ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(26/287)
- BAĞIRSAK ile OLUK
( GUT vs. GUTTER )
( شکنبه ile فاضل آب ile آب رو ile شيار دارکردن ile آبگند ile آب رودار کردن )
( SHKONBEH ile FAZEL AB ile AB RO ile SHYAR DARKARDAN ile ABGAND ile AB RODAR KARDAN )
- BAĞIRSAK ile/ve/||/<> TÜMÜR
( ... İLE/VE/||/<> Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı. )
- BAGIRSAK/BAGIRSAQ ile BAGIRSUK/BAGIRSUQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Şefkatli, iyi kalpli kişi. İLE Bağırsak. )
- BAĞIŞ YAPMAK ile KAN BAĞIŞI ile BAĞIŞLANDI ile BAĞIŞ
( DONATE vs. DONATE BLOOD vs. DONATED vs. DONATION )
( اعطا کردن ile هبه کردن ile هديه دادن ile اعطاء کردن ile خون دادن ile اعطائي ile دهش ile انفاق ile سماحت ile تبرع ile هبه )
( ETA KARDAN ile NPABEH KARDAN ile NPANDYYEH DADAN ile ETA KARDAN ile KHON DADAN ile اعطائي ile DAHASH ile ENFAGH ile سماحت ile تبرع ile NPABEH )
- BAGIŞ ile BOGIM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Kol, bacak ya da parmaklann eklem yerleri. İLE Parmak eklemi. )
( Kamış ya da genel olarak tüm sazlık bitkilerin boğumları. )
- BAĞIŞ ile/ve BORÇ
( Sahip olunan nakit paranın en fazla 3'te 1'i. İLE/VE Sahip olunan nakit paranın en fazla 10'da 1'ini tek kişiye ya da paylaştırarak birkaç kişiye. )
- BAĞIŞ ile/||/<> İHSÂN ile/||/<> LÜTÛF ile/||/<> HİMMET ile/||/<> KEREM ile/||/<>
İNÂYET ile/||/<> İLTİFAT ile/||/<> ATÂ ile/||/<> ATIFET ile/||/<> HÎBE
- BAĞIŞ ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< İNFAK
- BAĞIŞ/HİBE ile/ve/değil/yerine HEDİYE
- IMMUNE, IMMUNITY[İng.] / IMMUNITE, IMMUNITÉ[Fr.] / IMMUN, IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIK, BAĞIŞIKLIK
- IMMUNIZATION[İng.] / IMMUNISATION[Fr.] / IMMUNISIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLAMA
- BAĞIŞIKLIK DÜZENİNİN YAPISI ile BAĞIŞIKLIK DÜZENİNİN İŞLEVLERİ
( Beyaz kan gözeleri, lenf organları ve antikorlar gibi çeşitli bileşenlerden oluşur. İLE Gövdeyi hastalıklara neden olan mikroorganizmalardan korumaktır. )
- IMMUNOCHEMISTRY[İng.] / IMMUNOCHEMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK KİMYASI
- BAĞIŞIKLIK ile ANTİKOR
( Gövdenin hastalıklara karşı savunma yeteneği. İLE Bağışıklık düzeni tarafından üretilen ve yabancı nesnelere karşı savaşan proteinler. )
- BAĞIŞIK/LIK ile BAĞIŞIK SERUM ile BAĞIŞIKLIK BİLİMİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMCİ ile BAĞIŞIKLIK BİLİMSEL
- BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK TEPKİSİ
( Gövdenin hastalıklara karşı savunma yeteneği. İLE Gövdenin sayrılıklara karşı oluşturduğu özel tepkimeler. )
- BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK ile BAĞIŞIKLIK KAZANDIRMAK
( IMMUNE vs. IMMUNITY vs. IMMUNIZE )
( ايمن ile مصون ile ايمني ile مصونيت ile مصون کردن )
( AYMAN ile MOSOON ile AYMANY ile MOSOONYT ile MOSOON KARDAN )
- BAĞIŞIKLIK ile/||/<> ETKİN/AKTİF BAĞIŞIKLIK
( ... İLE/||/<> Sayrılığa maruz kalınması ile kazanılan bağışıklık.[Sayrılığa neden olan organizmalara doğrudan maruz kalma ile ya da organizmanın zayıflatılmış ya da öldürülmüş durumunun aşı yolu ile gövdeye verilmesi ile oluşur. İki durumda da bağışıklığı kazanmış biri, ileride sayrılık ile karşılaştığında bağışıklık düzeni, sayrılığı tanıyacaktır ve gerekli antikorları üretecektir. Etkin bağışıklık, uzun sürelidir ve yaşam boyu sürebilmektedir.] )
- IMMUNITY[İng.] / IMMUNITÉ[Fr.] / IMMUNITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞIŞIKLIK
- BAĞIŞIKLIK/İMMÜN ile ÖZBAĞIŞIKLIK/OTOİMMÜN
( Gövdenin savunma düzenine ait olan terim. İLE Gövdenin kendi dokularına karşı savunma geliştirdiği durumlar. )
- BAĞIŞIKLIK/İMMUNİTE ile ALERJİ
( Gövdenin sayrılıklara karşı direnci. İLE Zararsız nesnelere karşı aşırı bağışıklık tepkisi. )
- BAĞIŞLAMA ile/ve DAYANÇ/SABIR (ETME)
- BAĞIŞLAMAK ile/ve/değil BAĞIŞ YAPMAK
- BAĞIŞLAMAK ile BAĞIŞLANMAK ile BAĞIŞLATMAK ile BAĞIŞLANABİLMEK ile BAĞIŞLATABİLMEK ile BAĞIŞLAYABİLMEK ile BAĞIŞ ile BAĞIŞÇI/LIK ile BAĞIŞLAMALI ile BAĞIŞLAMASIZ
- BAĞIŞLAYAN ile/ve/değil ESİRGEYEN
- BAĞITLAMAK ile BAĞITLANMAK ile BAĞITLAŞMAK ile BAĞITLANABİLMEK ile BAĞITLAYABİLMEK ile BAĞIT ile BAĞITLI ile BAĞITÇI ile BAĞITSIZ
- BAĞKESEN -ile
( Makaslıböcek. )
- BAGL[çoğ. BİGAL] ile/ve BAGLE
( Eril katır. İLE/VE Dişil katır. )
- BAĞLAÇ ile BAĞLAM ile BAĞLANTI/BAĞLANAK ile BAĞLAŞIK ile BAĞLAYICI ile BAĞLI
( Eş görevli sözcükleri ya da önermeleri birbirine bağlayan sözcük türü. İLE Deste. | Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü ya da bağlantısı. | Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce ya da sonra gelen, çok sayıdaki durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim ya da birimler bütünü. | Bent. İLE İki ya da daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki. | İki şey arasında ilişki sağlayan bağ. | Yapılacak işle ilgili sözlü ya da yazılı antlaşma. İLE Aralarında antlaşma ya da sözleşme sağlanmış olan kişi ya da topluluk, müttefik. | Sonuç, neden gibi birbiriyle sıkı sıkıya bağlı ve karşılıklı bağımlı olan nesne, terim. İLE Bağlama niteliği olan. | Bağlamaya ve birleştirmeye yarayan. | Uyulması zorunlu. | Kuruduğu zaman yüzeyde film oluşturan, pigment ve dolgu nesnelerini bir arada tutan, boyanın uçucu olmayan bölümü. İLE Bir bağ ile tutturulmuş olan. | Gerçekleşmesi bir şartı gerektiren, vabeste. | Sınırlanmış, sınırlı. | Kapatılmış olan, kapalı. | Bir kuruluşun yetkisi altında bulunan. | Birine, bir düşünceye, bir anıya saygı, aşk vb. duygularla bağlanan, sâdık, tutkun. | Halk inanışına göre, büyü etkisiyle eşeysel güçten yoksun edilmiş eril. )
- BAĞLAÇ ile MUTLULUK BİRLEŞİMİ ile PARADOKSLARIN BİRLEŞİMİ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAÇ ile KONJONKTÜR
( CONJUNCTION vs. CONJUNCTION OF HAPPINESS vs. CONJUNCTION OF PARADOXES vs. CONJUNCTIONAL vs. CONJUNCTIVE vs. CONJUNCTURE )
( حرف عطف ile حرف ربط ile مقارنت ile مقارنه ile التقاء ile اقتران ile تلاقي ile تقارن ile اقتراه سعدين ile اقتراه ضدجن ile ربطي ile عطفي ile ملتحمه ile ملاقات تصادفي )
( HARF ATF ile HARF RABT ile مقارنت ile مقارنه ile التقاء ile اقتران ile TALAGHY ile TAGHARAN ile اقتراه سعدين ile اقتراه ضدجن ile RABTY ile ATFY ile ملتحمه ile MOLAGHAT TASADEFY )
- BAĞLAM ile/ve AÇI
- BAĞLAM ile/ve/||/<>/< ANLAM ile/ve/||/<>/< KAVRAM
( Hiçbir sözcük[anlam (birimi) (ya da değer) yoktur ki bağlamı olmasın(/bağlamdan bağımsız olsun]. )
( CONTEXT vs./and/<>/< MEANING vs./and/<>/< CONCEPT )
- BAĞLAM ile/ve BAĞLAÇ
( CONTEXT vs./and CONJUNCTION )
- BAĞLAM ile BAĞLAMLAR
( CONTEXT vs. CONTEXTS )
( مدلول ile متن ile مظامين )
( MADLUL ile MOTAN ile مظامين )
- BAĞLAM ile/ve/||/<> İTİBAR
- BAĞLAM ile/ve/||/<> KOŞUL/LAR
( CONTEXT vs./and/||/<> CONDITIONS )
- BAĞLAMA -ile
( Telli Kur'ân-ı Kerîm. )
- BAĞLAMA OTURTMAK ile/değil/yerine BAĞLAMA ALMAK/SOKMAK
- BAĞLAMA SAPINDA:
KISA ile UZUN
( )
- BAĞLAMA ile/değil BAĞLAMA
( Yaygın olarak bilinen, belirli bir boy ve düzende olan. | Tezeneli sazların genel adı olarak.[Tar dışında!] İLE/DEĞİL Topluluklarda pek kullanılmayan, cura ile tambura saz arası boyda, daha çok solo icrada [eski halk ozanları] kullanılan. )
- BAĞLAMA ile/ve/||/<> ÖZNEYE DUYARLILIK
- BAĞLAMA ile YONGAR
( ... İLE Üç telli bağlama. )
- BAĞLAMAK ile BAĞLANMAK ile BAĞLATMAK ile BAĞLAŞMAK ile BAĞLATTIRMAK ile BAĞLANABİLMEK ile BAĞLANIVERMEK ile BAĞLATABİLMEK ile BAĞLAYABİLMEK ile BAĞLAYIVERMEK ile BAĞLAM ile BAĞLAR ile BAĞLAÇ ile BAĞLAÇLI ile BAĞLAMSAL ile BAĞLAÇ GRUBU ile BAĞLAÇ ÖBEĞİ ile BAĞLAMSAL ANLAM ile BAĞLAÇLI TAMLAMA
- BAĞLAMAK ile BAĞLAYICI ile CİLTLEME ile BAĞLAYICI ile BAĞLAMA SÜRESİ
( BIND vs. BINDER vs. BINDERY vs. BINDING vs. BINDING TIME )
( مکلف کردن ile مقيد کردن ile جلد کردن ile صحافي کردن ile صحاف ile شيرازه ile جلدگر ile صحاف خانه ile حتيالاجرا ile ته دوزي ile تجليد ile هنگام انقياد )
( MOKOLF KARDAN ile MOGHYD KARDAN ile JOLD KARDAN ile SAHAFY KARDAN ile SAHAF ile SHYRAZEH ile جلدگر ile SAHAF KHANEH ile حتيالاجرا ile ته دوزي ile تجليد ile NPANGAM ENGHYAD )
- BAĞLAMAK ile/ve ÇÖZMEK
- BAĞLAMAK ile ÇÖZMEK
- BAĞLAMAK ile/ve DÜĞÜM
( ... ile/ve UKDE[çoğ. UKAD] )
( ... ile/ve BEST )
- BAĞLAMAK ile TAHVİL HİZMETÇİSİ ile BAĞLANILABİLİR ile BAĞLI ile TAHVİL SAHİBİ ile BAĞLAMA ile KEFİL
( BOND vs. BOND SERVANT vs. BONDABLE vs. BONDED vs. BONDHOLDER vs. BONDING vs. BONDSMAN )
( وجه الضمانه ile صلح ile زر خريد ile وثيقه پذير ile کفالت دار ile ضمانت دار ile چسبندگي ile ضامن )
( وجه الضمانه ile SALEH ile ZAR KHARYD ile VASYGHEH PAZYR ile KAFALT DAR ile ZEMANT DAR ile CHASBANDEGY ile ZAMAN )
- BAĞLAMAK ile/ve TOPARLAMAK
- BAĞLAMA/LIK ile BAĞLAMACI/LIK ile BAĞLAMA HATTI
- BAĞLANMA ENERJİSİ İLE KÜTLE KUSURU ile/||/<> NÜKLEER ENERJİ
( Çekirdek kararlılığının enerji açıklaması. )
( Formül: BE/A ≈ 8.8 MeV (Fe-56) )
- BAĞLANMA ENERJİSİ ile/||/<> İYONLAŞMA ENERJİSİ
( Bağlanma çekirdeği ayırma, iyonlaşma elektron koparma enerjisidir. )
( Formül: BE/A ~ 8 MeV İLE IE ~ eV )
- ZUSAMMENHANGSKRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANMA KUVVETİ
- BAĞLANMA ile/ve KARŞILIKLI RIZÂ
- BAĞLANMAK ile DOĞUŞTAN
( CONNATE vs. CONNATURAL )
( مادزادي ile هم خو )
( مادزادي ile هم خو )
- VERBINDUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI, BİLEŞİK
- BAĞLANTI:
BULMAK ile/ve/<>/> KURMAK
- ZULEITUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI KABLOSU
- BAĞLANTI (KURMAK) ile/ve YORUM (YAPMAK)
( TO MAKE CONNECTION vs./and TO INTERPRET )
- KNOTENPUNKTTRANSISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI NOKTASI TRANSİSTÖRÜ
- VERBINDUNGSKONSTANTE[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI SABİTİ
- VERBINDUNGSKLEMME[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI TERMİNALİ
- TERMINAL[İng.] / TERMINAL[Fr.] / ENDPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLANTI UCU, TERMİNAL
- BAĞLANTI ile "AYAK"
( CONNECTION vs. TRICK )
- BAĞLANTI ile/ve BAĞLAM
( CONNECTION vs./and CONTEXT )
- BAĞLANTI ile BAĞLANTILI/LIK ile BAĞLANTISIZ/LIK ile BAĞLANTI DOKU ile BAĞLANTI GÜCÜ ile BAĞLANTI BORUSU ile BAĞLANTI ÜNLÜSÜ ile BAĞLANTI ÜNSÜZÜ ile BAĞLANTISIZ ÜLKELER ile BAĞLANTISIZLIK SİYASETİ ile BAĞLANTISIZLIK POLİTİKASI
- BAĞLANTI ile/ve/||/<> BENZETME
- BAĞLANTI ile/||/<> ÇAĞRIŞIM
- BAĞLANTI ile/||/<> CROSSING OVER
( Bağlantı birlikte kalıtım İLE crossing over karışım. )
( Formül: Bağlı İLE rekombinant )
- BAĞLANTI ile ORANTI
( CONNECTION vs. PROPORTION )
( SAMYOGA ile ... )
- BAĞLANTI ile/ve ÖZDEŞLİK
( CONNECTION vs./and IDENTITY )
- BAĞLANTI ile/ve/değil/||/<> YANKI
- BAĞLANTILANDIRMAK ile VURGULAMAK
- BAĞLANTILANMA ile/ve/||/<> LEHİMLENME
- BAĞLAŞIK/LIK ile BAĞDAŞIK/LIK
( Nesnel. İLE Kavramsal/tüzel/ekinsel. )
- COUPLING[İng.] / COUPLAGE[Fr.] / KOPPLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM, EŞLEME
- COUPLING CONSTANT[İng.] / COEFFICIENT DU COUPLAGE[Fr.] / KOPPLUNGSKOEFFIZIENT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM/ETKİLEŞME KATSAYISI
- CONSTANTE DU COUPLAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIM SABİTİ
- BAĞLAŞIM ile BAĞLAŞIMLI ile BAĞLAŞIMSIZ
- CIRCUITS COUPLÉS[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLAŞIMLI DEVRELER
- BAĞLAYICILIK ile/ve BORÇLULUK
- BAĞLAYICILIK ile/ve/||/<> KANIT NİTELİĞİ
- BAĞLAYICILIK ile/ve/<> ÖTEYE GEÇİLEMEZLİK
- BAĞLAYIŞ ile BAĞLAYICI/LIK ile BAĞLAYICI ÜNLÜ ile BAĞLAYICI ÜNSÜZ
- BOUND STATE[İng.] / ÉTAT LIÉ[Fr.] ile/değil/yerine/= BAĞLI DURUM
- BOUND LEVEL[İng.] / NIVEAU LIÉ[Fr.] / GEBUNDEN-NIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI DÜZEY
- BOUND ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON LIÉ[Fr.] / GEBUNDEN-ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI ELEKTRON
- GEBUNDENE ZUSTAND[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI HÂL
- BAĞLI KALMAK ile BAĞLILIK
( ADHERE vs. ADHERENCE )
( چسباندن ile جور بودن ile چسبيدن ile وفادار ماندن ile هواخواه بودن ile متفق بودن ile تبعيت ile ملازمت )
( CHASBANDAN ile JOR BODAN ile CHASBYDAN ile VAFADAR MANDAN ile NPAVAKHAH BODAN ile MOTAFGH BODAN ile TABYT ile ملازمت )
- BAĞLI OLMAK ile BAĞLI OLMAK ile GÜVENİLİR ile BAĞIMLILIK ile BAĞIMLI ile BAĞIMLILIK ile BAĞIMLI ile BAĞIMLI ile BAĞLI OLARAK
( DEPEND vs. DEPEND ON vs. DEPENDABLE vs. DEPENDANCE vs. DEPENDANT vs. DEPENDENCE vs. DEPENDENT vs. DEPENDENT UPON vs. DEPENDING )
( بستگي داشتن ile وابسته بودن ile موکول بودن ile متکيبه ile توکل پذير ile عدم استقلال ile موکول ile اعتماد ile توکل ile بستگي ile وابستگي ile موقوف ile نان خور ile متعلق ile نامستقل ile منوط ile وابسته ile مشروط کردن ile متکي )
( BASTGY DASHTAN ile VABASTEH BODAN ile MOKOL BODAN ile متکيبه ile TOKL PAZYR ile ADAM ESTEGHALAL ile MOKOL ile ETEMAD ile TOKL ile BASTGY ile VABASTGY ile MOGHOOF ile NAN KHOR ile MOTALGH ile نامستقل ile MONOT ile VABASTEH ile MOSHRUT KARDAN ile MOTAKY )
- BOUND PARTICLE[İng.] / PARTICULE LIÉE[Fr.] / GEBUNDEN-PARTIKEL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI PARÇACIK/TANECİK
- BOUND VECTOR[İng.] / VECTEUR LIÉ[Fr.] / GEBUNDENVEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= BAĞLI VEKTÖR
- BAĞLI ile/değil BAĞIMLI
- BAĞLI ile BAĞLI ile SINIRLAR ile SINIR ile SINIR KOŞULU ile SINIR DEĞERİ ile SINIRLI ile BAĞLI ile SINIRSIZ
( BOUND vs. BOUND BY vs. BOUNDARIES vs. BOUNDARY vs. BOUNDARY CONDITION vs. BOUNDARY VALUE vs. BOUNDED vs. BOUNDEN vs. BOUNDLESS )
( وظيفه دار ile متعهد ile ملتزم ile پاي بند ile ملزم ile مقيد ile پا بند ile وثاق ile پابست ile حدود ile ثغور ile حد ile شرط کراني ile ارزش کراني ile کران دار ile در اسارت ile بيکران ile بي حد ile نامتناهي )
( VAZYFAH DAR ile MOTEAD ile MOLTZAM ile PAY BAND ile MOLZAM ile MOGHYD ile PA BAND ile وثاق ile PABAST ile HADUD ile SAGHOR ile HAD ile SHORT KARANY ile ARZESH KARANY ile KARAN DAR ile DAR ASART ile BEYKARAN ile BEY HAD ile NAMETNAHY )
- BAĞLILAŞIK ile BAĞLILAŞMA ile BAĞLILIK/BAĞLILAŞIM
( Biri ötekine bağlı olarak var olan, biri olmadan öteki düşünülemeyen iki şeyin bu ilişki yönünden durumu. İLE İki şey arasında karşılıklı bağıntı olmak ya da bağlılık kurmak. İLE Bağlı olma durumu, merbutiyet. | Birine karşı, sevgi, saygı ile yakınlık duyma ve gösterme, sadakat. | Bağlılaşım. )
- BAĞLILAŞMAK ile BAĞLI/LIK ile BAĞLIK ile BAĞLI SU ile BAĞLI KREDİ ile BAĞLIK BAHÇELİK
- BAĞLILIK[İng. COMMITMENT] ile/||/<> DUNBAR SAYISI[İng. DUNBAR NUMBER]
( İki birey arasında yer alan olumlu duygularla yüklü ilişki durumudur. Bu tür ilişkiler genellikle çocuk, ana-baba, kardeşler ve yakın arkadaşlar arasında olur. @@ Dunbar Sayısı bir insanın sağlıklı olarak sürdürebileceği ilişki sayısıdır. Bu sayı 150'dir. Daha fazlasını kaldıramama sebebimiz tamamen yapısal. Genel olarak 150'den sonra öbeğin üyeleri bağlılık duygusunu kaybeder.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- BAĞLILIK ile/ve GEREKSİNİM
( ATTACHMENT vs./and NEED )
- BAĞLI/LIK ile/ve/<> SAYGILI/LIK
- [ne yazık ki]
BAĞNAZ ile/ve/||/<> AHMAK ile/ve/||/<> KÖLE
( [Mantık ...] Yürütmeyen. İLE/VE/||/<> Yürütemeyen. İLE/VE/||/<> Yürütmekten korkan. )
- BAĞNAZLAŞMAK ile BAĞNAZLAŞTIRMAK ile BAĞNAZLAŞTIRILMAK ile BAĞNAZ/LIK ile BAĞNAZCA
- BAĞNAZ/LIK ile/ve/<> YOBAZ/LIK
( Bir düşünceye, bir inanışa aşırı ölçüde bağlanıp ondan başka bir düşünce ve inanışı kabul etmeyen/etmeme. İLE/VE/<> Dinde bağnazlığı aşırılığa vardıran, başkalarına baskı yapmaya yönelen/yönelme. | Bir düşünceye, bir inanca aşırı ölçüde bağlı olan/olma. | Kaba saba, incelikten anlamayan/anlamama. )
( BIGOT/RY )
- BAGRAM ile/= BAKU/BAQU
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Tepe. İLE/= Tepe. )
( BAGRAM KUM/BAGRAM QUM: Kum tepesi, kumul[remi âli'c-cûbeyl]. )
( BAGRAM KUMI/BAGRAM QUMI: Kâşgar ile Yârkend arasındaki kumluk arazi. )
- BAĞRILMAK ile BAĞ ile BAĞA ile BAĞI ile BAĞICI/LIK ile BAĞ EVİ ile BAĞ DOKU ile BAĞ BAHÇE ile BAĞ BOZUMU ile BAĞ BIÇAĞI ile BAĞ ÇUBUĞU
- BAĞRIŞMAK ile BAĞRIŞTIRMAK ile BAĞRIŞABİLMEK ile BAĞRIŞ ile BAĞRI KARA ile BAĞRI YANIK/LIK ile BAĞRI YUFKA ile BAĞRIŞ ÇAĞRIŞ
- BAĞSIZ/LIK ile/ve/<> BAHTSIZ/LIK
- BAĞTAK ile/||/<> BARATA ile/||/<> KABALAK ile/||/<> FES ile/||/<> FERAHİ
( Sultan hareminde önemli kadınlar tarafından giyilen başlık. İLE/||/<> Bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydiği, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık. İLE/||/<> Birinci Dünya Savaşında Osmanlı ordusunda kullanılan bir tür başlık. İLE/||/<> Kırmızı renkli yün çuha başlık. İLE/||/<> İkinci Mahmut devrinde feslerin tepesine püskülü tutturmak için takılan metal tepelik. )
- BÂH[Ar.] ile BÂH[Ar.]
( Şehvet. İLE Yol. )
- BAHÂ[Ar.] ile BAHÂ'[Ar.] ile BÂHÂ/BÂHA[Ar.]
( Güzellik, zariflik. | Parıltı. | Alışma, dadanma. İLE Değer, kıymet, bedel. İLE Bir evin etrafiındaki kapalı avlu ya da bahçe. | Açık meydan, alan. | Suyun derin yeri. )
- BAHÂ ile/değil/yerine BAHÂNE
- BAHÂ[Ar.] ile CEMÂL[Ar.]
- BAHÂ[Ar.] ile VÂHA[Ar.]
( ... İLE Çöl ortasında suyu ve yeşilliği olan yer. )
- BAHAİ ile BAHAİLİK
( BAHAI vs. BAHAISM )
( بهايي ile بهائيت )
( BACPEHAYY ile BACPEHEEYT )
- BAHÂÎ[Ar.] ile BAHAÎ/LİK[Ar.]
( Alışkın. İLE Din. )
- BAHANE BULMAK ile/değil/yerine ÇÖZÜMÜNÜ/ÇARESİNİ BULMAK(/ARAMAK)
( "İstemediği/n" her şeye. İLE/DEĞİL/YERİNE (Gerçekten) İstediği herşeyin. )
- BAHANE ile/değil/yerine AYRINTI
- BAHANE ile BAHANELİ ile BAHANESİZ/LİK
- BAHÂNE ile/değil/yerine/>< ÇÂRE/ÇÖZÜM
( "İstemezsen." @@ İstersen. )
- BAHÂNE ile "İTİCİ GÜÇ"
- BAHANE ile/ve/||/<> MAKYAJ
- BAHÂNE ile MAZERET
( PRETEXT vs. EXCUSE )
- BAHÂNE ile/ve/değil VESÎLE
- BAHÂR[Fars. çoğ. BAHÂRÂN] ile BAHÂR ile BAHHÂR[Ar. < BAHR]
( Kışla yaz arasındaki mevsim. İlkyaz. [22 Mart - 21 Haziran arasıdır] İLE Güzellik. | Güzel. | Sığırgözü, papatya, sığır papatyası, sarı papatya. | Put, sanme, çelîpa. | Atılmış pamuk. | Ölçek. | Karanfil, tarçın, karabiber gibi kokulu şeyler. İLE Denizci, gemici. )
- BAHAR[Fars. çoğ. BAHÂRÂN] ile BAHAR[Ar. çoğ. BAHARAT]
( [Kuzey yarımküre için] 21 Mart'ta, gündüz-gece eşitliğiyle başlayarak, 22 Haziran'da, gündönümü ile biten, kış ve yaz arasındaki mevsim, ilkyaz. | Bu mevsimde ağaçlarda açan çiçekler ve yapraklar. | Gençlik çağı. İLE Yiyecek ve içeceklere, hoş koku ve tad vermek için kullanılan kurutulmuş ve öğütülmüş bitkiler. )
( BAHARİYE: Divan Edebiyatı'nda, bahar betimlemesi ile başlayan kaside. )
( BİBERİYE: Ballıbabagillerden, Akdeniz çevresinde çok yetişen, yaprakları hoş kokulu bir bitki. [Lat. ROSMARINUS OFFICINALIS] )
- BAHAR ile BAHARCI/LIK ile BAHARLI ile BAHAR DÖNEMİ ile BAHAR BAYRAMI ile BAHAR NEZLESİ
- BAHAR(") ile/ve/||/<>/> (")ÇİÇEK(")
( Bir çiçek ile bahar olmaz fakat her bahar, çiçekli olur. )
- BAHAR[Fars.] ile MÜNİB[Ar. < NEVB]
( ... İLE İnâbe eden, azgınlıktan sakınarak Allah'a yönelen. | Güçlü yağan, yararlı yağmur. | Taze ve verimli bahar. )
- BAHÂRÂT[Ar. < BAHÂR] ile BAHÂRET[Fars.]
( ... İLE Üstünlük, seçkinlik. )
- BAHARAT ile BARSAMA[Yun.]/MARSAMA
( ... İLE Hoş kokulu yaprakları yemeklere konulan, nane ve yabankekiğinin ortak adı. )
- BAHARAT ile/||/<> EFHÂ'[Ar. < FEHÂ]
( ... İLE/||/<> Soğan ya da yemeklere konulan nane, kekik gibi kuru otlar. )
- BAHARATLANDIRMAK ile BAHARAT ile BAHARATLI ile BAHARATÇI/LIK ile BAHARATSIZ
- BAHARATLI ile/ve/değil ACI
( ... ile/ve/değil TELH )
- BAHARİYE ile/ve BAHARİYE
( Eyüp'te.[Bostan İskelesi - Silâhtarağa arasında] İLE/VE Kadıköy'de.[Altıyol - Küçük Moda arasında] )
- BAHARİYE ile/||/<> CERÂYE ile/||/<> ARPALIK ile/||/<> DİRLİK ile/||/<> HAS ile/||/<> İLTİZAM ile/||/<> LEZEZ ile/||/<> ULÛFE
( Sultanların, Yeniçeri ağası başta olmak üzere ocak ağalarına dağıtığı yazlık giysi ya da kumaş. İLE/||/<> Evkaf idaresi tarafından yoksullara dağıtılan yiyecek ve ödenek. İLE/||/<> Devlet görevlilerine maaşlarında ayrı olarak ya da emekliliklerinde verilen ek ödenek. İLE/||/<> Devlete ait bir hizmeti yapmakla görevlendirilen kişiye ücret anlamında ayrılan geçim kaynağına verilen ad. İLE/||/<> Osmanlı'da, toprak düzeninde geliri yüz bin akçaden fazla dirlik.[Sultana, hanedan üyelerine, vezir-i azama, beylerbeyine, sancak beyleri ve üst düzey devlet görevlilerine verilirdi.] İLE/||/<> Devlete ait gelir kaynaklarının peşinen, "mültezim" adı verilen kişilere belirli bir süre bırakılması. İLE/||/<> Askerlerin aldığı üç aylık maaşın Şevval, Zilkâde ve Zilhicce aylarına denk gelen dördüncü bölümü. İLE/||/<> Kapıkulu askerlerine, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret. | Yeniçerilere verilen üç aylık ücret. )
- BAHARİYE ile/ve/||/<> ŞITAİYE
( Baharı anlatan şiirler. İLE/VE/||/<> Kışı anlatan şiirler. )
- BAHÇE[< Fars. BAĞ-ÇE: Küçük bağ.]/BAHÇA ile/ve BAĞ/BOSTAN[Fars.]
( ... İLE/VE Büyük bahçe. | Sebze bahçesi. | Kavun/karpuz tarlası. )
- BAHÇE ile ASMA BAHÇE
( ... İLE Ayak ve kemerler üzerine kurulan teraslardan yapılmış bahçe. )
- BAHÇE ile BAHÇE BALZAMI ile BAHÇE MİSK ile BAHÇE PETUNYASI ile BAHÇE ADAÇAYI ile BAHÇE ÖTLEĞENİ ile BAHÇIVAN ile BAHÇIVANLIK ile BAHÇELER
( GARDEN vs. GARDEN BALSAM vs. GARDEN CLARY vs. GARDEN PETUNIA vs. GARDEN SAGE vs. GARDEN WARBLER vs. GARDENER vs. GARDENING vs. GARDENS )
( جاليز ile غنا ile بستان ile بوستان ile باغ ile حديقه ile باغستان ile درخت کاري کردن ile باغباني کردن ile گل حنا ile مرموک ile گل اطلسي ile مريم گلي ile آلوچه خورک ile باغبان ile سبزيکاري ile باغباني ile بساتين ile رياض )
( JALYZ ile GHENA ile BASTAN ile BOSTAN ile BAGH ile حديقه ile BAGHASTAN ile DARKHT KARY KARDAN ile BAGHABANY KARDAN ile GOL HENA ile MARMOK ile GOL ATELSY ile MARYM GOLY ile ALUCHEH KHORK ile BAGHABAN ile SABZYKARY ile BAGHABANY ile بساتين ile رياض )
- BAHÇE ile ÇEPER
( ... İLE Çit. | Ahlâksız, huysuz, geçimsiz kişi. | Bağ çubuğu, çalı çırpı. | Sebze bahçesi. | [dirimbilim] Zar. )
- BAHÇE ile/ve ÇİÇEKLİK
- BAHÇE ile/ve HADİKA
( ... İLE/VE Ağaçlı bahçe. )
- BAHÇE ile HARIM
( ... İLE Sebze ve meyve bahçesi. | Tarla ve bahçe çevresindeki çit. )
- BAHÇE ile/ve KELE/KELEME
( ... İLE/VE Bakımsız bahçe. | Sürülmemiş tarla. )
- BAHÇELİEVLER ile/ve BAHÇELİEVLER
( Bakırköy ve Zeytinburnu'nun kuzeyinde bulunan bir ilçe. İLE/VE Çengelköy - Kuleli semtlerinin doğusunda bulunan bir semt. )
- BAHÇE/LİK ile BAHÇECİ/LİK ile BAHÇELİ ile BAHÇESİZ/LİK ile BAHÇE KATI ile BAHÇELİKLİ ile BAHÇE KEKİĞİ ile BAHÇE MAKASI ile BAHÇE NANESİ ile BAHÇE DOMATESİ
- BAHÇIVAN/LIK ile BAHÇIVANLI ile BAHÇIVANSIZ/LIK ile BAHÇIVAN KEBABI ile BAHÇIVAN ÇORBASI
- BÂHİK[Ar.] ile BÂHİKA[Ar.]
( Bir gözü görmeyen. İLE Görmeyen, kör. )
- BAHÎL[Ar. < BUHL çoğ. BUHALÂ] ile BÂHİL[Ar.]
( Cimri, hasîs, tamahkâr. İLE Serseri, başıboş. | Eli değneksiz çoban. | Yularsız deve. )
- BAHİR[Ar.] ile BÂHİR[Ar.] ile BÂHİR[Ar.] ile BÂHİR[Ar.]
( Deniz. İLE Yalancı, ahmak, alık. İLE Ekin sulayıcı, sulayan. İLE Belirli, açık, apaçık. | Işıklı, parlak, güzel. )
- BÂHİRE[Ar.] ile BÂHİRE[Ar.] ile BAHÎRE[Ar.]
( Dikenli ağaç. | Çok koşan cins deve. İLE Vapur. İLE İslâm'dan önceki dönemde, Araplar'ın, kulağını keserek işaretleyip bıraktığı dişil deve ya da koyun. )
- BAHİS[Ar. < BAHS] ile BÂHİS[Ar.]
( Konuşulan şey, söz. | İddialaşma. İLE Bahseden, araştıran. )
- BAHİS ile BAHİSÇİ/LİK ile BAHİS KONUSU ile BAHİS MEVZUSU
- BAHİS ile DAHA İYİ
( BET vs. BETTER )
( شرط بستن ile شرط بندي ile احري )
( SHORT BASTAN ile SHORT BANDY ile احري )
- BAHİS[Ar. < BAHS] (GÖRME[ME]K) ile/değil BEİS[Ar. < BE'S] (GÖRME[ME]K)
( Üzerinde konuşulan konu. | Görüşünde ya da iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü antlaşma. | Bir betiğin bölümlerinden her biri. İLE Sakınca. )
- BAHR -ile
( Arûz'da aslî bir vezinle ondan doğan vezinler mecmûası. )
- BAHREYN:
2 ADA ile/ve/+/<> 31 ADA
( Bahreyn'in başkenti, Mename'nin yer aldığı Bahreyn Adası ve 8ona bir dalgakıranla bağlı olan küçük] Maharrak Adası. İLE/VE/+/<> Öteki 31 ada. )
( Bahreyn, 33 adadan oluşan bir aral(takımada) ülkesidir. )
( Bahreyn'in sözcük anlamı, "iki deniz ülkesi"dir. [Denizin içinde, tatlı su kaynakları olduğundan dolayı bu ad verilmiş.] )
- bahreyn[Ar.] ile Bahreyn[Ar.]
( İki deniz. [Basra Körfezi ile Hint Denizi. / Akdeniz ile Hint Denizi. / Karadeniz ile Hint Denizi.] | İki büyük esas, temel şey. İLE Basra Körfezi'nde yer alan bir ada ülkesi. )
- BAHREYN ile BAHREYNLİ
( BAHRAIN vs. BAHRAINIAN )
( بحرين ile بحريني )
( BAHARYNE ile بحريني )
- BAHR-İ NÂZÜK -ile
( Muradnâme'de geçtiğine göre en az 5-6 yüzyıllık bir makamdır. )
- BAHRİ ile BAHRÎ[Ar.]
( Uzun boyunlu, sivri gagalı, boynunun önü ve göğsü parlak beyaz olan, alçaktan ve hızlı uçan, suya bağımlı bir tür kuş. [Lat. PODICEPS CRISTATUS] İLE Denizle ilgili. )
- BAHRİ/BAHR ile/ve/||/<> TEFİLE ile/ve/||/<> BÂB
- BAHRİYE ile BAHRİYELİ/LİK ile BAHRİYE ÇİFTETELLİSİ
- BAHS[Ar.] ile BAHS/BAHİS[Ar.]
( Kur'an tabirlerinden olup "nâkıs" anlamına gelir. | Yağmur suyu ile ekilmesi olanaklı tarla. | Zulüm, işkence. | Gümrük alma. İLE Konuşulan şey, söz. | İddialaşma. )
- BAHŞ[Fars.] ile BAHŞ(Â)[Fars.]
( Bağış, ihsan. İLE Bahşeden, bağışlayan, veren, affeden. | )
- BAHŞ ile CEZA
- BAHS[Ar.] ile/ve/||/<>/> HAFRİYAT[Ar.]
( Söz. | Üzerinde konuşulan şey, konu. | Görüşünde ya da iddiasında haklı çıkacak tarafa bir şey verilmesini kabul eden sözlü antlaşma. | Bir kitabın bölümlerinden her biri. | Araştırma. İLE/VE/||/<>/> Yeryüzünü kazmak, yarmak ve açığa çıkan fazlalıkları da atmak. )
- BAHS[Ar.] ile NUKSÂN[Ar.]
- BAHSET[Fars.] ile BAHTEK[Fars.]
( Horultu. | Uykuda ağırlık basma. (KÂBUS) İLE Uykuda ağırlık basma. (KÂBUS) | Küçük baht, kötü şans. )
- BAHSETMEK ile BAHSEDİLMEK ile BAHSEDEBİLMEK
- BAHŞETMEK ile BAHŞETTİRMEK ile BAHŞEDEBİLMEK
- BAHŞİŞ[Ar.] ile ARMAĞAN
( ATİYYE/RİFD[çoğ. ERFÂD/RUFÛD] ile HEDİYE )
( DÂD ile PÎŞ-KEŞ[Türkçe'de PEŞKEŞ şeklinde galat olarak kullanılmıştır.] )
( TIP vs. PRESENT )
- BAHŞİŞ ile/ve/değil/yerine/||/<> KATKI PAYI
- BAHT[Ar.] ile BAHT[Ar.]
( Öz, hâlis, saf. İLE Tâlih, kader, kısmet. | Cet, büyük baba. | Kargı. )
- BAHT ile BAHTLI/LIK ile BAHTSIZ/LIK ile BAHTSIZCA ile BAHTI AÇIK/LIK ile BAHTI KARA/LIK
- BÂHTE[Ar. < BÂHTEN][Fars.] ile BAHTE[Fars.]
( Oynamış, oyunda yutulmuş/ütülmüş kişi. İLE Besili, semiz koyun. | Burulmuş, üç yaşında koç. )
- BÂHTER ile BÂHTER
( Batı. [Yeni şairlerin kullanımında] İLE Doğu. [Eski şairlerin kullanımında] )
- BAHTÎ -ile
( Bazı Divan şairlerinin ortak olarak kullandıkları mahlas. )
- BAHTİYÂR[Fars.] ile BAHTİYÂR[Fars.]
( Mutlu kişi. İLE Güneydoğu Anadolu, Musul ve Bağdat'ta kullanılan bir makam. )
- BAHTİYÂR ile/>< İHTİYÂR
( Bir söz ki, bir gönlü, bir ömür, bahtiyâr eder;
Bir söz ki, bir gönlü, bir günde, ihtiyâr eder. )
- BÂHÛR[Ar.] ile BAHÛR[Ar.]
( Çok sıcak/lık. İLE Ödağacı, misk, lâden gibi maddelerden meydana gelen ve yakılırsa güzel bir koku veren ot, tütsü, günlük. )
- BAI -ile
( Akli Ruh. )
- BAÎD-İ LÂZIM -ile
( Bir makamın seyir dahilinde bulunup da istimali yok denilecek kadar o makama dâhil olan perdelere denir. [Sabâ makamının seyrinde neva perdesinin cüz'i bulunması gibi] )
- BAİLAR TWİST ile/||/<> RAY-DUTT TWİST
( Bailar oktahedral→trigonal prizmatik, Ray-Dutt kare düzlem. )
( Formül: Oh→TP İLE SP→TBP )
- BAÎM[Ar.] ile BÂİN[Ar.]
( Put, heykel. İLE Dibi geniş kuyu, bostan kuyusu. )
- BAÎR[Ar.] ile BÂİR[Ar.]
( Eril deve. İLE Şaşkın, perişan durumda olan. )
- BAIRD TAPİRİ ile HİNT/MALAY TAPİRİ ile DAĞ TAPİRİ ile OVA/AMERİKA/BREZİLYA TAPİRİ
( TAPIRUS BAIRDII cum TAPIRUS INDICUS cum TAPIRUS PINCHAQUE cum TAPIRUS TERRESTRIS )
- BÂ'İS[Ar.] ile FAKÎR[Ar.]
- BAK! BEN NE YAPTIM! İÇİN YAPMAK ile/ve/değil/yerine HİZMET OLARAK YAPMAK
- BAKA/BAQA ile MÜNGÜZ BAKA/MÜNGÜZ BAQA ile BAKAÇUK/BAQAÇUQ
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
- BAKABİLMEK ile BAKADURMAK ile BAKAM ile BAKAN/LIK ile BAKAÇ ile BAKAR KÖR/LÜK ile BAKANLAR KURULU
- BAKALITE[İng.] / BAKÉLITE[Fr.] / BAKELIT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKALİT
- BAKALİT ile BAKALİTLİ
- BAKANAK ile TOYAK ile TOYNAK
( Geviş getiren hayvanların tırnağı. İLE At tırnağı. İLE At, eşek gibi tektırnaklı hayvanların tırnağı. )
( ... ile ... ile SÜNBÜK[çoğ. SENÂBİK], HÂFİR[çoğ. HAVÂFİR] )
( ... vs. ... vs. HOOF )
- BAKANAK/BAQANAQ(BAKAYAK/BAQAYAQ) ile BAKANLIG/BAQANLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Çift toynaklı hayvanlarda, toynakların arasındaki boşluğa ya da toynakların iki yanına verilen ad.[Atların toynağının içini, ayak tabanının ortasında bulunan üçgen biçimindeki sert parçayı anlatmak için de kullanılır.] İLE Halkalı. )
- BAKAN/BAQAN ile BAKAN/BAQAN
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Yüzük.[pirinç] İLE Gerdanlık.[pirinç] )
( ALTUN BAKAN/ALTUN BAQAN: Altın yüzük. )
- BAKAN/LIK ile/değil/yerine/> KALEM(SEKRETER/YA)
- BAKARA[Ar.] ile BAKARA[Ar.] ile BAKARA[Fr. < BACCARA]
( Sığır, inek. İLE Sûre. İLE İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. )
- BAKARA ile BAKARAK
- BAKAYAZMAK ile BAKAYA
- BAKHTYAR ile BAKHTYARİ ile BAKHTYARİ KİŞİSİ
( BAKHTYAR vs. BAKHTYARI vs. BAKHTYARI PERSON )
( بختيار ile بختياري )
( BAKHTYAR ile BAKHTYARY )
- BÂKÎ[< BEKÂ] -ile
( TANRI | DÂİMÎ, KALICI )
- BAKI KULU ile/||/<> BÖCEKBAŞI ile/||/<> DEFTERDAR ile/||/<> MÜLTEZİM
( Vergi denetimi ve tahsili ile maliyeye ilişkin soruşturmaları yapan memura verilen ad. İLE/||/<> Zabıta görevlisi. İLE/||/<> Osmanlı Divan Teşkilatı'nda mali işlerle görevli kişi. İLE/||/<> Bir bölgenin devletçe toplanacak gelirlerinin müteahhitliğini yükümlenen kişi. )
- BÂKÎ ile/ve/||/<> ASLÎ
- bâkî[Ar. < BEKÂ çoğ. BEVÂKİ] ile bâkî[Ar. < BÜKÂ] ile BÂKÎ[Ar.]
( Tanrı. | Sürekli/daimi, kalıcı. | Alt taraf. | Artık, artan, fazla, geri kalan, bundan başka. İLE Ağlayan. [Fars. GİRYÂN] İLE Divan şairi ve uzun adıyla Abdülbâki Mahmut. Kanûnî Sultan Süleyman tarafından korunmuş ve Meliküşşuarâ, Sultânüşşuarâ gibi unvanlar kazanmıştır. [1527 - 1599] [Tüm Osmanlı tarihinde cenazesine en çok katılım olan kişidir.] )
- BÂKÎ ile/ve/|| FÂNÎ ile/ve/|| ÂSİ ile/ve/|| ÂFİ
( Yazı. İLE/VE/|| Yaşam. İLE/VE/|| Kul. İLE/VE/|| Rab. )
- BÂKÎ[Ar.] ile KÂDÎM[Ar.] ile MÜTEKADDİM[Ar.]
- BÂKİ ile/ve/||/<> KAİM
- BÂKÎ[Ar. < BEKÂ] ile/değil VÂKİ[Ar. < VUKÛ]
( Kalıcı. İLE/DEĞİL Olan, düşen. | Olagelen, rastlayan. | Geçen, geçmiş olan. | Gerçekleşme. )
- BAKICI ile/ve/||/<> BAKAN
- BAKICI ile/ve/değil/<> BAKIM VEREN
- BAKICI ile DADI
( ... ile TAYA, DÂYE )
( BABYSITTER vs. NANNY )
- BAKIG/BAQIG ile BAKIŞ/BAQIŞ ile BAQINGIL/BAKINGIL
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bakma, bakış. İLE Bakış. İLE Bak! )
( İŞ KEDİNGE BAKINGIL/İŞ KEDİNGE BAQINGIL: Eyleminin sonucuna bak ve bunu düşün! )
- BAKILAN ile/ve DÜŞÜNÜLEN
( Güzeldir. İLE/VE Güzelliktir. )
- BAKİ/LİK ile BAKİR/LİK
- BAKIM ile BAKIM ile KARİYER ile KARİYER SUÇLUSU ile DİKKATLİ OLMAK ile DİKKATLİCE ile DİKKATLİLİK ile DİKKATSİZ ile DİKKATSİZ KİŞİ ile DİKKATSİZCE ile DİKKATSİZLİK ile OKŞAMAK
( CARE vs. CARE TAKING vs. CAREER vs. CAREER CRIMINAL vs. CAREFUL vs. CAREFULLY vs. CAREFULNESS vs. CARELESS vs. CARELESS PERSON vs. CARELESSLY vs. CARELESSNESS vs. CARESS )
( مواظبت کردن ile تيمار ile پروا داشتن ile علاقمند بودن ile مواظبت ile پروا ile تيمار کردن ile غمخواري ile توجه ile غم ile مراقبت ile مقام ياشغل ile سارق پيشينه دار ile با توجه ile بادقت ile ملاحظه کار ile مواظب ile با ملاحظه ile به دقت ile محتاطانه ile با احتياط ile تدقيقاً ile بدقتآ ile احتياط ile دقت ile بيدقت ile بدون توجه ile بي ملاحظه ile ولنگ و باز ile بي مواضبت ile بدون احتياط ile بي مبالات ile بي قيد ile بي محابا ile بي دقت ile بيقيد ile لاقيد ile بي احتياط ile مسالمتآميز ile لاابالي ile غفلتکار ile سربهواه ile سهل انگار ile بي توجه ile سرسري ile غافلا ile مسامحه ile سهلانگاري ile سهل انگاري ile بيدقتي ile بي مبالاتي ile بي قيدي ile بي احتياطي ile بي دقتي ile لاقيدي ile غفلت ile بي توجهي ile غفلت کاري ile نوازش ile نواختن ile ناز ile دلنوازي کردن ile نوازش کردن )
( MOVAZEBAT KARDAN ile TYMAR ile PARVA DASHTAN ile ALAGHAMAND BODAN ile MOVAZEBAT ile PARVA ile TYMAR KARDAN ile GHAMKHARY ile TOJEH ile GHAM ile MARAGHBAT ile MOGHAM YESHGHEL ile SARAGH PEYSHYNAH DAR ile BA TOJEH ile BADEGHT ile MOLAHEZEH KAR ile MOVAZEB ile BA MOLAHEZEH ile BAH DAGHT ile MOHTATANEH ile BA EHTYAT ile تدقيقاً ile بدقتآ ile EHTYAT ile DAGHT ile بيدقت ile BEDON TOJEH ile BEY MOLAHEZEH ile VALANG VE BAZ ile BEY MOVAZEBAT ile BEDON EHTYAT ile BEY MOBALAT ile BEY GHYD ile BEY MOHABA ile BEY DAGHT ile بيقيد ile لاقيد ile BEY EHTYAT ile MOSALMATAMYZ ile LAABALY ile GHFELTKAR ile سربهواه ile SONPAL ENGAR ile BEY TOJEH ile سرسري ile غافلا ile MOSAMHEH ile SONPALANGARY ile SONPAL ENGARY ile بيدقتي ile BEY MOBALATY ile BEY GHYDY ile بي احتياطي ile BEY DAGHTY ile لاقيدي ile GHAFALAT ile BEY TOJEHY ile GHAFALAT KARY ile NAVAZESH ile NAVAKHTAN ile NAZ ile DELNAVAZY KARDAN ile NAVAZESH KARDAN )
- BAKIM ile/ve/<> ÖZEN
- BAKIM ile/ve/<> TEMİZLİK
- BAKIMA MUHTAÇ ile İTİBARSIZ
( DISREPAIR vs. DISREPUTABLE )
( نيازمند تعمير ile بد نام ile بدنام )
( NEYAZMAND TAMYR ile BAD NAM ile BADNAM )
- ... BAKIMDAN ile/değil ... BAKIMINDAN
- BAKIMLI/LIK ile/ve/> ALIMLI/LIK
- BÂKİ'NİN:
25 YAŞ ÖNCESİ ŞİİRLERİ ile/ve 25 YAŞ SONRASI ŞİİRLERİ
( BÂKÎ ['den...]
MÜHEYYÂ OLDU MECLİS SÂKİYÂ PEYMÂNELER DÖNSÜN
BU BEZM-İ RÛH BAHŞUN ŞEVKINA MESTÂNELER DÖNSÜN
DİLÂ CÂM-I ŞARÂB-I AŞK-I YÂRI ŞÖYLE NÛŞ İT KİM
FELEKLER GÜM GÜM ÖTSÜN BAŞINA HUMHÂNELER DÖNSÜN
HAYAL-İ ŞEM'-İ RUHSARIN KO YANSIN HANE-İ DİLDE
PERİN OL ŞEM'A YAKIP ŞEVK İLE PERVÂNELER DÖNSÜN
SEN AĞYÂR İLE DEVR ETDİR ŞEHÂ PEYMÂNEYİ DÂİM
SER-İ KÛYUN DOLAŞIP ÂŞIK-I BÎÇÂRELER DÖNSÜN
BU BEZM-İ DİLKÜŞÂYA MAHREM OLMAZ BÂKİYÂ HERKES
Dİ GELSİN EHL-İ DİLLER GELMESİN BİGÂNELER DÖNSÜN )
- BAKIP KALMAK ile/değil/yerine/>< GÖRÜP GEÇMEK
- COPPER ACETATE[İng.] / ACETATE DE CUIVRE[Fr.] / KUPFERACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR ASETAT
- COPPER LOSS[İng.] ile/değil/yerine/= BAKIR KAYBI
- PERTES DANS LE CUIVRE[Fr.] / KUPFER-VERLUSTEN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR KAYIPLARI
- CHROMATE DE PLOMB BASIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= BAKIR KURŞUN KROMAT
- BAKIR MAVİSİ ile BAKIR YEŞİLİ ile BERLİN MAVİSİ
( Bazik bakır karbonat. İLE Kurşun kromat ve bakır oksitten oluşan, doğal boyar madde. İLE Demir III hekzasiyano ferrat (II)'ın özel adı. )
- BLUE VERDITER[İng.] / BLUE DE CUIVRE[Fr.] / KUPFERBLAU[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR MAVİSİ
- BAKIR NEFESLİLER ile/ve TAHTA NEFESLİLER
- COPPER NUMBER[İng.] / COEFFICIENT DE CUIVRE[Fr.] / KUPFERZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR SAYISI
- COPPER GREEN[İng.] / VERT DE CUIVRE[Fr.] / KUPFERGRÜN[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR YEŞİLİ
- BAKIR ile BAKIR ALAŞIMI ile BAKIR MADENİ ile BAKIR İŞLERİ ile BAKIR LEVHA ile BAKIRCI ile BAKIRCILIK ile BAKIR EŞYA
( COPPER vs. COPPER ALLOY vs. COPPER MINE vs. COPPER WORKS vs. COPPERPLATE vs. COPPERSMITH vs. COPPERSMITHING vs. COPPERWARE )
( بامس اندودن ile مس ile مسي ile مسين ile مسوار ile کان مس ile معدن مس ile مسگر خانه ile کليشه مسي ile صفحه مسي ile مسگر ile مسگري ile مسگرخانه ile ظرف مس )
( بامس اندودن ile MOS ile MOSY ile مسين ile MOSVAR ile کان مس ile MADAN MOS ile MASGAR KHANEH ile KELYSHEH MOSY ile SAFHEH MOSY ile MASGAR ile MASGARY ile MASGARKHANEH ile ZARF MOS )
- BAKIR/NUHÂS[Ar.] ile/ve/<> FÜLÜS[Ar.]
( ... İLE/VE/<> Bakır para. )
- NUHÂS[Osm.] / COPPER[İng.] / CUIVRE[Fr.] / KUPFER[Alm.] ile/değil/yerine/= BAKIR
- BAKIR ile TOMBAK[Fr.]
( ... İLE Kuyumculukta kullanılan, %80 bakır, %20 çinkodan oluşan sarı renkli alaşım. | Bu alaşımdan yapılmış olan. )
- BAKIR/BAQIR ile BAKIR/BAQIR ile BAKIR SUKIM/BAQIR SUQIM
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bakır. İLE Çin'de, alışverişte kullanılan, bakırdan yapılmış para. İLE Mars.[Kızıllığı nedeniyle bakıra benzetilmiştir.] )
- CUPROUS[İng.] ile/değil/yerine/= BAKIR(I)
- CUPRIC[İng.] ile/değil/yerine/= BAKIR(II)
- BAKIRLI ile BAKIRLI
( CUPRIFEROUS vs. CUPRIFRROUS )
( مسدار ile مس دار )
( مسدار ile MOS DAR )
- BAKIRLIG/BAQIRLIG ile BAKIRLIG/BAQIRLIG
[< Divân-ü Lugât-it-Türk]
( Bakırlı. İLE Balasagun yakınlarındaki bir yerin adı. )
( BAKIRLI DAĞ/BAKIRLI TAG: Bakırlı dağ. )
- BAKIŞ AÇISI ile/ve "ÇERÇEVE"
- BAKIŞ AÇISI ile/ve/||/<>/>/< TUTUM
- BAKIŞ ATMAK ile GÖZ ATMAK ile BAKIŞ
( GLANCE vs. GLANCE OVER vs. GLANCING )
( نگاه اجمالي کردن ile نظر اجمالي ile نظر اجمالي کردن ile نگاه مختصر ile نگاه مختصرکردن ile غمزه ile برانداز ile زود گذر )
( NEGAH EJMALY KARDAN ile NAZAR EJMALY ile NAZAR EJMALY KARDAN ile NEGAH MOKHTASR ile NEGAH MOKHTASRKARDAN ile GHAMZEH ile BARANDAZ ile ZUD GOZAR )
- BAKIŞ:
DIŞARIDAN ile/ve/değil/||/<>/< İÇERİDEN
- BAKIŞ ile/ve AÇI
( "LOOK/GLANCE" vs./and ANGLE )
- BAKIŞ ile/ve "BAKIŞ AÇISI"
- BAKIŞ ile/ve/> UFUK
( Bakış/nazar derinleştikçe ufuk açılır. )
(1996'dan beri)