KONUŞMAK
( İSTİANE: Yardım isteme. )
- YARDIM EDİLMİŞ YOKSULLAR ile/değil/yerine ORTADAN KALDIRILMIŞ YOKSULLUK
( Kabul edilemeyecek olmasına karşın ne yazık ki, "istenilen", desteklenen, beklenilen, göz yumulan, gözardı edilen. İLE/DEĞİL/YERİNE İstediğimiz, her birimizin ayrı ayrı ve/ya da hep birlikte taşın altına elini koyarak gerçekleştirmesi gereken. )
- YARDIM ETMEK ile YARDIM ile YARDIM ARAYIŞI ile ASİSTAN ile KOMİSER YARDIMCISI ile MÜDÜR YARDIMCISI ile DEVRİYE LİDERİ YARDIMCISI ile YARDIMCI DOÇENT ile MÜFETTİŞ YARDIMCISI
( ASSIST vs. ASSISTANCE vs. ASSISTANCE SEEKING vs. ASSISTANT vs. ASSISTANT COMMISSIONER vs. ASSISTANT MANAGER vs. ASSISTANT PATROL LEADER vs. ASSISTANT PROFESSOR vs. ASSISTANT SUPERINTENDENT )
( مراعات حال کردن ile ياري نمودن ile اعانه دادن ile اعانه کردن ile مساعدت کردن ile استعانت دادن ile ياري کردن ile معاونت کردن ile دستياري ile معونت ile مدد ile ياري ile همراهي ile پيمردي ile مساعدت ile غياث ile اعانت ile نصر ile معاونت ile مددکاري ile دست ياري ile معتضد ile همياور ile معين ile معاظد ile نيب ile معاون ile کمک ile ياور ile دستيار ile نصير ile مددکار ile دست يار ile يار ile بهريار ile معاون رئيس اداره ile جوخه يار ile استاديار ile ناظم مدرسه )
( MARAAT HAL KARDAN ile YARY NEMUDAN ile EANEH DADAN ile EANEH KARDAN ile MOSAEDAT KARDAN ile ESTEANT DADAN ile YARY KARDAN ile MOAVENT KARDAN ile DASTYARY ile معونت ile مدد ile YARY ile CPEHMARAHY ile PEYMARDY ile MOSAEDAT ile GHYAS ile EANT ile NASR ile MOAVENT ile MADADKARY ile DAST YARY ile MOTAZED ile NPAMYOR ile MAYNE ile معاظد ile نيب ile MOAVAN ile KAMAK ile YOR ile DASTYAR ile نصير ile MADADKAR ile DAST YAR ile YAR ile بهريار ile MOAVAN REYS EDAREH ile JOOKHEH YAR ile ESTADYAR ile NAZEM MADRESEH )
- YARDIM... YÜKÜN, ...:
"YERE BIRAKILMASINDA"
ile/ve/değil/yerine/||/<>/<
"KALDIRILMASINDA"
( Kendi sorumluluğundan kaçmaya çalışanlara yardım edilmemesi gerektiği ve tembelliği/hazcılığı teşvik etmenin, büyük yanlış olduğu anımsatılmaktadır. )
- YARDIM ile/ve/||/<> DESTEK
- YARDIM ile/ve/<> İÇ YARDIM
( Hizmet. İLE/VE/<> Himmet. )
( Başkasından/dışarıdan. İLE/VE/<> Kendinden. )
- YARDIM ile/ve/değil/yerine İŞ
( [not] HELP vs./and/but BUSINESS
BUSINESS instead of HELP )
- YARDIM ile MÜDAHALE
( [Kişi/gereksinim sahibi, çevresinden] İstemişse. İLE İstememişse. )
- YARDIM ile YARDIMCI ile YARDIMSEVER ile YARDIM ETMEK ile YARDIM ETMEK ile ÇARESİZ ile ÇARESİZLİK
( HELP vs. HELPER vs. HELPFUL vs. HELPING vs. HELPING OUT vs. HELPLESS vs. HELPLESSNESS )
( دستگيري ile کمک ile معونت ile پايمرد ile امداد ile نصرت ile غياث ile عون ile مدد ile مدد رساندن ile معاضدت ile ياري ile امداد کردن ile استعانت ile مساعدت کردن ile معظدت کردن ile بداد رسيدن ile معاضدت کردن ile کمک کردن ile استعانت دادن ile ياري نمودن ile ياري کردن ile کمک دادن ile مدد کردن ile کارگشا ile مغيث ile ياور ile نصير ile بردست ile هم دست ile منتصر ile کمک کننده ile ممد ile پرس ile کارگشايي ile زله ile بي چاره ile مستاصل ile ويلان ile ناگزير ile فرومانده ile عاجز ile درمانده ile ناچاري ile درماندگي )
( DASTGYRY ile KAMAK ile معونت ile PAYMARD ile EMDAD ile NASRAT ile GHYAS ile ON ile مدد ile MADAD RESANDAN ile MOAZEDAT ile YARY ile EMDAD KARDAN ile ESTEANT ile MOSAEDAT KARDAN ile MOAZADAT KARDAN ile BEDAD RESYDAN ile MOAZEDAT KARDAN ile KAMAK KARDAN ile ESTEANT DADAN ile YARY NEMUDAN ile YARY KARDAN ile KAMAK DADAN ile MADAD KARDAN ile KARGASHA ile مغيث ile YOR ile نصير ile BARDAST ile NPAM DAST ile MONTESR ile KAMAK KONANDEH ile MAMAD ile PORS ile KARGASHAYY ile زله ile BEY CHAREH ile MOSTASL ile VEYLAN ile NAGZYR ile FOROMANDEH ile AJZ ile DARMANDEH ile ناچاري ile DARMANDEGY )
- YARDIM ile/ve/<> YATAKLIK
- YARDIMCI OLMAK ile ARACI/VESİLE OLMAK
- YARDIMCI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< EŞLİK ETMEK
- YARDIMCI OLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/>< FIRSAT VERMEK
( Tekrarlanması gereken yardım, yardım değildir. )
( Yapılmaya değer tek yardım, yardıma gereksinim duymaktan kurtuluşu sağlamaktır. )
( Bizi, insan yapacak olan, berraklık ve yardımseverliktir. )
( En önemli yardımcı, gerçeğin, içimizde bulunuşudur. )
( The main thing that helps is to have reality within. )
( 
Bunu mu istiyorsunuz?
• Çocuğunuz...
– Varsın, bir çivi bile çakamasın... Ama dersleri iyi olsun.
– Varsın, omuzlarda cenaze taşıyanlara bön bön baksın... Ama matematiği düzgün olsun.
– Varsın, evin çalan telefonuna cevap veremesin... Ama notları yüksek olsun.
– Varsın, eve gelen misafirlerinizle üç kelime konuşamasın... Ama fen lisesine gitmiş olsun.
– Varsın, ağlayan bir çocuk görünce ona gülsün... Ama sınıfın birincisi olsun.
– Varsın, kendinin fazladan harçlığı olduğu halde; kantinden simit alamayan çocuklarla alay etsin... Ama öğretmenlerinin gözdesi olsun.
– Varsın, başını okşayıp hatırını soran bir yetişkine dönüp; “Ya siz nasılsınız?” diyemesin... Ama yabancı dili mükemmel olsun.
– Varsın, oyun arkadaşları olmasın... Ama sınavlarda “on” çeksin.
– Varsın;
– Taziye nedir, bilmesin,
– "Başın sağ olsun" ne demek, anlamasın,
– "Geçmiş olsun" kime denir, niçin denir, haberi olmasın,
– "Uğurlar olsun", ne anlama gelir farkında olmasın,
– Ama... Karneleri süper olsun.
– Evet… Varsın, tek dostu olmasın... Ama iyi gelir getiren bir mesleği olsun...
Üstün Dökmen )
( [not] TO HELP vs./and/but/||/<>/>< TO GIVE AN OPPORTUNITY
TO GIVE AN OPPORTUNITY instead of TO HELP )
- YARDIMCI OLMAK ile/ve/<> KOLAYLIK SAĞLAMAK/SUNMAK
- YARDIMCI ile CADDİS
( CADDIE vs. CADDIS )
( پادوي کردن ile نخ قلابدوزي ile لباس مندرس )
( PADOY KARDAN ile NAKH GHALABDOZY ile LABAS MANDRES )
- YARDIMCI ile EK
( ADJUNCT vs. ADJUNCTION )
( صفت فرعي ile مشاع سازي )
( SAFT FAREY ile MOSHAE SAZY )
- YARDIMCILARIN:
ÇOKLUĞU ile/yerine/değil YARARLILIĞI
( Bazı koşullarda, kimse, bize yardımcı olamaz. )
- YARDIM/CI/LIK ile/ne yazık ki !YARDAK/ÇI/LIK
( ... İLE Özellikle kötü işlerde birine yardım eden kişi. )
- YARDIMLAŞMAK ile YARDIMLAŞABİLMEK ile YARDIM ile YARDIMCI/LIK ile YARDIMSIZ/LIK ile YARDIMCISIZ ile YARDIMCI DERS ile YARDIMCI FİİL ile YARDIM SANDIĞI ile YARDIMCI EYLEM ile YARDIMCI HAKEM/LİK ile YARDIMCI HÜCRE ile YARDIMCI KİTAP ile YARDIMCI MADDE ile YARDIMCI DOÇENT/LİK ile YARDIMCI OYUNCU/LUK ile YARDIMCI YARGICI/LIK
- YARDIMSEVERLİK ile HAYIRSEVER ile HAYIRSEVERLİKLE
( BENEVOLENCE vs. BENEVOLENT vs. BENEVOLENTLY )
( نيک خواهي ile خير خواهي ile نوع پرستي ile خوشدلي ile نيکخواه ile عام المنفعه ile خيرانديش ile نيکوکار ile خوشدل ile خير ile خير خواهانه )
( NEYK KHAHY ile KHYR KHAHY ile NO PARESTY ile KHOSHODELY ile NEYKEKHAH ile عام المنفعه ile خيرانديش ile NEYKOKAR ile KHOSHODEL ile KHYR ile KHYR KHAEHANEH )
- YAREN/LİK ile YARENCE
- YÂRE[Türkçe] ile YÂRE[Ar.]
( Yara. [bu sözcük Türkçe olduğu halde türevler oluşturulmuştur][YÂRE-İ DİL: Gönül yarası. | YÂRE-İ HİCRÂN: Ayrılık yarası.] İLE Bilezik. )
- YARGI ETİĞİ ile/ve/||/<> BANGALOR YARGI ETİĞİ
- YARGI SONUCU/HÜKÜM[Ar.] ile/ve/||/<> KARAR
( SENTENCE vs./and/||/<> VERDICT )
- YARGI:
TRANSANDANTAL ile/ve/||/<> GEREKİRCİLİK ve YANSIMALI ile/ve/||/<> ALGI ve DENEYİM
( URTEIL )
- YARGI" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< "ALGI"
- YARGI ile/değil/yerine/>< BİLME
- YARGI ile/ve/<> ÇIKARIM
- YARGI ile/ve/<> ÇÖZÜM
- YARGI ile İKİRCİK(TEREDDÜT)
- YARGI ile KANAAT
- YARGI/HÜKÜM[Ar.] ile ÖNYARGI
( VERDICT vs. PREJUDICE )
- YARGI ile/ve/||/<>/> YÜRÜTÜM/İNFAZ
( Süreç. İLE/VE/||/<>/> Sonuç. )
- YARGIÇ:
AVRUPA'DA ile AMERİKA'DA
( Konusunda, çok bilgilidir. İLE Uzlaştırıcı ve halkın sağduyusuna göre karar verirler. )
- YARGIÇ ile YARGI ile FİZYONOMİYE GÖRE YARGILAMA ile KIYAMET GÜNÜ ile HAKİMLER ile YARGI
( JUDGE vs. JUDGEMENT vs. JUDGEMENT BY PHYSIOGNOMY vs. JUDGEMENT DAY vs. JUDGES vs. JUDGMENT )
( قضاوت کردن ile دادرس ile ديان ile دادرسي کردن ile حکم کردن ile داور ile قاضي ile داوري کردن ile دادرسي ile فتوا ile داوري ile تفرس ile محشر ile روز محشر ile قضات ile قضاوت ile قضا )
( GHAZAVAT KARDAN ile DADRES ile ديان ile DADRESY KARDAN ile HOKAM KARDAN ile DAVAR ile QAZY ile DAVARY KARDAN ile DADRESY ile FATAVA ile DAVARY ile تفرس ile MAHSHAR ile RUZ MAHSHAR ile GHAZAT ile GHAZAVAT ile GHAZA )
- YARGIÇ ile YARGICI
( Ulus adına, yargı yetkisini kullanarak yasaya aykırı davranışlarda ya da uyuşulmayan işlerde, yasayı yerine getirmekle, tüzeyi gerçekleştirmekle görevli kişi. İLE Bir anlaşmazlığı çözmek için iki tarafın başvurduğu kişi ya da kendine seçme yetkisi verilen bilirkişi, hakem. )
- YARGILAMA SÜRECİNDE:
İTHAM ile/ve/||/<> TAHKİK ile/ve/||/<> İŞBİRLİĞİ
- YARGILAMA" ile/ve/<> DAYATMA
- YARGILAMA ile/değil/yerine/>< GERİBİLDİRİM
- YARGILAMA" ile/değil/yerine/||/></< SORGULAMA
( [Daha ...]
Az [olsun/olmalı!]. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Çok [olsun/olmalı!].
)
- YARGILAMA ile/ve/> YARGILANMA
- YARGILAMAK ile/değil İNDİRGEMEK
( [not] "TO JUDGE" vs./but "TO REDUCE" )
- YARGILAMAK ile/değil/yerine KEŞFETMEK
( [not] TO JUDGE vs./but TO DISCOVER
TO DISCOVER instead of TO JUDGE )
- YARGILAMAK ile KÖTÜLEMEK
( "TO JUDGE" vs. "TO RUN DOWN" )
- YARGILAMAK ile/ve/||/<>/> YAFTALAMAK ile/ve/||/<>/> YÜRÜTÜM/İNFAZ[Ar.]
- YARGILAMAK ile/değil/yerine YAPMAYABİLECEĞİNİ/İHTİYÂRINI ANIMSATMAK
- YARGILAMAK ile/ve/değil/yerine/> YARLIGAMAK
( Bir karara varmak üzere davalı ile davacıyı dinlemek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/> Birinin suçunu bağışlamak, mağfiret etmek. )
( HÜKÜM ile/ve/değil/yerine/> MAĞFİRET/GUFRAN )
- YARGILAMAK ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/> ZORLAMAK
- YARGILARIN SINIFLANDIRILMASINDA:
ANALİTİK | SENTETİK ile/ve/||/<> A PRIORI | A POSTERIORI
( --------------- | A PRIORI | A POSTERIORI |
------------------------------------------------------------------------ |
ANALİTİK | Analitik a priori | Analitik a posteriori |
------------------------------------------------------------------------ |
SENTETİK | Analitik a priori | Sentetik a posteriori |
------------------------------------------------------------------------- | )
- KİŞİ:
"YARGILAYAN" ile/değil/yerine/>< KATILAN
- YARGI/SI" ile/ve/değil/yerine/>< ALGI/SI
- YARGISIZ "İNFAZ" ile/ve/değil/ne yazık ki/<>/> "YARGILI" İNFAZ
- [yargı/hüküm bulunsa da, bulunmasa da] İLİM:
TASAVVUR MERHU HÜKM (TASDİK) ile/ve TASAVVUR FEKAT/SÂZEC/LÂ HÜKME MA'HÛ
( Yargı içermesi gereken. İLE/VE Yargı içermemesi gereken. )
( Bi şart. İLE/VE Bilâ şart. )
- QUASI-ATOM[İng.] / QUASIATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI ATOM
- SYMÉTRIE HÉMIMORPHE[Fr.] ile/değil/yerine/= YARI BİÇİMLİ SİMETRİ
- QUASI-FISSION[İng.] / FISSION QUASI[Fr.] / QUASISPALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI-BÖLÜNME
- NOMBRE QUASI MAGIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= YARI BÜYÜLÜ SAYI
- QUASI-MAGIC NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= YARI BÜYÜLÜ SAYILAR
- HALF-WAVE POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI DALGA POTANSİYELİ
- HALF VALUE LAYER[İng.] ile/değil/yerine/= YARI DEĞER KATMANI
- SEMI PERMEABLE MEMBRANE[İng.] / MEMBRANE SEMI-PERMÉABLE[Fr.] / HALBDURCHLÄSSIGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI GEÇİRGEN ZAR
- SEMIPERMEABLE[İng.] / SEMI-PERMÉABLE[Fr.] / HALAZON[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI GEÇİRGEN
- HALF-CELL POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZE/HÜCRE POTANSİYELİ
- HALF-CELL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZE/HÜCRE
- HALBWERTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZELER/HÜCRELER
- DEMI-CELLULE[Fr.] ile/değil/yerine/= YARI GÖZELER
- SEMICONDUCTOR DETECTOR[İng.] / DÉTECTEUR SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITERDETEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN DEDEKTÖR
- SEMICONDUCTOR DIODE[İng.] / DIODE SEMI-CONDUCTRICE[Fr.] / HALBLEITERDIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN DİYOT
- JONCTION SEMI-CONDUCTRICE[Fr.] / HALBLEITERÜBERGANG[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN EKLEM
- SEMI CONDUCTOR, SEMICONDUCTOR[İng.] / SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITER, HALBFEST[Alm.][Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN/İLETEN
- SEMICONDUCTOR LASER[İng.] / LASER À SEMI-CONDUCTEUR[Fr.] / HALBLEITERLASER[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI İLETKEN LAZER
- YARI İLETKEN ile/ve/||/<> İLETKEN
( Elektriksel iletkenliği yalıtkanlar ve iletkenler arasında olan nesneler. İLE/VE/||/<> Elektrik akımını kolayca ileten nesneler. )
- DEMI-ÉPAISSEUR[Fr.] ile/değil/yerine/= YARI KALINLIK
- METASTABLE STATE[İng.] / ETAT DE METASTABLE[Fr.] / METASTABILEN ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KARARLI DURUM
- QUASI-STABLE ELEMENTARY PARTICLE[İng.] / PARTICULE QUASI STABLE[Fr.] ile/değil/yerine/= YARI KARARLI TEMEL PARÇACIK
- METASTABLE[İng.] / METASTABLE[Fr.] / METASTABIL[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KARARLI
- SEMISOLID[İng.] / SEMI-SOLIDE[Fr.] / HALBE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KATI
- QUASI-CHEMICAL[İng.] ile/değil/yerine/= YARI KİMYASAL
- HEMICOLLOID[İng.] / HÉMICOLLOID[Fr.] / HEMIKOLLOID[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI KOLLOİT
- MÉTALLOÏDE[Fr.] / METALLOID, SEMIMETAL[İng.] / HALBLEITER[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI METAL, METALOİD
- SEMIMICRO ANALYTICAL BALANCE[İng.] ile/değil/yerine/= YARI MİKROANALİTİK TERAZİ
- QUASI-MOLECULE[İng.] / MOLÉCULE QUASI[Fr.] / QUASIMOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI MOLEKÜL
- HALF-LIFE, HALF-PERIOD[İng.] / PÉRIODE DE DEMI-VIE[Fr.] / GYPSUM ZEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI ÖMÜR, YARILANMA SÜRESİ
- YARI ÖMÜR ile BİYOLOJİK YARI ÖMÜR
( Canlı organizmaya verilen radyoaktif maddenin, yarısının ortamdan atılması için geçen süre. İLE Bir radyoaktif maddenin, etkinliğinin yarı değerine düşmesi için geçen süre. Yarı ömür 10¹5 yıldan [vanadyum] 10¯¹6 saniyeye [berilyum] kadar değişir. )
( HALF-LIFE, HALF-PERION vs. BIOLOGICAL HALF-LIFE )
( HALBWERTZEIT mit BIOLOGISCHE HALBWERTZEIT )
- YARI ÖMÜR ile/||/<> ORTALAMA ÖMÜR
( Yarı ömür %50 bozunma süresi, ortalama ömür τ = t₁/₂/ln2. )
( Formül: t₁/₂ İLE τ = 1/λ )
- QUASI-PARTICLE[İng.] / PARTICULE QUASI[Fr.] / QUASITEILCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI PARÇACIK
- TRANSLUCENT, SEMITRANSPARENT[İng.] / TRANSLUCIDE[Fr.] / DURCHSCHEINEND[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI SAYDAM
- HÉMICELLULOSE[Fr.] / HEMICELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI SELÜLOZ
- QUASI-MAGISCHE ZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI-SİHİRLİ SAYI
- SEMISILICA BRICK[İng.] ile/değil/yerine/= YARI SİLİKA TUĞLA
- YARI SUCUL YILAN/KÜPELİ SUYILANI ile SUYILANI
( NATRIX NATRIX cum NATRIX TESELLATA )
- HALBERWERTSDICKE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI TABAKA KALINLIĞI
- HALF-REACTION PROCESS[İng.] ile/değil/yerine/= YARI TEPKİME İŞLEMİ
- HALF REACTION[İng.] / HALBDURCHLÄSSIGE WAND[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI TEPKİME
- QUASI-REFLECTION[İng.] / RÉFLEXION QUASI[Fr.] / QUASIREFLEXION[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI YANSIMA
- HEMIHEDRAL SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= YARI YÜZLÜ BAKIŞIM
- HEMI-[İng.] / DEMI-, HEMI-[Fr.] / HEMI[Alm.] ile/değil/yerine/= YARI-
- YARIÇAP ile/||/<> ÇAP
( Yarıçap merkez-kenar, çap=2×yarıçap )
( Formül: r yarıçap İLE d=2r çap )
- YARIÇAP ile İÇ YARIÇAP
( ... İLE Düzgün bir çokgenin içine çizilen dairenin yarıçapı. )
- YARICI ile YARICI
( Yarma işini yapan, parçalayan, bölen. İLE Ürünü, mal sahibi ile yarı yarıya bölüşerek çalışan işçi. )
- SEMICONDUCTOR JUNCTION[İng.] ile/değil/yerine/= YARIİLETKEN EKLEMİ
- YARIİLETKEN ile/||/<> İLETKEN
( Yarıiletken kontrollü iletkenlik, iletken yüksek sabit iletkenlik. )
( Formül: E_g ~ 1 eV İLE E_g ~ 0 )
- YARIK ile/ve/değil ÇATLAK
- YARIK ile/ve/değil EŞİK
- YARIK ile/değil UÇURUM
- YARIK ile YARIK AŞILAMA
( CLEFT vs. CLEFT GRAFTING )
( شکاف دار ile پيوند غلافي )
( SHKAF DAR ile PEYVAND GHLAFY )
- YARIK ile YİRİK
( ... İLE Yarık, yırtık. | Üst dudağı yarık olan. )
- YARIK ile YONCA
( CLOVEN vs. CLOVER )
( شکاف دار ile شبدر )
( SHKAF DAR ile SHBADAR )
- YARIKLAR ile/ve LOBLAR
- YARIK/LIK ile YARIK DUDAK
- NİSF-İ ÖMÜR[Osm.] / HALF-LIFE[İng.] / DEMI-VIE[Fr.] / HALBWERTZEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= YARILANMA SÜRESİ
- SPLITTING, DECAY[İng.] / DESINTÉGRATION[Fr.] / ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= YARILIM/BOZUNMA
- CLEAVAGE PLANE[İng.] ile/değil/yerine/= YARILMA DÜZLEMİ
- YARILMA ile AYRILMA
- CLEAVAGE[İng.] / CLIVAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= YARILMA
- YARILMA ile/ve/<> DEVRİM
- YARILMAK ile YARILABİLMEK ile YARILIVERMEK
- YARILMIŞ/LIK ile/ve/||/<> UÇURUM
- YARIM BAKMA ile/ve/||/<> BÖLME
- HALF WAVE ANTENNA[İng.] / ANTENNE DE LA DEMI-VAGUE[Fr.] / HALBWELLENANTENNE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA ANTEN
- HALF WAVELENGTH[İng.] / LONGUEUR D'ONDE DEMI-ONDE[Fr.] / HALBWELLENLÄNGE[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA BOYU
- MEVC-İ NİSF[Osm.] / HALF WAVE[İng.] / DEMI-ONDE[Fr.] / HALBWELLEN[Alm.] ile/değil/yerine/= YARIM DALGA
- YARIM MİL ile ÜVEY KIZ KARDEŞ
( HALF-SHAFT vs. HALF-SISTER )
( پولوس ile خواهر انده )
( پولوس ile KHAHAR ANDEH )
- YARIM ile/ve/<> BUÇUK
- YARIM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/>< TAM/AM
( Gülmezsen/gülmezsek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/>< Gülersen/gülersek. )
( Soran beni, yarım bulur. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/>/>< Sen bir tek gül, ey yar! Tamam olur. (ALDANIRIM - Yaşar)
)
- YARIM ile YARILANMA SÜRESİ
( ... İLE Bir radyoaktif madde miktarının, başlangıç değerinin yarısına düşmesi için geçen ve T1/2 = In2 / λ ile verilen süre. [Burada, λ, bozulma sabitidir.] )
( NİM ile ... )
- YARIM ile YARIM VE YARIM ile YARIM KAN ile ÜVEY ERKEK KARDEŞ ile YARI PİŞMİŞ ile YARI ÖLÜ ile YARIM KUBBE ile YARISI BİTTİ ile YARIM DÜĞÜM ile YARIM UZUNLUK ile YARIM DİREK ile YARIM AY ile YARI AÇIK ile YARI AÇIK ile YARI YÜKSELTİLMİŞ ile ÜVEY KIZ KARDEŞ ile YARIM KAYMA ile YARIM TABAN ile YARI ZAMANLI ile ÜVEY KIZ KARDEŞ ile YARI YOLDA
( HALF vs. HALF AND HALF vs. HALF BLOOD vs. HALF BROTHER vs. HALF COOKED vs. HALF DEAD vs. HALF DOME vs. HALF FINISHED vs. HALF KNOT vs. HALF LENGTH vs. HALF MAST vs. HALF MOON vs. HALF OPEN vs. HALF OPENED vs. HALF RAISED vs. HALF SISTER vs. HALF SLIP vs. HALF SOLE vs. HALF TIME vs. HALFSISTER vs. HALFWAY )
( نيم ile نيمي ile بطور ناقص ile نصف ile نيمه ile نصفا نصف ile ناتني ile نيم پخته ile نيم پز کردن ile نيم جان ile نيم تاق ile نصفه کاره ile گره خفتي ile نصف درازا ile نيم افراشتن ile زن قحبه ile نيم باز ile نيم خيز ile خواهر ناتني ile زير پيراهني ile نيم تخت زدن ile نيم تخت انداختن ile نيم وقت ile ناخواهري ile نيمه راه )
( NEYM ile NEYMY ile BETOR NAGHS ile NASF ile NEYMAH ile نصفا نصف ile ناتني ile NEYM POKHTEH ile NEYM PEZ KARDAN ile NEYM JAN ile NEYM TAGH ile NASFEH KAREH ile GAREH KHOFTY ile NASF DARAZA ile NEYM AFRASHTAN ile ZAN QAHBEH ile NEYM BAZ ile NEYM KHYZ ile KHAHAR NATANY ile ZYR PEYRANPANY ile NEYM TAKHT ZADAN ile NEYM TAKHT ANDAKHTAN ile NEYM VAGHT ile NAKHAHARY ile NEYMAH RAH )
- YARIM ile YARIYA İNDİRMEK
( HALVE vs. HALVING )
( دو نصف کردن ile دو نيم کردن ile مناسفه )
( DO NASF KARDAN ile DO NEYM KARDAN ile مناسفه )
- YARIMADA ile/ve/<> KISTAK/BERZAH
( Yalnız bir yanından anakaraya bağlı, öbür yanları denizle çevrili kara parçası. İLE/VE/<> Bir yarımadayı karaya bağlayan, iki yanı su, dar kara parçası. )
- [ne yazık ki]
"YARIM AKILLI/LIK" ile/ve/değil/||/<>/>/< YARDIM "AKILLI/LIK"
- YARIMBURGAZ MAĞARASI ile/||/<> KARAİN MAĞARASI
( Yarımburgaz 400 bin yıllık Homo erectus izleri İLE Karain 50 bin yıllık Homo sapiens barınağıdır. Yarımburgaz Alt Paleolitik İLE Karain Orta-Üst Paleolitik katmanlar içerir. İki mağara Anadolu prehistoryası İLE iki farklı insan türünün varlığını gösterir. )
( Mehmet Özdoğan tarafından 1986 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1947-) (Ülke: Türkiye) (Alan: Arkeoloji, Prehistorya) (Önemli katkıları: Yarımburgaz Mağarası kazıları, Neolitik Çağ Anadolu araştırmaları, kültürel difüzyon çalışmaları) )
- YARIMETAL ile/||/<> METAL
( Yarımetal ara özellik İLE metal tipik metalik özelliktedir )
( Formül: Si İLE B İLE Fe İLE Cu )
- YARIN ile ERTESİ GÜN
( Yarın sözcüğü, sadece içinde bulunulan günden sonra gelecek gün için kullanılabilir. Gelecek ve yaşanmamışlık anlamını taşır. İLE Ertesi gün, içinde bulunulan günden sonra yaşanacak günden hemen sonra gelecek olan gün için kullanılır. 2 kez yarın.("yarın yarın"). Kavramsal bir anlatımda, geçmiş üzerine/geçmişle ilgili bir konuda "ertesi gün" sözcüğü kullanılır. Kesinlikle "yarın" kullanılmaz. Ayrıca, okunurken/seslendirirken hiçbir hece uzamaz. )
( "BUGÜN OLMUYOR, YARIN OLUYOR" değil BUGÜN/BİR GÜN OLMUYOR, ERTESİ GÜN OLUYOR )
- YARIN ile YARIN ÖBÜR GÜN
- YARINA BIRAKMAK ile/ve/||/<> YANINA BIRAKMAMAK
- YARINI ÖZLEMEK" ile/ve/değil/||/<>/< YÂRINI ÖZLEMEK
( "Gelecekte yaşayabileceklerini düşlemek." İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Sevgiliyi özlemek. )
- YARIŞ ile REKABET
( CONTEST/RACE vs. COMPETITION )
(1996'dan beri)