Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(254/287)


- TERKİN[Ar.] ile TERKÎN[Ar.]

( Boyama, yazma. İLE Belirli bir yerde ve saatte buluşma sözleşmesi. [MÎKAT: Bir iş için belirtilen zaman ya da yer.] )


- TERKİP ile EKLEKTİZM


- TERKİP ile/ve NAZIM

( Birleşim, birleştirme, bir araya getirme. | Tamlama. | [kimya] Bileşim. İLE/VE Düzenleyen, düzene koyan, tertip eden. | Manzume yazan kişi. | Şiir. )


- TERKİS[Ar. < RAKS] ile TERKİŞ[Ar. çoğ. TERKİŞÂT] ile TERKÎZ[Ar. < REKZ]

( Dans/raks ettirme, oynatma, oynatılma. İLE Sözcüğü süsleme, güzelleştirme. İLE Dikme, yere saplama, kurma. )


- TER/LEME ile SICAK/ATEŞ

( ARKAN ile ... )

( SWEAT/PERSPIRE/PERSPIRATION/TRANSPIRATION vs. HOT/FEWER )


- TERLEMEK ile TERLETMEK


- TERLİK/ŞIPŞIP/ŞIPIDIK[argo] ile/ve PANTUFLA[Yun.]


- TERLİK ile/ve NALIN[Ar.]/TAKUNYA[Yun.]

( Genellikle ev içinde giyilen, deri, naylon vb. şeylerden yapılan, arkası açık, hafif ve türlü biçimlerde ayak giysisi. | Beyaz patiskadan dikilen takke, başlık. İLE/VE Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi. )


- TERLİ/LİK ile TERLİK ile TERLİKÇİ/LİK


- TERM SYMBOLS[İng.] ile/değil/yerine/= TERM SEMBOLLERİ


- THERM[İng.] / THERM[Fr.] / THERM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERM


- TERMAL İLETKENLİK ile/ve/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKENLİK

( Isı iletme yeteneği. İLE/VE/||/<> Elektrik iletme yeteneği. )


- TERMAL İLETKENLİK ile/ve/||/<> ELEKTRİKSEL İLETKENLİK

( Bir nesnenin ısıyı iletme yeteneği. İLE/VE/||/<> Bir nesnenin elektrik akımını iletme yeteneği. )


- TERMAL ile TERMAL KAMERA


- TERME ile Terme

( Bir tür yaban turpu. İLE Samsun iline bağlı ilçelerden biri. )


- THERMIE[İng.] / THERMIE[Fr.] / THERMIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİ


- THERMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİK


- TERMİKLEŞTİRMEK ile TERMİK ile TERMİK SANTRAL


- TERMİN[Alm.] ile/değil TEMRİN[Ar.]

( Belirlenmiş zaman, randevu. İLE/DEĞİL Alıştırma. )


- TERMİNAL[Fr./İng.] ile TERMİNAL[Fr./İng.]

( Otobüs, uçak vb. taşıtların yolcularını ilk aldığı ya da son bıraktığı yer. İLE Bir veri iletişim ortamında, veri giriş çıkışını sağlayan donanım birimi ya da donanım birimleri topluluğu. )


- TERMİNAL ile TERMİNAL DÖNEM


- TERMİNOLOJİ ile AKSİYOM/ATİK

( Terimler dizgesi. | Terim bilimi. İLE Kendiliğinden apaçık ve bundan dolayı öteki önermelerin ön dayanağı sayılan temel önerme, mütearife, belit. )


- THERMISTOR[İng.] / THERMISTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİSTÖR, ISIL DİRENÇ


- THERMITE REACTION[İng.] ile/değil/yerine/= TERMİT TEPKİMESİ


- TERMİT ile GÜNEYDOĞU ASYA AHŞAPTERMİTİ

( ... İLE Termit nüfusunun iki katıdır. )

( ... İLE 2.5 kat fazla yerler. )

( Kraliçe termit, hergün binlerce yumurtlar. [Yumurtalıkları genişledikçe kendi büyüklüğünün 300 katına kadar büyüyebilirler.] )

( Hindistan Kule Termiti [Odontotermes obesus], saniyede bir, günde 80.000'den fazla yumurta bırakırlar. )

( Formosa Termiti [Coptotermes Formosanus], karıncaları ve yuvarlak solucanları uzak tutmak için yuvasını naftalinle dezenfekte ederler. [Naftalin doğal olarak üretilmediğinden, hayvanın bunu nereden bulduğu ya da nasıl ürettiği bilinmiyor.] )

( Termitler tek eşlidir fakat Zootermopsis Nevadensis türünün %50'si eşlerini terk eder. )

( Hangi ağacı yiyeceklerine, çiğnemeye bağladıkları zaman çıkan titreşime göre karar verirler. [Ağaç lifleri çiğnendiği zaman çatırdar, bu ses, termit tarafından bir veri olarak algılanır ve ağacın tipini ve büyüklüğünü anlamalarını sağlar.] [Küçük ağaç parçalarını, mobilyaları büyük kütüklere tercih ederler.] )

( Ağaç yeme ve koloninin geri kalanını ağız ya da kıçlarından besleme işini kör işçiler yapar. )

( Bazı türlerde, işçiler, dışkılarını biraraya getirir ve üzerlerinde mantar yetişmesini sağlarlar. [Kuru mevsimlerde bile zengin protein kaynağına sahip olmalarını sağlar.] )

( Selülozu sindirebilmek için çok odalı mideleri vardır. [Bağırsaklarında 200 çeşit mikrop bulunur ve hepsi de ağaçtan enerji elde etmeye yardımcı olur.] )

( Betonun içine bile yuva yapabilirler. )

( Kuzey Amerika'daki binalara yangın ve su baskınlarından daha çok zarar verirler. [Dünya genelinde neden oldukları yıllık zarar 5 milyar doların üzerindedir.] )

( Didgeridoo[Aborjin'lerin üflemeli çalgısı] müzik aletleri, içi termitlerce oyulmuş okaliptüs yapraklarından yapılır. )


- TERMİT ile/değil HAMAMBÖCEĞİ

( Önceki adları olan Isoptera[eşit kanat] terk edilmiş ve Blattodea'ya dönüşmüşlerdir. [Kurama göre, ağaç yeme özelliklerini geliştirmeleriyle birlikte hamamböceğine benzeyen atalarından evrilmeye başlamışlardır.] )


- TERMİT ile TERMİTLER


- THERMIT[İng.] / THERMITE[Fr.] / THERMIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİT


- THERMION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYON


- THERMIONISCHER STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK AKIM


- THERMIONIC DETECTOR (TID)[İng.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK DEDEKTÖR (TID)


- THERMIONISCHE DIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK DİYOT


- THERMIONISCHER KONVERTER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK DÖNÜŞTÜRÜCÜ


- THERMIONISCHE ZELLE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK GÖZE/HÜCRE


- THERMIONISCHE AUSTRITTSARBEIT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK İŞ FONKSİYONU


- THERMIONISCHE EMISSION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK SALIM


- THERMIONISCHE TRIODE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK TRİYOT


- THERMIONISCHE RÖHRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK TÜP


- THERMIONISCHES VENTIL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK VALF


- THERMIONIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMİYONİK


- TERMO-RESPONSİVE POLİMER ile/||/<> PH-RESPONSİVE POLİMER

( Termo-responsive polimer sıcaklık değişimle davranış değiştirirken İLE pH-responsive polimer asitlik bazlık değişimle davranış değiştirir )

( Formül: LCST/UCST )


- THERMO-[İng.] / THERMO[Fr.] / THERMO[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMO-


- THERMOAKUSTISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOAKUSTİK ETKİ


- THERMOELEMENT-DOSIMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOÇİFT DOZİMETRESİ


- THERMOELEMENT-PYROMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOÇİFT PİROMETRESİ


- TERMODİNAMİĞİN:
1. YASASI ile/ve/||/<>/> 2. YASASI

( Durum değişimi. İLE/VE/||/<>/> Durum yönü. )

( Durum değişimi. İLE/VE/||/<>/> Niteliği. )


- FIRST LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN BİRİNCİ YASASI


- SECOND LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN İKİNCİ YASASI


- THIRD LAW OF THERMODYNAMICS[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİĞİN ÜÇÜNCÜ YASASI


- THERMODYNAMIC CYCLE[İng.] / CYCLE THERMODYNAMIQUE[Fr.] / THERMODYNAMISCHER ZYKLUS[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK ÇEVRİM


- THERMODYNAMIC EQUILIBRIUM CONSTANT[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK DENGE SABİTİ


- TERMODİNAMİK DENGE ile/ve/||/<> MEKANİK DENGE

( Bir yapının/sürecin enerji alışverişi yapmadığı durum. İLE/VE/||/<> Bir yapının/sürecin güçlerinin dengede olduğu durum. )


- THERMODYNAMIC EQUILIBRIUM[İng.] / ÉQUILIBRE THERMODYNAMIQUE[Fr.] / THERMODYNAMISCHES GLEICHGEWICHT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK DENGE


- THERMODYNAMIC POTENTIAL[İng.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK POTANSİYEL


- TERMODİNAMİK[İng. THERMODYNAMICS] ile/||/<> ADYABATİK DENGE[İng. ADIABATIC EQUILIBRIUM] ile/||/<> ENTALPİ[İng. ENTHALPY] ile/||/<> ENTROPİ[İng. ENTROPY] ile/||/<> FİZİKOKİMYA[İng. PHYSICAL CHEMISTRY]

( Termodinamik; ısı, sıcaklık, enerji ve iş arasındaki ilişkiyi inceleyen ve araştıran bilim dalıdır. Daha kapsamlı bir ifadeyle termodinamik; ısı, sıcaklık, entropi, entalpi, termodinamik yasaları, sıcaklık, iş ve enerji konularını inceler. Etimolojik olarak termodinamik sözcüğü Yunancada ısı anlamına gelen "θερμο" ile dinamik anlamına gelen "δυναμική" sözcüklerinin birleşiminden oluşmuştur. Ek olarak Sadi Carnot, termodinamik biliminin kurucusu olarak kabul edilir. Fransız fizikçi Sadi Carnot 1824 yılında ısı motoru çevrimi kavramını ve tersinmezlik ilkesini ortaya atmıştır. Sadi Carnot'un fikirlerini o yüzyılın sonlarında Alman fizikçi ve matematikçi Rudolf Clausius geliştirmiştir. @@ Termodinamikte bir sistemin sınırlarından ısı akışının gerçekleşmediği ya da giren ısının çıkan ısıya eşit olduğu denge durumudur. @@ Entalpi, maddenin yapısında depoladığı enerjinin tanımıdır. Sembolü H'dir. Entalpi, iç enerji, basınç ve hacme bağlıdır. Sıcaklık arttıkça molekül iç etkileşimleri de artacağı için entalpi de artacaktır. @@ Fizikte entropi, bir sistemin mekanik işe çevrilemeyecek termal (ısıl) enerjisini temsil eden termodinamik birimdir. Çoğunlukla bir sistemdeki rastgelelik ve düzensizlik olarak tanımlanır ve istatistikten teolojiye birçok alanda yararlanılır. Sembolü S'dir. Sistemlerdeki düzensizlik arttıkça, entropi de artar. Bu durum da faydalı (iş yapabilir) enerji miktarını azaltır. Faydasız enerjiyi (entropi) arttırır. @@ Kimyasal sistemlerin özellik ve davranışlarını inceleyen, bu özellik ve davranışların sonucunda ortaya çıkan yasaları belirleyen bilim dalıdır. Fizikokimya; sıcaklık, basınç, hacim, derişim gibi fiziksel etmenlerin kimyasal tepkimelere etkilerini inceler. Sistemlerdeki ısı ve iş dönüşümlerini, tepkime hızlarını ve tepkime mekanizmalarını matematiksel ifadelerle teorilere dönüştürür. Elektrokimya, termodinamik, kimyasal kinetik alanlarını da kapsar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- LAWS OF THERMODYNAMICS[İng.] / LOIS DE LA THERMODYNAMIQUE[Fr.] / THERMODYNAMISCHES GESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMODİNAMİK YASALARI


- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> ISI AKTARIMI

( Enerji ve iş arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim dalı. İLE/VE/||/<> Isının bir yerden başka bir yere geçişini inceleyen bilim dalı. )


- TERMODİNAMİK ile KİNETİK

( Enerji ve iş ile ilgili bilim dalı. İLE Hareket ve hız ile ilgili bilim dalı. )


- TERMODİNAMİK ile/||/<> KİNETİK

( )

( Bilinmiyor tarafından keşfedildi/formüle edildi. )


- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> OPTİK

( Isı ve enerji dönüşümlerini inceler. İLE/VE/||/<> Işık ve görüntü olaylarını inceler. )


- TERMODİNAMİK ile/ve/||/<> TERMOELEKTRİK ile/ve/||/<> TERMOKİMYA ile/ve/||/<> TERMONÜKLEER

( Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. İLE/VE/||/<> Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. İLE/VE/||/<> Tepkimelere eşlik eden termik olayları inceleyen kimya dalı. İLE/VE/||/<> Ancak çok yüksek sıcaklıklarda, hafif elementler arasında doğan (çekirdeksel tepkime). )


- TERMODİNAMİK ile/||/<> YASA

( Termodinamiğin üçüncü yasası )

( Walther Nernst tarafından 1906 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1864-1941) (Ülke: Almanya) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Nernst denklemi, termodinamik) (Nobel: 1920) )


- TERMODİNAMİK'TE:
GERİDÖNÜŞÜMSÜZLÜK ile/değil TERSİNMEZLİK

( TERMODİNAMİK: Isı enerjisi ile kinetik enerji arasındaki ilgileri ve bu konuyla ilgili olayları inceleyen fizik kolu. )

( [not] ... vs./but IRREVERSIBILITY )


- THERMOELECTRIC CURRENT[İng.] / COURANT THERMOELECTRIC[Fr.] / THERMOELEKTRISCHE STROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK AKIM


- THERMOELEKTRISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK ENERJİ


- THERMOELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK ETKİ


- THERMOELEKTRISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK KUVVET


- THERMOELEKTRISCHER MODUL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK MODÜL


- THERMOELEKTRISCHE BATTERIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİK PİL


- TERMOELEKTRİK ile TERMOELEKTRİK PİL ile TERMOELEKTRİK MAŞA ile TERMOELEKTRİK ÇİFTİ


- THERMOELECTRICITY[İng.] / THERMOÉLECTRICITÉ[Fr.] / THERMOELEKTRIZITÄT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRİKLİK


- THERMOELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOELEKTRON


- THERMOPHON[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOFON


- THERMOGALVANOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOGALVANOMETRE


- THERMOGRAVIMETRY[İng.] / THERMOGRAVIMÉTRIE[Fr.] / THERMOGRAVIMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOGRAVİMETRİ


- TERMOGRAVİMETRİK ANALİZ ile/||/<> DİFERANSİYEL TARAMA KALORİMETRİSİ

( Termogravimetrik analiz kütle değişimini sıcaklığa karşı ölçerken, DSC ısı akışı değişimini ölçer )

( Formül: TGA eğrisi )


- THERMOGRAVIMETRIC ANALYSIS[İng.] / THERMOGRAVIMETRISCHE ANALYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOGRAVİMETRİK ÇÖZÜMLEMESİ/ANALİZ


- TERMOKİMYA ile/||/<> KALORİMETRE

( Bomba kalorimetre )

( Pierre Eugène Marcellin Berthelot tarafından 1881 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1827-1907) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Organik sentez, termokimya) )


- THERMO CHEMISTRY[İng.] / THERMOCHIMIE[Fr.] / THERMOCHEMIE, WÄRMECHENIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOKİMYA


- THERMOCHEMICAL EQUATION[İng.] ile/değil/yerine/= TERMOKİMYASAL DENKLEM


- TERMOLECULAR, TRIMOLECULAR REACTION[İng.] / TRIMOLÉCULARIE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERMOLEKÜLER, TRİMOLEKÜLER TEPKİME


- THERMOLYSIS[İng.] / THERMOLYSE[Fr.] / THERMOLYSE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOLİZ, ISIL AYRIŞMA


- THERMOLUMINESZENZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOLÜMİNESANS


- THERMOMAGNETISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMANYETİK ETKİ


- THERMOMAGNETOMETER[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMANYETOMETRE


- THERMOMECHANISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMEKANİK ETKİ


- THERMOMETRY[İng.] / THERMOMÉTRIE[Fr.] / THERMOMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOMETRİ


- THERMOMETRIC MATTER[İng.] ile/değil/yerine/= TERMOMETRİK NESNE


- THERMONUCLEAR EXPLOSION[İng.] ile/değil/yerine/= TERMONÜKLEER PATLAMA


- TERMOPLASTİK İLE TERMOSET İLE ELASTOMER ile/||/<> POLİMER SINIFLARI

( Isıl davranışa göre polimer türleri. )

( Formül: Tg < Tkullanım < Tm )


- TERMOPLASTİK ile/||/<> TERMOSET

( Termoplastik ısıtınca yumuşar İLE termoset sertleşir geri dönmez )

( Formül: Lineer zincirler İLE çapraz bağlı ağ )


- THERMOSPHERES[İng.] / THERMOPLASTIQUE[Fr.] / THERMOPLAST[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOPLASTİK


- TERMOS[Fr.] ile TERMOSTAT[Fr.]

( Yalıtım maddesiyle kaplı metal bir kılıf içine yerleştirilen, aralarında hava boşluğu bulunan çift çeperli cam şişeden oluşan, içine konan sıvının ısısını uzun süre koruyan kap. İLE Isıdenetir. )


- THERMOSET[İng.] / THERMODURCISSANT[Fr.] / IN WÄRME AUSHÄRTEND, WÄRMEHÄRTBAR, HITZEHÄRTBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOSET


- THERMOSPHERE[İng.] / THERMOSPHÄRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOSFER


- THERMOTROPIC LIQUID CRYSTAL[İng.] / CRISTAL LIQUIDE THERMOTROPE[Fr.] / THERMOTROPER FLÜSSIGKRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERMOTROP SIVI KRİSTAL


- [ne yazık ki]
!TERÖR ile/ve/=/||/<>/< FİNANS


- TERÖR ile TERÖRCÜ/LÜK ile TERÖRİST ile TERÖRİZM


- TERÖRİZE ETMEK ile/değil/yerine/>< TEORİZE ETMEK


- TERÖRİZM" ile/ve/değil/||/<> TÖRERİZM

( )


- TERPENES[İng.] / TERPÈNE[Fr.] / TERPENE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERPENLER


- TERRITORIAL[İng.] ile BÖLGESEL

( Belirli bir bölgeye ait. )


- TERS AÇI ile İÇ TERS AÇI

( ... İLE İki koşut doğruyu kasan üçüncü bir doğrunun iki yanında ve koşutların içinde altlı üstlü ortaya çıkan dört açıdan her biri. )


- INVERSE NETWORK[İng.] / UMGEKEHRTES NETZWERK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS AĞ


- INVERSE CURRENT[İng.] / COURANT INVERSE[Fr.] / UMKEHRSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS AKIM


- INVERSE SYMMETRY[İng.] ile/değil/yerine/= TERS BAKIŞIM


- REVERSE BIAS[İng.] ile/değil/yerine/= TERS BESLEME


- REVERSE BIAS AMPLIFIER[İng.] ile/değil/yerine/= TERS BESLEMELİ YÜKSELTEÇ


- INVERSE BETA DECAY[İng.] / DÉCROISSANCE BÊTA INVERSE[Fr.] / INVERSER BETA-ZERFALL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS BETA BOZUNUMU


- TERS-ÇEVİRİM ile ...

( REVERSIVE )


- TERS ÇEVİRMEK ile TERS ÇEVRİLMİŞ ile İNVERTÖR

( INVERT vs. INVERTED vs. INVERTER )

( قلب عبارت ile وارو کردن ile سخن واژگون ile وارونه کردن ile سوء تعبير ile واگردانيدن ile نگون کردن ile بالعکس کردن ile وارو ile برگشته ile نگون ile مقلوب ile وارونه ile نگونسار ile بر گرداننده ile وارونگر )

( GHALAB EBART ile VARO KARDAN ile SOKHAN VAJGON ile VARONEH KARDAN ile سوء تعبير ile VAGARDANYDAN ile NEGON KARDAN ile BALAX KARDAN ile وارو ile BARGASHTEH ile NEGON ile MOGHLUB ile وارونه ile NEGONSAR ile BAR GARDANANDEH ile VARONGAR )


- INVERSE COMPTON SCATTERING[İng.] / DIFFUSION COMPTON INVERSE[Fr.] / INVERSE COMPTON-STREUUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS COMPTON SAÇILMASI


- INVERSE CHANGE[İng.] / ÉCHANGE INVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS DEĞİŞİM


- UMKLAPP-PROZESS[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS DÖNME SÜRECİ


- INVERSE UMWANDLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS DÖNÜŞÜM


- TERS-DÜZ OLMAK/ETMEK ile ALT-ÜST OLMAK/ETMEK


- RECIPROCAL JUNCTION[İng.] / JONCTION RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS EKLEM


- INVERSE ELECTRODE CURRENT[İng.] / COURANT INVERSE D'ÉLECTRODE[Fr.] / UMKEHR-ELEKTRODENSTROM[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ELEKTROT AKIMI


- RECIPROCAL IMPEDANCE[İng.] / IMPÉDANCE RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS EMPEDANS


- INVERSE EFFECT[İng.] / EFFET INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTER EFFEKT, UMKEHREFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ETKİ


- REVERSED-PHASE PARTITION CHROMATOGRAPHY[İng.] ile/değil/yerine/= TERS-FAZ DAĞILIM KROMATOGRAFİSİ


- INVERSE VOLTAGE[İng.] / TENSION INVERSE[Fr.] / INVERSES-POTENTIAL, SPERRSPANNUNG, UMGEKEHRTE SPANNUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS GERİLİM


- TERS İLİŞKİ ile/değil TERSİNE BİR İLİŞKİ

( "Ters ilişki" sözü daha çok anal seks için kullanılmaktadır. İLE/DEĞİL Kavramlar üzerine yapılacak süreçteki sondan başa gidiş için "tersine/tersinden bir bakışla" ifadesi kullanılabilir. )


- INVERSE SQUARE LAW[İng.] / LOI DU CARRÉ INVERSE[Fr.] / QUADRATISCHES ENTFERNUNGSGESETZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS KARE YASASI


- POLARISATION INVERSE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS KUTUP


- MAKÛSEN MÜTENASİP[Osm.] / INVERSELY PROPORTIONAL[İng.] / TERS ORANTILI[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ORANTILI


- RECIPROCAL LATTICE[İng.] / RÉSEAU RÉCIPROQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERS ÖRGÜ


- REVERSE OSMOSIS[İng.] / REVERSE OSMOSIS[Fr.] / TERS OSMOZ[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS OSMOZ


- TERS ÖZGECİLİK[İng. RECIPROCAL ALTRUISM] ile/||/<> TERSİNİM[İng. REVERSION]

( Farklı zamanlarda, iki birey arasında görülen uyum başarısı değişimidir. @@ Sonradan evrimleşen bir özelliğin, evrimsel süreç içerisinde, atasal formuna geri dönmesidir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- INVERSE PIEZOELECTRIC EFFECT[İng.] / EFFET PIÉZOÉLECTRIQUE INVERSE[Fr.] / INVERSER PIEZOEFFEKT, INVERSER PIEZOELEKTRISCHER EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS PİEZO ELEKTRİK ETKİ


- INVERSE TEMPERATURE[İng.] / TEMPÉRATURE INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTE TEMPERATUR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS SICAKLIK


- SYMÉTRIE INVERSE[Fr.] / INVERSE SYMMETRIE, UMGEKEHRTE SYMMETRIE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS SİMETRİ


- INVERSE STARK EFFECT[İng.] / EFFET STARK INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTER STARK-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS STARK ETKİSİ


- INVERSE VECTOR[İng.] / VECTEUR RÉCIPROQUE[Fr.] / UMGEKEHRTER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS VEKTÖR


- INVERSE DIRECTION[İng.] / DIRECTION INVERSE[Fr.] / UMGEKEHRTE RICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS YÖN


- INVERSE ZEEMAN EFFECT[İng.] / EFFET ZEEMAN INVERSE[Fr.] / INVERSER ZEEMAN-EFFEKT, UMGEKEHRTER ZEEMAN-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= TERS ZEEMAN ETKİSİ


- TERS ile AYKIRI

( "OPPOSITE" vs. INCONGRUOUS )


- TERS ile/değil/yerine/>< DERS

( [Almaya/anlamaya ...] Kapalıysa/k "gelir", ters. İLE/DEĞİL/YERİNE/>< Açıksa/k alır/ız her bir durumdan ders. )


- TERS ile/değil/yerine İLKELİ


- TERS ile/ve/<> KESİŞME


- TERS ile/değil SANKİ


- TERS ile TERS

( Gerekli olan duruma karşıt olarak. | Uygun olmayan, elverişsiz. | Gönül ve cesâret kırıcı, huysuz, sert. | Bir şeyin içe gelen yanı, arkası. | Kesici bir aygıtın kesmeyen yanı. | Bir şeyin karşıtı. İLE Hayvan pisliği. )


- TERS ile TERS ile TERS ÇEVİRME

( INVERSE vs. INVERSELY vs. INVERSION )

( معکوس ile وارون ile برعکس ile معکوسا ile وارونهسازي ile تقليب ile برگشتگي ile واژگوني ile وارونگري )

( MAKOOS ile VARON ile BARAKS ile MAKOOSA ile VARONESSAZY ile تقليب ile برگشتگي ile VAJGONY ile VARONGARY )


- TERS ile/değil TERSİNE


- TERS ile ZIT

( WRONG vs. THE OPPOSITE )


- TERSÂ ile/ve CEBÂNET

( Çok korkak, titrek. İLE/VE Korkaklık. )


- TERSANE ile TERSANELİ ile TERSANE SERGİSİ ile TERSANE KETHÜDASI


- TERSÂNE-İ ÂMİRE ile/ve/||/<> TOPHANE-İ ÂMİRE ile/ve/||/<> BARUTHANE-İ ÂMİRE


- TERSİNE ÇEVİRME ile YER DEĞİŞTİRME


- RÉACTION RÉVERSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERSİNEMEZ/DÖNDÜRÜLEBİLİR TEPKİME


- TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ ile KARGAŞA ile KANSER

( Doğada. | Nesnelerde. İLE Toplumda. İLE Biyolojide. )


- TERSİNEMEZLİK/ENTROPİ ile/ve/||/<> ÖZDEŞLİK, ZAMAN, DÜZENSİZLİK, KATSAYI

( [zaman] Var. İLE/VE/||/<> Yok. )

( Bir dizgenin kuvantum mekaniksel olarak bulunabileceği farklı durumların sayısı. İLE/VE/||/<> ... )


- TERSİNEMEZLİKTE/ENTROPİDE:
NİCELİK ile/ve/değil/||/<> "NİTELİK"


- TERSİNİR DURUM DEĞİŞİMİ ile/ve/||/<> TERSİNEMEZ DURUM DEĞİŞİMİ

( Tersinir olmayan durum değişir. İLE/VE/||/<> İz bırakmadan, tersi yönde gerçekleşebilen durum değişir. )


- REVERSIBLE CELL[İng.] / TERSINIR GÖZE/HÜCRE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR GÖZE/HÜCRE


- ÉLÉMENT REVERSIBLE[Fr.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR GÖZE


- REVERSIBLE ENGINE[İng.] / MACHINE RÉVERSIBLE[Fr.] / UMKEHRBARE MASCHINE[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR MAKİNE


- REVERSIBLE PENDULUM[İng.] / PENDULE RÉVERSIBLE[Fr.] / UMKEHRBARES PENDEL[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR SARKAÇ


- TERSİNİR SÜREÇ ile/||/<> TERSİNMEZ SÜREÇ (İKİLİ KARŞILAŞTIRMA)

( Tersinir ideal kayıpsız, tersinmez gerçek kayıplıdır )

( Formül: ΔS=0 İLE ΔS>0 )


- REVERSIBLE REACTION[İng.] / UMKEHRBARE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR TEPKİME


- TERSİNİR TEPKİME ile TERSİNMEZ TEPKİME

( Ürünlerin tekrar reaktantlara dönüşebildiği tepkime. İLE Ürünlerin tekrar reaktantlara dönüşemediği tepkime. )


- KABİLİ AKİS[Osm.] / REVERSIBLE[İng.] / RÉVERSIBLE[Fr.] / REVERSIBEL, UMKEHRBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİR


- TERSİNİR ile/ve/||/<> TERSİNİRLİK

( Bir olayın ortaya çıkma koşullarındaki sonsuz küçük bir değişikliğin etkisiyle herhangi bir anda yön değiştirebilen [kimyasal, fiziksel ve mekanik dönüşüm]. İLE Tersinir bir olayın özelliği. )


- RÉVERSIBILITÉ[Fr.] / TERSINIRLIK[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNİRLİK


- TERSİNİR/LİK ile TERSİNİR ELEKTROT


- TERSİNMEK ile TERSİNE ile TERSİN TERSİN


- TERSİNMEK ile TERSLEMEK ile TERSLENMEK ile TERSLEŞMEK

( Geri dönmek, rücû etmek. | Hiddetlenmek, aksilik etmek. İLE Birine gönül kırıcı, sert söz söylemek ya da gönül kırıcı davranmak, azarlamak. İLE Tersleme durumuna konu olmak. | Aksilik etmek, terslik göstermek. İLE Terslik etmek, zıt davranmak. )


- IRREVERSIBLE REACTION[İng.] / RÉACTION IRRÉVERSIBLE[Fr.] / NICHTUMKEHRBARE REAKTION, UNUMKEHRBARE REAKTION[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNMEZ/DÖNDÜRÜLEMEZ TEPKİME, VOLTAMETRİ


- IRREVERSIBLE CELL[İng.] ile/değil/yerine/= TERSİNMEZ GÖZE/HÜCRE (VOLTAMETRİ)


- UNUMKEHRBAR[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİNMEZ


- TERTIARY COMPOUND[İng.] ile/değil/yerine/= TERSİYER BİLEŞİK


- BUTYLKARBONIL, TERT.-[Alm.] ile/değil/yerine/= TERSİYER BÜTİL KARBONİL


- TERTIARY STRUCTURE[İng.] ile/değil/yerine/= TERSİYER YAPI


- TERSLEMEK ile/ve/değil/yerine REDDETMEK


- TERSLEMEK ile TERSLENMEK ile TERSLEŞMEK ile TER ile TERE ile TERK ile TERS/LİK ile TERECİ/LİK ile TER TER ile TER BEZİ ile TERS AÇI ile TERS DÜZ ile TERS YÜZ ile TERS PERS ile TERS TERS ile TERS YÜZÜ ile TERS BASKI ile TERS EVİRME


- TERT-[İng.] ile/değil/yerine/= TERT-


- TERTİBAT ile/ve TEŞKİLÂT


- TERTİP ile/ve TANZİM

( Üstüste. İLE/VE Yanyana. )


- TERTİP ile TELİF


- TERTİPLEMEK ile TERTİPLENMEK ile TERTİPLETMEK ile TERTİPLEYEBİLMEK ile TERTİP ile TERTİPLİ/LİK ile TERTİPÇİ/LİK ile TERTİPSİZ/LİK


- TERVÎHA ile/||/<>/> TERÂVÎH[çoğ.]["TERÂVÎ" değil!] (NAMAZI)

( Terâvîh namazının, her dört rekatı. @@ Ramazan ayı boyunca, yatsı namazından sonra kılınan namaz. )


- TERVİYE ile/ve/<>/> AREFE ile/ve/<>/> NEHÂR

( [Zilhicce'nin] 8. günü. İLE/VE/<>/> 9. günü. İLE/VE/<>/> 10. günü.[Bayram] )


- TERZİ, KENDİ SÖKÜĞÜNÜ DİKEMEZ ile/ve/||/<> KEL, İLACI OLSA BAŞINA SÜRER/MİŞ


- TERZÎK[Ar. < RIZK] ile BESLE(N)ME

( Besleme, rızık verme. )


- TERZİ/LİK ile TERZİL


- TESÂDÜF ile/ve/değil DIŞLAŞMA


- TESADÜF ile İSÂBET

( SUDFE ile ... )

( COINCIDENCE vs. HIT )

( HASARD avec ... )


- TESADÜF ile/değil TAKDİR


- TESADÜF ile TESADÜFİ/LİK ile TESADÜF ESERİ


- TESÂDÜF[< SADEF | çoğ. TESÂDÜFÂT] ile/ve/değil/yerine/<> TEVÂFUK[< VEFK | çoğ. TEVÂFUKAT]

( Rastlantı, aramadan bulma. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Uyma, uygun gelme. )


- TESADÜFİ ile MACERAPERESTLİK

( ADVENTITIOUS vs. ADVENTUROUSNESS )

( نابجا ile عارضي ile غير موروثي ile ماجراجويي )

( NABEJA ile عارضي ile غير موروثي ile MAJERAJOYY )


- TESÂLUH[Ar.] ile TESÂLUH[Ar.]

( MÜSÂLAHA[< SULH]: Barışma, uzlaşma. | Barış, güvenlik. İLE Sağır gibi görünme. )


- TESÂMU'[< SEM] ile TESÂMUH[< SEMÂHAT | çoğ. TESÂMUHÂT]

( Duyma/işitme, kulaktan duyma. İLE Hoş görme, müsamaha gösterme. | Dikkatsiz, kayıtsız davranma. )


- TESÂRİF[< TASRÎF] ile ...

( Allah'ın, istediği gibi hükmetmesi, irâde ve ihtiyârı. | [dilb.] Tasrifler, çekimler. )


- TEŞA'U' ile ...

( Işığın, merkezden, etrafa doğru dalgalanması. )


- TEŞA'UL[< ŞU'L] ile TEŞA'UR[< ŞA'R] ile TEŞÂUR[< Şİ'R] ile TEŞÂVÜR[< ŞÛRÂ]

( Parlama, tutuşma. İLE Kıllanma, tüylenme. İLE Şâir tavrı takınma, şâirlik taslama. İLE Birbirine danışma. )


- TESBÎ'[Ar. < SEB] ile TESBÎH[Ar. < SEBH | çoğ. TESBÎHÂT]

( Yedileme, yediye çıkarma. | Önceden söylenilmiş bir manzûmenin her beytinin -matla'da iki mısrâı ile aynı kafiyede olmak üzere- beş mısrâ eklenerek, yedi mısrâya çıkarılması. İLE "Sübhânallah" sözcüğünü söyleyerek ve öteki sıfatlarını da anarak, Allah'a tazîm etme senâ etme. | Kalbin şifâsı, itminânı ve visâli. | Tespih. )


- TEŞBÎ'[Ar.] ile TEŞBÎH[Ar. < ŞİBH | çoğ. TEŞBÎHÂT] ile TEŞBÎR[Ar.]

( Karnını doyurma, karnı doyrulma. [İŞBÂ'(< ŞİB)] İLE Benzetme, benzetilme. İLE Karışlama, karışlanma. | Endâze vs. ile ölçme. )


- TEŞBİH EDİLEN TENZİH ile TEŞBİH OLAN TEŞBİH


- KAVRAMLAR:
"TEŞBİH EDİLEN/LER" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TESBİH EDİLEN/LER

( Zihin ile bilinenler/bilinebilenler. İLE/VE/||/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Akıl ile bilinenler/bilinebilenler. )


- TESBİH (ETMEK) ile/ve/<> ZİKR (ETMEK)


- TEŞBÎH[< ŞİBH](/BENZETME) ile/ve/< İSTİÂRE ile/ve/< MECÂZ[< CEVÂZ] ile/ve/< MECÂZ-I MÜRSEL(/DÜZ DEĞİŞMECE) ile/ve/< TÂ'RÎZ[< ARZ] ile/ve/< TEŞHÎS[< ŞAHS] VE İNTÂK[< NUTK]

( Ortak nitelikleri bulunan nesne ya da kavramlar arasında benzerlik kurma sanatı. İLE/VE Bir sözcüğü kendi anlamı dışında kullanarak, bir şeyi benzediği başka şeylerin adıyla anma sanatı. İLE/VE Sözcükleri gerçek anlamları dışında kullanma sanatı. İLE/VE Bir sözcüğü, benzetme amacı gütmeden, başka bir sözcük yerine kullanma sanatı. [iki nesne/kavram arasında çok çeşitli ilişkiler kurulmasıyla] İLE/VE Bir sözü, hem gerçek, hem de mecâzî anlamıyla kullanma sanatı. [Söylenilen sözün gerçek anlamından bir sonuç çıksa da geçerli olan mecâzî anlamıdır][alay, sitem, şaka gibi kullanımlarda] İLE/VE Birini eleştirme, küçük düşürme ya da alay etmek amacıyla söylenilmek istenileni tam tersi bir anlamda bir sözle, incelikle ve lâtîfeyle[espriyle] anlatma sanatı. İLE/VE Teşhis, cansız varolanları ya da hayvanları kişileştirme sanatı. [FABL] | İntak, nesneleri konuşturma sanatı. )


- TEŞBİH ile/ve/değil/yerine/||/<>/< KIYAS


- TEŞBİH ile/ve/||/<> MECAZ


- TEŞBİH ile/ve/<> TAHAYYÜL


- TEŞBİH ile/ve TEMSİL


- TEŞBİH ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TESPİT


- TESBİH[Ar.] ile/ve/||/<>/< TESPİT[Ar. < TESBİT]


- TEŞBİH/İ YOKTUR ile/değil TARİH/İ YOKTUR


- TESCÎ'[< SEC | çoğ. TESCÎÂT] ile ...

( Düz yazıda, uyak kullanma, tümceleri uyaklama. )


- TEŞCÎ'[Ar. < ŞECÂAT | çoğ. TEŞCÎÂT] ile TEŞCÎR[Ar. < ŞECER]

( Cesaret verme/verilme, gayrete getirme/getirilme. İLE Ağaçlandırma, ağaç dikme. )


- TESCİL ile TESCİLLİ ile TESCİLSİZ


- TESCİL/LEMEK ile/ve/değil TASDİK/LEMEK

( Herhangi bir şeyi resmî olarak kaydetme, kütüğe geçirme. | Bir taşınmazın üzerinde bir aynî hakkın kurulması için tapu kütüğüne yapılması gerekli kayıt. İLE/VE/DEĞİL Doğrulama. | Onay, onaylama. )


- TESDÎD[Ar.] ile TAKVÎM[Ar.]


- TESDİS[Ar.] ile TESTİS[Lat.]

( Sayısını altıya çıkarma ya da altıya bölme. | Bir gazelin her beytine dört dize ekleyerek altılı duruma getirme. İLE Erbezi, taşak, haya, husye. )


- TEŞEBBÜS ile/ve/||/<>/> TESADÜF

( Teşebbüs etmezsen, tesadüf etmez. )


- TEŞEBBÜS[Ar.] ile/ve TEVESSÜL[Ar.]


- TEŞECCÜ'[Ar. < ŞECÂAT | çoğ. TEŞCÎÂT] ile TEŞECCÜR[Ar.]

( Sahte cesâret gösterme, şecî görünme. İLE Ağaçlaşma, ağaçlanma. | [kimya] Billur nesnelerin ağaç biçiminde birleşmesi. )


- TEŞEHHÜD MİKDÂRI ile ...

( Ettehiyâtü okuyacak kadar zaman; gayet kısa bir zmaan, az zaman. )


- TEŞEHHÜD[< ŞAHÂDET] ile ...

( Namazda, oturarak, "ettehiyyâtü" duasını okuma. )


- TESEHHÜR[< SEHR] ile ...

( GECE UYUMAYIP, UYANIK KALMA )


- TEŞEHHÜT ile TEŞEHHÜT MİKTARI


- TEŞEKKÜL ile/ve TASAVVUR


- TEŞEKKÜL[Ar. < ŞEKL | çoğ. TEŞEKKÜLÂT] ile TEŞEKKÜR[Ar. < ŞÜKR | çoğ. TEŞEKKÜRÂT]

( Şekillenme. | Kurulma, kuruluş, meydana geliş. | Oluşum. | Yoğrum. | Oluş. | Örgüt, topluluk. İLE Şükr etme, yapılan bir iyilikten memnun kalma ve memnun kaldığını ifade etme sözleri. )


- TEŞEKKÜR EDERİM ile/ve/||/<>/> EKSİK OLMA!


- TEŞEKKÜR ETMEK ile/ve TAKDİR ETMEK

( TO THANK vs./and TO APPRECIATE )


- TEŞEKKÜR ile/ve ALLAH'A ŞÜKÜR


- TEŞEKKÜR ile/ve ŞÜKÜR

( Kişilere ve topluma teşekkür etmeyi bilmeyen, şükür etmeyi bilemez. )


- TEŞEKKÜRDE:
ESTAĞFİRULLÂH ile/ve/değil/||/<> RİCA EDERİM


- TEŞEKKÜRÜNÜ ...:
"BİLDİRMEK" ile/ve/değil/||/<>/< BELİRTMEK


- TESELLİ EDİLEBİLİR ile TESELLİ ile TESELLİ EDİCİ ile KONSOL ile PEKİŞTİRMEK ile KONSOLİDE ile KONSOLİDASYON

( CONSOLABLE vs. CONSOLATION vs. CONSOLATORY vs. CONSOLE vs. CONSOLIDATE vs. CONSOLIDATED vs. CONSOLIDATION )

( تسلي پذير ile دلداري ile تسليتي ile پيشانه ile دلداري دادن ile تسليت دادن ile ميزفرمان ile تحکيم کردن ile يک رقم کردن ile مستحکم کردن ile يک پارچه کردن ile مستحکم ile تشييد ile تحکيم )

( TASLY PAZYR ile DELDARY ile تسليتي ile PEYSHANEH ile DELDARY DADAN ile TASLYT DADAN ile ميزفرمان ile TAHAKYM KARDAN ile YK RAGHAM KARDAN ile MOSTAHKAM KARDAN ile YK PARCHEH KARDAN ile MOSTAHKAM ile تشييد ile TAHAKYM )


- TESELLİ ile KENDİNİ KANDIRMAK


- TESELLÎ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< TECELLİ

( Hakikati keşf edebilmek için teselli değil tecelli gerekir. )


- TESELLİ ile TESELLİSİZ/LİK ile TESELLİ MÜKAFATI


- TESELLİDE:
DÜNYA ile İSLÂM ile İMAN ile İHSAN


- TEŞEMMÜ'[Ar. < ŞEM] ile TEŞEMMÜM[Ar. < ŞEMM]

( Mumlaşma, mum bağlama, muşamba gibi olma. | Üzerine bal mumu sürülme. [TEŞEMMÜ-İ KEBED: Karaciğerin muşambalaşması, siroz.] İLE Koklama. )


- TEŞEMMÜL[Ar.] ile TEŞEMMÜR[Ar.]

( İhrama bürünme. İLE İşe hazırlanma, sıvanma. )


- TESETTÜR ile TESETTÜRLÜ/LÜK


- TESE'ÜL ile SUAL/İSTEK


- TESFÎL[< SÜFL | çoğ. TESFÎLÂT] ile TESFÎR[< SEFER]

( Sefilleştirme, bayağılaştırma, aşağılaştırma. @@ Sefere gönderme/gönderilme. )


- TESHÎK ile ...

( EZME, DÖVME, DÖVÜP EZME )


- TESHÎL[Ar.] ile TESHÎL[Ar. < SEHL | çoğ. TESHÎLÂT] ile TESHÎR[Ar.]

( Öksürtme. İLE Kolaylaştırma. İLE Ele geçirme, zapt etme. | ... )


- TESHÎR ile/ve/> TAHRİK

( Söz/kelâm ile. İLE/VE/> Bakış/nazar ile. )


- TEŞHİR ile TEŞHİRCİ/LİK


- TESHÎR ile TE'SÎR[< İSR]

( Büyüleme, büyü yapma; aldatma, aldatılma. İLE Alâmet/nişan bırakma. | İşleme, dokunma; içe işleme. | Kederlendirme. )


- TEŞHİS ile TEŞHİS VE İNTAK


- TEŞHÎS[< ŞAHS | çoğ. TEŞHÎSÂT] ile TEŞHÎZ[< ŞAHZ | çoğ. TEŞHÎZÂT]

( Ayırma, seçme, fark etme, tanıma. | Hastalığın, hangi hastalık olduğunu bilme. | Eşyaya şahsiyet verme, onlara hitâb etme. İLE Sivriltme, keskinleştirme. | Bileme. | Uyandırma, kuvvet ve etkisini artırma. )


- TEŞ'ÎL[Ar. < ŞU'L] ile TE'ŞÎR[Ar.]

( Parlatma, alevlendirme/şûlelendirme, tutuşturma. İLE Gedik etme. )


- TESİR (ETMEK) ile/ve/||/<>/> TESİS (ETMEK)

( Etki etmek. İLE/VE/||/<>/> Yapılandırmak. )


- TE'SÎR[Ar. < İSR | çoğ. TE'SÎRÂT] ile/ve TES'ÎR[Ar. < SA'R] ile/ve TESHÎR[Ar. < SİHRİYY] ile/ve TESHÎR[Ar. < SİHR/SEHHAR | çoğ. TESHÎRÂT]

( Alâmet, nişan bırakma. | İşleme, dokunma, içe işleme. | Kederlendirme. İLE/VE Değer/kıymet/narh koyma. | Ateşi yakıp alevlendirme. İLE/VE Zapt ve istila etme, ele geçirme, elde etme. İLE/VE Büyü yapma, büyüleme, aldatma/aldatılma, kendini bağlama. )