Bağlaçlı
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 57.886 başlık/FaRk ile birlikte,
57.886 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(228/233)
- YOLDAŞ (OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< HALDAŞ (OLMAK)
( Gövdeye. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Gönüle. )
- YOLDAŞ ile/ve TARİKAT
( Önce refîk, sonra tarîk. )
( Yolda kalma! Gel! [Gelince de yola takılıp kalma!] )
- BAŞA GELEN:
YOLDAŞTAN ile/ve/değil/||/<>/< YOLDAN
- YOLDURMAK ile YOLDURTMAK
- YOLLAMAK ile/yerine/değil UĞURLAMAK
- YOLLAMAK ile YOLLANMAK ile YOLLATMAK ile YOLLAYABİLMEK
- YOLLAR ile/ve/değil/||/<>/< TEK/ORTAK YOL
( Kişi sayısınca. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Samimiyetle. )
- YOLLU" (OLMAK) ile/değil YOLDA (OLMAK)
- YOLLU ile YOLLUK
- YOLMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< SÖKMEK
- YOLSUZLUK ile YOLSUZLUK ile YOLSUZLUK
( Parasızlık. İLE Dolandırıcılık. İLE Aidiyetsizlik. )
- YOLSUZ/LUK ile YOLSUZ YÖNTEMSİZ
- YOLU BİLMEK ile/ve/> YOLDA İLERLEMEK
( Yolunuzu, kendiniz bulmalısınız. )
( TO KNOW THE WAY vs./and/> TO BE ON THE WAY/TO PROGRESS
You must find your own way. )
- YOLU BULMAK ile/ve SUYU BULMAK
- YOLUN BAŞI ile/ve/||/=/<> YOLUN SONU
- YOLUNDAN ile/değil YOLUYLA
- YOLUNU AÇMAK ile/ve YOLUNU OLUŞTURMAK
- ... YOLUYLA ile/ve ... ARACILIĞIYLA
- YOL/YÖNTEM ile/ve İŞ ile/ve BİLGELİK
( WAY/METHOD vs./and BUSINESS vs./and WISDOM )
- YOM ile YOMA
- YÖN DEĞİŞİMİ ile/ve/||/<> HIZ DEĞİŞİMİ
- YÖN ile ARA YÖN/ASYÖN
( Belirli bir noktaya göre olan yer, taraf. | Bir şeyin belirli bir noktaya baktığı yan, veçhe. | Bir yere gitmek için izlenilen yol, cihet, istikamet. | Tutulacak, izlenilecek yol. İLE Dört ana yönden ikisi arasında olan yönlerden her biri. )
- YÖN ile/ve/||/<> BAĞLAM
- YÖN ile BOYUT
( DIRECTION vs. DIMENSION )
- YÖN ile/ve İŞARET
( DIRECTION vs./and SIGN )
- YÖN ile/ve KATMAN
( DIRECTION vs./and LAYER )
- YÖN ile YÖN EKİ ile YÖNELİK ile YÖN ZARFI ile YÖN BELİRTECİ ile YÖN GÖSTERME EKİ
- YONCA ile EKŞİYONCA
( Baklagillerden, başak durumundaki, çiçekleri kırmızı ya da mor renkli, hayvanlara yem olarak yetiştirilen çayır bitkilerinin genel adı. İLE Ekşiyoncagillerden, çok yıllık, otsu bitki. )
( TRIFOLIUM cum OXALIS )
- YONCA ile TAVŞANBIYIĞI
( ... İLE Bir tür yonca. )
- YONCA ile ÜÇGÜL/YABANYONCASI/TİRFİL[Yun.]
( TRIFOLIUM )
- YONCA ile YONGA/KAMGA/ÇİP[İng. CHIP]
( Baklagillerden, başak durumundaki çiçekleri kırmızı ya da mor renkli, çayır bitkilerinin genel adı. İLE Kesilen, yontulan ya da rendelenen bir şeyden çıkan parça. | Çip. )
- YONCA/LIK ile YONCA YAPRAĞI
- YÖNDEŞ/LİK ile YÖNDEŞ AÇILAR
- YÖNE ile/değil YÖNDE
( Mesafe. İLE/DEĞİL Her bir yön. )
( İLÂ CİHED ile/değil Fİ CİHED )
- YÖNELİK ile DÖNÜK
( TO/DIRECTED vs. FACING )
- YÖNELİM/KIBLE:
NAMAZ ile DUA ile ÂŞIK ile İŞ
( Kâbeye. İLE Her yöne. İLE Kişiye(mâşuğa)/kavrama. İLE Uğraşa. )
- YÖNELİM ile/ve/değil/<> DOĞRULUM/TROPİZM[Fr. < Yun.]
- YÖNELİMSEL/LİK ile/ve/||/<> ÖZNEL/LİK
- YÖNELME DURUMU ile ...
( DATIVE CASE )
- YÖNELME ile/ve/||/<>/> YAKINLAŞMA (İSTEĞİ)
- YÖNELME ile YÖNELMELİ ile YÖNELME HALİ ile YÖNELME DURUMU ile YÖNELMELİ TÜMLEÇ
- YÖNELMEK ile YÖNELTMEK ile YÖNELTİLMEK ile YÖNELEBİLMEK ile YÖNELTEBİLMEK
- YÖNETİCİ:
ORTALAMA ile/ve/||/<> İYİ ile/ve/||/<> İLERİ
( Para kazandırır. İLE/VE/||/<> Düzen kazandırır. İLE/VE/||/<> İnsan kazandırır. )
- YÖNETİCİ ile/ve/||/<>/> ASKER
( Eski/önceki asker. İLE/VE/||/<>/> Asker. )
- YÖNETİCİ ile/ve/değil/yerine GİRİŞİMCİ
- YÖNETİCİ ile/ve/yerine/değil ÖNDER
( BUU/BUĞ: İnsan kümelerinin önderi/yöneticisi. [Birden fazla Buğ varsa içlerinden biri Baş Buğ olmuştur.] [Kişileri koruyup gözeten, birbirine sevgi ve saygıyla bağlayan Bağ, Buğ ve Ban olmuştur.] )
( Kişinin el parmakları, toplumsal örgütlenmeye köz/model olmuştur. Kişi öbekleri/grupları, 10'luk sisteme göre örgütlenmiştir. Buu, 10'luk düzenin önderi olmuştur. )
( İşi, doğru yapan. İLE/VE/YERİNE/DEĞİL Doğru işi yapan. )
( ZİMAMDAR ile/ve/yerine/değil PÎŞVÂ[Reis, başkan]/PÎŞDÂR )
( [not] MANAGER vs./and/but LEADER
LEADER instead of MANAGER )
- YÖNETİCİ ile/ve/değil/||/<>/< YÖNETİM
( Kişi. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Kavram. )
- YÖNETİCİLER ile/ve/<> BİLİMBİREYLERİ
( Toplumun ilerlemesi için bu iki sınıfın doğru ve gerektiği gibi çalışması/davranması gerekmektedir. )
( UMERÂ ile/ve/<> ULEMÂ )
- YÖNETİCİ/LER ile/ve/||/<> KORUYUCU/LAR ile/ve/||/<> ÜRETİCİ/LER
- YÖNETİM:
HASARLARI ile/ve/değil/yerine/||/<>/< OLASILIKLARI
- YÖNETİM İŞLEMLERİNDE:
YETKİ ile/ve/||/<> BİÇİM ile/ve/||/<> NEDEN ile/ve/||/<> KONU ile/ve/||/<> AMAÇ
- YÖNETİM KONSEYİ ile YÖNETMEK ile YÖNETİŞİM ile MÜREBBİYE ile YÖNETEN ile DEVLET ile HÜKÜMETE SADIK ile HÜKÜMET YETKİLİSİ ile HÜKÜMETE AİT ile HÜKÜMET TERÖRÜ ile HÜKÜMET TERÖRİSTİ ile HÜKÜMETSİZ ile HÜKÜMETLER ile VALİ ile GENEL VALİ ile VALİLER ile VALİLİK
( GOVERNING COUNCIL vs. GOVERN vs. GOVERNANCE vs. GOVERNESS vs. GOVERNING vs. GOVERNMENT vs. GOVERNMENT LOYALIST vs. GOVERNMENT OFFICIAL vs. GOVERNMENTAL vs. GOVERNMENTAL TERRORISM vs. GOVERNMENTAL TERRORIST vs. GOVERNMENTLESS vs. GOVERNMENTS vs. GOVERNOR vs. GOVERNOR GENERAL vs. GOVERNORS vs. GOVERNORSHIP )
( فرمانداري کردن ile حکم راندن ile حکمراني کردن ile تابع خود کردن ile حکومت کردن ile فرمانداري ile زنحاکم ile مديره ile اولوالامر ile شوراي حکومتي ile عقل اختيار ile حکومت ile دولتي ile دولت ile دولت خواه ile دولتمرد ile ديواني ile حکومتي ile تروريسم دولتي ile تروريست دولتي ile بي دولت ile دول ile حکمران ile حکومت نشين ile استاندار ile والي ile حاکم ile فرماندار ile فرمانده ile فرمانفرما ile فرماندار کل ile حکام ile استانداري ile حکمراني )
( FARMANDARY KARDAN ile HOKAM RANDAN ile HOKMRANY KARDAN ile TABE KHOD KARDAN ile HOKOMET KARDAN ile FARMANDARY ile زنحاکم ile MADYRAH ile OLVALAMER ile SHORAY HOKOMETY ile AGHAL AKHTYAR ile HOKOMET ile DOLATY ile DOLAT ile DOLAT KHAH ile DOLTMARD ile DYVANY ile حکومتي ile TARVARYSAM DOLATY ile TARVARYSET DOLATY ile BEY DOLAT ile دول ile حکمران ile HOKOMET NESHYNE ile ESTANDAR ile والي ile HAKAM ile FARMANDAR ile FARMANDEH ile FARMANFARMA ile FARMANDAR KEL ile حکام ile ESTANDARY ile حکمراني )
- YÖNETİM/İDÂRE TÜZESİ/HUKUKU ile/ve/||/<> KAMU TÜZESİ/HUKUKU
- YÖNETİM ile ...
( Allah ilmi. )
- YÖNETİM ile/ve/<> ADÂLET
( MANAGEMENT vs./and/<> JUSTICE )
- YÖNETİM ile ADALET YÖNETİMİ ile İDARİ ile YÖNETİCİ
( ADMINISTRATION vs. ADMINISTRATION OF JUSTICE vs. ADMINISTRATIVE vs. ADMINISTRATOR )
( اداره کل ile وصيت ile فرمداري ile دادگستري ile اداري ile فرمدار ile ادارهکننده ile مدير تصفيه )
( EDAREH KEL ile VASYT ile FARMADARY ile DADGOSTERY ile EDARY ile FARMADAR ile EDARECKONANDEH ile مدير تصفيه )
- YÖNETİM ile/ve/||/<>/> YÖNETİMİN SORUMLULUĞUNUN, TARİHSEL GELİŞİMİ
( ... İLE/VE/||/<>/> Blanco Kararı ile. [1873] )
- YÖNETİM ile YÖNETİMSEL ile YÖNETİM YERİ ile YÖNETİM GİDERİ ile YÖNETİM KURULU
- YÖNETİM ile/ve/||/<>/> YÖNLETİM
- YÖNETİMSEL:
İŞLEM ile/ve/||/<> EYLEM
- YÖNETİMSEL SORUMLULUĞUN TARİHSEL GELİŞİMİNDE:
MÜLK-DEVLET KURAMI ile/ve/||/<>/> POLİS-DEVLET ANLAYIŞI ile/ve/||/<>/> HAZİNE KURAMI
( Prusya, Büyük Frederich. İLE/VE/||/<>/> Nazi Almanya'sı, Stalin Rusya'sı. İLE/VE/||/<>/> Devlet ve hazine, ayrı tüzel kişilik. )
- YÖNETİMSEL/İDARÎ İŞLEM ile/ve/||/<> YÖNETİMSEL/İDARÎ EYLEM
- YÖNETME ile/ve/değil/+/||/<>/> YÜRÜTME
- YÖNETMEK ile ABRAMAK
( Deniz taşıtlarını yönetmek. )
- YÖNETMEK ile/ve/||/<> "YÖN VERMEK"
- YÖNETMEK ile YÖNETİLMEK ile YÖNETTİRMEK ile YÖNETEBİLMEK ile YÖNETİCİ/LİK ile YÖNETSEL ile YÖNETİCİ ÖZETİ ile YÖNETİCİ ASİSTANI
- YÖNETMEK ile/ve/değil/||/<>/>/< YÖNLENDİRMEK
- YÖNETME/LİK ile YÖNETMEN/LİK ile YÖNETMEN YARDIMCISI ile YÖNETMEN YARDIMCILIĞI
- YÖNEYLEM ile YÖNEYLEM ARAŞTIRMASI
- YONGA/KAMGA ile YONTU
( Kesilen, yontulan ya da rendelenen bir şeyden çıkan parça. İLE Taş, tunç, mermer, kil, alçı, bakır gibi maddelerden yontularak, kalıba dökülerek ya da yoğrulup pişirilerek oluşturulan yapıt. )
- YONGALAMAK ile YONGA ile YONGAR
- YÖNLENDİREBİLMEK ile YÖNLENDİRİCİ
- YÖNLENDİRME ile/değil ANIMSATMA
- YÖNLENDİRME ile/ve/değil/yerine/||/<>/< DÜZENLEME
- YÖNLENDİRME ile YERLEŞTİRME
( YUDEBBİR ile YUKARRİR )
( TO ORIENTATE vs. TO LOCATE )
- [ne yazık ki]
"YÖNLENDİRME" ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YORUM/LAMA
- YÖNLENDİRMEK ile DİVERTİKÜL
( DIVERT vs. DIVERTICULUM )
( عطف کردن ile معطوف داشتن ile استطاله ile کوره راه )
( ATF KARDAN ile MOATUF DASHTAN ile استطاله ile KOREH RAH )
- YÖNLENDİRMEK ile/yerine YÖN GÖSTERMEK
( TO ORIENTATE vs. TO SHOW DIRECTION )
- YÖNLENMEK ile YÖNLENDİRMEK ile YÖNLENDİRİLMEK
- YÖNLER ile/ve/değil İNSANIN DURUŞU/DURUŞLARI
- YÖNLÜ SEÇİLİM ile/||/<> DENGELEYİCİ SEÇİLİM
( Yönlü tek yön seçilim, dengeleyici ortalama. )
( Formül: Trend İLE balanced )
- YÖNLÜ ile YÖNLÜ DOĞRU
- YONT ile ...
( Başıboş hayvan. )
- YÖNTEM:
FELSEFÎ(EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK) ile/ve/||/<> KURGUL ile/ve/||/<> SALTIK
- YÖNTEM/METOD ile YOL
- YÖNTEM/TARZ/YAKLAŞIM SORUNU ile/ve/değil/daha çok SONUÇ ÇIKARMA SORUNU
- YÖNTEM/USÛL ile/ve/||/<>/> İŞLEYİŞ
- YÖNTEM/USÛL["USÜL" değil!]/METOD[İng. < METHOD] ile/ve ÜSLÛB
- YÖNTEM ile/ve/değil/yerine AHLÂK
( [not] METHOD vs./and/but MORALS
MORALS instead of METHOD )
- YÖNTEM ile/ve/<> BİLİNÇ
( METHOD vs./and CONSIOUSNESS )
- YÖNTEM ile FORMÜL
( vs./and/||/<> FORMULA )
- YÖNTEM/USÛL ile/ve/||/<>/> İZİN
- YÖNTEM ile/ve/||/<> KAVRAM
( YÖNTEM: Kavramın bilinci. )
( Yöntem, mantığın içeriğinin, içsel özdeviniminin biçimi üzerindeki bilinçtir. )
( METHOD vs./and/||/<> CONCEPT )
- YÖNTEM ile/ve LOJİ[Yun. < LOGOS]
( METHOD vs./and LOGIC )
- YÖNTEM ile/ve SORU
( Doğru bir yanıtı nasıl alabilirim? Doğru bir soru sorarak! )
( Soru sorma, soru konusu yapılan alana ilişkin sorunların çözümü üzerine düşünüldüğünü gösterir. )
( Bellekte toplanan unsurları kullanma süreci soru ya da sorunla başlar. )
( METHOD vs./and QUESTION
How am I to get a true answer? By asking a true question! )
- YÖNTEM ile SÜREÇ
( METHOD vs. PROCESS )
- YÖNTEM ile/ve TARZ
( METHOD vs./and STYLE )
- YÖNTEM ile/ve/<> TUTUM
( METHOD vs./and/<> ATTITUDE )
- YÖNTEM ile/ve ÜSLÛB
- YÖNTEM ile/ve USÛL
- YÖNTEM ile/ve/<>/değil/yerine YAKLAŞIM
( [not] METHOD vs./and/<>/but APPROACH
APPROACH instead of METHOD )
- YÖNTEM ile/ve/||/<>/< YEĞLEME/TERCİH
- YÖNTEM ile/ve/||/<> YÖNETİM
- YÖNTEM ile YÖNTEMLİ/LİK ile YÖNTEMSİZ/LİK ile YÖNTEM BİLİMİ ile YÖNTEM BİLGİSİ ile YÖNTEM BİLİMSEL
- YÖNTEM ile/ve/<>/değil/yerine YÖNTEMSELLİK
( Bir şeyler için önceden belirli bir yöntem yoktur(aranamayabilir/bulunamayabilir). İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Herşeye uygun bir yöntemsellik vardır(aranabilir/bulunabilir). )
- YÖNTEM ile YÖNTEMSİZ YÖNTEM
( METHOD vs. THE METHOD WITHOUT METHOD )
- YÖNTEM ile/ve YORDAM
( METHOD vs./and WAY )
- YÖNTEM ile YORDAM(MELEKE)
- YÖNTEMLER:
AŞKINSAL ile/ve/||/<>/> KURGUL ile/ve/||/<>/> EYTİŞİMSEL/DİYALEKTİK ile/ve/||/<>/> OLGUSAL/FENOMENOLOJİK
( Kant'ta. İLE/VE/||/<>/> Hegel'de. İLE/VE/||/<>/> Marx'ta. İLE/VE/||/<>/> XX. yüzyılda. )
- YONTMA ile YONTMA TAŞ ÇAĞI ile YONTMA TAŞ DEVRİ
- YONTMAK ile YONTULMAK ile YONTABİLMEK ile YONT ile YONTU ile YONTUCU/LUK ile YONT KUŞU
- YONTUK ile YONTUK DÜZ
- YÖNÜ TERS ile YÜZEYİ TERS
- YONUGİ ile/ve/<> KARENBİ ile/ve/<> GİNDO ile/ve/<> SEBU ile/ve/<> DEGOGO
( Mali'nin, Dogon bölgesindeki, Songo köyünde yaşayan kabileler. )
( [görevleri] Şef ailesi. İLE/VE/<> Halkla ilişkiler. İLE/VE/<> Sağlık ve tıp. İLE/VE/<> Tüze ve adâlet. İLE/VE/<> Ticaret ve dış ilişkiler. )
- [ne yazık ki]
YORAN:
KOŞULLARIN "AĞIRLIĞI" ile/ve/değil/||/<>/< ETRAFINI ANLAMAYAN KİŞİLERİN SAĞIRLIĞI
- YORAR ile/>< VERİR
- YORDAMAK ile YORDAM ile YORDAMLI ile YORDAMSIZ
- YORDURMAK ile YORDURTMAK
- YÖRE ile/ve İRMİK
( İri un. İLE/VE İri taneli un. )
- YÖREL ile/ve/||/<> YEREL
- YÖRESEL ile/ve/<> BÖLGESEL
- YÖRESELLEŞMEK ile YÖRESELLEŞTİRMEK ile YÖRE ile YÖRESEL/LİK
- YORGALAMAK ile YORGA ile YORGAN ile YORGANCI/LIK ile YORGAN YÜZÜ ile YORGAN İPLİĞİ ile YORGAN İĞNESİ ile YORGAN KAVGASI ile YORGAN ÇARŞAFI
- YORGUN/LUK ile/ve/||/<> SAYRI/LIK(HASTA/LIK[Fars. < HASTE: Yorgun.])/İGLELMEK[: Sayrılanmak/hastalanmak.][dvnlgttrk]
( TA'B ile MARÎZ[< MARAZ]/ÂLİL[: Sayrı(hasta). | Sakat, kör.], VASIB
TAVSÎF-ÜL-EMRÂZ: Sayrılıklar ilmi. )
( ... ile BÎMÂR/Î )
- YORGUN/LUK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< YOĞUN/LUK
- YORGUN/LUK ile YORGUN ARGIN ile YORGUN MERMİ ile YORGUNLUK KAHVESİ
- YORMAK ile YORMAK
( Yorgun duruma getirmek. İLE Bir nedenle bağlamak, bir duruma işaret saymak, bir anlam vermek, yorumlamak. )
- YORTMAK ile YORTU
- YORTU[Yun.] ile YORTU
- YORTU[Yun.] ile YORTU
( Hristiyan bayramı. İLE Kiliselerde, Hz. İsa ve havarilerini gösteren resimler/ikonalar. [12 resim] )
( FERIAL vs. ... )
- YORUCU" ile/değil SIKICI/BEZDİRİCİ/BUNALTICI
( Fiziksel. İLE/DEĞİL Zihinsel/düşünsel. )
- YÖRÜK ÇADIRLARINDA:
SAĞ TARAF ile/ve/||/<>/> SOL TARAF
( Kadınların oturduğu. İLE/VE/||/<>/> Erkeklerin oturduğu. )
( Ev sahibinin oturduğu. İLE/VE/||/<>/> Konuğun oturduğu. )
( Kapı, güneydedir. )
- YÖRÜK/YÜRÜK ile/ve/||/<> Yörük/Yürük
( Göçebe Türkmen boyu. Anadolu ve Rumeli'de göçebe olarak yaşayan, mevsimlere göre ova ya da yaylalarda kurdukları çadırlarda oturan Oğuz Türklerine verilen ad. Bunlara, Türkmenler adı da verilir. [Göçebe yaşam tarzını seçmiş Türkmenler. "Yürümek" sözcüğünden türetilmiştir. Anadolu'da yaylak-kışlak yaşamı sürdüren Türkmen aşiretleri [obaları] için de kullanılır. Anadolu halkının çok önemli nüfus çoğunluğunu oluştururlar. Balkanlar'daki Türkler arasında da yüksek oranda Yörük bulunmaktadır. Rumeli Yörükleri: Tanrıdağı Yörükleri, Kocacık Yörükleri, Naldöken Yörükleri, Vize Yörükleri vb. öbeklere ayrılmaktadır. Bugün Bulgaristan, Yunanistan ve Makedonya'nın dağ köylerinde yaşamaktalar. Osmanlı, tüm Balkanlar'da elde ettiği topraklara sahip olunması için sadece Türkmen/Yörükleri göndermiş ve görevlendirmiştir. “Cesur, muhârip, iyi yürüyen, eli ayağı sağlam” gibi anlamları yansıtan "Yörük" sözcüğü yerine, “yürük” sözcüğü de kullanılır. Genel olarak göçer-konar yaşam sürdüren tüm topluluklar için kullanılan bu ad, daha çok göçebe Oğuz boyları için simge (özel ad) olmuştur. XI. yüzyılda Orta Asya'dan göç eden ve göçebe yaşam sürdüren Oğuzlar, İran'dan geçerek, Malazgirt Zaferi'nden sonra Anadolu'ya geldi. Burada da eski yaşam tarzını aynen devam ettirdiler. İlk zamanlar, Türkmen adıyla anılan Oğuzların bir bölümü, yerleşik yaşama geçti. Anadolu'nun İslâmlaştırılıp Türkleştirilmesi sırasında, Oğuz boyları, Anadolu'nun her tarafına yayıldı. Bir bölümü yerleşik yaşama geçerek Türkmen adını aldı, bir bölümü de göçebe yaşamını sürdürüp Yörük adıyla anıldı. Osmanlıların Rumeli'ye geçişinden sonra, Yörüklerin önemli bir bölümü de Rumeli'ye göç ettirildi. Yörük aşiretleri ve obaları adlarında genellikle koyun ve keçi sözcüklerini barındırır. "Karakeçili", "Sarı keçili" gibi. Aynı zamanda Koyunlu Yörükler diye bilinen Akkoyunlu ve Karakoyunlu aşiretlerinin adı, bu obaların nerede yaşadığını da belirli kılar.] İLE/VE/||/<> Çok ve çabuk yürüyen, iyi yol alan, hızlı giden. | Osmanlı döneminde, otuzar kişilik ocaklar olarak Rumeli'ye yerleştirilen ve savaş zamanlarında geri hizmetlerde çalıştırılan tımarlı asker. )
- YÖRÜK["YÜRÜK" değil!] ile TÜRKMEN[< TURKOMAN < TÜRK-İMAN]
( Sünnî göçer. İLE Sünnî olmayan göçer. )
- YÖRÜK ile YÖRÜK ÇADIRI
- YORULDUĞUMUZDA:
"BIRAKMAK/VAZGEÇMEK" ile/ve/değil/yerine/||/></< DİNLENMEK
- YORULMADA:
HAREKET ile/değil DURGUNLUK
( Kişiyi, hareket değil durgunluk yorar. )
- YORULMAK ile/ve/değil/yerine/||/<>/< AŞINMAK
- YORULMAK ile/ve/<>/değil SIKILMAK/BEZMEK
( Bilişsel[felsefe/bilim/sanat] konular, fiziksel değil zihinseldir! Kötü bir benzetmedir ve kişinin nalıncı keseri gibi kendine yonttuğu, asalaklaştırılmış bir sözcük olarak başka bir kötüye kullanımdır. [Acı ile/değil ıstırap farkı gibi.] )
- YORULMAK" ile/ve/değil/ne yazık ki/||/<>/< SÖZCÜK DAĞARCIĞI/N YETERSİZ
- YORULMAK ile/ve/<> YOĞRULMAK
- YORULMAK ile YORULABİLMEK ile YORULUVERMEK
- YORUM:
"DOĞRU ANLAMA" UĞRAŞI ile/ve/değil/<> YANLIŞ ANLAMAMA ÇABASI
- YORUM:
[ne yazık ki]
YANLIŞ ile ÇILGINCA ile ZORLAMA
- YORUM YAPMAK/YAPABİLMEK ile/ve BAĞLANTI KURMAK/KURABİLMEK
( Yorum, doğruyu tespit için değil, yanlıştan kaçınmak için yapılan bir etkinliktir. )
- YORUM ile AÇIKLAMA
( INTERPRETATION/COMMENT vs. EXPLANATION )
- YORUM ile/ve/değil/yerine/||/<> BAĞLAM
- YORUM ile/ve/değil/yerine BAĞLAYICI OLMAYAN YORUM
- YORUM ile "BAKIŞ"
( INTERPRETATION/COMMENT vs. "LOOKING" )
- YORUM ile "BİR BAKIMA"
( INTERPRETATION/COMMENT vs. "IN ONE RESPECT" )
- YORUM ile/ve/<>/= ÇEVRİ/TE'VİL[< Ar.]
( ... İLE Bir söz ya da davranışı, görünür anlamından başka bir anlamda kabul etme. | Burgaç. )
- YORUM ile ÇIKARSAMA
- YORUM ile/ve/değil/yerine ÇOK ANLAMLILIK
( [not] INTERPRETATION/COMMENT vs./and/but MULTI MEANING
MULTI MEANING instead of INTERPRETATION/COMMENT )
- YORUM ile/değil DEDİKODU
( [not] INTERPRETATION/COMMENT vs./but GOSSIP )
- YORUM ile/ve DEĞERLENDİRME
( INTERPRETATION/COMMENT vs./and EVALUATION )
- YORUM ile/ve/değil/||/<>/< DERLEME
- YORUM ile/ve DÖNÜŞTÜRÜCÜ NİTELİKTE YORUM
( INTERPRETATION/COMMENT vs./and TRANSFORMER INTERPRETATION/COMMENT )
- YORUM ile/ve/<> DÖNÜŞÜM
( INTERPRETATION/COMMENT vs./and/<> TRANSFORMATION )
- YORUM ile/ve DÜŞÜNCE/FİKİR
( ... İLE/VE Düzenlemek, tertip etmek. | Ham düşünce, haber. )
( Fikir, varolanlar üzerine değil varolması gerekenler üzerinedir/olmalıdır. )
( Ancak bizi arzu, korku ve yanlış düşüncelerden kurtaracak olan iyidir. )
( INTERPRETATION/COMMENT vs./and IDEA
Only what liberates you from desire and fear and wrong ideas is good. )
- YORUM ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< GERİBİLDİRİM
( [not] INTERPRETATION/COMMENT vs./and/but/||/<>/>/< FEEDBACK
FEEDBACK instead of INTERPRETATION/COMMENT )
- YORUM ile/ve KURGU/SPEKÜLÂSYON
( INTERPRETATION/COMMENT vs. SPECULATION )
- YORUM ile YAKLAŞIM
( INTERPRETATION/COMMENT vs. APPROACH )
- YORUM ile/ve YÖNTEM
( INTERPRETATION/COMMENT vs./and METHOD )
- YORUM ile/ve YORUMUN ETKİSİ/EGEMENLİĞİ
- YORUMA AÇIKLIK ile/ve/değil/<> YORUMA MUHTAÇLIK
- YORUMA UYGUN/LUK ile/ve/değil/yerine YORUMA AÇIK/LIK
- YORUMBİLİM/HERMENEUTİK ile/ve DİL
- YORUM(KEYFİYET / LÂF | KÜFÜR | HERZE) ile/değil/yerine/>< DÜŞÜNCE
- YORUMLAMA ile/ve DEĞİŞİM
( TO INTERPRET vs./and ALTERATION )
- YORUMLAMA ile/ve/||/<>/> DİRİLTME
- YORUMLAMA ile/ve YARATMA
( TO INTERPRET vs./and TO CREAT )
- YORUMLAMA ile/ve YENİDEN KURMA
( TO INTERPRET vs./and RE-ESTABLISH )
- YORUMLAMA ile/değil YORUMBİLİM
( [not] TO INTERPRET vs./but HERMENEUTIC )
- YORUM(LAMA)DA:
VARLIK BAKIMINDAN ile/ve ANLAM BAKIMINDAN
( TO INTERPRET: IN EXISTENCE vs./and IN MEANING )
- YORUMLAMAK ile/ve/değil/||/<> SONUÇLANDIRMAK
( [not] TO INTERPRET vs./and/but/||/<>/> TO CONCLUDE )
- YORUMLAMAK ile YORUMLANMAK ile YORUMLATMAK ile YORUMLANABİLMEK ile YORUMLATABİLMEK ile YORUMLAYABİLMEK ile YORUM ile YORUMCU/LUK ile YORUMLU ile YORUMSUZ/LUK
- YORUMLU HABER ile/değil/yerine HABER
- YORUMSAMA ile/ve/değil/||/<>/< YORUMLAMA
- YÖRÜNGE:
DAİRESEL ile/ve/değil/||/<> ELİPTİK
- YÖRÜNGE ile/ve/değil EŞİK
- YÖRÜNGE/MAHREK[< HAREKET] ile MENZİL-İ KÜLLÎ[Ar.]
( Hareketli bir noktanın güttüğü yol. | Bir gök nesnesinin hareketinde, ağırlık merkezinin geometri bakımından yeri. İLE Mahrekin en son noktasına kadar olan mesafe. )
- YOSMA/LIK ile YOSMACA
- YOSUN ile FUKUSGİLLER
( Suyosunlarından, gelgitli denizlerin kayalıklara yakın yerlerinde yetişen, esmer bir yosun. )
- YOSUN ile KETENCİK
( ... İLE Deniz yosununun ince bir cinsi. | Turpgillerden, küçük sarı çiçekli, yağlı bir bitki.[Chamaelina sativa] | Bu bitkiden elde edilen, sabun yapımında ve ressamlıkta kullanılan bir yağ. )
( ... cum MUSCUS ARBOREUS | CHAMAELINA SATIVA )
- YOSUN ile PASİFİK YOSUNU
( Sularda yetişen, ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad. İLE Patagonya'da. )
- YOSUN ile SFAGNUM
( ... İLE Bataklıklarda, nemli yerlerde, kümeler durumunda yetişen, küçük yapraklı bir tür yosun. )
( ... cum SPHAGNUM )
- YOSUN ile/değil SU MERCİMEĞİ
( ... İLE Su mercimeğigillerden, mercimeğe benzeyen, yaprakları, suların yüzünü kaplayan bir su bitkisi. )
( )
( ... cum LEMNA )
- YOSUN ile TEMRİYE
( ... İLE Kara yosunu. | Deride yer yer küme durumundaki birtakım kabartılarla kendini gösteren hastalık. )
- YOSUN ile/ve/<> YOSUNCUL
( Sularda yetişen, ilkel yapıdaki örneklerine verilen genel ad. İLE/VE/<> Yosunla beslenen ya da yosunların içinde yaşayan. )
- YOSUNLANMAK ile YOSUNLAŞMAK ile YOSUN ile YOSUNLU ile YOSUN KÜLÜ
- YOUNG DENKLEMİ ile/||/<> LAPLACE BASINCI
( Young katı-sıvı denge, Laplace eğri yüzey ΔP = 2γ/r. )
( Formül: Düz İLE eğri )
( Pierre-Simon Laplace tarafından 1799 yılında keşfedildi/formüle edildi. )
- YOYO ile DİYABOLA
- YOZGAT ile YOZGATLI/LIK
- YOZLAŞMA ile/ve/||/<> KANIKSAMA
- YOZLAŞMA ile/ve/||/<> KURUMLAŞMA
- YOZLAŞMA ile YOBAZLAŞMA
- YOZLAŞMAK ile YOZLAŞTIRMAK
- YOZLAŞMIŞ ile YOZLAŞMIŞ İNSANLAR ile BOZUK ile YOZLAŞTIRICI ile BOZULABİLİR ile YOLSUZLUK ile YOZLAŞTIRICI ile YOZLAŞTIRICI
( CORRUPT vs. CORRUPT PEOPLE vs. CORRUPTED vs. CORRUPTER vs. CORRUPTIBLE vs. CORRUPTION vs. CORRUPTIVE vs. CORRUPTOR )
( تباه شدن ile انحراف اخلاقي ile تباه کردن ile فاسد ile تباه ile تبه ile تطميع کردن ile بدراه ile اهل فساد ile فاسدکردن ile منحرف کننده ile فساد پذير ile تطميع ile تباهي ile بدراهي ile آلايش ile فساد ile فساد آميز ile مستعد تباهي )
( TABAH SHODAN ile ENHERAF AKHLAGHY ile TABAH KARDAN ile FASAD ile TABAH ile TABEH ile TATAMYE KARDAN ile بدراه ile اهل فساد ile FASADKARDAN ile MONHERF KONANDEH ile FESAD PAZYR ile TATAMYE ile تباهي ile بدراهي ile ALAYSH ile FESAD ile FESAD AMYZ ile MOSTED TABAHY )
- YÜCE ile YÛCE[Fars.]
( Yüksek, büyük, ulu, ulvî. İLE Damla. )
- YÜCELİK/YÜKSEKLİK ile/değil/yerine DOSTLUK
( Allah'ta. İLE/DEĞİL/YERİNE Eşitlik'te. )
- YÜCE/LİK ile/ve/<> MUTLAK/LIK
( Belirlenim. İLE/VE/<> Belirlenimsizlik. )
- YÜCELMEK ile YÜCELEBİLMEK ile YÜCE/LİK ile YÜCE GÖNÜLLÜ/LÜK
- YÜCELTME ile KUTSAMA
- YÜCELTME ile/ve/değil/yerine SAYGI DUYMA
( [not] TO EXALT vs./and/but TO RESPECT
TO RESPECT instead of TO EXALT )
- YÜCELTMEK ile COŞKU ile YÜCE ile YÜCE TANRI
( EXALT vs. EXALTATION vs. EXALTED vs. EXALTED GOD )
( متعال کردن ile افراشتگي ile معلا ile معلي ile خداوند تعالي )
( MOTAAL KARDAN ile AFRASHTGY ile MALA ile MALY ile KHODAVAND TAALY )
- YÜCELTMEK ile YÜCELTİLMEK ile YÜCELTEBİLMEK
- YUDRİKU[Ar.] ile YEHUSSU[Ar.]
( İdrâk eder. İLE Hisseder. )
- YUDUM ile/ve LOKMA/SOKUM
( İçeceklerde. İLE/VE Yiyeceklerde. )
( ... ile/ve TELAKKUM: Lokma lokma yutma. | Karın gurultusu. )
( MÜTECERRİ'[< CÜR'A]: Yudumlayarak içen, tecerrü' eden. )
( CÜRA, TECERRU'[< CUR'A][: Yudum yudum içme.], TECRÎ'[< CER'/CERE'] ile/ve LOKMA, TU'ME[çoğ. TUAM] )
- YUDUMLAMAK ile YUDUMLANMAK ile YUDUMLATMAK ile YUDUMLAYABİLMEK ile YUDUM ile YUDUM YUDUM
- YUF ile YUF BORUSU
- YUFKA ile/ve/||/<>/> KURU YUFKA(İŞKEFE/ŞİKEFE)
- YUFKA/LIK ile YUFKACI/LIK ile YUFKA EKMEĞİ ile YUFKA KEBABI ile YUFKA YÜREKLİ/LİK
- YUFKAYÜREKLİ/LİK ile GÖZÜKARA/LIK
- YUFKAYÜREKLİ/LİK ile/ve/değil MERHAMET/Lİ
- YUH ile ÇÜŞ
- YUH ile YUHA
( Hoşnutsuzluk ve öfke anlatır. İLE Birine karşı beğenilmeyen bir durumda, hep birden haykırılan bir hakaret sözü. )
- YUHALAMAK ile YUHALANMAK ile YUHALATMAK ile YUH ile YUHA
- YUHSİNU[Ar.] ile YA'LEMU[Ar.]
- YÜK ile/ve/değil/yerine AĞIRLIK
( [not] (")FREIGHT(") vs./and/but BURDEN
BURDEN instead of (")FREIGHT(") )
- YÜK ile/ve/||/<> BASINÇ
- YÜK ile/ve/değil/||/<> KARMAŞA
- YÜK ile KÜLFETLİ
( BURDEN vs. BURDENSOME )
( سربار ile سنگين بار کردن ile غم انگيز )
( SARBAR ile SANGYNE BAR KARDAN ile GHAM ENGYZ )
- YÜK ile YÜK ODASI ile YÜK TRENİ ile YÜK GEMİSİ ile YÜK KATARI ile YÜK VAGONU ile YÜK ARABASI ile YÜK HAYVANI ile YÜK ASANSÖRÜ
- YUKA ile YUKAÇ
- YUKARI KUARK ile/ve/||/<> AŞAĞI KUARK
- YUKARI MISIR ile/ve AŞAĞI MISIR
( Doğu. İLE/VE Batı. )
- YUKARI ile AŞAĞI [özellikle asansörde]
( Yukarı çıkacaksanız aşağı okuna basılmaz! Hangi yöne gidecekseniz onun tuşuna basılır. Kendinizi asansör yerine koymayın. Siz nereye gidecekseniz onu bilin yeter. Asansörün programlanması sizin nasıl düşüneceğinizin önceden planlanmış durumudur. Siz tekrar düşünürseniz programı bozmuş olursunuz. )
- YUKARI ile YUKARI MAHALLE
- YUKARI/DA ile/değil AŞAĞI/DA
( Yukarılarda fazla durma, yel alır; aşağılarda fazla durma, sel alır. )
- YÜKLEDİĞİN ile/ve/||/<> YÜKLENDİĞİN
- YÜKLEME ile/ve/değil/yerine "AKTARMA"
- YÜKLEME ile YÜKLEME HALİ ile YÜKLEME DURUMU ile YÜKLEME BOŞALTMA
- YÜKLEME ile YÜKLENME
- YÜKLEMEK ile/ve/değil/||/<> GENİŞLETMEK
- YÜKLEMEK ile YÜKLENMEK ile YÜKLETMEK ile YÜKLENİLMEK ile YÜKLETİLMEK ile YÜKLETTİRMEK ile YÜKLENEBİLMEK ile YÜKLETEBİLMEK ile YÜKLEYEBİLMEK ile YÜKLEM ile YÜKLER ile YÜKLEM GRUBU ile YÜKLEM ÖBEĞİ ile YÜKLEM BİRLİĞİ
- YÜKLEMLEME ile/ve/||/<> ÇELİŞMEZLİK
- YÜKLEMLEME ile/ve/||/<> TERİMLERİN SINIFLANDIRILMASI
- YÜKLEM/LER ile/ve/||/<> ÇELİŞİK YÜKLEM/LER
- YÜKLENİŞ ile YÜKLENİCİ/LİK
- YÜKLENME ile/değil/yerine DÜŞÜNME
- YÜKLENME ile/değil/yerine ÜSTLENME
- YÜKLENMEK" ile/ve/<> ABANMAK
- YÜKLEYİŞ ile YÜKLEYİCİ
- YUKLİMA ile ...
( Kuyu ağzına konulan örtü. )
- YÜKLÜ PROGRAM ile YOĞUN PROGRAM
- YÜKLÜ ile/ve/<>/> AĞIRAYAK
( Karnında yavru(bebek/fetüs) bulunan. İLE/VE/<>/> Doğurması yakın yüklü. )
- YÜKLÜ/LÜK ile YÜKLÜK ile YÜKLÜCE
- YÜKSEK ATEŞTE(HARLIDA) ISITMAK ile/değil/yerine KISIK ATEŞTE ISITMAK
- YÜKSEK FİKİRLİ ile YÜKSEK FİKİRLİLİK
( HIGH-MINDED vs. HIGH-MINDEDNESS )
( بامناعت ile بزرگ منش ile مناعت ile بزرگي طبع ile بزرگ منشي )
( BAMENAAT ile BOZORG MONASH ile MENAAT ile BOZORGY TAB ile BOZORG MONASHY )
- YÜKSEK FREKANS ile/||/<>/> ÇOK AŞIRI YÜKSEK FREKANS
( Frekansı 3 MHz - 30 MHz, dalga boyu da 100 m. - 10 m. aralığındaki radyo-TV dalgaları bandı. İLE/||/<>/> Frekansı 30 GHz - 300 GHz ve dalga boyu da 1 mm. - 1 cm. aralığındaki radyo-TV dalgaları bandı. )
( TEVALî-i âLi İLE TEVALî-i âLi-i âLâ )
( HiGH FREQUENCY VS. EXTREMELY HiGH FREQUENCY )
( LA FRéQUENCE HAUTE AVEC LA FRéQUENCE HAUTE EXTREMENT )
( HOCHFREQUENZ MiT ULTRAHOCHFREQUENZ )
(1996'dan beri)