Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(227/287)


- SELLMEIER EQUATION[İng.] / ÉQUATION DE SELLMEIER[Fr.] / SELLMEIER-GLEICHUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SELLMEİER DENKLEMİ


- SELMÂNÎ ile ...

( BAZI TURUK-U ALİYYE'DE DERVİŞE DİLENCİLİK ETTİRİLMESİ )


- CELLOBIOSE[İng.] / ZELLOBIOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELOBİYOZ


- CELLOPHANE, ZELLGLAS[İng.] / CELLOPHANE, PELLICULE CELLULOSIQUE[Fr.] / ZELLGLAS, VISKOSEFOLIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELOFAN


- SELOFAN ile SELÜLOİT

( Selülozdan yapılmış, ince, saydam, ambalaj yapımında kullanılan tabaka. İLE Nitroselüloz ile kâfurdan oluşan, fotoğraf kâğıdı, sinema filmi, bilardo yuvarlağı, tarak gibi şeylerin yapımında kullanılan plastik madde. )


- SELÜLİT ile CAPITON


- SELÜLİT ile/değil KARINÇATLAĞI


- CELLULOID[İng.] / CELLULOIDE[Fr.] / CELLULOID[Alm.] ile/değil/yerine/= SELULOİD


- ACÉTOBUTYRATE DE CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSE AZETOBUTYRAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ ASETAT BUTİRAT ESTERİ


- CELLULOSE ACETATE BUTYRATE[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ ASETAT BÜTİRAT


- CELLULOSE ACETATE[İng.] / ACETATE DE CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSEACETAT, AZETYLZELLULOSE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ ASETAT


- CELLODEXTRIN[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ DEKSTRİN


- CELLULOSE LACQUER[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ LAK


- ZELLULOSE LACK[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ LAKI


- CELLULOSE NITRATE[İng.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ NİTRAT


- CELLULOSE TRIACETATE[İng.] / TRIACÉTATE DE CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSETRIACETAT[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ TRİASETAT


- CELLULOSE[İng.] / CELLULOSE[Fr.] / CELLULOSE, ZELLSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZ


- SELÜLOZ[Fr.] ile KOLODYUM[Lat.]

( Bitkilerde, göze yapısının büyük bir bölümünü oluşturan, kâğıt, yapay ipek ve patlayıcı maddelerin yapımında kullanılan bir karbonhidrat. [C6H10O5]n. İLE Fotoğraf makinesi camı yapımında ve cerrahlıkta kullanılan, alkol ve eter karışımı içinde sıvı durumuna getirilen nitroselüloz. )


- SELÜLOZ ile SELÜLOZLU


- CELLULOSICS[İng.] / DÉRIVÉS CELLULOSIQUES[Fr.] / CELLULOSEHARZE[Alm.] ile/değil/yerine/= SELÜLOZİK NESNE


- SELVİ ile SELVİÇE


- ŞEM ile ...

( Mum. )


- SEM'[Ar.] ile İSGÂ'[Ar.]


- SEM'[Ar.] ile İSTİMÂ'[Ar.]


- ŞEMM/ŞEM[Ar.] ile ŞEM'[Ar. < ŞÜMÛ']

( Koklama, koklanma, koku alma. İLE Balmumu. | Mum. )


- SEM ile/||/<> TEM

( SEM yüzey görüntüleme 3D İLE TEM geçirim ince kesit. )

( Formül: Yansıma İLE geçirim )


- SEMÂ/SİMÂ(İŞİTME) KAYDI'NDA:
KIRK AMBAR ile/ve/||/<> MURAKAAT ile/ve/||/<> TELİF


- ŞEMA:
KENDİ ile/ve/||/<>/> DIŞ DÜNYA ile/ve/||/<>/> GELECEK


- SEMÂ'[Ar. < SÜMÜVV | çoğ. SEMÂVÂT] ile SEMÂ'[Ar.]

( Gökyüzü. İLE İşitme, duyma. | Mevlevî âyinlerinde tarikat mensublarının cezbe haliyle ayakta dönmesi, zikretmesi. )


- ŞEMA ile/ve/||/<> MOD


- SEMÂ ile/ve/değil MUKABELE-İ ŞERÎFE


- SEMÂ[Ar.] ile/ve/||/<>/> SEDÂ[Ar.]


- SEMÂ ile/ve SEMAH

( Mevlevî'likte. İLE/VE Alevî ve Bektâşî'likte. )

( SEMÂ ÂDÂBI )


- SEMÂ ile SEMİ


- SEMÂ'DA (KARŞILIKLI SELÂMLAŞMADA):
SOL TARAF ile/ve/<> SAĞ TARAF

( Dünyayı simgeler. İLE/VE/<> Âhireti simgeler. )


- SEMAİ ile SEMAİ

( Bir kurala bağlı olmayıp ancak işitmekle öğrenilen sözcük. | Türk müziğinde, iki basit usûlden biri. | Sekizer hece ölçüsüyle yazılmış olan halk koşuğu türü. İLE Semavi. )


- SEMAİ ile SEMAİ KAHVESİ


- ŞEMALAR:
KOŞULLU ile/ve/||/<> KOŞULSUZ


- ŞEMA/LAR ile/ve/||/<> KATEGORİ/LER ile/ve/||/<> SAF AKIL AKIL KAVRAMLARI


- ŞEMALAŞTIRMAK ile ŞEM ile ŞEMA ile ŞEMS


- SEMÂN[Ar.] ile SEM'AN[Ar.] ile SEMÂN[Ar.]

( Sekiz. İLE İşiterek. | Dinleyerek. İLE Gök, semâ. | Güneş ayının yirmiyedinci günü. | Bıldırcın. )


- SEMAN[Fr.] ile SEMAN[Fr.]

( Bir metale değmesi durumunda, ısıtılan ve yüksek sıcaklıkta ayrışarak taşıdığı öğelerden bir ya da birçoğunu, o metalin yüzeyine yayan madde. İLE Diş köklerini kaplayan, sert madde. )


- BELLEK:
SEMANTİK ile/ve/||/<> EPİZODİK

( Olgusal. İLE/VE/||/<> Özgeçmişe dayalı. )


- ... ŞEMASI ile ... AĞACI


- ÂFETLER:
SEMÂVÎ ile/ve/||/<> MÜKTESEP

( ÂFÂT-I SEMÂVİYE ile/ve/||/<> ÂFÂT-I MÜKTESEBE )


- SEMÂVÎ CİSİM ile DÜNYEVÎ CİSİM

( Klâsik kozmolojide ayüstü âlemde esir maddesinden oluştuğu kabul edilen Nûrânî nesneler. İLE Ayaltı âlemde dört unsurdan oluşan nesneler. )


- RUMUZ[Osm.] ile/değil/yerine/= SEMBOL


- SEMBOLLEŞMEK ile SEMBOLLEŞTİRMEK ile SEMBOLLEŞTİRİLMEK ile SEMBOL ile SEMBOLİK/LİK ile SEMBOLİST ile SEMBOLİZM


- SEMELEŞMEK ile SEM ile SEMA ile SEME ile SEMT ile SEME TAVUK


- SEMEN[Ar. < aslı SEMN, SİMEN] ile SEMEN[çoğ. ESMÂN] ile SEMEN[Fars.]

( Semizlik, yağlılık. İLE Baba, değer/kıymet, tutar. İLE Yasemin. )


- SEMEN[Fars.] ile/ve/||/<> BERG-İ SEMEN[Fars.]

( Yasemin. İLE/VE||/<> Yasemin yaprağı. )


- SEMEN ile/||/<> SEMEN

( Satışlarda verilen para, değer, tutar. İLE/||/<> Atmık, belsuyu. )


- SEMEN ile/<> SEMENT ile/<> SEMENT

(

SEMEN ile SEMENT arasındaki FaRkLaR

Temel Özellikler Karşılaştırması

Özellik SEMEN TIP SEMENT YAPI/İNŞAAT SEMENT DİRİMBİLİM/TIP
Türkçe Adı Meni Çimento Diş Sementi / Kemik Sementi
İngilizce Adı Semen Cement Cementum / Bone Cement
Tanım Eril üreme düzeninden salgılanan dirimsel sıvı. Su ile sertleşen yapı nesnesi. Diş kökünü kaplayan doku ya da protez yapıştırıcısı.
Kullanım Alanı Üroloji, Androloji, IVF Yapı/İnşaat, Mimarlık, Mühendislik Diş Hekimliği, Ortopedi
Köken Latince (semen = tohum) Latince (caementum) Latince (cementum)
Nesne Türü Dirimsel sıvı Dirimsiz toz/katı[kuru durumda] • Diş: Dirimsel doku
• Kemik: Sentetik polimer
Bileşim • Sperm gözeleri
• Fruktoz
• Proteinler
• Enzimler
• Kireçtaşı
• Kil
• Demir oksit
• Silisyum oksit
Diş:
• Hidroksiapatit [%50]
• Kolajen
Kemik:
• PMMA polimer
İşlev Üreme, sperm taşıma Yapı ögelerini bağlama • Diş: Kök koruma, bağlantı
• Kemik: Protez sabitleme
Fiziksel Durum Viskoz sıvı Toz [kuru] / Hamur [ıslak] • Diş: Sert doku
• Kemik: Hamur > Katı
pH Değeri 7.2 - 8.0 [hafif bazik] 12 - 13 [kuvvetli bazik] • Diş: ~7 [nötr]
• Kemik: 7 - 8
Renk Beyazımsı-gri Gri • Diş: Sarımsı
• Kemik: Beyaz/Şeffaf

Ayrıntılı Kullanım Alanları

SEMEN (Meni) SEMENT (Çimento) SEMENT (Tıbbi)
  • Spermiyogram testleri
  • İnfertilite tedavisi
  • Tüp bebek (IVF)
  • Sperm bankacılığı
  • Adlî tıp incelemeleri
  • Hormonal çözümlemeler
  • Beton üretimi
  • Harç yapımı
  • Sıva işleri
  • Seramik yapıştırma
  • Prefabrik yapılar
  • Yol ve köprü inşaatı
Diş Sementi:
  • Periodontal tedavi
  • Kök yüzeyi restorasyonu
  • Diş anatomisi eğitimi
Kemik Sementi:
  • Kalça protezi
  • Diz protezi
  • Vertebroplasti
  • Kifoplasti

İlişkiler ve Karşılaştırma

SEMEN <> İnşaat SEMENTİ SEMEN <> Tıbbi SEMENT İnşaat SEMENTİ <> Tıbbi SEMENT
Benzerlikler:
• Ses benzerliği
• Latince köken
• Yabancı dilden geçme
Benzerlikler:
• İkisi dirimbilim terimi
• Tıp alanında kullanım
• Latince köken
Benzerlikler:
• "Sement" adını taşıma
• Sertleşme özelliği
• Bağlayıcı işlev
FaRkLaR:
• Dirimli >< Dirimsiz
• Tıp >< İnşaat
• Sıvı >< Katı
FaRkLaR:
• Üreme >< Yapısal
• Sıvı >< Katı doku
• Geçici >< Kalıcı
• Gözesel >< Gözesiz
FaRkLaR:
• İnşaat >< Tıp
• Yapı >< İnsan gövdesi
• Büyük ölçek >< Mikro ölçek
• Dış mekân >< Gövde içi

Özet ve Önemli Noktalar

Ölçüt SEMEN SEMENT [İnşaat] SEMENT [Tıp]
Ana Alan Sağlık - Üreme Yapı/İnşaat Sağlık - Diş/Ortopedi
Doğal/Yapay Doğal Yapay Doğal (diş) / Yapay (kemik)
Dirimlilik İlişkisi Dirimli ürünü Dirimsiz nesne Dirimli doku / Dirimsel uyumlu nesne
Yenilenme Sürekli üretilir Tek kullanımlık Yenilenmez (diş) / Tek kullanım (kemik)
Sıcaklık Dayanımı Gövde sıcaklığı [37°C] Yüksek [>1000°C üretim] Gövde sıcaklığı [37°C]
Araştırma Alanı Androloji, Embriyoloji Nesne Mühendisliği Periodontoloji, Ortopedi
Sonuç: "Sement" sözcüğü, bağlama göre çok farklı anlamlara gelebilir:
  • Günlük kullanımda: Genellikle inşaat malzemesi olan çimento
  • Diş hekimliğinde: Diş kökünü kaplayan doğal doku
  • Ortopedide: Protez sabitleme nesnesi
  • SEMEN ise: Sadece üreme düzeni ile ilgili tıbbi terim
)


- SEMENDER ile AKSOLOT SEMENDERİ

( )


- SEMENDER ile DEV ÇİN SEMENDERİ

( ... ile Boyları, 1.80 cm.[6 ft.]'e kadar ulaşır. )

( ... ile Çin'in, kayalık dağlarındaki akarsularında yaşarlar. )

( ... ile )

( SALAMANDER vs. GIANT CHINESE SALAMANDER )

( SALAMANDRA MACULOSA cum ANDRIAS DAVIDIANUS )


- SEMENDER ile CÜCE/KÜÇÜK/PÜRÜZSÜZ SEMENDER

( ... cum LISSOTRITON SCHMIDTLERI )


- SEMENDER ile LEKELİ SEMENDER

( ... İLE Rengârenk ve çok zehirlidir. )


- SEMEN-İ HÂL ile/ve/||/<> SEMEN-İ MİSL ile/ve/||/<> SEMEN-İ MÜSEMMÂ ile/ve/||/<> SEMEN-İ RÂİYE

( Peşin olan değer. İLE/VE/||/<> Bilirkişi tarafından, gerçek değerini belirleme. İLE/VE/||/<> İki tarafın isteğiyle verilen değer. İLE/VE/||/<> Geçer değer, sürümü olan değer. )


- SEMENT ile/ve/||/<> PERIODENTAL LİGAMENT

(

SEMENT ile PERİODONTAL LİGAMENT arasındaki FaRkLaR

Diş Destek Düzeninin İki Önemli Bileşeni
ANATOMİ İLİŞKİSİ

ALVEOL KEMİĞİ < [PERİODONTAL LİGAMENT] > [SEMENT] > DİŞ KÖKÜ
\___________________ SHARPEY LİFLERİ ___________________/

Periodontal ligament lifleri, sement içine gömülü olarak sonlanır

SEMENT

Sert Doku
Mineralize Yapı
Lif Tutunma Yüzeyi

PERİODONTAL LİGAMENT

Yumuşak Doku
Fibröz Yapı
Esnek Bağlantı

Temel Özellikler Karşılaştırması

Özellik SEMENT Sert Doku PERİODONTAL LİGAMENT Yumuşak Doku
Tanım Diş kökünü kaplayan kemik benzeri sert doku Diş kökü ile alveol kemiği arasındaki fibröz bağ dokusu
Latince Adı Cementum Ligamentum periodontale
Doku Tipi Sert, mineralize bağ dokusu Yumuşak, fibröz bağ dokusu
Konsistans Katı, kemikten daha yumuşak Esnek, lifli, elastik
Yerelleştirme Diş kökü yüzeyinde [dentin üzerinde] Sement ile alveol kemiği arası boşluk [0.2 - 0.4 mm]
Kalınlık • Servikal: 50 - 60 μm
• Apikal: 150 - 200 μm
• Yaşla artar
• Ortalama: 0.15 - 0.38 mm
• En dar: Orta 1/3
• En geniş: Apikal ve servikal
Bileşim • %45 - 50 İnorganik [hidroksiapatit]
• %50 - 55 Organik [tip I kolajen]
• Su
• %70 Su
• Tip I ve III kolajen lifler
• Elastin, oksitalan lifleri
• Glikozaminoglikanlar
Ana Gözeler • Sementoblastlar [yüzeyde]
• Sementositler [içeride]
• Sementoklastlar [rezorpsiyon]
• Fibroblastlar (en çok)
• Osteoblastlar
• Sementoblastlar
• Makrofajlar
• Epitelyal artıklar [Malassez]
Vaskülarizasyon Avasküler
Kan damarı içermez
Zengin vasküler
Superior/inferior alveolar arterlerden beslenir
İnervasyon Sinir yok
Ağrı duyumsamaz
Zengin sinir ağı
• Mekanoreseptörler
• Proprioseptif lifler
• Ağrı alıcıları
Yenilenme Hızı • Çok yavaş
• Yaşam boyu yavaşça birikir
• Çok hızlı
• Turnover: ~21 gün
Rejenerasyon Sınırlı rejenerasyon kapasitesi Yüksek rejenerasyon kapasitesi

İşlevsel Özellikler

İşlev SEMENT PERİODONTAL LİGAMENT
Ana İşlev • Periodontal liflerin tutunma yüzeyi
• Diş kökünü koruma
• Dentin duyarlılığını önleme
• Dişi alveol kemiğine bağlama
• Çiğneme gücünü iletme ve dağıtma
• Şok emilimi
Mekanik Rol • Edilgen destek
• Sert tutunma yüzeyi sağlama
• Etkin destek
• Devingen asıltı düzeni
Çiğnemede • Sabit dayanak noktası
• Güç aktarımında ara yüzey
• Hidrolik damper görevi
• Güç dağıtımı ve emilimi
Adaptasyon Yaşla kalınlaşma
Aşınmaya karşı giderim
• İşlevsel uyum
• Güce göre yeniden düzenlenme
Beslenme Periodontal ligamentten difüzyonla Kendi damar ağından doğrudan

Histolojik Özellikler

Parametre SEMENT PERİODONTAL LİGAMENT
Tip • Aselüler [üst 2/3]
• Selüler [apikal 1/3]
• Karışık
• Düzenli fibröz bağ dokusu
• Yoğun kolajen lif demetleri
Lif Düzeni İçinde Sharpey lifleri gömülü
(Ekstrensek lifler)
5 ana lif öbeği:
• Alveolar krest
• Horizontal
• Oblik (en çok)
• Apikal
• İnterradiküler
Matriks • Mineralize matriks
• Kemik benzeri kompozisyon
• Hidrate yumuşak matriks
• Proteoglikan zengin

İlişkiler ve Etkileşimler

ANATOMİK VE İŞLEVSEL İLİŞKİLER
Birlikte Çalışma: • İkisi birlikte "Periodonsiyum" düzeninin parçasıdır
• Dişin çenede tutunmasını sağlar
• Sharpey lifleri ile fiziksel bağlantı
• Çiğneme gücünü birlikte karşılar
Bağlantı Biçimi: • PDL lifleri > Sement içine 5-10 μm gömülür
• Bu lifler, "Sharpey lifleri" olarak mineralize olur
• Sement yüzeyinde sementoblastlar PDL'den kaynaklıdır
• PDL'nin vasküler ağı sementi besler
Karşılıklı Etki: • PDL hasarı > Sement rezorpsiyonu
• Sement kaybı > PDL ataçmanı kaybı
• PDL inflamasyonu > Sement hiperplazisi
• Sement tamiri > PDL'den göze göçü

Klinik Önem ve Uygulamalar

Klinik Durum SEMENT PERİODONTAL LİGAMENT
Periodontitis • Yüzey kontaminasyonu
• Endotoksin birikimi
• Taş tutunması
• İnflamasyon ve yıkım
• Ataçman kaybı
• Cep oluşumu
Ortodontik Tedavi • Genellikle dengeli
• Nadiren rezorpsiyon riski
• Yeni sement yapımı
• Etkin yeniden biçimlenme
• Basınç tarafı: Rezorpsiyon
• Gerilim tarafı: Yapım
• Diş hareketi sağlar
Travma • Çatlak/kırık olabilir
• Yüzeysel hasar
• Rezorpsiyon başlayabilir
• Yırtılma(avulsiyon)
• Ezilme(intrüzyon)
• Gerilme(ekstrüzyon)
• Mobilite artışı
Yenileyici Sağaltım • Yeni sement biçimlenmesi kolay değil
• Büyüme etmenleri gerekli
• Sementogenez indüksiyonu
• İyi yenileyici gizil gücü
• GTR ile yenilenebilir
• Kök göze kaynağı
Yaşlanma • Kalınlaşma(hipersemantozis)
• Aselüler sement artışı
• Permeabilite azalması
• İncelme
• Göze sayısı azalması
• Vaskülarite azalması
• Elastisite kaybı

Karşılaştırmalı Özet

TEMEL FaRkLaR VE BENZERLİKLER
Benzerlikler • İkisi de periodonsiyumun parçası
• İkisi de mezenkimal kökenli
• İkisi de diş desteğinde kritik
• İkisi de yaşam boyu etkin
• İkisi de periodontal sayrılıktan etkilenir
Ana FaRkLaR SEMENT:
✓ Sert doku
✓ Avasküler
✓ Sinir yok
✓ Yavaş değişim
✓ Durağan destek
PDL:
✓ Yumuşak doku
✓ Zengin damar ağı
✓ Sinir lifleri var
✓ Hızlı yenilenme
✓ Devingen destek
Metafor "Çapa Yeri"
Geminin çapa attığı zemin gibi
"Asma Köprü"
Esnek ama güçlü bağlantı
Önemli Nokta: SEMENT ve PERİODONTAL LİGAMENT birbirinden ayrı düşünülemez. İkisi birlikte işlevsel bir bölüm oluşturur:
  • Sement olmadan: Periodontal ligament lifleri tutunamaz
  • PDL olmadan: Diş çene kemiğine bağlanamaz
  • İkisi birlikte: Dişin hem sabit, hem de esnek tutunmasını sağlar
Bu ilişki, dişin "sert ama esnek" biçimde çenede durmasını ve çiğneme güçlerine dayanmasını olanaklı kılar.
)


- CEMENTATION[İng.] / CÉMENTATION[Fr.] / ZEMENTATION, AUSFALLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SEMENTASYON


- SEMER[Ar.] ile SEMER[Ar. çoğ. ESMÂR, SİMÂR]

( Gece sohbeti/toplantısı. İLE Meyve. | Verim, mahsul. | Sonuç. )


- SEMERKANT ile/= MARAKANDA

( Semiz/bereketli anlamınadır. İLE/= Sogdiane devletinin başkenti olduğu, M.Ö. IV. yüzyıldaki adı. )


- SEMERLEMEK ile SEMERLENMEK ile SEMERLETMEK ile SEMER ile SEMERE ile SEMERCİ/LİK ile SEMERLİ ile SEMERELİ ile SEMERSİZ ile SEMERESİZ


- SEMÎ'[< SEM] ile ...

( İŞİTEN, İŞİTME KUVVETİ OLAN | ALLAH'IN ADLARINDAN )


- SEMÎ'[Ar.] ile SEM'Î[Ar. < SEM] ile SEMÎH[Ar.]

( Duyan/işiten, duyma gücü olan | Allah'ın adlarından. İLE Duyma/işitme ile ilgili. İLE Eliaçık, cömert, semâhatli. )


- SEMIDINE REARRANGEMENT[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİDİN ÇEVRİLMESİ


- SEMIDINES[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİDİNLER


- SEMICARBAZIDE[İng.] / SEMICARBAZIDE[Alm.] ile/değil/yerine/= SEMİKARBAZİT


- SEMICARBAZONE[İng.] ile/değil/yerine/= SEMİKARBAZON


- SEMÎN[Ar. çoğ. SİMÂN] ile SEMÎN[Ar.]

( Semiz, şişman, besili, yağlı. İLE Değerli, pahalı. )


- SEMÎR[Ar.] ile SEMÎR[Ar.]

( Meyve veren, meyveli. İLE Arkadaş. [geceleyin birlikte sohbet eden] )


- SEMİRMEK ile SEMİRTMEK


- SEMİRMEK ile/ve/<>/< SÖMÜRMEK


- SEMİZLEMEK ile SEMİZLENMEK ile SEMİZLETMEK ile SEMİZLEŞMEK ile SEMİZ/LİK ile SEMİZCE


- SEMİZOT ile SEMİZOTU


- SEMİZOTU ile/ve ISPANAK[Yun.]

( BAKLA-YI HAMKA/BEYYİNE ile/ve ... )

( BUHLE ile/ve ... )

( PURSLANE vs./and SPINACH )

( PORTULACA OLERACEA cum/et SPINACIA OLERACEA )


- ŞEMMALARDA:
BEYAZ ile/ve/> (ORTASI) RENKLİ

( Etiyopya'lıların büründükleri kumaşlar. İLE/VE/> İleri gelenlerin şemması, iki tarafı beyaz, ortası kırmızı olan üç ekten oluşmaktadır. )


- ŞEMME[Ar.] ile (ŞEMME-İ MUHAMMED) ile ...

( Bir kere koklama. | Pek az şey, zerre. @@ Koku. (HZ. MUHAMMED'İN KOKUSU) )


- ŞEMPANZE ile/ve/||/<> BONOBO


- SEMPATİ[İng.] ile EMPATİ ile APATİ ile ANTİPATİ ile TELEPATİ

( Duygudaşlık, yakınlık, sıcakkanlılık. İLE Duyumsama, kendini ötekinin yerine koyma çabası. İLE [hiçbir şey] Duyumsamama, duyumsuzluk, kayıtsızlık. | Sürekli cansızlık, gevşeklik. İLE Karşıduyum, soğukluk. İLE Uzaduyum. | Zihinsel, uzaktan [işaretsiz, yazısız, sözsüz] iletişim kurma (becerisi). )

( PATHOS[Yun.]: Duyum/samak, his/setmek. )

( SYMPATHY vs. EMPATHY vs. APATHY vs. ANTIPATHY vs. TELEPATHY )


- SEMPATİ ile SEMPATİK/LİK ile SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ


- SEMPATİK SİNİR ile/||/<> PARASEMPATİK SİNİR

( Sempatik savaş-kaç, parasempatik dinlen-sindir )

( Formül: Noradrenalin İLE Asetilkolin )


- SEMPATİK ile/||/<> PARASEMPATİK

( Sempatik hızlandırıcı İLE parasempatik yavaşlatıcı sinir sistemidir )

( Formül: Savaş-kaç İLE dinlen-sindir )


- SEMPATİK ile/değil/yerine/<> YAKIŞIKLI/GÜZEL

( LIKABLE vs./and/<> HANDSOME/BEAUTIFUL )


- SEMPATİKO ile/ve/||/<> SEMPATİ ile/ve/||/<> EMPATİ ile/ve/||/<> CONPATİ


- SEMPTOMATOLOJİ ile/ve/||/<> ETİYOLOJİ ile/ve/||/<> TERAPÖTİK

( Göstergelerin incelenmesi, belirtibilim. İLE/VE/||/<> İLE/VE/||/<> Nedenlerin araştırılması. İLE/VE/||/<> Tedavi/sağaltım yollarının araştırılması ve uygulanması. )


- ŞEMS CAMİSİ ile ŞEMSİ PAŞA CAMİSİ

( İkisi de aynı camidir. )

( Kubbe alemindeki güneş(şems) biçiminden dolayı Şems Camisi olarak da bilinir. )

( Boğaziçi'nden esen rüzgâr nedeniyle kuşların bu camiye konamamalarından dolayı Kuşkonmaz Camisi olarak da bilinir. )

( Üsküdar vapur iskelesi yakınında Beylerbeyi Ahmed Şemsi Paşa tarafından Mimar Sinan'a yaptırılmıştır. [1580] [Tek kubbeli ve kare plânlıdır.] )


- ŞEMSE ile/||/<> SALBEK ile/||/<> TIĞ

( Süslemede kullanılan oval, dairesel biçimde dilimli ya da düz motifler. İLE/||/<> Şemsenin iki ucunda bulunan, tepelik biçimindeki uzantılar. İLE/||/<> Tezhipte, desenin bitiminde; ciltte, şemse ve köşebent kenarlarında kullanılan yardımcı süsleme motifi. )


- ŞEMS-İ MUTLAK ile/ve ŞEMS-İ MUKAYYET


- ŞEMSİYE[Ar.] / HÉLIOZOAIRES[Fr.] ile ...

( Günsüler. )


- ŞEMSİYE ile/ve/||/<>/> GÖLGE


- ŞEMSİYE ile TİMKAT

( ... İLE Kudüs'te kullanılan rengârenk şemsiyelere verilen ad. )


- ŞEMSİYE ile/ve/||/<> YELPAZE


- ŞEMSİYE/LİK ile ŞEMSİYECİ/LİK


- SEMT ile/ve MAHALLE

( Coğrafyası/topografisi belirler. İLE/VE Mescid belirler. )


- SEN BİLİRSİN" ile/değil/yerine/||/<>/< KARARI SANA BIRAKAYIM


- SEN BİLİRSİN ile SEN, BİLİRSİN

( Kişide ya da kişiye yönelik. [Bilinenin ya da verilecek kararın, öteki tekil kişi("senin") tarafından sağlanabileceğini belirtmek üzere.] İLE Bilgi ve bilinen üzerine. [Kendimizin ve başkalarının bildiği/bilmediği bir durum ya da ayrıntının (tekil kişi["senin"]) tarafından bilindiği (bilgi/haber/ayrıntı) üzerine.] )


- SEN ÇOK DEĞİŞTİN ile/değil/ne yazık ki SENİ ESKİSİ GİBİ KULLANAMIYORUM

( (Hint Denizi'ndeki bir adanın adından) Bir cins kokulu sandal ağacı, yalancı öd ağacı. | Bir cins mısır. )


- SEN Mİ ÇOK "AKILLISIN"? ile BEN/BİZ Mİ, ÇOK "APTAL GÖRÜNÜYORUM/Z"?


- SEN Mİ ÇOK ZEKİSİN?" ile/ya da/<> "BEN Mİ ÇOK APTALIM?"


- SEN ile/ve/<> BİZ

( YOU vs./and/<> WE/US )


- SEN ile/ve BİZ


- SEN ile SENA ile SENE/LİK ile SENT ile SENELERCE


- ŞEN ile ŞENİ ile ŞEN ŞATIR ile ŞEN ŞAKRAK


- ŞE'N[Ar.] ile ŞENN/ŞEN[Ar. çoğ. EŞNÂN] ile ŞEN[Ar.]

( İş. | Yeni iş, yeni çıkan hal, olay. İLE Şaraba su karıştırma. İLE Naz ve edâ. | Göze ve gönüle hoş görünen hal. | Ferahlı, sevinçli. | Kendir. | Bayındır. )


- BEN/SEN ile/ve/değil/yerine/||/=/<>/< ZEN

( [bir şey] Yaptığımızda. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/=/<>/< Yapmadığımızda/yapmayabildiğimizde[yapmamayı yeğleyebilmemizde)]. )


- SENÂ'[Ar. çoğ. ESNİYE] ile SENÂ'[Ar.]

( Övme, övüş. İLE Meyve ve yapraklarının karışmasından meydana gelen baklagillerden iç sürdürücü bir ot. | Şimşek parıltısı. )


- SENÂ'[Ar.] ile NESÂ'[Ar.]


- SENARMONTITE[İng.] / SÉNARMONTITE[Fr.] / SENARMONTIT[Alm.] ile/değil/yerine/= SENARMONTİT


- SENARYO ile/değil BAĞLAM


- SENARYO ile/ve/değil/||/<> FOTOĞRAF


- SENARYO ile SENARYOCU/LUK


- SENCE ile ...

( Cam ağırlıklardır ve paraya ölçü oluştururlardı. Değerli madenden basılan sikkeye ölçü oluşturmak amacıyla yapılmış ağırlık ölçüleridir. [Bizans sencelerin Bizans dinarı solidus ile aynı ağırlıkta olduğu ve 68 habbeye[4,406 gram], Araplar'daki Dirhem'in ise 66 Habbe'ye[4,276 grama] karşılık geldiğini göstermektedir.][İslâmî Sence'ler, zamanla gelişerek klasik biçimlerine kavuşmuştur. Kimilerinin üstünde halife, vali, imam ya da şurta adlarıyla Aslahü Allah, Ekremehü Allah, Emta' Allah Lehü gibi Arapça yazılar ve Kur'an'dan ibareler yer alır. Genelde sadece tek yüzüne damga vurulan Senceler'in iki yüzünün de damgalanmasına Abbasiler döneminde başlanılmıştır. Bu dönemde sikkenin bir yüzüne Kelime-i Tevhid, öteki yüzüne halife, vali, imam, şurta, vb. adları basılırdı. Sencelerdeki renkler, üretim sırasında katılan hammaddeye göre değişiklik göstermiş, mavi renkteki senceler krom oksitten, kehribar rengi kükürt ve karbondan, koyu mavi senceler ise manganezden elde edilmiştir.] )


- SENDELEME ile YALPALAMA

( ... İLE Dengesi bozularak, bir sağa, bir sola eğilmek. [YALPA: Rüzgâr ya da dalgaların etkisiyle, geminin, bir sancağa(sağa), bir iskeleye(sola) yatıp kalkması.] )


- SENDELEMEK ile SENDELETMEK


- SENDEN/BENDEN FARKLI DÜŞÜNEN(E TAHAMMÜL) ile SENDEN/BENDEN FARKLI İNANAN(A TAHAMMÜL)


- SENDİK[Fr. < Yun.] ile SENDİKA[Fr. < Yun.]

( Bir birliğin, ortaklığın ya da alacaklılar grubunun haklarını korumakla görevli kişi. İLE İşçilerin ya da işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik. )


- SENDİKAL ile SENDİKALİST ile SENDİKALİZM


- SENDİKALAŞMAK ile SENDİKALAŞTIRMAK ile SENDİK ile SENDİKA ile SENDİKACI/LIK ile SENDİKALI/LIK ile SENDİKASIZ/LIK


- SENE[Ar.] ile HİCCE[Ar.]


- SENED-İ HÂKANÎ ile ...

( Tapu senedi. )


- ŞENELMEK ile ŞENELTMEK ile ŞENELTİLMEK


- SENESCENCE ile/||/<> APOPTOZ

( Senescence hücrenin bölünmeyi durdurmasıyken İLE apoptoz programlı hücre ölümüdür )

( Formül: p53 yolu )


- ŞENESEVLER ile ŞEN ESENEVLER


- SENESKI[İng.] ile/değil/yerine/= SENESKİ


- SENET ile HEDİYE SENETİ

( DEED vs. DEED OF GIFT )

( کنش ile فعل ile باقباله واگذار کردن ile هبه نامه )

( KONASH ile FEL ile BAGHABALEH VAGOZAR KARDAN ile NPABEH NAMEH )


- SENETLEŞMEK ile SENET ile SENETLİ ile SENETSİZ ile SENET SEPET ile SENETLİ SEPETLİ ile SENETSİZ SEPETSİZ


- SENEVÎ[Ar.] ile SENEVÎ[Ar. < SÜNÂÎ]

( Bir yıllık, yıl ile ilgili. İLE Biri hayr, öteki şer için olan iki yaratıcının bulunduğuna inanan mecûsîlerden olan kişi. )


- SENEYE ile/değil SONRAKİ SENE


- SENFONİ ORKESTRASI ile FİLARMONİ ORKESTRASI

( ... İLE Kurumsal. )


- SENFONİ ORKESTRASI ile ODA ORKESTRASI

( 50 - 120/130 kişilik. İLE 40/30/25 kişilik. )


- SENFONİ[Fr., İng. SYMPHONIE] ile/= KÂR[Osmanlı Tr.]

( Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik yapıtı. )


- SENFONİ ile SENFONİK ile SENFONİ ORKESTRASI


- SENİ, SENDEN EDEN ile/değil/yerine SENİ, SEN EDEN


- SENİ SEVİYORUM (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK


- SENİ SEVİYORUM (DEMEK/DİYEMEMEK) ile/ve/değil/yerine SEVDİĞİNİ GÖSTERMEK/YANSITMAK/YAŞATMAK


- SENİ SEVİYORUM! ile/belki/yerine/değil AYAK SESİNİ SEVİYORUM! (AMA SENİ DEĞİL)


- SENİ SEVİYORUM! ile/ve/değil SENİ (DAHA ÇOK) SEVMEK İSTİYORUM!

( "I LOVE YOU" vs./and "I WOULD LIKE TO LOVE YOU" )


- SENİ SEVİYORUM! ile/belki/yerine/değil SENİN, BENİ SEVEBİLME OLASILIĞINI SEVİYORUM!


- SENİ:
SEVMEYENİ ile/ve/değil/yerine/>< SEVENİ

( Tatlı olsa da unut. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Zehir olsa da yut. )

( Sevme! İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/>< Sev... [Sevenin/sevginin ölçütü de tüm davranış, tutum ve sözlerinde ne kadar saygılı olduğu/davrandığıdır.] )


- ŞE'NÎ[Ar.] ile ŞENÎ'[Ar. < ŞENÂAT]

( Gerçek. İLE Kötü, fena, ayıp, utanılacak. )


- (SENİN) DEDİĞİN (GİBİ) OLSUN (DİYE) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< GÖNLÜN OLSUN (DİYE)


- SENİN GİBİ ile/değil/yerine SENİNKİ GİBİ


- SEN(İN)LE (DALGA GEÇİYORUM) ile/yerine/değil SEN(İN)LE BİRLİKTE (DALGA GEÇİYORUM)


- SENİYY/SENİYYE[Ar.] ile SENİYYE[Ar. çoğ. SENÂYÂ]

( Yüksek, yüce. İLE Öndeki dört diş. )


- SENKRETİZM ile ...

( Her dine/felsefeye/bilgiye gösterilen eşitlikçi hoşgörü. )


- SENKRON ile SENKRONİ ile SENKRONİZM


- SYNCHROZYKLOTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SENKROSİKLOTRON


- SYNCHROTRONSTRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SENKROTRON IŞINIMI


- SYNCHROTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SENKROTRON


- ŞENLENMEK ile ŞENLENDİRMEK ile ŞENLENDİRİLMEK


- ŞENLİK ile ŞENLİKLİ ile ŞENLİKSİZ


- SENOLYTICS İLE REPROGRAMMİNG İLE PARABİOSİS ile/||/<> GENÇLEŞTİRME YAKLAŞIMLARI

( Yaşlanmayı tersine çevirme stratejileri. )

( Formül: OSKM faktörleri )


- SENOZOYİK[İng. CENOZOIC] ile/||/<> EKOLOJİK NİŞ[İng. ECOLOGICAL NICHE] ile/||/<> PALEOJEN[İng. PALEOGENE] ile/||/<> PALEOSEN[İng. PALEOCENE] ile/||/<> PLEYİSTOSEN[İng. PLEISTOCENE] ile/||/<> PLİYOSEN[İng. PLIOCENE]

( Senozoyik (66-0 myö) bir jeolojik zaman ismidir. Dinozorların çağı olarak bilinen Mezozoyik'ten sonra gelir ve memelilerin çağı olarak bilinir. İçerisinde Paleojen, Neojen ve Kuvarterner olmak üzere 3 majör dönemde incelenir. Yaklaşık 66 milyon yıl önce Dünya'ya meteor çarpması ile birlikte non-avian dinozorların tamamı dahil ağırlığı 25 kg'dan fazla olan hayvanlar yok olduğu zamandan günümüze kadar olan zamanı kapsamaktadır. Geriye kalan ufak memeliler ve avian dinozorlar (kuşlar) sağ çıkan hayvanlardan bazıları olmuştur. Böylece Senozoyik içinde iki büyük sınıf, boşalan ekolojik nişler sayesinde çeşitlenmeye başlamıştır. @@ Doğadaki popülasyonların ya da organizmaların adapte oldukları spesifik habitat. Genelde besin olanağına göre belirlenir. @@ Paleojen (66-23 myö) bir jeolojik dönemdir. Yaklaşık olarak 66 milyon yıl önce ile 23 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Yaklaşık 43 milyon yıl sürmüştür. İçerisinde Paleosen, Eosen ve Oligosen olmak üzere 3'e ayrılır. 66 milyon yıl önce gezegene dev bir meteor çarpması sonucu gezegenin jeokimyası değişmiş ve non-avian dinozorların tamamı dahil ağırlığı 25 kg'dan fazla olan hayvanların soyu tükenmiştir. Paleojen'de ise geriye kalan canlılar çeşitlenip, evrimleşmiştir. Bu çeşitliliğin en çok görüldüğü sınıflardan biri avian dinozorlar (kuşlar) ve diğeri memelilerdir. @@ Paleosen (66-56 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık olarak 66 milyon yıl önce ile 56 milyon yıl önceye denk gelen zaman dilimini kapsamaktadır. Senozoyik Zaman'ın ve Paleojen Dönemi'nin ilk zaman dilimidir. Yani non-avian dinozorların neslinin tükendiği K/T Yok Oluşu'ndaki meteor çarpışmasından sonraki ilk zaman dilimidir. Öncesinde bir Mezozoyik'teki Kretase gelmektedir. Sonrasında ise Senozoyik'teki Eosen gelir. @@ Senozoyik Zaman'ın sonlarında 2.580.000 milyon yıl ile 11.700 milyon yıl öncesini kapsayan jeolojik zaman dilimi. Kuvarter Dönemi'nin başlarına denk gelir. Genellikle "Buz Devri" olarak nitelendirilir. Kendi içinde Gelasiyen, Kalabriyen, Orta ve Üst olarak 4'e ayrılır. Kabaca arkeolojide kullanılan terim olan Paleolitik Çağ'ı kapsamaktadır. Ardından yaklaşık 11.650 yıl öncesine denk gelen zaman diliminde Holosen (Antroposen) devri başlamaktadır ve halen devam etmektedir. @@ Pliyosen (5.33-2.58 myö) bir jeolojik devre ismidir. Yaklaşık 5.333 milyon yıl önce ile 2.58 milyon yıl önceyi kapsayan zaman dilimine denir. Senozoyik Zaman'daki Neojen Dönemi'nin en genç dilimidir. Pliyosen'den önce Miyosen, sonrasında da Pleyistosen gelmektedir. Pliyosen kendi içinde Piasenziyen ve Zankliyen olmak üzere iki dilimde incelenir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SEN/SANA ile SİZ/SİZE

( YOU/TO YOU vs. YOU/TO YOU )


- SENSİTİVİTY İLE SPECİFİCİTY İLE PPV İLE NPV ile/||/<> TANI TEST İSTATİSTİĞİ

( Tıbbi test performans ölçütleri. )

( Formül: Sens = TP/(TP+FN) )


- SENSİZ ile/ve/||/<> SONSUZ


- MESSGRÖSSENAUFNEHMER, MESSGRÖSSENFÜHRER[Alm.] ile/değil/yerine/= SENSÖR


- SENSÖR ile SENSÖRLÜ


- CENT[İng.] / CENT[Fr.] / CENT[Alm.] ile/değil/yerine/= SENT


- SENT ile MERKEZ ile AĞIRLIK MERKEZİ ile MERKEZLER ile YÜZÜNCÜ SAYI

( CENT vs. CENTER vs. CENTER OF GRAVITY vs. CENTERS vs. CENTESIMAL )

( يک صدم ile وسط ile مرکز ile سايت ile ميانه ile ستاد ile ناف ile کانون ile مرکز ثقل ile مراکز ile يکصدم ile صدقسمتي )

( YK SADAM ile VAST ile MARKZ ile SAYT ile MYANEH ile SETAD ile NAF ile KANON ile MARKZ SAGHAL ile MARAKZ ile YKASDAM ile صدقسمتي )


- SUN’İ[Osm.] / SYNTHETIC[İng.] / SYNTHÉTIQUE[Fr.] / SYNTHETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= SENTETİK


- SYNTHESIS GAS[İng.] / GAZ DE SYNTHÈSE[Fr.] / SYNTHEGESE[Alm.] ile/değil/yerine/= SENTEZ GAZI


- SENTEZ ile/||/<> ANALİZ

( Sentez birleştirme ve inşa etme İLE analiz parçalara ayırma ve çözümlemedir. Sentez yeni bilgi üretir İLE analiz mevcut bilgiyi açıklar. Sentez öncüllerden sonuca İLE analiz sonuçtan öncüllere gider. )

( Aristoteles tarafından -350 yılında keşfedildi/formüle edildi. (-384--322) (Ülke: Antik Yunan) (Alan: Felsefe, Mantık, Biyoloji) (Önemli katkıları: Mantık, etik, metafizik) )


- SENTEZ ile/ve EKLEKTİK


- SENTEZ ile/||/<> ORGANİK

( Organik sentez yöntemleri )

( Pierre Eugène Marcellin Berthelot tarafından 1860 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1827-1907) (Ülke: Fransa) (Alan: Kimya) (Önemli katkıları: Organik sentez, termokimya) )


- SENTEZ ile/ve/||/<>/> SİNERJİ


- SENTEZLEMEK ile SENTEZ


- SENTRİYOL ile/||/<> SENTROZOM

( Sentriyol mikrotübül yapı İLE sentrozom organizasyon merkezidir )

( Formül: Yapı İLE MTOC )


- SENTROMER[İng. CENTROMERE] ile/||/<> DİSENTRİK KROMOZOM[İng. DICENTRIC CHROMOSOME] ile/||/<> KİNETOKOR[İng. KINETOCHORE] ile/||/<> METASENTRİK KROMOZOM[İng. METACENTRIC CHROMOSOME] ile/||/<> SUBMETASENTRİK KROMOZOM[İng. SUBMETACENTRIC CHROMOSOME]

( Mitotik kromozomlarda kardeş kromatidlerin birbirlerine tutturulduğu sınırlandırılmış bölge. Sentromerler genellikle tekrarlanan DNA dizilerinden oluşur ve kopyalanması geç olur. Sentromer yaklaşık 130 bazlık bir A-T bölgesidir. @@ İki sentromere sahip kromozomdur. @@ Kromozomlarda sentromerin üzerinde iğ ipliklerinin bağlandığı özelleşmiş proteinler. @@ Sentromeri ortada bulunan ve bu nedenle kromozom kolları birbirine eşit olan, V biçiminde görünen kromozom. Bu kromozom cinsinde p ve q kolları aynı boydadır. @@ Sentromerin konumundan dolayı bir kromozom kolunun (p) diğerinden (q) biraz daha kısa olduğu kromozom cinsi (asimetri akrosentrik kromozoma göre daha azdır). İnsan kromozomunun 4 ve 12 numaralı kromozomları buna örnektir.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- SENTROMER ile/||/<> KİNETOKOR

( Sentromer kromozom merkez İLE kinetokor protein kompleksi. )

( Formül: DNA bölgesi İLE protein )


- SENYÖR[Fr. < Lat.] ile MONSENYÖR[Fr. < Lat.]

( Ortaçağ Avrupa'da, toprağı olan derebeyi. | Fransa'da bir ayrıcalıklılık sanı. İLE Hristiyan prenslerine verilen san. | Yüksek aşamalı din adamlarına verilen san. )


- SENYÖR ile/||/<> SÜZEREN

( Ortaçağ Avrupa'sında toprağı olan derebeyi İLE/VE/||/<> Toplumun, koruması altına girdiği kişilere verilen ad. )


- SEPARABLE ile/||/<> DENSE

( Separable sayılabilir yoğun alt küme İLE dense closure tüm uzay. )

( Formül: Countable dense İLE general dense )


- SEPELEMEK ile SEPETLEMEK ile SEPETLENMEK ile SEPETLEYEBİLMEK ile SEPEK ile SEPET/LİK ile SEPETLİ ile SEPETÇİ/LİK ile SEPETSİZ ile SEPET TOPU ile SEPET KAFALI ile SEPET SANDIK ile SEPETÇİ KAVAĞI ile SEPETÇİ SÖĞÜDÜ ile SEPETLİ MOTOSİKLET


- SEPET[Fars. < SEPED] ile AĞKER

( Saz, kamış, ince dal ya da tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap. | Bu kabın aldığı ölçüde. | Bu kap biçiminde örülerek yapılmış. | Sazdan örülmüş balık kapanı. | Motosikletin yan tarafında bulunan, tek yolcu taşımak üzere hazırlanmış ayrı bölüm. | Basketbolda sayı kazanmak için, içine top atılmaya çalışılan demir çembere geçirilmiş altı açık ağ. İLE ... )


- SEPET ile BOTSWANA SEPETİ

( ... İLE Ünlü olan bu sepetlerin üzerindeki süslemeler, "zürafanın gözyaşları", "boğa sidiği izi", "zebra ahı" gibi ilginç adlar taşımaktadır. )


- SEPET ile İŞPORTA[İt.]

( ... İLE Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan, yayvan sepet ya da bu işi gören, ona benzer araç, sergi, tezgâh. | Açıkta yapılan satış. )


- SEPET ile KAZEVİ[Ar. < GAZEVÎ]

( ... İLE Saz ya da kamıştan örülmüş büyük sepet. )


- SEPET ile SEPET YAPIMI ile SEPET BENZERİ ile SEPET İŞİ

( BASKET vs. BASKET MAKING vs. BASKET-LIKE vs. BASKETWORK )

( سبد ile زنبيل ile درسبد ريختن ile سبدبافي ile سبدي ile سبدسازي )

( SABAD ile ZANBYLE ile DARASBAD RYKHTAN ile SABADBAFY ile سبدي ile SABADSAZY )


- SEPETLEMEK" ile/değil/yerine KOVMAK


- SEPÎDE[Fars.] ile/ve SEPÎDE-DEM[Fars.]


- SEPİLEMEK ile SEPİLENMEK ile SEPİ ile SEPİCİ/LİK ile SEPİLİ ile SEPİL SEPİL


- SEPIOLITE[İng.] ile/değil/yerine/= SEPİYOLİT


- SEPPUKU ile/ve/||/<>/> JIGAI


- SEPTA, SEPTI[İng.] ile/değil/yerine/= SEPTA, SEPTİ


- MİKROPLU/SEPTİK[İng. < SEPTIC] ile/değil KUŞKUCU/SKEPTİK[İng. < SCEPTIC]["SPEKTİK" değil!]


- SEPTİSEMİ[Fr. < Yun. SEPTİKOS: Çürümüş. | HAİMA: Kan.] ile TOKSEMİ

( "Kan zehirlenmesi", kan bozukluğu. İLE "Kan zehirlenmesi". [günlük dilde] )

( Bakterilerin kana geçerek yaygın enfeksiyona neden olmasıyla. İLE Herhangi bir zehirli maddenin ya da iltihabın kana geçmesiyle. )

( SEPTİSEMİ/SEPSIS/SIRS[: Systemic Inflammatory Response Syndrome] )


- SER LEVHA ile MİHRÂBİYE


- ŞER:
METAFİZİK ile/ve/||/<> TABİÎ ile/ve/||/<> AHLÂKÎ

( Olgunluğun[kemâlin] bulunmaması. İLE/VE/||/<> Elem. İLE/VE/||/<> Günah. )


- ŞER/ŞERR[Ar.] ile ŞER[Ar.] ile ŞERR[Ar. çoğ. ŞÜRÛR] ile ŞERR[Ar. < EŞRÂR]

( Gerçek. İLE Kötü, fena, ayıp, utanılacak. İLE Kötülük, kötü iş. | Kavga, gürültü. [>< HAYR] İLE Kötülük eden, kötü kişi. | Daha/pek/en kötü. )


- SER[Fars.] ile/ve/||/<> CAN[Fars.]


- SER[Fars.] ile SER-[Fars.]

( Baş, kafa, kelle. | Baş, başkan. | Tepe, doruk/zirve. | Uc kenar. | Son, nihâyet. İLE "Baş, başkan" anlamlarıyla başa gelerek birleşik sözcükler yapar. [SER-KÂTİB: Başkâtip.] )


- SER[Fars.] ile SER/SERA[Fr.]

( Baş, kafa. | Başkan. İLE Limonluk. )


- ŞER ile ŞERH ile ŞERİ ile ŞERÇ


- SERA GAZI ile/||/<> OZON TABAKASI İNCELTİCİ

( Sera gazı ısı tutar, ODS UV korumasını azaltır )

( Formül: CO₂ İLE CH₄ (sera) İLE CFC İLE HCFC (ODS) )


- SERÂ/SERÂY[Fars.] ile -SERÂ[Fars.] ile SERÂ[Ar./Fars.]

( Saray. | Büyük konak. | Hükümet konağı. İLE "Şarkı söyleyen" anlamlarıyla başa gelerek birleşik sözcükler yapar. [NAĞME-SERÂ: Türkü, şarkı söyleyen.] İLE Toprak. )


- [ne yazık ki]
SERA GAZI SALIMINDA:
1990 ile/ve/||/<>/> 2002 ile/ve/||/<>/> 2016

( )


- ŞERAİT ile/ve/<> ŞERİAT

( Koşullar. İLE/VE/<> Yasalar. )

( Koşullar, yasaları harekete geçirir. )


- SERALBUMIN[İng.] ile/değil/yerine/= SERALBUMİN


- SERAMİK İLE KOMPOZİT İLE POLİMER ile/||/<> MALZEME SINIFLARI

( Mühendislik malzemelerinin ana grupları. )

( Formül: E_kompozit = V_fE_f + V_mE_m )


- CERAMICS[İng.] / CÉRAMIQUE[Fr.] / KERAMISCH, KERAMIK[Alm.] ile/değil/yerine/= SERAMİK


- SERAMİK ile/ve ÇİNİ


- SERAMİK ile/||/<> LAKABİ

( ... On ikinci yüzyılda Selçuklular döneminde İran'ın Kaşan kentinde üretilen bir tür seramik. )


- SERAMİK[Fr. < Yun.] ile PORSELEN[İt.]

( Yüksek ısıda pişirilmiş toprak, fayans, porselen yapımıyla ilgili olan. | Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılan vazo, çanak, çömlek gibi nesne. İLE Kaolinden yapılma, beyaz, sert ve yarı saydam çömlek hamuru. | Bu hamurdan yapılmış çanak, çömlek. )


- SERAMİK ile RAKU

( ... İLE Japon işi seramik kap. )


- SERAMİK ile SERAMİKÇİ/LİK


- SERAMİK'TE:
İZNİK ile/ve KÜTAHYA


- SERAMİKTE:
ONARIM ile/ve/||/<> KINTSUGI

( ... İLE/VE/||/<> Japon seramik sanatında, kırılan ya da çatlayan parçaları daha anlamlı ve değerli duruma getirmek için hasarlarını göstererek toz altın ile onarma sanatı. )


- SERAP ile GERÇEK

( MIRAGE vs. REALITY )


- SERAP ile SERAPA


- SERAP[Fars. < SERÂB] ile/ve/değil ZAN

( "Görsel/görüntülü" zan. İLE/VE/DEĞİL "Görüntü"süz serap. )

( Afrika'da, bir şey, sabahın ilk ışığında gerçek, öğle saatinde ise yalandır. )


- CERARGYRITE, HORN SILVER[İng.] / CÉRAGRYRITE, ARGENT CORNE[Fr.] / ZERRGRYRT, HORNSILBER, HORNERZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SERARJİRİT, BOYNUZ GÜMÜŞÜ


- SERÂSER[Fars.] ile SERÂSER[Fars.]

( Baştan başa, tamamıyla. [SER: Baş. | Pekiştirme elifi.] İLE Altın ve gümüşle dokunan çok değerli eski bir kumaş çeşidi. )


- SERASKER/LİK ile SERASKER KAPISI


- ŞERAT[Ar. çoğ. EŞRÂT] ile ŞERÂİT[Ar. < ŞART/ŞARÎTA] ile ŞERÎAT[Ar. < ŞER | çoğ. ŞERÂİ]

( Nişan, iz, alâmet. | Bir şeyin bayağısı, en aşağısı. İLE Şartlar, koşullar. İLE Doğru yol. | Allah'ın emri. | Âyet, hadîs ve icmâ-i ümmet esaslarına dayanan din kaideleri. )


- SERÂYENDE[Fars.] ile ...

( Şarkı söyleyen. )


- FREE ADMITTANCE[İng.] / FREIE ADMITTANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ADMİTANS


- FREE ACOUSTIC FIELD[İng.] / CHAMP ACOUSTIQUE LIBRE[Fr.] / FREIE AKUSTISCHE FLÄCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST AKUSTİK ALAN


- FREE FIELD[İng.] / CHAMP LIBRE[Fr.] / FREIES FELD[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ALAN


- FREE ATOM[İng.] / ATOME LIBRE[Fr.] / FREIES ATOM[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ATOM


- SERBEST ÇAĞRIŞIM ile/ve/değil SALLAMAK


- FREE FALL[İng.] / CHUTE LIBRE[Fr.] / FREIER FALL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST DÜŞME


- FREE ELECTRON[İng.] / ÉLECTRON LIBRE[Fr.] / FREIES ELEKTRON[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ELEKTRON


- FREE ENERGY[İng.] / ÉNERGIE LIBRE[Fr.] / FREIE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST ENERJİ


- SERBEST FIRKA ile/||/<> SENED-İ İTTİFAK

( 1930'da kurulan Türkiye'nin ilk partilerinden biri. İLE/||/<> 1808'de Osmanlı hükümeti ile büyük toprak sahipleri arasında imzalanan antlaşma. )


- FOTONLAR:
SERBEST ile/ve/<> BAĞIL


- SERBEST GENLEŞME ile/||/<> İZOTERMİK GENLEŞME

( Serbest genleşmede iş yapılmaz, izotermik genleşmede T sabit kalır. )

( Formül: W = 0 İLE W = nRT ln(V₂/V₁) )


- FREE EDDY, FREE VORTEX[İng.] / REMOUS LIBRE, TOURBILLON LIBRE[Fr.] / FREIER STRUDEL, FREIER WIRBEL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST GİRDAP


- LIBERATION[İng.] / LIBERATION / MISE EN LIBERTÉ[Fr.] / BEFREIUNG, FREIMACHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST HÂLE GEÇME


- FREE RADICAL[İng.] / RADICAL LIBRE[Fr.] / FREIER/FREIES RADIKAL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST KÖK/RADİKAL


- FREE MOLECULAR[İng.] / MOLÉCULE LIBRE[Fr.] / FREIES MOLEKÜL[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST MOLEKÜL


- SERBEST İHTİZAZ[Osm.] / FREE OSCILLATION[İng.] / OSCILLATION LIBRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SERBEST SALINIM


- FREIE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST TİTREŞİM


- FREE SPACE[İng.] / ESPACE LIBRE[Fr.] ile/değil/yerine/= SERBEST UZAY


- FREE VECTOR[İng.] / VECTEUR LIBRE[Fr.] / FREIER VEKTOR[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST VEKTÖR


- FREE CHARGE[İng.] / CHARGE LIBRE[Fr.] / FREIE LADUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBEST YÜK


- SERBEST ile/||/<> DÜŞME

( Serbest düşme yasaları )

( Galileo Galilei tarafından 1604 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1564-1642) (Ülke: İtalya) (Alan: Fizik, Astronomi) (Önemli katkıları: Teleskop, Jüpiter uyduları, serbest düşme) )


- SER-BEST ile/ve SER-ÂZÂD

( Başı[ser] bağlı[best], sorumluluğunu alan/üstlenen, bağlamını ve çevresini dikkate alan. | Engelsiz. | "Başıboş, kayıtsız." | "İstediği gibi hareket eden." | "Sıkılmayan." İLE/VE Serbest, hür, başıboş. | Rahat, dertsiz. )


- SER-BEST[Ar.] ile/ve SER-BESTE[Ar.]

( Başıboş, kayıtsız. | İstediği gibi hareket eden. | Sıkılmayan. | Engelsiz. İLE/VE Başı bağlı. | Başı toplu, aklını başına toplamış. | Örtülü, gizli, kapalı. )


- SER-BEST ile/ve/> SER-MEST


- SERBESTLEMEK ile SERBESTLEŞMEK ile SERBESTLEŞTİRMEK ile SERBEST/LİK ile SERBESTİ ile SERBESTÇE ile SERBEST SU ile SERBEST YÜK ile SERBEST KART ile SERBEST BÖLGE ile SERBEST GÜREŞ ile SERBEST NAZIM ile SERBEST VURUŞ ile SERBEST ECZACI ile SERBEST ENERJİ ile SERBEST MESLEK ile SERBEST EKONOMİ ile SERBEST MINTIKA ile SERBEST ELEKTRON ile SERBEST PİYASA EKONOMİSİ


- DERECE-İ SERBESTİYET[Osm.] / DEGREES OF FREEDOM[İng.] / DEGRÉ DE LIBERTÉ[Fr.] / FREIHEITSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= SERBESTLİK DERECESİ


- SERBEST/LİK ile BAŞIBOŞ/LUK

( FREE/DOM vs. UNTAMED/NESS | BUM )


- SERBEST/LİK ile DAĞINIK/LIK

( FREEDOM vs. UNTIDINESS )


- SERBEST/LİK ile/ve ÖZGÜR/LÜK, HÜR/LÜK

( Fizik. İLE/VE Metafizik. )

( Her zaman bulunamayabilir. Kişinin hareketlerinin sınırlanması. İLE/VE Kendinin bilincinde olmak. )

( Kişi, farkındalıkta olduğu/kaldığı sürece özgürdür. )

( Kişinin özgür olduğunu bilmesi, kendini bilmesidir. )

( FREE/NESS vs./and FREEDOM
Physics. WITH/AND Metaphysics. )


- ŞERBET ile/ve/değil/||/<>/< "ŞERBET"

( Boğazdan akan. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Dilden dökülen. )


- ŞERBET ile SOMATA[Yun.]

( ... İLE Bademden yapılan bir şerbet, badem sübyesi. )


- ŞERBET ile SÜBYE[İt.]

( ... İLE Badem içi, kavun çekirdeği gibi şeylerden yapılan, boza koyuluğundaki şerbet. )


- ŞERBET[Ar.] ile ŞURUP[Ar.]

( Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılan içecek. | Belirli törenlerde, konuklara sunulan şekerli içecek. | Bazı maddelerin suda eritilmişi. | Sözlenmek ya da nişanlanmak üzere tarafların antlaşması durumunda tören yapılarak içilen içecek. İLE Çok kaynatılarak koyulaştırılmış şerbet.| Çeşitli meyve özleri ve şekerin kaynatılmasıyla elde edilen içecek. | İçinde çok miktarda şeker bulunan, koyu sıvı kıvamda olan ilâç. )