Bugün[11 Nisan 2026]
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(206/287)


- PANGOLİN ile BEYAZ GÖBEKLİ PANGOLİN

( ... ile )


- PANGOLİN ile GÜNEY AFRİKA PANGOLİNİ

( Günde, 200.000'e varan karınca yer. )


- PANGOLİN ile HİNDİSTAN PANGOLİNİ


- PANGRAM:
İNGİLİZCE'DE ile TÜRKÇE'DE

( Bir dildeki tüm harfleri içeren, kısa, gerçekçi olmayan tümcelerdir. )

( The quick brown fox jumps over the lazy dog. İLE Pijamalı hasta, yağız şoföre çabucak güvendi. )


- PANİK ATAK ile/ve/değil/||/<>/> ÇARPINTI


- PANİK ATAK ile/ve/değil/||/<>/< KAYGI


- PANİK ATAK ile PANİK BOZUKLUK


- PANİK YAPMA! ile ACELE ETME!


- PANİK ile/ve/||/<> STRESLİ ile/ve/||/<> SİNİRLİ (OLMAMAK!)


- PANİKLEMEK ile PANİKLETMEK ile PANİK


- PANİSLAMCI/LIK ile PANİSLAMİZM


- PANJUR ile PANJURLU ile PANJURSUZ


- PANKART ile PANKARTLI


- PANCLASTITE[İng.] ile/değil/yerine/= PANKLASTİT


- PANKREAS[Yun. PAN: Tüm. | KREAS: Et.] ile PANKREAS[Yun. PAN: Tüm. | KRATOS: Güç.]

( Midenin arkasında bulunan, boşaltıcı kanallarıyla onikiparmakbağırsağına bağlı, iç ve dış salgıları olan iri bir bez. İLE Güreşle yumrukoyununu birleştiren sert bir tür spor. )


- PANKREATİK ENZİM EKSİKLİĞİ ile/||/<> PANKREATİK YETMEZLİK

( Pankreasın yeterli enzim üretememesi. İLE/||/<> Pankreasın işlevlerini yerine getirememesi. )


- PANCREATIN[İng.] / PANCRÉATIN[Fr.] / PANKREATIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PANKREATİN


- PANKREATİT ile/||/<> KOLESİSTİT

( Pankreasın yangılanması. İLE/||/<> Safra kesesinin yangılanması. )


- PANKREATİT ile/||/<> PANKREAS KANSERİ

( Pankreasın yangılanması. İLE/||/<> Pankreas gözelerinden kaynaklanan bir kanser türü. )


- PANO ile PAN FLÜT


- PANO ile YATILI ile YATILI OKUL ile PANSİYON

( BOARD vs. BOARDING vs. BOARDING SCHOOL vs. BOARDINGHOUSE )

( هيئت ile تخته بندي کردن ile تابلو ile مقوا ile لوحه ile تخته ile تخته بندي ile مدرسه شبانه روزي ile شبانه روزي )

( YEHYET ile TAKHTEH BANDY KARDAN ile TABLO ile MOGHAVA ile LOHEH ile TAKHTEH ile TAKHTEH BANDY ile MADRESEH SHABANEH RUZY ile SHABANEH RUZY )


- PANOSE[İng.] ile/değil/yerine/= PANOS


- PANPAN ile/<> MAYDAY

( [denizcilikte] Yardım gereksiniminin, yaşamsal olmadığı durumlarda kullanılır. İLE/<> Çok acil ve yaşamsal tehlike durumlarında yardım için kullanılır. )


- PANSİYON ile PANSİYONCU/LUK


- PANSCALE[İng.] ile/değil/yerine/= PANSKALA


- PANSUMAN ile PANSUMANCI/LIK


- PANTAL[İng.] ile/değil/yerine/= PANTAL


- PANTOMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= PANTAMORFİZM


- PANTEON ile/ve PARTENON

( Yunan ve Roma'lıların tapınaklarının ortak adı. | Bir ülkenin büyüklerinin gömüldükleri yapı. İLE/VE Eski Yunan'ın Atina'daki ünlü tapınağı. [ Antik çağda yapılmış dünyanın en büyük kubbeli yapıtıdır. ] [ Roma Kralı Hadriyan 115-123 yılları arasında eski Yunan Tanrısı Athena Parthenos adına inşa ettirmiştir. Plan ve projesini mimar İktinos, süsleme ve heykellerini heykeltraş Fidyas yapmıştır.] )


- PANTER ile PANTEİST ile PANTEİZM


- PANTOLON[Fr.] ile BERMUDA[Fr.]

( ... İLE Dizlere kadar inen dar ve kısa pantolon. )


- PANTOLON ile PANTOLONCU/LUK ile PANTOLONLU ile PANTOLONSUZ


- PANTOLON[Fr.] ile ZIPKA[Rusça]

( ... İLE Karadeniz kıyısı halkının giydiği, dar paçalı potur/pantolon. )


- PANTOTHENIC ACID[İng.] / ACIDE PANTOTHÉNIQUE[Fr.] / PANTOTHEN SÄURE[Alm.] ile/değil/yerine/= PANTOTENİK ASİT


- PANTUFLA ile PANTUFLACI/LIK


- PANYA ile ...

( Kayık bağlayacak kıç ipi. )


- PANZEHİR ile PANZEHİR

( ANTIDOTAL vs. ANTIDOTE )

( پادزهري ile زهرکش ile ضد سم ile پازهر ile پادگونه ile ترياق ile ضد زهر ile پادزهر ile نوشدارو )

( PADZEHARY ile ZAHARKESH ile ZED SAM ile PAZEHAR ile PADGUNEH ile ترياق ile ZED ZAHAR ile PADZEHAR ile NOSHODARO )


- PANZEHİR ile PANZEHİR OTU ile PANZEHİR TAŞI


- PANZEHİR[Fars.] ile PANZEHİROTU

( Zehrin etkisini ortadan kaldırabilme özelliği olan madde. İLE Küçük, beyaz çiçekli, kökü zehirli, çok yıllık otsu bitki. )

( ANTI-VENOM cum VINCETOXICUM )


- PAO ile ...

( Çin'e özgü bir giysi. )


- PAPA ile/ve PAPAZ

( Katolik mezhebinin dini ulu'su. V. yüzyıldan bu yana sadece Roma Psikoposu'na verilen ad. İLE/VE Hristiyan din adamı. )


- PAPAĞAN ile AFRİKA GRİ PAPAĞANI

( ... cum PSITACCUS ERITHACUS )


- PAPAĞAN ile AMAZON PAPAĞANI/YELPAZELİ PAPAĞAN/ŞAHİN BAŞLI


- PAPAĞAN ile ARA/MAKAV/MACAW

( PARROT vs. MACAW )


- PAPAĞAN ile/değil DENİZ PALYAÇOSU


- PAPAĞAN ile/değil HİNT KARGASI


- PAPAĞAN ile JAKO, KAKADU, KAKAPOEN, LORİ, AMAZON, ARA


- PAPAĞAN ile KAKAPO

( www.parrotsinternational.org )

( ... İLE Yeni Zelanda'da yaşarlar. )

( ... İLE 80 yıl yaşarlar. )

( )


- PAPAĞAN ile KEA PAPAĞANI

( ... İLE Dağlarda yaşayan tek papağan türü. )

( )


- PAPAĞAN ile KIRMIZI GAGALI TUKAN

( ... İLE Güney Amerika'nın, tropikal ormanlarında yaşarlar. )

( ... İLE Gagalarını kullanarak serinlerler. )


- PAPAĞAN ile LEVRİ

( ... İLE Kırmızı papağan. )


- PAPAĞAN ile PALMİYE KAKADUS

( ... İLE Yeni Gine ve civarındaki adalarda görülmektedir. )

( ... İLE Uzunlukları, 65 - 75 cm. arasında değişmektedir. )

( ... İLE Kırmızı renkli yüzü vardır.[Heyecanlandıklarında, mavileşmektedir.] )


- PAPAĞAN ile PERU PAPAĞANI


- PAPAĞANLAŞMAK ile PAPAĞAN/LIK ile PAPAĞANLAR ile PAPAĞAN ANAHTARI


- PAPAĞAN/PENGUEN ile/değil PUFFIN


- PAPALIK ile/||/<> PAPA

( Katolik Hıristiyanlığın başkanlığı. Vatikan Kilisesi. İLE/VE/||/<> Katolik Kilisesi'nin, bir kurul tarafından seçilen, Vatikan'da oturan ve Hz. İsa'nın vekili sayılan başkanı. )


- PAPA/LIK ile PAPAK ile PAPAZ/LIK ile PAPAZ BALIĞI ile PAPAZ YAHNİSİ ile PAPAZ BALIĞIGİLLER


- PAPA'NIN:
SOYUNMASINDA ile GİYDİRİLMESİNDE

( Bir rahip yardımcı olur. İLE İki rahibe yardımcı olur. )


- PAPATYA ile AFRİKA PAPATYASI


- PAPATYA ile/ve ÇAYIR PAPATYASI

( UKHUVAN ile/ve ... )

( ANTHEMIS NOBILIS / MATRICARIA CHAMOMILLA cum/et ... )

( BÜLÜMBEBEK[Kayseri'de] )


- PAPATYA ile/değil GÜMÜŞDÜĞME


- PAPATYA ile/ve HOROZGÖZÜ, KOYUNGÖZÜ, SIĞIRGÖZÜ, TAVUKGÖZÜ


- PAPATYA ile PAPATYALI ile PAPATYASIZ ile PAPATYA FALI


- PAPATYA ile/değil PYRENTUM

( ... İLE/DEĞİL Zehir olarak kullanılmaktadır. )


- PAPATYA ile SARI ÇALI PAPATYASI


- PAPATYA ile/ve SIĞIRGÖZÜ

( BÂBÛNE/C ile/ve BÂBÛNE-İ GÂV [Sarı bir papatya.] )


- PAPATYA ile/ve VİRÂNE PAPATYASI/VARATİKA


- PAPATYA ile YAYLA PAPATYASI


- PAPAVERINE[İng.] / PAPAVÉRINE[Fr.] / PAPOVERIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PAPAVERİN


- PAPAYA ile PAPAYA AĞACI


- PAWPAW[Alm.] ile/değil/yerine/= PAPAYA


- PAPAZ ile/ve/<>/< DİYAKOZ[Yun.]

( ... İLE/VE/<>/< Papazın yardımcısı. )


- PAPAZ ile/ve/||/<>/> KARDİNAL[Fr. < CARDINAL]

( ... İLE/VE/||/<>/> Papa'yı seçen, danışmanlığını yapan başpapazlardan her biri. )


- PAPAZ ile/ve/<> PİSKOPOS[Yun.]

( ... İLE/VE/<> Katoliklerde, bir bölgenin din işlerine başkanlık eden, papazlığın en yüksek aşamasında olan din görevlisi. )


- PAPEL ile PAPELCİ/LİK


- PAPUA YENİ GİNE KİŞİLERİ ile ...

( Kendi içlerinde evlenmenin sonucunda, kadın ve erkekler, kısa boylu ve gösterişsiz bir toplum oluşmuş. Bazıları, doğal olarak, çok farklı tonda bir sarı saça sahip. Ciltleri çok kuru olduğundan, çabuk buruşuyor ve yaşlarından çok daha yaşlı gösteriyorlar. )


- PAPUA YENİ GİNE'DE:
İNGİLİZCE ile/ve/<> PİDGİN

( Resmi dil. İLE/VE/<> Halkın kullandığı bozuk İngilizce.[Zaman kipi yoktur.]
[EM WANEY: Bu nedir? | YU ONAIT: Nasılsın?] )


- PAPYON ile PAPYON KRAVAT


- PARA:
AKÇE ile/ve/||/<> SULTANÎ ile/ve/||/<> DUCAT ile/ve/||/<> FLORINS ile/ve/||/<> GURUS ile/ve/||/<> ŞÂHÎ

( Osmanlı'da. İLE/VE/||/<> Osmanlı'da. İLE/VE/||/<> İLE/VE/||/<> Venedik'te. İLE/VE/||/<> Macaristan'da. İLE/VE/||/<> Avrupa'da. İLE/VE/||/<> İran'da. )


- PARA AKLAMAK ile/ve/değil "VİCDAN(LAR)I/NI" "RAHATLATMAK"


- PARA BİRİKTİRMEK ile/ve/değil/yerine PARA KAZANMAK

( Yaşamak için para kazanmak gerekir fakat para kazanmak için yaşanmaz. )

( [not] TO SAVE MONEY vs./and/but TO EARN MONEY
TO EARN MONEY instead of TO SAVE MONEY )


- PARA BİRİMİ ile AKIM ile CURRENT ACCOUNT ile CURRENT MODE LOGİC ile GÜNCEL FİYAT ile ŞU ANDA

( CURRENCY vs. CURRENT vs. CURRENT ACCOUNT vs. CURRENT MODE LOGIC vs. CURRENT PRICE vs. CURRENTLY )

( ارز ile کنوني ile جاري ile سياله ile رايج ile حساب جاري ile منطق جرياني ile مظنه روز ile هم اکنون ile اکنون ile درحال حاضر ile در حال حاضر ile ازهم اکنون ile فعلا )

( ARZ ile KONONY ile جاري ile سياله ile RAYJ ile HASAB JARY ile MANTEGH JARYANY ile MAZNEH RUZ ile NPAM AKNON ile AKNON ile DARHAL HAZAR ile DAR HAL HAZAR ile AZEMM AKNON ile FELA )


- PARA HARCAMAK:
"SAHİP OLMAK" İÇİN ile/değil/yerine DENEYİM KAZANMAK ÜZERE

( ... İLE/DEĞİL/YERİNE Daha mutlu kılar. )


- PARA İLE:
MAL/HİZMET ELDE ETMEK ile/yerine/değil ZAMAN ELDE ETMEK


- PARA KAZANMAK ile KAZANILMIŞ ile KAZANÇ ile GEÇİMİNİ SAĞLAMAK ile KAZANÇ

( EARN vs. EARNED vs. EARNING vs. EARNING A LIVING vs. EARNINGS )

( درآمد درآوردن ile امرار کردن ile دخل داشتن ile کسب معاش کردن ile کاسبي کردن ile درآمد داشتن ile دخل کردن ile عايده ile دخل ile مداخل ile امرار ile عايد ile ارتزاق ile عايدات ile عايدي )

( DARAMAD DARAVARDAN ile EMRAR KARDAN ile DOKHAL DASHTAN ile KASB MOASH KARDAN ile KASBY KARDAN ile DARAMAD DASHTAN ile DOKHAL KARDAN ile عايده ile دخل ile مداخل ile EMRAR ile AYD ile ERTZAQ ile عايدات ile عايدي )


- PARA KAZANMAK ile/ve PARA HARCAMAK

( Beceri gerektirir. İLE/VE Kültür gerektirir. )

( Paraya ve bilgiye mahkum olma! )

( İğneyle kuyu kazmak gibi. İLE/VE Kuma su dökmek gibi. )

( ... ile/ve SARF[: Harcama. | Para bozma. | Çevirme, döndürme. | Değişme. | Dilbilgisi.] )

( TO EARN MONEY vs./and TO SPEND MONEY )


- PARA RED[İng.] / P-ROUGE[Fr.] / P-ROT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA KIRMIZISI


- PARA/NUKUD[Ar. < NAKD]/SİPALİ[argo] ile/ve KAİME/KAYME[Ar.]


- PARA ROSINILIN[İng.] / P-ROSANILINE[Fr.] / P-ROSANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA ROZANİLİN


- PARA TUTKUSU/HAMAN ile/ve ORUN/MEVKİ TUTKUSU/BELÂM ile/ve RUHBANLIK/İLÂH OLMA TUTKUSU

( KÂRUN ile/ve FİRAVUN ile/ve BELÂM )

( Emeğin sömürücüsü. İLE/VE Siyasetin zâlimi. İLE/VE Maneviyatın gaspçısı. )


- PARA VAKFI(NUKUD) ile VEFÂEN SATIŞ


- PARA ile/ve/değil/yerine BOL PARA


- PARA ile/değil BORÇ HESAPLAMASI


- PARA ile CRUZERO

( ... @@ Para birimi. )


- [ne yazık ki]
PARA ile/ve/||/<> DİN

( [ne yazık ki]
Konu "para" olduğunda, herkesin dini aynıdır. )


- PARA ile/değil DOBRAS

( ... @@ Sao Tome'nin para birimi.[1$ = 17 Dobras] )


- PARA" ile/değil/yerine İNSANLIK

( Ne önemi var? İLE/DEĞİL/YERİNE Önemli/mühim[öncelikli] olan. )


- PARA ile/||/<> KİNA

( ... @@ Deniz kabuğu. | Papua Yeni Gine'nin para birimi.[1$ = 2 Kina | 1 Kina = 10 Tona][2011] )


- PARA ile/değil MADALYON


- PARA ile MAHMUDİYE

( ... İLE Bugün süs altını gibi kullanılan, Sultan II. Mahmut zamanında basılmış, ince altın sikke. )


- PARA ile/||/<> META

( Para karşılıklı İLE meta çapraz konumdur )

( Formül: 1 ile4- İLE 1 ile3- )


- PARA ile/||/<> METİKEŞ

( ... @@ Mozambik'in para birimi. )


- PARA ile PAPEL[argo < İsp. < Lat.]

( ... İLE Kâğıt para. )


- PARA[Azr.] ile PARA[Tr.]

( Yarım, yarısı, bölüm/kısım. İLE Devletçe bastırılan, üzerinde değeri yazılı kâğıt ya da metalden ödeme aracı, nakit. | Kazanç. | Kuruşun kırkta biri. )


- PARA ile PARA

( Yükseklik, yücelik. İLE Mangır, pul. )


- PARA[İng.] / PARA[Fr.] / PARA[Alm.] ile/değil/yerine/= PARA


- PARA- ile PERİ- ile KO/CO-

( Yan, yanında. İLE Çevresinde, yakınında. İLE Birlikte, eşlik eden. )


- PARA ile/||/<> RİN

( ... @@ Japonya'da küçük para birimi. )


- PARA ile RUFİYAA

( ... @@ Maldiv para birimi. )


- PARA ile SILE[Ar.]

( ... İLE Bir şaire, yazdığı övgü karşılığı verilen para. )


- PARA ile/ve/değil/< TOPRAK


- PARA ile/||/<> UGİYA

( ... @@ Moritanya'nın para birimi.[Paranın üzerinde, geleneksel desenler bulunur.] )


- PARA ile/ve/değil/yerine/||/<>/>/< VERİ > BİLGİ

( Bilgi peşinde koşmak, altın peşinde koşmaktan daha iyidir.
[Ar. Talebu'l-ilm hayrun min taleb'z-zeheb] )

( [not] MONEY vs./and/but/||/<>/>/< KNOWLEDGE
KNOWLEDGE instead of MONEY )


- PARA ile/ve/değil/yerine/||/<>/< ZAMAN

( Parayı, paranın satın alabileceği şeyler için tüketmek. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE/||/<>/< Para ile satın alınamayacak şeyler için tüketmek. )


- PARABOL ile/ve HİPERBOL

( İki bilinmeyenli denklemlerle ölçülür. İLE/VE Üç ve üzeri bilinmeyenli denklemlerle ölçülür. )

( Bir düzlemin, odak denilen sabit bir noktadan ve doğrultman denilen sabit bir doğrudan, eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri. İLE Bir düzlemin, odak denilen durağan iki noktaya uzaklıkları değişmeyen noktaların geometrik yeri olan eğri. )

( vs./and/||/<> HYPERBOLA )


- PARABOL ile PARABOLİK


- PARABOL[Fr. < Yun.] ile PARABOLOİT[Fr. < Yun.]

( Bir düzlemin, odak denilen sabit bir noktadan ve doğrultman denilen sabit bir doğrudan, eşit uzaklıktaki noktalarının geometrik yeri. İLE Odağı olmayan, yalnız bir bakışım[simetri] ekseni bulunan, ikinci dereceden yüzey. )


- PARABOLA ile/||/<> HYPERBOLA

( Parabola bir odak bir directrix İLE hyperbola iki odak fark sabit. )

( Formül: Focus-directrix İLE focus difference )


- PARA:
DEĞER ÖLÇÜSÜ ile/ve/||/<>/> DEĞER STOKU


- PARABRAHMAN ile ...

( En Yüce Gerçek. )


- PARABRAHMAN ile/||/<> PARAMARTHA ile/||/<> TATHATA ile/||/<> TATTVA

( En Yüce Gerçek. @@ Yüce Gerçek. @@ Böylesilik. Evrenin tüm zihinsel koşullanmalar aşıldıktan sonra görülebilen gerçek durumu. @@ Gerçek, Öz. )


- PARADİGMA ile/||/<> DEVRİM

( Bilimsel devrimler )

( Thomas Kuhn tarafından 1962 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1922-1996) (Ülke: ABD) (Alan: Bilim Felsefesi) (Önemli katkıları: Paradigma kayması, bilimsel devrimler) )


- PARADİGMA ile KESİNLİK


- PARADİGMA ile PERSPEKTİF

( PARADIGM vs. PERSPECTIVE )


- PARADOKS[İng. PARADOX] ile/||/<> PARALEL EVRİM[İng. PARALLEL EVOLUTION] ile/||/<> PARALOG GENLER[İng. PARALOGOUS GENES] ile/||/<> PARAMESYUM[İng. PARAMECIUM] ile/||/<> PARAMUTASYON[İng. PARAMUTATION] ile/||/<> PARAPATRİK TÜRLEŞME[İng. PARAPATRIC SPECIATION] ile/||/<> PARASEMPATİK SİNİR SİSTEMİ[İng. PARASYMPHATETIC NERVOUS SYSTEM]

( Genel bilinenene ters ya da karşı olan fakat doğru olan ifade. @@ Paralel evrim, benzer akrabalarda, benzer niteliklerin bağımsız evrimleşmesidir. @@ Bir tek genomda gen ikilenmesi ile oluşmuş ve işlevleri farklılaşmış, benzer genler. @@ Ciliates grubuna ait tek gözeli bir Protoktist. Normalde aseksüel çoğalmalarına karşın, eşleşme tiplerinin de rol oynadığı cinsel konjugasyon da yaparlar. Paramecium aurelia'nın, 16 farklı çiftleşme öbeği oluşturan 34 kalıtsal çiftleşme türü vardır. @@ İki alel arasında bir etkileşim olması sonucunda bir alel, diğerinin genetik yapısında bir değişikliğe neden olması sonucu oluşur. Epigenetik bir mekanizmadır. @@ Kesintisiz bir coğrafi bölgede yeni ekolojik konumların ortaya çıkması ile populasyon ikiye ayrılır ve türler arası etkileşim azalır. Heterezigotların az uyumlu olması nedeniyle iki topluluğun birbiriyle çiftleşmemesini avantajlı kılacak davranışlar ya da mekanizmalar seçilime uğrar. Bu farklı seçilim baskısı sonucunda meydana gelen türleşmeye denir. @@ Vücudun gergin bir durumda adrenalin algıladıktan sonra dinlenme ve sindirim gibi normal faaliyetlere dönmesini sağlayan sinir sistemidir. Vücudun enerjiyi korumasını, sindirim süreçlerinin iyileştirilmesini ve dinlenmeyi teşvik etmesini sağlar.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- PARADOKS ile ANTİNOMİ

( PARADOX vs. ANTINOMY )


- PARADOKS[Fr. < Yun.] ile/ve ŞAŞKINLIK/HAYRET[Ar.]/APORIA[Yun.]/THAUMAZEIN[Yun. < THAUMA: Mucize.]

( Kökleşmiş kanışlara aykırı olarak ileri sürülen düşünce. İLE/VE ... )


- PARADOKS ile PARADOKSAL


- PARAFFIN BATH[İng.] / PARAFFIN BAD[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN BANYOSU


- PARAFFIN WAX[İng.] / CIRE DE PARAFFINE[Fr.] / PARAFFINWACHS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN MUMU


- PARAFFIN SCALE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAFİN SKALA


- PARAFFIN OIL[İng.] / PARAFFIN ÖL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİN YAĞI


- PARAFİN ile PARAFİNLİ ile PARAFİNSİZ


- PARAFİNDEN YAPILMIŞ MUM ile/yerine %100 STEARİN YA DA DONYAĞI İÇEREN MUM


- PARAFFINED PAPER[İng.] ile/değil/yerine/= PARAFİNLENMİŞ KÂĞIT


- PARAFFINS[İng.] / PARAFFINES[Fr.] / PARAFINE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAFİNLER


- PARAFLAMAK ile PARAFELEMEK ile PARAF


- PARAGNA ile/||/<> SADCİTANANDA ile/||/<> SWARGA

( Ego ile meşgul olmayan bilgi, kavrayış, bilinç, saf farkındalık. @@ Mutlak mükemmellikteki üç niteliğe sahip En Üstün Prensip. @@ Semavi âlemler. )


- PARAGNA/PRAJNA ile ...

( "Benlik" ile meşgul olmayan bilgi, kavrayış, bilinç, saf farkındalık. [Üstün bilinç durumu anlamına gelir.] )


- PARAGONIT[İng.] ile/değil/yerine/= PARAGONİT


- PARAGÖZ/LÜK ile PARAGÖZLÜ/LÜK


- PARAGRAF:
AÇMAK ile/ve/||/<> OLUŞTURMAK


- PARAHYDROGEN[İng.] / PARAHYDROGÉNE[Fr.] / PARAWASSERSTOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAHİDROJEN


- PARAKETA ile PARAKETACI


- PARAKETE[İt.] ile PAREKETE

( Geminin saatteki hızını ölçmek üzere bir ucu denize atılan araç. )


- PARACON[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKON


- PARACONIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKONİK ASİT


- PARACONINE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAKONİN


- PARAXANTHINE[İng.] / PARAXANTHINE[Fr.] / PARAXANTHIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSANTİN


- PARAXIALE STRAHLUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSİYEL IŞINIM


- PARAXIAL[Fr.] / PARAXIAL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAKSİYEL


- PARALLAXENFEHLER, MENISKUSFEHLER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALAKS HATASI


- PARALAKS ile/||/<> DOPPLER METODU

( Paralaks geometrik uzaklık, Doppler radyal hız gezegen tespiti. )

( Formül: d = 1/p [pc] İLE v_r ölçümü )

( Christian Doppler tarafından 1842 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MANZAR İHTİLÂFİ[Osm.] / PARALLAX[İng.] / PARALLAXE[Fr.] / PARALLAXE[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALAKS


- PARALANMAK ile PARALA(N)MAK

( Parasızken para elde etmek. İLE Parçala(n)mak. | Yıprat(/n)ıp eski(t)mek. )


- PARALDEHYDE[İng.] / PARALDÉHYDE[Fr.] / PARALDEHYD[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALDEHİT


- CONNECTION IN PARALLEL[İng.] / CONNEXION PARALLÈLE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARALEL BAĞLAMA


- PARALLELSCHALTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL BAĞLANTI


- REPLICATE SAMPLES[İng.] ile/değil/yerine/= PARALEL DENEY NUMUNELERİ


- PARALLEL AXIS THEOREM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALEL EKSEN TEOREMİ


- THÉORÈME DES AXES PARALLÈLES[Fr.] / PARALLELES-ACHSEN-THEOREM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL EKSENLER TEOREMİ


- PARALEL HESAPLAMA ile/||/<> SERİ HESAPLAMA

( Paralel MPI/GPU çok işlemci, seri tek işlemci sıralı. )

( Formül: Speedup İLE sıralı )


- PARALEL VENASYON ile RETİKÜLER VENASYON

( Yaprak damarlarının koşut dizilimi. İLE Yaprak damarlarının ağsı dizilimi. )


- LAMELLA WITH PARALLEL SURFACES[İng.] / LAMELLE À FACES PARALLÈLES[Fr.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ İNCE LEVHA


- LAMELLE MIT PARALLELEN OBERFLÄCHEN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ LAM


- PARALLELEPIPED[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL YÜZLÜ


- PARALEL ile EŞZAMANLI

( PARALLEL vs. SYNCHRONOUS )


- PARALEL ile/ve/değil/yerine/||/<> KATMANLILIK


- MUVÂZİ[Osm.] / PARALLEL[İng.] / PARALLÈLE[Fr.] / PARALLEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARALEL


- PARALEL ile/ve VE

( PARALLEL vs./and AND )


- PARALELKENAR ile/||/<> YAMUK

( Paralelkenar iki çift İLE yamuk bir çift paralel kenardır )

( Formül: 2 çift // İLE 1 çift // )


- PARALELLEŞTİRMEK ile PARALEL/LİK ile PARALELİST ile PARALELİZM ile PARALEL YÜZ ile PARALEL AKIM ile PARALEL KAİDESİ


- PARALEL/LİK ile BERABER/LİK

( PARALLEL/NESS vs. COOPERATION )


- PARALLELLOSTERIZM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALELOSTERİZM


- PARALI SEKS ile PARAYLA SEKS

( Olabilir. İLE Olmaz! )


- PARALI ile/ve/değil/<>/> PAHALI


- PARALI ile ZENGİN


- PARALİZİ ile PLEJİ


- PARALYSOL[İng.] ile/değil/yerine/= PARALİZOL


- PARALYZER[İng.] ile/değil/yerine/= PARALİZÖR


- PARALOJİZM ile ...

( Mantığa uymazlık. )


- PARALUMINUM[İng.] ile/değil/yerine/= PARALUMİNUM


- PARAM[İng.] ile/değil/yerine/= PARAM


- PARAMAKASH ile ...

( Büyük saha, zamanı ve uzayı olmayan Gerçeklik. Mutlak Varlık. )


- PARAMAGNETIC RELAXATION[İng.] / RELAXATION PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHE RELAXATION[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK DURULMA


- PARAMAGNETISCHE ELEKTRONENRESONANZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ELEKTRON REZONANSI


- PARAMAGNETIC FARADAY EFFECT[İng.] / EFFET PARAMAGNÉTIQUE DE FARADAY[Fr.] / PARAMAGNETISCHER FARADAY-EFFEKT[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK FARADAY ETKİSİ


- PARAMAGNETIC CRYSTAL[İng.] / CRISTAL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER KRISTALL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK KRİSTAL


- SUBSTANCE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHER STOFF[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK NESNE


- PARAMAGNETIC SUBSTANCE[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK ÖZDEK


- PARAMAGNETIC SPECTRUM[İng.] / SPECTRE PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SPEKTRUM[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TAYF/SPEKTRUMU


- PARAMAGNETIC SALT[İng.] / SEL PARAMAGNÉTIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCHES SALZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK TUZ


- PARAMAGNETIC[İng.] / PARAMAGNETIQUE[Fr.] / PARAMAGNETISCH[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİK


- PARAMAGNETISM[İng.] / PARAMAGNÉTISME[Fr.] / PARAMAGNETISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMANYETİZMA


- PARAMARTHA ile ...

( Yüce Gerçek. )


- PARAMETER ile/ve/||/<> COMPONENT


- PARAMETRE ile AÇI

( PARAMETER vs. ANGLE )


- PARAMETRE ile/değil/yerine BİLEŞEN


- PARAMETRE ile/||/<> İSTATİSTİK

( Parametre evren ölçüsü, istatistik örnek ölçüsüdür )

( Formül: μ ileσ İLE x̄ iles )


- PARAMETRE ile KOMPARTIMAN


- PARAMETRELEMEK ile PARAMETRE ile PARAMETRELİ


- PARAMETRE/LER ile/ve DİNAMİK/LER

( "PARAMETER/S" vs./and "DYNAMIC/S" )


- PARAMETRIC AMPLİFİCATION ile/||/<> LİNEAR AMPLİFİCATION

( Parametric amplification nonlinear süreçle sinyal güçlendirmeyken İLE linear amplification doğrudan güç amplifikasyonudur )

( Formül: Three-wave mixing )


- AMPLIFIANT PARAMÉTRIQUE[Fr.] / PARAMETRISCHER VERSTÄRKER[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAMETRİK YÜKSELTEÇ


- PARAMİMİ ile AMİMİ

( Düşünceler ile yüz ifadeleri arasındaki uyuşmazlık. İLE Bazı sinirsel hastalıklarda görülen mimik yitimi. )


- PARAMİTA ile PRAJNA PARAMİTA

( Buda doğasının yüzleri. Altı yüce edim. Karşı kıyıya geçmenin, böylelikle Nirvana'ya ermenin bir yolu. İLE Bilgelik Uygulaması. Mahayana Budizmi'nde filozof Nagarjuna'nın felsefesinin etkisiyle gelişmiş bir takım sutralardan oluşan bir yazın türü. Altıncı Kural. )


- PARAMYLEN[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMİYELİN


- PARAMORPHISM[İng.] ile/değil/yerine/= PARAMORFİZM


- PARAN:
VARSA ile/ne yazık ki YOKSA

( Sayarlar. İLE/NE YAZIK Kİ "Satarlar." )


- P-NITROANILINE[İng.] / PARANITROANILIN[Alm.] ile/değil/yerine/= PARANİ TROANİLİN


- PARANIN:
CEPTE OLMAMASI ile/ve/değil/yerine/>< CEPTE OLMASI

( [not] THE MONEY NOT IN THE POCKET vs./and/but/>< THE MONEY IN THE POCKET
THE MONEY IN THE POCKET instead of THE MONEY NOT IN THE POCKET
)


- PARANIN:
GİTMESİ ile/ve HARCANMASI


- PARANIN İŞLEVLERİNDE:
HESAP BİRİMİ ile/ve/||/<>/> MÜBÂDELE ile/ve/||/<>/> MUHÂFAZA


- PARANIN KAYBI ile/ve/||/<> SAĞLIĞIN KAYBI ile/ve/||/<> KARAKTERİN KAYBI

( Çok da etkileyici olmayabilir. İLE/VE/||/<> Kaybımız, önemli, etkileyici ve büyük olabilir. İLE/VE/||/<> Herşeyi kaybetmiş oluruz. )


- PARANIN ...:
"KOKUSU" ile/ve/||/<> "KORKUSU"


- P-NITROANILINE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARANİTRONİLİN


- [ne yazık ki]
PARA/NIZ:
VARSA ile/ve/değil/yerine YOKSA

( Sadece kendiniz, kim olduğunuzu unutursunuz. İLE/VE/DEĞİL/YERİNE Tüm dünya, kim olduğunuzu unutur. )


- PARANLA "VEZİR", AKLINLA REZİL OLMAK
ile/değil/yerine/><
PARANLA "REZİL", AKLINLA "VEZİR" OLMAK


- PARANOYA ile KISKANÇLIK


- PARANOYA ile KOMPLO


- PARANOYA ile KORKU

( PARANOIA vs. FEAR )


- PARANOYA ile KURUNTU

( PARANOIA vs. APPREHENSION )


- PARANOYA ile PARANOYAK


- PARANTEZE ALMAK ile KENARA KOYMAK/ASKIYA ALMAK


- PARAPATRİK ile/||/<> PERİPATRİK

( Parapatrik sınırda hibrit İLE peripatrik küçük kenar. )

( Formül: Border İLE peripheral )


- PARAPECTIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= PARAPEKTİK ASİT


- PARAPET[İt.] ile/= KÜPEŞTE[Yun.] ile/= KORKULUK

( Gemi küpeştesi[Yun.]. | Korkuluk. | Pencere önlerindeki dar çıkıntı. İLE/= Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm. | Duvarların üzerine, balkon ya da pencerelerin içine çimento ve mozaik karışımı ile yapılan dolgu set. )


- PARAPLASM[İng.] / PARAPLASME[Fr.] / PARAPLASMA[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAPLAZMA


- PARAPLEJİ ile/ve TETRAPLEJİ

( İki bacakta da görülen felç. İLE/VE ... )


- PARAPSİKOLOJİ ile/||/<> PARANORMAL ile/||/<> PARAFİZİK ile/||/<> PARADİGMA ile/||/<> PARALEL ile/||/<> PARAZİT ile/||/<> PARALİMPİK ile/||/<> PARAMEDİK

(

Parapsikoloji Psikolojinin ötesindeki ruhsal/psişik olayları inceleyen alan.
Paranormal Normalin dışında olan, açıklanamayan (örnek: hayaletler, "UFO"lar)
Parafizik Fiziğin ötesindeki, fizik yasalarıyla açıklanamayan olaylarla ilgili.
Paradigma Bir düşünce yapısının yanındaki örnek, model, kalıp, çerçeve.
Paralel Yan yana giden, aynı doğrultuda. (matematiksel ya da mecâzî anlamda)
Parazit Yanında yaşayıp zarar veren canlı. [mecâzen de "gereksiz ses vb."]
Paralimpik Olimpiyatların yanında/desteğiyle düzenlenen engelli spor oyunları.
Paramedik Doktorun yanında çalışan sağlık görevlisi [acil tıp teknikeri].
)


- PARASANG[İran ölçüsü][Yunan çağında, Anadolu'da] ile ...

( 30 stadion'a eşittir. [5 kilometre, 328 metre] )


- PARASEMPATİK ile PARASEMPATİK SİNİR SİSTEMİ


- PARASEMPATİK ile/ve/||/<>/< SEMPATİK SİNİR SİSTEMİ

( )

( ALÂKAVÎ )


- PARASINI ÖDEMEK ile/değil/yerine ÜCRETİNİ ÖDEMEK


- PARASITICIDE[İng.] / PARASITICIDE[Fr.] ile/değil/yerine/= PARASİTİSİT


- PARACYANOGEN[İng.] ile/değil/yerine/= PARASİYANOJEN


- PARASIZ ile KOMİSYONCU

( BROKE vs. BROKER )

( ورشکست ile بي پول ile واسطه ile سمسار ile دلال )

( VARSHKAST ile BEY POL ile VASETEH ile SAMSAR ile DELAL )


- [ne yazık ki]
PARASIZLIK ile/ve/||/<> ALÇIDA OLMA/KALMA

( İkisi de zamanla çözülür. Zamanın değerini/önemini, en yakın/yoğun biçimde düşündürür/deneyimletir. )


- PARASIZLIK ile "YOKLUK"

( MÜZÂYAKA[< ZÎK, ZAYK/DÎK, DAYK] )


- PARAŞÜT ile PARAŞÜTLÜ ile PARAŞÜTÇÜ/LÜK ile PARAŞÜT KULESİ ile PARAŞÜT BİRLİKLERİ ile PARAŞÜTÇÜ BİRLİKLER


- PARATİROİD BEZİ ile (KULAKALTI) TÜKÜRÜK BEZİ

( PARATHYROID GLAND vs. PAROTID GLAND/SALIVARY GLAND )


- PARATHYROID HORMONE, PARATHYROID, PARATHORMONE[İng.] / PARATHORMONE[Fr.] / NEBENSCHILDDRÜSEN, PARATHORMON[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATİROİT HORMONU, PARATHORMON


- LIGHTNING CONDUCTOR[İng.] / PARATONNERRE[Fr.] / BILTZABLEITER, BLITZSCHUTZ[Alm.] ile/değil/yerine/= PARATONER


- PARATVA ile ...

( Uzaklık, terkedilmişlik. )


- PARAVAN[Fr. < PARAVENT] ile/ve/değil/||/<> KALKAN


- PARAVAN ile PARAVANA ile PARAVAN MENTEŞESİ


- ENTSTÖRGERÄT, ENTSTÖRVORRICHTUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT GİDERİCİ


- PARASITENÄTZENDES MITTEL[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT ÖLDÜRÜCÜ


- OSCILLATION PARASITE[Fr.] / PARASITÄRE SCHWINGUNG[Alm.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIM


- PARASITIC OSCILLATIONS[İng.] ile/değil/yerine/= PARAZİT SALINIMLAR