ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(264/287)
- UNUTAMAMAK ile "UMURSAMAMAK"
( Akıl sayrılığında. İLE "Akıllı/bilgili/donanımlı" olanlarda. )
- UNUTKAN/LIK/TAN ile/ve/değil BEZMİŞ/LİK/TEN
- UNUTMA ile/ve AKLINA GELMEME(Sİ)
( TO BE SURE vs./and LACK OF REMIND )
- UNUTMA ile/ve/||/<> BUNAMA/ATEH[Ar.]/DEMANS[Fr., İng. < DEMENTIA] ile/ve/||/<> ALZHEIMER
( Alzheimer tanısı için aşağıdakilerden en az ikisi tanılanmış ve "önemli ölçüde dikkate alınmalıdır".
- Zayıf bellek
- İletişim ve dil zorluğu
- Odaklanmada ve dikkatini vermede güçlük
- Hatalı muhakeme ve yargı
- Bozulmuş görsel algı )
( Alzheimer, genel olarak üç evreye ayrılır:
1. Unutkanlık, bildiği yerleri tanıyamama, bazı sözcükleri bulamama, işine ve hobilerine karşı ilgisini yitirme gibi erken belirtiler verir ve genellikle hasta olduğunu kabul etmek istemez.
2. Bellek kaybı belirginleşir. Yakınlarının adını unutabilir. Yolunu kaybedebilir. Konuşma bozukluğu artar. Yıkanma, giyinme gibi gündelik işlerinde yardıma gereksinim duyabilir ve bazı hayaller görebilir.
3. Artık aile üyelerini tanımayabilir, yemek yemede ve yürümede güçlükler başlar, sidik ve dışkısını tutamayabilir ve ciddi davranış bozuklukları görülebilir.
Alzheimer hastalığı, yaklaşık 5-8 yıllık bir ilerleme süreci içinde hastayı yatağa bağlı ve tamamen bakıma muhtaç duruma getirir. )
( 
Unutma eğrisi ve aralık etkisinin keşfi ile tanınan, deneysel bellek çalışmalarına öncülük eden psikolog Hermann Ebbinghaus (1850–1909), öğrenme eğrisini tanımlayan ilk kişidir. Unutma eğrisinin grafiği, kişilerin "öğrenileni" tekrar etmezse yeni öğrendiği bilgilerin, günler içinde nasıl azaldığını gösterir. )
( ... İLE/VE/||/<> Bellek, düşünme ve toplumsal yeteneklerde bozulma. İLE/VE/||/<> Beyinde plak ve düğüm oluşumu ile bellek kaybı ve bilişsel gerileme. | Demansın en yaygın nedeni olan ve ilerleyici bellek kaybı ile ilişkili bir sayrılık. )
- UNUTMADAN ile/ve/<>/değil/yerine DAHA ÇOK ANIMSAMAYA ÇALIŞARAK
- UNUTMAK/UNUTABİLMEK ile/ve/<> BIRAKMAK/BIRAKABİLMEK
( Unutmamak, bir anlamda putperestliktir. )
( LETE: Unutma yudumu. )
( Ledün ilmi, bilineni unutma ilmidir. )
( Olursak olacağız. Evvelinin evveli, ahirinin ahiri yok. Bu kadar yaş yaşadık, ne anladık? İstikbal dersen, bir saniye ilerisinden haberimiz yok, hepsi rüya. İyisi mi, hepsini unut! )
( Huzur, rahatlıktadır. Rahatlık ise unutmakla olur. )
- UNUTMAK(UNUTKANLIK) ile/değil ZİHNİN(AKLIN/"KAFANIN") YOĞUN/BİR YER(LER)DE OLMASI
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine/<> AFFETMEK
( Bir hatayı, hem unutmak, hem affetmek aptallıktır. Ne unutmak, ne affetmek, hainliktir. Hatayı unutmayıp sahibini affetmek, işte bu erdemdir. )
( Söylenilmeyebilecek, yanlış/yersiz/zamansız bir söz, ancak affedilir fakat unutulmaz! )
( Aldığın dersi kaybettirir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Bakış açını değiştirir. )
( Mutlu eder. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Güçlü kılar. )
( [not] TO FORGET vs./and/but/<> TO FORGIVE
TO FORGIVE instead of TO FORGET )
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSAMAMAK
( Unutmak, belki olanaklı değildir fakat anımsamamak, olanaklıdır/olasılıklıdır. )
- UNUTMAK ile/değil/yerine ASKIYA ALMAK
- UNUTMAK ile "ATLAMAK"
( TO BE SURE vs./and TO SKIP )
- UNUTMAK ile/değil "BASTIRMAK" ile/değil GÖZ ARDI ETMEK
- UNUTMAK ile "BİLİYORUM" SANMAK
( TO FORGET vs. TO SUPPOSE "KNOW" )
- UNUTMAK ile BİLMEMEK
( TO FORGET vs. NOT TO KNOW )
- UNUTMAK ile BOŞLAMAK/İHMAL[Ar.]
( TO FORGET vs. NEGLIGENCE )
- UNUTMAK ile DEŞMEMEK
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine HIZLI GEÇMEK
( [not] TO FORGET vs./and/but TO PASS OVER QUICKLY/FAST
TO PASS OVER QUICKLY/FAST instead of TO FORGET )
- UNUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< KANIKSAMAK
- UNUTMAK ile KUTLAMAK
( [durum/haber] Kötüyse. İLE İyiyse. )
- UNUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< UMURSAMAMAK/ÖZENMEMEK/ÖNEMSEMEMEK
- UNUTMAK ile UNUTKAN ile UNUTKANLIK ile UNUTMAK
( FORGET vs. FORGETFUL vs. FORGETFULNESS vs. FORGETTING )
( از ياد بردن ile از ذهن بردن ile فراموش کردن ile به فراموشي سپردن ile فراموشکار ile کم حافظه ile نسيان ile فراموشکاري ile فراموشي )
( AZ YAD BARDAN ile AZ ZEAN BARDAN ile FARAMUSH KARDAN ile BAH FARAMUSHY SEPARDAN ile FARAMUSHKAR ile KAM HAFEZEH ile نسيان ile FARAMUSHKARY ile FARAMUSHY )
- UNUTMAK ile UNUTULMAK ile UNUTABİLMEK ile UNUTUVERMEK
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK
( [not] "TO FORGET" vs./and TO TALK ON
TO TALK ON instead of "TO FORGET" )
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK
- UNUTMAK ile/ve YENİLEMEK
( TO FORGET vs./and TO REFRESH )
- UNUT(TUR)MAK ile/ve/değil/yerine/<>/>< GÜVEN
- UNUTTURMAK ile UNUTTURABİLMEK ile UNUTTURUVERMEK
- UNUTULABİLMEK ile UNUTULUVERMEK
- UNUTULANI ANIMSAMAK ile/ve/değil/||/<> UNUTTUĞUNU ANIMSAMAK
- UNUTULMA HAKKI ile/ve/||/<> AF
- UNUTULMA HAKKI'NDA:
ANALOG ile/ve/<> ÇEVRİMİÇİ ile/ve/<> SİLDİRME ile/ve/<> DİZİNDEN ÇIKARMA(DELISTING)
( Basılı. İLE/VE/<> Dijital. İLE/VE/<> Kişisel veriler. İLE/VE/<> ... )
- UNUTULMA HAKKI'NDA:
BİLGİ ile/ve/||/<> ZAMAN
( DOĞRU BİLGİ ile/ve/||/<> HUKUKA UYGUN, YAYILMIŞ BİLGİ
ile~ve~||~<>
BİLGİNİN: TOPLUMSAL ÖNEMİMİ YİTİRMESİ ile/ve/||/<> GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMESİ )
- UNUTULMA HAKKI'NDA:
RIGHT TO OBLIVION ile/ve/||/<> RIGHT TO BE FORGOTTEN
- UNUTULMUŞ ile/ve/değil/yerine UNUTULMAYA YÜZ TUTAN
- UNUTUR(UZ) ile ANIMSAR(IZ) ile ÖĞRENİR(İZ)
( Anlatılırsa/k. İLE Eğitilirse/k. İLE Deneyimletilirse/k. )
- UNVAN ile İTİRAZ SAHİBİ
( APPELLATION vs. APPELLEE )
( وجه تسميه ile مستانف عليه )
( وجه تسميه ile مستانف عليه )
- UNVAN ile UNVANLI ile UNVANSIZ/LIK
- UPANİŞAD ile/ve BHAGAVAD GITA ile/ve DHAMMAPADA
( Aydınlanma yolu. İLE/VE Sevgi yolu. İLE/VE Gerçeğe giden yol, aydınlanma yolu, yaşam yolu. )
- UPANİŞADLAR ile ...
( Sözel olarak bir grup öğrencinin, öğretmenlerinin dizinin dibine oturmalarını ifade eder. Hindu felsefesinin kaynaklarından sayılan Sanskritçe yazılarından oluşur. Klasik sayılan onüç yazı, M.Ö. 800-400 tarihleri arasında yazılmışlardır. )
- UPANİŞADLAR ile/ve BRAHMANİZM(VAYSYA)
( Upanişadlar'ın Brahmanizm'den farkı, inanç ve mistik pratikler yerine, Düşünce'yi önermesidir. )
( Upanişadlar(M.Ö. VII. yy.)(Kutsal Vahiy) kurumlaşmış Brahmanizm'e yeni yaklaşımlar getiren yorumları içermektedir. Brahmanlar bir inanç değil bir akıl ilkesi olarak ele alınmıştır. )
- UPARATI ile ...
( Dinlenme, sakin kalma, hoşgörü ve tüm mezhepsel kuralları red ve terk etme. Vedanta\'da ulaşılması öngörülen altı nitelikten biri;Sama(sükûnet, iç huzuru),
Dama(ego kontrolü, kendini dizginleme),
Uparati(hoşgörü),
Titiksha(tahammül),
Sraddha(inanç),
Samadhana(denge hali). )
- UPARATİ ile/||/<> MUMUKSHATTVA
( Dinlenme, sakin kalma, hoşgörü ve tüm mezhepsel kuralları red ve terk etme. @@ Doğru arzu, Nihai İlke'yi bilmek ve böylece özgürlüğe erişmek yolundaki içtenlik. )
- UPAYA[Sansk.] ile ...
( Uyanıp aydınlanmayı sağlayan, bu yoldaki engelleri aşmakta yardımcı olan uygun yöntemler, ustaca teknikler. )
- UPAYA ile/||/<> MARGA ile/||/<> DHARMA-DATU
( Uyanıp aydınlanmayı sağlayan, engelleri aşmakta yardımcı olan uygun yöntemler. @@ Yol. @@ Mutlak, Dharma Âlemi. )
- UR[Tr.]/TÜMÖR[Fr. < TUMEUR] ile TÜMÜR
( Gözelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan ya da bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, bağa, tümör, neoplazma, çingene ahtapotu, vejetasyon. İLE Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı. )
- UR ile/ve/||/<> BALONLAŞMA/ANEVRİZMA[Fr. < Yun. < ANEVRISME]
( ... İLE Bir atardamarın, bir bölgesinde oluşan gevşemeye bağlı ur biçimindeki genişleme. )
- UR ile MİYOM
( ... İLE İyi huylu. )
( ... İLE 8-9 cm.'den küçük ve 3'ten az olması durumunda laparoskopi/histeroskopi uygulanabilmektedir. )
- UR[Ar.] ile ÛR[Ar. < A'VER, AVRÂ]
( Gözelerin aşırı çoğalmasıyla dokularda oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, tümör. İLE Tek gözlüler. | Silahsız, mühimmatsız olanlar. )
- UR ile UR KAPLAMA
- URAL ALTAY ile URAL DİLLERİ
- URAL ile/ve/||/<> TÜRK
(
Ural ve Türk Dillerin Sınıflandırması
- Ural Dilleri
- Fin-Ugor
- Fince
- Estonca
- Macarca
- Samoyedik
- Neenetsçe
- Enetsçe
- Ngansanca
- Fin-Ugor
- Altay Dilleri
(Kuramsal bir aile olup Türkçe, Moğolca, Tunguzca, Korece ve Japonca’yı içerdiği iddia edilmiştir ancak bu bağlantılar kanıtlanamamıştır.)
(Sümerce, Elamca, Etrüskçe gibi dillerin Altay ya da Ural dilleriyle ilişkilendirilmesi sadece spekülatif kuramlarla desteklenmiş, genel kabul görmemiştir.)- Türk Dilleri
(Türk dilleri, ayrı bir aile olarak kabul edilir.)- Oğuz
- Türkçe
- Azerice
- Türkmence
- Kıpçak
- Kazakça
- Kırgızca
- Tatarca
- Karluk
- Özbekçe
- Uygurca
- Öteki
- Çuvaşça
- Yakutça
- Oğuz
- Moğol Dilleri
- Moğolca
- Buryatça
- Kalmakça
- Tunguz Dilleri
- Mançuca
- Evenkice
- Tartışmalı
- Korece
- Japonca
- Türk Dilleri
- URANOS ile/ve PONTOS
( Gök. İLE/VE Deniz, Su. )
- URANÜS ile/||/<> GEZEGEN
( Uranüs gezegeninin keşfi )
( William Herschel tarafından 1781 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1738-1822) (Ülke: Almanya-İngiltere) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Uranüs gezegeni, kızılötesi ışınlar) )
- URANYUM 238 ile/ve/||/<> URANYUM 235 ile/ve/||/<> URANYUM 234
(
| İzotop | Doğal Bolluk | Yarılanma Ömrü | Kullanım Alanları | Nükleer Reaksiyonlardaki Rolü |
|---|---|---|---|---|
| Uranyum 238 | %99,3 | 4,468 milyar yıl |
- Plütonyum-239 üretimi - Zenginleştirme yan ürünü - Radyasyon kaynakları |
Nötron yakalama, plütonyum üretimi |
| Uranyum 235 | %0,7 | 703,8 milyon yıl |
- Nükleer reaktör yakıtı - Nükleer silah yapımı |
Fisyon tepkimelerinde kullanılır |
| Uranyum 234 | %0,0055 | 245.500 yıl | Sınırlı doğrudan kullanım | Ara ürün olarak yer alır |
- URANIUM SERIES[İng.] / SÉRIE DE L'URANIUM[Fr.] ile/değil/yerine/= URANYUM DİZİSİ/SERİSİ
- URANIUM-LEAD DATING[İng.] / DATATION PAR L'URANIUM-PLOMB[Fr.] ile/değil/yerine/= URANYUM-KURŞUN YAŞ TAYİNİ
- URAN-BLEI-METHODE[Alm.] ile/değil/yerine/= URANYUM-KURŞUN YÖNTEMİ
- TRANSURANIUM ELEMENTS[İng.] / ÉLÉMENTS TRANSURANIENS[Fr.] / TRANSURANE[Alm.] ile/değil/yerine/= URANYUM ÖTESİ ELEMENTLER, TRANSURANYUM ELEMENTLERİ
- URAN-RADIUM-REIHE[Alm.] ile/değil/yerine/= URANYUM-RADYUM SERİSİ
- URANIUM[İng.] / URANIUM[Fr.] / URAN[Alm.] ile/değil/yerine/= URANYUM
- URANYUM ile URANYUMLU
- URASİL[İng. URACIL] ile/||/<> TAMAMLAYICI BAZ ÇİFTLERİ[İng. COMPLEMENTARY BASE PAIRS]
( Sadece ribonükleik asidin (RNA) yapısında bulunan azotlu organik baz tipidir. Kimyasal formülü C4H4N2O2 olup IUPAC adı Pirimidin-2,4(1H, 3H)-Dion'dur. @@ DNA molekülünün ya da DNA-RNA ikiliğinin karşılıklı uçlarında, hidrojen bağlarıyla birbirleriyle eşleşen nükleotitlerdir. Sitozin (C), Guanin (G) ile tamamlayıcıdır, Adenin (A) ise Urasil (U) ve Timin (T) ile tamamlayıcıdır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÜRAT[Fr.] ile ÜRE[Fr. < Yun.]
( Sidik asidi tuzu. İLE Azotlu besinlerin, gövdede yanmasıyla oluşan, erimiş bir durumda, sidikle dışarı atılan azotlu madde. | Yapay reçine verniği ve tutkalı üretiminde kullanılan, temel gereçlerden, beyaz, billursu toz. )
- URBA ile URBAN ile URBALI ile URBASIZ/LIK ile URBANİZM
- URBAN ile URBANİZM
( Çöl arapları, bedevî. İLE Mimarlığın, şehir düzeniyle uğraşan kolu. [URBANİST] )
- ÜRDÜN ile/ve/<> AMMAN
( ... İLE/VE/<> Ürdün'ün başkenti. )
( ... İLE/VE/<> Tarihi, 5500 yıl önceye uzanan Amman [eski adıyla Rabbat Ammon], Filistin'de uzun süre yarı göçebe yaşayan bir Sami halkı olan Amman Oğulları'nın, M.Ö. XII. yy.'da, Maab'ın kuzeyinde, yedi tepe üstünde kurdukları krallığın da başkentiydi. Sonraları, Asur, Bâbil ve Pers egemenliği altına girmiştir. Ardından da İskender ve Roma devirlerini yaşamıştır. 2000 yıl önce, Philedelphia olarak da adlandırılmıştır. )
- ÜRDÜN ile ÜRDÜN
( JORDAN vs. JORDANIAN )
( اردن ile اردني )
( ORDAN ile اردني )
- ÜRE ile ...
( Gövdede, azotlu maddelerden oluşan sidikle dışarı atılan madde. )
- ÜREME DÜZENİNİN YAPISI ile ÜREME DÜZENİNİN İŞLEVLERİ
( Eril ve dişil üreme örgenlerinden oluşur. İLE Üreme gözelerini üretmek, döllenmeyi sağlamak ve gebeliği sürdürmek. )
- ÜREME HATTI MOZAİKLİĞİ[İng. GERMLINE MOSAICISM] ile/||/<> ÜREME YALITIMI[İng. REPRODUCTIVE ISOLATION]
( Bir kişide genetik yapısı farklı iki ya da daha çok eşey göze öncüllerinin bulunması. @@ İki farklı canlı türünün çiftleşip verimli döller vermesini engelleyen coğrafi, davranışsal, fizyolojik ya da genetik etkenler. Bu etkenler iki farklı popülasyon arasındaki gen akışını engeller, bu sebeple her iki popülasyon arasında melez oluşamaz. "Üreme izolasyonu" olarak da bilinir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÜREME[İng. REPRODUCTION] ile/||/<> ADAPTİF DAVRANIŞ[İng. ADAPTIVE BEHAVIOR] ile/||/<> ALELOPATİ[İng. ALLELOPATHY] ile/||/<> ANİZOGAMİ[İng. ANISOGAMY] ile/||/<> ANJİYOSPERM[İng. ANGIOSPERM] ile/||/<> ÇİÇEK[İng. FLOWER] ile/||/<> EŞEYLİ ÜREME[İng. SEXUAL REPRODUCTION] ile/||/<> GAMET ile/||/<> HYPOTRİCH
( Canlı organizmalardan kendilerine benzeyen başka canlılar oluşması; çoğalma. Üreme sadece canlılarda görülen, cansız cisimlerde bulunmayan bir niteliktir.Canlılarda görülen çeşitli üreme yolları başlıca "eşeysiz üreme" ve "eşeyli üreme" adını alan 2 ana öbekte toplanır. @@ Bir hayvanın belirli bir durum ya da çevreye uymasını sağlayan ve hayvanın uzun dönem yaşamkalımını ve üremesini destekleyen herhangi bir davranış. @@ Bir canlının salgıladığı kimyasallardan ötürü başka canlı üzerinde özellikle büyüme, hayatta kalma ve üreme açılarından olumlu ya da olumsuz etkilere neden olmasıdır. Genellikle bitkilerde, alglerde, bakterilerde, resiflerde ve mantarlarda görülür. Bu etkiye neden olan kimyasallara alelokimyasallar denir. Bunlar arasında karbonhidratlar, lipitler, alkaloidler, azot içerikli bileşikler, flavonoid fenolikler başta olmak üzere bazı diğer fenolikler ve terpenoidler bulunur. @@ Bir cinsiyetin diğerinden daha büyük eşey gözesi (yumurta ya da sperm) ürettiği eşeyli üreme şeklidir. Heterogami olarak da bilinir. @@ Üreme organları çiçeklerinde bulunan ve en yakın tarihte evrimleşmiş bitki grubudur. Ayrıntılı bilgiyi buradan alabilirsiniz. @@ Tohumlu bitkilerde eşeysel üreme organlarını bulunduran yapıdır. Tam çiçek ve eksik çiçek olmak üzere iki çeşit çiçek vardır. @@ Mayotik bölünmenin ürünü olan cinsiyet gözelerinin (gamet) birleşmesini gerektiren üreme türü. Her yavru, mayoz sırasındaki bağımsız kromozom dağılımı nedeniyle benzersiz bir genetik kompozisyona sahiptir. @@ Eşeyli üremede öncül eşey gözelerinin mayoz bölünmesi sonucunda oluşan özelleşmiş haploit gözedir. Eşeyli üremede sperm ve yumurtanın birleşmesi yeni bir bireyin gelişimini başlatır. @@ Eşeyli üreyen ya da bölünerek çoğalan Ciliate takımına ait bir protozoa. Eşeyli üremesi konjugasyon ya da gamet füzyonu dolayısıyla olabilir.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- ÜREME ile ÇOĞALMA
( REPRODUCTION vs. INCREASE )
- ÜREME ile DAMIZLIK AT
( BREEDING vs. BREEDING HORSE )
( تخم کشي ile توليد مثل ile اسب تخمي )
( TAKHAM KESHY ile TOLYD MOSL ile ASB TAKHAMY )
- ÜREME ile DÖLLENMESİZ ÜREME
( ... ile PARTENOGENESIS[< Yun. PARTHENOS: Erden. | GENESIS: Üreme. | Başlangıç.] )
- ÜREME ile GELİŞİM
( Canlıların türlerini devam ettirmesini sağlayan süreç. İLE Bir canlının döllenmeden olgunluğa ulaşmasına kadar geçen süreç. )
- ÜREME ile/ve/||/<>/> TEKRARLAMA
- ÜREME ile/ve/değil/||/<>/>/< VAR OLUŞ/OLMA (DÜZENEĞİ)
- ÜREMEK ile/ve DOĞURMAK
( REPRODUCTION vs./and TO GIVE BIRTH )
- ÜREMEK ile ÜREME ORGANLARI
- ÜREMİ ile ÜREMİK
- MÜVELLİD[Osm.] / GENERATOR[İng.] / GÉNÉRATEUR[Fr.] / GENERATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜRETEÇ, JENERATÖR
- ÜRETER ile ÜRETRA
( Böbrek ile mesane arasındaki iki kanal. İLE Mesaneden sidiği dışarıya taşıyan kanal. )
( ... ile HÂLİB, MECRÂ-Yİ BEVL )
- ÜRETİCİ GÜÇLER ile/ve/||/<> ÜRETİCİ ARAÇLAR ile/ve/||/<> ÜRETME BİÇİMİ
- ÜRETİCİ İLE BİRİNCİL TÜKETİCİ İLE İKİNCİL TÜKETİCİ İLE ÜÇÜNCÜL TÜKETİCİ İLE AYRIŞTIRICI İLE DÖNÜŞTÜRÜCÜ ile/||/<> BESİN ZİNCİRİ SEVİYELERİ
( Ekosistemdeki enerji akışının farklı trofik seviyeleri. )
( Formül: Enerji = 0.1 × Önceki Seviye )
- ÜRETİCİ ile/||/<> TÜKETİCİ
( Üretici fotosentez yapar İLE tüketici hazır besini tüketir )
( Formül: Bitkiler İLE hayvanlar )
- ÜRETİCİLER ile/ve TÜKETİCİLER ile/ve AYRIŞTIRICILAR
( Otoburlar. İLE/VE Etoburlar. İLE/VE Küçük omurgasızlar/böcekler. )
- ÜRETİLEBİLMEK ile ÜRETİM/LİK ile ÜRETİŞ ile ÜRETİCİ/LİK ile ÜRETİMSEL ile ÜRETİCİ ALAN ile ÜRETİM BANDI ile ÜRETİM ARTIĞI ile ÜRETİM BİÇİMİ ile ÜRETİM GÜÇLERİ ile ÜRETİM ARAÇLARI ile ÜRETİM İLİŞKİLERİ ile ÜRETİM KOOPERATİFİ ile ÜRETİCİ OLMAYAN ALAN
- ÜRETİM ARAÇLARI ile/ve/||/<> ÜRETİM İLİŞKİLERİ
- ÜRETİM ARTIŞI ile/ve NİTELİK ARAYIŞI
( Rüzgâr ve gökgürültüsünün birbirini tamamlaması artışı simgeler. )
( INCREMENT OF PRODUCTION vs./and SEARCH/LOOK FOR QUALITY )
- ÜRETİM:
EKLEMELİ ile/ve/||/<> EKSİLTMELİ
- BREEDER ELEMENT[İng.] / ÉLÉMENT FERTILE[Fr.] / BRUT ELEMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜRETİM ELEMANI
- ÜRETİM ile "DOĞUM"
- ÜRETİM ile/ve/||/<>/< KATILIM
- ÜRETİM ile ÜLEŞİM
- REGENERIERENDER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜRETKEN REAKTÖR
- ÜRETMEK ile/ve OLUŞTURMAK
( TO PRODUCE vs./and TO FORM )
- ÜRETMEK ile ÜRETİLMEK ile ÜRETTİRMEK ile ÜRETEBİLMEK ile ÜREYEBİLMEK ile ÜRE ile ÜREM ile ÜREMSEL
- ÜRETMEK/ÜRETİM ile/ve YARATMAK/YARATIM
( Üretenler karanlıktan kurtulabilir. )
( Ancak zeki ve bilgili olanlar üretim yapabilirler. )
( Zaferin sırrı, Arınma ve Bilgi'ye ulaştıktan sonra çalışmaktır. Çalışmanın en iyisi ve yararlısı üretim yapanıdır. )
( TO PRODUCE vs./and TO CREATE )
- ÜRETMEK ile YENİ BİR ŞEY ÜRETMEK
( TO PRODUCE vs. TO PRODUCE BRAND NEW )
- ÜRETTİĞİNİ TÜKETEN ile/ve/yerine/<> TÜKETTİĞİNDEN ÜRETEN
- URFA KEBABI ile URFA ÇIBANI
- URGAN ile/ve HALAT ile/ve PALAMAR/YUNA
( Keten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma nesnelerinden yapılan, ince halat. [Sicimlerin üç-beşinin biraraya getirilmesiyle.] İLE/VE Urganların biraraya getirilmesiyle. İLE/VE Halatların biraraya getirilmesiyle. )
( Matta, Markos ve Luka İncil'lerinin, "Zengin birinin cennete gitmesi, bir devenin iğne deliğinden geçmesinden daha zordur" biçimindeki ünlü sözleri büyük olasılıkla yanlış bir çeviridir. "Kalın halat" anlamına gelen Aramca "gamta" sözcüğü, "deve" anlamına gelen "gamla" sözcüğüyle karıştırılmıştır. )
( RESEN[Fars.]: İp, urgan, halat. )
- URGAN ile URGANCI/LIK
- URİN-/URİNİ-/URİNO- ile/||/<> UR-/URA-/-URİA/URO-
( Sidik. İLE/||/<> Sidik ile ilgili, işeme ile ilgili, üriner düzenle ilgili. )
- ÜRKEK ile ÖDLEK
( TIMIDUS cum PUSILLANIMIS )
- ÜRKEKLEŞMEK ile ÜRKEK/LİK ile ÜRKEKÇE
- ÜRKME ile TIRSMA
- ÜRKÜNTÜ ile ÜRKÜNTÜLÜ ile ÜRKÜNTÜSÜZ
- ÜRKÜ/PANİK ile/ve/değil/||/<>/> TEPKİ
- ÜRKÜTMEK ile ÜRKÜTÜLMEK ile ÜRKÜ ile ÜRKÜŞ ile ÜRKÜLÜ ile ÜRKÜSÜZ
- ÜRKÜTÜCÜ ile ÜRKÜTÜCÜ BİR ŞEKİLDE
( EERIE vs. EERILY )
( وهم آور ile بطور ترسناک )
( VAHAM AVAR ile BETOR TARSENAK )
- URLAŞMAK ile URLA
- ÜRPERME ile KORKU
( Şecaat'ten gelir. İLE Öfke'den gelir. )
( TAHAŞŞÎ[< HAŞYET]/KAŞ'ARÎRE ile HAVF )
- ÜRPERME ile TİTREME
- ÜRPERMEK ile ÜRPERTMEK
- ÜRPERTİ ile/ve/> TUTKU
( SHUDDER vs./and/> PASSION )
- ÜRPERTİ ile ÜRPERTİLİ
- ÜRTİKER ile/||/<> ANJİYOÖDEM
( Deride kaşıntılı, kabarık döküntüler ile ilişkili bir alerjik tepkime. İLE/||/<> Deri altı dokularında şişlik ile ilişkili bir alerjik tepkime. )
- ÜRTİKER ile/||/<> EGZAMA/ERİTEMA
( Deride kaşıntılı kabarıklık döküntüler ile ilişkili bir alerjik tepkime. İLE/||/<> Deride kızarıklık, kaşıntı ve kabuklanma, yangılanma. )
- URUGUAY ile ...
( Kuşları barındıran ırmak. )
- URUGUAY ile PARAGUAY
( URUGUAY: Kuşları barındıran ırmak. İLE ... )
- URUK ŞEHRİ ile ...
( İlk sur inşa edilen yer. )
- URUK ile/ve KİŞ
( İlk şehir. İlk kez sur inşa edilen şehir. İLE/VE İlk Sümer şehirlerinden biri. )
- MAHSUL[Osm.] / PRODUCT[İng.] / PRODUIT[Fr.] / ERZERREICHERUNG, PRODUKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜRÜN, ÇARPIM
- ÜRÜN ile/ve/> DİZGESELLİK
- ÜRÜN ile/değil EDİM
- ÜRÜN ile/ve/||/<> PARÇA
- ÜRÜN ile ÜRÜNLÜ ile ÜRÜNSÜZ/LÜK ile ÜRÜN YELPAZESİ
- ÜRÜN ile/ve/<> YAPIT ile/ve/<> MEYVE
- URÛS[Ar.] ile URÛŞ[Ar. < ARŞ] ile URÛZ[Ar. < ARZ]
( Ekin ya da meyve mahsullerinin zekâtı. İLE Gökler, arşlar, tavanlar. İLE Arzlar, keyfiyetler, bildirmeler. | Ârız olma, gelme. )
- ÜRYAN ile ÜRYANİ ile ÜRYANİ ERİĞİ
- US/AKIL ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM
( [not] RATIO vs./and/but/||/<>/< CONTEXT )
- US/AKIL ile/ve/||/<>/> BİLİM/İLİM
- UŞ ile ...
( İşte. )
- US ile/ve DENEYİM/TECRÜBE
( REASON vs./and EXPERIENCE )
- US ile US DIŞI ile US DIŞICI/LIK ile US PAHASI
- ÜS- ile ÜS ile ÜS
( Üst sıfatının kısaltılmışı. Eklendiği sözcüğün, daha yukarı derecelisini anlatan, yeni sözcükler oluşturmaya yarayan ön ek. [Üsteğmen, üssubay vb.] İLE Bir kuvvete yükseltilmiş bir sayının üzerine yazılan ve kaçıncı kuvvete yükseltildiğini gösteren sayı. İLE Kök, asıl, temel, esas. | Bazı görevleri yürütebilmek amacıyla kurulan, özel yapıları, donatımları, işlikleri, onarım yerleri, servis alanları olan, sürekli ya da geçici olarak konaklanılan yer. | Harekatın yürütülebilmesi için gerekli birliklerin, her türlü gereçlerin tamamlandığı, donatıların toplandığı, dağıtıldığı bölge. )
- ÜS ile ÜSTEL
( ... İLE Üsü, 1 olan. )
- US ile/ve/değil/||/<> USUN YAPILANDIRILMASI/İNŞÂSI
- US ile ZİHİN
( REASON vs. MIND )
- UŞAK[< URŞAK] ile AYVAZ
( Hizmet eden erkek. | Çocuk. İLE Büyük konaklarda, mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak. | Koca, erkek, eş. | Karşılık, bedel. )
- UŞAK ile MEHTER[Fars. < MİH-TER | çoğ. MİHTERÂN]
( ... İLE Mehterhane takımında görevli kişi. | Osmanlılar'da, çalardıra bakan uşak. )
- UŞAK ile/ve/<> ODABAŞI
( ... İLE/VE/<> Hanlarda çalışan uşakların başı. | Yeniçeri örgütünde, görevi, alaylarda selam törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay. )
- UŞAK/VALE[İt. < VALET] ile UŞAK ile UŞAK
( Özel, eril hizmetçi, hizmet eden. İLE Karadeniz bölgesinde, çocuğa verilen genel ad/sesleniş. İLE Türkiye'nin, Kütahya, Manisa, Afyon ve Denizli arasında bulunan bir Ege bölgesi ili. )
- US/AKIL:
HERKESİ AŞKIN ile/ve/||/<> HERKESTE İÇKİN
- US/AKIL[Ar.]/LOGOS[Yun.] ile/ve/||/<> YER/TOPOS[Yun.]
- UŞAK/LIK ile UŞAKLI/LIK
- USANÇ/GINA ile/ve/||/<>/< KANIKSAMA
( İlişki(ler)de, "sahip olmakta", [kendinden ve/ya da ötekinden] "eminlikte", en önemli eşik, kanıksama noktasıdır. [Kavuşmakta/vuslatta, gına/kanıksama vardır.]
Bu eşik, ancak, bunun bilgi ve bilinciyle, sürekli anımsanarak, ilişkiyi besleyecek/destekleyecek davranış ve tutumla, iletişim ve paylaşımla aşılabilir. )
- USANMAK ile USANILMAK ile USANDIRMAK ile USA VURMA
- USB-A ile/<>/> USB-B ile/<>/> USB-C
- ÜŞENGEÇ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> İHMALKÂR/LIK
( TEKÂSÜL ile/ve/değil/yerine/||/<> ... )
- ÜŞENGEÇ/LİK ile/ve/değil/||/<>/>/< MUTSUZ/LUK
( Mutsuz kişiler, yorgun olur ve hiçbir şey yapmak istemezler. )
- ÜŞENME ile/ve/||/<> "GÖZÜNDE BÜYÜLTME"
- ÜŞENMEK ile ÜŞENÇ
- ÜŞENMEK ile YÜKSÜNMEK
( ... İLE Bir şeyi, kendine yük saymak, bir şeyi kendine yük olarak kabul etmek. | Üşenmek, tembellik etmek. )
- USHUAIA ile/değil PUERTO WILLIAMS
( Arjantin'de. İLE/DEĞİL Şili'de. )
( Güney Amerika'nın en ucundaki(/güneyindeki) iki şehir. )
- ÜSKÜDAR'DA SABAH OLDU ile GEÇTİ BORUN PAZARI, SÜR EŞEĞİNİ NİĞDE'YE
- ÜŞKÛFE[Fars.] ile ÜŞKÜFTE[Fars.]
( Çiçek. İLE Açılmış çiçek. )
- USKUMRU ile/<>/> LİPARİ[Yun.]
( ... İLE/<>/> Çirozluktan sonra yağlanmaya başlayan uskumru. )
- USKUMRU ile USKUMRU DOLMASI
- USKUR ile USKURU ile USKURLU
- USLANMAK ile USLANDIRMAK
- ÜSLÜ/ÜSTEL/EXPONENTIAL[İng.] ile ÜST EL
( Katlı/katlanan. @@ Güçlünün/güçlülerin "etkisi". )
- ÜSLÛB/ÜSLÛP ile/ve EKOL
- ÜSLUB ile/ve USLÛB
- USLU/LUK ile USLU AKILLI
- ÜSLÛP ile TAVIR
( [ne yazık ki] Doğruyu dile getirmenin üslûbundan dem vuranlar, yanlışı en kaba biçimde ifade etmekten kaçınmıyorlar... )
- ÜSLÛP ile TUTUM
- ÜSLÛP ile/ve/||/<> USTURUP/LU[İt. < STROPA]
( Tarz. İLE/VE/||/<> Biçimine getirmek, uygun zamanı bulmak, denk düşürmek. )
- ÜSLUPLAŞTIRMAK ile ÜSLUP ile ÜSLUPLU ile ÜSLUPÇU/LUK ile ÜSLUPSUZ/LUK
- UŞŞAK/BUSELİK ile/ve/değil/||/<>/> BAYATİ
( ... İLE Türk müziğinde, Uşşak dörtlüsüne, buselik beşlisi katılmasıyla oluşturulmuş, eski bir makam. )
- USSAL BİLGİ ile/ve/<> SEZGİSEL BİLGİ
( İkinci türden bilgi. )
( Gerçeği yanlıştan ayırdeden bilgi. )
( Zorunlu olarak gerçektir. )
( RATIONAL KNOWLEDGE vs./and/<> INTUITIONAL KNOWLEDGE )
( COGNITIONEM SECUNDI GENERIS cum/et/<> SCIENTIA INTUITIVA )
- USSAL ile/ve/||/<> KAVRAMSAL
- USSAL/LIK ile/ve/<> EVRENSEL/LİK
- US/SAL/LIK ile/ve/=/<> OLGU/SAL/LIK
- USSAL/LIK ile USSALLAŞTIRMA
- ÜSSÜ:
KARE/Sİ(2) ile/ve KÜP/Ü(3)
( ... İLE/VE Çoğaltmak kopyalamak. KÖP ETMEK[Eski Türkçe] )
( Ayrıca "Copy"[İng.] sözcüğünün de köp ile bağlantılı olduğu düşünülmektedir. )
- ÜSSÜ[Ar. < USS] ile/||/<> ÜSSÜ[Ar. < USS] ile/||/<> ÜSTÜ[< ÜST]
( [matematikte] Bir sayının üstüne yazılan ve kendiyle kaç kez çarpıldığını gösteren sayı, kuvvet. [62 'de 2 üs, 6 ise taban] İLE/||/<> Esas. | Bazı görevleri yürütebilmek amacıyla kurulan, özel yapıları, donatımları, atölyeleri, onarım yerleri, hizmet alanları olan, sürekli ya da geçici olarak konaklanılan yer. | Bir askerî harekâtta, birliklerin gereksinim duyduğu her türlü gerecin toplandığı, dağıtıldığı bölge. İLE/||/<> Bir nesnenin ya da yerin, yukarı, göğe doğru olan yanı. )
- UPPER ATMOSPHERE[İng.] / ATMOSPHÈRE SUPÉRIEUR[Fr.] / OBERE ATMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ATMOSFER
- ÜST BACAK KEMİĞİ ile KAVAL KEMİĞİ/BACAK KALEMİ
( ... İLE Baldırda olan iki kemikten kalını. )
( FEMUR vs. TIBIA )
- SURCRITIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜST ELEŞTİK
- SOURCE SUPERTHERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜST ISIL KAYNAK
- NEUTRONS ÉPITHERMIQUES[Fr.] / EPITHERMISCHE NEUTRONEN[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ISIL NÖTRONLAR
- RÉACTEUR ÉPITHERMIQUE[Fr.] / EPITHERMISCHER REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ISIL TEPKİLEŞİM/REAKTÖR
- EPITHERMISCHES THORIUM REAKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ISIL TORYUM REAKTÖRÜ
- SUPERSCHICHT-PHOTOEFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST KATMAN FOTOELEKTRİK ETKİSİ
- ÜST METİN İŞARETLEME DİLİ/HYPERTEXT MARKUP LANGUAGE/HTML[İng.] ile/ve/||/<> GENİŞLETİLEBİLİR İŞARET DİLİ/EXTENSIBLE MARKUP LANGUAGE/XML[İng.]
( Verileri ve içerikleri görüntülemek için kullanılır. İLE/VE/||/<> Verileri depolamak ve paylaşmak için kullanılır. )
( Etiketleri önceden tanımlanmıştır. İLE/VE/||/<> Etiketleri önceden tanımlanmamıştır. Kullanıcı kendi etiketlerini oluşturmaktadır. )
- ÜST SEVİYE ile ALT KATMAN
- ÜST SINIF ile ORTA SINIF ile ALT SINIF
( Yaşar. İLE Yakınır. İLE Şükreder. )
( Paraya tapar. İLE Öndere tapar. İLE Tanrı'ya tapar. )
- SUPERPOSITION PRINCIPLE[İng.] / PRINCIPE DE SUPERPOSITION[Fr.] / ÜBERLAGERUNGSPRINZIP[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜST ÜSTE BİNME İLKESİ
- ÜST-AŞAĞI ile/||/<> ALT-YUKARI
( Üst-aşağı litografi aşındırma İLE alt-yukarı kendiliğinden düzenlenme. )
( Formül: Top-down İLE bottom-up )
- ÜST ile/ve AYRI
( TOP vs./and DIFFERENT )
- ÜST ile/ve NİTELİKLİ
( TOP vs./and QUALIFIED )
- USTA ile/||/<> ARMADIR[İsp.]
( ... İLE/||/<> Gemilerdeki her türlü donanımı yapan usta. )
- USTA ile ÜSTÂD
( Üstad, işi başından aşkın olduğunda dingin ve neşelidir. )
( Usta, kendini bilgiye verir, ilkelere bağlı kalır ve sınırı aşmaz. )
( RÂSİHÛN: Uzman.[kök salmış] )
( HAZÂKÂT: Ustalık, üstadlık. )
- USTA ile/ve/<>/|| USTALIK
- USTA ile USTALIKLA
( ADEPT vs. ADEPTLY )
( مرد زبردست ile زبر دستي )
( MARD ZABARDAST ile ZABAR DASTY )
- USTACA ile USTALIK ile AÇIK SÖZLÜ
( INGENIOUS vs. INGENIOUSNESS vs. INGENUOUS )
( نکته پرداز ile نکته دان ile نکته سنجي ile کارداني ile ندانم کار ile پيشاني گشاده )
( NEKTEH PARDAZ ile NEKTEH DAN ile NEKTEH SANJY ile KARDANY ile NADANAM KAR ile PEYSHANY GOSHADEH )
- ÜSTÂD ile/||/<> USTA ile/||/<> KALFA ile/||/<> ÇIRAK ile/||/<> YAMAK/ELULAĞI ile/||/<> MİÇO/MUÇO[İt.]
( ... İLE/||/<> Yaşadıklarımızın. İLE/||/<> Yaşamakta olduklarımızın. İLE/||/<> Yaşayacaklarımızın. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... )
( ... ile ... ile ... ile TİLMÎZ ile ... )
- USTALAŞMAK ile USTA/LIK ile USTACA ile USTA İŞİ ile USTALIKLI
- USTALIK ile/ve ANLAYIŞ
( PROFICIENCY vs./and PARADIGM )
- USTALIK ile/ve BECERİ
( PROFICIENCY vs./and SKILL )
- USTA/LIK ile/ve BİLGE/LİK
- USTALIK ile/ve İRFAN
- USTALIK ile YIKMACI
( KNACK vs. KNACKER )
( صداي شلاق ile لم ile کهنه خر ile بنجل خر ile يابو خر )
( SADAY SHALAGH ile LAM ile KONPANNEH KHAR ile BANJEL KHAR ile يابو خر )
- USTALIKLA ile/ve/<> USÛLÜNCE
- ÜSTAT/LIK ile ÜSTATÇA
- ÜSTE ÇIKMAYA ÇALIŞMAK ile/ve/değil/yerine SAVUNMA
- EXPONENTIAL DECOMPOSITION[İng.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL BOZUNMA
- EXPONENTIAL WAVE[İng.] / ONDE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALWELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL DALGA
- EXPONENTIAL EXPERIMENT[İng.] / EXPÉRIENCE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALEXPERIMENT, EXPONENTIALVERSUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL DENEY
- ÜSTEL İŞLEV/FONKSİYON ile/||/<> LOJİSTİK İŞLEV/FONKSİYON
( Üstel Fonksiyon ve Lojistik Fonksiyon arasındaki ilişki )
- EXPONENTIAL ASSEMBLY[İng.] / ASSEMBLAGE EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIALSYSTEM[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL SİSTEM
- EXTINCTION EXPONENTIELLE[Fr.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL SÖNÜM
- ÜSSÎ ZAYIFLAMA[Osm.] / EXPONENTIAL ATTENUATION, EXPONENTIAL EXTINCTION[İng.] / ATTÉNUATION EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPONENTIELLE SCHWÄCHUNG, EXPONENTIALLÖSCHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL ZAYIFLAMA
- EXPONENTIAL[İng.] / EXPONENTIELLE[Fr.] / EXPLOSION[Alm.] ile/değil/yerine/= ÜSTEL
- ÜSTELİK ... ile HATTA ...
- ÜSTENCİL ile/ve/değil/||/<>/< DOĞRUDAN
- ÜSTENCİLİK ile/ve/||/<> KUYRUĞU DİK TUTMAK
- ÜSTENMEK ile ÜSTENCİ/LİK
- ÜSTESİNDEN GELMEK ile ALTINDAN KALKMAK
- ÜSTİNSAN" ile/||/<> SON İNSAN
( Tanrı öldü tezi )
( Friedrich Nietzsche tarafından 1883 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1844-1900) (Ülke: Almanya) (Alan: Felsefe) (Önemli katkıları: Üstinsan, güç istenci, nihilizm) )
- ÜSTLENME ile/ve/||/<> KABULLENME
- ÜSTLENMEK ile/ve/||/<> SIRTLANMAK
- ÜSTLÜ ile ÜSTLÜK
- ÜSTÜBEÇ ile ÜSTÜBEÇ MACUNU
- ÜSTÜBEÇ/KİRŞEN[dvnlgttrk]/İSFÎDÂC[Fars.] ile/ve/<> ÜSTÜBEÇ MACUNU
( Boyacılıkta kullanılan, zehirli, bazik kurşun karbonat. İLE/VE/<> Üstübeç ya da tutkaldan, dövülmüş tebeşir tozu ile hazırlanan onarma macunu. )
- ÜSTÜN KAVRAMLAŞMIŞ DİL(LER) ile YETERİNCE KAVRAMLAŞAMAMIŞ DİL(LER)
- ÜSTÜN ile/ve/değil ÖTE
( [not] SUPERIOR vs./and/but BEYOND )
- ÜSTÜN ile/ve/değil ÜNLÜ
( Sakınan ve ümit edenlerin dışında kimsenin kimseye üstünlüğü yoktur. )
- ÜSTÜN" ile/değil ÜSTTE DURAN
- ÜSTÜN ile ÜSTÜN[Ar.]/FETHA
( Benzerlerine göre daha yüksek bir düzeyde olan, onları geride bırakan. | Birine ya da bir şeye göre, nitelik bakımından daha yüksek, daha elverişli olan.[FAİK] İLE Arap yazısında, bir ünsüzün, geniş, kısa ve düz [a, e] okunacağını gösteren im. )
- ÜSTÜNDE DURMAK ile ALTINI ÇİZMEK ile PEŞİNDEN KOŞMAK
- ÜSTÜNDE DURMAMA ile GEÇİŞTİRME
- ÜSTÜNDE DURMA(MA)K ile CİDDİYE ALMA(MA)K
- ÜSTÜNE DÜŞEN ile/ve/||/<>/< PAYINA DÜŞEN
- ÜSTÜNE GİDERLER ile/değil ÜSTÜNE GELİRLER
- ÜSTÜNE GİTMEK ile KÖŞEYE SIKIŞTIRMAK
- ÜSTÜNE TUZ BİBER EKMEK ile/ve YANGINA KÖRÜKLE GİTMEK
- ÜSTÜNE ile ÜZERİNE
- ÜSTÜNKÖRÜ ile/ve SORGULAMADAN
- ÜSTÜNKÖRÜ ile/ve/değil/||/<> YÜZEYSEL
- ÜSTÜNLEŞMEK ile ÜSTÜN/LÜK ile ÜSTÜNE ile ÜSTÜN ZEKA ile ÜSTÜN YAPIM ile ÜSTÜN ZEKALI/LIK ile ÜSTÜNE ÜSTLÜK ile ÜSTÜNLÜK HİSSİ ile ÜSTÜNLÜK DUYGUSU ile ÜSTÜNLÜK DERECESİ ile ÜSTÜNLÜK KARMAŞASI ile ÜSTÜNLÜK KOMPLEKSİ
- ÜSTÜN/LÜK / GERİ/LİK ile/ve/değil/yerine FARK/LI/LIK
- ÜSTÜNLÜK ile AYRICALIK
- ÜSTÜNLÜK ile/değil/yerine BÜTÜNLÜK
(
)
- ÜSTÜNLÜK ile/yerine ÇEŞİTLİLİK
( SUPERIOR/ITY vs. VARIETY
VARIETY instead of SUPERIOR/ITY )
- ÜSTÜN/LÜK ile/ve/değil/yerine/||/<> FARKLI/LIK
( [not] SUPERIOR/ITY vs./and/but/||/<> DIFFERENT/DIFFERENCE, DIVERSITY
DIFFERENT/DIFFERENCE, DIVERSITY instead of SUPERIOR/ITY )
(1996'dan beri)