Bugün[09 Nisan 2026]
itibarı ile 71.480 başlık/FaRk ile birlikte,
71.480 katkı[bilgi/açıklama] yer almaktadır.


Kılavuz içinde sözcük Ara/Bul...

(177/287)


- MEGATON[İng.] / MÉGATONNE[Fr.] / MEGATON[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGATON


- MEGATON[Fr., İng.] ile MEGAVAT[Fr., İng.]

( Bir milyon ton değerinde kütle birimi. [Simgesi: Mt] | Nükleer bir bombanın ya da merminin gücünü ölçmeye yarayan birim. İLE Bir milyon vat değerinde elektrik güç birimi. [Simgesi: MW] )


- MEGATRON[İng.] / MÉGATRON[Fr.] / MEGATRON[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGATRON


- MEGAWATT ELECTRIC[İng.] / MÉGAWATT ÉLECTRIQUE[Fr.] / MEGAWATT-ELEKTRISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAVAT ELEKTRİK


- MEGAWATT THERMAL[İng.] / MÉGAWATT THERMIQUE[Fr.] ile/değil/yerine/= MEGAVAT ISIL


- MEGAWATT-THERMISCHE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAVAT-TERMAL


- MEGAWATT[İng.] / MÉGAWATT[Fr.] / MEGAWATT[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAVAT


- MEGAVOLT[İng.] / MÉGAVOLT[Fr.] / MEGAVOLT[Alm.] ile/değil/yerine/= MEGAVOLT


- MEĞER[Fars. < MEGER] ile MADEM[Ar. < MADAM]


- MEHÂBET[Ar. < HEYBET] ile ULULUK, KORKUNÇLUK, AZÂMET; BÜYÜK GÖRÜNME


- MEHABET ile MEHABETLİ


- MEHDÎ ile/ve/<> MESİH

( [Toplumu] Adâletle düzene/barışa getiren. İLE/VE/<> Erdemle düzene/barışa getiren. )

( [beklenti] Adâlet üzerineyse. İLE/VE/<> Ahlâk ve erdem üzerineyse. )

( Dışarıdan ve kılıçla. İLE/VE/<> İçeriden ve düşünceyle. )

( Adl'im durur. İLE/VE/<> Fazl'ım durur. )


- MEHİL ile MEHİL MÜDDETİ


- MEHÎR[Ar.] ile MEHR[Ar. çoğ. EMHÂR, MÜHÛR]

( [astr.] Ay. İLE [eskiden] Evlenirken, erkek tarafından kadına verilen nikâh bedeli. )


- MEHÎRE[Ar.] ile MEHÎR[Ar.]

( Nikâh bedeli çok olan kadın. | Usta, becerikli, mâhir. İLE [astr.] Ay. )


- MEHL[Ar.] ile MEHÎL[Ar.] ile MEHÎR[Ar.] ile MEHÎN[Ar.]

( Vâde, zaman tanıma, vakit verme, bir işi belirli bir zamana kadar bırakma. İLE Korkunç yer. İLE [astr.] Ay. İLE Hor, hakir. Zaif[: Zayıf, güçsüz/kuvvetsiz, tâkatsız, kansız, arık. | Gevşek. | Tembel.] )


- MEHMED AĞA CAMİSİ ile MEHMED AĞA MESCİDİ

( Fatih, Atik Ali'de, Saray Ağası Caddesi'ndedir. İLE Sultanahmet, Yerebatan Caddesi'ndedir. )

( 1585'te, Dârüssaâde Ağası Hadım Mehmed Ağa tarafından Mimar Davud Ağa'ya yaptırtılmıştır. İLE XV. yüzyılda, Satırbaşı Mehmed Ağa tarafından. [Üskübiye ya da Yerebatan Mescidi adlarıyla da bilinir.] )


- MEHMED AĞA ÇEŞMESİ (KEMERALTI ÇEŞMESİ) ile MEHMED AĞA SEBİLİ

( Üsküdar'da, Valide-i Atik Mahallesi'ndedir. İLE Bayezıd, Çarşıkapı'dadır. )

( 1583'te, Dârüssaâde Ağası Mehmed Ağa tarafından. İLE XVI. yüzyılda, Kızlar Ağası Mehmed Ağa tarafından. )


- MEHMED II TÜRBESİ (FATİH TÜRBESİ) ile MEHMED III TÜRBESİ ile MEHMED V TÜRBESİ

( Fatih Camii bahçesindedir. İLE Ayasofya'nın ön bahçesindedir. İLE Eyüp, Boyacı Sokak'tadır. )

( 1784 [1766 depreminde yıkılmasından dolayı ikinci kez yapılmış halidir.] İLE 1604 [Mimar Dalgıç Mehmed Ağa yapıtıdır.] İLE 1910 [Mimar Kemaleddin yapıtıdır.] )


- MEHMED PAŞA CAMİSİ ile MEHMED PAŞA CAMİSİ

( Sultanahmet - Kadırga arasındadır. İLE Süleymaniye'de, Mehmed Paşa Yokuşu'ndadır. )


- MEHR-İ MUACCEL[Ar.] ile MEHR-İ MÜECCEL[Ar.]

( Nikâhta, kız tarafına verilen ağırlık, para, başlık, kalın. İLE Boşanma ya da ölüm durumunda, kız tarafına verilmesi, nikâhta kararlaştırılmış olan bedel. )


- MEH-ŞÎD[Fars.] ile MEH-TÂB[Fars.]

( Ay. | Ayışığı. İLE Ayışığı. )


- MEHTAP ile MEHTAPLI


- MEHTER ile MEHTER MÜZİĞİ ile MEHTER TAKIMI ile MEHTER MUSİKİSİ ile MEHTER YÜRÜYÜŞÜ


- MEHVÂ[Ar.] ile MEH-VÂR[Ar.]

( Yar, uçurum. İLE Ay gibi. | Aylık, maaş. )


- MEHVEŞ[Ar. çoğ. MEHÂVİŞ] ile MEH-VEŞ[Ar.]

( Karışık ve kalabalık yer. İLE Ay gibi. )


- -MEK ile/ve/||/<> -LİK


- MEKÂN ANLAYIŞI ile/ve MUTLAK MEKÂN ANLAYIŞI

( Thomas Hobbes [1588-1679] ve/> Descartes[Kavramsallaştırılması/Kuramsallaştırılması] )


- MEKÂN:
BÖLÜNEBİLİYORSA ile/ve BÖLÜNEMİYORSA

( Nesne. İLE/VE Atom. )


- MEKÂN:
BÖLÜNEBİLİYORSA ile/ve BÖLÜNEMİYORSA

( Nesne. İLE/VE Atom. )


- MEKÂN:
BOŞLUK ile/ve/<> İÇ İÇE GEÇMİŞLİK

( Platon. İLE/VE/||/<>/> Aristoteles. )

( TO KENON ile/ve TOPOS/KHORA )


- MEKÂN[Ar. < KEVN | çoğ. EMÂKİN, EMKİNE] ile/ve/< MESKEN[Ar. < SÜKÛN | çoğ. MESÂKİN]

( Yer, mahal. | Ev, oturulan yer. | Uzay. İLE/VE Sakin olunacak, oturulacak yer, oturulan ev. )


- MEKÂN ile/ve/||/<>/> DİL


- MEKÂN ile/ve HAREKET

( HAREKET: GEÇMİŞ-ŞİMDİ-GELECEK'İN BÜTÜNLÜĞÜ )

( TOPOS/KHORA İLE/VE ... )


- MEKÂN ile/ve HAYYİZ(TEHAYYÜZ)(YER KAPLAYAN)

( DİL ile/ve ... )


- MEKÂN ile/ve HAYYİZ/MÜTEHAYYİZ

( Evrenin içi. İLE/VE Evrenin içinde yer kaplayan. )

( TOPOS/KHORA )


- MEKÂN ile/ve/<> KİŞİ/İNSAN

( Bir binayı, ayakta tutan, payandaları değil insan soluğudur. )

( Bir yerin şerefi, orada yaşayanlarladır. [ŞEREF'ÜL MEKÂN BİL MEKÎN] )

( Yerim yanındır, yerin yanımdır! )

( Ne ev sahibisin, ne kiracı. Sadece bir ömürlük misafir! )

( İNSAN: Mekândan, zamana geçmiş varolan. )


- MEKÂN[Ar.] ile MADDE[Ar.]


- MEKÂN ile/ve/değil MAHAL["MEAL" değil!]

( ... İLE/VE/DEĞİL Söz ve halin buluşmasında bulunan/oluşan. )


- MEKÂN ile/ve/||/<>/> MAHFİL


- MEKÂN ile/ve/<> MAKAM


- MEKAN ile MEKANCI/LIK ile MEKANİZM ile MEKAN ZARFI ile MEKAN AKUSTİĞİ ile MEKAN GRUPLARI


- MEKÂN[Ar.] ile MEKÂNET[Ar.]


- MEKÂN ile/ve ORTAM


- MEKÂN ile/ve/< VATAN


- MEKÂN ile YER

( TOPOS/KHORA )


- MEKÂNDA BULUNMAK ile ... İÇİNDE OLMAK


- MEKÂNDA ile/ve ZAMANDA

( Yanyanalık vardır. İLE/VE Art ardalık vardır. )


- MECHANICAL UNITS[İng.] / UNITÉS MÉCANIQUES[Fr.] / MECHANISCHE MASSEINHEITEN[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK BİRİMLER


- MEKÂNİK DAYANIŞMA ile/ve DAYANIŞMA


- MEKANİK DİZGE ile/ve/<> ORGANİK DİZGE

( Bütün için. İLE/VE/||/<> Hem kendi, hem de düzen için. )

( MECHANICAL SYSTEM vs./and ORGANICAL SYSTEM )


- DUYULAR'DA:
MEKANİK ile/ve/<> KİMYASAL ile/ve/<> TERMAL ile/ve/<> ELEKTROMANYETİK


- MEKANİK ENERJİ[İng. MECHANICAL ENERGY] ile/||/<> MEKANİKÇİLİK[İng. MECHANISM]

( Bir cismin ya da sistemin kinetik ve potansiyel enerjilerinin toplamıdır.[1] Yani bir cismin hem hareketinden hem de konumundan dolayı sahip olduğu enerjilerin bütününe mekanik enerji denir. @@ Bütün olayları mekanik nedenlerle açıklama anlayışı. Bilgi, niteliksel farklılıkları saptamakla başlamış ve buna niceliksel farklılıkları eklemekle gelişmiş. Mekanikçilik, tek yanlı bir görüşten doğmuş, niteliksel farklılıklar niceliksel farklılıklara indirgenerek bütün değişmeler bunlarla açıklanmaya çalışılmış.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- KUDRET-İ MİHANİKİYE[Osm.] / MECHANICAL ENERGY[İng.] / ÉNERGIE MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHE ENERGIE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK ENERJİ


- MEKANİK FELSEFE'DE:
DESCARTES ile/ve LEIBNIZ ile/ve NEWTON


- MECHANICAL ENTRAPMENT[İng.] ile/değil/yerine/= MEKANİK HAPSETME


- MEKANİK İLE ELEKTROMANYETİK İLE MADDE ile/||/<> DALGA SINIFLARI

( Üç temel dalga kategorisi. )

( Formül: λ = h/p (de Broglie) )


- MECHANICAL MASS[İng.] / MASSE MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHE MASSE[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK KÜTLE


- OHM MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHES OHM[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK OHM


- SİNDİRİM:
MEKANİK ile/ve/||/<>/> KİMYASAL


- MECHANICAL EFFICIENCY[İng.] / RENDEMENT MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANISCHER WIRKUNGSGRAD[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK VERİM


- MEKANİK ile/ve İKİLİK


- İLM-ÜL HİYEL[Osm.] / MECHANICS[İng.] / MÉCANIQUE[Fr.] / MECHANIK[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİK


- MEKANİK ile/ve/||/<> KİNEMATİK[Fr. < CINEMATIQUE]

( ... İLE/VE/||/<> Nesnelerin hareketlerini yörünge, hız ve ivme vb. konular bakımından inceleyen mekanik kolu. )


- MEKANİK ile/ve MATEMATİK

( Hareket. İLE/VE Biçim. )

( MECHANICS vs./and MATHEMATICS )


- MEKANİK ile MEKANİKÇİ/LİK


- MEKANİK[Fr. < Yun.] ile MEKANİZE[Fr.] ile MEKANİZMA

( Kuvvetlerin özdekler ve devinimler üzerine etkisini inceleyen fizik dalı. | Denge ve devinim kurallarıyla ilgili. | El ya da makine ile yapılan. | [mecaz] Düşünmeden yapılan. İLE Savaş ve taşıma gereçleriyle donatılmış kıta ya da birlik. İLE Belirli bir sonuca ulaşmak için karmaşık bir biçimde düzenlenmiş organ ya da parçalar bileşimi, düzenek. | Örgenlerin işleyiş biçimi. | Ateşli silahların işlemesini sağlayan mekanik bölüm. | [mecaz] Oluş, ortaya çıkış, işleyiş. )


- MEKANİK ile ORGANİK


- MEKANİK ile OTOMATİK

( MECHANICAL vs. AUTOMATIC )


- MEKANİK/LEŞTİRME ile/ve/||/<>/> MATEMATİK/LEŞTİRME


- MEKANİKTE:
NEWTON ile/ve/||/<>/> LAGRANGE

( )


- MEKANİZE ile MEKANİZASYON ile MEKANİZE BİRLİĞİ


- MEKANİZMA ile/ve/||/<> İLKE

( vs./and/||/<> PRINCIPLE )


- MECHANISM[İng.] / MÉCANISME[Fr.] / MECHANISMUS[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANİZMA


- MEKANİZMA ile MEKANİZMALI


- MEKANİZMA ile/değil METABOLİZMA[Fr. < Yun. METABOLE: Değişme.]

( ... İLE/DEĞİL Canlı organizmada ya da canlı gözelerde, hareketi, enerjiyi sağlamak için oluşan, dirimbilimsel ve kimyasal değişimlerin tümü. )


- MEKANİZMA ile/ve/||/<> ORGANİZMA

( Değer üretmez. İLE/VE/||/<> Değer üretir. )

( İşlev. İLE/VE/||/<> Eylem. )


- MECHANOPHOTOCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= MEKANOFOTOKİMYA


- MEKANOKİMYA ile/||/<> FOTOKİMYA

( Mekanokimya mekanik kuvvet ile reaksiyon gerçekleştirirken İLE fotokimya ışık enerjisi kullanır )

( Formül: Piezoelektrik etki )


- MECHANOCHEMISTRY[İng.] ile/değil/yerine/= MEKANOKİMYA


- MECHANOCHEMICAL EFFECT[İng.] ile/değil/yerine/= MEKANOKİMYASAL ETKİ


- MECHANOMOTIVE FORCE[İng.] / FORCE MÉCANOMOTRICE[Fr.] ile/değil/yerine/= MEKANOMOTOR KUVVET


- MECHANOMOTORISCHE KRAFT[Alm.] ile/değil/yerine/= MEKANOMOTORİK KUVVET


- MECARBAM[İng.] ile/değil/yerine/= MEKARBAM


- MECARPHON[İng.] ile/değil/yerine/= MEKARFON


- MEKARÎS[Ar. < MIKRÂS]["ka" uzun okunur] ile MEKARÎZ[Ar. < MİKRÂZ]["ka" uzun okunur]

( Kesecek aletler, makaslar. İLE Kesecek aletler, makamlar. )


- MEKİK ile MEKİK OYASI ile MEKİK DİPLOMASİSİ


- MEKİK[Fars.] ile/ve/<> SERÇİN[Fars.]

( El ya da otomatik dokuma tezgâhlarında, atkı ya da argaç denilen ve enine olan iplikleri, uzunlamasına olan arışların arasından geçirmeye yarayan masuralı araç. | Oya yapmakta kullanılan, kemik, ağaç ya da plastikten, iki ucu sivri, arasından iplik geçecek bir yarığı bulunan küçük araç. | Genellikle karın kaslarının güçlendirilmesi için yapılan gövde hareketi. | Uzay gemisi. İLE/VE/<> Mekik dili. | Seçme, seçkin olan. )


- MEKKÂRE ile ...

( Osmanlı ordusundaki at vb. )


- MEKKARE ile MEKKARECİ/LİK


- MEKKE ile ...

( Hicaz'da, Hz. Muhammed'in doğduğu ve Kâbe'nin bulunduğu kent. )


- MEKKE ile/ve MEDÎNE

( BESSÂSE: Mekke-i Mükereme. )

( ... İLE Mahkemenin olduğu yer. )


- MEKKE ile/ve/<> MEDİNE ile/ve/<> KUDÜS

( Allah'ın mahremi. İLE/VE/<> Hz. Muhammed'in mahremi. İLE/VE/<> İnsanlık'ın mahremi. )


- MEKKEH ile MÜREKKEP
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Çin'den getirilen bir mürekkep.[Türk kitapları bu mürekkeple yazılırdı.] İLE ... )


- MEKNÛS[Ar.] ile MEKNÛZ/E[Ar.]

( Süpürülmüş. İLE Yere gömülü, hazinede saklı. )


- MECONIN[İng.] ile/değil/yerine/= MEKONİN


- MECOPROP[İng.] ile/değil/yerine/= MEKOPROP


- MEKRÛH[Ar. < KERH] ile/ve/değil/||/<>/< METRUK

( İğrenç. İLE/VE/DEĞİL/||/<>/< Terk edilmiş. )


- MEKRUH ile/ve/||/<>/> HARAMA YAKIN MEKRUH


- MEKRÜMETLÜ/MEKREMETLÜ ile FAZÎLETLÜ ile SEMÂHATLÜ ile FÜTÜVVETLÜ ile MEVEDDETLÜ ile ZEHÂDETLÜ

( İlmiyede sadreyn pâyesinin resmi unvanı. İLE İlmiye sınıfına ait olanlardan, İstanbul ve Harameyn unvanını alanlara hitapta kullanılan unvan. İLE Din âlimleri arasında kazaskerlik pâyesinde bulunanlara özel resmî takma ad. İLE Askerlikte mülâzım[teğmenler] ile kol ağası ve yüzbaşılara mülkiyede, rabia ve hâmise rütbeleri taşıyan kimselere verilen unvan. İLE Rütbesi olmayan kadılara verilen unvan. İLE Şeyhlere ve din adamlarına hitâben kullanılan unvan. )


- MEKS[Ar.] ile MEKS[Ar. çoğ. MÜKÛS]

( Durma, bekleme, bir yerde kalma, eğlenme. İLE Vergi, öşür, bâç. | Öşür, bâç, cibâyet etme. )


- MEKSİKA PESOSU ile FİLİPİN PESOSU


- MEKSİKALI ile MEKSİKA DALGASI


- MEKTEB-İ TIBBİYE-İ MÜLKİYE[Ar.] ile MEKTEB-İ TIBBİYE-İ ŞAHÂNE[Ar.]

( Tıp fakültesi. İLE Askerî tıp okulu. )


- MEKTEP TERBİYESİ ile/ve/<> MEYDAN TERBİYESİ


- MEKTEP ile MEKTEPLİ/LİK ile MEKTEP KAÇAĞI ile MEKTEP ÇOCUĞU ile MEKTEPLİ KAHVESİ


- MEKTUP ile/ve FERMAN

( BİTİK/G[Sözün yakalanıp saklandığı, muhafaza edildiği yer. | Sözün bittiği(türediği), ozlaştığı yer.] ile/ve YARLIĞ )


- MEKTUP ile SİRKÜLER

( ... İLE Birçok kişiye ulaştırılmak üzere çoğaltılmış mektup. )


- MEKTUPLARDAKİ FELSEFE:
HANNAH ARENDT ile KARL JASPERS ile MARTIN HEIDEGGER

( image )


- MEKTUPLAŞMAK ile MEKTUP ile MEKTUPÇU/LUK


- MEKYÛL ile ...

( Kile ve benzeri gibi ölçekle ölçülmüş. )


- MEL- ile/||/<> BUCCO- ile/||/<> -MELİA/-MELAS ile/||/<> MEL-/-MELO- ile/||/<> BRACHİ-/BRACHİO- ile/||/<> -PELLİC/PELYCO- ile/||/<> POD-/-POD/-PODİA/PODO-

( Yanak. İLE/||/<> Yanaklarla ilgili. İLE/||/<> Kol ve bacaklar. İLE/||/<> Ekstremite, kol ve bacaklarla ilgili durumlar. İLE/||/<> Kollarla ilgili, kol. İLE/||/<> Belirli tipte, pelvisle ilgili. İLE/||/<> Ayakla ilgili, ayaklı, ayakların oluşumuyla ilgili. )


- MELÂ[Ar.] ile MELÂ'[Ar.] ile MELÂH[Ar.]

( Sahra, ova. İLE Cemaat. İLE Çekirge. )


- MELÂHAT[Ar.] ile/ve SABÂHAT[Ar. < SUBH] ile/ve BEŞENC[Fars.]

( Güzellik, yüz güzelliği. İLE/VE Güzellik, lâtiflik, yüz güzelliği. İLE/VE Yüz lâtifliği, güzelliği, parlaklığı ve gençliği. )


- MELÂİK[Ar. < MİL'AKA] ile MELÂİK/E[Ar. < MELEK]

( Tahta kaşıklar. İLE Melekler. )


- MELÂİN[Ar. < MEL'ANE/T] ile MELÂİN[Ar. < MEL'ÛN]

( Lânete neden olanlar, lânet edilmeye değer işler/hareketler. İLE Herkesin lânet ve nefretini kazanmışlar, mel'unlar. )


- MELACONITE[İng.] / MELAKONITE, TENORIT[Alm.] ile/değil/yerine/= MELAKONİT


- MELÂL[Ar.] ile/ve/||/<> MEHCUR/E[Ar. < HİCR]

( Sıkıntı. İLE/VE/||/<> Uzaklaşmış, uzakta kalmış, ayrı düşmüş. Bırakılmış, metruk, unutulmuş, gayr-i müstâmel. | Saçma sapan, hezeyan. Amel edilmeyen. Kullanılmaz olmuş. Ayrılmış. )


- MELÂMET[< LEVM] ile ...

( AYIPLAMA, KINAMA | AZARLAMA, ÇIKIŞMA )


- MELÂMET ile KALENDERÎLİK

( Yetro ekolü. İLE ... )


- MELÂMET ile MEL'ANET[Ar. < LÂ'N]


- MELÂMETİYE ile ...

( ZİKİR, FİKİR, ÖZEL GİYİNİŞ, TEKKE GİBİ ÂDETLERİ, TÖRENLERİ KABUL ETMEYEN BİR TARÎKAT )


- MELÂMİ'[Ar. < LEM'A] ile MELÂMÎ[Ar. < MELÂMET | çoğ. MELÂMİYYÛN] ile MELÂMİH[Ar. < LEMHA]

( Parıltılar. İLE Her türlü gösterişten uzak, dünya malından yüz çeviren, dervişliği, rintliği kendine ilke edinen kişi. Melâmiye tarikatından olan.[Hem tarikattir, hem de değildir | Ne tarikat, ne de değildir] İLE Lemhalar[: Bir kez bakma. | Parıltı, parlama.]. | Bir şeyin başka bir şeye benzeme noktaları. | Güzellik ya da çirkinlik yapıtları. )


- MELÂMÎ ile/değil/yerine MELÂMET NEŞELİ/NEŞESİ OLAN (BİRİ)


- MELAMİ/LİK ile MELAMİN ile MELAMİN REÇİNESİ


- MELAMINE[İng.] ile/değil/yerine/= MELAMİN


- MELANİT[Fr.] ile MELANİT[Fr. < Lat.]

( Doğal demir ve kalsiyum silikat. İLE Aslı pikrik asit olan patlayıcı bir madde. )


- MELANKOLİ ile/>< MANIA

( ["coşku"] İçe dönük. İLE/>< Dışa dönük. )


- MELANOM ile/||/<> KARSİNOM

( Derideki melanositlerden kaynaklanan bir kanser türü. İLE/||/<> Epitel dokulardan kaynaklanan bir kanser türü. )


- MELAS[Fr. < İsp.] ile ...

( Şeker üretiminde, billurlaşan şeker alındıktan sonra kalan şekerli posa. )


- MELCE'[< MELÂCİ'] ile ...


- MELDEK ile
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Keçeleşmiş olan. İLE ... )


- MELDÛG[Ar. < LEDG] ile ...

( Zehirli bir hayvan tarafından ısırılmış/sokulmuş. )


- MELEK ile İNSAN

( Memur. İLE Halîfe. )


- MELEK ile/ve/||/<>/> MELEKE

( Doğa/da, canlı/da[bitki/de, hayvan/da]. İLE/VE/||/<>/> İnsan/da. )

( Kavram. İLE/VE/||/<>/> Yeti. )


- MELEK ile MELEKE ile MELEK OTU


- MELEK ile ÖLÜM MELEĞİ ile MELEKSİ ile MELEKLER

( ANGEL vs. ANGEL OF DEATH vs. ANGELIC vs. ANGELS )

( فرشته ile ملک الموت ile ملکي ile فرشتهي ile ملائک )

( FARSHTEH ile ملک الموت ile ملکي ile فرشتهي ile MOLAEK )


- MELEK ile ŞEYTAN(İBLİS[Ar.]/HANNÂN)/SATAN

( Gökten inen/gelen. [Akadca'dan] İLE ... )

( Melek denilen, manevi ve ilâhi haldir. )

( Semavi dinlerin içinde yer alan Melek sözcüğü, Amoriler'de Milkom ve Sur Kenti'nin tanrısı olarak Melk-Kart(Kentin Kralı), Süryaniler'de ve İbraniler'de Molek ya da Moleke, Araplar'da Melek'tir. )

( MELEK ile AZÂZİL[Şeytanın melekler arasında yaşadığı ve henüz Hz. Âdem'e secde etme emrini alıp da isyan etmediği zamanki adı.] )

( FİRİŞTE/FERİŞTE(H) ile ... )


- MELEMEK ile MEL MEL


- MELES ile MELEZ[Ar. < MELES] ile MELEŞ

( Köpeklerin yaşı. İLE İki kuzulu koyun. İLE Değişik türden hayvan ya da bitkiden üremiş [hayvan ya da bitki]. | Değişik ırkta ana babadan doğmuş olan kişi. | Katışık, karışık. )


- MELEŞMEK ile MELEŞ


- MELEZ ALANI[İng. HYBRID FIELD] ile/||/<> MELEZLEME[İng. HYBRIDIZATION] ile/||/<> MELEZLEME KATSAYISI (F)[İng. HYBRIDIZATION COEFFICIENT (F)]

( Türleşmiş, farklılaşmış popülasyonların birbirleriyle çiftleştikleri coğrafi bölgeler. Türleşme tamamen gerçekleşmediği için ya da farklı tür olmalarına karşın türlerin modern tür tanımı dahilinde çiftleşebilmeleri sonucunda oluşur. Bu alanda bol miktarda farklı türlerin çiftleşmesi sonucu oluşan melez birey bulunur. @@ Akrabalar arasında gerçekleşen ya da gerçekleştirilen çiftleşme. @@ Bir bireyin genomundaki belirli bir lokusta bulunan alellerin, atasında da aynı lokusta, aynı biçimde bulunma ihtimali.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- ÇANDIR/MELEZ[Ar.]/METİS[Fr.] ile/ve TOPA

( ... İLE/VE Hindistan'daki melezler. )


- HYBRID ORBITAL[İng.] / HYBRIDE ORBITAL[Fr.] / HYBRID ORBITALE[Alm.] ile/değil/yerine/= MELEZ ORBİTAL


- HYBRID[İng.] / HYBRIDE[Fr.] / HYBRID[Alm.] ile/değil/yerine/= MELEZ


- MELEZ ile MELEZLEŞTİRMEK

( HYBRID vs. HYBRIDIZE )

( گياه پيوندي ile دوتخمه ile جفت کردن )

( GYAH PEYVANDY ile DOTOKHMEH ile JOFT KARDAN )


- MELEZ[Ar.]/METİS[Fr.] ile MESTİZO

( ... İLE Kızılderili-İspanyol melezi. )


- MELEZLEMEK ile MELEZLENMEK ile MELEZLEŞMEK ile MELEZLEŞTİRMEK ile MELEZ/LİK


- HYBRIDIZATION[İng.] / HYBRIDATION[Fr.] / HYBRIDISATION[Alm.] ile/değil/yerine/= MELEZLEŞME


- MELİK[Ar. çoğ. MÜLÛK] ile MELÎK[Ar. çoğ. MÜLEKÂ]

( Hükümdar, sultan, padişah, hâkan. | Allah'ın adlarındandır. İLE Allah'ın adlarındandır. | Mal sahibi. | Hükümdar, sultan, padişah, hâkan. )


- MELİK ile MELİKE


- MELİK[Ar.] ile MİLK[Ar.]


- ...MELİ/MALI ile/değil/yerine OLSA GEREK


- MELİSA ile MELİSA RUHU


- MELISSIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= MELİSİK ASİT


- MELLITIC ACID[İng.] ile/değil/yerine/= MELLİTİK ASİT


- MELODİ/K ile MELODİLİ ile MELODİSİZ


- MELODİ ile MÜZİK

( MELODY vs. MUSIC )


- MELODİ ile/ve/||/<> RİTİM ile/ve/||/<> ARMONİ

( EZGİ ile/ve/||/<> DİZEM ile/ve/||/<> UYUM )

( Tek sesli. | Kurallı ses dizisi. İLE/VE/||/<> Düzenli aralıklarla yineleme niteliği. | Bir dizede ya da notada, vurgu, uzunluk ya da ses özelliklerinin, durakların, düzenli bir biçimde yinelenmesinden doğan ses uygunluğu. | Uyumlu üslûp. | Vezin. [DÜZÜN/TARTIM] İLE/VE/||/<> Çok sesli/porteli. )

( Müziğin, ikinci kategorisidir. [Tek sesli(monofonik) ya da eş sesli(homofonik) olabilir.] [Melodi dünyasındaki hareket yeteneği, 30 hz. ile 15.000 hz. arasında sınırlıdır.] İLE/VE/||/<> Müziğin, ilk ve en temel kategorisidir. Müziğin her tarzı, ritme sahiptir; ritim olmaksızın hiçbir müzik var değildir. İLE/VE/||/<> Müziğin, üçüncü ve son kategorisidir. Ritim ve melodi, ardışıktır. Armoni ise kendi içinde, art ardalığa ve bir birlikte oluşa sahiptir. )


- MELODİ ile TINI


- MELODİ'DE:
TEK SESLİ(MONOFONİK) ile/<> EŞ SESLİ(HOMOFONİK)

( Seslerin, bir müzik cümlesinde, yatay bir çizgide bulunması. İLE/<> Seslerin, bir müzik cümlesinde, hem yatay, hem de dikey bulunması. )


- MELTEM BOZOFLU ile MELTEM BOZOKLU

( Yönetmen. İLE Oyuncu. )


- MELTEM ile FRİŞKA[İt. < Cerm.]

( ... İLE Yelkeni dolduramayacak kadar hafif rüzgâr. )


- MELTEM ile IPILTI/NESİM

( ... İLE Hafif esinti. )


- MELTEMLERDE:
KARA VE DENİZ MELTEMLERİ ile DAĞ VE VADİ MELTEMLERİ

( Gündüz, deniz meltemi; gece, kara meltemi oluşur. İLE Gündüz, vadi meltemi; gece, dağ meltemi olur. [Dağlarda nem oranı az olduğundan vadi ve ovalara göre daha erken ısınır, daha erken soğur.] )

( Deniz meltemi, özellikle Ege kıyılarında görülen, öğleden sonra, denizden karaya doğru esmeye başlayan yeldir. )


- ME'LÛF[< ÜLFET] ile ...

( ÜLFET EDİNİLMİŞ, ALIŞILMIŞ, ALIŞMIŞ | HUY EDİLMİŞ, HUY )


- MELUL ile MELUL MELUL ile MELUL MAHZUN


- MELUN/LUK ile MELUNCA


- MELVE ile/ve/<> CAHİRE

( [Yemen'de] Buğday ve darı unundan yapılan pide. İLE/VE/<> Arpadan yapılan pide. )


- MEMAT ile MEMALİK


- MEMBA ile MEMBA SUYU


- MEME KANSERİNDE:
GENETİK ile/ve/değil/||/<>/< ÇEVRESEL/DIŞ KOŞULLAR

( %27 ile/ve/değil/||/<>/< %73 )


- MEME YAPMAK ile PATLAK VERMEK


- MEME/CİCİK/BÖKSEG ile KULAK MEMESİ

( CİCİK: İnsan ya da hayvan memesi. )

( SEDY/SEDYE/SEDYÜN ile ŞAHME
HALME[çoğ. HALEMÂT]: Meme başı.
HALME-İ SINÂİYYE: Emzik. )

( BREAST vs. EAR LOBE )

( PİSTÂN ile ... )


- MEME ile MEME
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Harman döverken ortada bulunan ve öteki öküzlerin etrafında döndüğü öküz. İLE ... )


- MEME ile MEMELİ ile MEMESİZ ile MEME BAŞI ile MEME BEZİ ile MEMELİLER ile MEME SÜNGERİ


- MEMELİ DERİLERİNDEKİ BEZLER:
SEBASÖZ ile/ve/||/<> APOKRİN ile/ve/||/<> EKRİN

( Bu bezler, birlikte çalışarak ter üretir. Birçok memeli türde, sebasöz ve apokrin bezleri, baskın ter bezleridir ve kıl köklerine yakın bir yerde bulunur. Bu bezlerin salgıları, kılları; yağlı, bazen köpüren bir karışım haline getirir. )

( Kürkü olmamasının yanı sıra, insan, olağanüstü sayıda ekrin bezi sahibidir. Bu sayı, 2 milyon ile 5 milyon arasında değişkenlik gösterir ve günde 12 litreye kadar ince, sulu ter üretilebilmesini sağlar.

Ekrin bezleri, kıl kökleri yakınında kümelenmez, bunun yerine deri yüzeyine görece yakın bir yerde bulunur ve küçük delikler[porlar] aracılığıyla ter boşaltımı yapar. Çıplak derinin ve sulu terin bu kombinasyonu, terin doğrudan kürkte birikmesinden çok doğrudan çıplak deride birikmesine neden olur ve insanın aşırı ısınmasını engeller. Bu soğutucu sistemimiz sayesinde, sıcak bir günde yapılacak bir maratonda, atlara üstünlük sağlayabiliriz. )


- MEMELİ/LER ile TEKDELİKLİ/LER

( ... İLE Kuşlar gibi yumurtlayarak üreyen, dışkılığı olan memeliler takımı. )


- MEMELİ/LER ile YUMURTLAYAN/LAR

( Kendi boyuyla karşılaştırıldığında en küçük yumurtayı yumurtlayan hayvan devekuşu [kendi ağırlığının %1.5'undan hafiftir], en büyük yumurtayı yumurtlayan benekli küçük kividir. [kendi ağırlığının %26'sı kadardır] )

( Herhangi bir hayvan tarafından yumurtlanmış en büyük yumurta [dinozorlar da içinde] Madagaskar'da yaşayan Fil Kuşu[Lat. Aepyornis maximus]'na aitti. [Soyu 1700'de tükenmiştir] [9 litre oylumda, 180 tavuk yumurtasına denktir.] )

( ZÂT-ÜS-SEDÂYÂ/HAYVÂNÂT-I SÜTVER/SÜTVER/SÜTDAR HAYVÂNÂT ile HAYVÂNÂT-I BEYZA/ZÂT-ÜL-BEYZ/YUMURTA VAZ )

( MAMMALS vs. OVIPAROUS )

( MAMMIFÈRES avec OVIPARES[< Lat. < OVUM: Yumurta. + PARERE: Doğurmak.] )

( SÜDYİYYE[< SÜDÎ] ile BEYUDİYYAT/BEYDİYYAT )

( STANADHARI[STAN: Meme. + DHARI: Taşıyan, sahip olan.] ile ANDAJ[AND: Yumurta.] )


- MEMEŞ ile ...

( Sığırın ağzından akan salya. )


- ÖYKÜLER:
MEMLEKET ile/ve/||/<> GURBET


- MEMLEKET ile MEMLEKETLİ/LİK ile MEMLEKETÇİ/LİK ile MEMLEKETSİZ/LİK ile MEMLEKET HAVASI ile MEMLEKETLER ARASI


- MEMLEKET ile/ve YÖRE


- MEMNU/LUK ile MEMNUN/LUK ile MEMNUNCA ile MEMNU MEYVE ile MEMNU MINTIKA


- MEMNUN KALMAK ile MÜTEESSİR OLMAK


- MEMNUN OLMA ile/ve/değil UYGUN OLMASI


- MEMNUN (OLMAK) ile/ve/||/<> HOŞNUT (OLMAK) ile/ve/||/<> TATMİN (OLMAK)


- MEMNUN (OLMAK) ile/ve/değil/yerine/||/<>/< RÂZI (OLMAK)


- MEMNUN OLMAMAK ile/ve/değil/||/<>/< ŞİKÂYETÇİ OLMAK


- MEMNUN[Ar.] ile/ve/||/<> MECNUN[Ar.]


- MEMNUNİYET ile KABUL

( SATISFACTION vs. ACCEPTANCE )


- MEMNUNİYET[Ar.] ile MEMNUİYET[Ar.]

( Kıvanma, kıvanç. İLE Yasak olma, yasak edilme durumu. )


- MEMNUNİYET ile MEMNUNİYETSİZ/LİK


- MEMNUNİYET ile MUTLULUK

( Tüm mutluluk, öz varlığınızı hoşnut etmekle gelir. )

( Mutluluğumuzun, nesnelere, olaylara ve kişilere bağlı olduğuna "inanmak", gerçek doğamızla ilgili bilgisizliğimizden kaynaklanır. )

( Mutluluğu, saldırıya ve değişikliğe uğratılamaz olan gerçek mutluluğu ararsanız, dünyayı, acıları ve hazları ile ardınızda bırakmalısınız. )

( Bağımsızlığınızı idrak edin ve mutlu kalın. )

( Kederin nedeni, cehalettir. Mutluluk, anlayışı izler. )

( PLEASED/GLAD vs. HAPPINESS
All happiness comes from pleasing the self.
To believe that you depend on things and people for happiness is due to ignorance of your true nature.
If you seek real happiness, unassailable and unchangeable, you must leave the world vs. its pains and pleasures behind you.
Realise your independence and remain happy.
Ignorance causes sorrow. Happiness follows understanding. )


- MEMNUNİYETSİZLİK ile TATMİN EDİCİ DEĞİL ile MEMNUN DEĞİL ile MEMNUN OLMAMAK

( DISSATISFACTION vs. DISSATISFACTORY vs. DISSATISFIED vs. DISSATISFY )

( نارضايتي ile ناخشنودي ile ناخرسندي ile عدم رضايت ile عدمرضايت ile ناخرسندکننده ile ناراضي ile ناخرسند کردن ile ناراضي کردن ile ناخشنود کردن )

( NAREZAYTY ile NAKHSHNODY ile NAKHARSANDY ile ADAM REZAYT ile عدمرضايت ile NAKHARSANDKONANDEH ile NARAZY ile NAKHARSAND KARDAN ile NARAZY KARDAN ile NAKHSHNOD KARDAN )


- MEMS ile/||/<> NEMS

( MEMS mikro μm mekanik İLE NEMS nano nm kuantum etki. )

( Formül: μm klasik İLE nm kuantum )


- MEMSÛS[Ar.] ile MEMSÛS[Ar.]

( Dokunulmuş, mesolunmuş. İLE Emilmiş, sorulmuş, massolunmuş. | Baldır, incik. )


- MEMTÛL[Ar.] ile MEMTÛR[Ar.]

( Çekiçle döğülmüş, işlenmiş. İLE Üzerine yağmur yağmış. )


- ME'MÛL[Ar. < EMEL] ile ME'MÛR[Ar. < EMR | çoğ. ME'MÛRÎN, MEÂMÎR]

( Ümit olunan/edilen, beklenilen, amaç edinilen. | Ümit. İLE Emir almış olan kişi. | Bir işle görevlendirilen kişi. Devlet hizmetinde maaş ya da ücretle çalıştırılan kişi, görevli. | Emrolunan, emirle yaptırılmış olan iş/şey. )


- MEMUR ile/değil/yerine AHBAB


- MEMUR ile ASKER


- MEMUR[Ar.] ile MEMUL[Ar.]

( Devlet hizmetinde aylıkla çalışan kişi, görevli. | Bir işle görevlendirilmiş olan, yükümlü. İLE Umulan, düşünülen. )


- MEMUR/LUK ile MEMURE


- MEMURLUKTA:
DERECE ile/ve/||/<> KADEME

( Memurlar ilk olarak sınava tâbi tutularak geçerli olan puanı aldıktan sonra ilk olarak devlet bünyesinde çalışma üzere atanmaktadır. Bu atama işlemi ile ilk olarak derece sahibi olarak görevlerine başlamaktadır. İLE/VE/||/<> memurun çalışma süresine ve daha sonrasındaki puanlarına göre ilerleyişine bağlıdır. )

( Devlet memurluğu puanlama düzeni, ilk olarak 9 rakamı ile devlet memuru olarak derecelenerek göreve başlamaktadır. Derece sözcüğü, memurluk durumu içinde genel olarak yükselme olarak tanımlanmaktadır. Buna ek olarak dereceden sonra kademe olarak yükselerek çalışmaya devam edilmektedir. Kademe ise genel olarak memurluk durumu için ilerleme sözcüğü ile tanımlanmaktadır.

Derece ile başlanılan memurluk görevi, puanlama düzeni ile yükselerek kademe olarak devam etmektedir. Memurluk içinde kademe sahibi olan yani derecesi yükselen memurlar, sadece durum olarak değişmemektedir. Buna bağlı olarak maaşları da belirli bir oranda artmaya devam etmektedir.

Memurluk için derecenin ilerlemesi yani kademe sahibi olmak maşın da yükselmesi demektir.

En düşük memurluk derecesi 15 sayısı ile başlamaktadır. Bu sayıdan başlayarak ilerleyen dönemlerde elde edilen derece ilerlemesine bağlı olarak en yüksek kademe rakamı olan 1 rakamına kadar çıkabilmektedir. Derece olarak en yüksek 1 rakamı kabul edilirken kademe söz konusu olduğunda bu rakam değişkenlik gösterebilmektedir. Kademe puanlama düzeni ise en düşük 1 rakamından başlayarak en yüksek 3 rakamına kadar devam edebilmektedir.

Memurların derecesinin ve kademesinin belirlenmesi ise örneğin 6/2 biçiminde bir tanımlama yapılmaktadır. Bu biçimde tanımlanan memurluk durumunun açılımı ise 6. derece ile 2. kademe biçimindedir. )


- MEMURLUKTA, DİSİPLİN CEZALARI:
UYARMA ile KINAMA ile KISA SÜRELİ DURDURMA ile UZUN SÜRELİ DURDURMA ile GEÇİCİ OLARAK GÖREVDEN ÇIKARMA ile MEMURLUKTAN ÇIKARMA


- MEN YE'TÎNÎ FE LEHÛ DİRHEMUN[Ar.] ile VELLEZÎ YE'TÎNÎ FE LEHÛ DİRHEMUN[Ar.]

( Kim bana gelirse bir dirhem ona aittir. İLE Bana gelene, bunun için bir dirhem veririm. )


- MEN[Ar.] ile MEN'[Ar.] ile MEN[Ar.] ile MENN[Ar.]

( O kişi ki, kim ki. İLE Yasak etme, bırakmama, durdurma, esirgeme, vermeme, önleme. İLE Ben. İLE Kudret helvası. | İyilik etme, bağışlama, ihsan etme. | Batman. | Edilen iyiliği başa kakma. )


- MEN ile/ve/||/<>/> MENDE
[<
Divân-ü Lugât-it-Türk]

( Ben. İLE/VE/||/<>/> Bende, benim yanımda. )


- MEN ile MENİ ile MENÜ


- MEN- ile/||/<> -MENİA/MENO-

( Ay. İLE/||/<> Âdet/menstrüasyon, âdet/menstrüasyonla ilgili. )


- MEN'[Ar.] ile SADD[Ar.]


- MEN'Â'[Ar.] ile MEN'Â[Ar. çoğ. MENÂÎ]

( Ölüm haberi. İLE Ölüm haberi, kara haber. )


- MENÂBİ'[Ar. < MENBA] ile MENÂBİR[Ar. < MİNBER]

( Kaynaklar, menbalar. İLE Minberler. )


- MENADIONE[İng.] ile/değil/yerine/= MENADİON


- MEN'AF[Ar. < MENÂİF] ile Menâf[Ar.]

( Dağın sivri tepesi. İLE İslâm'dan önce, Araplar'ın putu. )


- MENÂFİ'[Ar. < MENFAAT] ile MENÂFÎH[Ar. < MİNFÂH]

( Yararlar, çıkarlar, menfaatler. İLE Körükler. )


- MENÂHÎ[Ar. < MENHÎ] ile MENÂHİR[Ar. < MENHİR] ile MENÂİR[Ar. < MENÂRE]

( Haram olmuş, yapılması şer'an men edilmiş şeyler. İLE Burun delikleri. İLE Minâreler. )


- MENÂHİS[Ar. < MİNHAS] ile MENÂHİZ[Ar. < MİNHAZ]

( Uğursuz şeyler. İLE Burun delikleri. )


- MENÂÎ[Ar. < MEN'Â] ile MENÂÎH[Ar. < MENÂHE]

( Ölüm haberleri, kara haberler. İLE Ölü için ağlanacak yerler. )


- MENAJER[Fr. < MENAGE] ile/değil MENEJER[İng. < MANAGER]

( Yemek düzeninde [menaj], masada bulunması gereken araçların genel adı ve/ya da yedeklerinin bulundurulduğu küçük dolaplar. İLE/DEĞİL Yürütücü, yönetici, işgüder. )


- MENÂKIB ile SÎRET


- MENÂKIBNÂME[Ar.] ile/ve/||/<> TEZKİRE[Ar.]

( Önemli kişilerin övülecek özelliklerini anlatan yazılar. İLE/VE/||/<> Divan şairlerinin yaşamlarını ve şiirlerini genellikle öznel bir bakış açısıyla değerlendiren yapıt. )


- MENÂKÎR[Ar. < MİNKAR] ile MENÂKİR[Ar. < MÜNKER]

( Yırtıcı kuşların gagaları. | Taşçı kalemleri. İLE Günah ve kötü şeyler. )


- MENÂM[< NEVM] ile ...

( UYUNACAK YER, YATAK ODASI | UYKU | RÜYA | DÜŞ )


- MENÂM[< NEVM] ile NEAM

( Uyunacak yer, yatak odası. | Uyku. | Düş, rüya. İLE Hayır! )


- MENÂR[Ar. < NÛR] ile MENÂRE[Ar. < NÛR | çoğ. MENÂİR/MENÂVİR]

( Nur, ışık yeri. | Fener kulesi. | Yol işaretleri. İLE Minâre. | Işık kulesi. )


- MENÂT[Ar.] ile Menât[Ar.]

( Asma yeri, ilişip asılacak yer. İLE [Cahiliye döneminde] Kâbe'de, "Hüzeyl" ve "Huzâa" kabîlelerinin ma'bûdu olmak üzere konulan sanem. )


- MENÂ'TÜHÛ 'ANİ'L-Fİ'Lİ[Ar.] ile SENEYTHU 'ANHU[Ar.]


- MENBA'[Ar. < NEBEÂN] ile KAYNAĞIN GÖRÜNMEYEN BÖLÜMÜ, KAYNAK | PINAR [NEBEÂN]

( KAYNAĞIN GÖRÜNMEYEN KISMI, KAYNAK | PINAR [NEBEÂN ile ABCDEF ( KAYNAMA] )


- MENBÂ ile MASDAR


- MENDEL 1. KURAL ile/||/<> MENDEL 2. KURAL

( 1. kural ayrışma, 2. kural bağımsız dağılım. )

( Formül: Segregasyon İLE assortment )

( Gregor Mendel tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1822-1884) (Ülke: Avusturya) (Alan: Biyoloji) (Önemli katkıları: Kalıtım yasaları, modern genetiğin kurucusu) )


- MENDEL GENİ[İng. MENDELIAN GENE] ile/||/<> MENDEL KALITIMI[İng. MENDELIAN INHERITANCE]

( Mendel'in kalıtım yasalarına tamamen uyan lokuslar için kullanılır. Her lokus, bu yasalara uymaz. @@ Gregor Mendel'in genetik karakterlerin ana gözeden sonraki nesillere aktarımına yönelik; bezelyeler üzerinde yaptığı deneyler sonucunda çıkan prensiplerin tümü. Modern genetik biliminin temelleri ve kaynağı. Mendelin bulguları 1860'larda 2 sayfalık bir makalede, Experiments on Plant Hybridization, ismiyle yayınlandı.

[ açıklamaların devamı için... bkz. > evrimagaci.org/sozluk ] )


- MENDEL YASALARI ile/||/<> KALITIM

( Mendel Yasaları ve Kalıtım arasındaki ilişki )

( Gregor Mendel tarafından 1865 yılında keşfedildi/formüle edildi. )


- MENDEL ile/||/<> YASALARI

( Mendel yasalarının yaygınlaştırılması )

( William Bateson tarafından 1902 yılında keşfedildi/formüle edildi. (1861-1926) (Ülke: İngiltere) (Alan: Genetik) (Önemli katkıları: Genetik terimini icat etti, Mendel yasalarını destekledi) )


- MENDELEVIUM[İng.] / MENDÉLÉVIUM[Fr.] / MENDELEVIUM[Alm.] ile/değil/yerine/= MENDELEVYUM


- MENDİL/ULATU ile/ve/değil DESTMÂL

( ... İLE/VE/DEĞİL Nakışlı, süslemeli mendil. )


- MENDİL ile MENDİLLİ ile MENDİLSİZ


- MENEKŞE(< BENEFŞE[Fars.], BENEFSEC[Ar.]):
AFRİKA MENEKŞESİ ile CEZAYİR MENEKŞESİ ile DENİZ MENEKŞESİ/ÇAN ÇİÇEĞİ ile HERCAİ MENEKŞE/ALACAMENEKŞE ile MISIR/FRENK MENEKŞESİ

( Cezayir Menekşesi'nde, kanser hücrelerinin çoğalmasını durduran alkaloitler bulunur. )

( [Menekşegillerden, bir ya da çok yıllık otsu bitki. | Bu bitkinin, mor renkli, güzel kokulu çiçeği.]: ... İLE Zakkumgillerden, bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, kendine özgü, mavi, açık mor renkli çiçekleri ve ortası çukur taçyaprakları olan bir bitki. İLE ... İLE Menekşegillerden, mor, sarı, beyaz renkte, menekşeye benzer çiçekleri olan bir bitki. | Bu bitkinin çiçeği. İLE Turpgillerden, çiçekleri hoş kokulu bir süs bitkisi türü. )

( )

( VIOLA: SAINT PAULIA IONANTA cum VINCA | CATHARANTHUS ROSEUS cum ... cum VIOLA TRICOLOR cum HESPERIS )


- VIOLET[İng.] ile/değil/yerine/= MENEKŞE, MOR


- MENEKŞE REÇELİ ile FULYA REÇELİ


- MENEKŞE ile MENEKŞE GÜLÜ ile MENEKŞE GÖZLÜ ile MENEKŞE RENGİ


- MENEMEN["MELEMEN" değil!] ile Menemen

( Domates, soğan ve yeşil biber ile yapılan bir yemek. İLE İzmir iline bağlı ilçelerden biri. )


- MENENGİÇ AĞACI ile/>/=/<> FISTIK AĞACI

( Aşısız. İLE/<>/= Aşılı. )


- MENENJİT[Fr.] ile ...

( Ateş, şiddetli baş ağrısı, kusma, ense katılaşması, sayıklama gibi belirtilerle ortaya çıkan beyin zarları yangısı. )


- MENENJİT ile/||/<> ENSEFALİT

( Beyin zarlarının yangılanması. İLE/||/<> Beyin dokusunun yangılanması. )


- MENETMEK ile MENEDİLMEK


- MENEVİŞ/HÂRE[Fars.]/DALGIR[yerel] ile MENEVİŞ[Fars.]

( Bazı nesne, canlı, göz vb.nde dalgalanır gibi görünen parlak çizgiler. | Üzerinde dalgalı çizgiler bulunan kumaş. | Yeni yapılan duvarların arasına harçla birlikte doldurulan taş parçaları. İLE Terementi ağacının tohumu. )


- TEMPERING[İng.] / GÂCHAGE[Fr.] ile/değil/yerine/= MENEVİŞLEME


- MENEVİŞLEMEK ile MENEVİŞLENMEK ile MENEVİŞ ile MENEVİŞLİ


- MENEVREK ile ...

( ... İLE Bir tür kumaş. )