ile (... ile ...) bağlaçlı FaRkLaR
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(257/287)
- TIRTIKLAMAK ile TIRTIKLANMAK ile TIRTIKLATMAK ile TIRTIK ile TIRTIKLI ile TIRTIKÇI/LIK ile TIRTIK TIRTIK
- TIRTIL ile KESE BÖCEĞİ TIRTILI
- TIRTIL ile KIRLANGIÇ KUYRUĞU TIRTILI
- TIRTIL ile/değil/<>/> NİMFA ile/değil/<>/> KELEBEK
( Tırtılın, "son" dediği şeye, dünyanın geri kalanı, "kelebek" der. )
- TIRTIL ile SEMER SIRTLI TIRTIL
(
)
- TIRTIL ile TIRTIL
( Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. İLE Çevresinde kertikler bulunan ve işlenecek parça üzerine bastırılarak bu kertiklerin izini parçaya basmaya yarayan çelik disk. | Pulların ya da metal paraların kenarındaki kertikleri oluşturan çıkıntılardan her biri. | Palet. | Bir şeyin kenarına çizilen zincir gibi çiçeklerden yapılan süs. | Maraş işi ya da çeşitli elbise nakışlarında kullanılan altın, gümüş gereç. )
- TIRTIL ile TIRTIR
( Yumurtadan çıkan kelebek kurtçuklarının ilk durumu. İLE Zar kanatlılardan, uzun gövdeli, uzun duyargalı, kurtçuk evresini tarım bitkilerine zarar veren böcekler üzerinde geçiren bir tür böcek. )
( ... cum ICHNEUMON )
- TIRTIL ile TURBULENT PHOSPHILA TIRTILLARI
( )
- TIRTIL ile YILAN BAŞLI TIRTIL
- TIRTILLANMAK ile TIRTIL ile TIRTILLI ile TIRTILLI BIÇAK
- TİRYAK ile TİRYAKİ/LİK
- TIS ile TISLAMAK
( Kaz, kedi, yılan vb.nin çıkardığı ses. İLE Kaz, kedi, yılan "tıs" diye ses çıkarması. | "Tıs" diye ses çıkarmak. | Ağır yük altında iniltiye benzer sesler çıkarmak. | Haksızlığını anlayıp susmak, sesi soluğu kesmek. )
- TİSARANA ile ...
( Üç Sığınma Yeri.
1. Buda,
2. Dharma,
3. Sangha. )
- TISAB[İng.] ile/değil/yerine/= TİŞAT (TOPLAM İYONİK ŞİDDET AYARLAMA TAMPONU)
- TİŞE ile ...
( Kazma, keser. )
- TİSSUE ENGİNEERİNG ile/||/<> ORGAN TRANSPLANTATION
( Tissue engineering yapay doku üretimi yaparken İLE organ transplantation mevcut organ naklini yapar )
( Formül: Scaffold technology )
- [ne yazık ki]
PARA BATIRMA YANILIMINDA:
TITANIC ile/ve/||/<>/> CONCORDE
( İlgili yazıyı okumak için burayı tıklayınız... )
( ON SUNK COST FALLACY: TITANIC and/||/<>/> CONCORDE )
- TITANITE[İng.] / TITANITE[Fr.] / TITANIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTANİT
- TİTAN/YUM[Ti][Fr. < TITANE] ile TİTAN
( Atom numarası 22, atom ağırlığı 47,90, yoğunluğu 4,5 olan, 1675 °C'ye doğru eriyen, özellikleri bakımından silisyumla kalaya yaklaşan, parlak beyaz renkli, basit öğe. İLE Satürn'ün en büyük uydusudur ve yoğun bir atmosferi olduğu bilinen tek doğal uydudur. Titan'daki büyük su kütleleri gibi görünen bu okyanusların, metan gazının sıvı durumu olduğu görülmüştür. Yüzey sıcaklığı, yaklaşık olarak -180 °C'dir. )
- TITANIUM[İng.] / TITANE[Fr.] / TITAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTANYUM
- TITICACA GÖLÜ[GÜNEYBATI]:
"HUINAMARCA GÖLÜ" ile/ve/<> "PEQUENO GÖLÜ"
( Bolivya'lıların, gölün güneybatısında kalan, kendi taraflarında bulunan %40'lık bölümüne verdikleri ad. VE/<> Bolivya tarafındaki, gölün bu aynı küçük bölümüne, Peru'luların verdikleri ad.[Tiquina adlı dar bir boğazla ayrılmaktadır.] )
- TITICACA GÖLÜ:
GÜNEYBATI ile/ve/<> KUZEYBATI
( %40'nın bulunduğu Bolivya'daki bölümü. İLE/VE/<> %60'ının bulunduğu Peru'daki bölümü. [Tiquina adlı dar bir boğazla ayrılmaktadır.] )
( Dünyanın en yüksek [3810 m.] gölüdür ve Maracaibo Gölü'nden sonra, Güney Amerika'nın ikinci büyük gölüdür. [8287 km²] )
( Ortalama derinliği, 122 - 183 m. arasında değişmektedir. [Bolivya kıyısına doğru derinlik birden artmaktadır.][Soto Adası açıklarında 280 m.'yi bulmaktadır.] )
( Gölün suyu, berrak ve az tuzludur. )
( Yüzeyde 14 °C olan ortalama su ısısı, 20 m. derinlikte 11 °C'ye düşmektedir. )
( Sadece dört çeşit [ufak cins] balık bulunmaktadır. )
( Göl üzerinde, yoğun nüfuslu 41 ada bulunmaktadır.[Buralarda yaşayan yerli halk, çoğunlukla dış dünyadan kopuk, ellerindekilerle yetinmektedir.] )
( Bolivya sınırları içinde bulunan adalarında yaşayan yerli halk, eski bir yerli dili olan Aymara dilini kullanmaktadır. İLE/VE/<> Peru'da bulunan bölümünde, İnka'lardan kalma Quechua dili konuşulmaktadır. )
- TITICACA GÖLÜ[KUZEYBATI]:
"CHUCUITO GÖLÜ" ile/ve/<> "GRANDE GÖLÜ"
( Bolivya'lıların, gölün kuzeybatısında ve Peru tarafında bulunan %60'lık bölümüne verdikleri ad. İLE/VE/<> Peru'luların, gölün kendi tarafında bulunan bölüme verdikleri ad.[Tiquina adlı dar bir boğazla ayrılmaktadır.] )
- TİTİZ ile TİTİZLİKLE
( FASTIDIOUS vs. FASTIDIOUSLY )
( مشکل پسند ile ايراد گير ile ايرادگير ile باريک بين ile بدمنش ile باريک بيني )
( مشکل پسند ile AYRAD GYR ile ايرادگير ile BARYK BEYNE ile بدمنش ile BARYK BEYNEY )
- TİTİZLENMEK ile TİTİZLEŞMEK ile TİTİZ/LİK ile TİTİZCE
- TİTİZLİK" ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< ÖZEN
- TİTİZ/LİK ile/ve/||/<>/> PİMPİRİK/LİK / PİMPİRMEK
( ... @@ Gereksiz yere titizlik gösteren. | Kuşkucu. | Çok yaşlı ve güçsüz kişi. | Harap, bozuk, virâne. )
- TİTİZLİK ile TİTİZ
( FINICKINESS vs. FINICKY )
( وسواس داشتن ile وسواسي )
( VASVAS DASHTAN ile VASVASY )
- TİTİZLİK" ile/ve "ÜZERİNE TİTREMEK"
- TITRATION CURVE[İng.] / TITRIERUNG KURVE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON EĞRİSİ
- TITRATION ERROR[İng.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON HATASI
- TİTRASYON[İng. TITRATION] ile/||/<> ERLENMEYER[İng. ERLENMEYER FLASK]
( Tanımlanmış analiz edilecek bir kimyasalın konsantrasyonunu belirlemek için kullanılan yöntemdir. Titrasyon yapılırken büret, erlen (titrasyon şişesi olarak da bilinir) ve indikatör gibi laboratuvar malzemeleri kullanılır. Titrasyon kelimesi, Fransızca'da altın ve gümüş oranı anlamına gelen "titrer" sözcüğünden gelmektedir. @@ Kimyada kullanılan, dibi düz ve koni biçimli cam malzeme. Özellikle titrasyon işlemlerinde kullanılır. Çözelti hazırlamak, çözelti kaynatmak ve saklamak gibi çeşitli amaçlarla da kullanılmaktadır.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TİTRASYON ile/||/<> DİLÜSYON
( Titrasyon analiz İLE dilüsyon seyreltmedir )
( Formül: Analiz İLE hazırlık )
- TITRATION[İng.] / TITRAGE[Fr.] / TITRIERUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRASYON
- TITRATOR[İng.] ile/değil/yerine/= TİTRATÖR
- TITRE[İng.] / TITRE[Fr.] / TITER[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTRE
- ZITTERBEWEGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREK HAREKET
- TİTREKLEŞMEK ile TİTREK/LİK ile TİTREK KAVAK
- TİTREM ile TİTREŞİM
( Ses titreşimlerinin yükselip alçalması. İLE Küçük ve hızlı salınım, ihtizaz, vibrasyon, rezonans. | Bir noktanın, gözün göremeyeceği kadar kısaca kımıldanışı. )
- TİTREME ile ISPAZMOZ[Yun.]
( ... İLE Aşırı titreme, kasılma. )
- TİTREME ile TİTREŞİM
( İHTİZÂZ ile ... )
( VIBRATION vs./and FLUCTUATION )
- TİTREMEK/TİRİLDEMEK ile SAKIRDAMAK/SAKIRTI
( ... İLE Korkudan ya da soğuktan titremek. )
- TİTREMEK ile/ve/> SARSILMAK
( RA'ŞE ile/ve/> ... )
( SHIVE vs./and/> SHAKE )
- TİTREMEK ile TİTR
- TİTREMEK/ÜRPERMEK ile İFİLDEMEK
( ... İLE Hafifçe titremek. )
- TİTREMLEMEK ile TİTREM ile TİTREME
- VIBRATOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİCİ
- VIBRATION-ROTATION SPECTRUM[İng.] / SPECTRE DE VIBRATION-ROTATION[Fr.] / SCHWINGUNGS-ROTATIONSSPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM-DÖNME TAYFI/SPEKTRUMU
- VIBRATION ENERGY LEVELS[İng.] / NIVEAUX D'ÉNERGIE DE VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNGSENERGIENIVEAU[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM ENERJİ DÜZEYLERİSEVİYELERİ
- VIBRATION TRANSITION[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM GEÇİŞLERİ
- SCHWINGUNGSBAUCH[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KARNI
- VIBRATION MODE[İng.] / MODE DE VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNGSMODE, VIBRATIONSMODUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KİPİ
- VIBRATION QUANTUM NUMBERS[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KUANTUM SAYILARI
- SCHWINGUNGSQUANTENZAHL, VIBRATIONSQUANTENZAHL[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KUANTUM SAYISI
- NOMBRE QUANTIQUE DE VIBRATION[Fr.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM KUVANTUM SAYISI
- SCHWINGUNGSMITTELPUNKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM MERKEZİ
- SCHWINGUNGSVERDICHTER[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM SIKIŞTIRICISI
- TİTREŞİM ile/ve/<> DÖNÜŞÜM
( vs./and/||/<>/and TRANSFORMATION )
- TİTREŞİM ile TİTREŞİMLİ/LİK ile TİTREŞİMSİZ/LİK ile TİTREŞİMLİ ÜNSÜZ ile TİTREŞİM ÖNLEYİCİ ile TİTREŞİMSİZ ÜNSÜZ
- VIBRATION[İng.] / VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNG, VIBRATION[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİM
- ZUNGENINSTRUMENT[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMLİ ÇALGI
- ZUNGENFREQUENZMESSER[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMLİ FREKANSÖLÇER
- VIBRATION GALVANOMETER[İng.] / GALVANOMÈTRE À VIBRATION[Fr.] / SCHWINGUNGSGALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMLİ GALVANOMETRE
- TİTREŞİMLİ ile TİTREŞİMLİ
( Titreşim yapan ya da titreşim oluşturan. İLE [dilbilgisi] Yumuşak. )
- VIBRATIONAL RELAXATION[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMSEL DURULMA
- VIBRATIONAL DEACTIVATION[İng.] ile/değil/yerine/= TİTREŞİMSEL ETKİN/AKTİFLİK KAYBI
- TİTREŞMEK ile TİTREŞTİRMEK
- VIBRATOR[İng.] / VIBREUR[Fr.] ile/değil/yerine/= TİTREŞTİRİCİ
- TİTREYEBİLMEK ile TİTREYİVERMEK
- TITRIMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= TİTRİMETRİ
- THIAMINE[İng.] / THIAMINE[Fr.] / THIAMINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYAMİN
- TİYATRO VE SİNEMA SALONLARI'NDA:
PARTER ile/ve/||/<> BALKON ile/ve/||/<> LOCA[Fr. < İt.]
( İlk kat. İLE/VE/||/<> Asma kat/lar. İLE/VE/||/<> Bazı izleyicilerin oturduğu özel bölüm. | Masonların, toplantı yeri. )
( ... İLE/VE/||/<> Dışarı doğru, dışarıda. İLE/VE/||/<> İçeri doğru, içeride. )
- TİYATRO ile/>< ANTİTİYATRO[Fr.]
( ... İLE/>< Klasik tiyatro kurallarının dışına çıkan tiyatro türü. )
- TİYATRO ile/ve DİN
- TİYATRO ile/ve/||/<> KUMPANYA[İt. < COMPAGNIA]
( ... İLE/VE/||/<> Genellikle yabancı sınai, ticari ortaklık. | Tiyatro topluluğu. | Aynı görüşü paylaşan, aynı eylemi yapanlar topluluğu. )
- TİYATRO ile PARADİ
( Tiyatroda üst kat galerisi. )
- TİYATROLAŞTIRMAK ile TİYATRO ile TİYATROCU/LUK
- TIYNET ile TIYNETLİ ile TIYNETSİZ/LİK
- THIRST, THIO-[İng.] / THIO-[Fr.] / THIO-[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYO-
- THIOLS, MERCAPTANS[İng.] / MERCAPTANS, THIOLACCOLOS[Fr.] / MERCAPTANE, THIOALKOHOLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYOLLER, TİYOALKOLLER, MERKAPTANLAR
- THIONINE[İng.] / THIONINE[Fr.] / THIONINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TİYONİN
- THIOCYANATE[İng.] ile/değil/yerine/= TİYOSİYANAT
- THIOUREA[İng.] ile/değil/yerine/= TİYOÜRE
- TİZ ile TİZ SES ile TİZ SESLİ/LİK
- TLR İLE NOD İLE RIG-I ile/||/<> PATTERN TANIMA RESEPTÖRLERİ
( Doğal bağışıklık sensörleri. )
( Formül: PAMP → PRR → İnflamasyon )
- TNT EQUIVALENT[İng.] / ÉQUIVALENT TNT[Fr.] / TNT-ÄQUIVALENT[Alm.] ile/değil/yerine/= TNT EŞDEĞERİ
- TO[Jap.] ile HACİM
( Japonya'da eski bir hacim ölçüsü. )
- TOBAR İLKESİ ile ...
( Bir iktidar, anayasaya aykırı bir yol ile [hükümet darbesi vb.] el değiştirdiğinde, yeni iktidar, ulus tarafından kendi temsilcisi olarak kabul edilmedikçe öteki devletlerce o hükümetin tanınmaması ilkesi. [Ekvator Dışişleri Bakanı Dr. Tobar tarafından] [15 Mart 1907] )
- TOEFL ile IELTS
( TOEFL ile IELTS sınavı arasındaki en önemli fark, bu sınavların yapılış amaçlarıdır. TOEFL sınavının amacı, sınava giren kişinin konuşma dili İngilizce olan üniversitelere girebilmek için yeterli derecede İngilizce konuşma, yazma, okuma ve anlama becerilerine sahip olup olmadığını belirlemektir. Sorulan sorular, okuma ve dinleme materyallerinin hepsi üniversite seviyesine yönelik olarak düzenlenmiştir.
IELTS sınavında ise Akademik IELTS dediğimiz üniversite adaylarına hitap eden sınavın yanında Genel IELTS denilen bir sınav türü daha vardır. Genel IELTS sınavına ise İngilizce konuşulan bir ülkeye göç etmek ya da orada çalışmak isteyen kişiler girer. Ana dili İngilizce olmayan kişileri işe almak isteyen şirketler, bu kişilerin İngilizceyi konuşup anlayabildiğinden emin olmak isterler ve bu nedenle işe girmek isteyenlerin bir sınavdan geçmesi gerekir. Bunun yanında Avustralya ve Kanada'ya göç edebilmek için bu sınavdan geçmek zorunludur.
İki sınav arasındaki başka bir fark da sınavların içeriğidir. TOEFL sınavı, Kuzey Amerika aksanına sahip olan konuşmacı ve dinleyiciler baz alınarak oluşturulmuştur. Konuşma bölümünde Kuzey Amerika'nın yerlisi olan konuşmacılar yer alır. Sorular ve üslup da Kuzey Amerika İngilizcesine göre düzenlenir. Diğer yandan, IELST sınavı çeşitli aksan ve durumları içinde barındıracak biçimde oluşturulur. Sadece Kuzey Amerika İngilizcesinin konuşulmak zorunda olmadığı bu sınav, sınava giren pek çok kişi için avantaj oluşturur.
IELTS SINAV YAPISI
IELTS sınavına giren kişilerin konuşma, okuma, yazma ve dinlemeden oluşan dört bölümü tamamlaması gerekir. En yüksek skor 9'dur ve kişinin her alanda kendini yeterince ifade edebildiğini belirtir. Dinleme ve konuşma bölümleri Akademik ve Genel IELTS sınavlarının ikisinde de aynıyken okuma ve yazma bölümleri farklılık gösterir. Sınav süresi 2 saat ve 45 dakikadır. Dinleme, okuma ve yazma bölümleri aynı gün içinde ara vermeden tamamlanmalıdır. Konuşma bölümü ise sınavdan bir hafta önce ya da sonra tamamlanabilir.
TOEFL SINAV YAPISI
TOEFL sınavı internet üzerinden ya da sınav merkezlerinde yapılabilir. İnternet üzerinden yapılan sımavlarda aday okuma, yazma, konuşma ve yazma bölümlerini dört saat içerisinde tamamlamak zorundadır. Her bölümün belirli bir süresi vardır. Sınav merkezlerinde yapılan sınavlar da benzer yapıdadır. Bu tür sınavlarda da benzer beceriler farklı bir biçimde sınanır.
İnternet üzerinde yapılan TOEFL sınavında en yüksek skor 120 iken en düşük skor da sıfırdır (0). Kağıt üzerinde yapılan sınavlarda ise skor değerleri 310 ile 577 arasındadır. Her bölüm ayrı ayrı puanlanırken yazma bölümü final skoruna eklenmez. TOEFL ve IELTS sınavları önemli farklar içerse de ikisi de kişinin yeterli derecede İngiliz dilini bilip bilmediğini belirlemede son derece faydalıdır. Hangi sınavı almanız gerektiğine karar veremiyorsanız, gitmek istediğiniz okul ya da şirketle iletişim kurarak onların hangi sınavı tercih ettiklerini öğrenebilirsiniz. )
- TOF-MS ile/||/<> QUADRUPOLE MS
( TOF uçuş zamanı geniş m/z, quadrupole süzgeç seçici. )
( Formül: Pulsed İLE sürekli )
- TOGGLE İLE OSCİLLATOR İLE COUNTER ile/||/<> GENETİK DEVRELER
( Hücresel mantık devreleri. )
( Formül: dx/dt = α/(1+y^β) - x )
- TÖHMETLENDİRMEK ile TÖHMET ile TÖHMETLİ
- SEMEN[İng.] / SPERME[Fr.] / SAMEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOHUM, MENİ, SPERMA
- TOHUM[İng. SEED] ile/||/<> AÇIK TOHUMLU[İng. GYMNOSPERM] ile/||/<> FRUİTARYAN[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> MALTOZ[İng. MALTOSE] ile/||/<> MEYVE ile/||/<> MEYVECİL[İng. FRUITARIAN] ile/||/<> NİŞASTA[İng. STARCH] ile/||/<> YALANCI MEYVE[İng. PSEUDOCARP (FALSE FRUIT)]
( Ekildiğinde yeni bir bitki haline gelecek döllenmiş ve olgun bir yumurta. Besleyici göze olan endospermi (ya da perisperm) içerir ve genelde bir tane döllenmiş ovum (embryo) bulundurur. @@ Yaşamının haploit ve diploit evresi eşit olan ve meyve yaprağındaki tohum taslağının etrafı çevrili olmayan odunsu bitkiler. Polen tohum taslağının yüzeyinde filizlenir. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Çimlenmiş arpada, patates tohumlarında görülen bir disakkarittir. Moleküler formülü C12H22O11 olarak gösterilmektedir. Suda iyi çözünen bir disakkarittir ve tatlı bir tada sahiptir. Hidroliz yolu ile iki glikoz molekülüne ayrılır. Aynı zamanda alkol üretiminde önemli rol oynamaktadır. @@ Tohumlu bitkilerde döllenmeden sonra karpellerin gelişip olgunlaşması ile meydana gelen yapı. @@ Dini, siyasi, çevresel, kültürel, estetik ve ekonomik gibi nedenlerle hayvansal ürünler ve tahıllar olmadan meyve, sebze, kabuklu yemişler ve tohumlar içeren bir diyet uygulayan kişi. Kuru erik, fındık, hurma, domates, limon, mandalina, armut ve kabak gibi besinleri tüketir. @@ Deposal polisakkaritlerden biridir. Bitkilerde fotosentez sonucu üretilen glikozun fazlası nişastaya dönüştürülür. Bu nişasta; bitkinin kök, gövde, yaprak, meyve ve tohum gibi organlarında depolanır. Aynı zamanda patates, pirinç, arpa, buğday ve yulaf gibi besinlerde bol miktarda bulunur. @@ Bir çiçeğin yumurtalık haricindeki, bir başka bölümünün gelişmesi ile oluşan etli yerdir. Böyle meyvelerin etli bölümleri çiçek sapı, çiçek tablası, hatta çiçek örtüsü (çanakyapraklar ya da taçyapraklar) gibi parçaların gelişmesi ile ortaya çıkarlar. Elma, armut ve ayva örnek olarak verilebilir. Bir elmanın yenen bölümü etlenmiş çiçek tablasıdır. Tohumları içeren yumurtalık ise meyvenin ortasında bulunur; bu bölüm yenmez.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TOHUM:
YUMURTA ile/ve/değil/||/<>/< DÜŞÜNCE
- TOHUM ile/ve EVİNLİ
( ... İLE/VE Özlü ve dolgun tohum. )
- TOHUM ile/ve/||/<>/> FİLİZ ile/ve/||/<>/> FİDAN ile/ve/||/<>/> GENÇ AĞAÇ ile/ve/||/<>/> YETİŞKIN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> ÇİÇEK VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> MEYVE VEREN AĞAÇ ile/ve/||/<>/> KORU ile/ve/||/<>/> ORMAN
(
)
- TOHUM ile FİLİZLENEN ile ÇİMLENMEK ile ÇİMLENME
( GERMINAL vs. GERMINANT vs. GERMINATE vs. GERMINATION )
( نطفهاي ile جوانه زننده ile سبز شونده ile تنديدن ile جوانه زني ile جوانه زايي )
( NOTFEHYAY ile JAVANEH ZANANDEH ile SABZ SHVANDEH ile TANDYDAN ile JAVANEH ZANY ile JAVANEH ZAYY )
- TOHUM ile KENDİ KENDİNE AÇILMAYAN TOHUM
( SEED vs. INDEHISCENT )
- TOHUM ile/ve/<> MİBZER[Ar.]
( ... İLE/VE/<> Tohum ekme aygıtı. )
- TOHUM ile PITRAK
( ... İLE Hayvanların kıllarına ve kişilerin giysilerine takılan bir bitki tohumu. )
- TOHUM ile ŞEYTANARABASI
( ... İLE Bazı bitkilerin havada uçuşan uzun ve ince tüylü tohumu. )
- TOHUMLAMAK ile TOHUMLANMAK ile TOHUM/LUK ile TOHUMCU/LUK ile TOHUMLU ile TOHUM ZARI ile TOHUMLU BİTKİLER
- TOHUMLA(N)MA ile/ve SPORLA(N)MA
( Çiçekliler/de. İLE/VE Çiçeksizler/de. )
- TOHUMLU BİTKİ/LER ile/ve TOHUMSUZ BİTKİ/LER
( Döllenmiş yumurta hücresinin gelişerek tohum meydana getirdiği bitkiler. İLE/VE Eşeyli ya da eşeysiz olarak üreyen, eşeyli üremede zigot ya da embriyonun etrafında besi doku bulunmayan, tohum oluşturmayan bitkiler. )
- TOHUMLUK ile/ve SOFRALIK
- TOHUMUN:
İLK DURUMU ile/ve/<> SON DURUMU
( Toprak içinde/altında. İLE/VE/<> Meyvesinin içinde. )
( İdea. İLE/VE/<> İdeal. )
- TOHUMUN:
YİTMESİ ile/ve/değil/yerine/||/<>/></< BİTMESİ/YEŞERMESİ
- TOK İKEN YEMEK YİYEN ile MEZARINI DİŞİYLE KAZAR
- TOK ile/ve/||/<> PEK
( Karnın. VE/||/<> Sırtın. )
- TOKA ile FİRKETE[İt.]
( ... İLE Kadınların, saçlarını tutturmak için kullandığı, U biçimindeki naylon, tel ya da bağdan saç tokası. )
- TOKA ile KALKAN
( BUCKLE vs. BUCKLER )
( باسگک بستن ile شير قلاب ile چپراست ile سگک ile سپر کوچک )
( BASGAK BASTAN ile SHYR GHALAB ile چپراست ile SAGAK ile SEPAR KUCHAK )
- TOKA ile TOKA
( CLASP vs. CLASPER )
( سرچسب ile جفت چپراست ile پيچنده )
( SARCHASB ile JOFT CHPARAST ile PEYCHANDEH )
- TOKA ile TOKA[İt. < TOCCO]
( Kemer, kayış, ayakkabı vb.nin iki ucunu birbirine bağlamaya, bunları istenilen genişlikte tutmaya yarayan, türlü biçimlerde tutturmalık. | Saçları bir arada tutmaya yarayan, bazen de süs olarak kullanılan araç. İLE El sıkışma. | Kadeh tokuşturma. )
- TOKA ile TOKALAŞMAK
( BUCKLE vs. SHAKING HANDS )
- TOKAÇLAMAK ile TOKAÇLANMAK ile TOKAÇ
- TOKALAŞMAK ile TOKALAŞABİLMEK ile TOK ile TOKA ile TOKALI ile TOK TOK ile TOKASIZ ile TOK SÖZLÜ/LÜK ile TOK KARNINA
- TOKAMAK İLE STELLARATOR İLE ICF ile/||/<> FÜZYON YAKLAŞIMLARI
( Kontrollü füzyon yöntemleri. )
( Formül: Q = P_out/P_in > 1 )
- TOKAMAK ile/||/<> STELLARATOR
( Tokamak akım sürücü toroidal İLE stellarator harici alan kararlı. )
( Formül: ITER İLE W7-X )
- TOKAMAK[İng.] / TOKAMAK[Fr.] / TOKAMAK[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKAMAK
- TOKAT ile FİSKE[Yun.]
- TOKAT ile !ŞAPLAK
( ... İLE "Şap" diye ses çıkaran tokat. )
- TOKAT ile Tokat ile !TOKAT
( ... İLE Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri. İLE İnsana el içi ile vuruş. )
- TOKAT ile/ve YUMRUK
( BERKİTME/K: Tokat atma/k. )
( TEBÂNÇE ile/ve ... )
- TOKAT ile YUMRUK
- TOKATLAMAK ile SÖĞÜŞLEMEK
- TOKATLAMAK ile TOKATLANMAK ile TOKATLATMAK ile TOKATLAYABİLMEK ile TOKAT ile TOKATLI/LIK ile TOKATÇI/LIK ile TOKAT ARSIZI ile TOKAT KEBABI
- TÖKEZLEME ile/ve/değil/||/<>/< SÜRÇME
- TÖKEZLEMEK ile SENDELEMEK
- TÖKEZLEMEK ile TAKILMAK
- TÖKEZMEK ile TÖKEZLEMEK ile TÖKEZLENMEK ile TÖKEZLETMEK
- TOKLU ile ÖVEÇ
( Bir yaşındaki eril kuzu/hamel. İLE İki, üç yaşındaki eril kuzu. )
(
ile ... )
( EL CORDERO con ... )
- TOKLU ile TOKLUK
- TOKLUK ŞEKERİ (ÖLÇÜMÜ) ile/ve AÇLIK ŞEKERİ (ÖLÇÜMÜ)
( Yemekten iki saat sonra. İLE/VE Sabah aç karnına. )
- TOK/LUK/YEMEK (YEMEK) ile/ve/değil/yerine/||/></< AÇ/LIK
( Öldürür. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/>< Öldürmez. )
( Açlığını gidermiş, doymuş, aç karşıtı. | Sık ve kalın dokunmuş (kumaş). | Kalın ve gür selen/sedâ. | Sevgi, sevecenlik, başarı, para, mal vb. şeyleri elde etmiş ve bunlara kavuşmuş olan.
İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/><
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. | Yiyecek bulamayan. | Gözü doymaz, haris. | Çok istekli, hevesli. | Karnı doymamış olarak. )
- TOK/LUK ile/ve/||/<> DOYGUN/LUK
- TOKMAK ile FİLARİZ
( ... İLE Keten dövmeye yarayan tokmak. )
- TOKMAK ile SOKU
( ... İLE Taş dibek. | Dibekte, havanda, dövme işini yapan tokmak. )
- TOKMAK ile TOKMAKLAMAK ile TOKMAK TOKMAK ile TOKMAKÇI/LIK
- TOCOPHEROL[İng.] / TOCOPHÉROLS[Fr.] / TOCOPHEROLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKOFEROL
- TOKONOMA ile/ve/||/<> SHOJİ ile/ve/||/<> FUSUMA ile/ve/||/<> DOMA ile/ve/||/<> AMADO ile/ve/||/<> RANMA
(
Tokonoma (床の間)
Tanım: Zaşiki odasında yer alan, süs eşyalarının ya da sanat yapıtlarının sergilendiği dekoratif niştir.
- Rulo resim[kakejiku], ikebana[çiçek düzeni9 ya da kaligrafi yapıtları yer alır.
- Konuklara saygının ve estetik anlayışın göstergesidir.
- Odada genellikle en onurlu köşede yer alır.
Shoji (障子)
Tanım: Ahşap iskelet üzerine yerleştirilmiş yarı saydam kâğıttan oluşan sürgü kapı ya da pencere panelleridir.
- Gün ışığını yumuşatarak içeri alır.
- Odalar arasında ışık geçişini sağlar ama görüşü sınırlar.
- Doğayla geçirgen bir sınır oluşturur; engava ve zaşiki ile sık ilişkilidir.
Fusuma (襖)
Tanım: Opak, kalın kâğıtla kaplı, ahşap çerçeveli sürgü kapılardır. Odaları birbirinden ayırmakta kullanılır.
- Shoji'den farkı, ışık geçirmemesidir.
- İç mekân esnekliğini sağlar; duvar yerine geçebilir.
- Genellikle zarif manzara ya da motifli çizimlerle süslenir.
Doma (土間)
Tanım: Toprak ya da taş zeminli, ayakkabıyla girilebilen iç alan. Geleneksel evlerde mutfak ya da çalışma alanı olabilir.
- Genkan'a bağlı olabilir ya da onun devamı sayılır.
- Yarı iç mekân işlevi görür.
- Kırsal evlerde sık görülür; bazen ocak[irori] ile bütünleşir.
Amado (雨戸)
Tanım: Ahşap ya da metalden yapılmış, genellikle pencere ya da sürgü kapıların dışına yerleştirilen koruyucu panjurlardır.
- Gece kapatılarak güvenlik sağlar.
- Fırtına, yel ve dış etkenlere karşı koruma sunar.
- Engava çevresinde kullanımı yaygındır.
Ranma (欄間)
Tanım: Oda bölmeleri üzerinde yer alan dekoratif ve havalandırmaya izin veren ahşap oymalı panellerdir.
- Işık ve hava geçişini sağlar.
- Oymacılık sanatının ince örnekleriyle süslenebilir.
- Zaşiki ya da öteki odalar arasında bulunur.
- TOKONOMA ile/ve/||/<> TOKOVAKİ ile/ve/||/<> ZAŞİKİ ile/ve/||/<> OŞİİRE
(
Tokonoma [ 床の間 ]
Tanım: Geleneksel Japon odalarında[washitsu] bulunan, zeminden hafifçe yüksek, dekoratif bir niş ya da alandır.
Özellikleri:
- Genellikle bir kakemono[asılı resim/hat] ya da ikebana[çiçek düzenleme9 sergilenir.
- Alt bölümünde shikkui[sıva] ya da ahşap bir zemin bulunur.
- Konukların onur konuğu ["kamiza" tarafı9 tokonomaya bakacak biçimde oturur.
İlişki: Japon estetiğinde "ma"[boşluk] ve sadelikle bağlantılıdır.
Tokovaki [ 床脇 ]
Tanım: Tokonoma'nın yanında bulunan ikincil niş ya da depolama alanıdır.
Özellikleri:
- Genellikle chigaidana[asılı raflar] ya da tsukeshoin[yazı masası] içerir.
- Tokonoma'nın aksine daha işlevsel amaçlıdır [kitap, çay seti vb. koymak için].
Fark: Tokonoma dekoratifken, tokovaki uygulamalı kullanım içindir.
Zaşiki [ 座敷 ]
Tanım: Geleneksel Japon tarzında döşenmiş, tatami kaplı ana oturma odasıdır.
Özellikleri:
- Tokonoma ve tokovaki genellikle bu odada bulunur.
- Konuk ağırlama, çay törenleri ya da dinlenme için kullanılır.
İlişki: Tokonoma, zaşiki'nin bir parçasıdır.
Oşiire [ 押入 ]
Tanım: Geleneksel Japon evlerinde tatami odalarında bulunan, fusuma[sürme kapılı] depolama alanıdır.
Özellikleri:
- Yatak[futon], yorgan ya da eşya saklanır.
- Modern dolabın Japon biçimidir.
Fark: Tokonoma, sergileme amaçlıyken; oşiire, tamamen depolama içindir.
Tokonoma, Tokovaki, Zaşiki ve Oşiire arasındaki FaRkLaR...
| Terim | İşlev | Konum | Dekoratif mi? |
|---|---|---|---|
| Tokonoma | Sergi [sanat/çiçek] | Zaşiki içinde | Evet |
| Tokovaki | Depolama/yardımcı alan | Tokonoma'nın yanı | Kısmen |
| Zaşiki | Oturma odası | Ana oda | Hayır [mekânın kendi] |
| Oşiire | Depolama [eşya/futon] | Duvar içi | Hayır |
- Tokonoma ve tokovaki, sukiya-zukuri[çay evi mimarisi] ile popülerleşmiştir.
- Oşiire, modern wardrobe'un atası sayılırken; tokonoma, Batı'daki "şömine nişi"ne benzer simgesel bir rol üstlenir.
- Japon estetiğinde bu alanlar, wabi-sabi[mükemmelsizlikteki güzellik] ve yohaku no bi[boşluğun güzelliği] gibi kavramlarla da ilişkilidir.
- TOXAPHENE[İng.] / TOXAPHÈNE[Fr.] / TOXAPHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKSAFEN
- TOXIC DOSE[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİK DOZ
- TOXIC[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİK
- TOKSİKOLOJİ[İng. TOXICOLOGY] ile/||/<> EĞİTİM[İng. EDUCATION] ile/||/<> İN VİTRO[İng. IN VITRO] ile/||/<> ORTAK KÜLTÜR[İng. CO-CULTURE] ile/||/<> PATOLOJİ[İng. PATHOLOGY]
( Zehirleri ve zehirlerin biyolojik organizmalara olan etkilerini inceleyen bilim dalıdır. Biyokimya, histoloji, farmakoloji, patoloji ve diğer birçok disiplinle etkileşim halindedir. Toksik yani zehirli maddelerin incelenmesi ve sınıflandırılması ilk olarak 19. yüzyılda Mathieu Orfila tarafından gerçekleştirilmiştir. Mathieu Joseph Bonaventure Orfila, sıklıkla "Toksikolojinin Babası" olarak anılırdı. 19. yüzyılın ilk büyük adli tıp uzmanı olan Mathieu Orfila, kimyasal analizi adli tıbbın rutin bir parçası haline getirmek için çalıştı. Orfila aynı zamanda halk sağlığı sistemlerini ve tıp eğitimini geliştirmek için de çalıştı. @@ Eğitim insanın doğasında var olan bütün bilgi ve kabiliyetleri baz alarak onu yönlendirmek, geleceğe hazırlamak, hayatı boyunca gerekli bilgiyi nasıl elde edeceğini öğrenmesine yardımcı olmaktır. @@ Latince "cam içinde" demektir. Hayvan ya da bitki gözelerinin/dokularının canlı dışında ; petri, ependorf tüpü, kültür flaskı içinde yaşam döngülerine devam ettiği ortamlardır. Bu ortamlar üzerinde, ilaç sanayisi, toksikoloji deneyleri, fizyoloji çalışmaları yapılmaktadır, bu biçimde hayvan deneyleri azaltılıp kültür ortamına geçişi amaçlamaktadır. @@ Organ-Organ etkileşimi olan organların (Karaciğer-Böbrek, Mide-Bağırsak, Akciğer-Karaciğer vb.) sinerjisini, gelişim fizyolojisini, toksikolojisini ve metabolizmasının göze kültürü ortamına ko-kültür ya da ortak kültür denir. Ko-kültür iki monokültürün (tekli göze kültürü) aynı mekanizmada (ortamda) bulunmasıdır. @@ Hastalıkların başlangıç nedenleri (etiyolojileri), adım adım ilerlemeleri (patogenez) ve normal yapı ve işlev üzerindeki etkileri ile ilgilenen bilim dalı ya da hastalık, hasta şikayetleri (semptomlar) ve/veya dikkatli bir gözlemcinin ölçümleri (belirtiler) ile ortaya çıkan, normal bir fenotipten (genom ve çevreye bağlı gözlemlenebilir özellikler) tanımlanabilir bir sapma.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TOKSİKOLOJİ ile/ve/||/<> TOKSİN
( Zehirle, onların organizmaya olan etkileriyle ve zehirlerin belirlenmesiyle uğraşan bilim dalı. İLE Canlı organizmalarda görülen zehir. )
- TOKSİKOMAN ile TOKSİKOMANİ
- TOXIN[İng.] / TOXIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOKSİN
- TOXICITY, TOXIC EQUIVALENT[İng.] ile/değil/yerine/= TOKSİSİTE
- TOKURDAMAK ile TOKURDATMAK
- TOKUŞTURMAK ile TOKUŞTURABİLMEK
- TOKUŞTURMAK ile YARIŞTIRMAK
- TOKYO[Jp.] ile Tokyo
( Genellikle plastikten yapılmış bir terlik türü. İLE Japonya'nın başkenti. )
- TOLANE[İng.] / TOLANE[Fr.] / TOLAN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLAN
- TOLAZOLINE HYDROCHLORIDE[İng.] / CHLORHYDRATE DE TOLAZOLINE[Fr.] / TOLAZOLINHYDROCHLORID[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLAZOLİN HİDROKLORÜR
- TOLERANS ile TOLERANSLI/LIK ile TOLERANSSIZ/LIK
- TOLGA ile TOLGALI ile TOLGASIZ
- TOLLENS REAGENT[İng.] / TOLLENS REAGENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLLENS BELİRTECİ/REAKTİFİ
- TOLSTOY ile TOLSTOY
( Lev İLE Aleksey Nikolayeviç )
( 09 Eylül 1828 - 20 Kasım 1910 ile 10 Ocak 1883 - 23 Şubat 1945 )
- TOLTEK ile/ve AZTEK ile/ve İNKA ile/ve MAYA
- TOLU BALSAM[İng.] / BAUME DE TOLU[Fr.] / TOLUBALSAM[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLU BALZAMI
- TOLUA ile ...
( Upolu'da yüksek bir dağ. [Polinezya Adaları] )
- TOLÜEN[Fr. < TOLUENE] ile KREZOL[Fr. < CRESOL]/LİZOL[Fr. < LYSOL]
( Madenkömürü katranında, benzinle birlikte bulunan, eritici ve leke çıkarıcı olarak kullanılan, yanabilir sıvı hidrokarbür. C7H8 İLE Tolüenden türeyen üç fenol izomerinden biri. )
- TOLUENE, TOLUL[İng.] / TOLUÉNE[Fr.] / TOLUOL[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUEN
- TOLUIDINE[İng.] / TOLUIDINE[Fr.] / TOLUIDIN[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUİDİN
- TOLUIC ACID[İng.] / ACIDE TOLUIQUE[Fr.] / TOLUYLSÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOLUİK ASİT
- TOMARLAMAK ile TOMARLANMAK ile TOMARLATMAK ile TOMAR ile TOMAR TOMAR
- TOMBALA ile TOMBALAK ile TOMBALACI/LIK
- TOMBİK ile TOMBİLİK
- TOMBUL ile TOMBALAK
( Yuvarlak. | Şişman, etine dolgun. İLE Kısa boylu, şişman, tıknaz ve tombulca. )
- TOMBULLAŞMAK ile TOMBUL/LUK ile TOMBULCA
- TOMOGRAPHY[İng.] / TOMOGRAPHIE[Fr.] / TOMOGRAPHIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TOMOGRAFİ
- TOMRUK ile FİLENK[Yun.]
( Kesilmiş ağacın, silindir biçimindeki gövdesi. | İşlenmek ya da biçilmek üzere hazırlanmış taş kütlesi. | Tomurcuk. | Tutukevi. İLE Ağır nesneleri bir yerden, bir yere kaydırmak ve özellikle tekneleri karaya çekmek için bunların altına sürülen yuvarlak ağaç. )
- TOMRUK ile OBRUK
- TOMRUKLAMAK ile TOMRUKLANMAK ile TOMRUK
- TOMURCUK ile FİLİZ
( BUD vs. SHOOT )
- TOMURCUK ile GONCA[Fars. < GONÇE]/KONCA
( ... İLE Açılmamış çiçek. )
( Divan edebiyatında sevgilinin ağzı yerine kullanılır ve açılmamışlık özelliğiyle kendini gösterir. )
- TOMURCUKLANMA[İng. BUDDING] ile/||/<> EŞEYSİZ ÜREME[İng. ASEXUAL REPRODUCTION] ile/||/<> VEJETATİF[İng. VEGETATIVE]
( Ana canlıdan çıkıntı oluşması yoluyla gerçekleşen eşeysiz üreme biçimi. Oluşan çıkıntı yeterince büyüdükten sonra ana canlıdan ayrılır ya da ana canlıya bağlı kalarak koloni oluşturur. Bu üreme biçimi hidra ya da maya mantarlarında görülebilir. @@ Cinsel bir işleme bağlı olmayan herhangi bir üreme biçimi. Tek bir bireyi içerir. Hücre bölünmesi, parçalanma ya da tomurcuklanma ile çoğalma. @@ (Biyolojide) Doğal (tomurcuklanma, rizomlar, koşucular, vb.) ya da yapay (aşılama, katmanlama ya da çelik alma) olarak eşeyli üreme haricindeki yollarla elde edilen bitkinin büyümesi ve gelişiminin belirli bir aşaması ya da özelliğiyle ilgili.
[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )
- TOMURCUKLANMAK ile TOMURCUK
- TON[Fr. < TONNE] ile KİLOTON[Fr.]
( Bir metreküp hacminde ve + 4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. İLE Değeri bin ton olan kütle birimi. )
- TON[Fr. < TONNE] ile TON[Fr. < TON]
( Bir metreküp oylumda ve + 4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. İLE İnsan seleninin ya da çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. | Konuşmada selenin duyguları belirtecek biçimde çıkması. | Bir rengin koyuluk ya da açıklık derecesi. )
- TON TON ile/ve/||/<> BABACAN
- TON[Fr. < TONNE] ile TON[Fr. < TON]
( Bir metreküp hacminde ve + 4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. İLE İnsan ya da çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. | Konuşmada sesin duyguları belirtecek biçimde çıkması. | Bir rengin koyuluk ya da açıklık derecesi. | Ses titreşimlerinin yükselip alçalması, titrem. )
- TON[Fr. TONNE] ile TON[Fr.]/ÖTÜM/TİTREM ile TON[Fr. THON COMMUN]/İSTAVRİT AZMANI/ORKİNOS/TUNNY[İng. < Lat. THUNNUS ALALUNGA]
( Bir metreküp oylumda ve +4 °C'deki arı suyun ağırlığı. | Bin kilogramlık ağırlık birimi. @@ İnsan ya da çalgı sesinin yükseklik, alçaklık derecesi. | Konuşmada, selenin kişinin "düşünce ve duygularını yansıtacak biçimde çıkması". | Bir rengin koyuluk ya da açıklık derecesi. | Ses titreşimlerinin birbirine göre yükseklik alçaklık durumu. @@ Uskumrugillerden, boyu 2,5 metre kadar olabilen bir balık. )
- TONE[İng.] / VIRER, TON[Fr.] / TÖNEN[Alm.] ile/değil/yerine/= TON
- TONAJ[Fr. < TONAGE] ile TONALİTE[Fr.]
( Bir taşıtın alabildiği ton miktarı. | Bir ticaret gemisinin iç hacminin hesaplanmasıyla bulunan taşıma kapasitesi. İLE Belirli bir tonda yazılmış müzik parçasının niteliği. | İnsan sesinin rengi. )
- TONAJ[Fr.] ile/ve/||/<> TONİLATO[İt.]
( Bir taşıtın alabildiği ton miktarı. | Bir ticaret gemisinin iç hacminin hesaplanmasıyla bulunan taşıma kapasitesi. İLE Gemilerin alabileceği yükü belirtmekte kullanılan, bir tona eşit birim. )
- TONAL ile NAKUAL
- TONALİTE ile ATONALİTE
- TONER[İng.] / TONER, COLORENT ORGANIQUE[Fr.] / ORGANISCHER PIGMENTFARBSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= TONER
- TONKA BEAN[İng.] / TONKA[Fr.] / TONKABONNE[Alm.] ile/değil/yerine/= TONKA FASULYESİ
- TONLA ile TONLARCA
- TONLU ile TONLUK ile TONLULAŞMA ile TONLU VURGU ile TONLU ÜNSÜZ
- TONOMETER[İng.] ile/değil/yerine/= TONOMETRE
- TONOMÉTRIE[Fr.] / TONOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TONOMETRİ
- TONOZ[Yun.] ile AĞTONOZ
( Biçimi, alttan içbükey olmak üzere, taş ya da tuğla ve harçla örülmüş yarım silindir biçiminde tavan. | Bir kemerin ötelenmesi ile meydana gelen örtü. İLE Gotik mimarlıkta kullanılmış, ağ biçiminde, parçalı tonoz. )
- TONOZ ile/||/<> ÇAPRAZ TONOZ ile/||/<> KABURGALI TONOZ ile/||/<> TROMP/TONOZ BİNGİ
( Taş ya da tuğladan örülerek oluşan bir mimari örtü ögesi.[Biçimine göre beşik tonoz, aynalı tonoz, çapraz tonoz, kaburgalı tonoz, yelken tonoz gibi adlar alır.] İLE/||/<> İki beşik tonozun dik açılı kesişmesinden oluşan tonoz biçimi. İLE/||/<> Genellikle beşik tonozlarda ve ötekilerinde destek kaburgaların görülebildiği tonoz biçimi. İLE/||/<> Kare altyapıdan kubbe eteğini hazırlayan sekizgen geçiş öğesi. )
- TONOZ[Yun.] ile/||/<> KUBBE[Ar.]
( Tuğla ve harçla örülmüş, alttan obruk, yarım silindir biçiminde tavan örtüsü. | Bir kemerin aralıksız devam etmesiyle oluşan örtü biçimi. | Kemerin uzatılmasıyla oluşan, mekânı doğrusal olarak örten bir örtü. İLE/||/<> Yarım küre biçiminde olan ve yapıyı örten dam. | Merkezli bir mekânı örten küresel bir üst örtü. )
- TONSUZ ile TONSUZLAŞMA ile TONSUZ ÜNSÜZ
- TONYA ile TONYA YAĞI
- TOP ARABACILARI ile/değil/||/<> TOPÇU OCAĞI ile/değil/||/<> TOPÇULAR OCAĞI ile/değil/||/<> TOPHANE
( Hareketli topları kullanacak askerlerin yetiştirildiği askeri birlik. İLE/||/<> Osmanlı İmparatorluğu'nda Kapıkulu Ocakları'nın yaya kısmına mensup, top dökmek ve kullanmakla vazifeli askerlerin bağlı olduğu ocaktır. Sultan I. Murad devrinde yeniçeri ocağının teşkilinden hemen sonra, acemi ocağından alınan askerlerle ilk olarak topçu ocağı kuruldu. İstanbul'un fethinden sonra, Galata suru dışında Tophane denilen yerde topçu kışlaları ve sabit top dökümhânesi yapıldı. Zaman içinde, Belgrad, Budin, Temaşvar, İşkodra, Gülamber, Provişte gibi yerlerde ihtiyaca göre tophaneler kurulup top döktürüldü. Topçu ocağına sertopi adıyla da anılan topçu başı nezaret ederdi. Onun emrinde bulunan dökücü başı (serihtegân), dökümhâneden sorumluydu. Onun da maiyetinde; yardımcısı, tamirci, dökümcü, burgucu, yamacı, demirci, marangoz gibi zanaatkârlar bulunurdu. Tophanenin, hesap ve alım-satım işlerine tophane emini bakardı. İmalât ve ihtiyaçlarından da Tophane Nazırı mesuldü. Topları kullanmak ise, ağa bölükleriyle cemaat ortaları'nın vazifesiydi. Beş ağa bölüğü ve yetmiş cemaat ortası vardı. Her orta ya da bölükte bir çorbacı, bir odabaşı ve diğer küçük rütbeli subaylar bulunurdu. Ocak kethüdası, ocak çavuşu ve katibi de, bu ocağın büyük amirleriydi. Topçu ocağı, sarı-kırmızı bayrak taşırdı. Topların üretilmesi, muhafazası ve savaşlarda kullanılması işlerinden sorumlu tutulan birliğe topçu ocağı denilirdi Topçu ocağının Osmanlı ordu teşkilatı içinde yer alması II. Murad devrinde olmuştur. Topçu ocağı, kapıkulu ocaklarının yaya kapıkulu ocaklarının üçüncü kısmını oluşturan bir teşkilât olup, ocağın 16 ve 18. ortalarını teşkil ederdi. Topçu ocağına acemi ocağından asker alınır ve bunlara şagirt denilirdi. Topçu ocağı da yeniçeri ocağı gibi ağa bölükleri ve cemaat ortaları olarak iki kısımdan müteşekkildir. Ağa bölükleri beş tane ve cemaat ortaları yetmiş iki tane idi. Her orta ve bölükte bir çorbacı, bir odabaşı ve diğer küçük rütbeli kişiler bulunurdu. Topçu ocağı efradının kuruluşundan itibaren zamanla çoğaldığı ve buna bağlı olarak da mevâciblerinin arttığı görülür. Topçu ocağının kendine has sarı kırmızı renklerden oluşan bir bayrağı bulunmaktaydı. Kırmızı zemin üzerine beyaz sim ile işlenmiş bir top ve bunun ağız tarafında bulunan üç gülle resmi mevcuttu. Kenarları ise sarı işlemeleydi. Bu sebeble sefere giden topçulara hazineden yirmibeş zira kırmızı ve yirmi beş zira sarı bayraklık ‘dârayî' adı verilen bez verilmesi kanun idi. İLE/||/<> Osmanlı ordusunda Kapıkulu Ocaklarından biri. Top dökmek, top mermisi yapmak ve top atmak için oluşturulmuştur. İLE/||/<> Osmanlı Devleti'nde top dökülen ve topçu askerleri yetiştirilen yer. )
- TOP ATEŞİ ile GÜLLE ile TOPÇU
( CANNONADE vs. CANNONBALL vs. CANNONEER )
( توپ اندازي ile سريعالسير حرکت کردن ile توپچي ile توپ انداز )
( TOP ANDAZY ile SARYALESYR HARKAT KARDAN ile توپچي ile TOP ANDAZ )
- TOP-DOWN İLE BOTTOM-UP ile/||/<> NANO ÜRETİM
( İki temel nanofabrikasyon yaklaşımı. )
( Formül: Self-assembly (bottom-up) )
- TOP ile ARMUT TOP
( ... İLE İçi havalı, dışı deri, armut biçiminde top. )
- TOP ile BİLYALI RULMAN ile BALİSTA
( BALL vs. BALL BEARING vs. BALLISTA )
( مجلس رقص ile گلوله کردن ile گوي ile توپ بازي ile توپ ile گرهک ile گروهه ile بلبرينگ ile منجنيق ile سنگ انداز )
( MOJALS RAQS ile GOLOLEH KARDAN ile GOY ile TOP BAZY ile TOP ile GARECK ile گروهه ile BOLBARYNAG ile منجنيق ile SANG ANDAZ )
- TOP ile/değil ÇAKALOZ[Yun.]
( Gülle ya da şarapnel atan büyük, ateşli silah. İLE/DEĞİL Mermi olarak, çakıl taşı atan bir tür top. )
- TOP ile/değil/||/<> ÇAKALOZ ile/değil/||/<> DEHEN ile/değil/||/<> KRUP
( ... İLE/DEĞİL/||/<> Mermi yerine çakıl taşı atan bir tür top. İLE/DEĞİL/||/<> Osmanlı ordusunun kullandığı bir tür top. İLE/DEĞİL/||/<> 1888 tarihinden başlayarak Osmanlıda kullanılan bir top. )
- TOP ile/ve/||/<>/< GÜLLE
- TOP ile TOMAK
( ... İLE Ağaçtan yapılmış top. | Ağaçtan yapılmış gürz. | Bir tür kalın ve ağır çizme. )
- TOP ile TOPAK ile TOPARLAK
( Birçok spor oyununda kullanılan, türlü büyüklükte, genellikle kauçuktan yapılmış yuvarlak nesne. | Bazı araçlarda bulunan toparlağımsı parça. | Kumaş, kâğıt gibi şeylerin belirli miktardaki bağı. | Kumaş, kâğıt vb. şeylerin düzenli bir yığın durumuna getirilmiş bağı. | Yuvarlak biçimde olan, toparlak. | Tamamen, bütünüyle. | Gülle ya da şarapnel atan büyük, ateşli silah. İLE Yuvarlak biçimde olan nesne, toparlak. | Yufka açmak için avuç içinde yuvarlak bir biçim verilen hamur parçası. | Bu biçim verilmiş nesne. | Hayvanlarda, parmakların ardında topuğu andıran çıkıntı. | Şişe ya da kadeh. İLE Top cephanesi taşıyan araba. | Top biçiminde olan, yuvarlak, kürevi. )
- TOP ile TOPU ile TOP TOP ile TOP ÇAM ile TOP AĞAÇ ile TOP ATIMI ile TOP SAKAL ile TOP SAĞIR ile TOP SÜRME ile TOP TÜFEK ile TOPU TOPU ile TOP KANDİL ile TOP ZAMBAK ile TOP ARABASI ile TOP MERMİSİ ile TOP SAKALLI ile TOP TEKNİĞİ ile TOP PATLICAN ile TOP TOPLAYICI/LIK
- TOPAÇ ile PIRLANGIÇ
( Çevresine ip sarılıp birden bırakılarak ya da kamçı ile vurularak döndürülen koni biçiminde ucu sivri oyuncak. | Kurşun borunun ağzını genişletmekte kullanılan bir tür ağaç tıkaç. | Kayık küreğinin toparlakça yeri. | Toparlak sepet ya da küçük küfe. İLE Ses çıkararak dönen topaç. )
- TOPAÇ ile TOPAÇÇI
- TOPAÇ ile/ve/||/<> YOYO
- TOPAK TOPAK ile YUMAK YUMAK ile ÇOMAK ÇOMAK
- TOPAKLAMAK ile TOPAKLANMAK ile TOPAKLAŞMAK ile TOPAKLAŞTIRMAK ile TOPAK
- TOPAKLANMAK ile TOPAKLANMA ile TOPAK
( FLOCCULATE vs. FLOCCULENCE vs. FLOCCULUS )
( لخته شده ile قلنبه شدگي ile کلف خورشيد )
( LAKHTEH SHODEH ile GHALANBEH SHODEGY ile KOLF KHORSHYD )
- TOPAL ile TOPALLAMAK
( LAME vs. LIMP )
- TOPALLAMAK ile TOPAL/LIK ile TOPAL KAPI
- TOPALTI ile/ve/||/<>/> TOPALTI
( Kale toplarının koruması altındaki yer. İLE Kale ile korunan bir kentin yakın çevresi. )
- TOPARLAK ile TOPARLAKÇA ile TOPARLAK SAYI ile TOPARLAK HESAP ile TOPARLAK RAKAM
- TOPARLAK ile/ve/||/<>/> TOSTOPARLAK
( Top biçiminde olan, yuvarlak. İLE/VE/||/<>/> Bütünüyle toparlak. )
- TOPARLAMA ile/ve BÜTÜNLEŞTİRME
( TO (BE ABLE TO) PACK vs./and TO INTEGRATE )
- TOPARLAMAK ile AYAKTA TUTMAK
( TO PACK/TIDY [UP] vs. TO KEEP ALIVE )
- TOPARLAMAK ile/ve/değil TAMAMLAMAK
- TOPARLAMAK ile TOPARLANMAK ile TOPARLANABİLMEK ile TOPARLAYABİLMEK
- TOPARLA(N)MAK ile/ve/değil/yerine/||/<> SİLKELE(N)MEK
- TOPARLAYIŞ ile TOPARLAYICI KREM
- TOPAZ ile/||/<> AMETİST
( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Mor renkte bir kuvars türü. )
- TOPAZ ile/||/<> DİASPOR
( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Işık altında renk değiştiren bir mineral. )
- TOPAZ ile/||/<> GRANAT
( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Genellikle kırmızı tonlarda olan bir taş. )
- TOPAZ ile/||/<> KRİZOBERİL
( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Sarı-yeşil renkte ve sert bir mineral. )
- TOPAZ ile/||/<> RODOKROZİT
( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Pembe ile beyaz çizgili bir karbonat. )
- TOPAZ ile/||/<> SPİNEL
( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir mineral. )
- TOPAZ[İng.] ile/değil/yerine/= TOPAZ
- TOPAZ ile/||/<> TURMALİN
( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Birçok renkte bulunabilen bir taş. )
- TOPAZ ile/||/<> ZİRKON
( Çeşitli renklerde bulunabilir. İLE/||/<> Çeşitli renklerde bulunabilen bir taş. )
- TOPBAŞ ile TOPBAŞ BALIK
- TOPÇU ile TOPÇU ERİ ile TOPÇU ile TOPÇU
( ARTILLER vs. ARTILLERIST vs. ARTILLERY vs. ARTILLERYMAN )
( توپ خانه ile متخصص توپخانه ile توپخانه ile توپ ile توپچي )
( TOP KHANEH ile MOTEKHSOS TUPKHANEH ile TUPKHANEH ile TOP ile توپچي )
- TOPHANE ÇEŞMESİ ile TOPHANE SEBİLİ / NUSRETİYE SEBİLİ
( ... İLE Nusretiye Camisi yanındadır. 1825'te, Sultan II. Mahmud tarafından. [Kitâbe yazıları Hattat Yeserîzâde İzzet tarafındandır.] )
- TOPHANE ile Tophane
( Top yapılan, top dökülen yer. | Topçu askerinin eğitildiği yer. İLE İstanbul'da, Karaköy'den sonra gelen semtin adı. )
- TOPKAPI SARAYI'NDA:
ALAY MEYDANI ile/ve/||/<>/> BÂB-I ÂLÎ ile/ve/||/<>/> BÂB-I HÜMÂYÜN ile/ve/||/<>/> BÂB-I SELÂM ile/ve/||/<>/> BÂB-I SAADE
( Topkapı Sarayı'nın ilk bahçesi. İLE/VE/||/<>/> Yüksek kapı. | Sadrazamlık. [Osmanlı hükümeti XVIII. yüzyıldan itibaren bu adı almıştır.] İLE/VE/||/<>/> Topkapı Sarayı'nın yazılarla süslü ilk büyük kapısı. Saltanat kapısı. İLE/VE/||/<>/> Topkapı Sarayı'nda Fatih Sultam Mehmet'in yaptırdığı tuğralı ikinci kapı. Orta kapı adıyla tanınır. İLE/VE/||/<>/> Topkapı sarayı'nın üçüncü kapısı. [Harem ve taht kapısı olarak da bilinir.] )
(1996'dan beri)