Bağlaçlı
KARIŞTIRILMAMASI GEREKENLER!!!
(SÜREKLİ AYIRDINDA OLUNMASI GEREKENLER!!!)
itibarı ile 57.886 başlık/FaRk ile birlikte,
57.886 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.
Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...
(213/233)
- UMAR ile UMARSIZ/LIK
- UMARSIZ/LIK ile UMURSAMAZ/LIK
( Çözümsüz, çaresiz. İLE Kayıtsız. )
- UMERÂ ile/ve/||/<> ULEMÂ ile/ve/||/<> SUFERÂ
( Askerler/memurlar. İLE/VE/||/<> Bilginler/âlimler. İLE/VE/||/<> Elçiler/sefirler. )
- ÜMİT/UMUT BURNU ile/ve/değil ANGULUS
( Afrika'nın en uc noktası, Ümit Burnu değil Angulus'tur. Angulus'a ulaşım kolay olmadığından Ümit Burnu ün kazanmıştır. )
- ÜMİT ETMEMEK ile/ve ALAY ETMEK
( Ümidi olmayanın ve alay edenin nasibi kesiktir. )
- ÜMİT/UMUT ile/ve/değil EŞİK
- ÜMİT YİTİMİ ile/ve/||/<>/>/< UTANÇ
( Ormana/adaya düşen ya da ağır doğa koşullarına maruz kalanların ölümü, koşulların zorluğundan değil o duruma nasıl düştüğünün utancından["düşüncesinden"] ve o zorlu koşullardan çıkabilmek için daha yeterli/yetkin düşünebilmek yerine gittikçe ümidini yitirmesinden kaynaklanırmış. )
( "Esaretin Bedeli"[Shawshank Redemption - 1993], "Yaşamak İçin[Alive - 1993]", "İhanet[The Edge - 1997]" [Anthony Hopkins - Alec Baldwin], "Yeni Yaşam[Cast Away - Tom Hanks], "127 Saat" filmlerini de özellikle izlemenizi salık veririz. )
( "Ümit Yitimi" değil/yerine Ümit... - B )
(
)
- ÜMİT ile/ve/ne yazık ki/||/<>/> ALDANMA
- ÜMİT ile/ve/<> CESÂRET
( Ümitsizliğe kapılmadan gerçeklerle yüzleşmek ve sahip olduklarımızda mutlu olmak gereklidir. )
( Cesaret, tehlike karşısında akıl ve zekânın kullanılmasıdır. )
( Doğru olanı gördüğü halde yapmamak, cesâretsizliktir. )
( Ümidimizi kesmeyiz, kesemeyiz! )
( Kişinin ümitsizlik hakkı yoktur. )
( Ümitsizlik, bir üçgende, dördüncü köşeden bahsetmek gibidir. )
( HOPE vs./and/<> COURAGE )
( SPES cum/et/<> ANIMOSITAS )
- ÜMİT ile/değil ÇIKARCILIK
- ÜMİT ile/ve DUA
( Ümidimizi kesmeyiz, kesemeyiz! )
- ÜMİT ile/ve/||/<> DÜŞÜLKÜ/ÜTOPYA
- ÜMİT ile/ve/<> EMEK
( Ümit kalacağına emek kalsın. )
( HOPE vs./and/<> LABOUR )
- ÜMİT ile/ve/<>/|| MUTLULUK
- ÜMİT ile/ve OLASILIK
( Her koşulda ve sürekli olarak beslenmeli, vazgeçilmemelidir! İLE/VE Olabildiğince öngörülebilmelidir. )
( Must feed in all conditions and all the time. WITH/AND Must forsighted as much as possible. )
( HOPE vs./and PROBABILITY )
- ÜMİT ile/değil SALAKLIK
- ÜMİTLENMEK ile ÜMİTLENDİRMEK ile ÜMİTLENEBİLMEK ile ÜMİT ile ÜMİTLİ/LİK ile ÜMİTSİZ/LİK ile ÜMİTSİZCE ile ÜMİT KAPISI ile ÜMİT DÜNYASI ile ÜMİT KIRIKLIĞI
- ÜMİTLİ/UMUTLU OLMAK ile/ve/<> MUTLU OLMAK
( UMUTLU/LUK ile/ve/<> MUTLU/LUK )
( TO BE IN HOPE vs./and/<> TO BE HAPPY )
- ÜMİTSİZ AŞK ile/ve KARŞILIKSIZ AŞK
( "HOPELESS LOVE" vs./and "WORTHLESS LOVE" )
- ÜMİTSİZ AŞK ile/ve OLANAKSIZ AŞK ile/ve ÖLÜMSÜZ AŞK
( Ümit etme ki, yüzünü görebil. )
( "HOPELESS LOVE" vs./and "IMPOSSIBLE LOVE" vs./and "DEATHLESS LOVE" )
- ÜMİTSİZ/LİK ile/değil/yerine "ÇARESİZ/LİK"
( Ne zaman ki, ümitsizsiniz, ne zaman ki, çaresizsiniz,
ÜMİT SİZSİNİZ, ÇARE SİZSİNİZ! )
( "Ümitsiz durumlar yoktur, ümitsiz kişiler vardır.
Ben, hiçbir zaman, ümidimi yitirmedim."
M. K. ATATÜRK )
( KUNÛT, YEİS ile/değil/yerine ... )
( NEVMİDÎ ile/değil/yerine ... )
( DESPERATIO cum ... )
- ÜMİTSİZ/LİK ile/ve/> HASTA/LIK
- OLANAK/SIZ/LIK ile/ve/değil/||/<>/< ÜMİT/SİZ/LİK
- ÜMİTSİZ/LİK ile YILGIN/LIK
- UMKAN[Ar.] ile UMKÎ[Ar.]
( Derinliğine. İLE Derinlikle ilgili. )
- UMMAK ile TAHMİN ETMEK
( TO HOPE vs. TO GUESS )
- UMMAK ile UMMAN
- 'UMMÂLET[Ar.] ile VELÂYET[Ar.]
- UMMAN EMİRLİĞİ ile EMİRLİK
( EMIRATE OF OMAN vs. EMIRATE )
( امير نشين ile امارت عمان )
( AMYR NESHYNE ile EMART AMAN )
- UMMÂN[Ar.] ile Ummân[Ar.]
( Derinliğine. | Deniz. İLE Arap Yarımadası'nın güneydoğu köşesi olan geniş kıta ve bu kıtanın kıyısından Hind kıyılarına ve güneye doğru uzanan açık deniz. )
- ÜMMET ile/değil HALK
- ÜMMET ile ÜMMETÇE ile ÜMMETÇİ/LİK
- ÜMMET-İ DÂVET ile/ve ÜMMET-İ İCÂBET ile/ve ÜMMET-İ HÂS
( Çağrılan. İLE/VE Çağrıya uyan. İLE/VE Ehl-i beyt. )
( Tüm bireyler. İLE/VE İman edenler. İLE/VE Ehl-i beyt. )
- ÜMMÎ SİNAN HZ. ile SİNAN ÜMMÎ HZ.
( Mezarı, Eyüp Sultan'dadır. İLE Mezarı, Elmalı-Antalya'dadır. )
( Halvetiye'nin, Sinanîye kolunun pîridir. İLE Niyazi Mısrî Hz.'nin mürşididir. )
( YUSUF-U SÜMBÜL SİNANİYE ile de karıştırmamak gerekir. [Halifesi ve Muslihiye kolunun pîri, Merkez Efendi'dir.] )
- ÜMM-İ SÜLBE[Ar.]/DURE-MÈRE[Fr.] ile ...
( Beyin zarlarından en kalını ve en dışta bulunanı. )
- ÜMMÎ ile/ve/değil ÜMMÎ
( Cahil. İLE/VE/DEĞİL Anne. )
- ÜMMÎ ile ÜVEYSÎ
- ÜMMÎYÛN ile/ve SAFÎYÛN ile/ve ZÂTÎYÛN
- ÜMM-ÜL-KİTÂB ile ...
( AKL-I EVVEL | ARŞIN ÜSTÜNDEKİ KAZÂ VE KADER LEVHASI | FÂTİHA SÛRESİ | İNSAN-I KÂMİL'İN GÖNLÜ )
- 'UMRÂ[Ar.] ile RUKBÂ[Ar.]
- ÜMRAN ile ÜMRANLI
- UMULMAK ile UMUTLANMAK ile UMUTLANDIRMAK ile UMUTLANABİLMEK ile UMU ile UMUM ile UMUR ile UMUT ile UMUŞ ile UMUTLU/LUK ile UMUTSUZ/LUK ile UMUTSUZCA ile UMUM MÜDÜR/LÜK ile UMUT IŞIĞI ile UMUT KAPISI ile UMUT TACİRİ ile UMUT DÜNYASI ile UMUT KIRIKLIĞI
- UMÛMÎ ile/ve/||/<> ALENÎ
( Genel. İLE/VE/||/<> Açık, ortada, meydanda, herkesin içinde olan/yapılan. )
- UMUMİ/LİK ile UMUMİ AF ile UMUMİ EFKAR ile UMUMİ HEYET ile UMUMİ KATİP ile UMUMİ KONGRE ile UMUMİ COĞRAFYA ile UMUMİ VEKALETNAME
- UMÛR[< EMR] ile ...
( İŞLER, MADDELER, ŞEYLER | ÖNEM VERME, ALDIRMA, ÜZERİNDE DURMA, İŞ SAYMA, İŞ EDİNME | (MÜSHİL-ÜL-UMÛR ile ABCDEF ( İŞLERİ KOLAYLAŞTIRAN | ALLAH )
- UMURSAMA ile UMURSAMAZ/LIK ile UMURSAMAZCA
- UMURSAMAK ile UMURSANMAK
- UMURSAMAMA ile/ve/||/<> KAYITSIZLIK
- UMUT ile/ve/<> İMAN ile/ve/<> SEVGİ
( HOPE vs./and/<> FAITH vs./and/<> LOVE )
- UMUT ile SAMİMİYETLE UMUT EDİYORUM ile UMUTLU ile UMUTLA ile UMUTLULUK ile UMUTSUZ ile UMUTSUZCA ile UMUTSUZLUK ile UMUTLAR
( HOPE vs. HOPE WITH SINCERITY vs. HOPEFUL vs. HOPEFULLY vs. HOPEFULNESS vs. HOPELESS vs. HOPELESSLY vs. HOPELESSNESS vs. HOPES )
( آرزو کردن ile اميد داشتن ile اميدوار بودن ile آرشي ile چشم انتظاري ile رجا ile اميدواري ile اميد ile آرزو داشتن ile آرزو ile رجاء واثق داشتن ile اميدوار ile آرزومند ile اي کاش ile آرزومندي ile بي اميد ile نااميد ile نوميد ile بدون اميد ile نوميدانه ile نااميدي ile مايوسي ile لاعلاجي ile نوميدي ile آمال )
( AREZO KARDAN ile AMYD DASHTAN ile AMYDAVAR BODAN ile آرشي ile CHESHAM ENTEZARY ile RAJA ile AMYDAVARY ile AMYD ile AREZO DASHTAN ile AREZO ile RAJA VASAGH DASHTAN ile AMYDAVAR ile AREZOMAND ile AY KASH ile AREZOMANDY ile BEY AMYD ile NAOMYD ile NOMYD ile BEDON AMYD ile نوميدانه ile NAOMYDY ile مايوسي ile LALAJY ile NOMYDY ile AMAL )
- UMUT ile/ve/=/||/<> YAŞAMI UMURSAMAK
- UMUTSUZLUĞA KAPILMAK ile UMUTSUZLUK
( DESPOND vs. DESPONDENCY )
( مايوس شدن ile ياس ile تنگ دلي )
( MAYVES SHODAN ile YAS ile TANG DELY )
- UN:
GLÜTENLİ ile/değil/yerine/>< GLÜTENSİZ
- UN TANESİ/PARÇASI ile/ve/||/<>/> PİRİNÇ TANESİ/PARÇASI
( Düşünce. İLE/VE/||/<>/> Sözcük/terim. )
- UN ile ARAROT[İng. < ARROWROOT]
( ... İLE Sıcak iklimlerde yetişen, maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan, çocuk maması yapmaya yarayan un. )
- UN ile/ve/||/<>/> NİŞASTA
( ... İLE/VE/||/<>/> Bitkilerde, granür durumunda bulunan beyaz nesne, önce öğütülüp un durumuna getirilir. Elde edilen bu un, suyla karıştırılır ve dinlenmeye bırakılır. Belirli bir süre sonunda dibe çöken çözelti, fırınlanarak kurutulur ve böylece nişasta elde edilir. Yapısı ve kullanım biçimleriyle undan farklıdır. )
- ÜN ile/ve/değil/||/<>/< ONAY(LANMA) İSTEĞİ/BEKLENTİSİ
- UN ile/ve/<> PAÇAL
( ... İLE/VE/<> Ekmek yapmak için çeşitli tahılların, yasaca gerekli karışım oranı. | Türlü şeylerin karışımı. )
- UN ile TEFF UNU
- UN ile/ve/||/<>/> UĞRA
( ... İLE/VE/||/<>/> Hamur açılırken, yapışmaması için serpilen un. )
- UN ile UN HELVASI ile UN ÇORBASI
- UNBOUNDED OPERATOR ile/||/<> BOUNDED OPERATOR
( Unbounded domain dense, bounded her yerde tanımlı. )
( Formül: Dense domain İLE everywhere defined )
- ÜNDEŞ ile/ve/<> YALIN ÜNDEŞ
( ... ile/ve/<> B - D - G - L )
- UNESCO ile/ve/<> MINOM ile/ve/<> IMTAL
( www.UNESCO.org.tr İLE/VE/<> www.MINOM-icom.net İLE/VE/<> www.IMTAL.org )
- UNICORN ile PEGASUS
( Boynuzlu at. İLE/VE Kanatlı at. )
- UNİFORM İLE PİTTING İLE CREVİCE İLE GALVANİC ile/||/<> KOROZYON TÜRLERİ
( Metal bozunma mekanizmaları. )
( Formül: Fe → Fe²⁺ + 2e⁻ )
- UNİFORM SÜREKLİLİK ile/||/<> POİNTWİSE SÜREKLİLİK
( Uniform δ tüm noktalar için, pointwise her nokta ayrı. )
( Formül: Global δ İLE local δ )
- ÜNİFORMA ile ÜNİFORMALI ile ÜNİFORMASIZ
- UNİTARY MATRİX ile/||/<> NORMAL MATRİX
( Unitary UU*=I, normal AA*=A*A. )
( Formül: Preserves inner product İLE commutes )
- UNİTARY OPERATOR ile/||/<> ISOMETRY
( Unitary TT*=T*T=I, isometry ||Tx||=||x||. )
( Formül: Bijective isometry İLE norm preserving )
- ÜNİTE ile ÜNİTER
- UNİVALENCE İLE HİGHER INDUCTİVE TYPES İLE CUBİCAL ile/||/<> HOTT
( Homotopi tip kuramı. )
( Formül: A ≃ B → A = B )
- UNIVERSALIS ANTE REM ile/ve UNIVERSALIS INREBUS ile/ve UNIVERSALIS POST REM
( Platon. İLE/VE/||/<> Aristoteles. İLE/VE/||/<> St. Thomas. | Hegel. )
( Şeyden önce. İLE/VE/||/<> Şeyde. İLE/VE/||/<> Şeyden sonra. )
- ÜNİVERSİTE MEZUNU ile BEKÂRLIK ile BEKARLIK
( BACHELOR vs. BACHELORHOOD vs. BACHELORSHIP )
( بدون عيال ile عزب ile مجرد ile باشليه ile دانشياب ile عزبي ile تجرد ile بي زني )
( BEDON EYAL ile عزب ile MOJARD ile BASHELYYEH ile DANESHYAB ile عزبي ile TAJARD ile BEY ZANY )
- ÜNİVERSİTE ile AKADEMİ
- ÜNİVERSİTE ile/ve/değil/||/<>/>/< UÇAN ÜNİVERSİTE
( "Uçan Üniversite" kitabının özetini okumak için burayı tıklayınız... )
- ÜNİVERSİTE ile ÜNİVERSİTE MEZUNU ile ÇEVİRİ FAKÜLTESİ ile KOLEJ VEYA ÜNİVERSİTE ile ÜNİVERSİTE
( COLLEGE vs. COLLEGE GRADUATE vs. COLLEGE OF TRANSLATION vs. COLLEGE OR UNIVERSITY vs. COLLEGIATE )
( دانشکده ile کالج ile دانشسرا ile ليسانسيه ile مدرسه عالي ترجمه ile مدرسه ترجمه ile دارالعلم ile دانشکدهاي )
( DANESHKODEH ile KALJ ile DANESHOSRA ile ليسانسيه ile MADRESEH ALY TARJMEH ile مدرسه ترجمه ile DAROLOLAM ile DANESHKODEHYAY )
- ÜNİVERSİTE ile ÜNİVERSİTELİ/LİK ile ÜNİVERSİTELER ARASI
- ÜNİVERSİTEDE:
BURS ile/ve/<> KREDİ
( * Burs, başbakanlık tarafından verilir ve geri ödemesi yoktur fakat kredinin geri ödemesi vardır.
* Bursunuzun devamı için çeşitli koşulları sağlamanız gerekmektedir. [Disiplin ve not şartı.]
* Kredi alırsanız, geri ödemesi vardır ve beyaz eşyaya bağlı faiz oranlarına göre anaparaya faiz eklenerek sizden tahsil edilir.
* Kredi ödemesi ilk sigorta başlangıcında ya da öğrencilikten 2 yıl sonra başlar. Bu süreyi uzattırabilir, taksitlendirme yapabilir ve çeşitli yollar deneyebilirsiniz.
* Bursunuz, başarısızlık nedeniyle düşerse artık burs değil kredi almış olursunuz. Bursunuz, krediye dönüşür. )
- ÜNİVERSİTEDE ÖĞRETİM:
BİRİNCİ ile/ve/<>/> İKİNCİ
( ... İLE/VE/<>/> Örgün eğitim dışında verilen eğitim.[17:00 - 23:00 arası] )
( ... İLE/VE/<>/> Harç ücreti daha yüksektir ve giriş puanları daha düşüktür. )
( Diploma ya da eşitlik farkları yoktur. Diplomada da "ikincil öğretim" ile ilgili bir belirteç yoktur. )
( İkinci öğretim öğrencileri de burs ve kredi alabilmektedir. )
- ÜNİVERSİTENİN:
EVRENSELLİĞİ ile/ve/değil EVRENSELLEŞTİRİCİLİĞİ
- UNIX ile LINUX
- UNLAMAK ile UNLANMAK
- UNLARDA:
BUĞDAY ile/||/<> TAM BUĞDAY ile/||/<> KARABUĞDAY/GREÇKA ile/||/<> KIRMIZI BUĞDAY ile/||/<> KEPEKLİ ile/||/<> SİYEZ ile/||/<> KAVILCA ile/||/<> KUNDUR ile/||/<> YULAF ile/||/<> ÇAVDAR ile/||/<> ARPA ile/||/<> MISIR ile/||/<> KİNOA ile/||/<> TEFF ile/||/<> AMARANT ile/||/<> NOHUT ile/||/<> KESTANE ile/||/<> KEÇİBOYNUZU ile/||/<> BADEM ile/||/<> CEVİZ ile/||/<> FINDIK ile/||/<> ANTEPFISTIĞI ile/||/<> ARAROT ile/||/<> DİNKEL[Alm.]/FARRO[İt.]
( Kabuğundan ve kepeğinden ayrılarak kullanılan, işlenmiş buğday unundan [beyaz ekmek] yapılır. İLE/||/<> Buğday tanesinin kabuğuyla birlikte öğütülerek elde edilir. Besin değerleri, öteki rafine unlara göre daha yüksektir.[Glüten içerir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Anadolu'nun, en eski çeşitlerindendir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.] Ekmek yapımına çok uygundur.[Kepeği ile öğütülmüş olanını yeğlenmelidir.][Glüteni düşüktür.] İLE/||/<> Kepeğinden ayrılmamış undur. İLE/||/<> Kastamonu bölgesinin unudur. Tüm unlarla karıştırılabilir. Aroması "keskin" gelebilir.[Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Glüteni çok düşüktür. Çok sağlıklıdır.] İLE/||/<> Kars'ta yetişen bir buğdaydır. Kökeni, Kastamonu'dur. [Genetiği bozulmamış, nitelikli bir undur.][Her türlü iklime dayanıklı, güçlü bir yapısı olduğundan, kabuk bölümü kalındır. Kabuk bölümünün kalınlığı, tanelerinin ufak kalmasına ve glüten içeriğinin, öteki buğday türlerine göre daha olmasını sağlamıştır ve bu nedenle de glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Güneydoğu Anadolu bölgesi buğdayıdır. İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. [Deri ve bağırsak sorunu olanların, yulaf ununu yeğleyebilir.][Yüksek besin değerine sahip ve glisemik indeksi düşüktür.] İLE/||/<> Bol proteinlidir.[Yüksek glüten içerir.][Soğuk iklime dayanıklıdır.] İLE/||/<> Çok eski bir buğday türüdür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Güney Amerika'da, And Dağları'nda, doğal olarak yetişen, otumsu bir bitkinin, kurutulmuş tohumudur.[Unu da, tohumları gibi yüksek demir ve besin değerlerine sahiptir ve çok lezzetlidir.][Tek başına ya da tüm unlarla karıştırılabilir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> Amarant[horozibiği] bitkisinin tohumlarından elde edilir.[Tüm unlar içinde, en yüksek proteine sahiptir.][Glüten içermez ve glisemik indeksi düşüktür.][Tadı, ekşi ve keskin olduğundan, lezzeti görecelidir.] İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Sıcak iklimlerde yetişen maranta adlı kamıştan ve başka bitkilerin kökünden çıkarılan un. [Çocuk maması yapılan un.] İLE/||/<> Siyez ile benzerlik taşır.[İçeriğindeki protein yapısı daha kırılgan ve çözünebilir olduğundan, tüm tahıl unları içinde, siyez kadar düşük glütene sahiptir.][Genetiği değişmemiş bir çeşittir.][Her türlü hamur işinde kullanılabilir.] )
( ... İLE/||/<> Glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüteni çok düşüktür. İLE/||/<> Glüteni düşüktür. İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten alerjisi olanlar için iyi bir seçenektir. İLE/||/<> Yüksek glüten içerir. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Glüten içermez. İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> ... İLE/||/<> Düşük glütene sahiptir. )
- ÜNLEM ile ÜNLEM İŞARETİ
( EXCLAMATION vs. EXCLAMATORY )
( علامت تعجب ile غريو ile متضمن فرياد ile شگفت آور )
( ALAMET TAJAB ile غريو ile MOTAZMAN FARYAD ile SHGOFT AVAR )
- ÜNLEMEK ile ÜNLENMEK ile ÜNLETMEK ile ÜNLEM ile ÜNLEM İŞARETİ
- ÜNLÜ DEĞİŞİMİ ile ...
- ÜNLÜ HARF/LER ile ÜNSÜZ HARF/LER
( Kalın: A[düz ve geniş] | I[düz ve dar] | O[yuvarlak ve geniş] | U[yuvarlak ve dar]
İnce: E[düz ve geniş] | İ[düz ve dar] | Ö[yuvarlak ve geniş] | Ü[yuvarlak ve dar]
İLE/VE/||/<>
Dudak: F[sert ve sürekli] | P[sert ve süreksiz] || M, V[yumuşak ve sürekli] | B[yumuşak ve süreksiz]
(Yarı) Dudak-Diş: F[sert ve sürekli] || V[yumuşak ve sürekli]
Diş: S, Ş[sert ve sürekli] | Ç, T[sert ve süreksiz] || J, L, N, R, Z[yumuşak ve sürekli] | C, D[yumuşak ve süreksiz]
Damak: K[sert ve süreksiz] || Y[yumuşak ve sürekli] | C, G[yumuşak ve süreksiz]
Gırtlak: H[sert ve sürekli] || Ğ[yumuşak ve sürekli] )
( 
İLE
)
(
)
( VOWEL SOUND vs. CONSONANT SOUND )
- ÜNLÜ OLMAK İÇİN SOYUNMAK ile/ve/<> SANAT İÇİN SOYUNMAK
- ÜNLÜ ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ÖNDE
- ÜNLÜ ile ÜNLÜ İNSANLAR ile ÜNLÜ KİŞİLER
( FAMOUS vs. FAMOUS PEOPLE vs. FAMOUS PERSONS )
( نکونام ile نامآور ile نامي ile نامدار ile شهير ile شهره ile مشهور ile بنام ile بلند آوازه ile معروف ile مشاهير ile معاريف )
( NEKONAM ile NAMAAVAR ile NAMY ile NAMDAR ile شهير ile SHEHAREH ile MOSHEHOR ile BENAM ile BALAND AVAZEH ile MARUF ile مشاهير ile معاريف )
- ÜNLÜ/LÜK ile ÜNLÜLÜ ile ÜNLÜ UYUMU ile ÜNLÜ DÜŞMESİ ile ÜNLÜ TÜREMESİ ile ÜNLÜ KISALMASI ile ÜNLÜ ÇATIŞMASI ile ÜNLÜ BENZEŞMESİ ile ÜNLÜ KAYNAŞMASI
- ÜNLÜ/ANGIN/MEŞHUR/ŞÖHRET ile/ve/değil/yerine TANINMIŞ/LIK
( Ün/şöhret, âfettir. )
( [not] FAMOUS vs./and/but KNOWN
KNOWN instead of FAMOUS )
- ÜN/ŞÂN[Ar.] ile ŞAN[Fr. CHANT]
( Ün. | Gösteriş, gösterişlilik. İLE İnsan gırtlağından makamla çıkan ve perde ayrımlarıyla çeşitli duyumlar uyandıran ses dizisi. )
- ÜNSİYET ile ...
( YAKINLIK, ARKADAŞLIK )
- | ÜN/ŞÖHRET ile/ve İTİBAR | ile/ve/<>/değil/yerine HAYSİYET
( | Toplumun, kişiye/tutuma/duruma verdiği değer/önem. İLE/VE Toplulukların/bilirkişilerin, kişiye/tutuma/duruma verdiği değer/önem. | İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Kişinin, kendine verdiği değer/önem. )
( | Halk tarafından verilen. İLE/VE Ehline verilen. | İLE/VE/<>/DEĞİL/YERİNE Kendi/nde/n. )
- ÜN/ŞÖHRET ile/ve/değil/yerine TANINMA
( Tanımadıklarının seni tanıması. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tanıdığın ya da tanıyabileceğin sayıda kişinin seni tanıması. )
( [yaklaşık olarak] 100.000 - 500.000 üzeri kişi tarafından tanınmak. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE 100.000 - 500.000 altında kişi tarafından tanınmak. )
( [not] FAME vs./and/but TO BE WELL-KNOWN
TO BE WELL-KNOWN instead of FAME )
- UNSU ile UNSUR
- UNSUL[Ar.] ile UNSUR[Ar. çoğ. ANÂSIR]
( Adasoğanı.[şurubu, kalp hastalıklarına, kan bozukluğuna ve akciğer zarı yangısına/iltihabına karşı kullanılır] İLE Birleşik/bütüncül nesneleri oluşturan basit/tekil nesnelerin her biri. | Bir bütünden ayrılıpı bir parça oluşturan bölüm. | Kök, esas, madde. )
- UNSURLARIN TRANSANDANTAL DOKTRİNİ ile/ve/||/<> YÖNTEMİN TRANSANDANTAL DOKTRİNİ
- ÜNSÜZ ile KAPANTI
( ... İLE Patlayıcı ünsüzün oluşmasından önceki boğumlanma noktasının kapanması. )
- ÜNSÜZ/LÜK ile ÜNSÜZLÜ ile ÜNSÜZ UYUMU ile ÜNSÜZ DÜŞMESİ ile ÜNSÜZ TÜREMESİ ile ÜNSÜZ GÖÇÜŞMESİ ile ÜNSÜZ BENZEŞMESİ ile ÜNSÜZ TEKLEŞMESİ ile ÜNSÜZ İKİZLEŞMESİ
- UNUTABİLMEK ile/değil BİLGELEŞME
- UNUTALIM! ile/ve/||/<>/> UNUTMAYALIM!
( "Yaptığımız" "iyiliği" ve "gördüğümüz" "kötülüğü". İLE/VE/||/<>/> Ölümü. )
- UNUTAMAMAK ile "UMURSAMAMAK"
( Akıl sayrılığında. İLE "Akıllı/bilgili/donanımlı" olanlarda. )
- UNUTKAN/LIK/TAN ile/ve/değil BEZMİŞ/LİK/TEN
- UNUTMA ile/ve AKLINA GELMEME(Sİ)
( TO BE SURE vs./and LACK OF REMIND )
- UNUTMA ile/ve/||/<> BUNAMA/ATEH[Ar.]/DEMANS[Fr., İng. < DEMENTIA] ile/ve/||/<> ALZHEIMER
( Alzheimer tanısı için aşağıdakilerden en az ikisi tanılanmış ve "önemli ölçüde dikkate alınmalıdır".
- Zayıf bellek
- İletişim ve dil zorluğu
- Odaklanmada ve dikkatini vermede güçlük
- Hatalı muhakeme ve yargı
- Bozulmuş görsel algı )
( Alzheimer, genel olarak üç evreye ayrılır:
1. Unutkanlık, bildiği yerleri tanıyamama, bazı sözcükleri bulamama, işine ve hobilerine karşı ilgisini yitirme gibi erken belirtiler verir ve genellikle hasta olduğunu kabul etmek istemez.
2. Bellek kaybı belirginleşir. Yakınlarının adını unutabilir. Yolunu kaybedebilir. Konuşma bozukluğu artar. Yıkanma, giyinme gibi gündelik işlerinde yardıma gereksinim duyabilir ve bazı hayaller görebilir.
3. Artık aile üyelerini tanımayabilir, yemek yemede ve yürümede güçlükler başlar, sidik ve dışkısını tutamayabilir ve ciddi davranış bozuklukları görülebilir.
Alzheimer hastalığı, yaklaşık 5-8 yıllık bir ilerleme süreci içinde hastayı yatağa bağlı ve tamamen bakıma muhtaç duruma getirir. )
( 
Unutma eğrisi ve aralık etkisinin keşfi ile tanınan, deneysel bellek çalışmalarına öncülük eden psikolog Hermann Ebbinghaus (1850–1909), öğrenme eğrisini tanımlayan ilk kişidir. Unutma eğrisinin grafiği, kişilerin "öğrenileni" tekrar etmezse yeni öğrendiği bilgilerin, günler içinde nasıl azaldığını gösterir. )
( ... İLE/VE/||/<> Bellek, düşünme ve toplumsal yeteneklerde bozulma. İLE/VE/||/<> Beyinde plak ve düğüm oluşumu ile bellek kaybı ve bilişsel gerileme. | Demansın en yaygın nedeni olan ve ilerleyici bellek kaybı ile ilişkili bir sayrılık. )
- UNUTMADAN ile/ve/<>/değil/yerine DAHA ÇOK ANIMSAMAYA ÇALIŞARAK
- UNUTMAK/UNUTABİLMEK ile/ve/<> BIRAKMAK/BIRAKABİLMEK
( Unutmamak, bir anlamda putperestliktir. )
( LETE: Unutma yudumu. )
( Ledün ilmi, bilineni unutma ilmidir. )
( Olursak olacağız. Evvelinin evveli, ahirinin ahiri yok. Bu kadar yaş yaşadık, ne anladık? İstikbal dersen, bir saniye ilerisinden haberimiz yok, hepsi rüya. İyisi mi, hepsini unut! )
( Huzur, rahatlıktadır. Rahatlık ise unutmakla olur. )
- UNUTMAK(UNUTKANLIK) ile/değil ZİHNİN(AKLIN/"KAFANIN") YOĞUN/BİR YER(LER)DE OLMASI
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine/<> AFFETMEK
( Bir hatayı, hem unutmak, hem affetmek aptallıktır. Ne unutmak, ne affetmek, hainliktir. Hatayı unutmayıp sahibini affetmek, işte bu erdemdir. )
( Söylenilmeyebilecek, yanlış/yersiz/zamansız bir söz, ancak affedilir fakat unutulmaz! )
( Aldığın dersi kaybettirir. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Bakış açını değiştirir. )
( Mutlu eder. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/<> Güçlü kılar. )
( [not] TO FORGET vs./and/but/<> TO FORGIVE
TO FORGIVE instead of TO FORGET )
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ANIMSAMAMAK
( Unutmak, belki olanaklı değildir fakat anımsamamak, olanaklıdır/olasılıklıdır. )
- UNUTMAK ile/değil/yerine ASKIYA ALMAK
- UNUTMAK ile "ATLAMAK"
( TO BE SURE vs./and TO SKIP )
- UNUTMAK ile/değil "BASTIRMAK" ile/değil GÖZ ARDI ETMEK
- UNUTMAK ile "BİLİYORUM" SANMAK
( TO FORGET vs. TO SUPPOSE "KNOW" )
- UNUTMAK ile BİLMEMEK
( TO FORGET vs. NOT TO KNOW )
- UNUTMAK ile BOŞLAMAK/İHMAL[Ar.]
( TO FORGET vs. NEGLIGENCE )
- UNUTMAK ile DEŞMEMEK
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine HIZLI GEÇMEK
( [not] TO FORGET vs./and/but TO PASS OVER QUICKLY/FAST
TO PASS OVER QUICKLY/FAST instead of TO FORGET )
- UNUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< KANIKSAMAK
- UNUTMAK ile KUTLAMAK
( [durum/haber] Kötüyse. İLE İyiyse. )
- UNUTMAK ile/ve/değil/||/<>/< UMURSAMAMAK/ÖZENMEMEK/ÖNEMSEMEMEK
- UNUTMAK ile UNUTKAN ile UNUTKANLIK ile UNUTMAK
( FORGET vs. FORGETFUL vs. FORGETFULNESS vs. FORGETTING )
( از ياد بردن ile از ذهن بردن ile فراموش کردن ile به فراموشي سپردن ile فراموشکار ile کم حافظه ile نسيان ile فراموشکاري ile فراموشي )
( AZ YAD BARDAN ile AZ ZEAN BARDAN ile FARAMUSH KARDAN ile BAH FARAMUSHY SEPARDAN ile FARAMUSHKAR ile KAM HAFEZEH ile نسيان ile FARAMUSHKARY ile FARAMUSHY )
- UNUTMAK ile UNUTULMAK ile UNUTABİLMEK ile UNUTUVERMEK
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK
( [not] "TO FORGET" vs./and TO TALK ON
TO TALK ON instead of "TO FORGET" )
- UNUTMAK ile/ve/değil/yerine ÜZERİNE KONUŞMAMAK
- UNUTMAK ile/ve YENİLEMEK
( TO FORGET vs./and TO REFRESH )
- UNUT(TUR)MAK ile/ve/değil/yerine/<>/>< GÜVEN
- UNUTTURMAK ile UNUTTURABİLMEK ile UNUTTURUVERMEK
- UNUTULABİLMEK ile UNUTULUVERMEK
- UNUTULANI ANIMSAMAK ile/ve/değil/||/<> UNUTTUĞUNU ANIMSAMAK
- UNUTULMA HAKKI ile/ve/||/<> AF
- UNUTULMA HAKKI'NDA:
ANALOG ile/ve/<> ÇEVRİMİÇİ ile/ve/<> SİLDİRME ile/ve/<> DİZİNDEN ÇIKARMA(DELISTING)
( Basılı. İLE/VE/<> Dijital. İLE/VE/<> Kişisel veriler. İLE/VE/<> ... )
- UNUTULMA HAKKI'NDA:
BİLGİ ile/ve/||/<> ZAMAN
( DOĞRU BİLGİ ile/ve/||/<> HUKUKA UYGUN, YAYILMIŞ BİLGİ
ile~ve~||~<>
BİLGİNİN: TOPLUMSAL ÖNEMİMİ YİTİRMESİ ile/ve/||/<> GÜNCELLİĞİNİ YİTİRMESİ )
- UNUTULMA HAKKI'NDA:
RIGHT TO OBLIVION ile/ve/||/<> RIGHT TO BE FORGOTTEN
- UNUTULMUŞ ile/ve/değil/yerine UNUTULMAYA YÜZ TUTAN
- UNUTUR(UZ) ile ANIMSAR(IZ) ile ÖĞRENİR(İZ)
( Anlatılırsa/k. İLE Eğitilirse/k. İLE Deneyimletilirse/k. )
- UNVAN ile İTİRAZ SAHİBİ
( APPELLATION vs. APPELLEE )
( وجه تسميه ile مستانف عليه )
( وجه تسميه ile مستانف عليه )
- UNVAN ile UNVANLI ile UNVANSIZ/LIK
- UPANİŞAD ile/ve BHAGAVAD GITA ile/ve DHAMMAPADA
( Aydınlanma yolu. İLE/VE Sevgi yolu. İLE/VE Gerçeğe giden yol, aydınlanma yolu, yaşam yolu. )
- UPANİŞADLAR ile ...
( Sözel olarak bir grup öğrencinin, öğretmenlerinin dizinin dibine oturmalarını ifade eder. Hindu felsefesinin kaynaklarından sayılan Sanskritçe yazılarından oluşur. Klasik sayılan onüç yazı, M.Ö. 800-400 tarihleri arasında yazılmışlardır. )
- UPANİŞADLAR ile/ve BRAHMANİZM(VAYSYA)
( Upanişadlar'ın Brahmanizm'den farkı, inanç ve mistik pratikler yerine, Düşünce'yi önermesidir. )
( Upanişadlar(M.Ö. VII. yy.)(Kutsal Vahiy) kurumlaşmış Brahmanizm'e yeni yaklaşımlar getiren yorumları içermektedir. Brahmanlar bir inanç değil, bir akıl ilkesi olarak ele alınmıştır. )
- UPARATI ile ...
( Dinlenme, sakin kalma, hoşgörü ve tüm mezhepsel kuralları red ve terk etme. Vedanta\'da ulaşılması öngörülen altı nitelikten biri;Sama(sükûnet, iç huzuru),
Dama(ego kontrolü, kendini dizginleme),
Uparati(hoşgörü),
Titiksha(tahammül),
Sraddha(inanç),
Samadhana(denge hali). )
- UPAYA[Sansk.] ile ...
( Uyanıp aydınlanmayı sağlayan, bu yoldaki engelleri aşmakta yardımcı olan uygun yöntemler, ustaca teknikler. )
- UR[Tr.]/TÜMÖR[Fr. < TUMEUR] ile TÜMÜR
( Gözelerin aşırı çoğalmasıyla insan, hayvan ya da bitki dokularında oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, bağa, tümör, neoplazma, çingene ahtapotu, vejetasyon. İLE Bağırsakların iç yüzeylerinde bulunan pürtüklerin adı. )
- UR ile/ve/||/<> BALONLAŞMA/ANEVRİZMA[Fr. < Yun. < ANEVRISME]
( ... İLE Bir atardamarın, bir bölgesinde oluşan gevşemeye bağlı ur biçimindeki genişleme. )
- UR ile MİYOM
( ... İLE İyi huylu. )
( ... İLE 8-9 cm.'den küçük ve 3'ten az olması durumunda laparoskopi/histeroskopi uygulanabilmektedir. )
- UR[Ar.] ile ÛR[Ar. < A'VER, AVRÂ]
( Gözelerin aşırı çoğalmasıyla dokularda oluşan ve büyüme eğilimi gösteren yumru, tümör. İLE Tek gözlüler. | Silahsız, mühimmatsız olanlar. )
- UR ile UR KAPLAMA
- URAL ALTAY ile URAL DİLLERİ
- URAL ile/ve/||/<> TÜRK
(
Ural ve Türk Dillerin Sınıflandırması
- Ural Dilleri
- Fin-Ugor
- Fince
- Estonca
- Macarca
- Samoyedik
- Neenetsçe
- Enetsçe
- Ngansanca
- Fin-Ugor
- Altay Dilleri
(Kuramsal bir aile olup Türkçe, Moğolca, Tunguzca, Korece ve Japonca’yı içerdiği iddia edilmiştir ancak bu bağlantılar kanıtlanamamıştır.)
(Sümerce, Elamca, Etrüskçe gibi dillerin Altay ya da Ural dilleriyle ilişkilendirilmesi sadece spekülatif kuramlarla desteklenmiş, genel kabul görmemiştir.)- Türk Dilleri
(Türk dilleri, ayrı bir aile olarak kabul edilir.)- Oğuz
- Türkçe
- Azerice
- Türkmence
- Kıpçak
- Kazakça
- Kırgızca
- Tatarca
- Karluk
- Özbekçe
- Uygurca
- Öteki
- Çuvaşça
- Yakutça
- Oğuz
- Moğol Dilleri
- Moğolca
- Buryatça
- Kalmakça
- Tunguz Dilleri
- Mançuca
- Evenkice
- Tartışmalı
- Korece
- Japonca
- Türk Dilleri
- URANOS ile/ve PONTOS
( Gök. İLE/VE Deniz, Su. )
- URANÜS ile/||/<> GEZEGEN
( Uranüs gezegeninin keşfi )
( William Herschel tarafından 1781 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1738-1822) (Ülke: Almanya-İngiltere) (Alan: Astronomi) (Önemli katkıları: Uranüs gezegeni, kızılötesi ışınlar) )
- URANYUM 238 ile/ve/||/<> URANYUM 235 ile/ve/||/<> URANYUM 234
(
| İzotop | Doğal Bolluk | Yarılanma Ömrü | Kullanım Alanları | Nükleer Reaksiyonlardaki Rolü |
|---|---|---|---|---|
| Uranyum 238 | %99,3 | 4,468 milyar yıl |
- Plütonyum-239 üretimi - Zenginleştirme yan ürünü - Radyasyon kaynakları |
Nötron yakalama, plütonyum üretimi |
| Uranyum 235 | %0,7 | 703,8 milyon yıl |
- Nükleer reaktör yakıtı - Nükleer silah yapımı |
Fisyon tepkimelerinde kullanılır |
| Uranyum 234 | %0,0055 | 245.500 yıl | Sınırlı doğrudan kullanım | Ara ürün olarak yer alır |
- URANYUM ile URANYUMLU
- ÜRAT[Fr.] ile ÜRE[Fr. < Yun.]
( Sidik asidi tuzu. İLE Azotlu besinlerin, gövdede yanmasıyla oluşan, erimiş bir durumda, sidikle dışarı atılan azotlu madde. | Yapay reçine verniği ve tutkalı üretiminde kullanılan, temel gereçlerden, beyaz, billursu toz. )
- URBA ile URBAN ile URBALI ile URBASIZ/LIK ile URBANİZM
- URBAN ile URBANİZM
( Çöl arapları, bedevî. İLE Mimarlığın, şehir düzeniyle uğraşan kolu. [URBANİST] )
- ÜRDÜN ile/ve/<> AMMAN
( ... İLE/VE/<> Ürdün'ün başkenti. )
( ... İLE/VE/<> Tarihi, 5500 yıl önceye uzanan Amman [eski adıyla Rabbat Ammon], Filistin'de uzun süre yarı göçebe yaşayan bir Sami halkı olan Amman Oğulları'nın, M.Ö. XII. yy.'da, Maab'ın kuzeyinde, yedi tepe üstünde kurdukları krallığın da başkentiydi. Sonraları, Asur, Bâbil ve Pers egemenliği altına girmiştir. Ardından da İskender ve Roma devirlerini yaşamıştır. 2000 yıl önce, Philedelphia olarak da adlandırılmıştır. )
- ÜRDÜN ile ÜRDÜN
( JORDAN vs. JORDANIAN )
( اردن ile اردني )
( ORDAN ile اردني )
- ÜRE ile ...
( Gövdede, azotlu maddelerden oluşan sidikle dışarı atılan madde. )
- ÜREME DÜZENİNİN YAPISI ile ÜREME DÜZENİNİN İŞLEVLERİ
( Eril ve dişil üreme örgenlerinden oluşur. İLE Üreme gözelerini üretmek, döllenmeyi sağlamak ve gebeliği sürdürmek. )
- ÜREME ile ÇOĞALMA
( REPRODUCTION vs. INCREASE )
- ÜREME ile DAMIZLIK AT
( BREEDING vs. BREEDING HORSE )
( تخم کشي ile توليد مثل ile اسب تخمي )
( TAKHAM KESHY ile TOLYD MOSL ile ASB TAKHAMY )
- ÜREME ile DÖLLENMESİZ ÜREME
( ... ile PARTENOGENESIS[< Yun. PARTHENOS: Erden. | GENESIS: Üreme. | Başlangıç.] )
- ÜREME ile GELİŞİM
( Canlıların türlerini devam ettirmesini sağlayan süreç. İLE Bir canlının döllenmeden olgunluğa ulaşmasına kadar geçen süreç. )
- ÜREME ile/ve/||/<>/> TEKRARLAMA
- ÜREME ile/ve/değil/||/<>/>/< VAR OLUŞ/OLMA (DÜZENEĞİ)
- ÜREMEK ile/ve DOĞURMAK
( REPRODUCTION vs./and TO GIVE BIRTH )
- ÜREMEK ile ÜREME ORGANLARI
- ÜREMİ ile ÜREMİK
- ÜRETER ile ÜRETRA
( Böbrek ile mesane arasındaki iki kanal. İLE Mesaneden sidiği dışarıya taşıyan kanal. )
( ... ile HÂLİB, MECRÂ-Yİ BEVL )
- ÜRETİCİ GÜÇLER ile/ve/||/<> ÜRETİCİ ARAÇLAR ile/ve/||/<> ÜRETME BİÇİMİ
- ÜRETİCİ İLE BİRİNCİL TÜKETİCİ İLE İKİNCİL TÜKETİCİ İLE ÜÇÜNCÜL TÜKETİCİ İLE AYRIŞTIRICI İLE DÖNÜŞTÜRÜCÜ ile/||/<> BESİN ZİNCİRİ SEVİYELERİ
( Ekosistemdeki enerji akışının farklı trofik seviyeleri. )
( Formül: Enerji = 0.1 × Önceki Seviye )
- ÜRETİCİ ile/||/<> TÜKETİCİ
( Üretici fotosentez yapar İLE tüketici hazır besini tüketir )
( Formül: Bitkiler İLE hayvanlar )
- ÜRETİCİLER ile/ve TÜKETİCİLER ile/ve AYRIŞTIRICILAR
( Otoburlar. İLE/VE Etoburlar. İLE/VE Küçük omurgasızlar/böcekler. )
- ÜRETİLEBİLMEK ile ÜRETİM/LİK ile ÜRETİŞ ile ÜRETİCİ/LİK ile ÜRETİMSEL ile ÜRETİCİ ALAN ile ÜRETİM BANDI ile ÜRETİM ARTIĞI ile ÜRETİM BİÇİMİ ile ÜRETİM GÜÇLERİ ile ÜRETİM ARAÇLARI ile ÜRETİM İLİŞKİLERİ ile ÜRETİM KOOPERATİFİ ile ÜRETİCİ OLMAYAN ALAN
- ÜRETİM ARAÇLARI ile/ve/||/<> ÜRETİM İLİŞKİLERİ
- ÜRETİM ARTIŞI ile/ve NİTELİK ARAYIŞI
( Rüzgâr ve gökgürültüsünün birbirini tamamlaması artışı simgeler. )
( INCREMENT OF PRODUCTION vs./and SEARCH/LOOK FOR QUALITY )
- ÜRETİM:
EKLEMELİ ile/ve/||/<> EKSİLTMELİ
- ÜRETİM ile "DOĞUM"
- ÜRETİM ile ÜLEŞİM
- ÜRETMEK ile/ve OLUŞTURMAK
( TO PRODUCE vs./and TO FORM )
- ÜRETMEK ile ÜRETİLMEK ile ÜRETTİRMEK ile ÜRETEBİLMEK ile ÜREYEBİLMEK ile ÜRE ile ÜREM ile ÜREMSEL
- ÜRETMEK/ÜRETİM ile/ve YARATMAK/YARATIM
( Üretenler karanlıktan kurtulabilir. )
( Ancak zeki ve bilgili olanlar üretim yapabilirler. )
( Zaferin sırrı, Arınma ve Bilgi'ye ulaştıktan sonra çalışmaktır. Çalışmanın en iyisi ve yararlısı üretim yapanıdır. )
( TO PRODUCE vs./and TO CREATE )
- ÜRETMEK ile YENİ BİR ŞEY ÜRETMEK
( TO PRODUCE vs. TO PRODUCE BRAND NEW )
- ÜRETTİĞİNİ TÜKETEN ile/ve/yerine/<> TÜKETTİĞİNDEN ÜRETEN
- URFA KEBABI ile URFA ÇIBANI
- URGAN ile/ve HALAT ile/ve PALAMAR/YUNA
( Keten, kenevir, pamuk, jüt gibi türlü dokuma nesnelerinden yapılan, ince halat. [Sicimlerin üç-beşinin biraraya getirilmesiyle.] İLE/VE Urganların biraraya getirilmesiyle. İLE/VE Halatların biraraya getirilmesiyle. )
( Matta, Markos ve Luka İncil'lerinin, "Zengin birinin cennete gitmesi, bir devenin iğne deliğinden geçmesinden daha zordur" biçimindeki ünlü sözleri büyük olasılıkla yanlış bir çeviridir. "Kalın halat" anlamına gelen Aramca "gamta" sözcüğü, "deve" anlamına gelen "gamla" sözcüğüyle karıştırılmıştır. )
( RESEN[Fars.]: İp, urgan, halat. )
- URGAN ile URGANCI/LIK
- URİN-/URİNİ-/URİNO- ile/||/<> UR-/URA-/-URİA/URO-
( Sidik. İLE/||/<> Sidik ile ilgili, işeme ile ilgili, üriner düzenle ilgili. )
- ÜRKEK ile ÖDLEK
( TIMIDUS cum PUSILLANIMIS )
- ÜRKEKLEŞMEK ile ÜRKEK/LİK ile ÜRKEKÇE
- ÜRKME ile TIRSMA
- ÜRKÜNTÜ ile ÜRKÜNTÜLÜ ile ÜRKÜNTÜSÜZ
- ÜRKÜ/PANİK ile/ve/değil/||/<>/> TEPKİ
- ÜRKÜTMEK ile ÜRKÜTÜLMEK ile ÜRKÜ ile ÜRKÜŞ ile ÜRKÜLÜ ile ÜRKÜSÜZ
- ÜRKÜTÜCÜ ile ÜRKÜTÜCÜ BİR ŞEKİLDE
( EERIE vs. EERILY )
( وهم آور ile بطور ترسناک )
( VAHAM AVAR ile BETOR TARSENAK )
- URLAŞMAK ile URLA
- ÜRPERME ile KORKU
( Şecaat'ten gelir. İLE Öfke'den gelir. )
( TAHAŞŞÎ[< HAŞYET]/KAŞ'ARÎRE ile HAVF )
- ÜRPERME ile TİTREME
- ÜRPERMEK ile ÜRPERTMEK
- ÜRPERTİ ile/ve/> TUTKU
( SHUDDER vs./and/> PASSION )
- ÜRPERTİ ile ÜRPERTİLİ
- ÜRTİKER ile/||/<> ANJİYOÖDEM
( Deride kaşıntılı, kabarık döküntüler ile ilişkili bir alerjik tepkime. İLE/||/<> Deri altı dokularında şişlik ile ilişkili bir alerjik tepkime. )
- ÜRTİKER ile/||/<> EGZAMA/ERİTEMA
( Deride kaşıntılı kabarıklık döküntüler ile ilişkili bir alerjik tepkime. İLE/||/<> Deride kızarıklık, kaşıntı ve kabuklanma, yangılanma. )
- URUGUAY ile ...
( Kuşları barındıran ırmak. )
- URUGUAY ile PARAGUAY
( URUGUAY: Kuşları barındıran ırmak. İLE ... )
- URUK ŞEHRİ ile ...
( İlk sur inşa edilen yer. )
- URUK ile/ve KİŞ
( İlk şehir. İlk kez sur inşa edilen şehir. İLE/VE İlk Sümer şehirlerinden biri. )
- ÜRÜN ile/ve/> DİZGESELLİK
- ÜRÜN ile/değil EDİM
- ÜRÜN ile/ve/||/<> PARÇA
- ÜRÜN ile ÜRÜNLÜ ile ÜRÜNSÜZ/LÜK ile ÜRÜN YELPAZESİ
- ÜRÜN ile/ve/<> YAPIT ile/ve/<> MEYVE
- URÛS[Ar.] ile URÛŞ[Ar. < ARŞ] ile URÛZ[Ar. < ARZ]
( Ekin ya da meyve mahsullerinin zekâtı. İLE Gökler, arşlar, tavanlar. İLE Arzlar, keyfiyetler, bildirmeler. | Ârız olma, gelme. )
- ÜRYAN ile ÜRYANİ ile ÜRYANİ ERİĞİ
- US/AKIL ile/ve/değil/||/<>/< BAĞLAM
( [not] RATIO vs./and/but/||/<>/< CONTEXT )
- US/AKIL ile/ve/||/<>/> BİLİM/İLİM
- UŞ ile ...
( İşte. )
- US ile/ve DENEYİM/TECRÜBE
( REASON vs./and EXPERIENCE )
- US ile US DIŞI ile US DIŞICI/LIK ile US PAHASI
- ÜS- ile ÜS ile ÜS
( Üst sıfatının kısaltılmışı. Eklendiği sözcüğün, daha yukarı derecelisini anlatan, yeni sözcükler oluşturmaya yarayan ön ek. [Üsteğmen, üssubay vb.] İLE Bir kuvvete yükseltilmiş bir sayının üzerine yazılan ve kaçıncı kuvvete yükseltildiğini gösteren sayı. İLE Kök, asıl, temel, esas. | Bazı görevleri yürütebilmek amacıyla kurulan, özel yapıları, donatımları, işlikleri, onarım yerleri, servis alanları olan, sürekli ya da geçici olarak konaklanılan yer. | Harekatın yürütülebilmesi için gerekli birliklerin, her türlü gereçlerin tamamlandığı, donatıların toplandığı, dağıtıldığı bölge. )
- ÜS ile ÜSTEL
( ... İLE Üsü, 1 olan. )
- US ile/ve/değil/||/<> USUN YAPILANDIRILMASI/İNŞÂSI
- US ile ZİHİN
( REASON vs. MIND )
- UŞAK[< URŞAK] ile AYVAZ
( Hizmet eden erkek. | Çocuk. İLE Büyük konaklarda, mutfak ve yemek hizmetlerinde çalıştırılan uşak. | Koca, erkek, eş. | Karşılık, bedel. )
- UŞAK ile MEHTER[Fars. < MİH-TER | çoğ. MİHTERÂN]
( ... İLE Mehterhane takımında görevli kişi. | Osmanlılar'da, çalardıra bakan uşak. )
- UŞAK ile/ve/<> ODABAŞI
( ... İLE/VE/<> Hanlarda çalışan uşakların başı. | Yeniçeri örgütünde, görevi, alaylarda selam törenlerini düzenlemek ve yönetmek olan subay. )
- UŞAK/VALE[İt. < VALET] ile UŞAK ile UŞAK
( Özel, eril hizmetçi, hizmet eden. İLE Karadeniz bölgesinde, çocuğa verilen genel ad/sesleniş. İLE Türkiye'nin, Kütahya, Manisa, Afyon ve Denizli arasında bulunan bir Ege bölgesi ili. )
- US/AKIL:
HERKESİ AŞKIN ile/ve/||/<> HERKESTE İÇKİN
- US/AKIL[Ar.]/LOGOS[Yun.] ile/ve/||/<> YER/TOPOS[Yun.]
- UŞAK/LIK ile UŞAKLI/LIK
- USANÇ/GINA ile/ve/||/<>/< KANIKSAMA
( İlişki(ler)de, "sahip olmakta", [kendinden ve/ya da ötekinden] "eminlikte", en önemli eşik, kanıksama noktasıdır. [Kavuşmakta/vuslatta, gına/kanıksama vardır.]
Bu eşik, ancak, bunun bilgi ve bilinciyle, sürekli anımsanarak, ilişkiyi besleyecek/destekleyecek davranış ve tutumla, iletişim ve paylaşımla aşılabilir. )
- USANMAK ile USANILMAK ile USANDIRMAK ile USA VURMA
- USB-A ile/<>/> USB-B ile/<>/> USB-C
- ÜŞENGEÇ/LİK ile/ve/değil/yerine/||/<> İHMALKÂR/LIK
( TEKÂSÜL ile/ve/değil/yerine/||/<> ... )
- ÜŞENGEÇ/LİK ile/ve/değil/||/<>/>/< MUTSUZ/LUK
( Mutsuz kişiler, yorgun olur ve hiçbir şey yapmak istemezler. )
- ÜŞENME ile/ve/||/<> "GÖZÜNDE BÜYÜLTME"
- ÜŞENMEK ile ÜŞENÇ
- ÜŞENMEK ile YÜKSÜNMEK
( ... İLE Bir şeyi, kendine yük saymak, bir şeyi kendine yük olarak kabul etmek. | Üşenmek, tembellik etmek. )
- USHUAIA ile/değil PUERTO WILLIAMS
( Arjantin'de. İLE/DEĞİL Şili'de. )
( Güney Amerika'nın en ucundaki(/güneyindeki) iki şehir. )
- ÜSKÜDAR'DA SABAH OLDU ile GEÇTİ BORUN PAZARI, SÜR EŞEĞİNİ NİĞDE'YE
- ÜŞKÛFE[Fars.] ile ÜŞKÜFTE[Fars.]
( Çiçek. İLE Açılmış çiçek. )
- USKUMRU ile/<>/> LİPARİ[Yun.]
( ... İLE/<>/> Çirozluktan sonra yağlanmaya başlayan uskumru. )
(1996'dan beri)